Prof. Dr. Erdal Canpolat danışmanlığındaki tezler
18 tez · Fırat University
Türkiye'de aşı karşıtlığı ile ilgili yapılan makale çalışmaları üzerine bir içerik analizi
Tarihsel süreç içerisinde yaşanan pek çok salgın hastalık görülmektedir. Günümüzde yaşanan Covid-19 pandemisiyle aşı ve aşı çalışmalarının önemi artmıştır. Yaşanan pandemiler sebebiyle aşı uygulamalarının önemi ortaya çıksa da aşı olmayı kabul etmeyen bireylerin sayısı da gün geçtikçe artmaktadır. Bu çalışmanın amacı; Türkiye'de aşı karşıtlığı üzerine 2010-2021 yılları arasında yapılan çalışmaların incelenmesidir. Araştırmada Dergi Park ve Google Akademik veri tabanlarında yapılan aram sonucu 38 adet çalışmaya ulaşılmıştır. Makaleler içerik analizi yöntemiyle analiz edilmiştir. Araştırma kapsamında incelenen makaleler; yayım yıllarına, yazar kişi sayısına, yazarların cinsiyetine, sayfa sayılarına, illere göre dağılımları, türlerine göre, yayınladığı dergilere, kaynak sayılarına, kaynak güncelliğine, kaynak türlerine göre dağılımları açısından incelenmiştir. İncelenen makale çalışmalarına kodlar verilmiş ve yapılan kodlamalar sonucunda elde edilen veriler Excel programına aktarılmıştır. Verilerin yüzdeleri hesaplanmış, grafik ve tablolar oluşturulmuştur. Araştırma sonucunda en fazla makale çalışmaları 2020 yılında yapılmıştır. Makale çalışmalarında en fazla yazar sayısı 2 yazar tarafından, en fazla makale çalışmalarını yayınlayan Güncel Pediatri Dergisi yayınladığı, makale çalışmalarında kullanılan kaynakların %92,11'inin güncel kaynak olduğu tespit edilmiştir. Makale çalışmalarında kaynak olarak kullanılan referansların %63,16'sı yabancı kaynaklardan meydana geldiği sonucuna ulaşılmıştır.
Beyin temelli öğrenmenin akademik başarı, tutum ve kalıcılığa etkisi: Bir meta-analiz çalışması
Bu araştırmanın amacı, Fen bilimleri dersinde Beyin Temelli Öğrenmenin (BTÖ) akademik başarı, tutum ve kalıcılığa etkisini araştıran çalışmaların meta-analizinin gerçekleştirilmesidir. Deney ve kontrol gruplu çalışmalar meta-analize dâhil edilmiştir. Deneysel araştırma çalışmalarında yarı deneysel ya da tam deneysel çalışmalardan içerisinde örneklem, grup ortalaması ve standart sapmaların bulunduğu çalışmalar tercih edilmiştir. Çalışmada 2005-2020 yılları arasındaki araştırmalar incelenmiştir ve akademik başarı için 25, tutum için 15 ve kalıcılık için 14 çalışma kriterlere uygun bulunmuştur. Elde edilen veriler meta-analiz kullanılarak değerlendirilmiş ve Hedges's g'ye göre hesaplanmıştır. Analiz sırasında CMAV.3 ve Excel programları kullanılmıştır. Çalışmalar birleştirilirken bazı yapıların heterojen olması sebebiyle rastgele etkiler modeli, bazı yapıların homojen olması sebebiyle sabit etkiler modeli kullanılmıştır. Araştırma sonunda, fen bilimleri dersinde BTÖ ile yapılan çalışmaların etki büyüklükleri akademik başarı için 1,087, tutum için 0,766 ve kalıcılık için 1,458 olarak bulunmuştur. BTÖ' nün akademik başarı üzerinde anlamlı ve geniş düzeyde, kalıcılık üzerinde de anlamlı ve çok geniş düzeyde etki büyüklüğüne sahip olduğu gözlenmiştir. Tutum üzerinde ise anlamlı bir etkiye rastlanmamıştır.
Fen bilgisi öğretmen adaylarının bazı bilimsel olguların ve tutumlarının çeşitli değişkenler açısından incelenmesi
Bu çalışmada, 1. sınıf, 2. sınıf, 3. sınıf ve 4. sınıfta öğrenim gören fen bilgisi öğrencilerinin öğrendikleri kimya bilgilerini günlük yaşamlarıyla ilişkilendirebilme düzeyleri açısından hazır bulunuşluklarını ve günlük yaşam kimyası ile olan tutumlarını tespit etmek amaçlanmıştır. Çalışmanın evrenini Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinde bulunan Üniversitelerin Fen Bilgisi Öğretmenliği Bölümünde öğrenim gören öğretmen adayları ve örneklemini ise, 2017-2018 eğitim-öğretim yılında Fırat Üniversitesi ve Siirt Üniversitesinde Fen Bilgisi Öğretmenliği Bölümü 1., 2., 3. ve 4. sınıfında öğrenim gören öğretmen adayları oluşturmaktadır.Çalışma, Fırat Üniversitesi'nden 208 Siirt Üniversitesi'nden 171 öğretmen adayı toplamda 379 öğretmen adayı ile yürütülmüştür. Araştırmada verileri toplamak için 14 açık uçlu sorudan oluşan Ay (2008) tarafından hazırlanmış olan Günlük Olayları Açıklama Testi (GOAT) ve 25 soruluk 5 likert tipi bir ölçekten oluşan Koçak'ın (2011) hazırlanmış olduğu Günlük Yaşam Kimyası Tutum Ölçeği (GYKTÖ) kullanılmıştır. Elde edilen veriler, IBM SPSS istatistik paket programı 22 sürümü kullanılarak, parametrik testler (t-testi, ANOVA ) ve parametrik olmayan testler (Kruskal Wallisve Mann-Whitney U Testi) aracılığıyla analiz edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda, fen bilgisi öğretmen adaylarının öğrendikleri kimya konularını günlük hayat olayları ile ilişkilendirebilme seviyeleri ve günlük yaşam kimyasına karşı tutumları arasında anlamlı bir ilişki bulunurken, genel olarak öğretmen adayların günlük hayatta karşılaşılan olayları açıklamada yetersiz oldukları ve konular ile ilgili kavram yanılgılarına sahip oldukları gözlenmiştir. GOAT sonuçları alt değişkenlere göre analiz edildiğinde; cinsiyet açısından kız öğretmen adayları lehine aralarında anlamlı farkın olduğu gözlemlenmiştir. Öğrenim gördüğü üniversiteye göre, Fırat Üniversitesi lehine anlamlı farklılık tespit edilmiştir. Sınıf düzeylerine göre, 4. ile 1. sınıf ve 4. ile 2. sınıf arasında istatistiksel olarak anlamlı fark tespit edilmiştir. Diğer alt değişkenlerde anlamlı fark tespit edilememiştir. GYTÖ sonuçları alt değişkenlere göre analiz edildiğinde; cinsiyet açısından kız öğretmen adayları lehine aralarında anlamlı farkın olduğu gözlemlenmiştir. Sınıf düzeylerine göre, 1. ile 2. sınıf ve 2. ile 3. sınıf arasında anlamlı fark tespit edilmiştir. Günlük internet kullanım süreleri ile günlük yaşam kimyasına karşı tutumları arasında 2-4 saat ile 6 saat ve üzeri kullananlar arasında sınırlı anlamlı fark gözlemlenmiştir. Diğer alt değişkenlerde istatistiksel olarak anlamlı fark tespit edilememiştir. Son olarak, GOAT sonuçları ile ve GYKTÖ sonuçları arasında pozitif yönde ve anlamlı düzeyde bir ilişkinin olduğu tespit edilmiştir. Bulgular alan yazında yapılan çalışmalar ışığında tartışılmış ve önerilerde bulunulmuştur.
