Theses supervised by Doç. Dr. Mesut Yücebaş

17 theses · Gaziantep University

Master'sOpen AccessTR

Geride kalan kadının gözünden göç deneyimi: Halfeti örneği

Bu çalışma, yurtdışına göç eden erkeklerin geri bıraktıkları kadınların günlük deneyimleri üzerine yoğunlaşmıştır. Kadınların göç sürecini nasıl deneyimlediğine, karşılaştıkları zorluklara, göç deneyimine bağlı olarak değişen kadınlık ve erkeklik algılarına, toplumsal cinsiyete bağlı aile içi iş bölümüne bakışlarına dair hazırlanan görüşme formu doğrultusunda sorular sorulmuştur. Elde edilen veriler betimsel analiz ve tematik kodlama ile birlikte işlenmiş ve yorumlanmıştır. Çalışmanın sonucu görüşme yapılan 14 kadının günlük deneyimlerine dayanmaktadır. Çalışma sonucunda göç sürecinin gelişimi, karar alımda kadının dahil edilmesi gibi faktörler değişkenlik gösterse de sonraki süreçlerde gelişen manzaralar benzerlik göstermiştir. Şöyle ki; göç sonrasında hane tipinin değişip/ değişmemesi, kadının kamusal alana çıkışı, eril tahakkümün görünmez eli olarak söylenti ve dedikodular kadının sıkıntı çektiği en temel başlıklara örnek mahiyetindedir. Kadının geride kalmışlık, bırakılmışlıklarına karşın geliştirdikleri stratejiler çalışmanın ilgilendiği bir diğer konudur. Çalışmada kadınların toplumdaki eril tahakküme karşı kimliklerini yeniden yapılandırmak zorunda oldukları görülmüştür. Sonuç itibariyle yaşanan göç sonucunda rıza gösterse de göstermese de mağdur olan kadın olmaktadır. Cinselliği bastırılmış, duygusallığın yok olduğu, toplumsal baskının her daim hissedildiği evlilik bir tecrit hücresine dönüşmüştür. Bu kadar psikolojik vakanın yaşanırlığı da bir tesadüf olmaktan çıkmıştır.

DeneyimEvlilikGöçler+6
Jiyan Erdogan
Gaziantep University · Göç Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de linç kültürünün yeni medyada yeniden üretimi

Bu çalışmada Türkiye'nin linç kültürü incelenmiş ve yeni medya üzerinden yeniden nasıl üretildiği açıklanmıştır. Ülkemizde şiddet üzerine yapılan çalışmalar sayı olarak oldukça fazla iken linç konusu üzerine eğilen çalışmaların yetersiz olduğu görülmüştür. Türkiye'de gerçekleşen linç olayları hem fiziki olarak sokaklarda hem de sanal olarak sosyal medya mecralarında yaşanmaktadır. Çalışmanın birinci bölümünde, linçin kavramsal çerçevesi çizilmiştir. Kitle psikolojisi ile linç olayları arasındaki ilişki açıklanmıştır. Bu bağlamda şiddet ve saldırganlık duygusu ile linç arasındaki bağlantı da çalışmanın önemli bir bölümünü oluşturmaktadır. Linç olaylarının meydana gelmesinde pek çok faktörün etkili olduğu düşünülmektedir. Linçin kaynakları bölümünde linç ve milliyetçi ideoloji arasındaki ilişki incelenmiş, politik söylemlerin linç olaylarının yaşanması üzerindeki etkisi örneklerle açıklanmıştır. Çalışmanın önemli bir bölümünü oluşturan şiddet biçimleri olgusu, erillik ve psikolojik etkenler üzerinden de incelenmiştir. Toplumda linç olaylarının yaşanmasına neden olabilen faktörler çok yönlü olarak tartışılmıştır. Çalışmanın ikinci bölümü, medyanın dönüşümü ve nefret söylemlerinin medya içindeki yeri hakkında yapılan araştırmalardan oluşmaktadır. Bu bağlamda, medya sektörünün dönüşümü ve Türkiye'deki sürecine değinilmiştir. Yeni medya üzerinden oluşan sanal kültür kavramı açıklanmıştır. Çalışmanın üçüncü ve son bölümünde bulgular ve değerlendirmelere yer verilmiştir. Basına yansıyan haberlerin sosyal medya üzerinden aldığı yorum ve etkileşimler incelenmiştir. Sosyal medyada gerçekleşen linç olaylarının örneklerine yer verilmiş, örnekler nitel analiz ve eleştirel söylem analizi yöntemi ile çözümlenmiştir. Çalışmanın sonucunda, Türkiye'de linç olaylarının sürecinde etkili olan pek çok faktör açıklanmış ve toplumsal bir sorun olan linçin yaşanmaması için alınabilecek önlemler sıralanmıştır.

