Theses supervised by Prof. Dr. İsa Karaman

12 theses · Tokat Gaziosmanpaşa University

Master'sOpen AccessTR

Akçakesme (Phillyrea latifolia) bitkisinin sıvı azot ve solventler tekniği kullanarak biyolojik aktivitesinin belirlenmesi

Yüzyıldır pek çok sayıda bitki ve ekstraktları hastalıkların tedavisinde kullanılmaktadır. Bitkilerin hastalıkları iyileştirme gücü ve bununla ilgili bilgiler, kültürler arasında günümüze kadar aktarılmıştır. Bitkiler ve ekstrakları, bitkinin türüne, konsantrasyonuna ve bileşenlerine bağlı olarak bakterilerde antimikrobiyal etkilere sahiptirler. Bitki kaynaklı ilaçlar mikroorganizma kökenli hastalıkların tedavisinde büyük umut kaynağı olmuştur. Araştırmacılar, bitkilerin kimyasal bileşimlerini ortaya çıkarıp antimikrobiyal mekanizmasını çözmeye çalışmaktadırlar. Tıbbi bitkilerin bazı bileşenlerinin antimikrobiyal özellikleri ve canlı hücrelerdeki mekanizması ile ilgili çalışmalar yapılmıştır. Phillyrea latifolia türünün yetiştiği bölgelerde hayvancılık yapan insanların arazideki hayvanları bakteriyel kökenli hastalıklara yakalandıkları bilinmektedir. Özellikle küçükbaş ve büyükbaş hayvanların gözlerinde farklı nedenlerden dolayı göz yüzeyinde duman şeklinde bir problemin olduğu gözlenmiştir. Yetiştiriciler bu problemin üstesinden; bu bitkinin yaprak özütünü hayvanın gözüne püskürterek hayvanın bu problemin üstesinden 24-48 saat gibi bir zaman diliminde geldiklerini ifade etmektedirler. Bu durum bize bu çalışmanın gerçekleştirilmesinde yol gösterici oldu. Çalışmanın amacı, Akçakesme (Phillyrea latifolia) bitkisinin, sıvı azot ve solventler tekniği kullanılarak, bitkinin yapraklarındaki etken maddenin biyolojik aktivitesinin ve antimikrobiyal aktivitesinin incelenmesidir. Bunun için çalışmamızda, agar dilüsyon, aquaz ekstraktı, disk difüzyon teknikleri ve bitki yapraklarını sıvı azot yöntemiyle öğütme tekniği kullanılmıştır. Bitki yapraklarını sıvı azot yöntemiyle öğütme tekniğinde ki amaç; öğütülen bitki yaprağının fizyolojik ve morfolojik değişikliğe uğramadan bu yöntemle saklanmasıdır. Su, kloroform, metanol, etanol ve aseton çözücüler kullanılarak ekstraksiyonları yapılmıştır. Ekstraktların antimikrobiyal aktiviteleri disk difüzyon yöntemi kullanılarak belirlenmiştir. Bitki ekstraktlarının antimikrobiyal aktivitesinin belirlenmesi için 10 bakteri (Bacillus cereus ATCC: - , Listeria monocytogenes ATCC:51774, Staphylococcus aureus ATCC:6538, Streptococcus mutans ATCC:35668, Clostridium perfringens ATCC: -, Klebsiella aerogenes ATCC:13048, Klebsiella pneumoniae ATCC:700603, Pseudomonas aeruginosa ATCC:15442, Escherichia coli ATCC:35218, Salmonella enteritidis ATCC: -) türü kullanıldı. Mikroorganizmalar, Prof. Dr. İsa KARAMAN tarafından Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Biyomühendislik Bölümünde oluşturulan kültür koleksiyonundan sağlanmıştır. Disk difüzyon antibiyotik duyarlılık testi için Erytromycin, Gentomicin, Streptomycin, Tetracycline, Sulbactam / Cefoperazone, Imipenem, Tetracycline (4) antibiyotik diskleri kullanılmıştır. Çalışmamızda bu bitkinin yaprak ekstresinden antibakteriyel bir ekstrenin elde edilebileceği ve bu alandaki çalışmalara bir katma değer sağlayabileceği düşünülmektedir. Bu örnekle Akçakesme bitkisinin antibakteriyel etkisi tespit edilip elde edilen ekstraktın buna benzer hastalıklarda tedavi için kullanılması hedeflenmektedir. Bu sayede bitkinin, antibakteriyel çalışmalarda ilaç olarak kullanılması ve muhtemel doğal kaynaklar olacağı düşünülmektedir. Çalışma sonucunda Akçakesme bitkisinden solventlerle elde ettiğimiz etken maddenin pozitif kontrollerle yapılan denemelerinde Salmonella enteritidis ATCC: - bakterisinin disk difüzyonu sonucunda oluşan zon çapının Tetracycline antibiyotiği ile eşdeğer (11 mm) zon çapına sahip olduğu ve yine aynı şekilde Streptococcus mutans ATCC:35668 bakterisinin disk difüzyonu sonucunda oluşan zon çapının Tetracycline (4) antibiyotiği ile eşdeğer zon çapı (14 mm) verdiği gözlemlenmiştir. Çalışmamızın sonucuna göre elde edilen verilerin, literatüre katkı sağlamasıyla yapılacak yeni çalışmalara ışık tutacağı düşünülse de Deneyde bitkinin etken maddesinin10 bakterinin 8'in de antibakteriyel etkiye rastlanmadı, diğer 2 bakteride oldukça az etkili olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Akçakesme, Ekstraksiyon, Antibaktireyl Aktivite, Disk Difüzyon

