Theses supervised by Prof. Dr. Aydın Ünay
21 theses · Aydın Adnan Menderes University
Mutasyon ıslahı yoluyla pamukta (Gossypium hirsutum L.) herbisitlere toleranslı genotip geliştirebilme olanaklarının değerlendirilmesi
Bu çalışma, mutasyon yoluyla imidazolinone grubu herbisitlere toleranslı (IMI) pamuk (Gossypium hirsutum L.) genotiplerini elde etme olanaklarını değerlendirmek amacıyla yürütülmüştür. Gloria pamuk çeşidine ait tohumlar farklı gama ışını ve etilmetan sülfonat (EMS) ile ayrı ayrı muamele edildi. 2016 yılında Nazilli Pamuk Araştırma Enstitüsü uygulama alanında yetiştirilen 5-6 yapraklı dönemdeki M1 bitkilerine imazamox etken maddeli herbisit uygulanmıştır. Koza oluşturabilen bitkilerin M2 dölleri 2017 yılına aktarılmış ve tarımsal özellikleri yönünden karşılaştırılmıştır. Özellikle 200 ve 300 G dozlarında herbisitten etkilenmeyen bitkilerin yoğunlaştığı görülmüştür. Bu bitkilerin koza sayısı, koza ağırlığı, çırçır randımanı, lif uzunluğu, lif inceliği ve lif dayanıklılığı yönünden M1 bitkilerine göre daha üstün özellikle taşıdığı saptanmıştır. Sonuçta, mutasyon ıslahı ile IMI tolerant pamuk çeşitleri geliştirilebileceği ortaya konulmuştur.
Yerfıstığında (Arachis hypogea L.) mikoriza, demir ve çinko uygulamalarının verim ve tarımsal özellikler üzerine etkisi
Amaç: Yerfıstığında (Arachis Hypogea L.) arbusküler mikorizal fungus (AMF), demir ve çinko uygulamalarının verim ve tarımsal özellikler üzerine etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Materyal ve Yöntem: Glomus cinsi arbusküler mikorizal fungus kompleksi NC-7 yerfıstığı çeşidi tohumluklarına ekim öncesi inoküle edilmiştir. Çiçeklenme döneminde demir ve çinko içerikli iki farklı yaprak gübresi uygulanmıştır. Deneme 2020 yılı üretim sezonunda Osmaniye ili Çona köyünde çiftçi arazisinde, Bölünen Bölünmüş Parseller Deneme Desenine göre 4 tekerrürlü olarak yürütülmüştür. Bulgular: Çiçeklenme gün sayısı, meyve verimi, kabuk iç oranı, meyve dolum oranı ve hasat indeksi yönünden AMF uygulamaları arasındaki farklılığın önemli olduğu saptanmıştır. Ginofor oluşum gün süresi ve kabuklu meyve verimi yönünden AMF x Fe interaksiyonunun önemli olduğu bulunmuştur. Bitkide meyve sayısı, iç meyve sayısı oranı ve olgunlaşma gün süresi yönünden AMF, Fe ve Zn uygulamaları arasındaki farklılıklar önemli bulunmuştur. AMF x Fe interaksiyonu ve Zn uygulamaları arasındaki farklılıkların tek bitki verimi yönünden; AMF x Fe ve AMF x Zn interaksiyonlarının yüz tohum ağırlığı yönünden önemli olduğu saptanmıştır. AMF, Fe ve Zn kombinasyonunun kontrole göre meyve sayısını %85,0, tek bitki verimini %115,34, yüz tohum ağırlığını %12,31, kabuklu meyve verimi için % 65,80 ve meyve verimini %69,18 artırdığı belirlenmiştir. Ayrıca, çiçeklenme gün sayısı için %15,06, ginofor oluşum süresi için %9,16 ve olgunlaşma gün süresi için %10,0 erkencilik sağlanmıştır. Sonuç: Verimli bir yerfıstığı yetiştiriciliği için AMF, Fe ve Zn uygulamalarının kullanılmasının yararlı olacağı sonucuna varılmıştır.
Bazı melez pamuk (Gossypium hirsutum L.) populasyonlarında polen canlılığı ve özellikler arası ilişkilerin saptanması
Amaç: Pamukta verim ve kalite özellikleri için varyasyon ve kalıtım derecesinin tanımlanması, özellikler arası ilişkilerin saptanması ve yüksek sıcaklığa tolerans yönünden polen canlılığının belirlenmesi amaçlanmıştır. Materyal ve Yöntem: Gossypium hirsutum L. türüne ait 5 ana ve 2 baba anaç melezlenmiş ve F1'lerin kendilenmesi ile oluşturulan 10 farklı F2 melez kombinasyonundan oluşan populasyon elde edilmiştir. Anaçlar ile birlikte toplam 17 genotip döl sıraları şeklinde ekilmiştir. Her parselden tesadüfi elde edilen 50 bitkide verim, verim bileşenleri ve lif kalite özelliklerine ilişkin değişim aralıkları, varyasyon katsayısı ve geniş anlamda kalıtım derecesi saptanmıştır. Özellikler arası ilişkileri belirlemek için basit korelasyon katsayıları ve path analizi kullanılmıştır. Genotiplere ilişkin çiçek tozlarında önce 40 °C'de yüksek sıcaklık stresi uygulanmış ve tetrazolium testi ile polen canlılıkları görüntülenmiştir. Bulgular: Bitki boyu, taraklanma, çiçeklenme ve koza açma gün sayısı, çırçır randımanı ve lif dayanıklılığı için varyasyon katsayısının 10'un altında; lif inceliği için 10 - 20 arasında buna karşın koza ağırlığı, koza sayısı, tek bitki verimi ve lif uzunluğu için 20'nin üzerinde olduğu bulunmuştur. Geniş anlamda kalıtım derecesinin bitki boyu, koza sayısı, koza ağırlığı, çırçır randımanı, lif uzunluğu, lif inceliği ve lif dayanıklılığı için yüksek olduğu görülmüştür. Tek bitki verimi üzerine en önemli doğrudan etkiyi yapan özelliklerin koza sayısı, koza ağırlığı, koza açma gün sayısı ve bitki boyu olduğu saptanmıştır. Sonuç: ST-468 x AGC-208 F2 melez kombinasyonunun verim ve lif kalite özellikleri yönünden iyi performans gösterdiği, tek bitki seçimi için yeterli uç değerler taşıdığı ve yüksek sıcaklıkta polen canlılığı yönünden en ümitvar genotip olduğu sonucuna varılmıştır.