LinçNefret söylemiSaldırganlık+2
Sultan Korkmaz
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Taşrada gençlik ve eğlence: Üniversite öğrencilerinin eğlence anlayışları üzerine bir inceleme

Taşra ve merkezin tarihsel süreçte ifade ettiği anlama odaklandığımızda söz konusu kavramların siyasal ve sosyal yapı açısından önemi ortaya çıkmaktadır. Birbirine karşı gibi görünen ancak birbirini besleyen bu kavramlar toplumsal alanın önemli temellerinden birini oluşturmaktadır. Taşradaki kategorilerinden biri de olan gençlik kategorisi, bir yaş kategorisi olmasının yanı sıra siyasal ve sosyal alanın da önemli belirleyicilerinden biri olmuştur. Gençliğin eğitim anlamında denk geldiği zamansal ve mekansal aralık olarak üniversite, içerisinde barındırdığı özgürlük ve bilimsellik çağrışımları dolayısıyla cazip bir alana dönüşmektedir. Üniversite eğitiminin sağlamış olduğu görece özerklik durumu gençlere ders dışı başka bir tabirle boş zaman imkanı sunmaktadır. Taşra üniversitelerinde öğrenim gören gençler her ne kadar yükseköğrenimin sağladığı özerlik olanaklarından yararlansa da taşranın kendi dinamikleri üzerinden belirlediği üniversite koşullarında farklı biçimlerde kısıtlanmaktadır. Gençliğin içerisinde barındırdığı imkan ve dönüşüm kapasitesi taşranın toplumsal yapısı ile karşılaştığında bu kısıtlılıklar görünür olmaktadır. Kapitalist üretim ilişkilerinin belirlemiş olduğu zamansal bölümlenmeler eğitim alanında ders zamanı ve ders dışı zaman olarak kendini göstermektedir. Taşra üniversitesinin tercih edilirliğini belirleyen koşullar göz önüne alındığında öğrencilerin ders dışı zamanı olan boş zamanlarını geçirme biçimlerinin bu koşullardan etkilendiği görülmektedir. Taşra kentinin ve taşra üniversitesinin bilimsel, kültürel ve toplumsal koşulları da boş zamanın değerlendirmesinde belirleyici olmaktadır. Anahtar kelimeler: Taşra-Merkez, Gençlik, Üniversite, Boş zaman, Eğlence

Boş zamanları değerlendirmeEğlencelerGençler+3
Ahmet Yıldız
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Joker filminin lacancı analizi

Bu çalışma joker filmi örneklemi üzerinden, insanın özneye dönüşme sürecinde ötekinin varlığının zorunluluğunu Lacancı kavramlarla göstererek, öznenin Lacancı söylem türleri üzerinden ötekilerle bağ kurduğunu göstermeye çalışır. Çalışma bu analizi yaparken Fransız düşünür Jacques Lacan'ın Arzu grafiği, Nevroz, Psikoz, Babanın Adları, İmgesel, Simgesel ve söylem kavramlarıyla özne ve ötekiyi tanımlamaktadır. Metinde Lacan'ın kavramları Oyun kavramı ile ilişkilendirilip gündelik yaşamın analizi yapılmaktadır. Foucault'dan Huizinga'ya, Heidegger'den Erving Goffman'a gündelik yaşamın oyun-gerçekliği irdelenerek, film ile postmodern toplum paralelliğinde analizler yapılmaktadır. Bu çalışma ile psikanalitik film çözümlemesinin olabilirliği sınanmış olmaktadır. Anahtar Kelimeler: Arzu Grafiği, Dasein, Söylem, Oyun, Psikanaliz, Jacques Lacan