Neslihan Coşkun
Tokat Gaziosmanpaşa University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessEN

Farklı doğal kaynaklardan izole edilen probiyotik mikroorganizmaların seçilmiş insan patojenlerine antagonistik etkileri

In this research, we gathered samples from red and white cabbages and carrots from a secluded Tokat village. Remarkably, these vegetables were grown without the use of fertilizers. From these samples, we successfully isolated microorganisms. We further identified pure colonies from those microorganisms, which potentially possess probiotic properties. The selected colonies underwent testing against pathogens harmful to humans to observe potential antagonism. Finally, we analyzed the potentially probiotic microorganisms for any indicators of antibacterial and antifungal characteristics. KEYWORDS: Probiotics, Carrots, Cabbages, Human Pathogens

Joseph Olasubomı Bıshı
Tokat Gaziosmanpaşa University · Institute of Graduate Studies
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Yeni tiyosemikarbazon türevlerinin sentezi, karakterizasyonu ve tiyosemikarbazon katkılı antibakteriyel tekstillerin elde edilmesi

Bakteriyel enfeksiyon hastalıkları antibiyotiklerin keşfi ile önemli ölçüde kontrol altına alınmıştır. Ancak zamanla bakterilerin çeşitli mekanizmalar ile geliştirmiş oldukları antibiyotik direnç yeni antimikrobiyal ajanların geliştirilmesi ihtiyacını ortaya koymuştur. Tekstil ürünleri bakterilerin üremesi için uygun ortam sunmaktadır. Bu nedenle özellikle hastaneler, toplu taşımalar ve oteller gibi insan sirkülasyonun fazla olduğu yerlerde antibakteriyel tekstillerin kullanılması bakteriyel enfeksiyonların ve yayılmasının önlenmesine katkı sunmaktadır. Bu çalışmada farklı substitüentlere sahip yedi fenilüre asetofenon türevi ve bunların tiyosemikarbazid ile reaksiyonu ile sentezlenen yedi tiyosemikarbazon türevi sentezlenmiştir. Tiyosemikarbazonların antimikrobiyal aktivitesi Staphylococcus aureus ATCC 29213, Enterococcus faecalis ATCC 29212, Escherichia coli ATCC 25922, Klebsiella pneumoniae ATCC 700603 bakteri suşlarına ve klinik olarak izole edilen Candida albicans fungus suşuna karşı mikrodilüsyon yöntemi ile değerlendirilmiştir. Bileşiklerin bakteri suşlarına karşı 7,81-250 µg/mL minimum inhibisyon konsantrasyon (MİK) değerleri ile antibakteriyel aktivitesi tespit edilmiştir. Ayrıca C. albicans fungus suşuna karşı ise 62.5-125 µg/mL MİK değeri ile antifungal aktivite sergilemişlerdir. Tiyosemikarbazonlardan -4Cl-3CF3 substitüentine sahip E6 bileşiğinin S. aureus ve E. faecalis bakteri suşlarına karşı sırasıyla 7.81 ve 15 µg/mL MİK değeri ile oldukça güçlü antibakteriyel aktivite sergilediği görülmüştür. Güçlü aktivite gösteren meta-substitüe fenilüre tiyosemikarbazon türevi E6 bileşiği, E7 bileşiği ve E6 ile aynı kapalı formüle sahip para-substitüe E4 bileşiği ile tekstil malzemelerine antibakteriyel özellik katılması hedeflenmiştir. Kumaşların antibakteriyel aktiviteleri agar difüzyon yöntemi ile kalitatif ve ASTM E2149 standardına benzer koşullarda kantitatif olarak S. aureus ve E. coli bakteri suşlarına karşı değerlendirilmiştir. Pamuk kumaşlarda yüksek konsantrasyonlu uygulamalarda S. aureus'a karşı %100'e yakın bakteriyosidal aktivite ve daha düşük konsantrasyonlarda ise %100 e yakın bakteriyostatik aktivite tespit edilmiştir. Poliester kumaşlarda ise E4 ve E6 bileşiği her iki bakteri suşuna karşı sırası ile %54.21–71.78 ve %56.94 – 99.31 oranında bakteriyostatik etki sergilediği bulunmuştur.

