Theses supervised by Doç. Dr. Mehmet Aytekin
17 theses · Gaziantep University, Hasan Kalyoncu University
Dış baskı unsurlarının sürdürülebilir tedarik zinciri yönetim uygulamalarına etkisi ve tedarikçilerle iş birliğinin düzenleyici rolü
Bu çalışmanın amacı; dış baskı unsurlarının sürdürülebilir tedarik zinciri yönetim uygulamaları üzerindeki etkisi ve tedarikçilerle olan iş birliğinin düzenleyici rolünün olup olmadığı araştırılmıştır. Çalışmanın sonuçları ışığında firmalara gelecekte sürdürülebilir tedarik zinciri yönetimi uygulamaları ve tedarikçilerle yapmış oldukları iş birlikleri bağlamında yol gösterici olması amaçlanmıştır. Çalışmada ilk olarak sürdürülebilir tedarik zinciri yönetimi ve dış baskı unsurlarına ilişkin literatür araştırması yapılmıştır. Türkiye'nin önemli sanayi şehirlerinden olan Gaziantep ilinde tekstil sektöründe faaliyet gösteren 203 firmaya anket uygulaması yapılmıştır. Anket sonucunda elde edilen veriler SPSS programı ile analiz edilmiştir. Yapılan analiz sonuçlarına göre dış baskı unsurları sürdürülebilir tedarik zinciri yönetimini etkilemektedir ve firmaların tedarikçileri ile yapmış olduğu iş birliğinin düzenleyici bir rolü vardır. Anahtar Kelimeler: TZY, STZY, Dış Baskı Unsurları, Tedarikçilerle İş Birliği,
Lojistik sektöründe operasyonel yönetişimin yatay işbirliği etkinliğine etkisi; işbirliği taahhüdünün aracı, organizasyonel karmaşıklığın düzenleyici rolü
Bu çalışmada genel olarak lojistik sektöründe operasyonel yönetişimin yatay işbirliği yönetişim mekanizmalarının, işbirliği etkinliğine etkisi; işbirliği taahhüdünün aracılık rolü ve organizasyonel karmaşıklığın düzenleyici rolü incelenmiştir. Bu kapsamda geliştirilen model; Türkiye'deki 353 lojistik firmasından anket tekniği kullanılarak elde edilen veriler, Yapısal Eşitlik Modeli (YEM) kurularak analiz edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda; işbirliği yönetişim mekanizmalarından resmileşme ve karşılıklı etki değişkenlerinin işbirliği taahhüdünü ve işbirliği etkinliğini pozitif yönde etkilediği; fakat kültürel benzerlik değişkeninin işbirliği taahühdünü ve işbirliği etkinliğini negatif yönde etkilediği tespit edilmiştir. Ayrıca işbirliği yönetişim mekanizmalarından resmileşme değişkeninin işbirliği etkinliğine etkisinde, işbirliği taahhütünün aracılık rolünün olduğu tespit edilmiştir. Bu çalışmada son olarak; yönetişim mekanizmaların işbirliği etkinliğine etkisinde, organizasyonel karmaşıklığın düzenleyici rolünün olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Lojistik yatay işbirliği, işbirliği yönetişim mekanizmaları, işbirliği etkinliği.