Argümantasyon yaklaşımının öğrencilerin akademik başarı ve tutumlarına etkisi
Bu araştırmanın amacı, öğrencilerin, ''Madde ve Değişim'' ünitesinde yer alan Maddenin Halleri ve Maddelerin Ayırt Edici Özellikleri konularındaki akademik başarıları ve fen bilimlerine karşı tutumlarını, argümantasyon yaklaşımına dayalı öğretim ve mevcut programda ön görülen yaklaşımla karşılaştırarak aralarındaki farkın belirlenmesidir. Bu çalışma, 2017-2018 Eğitim-Öğretim yılında, Elazığ İli ve Palu ilçesine bağlı Atatürk Ortaokulu'nda öğrenim gören 64 ilköğretim 5. sınıf öğrencisi ile yapılmıştır. Çalışmada kontrol grubu 5/A şubesinde bulunan 33 öğrenci, deney grubu ise 5/B şubesin de bulunan 31 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmada argümantasyon yaklaşımı deney grubuna uygulanırken, programda ki mevcut öğretim yöntemleri kontrol grubuna uygulanmıştır. Çalışmada yarı deneysel desen kullanılmış ve çalışma nicel verilerden oluşmaktadır. Çalışma haftada 4 ders saati olmak üzere toplam 4 hafta sürmüştür. Uygulamadan elde edilen veriler SPSS (Statistical Package for the Social Sciences) programı ile analiz edilerek hipotezlerin geçerliliklerinin test edilmesi ve verilerin yorumlanması için t- testi kullanılmıştır. Araştırmada Geban vd. (1994) tarafından geliştirilmiş tutum ölçeği ve araştırmacı tarafından Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) kitaplarından uyarlanarak hazırlanmış başarı testi kullanılmıştır. Uygulamaya başlamadan önce seçilen deney ve kontrol grupları arasında bilgi düzeyleri bakımından farklılığı belirlemek üzere uygulanan ön test sonuçlarına göre iki grup arasında anlamlı derecede bir farklılığın olmadığı tespit edilmiştir. Başarı testi ve fen bilimlerine karşı tutum ölçeği deney ve kontrol gruplarına ön test ve son test olarak uygulanmıştır. Uygulamalar sonunda, her iki gruba uygulanan başarı son testinden elde edilen sonuçlara göre, argümantasyon yönteminin uygulandığı deney grubu öğrencilerinin, mevcut programın uygulandığı kontrol grubu öğrencilerine göre maddenin halleri ve maddelerin ayırt edici özellikleri konularında başarı seviyeleri daha yüksek çıkmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, argümantasyon yaklaşımının, mevcut programda ki yaklaşımlara göre daha etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca araştırmacı tarafından uygulanan fen bilimlerine karşı tutum ölçeği sonuçlarına göre fen bilimleri dersine yönelik olumlu tutum geliştirme açısından iki grup arasında anlamlı derecede bir farklılık görülmemiştir.
Maddenin yapısı ve özellikleri ünitesinin işlenmesinde yaşam temelli öğrenme yaklaşımının etkisi
Bu çalışma, 7. sınıf fen bilimleri dersi "Maddenin Yapısı ve Özellikleri" ünitesinde uygulanan yaşam temelli öğrenme yaklaşımının öğrencilerin başarı, tutum ve motivasyonları üzerine etkisinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Çalışma, Elazığ ili Karakoçan ilçesi Cengiz Topel Ortaokulunda öğrenim gören 34 deney ve 36 kontrol grubu olmak üzere toplam 70 öğrenci ile 5 hafta süresince yürütülmüştür. Bu çalışmada yarı deneysel desen kullanılmıştır. Dersler kontrol grubuna geleneksel öğretim, deney grubuna ise ünite kazanımları dikkate alınarak hazırlanan yaşam temelli öğretim ile işlenmiştir. Deney ve kontrol grubuna çalışma öncesi ve sonrasında; fen bilimleri başarı testi, fen bilimleri tutum ölçeği ve fen bilimleri motivasyon ölçeği uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS 21.0 paket programı ile analiz edilmiştir. Ön testlerden elde edilen verilere çok değişkenli varyans analizi (MANOVA) uygulanmıştır. Grupların çalışma öncesinde denk olduğu varsayılabilir. Son testlerden elde edilen verilere çok değişkenli kovaryans analizi (MANCOVA) uygulanmıştır. Analizler sonucunda yaşam temelli öğrenme yaklaşımının kullanıldığı deney grubu ile kontrol grubu öğrencilerinin başarıları arasında deney grubu lehine anlamlı bir farklılık olduğu saptanmıştır. Öğrencilerin tutum ve motivasyonları arasında ise anlamlı farklılık bulunamamıştır. FBBT ön-son-kalıcılık testi analizlerini yapmak için karışık ölçümler iki faktörlü ANOVA analizi yapılmıştır. Analiz sonucunda zaman içerisinde ki grup içi başarı puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılığın olduğu tespit edilmiştir. Aynı zamanda gruplar arasındaki puan ortalamalarında ise deney grubu lehine anlamlı farklılığın olduğu tespit edilmiştir. Uygulanan yöntemlerin kalıcılığa etkisini analiz etmek için ise iki faktörlü varyans analizi kullanılmıştır. Gruplar arasındaki puan ortalamalarında anlamlı bir farklılığın olmadığı gözlenmiştir.
