Theses supervised by Prof. Dr. Ayla Yava

22 theses · Hasan Kalyoncu University

DoctorateOpen AccessTR

Total diz protezi sonrası tele-hemşirelik hizmeti ile verilen eğitim ve danışmanlığın ameliyat sonrası yaşam kalitesi ve komplikasyonlar üzerine etkisinin incelenmesi

Bu çalışma total diz protezi sonrası tele-hemşirelik hizmeti ile verilen eğitim ve danışmanlığın ameliyat sonrası yaşam kalitesi ve komplikasyonlar üzerine etkisini incelemek amacıyla yapıldı. Araştırma, randomize, kontrollü yarı-deneysel tasarımda klinik araştırma olarak gerçekleştirildi. Veriler Ekim 2023-Şubat 2025 tarihleri arasında total diz protezi uygulanan 90 hastadan elde edildi. Hastalar çalışma ve kontrol gruplarına basit randomizasyon yöntemi kullanılarak atandı. Çalışma grubuna total diz protezi taburculuk sonrası tele-hemşirelik uygulamasıyla danışmanlık; kontrol grubuna ise rutin hemşirelik bakımı uygulandı. Veriler; Hasta Bilgi Formu, Oxford Diz Skoru, EQ-5D-5L Yaşam Kalitesi Ölçeği, Visual Analog Skala (VAS), Haftalık Kontrol Verileri Formu ve Tele-Hemşirelik Hizmeti Memnuniyet Değerlendirme Formu ile toplandı. Çalışma ve kontrol grubuna yazılı materyal olarak Taburculuk Sonrası Evde Bakım Broşürü ile dijital olarak da sesli broşür akıllı telefonlarına WhatsApp'tan iletildi. Hastalar ameliyat öncesinde ve taburculuk sonrası birinci hafta, ikinci hafta, üçüncü hafta, dördüncü hafta ve altıncı haftada takip edildi. Veriler R programı ile analiz edildi. İstatistiksel anlamlılık p<0.05 kabul edildi. Hastalar tanıtıcı ve hastalık bilgileri açısından benzerdi (p>0.05). Çalışma ve kontrol grubunda ameliyat öncesi EQ-5D-5L puan değerlerinin benzer olduğu, 4.hafta ve 6.hafta puan değerleri arasında farklılık olmadığı belirlendi (p>0.05). Çalışma ve kontrol grubunda Oxford Diz Skoru ameliyat öncesi değerlerin benzer olduğu, 4.hafta ve 6.haftada istatiksel olarak farklılık gösterdiği belirlendi (p<0.05). Çalışma grubunda VAS'a göre 1.hafta ağrı ortalaması 7.64±0.88 iken 6.haftada ağrı ortalaması 0.78±0.88 olarak belirlendi. Taburculuk sonrası derin ven trombozu komplikasyonu açısından değerlendirildiğinde, 3.hafta çalışma grubunda herhangi bir hasta saptanmazken, kontrol grubunda hastaların %26.7'sinde derin ven trombozu geliştiği ve bu farkın istatistiksel olarak anlamlı olduğu belirlendi (p<0.001). Cerrahi yara enfeksiyonu komplikasyonunun, 2.hafta ve 3.haftalarda daha yüksek oranda kontrol grubunda görüldüğü ve tekrar yatış durumu açısından ise, 2.hafta ve 3.haftalarda çalışma grubunda herhangi bir tekrar yatış görülmezken, kontrol grubunda hastaların %15.6'sında tekrar yatış gerçekleştiği ve istatistiksel olarak anlamlı olduğu tespit edildi (p<0.001). Telefonla bilgi almak isteyen hastaların çoğu kontrol grubunda (%48.9) ve bilgi almak istenen konular sırasıyla ilaçların kullanımı çalışma grubu:%65; kontrol grubu:%55.1, yara bakımı çalışma grubu:%40; kontrol grubu:%28.6, egzersiz çalışma grubu:%35; kontrol grubu:%28.6, ağrı yönetimi çalışma grubu:%30; kontrol grubu:%28.6 konuları hakkında bilgi için araştırmacı aranmıştır. Çalışma grubunun tele-hemşirelik hizmetinde memnuniyet oranı %100'dür. TDP geçiren hastalara taburculuk sonrası tele-hemşirelik yoluyla verilen eğitim ve danışmanlığın ağrı ve komplikasyonları yönetmede etkili olduğu sonucuna ulaşıldı. Anahtar Kelimeler: cerrahi hemşireliği, eğitim, total diz protezi, tele-hemşirelik, taburculuk sonrası danışmanlık

Gülşah Bektaş
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

İskenderun'da bir Devlet Hastanesinin genel cerrahi kliniğinde periferik intravenöz kateter uygulanan hastalarda flebit gelişme durumu ve etkileyen durumların belirlenmesi

Bu araştırma, periferik intravenöz kateter uygulanan hastalarda flebit gelişme durumunu ve etkileyen durumların belirlenmesi amacıyla yapılmış, kesitsel tipte bir çalışmadır. Araştırma, İskenderun Devlet Hastanesi Genel Cerrahi Kliniğinde 1 Şubat-31 Mayıs 2016 tarihleri arasında yapıldı. Veriler, Hasta Tanımlama Formu ve Periferik Venöz Kateter ve Tedaviye Yönelik Bilgi Formu kullanılarak toplandı. Flebit ve derecesini tanımlamak amacıyla Görsel Flebit Tanılama Ölçeği kullanıldı. Veri toplama formları hastaların birinci (intravenöz kateter uygulandıktan en az 24 saat sonra), üçüncü ve beşinci yatış günlerinde araştırmacı tarafından dolduruldu. Araştırmanın örneklemini; cerrahi servisinde yatan, en az 24 saattir periferik intravenöz kateter takılan ve örneklem ölçütlerini sağlayan 80 gönüllü hasta oluşturdu. Flebit gelişme hızı %43,75 olarak saptandı. Gelişen flebitlerin çoğu ikinci derece idi ve %22.50'si üçüncü gün gelişti. Çoklu Lojistik Regresyon Analizi sonuçlarına göre erkek cinsiyette olmanın flebit oranının artmasında en etkili faktör olduğu saptandı (OR: 1.21, CI: 0.68-1.49) (p<0.05). Diğer değişkenler (Yaş, kronik hastalıklar, kateter numarası, anatomik bölge, PİK içi antibiyotik ve sıvı uygulaması) flebit gelişmesinde etkili bulunmadı (p>0.05). Sonuç olarak hastaların yarısına yakınında flebit gelişti. Hemşirelerin, flebit için risk oluşturan etmenleri bilmeleri, hastalarını bu yönden daha yakından izlemeleri önerildi. Anahtar Kelimeler: Periferik İntravenöz Kateter, Flebit, Hemşirelik

Hastaneler-devletHatay-İskenderunHemşirelik+3
Mehmet Atakan Bakır
Hasan Kalyoncu University · Institute of Health Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Kalp ve damar cerrahi yoğun bakım ünitesinde entübe hastalarla iletişim amacıyla geliştirilen resimli iletişim kartlarının etkinliğinin belirlenmesi

Entübe hastalarla iletişim sürecinde kullanılmak üzere geliştirilen resimli iletişim kartlarının hastalar ile iletişimi ve iletişime yönelik memnuniyetlerini arttırmada etkinliğinin değerlendirilmesi amacıyla planlanan tanımlayıcı niteliğindeki bu araştırma Gaziantep Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklemini Erişkin Kalp Damar Yoğun Bakım Ünitesinde yatan açık kalp cerrahisi gerçekleştirilmiş ve entübe edilmiş olan 47 hasta oluşturmuştur. Çalışmada veriler, litaratürden yararlanılarak hazırlanan Resimli İletişim Kartlarında Yer Alacak Konuları Belirleyici Hasta Görüş-Öneri Formu, Entübe Olduğu Süre İçinde Hastanın İletişimle İlgili Deneyimlerini Belirlemeye Yönelik Soru Formu ve İletişim Sürecini Değerlendirme Formu kullanılarak elde edilmiştir. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistiklerin yanı sıra, Pearson Ki-Kare veya Fisher-Freeman-Halton testinden uygun olanı ile incelenmiştir. Hastaların yaş ortalamaları 56±14.6; çoğunluğu erkek, evli, ilköğretim mezunudur. Hastaların %82.98'i sağlık personelinin entübe hastalarla iletişiminde resimli iletişim kartlarının yardımcı olduğunu belirtmişlerdir. Çalışmada yer alan daha önce entübasyon ve yoğun bakım deneyimi olan hastaların sağlık personeli ile iletişimde daha fazla güçlük yaşadıkları belirlenmiştir (p<0.05). Çalışma kapsamında bulunan hastaların %87.2' si sağlık personelinin resimli iletişim kartlarını entübe hastaların iletişiminde kullanmasını önermişlerdir. Sonuç olarak entübe hastalarla iletişimde resimli iletişim kartlarının etkin bir yöntem olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler; ĠletiĢim, Mekanik ventilasyon, Resimli iletiĢim kartı, Sözel olmayan iletiĢim, Yoğun bakım ünitesi