Yeşil tedarik zinciri yönetiminin işletme performansına etkisi ve işbirlikçi iletişimin düzenleyici rolü
Dünya nüfusun artışıyla birlikte insanların çevre üzerindeki etkileri de artmaktadır, doğal kaynaklar giderek daha fazla tüketilmekte ve sürekli çevreye yok olması zaman alan atıklar bırakılmaktadır. Çevreci politikalar çerçevesinde doğayı kirleten atıkların geri dönüşüme uygun olması istenmesi ile birlikte, üretim süreçlerinde geri dönüştürülebilir ürünlerin kullanımı işletmelerin için büyük önem arz etmektedir. Bu da işletmelerin yeşil tedarik zinciri yönetimini uygulamasıyla mümkün olacaktır. İşletmeler yeşil tedarik zinciri yönetimini uygularken işletme performansına nasıl bir etkisinin olacağı araştırılan bir konudur. Bu araştırma da yeşil tedarik zinciri yönetiminin işletme performansına etkisi ve işbirlikçi iletişimin düzenleyici rolü incelenmiştir. Bu çerçevede Gaziantep, Adıyaman ve Kilis'te faaliyet gösteren işletmelerden elde edilen anket verileri Yapısal Eşitlik Modeli (YEM) kurularak analiz edilmiştir. Yapılan analiz sonuçlarına göre; iç çevre yönetiminin işletmenin çevresel performansına pozitif etkisi olduğu tespit edilmişken ekonomik performansına etkisi tespit edilmemiştir, tedarikçilerle çevresel iş birliğinin ve müşterilerle çevresel iş birliğinin işletmenin çevresel ve ekonomik performansı üzerinde pozitif etkisi olduğu görülmüştür. Ayrıca yeşil tedarik zinciri yönetimi değişkenleri ile işbirlikçi iletişim değişkenleri arasında yapılan etkileşim sonucunda; iç çevre yönetimi ve tedarikçilerle çevresel işbirliğinin işletmenin çevresel performansı üzerindeki etkisinde işbirlikçi iletişim ortamının düzenleyici rolü olduğu görülmüştür ve tedarikçilerle çevresel işbirliğinin işletmenin ekonomik performansı üzerindeki etkisinde işbirlikçi iletişim ortamının düzenleyici rolü olduğu görülmüştür, geriye kalan etkileşimlerin işletmenin performansı üzerinde düzenleyici rolü olmadığı tespit edilmiştir.
Hasta güvenliği kültürünün hasta bakım kalitesine etkisinde yansıtıcılığın aracılık rolü
Günümüzde sağlık kuruluşlarının hizmet verdiği çevresel koşullar, teknoloji, hastalıkların türleri, yayılma hızları ile beşerî, sosyal ve ekonomik etkileri, baş döndürücü bir hızla değişerek daha karmaşık ve daha belirsiz bir hal almaktadır. Bu değişim ve belirsizlik hali, geçmiştekilerden daha hızlı ve etkileri daha yıkıcı olabilmektedir. Bu durum, sağlık kuruluşlarını çalışma koşullarını ve sistemlerini gözden geçirmeye, değişime ve yeniliğe zorlamaktadır. Sağlık kuruluşlarının gelişim ve adaptasyon çabaları arasında hasta güvenliği kültürü ve hasta bakım kalitesini sürekli geliştirmek, artık bir zorunluluk haline gelmiştir. Bu araştırmada genel olarak hasta güvenliği kültürünün değişkenleri olan; takım iklimi, güvenlik iklimi, iş tatmini, stres algısı, yönetim algıları ve çalışma koşullarının hasta bakım kalitesi değişkenleri; bireylerarası kalite, teknik kalite, yönetsel kalite ve çevresel kalite düzeylerine etkisinde yansıtıcılık boyutunun aracılık rolünün olup olmadığının belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışmada hasta güvenliği kültürünün hasta bakım kalitesine ve yansıtıcılığa etkisi ile sağlık çalışanlarının demografik özelliklere göre hasta güvenliği kültürü, hasta bakım kalitesi ve yansıtıcılığa yönelik algılarının farklılık gösterip göstermediğinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmaya Türkiye genelinde kamu ve özel sağlık kuruluşlarında görev yapan 718 sağlık çalışanı katılmıştır. Araştırma hipotezlerini test etmek amacıyla Hayes tarafından geliştirilen model 4 aracılık yöntemi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda; hasta güvenliği kültürünün hasta bakım kalitesini ve yansıtıcılığı olumlu düzeyde etkilediği görülmüştür. Yansıtıcılık hasta bakım kalitesini etkilemektedir. Hasta güvenliği kültürünün hasta bakım kalitesine etkisinde yansıtıcılığın aracılık rolü tespit edilmiştir. Ayrıca sağlık çalışanlarının hasta güvenliği kültürü, hasta bakım kalitesi ve yansıtıcılık algı düzeylerinde cinsiyet, coğrafi bölge, çalışma sektörü, meslek, çalışılan pozisyon ve mesleki kıdem değişkenlerine göre istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar olduğu görülmüştür.
