Theses supervised by Prof. Dr. Mehmet Şahin

20 theses · Gaziantep University, Anadolu University, Dokuz Eylül University, Recep Tayyip Erdoğan University

Master'sOpen AccessTR

Meme kanseri koşullu besiyerinin endotel hücrelerdeki adezyon molekülleri ve immün kontrol noktaları genleri üzerindeki etkileri

Meme kanseri, yaygın olarak süt kanallarını oluşturan hücrelerden veya kanallara süt sağlayan lobüllerden kaynaklanan bir kanser türüdür. Kanser gelişimi esnasında tümör mikro-çevresinde bulunan birçok faktör önem kazanmaktadır. Bu faktörler arasında, endotel hücreler ve immün hücreler gibi hücresel faktörler ile integrinler ve ekstraselüler matriks elemanları gibi yapısal faktörler bulunmaktadır. Endotel hücrelerinden sentezlenen bazı faktörlerin immün hücre modülasyonlarında etkili olması ve tümör hücrelerinin metastazında rol oynaması bu faktörleri kanserde önemli kılmaktadır. Çalışmamızda, meme kanseri koşullu besiyerinde inkübe edilen endotel hücrelerdeki immün kontrol moleküllerinin ve adezyon moleküllerinin ekspresyon seviyelerinde değişiklik olup olmadığını inceledik. Bu amaç için normal meme hücre hattı olan CRL-4010, meme kanseri hücre hatları olan CRL-2329 ve MDA-MB-231 hücrelerinden elde edilen koşullu besiyerleri HUVEC'lere uygulandı. Endotel hücrelerinde, hücre proliferasyonu, hücre migrasyonu ve belirlenen adezyon ve immün kontrol noktaları genlerinin ekspresyon seviyelerindeki değişimlere nasıl etkiler yaptığı incelendi. Hücre proliferasyonu deneyinde, CRL-2329 deney grubunda 48 saatin sonunda kontrole göre artış gösterdiği bulunmuştur. Hücre migrasyonu deneyinde ise, meme kanseri koşullu besiyerlerinde bulunan HUVEC grubunun daha hızlı kapandığı gözlemlenmiş ve anlamlı bulunmuştur. Çalışmamızda adezyon moleküllerinden; ICAM-1, VCAM-1, PECAM-1, E-selektin, VE-kaderin, E-kaderin ve immün kontrol noktaları genlerinden; PD-L1, PD-L2, IDO-1, IDO-2, VISTA, LAG3, CTLA-4 genlerinin ekspresyon düzeyleri Real Time PCR yöntemi ile analiz edilmiştir. Gen ekspresyon seviyelerindeki değişimler incelendiğinde, adezyon moleküllerinden olan ICAM-1, VCAM-1, PECAM-1, E-selektin, VE-kaderin anlamlı olarak değişimler göstermiştir. İmmün kontrol noktaları genlerinde ise, PD-L1, PD-L2, IDO-1, VISTA, LAG3 kontrole göre anlamlı değişimler göstermiştir. Elde ettiğimiz verilerin kanser hücrelerinin çoğalmasına ve metastazına destek sağladığını belirtebiliriz. Bu nedenle, bulduğumuz sonuçlar literatüre katkı sağlayabilecektir.

Adezyon molekülleriEndotelyal hücrelerEndotelyum+4
İpek Türkdönmez
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

All-trans retinoik asit ve 1,25-dihidroksi vitamin D3'ün SARS-COV-2 hedef ve aracı molekülleri üzerine etkilerinin incelenmesi