Hidrokarbonlarda izomeri konusunu algılamaları hakkında fen bilgisi öğretmen adaylarının görüşleri üzerine fenomenografik bir araştırma
ÖZET Yüksek Lisans Tezi FEN BİLGİSİ ÖĞRETMEN ADAYLARININ HİDROKARBONLARDA İZOMERİ KONUSUNU ALGILAMALARI ÜZERİNE FENOMENOGRAFİK BİR ÇALIŞMA Burcu ÇETİN Fırat Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü Fen ve Matematik Eğitimi Anabilim Dalı Fen Bilgisi Eğitimi Bilim Dalı Elazığ, 2019, Sayfa: XIII+97 Bu çalışmanın amacı, fen bilgisi öğretmenliği II. sınıf öğrencilerinin hidrokarbonlarda izomeri konusundaki öğrenme yaklaşımlarını detaylı bir şekilde incelemektir. Ayrıca bu çalışmada hidrokarbonlarda izomeri konusunda öğrencilerde bulunan kavram yanılgılarının açığa çıkarılması da amaçlanmıştır. Bu amaçla çalışmada fenomenografik araştırma yöntemi kullanılmıştır. Çalışmanın araştırma grubunu, fen bilgisi öğretmenliği programında öğrenim gören 10 öğrenci oluşturmaktadır. Çalışma grubunun belirlenmesinde amaçlı örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Bundan dolayı çalışma kapsamında kimya derslerine çalışırken öğrenmede veya anlamada zorluk çeken ve kimya sınavlarında düşük not alan öğrenciler ile mülakatların yapılması hedeflenmiştir. Çalışmada veri toplama aracı olarak bireysel yarı yapılandırılmış mülakatlar kullanılmıştır. İki aşamadan oluşan mülakatlar, Genel Kimya- IV (Organik Kimya) dersi vize notları 50 puanın altında olan 10 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Mülakatların ilk aşamasında, öğretmen adaylarına kimya ve bazı kimyasal kavramlarla ilgili bir dizi soru yöneltilmiştir. İkinci aşamasında ise, öğretmen adaylarına üzerinde ayrıntılı bir şekilde düşünmeleri ve çözmeleri için hidrokarbonlarda izomeri konusu ile ilgili 3 tane soru sorulmuştur. Araştırmaya katılan Fen Bilgisi öğretmenliği II. sınıf öğrencileriyle gerçekleştirilen mülakatların ses kayıtları, mülakatların yazıya geçirildiği dokümanlar ve öğrencilerin mülakatlar esnasında yazmış oldukları yazılar analiz edilmiştir. Tüm bu analizlerden sonra betimleme kategorileri oluşturulmuş ve açığa çıkan kavram yanılgıları tablo şeklinde sunulmuştur. Yapılan değerlendirmeler sonucunda öğrencilerin vermiş oldukları cevaplar dikkate alındığında; derse karşı önyargılı oldukları, kimyayı zor bir ders olarak gördükleri, günlük yaşamlarıyla ilişkilendiremedikleri ve çalışmak istemedikleri ortaya çıkmıştır. Fen bilgisi öğretmen adayları kimya dersini kariyer beklentilerinden dolayı öğrenmeleri gerektiğini düşünmektedir. Dersin kapsamında bulunan hidrokarbonlarda izomeri konusunda da öğrencilerin çoğunluğu öğrenmelerini derinleştirememiş ve yüzeysel öğrenme durumu gerçekleşmiştir. Ayrıca araştırma sonucunda, öğrencilerin hidrokarbonlarda izomeri konusunda farklı kavram yanılgılarının olduğu da tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Hidrokarbon, İzomerlik, Fenomenografik Araştırma, Fen Eğitimi.
Fen bilgisi öğretmen adaylarının analitik kimya dersindeki matematiksel işlem hataları ve matematiği kullanmalarına yönelik öz yeterlik düzeyleri
Bu çalışmanın amacı, fen bilgisi öğretmen adaylarının analitik kimya dersindeki matematiksel işlem hataları ile kimyada matematiği kullanmalarına yönelik öz yeterlik düzeyleri arasındaki ilişkiyi ortaya çıkarmaktır. Çalışmada, karma araştırma desenlerinden birleştirme (çeşitleme) deseni kullanılmıştır. Çalışma grubunu, 2018-2020 akademik yılında Fırat Üniversitesi Eğitim Fakültesi Fen Bilgisi Eğitimi Anabilim Dalında öğrenim gören 176 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Çalışmada, araştırmacılar tarafından geliştirilen iki farklı veri toplama aracı kullanılmıştır. Bunlardan ilki, "Analitik Kimyada Matematiğin Kullanımına Yönelik Başarı Testi (AKMKYBT)" dir. 7 açık uçlu sorudan oluşan başarı testi, araştırmaya katılan öğrencilerin analitik kimya dersindeki matematiksel işlem hatalarını belirlemek için uzman görüşleri alınarak hazırlanmıştır. Öğrencilerin sorulara vermiş oldukları cevaplardan hata puanları ve başarı puanları hesaplanmıştır. İkinci veri toplama aracı olarak da "Kimyada Matematiğin Kullanımına Yönelik Öz Yeterlik Ölçeği (KMKYÖYÖ)" kullanılmıştır. Ölçeğin geliştirilmesi aşamasında; literatür taraması, madde havuzunun oluşturulması, uzman görüşlerinin alınması, ölçeğin taslak uygulaması, ölçeğin geçerlik-güvenirlik çalışmaları yapılmıştır. Ölçeğin faktör yapısını ortaya çıkarmak için Açımlayıcı Faktör Analizi (AFA) uygulanmıştır. Ölçeğin örneklem uygunluğu değerini gösteren Kaiser-Meyer-Olkin (KMO) değeri .777 ve Bartlett's testi sonuçları p<.000 düzeyine göre anlamlı bulunmuştur. Faktör analizi sonucunda toplam varyansın %67.705'ni açıklayan 13 madde ve 3 alt boyuttan oluşan bir ölçme aracı geliştirilmiştir. Ölçeğin Cronbach Alpha güvenirlik katsayısı .883 olarak bulunmuştur. Ölçeğin geçerli ve güvenilir olmasından dolayı kullanılması uygun görülmüştür. Öğretmen adaylarının ölçeğe vermiş oldukları cevaplardan ölçek puanları hesaplanmıştır. Verilerin analizinde SPSS-21.0 kullanılmıştır. Başarı, hata ve ölçek puanlarının analizleri için içerik ve korelasyon analizinden yararlanılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre, fen bilgisi öğretmen adaylarının başarı testine verdikleri cevaplardan 18 farklı hata türü tespit edilmiştir. Bu hata türleri; işlemsel hatalar, çözüm yolundan kaynaklanan hatalar, bilgi eksikliği hataları ve anlaşılmama olmak üzere 4 kategoriye ayrılmıştır. Korelasyon analizi sonuçları, hata puanları ile başarı testi puanları arasında negatif ve yüksek düzeyde (r= -.867); ölçek puanları ile hata puanları arasında negatif ve orta düzeyde (r= -.726); başarı testi puanları ile ölçek puanları arasında pozitif ve yüksek düzeyde (r= .850) bir ilişki olduğunu göstermiştir. Fen bilgisi öğretmen adaylarının, başarı testi sonuçlarına göre; matematiksel işlem hatalarına sahip oldukları gözlenmiştir. Ölçek puanı ortalamalarına göre; öz yeterliklerinin orta düzeyde olduğu belirlenmiştir. Korelasyon analizi sonuçlarına göre; hata puanları arttıkça başarı ve ölçek puanlarının azaldığı tespit edilmiştir.