Antibiyotikler-antineoplastikBiyokimyaFarmasötik kimya+3
Gürsel Korkmaz
Tokat Gaziosmanpaşa University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Lipozoma hapsedilmiş uçucu yağların deneysel periodontitiste periodontal yıkıma etkisinin araştırılması

Bu çalışmanın amacı tarçın ve karanfil uçucu yağ lipozomlarının deneysel olarak oluşturulmuş periodontitisi önlemedeki etkisinin araştırılmasıdır. Bu çalışmada 28 adet dişi Wistar cinsi sıçan kullanılmış ve dört çalışma grubu oluşturulmuştur. Grup 1: Kontrol grubu (K), Grup 2: Periodontitis grubu (P), Grup 3: Periodontitis ve tarçın lipozom grubu (TLp), Grup 4: Periodontitis ve karanfil lipozom grubu (KLp). Deneysel periodontitis Aggregatibacter actinomycetemcomitans (ATCC33384) bakterisinin ağız ortamına inoküle edilmesi ve alt çene sağ birinci büyük azı diş çevresine ipek ligatür bağlanması ile oluşturulmuştur. Sıçanlar 14 gün boyunca tarçın veya karanfil lipozomunun oral gavaj yolu ile verilmesiyle tedavi edilmiş ve bu sürenin sonunda sakrifiye edilmişlerdir. Gruplarda diş çevresindeki kemik kayıp miktarları, enflamatuvar hücre sayısı, osteoblast ve osteoklast hücre sayıları ve indüklenebilir nitrik oksit sentetaz (iNOS), siklooksijenaz-2 (COX-2), nükleer faktör κβ'nın ligandının reseptör aktivatörü (RANKL) ve osteoprotegerin (OPG) ekspresyonları belirlenmiştir. Veriler IBM SPSS istatistik programı ile One Way ANOVA-tukey, Mann Whitney U ve Kruskal Wallis yöntemleri ile değerlendirilmiş ve p<0.05 istatistiksel olarak anlamlı kabul edilmiştir. Periodontitis kemik kaybını arttırmış ve tarçın ve karanfil uçucu yağ lipozomları kemik kaybını önemli ölçüde engellemiştir. Gruplarda enflamatuvar hücre sayıları, osteoklast sayıları, iNOS, COX-2 ve RANKL seviyelerinde en düşük seviyeler kontrol grubunda gözlenirken, en yüksek seviyeler periodontitis grubunda gözlenmiştir. Tarçın ve karanfil uçucu yağı lipozomları bu seviyeleri anlamlı düzeyde düşürmüştür. Osteoblast sayıları ve OPG seviyeleri en düşük periodontitis grubunda gözlenmiştir. Tarçın ve karanfil lipozomları bu değerleri yükseltmiştir. Tarçın ve karanfil uçucu yağlarından elde edilen lipozomlar, periodontitise bağlı enflamasyon ve kemik yıkımını başarılı bir şekilde azaltmıştır.

