Theses supervised by Prof. Dr. Ahmet Buran

24 theses · Fırat University

DoctorateOpen AccessTR

Orhun yazıtları temelinde Türkiye türkçesi ve Kırgız türkçesinin karşılaştırmalı istem dil bilgisi

İstem dil bilgisi, yeni bir söz dizimsel inceleme metodudur. İstem dil bilgisi, yabancılara Türkçe öğretimi başta olmak üzere, sözlük bilimi, lehçeler arası aktarım ve söz dizimi çalışmaları gibi pek çok alana yeni bakış açıları kazandırabilecek dil bilgisel bir kuramdır. İstem incelemelerinde önemli fakat yaygın olmayan alanlardan birisi karşılaştırmalı istem çalışmalarıdır. Bu doğrultuda, özellikle Türk lehçeleri üzerine yapılmış karşılaştırmalı bir istem dil bilgisi çalışmalarının sınırlı oluşu, bu tez çalışmasının çıkış noktası olmuştur. Bu tez çalışmasında Türkçenin tarihi ve çağdaş dönemlerinin karşılaştırmalı istem dil bilgisi ele alınmıştır. Orhun yazıtları, Türkiye Türkçesi ve Kırgız Türkçesi olmak üzere eş zamanlı bir söz dizimsel karşılaştırma yapılmıştır. Tezin odak noktası, Orhun yazıtları, Türkiye Türkçesi ve Kırgız Türkçesi arasındaki söz dizimsel ilişkiler ve aralarındaki söz dizimsel farklardır. Modern bir söz dizimsel inceleme modeli olan istem yaklaşımı, karşılaştırmalı olan bu çalışma için güncel ve geçerli dil bilgisel metottur. Orhun yazıtlarında yer alan fiillerin, Türkçenin tarihî ve çağdaş dönemlerinde meydana gelen istem farklılıklarının tespit edilmesi ve bu farklılıkların sebeplerinin açıklanması bu çalışmanın temelini oluşturmaktadır. Bu doğrultuda, Orhun yazıtları temelinde 237 fiilin dil verileri incelenmiştir. Tezin kapsam ve sınırlılıklarına bağlı olarak 237 fiilin 32'si çalışmaya dâhil edilmiş ve incelemeye tabi tutulmuştur. Yapılan incelemeler sonucunda Orhun yazıtları ve Türkiye Türkçesi arasında %66 benzerlik oranı, Orhun yazıtları ve Kırgız Türkçesi arasında %69'luk bir benzerlik oranı tespit edilmiştir. Türkiye Türkçesi ve Kırgız Türkçesinde ise bu oran %87 olarak tespit edilmiştir. Bu doğrultuda, tez çalışmasına dâhil edilen 32 fiil ve 38 anlam değişkesinin söz dizimsel yapıları tespit edilmiş ve var olan söz dizimsel istem farklılıkların olası sebepleri üzerinde durulmuştur.

Mehmetcan Gökbayır
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Iğdır ili ağızları (İnceleme-metin-sözlük)

Türk kültür unsurlarına ait karanlıkta kalmış pek çok konunun aydınlatılmasında ve milli dil belleği hakkında değerli bilgilere ulaşılmasında Türkiye Türkçesi ağız çalışmalarının katkısı oldukça büyüktür. Ağız çalışmaları bakımından ülkemizde epeyce yol kat edilmesine rağmen hâlâ incelenmeye muhtaç ağız bölgeleri bulunmaktadır. Bununla birlikte Türkiye Türkçesi Ağızları üzerine yapılan çalışmalar tamamlanmadığından Türkiye Türkçesi ağız atlası henüz yapılamamıştır. Yapılan literatür taramalarından hareketle, "Iğdır İli Ağızları" adı altında Iğdır merkezi ve 3 ilçesini kapsayan bir doktora çalışması yapılmadığından bu doktora tez çalışılmasının yapılması ve ilin alt ağız gruplarının belirlenmesi önem arz etmektedir. "Giriş, Ses Bilgisi, Şekil Bilgisi, Sonuç, Metinler ve Sözlük" ana bölümlerden oluşan "Iğdır İli Ağızları" adlı bu doktora tezinin konusu, Iğdır ilindeki ağız gruplarının tespit edilmesi ve bu ağızların yöreden derlenen metinler üzerinden gidilerek ses ve şekil bilgisi özellikleri bakımından eş zamanlı ve bazı durumlarda da art zamanlı olarak incelenmesidir. Bu doğrultuda Iğdır'ın ağız yöresi sınırları belirlenip Iğdır Azerbaycan ağzı ve Iğdır Terekeme ağzı olarak iki alt ağız grubu tespit edilmiştir. Yazıya transkripsiyonlu bir şekilde geçirilen metinlerin, Iğdır ilinin genelini temsil etmesine özen gösterilerek yörenin "Ses Bilgisi" ve "Şekil Bilgisi" özelliklerinin, ölçünlü dilden ayırıcı yönleri saptanmaya çalışılmış ve bu özellikler yeri geldikçe diğer bölge ağızlarıyla karşılaştırılmıştır. Sözlük bölümünde ise metinlerde geçen ölçünlü Türkiye Türkçesine göre önemli ses ve anlam farklılıkları taşıyan sözcükler satır numaralarıyla birlikte alfabetik olarak yazılmıştır.

AğızlarBiçimbilimIğdır+3
Ali Koç
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Çağdaş Türk lehçelerinde ünsüzler

Çağdaş Türk lehçelerinin ünsüzlerinde meydana gelen ses bilgisel değişmelerin ve gelişmelerin ortaya konulması amacıyla yapılan bu çalışma, Türkçenin çağdaş lehçelerindeki ünsüzlerini ve bu ünsüzlerde görülen ses değişimlerini konu edinmektedir. Çalışmada eş zamanlı ve art zamanlı gramer yöntemi bir arada tercih edilmiş olup çağdaş Türk lehçelerindeki ünsüzler Köktürk, Uygur ve Karahanlı Türkçesi dönemlerinden ibaret olan Eski Türkçenin ünsüz varlığı ile karşılaştırılmış ve ünsüzlerin ön, iç ve son sesteki görünümleri tespit edilmeye çalışılmıştır. Çalışmanın verileri nitel araştırma yöntemlerinden döküman analizi tekniği ile elde edilmiştir. Çağdaş Türk lehçelerindeki ünsüzlerin görünümleri, ses özellikleri ve ses değişiklikleri bakımından karşılaştırılmalı olarak incelenen bu çalışmada ünsüzler açısından lehçelerin ve lehçe gruplarının birbiriyle olan yakınlıkları, kendi aralarındaki ses bilgisel bağları veya farklılıkları ortaya konmaya çalışılmıştır. Söz konusu çalışma üç bölüm halinde tasarlanmıştır. Bu bölümler sırasıyla Giriş, Ünsüz Kavramı ve Dünya Dillerinde Ünsüzler, Türk Dilinde Ünsüzlerin Görünümü ve Nitelikleri başlıklarından oluşan Birinci Bölüm; ünsüzlerin ses bilgisi görünümleri ve ünsüzlerle ilgili ses olaylarının yer aldığı Çağdaş Türk Lehçelerinde Ünsüzler ve Ünsüz Değişmeleri başlıklı İkinci Bölüm ve bu bölümlerden elde edilen bulgularla ilgili çıkarımların yer aldığı Sonuç bölümüdür. Bu bölümlerden sonra ise çağdaş Türk lehçelerinin ses birim niteliğindeki ünsüzlerinin görünümlerinin bir bütün olarak gösterildiği tablolardan oluşan Ekler bölümü ve eserde kullanılan kaynakların gösterildiği Kaynaklar kısmı yer almaktadır.

