Theses supervised by Prof. Dr. Hakan Aktaş

18 theses · Isparta University of Applied Sciences

Master'sOpen AccessTR

Ebeveyn potansiyeli yüksek bazı domates hatlarının verim ve meyve kalite niteliklerinin belirlenmesi

Bu çalışma Enza Zaden Tarım Ar-Ge Taş. ve Tic. Şirketi'nin gen havuzundaki beef, salkım ve tekli özellik gösteren oturak ve sırık domates (Solanum lycopersicum) grubuna ait genotipler kullanılarak yapılmıştır. Yürütülen bu tez çalışmasında, ıslah programlarında en önemli kriterler arasında yer alan; verim, hastalık ve zararlı dayanıklılığı gibi konuların yanısıra meyve kalite nitelikleri de ön planda tutulmuştur. Genotiplerde morfolojik ve agronomik özellikleri değerlendirmek için bitki ve meyveden fenotipik gözlemler alınmıştır. Boğum arası uzunluk, bitki boyu, toplam verim, ortalama meyve ağırlığı, meye çapı, meyve kabuk rengi, meyve sertliği, SÇKM, titre edilebilir asitlik, pH, EC değerleri, duyusal analizler ve toplam fenolik, toplam antioksidan, Vitamin C, likopen, B-karoten gibi özellikler bakımından tüm genotipler değerlendirilmiştir. Biyokimyasal özellikleri bakımından üstün olan genotiplerin belirlenmesi ile gen havuzundaki varyasyon görülmüştür. Bu sonuçlardan elde edilen bilgiler melezleme çalışmalarında ebeveyn seçiminde kullanılacak olup kaliteli ticari çeşitlerin geliştirilmesine olanak sağlayacaktır. Bu çalışmada kullanılan genotiplerin bitki başına verimleri 1.20-5.24 kg/bitki arasında değişim gösterirken ortalama meyve ağırlıklarının 60.22-579.5 g arasında değiştiği görülmüştür. Çalışma sonucunda domates meyvelerindeki L* değerlerinin 34.43-45.68, a* değerleri 23.67-39.82, b* değerleri 15.62-46,84 arasında değişim gösterdiği görülmüştür. Meyvelerdeki, titre edilebilir asitliğin %0.21-0.56, pH'nın 3.70-4.81, SÇKM miktarının %2.50-4.91, C vitamini içeriğinin 5.48-15.39 mg/100 g, likopen miktarının 3.90-12.89 mg/100 g, B-karoten miktarının 0.65-3.10 mg/100g, toplam fenolik madde içeriğinin 0.74-3.13 mg/g, antioksidan kapasitesinin ise %22.61- 67.11 arasında değişim gösterdiği belirlenmiştir. Bu kalite niteliklerinin incelenmesi sonucunda TBT2110, TBT2115, TBT2133, TBT2147, TBT2188 numaralı genotiplerinin biyokimyasal içerik yönünden üstün özellikte olduğu belirlenmiştir. Elde edilen bu veriler mevcut genetik kaynaklar ile geliştirilerek yeni çeşit eldesine katkıda bulunması beklenmektedir.

Biyokimyasal özelliklerGenotipLikopen+2
Kevser Tosun
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Lisyantus (Eustoma grandiflorum) bitkisinde in vitro mikro çoğaltım olanaklarının araştırılması

Lisyantus çiçeklerinin uzun süre canlı kalması, birbiri ardına tomurcuklarının çiçeklenmesi ve gösterişli çiçekleri nedeniyle tercih edilen bir kesme çiçekli süs bitkisidir. Tüm dünyada hızla sektöre giren bitkinin üretimi ağırlıklı olarak hibrit çeşitlerin tohumlarından fide elde edilmesi ve bunların seralarda yetiştirilmesi yoluyla yapılmaktadır. Tohumlar ise yurt dışından ithal edilmektedir. Lisyantus'ta ıslah çalışmalarının başlatılması ve yerli ticari çeşitlerin geliştirilmesi önem taşımaktadır. In vitro çoğaltım teknikleri, ıslah döngülerini hızlandırmak için yardımcı olmaktadır. Lisyantusta in vitro mutasyon ve genetik transformasyon çalışmalarına zemin oluşturmak üzere doku kültürü yoluyla çoğaltım sistemini optimize etmek, bu çalışmanın amacını oluşturmaktadır. In vitro koşullarda çimlendirilen lisyantus tohumlarından gelişen fidelerden yaprak eksplantları hazırlanarak 20 farklı bileşime sahip MS temel besin ortamında kültüre alınmıştır. Sitokinin olarak BAP ve TDZ'nin 5'er dozu (0.5, 1.0, 2.0, 3.0 ve 4.0 mg/L) ile bunların 0.5 mg/L NAA ile hazırlanan kombinasyonları kullanılmıştır. Kontrol ortamı olarak hormonsuz MS kullanılmış olup, bu ortamda sürgün gelişimi meydana gelmemiştir. BGD içeren tüm besin ortamlarında organogenesis elde edilmiştir. Eksplant başına 7.22-15.6 arasında sürgün sayısı elde edilmiş, MS4 ve MS9 ortamları (3'er mg/L BAP veya TDZ) gelişim, sürgün sayısı özellikleri bakımından dikkati çekmiştir. TDZ'nin 3 ve 4 mg/L dozunda kullanıldığı ortamlarda eksplant başına 15.5 adet sürgün elde edilirken, BAP'nin 2 ve 3 mg/L dozunda kullanıldığı ortamlarda da buna benzer (15.1 sürgün/eksplant) sonuçlar alınmıştır. Bu çalışma ile lisyantus yaprak eksplantlarından başarıyla mikro çoğaltım yapılabilmesi için gerekli aşamalar tam olarak optimize edilmiştir. Sistem, hızlı çoğaltım veya in vitro ıslah yöntemlerinin kullanımına hazır hale getirilmiştir.