FelsefeFelsefecilerFilm+2
Habibullah Hocaoğlu
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Armağan kültürünün dönüşümü: Gaziantep örneği

Bu çalışmanın amacı, özellikle Marcel Mauss'un Armağan Üzerine Denem isimli çalışmasında ortaya koyduğu armağan kültürü tanımlaması doğrultusunda Gaziantep'te bu kültürün değişimini ortaya koymaktır. Mauss çalışmasında arkaik toplumlardaki armağan kültür üzerine çalışmaktadır. Arkaik toplumlarda armağanlaşmak toplumsal ilişkilerin devamlılığını sağlamaktadır. Gaziatnep'te de ilkel dönemlerden 20.yüzyılın sonlarına kadar armağan kültürü toplumsal ilişkilerin devamlılığında önemli rol oynamaktadır. 21.yüzyılın başlarına gelindiğinde ise armağan kültüründe değişimler görülmeye başlanmaktadır. Bu araştırma 21.yüzyılın başlarında itibaren Gaziantep'te armağan kültürünün nasıl değiştiğine odaklanmaktadır. Bu değişimin bireylerdeki yansımalarını ortaya çıkarmak ve değişimin nasıl, ne etkisiyle, ne için olduğunu belirlemek için Gaziantep yerli halkından kişilerle görüşmeler yapılmaktadır. Görüşme yapılan kişiler yaş olarak 18- 40 arasında seçilmektedir.Sahadan alınan veriler ışığında Gaziantep'te armağan kültürünün değişimi ortaya konmaya çalışılmaktadır. Bu araştırmanın, literatürdeki boşluğu doldurması amaçlanmaktadır.

ArmağanGaziantepKültür+3
Mehmet Eray Eşkin
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Çocuk reklamlarının göstergebilimsel analizi

Bu çalışmada çocukların yer aldığı veya çocuklarla ilgili göstergelerin bulunduğu televizyon reklâmlarının göstergebilimsel analizi yapılmıştır. Çalışmanın birinci bölümünde göstergebilim ve göstergebilimle ilgili kavramlara değinilmiş, bu bilim dalının tarihi ve bu bilim dalına katkıda bulunan şahsiyetlere yer verilmiştir. Ayrıca bu bölümde reklâm kavramı üzerinde durulmuş, reklâm-çocuk ilişkisi de ele alınmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünde ise çocukluğun ve tüketimin yeniden üretim aracı olarak bazı çocuk reklâm filmlerinin detaylı analizi yapılmıştır. Reklamlarda yer alan ses, yazı, görüntü, renk, nesne, ışık, açı gibi öğeler birer gösterge olarak incelenmiş göstergebilimsel çerçevede gösteren ve gösterilen düzeylerde anlamları irdelenmiştir.

Gösterge bilimGöstergebilimsel analizReklamlar+2
Aziz Demir
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Reklamlarda yuva imgesinin yeniden üretilmesi

Bu çalışmanın amacı reklamlarda yer alan yuva imajının kurgulanışının toplumdaki egemen ideolojiyle yeniden üretilmesini araştırmak üzerine odaklanmıştır. Yuva kavramı için temel unsur olan ailenin, toplumsal bir kurum olarak ekonomik ve kültürel değişiklikler karşısında gösterdiği değişim kaçınılmazdır. Bu çalışmada tarihsel süreç içerisinde dünya genelinde ve Türkiye özelinde incelenen yuva kavramı, üyeleri, mekanı ve güvenlik gibi vazgeçilemez unsurları ile ele alınmıştır. Bu incelemede kitle iletişim araçlarının ortaya çıkması sonucu, yuva kavramında meydana gelen gelişme ve değişimler de göz önünde bulundurulmuştur. Yuva kavramı, özeline inildiğinde kavrama ait aile, aile üyeleri, mekan gibi unsurların, tüketim kültürü, tüketim toplumu, imaj, kültür emperyalizmi ve özellikle reklamlar bağlamında, egemen ideolojiye yönelik yeniden inşası analiz edilmiştir. Reklamlarda yuva imgesinin yeniden inşasının kurgulanışını ele alabilmek için literatür taraması yapılmış, çalışmanın analiz bölümünde göstergebilim tekniği kullanılmış, televizyonda kullanılan göstergeler aracılığıyla aile ve yuvanın yeniden üretilişi incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Yuva, Aile, Reklam, İmaj, Tüketim Kültürü, Tüketim Toplumu, Kültür Emperyalizmi