Belirsizliğe tahammülsüzlüğün kompulsif satın alma davranışına etkisi ve COVİD-19 korkusunun düzenleyici rolü
Her geçen gün değişen dünya düzeni sistemi karşı koyulamaz bir çarkın içine sokmuş, yıkıcı neticeleri olan bazı olaylar toplumların ve bireylerin yaşantılarının majör bir şekilde değişmesine sebebiyet vermiştir. Bunlardan biri olan Covid-19 pandemisi hastalığın bilinmezliği yönüyle bireyler üzerinde karşı koyulamaz bir kaygı, endişe ve korku durumu yaratmıştır. Bazı bireyler bu tramvatik süreçlerle başa çıkmak için kompulsif satın alma davranışı gibi mekanizmalara yönelme eğilimindedirler. Covid-19 pandemi süreci gibi yüksek bir belirsizlik durumunun yaşandığı anlarda bu mekanizmaya adapte olmak kısa bir süre için bireye psikolojik bir rahatlama sağlasa da uzun vadede yıkıcı ve geri dönülemez sonuçlar yaratabilmektedir. Pandemi süresi boyunca bireylerin sergiledikleri tutumlar pazarlama ve psikoloji perspektifinden tahlil edilmeye çalışılmaktadır. Bu araştırmada da belirsizliğe tahammülsüzlüğün kompulsif satın alma davranışına etkisi ve Covid-19 korkusunun düzenleyici rolünün olup olmadığını tespit etmek amaçlanmıştır. Bu çalışmada Türkiye genelindeki 18 yaş üzeri tüketicilerden elde edilen veriler doğrultusunda analiz gerçekleştirilmiştir. Elde edilen veriler Yapısal Eşitlik Modeli (YEM) kurularak analiz edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda belirsizliğe tahammülsüzlüğün ilk boyutu olan ileriye dönük kaygının kompulsif satın alma davranışına pozitif yönde etki ettiği görülmüştür. Belirsizliğe tahammülsüzlüğün bir diğer boyutu olan engelleyici kaygınında kompulsif satın alma davranışına pozitif yönde etkisinin olduğu gözlemlenmiştir. Ayrıca ileriye dönük kaygının kompulsif satın alma davranışına etkisinde Covid-19 korkusunun düzenleyici rolü olduğu tespit edilmiştir. Engelleyici kaygının kompulsif satın alma davranışına etkisinde ise Covid-19 korkusunun düzenleyici rolü olmadığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Belirsizliğe tahammülsüzlük, tüketici davranışı, kompulsif satın alma davranışı, Covid-19 korkusu
Geri dönüşümlü ürünlere yönelik risk algısının satın alma davranışına etkisi
Bu çalışmada geri dönüşümlü ürünlere yönelik risk algısının satın alma davranışına etkisi incelenmiştir. Bu çerçevede Gaziantep Üniversitesi'nde öğrenim gören farklı bölümlerdeki öğrencilerle yüz yüze ve online anket tekniği kullanılarak elde edilen veriler, Yapısal Eşitlik Modeli (SEM) ile analiz edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda; risk algısı ile geri dönüşümlü ürünler arasında ilişki tespit edilmiştir. Bu bağlamda sosyal risk algısının geri dönüşümlü ürünleri satın alma üzerinde ters yönlü bir etkisinin olduğu görülmüştür. Fakat risk alt değişkenlerinden finansal, fiziksel, psikolojik ve fonksiyonel risk algısının ise bu araştırma kapsamında satın alma davranışına etkisinin olmadığı tespit edilmiştir.