Ege bölgesi ekmeklik buğdaylarında kurağa dayanıklılık özelliklerinin saptanması
Ege bölgesi koşullarında özellikle tane dolumu döneminde meydana gelen kuraklıklar verimde büyük ölçüde düşüşlere neden olmaktadır. Bu amaçla, Golia 99, Basribey 95, Cumhuriyet 75, Sagittario, Pamukova 97 ve Negev ekmeklik buğday çeşitlerinin kuraklığa toleransları değerlendirilmiştir. Çalışma, 2007-2008 ve 2008-2009 yıllarında sulu ve susuz koşullarda tarla denemeleri, saksı denemeleri ve çimlenme gözlemleri olmak üzere 3 aşamada yürütülmüştür.Tarla çalışmalarının ilk yılında, bitki boyu, metrekarede başak sayısı, başakta başakçık sayısı, yaprak kuruma oranı, başakta tane sayısı, tane verimi ve hasat indeksi yönünden; ikinci yılda ise; metrekarede başak sayısı, başaklanma gün süresi, başakta başakçık sayısı, tane dolum süresi, başakta tane sayısı, bin tane ağırlığı ve hasat indeksi yönünden uygulamalar x çeşit interaksiyonunun önemli olduğu saptanmıştır.İncelenen özellikler birlikte değerlendirildiğinde, susuz koşullara dayanıklılık yönünden tarla çalışmalarında bitki boyu, metrekarede başak sayısı, yaprakkuruma oranı ve bitki örtüsü sıcaklık değişiminin; saksı çalışmalarında PEG uygulamasında bayrak yaprağı duruş açısı, kardeşlenme öncesi NVDİ değeri ve sapa kalkma döneminde kök uzunluğunun; çimlenme çalışmalarında ise PEG uygulamasında koleoptil uzunluğunun dikkate alınması gerektiği sonucuna varılmıştır. Çeşitler karşılaştırıldığında ise Cumhuriyet 75, Negev ve Sagittario çeşitlerinin susuz koşullarda daha verimli olabileceği ve bu çeşitlerin kuraklığa dayanıklılığı amaçlayan ıslah çalışmalarında başarıyla kullanılabileceği söylenebilir.
Farklı pamuk genotipleri ile bunların F1 melez populasyonlarında verticilliuma karşı dayanıklılığın ve bazı tarımsal özelliklerin kalıtımının saptanması
Gossypium hirsutum L. türüne ait 5 ana ve 3 baba genotipin line x tester uyarınca melezlenmesi sonucu oluşan 15 melez populasyon verim, verim komponentleri, lif kalite özellikleri, koza içi verim kompenentleri ve Verticillium dahliae Kleb.'e dayanıklılığın genetik yapısı yönünden değerlendirilmiştir. İncelenen özellikler yönünden uygun anaçlar, ümitvar melezler ve heterotik etkiler incelenmiştir. Çalışma Nazilli Pamuk Araştırma Enstitüsünde hastalıkla bulaşık tarlada ve iklim odası koşullarında yürütülmüştür.Genel uyuşma yeteneği varyansının, özel uyuşma yeteneği varyansına oranına göre; hasta bitki oranı, tarla denemesi hastalık enfeksiyon şiddeti, çırçır randımanı, bitki boyu, tek koza kütlü ağırlığı, kozada tohum verimi, kozada lif verimi, kozada tohum sayısı, tohumda lif verimi, lif esnekliği, lif yeknesaklığı, lif iplik olabilirlik özellikleri yönünden eklemeli gen etkileri; iklim odası hastalık enfeksiyon şiddeti, pamuk kütlü verimi, lif verimi, erkencilik, bitkide koza sayısı, metrekarede tohum verimi, metrekarede lif verimi, metrekarede koza sayısı, yüz tohum ağırlığı, kozada çenet sayısı, çenette tohum sayısı, tohumda lif sayısı, tek lif ağırlığı, lif uzunluğu, lif inceliği, lif mukavemeti özellikleri yönünden eklemeli olmayan gen etkileri saptanmıştır.İncelenen özelliklerin tümü yönünden Nazilli 84, Carmen, Şahin 2000, DPL 5690 ve Acala Maxa uygun anaçlar olduğu bulunmuştur. Öte yandan incelenen özelliklerin çoğu yönünden Şahin 2000 x Carmen, Nazilli 84 x Carmen, Sg 125 x Acala Maxa, Şahin 2000 x Acala Maxa, Nazilli 84 x Fibermax 819 ve Şahin 2000 x Fibermax 819 kombinasyonlarının ümitvar melezler olduğu belirlenmiştir.