AileKültürel emperyalizmReklamcılık+6
Sabiha Yudum Tüfekçi
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Şanlıurfa basınında kadın imgesi

Bu çalışmanın amacı, Şanlıurfa yerel basınında yer alan haberlerde kadın temsillerini ele alarak yerel basının kadını nerede konumlandırdığını incelemektir. Günümüzde medyanın ürettiği içerikler, yarattığı imgeler, toplumsal algı, tutum ve davranışları etkilediği inkâr edilemez bir gerçekliktir. Medya içerikleri egemen ideolojiyi barındırmakta, bu da bize sunulan haber söylemlerinde ortaya çıkmaktadır. İdeolojik faktörlerle kurgulanan haberlerde yaratılan temsiller söylem aracılığıyla izleyici/ okuyucunun toplumsal algısında yönlendirici olmaktadır. Bu açıdan, medyada kadının nasıl bir inşa sürecinden geçtiğini tanımlayabilmek, yaratılan kadın imgelerini ele almak için literatür taraması yapılarak, çalışmanın "yöntem ve örneklem" bölümünde "eleştirel söylem analizi" kullanılmıştır. Böylece kadının Şanlıurfa basınında yer alan haberlerde nasıl temsil edildiği ele alınmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Medya, Kadın İmgesi, temsil, Şanlıurfa Yerel Basını, Eleştirel Söylem Analizi, İdeoloji, Söylem

BasınEleştirel söylem çözümlemesiKadın imajı+3
Filiz Yalçıntaş
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sabah programlarında kadın ve sağlık

Günümüzde gerek ülkemizde, gerekse dünyada medyada kadının kullanımı ve temsili ile ilgili problemler tartışılan bir konudur. Kadınların televizyonda konumlandırılma biçimi; kültürel, toplumsal ve siyasal olarak, herhangi bir güç ve statü kazandırmaktan çok uzaktır. Bunun yanında medyada kadına hem tüketici olarak hem de tüketimde kullanılan bir nesne olarak çok fazla yer verildiği kabul edilmektedir. Bu bağlamda, günümüz toplumunda medyanın önemli bir güç olduğu düşüncesinden hareketle çalışma da, sağlık otoritesinin ve TV programlarının bir düzenleme ve disiplin aracı olarak kadın bedeni üzerinden nasıl işlediğini anlamayı amaçlamaktadır. Bu çalışmada kadın bedeni üzerinden yürütülen politikalarla kapital sistemin, eril tahakküm ve tıp biliminin televizyon programları üzerinden toplumsal cinsiyet eşitsizliğine katkısı, kadın bedeninin kozmetikten, tıbbileşmeye farklı biçimlerde kadına müdahalesi, sınırlandırılması ve konumlandırılış biçimleri irdelenmiştir. Televizyonda yayınlanan sabah programlarında işlenen kadın ve sağlık konuları üzerine nicel araştırma yöntemlerinden söylem analizi yapıldı. Araştırmadaki programlar Türkiye kanallarında sabah, kadın programları başlığı ile yayınlanan programlardan özellikle izleyici kitlesi fazla olan ve ulusal yayın kanallarında yer alanlar tercih edilmiştir. Seçilen programlar, kadın ve sağlığı bir araya getiren içerikte ve gündüz kuşağı saatinde yayınlanan programlar ile sınırlandırılmıştır. Diğer taraftan programların uzman doktor konuk içerikli olmasına dikkat edilmiştir. Türkiye'de yayın yapan gündüz kuşağı programlarından Doktor Geldi, İşimiz Estetik, Zahide Yetiş'le ve Kendine İyi Bak programlarının bazı bölümleri bir nitel araştırma yöntemi olan söylem analizi yöntemi ile çözümlenmiştir. Analizler sonucunda televizyonda sabah kuşağında yayın yapan programlarda içerikleri, tıp bilimi ve profesyonelleri aracılığı ile modern kadını geleneksel yapıdan uzaklaşmadan toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin yeniden üretildiği nitelikte olduğu görüldü. Kadınların özgürleşmesin de kendi eksenin de dönen tuzaklar konusunda bilinçlenmesinin önemli bir yer arz etmekle birlikte bu konularda yapılacak akademik çalışmaların artmasının da katkısı olacağı aşikardır. Kadınların her alanda olduğu gibi medya alanında da gerek nitelik gerek nicelik olarak daha da güçlenmeleri gerektiği konusuna değinilmiştir

