Theses supervised by Doç. Dr. Burak Gürer
11 theses · Gaziantep University
Hentbolculara uygulanan direnç lastiği egzersizlerinin anaerobik güç ve atış performansı üzerine etkisi
Direnç lastiği ile yapılan kuvvet antrenmanları son yıllarda çok fazla tercih edilmiştir. Birçok branşta direnç lastiği ile yapılan kuvvet antrenmanlarının performansa olan etkileri ortaya çıkmıştır. Buradan hareketle bu çalışmamızın amacı hentbolculara uygulanan direnç lastiği egzersizlerinin anaerobik güç ve atış performansına etkisini incelemektir. Araştırmada deneysel yöntem uygulanmıştır. Çalışma grubu 6 kontrol grubu 6 deney olmak üzere 12 sporcudan (21,67±0,52- 21,83±0,75 yıl) oluşmaktadır. Sporcuların haftada 3 günlük hentbol antrenmanlarından sonra 20 dakika direnç lastiği antrenmanı yapmaları sağlanmıştır. Sporcuların ön testi alınıp 8 haftalık direnç lastiği çalışmasından sonra son testleri alınmıştır. Ölçümler Wingate anaerobik güç testi ve özel olarak hentbol kalesinde hazırlanan atış testi ile alınmıştır. Çalışmadan elde edilen verilerin analizi için SPSS 20.0 paket programı kullanılmıştır. Verilerin normal dağılım gösterdiği Shapiro-Wilk testi ile tespit edildikten sonra deney ve kontrol gruplarının ön test ve son testlerinin karşılaştırılması için Paired Sample t testi kullanılmıştır. Grupların ön ve son test arasındaki farklarının gruplar arasındaki karşılaştırılması için ise Independent Sample t testi kullanılmıştır. Veriler ortalama, standart sapma ve standart hata olarak sunulup p<0.05 anlamlılık düzeyince incelenmiştir. Ön test son test sonuçları karşılaştırıldığında deney grubunda atış performansına anlamlı etkisi tespit edilmiştir (p<0.05). Kontrol gurubunda atış performansında herhangi bir anlamlı etki tespit edilmemiştir (p>0.05). Grupların ön test son test ortalamalarının birbirleri ile karşılaştırılması ile yapılan analizde ise anaerobik güç parametrelerinden min. power (w) değerinde ve atış performansında deney grubu lehine anlamlı farklılık tespit edilmiştir (p<0.05). Sonuç olarak, hentbolcularda direnç lastiği ile yapılan antrenmanının atış performansı ve anaerobik güce etkisinin olduğu söylenebilir. Performansın yükseltilmesi için direnç lastiği antrenmanlarının ve çeşidinin arttırılması önerilmektedir.
Futbolcularda COVID-19 pandemi sürecinde evde yapılan antrenmanların psikolojik dayanıklılık ve mental iyi oluş üzerine etkisi
Covid-19 pandemi süreci dünyada ve Türkiye'de birçok spor branşı için kısıtlamalar uygulanmasına sebep vermiştir. Pandemiden en çok etkilenen sporların başında ise futbol gelmektedir. Müsabakalar ve antrenmanlar yapılamaz hale gelmiştir. Araştırmada, futbolcularda covid-19 pandemi sürecinde evde yapılan antrenmanların psikolojik dayanıklılık ve mental iyi oluş düzeyi üzerine etkisi incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın evrenini Türkiye'deki bölgesel amatör ligde oynayan futbolcular, örneklemini ise rastgele örneklem yöntemi ile seçilen toplamda 401 erkek futbolcu oluşturmuştur. Veriler pandemi nedeni ile online olarak toplanmıştır. Bu amaçla, Işık (2016) tarafından geliştirilen Psikolojik Dayanıklılık