Toplam kalite yönetimi uygulamalarının işletme performansına etkisinde iç ve dış tetkik etkinliğinin düzenleyici rolü
İşletmeler finansal ve müşteri performanslarını daha iyi seviyelere çıkarmak için toplam kalite yönetimi uygulamalarına önem vermektedir. Toplam kalite yönetimi uygulamalarının bir işletmede uygulanmasına rehberlik eden kılavuz kalite yönetim sistemi standartlarıdır. İşletmelerde bu standarda uygun sistemlerini kurmakta ve uygulamaktadırlar. Ayrıca sistemin sürdürebilirliğini sağlamak için, kalite yönetim sistemi uygulamalarını sürekli geliştirmeleri bir zorunluluk haline gelmiştir. Toplam kalite yönetimi uygulamalarında iç ve dış tetkik faaliyetlerin etkinliği; kalite yönetim sistemi performansına olumlu etki etmesi, işletmelerin mevcut durumlarını hakkında doğru bilgiye sahibi olması ve geleceğe yönelik karar almada veri teşkil etmesi açısından önemlidir. Bu çalışmanın amacı toplam kalite yönetimi uygulamalarının işletmelerin finansal ve müşteri performanslarına etkisi ve iç ve dış tetkiklerin düzenleyici rolünü araştırmaktır. Bu çalışmada ilk olarak kalite yönetim sistemi performansı ölçümüne yönelik iç ve dış tetkik faaliyetleri ile ilgili bir ölçek geliştirilmiş ve sonrasında bu ölçeğin toplam kalite yönetimi uygulamaları ve işletmelerin finansal ve müşteri performanslarına olan etkisi araştırılmıştır. Bu doğrultuda Türkiye de ISO 9001 Kalite yönetim sistem belgesine sahip işletmelere anket tekniği uygulanarak elde edilen veriler test edilmiştir. Bu anketlerden elde edilen veriler SPSS ile AMOS programları kullanılarak analiz edilmiştir. Bu analizlerin sonucunda toplam kalite yönetim uygulamaları ile finansal ve müşteri performansı arasında istatiksel anlamda pozitif yönde anlamlı ilişki olduğu bulunmuştur. Toplam kalite yönetimi uygulamalarının işletmelerin finansal ve müşteri performansına etkisinde; iç tetkiklerin etkinliğinin pozitif yönde, dış tetkiklerin etkinliğinin negatif yönde düzenleyici rolünün olduğu tespit edilmiştir. Yani toplam kalite yönetim uygulamalarının finansal ve müşteri performansına etkisinde, iç tetkiklerin etkinliğinin artması ile işletmelerin de finansal ve müşteri performansı artmaktadır. Diğer taraftan toplam kalite yönetim uygulamalarının finansal ve müşteri performansına etkisinde, dış tetkiklerin etkinliğinin artması ile işletmelerin de finansal ve müşteri performansı azalmaktadır. Anahtar kelimeler: Toplam Kalite Yönetimi, Kalite Yönetim Sistemi, İç Tetkik, Dış Tetkik, İşletme performansı
Hastane tedarikçi entegrasyonunun performansa etkisi ve yalın uygulamaların düzenleyici rolü
Tedarikçi entegrasyonunun örgütsel performans üzerindeki etkisi, literatürde imalat sektöründe uzun zamandır üzerinde çalışma yapılmış bir konu olmakla birlikte, hizmet sektöründe özellikle de sağlık hizmetleri bağlamında bu konuda daha az sayıda çalışma yapılmıştır. Bu çalışmada genel olarak hastane tedarikçi entegrasyonuna ilişkin kavramsal bir model geliştirmek ve hastane tedarikçi entegrasyonunun hastane performansı üzerindeki etkisini belirlemek amaçlanmıştır. Ayrıca bu çalışmada hastane tedarikçi entegrasyonunun hastane performansı üzerindeki etkisinde yalın uygulamaların düzenleyici bir rolünün olup olmadığı da araştırılmıştır. Bu kapsamda çalışmada, Türkiye'de faaliyet gösteren kamu, özel ve üniversite hastanelerinde görev yapan üst kademe yöneticilerden anket yoluyla veriler toplanmıştır. Elde edilen veriler Yapısal Eşitlik Modeli (YEM) kullanılarak analiz edilmiştir. Yapılan analiz sonucunda; hastane tedarikçi entegrasyon kriterlerinden güven, lojistik entegrasyon ve üst yönetim desteğinin hastanelerin maliyet, kalite ve esneklik performanslarını, bilgi paylaşımının hastanelerin kalite ve esneklik performansını, bilgi teknolojisinin ise hastanelerin maliyet performansını pozitif yönde etkilediği tespit edilmiştir. Ayrıca bilgi teknolojisinin esneklik performansını da negatif yönde etkilediği görülmüştür. Çalışmada son olarak hastane tedarikçi entegrasyonunun hastane performansına etkisinde yalın uygulamaların düzenleyici bir rolünün olduğu sonucuna da ulaşılmıştır.
