Theses supervised by Doç. Dr. Mehmet Önal

17 theses · Gazi University, İnönü University

Master'sOpen AccessTR

Necip Fazıl'a göre edebiyat ve devlet bağlamı

Necip Fazıl Kısakürek, 79 yıllık hayatında hemen her alanda eserler veren, Anadolu?da başladığı konferanslarını Avrupa?ya taşıyan, zor şartlar altında uzun yıllar dergi ve gazete çıkaran ve attığı adımların hiçbirini geri almayan büyük mütefekkir ve sanatkârımızdır. Necip Fazıl, başta yaşadığı dönem olmak üzere günümüzde de farklılığını ve etkisini hissettirmiş ve hissettirmeye devam etmektedir. O, milletin dertleriyle dertlenmiş, insanları ilgilendiren her konuda yazılar yazmıştır. Maddî ve manevî çöküşümüzün sebeplerini ve tekrar eski günlere dönüşümüzün yollarını göstermiştir. Çalışmamızda Necip Fazıl?ın başta edebiyat olmak üzere güzel sanatlara nasıl baktığını ve ideal devlet anlayışını nasıl ele aldığını tespit etmeye çalıştık. Çalışmamız Önsöz, Giriş, Birinci Bölüm, İkinci Bölüm, Sonuç, Kaynakça ile Özet?ten oluşmaktadır. Çalışmamızın Birinci Bölümünde, Necip Fazıl?ın başta sanat olmak üzere devlet ve edebiyat kavramlarına bakışı, edebî şahsiyeti, eserleri, birikim kaynakları ve tesirleri teferruatıyla ele alınmıştır. İkinci Bölümünde ise, Necip Fazıl?ı devlet düşüncesine götüren unsurlar, devlet görüşünün merhaleleri ile ideal devlet ?Başyücelik? ve onu oluşturan unsurlar ele alınmıştır. Çalışmamızın sonuna ise araştırmalardan elde edilen netice eklenmiştir. Anahtar Sözcükler 1. Mütefekkir 2. Devlet 3. Edebiyat 4. Merhale 5. Başyücelik

Mustafa Çelik
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Mehmet Kaplan'ın edebiyat teorisi hakkındaki görüşleri

Bu çalışmada Mehmet Kaplan?ın edebiyat teorisi hakkındaki görüşleri belirlenmiştir. Dört bölümden oluşan çalışmanın, birinci bölümü Mehmet Kaplan?ın edebiyat teorisi hakkındaki görüşlerini şekillendiren unsurlara ayrılmıştır. Bu bölümde Mehmet Kaplan?ın Türk edebiyatı araştırmalarındaki yeri ortaya konulmuştur. Çalışmamızın ikinci bölümü edebiyat teorisinin ana mevzularından tanım ve kavramlara ayrılmıştır. Mehmet Kaplan?ın sanat ve edebiyat hakkındaki tanımları; tarif-sınır, amaç, mahiyet, fonksiyon başlıkları altında değerlendirilmiştir. Üçüncü bölümde, Mehmet Kaplan?ın edebî türlere, edebiyat teorisi bakımından yaklaşımı üzerinde durulmuştur. Metin tahlilleri üzerinde çalışan Mehmet Kaplan?ın, edebî türler üzerindeki dikkatleri ortaya konulmaya çalışılmıştır. Dördüncü bölüm, ?Mehmet Kaplan ve Edebî Tenkit? başlığını taşır. Bu bölümde önce Mehmet Kaplan?ın tenkit hakkındaki fikirleri incelenmiştir. Daha sonra ise Kaplan?ın edebiyat kuramları ve edebî akımlar hakkındaki görüş ve değerlendirmelerine yer verilmiştir. Çalışmanın sonuç bölümünde ise kendi isimlendirmeleriyle Mehmet Kaplan anlatılmak istenmiştir. Mehmet Kaplan?ın Türk edebiyatı incelemelerine, edebiyat teorisi bakımından katkıları açıklanmıştır. Anahtar Kelimeler: Mehmet Kaplan, edebiyat teorisi, edebî tenkit, metin tahlilleri