Dil bilgisiDil bilgisi-ünsüzlerDil bilim+3
Veysel İbrahim Karaca
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye Türkçesi ağızlarında ikincil uzun ünlüler

Türkiye Türkçesi Ağızlarının önemli özelliklerinden biri de uzun ünlüleri bünyesinde muhafaza etmesidir. Uzun ünlüler birincil /aslî uzun ünlüler ve ikincil /dolaylı uzun ünlüler şeklinde iki başlık altında değerlendirilirler. Birincil uzun ünlüler; dilin bilinen ilk örneklerinden itibaren uzun olan ve anlam ayırt edici özelliği bulunan herhangi bir ses olayı sonucunda oluşmamış olan ünlülerdir. İkincil uzun ünlüler ise; dilin bilinen ilk örneklerinden itibaren uzun olmayan çeşitli ses olayları neticesinde meydana gelen anlam ayırt edici özelliği olmayan ünlülerdir. Ağızlar yazı dili gibi belirli bir kurala bağlı olmadıkları için ses olayları daha fazla görülmektedir. Bu ses olayları da ikincil uzun ünlülerin oluşmasına sebep olmuşturr. İkincil uzun ünlülerin oluşmasında ünsüz erimesi / düşmesi, hece kaynaşması, hece düşmesi, sözcük birleşmeleri, ünlü karşılaşmaları, ünsüz ikizleşmesi, ünlü düşmesi vb. ses olayları etkili olmuştur. Çalışma girişten sonra ilk olarak ünlüler hakkında detaylı bilgiler verilerek başlamıştır. İkinci bölümde birincil uzunluklar değerlendirilip hakkında detaylı bilgiler ve örnek kelimelere yer verilmiştir. Bu kelimeler; asli olarak Ana Türkçeden itibaren uzun olanlarTürkçe kökenli kelimeler adı altında ve alıntı kelimeler de yabancı kökenli kelimeler altında iki ayrı başlık şeklinde değerlendirilmiştir. Üçüncü bölümde ise ikincil uzun ünlülerle ilgili detaylı bilgiler verildikten sonra metinlerden taranıp elde edilen örnekler ilgili başlıklar altında sıralanmıştır. Sözcük kök ve tabanlarında ve eklerde başlığı altında değerlendirilen kelimeler Türkçe kökenli kelimeler ve yabancı kökenli kelimeler şeklinde sınıflanarak gösterilmiştir. Çalışmada bazı başlıklar spss programı ile tablolar oluşturularak sayısal veriler de elde edilmiştir. Çalışma sonunda yer alan haritalar ile de bazı ünsüz erimelerinin / düşmelerinin ve hece kaynaşmalarının kullanım alanları belirlenmiştir.

Ezgi Aral
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Türk dili alanında Türkiye'de yapılan lisansüstü tezler üzerine bir değerlendirme

Bugüne kadar yapılmış yüksek lisans ve doktora tezleri ışığında bu alanın artı ve eksilerini değerlendiren bir tez konusu oluşturulmuştur. Yapılan tezler dilin çeşitli alanlarını kapsadığı için konulara göre sınıflandırma yapılmıştır. Daha sonra dönemlere ve üniversitelere göre bir tasnif yapılmıştır ve sonuçta tam bir değerlendirme ortaya konmuştur. Çalışmamız giriş, inceleme bölümleri ve sonuç bölümünden oluşmaktadır. Bunun sonucunda dilin hangi alanlarındaki çalışmaların yeterli, hangi alanlarındaki çalışmaların yetersiz olduğu sorularına cevap aranmıştır. Bu anlamda bakıldığında bu tez daha sonraki dönemlerde yapılacak olan araştırmalara bir yönüyle ışık tutacaktır. Tezimizin amacı bugüne kadar Türk Dili alanında yapılan lisansüstü çalışmaları ortaya koymaktır. Türkoloji alanında yapılan ilk çalışmaların genellikle hangi konuları içermekte olduğunu göstermek, günümüze kadar bu konularda ne gibi değişiklikler olduğunu tespit etmek ve bu temelde dil araştırmalarının eksik kalan yanlarını göstermektir. Dilin gelişimini yapılan çalışmalarla desteklemek ve akademik çalışmaları-Türkçe için hayat kaynağı olan çalışmaları-derli toplu bir halde ortaya koymaktır. Yaptığımız çalışmada oluşturduğumuz değerlendirmelerle bazı soru işaretlerini giderebildiğimizi ve belki de dilin aydınlatılmamış alanlarına dikkat çektiğimizi düşünüyoruz.

Akademik çalışmalarDoktora tezleriLisansüstü tezler+4
Burcu Bay
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye Türkçesi ağızlarında ses uyumlarının sebep olduğu ses değişmeleri

Ağız çalışmaları bir dilin zenginliğini ortaya koyması bakımından önemlidir. Söz varlığı ortaya çıkarılırken morfolojik ve fonetik olarak incelemeler de yapılır ve bu sayede sözcüklerin hangi ses değişimlerini yaşadığı saptanır. Ses değişmelerinin birçok nedeni vardır. Bu nedenlerden biri de uyumlardır. Uyumlar ünlü ve ünsüz seslerin birbirleriyle olan ilişkileri ile ilgilidir. Seslerin bir araya gelme kuralları ile ilgili olan uyumlar, ünlü uyumu ve ünsüz uyumu olmak üzere iki başlık altında incelenir. Ünlü uyumları kalınlık incelik uyumu ve düzlük yuvarlaklık uyumu olarak, ünsüz uyumu tonluluk tozsuzluk uyumu olarak adlandırılmaktadır. Bu çalışmada ağızlar hakkında genel bilgiler verildikten sonra Türkçede sesler ve ses uyumları detaylı olarak ele alınmıştır. Ağızlar hakkında yapılmış olan derlemeler ve metin incelemeleri taranarak elde edilen veriler Türkçe Kökenli Kelimeler, Yabancı Kökenli Kelimeler, Özel İsimler başlıkları altında değerlendirilerek sözcüklerin ağızlardaki durumları incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Ağız, Türkiye Türkçesi ağızları, ses uyumları, ses değişmeleri.