Doku kültürüEksplantEustoma grandiflorum+2
Gizem Gökçe Akkaya
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Bazı kiraz ve kokteyl domates hatlarının biyokimyasal içeriklerinin belirlenmesi

Domates dünya genelinde en çok üretilen sebezlerden biridir ve domates ile ilgili ıslah çalışmalarıda gün geçtikçe yeni bir boyut kazanmakta, yeni taleplere cevap vermektedir. Birçok araştırmayla da belirlendiği gibi, insan vücudunun ihtiyaç duyduğu birçok faydalı bileşiği önemli miktarda içermektedir. Piyasada nispeten yeni olan renkli domateslerin yanı sıra yaygın olarak tüketilen kırmızı mini domatesler de bu çalışmaya dahil edilmiştir. Çalışmada, aynı koşullarda yetiştirilmiş kokteyl ve kiraz tipli, kırmızı, kırmızı-yeşil kırçıllı, sarı ve turuncu domateslerin mineral içeriği, C vitamini, likopen, ß-karoten miktarları, antioksidan aktiviteleri, fenolik ve flavonoid madde miktarları tespit edilmiştir. Hem insan sağlığı hemde bitkilerin gelişme ve adaptasyon yetenkleri için birçok açıdan faydalı olan bu bileşiklerden askorbik asit (4.91-60.09 mg/100 g) sarı ve turuncu domateslerde daha düşük bulunurken koyu renkli domatesler yüksek değerler göstermiştir. Flavonoid madde miktarları 4.42-35.40 mgC/100 g arasında değişmekte olup benzer şekilde koyu renkli domateslerde daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Bu durum antioksidan kapasiteleri (0.28-0.71 mmolTE/100 g) içinde geçerli olup fenolik madde miktarları (30.25-80.91 mgGAE/100 g) ise boyutlara bağlı olarak kiraz domateslerde daha yüksek bulunmuştur. Likopen (0.31-18.6 mg/100 g) ve ß-karoten (0.75-6.29 mg/100 g) miktarları ise renklere bağlı olarak değişebilmekte olup sarı-turuncu domateslerin ß-karoten açısından zengin olduğu belirlenmiştir. Bu sonuçlara dayanarak albenisi yüksek bu farklı renklerdeki domateslerin tüketimi ve ıslah çalışmalarının artırılması önerilmektedir.

AntioksidanlarDomatesFenolik maddeler+1
Gülnur Aydın
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Topraksız domates (Solanum Iycopersicum) yetiştiriciliğinde mikoriza ve Trichoderma aşılamasının bitki gelişimi, verim ve meyve kalitesi üzerine etkisi

Bu çalışmada, Hindistan cevizi lifi ortamında mikoriza, Trichoderma, mikoriza+Trichoderma kombinasyonunun bitki gelişimi, verim ve meyve kalitesi üzeine etkileri araştırılmıştır. Mantarlar, bitki fidelerinin kök bölgelerine dikimden hemen sonra uygulanmıştır. Mikoriza aşılamalarında bitki başına 0.1 gr ve Trichoderma aşılamalarında bitki başına 0.2 gr aşılama yapılmıştır. Sonuçlara göre, mikoriza uygulaması kontrol grubuna kıyasla toplam meyve sayısında (93.46 adet/bitki), bitki başına verimde (10.376 kg/bitki), bitki boyunda (3.76 m) ve kök ağırlığında (221.3 g) önemli ölçüde artış sağlamıştır. Aynı zamanda Trichoderma ve mikoriza+Trichoderma uygulamaları, likopen (11.65 mg/100g), ß-karoten (3.78 mg/100g) ve Vitamin-C (15.68 mg/100g) değerlerinde önemli artışlar sağlamıştır. Ayrıca mikoriza+Trichoderma uygulaması yaprakta klorofil ve karotenoid ortalamasında kontrol grubuna göre daha yüksek değerlere ulaşmıştır. Edinilen veriler, topraksız tarımda mikoriza aşılamasının verimlilik, Trichoderma aşılamasının ise meyve kalitesi açısından önemli faydalar sağlayabilecek alternatif yöntemler olarak değerlendirilebileceğini göstermiştir.

MikorizaSolanum lycopersicumTopraksız tarım+1
Yunus Hor
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Dikey tarım (Kule) sisteminde ve toprak koşullarında yetiştirilen marulun (Lactuca sativa) verim ve kalite bakımından karşılaştırılması