Teknoloji tabanlı denetim araçlarının bağımsız denetim kalitesine etkisi
Bu çalışmada; genel olarak teknoloji tabanlı denetim araçlarının denetim kalitesi üzerindeki etkilerini incelenmiştir. Bu kapsamda Türkiye'deki bağımsız denetim firmalarında hem nitel hemde nicel araştıma yapılarak elde edilen veriler analiz edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda; teknolojik tabanlı denetim araçlarının denetim kalitesi üzerinde olumlu bir etkisinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmada bu çerçevede teknolojik tabanlı denetim araçlarının gelecekte kullanımının artacağını, denetçilerin TTDA'ları kullanabilme konusunda büyük çoğunlukla yeterli olmadıkları, denetim firmalarının büyük çoğunluğunun teknolojik yeterlilik açısından sektör ortalamasında olduğu, denetçilerin teknolojik yeterliliğinin firma başarısı için önemli olduğu ve e-envanter sistemine geçmenin denetim kalitesi üzerinde olumlu etki yapabileceği tespit edilmiştir. Araştırma kapsamındaki denetçilerin; teknoloji tabanlı denetim araçlarını seçme, kullanılmasının önemine ve zorluğuna etki eden faktörlere yüksek düzeyde katıldıkları tespit edilmiştir. Ayrıca araştırma kapsamındaki denetçilerin demografik özelliklerine göre görüşlerinde genel olarak bir farklılığın olmadığı tespit edilmiştir.
Sürdürülebilir tedarik zinciri yönetimi ve yeşil pazarlama karması bağlamında sürdürülebilir performansın değerlendirilmesi
Toplumun farklı kesimlerinde çevre merkezli yaşanan baskılar, 1970'li yıllarda firmaların çalışmalarını sürdürülebilirlik, yeşil ve çevre konularında yoğunlaştırmasına neden olmuştur. Özel sektörün katılımını temel alan Avrupa Yeşil Anlaşması, Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri gibi güncel politik adımları beraberinde getirmiştir. Aynı doğrultuda ortaya çıkan ve Çevre Sosyal ve Yönetim standardı olarak açımlanan ESG, denetim ve standart oluşturmada firmalar için birer yol haritası olarak nitelendirilebilir. Tedarik zinciri yönetimine sürdürülebilirlik boyutunun eklenmesi ile firmaların ekonomik, sosyal ve çevresel performansının ölçülmesi de bir gereksinim haline gelmiştir. Bu çalışmanın amacı sürdürülebilir tedarik zinciri yönetimi (STZY) ve yeşil pazarlama karması bağlamında sürdürülebilir performansın (SP) değerlendirilmesidir. Bu kapsamda, ev tekstili çatısı altında Birleşik Krallık'ta ve Türkiye'de halı sektöründe faaliyet gösteren ve aynı tedarik zincirinde bulunan iki ayrı firma ile odak grup görüşmeleri gerçekleştirilmiştir. Keşifsel araştırma yöntemi ile görüşme sonuçları nesnel şekilde raporlanarak Maxqda programında içerik analizine tabi tutulmuştur. İçerik analizi sonuçları betimsel olarak analiz edilmiştir. Bu bağlamda; kod-teori modeli, hiyerarşik kod-teori modeli, belge portresi, kelime bulutu ve kod haritası gibi tematik analizler gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın sonucunda analitik genelleme yoluyla, STZY uygulamalarının ve yeşil pazarlama karması unsurlarının bir firmanın SP ile olumlu yönde ilişkisine ve boyutlarına; içerik ve kavramsal değerlendirmeler ile süreçteki mevcut ve gelecekte yaşanabilecek olası sorunlar ve çözüm önerilerine ulaşılmıştır. Bu kapsamda çalışma, Türkiye'de halı sektörünün hazırlıklı olması ve gelecekte yapması gerekenlerle ilgili değerlendirmeler, denetim ve standartlar çerçevesinde yol haritalarını içermektedir.