AğızlarSes değişmeleriSes uyumu+2
Ezgi Aral
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de halk ağzından derleme sözlüğü'nde geçen küçük/küçültme anlamındaki kelimeler

Bir dizi sosyal süreçlerin bileşkesi olan kültür, bir milletin hayat tarzını ifade ederken, tarih sahnesine çıkışından günümüze kadar elde ettiği birikimleri de gözler önüne sermektedir. Zira bugünün hayatı, dünün kültür birikimidir. Toplum olarak köklü bir geçmişe sahip olmamız bu birikimi giderek artırmıştır. Bu sebeple dilimizde mevcut olan ekler ve bu eklere dair oluşturulmuş kavram alanları, her türlü varlığı birbirinden ayırmaya fayda sağlayan, insanlık tarihi kadar eski ve aynı zamanda ona paralel olarak gelişen bir olgudur. Bu olgu insanın, hem kendisi hem de kendi dışındaki insanlarla ve diğer varlık alanlarıyla dil sayesinde iletişim kurmasına olanak sağlar. Bütün insanlar için ortak olan bir bilgi alanı oluşturur ve o alanı nesilden nesile dil yoluyla aktarır. Fakat toplumun bireye bağışladığı en güzel yurt olan dil, kendi başına yaşayamaz. Bireylerin kullanımı ile yaşar. Bu bakımdan dil tarihtir, coğrafyadır, tüm değerlerin yaşadığı alandır. Duyarlılığımızı, düşüncelerimizi, yaratıcılığımızı besleyen en bereketli topraktır. Bu topraklar geçmişi, geleceği ve sonsuzu birlikte kucaklar. Ancak zekâ, duygu ve düşünce sistemi bütün insanlarda ortak olmasına rağmen, zihin faaliyetlerinin sonucu olan ek ve kavramların kelimelerde buldukları anlam farklılık taşıyabilmektedir. Bu itibarla çalışmada, bir şeyin küçüğünü, nicelik ve nitelik olarak gösteren küçültme ekleri, kavramları ve kavram alanları 12 ciltlik Derleme Sözlüğü'nde ayrı ayrı tespit edilip incelenmiştir. Küçültme ekleri ve kavram alanları içerisine giren her türlü ek ve kelime, karşılarına kullanıldıkları anlam ve yöreler yazılarak oluşturulmuş ve bu şekilde tasnifi yapılmıştır. Küçültme eki ve kavram alanlarının yaygın bilinen küçük, ufak, az, minik gibi kelimelerin yanı sıra farklı ek ve kavramlarla da ifade edilmiş olduğu görülmüştür. Çünkü inanılan o dur ki; dilde oluşan ve tespit edilmiş olan küçük/küçültme anlamlarının çeşitliliği, dıştaki tabiat dünyasının küçük bir modeli gibidir. Ve dilimizin söz konusu zenginliğini gözler önüne sermektedir.

Derleme sözlüğüKüçültme ekleri
Özgür Aslankılıç
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Doğu grubu ağızlarında istem

Türkiye Türkçesinin ağızlarıyla ilgili yapılan çalışmalar derleme ve inceleme çalışmaları olmak üzere iki başlık altında ele alınabilir. İnceleme çalışmalarının ses bilgisi, şekil bilgisi ve söz varlığı üzerine yoğunlaştığı ancak söz dizimsel açıdan sınırlı kaldığı görülmektedir. Türkçede eylem-tamamlayıcı ilişkilerinin hangi prensiplere göre oluştuğu ve değiştiği ile ilgili çalışmaların ağız araştırmalarına uygulanması noktasında alanyazında görülen boşluk, bu tez çalışmasının çıkış noktasını oluşturmuştur. Bu bağlamda ağızlardaki söz dizimsel ilişkiler ve bu ilişkilerin ölçünlü dilden farklılıkları çalışmanın temel odak noktasıdır. Son yıllarda söz dizimi incelemelerinde kullanılan istem dil bilgisi yaklaşımı çalışmanın gerçekleştirilebilmesi için verimli bir yöntem sunmaktadır. İstem dil bilgisi yaklaşımı, yüklemin geliştiği eylemin, tümcede hangi unsurların bulunabileceğini ve bu unsurların hangi söz dizimsel ve anlam bilimsel özelliklere sahip olabileceğini belirlemesi olarak tanımlanabilecek olan istem kavramı üzerine yapılandırılmıştır. İstem dil bilgisi yaklaşımıyla, Doğu Grubu Ağızları'ndaki eylemlerin istem özelliklerinin tespit edilmesi, ölçünlü dilden farklı gelişen durumlarının ortaya konması ve bu farklılıkların nedenlerinin açıklanması bu çalışmanın amacını oluşturmaktadır. Bu doğrultuda, Doğu Grubu Ağızları'ndaki dört alt grubu temsilen sırasıyla Van, Kars, Ardahan ve Elazığ ili ağızlarındaki derlemelerden oluşturulan 280.000 sözcüklük dil verileri incelenmiştir. Bunun sonucunda 380 eylemin istem dil bilgisi sözlüğü oluşturulmuş, bu eylemlerin anlam bilimsel ve söz dizimsel özellikler temelinde ölçünlü dilden ayrıldığı kullanımlar tespit edilmiş ve bu farklılıkların olası nedenleri üzerinde durulmuştur. Anahtar Sözcükler: Türkiye Türkçesi ağızları, Doğu Grubu Ağızları, istem dil bilgisi, eylem

ArdahanAğızlarDilbilgisi+6
Bilgit Sağlam
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Dîvânu Lugâti't-Türk'e göre 11. yüzyıl Türk dili grameri

Çalışmamız 11. yüzyılda Kaşgarlı Mahmut tarafından yazılan, Türk dilinin ilk sözlüğü Dîvânu Lugâti't-Türk'e göre 11. yüzyıl Türk dilinin gramerini ortaya koymayı amaçlamıştır. Bu amaç doğrultusunda çalışmamız da belli bölümlere ayrılmıştır. Giriş bölümünde Kaşgarlı'nın eserinde izlediği yol ve eserinin yapısı açıklanmış ve bu yüzyılın Türk dünyası tanıtıldıktan sonra Kaşgarlı'ya göre Türk dilinin genel özellikleri sıralanmıştır. İkinci bölüm Türk dilinin sesleri üzerinedir. Türkçenin bu yüzyılda sahip olduğu sesler ve ses değişimleri açıklanmıştır. Kaşgarlı Mahmut'un izah ettiği Türkçe ve Arapçanın seslerinin karşılaştırılmasından hareketle Türkçenin ses varlığı, ses değerleri ile birlikte ortaya konmuştur. Yüzyılın lehçelerinin hem birbirlerine göre hem de kendi içlerindeki diyalektlerine göre değişen sesler örneklendirilip açıklanmaya çalışılmıştır. Üçüncü bölüm Türk dilinin yapısal özelliklerinin açıklandığı bir bölümdür. Özellikle Arapça ile Türkçenin bükümlü ve eklemeli sözcük yapılarının ve sözcük türetme özelliklerinin farklılıklarına vurgu yapılmıştır. Genelde 11. yüzyıl Türk dilinin özelde 11. yüzyıl Türk lehçelerinin sahip oldukları morfolojik unsurlar listelenmiştir. Dördüncü bölümde Dîvân'daki cümle ve atasözlerinden hareketle Türk dilinin cümle düzeni açıklanmıştır. Sonrasında Kaşgarlı'nın kaydettiği ve 11. yüzyıl Türk dili konuşurlarının konuşma dillerinden derlediği atasözleri bir araya getirilmiştir. Sonuç bölümünde çalışmamızdan süzülmüş bilgiler verilmiştir. Çalışmamızda ortaya koyduğumuz her bilginin kaynağı Kaşgarlı Mahmut'un kendisi ve eseri olmuştur.