Kadın sağlığıKadınlarMedya+4
Esra Özdemir Kırıcı
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Erkeklik, futbol ve taraftarlık habitusu: Gaziantepspor taraftar grubu "Gençlik27" üzerine bir çalışma

Bu tezin odak noktasını, toplumsal cinsiyet bağlamında "erkeklik" habitusu, inşa pratikleri, futbol sahalarında, taraftar tezahüratlarında/söylemlerinde yeniden üretilen eril iktidar stratejileri oluşturmaktadır ve erkekmerkezli alana dair bir çalışma söz konusudur. Toplumsal cinsiyet olgusuyla ilgili Türkiye'de "kadın kimliğine yönelik çalışmalar, "erkek(lik)" çalışmaları göz önüne alındığında kuşkusuz daha yoğunluktadır. Dolayısıyla bu açıdan bakıldığında, -yeterince keşfedilmemiş bir alan olan- erkeklik nosyonunu ve futbol sahalarındaki eril inşa pratiklerini incelemek daha da ilgi çekici bir hal almaktadır. Bu tezin kapsamı gereği çalışma, futbol taraftarlarının eril söylemleri ve eril alışkanlıkları ile sınırlı kalmaktadır. Bununla birlikte, bu çalışma daha ileri araştırmalara katkıda bulunmayı amaçlamaktadır ve erkekliği incelemenin alternatif yollarına ilişkin tavsiyeler sunmaktadır. Anahtar Kelimeler: Erkeklik, taraftarlık, futbol, habitus, toplumsal cinsiyet

ErkeklerErkeklikFutbol+6
Mehmet Boran
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
10
Master'sOpen AccessTR

Popülist kalkınma söyleminin sağ ideolojiye yakın yazılı basında kurgulanışı

Türkiye'de çok partili hayata geçiş ile birlikte iktidara gelen sağ parti ve siyasetçiler, genellikle icraatlarını "kalkınmacılık" söylemi ile sunarak geniş halk kesimlerinin desteğini kazanmaya çalıştılar. 1980'lerden itibaren neo-liberalizmin etkisiyle oluşan yeni sağ ideolojide ise kalkınma söylemi; hizmet, mega projeler, teknoloji ağırlıklı sanayileşme, büyüme vb. ifadelerle daha da popülist bir durum alarak siyasal meşruluk kazanmıştır. Bu yönüyle yeni sağ siyaset, kalkınmacılık anlayışıyla ideolojiler ve partiler üstü bir konuma sahip olma iddiasındadır. Bu noktada tezin amacı da kalkınmacılık söyleminin siyasal popülizm ile bağlarını incelemek ve bunların sağ görüşe yakın basın aracılığı ile siyaset üstü bir alan olarak konumlandırılışını ele almaktır. Çalışmanın amacını gerçekleştirmek için sağ ideolojiye yakın yazılı basında çıkan haberlerin ne şekilde üretildiği "eleştirel söylem analizi" yöntemi ile açıklanmaya çalışılmıştır. Söylem analiziyle, sağ ideolojiye yakın yazılı basında kalkınmacılık söyleminin yeniden üretilmesi ile toplumda oluşturulmaya çalışılan siyaset algısının tartışılması amaçlanmıştır.