Sıra-bağımlı hazırlık zamanlı genel montaj hattı dengeleme problemlerinin çözümü için bir hibrit algoritma önerisi
Basit Montaj Hattı Dengeleme Problemleri (BMHDP) ile ilgili literatürde bir çok çalışma yapılmıştır. Ancak BMHDP'de bulunan kısıtlardan dolayı yapılan akademik çalışmalar ve endüstrideki uygulamalar arasında büyük bir boşluk bulunmaktaydı. Bu boşluğun kapatılması için Genel Montaj Hattı Dengeleme Problemleri (GMHDP) adı altında daha çok endüstrinin pratik sorunlarını çözmeye yönelik çalışmalar başlamıştır. Otomotiv ve elektronik sektöründe sıkça rastlanan sıra-bağımlı hazırlık zamanları, daha önce yapılan Montaj Hattı Dengeleme (MHD) çalışmalarında ele alınmamıştır. Daha önceleri, MHD çalışmalarında hazırlık zamanları, istasyon zamanlarına eklenerek problemler çözülmekteydi. Bu yaklaşım sorunu çözmede yetersiz kaldığı için sıra-bağımlı hazırlık zamanlı GMHDP çalışmaları ortaya çıkmıştır. Sıra-bağımlı hazırlık zamanlı GMHDP, NP-zor yapıda ve çok karmaşık problemler olduğundan lineer programlama ve dal-sınır algoritması gibi belirli (deterministik) yöntemler, makul zamanlarda çözüm üretememektedir. Bu çalışmada problemlerin çözümünde metasezgisel bir yöntem olan yeni bir Diferansiyel Gelişim Algoritması (DGA) ve Diferansiyel Gelişim Algoritması (DGA) - Parçacık Sürü Optimizasyonu (PSO) metasezgisellerinden oluşan bir Hibrit Algoritma (HA) geliştirilmiştir. Geliştirilen DGA ve HA'nın performansı literatürdeki test problemleri üzerinde denenmiş ve bu algoritmaların literatürde daha önce geliştirilmiş sezgisel yöntemlerden daha iyi sonuçlar verdiği tespit edilmiştir.
Kurumsal sosyal sorumluluğun çevre dostu davranışlara etkisinde çalışanların çevresel bağlılığı ile iş arkadaşlarının çevre duyarlılığının aracılık, ahlaki yansımaların düzenleyici rolü
Bu çalışmada, çalışanların çevre dostu davranışlarda bulunmalarını sağlayan bir takım mekanizmalar incelenmiştir. Merinos A.Ş.'nin Gaziantep ve Adıyaman bölgesinde faaliyet gösteren işletme çalışanlarının tamamı, araştırmanın evreni olarak kabul edilmiştir. Kolayda örnekleme tekniği kullanılarak, 11 Ocak 2021 ve 12 Şubat 2021 tarihleri arasında, 920 kişiden toplanan veriler çalışmanın örneklemini oluşturmaktadır. Araştırmada kullanılan ölçeklerin geçerlilik ve güveniliriliğini sağlamak için; iç güvenirlik analizi ve yapısal geçerlilik analizleri yapılmıştır. Yapılan literatür incelemesi sonucunda geliştirilen araştırma modelinde önerilen hipotezler, Hayes (2013) tarafından geliştirilen, Process Macro programı yardımıyla analiz edilmiştir. Çalışmada yapılan analizler neticesinde; çalışanların kurumsal sosyal sorumluluk algısının çevre dostu davranışları anlamlı bir şekilde etkilediği tespit edilmiştir. Ayrıca çalışma kapsamında çalışanların çevresel bağlılığı, iş arkadaşları çevre duyarlılığı ve ahlaki yansımaların dolaylı etkilerinin bulunduğu ortaya çıkarılmıştır. İleriki zamanlarda yapılacak çalışmalarda kurumsal sosyal sorumluluk ile çevre dostu davranışlar arasındaki ilişkiyi ortaya çıkarmaya yardımcı olabileceği düşünülen çevresel inanç, çevresel tutum ve kurumsal kimlik gibi aracıların bu ilişkideki etkileri inceleme konusu yapılabilir.