Cerrahi-kardiyovaskülerEntübasyonGörsel-işitsel iletişim+4
Tuğba Albayram
Hasan Kalyoncu University · Institute of Health Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Cerrahi hemşirelerinin ağrıya yönelik bilgi ve tutumlarına ağrı eğitiminin etkisi

Bu çalışmanın amacı cerrahi hemşirelerine verilen ağrı yönetimi ve değerlendirilmesi eğitiminin, hemşirelerin ağrıya yönelik bilgi ve tutumlarına etkisinin belirlenmesidir. Yarı deneysel tasarımda yapılan çalışmaya Araştırma Gaziantep Üniversitesi Şahinbey Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanesinin Cerrahi bölümlerinde çalışan 71 hemşire katılmıştır. Verilerin toplanmasında literatürden yararlanılarak oluşturulan Hemşirelerin Tanıtıcı Özellikleri Formu, Hemşirelerin Ağrıya İlişkin Bilgi ve Tutumları (NKASRP) Ölçeği kullanılmıştır. Veriler 1 Haziran-30 Kasım 2017 tarihleri arasında toplanmıştır. Araştırma kapsamında iki oturumdan oluşan üç saatlik ağrı ile ilgili eğitim programı düzenlenmiştir. Hemşirelere eğitim öncesi ön-test ve NKASRP ölçeği doldurtulup eğitim verildikten bir hafta sonra da son-test ve NKASRP ölçeği tekrar uygulanmıştır. Verilerin istatistiksel anailzinde tanımlayıcı istatistiklerin yanısıra ki-kare testi, Wilcoxon Signed Ranks Test, Paired Samples t Test ve Kruskal Wallis Testleri kullanılmıştır. Hemşirelerin yaş ortalamaları 31.42±5.62 yıl; çoğunluğu kadın (%76.1), evli (%66.2) ve lisans mezunudur (%84.5). Hemşirelerin NKASRP ölçeğinde doğru yanıtlanan madde sayısı ortalamaları eğitim öncesi 18.73 ± 5.85 madde iken eğitimden bir hafta sonrası artarak 26.64 ± 5.31 olduğu görülmüştür (p<0.005). Eğitim öncesi NKASRP ölçeğinde eğitim durumuna göre cevaplanma oranı etkili olurken, eğitim sonrası ise hemşirenin görev durumuna göre farklılıklar göstermesi etkinliğini ortaya koymuştur. Sonuç olarak ağrı eğitim programının cerrahi hemşirelerinin ağrıya yönelik bilgilerinin artması ve mesleki deneyimin etkili olması kanısına varılmıştır.

AğrıBilgiHemşireler+6
Sibel Ergül Bostancı
Hasan Kalyoncu University · Institute of Health Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Koroner anjiyografi sonrası koroner arter bypass greft cerrahisi önerilen hastalarda hemşirenin eğitici hasta danışmanlığı rolünün hastanın anksiyete ve cerrahi kararına etkisi

ÖZET KORONER ANJİYOGRAFİ SONRASI KABG CERRAHİSİ ÖNERİLEN HASTALARDA HEMŞİRENİN EĞİTİCİ HASTA DANIŞMANLIĞI ROLÜNÜN HASTANIN ANKSİYETE VE CERRAHİ KARARINA ETKİSİ Mehmet AHRAZ, Hasan Kalyoncu Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Hemşirelik AD Yüksek Lisans Tezi Gaziantep 2018 Koroner anjiyografi sonrası KABG cerrahisi önerilen hastalarda hemşirenin eğitici hasta danışmanlığı rolünün hastanın anksiyetesi ve cerrahi kararına etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesinde Koroner Yoğun Bakım Ünitesinde koroner anjiyografi (KA) olan ve KABG önerilen hastalarda yapılan kontrol ve çalışma gruplu yarı deneysel araştırmadır. Araştırmanın kontrol grubu (KG) verileri 27.01.2016-25.05.2016, çalışma grubu (ÇG) verileri ise 09.11.2017-15.04.2017 tarihleri arasında toplanmıştır. ÇG hastalarına araştırmacı tarafından KA ve KABG hakkında bilgi ve eğitim verilmiş, KG hastaları kliniğin rutin uygulaması sürdürülmüştür. Araştırmaya 40 kontrol ve 40 çalışma grubunda olmak üzere 80 hasta araştırmaya dahil edilmiştir. Veriler Hasta Tanılama Formu ve STAI aracılığıyla toplanmıştır. İstatistiksel analizler SPSS 23 for Windows paket programında yapılmış, istatistik anlamlılık için p<0.05 değeri kabul edilmiştir.Yaş değişkeni hariç diğer tanıtıcı özellikler açısından hastalar benzerdir (p>0.05). KG'nun %77.5'inin, ÇG'nun %100'ünün KA hakkında bilgi sahibi oldukları, ÇG'nun %70'i, KG'nun %3.2'si sadece hemşireden bilgi almıştır. KABG cerrahisi hakkında ÇG'nun %100.0'ü, KG'nun %30.0'unun bilgi aldığı, ÇG'nun %72.5'inin, KG'nun %8.3'ünün sadece hemşireden bilgi aldıkları belirlenmiştir (p<0.05). KG'nun %10.0'u, ÇG'nun %70.0'ı aldıkları bilgiyi yeterli bulduğunu belirtmiştir (p<0.05). KA sonrası KABG cerrahisini kabul eden KG'nun oranı %47.5, ÇG'nun oranı %62.5 olmuştur. KABG cerrahisini kabul etmelerinde KG'nun %57.9'u, ÇG'nun %68.0'i yapılan bilgilendirmenin etkili olduğunu belirtmiştir (p>0.05). STAI I'e göre KG 'nun %57.5'inde, ÇG'nun %62.5'inde orta düzeyde durumsal anksiyete saptanmıştır (p<0.05). KA sonrası KABG cerrahisi önerilen ÇG hastalarına KA ve KABG cerrahisi hakkında yapılan bilgilendirmenin, ÇG hastalarının KABG cerrahisini kabul etmelerinde ve cerrahiye bağlı anksiyetelerinin azalmasında yararlı olduğu kanısına varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Koroner arter bypass greft, Hemşirelik Rolleri, Anksiyete, Koroner Anjiografi, Cerrahi Karar, Danışmanlık

AnjiyografiAnksiyeteHasta eğitimi+6
Mehmet Ahraz
Hasan Kalyoncu University · Institute of Health Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Cerrahi hemşireliği alanında yüksek lisans tez çalışmasını tamamlayan bireylerin tez çalışması sırasında karşılaştıkları güçlüklerin belirlenmesi