Fen bilgisi öğretmen adaylarının çevre dostu davranışlarının modellenmesi
Bu çalışmanın amacı fen bilgisi öğretmen adaylarının çevreye yönelik olumlu davranışlarının, çevresel kimliklerinin, çevreye yönelik ekosentrik ve antroposentrik tutumlarının incelenmesidir. Öte yandan, bu değişkenlerle birlikte cinsiyet değişkeninin de yer aldığı bir nedensel model kurgulanarak bu değişkenlerin yordayıcılıklarının incelenmesi hedeflenmiştir. 2014-2015 yılının bahar dönemi başında Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde yer alan beş devlet üniversitelerinin eğitim fakültelerinde okuyan toplam 576 (407 kadın ve 169 erkek) fen bilgisi öğretmeni adayı çalışmaya katılmıştır. Bu katılımcılara Çevresel Kimlik Ölçeği, Çevreye Yönelik Tutumlar Ölçeği, Çevreye Yönelik Olumlu Davranışlar Ölçeği ve Demografik Bilgi formu içeren bir anket uygulanmıştır. Uygun Örnekleme yöntemi çalışmanın örneklemini oluşturmak için seçilmiştir. Toplanan veriyi analiz etmek için betimsel istatistik olarak ortalama, frekans, yüzde; açıklayıcı istatistik olarak da yol analizi kullanılmıştır. Çalışmanın sonuçlarına göre, fen bilgisi öğretmen adaylarının orta düzeyde çevreye yönelik olumlu davranışlar yaptıkları, güçlü çevresel kimliklere sahip oldukları, çevreye yönelik yüksek ekosentrik tutumlara ve orta düzeyde de antroposentrik tutumlara sahip oldukları görülmüştür. Ayrıca çevresel kimliğin ve doğrudan ve güçlü bir şekilde fen bilgisi öğretmen adaylarının çevreye yönelik olumlu davranışlarını yordadığı belirlenmiştir. Öte yandan cinsiyetin çevre dostu davranışlar üzerinde önemli bir belirleyicilik rolü oynamadığı anlaşılmıştır.
Farklı sınıf seviyelerindeki fen bilgisi öğretmen adaylarının yenilenebilir enerji konusunda teknolojik pedagojik bağlam bilgisi ve öğelerinin araştırılması
Örnek olay tarama metodunun kullanıldığı bu çalışmada, farklı sınıf seviyelerindeki Fen Bilgisi (FB) öğretmen adaylarının Yenilenebilir Enerji Konusundaki (YEK)- Teknolojinin Pedagojik Bağlam Bilgisi (TPBB) ve öğeleri araştırılmıştır. Bu çalışmada YEK-TPBB dönüşümcü model'e göre; alan, teknoloji, pedagoji ve bağlam bilgisinin birlikte etkileşiminden meydana gelen yeni bir alan olarak oluşturulmuştur. Çalışmada bağlam bilgisi; (1)Makro, (2)Mezo, (3)Sub-Mezo, (4)Mikro ve (5)Sub-Mikro bağlam olmak üzere farklı faktörleri içeren beş kategoride tanımlanmaktadır. Çalışmaya, 2014-2015 eğitim-öğretim yılı, FB öğretmenliği programında amaçlı örnekleme yöntemine göre seçilen 1.2.3 ve 4.sınıfta öğrenim gören toplam 36 FB öğretmen adayı katılmıştır. Çalışmada farklı sınıf seviyelerindeki FB öğretmen adaylarının TPBB'si ve sınıf içi öğretimleri (4.sınıf öğretmen adayları) nitel veri toplama tekniklerinin kullanıldığı üçgenleme/çeşitleme yaklaşımı ile araştırılmıştır. Öğretmen adaylarının TPBB ve öğelerini belirlemek için; 1-vignette tekniğine dayalı yarı-yapılandırılmış mülakat, 2-farklı bağlamlar ve 3-Zeynep öğretmen tasvirine yönelik yarı yapılandırılmış mülakatlar, 4-çizim, 5-içerik Sunumları Tekniği (İST), 6-doküman incelemesi; sınıf içi öğretimlerinin belirlenmesi için 7-video kayıtları ve 8-gözlem notları kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizi için, içerik analiz tekniği kullanılmıştır. Çalışmadan elde edilen bulgular, farklı sınıf seviyelerindeki öğretmen adaylarının birbirine yakın seviyede olduğunu ve YEK-TPBB'de yetersiz düzeyde olduklarını göstermiştir. Farklı sınıf seviyelerindeki FB öğretmen adaylarının, yenilenebilir enerji konusunun öğretim sürecinde çoğunlukla Makro ve Mezo bağlamı görmezden geldikleri daha çok Sub-Mezo, Mikro ve Sub-Mikro bağlamda kısmen bilimsel düzeyde oldukları belirlenmiştir. Özellikle teknolojinin entegre edildiği program materyal bilgisinde, 1.sınıf öğretmen adaylarının yarıdan fazlası bağlama ilişkin faktörleri görmezden gelerek bilimsel olmayan açıklamalarda bulundukları belirlenmiştir. Ayrıca, öğretmen adaylarının YEK'in öğretiminde teknolojik pedagojik farklı bağlamlar bilgisinde de yetersiz düzeyde oldukları tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra, 4.sınıf öğretmen adaylarının sınıf içi öğretimlerinden elde edilen veriler, TPAB seviye tanımlarına göre (Karakaya Cırıt, Aydemir ve Kaya, 2014) analiz edilmiştir. Elde edilen veriler, öğretmen adaylarının büyük bir kısmının teknolojinin entegre edildiği öğrenme güçlüğü bilgisi ve değerlendirme bilgisinde, 1.aşamada (fark etme) bulunduklarını ve öğretim sürecinde Mikro bağlamı dikkate aldıklarını göstermiştir. Çalışmadan elde edilen sonuçlar, öğretmen yetiştirme sistemine yönelik tartışılmıştır.