Tuğba Özen
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

Rasim Özdenören hakkında bir monografi çalışması

Bu çalışmada, Rasim Özdenören'in edebî eserleri ve sanat üzerine yoğunlaşan deneme kitapları ele alınmıştır. Çalışma, "Rasim Özdenören'in Eser Verdiği Döneme Genel Bir Bakı?" başlıklı giriş ile birlikte "Rasim Özdenören?in Hayatı ve Eserleri", "Öykücülüğü", "Romancılığı ve Gül Yetiştiren Adam" ve "Denemeler" başlıkları altında dört bölümden olu?maktadır. Özdenören?in edebî eserleri yapı, tema, anlatım özellikleri ve dil üzerinde yenilik adına ortaya koyduğu unsurlar açısından incelenmiştir. Ayrıca yazarın sanat teorisi üzerine yazdığı deneme kitapları analiz edilmi? ve onun, eserlerine orijinallik katan özgün tarafları netleştirilmeye çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: 1. Rasim Özdenören, 2. Modern Türk edebiyatı, 3. Öykü, 4. Deneme, 5. VaroluĢçuluk

Ayhan Bulut
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Ahmet Kabaklı'nın edebiyat tarihçiliği

Ahmet Kabaklı, son dönem Türk kültür hayatında ortaya koyduğu fikirler ve eserlerle oldukça önemli bir yere sahiptir. Siyasî ve sosyolojik içerikli eserlerinin, köşe yazılarının yanı sıra faaliyetlerinin en önemli zemini Türk edebiyatıdır. Biz de çalışmamızda Ahmet Kabaklı'nın edebiyat tarihçiliğini, beş ciltlik eseri olan Türk Edebiyatı'ndan faydalanarak inceledik.Çalışmamızın giriş kısmı iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde; kültür ve medeniyet temelinde edebiyatı, edebiyat tarihini ve edebiyat tarihçiliğini ele aldık. Edebiyat biliminin bir dalı olarak değerlendirmeye aldığımız edebiyat tarihi ve tarihçiliğinin esaslarını ortaya koyduktan sonra, bu alan dâhilinde Ahmet Kabaklı'nın edebiyat tarihçiliğine ait tespitlerde bulunduk. Birinci bölümde Ahmet Kabaklı'nın biyografisini anlattık. Dokuz kısma ayırdığımız bu bölümde; Kabaklı'nın çocukluk yıllarını, meslekî yaşamını ve hayatının son yıllarına uzanan süreçteki Türk kültürüne hizmetlerini teşkilatçı karakterini anlatarak ele aldık. Bölümün sonunda eserlerinin listesine ve kronolojik sistemde hazırlanan biyografi tablosuna yer verdik. İkinci bölümü üç kısımdan meydana getirdik ve Türk Edebiyatı adlı takım eserin ilk kaleme alınmaya başlanışından son basımına kadarki süreci ele aldık. Şekil ve içerik özelliklerine yer verdik. Üçüncü bölümü ise Türk Edebiyatı'nın incelenmesine ayırdık. Çalışmamızın konusunun asıl olarak bulunduğu bu bölümdeki incelemelerimizle, Ahmet Kabaklı'nın edebiyat tarihçiliği ile ilgili çıkarımlar yaptık. Dört ana başlık altında yaptığımız bu değerlendirmede, eserde ele alınan konuların içeriği, niteliği ve bunların ele alınışındaki tekniği belirledik.Tarihî kaynaklardan ulaşılabilen ilk dönem Türk edebiyatından başlayarak 90'lı yıllara kadar gelen bu eser, bütün edebî dönemleri ele almaktadır. Edebî metin örnekleriyle, teorinin uygulamadaki hâlini de görmemize yardım eden bu eser, birçok edebiyat tarihinden karakteristik özellikleriyle ayrılmaktadır. Ahmet Kabaklı'nın edebiyat tarihçiliğine ait hususiyetler de bu eser ile ortaya çıkmaktadır.Anahtar Kelimeler: Edebiyat tarihi, Türk edebiyatı, Edebiyat, Biyografi, Ahmet Kabaklı.

BiyografiEdebiyatEdebiyat tarihi+4
Mustafa Dağ
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Servet-i Fünûn dergisindeki yazıları ışığında Köprülü-zâde Mehmed Fuad