Bu araştırmada, dikey tarım (kule) sistemi ile geleneksel tarım yöntemleri kullanılarak marul bitkisinde verim, kalite ve bitki besin içeriği üzerine etkilerinin karşılaştırılması amaçlanmıştır. Caipira (Lactuca sativa) çeşidi bitkisel materyal olarak kullanılmış ve dikey tarım sistemi ile toprak koşullarında yetiştirilen bitkiler kıyaslanmıştır. Çalışma sonucunda uygulamalara göre bitki ağırlığının 111.58-216.18 g/bitki, kök + yeşil aksam uzunluğunun 14.76-16.80 cm, yaprak uzunluğunun 12.72-16.11 cm, kök boğazı çapının 12.80-15.90 mm ve yaprak sayısının 20.50-24.97 adet/bitki arasında değiştiği saptanmıştır. Bitki kök ağırlığı ise 22.02-43.58 g arasında bulunmuştur. En yüksek verim değerinin 4323 kg/da ile dikey tarım sisteminden elde edildiği tespit edilmiştir. Antioksidan madde içeriği 0.72-0.78 mmolTE/g arasında değişim göstermiş, en yüksek değer 0.78 mmolTE/g ile dikey tarım kule sisteminde belirlenmiştir. Çalışmamız sonucunda elde edilen toplam klorofil değerleri 0.53-0.76 mg/g aralığında belirlenmiş olup en yüksek değer 0.76 mg/g ile dikey tarımda saptanmıştır. Çalışma sonucunda uygulamalara göre L*, a* ve b* değerlerinin sırasıyla; 50.51-52.51, -18.29 ile -18.60 ve 31.80-31.88 arasında değişim gösterdiği tespit edilmiş ve en yüksek L*, a* ve b* değerlerine dikey tarım sisteminde ulaşılmıştır. Ayrıca marul yapraklarındaki K, Mg, Ca ve S değerlerinin dikey ve saksı olmak üzere sırasıyla; % 3.88-5.13, % 0.20-0.37, % 0.77-1.24 ve % 0.22-0.26 arasında değişim gösterdikleri saptanmıştır. Cu, Mn, Fe ve Zn değerleri ise sırasıyla şu şekilde tespit edilmiştir; 6.27-8.60 mg/kg, 23.72-51.28 mg/kg, 40.22-67.72 mg/kg ve 21.46-42.32 mg/kg. Çalışma sonucunda, dikey tarım sistemlerinin marulun verim, kalite ve besin elementi içeriklerini olumlu yönde etkilediği ortaya konulmuştur. Bu bulgular, dikey tarım sistemlerinin kabul edilebilir ürünler elde edilebilen güvenilir yetiştirme yöntemleri olabileceğini göstermektedir.

HidroponikMarul
Mustafa Demirel
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Anter kültürü tekniği ile dihaploid nitelikli üç burun ve dolma tipli biber hatlarının geliştirilmesi

Araştırma Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Bahçe Bitkileri Bölümü ve Akdeniz Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Bahçe Bitkileri Bölümü Doku Kültürü Laboratuvarlarında yürütülmüştür. Çalışmada biberde anter kültürü yoluyla haploid bitki elde edilmesinde genotip ve besin ortamlarında kullanılan antioksidanların etkisinin ortaya konması hedeflenmiştir. Bu kapsamda üç burun ve dolma biberlere ait 4 farklı çeşitte (Üç burun, Buket, B22 ve B23) haploid bitki elde edilmesindeki başarı oranını artırmaya yönelik farklı miktarlardaki çinko, salisilik asit ve C vitaminin besin ortamlarında kombinasyonlarının kullanılmasıyla anterlerden filamentlerin ayrılmasıyla anter dokusunda oluşacak olan oksidatif stres algısını önleyerek üç burun ve dolma biber tiplerindeki androgenesise etkisi incelenmiştir. Denemede toplanan tomurcuklar 24 saat 4oC'de soğuk uygulamasına tabi tutulduktan sonra, anterler besin ortamı olarak Murashige ve Skoog (1962) temel besin ortamının 7 farklı kombinasyonunda test edilmiştir. Kültüre alınan genotiplerde; her uygulama için dikilen anter sayısı, gelişen anter sayısı, embriyo sayısı, anormal embriyo sayısı, bitki sayısı ve tomurcuk başına embriyo oranlarının hesaplanması şeklinde değerlendirilmiştir. Çalışma sonuçları çeşitler bazında değerlendirildiğinde her çeşitte (Buket çeşidi hariç) embriyo oluşumu gözlenmiştir. Besin ortamına ilave edilen antioksidan (Çinko, SA ve C vit.) bileşiklerinin embriyo oluşumu bakımından O6 (50 mg/l C vit.) B23 ve Üç burun genotiplerinde en yüksek sonuçları vermiş ve bu ortamı O4 (6.4 mg/l Zn), O5 (25 mg/l C vit.), O3 (1.4 mg/l Zn) besin ortamları izlemiştir. Çalışmada sadece MS temel besin ortamında 4 mg/l NAA + 0.5 mg/l BAP içeren kontrol ortamından elde edilen (Buket çeşidi hariç) embriyoların tamamı bitkiye dönüşmüştür. Genotipler açısından B23 çeşidi; Üç burun, B22 ve Buket çeşitlerinden daha başarılı sonuçlar vermiştir. Ploidi seviyesine ilişkin bulgular değerlendirildiğinde, B23 ve Üç burun çeşitlerinden elde edilen embriyolardan gelişen bitkilerin %43'ünün haploid kromozom yapısına sahip oldukları belirlenmiştir.

Atiye Püren Ceyhan
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Anter kültürü tekniği ile dihaploid nitelikli üç burun ve dolma tipli biber hatlarının geliştirilmesi