Fen eğitiminde çoklu zeka kuramı: Bir içerik analiz çalışması
Fen eğitimi alanında, çoklu zekâ kuramı ile ilgili yapılan araştırma sayısının fazla olması konu hakkında genel çerçevenin belirlenmesi ihtiyacını ortaya çıkarmıştır. Bu çalışmanın amacı; fen eğitimi alanında Türkiye'de 2002-2020 yılları arasındaki çoklu zekâ kuramı ile ilgili araştırmaları içerik analizi yöntemiyle incelemek ve fen eğitimi ile ilgili eğilimleri ortaya çıkarmaktır. Bu amaç doğrultusunda yapılan tarama sonucunda, 48 yüksek lisans ve 6 doktora tezi ile 27 makale çalışmasının içerik analizi yapılmıştır. Nitel araştırma yöntemlerinden olan doküman analizi yöntemi kullanılmıştır. Araştırma kapsamında incelenen çalışmalarda; akademik metin türü, yayımlanma yılı, uygulandığı bölge, fen bilgisi araştırma konusu, araştırma yöntemi, araştırma deseni, örneklem belirleme yöntemi, örneklem düzeyi, uygulama süresi, veri toplama aracı, veri analiz yöntemi ve çalışmaların amaçları değerlendirilmiştir. Araştırma soruları verilerin analizinde birer kategori olarak ele alınmıştır. Belirlenen kriterler doğrultusunda dokümanlar detaylı olarak incelenmiştir. Elde edilen veriler Excel programında belirlenen kategorilere yerleştirilmiştir. Bu veriler, yüzde ve frekansları hesaplanarak, tablolar ile betimlenmiştir. Araştırma verilerinden elde edilen sonuçlara göre; yüksek lisans tez sayısının daha fazla olduğu ayrıca 2006 yılında en çok yayın yapıldığı bulunmuştur. Bunun dışında Ege Bölgesi'nde en fazla uygulama yapıldığı ve uygulama sürelerinin en fazla 1-4 hafta olduğu belirlenmiştir. Örneklem düzeyini daha çok ortaokul öğrencilerinin oluşturduğu, basit seçkisiz örneklem yönteminin sıklıkla tercih edildiği görülmüştür. Fen bilgisi araştırma konusu olarak en fazla sistemler konusunun seçildiği, nicel araştırma yönteminin sıklıkla tercih edildiği ve deneysel araştırma deseninin en çok kullanıldığı görülmüştür. Ayrıca veri toplama aracı olarak en fazla test kullanıldığı belirlenmiştir. Bunun yanı sıra verilerin analizinde ise t-testinin en fazla kullanıldığı da elde edilen sonuçlar arasındadır. Son olarak çalışmaların amaçları incelendiğinde, çoklu zeka kuramının akademik başarıya etkisinin en çok incelendiği tespit edilmiştir.
Madde ve doğası öğrenme alanı kapsamında yapılan deneysel araştırmaların öğrenci başarısına, tutuma ve kalıcılığa etkisi ile ilgili çalışmaların meta analizi
Bu araştırmada, Madde ve Doğası öğrenme alanı kapsamında yapılan deneysel araştırmaların öğrencilerin başarısına, kalıcılığa ve fen dersine yönelik tutumuna etkisi ve etki büyüklükleri incelenmeye amaçlanmıştır. Çalışma 2005-2022 yılları arasında yapılmış yüksek lisans ve doktora tezlerinin meta analiz yöntemiyle incelenmesi amaçlanmıştır. Meta-analize dahil edilen çalışmalar deney ve kontrol grubu içeren çalışmalardır. Araştırmada akademik başarı için 94, tutum için 34, kalıcılık için 15 çalışma yer almaktadır. Araştırmada İşlem Etkililiği meta-analizi kullanılmış ve veriler Hedges's g ye göre hesaplanmıştır. Analiz aşamasında CMAV.3, Excel.2010 ve SPSS.22 programları kullanılmıştır. Araştırma sonucunda Fen eğitiminde Madde ve Doğası konusu ile yapılan çalışmaların etki büyüklükleri hesaplanmıştır. Akademik başarı için etki büyüklüğü 0,778, tutum için etki büyüklüğü 0,453, kalıcılık için ise 0,813 olarak bulunmuştur. Elde edilen sonuçlara göre yapılan çalışmaların akademik başarı üzerinde anlamlı ve orta düzeyde, tutum üzerinde fakat küçük düzeyde, kalıcılık üzerinde ise anlamlı ve büyük düzeyde bir etkiye sahip olduğu belirlenmiştir.