Kurumsal sürdürülebilirlik oryantasyonun işletme performansına etkisinde sürdürülebilir tedarik ve ürün tasarımının aracılık ile tedarikcilerle entegrasyonun düzenleyici rolü.
Bu araştırma Türkiye'de üretim sektörlerinin lokomotifi durumunda olan ve çevreye verdiği zarar yönü ile öncü sektörlerden olan demir çelik işletmeleri arasında yapılmıştır. Türkiye'nin en büyük projelerinde kullanılan ürünleri üreten demir çelik işletmeleri çevreye saldıkları zaralı gazlar, atık sular, toz ve katı atıklar yönü ilede öncü durumdadırlar. Demir çelik işletmelerinin kurumsal sürdürülebilirlik oryantasyonun (yönelim) işletmenin ekonomik ve çevresel performansa etkisinde sürdürülebilir tedarik ve ürün tasarımının aracılık etkisi ile tedarikçilerle entegrasyonun düzenleyici etkisi araştırılmıştır. Demir çelik üretim işletmelerinin üst düzey yöneticilerine internet yoluyla ve anket yönetmi kullanılarak veriler elde edilmiştir. Araştırmada edilen veriler Smart PLS programı kullanılarak analizleri yapılmıştır. Araştırmada demir çelik işletmelerinin kurumsal sürdürülebilir oryantasyonları işletmelerinin ekonomik ve çevresel performanslarını anlamlı ve pozitif yönde etki ettiği, sürdürülebilir tedarik ve ürün tasarımının bu etkiye aracılık ve tedarikçilerle entegrasyonun düzenleyici rolü olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Türkiye'de plastik sektöründe paydaşların temiz üretim uygulamalarına etkisi
Bu çalışmada, Türkiye'de plastik sektöründe paydaşların temiz üretim uygulamalarına ve temiz üretim uygulamalarında işletmenin çevresel ve operasyonel performansına etkisi araştırılmıştır. Ayrıca paydaşların temiz üretim uygulamalarına ve temiz üretim uygulamalarının da çevresel ve operasyonel performansa etkisinde işletme büyüklüğünün düzenleyici rolü araştırılmıştır. Çalışma, Türkiye'de plastik sektöründe faaliyet gösteren 316 işletmeden anket yöntemi kullanılarak elde veriler çerçevesinde yapılmıştır. Elde edilen verilerin analizinde AMOS 22 istatistik programı kullanılmıştır. Araştırma sonucunda; paydaşlardan müşteriler, kanun düzenleyiciler ve rakiplerin temiz üretim uygulamalarına pozitif etki ettiği fakat çevre örgütleri ve sosyal medyanın ise temiz üretim uygulamalarına bir etkisinin olmadığı tespit edilmiştir. Çalışmada, temiz üretim uygulamalarından süreç tasarımı, ürün tasarımı ve lojistik faaliyetlerin çevresel performansa pozitif etkisinin olduğu tespit edilmiştir. Temiz üretim uygulamalarından süreç tasarımı ve ürün tasarımının operasyonel performansa araştırma kapsamında bir etkisinin olmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca bu çalışmada, paydaşların temiz üretim uygulamalarına etkisinde ve temiz üretim uygulamalarının da çevresel ve operasyonel performansa etkisinde işletme büyüklüğünün düzenleyici rolünün olduğu tespit edilmiştir.