Bazı ekmeklik buğday (Triticum aestivum L.) çeşitlerinde büyüme analizine yönelik fizyolojik özelliklerin saptanması
Ege Bölgesi Aşağı Büyük Menderes Havzasında son yıllarda ekilmekte olan bazı buğday çeşitlerinin tarımsal özelliklerini ortaya koymak ve bazı büyüme parametrelerini incelemek amacıyla bu çalışma yürütülmüştür. Deneme, 2008-2009 yetiştirme yılında tesadüf blokları deneme desenine göre 4 tekrarlamalı olarak Adnan Menderes Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Tarla Bitkileri Araştırma ve Uygulama Alanında kurulmuştur. Denemede; Negev, Pamukova 97, Sagittario, Adana 99, Golia ve Meta 2002 olmak üzere 6 ekmeklik buğday çeşidi materyal olarak kullanılmıştır.Çalışmada; tane verimi, biyolojik verim, hasat indeksi, metrekaredeki başak sayısı, bitki boyu, başak boyu, başakta tane sayısı, başakta başakçık sayısı ve 1000 tane ağırlığı gibi tarımsal özellikler saptanmıştır. Ayrıca çalışmada farklı dönemlere ilişkin kuru madde, yaprak alanı indeksi (LAI), yaprak alanı oranı (LAR), bitki örtüsü sıcaklığı (CTD), normalleştirilmiş vejetatif değişim indeksi (NDVI) ve ortalama sararma hızı (SHort) gibi büyüme parametreleri değerlendirilmiştir.Başakta başakçık sayısı, başakta tane sayısı, başak boyu, bitki boyu ve biyolojik verim yönünden çeşitler arasında önemli farklılıklar olduğu saptanmıştır. En yüksek tane verimine sahip çeşitler olarak Adana 99, Pamukova 97 ve Sagittario belirlenmiştir. Kuru madde verimi için 116. günden itibaren her dönemde Golia ve Adana 99 çeşitlerinin önemli düzeyde en yüksek değerleri taşıdığı gözlenmiştir. Çeşitlerin maksimum yaprak alanı indeksi değerine 120.-130. günler arası dönemde ulaştığı ve Adana 99 ile Sagittario çeşitlerinin tüm dönemlerde en yüksek değerler taşıdığı belirlenmiştir.
Pamukta (Gossypium hirsutum L.) lif ve tohum özellikleri arasındaki ilişkilerin saptanması
Lif kalite özellikleri ile tohum kalite özellikleri arasındaki ilişkinin saptanması amacıyla yürütülen bu çalışmada, Fantom, GSN-12 ve Carmen pamuk çeşitlerine ait kozalar döllenme sonrası 30, 40, 50, 60, 70, 80, 90 ve 100 günlerde hasat edilmiştir. Elde edilen veriler ?Tesadüf Parsellerinde 2 Faktörlü Faktöriyel Deneme Deseninde? analizi yapılarak değerlendirilmiştir. İncelenen özelliklerin hasat zamanlarına göre çeşitler bazında regresyon analizleri incelenmiş ve tohum kalite özellikleri ile lif özellikleri ve yağ asidi oranları arasında korelasyon katsayıları saptanmıştır.Tek koza kütlü ağırlığı, çırçır randımanı, lif inceliği, lif uzunluğu, lif kopma dayanıklılığı, kısa lif indeksi, , lif olgunluk indeksi, lif uzunluk uyumu, elyaf yansıma değeri, elyaf sarılık değeri, elyaf yabancı madde sayısı, renk derecesi, elyaf nep sayısı, olgunlaşmamış lif oranı, yüz tohum ağırlığı, standart çimlenme oranı düşük sıcaklıkta çimlenme oranı, çimlenme gücü, serbest yağ asidi, linoleik asit, linolenik asit ve stearik asit oranlarının hasat zamanına göre değiştiği saptanmıştır. Koza hasat zamanı ile elyaf yansıma değeri, elyaf yabancı madde sayısı ve iplik olabilirlik indeksi değerlerinde arasında linear; diğer tüm özelliklerde ise 2.dereceden quadritik ilişki önemli bulunmuştur. Lif uzunluk uyumu, elyaf parlaklık değerleri, elyaf yabancı madde sayıları ve kısa elyaf içeriği dışındaki tüm elyaf ilişkileri ile tohum çimlenme değerleri arasındaki ilişkiler önemli bulunmuştur. Çalışmada kullanılan pamuk çeşitlerinde en yüksek lif ve tohum kalite değerleri ve serbest yağ asidi yönünden en uygun hasat zamanının koza açımını izleyen ilk 20 günlük süre olduğu ve standart çimlenme oranı ile lif kalite özellikleri arasındaki önemli ilişkinin aynı yıl veya aynı çeşit içerisindeki varyasyonlardan kaynaklandığı sonucuna varılmıştır.
Bazı pamuk melezlerinde (Gossypium hirsutum L. x Gossypium barbadense L.) verim, verim unsurları ve lif kalite özelliklerinin kalıtımının incelenmesi
Bu çalışma 2011-2012 yıllarında Nazilli Pamuk Araştırma İstasyonu Müdürlüğü tarlalarında ana ebeveyn olarak seçilen Gossypium hirsutum L. türüne ait Claudia, Candia, Şahin 2000, BA 308, Naz 07 ve Fantom genotipleri ile baba ebeveyn olarak seçilen Gossypium barbadense L. türüne ait Giza 45 ve Avesto çeşitleri kullanılarak line x tester yöntemine uygun olarak oluşturulan popülasyonda, lif teknolojik özellikleri, verim ve verim komponentlerine ilişkin kalıtım ve heterotik etkiler incelenmiştir.Çırçır randımanı ve bitki boyu özellikleri yönünden eklemeli gen etkisi; tek bitki verimi, koza sayısı, meyve dalı sayısı, lif mukavemeti, lif inceliği, kısa lif oranı, odun dalı sayısı, yüz tohum ağırlığı, tek koza kütlü pamuk ağırlığı, lif uzunluğu ve uniformite özellikleri yönünden ise eklemeli olmayan gen etkileri daha yüksek bulunmuştur.Lif uzunluğu ve lif kopma dayanıklılığı için tüm kombinasyonlarda, lif inceliği için sekiz kombinasyonda olumlu heterosis yüzdesi elde edilirken lif uzunluğu, lif inceliği ve lif kopma dayanıklılığı bakımından tüm kombinasyonlarda olumlu ve önemli kontrol çeşide üstünlük yüzdeleri elde edilmiştir. Melez popülasyonların bitki kütlü verimi ve lif kalite özellikleri birlikte değerlendirildiğinde, Claudia x Giza 45, Candia x Giza 45, Şahin 2000 x Giza 45, BA 308 x Avesto, Naz 07 x Giza 45 ve Fantom x Avesto melezlerinde uygulanacak kısmi bulk yöntemi ile kabul edilebilir verim potansiyeli ve iyileştirilmiş lif uzunluğuna sahip pamuk hatlarının geliştirilebileceği sonucuna varılmıştır.