Araştırma Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Bahçe Bitkileri Bölümü ve Akdeniz Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Bahçe Bitkileri Bölümü Doku Kültürü Laboratuvarlarında yürütülmüştür. Çalışmada biberde anter kültürü yoluyla haploid bitki elde edilmesinde genotip ve besin ortamlarında kullanılan antioksidanların etkisinin ortaya konması hedeflenmiştir. Bu kapsamda üç burun ve dolma biberlere ait 4 farklı çeşitte (Üç burun, Buket, B22 ve B23) haploid bitki elde edilmesindeki başarı oranını artırmaya yönelik farklı miktarlardaki çinko, salisilik asit ve C vitaminin besin ortamlarında kombinasyonlarının kullanılmasıyla anterlerden filamentlerin ayrılmasıyla anter dokusunda oluşacak olan oksidatif stres algısını önleyerek üç burun ve dolma biber tiplerindeki androgenesise etkisi incelenmiştir. Denemede toplanan tomurcuklar 24 saat 4oC'de soğuk uygulamasına tabi tutulduktan sonra, anterler besin ortamı olarak Murashige ve Skoog (1962) temel besin ortamının 7 farklı kombinasyonunda test edilmiştir. Kültüre alınan genotiplerde; her uygulama için dikilen anter sayısı, gelişen anter sayısı, embriyo sayısı, anormal embriyo sayısı, bitki sayısı ve tomurcuk başına embriyo oranlarının hesaplanması şeklinde değerlendirilmiştir. Çalışma sonuçları çeşitler bazında değerlendirildiğinde her çeşitte (Buket çeşidi hariç) embriyo oluşumu gözlenmiştir. Besin ortamına ilave edilen antioksidan (Çinko, SA ve C vit.) bileşiklerinin embriyo oluşumu bakımından O6 (50 mg/l C vit.) B23 ve Üç burun genotiplerinde en yüksek sonuçları vermiş ve bu ortamı O4 (6.4 mg/l Zn), O5 (25 mg/l C vit.), O3 (1.4 mg/l Zn) besin ortamları izlemiştir. Çalışmada sadece MS temel besin ortamında 4 mg/l NAA + 0.5 mg/l BAP içeren kontrol ortamından elde edilen (Buket çeşidi hariç) embriyoların tamamı bitkiye dönüşmüştür. Genotipler açısından B23 çeşidi; Üç burun, B22 ve Buket çeşitlerinden daha başarılı sonuçlar vermiştir. Ploidi seviyesine ilişkin bulgular değerlendirildiğinde, B23 ve Üç burun çeşitlerinden elde edilen embriyolardan gelişen bitkilerin %43'ünün haploid kromozom yapısına sahip oldukları belirlenmiştir.

Atiye Püren Ceyhan
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Anter kültürü tekniği ile dihaploid nitelikli üç burun ve dolma tipli biber hatlarının geliştirilmesi

Araştırma Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Bahçe Bitkileri Bölümü ve Akdeniz Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Bahçe Bitkileri Bölümü Doku Kültürü Laboratuvarlarında yürütülmüştür. Çalışmada biberde anter kültürü yoluyla haploid bitki elde edilmesinde genotip ve besin ortamlarında kullanılan antioksidanların etkisinin ortaya konması hedeflenmiştir. Bu kapsamda üç burun ve dolma biberlere ait 4 farklı çeşitte (Üç burun, Buket, B22 ve B23) haploid bitki elde edilmesindeki başarı oranını artırmaya yönelik farklı miktarlardaki çinko, salisilik asit ve C vitaminin besin ortamlarında kombinasyonlarının kullanılmasıyla anterlerden filamentlerin ayrılmasıyla anter dokusunda oluşacak olan oksidatif stres algısını önleyerek üç burun ve dolma biber tiplerindeki androgenesise etkisi incelenmiştir. Denemede toplanan tomurcuklar 24 saat 4oC'de soğuk uygulamasına tabi tutulduktan sonra, anterler besin ortamı olarak Murashige ve Skoog (1962) temel besin ortamının 7 farklı kombinasyonunda test edilmiştir. Kültüre alınan genotiplerde; her uygulama için dikilen anter sayısı, gelişen anter sayısı, embriyo sayısı, anormal embriyo sayısı, bitki sayısı ve tomurcuk başına embriyo oranlarının hesaplanması şeklinde değerlendirilmiştir. Çalışma sonuçları çeşitler bazında değerlendirildiğinde her çeşitte (Buket çeşidi hariç) embriyo oluşumu gözlenmiştir. Besin ortamına ilave edilen antioksidan (Çinko, SA ve C vit.) bileşiklerinin embriyo oluşumu bakımından O6 (50 mg/l C vit.) B23 ve Üç burun genotiplerinde en yüksek sonuçları vermiş ve bu ortamı O4 (6.4 mg/l Zn), O5 (25 mg/l C vit.), O3 (1.4 mg/l Zn) besin ortamları izlemiştir. Çalışmada sadece MS temel besin ortamında 4 mg/l NAA + 0.5 mg/l BAP içeren kontrol ortamından elde edilen (Buket çeşidi hariç) embriyoların tamamı bitkiye dönüşmüştür. Genotipler açısından B23 çeşidi; Üç burun, B22 ve Buket çeşitlerinden daha başarılı sonuçlar vermiştir. Ploidi seviyesine ilişkin bulgular değerlendirildiğinde, B23 ve Üç burun çeşitlerinden elde edilen embriyolardan gelişen bitkilerin %43'ünün haploid kromozom yapısına sahip oldukları belirlenmiştir.

Atiye Püren Ceyhan
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Domateste kullanılan farklı anaçların bitki büyümesi, verim ve meyve kalitesi üzerine etkilerinin belirlenmesi

Bu çalışma 2017 yılında Ayer Tarım'da yürütülmüştür. Çalışmada, farklı anaçların beef(iri) tipi olan Ayer 38 Fı domates çeşidinde bitki büyümesine, meyve kalitesine ve verime etkileri incelenmiştir. Beaufort Fı (Antalya Tarım), Kingkong Fı (Rijk Zwaan), Hamarat Fı (Multi Tarım), Arazi Fı (Sygenta), Spirit Fı (Nunhems) anaç olarak, Ayer 38 Fı domates çeşidi kalem olarak kullanılmıştır. Kontrol olarak aşısız Ayer 38 Fı ve kendine aşılı Ayer 38 Fı /Ayer 38 Fı kombinasyonu kullanılmıştır. Çalışmanın sonucunda, anaç çaplarının 14.5 mm-19.8 mm, erkenci verimin 5.93-8.89 kg/m2, bitki başına düşen meyve sayısının 21.5-54.5 adet arasında değiştiği saptanmıştır. Aşı kombinasyonlarının verim üzerine etkisi önemli bulunmuş, Hamarat anacı üzerine aşılanan Ayer 38 Fı çeşidi diğer aşı kombinasyonlarına göre daha yüksek toplam verime ulaşmıştır. Kalem çapı, meyve sertliği, salkım arası mesafe, yaprak sayısı, bitki boyu, EC, pH, titre edilebilir asitlik, suda çözülebilir kuru madde miktarı (SÇKM), meyve yüksekliği ve meyve çapı anaç kullanımıyla etkilenmemiştir. Anaç çapı, erkenci verim, toplam verim, meyve ağırlığı ve toplam meyve sayısı bakımından artış gözlemlenmiştir. Bu çalışmanın sonunda, uygun anaç seçimi ile Ayer 38 Fı domates çeşidinin verimi ve meyve kalitesi üzerine olumlu etki sağlayabileceği, aşılı fide kullanımında anaç-kalem arasındaki uyumun önemli olduğu söylenebilir. Aşılı fide kullanımında uygun anaç-kalem türünün seçilmesi için daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır.