Fen eğitiminde argümantasyon: Bir içerik analiz çalışması
Bu çalışmanın amacı; Türkiye'de 2010-2022 yılları arasında fen eğitiminde Argümantasyon uygulamaları ile ilgili hazırlanmış lisansüstü tezleri incelemektir. YÖK Ulusal Tez Merkezinde yapılan tarama sonucunda 44 doktora ve 106 yüksek lisans tezine ulaşılmıştır. Tezler, içerik analizi yöntemi kullanılarak incelenmiştir. Araştırma kapsamındaki doktora ve yüksek lisans tezleri; türüne, yayımlanma yılına, danışmanın unvanına, kaynak güncelliğine ve türüne, üniversite ve enstitülerine, araştırma süresine, yöntemine, desenine, örneklem belirleme yöntemine, örneklem grubuna ve büyüklüğüne, araştırma konusuna, veri toplama araçlarına, veri analiz yöntemine, amaçlarına ve sonuçlarına göre incelenmiştir. Çalışmalardaki tezlere kodlar verilmiş ve kodlamalar sonucunda oluşturulan veriler bir Excel programına aktarılmıştır. Veri yüzdeleri hesaplanarak grafik ve tablolar oluşturulmuştur. Araştırma sonucunda doktora tezlerinden daha fazla yüksek lisans tezi olduğu ve 2019 yılında tez sayısının en fazla olduğu, danışman unvanlarının ise en fazla Doç. Dr. olduğu, kaynakçada en fazla güncel olmayan ve yerli kaynakların kullanıldığı görülmüştür. Doktora tez çalışmalarının en fazla Gazi Üniversitesi'nde, yüksek lisans tez çalışmalarının ise en fazla Sivas Cumhuriyet Üniversitesi'nde yapıldığı ve tez çalışmalarının birçoğunun Eğitim Bilimleri Enstitüsüne ait olduğu görülmektedir. Çalışmalarda uygulama süresinin en fazla 11 hafta ve üzerinde olduğu, en fazla Argümantasyon kavramının kullanıldığı ve "Argümantasyon Eğitimi" şeklinde ifade edildiği görülmüştür. Çalışmalarda çoğunlukla karma yöntemin tercih edildiği görülmüştür. Araştırmada en fazla kullanılan örneklem belirleme yönteminin uygun örnekleme yöntemi olduğu, en fazla ortaokul (5.-8. Sınıf) örneklem düzeyi ile çalışma yapıldığı görülmüştür. Tezlerde genellikle ölçekler kullanılarak veriler elde edilmiştir. Nicel veri analizi için en fazla t-testi kullanılmış olup, nitel veri analizi için en fazla içerik analizi kullanılmıştır. Çalışmalar amaçlarına göre değerlendirildiğinde doktora tezlerinde en fazla akademik başarıya ve eleştirel düşünme becerilerine katkının incelendiği, yüksek lisans tez çalışmalarında ise en fazla akademik başarıya katkının incelendiği görülmektedir. Doktora ve yüksek lisans tez çalışmalarının sonuçlarına bakıldığında en fazla akademik başarıya olumlu katkı sağladığı görülmüştür.
6. sınıf yoğunluk konusu üzerine sanal laboratuvar uygulamalarının akademik başarıya, tutuma ve kalıcılığa etkisi
Bu araştırma, sanal laboratuvar etkinliklerinin 6. sınıf öğrencilerinin "yoğunluk" konusuna ilişkin akademik başarılarına, fen bilimleri derslerine yönelik tutumlarına ve bilgilerinin kalıcılığına etkisini incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırma, ön test-son test deney-kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılarak yürütülmüştür. Araştırmanın örneklemini Elazığ il merkezindeki Arif Nihat Asya Ortaokulu'nun 6. sınıfında öğrenim gören toplam 48 öğrenci oluşturmaktadır. Örneklem, kolay ulaşılabilir örnekleme yöntemi ile belirlenmiştir. Araştırmada "Yoğunluk Konusu Akademik Başarı Testi (YKABT)" ve "Fene Yönelik Tutum Ölçeği (FYTÖ)" olmak üzere iki farklı ölçme aracı kullanılmıştır. Araştırma iki evrede yürütülmüştür. İlk evrede, öğrencilere ön test olarak "Yoğunluk Konusu Akademik Başarı Testi" ve "Fen Bilimleri Dersine Yönelik Tutum Ölçeği" uygulanmıştır. Sonuçlara göre gruplar rastgele kontrol ve deney grubu olarak ikiye ayrılmıştır. Deney grubu, "Phet" simülasyon uygulamasıyla ünite hedeflerine uygun interaktif etkinlikler yapmıştır. Kontrol grubunda ise geleneksel yöntemlerle dersler işlenmiştir. Araştırmanın ikinci evresinde ise dört haftalık uygulama süresinin ardından, her iki gruba da "Yoğunluk Konusu Akademik Başarı Testi" ve "Fen Bilimleri Dersine Yönelik Tutum Ölçeği" tekrar uygulanarak, yapılan öğretim etkinliklerinin öğrencilerin akademik başarıları ve tutumları üzerindeki etkisi incelenmiştir. Uygulamanın bitiminden dört hafta sonra, akademik başarı testi kalıcılık testi olarak her iki gruba da tekrar uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS 22.0 paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmada, deney ve kontrol gruplarının denkliği, Çoklu Değişkenlerin Analizi (MANOVA) ile belirlenmiştir. Ön test puanları arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. MANCOVA uygulanmadan önce, verilerin normal dağılımı gibi temel varsayımlar kontrol edilmiş ve sağlandığı tespit edilmiştir. Son test puanları arasındaki farkı incelemek için yine MANOVA kullanılmıştır. Ayrıca, akademik başarı testi puanlarının analizinde iki faktörlü karışık ölçümler ANOVA tercih edilmiştir. Uygulanan yöntemlerin kalıcılık üzerindeki etkisi, iki faktörlü ANOVA ile incelenmiştir. Araştırma sonucunda, deney ve kontrol grupları arasında YKABT ve FYTÖ son test puanları açısından hem istatistiksel hem de pratik anlamda anlamlı bir fark olduğu gözlemlenmiştir. Deney grubu öğrencilerinin YKABT ve FYTÖ puan ortalamaları, kontrol grubuna kıyasla daha yüksektir. Bu durum, sanal laboratuvar uygulamalarının ortaokul öğrencilerinin yoğunluk konusundaki akademik başarılarını artırmada etkili bir araç olduğunu göstermektedir. Öte yandan, deney ve kontrol grupları arasında kalıcılık testi puanları açısından istatistiksel bir fark bulunmamaktadır. Bu bulgu, sanal laboratuvar uygulamalarının öğrenilen bilgilerin kalıcılığı üzerinde geleneksel öğrenme yöntemleriyle benzer bir etkiye sahip olduğunu göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Akademik Başarı, Tutum, Kalıcılık, Sanal Laboratuvar, Fen Eğitimi, Yoğunluk
