Theses supervised by Dr. Öğr. Üyesi Taner Atasoy
14 theses · İstanbul Gelişim University
Sub-elit bedensel engelli sporcuların sağlıklı beslenmeye ilişkin tutumları ile mental iyi oluşları arasındaki ilişki
Bu çalışmada Sub-Elit Bedensel Engelli Sporcuların Sağlıklı Beslenmeye İlişkin Tutumları İle Mental İyi Oluşları Arasındaki İlişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın evrenini, İstanbul ilinde ikamet eden ve çeşitli branşlarda spor yapan engelli bireyler oluştururken, örneklemini ise, Bağcılar, Bakırköy, Başakşehir, Gaziosmanpaşa ilçelerinde rehabilitasyon amaçlı spor yapan ve basit tesadüfi örnekleme yöntemi ile belirlenen 37'si kadın, 136'sı erkek olmak üzere toplam 173 Sub-Elit Bedensel Engelli birey oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak "kişisel bilgi formu, sağlıklı beslenmeye ilişkin tutum ölçeği ve mental iyi oluş ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin normal dağılım durumlarına; normal dağılım eğrileri, çarpıklık-basıklık (skewness-kurtosis) değerleri, histogramlar aracılığı ile normal dağılım eğrileri ve grup büyüklüğünün 50'den büyük olduğu durumlarda kullanılan Kolmogorov-Smirnov testi değerleri incelenerek bakılmıştır. Normallik testi sonucunda verilerin normal dağılım gösterdiği görüşmüştür. Buna göre Bağımsız örneklem T testi ve Oneway ANOVA analizi uygulanmıştır. Gruplar arası farkın belirlenmesi için ise Post-hoc (LSD) analizi uygulanmıştır. Elde edilen bulgura göre Cinsiyet, Medeni Durum, Yaş, Engel Derecesi, Spor Branşı, Spor yaptığınız kulüpte beslenme uzmanı veya diyetisyen var mı?, Yaşantınızda beslenme uzmanı veya diyetisyen yardımı aldınız mı?, Sizce yeterli ve dengeli beslenmenin bedensel ve zihinsel performansa doğrudan etkisi var mıdır? değişkenleri açısından istatistiksel olarak mental iyi oluş ve sağlıklı beslenmeye ilişkin tutum ölçekleri alt boyutlarından anlamlı farklılıklara rastlanmasına karşın, spor yapma yılı değişkenine göre hiçbir alt boyutta anlamlı farklılaşma görülmemektedir. Mental iyi oluş ile beslenmeye yönelik duygu alt boyutları arasında herhangi bir ilişki olmadığı (r=-,083p=,276) tespit edilmiştir. Mental iyi oluşun, beslenme hakkında bilgi ile olumlu beslenme arasında (r=,504**;p= ,482**) zayıf ve orta düzeyde pozitif yönde bir ilişki olduğu, mental iyi oluş ile kötü beslenme alt boyutunda (r=-,260*) zayıf düzeyde negatif yönde bir ilişki olduğu belirlenmiştir.
Engelli sporcularla çalışan antrenörlerin liderlik davranış tipleri ile öz-yeterlilikleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Yapılan araştırmada engelli sporcularla çalışan antrenörlerin liderlik davranış tipleri ile öz-yeterlilikleri arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Ayrıca antrenörlerin liderlik davranış tipleri ile öz-yeterlilikleri çeşitli değişkenlere (cinsiyet, yaş, eğitim durumu, mesleki tecrübe, antrenörlük belge kademesi, çalıştığı engel grubu) göre de incelenmiştir. Araştırmanın çalışma evrenini Türkiye'de 2021-2022 sezonunda bedensel engelliler, özel sporcular, görme engelliler ve işitme engelliler spor federasyonu antrenör vize ve tescil işlemlerini yaptırmış faal antrenörler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise kolayda örnekleme yöntemi ile belirlenen ve araştırmaya katılmayı kabul eden 44'sı kadın, 75'i erkek olmak üzere (n=119) gönüllü antrenörlerden oluşmaktadır. Elde edilen veriler SPSS 25.0 programı kullanılmıştır. Karşılaştırmalarda ise veriler normal dağılım göstermemiş olduğu Kolmogorov-Simirnov testi ve çarpıklık-basıklık değerleri ile belirlenmiş olup parametrik olmayan testler kullanılmıştır. Bu nedenle iki değişken arasındaki farklılığın karşılaştırılmasında T test istatistiksel analiz için kullanılırken, ikiden fazla değişkenin analizinde Tek Yönlü Varyans analizi kullanılmıştır. İkiden fazla değişkenlerin arasındaki anlamlılık derecesini belirlemek amacıyla Post-Hoc analizi yapılmıştır. Araştırmada anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak kabul edilmiştir. Liderlik davranış tipleri ile öz-yeterlilik arasındaki ilişkinin tespiti de Spearman Korelasyon ile belirlenmiştir. Yapılan çalışma sonucunda Antrenörlerin spor için liderlik ve alt boyutları eğitmen ve öğretici davranış, demokratik davranış, otokratik davranış, sosyal destek davranış ve olumlu geri bildirim davranışı cinsiyet, yaş, eğitim durumu, mesleki tecrübe, antrenörlük belge kademesi, çalıştığı engel grubu değişkenleri acısından incelenmiş ve cinsiyet durumu değişkenine göre sosyal destek davranış yaş durumu değişkenine göre, otokratik davranış, eğitim durumu değişkenine göre, demokratik davranış, alt boyutları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark tespit edilirken, mesleki tecrübe, antrenörlük belge kademesi, çalıştığı engel grubu gibi değişkenlerde eğitmen ve öğretici davranış, demokratik davranış, otokratik davranış, sosyal destek davranış ve olumlu geri bildirim davranışı alt boyutunda istatistiksel olarak anlamlı bir fark tespit edilmiştir. Antrenörlerin Öz-yeterlilik düzeylerinin cinsiyet, yaş, eğitim durumu, mesleki tecrübe, antrenörlük belge kademesi, çalıştığı engel grubu değişkenleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark tespit edilememiştir.
Beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin mesleki benlik saygıları ile örgütsel bağlılık arasındaki ilişkinin incelenmesi
Yapılan araştırmada beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin mesleki benlik saygıları ve örgütsel bağlılıkları arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Ayrıca mesleki saygıları ve örgütsel bağlılıklarının çeşitli değişkenlere (cinsiyet, yaş, medeni durum, eğitim durumu, aylık ortalama gelir, mesleki tecrübe, bulunduğu okulda çalışma süresi, çalışılan okulun statüsü, çalışılan okulun niteliği ve okulda idari görev olma durumu) göre de incelenmiştir. Araştırmamızın hedefi doğrultusunda çalışmanın evrenini İstanbul İli Bağcılar, Bakırköy ve Bahçelievler ilçelerinde 2021-2022 eğitim öğretim yılında devlet ve özel okullarında görev yapan 117'sı kadın, 183'i erkek olmak üzere (n=300) beden eğitimi ve spor öğretmenlerinden oluşturmaktadır. Bu doğrultuda kullanılacak örnekleme yöntemi ise katılımcıların tamamının örneğe girme şansının eşit ve tesadüfi olduğu, aynı zamanda araştırma sonuçlarının çabuk ve kolay bir şekilde ortaya konulmasını sağlayan basit tesadüfi örnekleme yöntemi olacaktır. Verilerin analizi için IBM SPSS 25.0 programı kullanılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde betimleyici istatistik metotları (frekans, yüzde, ortalama, standart sapma) kullanılmıştır. Karşılaştırmalarda ise veriler normal dağılım göstermemiş olduğu Kolmogorov-Simirnov testi ve çarpıklık-basıklık değerleri ile belirlenmiş olup parametrik olmayan testler kullanılmıştır. Bu yüzden 2 grup arasındaki farklar Mann Whitney U Testiyle 2'den fazla olan gruplardaysa Kruskal Wallis testiyle tespit edilmiştir. Kruskal Wallis testlerinde farkın hangi grup lehine olduğunun tespit edilebilmesi için de Tukey PostHoc testinden yararlanılmıştır. Örgütsel stres ve örgütsel bağlılık arasındaki ilişkinin tespiti de Pearson Korelasyon ile belirlenmiştir. Yapılan çalışma sonucunda mesleki benlik saygısı üzerinde yalnızca idari görev olma durumun etkili bir faktör olduğu görülmüştür. Örgütsel bağlılık değeri üzerinde ise cinsiyet, yaş, eğitim durumu, aylık gelir ve mesleki tecrübenin etkili faktörlerdir. Mesleki benlik saygısı ile örgütsel bağlılık arasında negatif yönlü ilişki bulunmuş olup, benlik saygısı arttıkça örgütsel bağlılık düzeyinin azaldığı tespit edilmiştir.
Beden eğitimi öğretmenlerinin mesleki benlik saygıları ile engellilere yönelik tutumlarının karşılaştırılması (Bağcılar ilçesi örneği)
Yapılan çalışmada Beden Eğitimi Öğretmenlerinin Mesleki Benlik Saygıları ile Engellilere Yönelik Tutumlarının cinsiyet, yaş, eğitim durumu, mesleki tecrübe, bulunulan kurumda çalışma süresi, ailede engelli bireyin bulunma durumu, engellilere yönelik eğitim alma gibi değişkenlere göre karşılaştırılması hedeflenmiştir. Çalışmanın amacı doğrultusunda araştırmanın evrenini, İstanbul ili Bağcılar ilçesinde, 2022-2023 eğitim öğretim yılında, devlet ve özel okullarında görev yapan araştırmaya katılmaya gönüllü 84'ü kadın 136'sı erkek olmak üzere 220 beden eğitimi öğretmeni oluşturmaktadır. Bu araştırmada, nicel araştırma yöntemlerinden nedensel karşılaştırma modeli kullanılmıştır. Kullanılan örnekleme yöntemi ise çalışanların tamamının örnekleme girme şansının eşit ve tesadüfi olduğu, aynı zamanda araştırma sonuçlarının çabuk ve kolay bir şekilde ortaya konulmasını sağlayan basit tesadüfi örnekleme yöntemidir. Elde edilen veriler IBMM SPSS 25.0 paket programı aktarılarak analizler yapılmıştır. Normallik analizleri yapılarak non parametrik analizler uygulanmıştır. İstatistiksel analiz olarak Mann Whitney U, Kruskal Walls H ve Post-hoc analizleri uygulanmıştır. Sonuç olarak Mesleki benlik saygısı ile engellilere yönelik tutumda cinsiyet, çalışılan kurumda görev yapma süresinde ve engellilere yönelik eğitim alma değişkenlerine göre farklılaşmalar gözlemlenirken; yaşa, eğitim durumlarına, mesleki tecrübelerine ve ailede engelli birey olması değişkenlerine göre ise anlamlı farklılıklar bulunamamıştır.