ÖZET CERRAHİ HEMŞİRELİĞİ ALANINDA YÜKSEK LİSANS TEZ ÇALIŞMASINI TAMAMLAYAN BİREYLERİN TEZ ÇALIŞMASI SIRASINDA KARŞILAŞTIKLARI GÜÇLÜKLERİN BELİRLENMESİ Mehmet Eren GÖKÇEN, Hasan Kalyoncu Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Hemşirelik Ana Bilim Dalı, Tezli Yüksek Lisans, Gaziantep, 2018 Bu çalışma cerrahi hemşireliği alanında yüksek lisans tez çalışmasını tamamlayan bireylerin tez çalışması sırasında karşılaştıkları güçlüklerin belirlenmesi amacıyla tanımlayıcı olarak yapılmıştır. Araştırmanın evrenini 2010-2016 yılları arasında Sağlık Bilimleri Enstitülerinin Hemşirelik Ana Bilim Dalı veya Cerrahi Hemşireliği Ana Bilim Dalı Tezli Yüksek Lisans Programlarında tez çalışmasını cerrahi hemşireliği alanında tamamlamış olan bireyler oluşturdu. Ulusal tez merkezinden bu alanda tamamlanmış 85 tez çalışması olduğu tespit edildi. Örneklemini ise e-posta yolu ile çevrimiçi gönderilen tez anket formunu tamamlayan 42 kişi oluşturdu. Verilerin analizi, araştırmanın tanımlayıcı değişkenleri (katılımcıların tanıtıcı özelliklerinin dağılımı, tez çalışmalarını yaptıkları üniversitenin ve tez araştırmasının tanıtıcı özelliklerinin dağılımı) sayı ve yüzde (%) olarak hesaplandı. Tez Sürecinde Yaşadıkları Güçlükleri Belirlemeye yönelik anket sorularının verilerinin gösteriminde sayı ve yüzde (%) değerleri kullanıldı. Tanıtıcı özellikler ile anket sorularının karşılaştırılmasında Ki Kare ve Fisher's Kesin Ki Kare testleri yapıldı. İstatistiksel anlamlılık için p<0.05 değeri alındı. Çalışma sonucunda katılımcılar tezin tüm aşamalarında güçlük yaşadıklarını belirttiler. Tez çalışmasının cerrahi alanda yapılmasından kaynaklanan hastanın tıbbi durumu, hemşirelerin iş yoğunluğu ve ailelere ulaşmak ile ilgili tüm katılımcılar güçlük yaşadıklarını ifade ettiler. Daha önce bilimsel araştırma yapmış olmak, tez süreci ile ilgili eğitim almış olmak, üniversitede istatistik biriminin olması, yaşanılan güçlükleri azalttı.

Akademik çalışmalarPerioperatif hemşirelikYüksek lisans+3
Mehmet Eren Gökçen
Hasan Kalyoncu University · Institute of Health Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Acil servis hemşirelerinin şiddete maruz kalma durumları ve baş etme yöntemlerinin belirlenmesi

ÖZET İsmail ÖZTAŞ, Acil Servis Hemşirelerinin Şiddete Maruz Kalma Durumları Ve Baş Etme Yöntemlerinin Belirlenmesi. Hemşirelik Anabilim Dalı Tezli Yüksek Lisans Programı İçin Öngördüğü Yüksek Lisans Tezi, Gaziantep 2018. Acil servisler bütün ülkelerde sağlık sektörünün en fazla şiddet görülen kliniklerinin başında gelmektedir. Bu çalışmanın amacı acil servis hemşirelerin hasta ve hasta yakınları tarafından şiddete maruz kalma durumlarının ve baş etme yöntemlerinin belirlenmesidir. Tanımlayıcı araştırma tipine uygun yapılan bu çalışma; 1 Eylül 2017-30 Kasım 2017 tarihleri arasında acil serviste çalışan toplam 120 acil servis hemşiresi (69 kadın, 51 erkek) ile anket ve yüz yüze görüşme yöntemi ile gerçekleştirilmiştir. Çalışmaya dâhil olan acil servis hemşirelerinin %90.0'ının acil serviste çalıştığı sürede en az bir kez şiddete maruz kaldığı, en fazla oranda da sözel şiddete maruz kaldığı %94.4'ünün sözel şiddet türlerinden de bağırma, hakaret, tehdit ve küfre maruz kaldığı olarak bulundu. Şiddet uygulayanların çoğu hasta yakınları olup, şiddetin en fazla 16.00-00.00 saat diliminde yaşandığı, acil koridoru, tedavi odası ve sarı alanda daha fazla şiddet olayının olduğu bulundu. Hemşirelere göre acil serviste şiddetin %79.6 oranında hasta yoğunluğu nedeniyle hastaların uzun süre beklemesi /bekletilmesi ve %68.5 oranında kendi hasta/yakınlarına öncelik verilmemesi nedeni ile yaşandığı ifade edildi. Anahtar Kelimeler: Acil servis, hemşire, şiddet, şiddetle baş etme

Acil hemşirelikAcil servis-hastaneAcil tıp+4
İsmail Öztaş
Hasan Kalyoncu University · Institute of Health Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Genel cerrahi ünitesinde ameliyat olan hastaların öğrenim gereksinimlerinin belirlenmesi

ÖZET Elvan DEMİR, "Genel Cerrahi Ünitesinde Ameliyat Olan Hastaların Öğrenim Gereksinimlerinin Belirlenmesi" Hasan Kalyoncu Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Hemşirelik AD Yüksek Lisans Tezi, Gaziantep, 2018 Bu araştırma genel cerrahi hastalarının hastalıkları ve hastane ile ilgili öğrenim gereksinimleri belirlemek amacı ile gerçekleştirilmiştir. Çalışma; yaş ortalaması 38.04±13.71 yıl olan 44'ü kadın 66'sı erkek olmak üzere toplam 120 hasta ile gerçekleştirilmiştir. Veriler hasta tanıtıcı özellikleri formu ve Hasta Öğrenim Gereksinimleri Ölçeği (HÖGÖ) ile toplanmıştır. HÖGÖ'nün toplam puanlarına göre Cronbach alfa değeri 0.97 olarak hesaplanmıştır. HÖGÖ toplam puan ortalamasının 151.38±30.22 olduğu, alt ölçeklerden alınan puan ortalamalarının ise 12.68±3.76 ile 29.00±5.65 arasında değiştiği belirlenmiştir. Hastaların yaş, medeni durum ve yaşanılan yere göre HÖGÖ'den aldıkları puan ortalamaları arasındaki farklar istatistiksel olarak anlamlı değildi (p>0.05). Cinsiyet, eğitim, çalışma ve gelir gider durumlarına göre HÖGÖ'den aldıkları toplam puan ortalamaları arasında fark istatiksel olarak anlamlı bulundu. (p<0.05). Sonuç olarak; çalışma grubumuzu oluşturan hastaların ortanın biraz üzerinde öğrenim gereksinimlerinin olduğu kanısına varılmıştır. Cerrahi uygulanacak hastaların öğrenim gereksinimlerinin hastaların bireysel özellikleri de dikkate alınarak belirlenmesinin yararlı olacağı önerilmiştir. Anahtar Kelimeler: Genel Cerrahi, Hasta, HÖGÖ, Hemşire, Öğrenim Gereksinimleri

CerrahiHasta eğitimiHasta memnuniyeti+5
Elvan Demir
Hasan Kalyoncu University · Institute of Health Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Ameliyat öncesi verilen planlı eğitimin hastanın ameliyata bağlı kaygı ve ağrı algısı üzerine etkisi

ÖZET Yusuf İNAL, Ameliyat Öncesi Verilen Planlı Eğitimin Hastanın Ameliyata Bağkı Kaygı ve Ağrı Algısı Üzerine Etkisi Hasan Kalyoncu Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Hemşirelik AD Yüksek Lisans Tezi, Gaziantep, 2018. Bu Araştırma, Şırnak İli, Cizre Dr. Selahattin Cizrelioğlu Devlet Hastanesi Genel Cerrahi Kliniğinde planlanmış İnguinal herni ameliyatı olan, 18 yaş ve üstü yetişkin hastalara, ameliyat öncesi verilen planlı eğitimin, ameliyat sonrası kaygı ve ağrı düzeyine etkisini belirlemek amacı ile yarı deneysel olarak yapılmıştır. Araştırmanın verileri 1 Kasım 2017-31 Mart 2018 tarihleri arasında 30'u kontrol, 30'u deney grubu olmak üzere toplam 60 hastadan toplanmıştır. Veriler Sosyodemografik Veri Formu, Durumluk-Süreklilik Kaygı Ölçeği (STAI I-II) ve Görsel Kıyaslama Ölçeği (GKÖ) ile toplanmıştır. Kontrol grubu hastalarına kliniğin rutin hemşirelik uygulamaları dışında bir uygulama yapılmamış, Deney grubu hastalarına araştırmacı tarafından ameliyat hakkında eğitim ve "Ameliyat Öncesi Eğitim Rehberi" kitapçığı verilmiştir. Her iki gruptaki hastalara, ameliyattan 24 saat önce STAI-II, ameliyattan 24 saat sonra sadece STAI (Durumluk Kaygı) uygulanmıştır. Ameliyat sonrası dördüncü saat ilk olmak üzere günde iki defa ve toplam dört kez ağrı düzeyleri GKÖ ile değerlendirilmiştir. Kontrol ve Deney grubu hastaları cinsiyet ve çalışma durumu dişında diğer özellikler açısından benzerdi (p>0.05). Ameliyat öncesi kaygı puanları açısından gruplar arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı değildi (p>0.05) Ameliyat öncesi Deney grubuna verilen eğitim bu gruptaki hastaların kaygı seviyesini artırmış (p<0.05), ağrı puanları açısından da dördüncü ölçümde Deney grubu hastalarının ağrı seviyesi Kontrol grubundan istatistiksel olarak düşük bulundu (p<0.05). Sonuç olarak planlı bilgi ve eğitim verilmesinin bu çalışmadaki Deney grubu hastalarının kaygısını artırdığı, ağrı seviyesini de azalttığı kanısına varılmıştır (p<0.05). Anahtar Sözcükler; İnguinal Herni Ameliyatı, Ağrı, Kaygı, Ameliyat Öncesi Eğitim.