KalkınmacılıkMedyaNeo-liberalizm+2
Mehmet Şeker
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Reklamlarda sağlıklı yaşam miti

Gündelik yaşantımızın bir parçası haline gelen reklamlar, ihtiyaçlarımızı tanımlama süreçlerinde önemli bir bilgi kaynağıdır. Bu durum, meta merkezli tüketim piyasalarının bir hakikati olarak ortaya çıkmaktadır. Tüketim piyasalarının genişlemesi metaları kullanım değerlerinin ötesine taşıyan reklam stratejilerine bağlıdır. Tüketimi tetikleyen bir reklamın başarısı, hedef kitlesinin duygu ve tutumlarını iyi tespit etmesini gerektirmektedir. Günümüzde, "doğal", "sağlıklı", "genç", "güzel" gibi "ideal" yaşam formlarına yönelik güçlü talepler, reklam stratejilerinin de temel motivasyonudur. Mitsel müdahalelerle yeniden tanımlanan bu talepler, bedeni tüketim odaklı bir ahlak doğrultusunda kurmaktadır. Fetişleştirilerek yeniden inşa edilen beden, tüketim nesnesine indirgenmektedir. Reklamlardaki "sağlıklı yaşam miti" ile rasyonalize edilen bu süreçlerin nasıl işlediğini araştıran bu tez, göstergebilimsel bir perspektif ile niteliksel analiz yapmaktadır.

BedenDoğallıkGüzellik+5
Nüge Özyurtseven
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Yerel medyada Suriyeli göçmenlere yönelik haber üretim pratiğini anlamak: Hatay örneği

Arap Baharının uzantısı olarak Suriye'de yaşanan savaş, toplu göç hareketini de beraberinde getirdi. Suriyelilerin bir bölümü, savaşla birlikte komşu ülkesi Türkiye'ye 2011'de başlattığı göç, sekiz yılda 3,6 milyon kişiye ulaştı. Türkiye'ye ilk göç ettikleri ve en çok yaşadıkları iller arasında bulunan Hatay yerel medyasının, Suriyeli göçmenlere yönelik yayın organlarında yer verip vermediklerini, yayınlarında yer aldıysa nasıl yer aldığı, onları tanımlamaları, yayınlayış şekli ve nedeni ile haber kaynaklarını sorgulamayı amaçlamaktadır.

GöçlerGöçmenlerHaberler+6
Akın Bodur
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Kent dergileri etrafında Ankara'nın yaşam tarzı sunumları: Ankara Life ve Mag dergileri örneği