Aşılama-bitkiVerim
Tuba Topçu
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Domateste kullanılan farklı anaçların bitki büyümesi, verim ve meyve kalitesi üzerine etkilerinin belirlenmesi

Bu çalışma 2017 yılında Ayer Tarım'da yürütülmüştür. Çalışmada, farklı anaçların beef(iri) tipi olan Ayer 38 Fı domates çeşidinde bitki büyümesine, meyve kalitesine ve verime etkileri incelenmiştir. Beaufort Fı (Antalya Tarım), Kingkong Fı (Rijk Zwaan), Hamarat Fı (Multi Tarım), Arazi Fı (Sygenta), Spirit Fı (Nunhems) anaç olarak, Ayer 38 Fı domates çeşidi kalem olarak kullanılmıştır. Kontrol olarak aşısız Ayer 38 Fı ve kendine aşılı Ayer 38 Fı /Ayer 38 Fı kombinasyonu kullanılmıştır. Çalışmanın sonucunda, anaç çaplarının 14.5 mm-19.8 mm, erkenci verimin 5.93-8.89 kg/m2, bitki başına düşen meyve sayısının 21.5-54.5 adet arasında değiştiği saptanmıştır. Aşı kombinasyonlarının verim üzerine etkisi önemli bulunmuş, Hamarat anacı üzerine aşılanan Ayer 38 Fı çeşidi diğer aşı kombinasyonlarına göre daha yüksek toplam verime ulaşmıştır. Kalem çapı, meyve sertliği, salkım arası mesafe, yaprak sayısı, bitki boyu, EC, pH, titre edilebilir asitlik, suda çözülebilir kuru madde miktarı (SÇKM), meyve yüksekliği ve meyve çapı anaç kullanımıyla etkilenmemiştir. Anaç çapı, erkenci verim, toplam verim, meyve ağırlığı ve toplam meyve sayısı bakımından artış gözlemlenmiştir. Bu çalışmanın sonunda, uygun anaç seçimi ile Ayer 38 Fı domates çeşidinin verimi ve meyve kalitesi üzerine olumlu etki sağlayabileceği, aşılı fide kullanımında anaç-kalem arasındaki uyumun önemli olduğu söylenebilir. Aşılı fide kullanımında uygun anaç-kalem türünün seçilmesi için daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır.

Aşılama-bitkiVerim
Tuba Topçu
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı anaçlar üzerine aşılamanın hıyarlarda bitki büyümesi, verim ve kalite üzerine etkileri

Bu çalışma, iklim kontrollü plastik seralarda yürütülmüştür. Anaç adayı olabilecek bazı kabak ve kavun türleri üzerine Beith Alfa tipi hıyar aşılanmasıyla bu kombinasyonlardan elde edilen aşılı hıyarların bitki büyümesi, verim ve kalite üzerine etkileri incelenmiştir. Çalışmada; Lagenaria siceraria, Cucurbita maxima, Cucurbita moshata, Luffa cylindrica, Cucumis melo var.dudaim ve ticari olarak daha çok karpuz için kullanılan TZ148 F1 anaç olarak, kalem olarak da Bereket F1 hıyar çeşidi kullanılmıştır. Kontrol grubu olarak aşısız Bereket F1 ve Bereket F1/Bereket F1 aşı kombinasyonu kullanılmıştır. Araştırmada erkenci verim, toplam verim, bitki boyu, bitki başına meyve sayısı, ilk çiçek oluşumu, yaprak alanı, anaç- kalem çapı, meyve çapı, meyve boyu, meyve ağırlığı, meyve rengi, suda çözünür kuru madde miktarı (SÇKM) titre edilebilir asitlik (TA), pH, EC gibi parametreler incelenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, anaçların bitki boyu, erkenci ve toplam verim, meyve sayısı üzerine istatistik olarak etkisinin olduğu belirlenmiş olup, bu sonuçlara göre; bitki boyu bakımından en yüksek değeri TZ 148 F1 anacı üzerine aşılı hıyar bitkisinden elde edilirken, yine erkenci verimde en yüksek değer TZ 148 F1 anaçlarından elde edilmiştir. Toplam verimde aşısız (kontrol) grubu, kendi üzerine aşılı (Bereket F1/ Bereket F1) ve TZ 148 F1 üzerine aşılı olan kombinasyonların verimleri daha yüksek olarak belirlenmiştir. Bu çalışmanın sonunda uygun anaç kombinasyonunun belirlenmesi ile denemede kullanılan hıyar yetiştiriciliğinde bitki büyümesi, verim ve kalite üzerine olumlu etki gösterdiği, aşılı fide kullanımında seçilen anaçların önemli olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Aşılı fide kullanımında aynı zamanda anaç-kalem arası uyumun olması aynı zamanda erkenciliği etkilemektedir. Bu nedenle hıyara uygun anaçların seçimi için daha fazla araştırma yapılması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

Hanife Sultan Üre
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı anaçlar üzerine aşılamanın hıyarlarda bitki büyümesi, verim ve kalite üzerine etkileri