Hatice Balcı Yüce
Tokat Gaziosmanpaşa University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Oluşan mikrobiyal biyofilmin degradasyonunda Syzygiumaromaticum ve Salvia officinalis bitkilerinden elde edilenesansıyel yağların etkısının araştırılması

Biyofilm, hücrelerin birbiri üzerine veya bulundukları yüzeye yapışarak yapısal bir bütünlük oluşturduğu karmaşık bir mikroorganizma kümesidir. Yürütülen bu çalışmada Clavenger cihazı ile karanfil ve adaçayından esansiyel yağlar elde edilmiştir. Elde edilen yağlar, oluşturulan mikrobiyal biyofilme etkisinin araştırılması amaçlanmıştır. Öncelikle 14 farklı mikroorganizmanın biyofilm oluşturma yeteneklerine bakılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre en iyi biyofilm yapan mikroorganizmalar belirlenmiştir. En iyi biyofilm yapan bakteriler; Pseudomonas aeruginosa ve Enterococcus faecalis olarak saptanmıştır. Belirlenen bakterilere, 3 farklı materyal (Krom-metal, Cam, PVC) üzerinde biyofilm oluşturmaları için uygun şartlar sağlanmıştır. Oluşturulan mikrobiyal biyofilmler, belirlenen 4 farklı konsantrasyonda Dimetil Sülfoksit (DMSO), su ve esansiyel yağdan oluşan karışım içine alınmıştır. Esansiyel yağların, oluşturulan biyofilm üzerine etkisine bakılmıştır. Spektrofotometrede elde edilen sonuçlara göre kullanılan esansiyel yağların oluşturulan mikrobiyal biyofilm degradasyonunda etkisi olduğu saptanmıştır. Yürütülen çalışma da kullanılan baktreriler üzerindeki biyolojik aktiviteler Disk Difüzyon Metodu, MIC değerlerinin belirlenmesi metotlarına göre ortaya koyulmuştur.

Dilara Çiftçi
Tokat Gaziosmanpaşa University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Tokat bölgesinde yetişen Usnea flipendula ve Evernia prunastri liken örneklerinden elde edilen ekstraktların antimikrobiyal ve antioksidan aktivitelerinin araştırılması

Yapılan bu çalışmada Usnea flipendula ve Evernia prunastri liken örneklerinin aseton, etanol, metanol ve Tris-EDTA tampon çözeltisi kullanılarak ekstraksiyonu gerçekleştirilmiştir. Elde edilen ekstraktlar üzerinde antifungal etkileri Kirby-Bauer agar disk difüzyon yöntemiyle çalışılırken, antibakteriyel etkileri agar disk difüzyon yöntemi ve broth makro dilüsyon yöntemiyle çalışılmıştır. Aynı zamanda antimikrobiyal çalışmalarına ek olarak Toplam fenolik madde tayini Folin-Ciocalteu yöntemiyle tespit edilirken, antioksidan indirgenme kapasitesi DPPH yöntemi ile tespit edilmiştir. Çalışmanın sonucuna göre ekstraktların antibakteriyel etkileri, çalışılan bakteri türleri arasında Usnea flipendula ve Evernia prunastri liken türlerinin aseton ekstraktının, test edilen ekstraktlara göre daha yüksek antibakteriyel aktiviteye sahip olduğu belirlenmiştir. Antifungal çalışmasında ise çalışılan fungus türleri arasında Evernia prunastri liken türünün etanol ekstraktının, test edilen ekstraktlara göre daha geniş bir antifungal etki spektrumuna sahip olduğu belirlenmiştir. Her iki denemede de Tampon çözelti ile elde edilen ekstraktlarda antimikrobiyal aktiviteye rastlanmamıştır. Toplam fenolik madde tayininde Evernia prunastri liken türünün toplam fenolik madde içeriği en yüksek 14,24 (mg GAE/g ekstrakt) etanol ekstraktı olarak belirlenirken, antioksidan indirgenme kapasitesinin IC50 değeri 0,661 (mg/ml) ile metanol ekstraktı olarak tespit edilmiştir.