Ölçeği (PDÖ) ile Tennant ve ark., (2007) tarafından geliştirilen ve Keldal (2015) tarafından Türkçeye uyarlanan Mental İyi Oluş Ölçeği veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Verilerin normallik dağılımı için basıklık çarpıklık değerlerine bakılmış ve verilerin normal dağılım gösterdiği tespit edilmiştir. Verilerin analizinde IndependentSamples t testi, oneway ANOVAile birlikte LSD testi ve ilişki kontrolü için korelasyon analizi kullanılmıştır. Yaş ve eğitim durumuna göre istatistiksel olarak anlamlı sonuçlar bulunmuştur (p<0.05). Aylık gelir, futbol oynama yılı, ek iş yapma, profesyonel olma ve medeni duruma göre anlamlı sonuçlar ortaya çıkmamıştır (p>0.05). Psikolojik dayanıklılık ve mental iyi oluş arasında orta seviye ve üzerinde pozitif yönde ilişki tespit edilmiştir (p<0.05). Yaş ve eğitim durumuna göre istatistiksel olarak anlamlı sonuçlar bulunmuştur (p<0.05). Aylık gelir, futbol oynama yılı, ek iş yapma, profesyonel olma ve medeni duruma göre anlamlı sonuçlar ortaya çıkmamıştır (p>0.05). Psikolojik dayanıklılık ve mental iyi oluş arasında orta seviye ve üzerinde pozitif yönde ilişki tespit edilmiştir (p<0.05). Sonuç olarak Bölgesel Amatör Lig futbolcularının yaş değişkeni ve eğitim durumuna göre, Covid-19 Pandemi sürecinde evde yapmış oldukları antrenmanlarda psikolojik dayanıklılık ve mental iyi oluş üzerine olumlu etkisinin olduğu görülmüştür.
Yüzücülerde egzersiz bağımlılığının psikolojik dayanıklılık üzerine etkisi
Düzenli olarak yapılan spor ve antrenmanlar spor kültürüne katkı sağlamakla birlikte zaman içerisinde hayatın vazgeçilmez bir unsuru olabilir. Bu spor dalları içinde yer alan yüzme de tesis sayısı ve ulaşılabilirlik içine ilk sıralarda yer almaktadır. Bu çalışmada yüzücülerin egzersiz bağımlılığının psikolojik dayanıklılık üzerine etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın evrenini Türkiye'deki sporcular, örneklemini ise rastgele örneklem yöntemi ile seçilen toplamda 305 (171 Erkek, 134 kadın) sporcu oluşturmuştur. Veri toplama araçları olarak, Işık (2016) tarafından geliştirilen Psikolojik Dayanıklılık Ölçeği (PDÖ) ile Demir ve ark. (2018) tarafından geliştirilen egzersiz bağımlılığı ölçeği kullanılmıştır. Verilerin normallik dağılımı için basıklık çarpıklık değerlerine bakılmış ve verilerin normal dağılım gösterdiği tespit edilmiştir. Verilerin analizinde Independent Samples t test ve Tek yönlü (One way) Anova testi ve aralarındaki ilişki için ilgileşim analizi kullanılmıştır. Gruplar arası fark için Post Hoc LSD testi yapılmıştır. Bulgular: Medeni durum, antrenörlük belgesine sahip olma, haftalık antrenman sıklığı, eğitim durumu, yaş ve yüzme sporu yapma yılı değişkenlerine istatistiksel olarak anlamlı sonuçlar bulunmuştur. Egzersiz bağımlılığı ile psikolojik dayanıklılık arasında orta düzeyde ve pozitif yönde ilişki tespit edilmiştir. Sonuçlar: Egzersiz bağımlılığı ve psikolojik dayanıklılığın yüzme sporu için belirleyici bir unsur olduğu söylenebilir. Normal hayatın bir sekteye uğramaması ve yaşam alışkanlıklarının olumsuz etkilenmemesi için uzmanla eşliğinde antrenmanlar yapılması önerilmektedir.