Çalışmamızın amacı Köprülü-zâde Mehmet Fuad'ın Servet-i Fünûn Dergisi'ndeki yazılarını incelemektir. Dergideki yazılar taranıp Köprülü'nün 74 makâle, 28 şiir ve bir çeviri hikâyesi bulunmuştur. Bunlar Lâtin harflerine çevrilmiş ve sadece makâleler muhtevâlarına göre tasnif ve tahlil edilmiştir. Çalışmamızın kapsamına sadece makâleler girmektedir.Servet-i Fünûn dergisi bu yıllarda Fecr-i Âti'nin yayın organıdır. Makâlelerin konularının Fecr-i Âti encümeninin ortak bildirisine uygun olarak seçildiği görülür. Köprülü, Fecr-i Âti'ye yöneltilen eleştirilere cevap vermeyi kendine vazife kabul etmiş; âdeta Fecr-i Âti'nin tenkidcisi olmuştur. Zaman zaman polemiklere girmeye de çekinmemiştir. Tenkidî makâle olan bu yazılar sayesinde ?Fecr-i Âti'de tenkid? konusunda da fikir edinilebilir.Bu makâleleri yazdığı esnada Fecr-i Âti encümeninden olan Mehmet Fuad'ın bazı fikirlerini ilerki yıllarda değiştirdiği ve Millî Edebiyat akımına katıldığı görülmektedir. Çalışmamızda onun yaklaşık 1908-1914 yılları arasında, Fecr-i Âti bünyesindeki düşünce dünyası izlenebilir.Anahtar Sözcükler1.Servet-i Fünûn Dergisi2.Fecr-i Âti3.Makâle4.Muhtevâ5.Tenkid

Fecr-i Ati topluluğuKöprülü, Mehmet FuatServet-i Fünun dergisi
Nihal Kümüştaş
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Şinâsi'nin şiirlerinde yapı-şekil ilişkisi

Tanzimat, Osmanlı Devleti'nin çeşitli kurumlarıyla Batı'ya yöneldiği bir dönemdir. Siyâsî, askerî, sosyal ve kültürel alanda pek çok yeniliğin yaşandığı bu dönemde, edebiyatın da söz konusu değişikliklerden etkilenmesi doğaldır. Türk edebiyatının Batı etkisine girdiği bu süreçte, daha çok fikirleriyle ön plana çıkan ve edebî alanda bir yol açıcı olarak görülen Şinâsi'nin şiirleri de, Türk edebiyatına verdiği yön açısından, en az fikirleri kadar önemlidir. Bu tez çalışmasında Şinâsi'nin şiirleri yapı-şekil ilişkisi açısından incelenmiştir. Şiirde yapı; ?âhenk?, ?muhtevâ?, ?şekil?, ?dil ve üslup? yapılarının bütünlüğünden oluştuğu gibi bunların tamamından da farklı bir görünüm arz eder. Yapı, kendisini oluşturan unsurlardan herhangi birine indirgenemez; ancak bu alanda daha sağlıklı sonuçlara ulaşılabilmesi için, metinler, söz konusu unsurlar açısından ayrı ayrı ele alınabilir. Şinâsi'nin şiirleri; öncelikle, ?âhenk?,?muhteva?, ?şekil?, ?dil ve üslup? unsurları açısından sırayla ele alınmıştır. Daha sonra bu şiirlerde şeklin bir yapı unsuru olarak yorumu yapılmış ve sonuçlara ulaşılmıştır.Anahtar Sözcükler:1. Tanzimat Dönemi2. Şinâsi3. Şiir4. Yapı5. Şekil

Tanzimat DönemiTürk şiiriŞiir+1
Ebru Özlem İncekar
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Hikmet Erhan Bener'in hayatı ve romanları

Bu çalışmada Cumhuriyet Dönemi yazarlarından, edebî sahanın pek çok farklı alanında kırka yakın eser yazmış olan Hikmet Erhan Bener (1929 -2007)'in ilk dönem eserleri Prof. Sadık Tural'ın tahkiyeli eserleri inceleme metodu esas alınarak tahlil edilmiştir. İlk önce Hikmet Erhan Bener'in hayatı üzerinde durulmuş, ardından ilk dönem romanları tahlil edilmiş ve son olarak da yazarın sanata ve romancılığa bakış açısı değerlendirilerek, romanlarındaki yapı, tema, muhteva ve dil özellikleri saptanmaya çalışılmıştır.