Bu çalışma, iklim kontrollü plastik seralarda yürütülmüştür. Anaç adayı olabilecek bazı kabak ve kavun türleri üzerine Beith Alfa tipi hıyar aşılanmasıyla bu kombinasyonlardan elde edilen aşılı hıyarların bitki büyümesi, verim ve kalite üzerine etkileri incelenmiştir. Çalışmada; Lagenaria siceraria, Cucurbita maxima, Cucurbita moshata, Luffa cylindrica, Cucumis melo var.dudaim ve ticari olarak daha çok karpuz için kullanılan TZ148 F1 anaç olarak, kalem olarak da Bereket F1 hıyar çeşidi kullanılmıştır. Kontrol grubu olarak aşısız Bereket F1 ve Bereket F1/Bereket F1 aşı kombinasyonu kullanılmıştır. Araştırmada erkenci verim, toplam verim, bitki boyu, bitki başına meyve sayısı, ilk çiçek oluşumu, yaprak alanı, anaç- kalem çapı, meyve çapı, meyve boyu, meyve ağırlığı, meyve rengi, suda çözünür kuru madde miktarı (SÇKM) titre edilebilir asitlik (TA), pH, EC gibi parametreler incelenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, anaçların bitki boyu, erkenci ve toplam verim, meyve sayısı üzerine istatistik olarak etkisinin olduğu belirlenmiş olup, bu sonuçlara göre; bitki boyu bakımından en yüksek değeri TZ 148 F1 anacı üzerine aşılı hıyar bitkisinden elde edilirken, yine erkenci verimde en yüksek değer TZ 148 F1 anaçlarından elde edilmiştir. Toplam verimde aşısız (kontrol) grubu, kendi üzerine aşılı (Bereket F1/ Bereket F1) ve TZ 148 F1 üzerine aşılı olan kombinasyonların verimleri daha yüksek olarak belirlenmiştir. Bu çalışmanın sonunda uygun anaç kombinasyonunun belirlenmesi ile denemede kullanılan hıyar yetiştiriciliğinde bitki büyümesi, verim ve kalite üzerine olumlu etki gösterdiği, aşılı fide kullanımında seçilen anaçların önemli olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Aşılı fide kullanımında aynı zamanda anaç-kalem arası uyumun olması aynı zamanda erkenciliği etkilemektedir. Bu nedenle hıyara uygun anaçların seçimi için daha fazla araştırma yapılması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

Hanife Sultan Üre
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı anaçlar üzerine aşılamanın hıyarlarda bitki büyümesi, verim ve kalite üzerine etkileri

Bu çalışma, iklim kontrollü plastik seralarda yürütülmüştür. Anaç adayı olabilecek bazı kabak ve kavun türleri üzerine Beith Alfa tipi hıyar aşılanmasıyla bu kombinasyonlardan elde edilen aşılı hıyarların bitki büyümesi, verim ve kalite üzerine etkileri incelenmiştir. Çalışmada; Lagenaria siceraria, Cucurbita maxima, Cucurbita moshata, Luffa cylindrica, Cucumis melo var.dudaim ve ticari olarak daha çok karpuz için kullanılan TZ148 F1 anaç olarak, kalem olarak da Bereket F1 hıyar çeşidi kullanılmıştır. Kontrol grubu olarak aşısız Bereket F1 ve Bereket F1/Bereket F1 aşı kombinasyonu kullanılmıştır. Araştırmada erkenci verim, toplam verim, bitki boyu, bitki başına meyve sayısı, ilk çiçek oluşumu, yaprak alanı, anaç- kalem çapı, meyve çapı, meyve boyu, meyve ağırlığı, meyve rengi, suda çözünür kuru madde miktarı (SÇKM) titre edilebilir asitlik (TA), pH, EC gibi parametreler incelenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, anaçların bitki boyu, erkenci ve toplam verim, meyve sayısı üzerine istatistik olarak etkisinin olduğu belirlenmiş olup, bu sonuçlara göre; bitki boyu bakımından en yüksek değeri TZ 148 F1 anacı üzerine aşılı hıyar bitkisinden elde edilirken, yine erkenci verimde en yüksek değer TZ 148 F1 anaçlarından elde edilmiştir. Toplam verimde aşısız (kontrol) grubu, kendi üzerine aşılı (Bereket F1/ Bereket F1) ve TZ 148 F1 üzerine aşılı olan kombinasyonların verimleri daha yüksek olarak belirlenmiştir. Bu çalışmanın sonunda uygun anaç kombinasyonunun belirlenmesi ile denemede kullanılan hıyar yetiştiriciliğinde bitki büyümesi, verim ve kalite üzerine olumlu etki gösterdiği, aşılı fide kullanımında seçilen anaçların önemli olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Aşılı fide kullanımında aynı zamanda anaç-kalem arası uyumun olması aynı zamanda erkenciliği etkilemektedir. Bu nedenle hıyara uygun anaçların seçimi için daha fazla araştırma yapılması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

Hanife Sultan Üre
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Domateste kullanılan farklı anaçların bitki büyümesi, verim ve meyve kalitesi üzerine etkilerinin belirlenmesi