Ortaöğretim çağındaki öğrencilerin spor yapma durumunun akran ilişkisi ve sosyalleşme üzerine etkisi
Spor, birçok yaş grubunda akran ilişkilerini geliştiren ve sosyalleşmeye önemli katkısı olan bir ana belirleyicidir. Sporun bu güçlü etkisi her yaştaki bireye önemli kazanımlar sağlamaktadır. Psikolojik, fizyolojik ve zihinsel etkisinin yası sıra sosyalleşmeye ciddi seviyede etkisi vardır. Bu araştırmada, ortaöğretim çağındaki öğrencilerin spor yapma durumunun akran ilişkisi ve sosyalleşme üzerine etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden anket tekniği kullanılmıştır. Covid-19 salgını nedeni ile veriler online olarak toplanmıştır. Araştırmanın evreni Türkiye'deki ortaöğretim çağındaki öğrenciler, örneklemini ise kolay ulaşılabilir örneklem yöntemi ile değişik illerden katılan 2210 kadın 1324 erkek olmak üzere toplam 3534 öğrenci oluşturmuştur. Araştırma verilerinin toplanmasında Kaner (2002) tarafından 14–18 yaş arasındaki ergenlerin akranlarıyla kurdukları ilişkileri incelemek amacıyla geliştirilen 18 maddeden oluşan "Akran İlişkileri Ölçeği" ve Şahan (2007) tarafından geliştirilen 35 maddeden oluşan "Spor ve Sosyalleşme Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin normalliğinin değerlendirilmesi için basıklık ve çarpıklık değerleri incelenmiş, verilerin normal dağılım gösterdiği tespit edilmiştir. Verilerin analizinde Independent t testi, tek yönlü Anova testi, korelasyon analizi ve doğrusal regresyon analizleri yapılmıştır. Ölçeklerin güvenirlik katsayıları ,89 ve ,84 olarak bulunmuştur. Sonuç olarak, yaş, cinsiyet, aile gelir düzeyi, düzenli spor yapma, düzenli yapılan sporun süresi, ilgilenilen spor türü, kardeş sayısı, sporcu lisansına sahip olma, okuduğu sınıf, spor yapma durumu, spora yönlendirme, anne baba durumu ve babanın sağ olması değişkenlerinde istatistiksel olarak anlamlı farklar bulunmuştur. Annenin yaşıyor olma durumuna göre istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmamıştır. Akran ilişkileri ile spor ve sosyalleşme arasında pozitif yönde düşük düzeyde ilişki tespit edilmiştir. Genel olarak, spora katılım göstermek ortaöğretim çağındaki öğrencilerde akran ilişkilerine olumlu etki etmekte ve sosyalleşmeye katkıda bulunmaktadır. Ortaöğretim çağındaki öğrenciler için spor etkinliklerinin arttırılması önerilmektedir.
Macera rekreasyonuna katılan bireylerin heyecan ve değişiklik arayışının incelenmesi
Macera rekreasyonuna katılım son yıllarda ciddi bir artış eğilimi içerisindedir. Özellikle alternatif rekreasyon etkinlikleri için önde gelen bir tür olmuştur. Bu çalışmada gönüllü olarak macera Rekreasyonuna katılan bireylerin heyecan ve değişiklik arayışlarının incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın evrenini Gaziantep il sınırları içerisindeki kamu ve özel sektör yatırımlarıyla faaliyetlerini sürdüren gençlik kampları ve macera rekreasyon (Tırmanma duvarı, İp parkuru, Paintball, Zipline, Serbest atlayış vb.) alanlarındaki etkinliklere katılan örneklemini ise rastgele örneklem yöntemi ile seçilen 15 yaş ve üzeri 415 Erkek, 622 kadın olmak üzere toplam 1037 bireyden oluşmaktadır. Ölçüm araçları olarak isearaştırmada Hoyle ve arkadaşları (2002) tarafından geliştirilen, Çelik ve Turan (2016) tarafından Türk Kültürüne uyarlanan Heyecan Arayışı ölçeği ile Steenkamp ve Baumgartner (1995) tarafından geliştirilen, Yıldırım (2018) tarafından Türkçe'ye uyarlanan Değişiklik Arayışı Ölçeği veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Verilerin normallik dağılımı için basıklık çarpıklık değerlerine bakılmış ve verilerin normal dağılım gösterdiği tespit edilmiştir. Verilerin analizinde Independent Samples t test ve Tek yönlü (Oneway) Anova testi ve aralarındaki ilişki için korelasyon analizi kullanılmıştır. Gruplar arası farklılığı ortaya koymak için Post Hoc LSD testi yapılmıştır. Verilerin istatistiksel analizinde ve yorumlarda, p<.05 anlamlılık düzeyi dikkate alınmıştır. Sonuçta cinsiyet, yaş, deneyim, medeni durum, meslek ve spor yapma durumu heyecan ve değişiklik arayışına etki etmektedir. Heyecan arayışı ile değişiklik arayışı arasında orta düzeyde pozitif yönde ilişki bulunmuştur. Alternatif ve heyecan verici bir etkinlik düşünüldüğünde macera rekreasyonuna katılmak, heyecan ve değişiklik arayanlar için önerilmektedir.