Bener, ErhanBiyografiRoman+1
Senim Dirican
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Edebiyat tarihlerinin yeni Türk edebiyatına yaklaşımı

Çalışmamızda, değerlendirmeye aldığımız edebiyat tarihlerinin yeni Türk edebiyatına yaklaşımları belirlenmeye çalışılmıştır. Giriş bölümünde; edebiyat araştırmacılarının edebiyat tarihi tanımlarıyla birlikte, edebiyat tarihçisinin görevleri, edebiyat tarihi- edebî tenkit ilişkisi, edebiyat tarihi- tarih bilimi ilişkisi, edebiyat tarihi yazıcılığında metot, Türk edebiyatında edebiyat tarihçiliğinin başlangıcı ve ön plana çıkan edebiyat tarihlerinin tanıtımı üzerinde durulmuştur. Üç bölümde toplanan çalışmamızın birinci bölümünde, ele aldığımız edebiyat tarihlerinin tasnif sistemleri ve edebî dönemlere yaklaşımları belirlenmiştir.İkinci bölümde, edebiyat tarihlerinin sanatçılara yaklaşımları tespit edilmiştir. Bu kapsamda, sanatçıların biyografik bilgilerinin verilişi ve edebî kişiliklerinin değerlendirilişi üzerinde durulmuştur. Üçüncü bölümde, edebiyat tarihlerinin edebî türlere ve eserlere yaklaşımları belirlenmiştir. Edebiyat tarihlerinde, edebî türlerin ve eserlerin nasıl sunuldukları ve hangi ölçütlerle değerlendirmeye tâbi tutuldukları tespit edilmiştir.Çalışmamızın sonuç kısmında ise değerlendirmeye aldığımız edebiyat tarihlerinin tasnif sistemlerinden başlayarak, dönemleri, türleri, eserleri ve sanatçıları değerlendirişlerindeki benzerlikler ve farklılıklar ortaya konulmuştur. Yapılan tez çalışmasıyla, edebiyat tarihlerinin yeni Türk edebiyatını hangi metotlarla değerlendirmeye aldıkları ve nasıl bir incelemeye tâbi tuttukları belirlenmiştir.

Edebiyat tarihiTürk edebiyat tarihiTürk edebiyatı+1
İbrahim Özen
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Fahir Onger'in hayatı, sanatı ve eserleri

Çalışmamızda toplumcu gerçekçi bakış açısına uygun olarak eleştiri, inceleme,deneme ve kitap tanıtma yazıları kaleme alan Fahir Onger'in yazılarını, edebî fikirleri doğrultusunda incelemeye çalıştık. Bunun yanında Fahir Onger'in yazı hayatının ilk edebî mahsulleri sayılabilecek hikâyelerini de değerlendirdik.Üç bölüm halinde düzenlediğimiz çalışmamızın ilk bölümünde Fahir Onger'in hayatını inceledik. İkinci bölümde ise öncelikle edebî kişiliğini, bu kişiliğin oluşmasında etkili olan faktörleri, eleştirmenliğinin, denemeciliğinin ve hikâyeciliğinin özelliklerini ele aldık. Ayrıca bu bölümde, Fahir Onger'in inceleme, eleştiri, deneme ve kitap tanıtma yazıları doğrultusunda edebî fikirlerini de ortaya koyduk. Fahir Onger'in basılmış tek müstakil eseri olan Bugünkü Şiirimiz adlı antolojisinin tanıtımına da bu bölümde yer verdik.Çalışmamızın son bölümünde ise Fahir Onger'e ait altı hikâyenin ayrıntılı bir şekilde değerlendirmesini yaptık. Fahir Onger'in hikâyelerinin birer hikâye denemesi olmaktan öteye geçemediğini ve edebî yönden başarılı olduklarını söylemenin yanlış olacağını belirtmek gerekir. Bu nedenle, yazarın hikâyeciliği, eleştirmenliğinin çok gerisinde kalmıştır denilebilir. Onger'in denemelerinde ise eleştirel tutumunu sürdürdüğünü anlamak mümkündür.Fahir Onger, yazı hayatının ilk dönemi olarak adlandırabileceğimiz 1940-1955 yılları arasında kaleme aldığı inceleme, eleştiri ve tanıtma yazılarında toplumsal gerçekçiliğin tüm özelliklerine sadık kalmıştır; ancak bu doğrultuda kimi zaman öznel yorumlarda bulunmuştur. Eleştirmen, yazı hayatının ikinci döneminde ise (1965 -1971) yorum ve değerlendirmelerinde daha nesnel ve sistemli bir tutum izlemiştir.Fahir Onger, eleştiri ve incelemelerinde yazarın/şairin dünya görüşüne, insanı ele alış biçimine ve eserinde ortaya koyduğu özgünlüğe oldukça önem vermiştir.Anahtar Sözcükler1. Fahir Onger2. Toplumcu Gerçekçi3. Eleştiri4. Hikâye5. Toplum ve İnsan