Türler arası pamuk melezlerinin (G. Hirsutum L. X G. Barbadense L.) F1 ve F2 döl kuşaklarında erkencilik ve bazı tarımsal özelliklerin heterorik etkilerinin incelenmesi
Çalışmanın amacı, G.hirsutum L. x G.barbadense L. Türler Arası Pamuk Melezlerinin F1 ve F2 Döl Kuşaklarında Erkencilik ve Bazı Tarımsal Özelliklerin saptanmasıdır. Deneme, ADÜ Ziraat Fakültesi Araştırma ve Uygulama Tarlalarında yürütülecektir. Pamuk genotiplerinde incelenen özelliklere ilişkin heterotik etkiler, kontrol çeşide üstünlük ve kalıtım derecesi saptanacaktır. Verilerin değerlendirilmesi dışında ümitvar melez kombinasyonlar ileri döl kuşaklarına aktarılacaktır.
Bitki büyüme düzenleyicisi ve yaprak gübresi uygulamalarının pamukta erkencilik, verim ve lif kalitesi üzerine etkileri
Pamuk tarımında vejetatif ve generatif büyüme arasındaki dengeyi kurabilmek amacıyla hormon; özellikle olumsuz özelliklere sahip topraklarda yapraktan amino asit uygulaması yaygın olarak yapılmaktadır. Bu çalışmada nitrophenolate grubu Atonik hormonu ve L formunda amino asit içeriği olan STYM 25'in taraklanma başlangıcı ve çiçeklenme başlangıcı uygulama kombinasyonlarının Gloria pamuk çeşidinin verim ve kalite özellikleri üzerine etkisi incelenmiştir. Araştırmada 4 yinelemeli Tesadüf Blokları Deneme Deseni kullanılmıştır. Uygulamaların koza kütlü ağırlığı ve yüz tohum ağırlığı üzerine etkileri önemli bulunmuştur. Atonik ve STYM 25 kimyasallarının taraklanma başlangıcında olan uygulamaları ve her iki kimyasalın hem taraklanma hem de çiçeklenme başlangıcındaki uygulamalarının bitki boyu, koza sayısı, meyve dalı sayısı, koza kütlü ağırlığı, kütlü verim ve yüz tohum ağırlığını artırıcı buna karşın çırçır randımanını azaltıcı yönde etkide bulundukları saptanmıştır. Söz konusu uygulamaların erkenciliği olumsuz yönde etkilediği belirlenmiştir. Atonik ve STYM 25 kullanımının lif kalite özellikleri üzerine etkisinden çok tohum ağırlığı üzerine etkilerinin daha belirgin olduğu sonucuna varılmıştır.
Ekmeklik buğdayda (Triticum aestivum L.) bazı tarımsal ve fizyolojik özelliklerin kalıtımı
Bu tez çalışma, Adnan Menderes Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü Deneme alanında, 2011-2013 yılları arasında yürütülmüştür. Beş ekmeklik buğday genotipi (Anapo, Pamukova 97, Stendal, Beşköprü ve Hanlı) ile bunların tam diallel melez populasyonları, özellikle su taşkını toleransına ilişkin fizyolojik karakterlerin kalıtımının belirlenmesi amacıyla tesadüf blokları deneme desenine göre 3 tekerrürlü saksı denemeleri olarak yetiştirilmişlerdir. Normal yetiştirme dönemi koşulları (kontrol) ve stres koşulları (buğday Z12 ve Z31 gelişim dönemlerinde uygulanmış su taşkını) uygulaması olmak üzere 2 farklı koşulda diallel analiz uygulanmıştır. Başak boyu, başakta başakçık sayısı, başakta tane sayısı, başak verimi ve bin dane ağırlığı için resiprokal etki önemli bulunmuştur. Su taşkını uygulaması yönünden kök ve sürgün Fe içeriği, sürgün Mn içeriği, Z31 döneminde CCI değeri için eklemeli gen etkileri; kök Mn içeriği, membran termal stabilitesi, Z12 döneminde CCI değeri yönünden eklemeli olmayan gen etkileri önemli bulunmuştur. Anılan özellikler yönünden orta ve düşük seviyede dar anlamda kalıtım derecesi saptanmıştır. Özellikle su taşkını uygulamalarında başakta başakçık sayısı, başakta tane sayısı, 1000 tane ağırlığı, tek bitki verimi, Z12 ve Z31 dönemlerinde sürgün yaprak alanı ve membran termal stabilitesi için çokluk olumlu; hem Z12 hem de Z31 dönemlerinde NDVI, CCI ve SPAD, hem kök hem de sürgünde Fe ve Mn içeriği çokluk olumsuz yönde heterosis ve heterobeltiosis değerleri saptanmıştır. Yapılan topluca değerlendirmede, su taşkını konusunda Beşköprü x Pamukova 97 melezinin en ümitvar kombinasyon olduğu ve ileriki generasyonlara taşınması gerektiği kanısına varılmıştır.