COVİD-19 pandemi sürecinde beden eğitimi ve spor yüksek okulu öğrencilerinin e-öğrenmeye yönelik tutumlarının incelenmesi (vakıf üniversitesi örneği)
Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu öğrencilerinin Covid-19 pandemi döneminde uzaktan eğitim sürecine e-öğrenmeye etki eden (cinsiyet, yaş, maddi durum, bölüm, sınıf, bilgisayara sahip olma, internet erişimine sahip olma, bilgisayar ve internet kullanma durumu, günlük ortalama kaç saat internet ve bilgisayar kullanma durumu, interneti hangi amaçla kullanma durumu, hangi yöntemle daha iyi öğrenme durumu) çeşitli değişkenlerin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın evrenini, 2020-2021 eğitim-öğretim yılında, İstanbul Gelişim Üniversitesinde öğrenim gören öğrencilerden oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulunda öğrenim gören gönüllülük esası ile seçilmiş 302 kadın ve 411 erkek olarak toplam 713 öğrenciden oluşturmaktadır. Araştırmamızda nicel araştırma modellerinden tarama yöntemi kullanılmıştır.Araştırmada, kişisel bilgi formu ve e-öğrenmeye yönelik tutum ölçeği kullanılmıştır. Katılımcıların kişisel bilgi formu ve e-öğrenmeye yönelik tutum ölçeği elektronik ortama aktarılarak katılımcıların soruları yanıtlamaları sağlanmıştır. Araştırmamızda kullanılan ölçek, Türkiye'ye uyarlanmış e-öğrenmeye yönelik tutum ölçeğidir Kişisel bilgi sayfasından ve e-öğrenmeye yönelik tutum ölçeğinden elde edilen veriler, IBM SPSS 25.0 yazılım paket programına girilmiş ve program aracılığıyla analiz edilmiştir. Veriler normal dağılım göstermemektedir. Araştırma amacıyla oluşturulan hipotezlerin istatistiksel bir süreç olarak test edilmesinde Mann Whitney U ve Kruskal Wallis-H analizleri kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, Beden Eğitimi ve Spor yüksekokulu öğrencilerinin e-öğrenmeye yönelik tutumlarında cinsiyet, yaş, maddi durum, sınıf, bilgisayara sahip olma, internet erişimine sahip olma, bilgisayar ve internet kullanma düzeyleri, kullanım sürelerine ve öğrenme yöntemine göre arasında anlamlı bir farklılık olduğu ortaya çıkmıştır. Bölüm, kulanım amaçlarına (internet, bilgisayar) arasında anlamlı düzeyde bir farklılık bulunmamıştır.
14-18 yaş arası basketbolcuların beslenme alışkanlıkları ve bilgi düzeylerinin incelenmesi
Bu çalışma, 14-18 yaş arası basketbolcuların beslenme alışkanlığı ve bilgi düzeylerinin araştırılması ve aralarında yaş ve cinsiyet gibi değişkenlere göre farklılık olup olmadığını belirlemek amacıyla nicel araştırma yöntemlerinden tarama modelinde betimsel bir çalışmadır. Araştırmaya İstanbul ilinin Fatih ilçesindeki spor kulüplerinde basketbol oynayan 62 kadın 190 erkek toplamda 252 basketbolcu katılmıştır. Basketbolcuların beslenme bilgi düzeylerinin ne düzeyde olduğunu belirlemek için daha önce yapılmış olan Merve Yüksek'in ''Amatör ve Profesyonel Milli Takım Futbolcularında Beslenme Alışkanlıkları ve Bilgi Düzeylerinin İncelenmesi'' tezinden, Gökhan Kayatürk `ün "Yetişkin Grubundaki İleri Seviye ve Daha Alt Seviyedeki Aikidocuların Beslenme Alışkanlıkları Ve Bilgilerinin İncelenmesi" tezinden ve Kemal Güral'ın " Farklı Liglerde Oynayan Futbolcuların Beslenme Alışkanlıkları ve Bilgi Düzeylerinin İncelenmesi" tezinden (Yüksek, 2013., Kayatürk, 2017., Göral, 2008) faydalanılarak araştırmacı tarafından oluşturulan, 10 kişisel bilgi, 14 beslenme alışkanlığı ve 10 beslenme bilgisi sorusundan oluşan toplamda 34 soruluk bir anket formu covid-19 salgını sebebiyle sporculara "e" anket yöntemiyle uygulanmıştır. İstatistik hesaplamalarda IBM SPSS programı kullanılmıştır. Elde edilen veriler frekans (f) ve yüzde (%) değerleri şeklinde hesaplanmış ve ankette bulunan her soru tek tek değerlendirilmiştir. Katılımcıların cinsiyet ve yaş değişkenlerine göre crosstabs (çapraz tablo) analizi yapılmış, aradaki farkların bulunması için Ki-Kare testi uygulanmıştır. P değerinin 0,05'ten küçük olduğunda gruplar arasında ki fark anlamlı olarak kabul edilmiştir. Sonuç olarak; 14-18 yaş arası basketbolcuların beslenme alışkanlıkları ve bilgi düzeyleri yetersiz bulunmuştur. Bu doğrultuda antrenörlerin ve sporcuların beslenme bilgilerini eğitim, kurs, seminer vb. uygulamalarla desteklenmelerini veya artırmalarını, spor kulüplerinin sporcu beslenmesi konusunda uzman diyetisyenler ile çalışmasını, görsel ve yazılı medyada da bu konunun öneminin devamlı olarak vurgulanmasının yararlı olacağı düşünülmektedir.
Özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde çalışan eğitimcilerin engellilere yönelik tutumlarının incelenmesi
Özel Eğitim ve Rehabilitasyon merkezlerinde çalışan eğitimcilerin engelli bireylere yönelik tutumlarının incelenmesi ve eğitimcilerin engellilere yönelik olumsuz düşünceleri ölçüt olarak ele alındığında eğitimcinin "cinsiyet, yaş, maddi durum, bölümü, iş tecrübesi, ailede engelli olup olmama durumu'' Bu kavramların önemi dikkate alınarak araştırmanın amacı belirlenmiştir.Araştırmanın evrenini İstanbul ilindeki Özel Eğitim ve Rehabilitasyon merkezlerinde çalışan eğitimciler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise İstanbul ilinin Beylikdüzü ilçesindeki Özel Eğitim ve Rehabilitasyon merkezlerinde çalışıp araştırmaya katılmayı kabul eden gönüllü 55, kadın ve 149, erkek olmak üzere toplam 204, eğitimci oluşturmuştur. Araştırmada, kişisel bilgi formu ve Yetersizlikten Etkilenmiş Kişilere Yönelik Tutum Ölçeği (YEKYTÖ)kullanılmıştır. Anketler elektronik ortama aktarılarak katılımcıların soruları cevaplaması sağlanmıştır. Bu ölçekte 20 madde bulunmaktadır. Altılı likert tipi olan bu ölçekte 2, 5, 6, 11 ve 12 numaralı maddeler ters puanlanmaktadır. Kişisel bilgi formu ve e-öğrenmeye yönelik tutum ölçeğinden elde edilen veriler IBM SPSS 25,0 paket programına girilmiş ve analizler bu program aracılığı ile yapılmıştır. Veriler normal dağılım göstermemektedir. İstatistikî işlem olarak araştırma amacı doğrultusunda oluşturulan hipotezleri test etmek için Mann Whitney U ve Kruskal Wallis-H analizlerinden faydalanılmıştır. Araştırma sonucunda, katılımcıların cinsiyet, mezun olunan bölüm ve hizmet alanı değişkenlerine göre istatistiksel açıdan anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Yaş, gelir düzeyi, eğitim durumu, mesleki tecrübe ve ailede engelli birey olup olmama durumu değişkenlerine göre ise istatistiksel açıdan anlamlı bir farklılık bulunmamıştır.