11. yüzyılDilbilgisiDivanü Lugati't-Türk+2
Gökçen Durukoğlu
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Nedîm divanı üzerine bir dil incelemesi

18. yüzyılda mahallī konular ve günlük yaşayışın edebiyata girmesiyle birlikte edebī ürünlerde yerlileşme görülmüştür. Halkın yaşayış tarzını, zevkini, dilini ve anlayışını şiire taşımak bu dönem şairlerini n başlıca amaçlarından biri Hâline gelmiştir. Bu tarzın en büyük temsilcilerinden olan Nedîm, etkisi birkaç nesil sonrasına yansıyan, Osmanlı şairleri arasında devriyle birlikte anılan, hatta özdeşleşen müstesnā şairlerdendir. Çağdaşları arasında Nedîm ile aynı çevrede bulunan ve devrin havasını onunla birlikte soluyan birçok şair olmasına rağmen, devrinin ruhunu onun kadar eserine yansıtmayı başarabilen olmamıştır. Onun şiirlerinde İstanbul, İstanbul Boğazı, köşkler, saraylar, çeşmeler gibi çeşitli mimarī yapılar, eğlenceler vs. başarılı bir biçimde resmedilmiştir. Eser, manzum olmasına rağmen, anlatımdaki canlılık ve zenginlik, dönem dilinin eserdeki yansımalarını ses ve şekil bilgisi bakımından incelememizi kolaylaştırmıştır. Çalışmamız sonucunda elde ettiğimiz veriler, eserin dilinin dönemin dil özellikleri ile büyük oranda uyumlu olduğunu göstermiştir. Anahtar Kelimeler: 18. Yüzyıl Osmanlı Türkçesi, Mahallîleşme, Lāle Devri, Nedîm.

18. yüzyılDivan edebiyatıEdebiyat+4
Yelda Yeşildal Eraydın
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Orhan Pamuk'un Cevdet Bey ve Oğulları ile Masumiyet Müzesi romanlarında söz varlığı

Orhan Pamuk'un ilk romanı Cevdet Bey ve Oğulları ile son romanı Masumiyet Müzesi'nin söz varlığının ortaya çıkarılması amacıyla yapılan bu çalışma; Giriş, inceleme bölümleri ve Sonuç kısmından oluşmaktadır. Giriş kısmında Orhan Pamuk'un hayatı, edebî kişiliği ve eserlerine değinilmiştir. Birinci Bölüm'de romanların söz varlığında yer alan kelimeler tür, anlam ve köken gibi çeşitli başlıklar altında incelenmiştir. İkinci Bölüm, romanların söz varlığı unsurlarının karşılaştırmasını içermektedir. Söz varlığında yer alan kelimelerin kullanım sıklığına yer verilen kısım Üçüncü Bölüm'dür. Romanların söz varlığı ile ilgili yapılan çıkarımlar ise Sonuç kısmında sıralanmıştır. Çalışmanın sonuna romanlarda yer alan kelimelerden oluşan sözlükler eklenmiştir. İlk romanı ile son romanı arasında kelime türlerini kullanma açısından gelişme kaydeden Orhan Pamuk'un, söz varlığını zenginleştirdiği tespit edilmiştir. Yazarın romanlarında Türkçe kökenli kelime kullanım oranının yüksek olduğu; deyim, ikileme, ilişki söz, doldurma söz, atasözü vb. söz varlığı unsurlarından yararlandığı belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Orhan Pamuk, Cevdet Bey ve Oğulları, Masumiyet Müzesi, dil, söz varlığı.

Cevdet Bey ve OğullarıMasumiyet MüzesiPamuk, Orhan+2
Nilüfer Yıldırım
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Töre bitigi (İnceleme-metin)

Türk tarihi içerisinde çok önemli bir konuma sahip olan Kıpçaklar, batıya doğru göçler sonucunda üç kola ayrılmışlardır. Bu kollardan biri Karadeniz'in kuzeyinden Doğu Avrupa'ya doğru göç eden ve Deşt-i Kıpçak diye adlandırılan bölgeye adını veren aynı zamanda adı geçen bölgede yüzyıllarca etkin olan Kıpçaklardır. Bu Kıpçak grubunun bir kısmı göç yolları üzerindeki Ermenilerle yakın ilişkiler kurmuş ve Gregoryanlık mezhebini kabul etmişlerdir. Gregoryanlık mezhebini kabul eden Kıpçakların, Gregoryanlık mezhebinin alfabesi olan Ermeni alfabesiyle yazıya geçirdikleri eserler olmuştur. Bu çalışmamızda Gregoryan Kıpçak Türkçesiyle yazılan Töre Bitigi eserinin Avusturya nüshasının ses ve şekil bilgisini inceledik. Eserden hareketle Gregoryan Kıpçak Türkçesinin ses ve şekil bilgisi özelliklerini gözler önüne sermeye çalıştık. Ayrıca çalışmamızın giriş bölümünde alanın adlandırmasında yaşanan sorunlar üzerine görüşlerimizi belirttik. Anahtar Kelimeler: Kıpçaklar, Gregoryan Kıpçak Türkçesi, Töre Bitigi, Ses Bilgisi, Şekil Bilgisi

DilbilgisiDilbilimGregorian+6
Ersin Akbulut
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Klasik Türk şiirinde nefs

Tasavvuf düşüncesinin özünü teşkil eden temel kavramlardan biri olan nefs, Kuran'da üç yüze yakın yerde geçmektedir. Yaratılış gayesi, Allah'a ulaşmak olan insanın hedefinin önündeki en büyük engel, nefs olarak kabul edilir. Kuran'da, hadislerde ve çeşitli dinî kaynaklarda nefs, daima menfi bir unsur olarak karşımıza çıkmaktadır. Tasavvuf inancında tezkiye edilmemiş nefs, bütün kötülüklerin kaynağı, insanın en çetin düşmanı olarak telakki edilir. Kavram olarak geniş bir anlam yelpazesine sahip olan nefs, divan edebiyatında şairler ve nasirler tarafından üzerinde durulmuş, manzumelerde çokça işlenmiş bir kavramdır. Bu çalışmada; nefse dair bazı hususlar ifade edildikten sonra divan şiirinde nefsin nasıl ele alındığı izah edilmeye çalışılmıştır. Çalışmada 13. asırdan 19. asra kadar yazılmış olan toplam 223 divan ve mesnevi taranmıştır. Çalışmanın kapsamlı olabilmesi için her tabakadan şairler, bu çalışmaya dâhil edilmiştir. Şairlere ait eserlerin taranması sonucu elde edilen beyit ve bendlerden hareketle; nefsin yapısı, özellikleri, sıfatları, mahiyeti, mertebeleri, kuvveleri, akıl-kalp ve ruh ile olan ilişkileri, dinî yapılarla kullanımı, tarihi-mitolojik şahıs ve hayvanlara teşbihi, bu teşbihlerin arka planlarında yatan nedenler toplam 4 bölüm halinde izah edilmiştir. 5. bölümde nefsi tanıtmakla yetinmeyen şairlerin, onu hangi metotlarla tezkiye ve tasfiye ettikleri ortaya konulmuştur. 6. bölümde ise toplam 143 şairin eserlerinden hareketle şairlerin nefs hakkındaki bireysel düşünceleri yüzyıllara göre tasnif edilerek özetle verilmiştir. Böylece divan şairlerinin nefs hakkındaki düşünceleri, tespitleri ilk defa toplu bir şekilde ortaya konulmuştur. Anahtar Kelimeler: Klasik Türk Edebiyatı, Nefs, Divan, Mesnevi, Tasavvuf.