BiyografiEdebi eserlerEdebiyat+4
Canan Uğurdağ
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
10
Master'sOpen AccessTR

Şeyh Vasfî, hayatı, sanatı, eserleri

Seyh Vasfî Hayatı, Sanatı, Eserleri adlı tez ; giris ve sonuç dısında, üçbölümden olusmaktadır. Giris bölümünde Seyh Vasfî'nin de mensubu olduğu araneslin; faaliyet alanı, zamanı ve edebiyatçıları konusu tartısılmıstır. Seyh Vasfî'ningrup içindeki yeri tespit edilmistir.Çalısmanın birinci bölümünde, sairin hayatı ve eserleri hakkında bilgi verilmistir.?kinci bölümde sairin Cezebât ve Feyzâbâd'daki siirlerinin Latin alfabesineaktarılmasıyla olusturulmus antoloji bulunmakatadır.Üçüncü bölümde Seyh Vasfî'nin siirleri; âhenk, muhtevâ, sekil, dil ve üslûpözellikleri açısından incelenmistir. Seyh Vasfî'nin hayatı, eserleri ve siirlerininincelenmesiyle ulasılan bigiler sonuç bölümünde toplu olarak değerlendirilmistir.

EdebiyatSanatsal yaşamŞairler+2
Hatice Uysal Boşça
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Safahat'ta özlü sözler

Bu çalışmamızda XX. yüzyıl başlarında, şiirleriyle Türk edebiyatında önemli bir yer edinen Mehmet Âkif Ersoy'un Safahat adlı şiir kitabından seçtiğimiz atasözü gibi kısa ve özlü anlatıma sahip metinleri kaynak, muhtevâ âhenk ve fonksiyon bakımından değerlendirdik. Çalışmamızda büyük oranda klasik şiir inceleme metotlarını kullandık. Ancak metinlerin bir kısmını bağlamından kopardığımız için kimi zaman bu metotların dışına taşmak durumunda kaldık. Bu durumlarda ise atasözleri ve deyim gibi kısa, kalıp ifâdeleri değerlendiren tahlil metotlarına başvurduk.Çalışmamızın temel amacı, sanatçının şiir söyleme gücünün ve Türk edebiyatındaki rolünün anlaşılmasına hizmet etmektir. Bu çalışma sonunda Mehmet Âkif'in bazı mısra ve beyitlerinin klasik edebiyatımızda îcâz olarak isimlendirilen ?az sözle çok şey söyleme? niteliğine sahip olduğunu tespit ettik. Bu mısra ve beyitlerin tıpkı atasözleri gibi bilgece oluşturulduğunu, halk arasında yüzyıllarca yaşayabilecek özelliklere sahip olduğunu gördük. Ayrıca Safahat'ın, kuralları kendi içinde saklı bulunan daha önce Türk edebiyatında bir benzerinin görülmediği âdeta yeni bir tür olduğu kanâatine vardık.

AtasözleriDeyimlerEdebiyat+3
İsmail Alper Kumsar
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
10
Master'sOpen AccessTR

Cemil Meriç'in denemeleri üzerine bir inceleme

Cemil Meriç'in denemeleri hakkında yapılan bu çalışmada, ilk olarak deneme türünün tanımı, tarihi gelişimi, Türk edebiyatındaki seyri ele alınıp değerlendirilmiştir. Cemil Meriç'in deneme kitapları, özellikle Bu Ülke ve Mağaradakiler adlı eserleri, muhtevâ ve anahtar kavramlar açısından ele alınmıştır. Çalışma boyunca denemelerde belli kavramların konu olarak sıkça işlendiği görülmüştür. Meriç'in edebiyat, sanat, kültür, medeniyet, tarih gibi kavramları bir problem olarak değerlendirdiği anlaşılmıştır. Meriç'in denemelerde öz olarak muhtevâyı bu anahtar kavramlarla biçimlendirdiği kanaatine ulaşılmıştırBu çalışmada, edebî eserin ilkelerinden amaç- mahiyet -fonksiyon kavramları, Meriç'in denemelerine ve sanat anlayışına uygulanmıştır. Denemelerin mahiyetinde kelime ve kavramların çok çeşitli olduğu tespit edilmiştir. Denemeci Meriç'in kendi uslûbunu denemelere etkili biçimde uyguladığı fark edilmiştir. Cemil Meriç'in Doğu ve Batı medeniyetlerinden edindiği birikimleri bir sentez oluşturma amacıyla kazandığı anlaşılmıştır. Doğu ve Batı sentezinin özünün günümüz Türkiye'sinde aydınlar ve kendi okurlarınca anlaşılmasını istediği fark edilmiştir. Edebiyat eğitimi ve öğretimi yoluyla denemelerin işlevsel biçimde eğitime malzeme olarak kullanılabileceği görülüp bununla ilgili örnek uygulamalar, bu çalışmada yapılmıştır.Anahtar Sözcükler:1. Cemil Meriç2. Bu Ülke, Mağaradakiler3. Deneme türü4. Muhtevâ ve anahtar kavramlar5. Eğitim