Şiddetli akut solunum sendromu koronavirüs tip 2 (SARS-CoV-2) yeni bir koronavirüs olup, şiddetli akut solunum yolu hastalığının (Covid-19) etkeni olan RNA virüsüdür. ACE2, TMPRSS2, TMPRSS11D ve CD147 SARS-CoV-2'nin aktivasyonu, enfeksiyonu ve iletimi için gerekli proteinlerdir. ACE2 reseptörleri akciğer, bağırsak, kalp ve böbrek gibi birçok dokuda bulunmaktadır. Endotel hücrelerinde de ACE2 reseptörü bulunmaktadır. SARS-CoV-2 enfeksiyonu sırasında hücrelerde başta ACE2 olmak üzere diğer aracı moleküller hastalığın seyrini belirleyebilirler. ATRA ve vD3 moleküler etkilerini hücre içinde bulunan reseptörler aracılığıyla gösteren, hücre çekirdeğinde transkripsiyonu düzenleyerek gen düzeyinde etki gösterebilen nükleer hormon reseptörleridir. Yaptığımız literatür taramasında ATRA ve vD3'ün SARS-CoV-2 enfeksiyon mekanizmasına aracılık eden molekül ekspresyonları ile ilgili bir çalışmaya rastlanmamıştır. Ayrıca, Covid-19 hastalığına sahip hastalara birçok klinikte tedavi olarak yüksek doz Vitamin D3 verilmektedir. Biz bu çalışmada nükleer hormon reseptör ligandları olarak ATRA ve vD3 uygulayacağımız endotel hücrelerinde SARS-CoV-2 ile ilişkili hücresel moleküllerin ekspresyonlarını analiz edeceğiz. Bu amaçla, endotel hücrelerinde hem ATRA hem de vD3 muamelesi sonucunda ACE2, TMPRSS2, TMPRSS11D, CD147, CD26, CYPA gibi hedef genlerinin ifade değişimleri, hücre proliferasyonu ve migrasyonu araştırılmıştır. Bu genler SARS-CoV-2'nin hedef hücreye giriş mekanizmasının aydınlatılmasında birer potansiyel hedef olabilir. Ayrıca hedef genlerin ifadelerindeki farklı sonuçların analizleri, endotel hücrelerin gen ifade seviyesi üzerindeki etkisine dair literatüre katkıda bulunacaktır. Bunun yanında ATRA endotel hücrelerinde migrasyonu ve hücre proliferasyonunu baskılamıştır. Aynı zamanda vD3 endotel hücrelerinde migrasyonu arttırmış ve hücre proliferasyonunu ya baskılamamış ya da etkilememiştir. Bu bakımdan bulgularımız endotel hücrelerinde SARS-CoV-2'nin mekanizmasının aydınlatılmasına katkı sunacak ve COVİD19 hastalığın tedavisinde literatüre katkı sağlayacaktır.

COVID 19Endotelyum-vaskülerSARS virüsü+2
Uğur Arslanyürekli
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Fenretinide molekülünün anjiyogenez ile ilişkili mikroRNA'lar üzerindeki etkisinin araştırılması

Anjiyogenez çeşitli fizyolojik ve patolojik koşullarda rol oynayan yeni damar oluşum prosesidir. Bu süreç organizmadaki pro-anjiyogenik ve anti-anjiyogenik mediatörler arasındaki denge ile kontrol edilmektedir. Solid tümörün büyümesi ve metastazı için anjiyogeneze ihtiyaç duyulmaktadır. Bu nedenle, kanserlerde anti-anjiyogenik tedavi yaklaşımı ilgi çekici bir seçenek olarak görülmektedir. Fenretinide sentetik bir retinoik asit analoğu olup anjiyogeneze karşı etkileri birkaç çalışmada bildirilmesine rağmen moleküler mekanizmasının aydınlatılması yönünde eksikler bulunmaktadır. Bu nedenle, bu çalışmada fenretinide molekülünün anjiyogenez ile ilişkili bazı miRNA'lar ve CDH5, FOXM1 ve eNOS genleri üzerindeki etkilerini araştırmak amaçlanmıştır. Ayrıca bu molekülün HUVEC hücre proliferasyonuna, hücre migrasyonuna ve kapiller benzeri tüp oluşumuna etkileri gösterilmiştir. Çalışmamızda 24 ve 48 saatlik sürelerde hücrelere uygulanan fenretinide molekülünün doza bağlı olarak hücre proliferasyonunu, hücre migrasyonunu ve tüp oluşumunu baskıladığı görülmüştür. Fenretinide'nin miRNA'lar ve belirtilen genler üzerine etkilerini incelemek için, 1 µM ve 5 µM konsantrasyonlar ile muamele edilen hücrelerden total RNA izolasyonu yapıldı. Bu RNA'lar ile gerçekleştirilen eş zamanlı PCR analizi sonucunda, miR-10b'nin anlamlı olarak azaldığı, miR-126'nın ise arttığı tespit edilmiştir. Ayrıca, çalışmamızda fenretinide ile muamele edilen endotel hücrelerinde CDH5, FOXM1 ve eNOS genlerinin seviyelerinde anlamlı bir düşüş olduğu görülmüştür. Yaptığımız bu çalışma, fenretinide molekülünün anjiyogenez üzerine gösterdiği baskılacıyıcı rollerinin moleküler mekanizmasını aydınlatmak için literatüre destek olabilecektir.