Bu çalışmada, yaşam tarzı sunumlarının kent dergileri etrafında yeniden inşası Ankara örneği ile incelenmiştir. Bu incelemede lifestyle dergilerinde Ankara'nın nasıl algılandığı, sosyal yaşantısının nasıl yeniden kurulduğu ve bu kurgu içerisinde hangi sınıfların daha çok temsil düzeyine sahip olduğu ile kentin küresel beğeniler ile veyahut modern yaşamla nasıl irtibatlandırılmaya çalışıldığı üzerinde durulmaktadır. Bu çalışmanın hareket noktası lifestyle dergileri üzerideki yaşam tarzı sunumlarının incelemesidir. Başkentin siyasi ve ekonomik yapılanması içerisinde kent kültürü, tüketim ve sosyal yaşam alanlarının sunumu söylem analizine tabi tutulmuştur. Bu kapsamda Ankara Life ve MAG dergisinin son üç sayısı incelenmiştir. Dergilerin haber, reklam ve fotoğraf içeriklerinden yola çıkılarak hazırlanan çalışmanın ilk bölümünde, tüketim kültürü, postmodernizm ve yaşam tarzı ilişkisine odaklanılıp, kapitalizmin tüketim üzerinden kendisini nasıl var ettiğine, tüketim kültürünün tarihsel evrelerine ve Türkiye'de tüketim kültürünün gelişim seyrine değinilmiştir. Bununla birlikte özellikle başkentin sosyo-kültürel yapısında önemli bir yer tutan Alışveriş Merkezleri ile yaşam tarzlarındaki değişime temas edilmiştir. Bu değişime temas edilirken de, tüketim kültürünün yaygınlaşmasında önemli roller üstlenen post-fordist dönem ile 80'li yılların liberal politikalarının tüketime nasıl yön verdiği ve yaşam tarzları üzerindeki etkisi de göz önüne alınmıştır. İkinci bölümde ise, ilk olarak dergicilik ve yaşam tarzı dergiciliği açıklanmıştır.Daha sonra Türkiye'de dergiciliğin ve yaşam tarzı dergiciliğinin tarihsel gelişimi aktarılmıştır. Bu bağlamda, Lale Devri'nden günümüze kadar ortaya çıkan dergiler aktarılmıştır. Ayrıca, kent ve tüketim ilişkisi sorgulanarak, küresel kent kavramı açıklanmıştır. Son bölümde ise, dergilerin içeriklerinden hareketle çalışmada elde edilen bulgular ve sonuca yer verilmiştir.

AnkaraDergilerKüresel kentler+3
Vakkas Bora Polat
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Kamusal gündelik yaşamın estetize edilmesinde "sokak fotoğrafının" rolü

Bu çalışma kamusal gündelik yaşamı estetize etme konusunda sokak fotoğrafının işlevini ortaya koymayı; bu bağlamda kamusal gündelik yaşam ve estetik kavramının "sokak fotoğrafı" perspektifinde değerlendirilip bu kavramın nasıl estetize edildiğini derinlemesine incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırmada kamusal gündelik yaşamı estetize etme konusunda sokak fotoğrafının işlevine yönelik sokak fotoğrafçılarının görüşlerinin belirlenebilmesi ve kamusal gündelik yaşam ve estetik kavramının "sokak fotoğrafı" perspektifinde değerlendirilmesi amacıyla nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Çalışmanın araştırmanın grubu amaçsal örnekleme yoluyla tespit edilmiştir. Amaçsal örnekleme türlerinden ölçüt örnekleme yöntemi sokak fotoğrafçılığı yapan kişilere ulaşılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Görüşme formu 18 açık uçlu sorudan oluşmaktadır. Araştırmanın verilerinin çözümlenmesinde betimsel analiz yöntemi kullanılmıştır. Küresel değişimler ve kırılmalar ışığında ortaya çıkan kamusal alan, gündelik yaşam ve sokak fotoğrafı kavramları, insanlığın var oluşundan bu yana gündemde olan estetik kavramıyla bir araya gelerek araştırmamızın konusunu oluşturmuştur. Bu işi bizzat yapan fotoğrafçılarla yapılan görüşmeler bizi kamusal gündelik yaşamın estetize edilmesinde sokak fotoğrafının önemli bir işlev üstlendiği sonucuna götürmüştür. İnsanlığın gündelik yaşamının büyük bir kısmını birlikte geçirdikleri alanlar oluşturmuştur. Sokak fotoğrafının konusu da bu alanlarda geçen hikâyeler olmuştur. Üretilen imajlar, sıradan gibi görünen alanların, sıradan gibi görünen gündelik yaşam pratiklerinin, estetik bir bakış açısıyla yaklaşıldığında kentlere ve kamusal alanlara daha estetik görünme bağlamında katkılar sağlamıştır. Dünya'dan ve Türkiye'den birçok ünlü sokak fotoğrafçısı bu amaca hizmet eder bir biçimde kamusal gündelik yaşamın estetize edilmesinde kilit roller oynamıştır.