Geleneksel çocuk oyunları uygulamalarının öğrencilerin fiziksel etkinlik düzeyi ve öğretmen davranışları üzerine etkisi
Bu çalışmanın amacı ilkokul öğrencilerinin beden eğitimi ve oyun dersindeki fiziksel etkinlik düzeyini ve öğretmen davranışlarını belirlemek ve bunları hareket temelli geleneksel çocuk oyunları ile değerlendirmektir. Araştırma, "ön test-son test kontrol gruplu deney modeline" desenlenmiştir. Çalışma grubunu sınıf öğretmenleri ve ilkokul öğrencileri oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak Mckenzie ve ark. (1991) tarafından geliştirilen gözlem yöntemi olan SOFIT kullanılmıştır. Çalışma ve kontrol gruplarına yapılan gözlemlerden elde edilen verilerin dağılımları yüzde (%) ve frekans (f) olarak verilmiştir. Çalışma grubu ile kontrol grubuna yapılan ön ve son gözlemler arasındaki puan farkları Paired t testi ile analiz edilmiştir. Öğrencilerin cinsiyet değişkenine göre fiziksel etkinlik düzeyi independent t test ile sınıf düzeyi değişkenine göre fiziksel etkinlik düzeyi one way anova testi ile analiz edilmiştir. Sınıflar arasındaki fark Tukey hsd testi ile incelenmiştir. Ön gözlemler sonucunda öğrencilerin orta yüksek fiziksel etkinlik düzeyinin %24.73 olduğu, cinsiyet değişkenine göre anlamlı bir farklılık olmadığı ancak Sınıf düzeyi değişkenine göre anlamlı farklılık olduğu görülmüştür. Ön gözlemler sonucunda öğretmen davranışları incelendiğinde öğretmenlerin %43.27 ile en çok gözlem davranışında bulunduğu görülmüştür. Yapılan son gözlemlerde hareket temelli çocuk oyunları ile ders işleyen çalışma grubu öğrencilerinin fiziksel etkinlik düzeyi anlamlı düzeyde artış göstermiştir. Kontrol grubunda anlamlı bir farka rastlanmamıştır. Çalışma grubu öğrencilerin fiziksel etkinlik düzeyini cinsiyet ve sınıf düzeyi değişkenine göre incelediğimizde anlamlı bir farklılığa rastlanmamıştır. Yapılan son gözlemler sonucunda öğretmen davranışlarını incelediğimizde gözlem davranışının % 34,37'ye düştüğü görülmüş ancak bu değişim anlamlı bulunmamıştır. Sonuç olarak hareket temelli geleneksel çocuk oyunlarının öğrencilerin fiziksel etkinlik düzeyinde anlamlı bir etkisi olmuştur ancak bu etki öğretmen davranışlarında gözlemlenememiştir. Anahtar sözcükler: Beden eğitimi ve oyun, fiziksel aktivite, oyun, öğretmen rolleri, sınıf öğretmeni
Beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin okul sporlarına bakış açısı ve karşılaştığı sorunlar
Okul sporları, Uluslararası Okul Sporları Federasyonu (ISF) talimatları doğrultusunda, mahalli, ulusal, uluslararası düzeyde ve farklı yaş kategorilerinde gerçekleştirilen organizasyonlardır. Okul sporları konusunda uluslararası literatürde birçok çalışma bulunmakla birlikte ülkemizde bu konuda yapılan çalışmalar sınırlı sayıdadır. Araştırmanın amacı, beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin okul sporlarına bakış açılarını incelemek ve karşılaştıkları sorunlar ortaya koymaktır. Araştırmanın örneklemini, Malatya ilinde görev yapan, en az on yıllık deneyime sahip ve okul sporlarına her yıl katılan on beden eğitimi öğretmeni oluşturmaktadır. Çalışmada, nitel araştırma deseni içerisinde yer alan fenomenolojik yaklaşımlardan "Görüşme" yöntemi kullanılmıştır. Görüşme soruları, alanında uzman akademisyenlerin görüşleri