Özel hastanelerdeki hizmet kalitesinin hasta sadakatine etkisi ve sağlık okuryazarlığının düzenleyici rolü
Araştırmanın amacı; özel hastanelerdeki hizmet kalitesinin hasta sadakatine etkisini ve sağlık okuryazarlığının düzenleyici rolünü tespit etmektir. Bu doğrultuda, özel hastaneden hizmet alan sağlık tüketicilerinin algıladıkları hizmet kalitesinin hasta sadakatine olan etkisi incelenmiş ve sağlık okuryazarlığının bu ilişkideki düzenleyici rolü olup olmadığı analiz edilmiştir. Araştırmanın evrenini; Gaziantep'te yaşayan, 18 yaşından büyük, 65 yaşından küçük ve okuryazarlık durumu olup daha önce herhangi bir özel hastaneden hizmet almış sağlık tüketicileri oluşturmaktadır. Araştırmada kolayda örneklem yöntemi kullanılmış olup 667 kişiden anket yöntemiyle veri toplanmıştır. Verilerin analizi istatistik paket programları kullanılarak yapılmış olup araştırma hipotezlerinin testi yapısal eşitlik modeli ile analiz edilmiştir. Analiz neticesinde; sağlık tüketicilerinin özel hastanelerde algıladıkları hizmet kalitesinin hasta sadakatini etkilediği tespit edilmiş ve hizmet kalitesinin hasta sadakatine etkisinde sağlık okuryazarlığının düzenleyici etkisinin olduğu görülmüştür. Ayrıca, hizmet kalitesinin alt boyutlarından fiziksel özellikler, güvenilirlik ve empatinin hasta sadakatini pozitif yönde, hevesliliğin ise hasta sadakatini negatif yönde etkilediği ve güven boyutunun ise hasta sadakatini etkilemediği tespit edilmiştir.
İşbaşı eğitim programları sonrası işe alıma etki eden istihdam edilebilirlik becerilerinin analizi
İstihdam edilebilirlik becerileri; kişinin bir işe girmesi, işinde başarılı olması için gerekmektedir. Okuma, yazma gibi temel beceriler, bilgi ve düşünme becerileri, doğruluk, dürüstlük gibi kişisel nitelikler, kaynakların ve sistemlerin doğru kullanılması, takım olarak çalışabilme gibi beceriler istihdam için aranan becerilerdir. Bu araştırmada, işbaşı eğitim programı sonrası işe alımlarda etkili olan istihdam edilebilirlik becerilerinin yöneticiler tarafından değerlendirmesi yapılmıştır. Bu kapsamda Gaziantep ilinde faaliyet gösteren ve 2015-2020 yılları arasında işbaşı eğitim programını uygulayan işletmelerdeki 150 yönetici ile görüşülmüş ve Mart-Eylül 2020 tarihlerinde anket tekniği kullanılarak elde edilen verilerin analizleri yapılmıştır. Yapılan analizler sonucunda, işbaşı eğitim programı sonrası işe alımlarda etkili olan istihdam becerilerinden; Temel Beceriler, Düşünme Becerileri, Kişisel Nitelikler, Kaynakların Kullanımı Becerileri, Takım Çalışması, Bilgiye Ulaşma ve Bilgiyi Kullanma Becerileri ve Sistem ve Teknoloji Becerilerinin oldukça etkili, Yabancı Dil Becerilerinin ise daha az etkili bir kriter olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca; işbaşı eğitim programı sonrası işe alımlarda aranan istihdam edilebilirlik becerilerinin; yöneticilerin demografik özelliklerine, işletmelere, eğitim programı süresi veya eğitim programı sonrası zorunlu istihdam süresine göre istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar gösterdiği tespit edilmiştir.
Çevre yöneliminin yeşil tedarik zinciri yönetimine etkisi ve dış çevre baskısının ılımlaştırıcı rolü
Bu çalışmada genel olarak çevre yönelimin yeşil tedarik zinciri yönetimi uygulamalarına etkisi ve bu etkileşimde dış baskı unsurlarının düzenleyici rolü incelenmiştir. Bu kapsamda Türkiye'de faaliyet gösteren ve ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi Belgesi sahibi 159 işletmeden anket tekniği kullanılarak elde edilen veriler, yapısal eşitlik modeli ile analiz edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda; iç ve dış çevre yöneliminden oluşan çevre yöneliminin; yeşil tedarik zinciri yönetimi uygulamalarından yeşil satın alma, yeşil üretim, yeşil dağıtım, yeşil paketleme ve tersine lojistik uygulamalarına pozitif yönde etki ettiği tespit edilmiştir. Ayrıca çevre yöneliminin yeşil tedarik zinciri yönetimi uygulamalarına etkisinde dış baskı unsurlarından müşteri baskısı, STK baskısı, sosyal medya baskısı, mevzuat ve kanun baskısı ve taklit baskısının düzenleyici rolünün olduğu tespit edilmiştir.