Spor bilimleri sınavlarına hazırlanan adayların kariyer farkındalıkları ile gelecek kaygıları arasındaki ilişkinin incelenmesi
Yapılan araştırmada üniversitelerin spor bilimleri girmek için hazırlanan öğrencilerin mesleki kariyer farkındalıkları ve gelecek kaygıları arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmaktadır. Bu doğrultuda araştırmanın evrenini 2021-2022 eğitim öğretim dönemine Üniversitelerin Spor bilimleri fakültelerine hazırlanan bireyler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise Ankara ilinde Üniversitelerin Spor bilimleri fakültelerine hazırlanan 166 kadın ve 209 erkek olmak üzere toplam 375 bireyden oluşmaktadır. Araştırmadan elde edilen verilerin analizinde SPSS 25.0 programından yararlanılmıştır. İki grup arasındaki fark Mann Whitney U Testi ile ikiden fazla olan gruplarda ise Kruskal Wallis testi ile belirlenmiştir. Kruskal Wallis testinde farklılığın hangi grubun lehine olduğunu tespit etmek için ise Tukey Post Hoc testi kullanılmıştır. Mesleki kariyer farkındalığı ile umutsuzluk düzeyi arasındaki ilişkinin tespiti için de Spearman Korelasyon testi uygulanmıştır. Anlamlılık düzeyi ise p<0,05 olarak belirlenmiştir. Yapılan analizler sonucunda mesleki kariyer farkındalık ölçeği; mesleki gelişim yatkınlığı boyutu ortalaması 23,04±3,53, mesleki hazır bulunma ortalaması 16,33±2,18, mesleki bilinç ortalaması 16,94±2,03, mesleki öz güven ortalaması 16,30±1,78, mesleki kariyer farkındalık genel skor ortalaması 72,62±7,20 olarak tespit edilmiştir. Umutsuzluk ölçeği; umut boyutu ortalaması 1,24±1,67, motivasyon kaybı ortalaması 2,43±1,79, gelecek beklentileri ortalaması 1,10±1,41 umutsuzluk genel skor ortalaması 4,77±4,15 olarak tespit edilmiştir. Cinsiyet, mezun olunan lise, tercih edilecek bölüm, tercih nedeni, yapmak istedikleri meslek ve spor yapma durumlarına göre anlamlı farklılıklar olduğu görülmüştür. Katılımcıların mesleki kariyer farkındalık alt boyutları ile umutsuzluk düzeyi alt boyutları arasında negatif yönde zayıf düzeyde bir ilişki görülmektedir. Başka bir ifadeyle mesleki farkındalık düzeyi arttıkça umutsuzluk düzeyi azalmaktadır. Sonuç olarak; öğrencilere mesleki farkındalık düzeylerini artırmaya yönelik çalışmaların yapılması, öğrencilerin umutsuzluk düzeyini ve geleceğe yönelik kaygılarını azaltabilecektir.
Elit seviyede spor yapan Taekwondo ve Muaythai sporcularının örgütsel bağlılık ile örgütsel stres düzeylerinin karşılaştırılması
Yapılan çalışmada elit seviyede spor yapan Taekwondo ve Muaythai sporcularının örgütsel bağlılık ile örgütsel stres düzeylerinin (yaş, cinsiyet, millilik dereceleri, eğitim durumu, spor yılı, hangi branşı yaptığı) gibi değişkenlere bağlı olarak bunların örgütsel bağlılık ile örgütsel stres düzeylerinin ne düzeyde olduğunun karşılaştırılması amaçlanmıştır. Bu bağlamda, tarama modellerinde nedensel karşılaştırma yönteminden faydalanılmıştır. Araştırmanın evrenini Türkiye Taekwondo ve Muaythai Federasyonlarında milli sporcu statüsünde yeralan kadın ve erkek sporcular oluşturmaktadır. Örneklemini ise 2020-2021 Türkiye Taekwondo ve Muaythai Federasyonlarının faaliyet programında yer alan uluslararası müsabakalara katılım gösterecek olan gençler (kadın-erkek), büyükler (kadın-erkek) kategorilerinde mücadele edecek olan 183'ü kadın 150'si erkek 333 milli sporcu oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında kişisel bilgi formu, Elit Sporcu Stres Ölçeği ve Elit Sporcu Örgütsel Bağlılık Ölçeği veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen verilerin analizinde SPSS 25.0 programından yararlanılmıştır. Veriler değerlendirilir iken tanımlayıcı istatistiksel yöntemlerden (ortalama, standart sapma, frekans, yüzde) kullanılmıştır. Normal dağılım olmadığı tespit edilmiş olup non-parametrik testler kullanılmıştır. Bu doğrultuda iki grup arasındaki fark Mann Whitney U Testi ile ikiden fazla olan gruplarda ise Kruskal Wallis testi ile belirlenmiştir. Örgütsel bağlılık ve örgütsel stres arasındaki ilişkinin tespiti için de Spearman Korelasyon testi uygulanmıştır. Anlamlılık düzeyi ise p<0,05 olarak belirlenmiştir. Sonuç olarak; Muaythai ve taekwondo sporcularının stres düzeyleri ile bağlılık düzeyleri arsında negatif yönde anlamlı bir ilişki olduğu ve sporcuların stresi düşerken bağlılıklarının yükseleceği veya tam tersi streslerinin yükseldiğinde bağlılıklarının düşeceği görülmüştür.