doğrultusunda hazırlanmış ve yapılan görüşmeler ses kayıt cihazı ile kayıt altına alınmıştır. Daha sonra görüşme kayıtları deşifre edilerek metin haline getirilmiş ve kodlamalar yapılmıştır. Bakış açısı kapsamında; katılımcıların okul sporları algısı, beklentileri ve mevcut durum ile ilgili görüşleri ele alınmıştır. Karşılaşılan sorunlar; katılım, okul yönetimi, veli profili, eğitim sistemi, iletişim ve ekonomik durum ana temaları altında incelenmiştir. Okul sporlarına katılım noktasında öğrencilerin istekli olduğu fakat çeşitli etkenlerden dolayı (veliler, sınavlar, akademik beklentiler) katılımın istenen seviyede olmadığı saptanmıştır. Okul yönetimlerinin, okul sporlarına yeterince destek sağlamadığı ve okul sporları ile ilgili tüm iş yükünün sadece beden eğitimi öğretmenlerinde olduğu görülmüştür. Öğrenciyi destekleyen ve yönlendiren veli oranının çok düşük olduğu ve bu durumun okul sporlarını olumsuz etkilediği belirlenmiştir. Mevcut eğitim sistemindeki ders yoğunluğunun spora katılımı olumsuz etkilediği ve beden eğitimi dersine ayrılan sürenin yetersiz olduğu anlaşılmıştır. Organizasyonlarda yetkililere iletilen sorunların çözümü noktasında yapılan çalışmaların yeterli olmadığı ortaya çıkmıştır. Faaliyetlerde önemli ekonomik sorunlar yaşandığı, sportif tesisler, araç-gereç ve ulaşım olanaklarının yeterli olmadığı saptanmıştır. Okul yönetimi ve velilerin sporu desteklemesi, profesyonel bir işletim ağının kurulması ve beden eğitimi öğretmenlerinin ekonomik olarak desteklenmesi önerilmektedir.
Savunma ve dövüş sporları yapan sporcular ile diğer bireysel sporları yapan sporcuların saldırganlık düzeylerinin incelenmesi
Şiddet ve saldırganlık sporda son zamanlarda çok konuşulur hale gelmiştir. Bu bağlamda özellikle savunma ve dövüş sporları yapan sporcuların saldırganlık düzeyleri ilgi çekici bir durum halini almıştır. Bu araştırmanın evrenini Türkiye'deki savunma ve dövüş sporu yapan sporcular, örneklemi ise 295 erkek 355 kadın olmak üzere 650 bireysel spor, savunma ve dövüş sporu yapan sporcu oluşturmuştur. Araştırmada Kiper (1984) tarafından geliştirmiş olan saldırganlık ölçeği uygulanmıştır. Verilerin normallik durumlarına bakılmış ve verilerin normal dağılım gösterdiği tespit edilmiştir. Verilerin analizinde yüzde, frekans, Independent Sample T testi ve One Way Anova testleri kullanılmıştır. Cinsiyet, spor branşı, yaş, spor yapma yılı, eğitim durumu, anne eğitim durumu ve baba eğitim durumuna göre istatistiksel olarak anlamlı sonuçlara ulaşılmıştır. Cinsiyete göre değerlendirildiğinde; erkeklerin kadınlara göre Edilgen saldırganlık ve genel saldırganlık eğilimlerin daha yüksek, savunma ve dövüş sporu yapanların diğer bireysel sporları yapanlardan daha yüksek ortalama sahip olduğu bulunmuştur. Sporcuların yaşa göre saldırganlık durumları incelendiğinde sonuçların gençlerin lehine olduğu sonucu bulunmuştur. Elde edilen verilerde sporcuların spor yapma yılına göre değerlendirildiğinde yıkıcı, edilgen, genel saldırganlık düzeylerinde anlamlı sonuçlar elde edilmiştir (p<0.05). Sporcuların eğitim durumları, anne baba eğitim durumlarına göre saldırganlık düzeyleri incelendiğinde yıkıcı, edilgen, genel saldırganlık ve atılganlık düzeylerinde anlamlı sonuçlar elde edilmiştir (p<0.05).