Bu çalışma 2017 yılında Ayer Tarım'da yürütülmüştür. Çalışmada, farklı anaçların beef(iri) tipi olan Ayer 38 Fı domates çeşidinde bitki büyümesine, meyve kalitesine ve verime etkileri incelenmiştir. Beaufort Fı (Antalya Tarım), Kingkong Fı (Rijk Zwaan), Hamarat Fı (Multi Tarım), Arazi Fı (Sygenta), Spirit Fı (Nunhems) anaç olarak, Ayer 38 Fı domates çeşidi kalem olarak kullanılmıştır. Kontrol olarak aşısız Ayer 38 Fı ve kendine aşılı Ayer 38 Fı /Ayer 38 Fı kombinasyonu kullanılmıştır. Çalışmanın sonucunda, anaç çaplarının 14.5 mm-19.8 mm, erkenci verimin 5.93-8.89 kg/m2, bitki başına düşen meyve sayısının 21.5-54.5 adet arasında değiştiği saptanmıştır. Aşı kombinasyonlarının verim üzerine etkisi önemli bulunmuş, Hamarat anacı üzerine aşılanan Ayer 38 Fı çeşidi diğer aşı kombinasyonlarına göre daha yüksek toplam verime ulaşmıştır. Kalem çapı, meyve sertliği, salkım arası mesafe, yaprak sayısı, bitki boyu, EC, pH, titre edilebilir asitlik, suda çözülebilir kuru madde miktarı (SÇKM), meyve yüksekliği ve meyve çapı anaç kullanımıyla etkilenmemiştir. Anaç çapı, erkenci verim, toplam verim, meyve ağırlığı ve toplam meyve sayısı bakımından artış gözlemlenmiştir. Bu çalışmanın sonunda, uygun anaç seçimi ile Ayer 38 Fı domates çeşidinin verimi ve meyve kalitesi üzerine olumlu etki sağlayabileceği, aşılı fide kullanımında anaç-kalem arasındaki uyumun önemli olduğu söylenebilir. Aşılı fide kullanımında uygun anaç-kalem türünün seçilmesi için daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır.

Aşılama-bitkiVerim
Tuba Topçu
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Salisilik ve asetil salisilik asit solüsyonlarında ön çimlendirmenin havuç tohumlarının tuz stresi altında çimlenme ve çıkışı üzerine etkileri

Bu araştırmada salisilik asit (SA) ve asetil salisilik asit (ASA) solüsyonlarında ön çimlendirmenin "Nantes" havuç çeşidi (Daucus corata L.) tohumların tuz stresi altında çimlenme ve çıkış performansları üzerine etkileri laboratuar koşullarında araştırılmıştır. Tohumlar, 15oC sıcaklıkta saf su (hydropiriming) içerisinde, 50, 100 ve 150 mg L-1 SA ve ASA solüsyonları içerisinde 24 saat süreyle iklim dolabında ön çimlendirme işlemine tabi tutulmuştur. Bu işlemden sonra ön çimlendirme ve kontrol grubu olarak iki gruba ayrılmıştır. İki gruptaki tohumlar; standart çimlenme (20 oC), düşük (5 oC) ve yüksek (25oC) sıcaklıkta stres testi iki farklı sıcaklık derecelerinde, kum ortamında çıkış testi (15 oC) ve fide büyüme testlerine tabi tutulmuşlardır. Araştırmada çimlenme üzerine elde edilen değerlerin; ön uygulamaların çimlenme ve çıkış oranı ile ortalama çimlenme ve çıkış zamanı üzerine etkileri istatistiki olarak önemli bulunmuştur. Bu deneysel çalışmada Asit x Doz x Tuz üçlü interaksiyonu istatistiki olarak önemli bulunmadığı için bu üçlü interaksiyon hataya dâhil edilmiştir. Araştırma sonucunda düşük sıcaklık, yüksek tuz konsantrasyonun havuç tohumlarının çimlenmesini azalttığı, yüksek dozdaki SA ve ASA ön uygulamaların tohumların çimlenme ve çıkış parametreleri üzerine etkilediği belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre, 0 mg/L (kontrol) asit ön uygulamasının en yüksek çimlenme oranı %89 ile 0 mM NaCl elde edilmiştir. Ön uygulamalar arasında doz x tuz interaksiyonunda en yüksek çimlenme %93 çimlenme oranı ile 50 mg/L asit 50 mM NaCl interaksiyonunda ve 150 mg/L asit 50mM NaCI olarak belirlenmiştir. SA ve ASA uygulamaları, düşük ve yüksek sıcaklık derecelerinde ve tuz içeren ortamlarda tohumların çimlenme oranında artış sağladığından başarılı bir şekilde kullanılabilinilir. Bu durumun, SA ve ASA'lerin sistemik kazanılmış dayanıklılıktaki etkinliğinden kaynaklanabileceği düşünülmüştür.

Cennet Akbıyık
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Salisilik ve asetil salisilik asit solüsyonlarında ön çimlendirmenin havuç tohumlarının tuz stresi altında çimlenme ve çıkışı üzerine etkileri

Bu araştırmada salisilik asit (SA) ve asetil salisilik asit (ASA) solüsyonlarında ön çimlendirmenin "Nantes" havuç çeşidi (Daucus corata L.) tohumların tuz stresi altında çimlenme ve çıkış performansları üzerine etkileri laboratuar koşullarında araştırılmıştır. Tohumlar, 15oC sıcaklıkta saf su (hydropiriming) içerisinde, 50, 100 ve 150 mg L-1 SA ve ASA solüsyonları içerisinde 24 saat süreyle iklim dolabında ön çimlendirme işlemine tabi tutulmuştur. Bu işlemden sonra ön çimlendirme ve kontrol grubu olarak iki gruba ayrılmıştır. İki gruptaki tohumlar; standart çimlenme (20 oC), düşük (5 oC) ve yüksek (25oC) sıcaklıkta stres testi iki farklı sıcaklık derecelerinde, kum ortamında çıkış testi (15 oC) ve fide büyüme testlerine tabi tutulmuşlardır. Araştırmada çimlenme üzerine elde edilen değerlerin; ön uygulamaların çimlenme ve çıkış oranı ile ortalama çimlenme ve çıkış zamanı üzerine etkileri istatistiki olarak önemli bulunmuştur. Bu deneysel çalışmada Asit x Doz x Tuz üçlü interaksiyonu istatistiki olarak önemli bulunmadığı için bu üçlü interaksiyon hataya dâhil edilmiştir. Araştırma sonucunda düşük sıcaklık, yüksek tuz konsantrasyonun havuç tohumlarının çimlenmesini azalttığı, yüksek dozdaki SA ve ASA ön uygulamaların tohumların çimlenme ve çıkış parametreleri üzerine etkilediği belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre, 0 mg/L (kontrol) asit ön uygulamasının en yüksek çimlenme oranı %89 ile 0 mM NaCl elde edilmiştir. Ön uygulamalar arasında doz x tuz interaksiyonunda en yüksek çimlenme %93 çimlenme oranı ile 50 mg/L asit 50 mM NaCl interaksiyonunda ve 150 mg/L asit 50mM NaCI olarak belirlenmiştir. SA ve ASA uygulamaları, düşük ve yüksek sıcaklık derecelerinde ve tuz içeren ortamlarda tohumların çimlenme oranında artış sağladığından başarılı bir şekilde kullanılabilinilir. Bu durumun, SA ve ASA'lerin sistemik kazanılmış dayanıklılıktaki etkinliğinden kaynaklanabileceği düşünülmüştür.