Bedensel engelli yüzücülerin yeni tip korona virüse yakalanma kaygılarının incelenmesi
Yapacağımız araştırmaya Türkiye Bedensel Engelliler Yüzme Şampiyonasına katılmış elit düzeyde spor yapan Bedensel Engelli Sporcular katılmıştır. Yeni tip korona virüs sebebiyle tüm sporcularda olduğu gibi aynı tesis ve imkânlardan faydalanan Bedensel Engelli Sporcularda antrenman süreçlerinin engel seviyelerince daha fazla sekteye uğraması, performans düşüklüğü korkusu, engel durumlarının ağırlığı ile salgına karşı yaşanan endişe, stres ve duygusal anlamda yaşanan karışıklık kaygı düzeylerini de etkileyecektir. Bu bağlamda Bedensel Engelli yüzme sporcularının kaygı düzeylerinin incelenmesi önemlidir. Bedensel Engelli Yüzme Sporcularının, pandemi süresince yeni tip korona virüse (COVİD-19) yakalanma kaygısının çeşitli değişkenlere göre incelenmesi hedeflenmiştir. Bu çerçevede Araştırmanın evrenini, 2019-2020 sezonunda Türkiye Bedensel Engelliler spor Federasyonu bünyesinde elit seviyede spor yapan bedensel engelli sporcular oluşturmaktadır. Örneklem grubunu ise Türkiye Bedensel Engelliler spor Federasyonu 2019-20 Türkiye Yüzme Şampiyonasına farklı derecelerde katılım sağlamış elit düzeyde spor yapan 32 kadın, 36 erkek olmak üzere toplam 68 yüzücü oluşturmaktadır. Araştırmamızda nicel araştırma modellerinden tarama yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak, kişisel bilgi formu ve "Sporcuların Yeni Tip Korona virüse (Covid-19) Yakalanma Kaygısı Ölçeği (SYTKYKÖ)" kullanılmıştır. Katılımcıların kişisel bilgi formu ve "Sporcuların Yeni Tip Korona virüse (Covid-19) Yakalanma Kaygısı Ölçeği" elektronik ortama aktarılarak katılımcıların soruları cevaplaması sağlanmıştır. Araştırmamızda kullanılan ölçek, Demir ve ark. tarafından geliştirilen (SYTKYKÖ)" 16 madde ve 2 alt faktörü bulunan ölçek, beşli likert tipindedir. Kişisel bilgi formu ve Yeni Tip Korona virüse Yakalanma Kaygısı ölçeği ile ulaşılan bulgular IBM SPSS 25.0 paket programı kullanılarak gerekli veriler işlenmiş ve bu program tarafından yapılmıştır. Analiz sonucunda veriler normal dağılım göstermemektedir. İstatistiki prosedür doğrultusunda araştırma amacını meydana getiren hipotezleri test etmek için Mann Whitney U ve Kruskal Wallis-H analizlerinden faydalanılmıştır. Sonuç olarak; Bedensel engelli yüzme sporcularının Covid-19'a yakalanma kaygı düzeylerinin orta düzeyden daha yüksek olduğu sonucuna varılmıştır.
Sporcuların beslenme, ergojenik destek ve probiyotik bilgi düzeylerinin incelenmesi: İzmir örneği
Bu çalışmanın amacı, sporcuların spor beslenmesi, ergojenik destek kullanımı ve probiyotikler konusunda bilgi düzeylerinin düşük olması onları yanlış uygulamalara ve yöntemlere sevk etmekte ve dolayısıyla yaşanacak olan tehlikelere açık hale getirmesinden yola çıkarak, elit düzeyde bulunan sporcuların beslenme, ergojenik destek ve probiyotiklerle ilgili bilgilerinin ne düzeyde olduğunun belirlenmesi ve doğru uygulamaların öğretilmesi olarak belirlenmiştir. IBM SPSS programı ile istatistik hesaplamaları yapılmıştır. Veriler elde edildikten sonra frekans (f) ile yüzde (%) değerleri hesaplanmış ve beslenme ile ilgili bilgi düzeyi, ergojenik destek bilgi düzeyi ve probiyotik bilgi düzeyi ile ilgili anketlerde var olan her soru maddesi ayrı ayrı değerlendirmede bulunulmuştur. Anket katılımcıların branş, yaş spor yılı ve cinsiyet değişkenleri ele alınıp crosstabs (çapraz tablo) analizi kullanılarak beklenilen ve gözlenmiş olan değerler arasındaki farklılığın tespiti için Ki Kare analizine başvurulmuştur. P değerinin 0,05'ten küçük olduğunda gruplar arası fark anlamlı kabul edilmiştir. Sonuç itibariyle; sporcuların beslenme, ergojenik destek ve probiyotik bilgi seviyeleri yetersiz bulunmuştur. Bu doğrultuda diyetisyen desteği ile elit sporcularla antrenörler beslenme bilgi seviyelerini eğitimler, seminerler, kurslar v.b. uygulamalar ile desteklemeleri veya yükseltmelerinin, sporcuların bağlı olduğu kulüplerin sporcuların beslenmeleri konusunda mutlaka diyetisyenler ile iş birliği yapmasının, bakanlıklar ve federasyonların bunu bir zorunluluk haline getirmesinin, yazılı, sesli, görsel ve sosyal medyada bu konunun önemini sürekli vurgulanmasının faydalı olacağı düşünülmektedir.