AnjiyogenezFenretinidGenler+1
Elif Işıl Yücel
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Kolorektal kanser hücrelerinde LNCRNA MEG3'ün CDKN2A ve hedef genleri üzerindeki etkisi

Kolorektal kanser (KRK) uzun yıllardır tüm dünyada önemli bir sağlık sorunu olmaya devam etmektedir. Uzun kodlanmayan RNA'lar (lncRNAs), 200 nükleotidten daha uzun olan ve genellikle bir proteine çevrilmeyen RNA molekülleridir. Son yıllarda yapılan çalışmalar çeşitli lncRNA'ların KRK oluşumu ve metastazında önemli rollere sahip olduğunu göstermiştir. Bu çalışmanın amacı, KRK'de henüz tam olarak işlevleri aydınlatılamamış olan lncRNA MEG3 ve izoformu MEG3b'nin, hücre döngüsü kontrolünde kilit rol oynayan CDKN2A'nın ve hedeflerinin üzerindeki rolünü değerlendirmektir. Bu amaç doğrultusunda kolon dokusu ve HCT-116 ve HT-29 KRK hücre hatlarında lncRNA MEG3'ün ve olası hedef genlerinin ekspresyon seviyeleri qRT-PCR yöntemi ile belirlenmiştir. KRK hücrelerinde MEG3 ekspresyonunun düşük olduğu tespit edilmiştir. Bu hücre hatlarında MEG3 ekspresyonunu arttırmak için hücreler plazmid ile transfekte edilmiştir. KRK hücre hatlarında, MEG3 ve MEG3b tarafından hedeflenen CDKN2A ilişkili düzenlemeyi tespit edebilmek için, CDKN2A ve hedefi olan 17 genin ifade düzeyleri MEG3 ve MEG3b transfeksiyonundan önce ve sonrasında qRT-PCR yöntemiyle belirlenmiştir. Transfeksiyon sonrasında MEG3 overekspresyonu 17 hedef genden 14'ünde, MEG3b overekspresyonu ise 17 genden 15'inde anlamlı değişime yol açmıştır (p0.05). Bununla beraber MEG3 ve MEG3b transfeksiyonu HT-29 hücre hattında CDKN2A'nın ekspresyonunu anlamlı düzeyde arttırmıştır (p0.05). Ayrıca transfeksiyon sonrasında KRK hücrelerinde MTT ile hücre proliferasyonu; yara iyileştirme deneyi ile migrasyon; koloni oluşum deneyi ile koloni oluşturabilme yeteneği tayin edilmiştir. MEG3 ve MEG3b'nin KRK hücrelerindeki aşırı ekspresyonu, kontrol ve boş plazmide kıyasla migrasyon, hücre proliferasyonu ve koloni oluşturabilme yeteneğini anlamlı düzeyde baskılamıştır (p0.05). Elde ettiğimiz bu veriler literatürde lncRNA MEG3 ile CDKN2A hedef genleri arasındaki ilişkiyi ilk defa ortaya çıkarmaktadır. Bu nedenle yaptığımız çalışma lncRNA MEG3 ile CDKN2A arasındaki moleküler etkileşimin tanımlanmasına katkı sağlayabilecektir.

EpigenetikGenlerHücre döngüsü+6
Zekiye Altan
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Hizmet tasarım sürecinde katılımcılık: Bir otel işletmesi örneği