AlgıAnksiyeteAğrı+4
Yusuf İnal
Hasan Kalyoncu University · Institute of Health Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Total kalça artroplastisi yapılmış hastaların öz-bakım gücü ve etkileyen faktörlerin belirlenmesi

Kezban KIZIL, Total Kalça Artroplastisi Yapılmış Hastaların Öz-Bakım Gücü ve Etkileyen Faktörlerin Belirlenmesi, Gaziantep, 2018. Bu araştırma, total kalça artroplastisi yapılmış hastaların ameliyattan sonra 4. ve 8. haftalar arasındaki öz-bakım gücünü değerlendirerek öz-bakımını etkileyen faktörleri belirlemeye yönelik tanımlayıcı bir araştırmadır. Araştırmanın evrenini araştırma sürecinde Kilis Devlet Hastanesinde total kalça artroplastisi yapılmış hastalar oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise, araştırmaya dâhil edilme ölçütlerini sağlayan ve araştırmaya kendi rızası ile katılan hastalar oluşturmaktadır. Araştırma 1 Kasım 2017-1 Mayıs 2018 tarihleri arasında Kilis Devlet Hastanesi ortopedi kliniği/polikliniğinde gerçekleştirildi. Veri toplama araçları olarak Hasta Tanımlama Formu ve Öz-Bakım Gücü Ölçeği kullanıldı. Veriler hastalar hastaneye kontrole geldiklerinde yüz yüze görüşme tekniği kullanılarak 33 hastadan elde edildi. Verilerin istatistiksel analizinde IBM SPSS for windows 21.0 istatistik paket programı kullanıldı. Verilerin değerlendirilmesinde sayı, ortalama, yüzde hesaplamaları, standart sapma, minimum ve maksimum değerler kullanıldı. Normal dağılımın incelenmesi için Kolmogorov-Smirnov dağılım testi, parametrelerin gruplar arası karşılaştırmalarında ise Kruskal-Wallis Varyans Analizi ve Mann Whitney U testi kullanıldı. İstatistik hesaplamalar ve yorumlamalar p<0.05 düzeyinde değerlendirildi. Hastaların öz-bakım gücü puan ortalaması 90.45±15.22 olarak saptandı. Cinsiyet değişkenine göre erkeklerin öz-bakım gücü kadınlara göre yüksek bulundu. Taburculuk eğitimi alan hastaların öz-bakım gücü puan ortalaması taburculuk eğitimi almayan hastaların öz-bakım gücü puan ortalamasından yüksek saptandı. Hastaların eğitim düzeyi ile öz-bakım gücü arasında istatistiksel olarak anlamlı fark vardı (p=0.003). Sonuç olarak total kalça artroplastisi hastaların öz-bakımını ve öz-bakım gücünü etkileyen büyük bir ortopedik cerrahi girişimdir. Anahtar Kelimeler: Öz-Bakım, Öz-Bakım Gücü, Hemşirelik, Kalça Eklemi

ArtroplastiHemşirelerKalça+3
Kezban Kızıl
Hasan Kalyoncu University · Institute of Health Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Kolostomili hastalarda stomalı yaşama uyumlarının ve yaşam kalitelerinin incelenmesi

ÖZET Fazilet İSLAMTÜRK, Kolostomili Hastalarda Stomalı Yaşama Uyumlarının ve Yaşam Kalitelerinin İncelenmesi, Hasan Kalyoncu Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Hemşirelik AD Yüksek Lisans Tezi, Gaziantep, 2018. Çalışmanın amacı kolostomili hastaların, stomalı yaşamlarına uyum durumları ve yaşam kalitelerin incelenmesidir. Araştırma, 15 Kasım 2016- 15 Nisan 2017 tarihleri arasında Gaziantep Üniversitesi Şahinbey Araştırma ve Uygulama Hastanesi genel cerrahi polikliniğinde yapılmış tanımlayıcı ve ilişki arayıcı tipte bir araştırmadır. Araştırmanın örneklemini, kolostomi açılmasından itibaren en az iki en fazla 24 ay geçen ve örneklem ölçütlerini sağlayan 60 gönüllü hasta oluşturdu. Veriler literatürden yararlanılarak oluşturulan sosyo-demografik ve hastalık özellikleri yer alan Hasta Tanıtım Formu, Ostomili Bireylere Yönelik Uyum Ölçeği (OUÖ-23) ve Ostomili Bireylere Yönelik Yaşam Kalitesi Ölçeği (OBYYKÖ) kullanılarak elde edildi. Hastaların yaş ortalaması 49.83±13.85 yıl, %55.0'i erkek, %95.0'i evli ve %43.3'ü ilköğretim mezunudur. Hastaların yarısına yakınına (%45.0) kolon kanseri nedeni ile kolostomi açıldığı %56.7' si'nde geçici stoma olduğu, %58.3'ünün iki-sekiz aydır stoma ile yaşadığı tespit edildi. Hastaların stoma öncesi ve sonrası ibadet etme ve çalışma durumu oranları arasındaki farkın istatistiksel olarak anlamlı olduğu bulundu(p<0.05). OUÖ-23 ile OBYYKÖ toplam ve alt boyutları arasında pozitif yönde istatiksel olarak ileri düzeyde anlamlı (p<0.001) kuvvetli ilişki olduğu saptandı. Sonuç olarak; bu çalışmada kolostomili hastaların stomalı yaşama uyumları artıkça yaşam kalitelerinin de arttığı kanısına varılmıştır. Anahtar Kelimeler; Kolostomi, Stoma, Uyum, Yaşam kalitesi, Hemşirelik.

Cerrahi stomalarHasta uyumuKolostomi+1
Fazilet İslamtürk
Hasan Kalyoncu University · Institute of Health Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Katarakt cerrahisi öncesi hastaların kaygı ve bilgi düzeylerinin incelenmesi