COVID-19 pandemi sürecinde beden eğitimi ve spor yüksek okulu öğrencilerinin fiziksel aktivite düzeylerinin incelenmesi (İstanbul Gelişim Üniversitesi örneği)
Bu çalışma, Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu öğrencilerinin Covid-19 pandemi sürecinde fiziksel aktivite düzeylerinin, 'cinsiyet, yaş, vücut ağırlığı, boy, sınıfları, nerede yaşadığı, aylık gelirleri, dış görünüşü, aktivite yapıp yapmama durumu' gibi çeşitli değişkenlere göre incelenmesi amacıyla planlanmıştır. Bu amacı gerçekleştirmek için, 2020-2021 eğitim-öğretim yılı İstanbul Gelişim Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu'nda, eğitimlerine devam eden 1.sınıf, 2.sınıf, 3.sınıf ve 4.sınıflarında okuyan kadın ve erkek olmak üzere toplam 434 öğrenci gönüllü olarak katılmıştır. Öğrencilerin fiziksel aktivite düzeyleri için, "Uluslararası Fiziksel Aktivite Değerlendirme Anketi Uzun Formu (IPAQ), sosyo-demografik bilgiler için, "Kişisel Bilgi Formu" uygulatılmıştır. Elde edilen verilerin analizi için SPSS paket programı kullanılmıştır. Çalışmanın sonucunda cinsiyete göre fiziksel aktivite düzeyinin erkek öğrencilerde daha fazlayken sınıf değişkenine göre incelendiğinde Yürüme, Orta şiddetli, Şiddetli ve Toplam fiziksel aktivite düzeyi 4 sınıf öğrencileri lehine fazla olduğu bulunmuştur. 1. Sınıfların okula ilk başladıklarında arkadaş ortamından etkilenerek spor yapma isteğinde bulunmaları ve formda görünme isteklerinden dolayı 2. 3. ve 4. sınıflara göre daha aktif olmak istemeleri sebebiyle daha aktif bir yaşam tarzı benimsemiş oldukları düşünülmektedir. Sonuç olarak Pandemi kısıtlamalarında öğrencilerin düzenli fiziksel aktivite yapmanın sağlığa faydalarını açıklarken, bireysel ihtiyaçları için gençlere, fiziksel aktivitelere geniş kapsamlı katılımları için fırsatlar sağlamalıdırlar. Öğrencilerin, Fiziksel Aktivite Düzeyleri aylık toplam gelir düzeyleri değişkenine göre incelendiğinde Yürüme MET-dk./hafta, Orta şiddetli MET-dk./hafta, Şiddetli MET-dk./hafta, Toplam MET-dk./hafta öğrencilerin aylık toplam gelir düzeyleri arasında anlamlı farklılık bulunamamıştır.
Uluslararası spor organizasyonlarında görev alan gönüllülerin kişilik özelliklerinin sporda gönüllülük motivasyonları üzerine etkisinin incelenmesi (İstanbul örneği)
Bu araştırmada, İstanbul Spor Etkinlikleri ve İşletmeciliği Ticaret Anonim Şirketi bilinen adıyla (Spor İstanbul) 2019-2020 yıllarında Uluslararası Atletizm Federasyonları Birliği (IAAF) ile ortak düzenlediği İstanbul Maratonu, İstanbul Yarı Maratonu ve Avrupa Yüzme Birliği (LEN) ile ortak düzenlediği Uluslararası Su Sporları Festivali' nde görev alan gönüllülerin kişilik özelliklerinin sporda gönüllülük motivasyonları üzerine etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada bu kapsamda 732 gönüllüye demografik bilgi formu, on maddelik kişilik ölçeği ve Uluslararası Spor Organizasyonları için Gönüllü Motivasyonları Ölçeği uygulanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre sporda gönüllü olma motivasyonu düzeyleri tüm demografik özelliklere göre istatistiksel olarak anlamlı derecede farklılaşmaktadır (p<0.05). Değerlerin ifadesi boyutu geçmişte gönüllü olma dışındaki tüm demografik özelliklere göre istatistiksel olarak anlamlı derecede farklılaşmaktadır (p<0.05). Vatanseverlik boyutu geçmişte spor dışı etkinliklerde gönüllü olma dışındaki tüm demografik özelliklere göre istatistiksel olarak anlamlı derecede farklılaşmaktadır (p<0.05). Kişisel ilişkiler boyutu eğitim ve geçmişte spor dışı etkinliklerde gönüllü olma dışındaki tüm demografik özelliklere göre istatistiksel olarak anlamlı derecede farklılaşmaktadır (p<0.05). Kariyer yönlendirme boyutu medeni durum ve geçmişte spor dışı etkinliklerde gönüllü olma dışındaki tüm demografik özelliklere göre istatistiksel olarak anlamlı derecede farklılaşmaktadır (p<0.05). Kişisel gelişim boyutu branşında lisans sahibi olma dışındaki tüm demografik özelliklere göre istatistiksel olarak anlamlı derecede farklılaşmaktadır (p<0.05). Dışsal ödüller boyutu eğitim ve spor dışı organizasyonlarda görev alma dışındaki tüm demografik özelliklere göre istatistiksel olarak anlamlı derecede farklılaşmaktadır (p<0.05). Spor sevgisi boyutu eğitim, branşında lisans sahibi olma, geçmişte spor etkinliklerinde gönüllü olma ve spor dışı organizasyonlarda görev alma dışındaki tüm demografik özelliklere göre istatistiksel olarak anlamlı derecede farklılaşmaktadır (p<0.05). Regresyon analizi sonuçlarına göre uluslararası spor organizasyonlarında gönüllülük motivasyonu üzerinde deneyime açıklık ve yumuşak başlılık kişilik tiplerinin katkısı istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif yöndedir (p<0.05). Öte yandan sorumluluk, dışa dönüklük ve duygusal dengelilik puanlarının katkısı ise istatistiksel olarak anlamlı değildir (p>0.05).