DenemeEdebiyatEğitim+2
Mehmet Akif Sümer
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
10
Master'sOpen AccessTR

Tahir Alangu hayatı ve eserleri

Tahir Alangu Cumhuriyet döneminin en önemli edebiyat eleştirmenlerinden ve halk bilimi araştırmacıların biridir. Bu çalışmada Tahir Alangu'nun daha önce herhangi bir teze konu olmayan hayatı ve eserlerinin incelenmesi amaçlanmıştır.Tahir Alangu'nun eserleri farklı kollarda geliştiği için bu çalışmada bir sınıflandırma yapmak gerekmektedir. Buna göre Alangu'nun eserleri halk bilimi ile ilgili eserleri, Yeni Türk Edebiyatı ile ilgili eserleri, çevirileri ve diğer eserleri olarak kategorilere ayrılmıştır. Alangu'nun kitap olarak basılan eserleri tanıtılmış ve kısaca incelenmiştir. Makaleleri ise genel olarak ele alınmış, künyeleri verilmiştir.Alangu'nun eserleri incelendiğinde onun ne yalnızca bir eleştirmen ne de bir halk bilimci olduğu anlaşılmaktadır. Alangu, Türk edebiyatını özümsemiş, dünya edebiyatları konusunda fikir sahibi, çeviri yapabilecek kadar bildiği dillere hâkim, hem teorik hem de uygulamalı olarak halk bilimi araştırmalarına yönelmiş bir kültür bilimcidir.Anahtar Sözcükler1. eleştiri2. halk bilimi3. hikâye4. roman5. masal

Alangu, TahirBiyografiEdebi eleştiri+7
Havva Özer Hafçı
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Nevzat Üstün'ün hayatı, sanatı ve eserleri

Çalışmamızda, Toplumcu Gerçekçi yazarlarımızdan Nevzat Üstün'ün şiirlerini tema ve şekil bakımından inceledik. Üç bölüm halinde düzenlediğimiz tezimizin birinci bölümünde Nevzat Üstün'ün hayatını, edebî anlayışını ve şiir hakkındakı görüşlerini gösterdik. İkinci bölümde çalışmamızın şiirin tema bakımından değerlendirmesini yaparak şairin şiir dünyasına göz attık ve şiirdeki konuları 12 başlık altında tasnif ettik. Üçüncü bölümde şekil özellikleri ele alarak şiirlerin nazım birimi, nazım şekli, vezin, kafiye ve redif başlıklarıyla inceledik. Dördüncü bölüm, dil ve üslûp incelemesini yaptığımız bölümdür. Bu bölümde tablolardan yararlanarak konuyu genel hatlarıyla anlatmaya çalıştık.Nevzat Üstün, şiirinde biçimi tema ile bütünleştirerek yaşamın zenginliğini ve değer verdiği insanı anlatmıştır. Serbest şiir, şairin yaşama bakış açısını ve özgür yaşam felsefesini yansıtır. Şiirdeki ritm ve ahengi yinelemelerle yakalamaya çalışmıştır.Anahtar Sözcükler1. Nevzat Üstün2. Toplumcu Gerçekçi3. Garip Akımı4. Şiir5. İnsan / Toplum

BiyografiGarip hareketleriRealizm+6
Funda Bulut
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Gavsi Ozansoy'un hayatı ve eserleri