Hizmet tasarımı son yıllarda giderek ilgi görmektedir. Hizmet tasarımında çalışanlar ve müşterilerin katılımı, teknik ve işlevsel açıdan daha başarılı hizmet sunumu açısından önemlidir. Çalışanlar ve müşterilerin katılımı ile hizmet tasarımında teknik ve işlevsel açıdan daha başarılı hizmet sunumuna ulaşmak mümkündür. Hizmet tasarımının temel hedefi hizmet paketini ortaya çıkarmaktır. Hizmet paketinin temelini ise hizmet ürünü ve dağıtımının ayrıntılarını oluşturan hizmet bileşenleri oluşturur. Hizmet tasarım sürecinde katılımcılığın araştırılması için Ankara'da yer alan beş yıldızlı bir otel işletmesi seçilmiştir. Çalışanlarla yürütülecek çalışmada otelin hizmet bileşenleri belirlenmiştir. Bu bileşenlerle ilgili olarak daha sonra müşteri beklentileri ölçülmüştür. Müşteri beklentilerinin boyutları, araştırmada ulaşılmak istenen hizmet paketi yapısı olarak ele alınmıştır. Araştırmanın nitel ağırlıklı ilk kısmı, otelin 14 üst düzey yöneticisinin katılımıyla Delphi çalışması şeklinde gerçekleştirilmiştir. Görüşme yöntemiyle yürütülen bu çalışma üç turda tamamlanmıştır. Delphi çalışmasında güvenilirlik ve geçerliliği arttırmak amacıyla veri kaynakları ve yöntem çeşitliliğine gidilmiştir. Bu amaçla yöneticilerden elde edilen veriler, Delphi çalışmasının ikinci ve üçüncü turlarında 8 akademik uzmanın görüşlerine sunulmuştur. Akademik uzmanlardan veri elde etmek amacıyla anket tekniğinden yararlanılmıştır. Bu turlarda uzman grupların kendi aralarında ve karşılıklı olarak uzlaşmaları aranmıştır. Nitel verilerin analizinde içerik analizi ve merkezi eğilim ölçüleri ile uzlaşma ve tutarlık analizleri yapılmıştır. Böylece otelin mevcut hizmet sunumu derinlemesine incelenerek, hizmet bileşenleri belirlenmiştir. Daha sonra bu bileşenlerle ilgili beklentilerin incelenmesi otelin müşterilerinin görüşlerine başvurulmuştur. Araştırmanın bu kısmına 134 müşteri katılmıştır. Veri toplamada anket tekniği kullanılmıştır. Müşterilerin hizmet bileşenleriyle ilgili beklentilerinin boyutlarını belirlemek amacıyla faktör analizi yapılmıştır. Bu kısımda veri analizinde ayrıca merkezi eğilim analizleri ile ANOVA ve T-Testinden yararlanılmıştır. Müşterilere uygulanan anketin ölçek güvenilirliği Cronbach alpha değeri ile ölçülmüştür. Araştırma sonuçları genel olarak değerlendirildiğinde, hizmet tasarım sürecinde katılımcılığın uygulanabilir olduğu görülmektedir. Ayrıca araştırma sonucunda ortaya atılan hizmet paketinin yapısı, alanyazından farklılık göstermektedir.

Delphi tekniğiHizmetHizmet sektörü+6
Dilek Acar Gürel
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

Havayolu işletmelerinde bilgi sistemleri stratejik planlaması amaçlarının, başarı faktörlerinin ve yaklaşımlarının belirlenmesine yönelik bir delfi çalışması

Bilgi sistemleri, işletmelerde olduğu gibi havayolu işletmelerinde de rekabet avantajı yaratmada ve işletme süreçlerinin iyileştirilmesinde önemli bir fırsattır. Bu nedenle, bilgi sistemlerinin planlamasının stratejik olarak ele alınması gerekmektedir.Bu çalışmada, öncelikle havayolu işletmelerinde strateji ele alınmış, daha sonra havayolu işletmelerinde bilgi sistemlerinin stratejik önemi ve kullanım alanları üzerinde durulmuştur. Üçüncü bölümde bilgi sistemleri stratejik planlaması kavramı, amaçları, başarı faktörleri ve yaklaşımları incelenmiştir.Çalışmanın son bölümünde ise havayolu işletmelerinde bilgi sistemleri stratejik planlaması nedenlerinin, başarı faktörlerinin ve yaklaşımlarının belirlenmesine yönelik Delfi çalışmasını içeren bir araştırma yapılmıştır. Havayolu işletmeleri üst düzey yöneticileri ile birlikte konusu havacılık yönetimi, yönetim bilgi sistemleri ve stratejik yönetim olan akademisyenlerden oluşan katılımcı uzmanlarla yürütülen delfi çalışması üç tur yapılmış elde edilen verilerin uygun istatistik tekniklerle analiz edilmiştir.Sonuç olarak, havayolu işletmelerinde, bilgi sistemleri stratejik planlamasının amaçları, başarı faktörleri ve planlama yaklaşımları belirlenmiştir. Buna göre, Delfi katılımcıları, havayolu işletmelerinin, bilgi sistemleri konularının işletme örgütü ile bilgi sistemleri biriminin sürekli bir etkileşimi neticesinde ortaya çıkarılmasını savunan örgütsel yaklaşımı benimsemesi konusunda görüş birliğine varmışlardır.