Bu çalışma, göz kliniğinde katarakt cerrahisi olacak hastaların ameliyat öncesi kaygı ve bilgi düzeylerinin belirlenmesi amacıyla tanımlayıcı tasarımda yapılmıştır. Araştırma verileri Haziran 2018-Ocak 2019 tarihleri arasında Suruç Devlet Hastanesi, Göz Hastalıkları Polikliniğinde toplanmıştır. Araştırmanın evrenini; Suruç Devlet Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniğinde belirtilen tarihler arasında göz hastalıkları polikliniğine başvuran ve katarakt cerrahisi uygulanması planlanan 120 hasta oluşturmuştur. Örneklem ölçütlerini sağlayan ve araştırmaya katılmaya gönüllü 104 hasta çalışmaya dâhil edilmiştir. Araştırma verileri; sosyodemografik bilgileri içeren anket formu ve Spielberg'in Durumluk ve Sürekli Kaygı Envanteri(STAI) uygulanarak elde edilmiştir. İstatistiksel analizlerde SPSS for Windows version 24.0 paket programı kullanılmıştır. Verilerin normal dağılıma uygunluğu Shaphiro Wilk testi ile test edilmiş, normal dağılmayan değişkenlerin iki bağımsız grupta karşılaştırılmasında Mann whitney U testi, ikiden fazla bağımsız grup karşılaştırılmasında Kruskal Wallis testi kullanılmıştır. Ölçeklerin güvenirliği Cronbach alfa iç tutarlılık katsayısı ile test edilmiştir. Tanımlayıcı istatistik olarak sayısal değişkenler için ortalama±standart sapma, kategorik değişkenler için ise sayı ve % değerleri verilmiştir. P<0.05 istatistiksel olarak anlamlı kabul edilmiştir. Bu çalışmada hastaların STAI ölçeğine göre durumluluk kaygısı 49.16±5.54 ve cerrahiye bağlı süreklilik kaygısı ise 50.49±3.68 olarak hesaplanmıştır. Katarakt cerrahisi uygulanan hastaların orta düzey preoperatif kaygıya sahip olduğunu göstermektedir. Hastaların yaş ortalaması 62.02±9.25 yıl olup, yarısının erkek ve %47.1'inin ilkokul mezunu olduğu tespit edilmiştir. Hastaların %30.8'inin kaygı nedenini cerrahi sonrası görememek olduğu, %61.5'ininde stresle baş etmek için dua ettiği tespit edilmiştir. Hastaların eğitim, meslek, yaşanılan yer, kimlerle yaşadığı, yaş, sosyal güvence durumu, cerrahi öncesi ameliyat hakkında bilgi alma, sigara kullanma gibi özelliklerinin hastaların preoperatif kaygısına etki etmediği saptandı. Sonuç olarak, katarakt cerrahisi öncesi hastalarda orta düzeyde kaygı gelişmiştir. Katarakt cerrahisi olacak bireylerin katarakt, cerrahisi ve cerrahi sonrası dönem hakkında bilgilendirilmeleri, hastaların kaygılarının azaltılmasında etkili olabilir. Anahtar Kelimeler: Kaygı, Hemşirelik, Katarakt, Katarakt Cerrahisi, Preoperatif Kaygı.

AnksiyeteBilgiGöz+4
Saliha Çelik
Hasan Kalyoncu University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Laparoskopik kolesistektomi sonrası hastaların bilgi ve eğitim gereksinimlerinin belirlenmesi

Bu çalışmada laparoskopik kolesistektomi olan hastaların ameliyat sonrası bilgi ve eğitim gereksinimlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışmaya katılan hastaların yaş ortalaması 51.89±15.32 yıldı. Hastaların 41'i erkek, 75'i kadın olmak üzere 116 hasta ile gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın amacı doğrultusunda hastalara hasta öğrenim gereksinimleri ölçeği uygulanmıştır. Hastalara uygulanan hasta öğrenim gereksinimleri ölçeği Croncbah alpha katsayı değeri 0,982 olarak hesaplanmıştır. HÖGÖ toplam ölçek puan ortalamasının 211.2±32.0 olduğu gözlenirken, alt ölçek boyutları en düşük 19.9±4.3, en yüksek 38.8±5.7 ortalama arasında değişim gösterdiği bulunmuştur. Çalışmada yer alan hastaların cinsiyet, medeni durum, eğitim durumu, yaş, çalışma durumu, vakanın tipi, kronik hastalık varlığı ve taburculuk eğitimi alma değişkenleri ile HÖGÖ'den almış oldukları puan ortalamaları arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmadı (p>0.05). Hastaların ameliyat ile ilgili bilgi alma değişkeni ile HÖGÖ'den almış oldukları puan ortalamaları arasındaki fark ise istatistiksel olarak anlamlı olduğu saptandı (p<0.05). Sonuç olarak araştırmaya katılan hastaların öğrenim gereksinim düzeyleri yüksek bulunmuştur. Laparoskopik kolesistektomi uygulanacak hastalara cerrahi yöntemler konusunda ameliyat öncesinde bilgi verilmesinin hastalara yararlı olacağı önerilmiştir.

CerrahiEğitim ihtiyaçlarıGenel cerrahi+5
Fatma Targan
Hasan Kalyoncu University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Abdominal bölge cerrahisi geçiren hastalarda hareketliliğe etki eden faktörlerin değerlendirilmesi

Bu çalışma abdominal bölge cerrahisi geçiren hastalarda hareketliliği etkileyen faktörlerin belirlenmesi amacıyla tanımlayıcı tipte yapıldı. Araştırma Gaziantep 25 Aralık Devlet Hastanesinde Eylül 2019-Aralık 2019 tarihleri arasında Tanıtıcı Özellikler Soru Formu, Hasta ve Gözlemci Hareketlilik Ölçeği, Hareketi Etkileyen Faktörler Soru Formu ile toplandı. Araştırmanın örneklemini abdominal cerrahi geçiren 152 hasta oluşturdu. Hastaların yaş ortalaması 46.61±15.23 yıl, % 59.2'si kadın, % 86.2'si evli, % 42.1'ilkokul mezunudur. Hastaların % 52.7'sinin kolesistektomi, % 32.9'u ise herni tamiri olduğu belirlendi. Hastaların hareket öncesi ve sonrasındaki yaşam bulguları arasındaki farkın istatiksel olarak anlamlı olduğu belirlendi (p<0.05). Hareketi etkileyen faktörler toplam puanı ile Gözlemci Hareketlilik Ölçeği puanı arasında pozitif yönde zayıf kuvvette ilişki olduğu belirlendi (p<0.05). Hastaların en çok yatak içinde bir taraftan diğer tarafa dönme sırasında ağrı algıladıkları (3.80±0.86), bağımlı hissettikleri (3.93±1.05) ve en çok yürürken zorlandıkları (4.00±0.64) belirlendi. Ağrı (3.76±0.52), yara yerinin açılmasından/kanamasından korkma (3.62±0.70), hareket etmek için ailesine gereksinim duyması (3.47±0.83) ve vücudunun alt bölgesinde bulunan ekipmanlar (foley kateter, dren) (3.44±0.84) hastaların hareket etmelerini engelleyen en önemli faktörler oldu. Kadın hastaların (43.74± 5.66), genel anestezi ile ameliyat olanların (43.32±6.05), III. Derece obez olanların (45.00±5.96), bariyatrik cerrahi geçiren hastaların (44.42 ±6.71) Hareketliliği Etkileyen Faktörler Puan Ortalamalarının daha yüksek olduğu belirlendi (p<0.05). Sonuç olarak; bu çalışmada yatak içinde dönmek en fazla oranda ağrı ve zorlanmaya yol açarken; ağrı, yara açılması korkusu, vücudunda ekipman bulunması durumları da hastalarda hareket etmeyi etkileyen en önemli durumlardan olduğunu gösterdi. Obezite ve buna yönelik yapılan bariyatrik cerrahi geçirenler hareket etme ile ilgili faktörlerden daha fazla oranda olumsuz etkilendi. Hemşirelerin hastaların ve geçirdikleri cerrahinin özelliklerine uygun olarak hastaları bilgilendirmeleri, hareket etmelerini güvenli ve kolay hale getiren girişimleri planlamaları ve uygulamalarının yararlı olacağı kanısına varıldı. Anahtar Kelimeler: Abdominal Cerrahi, Mobilizasyon, Hareketliliği Etkileyen Faktörler, Hemşirelik

CerrahiCerrahi-abdominalGenel cerrahi+2
Ebru Karaaslan
Hasan Kalyoncu University · Institute of Health Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Mardin ili kamu hastanelerinde görev yapan ameliyathane hemşirelerinin ameliyathanenin yönetimine yönelik tutumlarının değerlendirilmesi