Beden eğitimi öğretmenlerinin iletişim becerilerinin liderlik davranışlarına olan etkisinin incelenmesi
Öğretmenlerin öğrenciler üzerindeki etkileri düşünüldüğünde iletişim ve liderlik önemli bir özellik olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu çalışmada beden eğitimi öğretmenlerinin iletişim ve liderlik özelliklerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada nicel araştırma tekniklerinden anket yöntemi kullanılmıştır. Araştırma 2015-2016 eğitim- öğretim yılında Gaziantep ili içerisinde ortaokul ve liselerde görev yapan 341 (212 erkek, 129 kadın) beden eğitimi ve spor öğretmenleri üzerinde yapılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak iki ölçek kullanılmıştır. Liderlik düzeylerini belirlemek amacıyla Hemphill ve Coones (1950) tarafından geliştirilen Önal (1979) tarafından Türkçeye kazandırılan ve daha sonra Ergün (1981) tarafından yeniden uyarlanan "Liderlik Davranışını Betimleme Ölçeği" ve beden eğitimi öğretmenlerinin iletişim düzeylerini belirlemek için Korkut (1996) tarafından geliştirilmiş iletişim becerileri değerlendirme ölçeği kullanılmıştır. Araştırma verilerinin analizinde ikili grupların alt boyutlarının karşılaştırılması için Mann Whitney U testi kullanılırken, çoklu gruplar ölçek alt boyut puanları için Kruskal Wallis H testi kullanılmıştır. Yaş, cinsiyet ve mesleki deneyim değişkenlerinde anlamlı farklara rastlanmıştır. Araştırma grubunun liderlik ve iletişim özelliklerinin yaş değişkeni açısından karşılaştırıldığında 41-45 yaş ve 45+ yaş grubundaki beden eğitimi öğretmenlerinin yapıyı kurma liderlik düzeylerinin diğer yaş gruplarından anlamlı düzeyde yüksek olduğu tespit edilmiştir (p<0,05). Liderlik ve iletişim özelliklerinin cinsiyet değişkeni açısından karşılaştırıldığında erkek katılımcıların yapıyı kurma liderlik düzeyleri kadın katılımcılardan anlamlı düzeyde daha yüksek bulunmuştur (p<0,05). Deneyim arttıkça yapıyı kurma boyutu lehine sonuçlar bulunmuştur. Sonuçta 41-45 yaş ve 45+ yaş grubundaki beden eğitimi öğretmenlerinin liderlik ve iletişim düzeylerinin diğer yaş gruplarına göre daha fazla olduğu; erkek beden eğitimi öğretmenlerinin kadın beden eğitimi öğretmenlerine oranla liderlik ve iletişim özelliklerinin daha fazla olduğu söylenebilir.