Klasik Türk edebiyatıKlasik edebiyatMesnevi+5
İlyas Kayaokay
Fırat University
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Tarihî Türk lehçelerinde ünsüzler

Türkçe, tarihî gelişimi içerisinde, çeşitli dil içi ve dil dışı etkiler altında ses, şekil ve cümle yapısı bakımından değişikliklere uğrayarak günümüze kadar ulaşmıştır. Dillerde en kolay değişen yapılar, ses sistemleridir. Türkçenin ses sistemi de tarihî süreçte birçok değişikliğe uğramıştır. Bu süreçte Türk dilinin ünlü varlığı, özellikle uzun ünlülerin zamanla kullanımdan kalkmasıyla, gittikçe fakirleşirken ünsüz varlığı ise gerek dil içi sebeplerle özellikle de dil dışı sebeplerle zenginleşen bir çizgide günümüze ulaşmıştır. Bu zenginleşme, bazen temel fonemlerin değişken seslerinin kullanılması olarak ortaya çıkarken bazen de karşılaşılan yeni dil, kültür ve medeniyet ortamlarından kaynaklanan yeni ünsüz seslerin kullanılmasıyla meydana gelmektedir. Tez çalışmamızda, genel olarak Tarihî Türk Lehçeleri başlığı altında toplanan; Köktürkçe, Eski Uygur Türkçesi, Karahanlı Türkçesi, Harezm Türkçesi, Kıpçak Türkçesi, Çağatay Türkçesi ve Eski Oğuz Türkçesi dönemlerindeki ünsüz değişmeleri ve gelişmeleri incelenmiştir. Çalışmamız iki ana bölüm, Birinci Bölüm (Giriş) ve İkinci Bölüm (Tarihî Türk Lehçelerinde Ünsüzlerle İlgili Ses Değişmeleri) ile Sonuç ve Kaynakça bölümlerinden oluşmaktadır. Birinci Bölüm'de (Giriş), önce Tarihî Türk Lehçeleri'yle ilgili bilgiler verilmiştir. Sonra ses kavramı ve özellikle de ünsüz ses kavramı bütün ayrıntısıyla verilmeye çalışılmıştır. Bu bağlamda dünya dillerinde kullanılan ünsüzler de tanıtılmıştır. Bunun ardından ise Türk dilinin ünsüz sisteminin tarihî gelişimi ve Tarihî Türk Lehçelerinin ünsüz varlığı tanıtılmıştır. Bu bölümün son kısmında ise dillerde görülen ses değişmelerinin sebepleri üzerinde durulmuştur. Tezimizin İkinci Bölüm'ü Tarihî Türk Lehçelerinde görülen ses olaylarına ayrılmıştır. Tezin ana konusunu oluşturan bu bölümde, Tarihî Türk Lehçelerinde ünsüzlerde yaygın olarak görülen "sedalılaşma, ünsüz ikizleşmesi, ünsüz türemesi, ünsüz benzeşmesi, ünsüz düşmesi ve yer değiştirme" olayları, tanım, sebep ve örnekleriyle verilmiştir. Tezin sonuç bölümünde ise elde edilen verilerle ilgili hükümler maddeler halinde verilmiştir. Tezimizin Kaynakça kısmında tezin hazırlanışı sırasında faydalanılan eserler ve makaleler verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Tarihî Türk Lehçeleri, ünsüz, ünsüz değişmeleri,sedalılaşma, ünsüz türemesi, ünsüz ikizleşmesi, ünsüz benzeşmesi, ünsüz düşmesi, yer değiştirme.

Dil bilgisiDil bilgisi-ünsüzlerDil bilim+3
Yılmaz İnce
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Çağdaş Türk lehçelerinde Rusçadan yapılan kavram ve gramer çevirileri

Türkistan, Rus istilasına uğradıktan sonra yönetenin yönetilene etkisi her alanda ve her dönemde belirgin bir şekilde kendisini hissettirmiştir. Ancak en büyük etki dil alanında olmuş ve bölgede iki dilli bir toplum yaratılmıştır. Türkistan?da Rusçanın uzun yıllar yazı dili olarak her alanda etkili bir şekilde kullanılması, çağdaş Türk lehçelerine Rusça unsurların girmesine neden olmuştur. Bu unsurlar arasında çağdaş Türk lehçelerinde Rusçadan alıntı sözcük ve terimler sıkça karşımıza çıkmaktadır. Bu tür alıntılar belirgin bir şekilde tespit edilebilmektedir. Fakat alıntı sözcüklerin ötesinde çok belirgin olmayan Rusçadan alıntı unsurlar da bulunmaktadır. Bu tür alıntı unsurlar, Türkçe kelimelerle ama Türkçe yerine Rusçanın dilsel dünya görüşüne, dil mantığına uygun anlatımlardır. Kavram ve gramer çevirisi adını verdiğimiz bu unsurlar, Türkçenin genel yapısı içerisindeki kavram ve gramer yapısına zarar vermektedir. Kavram ve gramer çevirileri, ek, sözcük ve söz dizimi ile ilgili olarak gerçekleşmektedir. Ek ve sözcükte anlam, söz diziminde ise yapı çevrilmektedir. Bu çalışmada önce dil ilişkileri üzerinde durulmakta, ardından da çağdaş Türk lehçelerinde Rusçadan yapıldığını tespit ettiğimiz kavram ve gramer çevirileri dil bilgisi ve konularına göre sınıflandırılarak incelenmektedir. Anahtar Kelimeler: Çağdaş Türk Lehçeleri, Rusça, Kavram ve Gramer Çevirisi

Mehmet Özeren
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
10
DoctorateOpen AccessTR