Bu çalıĢma ameliyathane hemĢirelerinin, ameliyathanenin yönetimine yönelik tutumlarının belirlenmesi amacıyla yapılmıĢtır. ÇalıĢma verileri 1 Temmuz 2019 - 29 ġubat 2020 tarihleri arasında Mardin ilinde yer alan devlet hastanelerinin ameliyathane servislerinde Sosyodemografik Özellikler Veri Formu ve Ameliyathane Yönetimi Tutum Ölçeği kullanılarak toplanmıĢtır. AraĢtırmanın örnekleminde 76 hemĢire yer aldı. HemĢirelerin yaĢ ortalaması 33.76±6.31 ve 47.4‟si kadın, % 73.7‟si evli, % 68.4‟ü lisans mezunuydu. Ameliyathane Yönetimi Tutum Ölçeği puan ortalamalarında en yüksek puan alınan alt boyut "stres ve tükenmiĢlik" iken en düĢük puanın "liderlik" alt boyutunda olduğu belirlendi. Güven alt boyutunda kadınların erkeklere göre daha yüksek puan ortalamasına sahip oldukları belirlendi (p<0.05). Ekip çalıĢması alt boyutunda ise mesleki deneyimi 7- 12 yıl arasında olanların puan ortalamaları daha yüksekti (p<0.05). Ameliyathanede çalıĢma yılına göre 5-9 yıl arasında çalıĢanların bilgi paylaĢama alt boyutunda puan ortalamalarının daha yüksek olduğu belirlendi. Medeni durum ve ameliyathanede çalıĢma konusunda eğitim alma durumu ile ölçek alt boyutları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamıĢtır (p>0.05). Sonuç olarak; bu araĢtırmada hemĢirelerin stres ve tükenmiĢlik durumlarının ameliyathane yönetimi tutumlarını etkilediği ve liderlik eden kiĢinin de bu tutumlarının belirlenmesinde etken olduğu görülmüĢtür. HemĢirelerin meslekte çalıĢma ve ameliyathanede çalıĢma süresi ekip üyeleri ile iĢbirliği yapma konusunda etkili bulunmuĢtur. HemĢirelerin ameliyathane yönetiminde etkili olmak adına tecrübeli olan ekip üyelerinin kliniklerde rehber rol üstlenmeleri, ekip üyelerinin verimliliğini azaltan stres ve tükenmiĢliği azaltabilmek için sürekli iletiĢim halinde olmaları ve paylaĢımda bulunmaları gerekmektedir. Liderlik yönünün geliĢtirilebilmesi için de hemĢireler mesleki geliĢimlerini arttıracak eğitimlere katılmalıdır. Anahtar Kelimeler: Ameliyathane, Yönetim, HemĢirelik, Cerrahi HemĢireliği

Ameliyathane hemşireliğiAmeliyathanelerHastaneler+7
Mehmet Ali Aydın
Hasan Kalyoncu University · Institute of Health Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Açık kalp cerrahisi sonrası tele-hemşirelik yoluyla verilen eğitim ve danışmanlığın ameliyat sonrası anksiyete ve komplikasyonlar üzerine etkisinin incelenmesi

Birçok bakım gereksinimi olan taburculuk sonrası sürecin evde sağlık profesyonelleri tarafından izlem olmaksızın gerçekleşmesi hastalarda anksiyete ve komplikasyon gelişimlerini artırabilir. Bu çalışmada mesafelere rağmen bakım hizmeti ve hasta takibi sağlayan tele-hemşirelik yönteminin bu hastalarda taburculuk sonrası kullanımının anksiyete ve komplikasyonlar üzerine etkisinin belirlenmesi amaçlandı. Kasım 2020-Nisan 2021 tarihleri arasında, Gaziantep Medikal Park Hastanesi'nin Kalp ve Damar Cerrahi kliniğinde, randomize kontrollü bir araştırma olarak yapıldı. Örneklem ölçütlerini sağlayan 38'i Çalışma (ÇG), 37'si Kontrol Grubu (KG) olmak üzere 75 hasta ile araştırma tamamlandı. KG hastalarına rutin tedavi ve bakım dışında çalışma boyunca müdahalede bulunulmadı, ÇG'de rutin tedavi ve bakım uygulamalarına ek olarak araştırma kapsamında taburculuk sonrası birinci haftanın sonu ile birinci ayın sonu arasında araştırmacı tarafından telefonla dört kez aranarak eğitim ve danışmanlık sağlandı. Her iki gruptaki hastalara taburcu olmadan 24 saat önce Tanıtıcı Bilgiler Formu ve Stait Trait Anxiety Invantory (STAI), taburculuk sonrası birinci ayın sonunda ise STAI Durumluk Anksiyete Ölçeği uygulandı. Taburcu olmadan 24 saat önce, ilk bir hafta içerisinde ve birinci ay sonunda kontrole geldiklerinde hastaların yara bölgelerinin fotoğrafı hekimin telefonuyla çekildi. Her iki grupta da taburculuk sonrası oluşan komplikasyonlar, INR değerleri hekim tarafından değerlendirildi. Bu veriler, hastane başvuru sayıları ve tekrar yatış oranları hekim kayıtlarından araştırmacı tarafından alındı. İstatistiksel analiz için SPSS 25.0 programı kullanıldı, anlamlılık değeri p<0.05 olarak kabul edildi. Hastalar tanıtıcı bilgiler açısından benzerdi (p>0.05). ÇG ve KG'de hastaların ön test süreklilik anksiyete puan ortalamaları benzerdi ancak durumluk anksiyete puan ortalamaları arasında KG lehine istatistiksel olarak anlamlı fark vardı (p<0.05). Taburculuk sonrası birinci ayın sonunda son test de durumluk anksiyete puanları arasındaki fark anlamlıydı. Grupların kendi içerisinde ön test ve son test durumluk anksiyete puanları arasındaki fark incelendiğinde ÇG'de anlamlı fark olduğu, KG'de anlamlı fark olmadığı belirlendi. İlk bir hafta içerisinde komplikasyon gelişimi, INR değerinin terapötik aralıkta olma durumu, hastaneye tekrar yatış açısından iki grup arasında fark yoktu (p>0.05). Taburculuk sonrası birinci hafta ile birinci ay arasında komplikasyon gelişimi, INR değerinin terapötik aralıkta olma durumu, hastaneye tekrar yatış açısından ÇG lehine farkın anlamlı olduğu belirlendi (p<0.05). Taburculuk sonrası bir ay içerisinde toplam tekrar yatış sayısının KG'de, hastaneye toplam tekrar başvuru sayısının ÇG'de daha fazla olduğu belirlendi. Taburculuk sonrası birinci hafta ile birinci ay arasında KG'de bacak insizyonu enfeksiyonu, ÇG'de efüzyon en sık görülen komplikasyonlardı. Açık kalp cerrahisi geçiren hastalara taburculuk sonrası tele-hemşirelik yoluyla verilen eğitim ve danışmanlığın anksiyete, komplikasyon ve tekrar yatış oranları üzerine olumlu etkisi olduğu kanısına varıldı. Anahtar Kelimeler: Açık Kalp Cerrahisi, Anksiyete, Tele-hemşirelik, Komplikasyon, Hastaneye Tekrar Yatış

AnksiyeteCerrahi-kardiyovaskülerHasta eğitimi+7
Kadiriye Pehlivan
Hasan Kalyoncu University · Institute of Health Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Meme kanseri tanısı konulmuş kadınlara verilen video destekli eğitimin etkinliği: Nonrandomize kontrollü araştırma

Meme kanseri tanısı konulan hastalarda büyük bir kaygı ve üzüntü meydana gelmesinin yanı sıra; tedavide uygulanacak cerrahi girişimin çeşidi, etkileri, cerrahi sonrası yaşantısının nasıl olacağı konusundaki kaygılar; hastaların fiziksel ve ruhsal yönden birtakım zorluklara neden olmaktadır. Bu kaygı ve belirsizlikler cerrahi riskleri artırmakla birlikte hem tedavinin sonuçlarını hem de sağlık hizmetleri memnuniyeti olumsuz etkilenmektedir. Bu çalışmada cerrahi öncesi verilen video destekli eğitimin postoperatif dönemde cerrahi sonrası komplikasyonlar, anksiyete ve konfor üzerinde etkisinin belirlemesi amaçlandı. Çalışma Ağustos-Aralık 2020 tarihleri arasında, T.C. Sağlık Bakanlığı İstanbul Sağlık Müdürlüğü Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesi'nin genel cerrahi kliniğinde yapılan nonrandomize kontrollü klinik bir araştırmadır. Örneklem ölçütlerini karşılayan ve araştırmaya katılmaya gönüllü 35'i Çalışma (ÇG), 35'i Kontrol (KG) olmak üzere 70 hasta ile araştırma tamamlandı. Önce KG, daha sonra ÇG hastalarına ilişkin verileri toplandı. KG hastalarına araştırma kapsamında müdahalede bulunulmadı, genel cerrahi servisinde cerrahi öncesi rutin tedavi ve bakım uygulamaları sürdürüldü. ÇG'na ise rutin tedavi ve bakım uygulamalarına ek olarak araştırma kapsamında hazırladığımız "Meme Kanseri Tanısı Konulmuş Kadınlara Verilen Video Destekli Eğitim" isimli eğitim videosu izlettirildi. Her iki gruptaki hastalara preoperatif 1. gün anksiyete değerlendirmede Durumluk- Sürekli Anksiyete Ölçeği (Stait Trait Anxiety Invantory-STAI) ile konfor durumlarını değerlendirmede Genel Konfor Ölçeği (GKÖ) kullanıldı. Postoperatif 2. Gün STAI ölçeğinin durumluk (STAI-S) bölümü ile GKÖ; postoperatif 10. gün ise sadece anksiyete ölçeğinin durumluk (STAI-S) bölümü uygulandı. İstatiksel anlamlılık değeri olarak p<0.05 kabul edildi. Cerrahi öncesi video destekli eğitimin anksiyete düzeyini düşürdüğü ve konfor düzeyini yükselttiği görüldü. Bu eğitimler onkolojik ya da diğer cerrahi yöntemlerde de kullanılabilir ve hasta üzerindeki olumlu etkilerini tespit etmeye yönelik daha geniş örneklemeli araştırmalar yapılabilir.