25 Mayıs 1917 tarihinde İstanbul'da dünyaya gelen Gavsi Ozansoy, Türk edebiyatın ünlü kalemlerinden Halit Fahri Ozansoy'un oğludur ve aynı zamanda kendisi de bir şair ve yazardır. İlk edebî eğitimini babasından alan Ozansoy, sanat ve şiir kokan bir evde gözlerini dünyaya açmış olmanın avantajını yaşar ve böylelikle, içindeki sanat ruhunu erken yaşlarda şiir yazmaya başlayarak inkişaf ettirmiş olur.Babasının yazı işleri müdürlüğünü yaptığı Servetifünun-Uyanış dergisinde uzun süre şiirlerini ve hikâyelerini yayınlar. 1940 yılında `Tasfiye Lazım' adlı bir yazı yayınlayarak edebiyatımıza `Tasfiye Hareketi' adı ile geçen hareketin öncüsü olur. Kendisi gibi edebiyat ve sanatta yenilik iddiasında bulunan arkadaşlarıyla edebiyattan tasfiyesini istedikleri bir isim listesi yaparak asıl eski-yeni tartışmalarını edebiyat tarihinde bir kez daha başlatmış olurlar. Tasfiye hareketi birden yanıp sönen bir hareket olmuş, gençler iddia ettikleri davalarını eserleriyle ispat etmeye çalışsalar da, birkaç isim dışında eskileri geçebilecek eserler ortaya koyamamışlardır. Tasfiye hareketi sebepleri itibariyle çok ses getirecek bir güce sahip olamasa da sonuçları itibariyle edebiyatta yeni oluşumlara kapı aralamıştır. O dönemde tasfiye hareketinde yer alan bazı genç isimlerin yenilik iddialarıyla ortaya koydukları eserler onlara kendilerini ve kabiliyetlerini daha iyi tanıtma imkânı sağlamıştır. Tasfiye hareketi bu yönüyle, kendisinden sonra gelecek olan Garip akımının hazırlayıcısı olmuştur.İkinci dünya savaşı ile Avrupa'da hem maddi hem de manevi bunalımlar yaşanmıştır. Savaş insanlar üzerinde ruh ve fikir bozukluklarına sebebiyet vermiştir. Türkiye, her ne kadar savaşın içinde bizzat yer almasa da, ülke gençliği dünyada yaşanan bu bunalım ve kargaşadan paylarınadüşeni almıştır. Savaştan yeni çıkmış, yeni kurulmuş ve devrimlerle mevcudiyetini sağlamlaştırmaya çalışan bir ülkede gençlerin yeni bir edebiyat talebi ile ortaya atılmaları o dönem itibariyle, çıkışları çok sert de olsa mazur görülmüştür.Gavsi Ozansoy, edebiyatımızda şair ve yazar kimliğinden ziyade gazeteci kimliği ile gün yüzüne çıkmıştır. Ozansoy, başta Uyanış dergisinde yayınladığı şiir ve hikâyelerinin yanı sıra, esasında adını edebiyatımızda 1940 yılındaki Tasfiye Hareketi ile ve uzun yıllar sonra ünlü şair ve yazarlarla yapmış olduğu sanat konuşmaları, edebî röportajları ile öne çıkmıştır. Biz de bu çalışmamızda Tasfiye hareketini ayrıntılı bir şekilde ele almaya çalıştık ve Ozansoy'un gazete sayfalarında bulunan bu edebî röportajlarını bir çalışma çatısı altında toplayarak, edebiyatçılarımızın bilinmeyen yönleri ve sözlerini aktarmak istedik.Anahtar Kelimeler:1.Gavsi Ozansoy2.Tasfiye Hareketi3.Hikâye4.Şiir5.Edebî Röportajlar

BiyografiGazetecilerHikaye+5
Zehra Dönüş Eroğlu
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Mutluluk öğretisi bağlamında stoa felsefesi