Gaziantep ili yer adları üzerine bir inceleme

Yeryüzünde var olan canlı-cansız her şey, bir adla belirtilir ve kendisine verilen bu adla diğerlerinden farklılaştırılır. O halde bir ada, tanımlamaya sahip olmayan bireyin, nesnenin ya da durumun olmadığını söylemek mümkündür. Adların gramatik açıdan taşıdığı bu önemle birlikte sosyolojik bakımdan da irdelendiğinde geri planında ortak kültürel bir belleği bünyesinde barındıran sembolik göstergeler olduğu görülecektir. Her türlü varlığın, nesnenin kimliğini somutlaştıran bu göstergeler içerisinde oldukça büyük önem arz edeni ise yer adlarıdır. Yer adları, basit birer coğrafik tanımlamanın çok ötesinde; yaşanılan toprak parçasının bir millete vatan oluşunun tapu senedidir. Yaklaşık dokuz asırdır Anadolu'nun her karışını yurt tutan Türkler, bu toprakların dağına, tepesine, ovasına, yaylasına, kültürlerini ve düşünce dünyalarını şifreleyen manalı adlar vermişlerdir. Bu adların irdelenmesiyle hem bu kültür somutlaştırılabileceği gibi hem de Türk dilinin tarihi gelişimi hakkında da bilgilere ulaşmak mümkün olacaktır. Bu çalışmada, Gaziantep ili yer adlarını oluşturan yaklaşık 8.000 civarında ilçe, köy, kasaba, dere, tepe, dağ vb. yer adı, yapı, köken ve anlam bakımından incelenmiştir. Neticede Türk dilinin tarihsel gelişimi ile Türk ad verme felsefesine ait ipuçlarına ulaşılmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Gaziantep, ad bilimi, yer adları, su adları, dağ adları

AdlarGaziantepYer adları
Gülşah Parlak Kalkan
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
10
Master'sOpen AccessTR

Çağdaş Türk lehçelerinde şekil bilgisi ortaklıkları

Bu çalışmada günümüzde bağımsız ya da yarı bağımsız topraklarda yazı dili olarak kullanılan dört lehçe grubundan (Oğuz, Karluk, Kıpçak ve Kuzey-doğu lehçeleri) on sekiz Türk lehçesinin yapım ve çekim ekleri incelenmiştir. Lehçelerin benzer ve farklı özellikleri ortaya konularak birbirleriyle olan ilişkileri üzerinde durulmuştur. Eklerin kökenleri de ele alınarak bu eklerin birbirinden tamamen farklı ekler mi olduğu yoksa görünen farklılığın yalnızca fonetik bir varyant mı olduğu ortaya konulmaya çalışılmıştır.

BiçimbilimDil bilgisi-eklerDil bilgisi-yapım ekleri+2
Bilgit Sağlam
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Kırgız Türkçesi'nde ünsüzler ve ünsüz olayları

Kırgız Türkçesinde Ünsüzler ve Ünsüz Olayları adlı çalışma; giriş, ünlü ve ünsüzler, ünsüz özellikleri, ünsüz olayları olmak üzere dört kısımdan oluşmaktadır. Giriş bölümünde Kırgız adı, Kırgız Türklerinin tarihi, edebiyatı ve Kırgız Türkçesi hakkında bilgi verilmiştir. Birinci bölümde ses, ünlü, ünsüz, ünlü-ünsüz farkı ve ünsüzlerin sınıflandırılması üzerinde durulmuştur. İkinci bölümde Kırgız Türkçesindeki ünsüzlerin tanımlanması yapılmıştır. Daha sonra her ünsüzün Türkçe sözcüklerdeki görünümü ve özellikleri, alıntı sözcüklerdeki görünümü ve özellikleri sözcüğün başında, ortasında, sonunda ayrı ayrı incelenmiştir. Üçüncü bölümde ise Türkçe ve alıntı sözcüklerde başta, ortada ve sonda tespit edilen ünsüz olayları üzerinde durulmuştur.

Mehmet Özeren
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
DoctorateOpen AccessTR

Çağdaş Türk lehçelerinde ünlüler

Dilin temeli sese dayanmaktadır; çünkü dil, yüzeysel yapıda öncelikle sesle var olabilen canlı bir varlıktır. Bu canlı varlık zaman içinde farklı nedenlere bağlı olarak ses, şekil, söz dizimi ve söz varlığı yönünden bazı değişmeler ve gelişmeler yaşar. Türkçe de hem kendi gelişim çizgisi sürecinde ortaya çıkan iç etkenlerden hem de coğrafya değişikliği, din değişikliği, alfabe değişikliği gibi dil dışı etkenlerden dolayı, söz varlığında, ses bilgisinde ve az da olsa gramer ve cümle yapısında bazı değişmelere uğramıştır. Tarihî süreç içerisindeki bu değişmeler ve gelişmeler göz önüne alındığında dil içi ve dil dışı etkenlerden en fazla etkilenen unsur Türkçenin sesleri ve ses sistemi olmuştur.Dilde meydana gelen ses bilgisel değişme ve gelişmelerin tespit edilmesi büyük bir önem arz etmektedir. Çünkü bir dilin seslerinin niteliği ve niceliği bakımından tanımlanmasının, tarihî süreç içerisinde o dilin seslerinde meydana gelen değişmelerin ve ses olaylarının ortaya konularak ses ortaklıklarının ve farklılıklarının belirlenmesinin o dilin gelişmesine ve yayılmasına olumlu yönde etkileri vardır. Bu yönüyle Türkçede meydana gelen ses bilgisel değişmelerin ve gelişmelerin doğru bir şekilde ortaya konulması, Türkçenin eski devirleriyle günümüz Türkçesi arasındaki benzerliklerin ve farklılıkların tespit edilmesinde, günümüzde farklı yazı dilleri hâlinde gelişmekte olan Türkçenin ortak bir ses ve yazı birlikteliğine ulaşmasında ve Türkçenin ses sisteminin nasıl bir yapıya sahip olduğunun belirlenmesinde etkin rol oynayarak Türkçenin gelişmesine olumlu yönde katkı sağlayacaktır.Türkçede meydana gelen ses bilgisel değişmelerin ve gelişmelerin ortaya konulması maksadıyla yapılan bu çalışma, sadece ünlülerle sınırlandırılmış olup, Türkçenin çağdaş lehçelerindeki ünlülerini ve bu ünlülerde görülen ses olaylarını konu edinmektedir.Çağdaş Türk lehçelerindeki ünlülerin görünümleri, ses özellikleri ve ses olayları bakımından karşılaştırılmalı olarak incelenmesinin hedeflendiği bu çalışmada ünlüler açısından lehçelerin ve lehçe gruplarının birbiriyle olan yakınlıkları, kendi aralarındaki ses bilgisel bağları veya farklılıkları ortaya konulmaya çalışılmıştır.Bu çalışma üç bölüm halinde tasarlanmıştır. Bu bölümler sırasıyla Giriş, Türk Dili ve Lehçeleri, Ünlü Kavramı ve Türk Dilinin Ünlüleri, Çağdaş Türk Lehçelerindeki Ünlülerin Nitelikleri başlıklarından oluşan Birinci Bölüm; Ünlülerin Ses Bilgisi Görünümleri ve Ünlülerle İlgili Ses Olaylarının yer aldığı İkinci Bölüm ile bu bölümlerden elde edilen bulgularla ilgili çıkarımların yer aldığı Sonuç başlığını taşıyan Üçüncü Bölümdür. Bu bölümlerden sonra ise eserde kullanılan kaynakların gösterildiği Kaynaklar kısmı yer almaktadır.Anahtar Sözcükler: Çağdaş Türk lehçeleri, ünlüler, ses olayları.