Fen eğitiminde asit ve bazlar konusuna ilişkin yapılan çalışmaların içerik analizi
Bu çalışmanın amacı; Türkiye'de 2000-2024 yılları arasında Fen eğitiminde Asit ve bazlar konusuna ilişkin yapılan çalışmaları içerik analizi yöntemi ile incelemektir. YÖK Ulusal Tez Merkezi, Google Akademik, ULAKBİM resmi internet sayfalarından yapılan tarama sonucunda araştırma kriterlerine uyan 44 çalışmaya ulaşılmıştır. Bunların 20 tanesi yüksek lisans tezi 8'i doktora tezi ve 16 tanesi makaledir. Fen Bilimleri eğitimi dışında yapılmış hiçbir çalışma araştırma kapsamına dahil edilmemiştir. Yapılmış olan inceleme sonrası tez ve makale çalışmalarına kodlar verilmiş ve önceden belirlenmiş olan kriterler doğrultusunda Excel programına aktarılmıştır. Araştırma kapsamındaki doktora, yüksek lisans tezleri ve makaleler; amaçlarına, yayımlanma yılına, türüne ( betimsel, derleme, deneysel…),araştırma süresine, yöntemine (nitel, nicel, karma),örneklem grubuna(öğretmen adayı, öğrenci, öğretmen…), örneklem büyüklüğü,veri toplama araçları(t-testi, ölçek, anket…), veri analiz yöntemine( ANOVA, parametrik testler, Excel…) göre betimsel içerik analizi yöntemi ile incelenerek yapılan çalışmaların birçok yönden eğilimlerini tespit etmiş olup elde edilen sonuçların bilime ışık tutması amaçlanmaktadır. Çalışmalardaki tezlere ve makalelere kodlar verilmiş ve kodlamalar sonucunda oluşturulan veriler bir Excel programına aktarılmıştır. Verilerin frekansları ve yüzdeleri hesaplanarak grafik ve tablolar oluşturulmuştur. Alt problemler doğrultusunda incelenmiştir. Araştırma sonucunda en fazla çalışma 2011 ve 2018 yıllarında yapılmış, son 15 yılda yılda yapılan çalışma sayısında artış olmuştur, en fazla yarı deneysel türde çalışma yapılmış, araştırmacıların kısa süreli araştırmalar yaptığı kanısına varılmıştır, en fazla çalışılan örneklem grubu 8. Sınıf öğrencileri iken: fen bilimleri 4. Sınıf öğretmen adayları ile ilgili hiç çalışma yapılmamıştır, en çok tercih edilen örneklem büyüklüğünün küçük çalışma grupları olduğu tespit edilmiştir, veri toplama araçlarında en fazla tercih edilenin test ve ölçek olduğu gözlemlenmiştir, analiz yöntemlerinden en çok kullanılan bağımsız örneklem t- testi olmuştur.
Fen bilgisi eğitiminde öğrenci merkezli bazı yöntem ve teknikler üzerine yapılan deneysel çalışmaların incelenmesi: Bir meta-analiz çalışması
Bu araştırmanın amacı, öğrenci merkezli bazı yöntem ve tekniklerin akademik başarı, tutum ve kalıcılık üzerindeki etkisini araştıran çalışmaların meta-analizini yapmaktır. Meta-analize dâhil edilen çalışmalar, 2005-2022 yılları arasında, Türkiye'de gerçekleştirilmiş, yüksek lisans ve doktora tezlerini kapsamaktadır. Ayrıca akademik başarı, tutum ve kalıcılık düzeyleri; yıllara, yayın türüne, sınıf düzeyine, çalışmanın yapıldığı illere, konu alanına, araştırma desenine, çalışma süresine ve çalışmada kullanılan yöntem/tekniklere göre de ele alınmıştır. Bu alanda yapılmış çalışmalar incelenerek belirlenen kriterleri sağlayan akademik başarı için 242,tutum için 114 ve kalıcılık için 55 çalışma meta-analize dâhil edilmiştir. Araştırmada işlem etkililiği meta-analizi kullanılmıştır. Elde edilen veriler Hedges's g ye göre hesaplanmıştır. Analizde CMA V.3 ve Excel.2010 programları kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, öğrenci merkezli bazı yöntem ve tekniklerin akademik başarı için etki büyüklüğü 0,962, tutum üzerindeki etki büyüklüğü 0,551, kalıcılık düzeyi üzerindeki etki büyüklüğü ise 1,158 olarak bulunmuştur. Bu sonuçlara göre; akademik başarı anlamlı ve büyük düzeyde, tutum anlamlı ve orta düzeyde, kalıcılık anlamlı ve büyük düzeyde etki büyüklüğüne sahip olduğu belirlenmiştir.
Saf maddeler ve karışımlar ünitesinin bazı konu alanlarının tasarım odaklı düşünmeye dayalı olarak geliştirilmesi ve uygulanması
Araştırmanın amacı saf maddeler ve karışımlar ünitesindeki bazı konu alanlarında tasarım odaklı düşünmeye dayalı bir modül geliştirmek ve öğrencilerin kavramsal öğrenmelerinin gelişimini, model tabanlı açıklamalarını süreç içerisindeki hem model tabanlı açıklamalarının hem de kavramsal öğrenmelerinin zaman içerisindeki değişimini incelemektir. Bununla birlikte çalışmaya katılan öğrencilerin tasarım odaklı düşünmeye dayalı görüş ve deneyimlerinin değerlendirilmesi de araştırmanın diğer bir hedefidir. Çalışma, tasarım temelli ampirik bir araştırma olarak planlanmıştır. Araştırma, 30 ortaokul 7. sınıf öğrencisi ile gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın nicel verileri; model tabanlı açıklamaları değerlendirme ölçeği ile karışımlar konusu kavramsal öğrenme ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Çalışmanın nitel verileri ise; açık uçlu soru formu ve proje defterleri ile toplanmıştır, bu veriler ile öğrencilerin tasarım odaklı düşünmeye yönelik görüşleri, öğrencilerin etkinlik sürecindeki deneyimleri nitel olarak incelenmiştir. Çalışmaya katılan öğrencilerin tasarım odaklı düşünmeye dayalı saf maddeler ve karışımlar ünitesi bağlamında oluşturulan modülde yer alan kavramlarla ilgili kullandıkları öğelerin ve kurdukları bağlantıların seviyesinin geliştiği gözlemlenmiştir. Ayrıca öğrencilerin karışımlar konusunda açık uçlu sorulara verdikleri cevaplardan ortalama puanlar da toplanmıştır. Bu puanlar incelendiğinde açık uçlu sorulara modül uygulandıktan sonra verilen cevapların ortalama puanları da artış gösterdiği tespit edilmiştir. Öğrencilerin tasarım odaklı düşünmeye yönelik görüşlerini açıkça belirttiği proje defterlerine göre ise, uygulamalar sonrasında saf maddeler ve karışımlar ünitesindeki etkinlikleri kavrayıp, etkinlikler sonrasında ise olumlu görüş bildirmişlerdir. Özetle, model tabanlı ve kavramsal öğrenmelerin ilerleme kaydettiği belirlenmiştir.