Antimikrobiyal aktivite
Can Menekşeoğlu
Tokat Gaziosmanpaşa University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Tokat Almus baraj gölü tabanından elde edilen mikrobiyal izolatların kitinaz aktivitelerinin araştırılması

Yapılan bu çalışmada, Ülkemizin Tokat ili Almus ilçesinde bulunan Almus Baraj Gölü'nün farklı noktalarından mikrobiyal izolatlar alınmış ve bu izolatların içerisinden kitinaz aktivitesi olan bakteriler izole edilmiştir. Kitinaz aktivitesi gösteren bakterilerin saf kültürleri hazırlanmış ve kitinaz aktiviteleri çeşitli yöntemlerle ölçülmüştür. Kitin molekülünü parçalama yeteneği en yüksek olan suşlar belirlendikten sonra, üç farklı kolloidal kitin örneği içerisinden enzim aktivitesinin en yüksek olduğu kolloidal kitin örneği belirlenmiş ve aktivitesi yüksek olan suşların; pH ve sıcaklık stabilite tayinleri yapılmış, optimum pH ve optimum sıcaklık değerleri belirlenmiştir. Sonrasında çeşitli inhibitör ve aktivatörlerin enzim aktivitesi üzerine etkileri test edilmiştir. Deneyler sırasında kullanılan tüm bakterilerden daha sonraki kitin degredasyonu ile ilgili olan çalışmalarda kullanabilmek adına stok kültürler hazırlanmıştır. Çalışmanın sonucuna göre izole edilmiş olan bakteri kültürlerinin bazik ve mezofilik olduğu tespit edilmiştir. Optimum pH değerleri; B-98 için 9.0, B-123 için 10.5, B-124 için 8.5 olarak, optimum sıcaklık değerleri ise 40 oC olarak belirlenmiştir. Çeşitli kimyasallar ile yapılan deneyler sonucunda ise kitinaz enzimi üzerinde inhibe ve aktive edici özellik taşıyan kimyasallar tespit edilmiştir.

Aktivite analiziBozulmaDNS+2
Begüm Buse Üzer
Tokat Gaziosmanpaşa University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Polyhexamethylene biguanide hydrochloride maddesinin antimikrobiyal ve insektisidal aktivitesinin araştırılması

Poliheksametilen Biguanid Hidroklorür (PHMB), çok çeşitli antimikrobiyal uygulamalarda kullanılan bir polimer olan kimyasal bir biyosittir. Hücre özelliği gösteren bütün organizmaların yanında oluşan etkinlik durumu, bir heksametilen olgusu bulunan esnek bir aralayıcı uzantıya bağlı kalınan en temel biguanid grubunu oluşturmaktadır. PHMB, hücre zarında bulunan bütünlüğü bozularak hücre ölümlerine sebep olan çok geniş bir spektrumu elinde bulunduran dezenfektandır. Pek çok alanda aktif olarak kullanılmaktadır. Poliheksanid/poliheksametilen biguanid, yüksek doku uyumluluğu ve düşük sitotoksisitesi ile en çok kullanılan yara antiseptiklerinden biridir. Bu çalışmada, kliniğimiz içinbakteriyel merkezli yapılan araştırmalarda kullanılmakta olan bakteri suşlarında, labaratuarında yetiştirilmiş olan kültürden elde edilmiştir. Bu çalışma proseslerinde kullanılan bakteri türlerinin çalışma proseslerinde isimlendirilmesi kolay olması açısından Human Pathogen Bacteria (HPB) şeklinde işaretlemeler yapılmıştır. Tüm klinik vakalarda tedavi sürecinde herhangi bir komplikasyonla karşılaşılmadı. Poliheksanid/Poliheksametilen Biguanid ile ilgili klinik çalışmalar umut vericidir. Bu çalışmada kısa sürede olumlu yanıt alınmıştır. Ancak kronik tedavilerinde % 0,1 PHMB uygulamalarını iyileştirmek için daha fazla deneysel kontrollü klinik ve laboratuvar çalışmalarına ihtiyaç vardır. Bu tez çalışmasında, sentez yöntemleri, etki şekli, antimikrobiyal etkiler ve insanların yanında aynı zamanda çevre varlıklara yönelik de güvenliklerinden çok daha kapsamlı bir PHMB özellikleri literatürü sunmaktadır. Anahtar Kelimeler: Poliheksametilen Biguanid Hidroklorür, Antimikrobiyal Aktivite, İnsektesidal Aktivite

Antimikrobiyal aktiviteAntiseptiklerBiguanidler+1
Fırat Karayiğit
Tokat Gaziosmanpaşa University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Buğday bitkisinin rizosfer bölgesinden bakteriyel izolatların eldesi, immobilizasyonu ve bitki gelişimi üzerine etkisi