AnksiyeteHasta eğitimiHemşirelik+6
Neriman Güzel
Hasan Kalyoncu University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Acil servis hemşirelerinin iş doyumu ve tükenmişlik durumlarının incelenmesi

Bu çalışma acil servis görev yapan hemşirelerin, iş doyumu ve tükenmişlik durumlarının incelenmesi amacıyla yapılan tanımlayıcı bir araştırmadır. Çalışmanın verileri; Sosyo-Demografik Bilgi Formu, Minesota İş Doyum Ölçeği ve Maslach Tükenmişlik Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Çalışmaya araştırmaya katılmayı kabul eden 60 hemşire alınmıştır. Veriler SPSS for Windows programı ile analiz edilmiştir. Hemşirelere yönelik çalışmanın bulgularına göre; duyarsızlaşma düzeyi arttıkça içsel doyum, dışsal doyum ve genel doyum düzeyleri düşmektedir. Ortalamalara göre, 22-25 yaş grubunun dışsal doyum düzeyinin daha yüksek olduğu tespit edildi. Ayda 1-9 nöbet tutanların içsel doyum, dışsal doyum ve genel doyum düzeyleri 10 ve daha fazla nöbet tutanlara göre daha yüksektir. Mesleğini değiştirmek isteyen hemşirelerin; daha yüksek düzeyde duygusal tükenmişlik seviyesine, daha düşük bir içsel doyuma ve genel doyum düzeyine sahip olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, mesleği değiştirmek istemeyenlerin; isteyen ve bazen isteyenlere göre daha düşük bir duyarsızlaşma düzeyinin olduğu tespit edilmiştir. Çalışmada elde edilen bulgular literatürde yer alan araştırmalar ile karşılaştırılarak acil serviste görev yapan acil servis hemşirelerinin iş doyumu ve tükenmişlik durumlarına ilişin öneriler getirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Hemşire, Acil Servis, İş Doyumu, Tükenmişlik, Meslek.

Acil servis-hastaneAcil tıpHemşireler+7
Abdulkadir Elçioğlu
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Açık kalp cerrahisi hastalarında bakım paketi uygulamasının iyileşme sürecine etkisinin incelenmesi

Amaç açık kalp cerrahisi (AKC) olan hastalara kanıta dayalı uygulamalardan oluşan "Kalp Cerrahisi Bakım Paketi" uygulanmasının hastaların iyileşme kalitesi ve solunum örüntüleri (solunum sayısı, dispne varlığı, oksijen saturasyonu v.b.) üzerindeki etkisinin incelenmesidir. Çalışmada bakım paketinin uygulanmasında hemşirelerin uyum durumları da incelenmiştir. Bu araştırma AKC uygulanan kontrol ve çalışma gruplu, yarı deneysel, non-randomize bir çalışmadır. Araştırmada, cerrahi yoğun bakım (CYB) ve kalp damar cerrahi (KDC) kliniğinde görev yapan gönüllü hemşireler, araştırmacı tarafından oluşturulan bakım paketini çalışma grubundaki hastalara uygulamıştır. Bakım paketi; "Hasta ve Yakınlarının Bilgilendirilmesi", "Solunum Yönetimi" ve "Erken Mobilizasyon" uygulamalarını içermektedir. Araştırmaya 69'u kontrol, 34'ü çalışma olmak üzere toplam 103 hasta dahil edilmiştir. Önce kontrol daha sonra da çalışma grubuna ait veriler toplanmıştır. Kontrol grubu hastaları standart bakımı almış, çalışma grubuna ise standart bakımın yanında bakım paketi uygulanmıştır. Veriler "Tanıtıcı Özellikler Veri Formu" "Komplikasyonlara Yönelik Hasta Çıktıları Formu ve "İyileşme Kalitesi-40 Anketi" (Quality Of Recovery-40-QoR-40) kullanılarak elde edilmiştir. Her iki grup, yaş ortalaması ve koroner arter hastalığı tanısı dışında tüm değişkenler açısından benzerdir. Çalışma grubunda öksürük (sırasıyla %55.9 ve %32.4) ve patolojik akciğer sesi (sırasıyla %79.7 ve %82.6) bulgusu kontrol grubuna göre daha düşük oranda idi (p<0.05). Satürasyon değeri çalışma grubunda daha yüksekti (%91.64'e karşı %90.34; p<0.05). Pulmoner komplikasyon oranı çalışma grubunda %5.9; kontrol grubunda %11.6 olup, çalışma grubunun QoR-40 toplam puanı 177.70±10.77; kontrol grubunun 165.28±15.63 olarak belirlendi (p<0.05). Hemşirelerin bakım paketine %70.6 oranında uyum sağladıkları belirlendi. Hemşirelerin çoğunun "Kalp Cerrahisi Bakım Paketi"nin hasta ve klinik için uygun olduğunu ancak zamanı etkin kullanmayı sağlama konusunda kararsız kaldıkları görüldü. "Kalp Cerrahisi Bakım Paketi"nin solunum komplikasyonlarını azaltabildiği, fakat hemşireler tarafından uygulamayı sürdürülebilme durumunun yüksek düzeyde olmadığı tespit edilmiştir.

Cerrahi-kardiyovaskülerHasta bakımıHemşirelik bakımı+2
Yasemin Yılmaz
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Ortopedik cerrahi geçiren hastalarda ameliyathane basınç yarası gelişiminin azaltılmasında basınç yarası bakım paketinin etkisinin incelenmesi

Bu araştırma, ortopedik cerrahi girişim uygulanan hastalarda ameliyat sonrası erken dönemde uygulanan basınç yarası bakım paketinin hastaların ameliyathane basınç yarası gelişimi, ağrı, düşme korkusu ve konforu üzerine etkisinin belirlenmesine yönelik non randomize kontrollü, yarı deneysel klinik araştırmadır. Araştırmada klinik rehberler doğrultusunda hazırlanmış olan basınç yarası bakım paketi çalışma grubu hastalarına uygulandı. Bakım paketi "deri bakımı, pozisyon verme, erken mobilizasyon, beslenme ve sıvı alımı" girişimlerinden oluştu. Araştırmada önce kontrol grubu, daha sonra çalışma grubu verileri toplandı. Veri toplama amacıyla Hasta Tanıtıcı Veri Formu, 3S Ameliyathane Basınç Yarası Risk Değerlendirme Ölçeği, Görsel Kıyaslama Ölçeği, Düşme Korkusu Ölçeği, Genel Konfor Ölçeği Kısa Formu, Basınç Yarası Bakım Paketi Klinik Veri Toplama Formu, Ulusal Basınç Ülseri Danışma Paneli (National Pressure Ulcer Advisory Panel-NPUAP) (2016) Basınç Yarası Evreleme Sistemi Formu, Basınç Yarası Bölgeleri ve Evreleri İzlem Kayıt formları kullanıldı. Kontrol grubunda bulunan hastalara kliniğin rutin uygulaması yapıldı ve araştırma kapsamında geliştirilen bakım paketi uygulanmadı. Çalışma grubunda bulunan hastalara 105 gün boyunca kliniğin rutin uygulaması yanında bu çalışma için geliştirilen basınç yarası bakım paketi uygulandı. Verilerin değerlendirilmesinde sayı, ortalama±standart sapma, yüzde, en az-en çok değerleri hesaplandı. Araştırmada normal dağılım sergileyen ikili grupların karşılaştırılmasında Bağımsız Örneklem t Testi, normal dağılım sergilemeyen ikili grupların karşılaştırılmasında Mann Whitney U Testi kullanıldı. Kategorik değişkenlerin karşılaştırılmasında Ki-Kare Testi kullanıldı. İstatistik hesaplamalar ve yorumlamalar p<0.05 düzeyinde değerlendirildi. Araştırmanın örneklemini kontrol grubunda 122, çalışma grubunda 68 olmak üzere toplam 190 hasta oluşturdu. Ameliyathane basınç yarası insidansı kontrol grubunda %18.4, çalışma grubunda %5.7 olarak belirlendi. Yaş, en az bir kronik hastalık varlığı özellikle hipertansiyon, tıbbı tanı özellikle kalça fraktürü, acil cerrahi müdahale, ameliyat öncesi ASA sınıfı ≥3, ameliyat öncesi klinikte geçen süre, hastanede ortalama yatış süresi (gün), 3S Ameliyathane Basınç Yarası Risk Değerlendirme Ölçek puanı ≥19, ameliyat öncesi albümin ve hemoglobin değerlerinin düşük olması basınç yarası gelişenlerde etkili bulundu (p<0.05). Kanıta dayalı girişimlerin yer aldığı ameliyathane basınç yarası önleme bakım paketinin, ameliyathane kaynaklı basınç yarası gelişiminin önlenmesinde etkili bulunmuş olup; ayrıca hastaların ağrı algısının ve düşme korkusunun azaltılmasında, konfor düzeyinin yükseltilmesinde olumlu sonuçları olduğu belirlenmiştir. Ameliyathane kaynaklı basınç yarası gelişmesinin önlenmesinde basınç yarası bakım paketinin kullanılması önerilmektedir.