Bilgi sistemleriHava yollarıHava yolu işletmeleri+7
Yusuf Şengür
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Fen bilimleri öğretmen adaylarına yönelik fen öğretimi öz yeterlik inancı ölçeği geliştirilmesi: Geçerlik ve güvenirlik çalışması

Bu araştırmanın amacı, Millî Eğitim Bakanlığı tarafından yayımlanan yeni özel alan yeterlikleri kapsamında, fen bilimleri öğretmen adaylarının fen öğretimi öz yeterlik inançlarını ölçmek için geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı geliştirilmesidir. Araştırma 2018-2019 eğitim-öğretim yılı bahar döneminde, Türkiye'nin farklı devlet üniversitelerinde öğrenim görmekte olan toplam 394 son sınıf fen bilimleri öğretmen adayının katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Ulaşılabilir örnekleme dayanan çalışma grubu, Ege Bölgesi'nde 3 üniversite, İç Anadolu Bölgesi'nde 2 üniversite, Marmara Bölgesi'nde 2 üniversite, Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde 1 üniversite ve Batı Karadeniz Bölgesi'nde 1 üniversite olmak üzere toplam 9 üniversitenin eğitim fakültelerinde uygulanmıştır. Araştırmada nicel bir araştırma yöntemi olan betimleyici ve ilişkisel tarama yöntemi kullanılarak veriler toplanmıştır. Ölçeğin geliştirilmesi aşamasında; madde havuzu oluşturulmuş, uzman görüşlerine başvurulmuş, kapsam ve yapı geçerliği, açımlayıcı faktör analizi, doğrulayıcı faktör analizi ve güvenirlik analizleri yapılmıştır. Açımlayıcı faktör analizi sonuçlarına göre ölçeğin yedi bileşenden oluştuğu görülmüştür. Doğrulayıcı faktör analizi ile bu bileşenler ayrı bir veri setiyle doğrulanmıştır. Ölçeğin faktörleri sırasıyla "Konu Hakimiyetini Sağlama", "Öğrenme-Öğretme Sürecini Planlama ve Düzenleme", "Bilimsel, Teknolojik ve Toplumsal Gelişim Sağlama", "Okul, Aile ve Toplumla İş Birliği", "Öğretim Ortamı Uyarlama", "Gelişimi İzleme ve Değerlendirme", "Mesleki Gelişim Sağlama" olarak adlandırılmıştır. Faktörlerin Cronbach Alpha güvenirlik değerleri sırasıyla .87, .87, .84, .85, .76, .75 ve .73'dür. Ölçeğin geneline ait güvenirlik katsayısı .95 olarak bulunmuştur. Doğrulayıcı faktör analizi olarak AMOS yapılmıştır. AMOS analizi sonuçlarına göre CMIN/DF=1.840, CFI=0.905, GFI=0.857, TLI=0.896 ve RMSEA=0.046 çıkmıştır. Geçerlik ve güvenirlik çalışmaları yapılan ölçek, kullanıma uygundur. Ayrıca fen bilimleri öğretmen adaylarının öz yeterlik inanç seviyeleri yüksek düzeye yakın bulunmuş ve pozitif yönde olduğu saptanmıştır.

Aday öğretmenlerFen bilgisiFen bilgisi eğitimi+5
Serap Altıncelep
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Fen bilimleri öğretmen adaylarının fizik ile ilgili öz-yeterlik ve bilimsel epistemolojik inançları arasındaki ilişkinin araştırılması