M.Ö. 6. yüzyılda tarih sahnesine çıkan Antikçağ doğa filozofları çoğunlukla fizik ve mantık alanında araştırmalar yapmış olsalar da ahlaka ve mutluluğa dair öğreti ve öneriler geliştirmekten de geri durmamışlardır. Ancak ahlakı ciddi bir felsefe problemi olarak gören ve gerçek anlamda tartışma konusu yapan ilk filozoflar Sofistler ve Sokrates olmuştur. Ahlaki problemleri sistematik olarak inceleyen ve bunları diğer felsefi alanlarla bütünleştiren Platon ve Aristoteles, ortaya ahlak felsefesi niteliğinde çalışmalar çıkarır. İlkçağ ahlak felsefeleri ve öğretileri nihai erek olarak mutluluğu görmüştür. Hepsinde amaç mutluluğa giden yolu bulmaktır ancak bazıları bunu sistematik ahlak felsefesi şeklinde ortaya koyarken, bazıları ise öğreti niteliğinde çalışmalar sergiler. İşte bu ikinci grubun Sokrates sonrası felsefe tarihindeki en tipik temsilcileri Stoacılar ve onlarla çağdaş olan diğer Helenistik Roma filozoflarıdır. Ancak bunların ahlak anlayışları çoğunlukla kendilerinden önceki ahlak, bilgelik, mutluluk ve erdem gibi kavramları tartışan filozofların görüşlerinden derlenmiştir. Stoacılar altı yüz yıl boyunca felsefenin neredeyse sadece ahlak ve değerler alanıyla ilgilenmiş ve ahlak öğretilerinin genel felsefeleri ile uyumlu olup olmamasına aldırmadan insanı mutlu kılacak öğüt ve tavsiyelerden oluşan bir mutluluk öğretisi geliştirmeye çabalamışlardır. Yunan özgür kent devletlerinde ciddi anlamda bir yaşam sıkıntısı olmadan ve herhangi bir kısıtlamaya maruz kalmadan yaşayan Yunan vatandaşı, filozof ve düşünürler sadece merak ve hayret duygusunun harekete geçirdiği bir bilme arzusunun beslediği teori etkinliği ile yetiniyordu. Ancak öncelikle Makedonya Krallığı ve sonrasında Roma İmparatorluğu'nun işgaline uğrayan bu kent devletlerinde yaşayanlar artık devlet karşısında tek başına hayatta kalmaya çabalıyordu. Bu yüzden kendini ve toplumu avutucu düşünceler peşinde koşmak onlar için kaçınılmaz olmuştu ve teorik düşünceyi bir kenara bırakıp kendilerini acıdan kurtaracak bilginin ve yaşayışın peşine düşmüşlerdi. Bu şartlarda doğan ve gelişen Stoacıların, mutluluğu amaç edinen ahlak öğretisi bireye hazzı reddederek ölçülü olmayı, sahip olduğu içsel niteliklerle yetinip makam ve mevki gibi dışsal istekleri reddetmeyi öğütlüyordu. Bunu başarmak için de erdemli olmayı, ruhsal dinginliğini korumayı ve en önemlisi de doğaya ve akla uygun bir hayat sürmeyi öneriyordu.

Ahlak felsefesiErdemMutluluk+1
Yasemin Kaya
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Malatya güneyindeki permo-karbonifer, üst kretase ve eosen yaşlı kireçtaşlarının mermer olarak kullanılabilirliğinin araştırılması

Bu çalışmada Malatya güneyinde bulunan üç farklı yaşlı kireçtaşının fiziksel, kimyasal ve mekanik özelliklerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Daha önce yapılan temel jeolojik haritalar baz alınarak, Permo-Karbonifer yaşlı Koltik kireçtaşı, Üst Kretase yaşlı Tohma kireçtaşı ve Eosen yaşlı Gedik kireçtaşı'nda stratigrafik kesitler, katman ve çatlak ölçümleri yapılmış, seri ve nokta örnekler derlenmiştir. Derlenen örneklerin fiziksel, kimyasal ve mekanik özellikleri belirlenmiştir. Bu özellikler mermercilikte yaygın olarak kullanılan TSE ve ASTM standartlarına göre yorumlanmıştır. Çalışılan kireçtaşlarının katman kalınlığı, birim hacim ağırlığı, özgül ağırlığı, su emme özelliği, tek eksenli basınç dayanımı, asit etkilerine dayanıklılığı ve don kaybı TSE standartlarına, tek eksenli basınç dayanımı ve asit etkilerine dayanıklılık ASTM standartlarına göre uygun sınırlar içindedir. Yapılan XRD analizlerinde; Koltik kireçtaşı'nın kalsit, aragonit ve dolomit, Tohma kireçtaşı'nın, kalsit, Gedik kireçtaşı'nın kalsit ve aragonit bileşimli olduğu gözlenmiştir. Koltik kireçtaşı % 86.6 CaC03 ve % 10.9 MgC03, Tohma kireçtaşı %93.1 CaC03 ve %3.97 MgC03, Gedik kireçtaşı % 94.48 CaC03ve %3.35 MgC03 içermektedir. Kireçtaşları katman kalınlıkları ve jeolojik rezerv bakımından mermercilik için işletmeye uygundurlar.Anahtar Kelimeler: Malatya güneyi, Permo-Karbonifer, Üst Kretase, Eosen, Mermer Kireçtaşı

Kireç taşıMalatyaMermer+1
Didem Eren
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Science
2002
00

Other supervisors