Çerezlik ayçiçeği (Helianthus annuus L.) populasyonlarında dane özellikleri ve özellikler arası ilişkiler
Bu çalışma bazı çerezlik ayçiçeği (Helianthus annuus L.) populasyonlarında verim ve agronomik özelliklerin belirlenmesi ve özellikleri arasındaki ilişkilerin saptanması amacıyla yapılmıştır. 2011 üretim yılında ETAE (Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü) deneme tarlasında yürütülmüştür. Araştırma materyali olarak F3-4 kademesinde olan tekrarlamalı seleksiyonlarla geliştirilmiş 4 çerezlik ileri populasyondan rastgele seçilmiş 20?şer bitki kullanılmıştır. Araştırmada; tabla çapı, bitki boyu, dane boyu, dane eni, tek bitki verimi, bin dane ağırlığı, yağ oranı ve kabuk oranı özellikleri incelenmiştir. Uzun bitki boyu, geniş tabla çapı, yüksek dane boyu, dane eni, tek bitki verimi, yağ oranı ve düşük kabuk oranı ile populasyon-4 dikkati çekmiştir. Tek bitki verimi ile; tabla çapı, bitki boyu, dane eni, bin dane ağırlığı ve yağ oranı arasında önemli ve pozitif yönde ilişki olduğu saptanmıştır. Path analizi sonucunda populasyonlarda yapılacak ıslah çalışmalarında seleksiyon ölçütü olarak bitki boyu, tabla çapı ve dane eninin belirleyici olduğu görülmüştür. Anahtar Sözcükler: Çerezlik ayçiçeği, bitki verimi, dane özellikleri, özellikler arası ilişkiler
Mısır-soya birlikte üretiminde farklı ekim sistemlerinin verim ve bazı agronomik karakterlere etkisi
Bu çalışma, 2011-2012 ve 2012-2013 yıllarında, Adnan Menderes Üniversitesi Ziraat Fakültesi deneme tarlalarında, mısırla birlikte ekilen soyanın tane verimi ve diğer tarımsal özellikler üzerine etkisini saptamak amacıyla yürütülecektir. Araştırma tesadüf blokları bölünmüş parseller deneme desenine göre 3 tekerrürlü olup, denemede 7 uygulama bulunmaktadır. Materyal olarak PR31G98 mısır çeşidi ve Sa88 soya çeşidi kullanılacaktır. Bitki boyu, bitkide koçan sayısı, bitkide bakla sayısı, koçan boyu, koçanda tane sayısı, bin dane ağırlığı, ham protein oranı, toprak porozitesi, toprak sertliği, agregat iriliği, toprak toplam fosfor içeriği, toplam potasyum içeriği, azot, karbon ve magnezyum içeriği, baklagil yaprak klorofil a ve klorofil b içeriği, göreli sıklık katsayısı (GSK), rekabetçilik (R) , olası verim kaybı (OVK) ve tane veriminin yanı sıra, her bir ürünün saf ekim yerine, birlikte yetiştirildiğinde elde edilen tane verimlerini karşılaştırmak için LER (Land Equivalent Ratio) değeri saptanacaktır.
Pamukta (Gossypium hirsutum L.) bazı tarımsal ve lif kalite özelliklerinin kalıtımı
Amaç: Pamukta (Gossypium hirsutum L.) erken döl kuşaklarında verim ve kalite özelliklerine ilişkin ebeveynler ile generasyonlar arasındaki farklığın ortaya konulması ve heterotik etkiler, kendileme depresyonu ve kalıtım derecesinin saptanması amaçlanmıştır. Materyal ve Yöntem: Lodos, Gloria, Fiona, Claudia ve İpek 607 ana; Flash ve NP Özbek 100 pamuk çeşitleri baba ebeveyn olarak kullanılarak 10 F1 melez kombinasyonu elde edilmiştir. Kış sezonunda sera koşullarında F2 populasyonu elde edilmiştir. 2021 yılında 7 ebeveyn, 10 F1 ve 10 F2 melez kombinasyonu olmak üzere toplam 27 genotip Tesadüf Blokları Deneme Deseninde 4 tekerrürlü olarak ekilmiştir. İncelenen özellikler yönünden genotipik farklılıklar, heterosis, heterobeltiosis, kendileme depresyonu ve geniş anlamda kalıtım derecesi incelenmiştir. Bulgular: İncelenen tüm özellikler için genotiplere arası farklılıklar önemli bulunmuştur. Tek bitki kütlü pamuk verimi yönünden ebeveyn, F1 ve F2 populasyon ortalamaları farkının önemli olduğu saptanmıştır. Çırçır randımanı ve lif kalite özellikleri için ise ebeveyn ve generasyon ortalamalarının önemli olmadığı belirlenmiştir. Koza sayısı, koza ağırlığı ve tek bitki kütlü pamuk verimi yönünden F1 ve F2 generasyonunda olumlu buna karşın lif dayanıklılığı yönünden olumsuz yönde heterosis ve heterobeltiosis saptanmıştır. Koza sayısı, koza ağırlığı, tek bitki kütlü pamuk verimi, çırçır randımanı, lif uzunluğu ve lif dayanıklılığı yönünden olumsuz buna karşın yüz tohum ağırlığı yönünden olumlu yönde kendileme depresyonu bulunmuştur. Çırçır randımanı için %97,97, lif dayanıklılığı için %94,75, yüz tohum ağırlığı için %94,74 ve lif uzunluğu için %92,57 geniş anlamda kalıtım derecesi tahminlenmiştir. Sonuç: Claudia ve Fiona çeşitlerinin verim ve lif kalite özellikleri yönünden en uygun ebeveynler ve her iki generasyonda da Gloria × Flash ve Fiona × Flash melez kombinasyonularının en ümitvar melez kombinasyonlar olduğu sonucuna varılmıştır.