Bu çalışmada, Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesinde Fen Bilimleri Öğretmenliği programına devam eden öğretmen adaylarının demografik özellikleri, fizik ile ilgili öz-yeterlik ve bilimsel epistemolojik inançları arasındaki ilişkiyi araştırmak amaçlanmıştır. Araştırma 2019-2020 eğitim-öğretim yılı güz döneminde, Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesinde Fen bilimleri öğretmenliği programına devam eden öğretmen adaylarının katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Fen bilimleri öğretmen adaylarının fizik öz-yeterlikleri ve bilimsel epistemolojik inançlarını ölçmeyi amaçlayan bu çalışmaya 1.-4. sınıflardan 257 öğretmen adayı katılmıştır. Araştırmada nicel veri toplama araçları kullanılmıştır. Tarama yöntemi ile yürütülmüş olan araştırmanın verileri, Adams ve diğerleri (2006) tarafından geliştirilmiş olan "The Colorado Learning Attitudes about Science Survey" ve Şahin (2010) tarafından uyarlanmış olan "Colorado Fizik ve Fizik Öğrenmeye Yönelik Epistemolojik İnanç (COFFEİ)" ölçeği ve Lin ve Tsai (2013) tarafından geliştirilmiş olan ve Alpaslan (2017) tarafından Türkçeye uyarlanmış olan "Fizik Öz-Yeterlik Ölçeği" kullanılmıştır. Bahsedilen 2 ölçek de Likert tipinde ve ilgili alan içerisinde güvenilir ve geçerli ölçeklerdir. Bu çalışmanın sonucunda fen bilimleri eğitimi alanındaki öğretmen adaylarının fizik öz-yeterlikleri ve fizik öğrenmeyle alakalı epistemolojik inanışları arasında olumlu yönde bir ilişki olduğu bulunmuştur. Cinsiyete göre fizik ile ilgili özyeterlikleri ve epistemolojik inançları arasında istatiksel olarak anlamlı bir fark tespit edilmiştir. Sınıflara göre ise fizik öz-yeterlikleri için istatiksel olarak anlam ifade etmekte olan bir fark saptanmıştır. Öğretmen adayları öğrenimleri süresince pedaogojik alan bilgilerinin artmasıyla birlikte alana ilişkin dersleri aldıkça öz-yeterliklerinin de attığı görülmektedir. 3 ve 4. sınıf öğretmen adaylarının puanları, 1. sınıf öğretmen adaylarının puanlarından çok daha yüksek olduğu görülmüştür. Sınıflara göre fizik öğrenme ve fizikle alakalı epistemolojik inanç puanlarında istatiksel açından herhangi bir fark bulunmamıştır. Akademik başarı ortalamalarına göre fizik öğrenme ve fizik öz-yeterlikleri ile alakalı epistemoloji inanç puanlarında ise istatiksel açıdan anlam ifade etmekte olan farklar saptanmıştır. Çok başarılı ve başarılı olan öğretmen adaylarının, çok daha fazla epistemolojik inanç ve fizik öz-yeterlik puanına sahip oldukları görülmüştür. Başarılı olan öğrencilerin epistemolojik inançları ve fizik öz-yeterlikleri yüksektir.

Fen bilgisi öğretimi
Cemile Melisa Keçebaş
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Argümantasyon tabanlı biyoloji laboratuvar dersinin fen bilimleri öğretmen adaylarının argümantasyon oluşturma becerilerine, akademik başarılarına ve biyoloji laboratuvar dersine yönelik tutumlarına etkisi