AğızlarDilbilgisiSes bilim+3
Süleyman Kaan Yalçın
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
DoctorateOpen AccessTR

Tarihî Türk lehçelerinde ünlüler

Çalışmamızda, Türk dilinin ilk yazılı belgelerinin bulunduğu Köktürkçe döneminden itibaren, sırasıyla Uygur Türkçesi, Karahanlı Türkçesi, Harezm Türkçesi, Kıpçak Türkçesi, Çağatay Türkçesi ve Eski Türkiye Türkçesi dönemlerindeki ünlüler ve bu ünlüler ile ilgili ses olayları ele alınmıştır.Çalışmamız, Giriş, Tarihî Türk Lehçelerinde Uzun Ünlüler ve Uzun Ünlülerle İlgili Ses Olayları, Tarihî Türk Lehçelerinde Normal Süreli Ünlüler ve Normal Süreli Ünlülerle İlgili Ses Olayları, Tarihî Türk Lehçelerinde Ünlü Uyumları, Sonuç ve Kaynakça bölümlerinden oluşmaktadır.Giriş bölümünde, önce çalışmamızın inceleme alanına giren tarihî lehçelerle ilgili genel bilgiler verilmiştir. Daha sonra, sesin fizyolojisinden ve gramer unsuru olarak sesten bahsedilmiştir. Ardından ünlü kavramı, dünya dillerinde ve Türkçede ünlüler, ünlülerin özellikleri ve türleri hakkında bilgiler aktarılmıştır.Tarihî Türk Lehçelerinde Uzun Ünlüler ve Uzun Ünlülerle İlgili Ses Olayları bölümünde, Ana Türkçede varlığı tasarlanan uzun ünlüler esas alınarak, tarihî Türk lehçelerinde korunan uzun ünlüler, kısalan uzun ünlüler gösterilmiştir. Uzun ünlülere bağlı olarak oluşmuş ses olayları ile uzun ünlülerde görülen ses olayları ayrı başlıklar altında açıklanmıştır. Bölümün sonunda, elde edilen sonuçlar istatistiksel olarak verilmiştir.Tarihî Türk Lehçelerinde Normal Süreli Ünlüler ve Normal Süreli Ünlülerle İlgili Ses Olayları bölümünde, Ana Türkçe ve Eski Türkçe dönemlerindeki normal süreli ünlüler diğer tarihî Türk lehçelerindeki ünlülerle karşılaştırılmıştır. Bu karşılaştırma neticesinde, ünlülerin gelişim süreçleri ve ünlülerde görülen ses olayları değerlendirilmiştir.Tarihî Türk Lehçelerinde Ünlü Uyumları bölümünde, ünlü uyumları kalınlık-incelik (damak) ve düzlük- yuvarlaklık (dudak) uyumu başlıkları altında incelenmiş, uyuma giren veya girmeyen kelimeler, ekler tespit edilmeye çalışılmıştırSonuç bölümünde, çalışmamızda vardığımız sonuçlar maddeler halinde verilmiştir.Kaynakça bölümünde ise, çalışmamız boyunca yararlandığımız kaynaklar yer almıştır.

AğızlarDilbilgisiSes bilim+2
Fatih Özek
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de diller

Türkiye, çeşitli dönemlerde Türklerin hâkimiyet kurdukları coğrafya ve ülkelere verilen bir addır. Günümüzde Türkiye Cumhuriyeti devletinin adıdır. Türkiye'de çeşitli etnik gruplar ve diller mevcuttur. Bu diller ve etnik gruplarla ilgili bir çok araştırmada değişik sayıda etnik grup tespit edilmiştir. Bu araştırmada etnik grup tespiti için esas alınan ölçütler ?soy, dil ve inanç? üçlüsü olmuştur. Buna göre Türkiye'de tespit edilen belli başlı etnik gruplar şunlardır: Araplar, Arnavutlar, Boşnaklar, Ermeniler, Çerkezler, Gürcüler, Hemşinliler, Kürtler, Lazlar, Pomaklar, Romanlar, Süryaniler, Yahudiler, Zazalar. Türkler bir etnik grup değil, siyasi ve hukuki boyutu da olan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının ortak kimliği olarak değerlendirilmiştir.Türkiye'de yaşayan dilleri, resmi dil/devlet dili, yerel diller ve azınlık dilleri biçiminde sınıflandırmak mümkündür. Bu diller dışında, bir de Türkiye'de yaşayan değişik milletlere mensup insanların ana dilleri vardır. Ancak bu diller ?misafir dil? konumundadır. Türkçe ile birlikte Türkiye'de ana dil olarak konuşulan belli başlı diller şunlardır. Türkçe, Arapça, Arnavutça, Boşnakça, Ermenice, Çerkezce, Gürcüce, Hemşince, Kürtçe, Lazca, Pomakça, Romanca, Rumca, Süryanice, Yahudice, Zazaca. 1965 yılı genel nüfus sayımı verilerine göre Türkiye'de yaşayan insanların %90'ının ana dil Türkçe'dir. Bu çalışmada Türkiye'deki bütün dillerin konuşulma oranları ve haritaları verilmiştir.Anahtar Kelimeler: Türkiye, etnisite, etnik grup, Türkiye'de etnik gruplar, dil, diller, Türkiye'de diller, 1965 Genel Nüfus Sayımı, dil haritaları.

DilDil gruplarıEtnik azınlık+5
Berna Yüksel
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Çankırı ili ve yöresi ağızları