Çinko ve demir içerikli yaprak gübre uygulamalarının kanolanın (Brassica napus L.) verim ve verim bileşenlerine etkisi
Amaç: Kanola yetiştiriciliğinde çinko ve demirin tek başlarına ve birlikte uygulanmasının verim ve verim bileşenlerine etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Materyal ve Yöntem: DK Exception kanola çeşidi materyal olarak kullanılmıştır. Çinko içerikli ZnP ve demir içerikli RedFER yaprak gübreleri rozet dönemi ve çiçeklenme öncesi yalnız ve birlikte uygulanmıştır. Deneme 2021-2022 yetiştirme sezonunda Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü deneme alanında Tesadüf Blokları Deneme Desenine göre 4 tekerrürlü yürütülmüştür. Tane verimi, bitkide harnup sayısı, harnupta tane sayısı, bitki boyu, yandal sayısı ve bin tane ağırlığı özellikleri incelenmiştir. Bulgular: Demir ve çinko içerikli iki farklı gübrenin tek başlarına ve kombinasyonlarının bitkide harnup sayısı, harnupta tane sayısı, bin tane ağırlığı, tane verimi üzerine etkileri önemli bulunmuştur. Bitki boyu 151,08 - 160,10 cm; bitkide yan dal sayısı 5,50 - 6,58; bitkide harnup sayısı 213,37 - 321,64; harnupta tane sayısı 22,52 - 25,65; bin tane ağırlığı 3,33 - 4,02 g ve tane verimi 290,17 - 418,88 kg da-1 arasında değişmiştir. Bitkide harnup sayısı tek başına Fe uygulamasında, harnupta tane sayısı gübrelerin tek başına ve kombinasyonunda, bin tane ağırlığı ve tane verimi hem çinko hem de demirin tek başına uygulamalarında önemli düzeyde en yüksek bulunmuştur. Sonuç: Verimli bir kanola yetiştiriciliğinde demir ve çinko içerikli yaprak gübrelerinin tek başlarına olacak şekilde kullanılmasının yararlı olacağı kanısına varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Çinko (Zn), Demir (Fe), Kanola, Verim unsurları, Verim
Soyada (Glycine max (L.) Merrill) yüksek sıcaklığa toleransın kalıtımı
Amaç: Soyada çiçeklenme ve tane dolum dönemindeki yüksek sıcaklık stresi küresel iklim değişikliğinin önemli bir sonucudur. Bu nedenle, yüksek sıcaklık stresi altında soyanın tarımsal, fizyolojik ve kalite özelliklerinin kalıtımının saptanması, uygun anaç ve ümitvar melez kombinasyonların belirlenmesi bu çalışmanın amacını oluşturmuştur. Materyal ve Yöntem: Çalışmada materyal olarak Arısoy, Pınar, Samsoy, Ataem-7 ve Blaze soya çeşitleri, bunların yarım diallel F1 popülasyonları ve kontrol olarak ise Lider çeşidi kullanılmıştır. 2020 yılında çiçeklenme (R1 - R2) ve tane dolum başlangıcı (R5) dönemlerinde yüksek sıcaklık stresi yapay olarak oluşturulmuştur. İncelenen özellikler için diallel melez analizleri yapılmıştır. Bulgular: Jinks-Hayman tipi melez analizine göre incelenen tüm özelliklerin eklemeli olmayan genler tarafından kontrol edildiği tespit edilmiştir. Ataem-7 ve Blaze çeşitlerinde boş bakla sayısını azaltıcı, Pınar ve Samsoy çeşitlerinde ise verimi artırıcı yönde genel uyum yeteneği etkileri saptanmıştır. Boş bakla sayısı ve tek bitki verimi yönünden Pınar × Samsoy melez kombinasyonu olumlu özel uyum yeteneği etkilerine sahiptir. Tek bitki verimi ve protein içeriği yönünden genellikle olumsuz buna karşın yağ içeriği yönünden olumlu heterotik etkiler bulunmuştur. Sonuç: Yüksek sıcaklık stresi altında yürütülecek ıslah çalışmalarında tek bitki seçiminin ileri generasyonlarda (F5-F6) yapılmasının yararlı olacağı belirlenmiştir. Sıcaklık stresine toleranslı genotip geliştirme amacıyla yürütülecek ıslah çalışmalarında Arısoy ve Pınar çeşitleri anaç olarak başarı ile kullanılabilir. Ayrıca, Arısoy × Ataem-7 ve Pınar × Samsoy melez kombinasyonlarının ise ileri generasyonlara aktarılması sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Gen etkileri, Heterotik etkiler, Kalıtım, Stres, Uyum yetenekleri
Pamukta (Gossypium hirsutum L.) farklı melez kombinasyonlarında bazı tarımsal ve teknolojik özellikler ile çırçır randımanının saptanması