Spor tırmanışta rota zorluğunun zihinsel dayanıklılık ve kaygı üzerine etkisi
Bu çalışmanın amacı, spor tırmanış sırasında rota zorluğunun zihinsel dayanıklılık ve durumluk kaygı düzeyi üzerine etkisinin incelenmesidir. Tezimiz, kontrol uygulaması içeren deneysel çalışma şeklinde tasarlanmıştır. Bu kapsamda çalışma grubu, orta seviyede spor tırmanış becerisine sahip 34 sporculardan meydana gelmiştir. Sporculardan kolay ve belirttikleri tırmanış yeteneklerinden zor olacak şekilde iki rotada tırmanmaları istenmiştir. Tırmanışlar öncesinde ve sonrasında durumluk kaygı envanteri ve zihinsel dayanıklılık ölçeği uygulanmıştır. Tırmanışlar 15 m yüksekliğinde negatif eğimleri olan tırmanış duvarında lider tırmanış stilinde yapılmıştır. Tırmanış rotalarının zorlukları ve standardizasyonu elit seviyede tırmanış yapan iki sporcu tarafından yapılmıştır. Verilerin analizinde bağımlı değişkenlerde Paired Samples T Test, bağımsız değişkenlerin analizinde, iki grup olanlarda Independent Samples T Test ve ikiden fazla olan gruplarda One Way Anova testi kullanılmıştır. İlişkilerin incelenmesinde ise korelasyon analizi yapılmıştır. İstatistiksel analiz sonucunda, her iki rotada tırmanış öncesi ve sonrası durumluk kaygı seviyelerinde anlamlı bir değişim tespit edilmiştir. Ayrıca, zor rotada tırmanış öncesi kaygı seviyesi ile kolay rota tırmanışı öncesi kaygı seviyesi arasında anlamlı bir fark bulunmuştur. Kolay ve zor rotada tırmanış sonrası zihinsel dayanıklılık puanları arasında da anlamlı fark olduğu görülmüştür. Medeni durum değişkenine göre, zor rota öncesi durumluk kaygı seviyesinde evliler lehine anlamlı farka rastlanmıştır. Zihinsel dayanıklılık ile medeni durum arasında bir fark bulunmamıştır. Cinsiyet, yaş, deneyim, öğrenim durumu, antrenman sıklığı ve tırmanış yeteneğine göre durumluk kaygı ve zihinsel dayanıklılıkta anlamlı bir farka rastlanmamıştır. Sonuç olarak, rota zorluğunun orta seviye tırmanış yeteneğine sahip sporcularda durumluk kaygıyı etkilediği söylenebilir. Orta seviye tırmanış yeteneğine sahip sporcular için rota zorluğu zihinsel dayanıklılıkta fark yaratacak bir etken olarak gözükmemektedir. Spor tırmanışta, durumluk kaygı ile zihinsel dayanıklılığın hafif düzeyde ilişki içinde olduğu da söylenebilir.
Düzenli yapılan spor tırmanışın üst ekstremite kuvvetine etkisi
Üst ekstremite kuvvetinin varlığı, spor tırmanışta sporcuları fiziksel, psikolojik ve zihinsel olarak olumlu yönde etkileyebilir. Genelde bu etkiler sporcunun performansına olumsuz ya da olumlu etkiler sunabilir. Bu çalışmanın amacı, düzenli yapılan spor tırmanışın, el kavrama, parmak ve kol gibi üst ekstremite kuvvetine olan etkisinin incelenmesidir. Tezimiz, kontrol grubu içeren deneysel çalışma şeklinde tasarlanmıştır. Bu kapsamda kontrol grubu sedanter olan 12 kişiden, çalışma grubu ise orta seviyede spor tırmanış becerisine ve en az 2-3 yıllık deneyime sahip 12 spor tırmanış yapan kişiden meydana gelmiştir. Çalışma ve kontrol grubunun araştırma öncesi yaş, boy ve kilo ölçümleri yapılmıştır. Çalışma ve kontrol grubunun üst ekstremite ölçümleri araştırmaya başlamadan önce ve sekiz hafta sonunda alınmıştır. Çalışma grubu sekiz hafta boyunca düzenli olarak haftada 3 defa ve 2-4 saat aralığında spor tırmanış yapmıştır. Sporcular 17 m yüksekliğe sahip negatif eğimleri de olan tırmanış duvarında uygulama yapmıştır. Tırmanışlar sırasında araştırmacılar kontrol için uygulama alanında hazır bulunmuştur. Parmak kuvveti ölçümü için Jamar marka hidrolik parmak dinamometresi, el kavrama kuvveti için Takei Grip-D marka dijital el dinamometresi kullanılmış ve kol kuvveti için bükülü kol asılma testi yapılmıştır. Verilerin analizinde ve tanımlayıcı bilgilerde SPSS 22.0 paket programı kullanılmıştır. Bu tez çalışmasında, sağ ve sol el kavrama kuvveti, sağ ve sol parmak kuvveti ve kol kuvvetinde artışlar meydana gelmiş ve istatistiksek olarak anlamlı farklar bulunmuştur. Çalışma grubunun ile kontrol grubu ön test ve son test farkları arasında da anlamlı farklar meydana gelmiştir. Sonuçta, düzenli yapılan spor tırmanışın el kavrama kuvveti, parmak kuvveti ve kol kuvvetine pozitif yönde etki ettiği sonucuna ulaşılmıştır.