Bu çalışmada, Çankırı ili ve yöresinde konuşulan ağzın özellikleri ses bilgisi ve şekil bilgisi açısından belirlenmiş, ölçünlü dilden farklılık gösteren unsurları tespit edilmiştir.Çalışmamız, ?Giriş?, ?Dil İncelemesi?, ?Metinler?, ?Sonuç? ve ?Sözlük? bölümlerinden oluşmaktadır. ?Giriş? bölümünde, Çankırı'nın tarihi ve etnik yapısı ile ilgili bilgiler verilmiştir. ?Dil İncelemesi? bölümünde, derlenip yazıya aktarılan metinler ışığında Çankırı ili ve yöresi ağızlarının ses ve şekil bilgisi özellikleri tespit edilmiştir. ?Metinler? bölümünde, çalışma konusuna kaynak oluşturabilecek nitelik arz eden 129 metin, çeviri yazı işaretleri kullanılarak yazıya aktarılmıştır. ?Sonuç? bölümünde, Çankırı ili ve yöresi ağzının özellikleri ilgili genel bir değerlendirme yapılmıştır. ?Sözlük? bölümünde ise ağız yöresine ait bir sözlük oluşturulmuştur.Yaptığımız çalışma neticesinde Çankırı ili ve yöresi ağızları, bazı ses ve şekil bilgisi farklılıklarından dolayı iki ağız bölgesine ayrılmıştır. Bu iki ağız bölgesi haricinde şimdiki zaman çekimindeki farklılık dolayısıyla iki de ağız adacığı tespit edilmiştir.Yörenin genelinde görülen ve Çankırı ili ve yöresi ağızlarının karakteristik özellikleri olarak öne çıkan unsurlar şunlardır: Yörede birincil (aslî) uzunluklar varlıklarını devam ettirmektedirler; hece kaynaşması ve ünsüz düşmesi ile oluşmuş ikincil ünlü uzunlukları da oldukça boldur; kapalı e (¹) ünlüsü, yöremizde işlek olarak kullanılmaktadır; yörede art damakta boğumlanan ¢ ve ¤ ünsüzleri ile yarı-kalın ó ve ú ünlüleri karakteristik seslerdir; ñ sesi yöremizde kelime ve eklerde varlığını korumaktadır; yörede % ile ? 'nin boğumlanma yerlerini gırtlağa çekmesiyle süreksiz gırtlak ünsüzleri > ve & duyulmaktadır; özellikle bünyesinde y ünsüzü bulunan kelimelerde dil benzeşmesi, incelme yönünde bozulmaktadır; Eski Türkiye Türkçesinin sürekli yuvarlak ünlüyle kullanılan ekleri, yöremizde varlığını devam ettirmekte ve bu durum düzlük-yuvarlaklık uyumunun sıklıkla bozulmasına sebep olmaktadır; tonlulaşma ve sızıcılaşma yörede kurallı olarak karşımıza çıkmaktadır; ünsüz benzeşmelerinden -nn- < -nl- ve -rr- < -rl- benzeşmeleri yoğun olarak görülmektedir; vasıta hâli eki, ek yığılması ve gerileyici ünsüz benzeşmesiyle ortaya çıkan +ınan, +inen, +unan, +ünen ve +nan, +nen `dir; şimdiki zaman çekiminde kullanılan genel ek -yo `dur; gelecek zaman çekiminin I. teklik ve çokluk ile II. teklik ve çokluk şahıs çekimlerinde hece kaynaşması görülmektedir; I. teklik şahıs çekimlerinde -n, -ın, -in, -un, -ün ekleri kullanılmaktadır.

AğızlarBiçimbilimSes bilgisi+2
Özkan Aydoğdu
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye Türkçesi ağızlarında şimdiki zaman kavramı ve ekleri

Konuşma dili, yani bir başka ifadeyle ağız, yazı dilinden farklı olarak bir kurala bağlanmadığı ve belli bir çizgiye oturtulmadığı için kişinden kişiye ve yöreden yöreye çeşitlilik göstermektedir. Çalışmada ele alınan Türkiye Türkçesi ağızlarında şimdiki zaman eklerinin belirlenmesi, ortak dil ve konuşma dilinin karşılıklı ilişkisine büyük oranda yarar sağlayacaktır. Aynı zamanda çalışmaya konu olan ve Türkiye Türkçesi ağızlarında kullanılan şimdiki zaman eklerinin tespit edilmesi, özellikle morfolojik anlamda eklerin, kelimelerin işlevleri ve yapıları ile ilgili konuşma dilinden faydalanan yazı dilinin gelişmesine de büyük katkı sağlayacaktır. Türk yazı dilinin farklı dönemlerinde değişimler yaşandığı gibi, Anadolu ve Rumeli'de farklı bölgelere göç eden Oğuz boylarına ait ağızlar arasında da şimdiki zaman kavramını ifade etmek için kullanılan ekler ve sözcükler ile ilgili farklılıklar görülmektedir. Asıl şimdiki zaman eklerinden olan ve temeli yazı diline dayanan –(I)yor şimdiki zaman eki ünlü ve ünsüz seslerinde çeşitlilik göstererek karşımıza çıkmaktadır. Asıl işlevi şimdiki zamanı ifade etmek olan bu ek, asıl işlevi dışında başka zaman dilimlerini ifade etmek için kullanıldığıda görülmektedir. –yor'un yüklem olduğu cümlede –sA zarf-fiili ile kurulmuş cümle bulunuyorsa yüklemin ifade ettiği zaman dilimi zaman gelecek zamanı belirtmektedir. Diyarbakır Çüngüş, Erzincan Refahiye Artvin Ardanuç, Bingöl Karlıova, Gümüşhane, Tunceli Pertek ağızlarında –yor ekinden farklı olarak Türkmen Türkçesindeki yeer/ -yee şimdiki zaman ekiyle aynı işleve sahip bağımsız bir ek olan –yer eki kullanılmaktadır. Türkiye Türkçesi ağızlarında eklerde olduğu gibi kelimlerde de farklılıklar olduğu görülmektedir. Türkiye Türkçesi ağızlarında şimdi zaman zarfı yazı dilinden farklı olarak, şindi, şincik, şimdik, şındi, şumdi, şini, indi gibi şekillerde karşımıza çıkmaktadır. Anahtar Kelimeler: Yazı Dili, Konuşma Dili, Ağız, Türkiye Türkçesi Ağızları, Şimdiki Zaman Kavramı, Şimdiki Zaman Ekleri.

İlbilge Çerçi
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Ermeni harfli Kıpçak Türkçesi grameri

Bu çalışmada Ermeni Harfli Kıpçak Türkçesi dediğimiz 16 ve 17. yüzyıllarda Karadeniz'in kuzeyinde yaşayan Gregoryan Kıpçaklar tarafından Ermeni alfabesi kullanılarak meydana getirilen farklı türdeki eserlerin dil özellikleri ortaya konulmaktadır. Tarihî Kıpçak Türkçesi dönemi içerisinde yer alan Memlûk Kıpçak Türkçesi ve Codex Cumanicus'un da dil bilgisi özellikleri çalışma içerisinde verilerek Ermeni Harfli Kıpçak Türkçesi metinleriyle karşılaştırma imkânı sağlanmaktadır. Dolayısıyla Kıpçak Türkçesi ile ilgili yapılacak olan araştırmalara katkı sunmak amaçlanmıştır. Çalışma üç bölüme ayrılmıştır. Birinci bölümde Kıpçaklar, Gregoryan Kıpçakları tarihî, Ermeni Harfli Kıpçak Türkçesi eserleri, Memlûk Kıpçakları tarihî, Memlûk Kıpçak Türkçesi eserleri ve Codex Cumanicus ile ilgili bilgiler verilmiştir. Daha sonra, metinlerden elde edilen gramer bilgileri iki ana bölümde ayrıntılı olarak incelenmiştir. İkinci bölüm ses bilgisi başlığını taşımaktadır. Bu bölümde Ermeni Harfli Kıpçak Türkçesi, Memlûk Kıpçak Türkçesi ve Codex Cumanicus'un ses özelliklerine bağlı olarak sözcüklerde görülen ses değişimleri ve diğer ses olayları incelenmiştir. Üçüncü bölümde ise Ermeni Harfli Kıpçak Türkçesi metinleri, Memlûk Kıpçak Türkçesi metinleri ve Codex Cumanicus şekil bilgisi açısından incelenmiştir. Üçüncü bölümde kelime yapımı, çekimi ve sözcük türleri üzerinde durulmuştur. Anahtar Sözcükler: Kıpçaklar, Ermeni Harfli Kıpçak Türkçesi, Memlûk Kıpçak Türkçesi, Codex Cumanicus.

Ersin Akbulut
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00

Other supervisors