EstetikFotoğrafGünlük yaşam+2
Mehmet Fatih Eminoğlu
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Türk toplumunda geleneksel kahvehanelerin millet kıraathanelerine evrilme süreçlerine toplumsal işlevleri bağlamında bir bakış: Gaziantep örneği

Tarih boyunca kahve toplumumuzda önemli bir konumda olmuş, bu içeceğe toplumca önem atfedilmiştir. İnsanlar bu içeceğe birbirleriyle olan iletişimlerinde, sohbetlerinde bir araç olarak bakmışlardır. Yine kahvenin içildiği toplumsal mekanlar olan kahvehaneler de toplumumuzda bir çok işlevi yerine getirmiştir. Geleneksel kahvehaneler toplumumuzda edebi çalışmaların ve etkinliklerin yapıldığı, kitap, gazete, dergi okumalarının yapıldığı, ilmi sohbetlerin yapıldığı, müzik ve eğlence gibi insanların boş vakitlerini eğlenerek geçirdikleri mekanlar olmuştur. Bu mekanlarda insanlar birbirleriyle iletişim kurup görüş alışverişinde bulunmuş, toplumsal olaylardan haberdar olmuş, birçok paylaşımda bulunmuşlardır. Bu mekanlar tarih boyunca sosyal hayattaki değişikliklerden, toplumsal ve siyasi olaylardan, teknolojik gelişmelerden etkilenerek birçok değişim ve dönüşüm geçirmiş, birçok farklı rol üstlenmiştir. Bu tezde, kahvehanelerin ortaya çıkışı ve toplumdaki fonksiyonları ele alınmış, daha sonra toplumsal yaşamdaki değişim doğrultusunda kamusal mekanlarda yaşanan değişim ve dönüşüm anlatılmış, bu değişimden etkilenen kahvehanelerin modernleşme ve tüketim kültürü bağlamında yeni biçimlenişleri izah edilmiştir. Bu yeni biçimlenişlerin ortaya çıkardığı yeni toplumsal mekanlar olan cafe, millet kıraathaneleri gibi mekanlar üzerinde durulmuş ve özellikle geleneksel kahvehanelerin devamı niteliğindeki millet kıraathaneleri toplumsal karşılıkları, üstlendiği toplumsal fonksiyonlar, insanların bu mekanlardan beklentileri bağlamında ayrıntılı bir şekilde ele alınmıştır.

GaziantepKahvehanelerMekansal değişim+5
Enver İnce
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Çevrimiçi medyada mülteciler: Türkiye ve Bangladeş örneği

Tez çalışmasında, Türkiye'de ve Bangladeş'te çevrimiçi yayın yapan haber sitelerinde 2018 ve 2019 yıllarında yer alan haberler inceleme konusu yapılmıştır. Bu çerçevede, SimilarWeb internet sitesinin 1 Şubat 2020 tarihli sıralaması çerçevesinde Türkiye'de ilk iki sırada yer alan Hürriyet ve Sabah gazeteleri ile Bangladeş'in ilk internet haber sitesi www.bdnews24.com ve en yüksek tirajlı internet haber sitesi www.thedailystar.net internet sitelerinde yer alan haberler incelenmiştir. 2018 ve 2019 yıllarında Türkiye ve Bangladeş çevrimiçi medyasında yer alan haberlerin sayısı binlerle ifade edildiğinden, her bir haber sitesinden onar tane olmak üzere toplam kırk haber seçilmiş ve Teun van Dijk'in eleştirel haber çözümlemesi çerçevesinde bu haberler incelenmiştir. Türkiye'deki Suriyelilere ve Bangladeş'teki Rohingyalılara ilişkin seçme haberlerde, özellikle olumsuz bir şekilde mülteci imajına katkıda bulunan unsurların yer aldığı tespit edilmiştir. Her ne kadar haber metinleri objektif olarak görünse de metnin detaylı çözümünden okuyucuya aktarılan olumsuz unsurlar seçilebilmektedir. Anahtar sözcükler: Yeni medya, Mülteci, Sığınmacı, Nefret söylemi, Türkiye, Bangladeş, Suriyeli, Rohingyalı

BangladeşGöçlerMülteciler+7
Md Ataulla
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00

Other supervisors