Yapılan bu çalışmanın amacı; yabani buğday bitkisinin rizosferinden izole edilen bakterilerin immobilize edilerek buğday bitki gelişimi üzerine etkisinin belirlenmesidir. Çalışmada; yabani buğdayın rizosfer ve rizosfer çevresinden izolasyon yapılmıştır. Ardından bu bölgelerdeki bakteriler spesifik besiyerleri sayesinde izole edilmiştir. Elde edilen izolatlar prosedüre uygun olarak önceden belirlenen grup haline getirilecek bakteri sayısına göre gruplandırılarak immobilize edilmiştir. İmmobilizasyon sonucu elde edilen beadler buğdayla birlikte toprağa ekilmiştir. Yaprak ayası, gövde çapı, kardeşlenme sayısı ve kök uzunluğu buğdayın gelişim parametresi olarak belirlenmiştir. Elde edilen bulgulara göre; kontrole kıyasla Şİ-38 bead grubunun tüm gelişim parametrelerinde artışa sebep olduğu saptanmıştır.

Şule İniş
Tokat Gaziosmanpaşa University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
10
Master'sOpen AccessTR

Anadolu'da yetişen salep orkidesi tohumlarının immobilize edilerek çimlenebilir hale getirilmesi

Orchidaceae familyası, dünyadaki en zengin çiçekli bitki grubunu oluşturmaktadır. Ülkemizde 24 cinse ait 170 takson orkide türü doğal olarak yetişmektedir. Özellikle salep elde edilen orkideler, aşırı otlatma ve yoğun sökümden dolayı tehdit altındadırlar. Bu çalışmada; ülkemiz Anadolu topraklarında doğal olarak yetişebilen salep orkidelerinin Tokat Canpolat Köyü civarında yetişmekte olanlarının oluşturdukları tohumların organik materyallerle immobilizasyonu ile doğal ortamlarında çimlenebilir hale getirilmesi amaçlanmıştır. Literatürde var olan çalışmalar tohumların bitki kültüründe ve spesifik besin ortamlarında büyütülmesi yönündedir. Gerçekleştirilen çalışmada orkide tohumlarına sükroz, fruktoz, glukoz, laktoz, mannitol, nişasta, melas ve zeytin karasuyu bileşiklerinin immobilizasyonu ile tohumlarda eksik olan endosperm dokunun yerini alması beklenmiştir. Ayrıca salep orkidesi tohumları 7 farklı kimyasal muamelesiyle orkide embriyoları etrafındaki kalın tohum kılıfının inceltilmesi ve dolayısıyla immobilize edilen karbonhidrat kaynaklarından daha iyi faydalanması hedeflenmiştir. Denemeye alınan tüm gruplara ait tohumlar vermikompost içerisine ekilmiştir ve çimlenmeleri için optimum sıcaklık ve nem koşullarında 4-5 ay beklemeye bırakılmıştır. Denemeler sonucunda, deneye dâhil edilen tüm gruplar için ne bir çimlenme ne de bir protokorm oluşumu gözlemlenememiştir.

Tohum çimlenmesi
Hatice Nur Girgin
Tokat Gaziosmanpaşa University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Echinophora Tenuifolia ve Chenopodium Botrys'un esansiyel yağlarının biyolojik aktivitelerinin incelenmesi