Cennet Akbıyık
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Açık tarla koşullarında sivri biber (Capsicum annuum L.) yetiştiriciliğinde aşının, verim ve meyve kalitesi üzerine etkilerinin belirlenmesi

Bu tez çalışması Solanaceae familyasına ait biberin (Capsicum annuum L.) açıkta yetiştiriciliğinde aşının verim ve kaliteye etkilerini belirlemek amacıyla yürütülmüştür. Çalışma 2017 yılında açık tarla koşullarında nemin düşük, sıcaklığın yüksek olduğu yaz aylarında Isparta ili koşullarında gerçekleştirilmiştir. Araştırmada aşı kalemi olarak Efil F1 ticari biber çeşidi, anaç olarak ise Güçlü F1 ticari biber çeşitdi kullanılmıştır. Çalışmada kontrol olarak aşısız kalem (Efil F1), aşının etkisini berteraf etmek için kalemin kendi üzerine kendisinin aşılanması (Efil F1/Efil F1) ve anacın etkisini saptamak için anaç üzerine kalem aşılayarak (Efil F1/Güçlü F1) deneme deseni 4 tekerürlü olarak oluşturulmuştur. Çalışmada, bitki yaş ve kuru ağırlığı, bitkilerin gövde çapları, bitki yüksekliği, erkencilik, bitki başına verim, meyve çapı, meyvenin sap uzunluğu, meyve körüklülüğü, meyve eti kalınlığı ve meyve ağırlığı gibi parametreler incelenmiştir. Deneme verilerine göre; toplam verim, meyve eti kalınlığı, meyve ağırlığı ve gövde çapı aşılamadan etkilenmiştir. Verim açısından Efil F1/Güçlü F1 aşılı biber kombinasyonu kontrol bitkilerinden %12 daha verimli bulunmuştur. Bu grubu Efil F1/Efil F1 kendi üzerine aşılı olan aşı kombinasyonu takip etmiştir. En düşük verim ise aşısız Efil F1 grubu olmuştur. Sonuç olarak biberde aşılama ve anaç kullanımı verimi pozitif yönde etkilendiği ayrıca nitelikli anaç kullanımının sadece hastalık ve zararlı dayanımlarını değil aynı zamanda verim ve kaliteyi de olumlu yönde etkilediği söylenebilir.

Volkan Ergün
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Açık tarla koşullarında sivri biber (Capsicum annuum L.) yetiştiriciliğinde aşının, verim ve meyve kalitesi üzerine etkilerinin belirlenmesi

Bu tez çalışması Solanaceae familyasına ait biberin (Capsicum annuum L.) açıkta yetiştiriciliğinde aşının verim ve kaliteye etkilerini belirlemek amacıyla yürütülmüştür. Çalışma 2017 yılında açık tarla koşullarında nemin düşük, sıcaklığın yüksek olduğu yaz aylarında Isparta ili koşullarında gerçekleştirilmiştir. Araştırmada aşı kalemi olarak Efil F1 ticari biber çeşidi, anaç olarak ise Güçlü F1 ticari biber çeşitdi kullanılmıştır. Çalışmada kontrol olarak aşısız kalem (Efil F1), aşının etkisini berteraf etmek için kalemin kendi üzerine kendisinin aşılanması (Efil F1/Efil F1) ve anacın etkisini saptamak için anaç üzerine kalem aşılayarak (Efil F1/Güçlü F1) deneme deseni 4 tekerürlü olarak oluşturulmuştur. Çalışmada, bitki yaş ve kuru ağırlığı, bitkilerin gövde çapları, bitki yüksekliği, erkencilik, bitki başına verim, meyve çapı, meyvenin sap uzunluğu, meyve körüklülüğü, meyve eti kalınlığı ve meyve ağırlığı gibi parametreler incelenmiştir. Deneme verilerine göre; toplam verim, meyve eti kalınlığı, meyve ağırlığı ve gövde çapı aşılamadan etkilenmiştir. Verim açısından Efil F1/Güçlü F1 aşılı biber kombinasyonu kontrol bitkilerinden %12 daha verimli bulunmuştur. Bu grubu Efil F1/Efil F1 kendi üzerine aşılı olan aşı kombinasyonu takip etmiştir. En düşük verim ise aşısız Efil F1 grubu olmuştur. Sonuç olarak biberde aşılama ve anaç kullanımı verimi pozitif yönde etkilendiği ayrıca nitelikli anaç kullanımının sadece hastalık ve zararlı dayanımlarını değil aynı zamanda verim ve kaliteyi de olumlu yönde etkilediği söylenebilir.

Volkan Ergün
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2019
00

Other supervisors