Amaç: Pamukta çırçır randımanını artırmak için oluşturulan popülasyonda ümitvar melez kombinasyonların belirlenmesi ve anaçlara göre performansın değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Materyal ve Yöntem: Çok anaçlı 7 ileri ıslah hattı çırçır randımanı yüksek 2 anaç (Esperya ve Genotip-I) ile melezlenmiş ve 14 F1 melez kombinasyonu elde edilmiştir. Melez kombinasyonlar soy kütüklerinde yer alan 9 çeşit ile birlikte tesadüf blokları deneme deseninde 3 tekerrürlü olarak ekilmişlerdir. İncelenen özellikler yönünden melez kombinasyonların kontrast tanımlaması yöntemiyle kontrol çeşide, çırçır randımanı yüksek çeşitlere ve en iyi çeşitlere performansı karşılaştırılmıştır. Ayrıca kontrol çeşide üstünlük değeri de tahmin edilmiştir. Bulgular: Melez kombinasyonların çırçır randımanı ortalaması çalışmada anaç olarak yer alan çeşitlerin ortalamasından önemli düzeyde daha üstün bulunmuştur. Melezlerin ortalama tek bitki kütlü verimi kontrol çeşit olan Gloria çeşidi ve en iyi çeşit olan Esperya çeşidi ortalamasından önemli ölçüde daha düşük bulunmuştur. En iyi çeşide göre yapılan karşılaştırmalar melezlerin önemli düzeyde daha kısa, dayanıksız ve kaba lifler oluşturduğunu göstermiştir. Sonuç: Yüksek verimli ve çırçır randımanı yönünden orta-yüksek [(ST-468 x Claudia) x (Gloria x Carisma)] x Esperya melez kombinasyonu ile orta-yüksek verimli ve yüksek çırçır randımanlı [(Gloria x Flash) x (Gloria x Carisma)] x Genotip-I ve [(Carisma x Carmen) x (Gloria x Flash)] x Genotip-I melezlerinin ileri generasyonlarda değerlendirilmesi sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Çırçır randımanı, ileri hatlar, kontrast, kontrol çeşide üstünlük
Pamukta (Gossypium hirsutum L.) yüksek sıcaklığa toleransın kalıtımı üzerine bir araştırma
Amaç: Pamukta yüksek sıcaklık stresinin genotipler üzerine etkisini belirlemek, stres altında incelenen özellikler yönünden kalıtımın belirlenmesi, uygun anaç ve ümitvar melezlerin saptanması amaçlanmıştır. Materyal ve Yöntem: Çalışmada, 4 ana ve 5 baba olarak kullanılan anaçların line x tester uyarınca melezlenmesi sonucu oluşan 20 melez popülasyon ve anaçları materyal olarak kullanılmıştır. Deneme yüksek sıcaklık stresi ve kontrol olmak üzere 4 tekerrürlü Tesadüf Blokları Deneme Deseninde yürütülmüştür. Yüksek sıcaklık stresi %50 çiçeklenme döneminde plastik tünel aracılığı ile tarla koşullarında oluşturulmuştur. Bulgular: Tek bitki kütlü pamuk verimi, koza sayısı, koza ağırlığı, silkme oranı, çırçır randımanı, yüz tohum ağırlığı, lif inceliği, kanopi sıcaklığı ve SPAD değerleri üzerine yüksek sıcaklığın etkisinin önemli olduğu saptanmıştır. Yüksek sıcaklık stresi altında incelenen tüm özellikler için genotipik farklılıkların önemli olduğu ve koza açma gün sayısı, bitki boyu ve yüz tohum ağırlığı için eklemeli; verim ve lif kalite özellikleri için eklemeli olmayan gen etkilerinin daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Silkme oranı yönünden olumsuz yönde buna karşın koza ağırlığı ve tek bitki kütlü pamuk verimi yönünden genellikle olumlu yönde heterosis ve heterobeltiosis değerleri bulunuştur. Sonuç: Yüksek sıcaklık stresi altında verim ve lif kalite özellikleri yönünden yürütülecek ıslah çalışmalarında tek bitki seleksiyonunun F5-F6 generasyonlarına ertelenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. May-455 ve FH-142 genotiplerinin en uygun anaçlar; May 455 × AGC-375, Gloria × FH-142, May-455 × FH-142 ve Fiona × FH-142 melez kombinasyonlarının ise ileri ıslah çalışmalarında kullanılabilecek ümitvar genotipler olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Yüksek sıcaklık stresi, silkme oranı, gen etkileri, uyuşma yetenekleri, heterotik etkiler
Farklı yağlık keten (Linum usitatissimum L.) çeşitleri ve ekim sıklıklarının verim ve verim bileşenlerine etkisi
Aydın ekolojik koşullarına uyumlu yağ keteni çeşitlerini ve bitki sıklığını belirlemek amaçlanmıştır. Karakız, Beyaz Gelin ve Sarı Dane olmak üzere üç farklı yağ keteni çeşidi materyal olarak kullanılmıştır. Bu çeşitler 750, 1000, 1250 bitki m-2 olmak üzere ekim sıklıklarında test edilmiştir. Çalışma, Tesadüf Bloklarında Bölünmüş Parseller deneme desenine göre üç tekerrürlü olarak yürütülmüştür. Bitki boyu (cm), teknik sap uzunluğu (cm), yan dal sayısı, tek bitki biyolojik verimi (g bitki-1), bitki başına kapsül sayısı, kapsülde tohum sayısı, bin dane ağırlığı (g), dekara biyolojik verim (kg da-1), tohum verimi (kg da-1), yağ içeriği (%) ve dekara yağ verimi (kg da-1) incelenmiştir. Teknik sap uzunluğu, bin dane ağırlığı, tohum verimi ve dekara yağ verimi yönünden çeşit x ekim sıklığı interaksiyonunun önemli olduğu saptanmıştır. Çeşit ve ekim sıklıklarının etkisi kapsül ağırlığı ve yağ içeriği üzerine önemli bulunmuştur. Bitki boyu, tek bitki biyolojik verimi, dekara biyolojik verim, yan dal sayısı ve kapsül sayısı için ekim sıklıkları arasındaki farklılıkların önemli olduğu saptanmıştır. En yüksek tohum verimleri 1250 bitki m-2 sıklıkta 200,26 kg da-1 ile Karakız, 1250 bitki m-2 ve 1000 bitki m-2 sıklıklarda 183,40 kg da-1 ve 191,64 kg da-1 ile Beyaz Gelin çeşidinde bulunmuştur. Tohum yağ içeriğinin %31,46 ile 1250 bitki m-2 sıklıkta ve %34,41 ile Sarı Dane çeşidinde en yüksek olduğu saptanmıştır. Bölgede yağlık keten tarımında tohum verimi yönünden Karakız ve Beyaz Gelin çeşitlerinin 1250 bitki m-2 sıklıkta ekilmesinin yararlı olacağı sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Yağlık Keten, Ekim Sıklığı, Verim, Yağ Oranı, Uyum