AğrıBasınç ülserleriCerrahi+5
Hatice Eğilmez
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Sanal gerçeklik gözlüğü kullanılarak yapılan senaryo tabanlı üç boyutlu videolu eğitimin hemşirelik öğrencilerinin cerrahi el yıkama ve steril giyinme becerisi üzerine etkisinin incelenmesi

Bu çalışma, sanal gerçeklik (VR) gözlüğü kullanarak senaryo tabanlı üç boyutlu videolu eğitimin hemşirelik öğrencilerinin cerrahi el yıkama ve steril giyinme becerilerine etkisini incelemek amacıyla randomize kontrollü deneysel bir araştırmadır. Araştırmada 79 gönüllü öğrenci basit randomizasyonla üç gruba ayrıldı: VR grubu (N=27), teorik eğitim grubu (N=27) ve videolu eğitim grubu (N=25). İlk gruba sanal gerçeklik gözlüğü ile, ikinci gruba teorik eğitim yöntemi ile, üçüncü gruba ise video ile cerrahi el yıkama ve steril giyinme eğitimi verildi. Sanal gerçeklik (VR) grubuna sanal gerçeklik gözlüğü ile 3D video üç kez uygulandı. Videolu eğitim grubuna 2D video üç kez uygulandı. Teorik eğitim grubuna ise serbest çalışma zamanı tanındı. Eğitim sonrası öğrenci performansı, kendine güven ve memnuniyet değerlendirildi. Veriler Bone ve Maskenin Takılması, Cerrahi El Yıkama, Steril Önlük ve Steril Eldiven Giyinme Beceri Değerlendirme Formu, Bone ve Maskenin Takılması, Cerrahi El Yıkama, Steril Önlük ve Steril Eldiven Giyinme Bilgi Değerlendirme Formu, Teknoloji Kullanım Ölçeği, Eğitim Yöntemi Memnuniyeti Ölçüm Formu, Kendine Güven Ölçüm Formu ile toplandı. Verilerin değerlendirilmesinde SPSS 25.0 programı, sayı, ortalama±standart sapma, yüzde, ortanca, minimum ve maksimum değerler, F testi, Kruskal Wallis H testi kullanıldı ve ICC katsayısı hesaplandı. İstatistiksel anlamlılık için p<0.05 kabul edildi. VR grubu beceriyi teorik eğitim grubuna göre daha kısa sürede tamamladı (p<0.05). VR grubunun memnuniyet puanları diğer gruplara göre daha yüksek bulundu (p<0.05). Bilgi düzeyi ve kendine güven açısından gruplar arasında anlamlı fark tespit edilmedi (p>0.05). VR destekli eğitim yöntemleri, cerrahi hastalıkları hemşireliğinde beceri edinimini desteklemek için etkili bir araç olarak dikkate alınmalıdır. Anahtar Kelimeler: Sanal gerçeklik, cerrahi hastalıkları hemşireliği eğitimi, cerrahi el yıkama ve steril giyinme becerisi, senaryo tabanlı eğitim, üç boyutlu videolu eğitim

CerrahiEl yıkamaHemşireler+7
Songül Güngör
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Yansıtıcı battaniyenin istenmeyen perioperatif hipotermi gelişimini azaltmadaki etkisinin incelenmesi

Çalışmanın amacı, genel anestezi altında batın ameliyatı planlanan hastalarda pasif yalıtım ürünü olan yansıtıcı battaniye kullanılmasının istenmeyen perioperatif hipotermiyi önlemedeki etkisinin belirlenmesidir. Aynı zamanda yansıtıcı battaniyenin hastaların termal konfor ve titreme düzeyleri üzerine etkisi de değerlendirilmiştir. Araştırma; randomize kontrollü, klinik çalışma tasarımında, Şubat 2022-Ocak 2023 tarihleri arasında, Bitlis İl Sağlık Müdürlüğü'ne bağlı Bitlis Devlet Hastanesi'nde yapıldı. Araştırmanın evrenini yetişkin 328 hasta oluşturdu. Araştırma kapsamında bir referans grubu (sıcak hava üflemeli cihaz), bir müdahale grubu (yansıtıcı battaniye) ve bir kontrol grubu (rutin hastane prosedürü) oluşturuldu. Çalışma, her grupta 35'er hasta olacak şekilde toplam 105 hasta ile tamamlandı. Referans ve Müdahale grubunda yer alan hastalara, ameliyattan önce (15 dakika), ameliyat sırasında ve anestezi sonrası bakım ünitesinden kliniğe transfer edilinceye dek ısıtma işlemi uygulandı. Kontrol grubuna ise araştırma kapsamında herhangi bir ısıtma işlemi uygulanmadı. Kliniğe transfer edilen tüm hastalara hastanenin rutin bakım prosedürü uygulandı. Verilerin analizi SPSS for Windows (21.0) programı ile yapılarak sonuçlar %95 güven düzeyinde değerlendirildi. Anestezi sonlandırıldığı sırada kontrol grubunda hipotermi insidansı %71.4, müdahale grubunda %42.9, referans grubunda ise %28.6 olarak belirlendi. Hastalar anestezi sonrası bakım ünitesine alındıkları sırada kontrol grubunda hipotermi insidansı %74.3, müdahale grubunda %40, referans grubunda ise %22.9 olarak belirlendi. Hastalar anestezi sonrası bakım ünitesinden kliniğe transfer sırasında kontrol grubunda hipotermi insidansı %37.1 iken, müdahale ve referans grubu hastaların hepsinin normotermiye ulaştığı saptandı. Hastaların ameliyat salonuna girmeden önceki ve anestezi sonrası bakım ünitesindeki termal konfor algı puanları müdahale ve referans gruplarında kontrol grubuna karşı anlamlı derecede daha yüksek olarak bulundu (p<0.05). Hastalar anestezi sonrası bakım ünitesine alındığı sırada kontrol grubunda beş hastada, müdahale grubunda bir hastada hafif titreme görülürken referans grubunda titreme görülmediği belirlendi. Yansıtıcı battaniye kullanımı, hastalarda istenmeyen perioperatif hipotermi ve titreme insidansının azaltılması ve termal konfor algı düzeyinin artırılmasında aktif ısıtma kadar etkili olmuş ve kontrol grubuna karşı üstünlük sağlamıştır. Yansıtıcı battaniye ile pasif ısıtmanın, sıcak hava üflemeli sistemlerle ısıtmanın mümkün olmadığı durumlarda uygun maliyetli bir alternatif olabileceği sonucuna ulaşıldı. Anahtar Kelimeler: İstenmeyen Perioperatif Hipotermi, Yansıtıcı Battaniye, Termal Konfor, Pasif Isıtma, Cerrahi.

BattaniyeCerrahiGenel cerrahi+7
Ali Güzel
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2023
00

Other supervisors