12 yaş kız - erkek yüzücülere uygulanan kara ve havuz antrenmanlarının seçilmiş antropometrik ölçümlere ve 50 metre serbest stil derecelerine etkilerinin araştırılması
Bu çalışmanın amacı, 12 yaş kız - erkek yüzücülere uygulanan kara ve havuz antrenmanlarının seçilmiş antropometrik ölçümlere ve 50 metre serbest stil derecelerine etkilerinin araştırılması olarak belirlenmiştir. Çalışmada deneysel araştırma yöntemi kullanılmış ve tek grup ön test-son test deneme modeli‛nden yararlanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırma grubu İstanbul ili Zeytinburnu Belediyesi Beştelsiz Kapalı Yüzme Havuzunda 12 yaş seviyesinde yüzme eğitimi alan (110) performans grubu yüzücü içerisinden, müsabaka dönemi içerisinde antrenmanlara sürekli katılan 32'si kız, 24'ü erkek olmak üzere toplam (56) yüzücü seçilerek oluşturulmuştur. Araştırma grubuna araştırma öncesi "boy ölçümü, vücut ağırlığı ölçümü, kol uzunluğu ölçümü, el uzunluğu ölçümü, bacak uzunluğunun ölçümü, ayak uzunluğunun ölçümü, kol sayısının belirlenmesi, ayak sayısının belirlenmesi, 50 m. sprint derece ölçümü" testleri yapılmış ve 16 hafta boyunca, haftada 3 gün ve 2 saat sürdürülen kara ve havuz antrenmanları sonunda ölçümler tekrarlanmıştır. Çalışmada elde edilen veriler ortalama (±) standart sapma olarak verilmiştir. Analizler yapılırken, verilerin normal dağılım gösterip göstermediklerini belirlemek amacıyla Shapiro-Wilk Testi uygulanmıştır. Verilerin normal dağılım göstermesi sebebiyle non-parametrik testler uygulanmıştır. İki bağımsız grubun karşılaştırılması için bağımsız gruplarda t testi (İndependent Sample T Test), bağımlı grupların karşılaştırılması için bağımlı gruplarda T Test( Paired T Test) kullanılmıştır. Yapılan değerlendirmede verilerin anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak kabul edilmiştir. Çalışmada elde edilen verilerin istatistiksel değerlendirilmesi SPSS 24.0 paket programı ile yapılmıştır. Gerçekleştirilen analizler incelendiğinde, katılımcıların fiziksel özelliklerine ait grup içi (kız) sporcuların (n=32) ön ve son test sonuçlarına göre vücut ağırlığı ve boy uzunluğu arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık olduğu, BKİ "ön ve son" test sonuçarı arasında ise anlamlı bir faklılık olmadığı tespit edilmiştir Diğer bir grup (erkek) sporcuların fiziksel özelliklerine ait (n=24) ön ve son test sonuçlarının, vücut ağırlığı ve boy uzunluğu arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık olduğu, BKİ "ön ve son" test sonuçarı arasında ise anlamlı bir farklılık olmadığı tespit edilmiştir. Katılımcıların antropometrik özelliklerine ait grup içi (kız) ön ve son test sonuçlarının karşılaştırılması incelendiğinde ise, kol uzunluğu, el uzunluğu, bacak uzunluğu ve ayak uzunluğu "ön ve son " test sonuçları arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık olduğu tespit edilmiştir. Diğer bir grup olan erkek sporcuların grup içi ön ve son test sonuçlarının karşılaştırılması incelendiğinde ise, kol uzunluğu, el uzunluğu, bacak, ayak uzunluğu "ön ve son " test sonuçları arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık olduğu tespit edilmiştir. Katılımcıların 50 metre serbest stil değerine ait veriler incelendiğinde ise grup içi kız sporcuların ön ve son test sonuçları incelendiğinde ise, ayak vuruşu, kol sayısı ve 50 m. serbest derece "ön ve son " test sonuçları arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık olduğu tespit edilmiştir. Erkek sporcuların grup içi ön ve son test sonuçları incelendiğinde ise ayak vuruşu, kol sayısı, 50 m. serbest derece "ön ve son " test sonuçları arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık olduğu tespit edilmiştir. Yapılan kara ve havuz antrenmanları sonucunda araştırmaya katılan sporcularda, vücut ağırlığı, boy uzunluğu, kol uzunluğu, el uzunluğu, bacak uzunluğu, ayak uzunluğu, ayak vuruşu, kol sayısı, 50 m. serbest derecelerinde olumlu katkı sağladığı, fakat yapılan antrenmanların katılımcıların BKİ değerlerine katkı sağlamadığı görülmektedir. Bu çalışmayla düzenli yüzme antrenmanlarının ve yüzme sporunun çocuklarda antropometrik özellikler, motorik özellikler ve yüzme performansı açısından yararlı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.