Bu çalışmanın amacı argümantasyon tabanlı fen öğretim yönteminin kullanıldığı biyoloji laboratuvar uygulamalarının öğretmen adaylarının argümantasyon oluşturma becerilerine, akademik başarılarına ve biyoloji laboratuvar dersine yönelik tutumlarına etkisini araştırmaktır. Çalışmada ön-test son-test kontrol gruplu yarı deneysel desen yöntemi benimsenmiş ve araştırma süreci bu doğrultuda tasarlanmıştır. Çalışmanın örneklemini oluşturan Buca Eğitim Fakültesi Fen Bilgisi Eğitimi Ana Bilim Dalında öğrenim gören 48 öğrenci seçkisiz atama yoluyla deney ve kontrol grubu olarak iki gruba ayrılmıştır. Kontrol grubunda geleneksel grup çalışması yöntemi deney grubunda ise ATFÖ yöntemi kullanılmıştır. Bu bağlamda deney grubu için Fen Bilgisi Eğitimi ABD okutulan Biyoloji Laboratuvarı I dersinde dönem boyunca yürütülen çalışmada ilk olarak Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) 6, 7 ve 8. sınıf Fen Bilimleri dersi kazanımları da dikkate alınarak ders programı ve çalışma yaprakları hazırlanmıştır. Ders programı ve çalışma için uzman görüşleri alındıktan sonra deneme uygulamaları yapılmış ve gerekli düzeltmeler yapılarak kullanıma hazır hale getirilmiştir. Araştırmada kullanılacak ölçme araçları alanyazında var olan ölçeklerden seçilmiştir. Katılımcı grupların argümantasyon becerilerini belirlemek amacıyla Sampson ve Clark, (2006) tarafından geliştirilen Kaya ve diğerleri (2014) tarafından Türkçeye uyarlanan "Argümantasyon Testi" kullanılmıştır. Öğrencilerin laboratuvara yönelik tutumlarını belirlemede Nuhoğlu ve Yalçın (2004) tarafından geliştirilen laboratuvara yönelik tutum ölçeği kullanılmıştır. Gruplar arasında kalıcılık farkı ölçümünde kullanılacak akademik başarı testi, Kırıktaş (2013) tarafından geliştirilmiştir. Çalışmanın nitel veri toplama aracı olan görüşme soruları ise araştırmacı tarafından geliştirilmiştir. Verilerin çözümlenmesi sürecinde SPSS 20.0 paket programı kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda katılımcılardan elde edilen veriler normal dağılım göstermediğinden dolayı parametrik olmayan testler uygulanmıştır. Grupların ön test Akademik Başarı Testi (ABT) puanları arasında anlamlı fark oluşmadığı görülmüş, buna karşın grupların son test ABT puanları arasında anlamlı farkın (p<0,05) olduğu ve bu farkın deney grubu yönünde pozitif olduğu belirlenmiştir. Grupların kendi içlerinde ABT ön ve son test puanları arasında anlamlı fark gözlenmiş ve bu farkın son testler yönünde olduğu belirlenmiştir. Öte yandan grupların Argümantasyon Oluşturma Becerileri Testi (AROB) ön test puanları arasında anlamlı fark gözlenmiş ve bu farktan dolayı ANCOVA testi uygulanmış ve bu fark sabitlenmiştir. Katılımcıların AROB son testleri arasında anlamlı farkın olduğu ve bu farkın deney grubu lehine olduğu görülmüştür. Katılımcı grupların tutum ön ve son test puanları arasında anlamlı fark gözlenmezken, grupların içlerinde tutum ön ve son test puanları arasında anlamlı farkın olduğu bu farkın son testler yönünde pozitif olduğu görülmüştür. Çalışmanın nitel verilerini oluşturan deney grubundan 5 katılımcının yarı yapılandırılmış sorulara verdiği cevaplardan, katılımcıların bilişsel ve duyuşsal alanda farklı yönlerden gelişme gösterdiği ve ilgili yönteme yönelik olumlu tutumlar oluşturduğu anlaşılmıştır. Sonuç olarak biyoloji laboratuvar uygulamalarında Argümantasyon Tabanlı Fen Öğretimi (ATFÖ) yöntemi çalışması öğrencilerin akademik başarılarının artmasında, öğrencilerde laboratuvara yönelik olumlu tutum geliştirmek ve argümantasyon oluşturma becerilerinin gelişmesinde etkili bir yöntem olduğu söylenebilir.

Aday öğretmenlerAkademik başarıArgümantasyon+6
İskender Öztürk
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Lise öğrencilerinin FeTeMM alanlarına yönelik kariyer tercihlerinin araştırılması: İlgileri, algıları ve tutumları