7. sınıf fen bilimleri dersinde tasarım temelli öğrenmenin başarı motivasyon ve kalıcılığa etkisi
Bu çalışmanın amacı, "Saf Madde ve Karışımlar" ünitesinin Tasarım temelli olarak öğretilmesinin öğrencilerin başarılarına, Fen Bilimleri dersine yönelik motivasyonlarına ve derse dair öğrenmelerinin ne derece kalıcı olduğu etkisini gözler önüne sermektir. Araştırma 2024-2025 eğitim- öğretim yılının ilk akademik döneminde uygulanmıştır. Yapılan çalışmada yöntem olarak ön-son test deney ve kontrol gruplu desen kullanılmıştır. Araştırma sürecinde Saf Madde ve Karışımlar Ünitesi Akademik Başarı Testi, Fen Bilimlerinin Öğrenimine Yönelik Motivasyon Ölçeği veri toplama araçları olarak kullanılmıştır. Araştırmanın son aşamasında tasarım temelli öğretimin kalıcılığına etkisini belirleyebilmek için başarı testi araştırmanın uygulanmasından dört hafta sonra tekrar iki grupta ki öğrencilere uygulanmıştır. Tasarım temelli öğrenmenin, öğrencilerin başarı, motivasyon ve kalıcılığında olumlu düzeyde etkili olduğu görülmüştür. Çalışmanın uygulama aşamasında, tasarım temelli fen öğretiminde öğrencilerin grup olarak işbirlikli halde çalışmalarını yürütmeleri öğrencilerin motivasyonlarını da olumlu düzeyde arttırmıştır. Öğrenciler kendi tasarımlarını ortaya çıkardıkları için genel olarak Fen Bilimleri dersine karşı daha istekli hale gelmiş ve öğrenme heyecanını bizzat yaşamalarından dolayı öğrencilerin olumlu bir şekilde güdülenmiş olduğu görülmüştür. Yapılan çalışmada tasarım temelli öğrenmede öğrenciler konuları tasarım boyutunda ele aldıkları için bilgileri akılda tutma süreleri uzun olmuş ve anlamlı bir kalıcılık durumu ortaya çıkmıştır. Ayrıca araştırma sonuçlarına göre mevcut Fen Öğrenme Yöntemlerinin uygulandığı grubun ilk ve son motivasyonlarının, Tasarım Temelli Öğrenme Yöntemlerinin uygulandığı öğrencilerin ilk ve son motivasyonlarından çok yüksek olduğu halde Tasarım Temelli Fen Öğretiminin yapıldığı grupta Fen Öğrenimi için akademik başarı seviyesi daha yüksek çıkmıştır. Yani araştırma Tasarım Temelli Fen Öğreniminin motivasyon olarak daha düşük öğrenci grubuna uygulanmasına rağmen öğrencilerde akademik olarak daha çok başarıya ulaştığı sonucunu göstermiştir.
Fen eğitiminde artırılmış gerçeklik: Bir içerik analizi çalışması
Bu araştırmada fen eğitiminde artırılmış gerçeklik uygulamaları ile ilgili 80 çalışmanın içerik analizi yapılmıştır. Bu çalışmalar 2013-2024 arasında yayımlanan yüksek lisans ve doktora tezlerini içermektedir. Bu tezler Ulusal Tez Merkezi aracılığıyla bulunmuştur. Araştırmada incelenen çalışmaların yılları, akademik metin türleri, araştırma yöntemleri, örneklem düzeyleri, uygulandığı bölgeler, uygulama süreleri, araştırma desenleri, kullanılan programlar, fen bilgisi araştırma konuları, amaçları, veri analiz yöntemleri, veri toplama araçları, sonuçları ve önerileri incelenmiştir. Elde edilen verilerin frekans ve yüzdeleri hesaplanarak tablolar aracılığıyla sunulmuştur. Verilere göre çalışmaların en fazla yapıldığı yıl 2019 olarak karşımıza çıkmaktadır. Akademik metin türü olarak ise 63 yüksek lisans, 17 doktora tezi çalışması yapıldığı sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma yöntemlerinden de en fazla karma araştırma yöntemi kullanıldığı görülmüştür. Örneklem düzeyini en çok ortaokul öğrencilerinin oluşturduğu ve en çok çalışmanın yapıldığı bölgenin de İç Anadolu Bölgesi olduğu belirlenmiştir. Çalışmaların uygulama sürelerinin en fazla 5-8 hafta içinde gerçekleştirildiği görülmüştür. Çalışmalarda kullanılan programlardan hazır AG uygulamalarının daha çok tercih edildiği belirlenmiştir. Araştırma deseni olarak en çok deneysel desenin kullanıldığı ve fen bilgisi araştırma konularından da en fazla "Güneş Sistemi ve Tutulmalar" konusunun ele alındığı görülmüştür. Ayrıca veri analiz yöntemi olarak en fazla t-testinin kullanıldığı da elde edilen sonuçlardan bir tanesidir. En çok kullanılan veri toplama aracının da test olduğu belirlenmiştir. Çalışmalar amaçlarına göre incelendiğinde AG-SG uygulamalarının akademik başarıya etkisinin daha fazla incelendiği sonucuna ulaşılmıştır. Çalışmalardan en çok çıkarılan sonucun AG-SG kullanımının akademik başarıyı artırdığı belirlenmiştir. Son olarak çalışmalarda en çok yapılan önerinin farklı disiplinlerde AG-SG ile ilgili çalışmaların yapılması yönündedir.