Farklı olgunlaşma sürelerine sahip pamuk (Gossypium hirsutum L.) genotiplerine ait melez populasyonların kısıntılı sulama koşullarında incelenmesi
Amaç; Çalışmada, oluşturulan melez kombinasyonların su kısıntısına karşı toleransını belirlemek, normal ve su kısıntısı koşullarında incelenen özelliklerin kalıtımını belirlemeye odaklanmıştır. Ayrıca kuraklığa dayanıklılık ıslahında kullanılabilecek seleksiyon kriterlerinin saptanması, uygun anaç ve ümitvar kombinasyonları belirlenmesi amaçlanmıştır. Materyal ve Yöntem; Farklı olgunlaşma sürelerine sahip Bomba, Özbek 100, May 455, Ramses, Bir 949 ve Fiona çeşitleri ile su stresine toleranslı Şahin 2000, Eva, Sahra ve Sasha çeşitlerinin line × tester eşleşme deseni uyarınca melezlenmesi sonucu oluşturulan melez kombinasyon ve anaçlar materyal olarak kullanılmıştır. Çalışma hem tam sulama hem de tam sulamanın %25 'i sulama koşullarında 2023 yılında Nazilli Pamuk Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü'nde Tesadüf Blokları Deneme Deseninde yürütülmüştür. Bulgular; Su kısıntısı kütlü pamuk verimi, bitki boyu, bitkide boğum sayısı, boy/boğum oranı, meyve dalı sayısı, koza sayısı, tek koza kütlü ağırlığı, koza tutma oranı, yüz tohum ağırlığı, çırçır randımanı, lif verimi, stoma yoğunluğu, klorofil içeriği, kütiküla kalınlığı, lif uzunluğunu ve lif inceliğini önemli düzeyde olumsuz etkilenmiştir. Kısıntılı sulama koşullarında tüm özelliklerin kalıtımında eklemeli olmayan gen etkilerinin daha yüksek olduğu saptanmıştır. Sonuç; İncelenen özellikler yönünden Bir 949 ve Sahra çeşitlerinin en uygun anaçlar ve Bomba × Şahin 2000, Bomba × Sasha, Ramses × Eva, Ramses × Şahin 2000, Ramses × Sasha, Ramses × Sahra, Bir 949 × Sasha, Bir 949 × Sahra, Fiona × Eva ve Fiona × Sahra melezlerinin en ümitvar kombinasyonlar oldukları saptanmıştır. Anılan melez kombinasyonlarda bulk veya değiştirilmiş bulk yönteminin uygulanmasının yararlı olacağı kanısına varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Pamuk, Su kısıtı, Uyum yetenekleri, Verim, Lif kalite özellikleri
Pamukta (Gossypium hirsutum L.) farklı melez popülasyon ve generasyonlarda genetik analizler
Amaç: Melez pamuk kombinasyonlarının generasyonlar arası ve generasyon içi performanslarının, kendileme depresyonunun, standart heterosisin ve geniş anlamda kalıtım derecesinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Materyal ve Yöntem: On üç çift melez popülasyonunun F3 tohumlukları çalışmanın başlangıç materyalini oluşturmuştur. F3 ve F4 ve F4 ve F5 generasyonlarına ait popülasyonlar sırasıyla 2022 ve 2023 yıllarında 3 tekerrürlü Tesadüf Blokları Deneme Desenine göre değerlendirilmiştir. Bulgular: F3/F4 ve F4/F5 generasyonlarında koza sayısı, koza ağırlığı, tek bitki kütlü pamuk verimi, çırçır randımanı, lif uzunluğu, lif inceliği ve lif dayanıklılığı yönünden önemli genotipik farklılıklar saptanmıştır. Her iki yılda da tek bitki kütlü pamuk verimi, koza sayısı, koza ağırlığı, erkencilik özellikleri ve yüz tohum ağırlığı yönünden genellikle olumlu ancak bitki boyu, çırçır randımanı ve lif kalite özellikleri yönünden ise genellikle olumsuz kendileme depresyonu bulunmuştur. Geniş anlamda kalıtım derecesi koza sayısı, koza ağırlığı, tek bitki kütlü pamuk verimi ve yüz tohum ağırlığı için orta buna karşın çırçır randımanı ile lif kalite özellikleri için yüksek bulunmuştur. F5 generasyonunda yer alan çift melez kombinasyonlar tek bitki kütlü pamuk verimi, koza sayısı, koza ağırlığı, meyve dalı sayısı, çırçır randımanı için olumsuz buna karşın lif uzunluğu ve inceliği için olumlu yönde standart heterosis göstermiştir. Sonuç: Yüksek verim, %40'ın üzerinde çırçır randımanı, ticari sınırlar içerisinde lif inceliği, lif dayanıklılığı ve lif uzunluğu yönünden Julia / ST-468 // Carmen / Carisma, Carisma / Carmen // Gloria / Carisma, Julia / ST-468 // Gloria / Flash) ve ST-468 / Claudia // Gloria /Flash F5 melez kombinasyonlarının ileri generasyonlara aktarılması gerektiği sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Bulk, heterosis, kendileme depresyonu, kalıtım derecesi, verim