Esansiyel yağlar, aromatik bitkiler tarafından sekonder metabolitler olarak oluşan güçlü bir koku ile karakterize edilen uçucu kompleks bileşiklerdir. Bakterisid, böcek öldürücü, mantar öldürücü, antioksidan, antikanser, kardiyovasküler, kozmetik ve gıda uygulamaları için yaygın olarak kullanılırlar. Tıbbi bitkilerden elde edilen esansiyel yağlar çeşitli kanser hücre dizilerinde apoptozun indüksiyonu ve yeni antikanser ajanlarının gelişimine umut veren bileşiklerdir. Bu tez çalışmasında Echinophora Tenuifolia ve Chenopodium Botrys'un Esansiyel Yağlarının Biyolojik Aktiviteleri incelenmiştir. Esansiyel yağlar disk difüzyon ve MİC testi ile 16 mikroorganizma üzerinde denenmiştir. Denenen mikrrorganizmaların hepsinde antimikrobiyal etki göstermiştir. Biyofilm inhibisyonu 6 mikroorganizma üzerinde denenmiş ve esansiyel yağlar biyofilm oluşumunu engellemiştir. DPPH Testinde Echinophora Tenuifolia için IC50 değeri 30,43384 µl/ml , Chenopodium Botrys IC50 değeri ise 487,591 µl/ml bulunmuştur. Sitotoksitite ve apoptotik etki deneyleri incelendiğinde Echinophora Tenuifolia ve Chenopodium Botrys esansiyel yağlarının MDA-MB-231 hücrelerine bütün dozlar ve zamanlarda anlamlı bir etkisinin olduğu görülmüştür. Chenopodium Botrys esansiyel yağının IC50 dozu 24 ve 48 saatte yaklaşık olarak 7 µl/ml ve 72 saate yaklaşık 5 µl/ml yağ konsantrasyonu olarak belirlenmiştir. Echinophora Tenuifolia esansiyel yağında ise IC50 dozu 48 saatte yaklaşık olarak 7 µl/ml ve 72 saatte 5 µl/ml yağ konsantrasyonu olarak belirlenmiştir. Echinophora Tenuifolia ve Chenopodium Botrys esansiyel yağlarının CCD-19Lu hücrelerinde MDA-MB-231 hücrelerine göre etkisi daha düşüktür ancak buradada dozlardaki etki anlamlıdır. AO/EB floresan mikroskop görüntüleri incelendiğinde apoptotik etkinin olduğu görülmüştür ve iki yağ için sonuçların benzer olduğu görülmüştür. Sonuçlar bu esansiyel yağların daha ileri araştırmalara değer olduklarını göstermektedir.

Beyza Hilal Keskin
Tokat Gaziosmanpaşa University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Mavi ışık yayan diyotların bazı bakteri ve mantar türleri üzerindeki antimikrobiyal etkisinin araştırılması

Gıda ve sağlık sektöründe oluşabilecek bakteri kaynaklı problemlerin önlenmesi için alternatif yöntemlere ihtiyaç vardır. Son yıllarda, gıdalarda kontaminasyona ve hastanelerde enfeksiyona sebep olan bakterilerin dezenfeksiyonunu sağlayabilmek için mavi ışık teknolojisine olan ilgi her geçen gün artmaktadır. Daha önceki çalışmalarda 400 nm ile 470 nm aralığında dezenfeksiyon etkisi bakıldığında en iyi etkinin 405 nm ışık olduğu görülmüştür. 405 nm mavi ışığın etkinliğini ve verimliliğini artırmak amacı ile ışık belirli frekanslarda, belirli yanıp sönme farklılıkları oluşturarak çalışmasına darbeli aydınlatma denilmektedir. Bu çalışmada darbeli 405 nm ışığın mikro denetleyici kontrollü elektronik devresi tasarlanmıştır. Bu devreyle düşük maliyetli enerji tasarrufu sağlayan bir prototip aydınlatma ünitesi geliştirilmiştir. Bu geliştirilen aydınlatma ünitesi özel bir kabin içerisine yerleştirilerek Escherichia coli, Pseudomonas aeruginosa, Acinetobacter baumannii, Bacillus subtilis, Salmonella enteritidis, Listeria monocytogenes, Staphylococcus aureus, Enterobacter aerogenes bakterileri ve Candida albicans, Candida utilis mayaları için dezenfeksiyon etkisi araştırılmıştır. Bu amaçla, farklı frekanslarda, farklı görev döngüsünde ve farklı zaman aralıkları için testler yapılmıştır. Sonuç olarak farklı darbe şekilleri ve zamana bağlı koloni miktarları karşılaştırılmıştır. İnaktivasyonda iyileşmeler ve darbeli koşullar altında daha düşük bir enerji tüketimi elde edilmiştir. Böylece oluşturulan prototiple gıda kaynaklı bakterilerin bulaşmasını önleyebilecek, gıda güvenliğini sağlayabilecek ve sağlık alanında enfeksiyonun yayılmasını önleyebilecek pratik aydınlatma ünitesinin altyapısı oluşturulmuştur.

Antimikrobiyal ajanlarAntimikrobiyal aktiviteFotodezenfeksiyon+1
Yeliz Durgun
Tokat Gaziosmanpaşa University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00

Other supervisors