Bu tez çalışmasında 10., 11. ve 12. sınıf öğrencilerinin FeTeMM alanlarına yönelik kariyer tercihleri ve bu tercihleri etkiyelen faktörler, FeTeMM alanlarına yönelik ilgileri, algıları ve tutumları ile lise öğretmenlerinin FeTeMM entegrasyonuna yönelik görüşleri araştırılmıştır. Ayrıca bireylerin bu alanlara yönelik ilgi, algı ve tutumlarını olumlu yönde etkilemesi hedefelenen kariyer farkındalık uygulamalarının etkileri belirlenmiştir. Genel tarama modelinde tasarlanan araştırmanın evrenini İzmir ve Siirt ilinde yer alan lise öğrencileri oluşturmaktadır. Zıt tabakalı örnekleme yöntemine göre belirlenen örneklem grubunu ise İzmir ilindeki farklı türde liselerin (fen lisesi, anadolu lisesi, imam hatip lisesi ve anadolu meslek lisesi) 10., 11., ve 12. sınıflarında öğrenim gören 1656 (571 10., 575 11. ve 542 12. sınıf) lise öğrencisi ile Siirt il merkezinde yer alan bir anadolu lisesinin 10. ve 11. sınıflarında öğrenim görmekte olan 64 lise öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırma veri toplama yönüyle karma araştırma yöntemlerinden yakınsayan paralel desene göre tasarlanmıştır. Çalışmanın nicel verileri FeTeMM alanlarına yönelik kariyer ilgi, FeTeMM alanlarına yönelik tutum ve FeTeMM alanlarına yönelik algı ölçeği kullanılarak toplanırken; araştırmanın nitel verileri öğrencilerin kariyer tercihleri ve görüşleri ile öğretmenlerin FeTeMM entegrasyonuna yönelik görüşleri yarı yapılandırılmış görüşmeler soruları ile toplanmıştır. Elde edilen veriler üzerinde tanımlayıcı istatistikler, T testleri ve içerik analizi yapılmıştır. Analizler sonunda ulaşılan bulgular yorumlandığında, lise öğrencilerinin FeTeMM alanlarına yönelik kariyer tercihlerinin öğrenim gördüğü okul türüne, cinsiyete ve bulunduğu sınıf düzeyine göre anlamlı oranda değiştiği görülmüştür. Bununla birlikte örneklemde yer alan bireylerin kariyer tercihlerinin sosyoekonomik etkenlerin yanı sıra sosyal çevredeki etkenlerden de anlamlı düzeyde etkilendiği görülmüştür. Öte yandan çalışmada, lise öğretmenlerinin FeTeMM entegrasyonuyla ilgili yeterli bilgiye sahip olmadıkları sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: FeTeMM, Kariyer Tercihi, İlgi, Algı, Tutum, Lise Öğrencileri

FeTeMMKariyerKariyer tercihi+2
Halit Kırıktaş
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Fen bilgisi öğretmen adaylarının çalışma alışkanlıkları, akademik başarıları ve demografik özellikleri arasındaki ilişkinin araştırılması

Bu çalışmanın amacı fen bilgisi öğretmen adaylarının ders çalışma alışkanlıkları, demografik özellikleri ve akademik başarıları arasındaki ilişkileri araştırmaktır. Çalışma 2018-2019 eğitim-öğretim yılı bahar döneminde, Dokuz Eylül Üniversitesi, Bartın Üniversitesi ve Siirt Üniversitesi'nde öğrenim gören 320 kadın ve 105 erkek olmak üzere toplam 425 öğretmen adayı ile yürütülmüştür. Araştırma genel tarama modeliyle gerçekleştirilmiştir. Alanyazında günlük çalışma alışkanlıklarını değerlendirmek için okullarda kolayca kullanılabilen birkaç ölçme aracına rastlanmıştır. Bu çalışmanın amacına uygun olarak kullanılan ölçek, Brown ve Holtzman (1976) tarafından geliştirilen, The Survey of Study Habits and Attitudes (SSHA) adlı ölçeğin Atılgan (1998) tarafından "Ders Çalışma Alışkanlıklarını Belirleme Anketi" olarak Türkçeye uyarlanan şeklidir. Araştırmada fen bilgisi öğretmen adaylarının verimli ve etkili ders çalışmaya ilişkin alışkanlıkları, ölçek uygulaması sonucunda elde edilen verilere dayalı olarak betimlenmiştir. Veriler SPSS kullanılarak analiz edilmiştir. Açımlayıcı istatistik bilgileri verilmiş, ANOVA ve korelasyon analizleri yapılmıştır. Yapılan analizler sonucunda sınıf değişkenine göre ders çalışma alışkanlıkları puanları karşılaştırıldığında ölçeğin bir alt boyutunda, cinsiyet değişkenine göre ders çalışma alışkanlıkları karşılaştırıldığında ölçeğin toplamı ve dört alt boyutu arasında kadın öğrenciler lehine, genel akademik not ortalamasına göre ders çalışma alışkanlığı puanları arasında anlamlı fark bulunmuştur. Öğretmen adaylarının ailelerinin aylık gelir seviyelerine göre ders çalışma alışkanlıkları karşılaştırıldığında ölçeğin toplamı ve bir alt boyutu arasında, kaldıkları yere göre ders çalışma alışkanlıkları karşılaştırıldığında ölçeğin toplamı ve üç alt boyutu arasında, günlük ders çalışma saatine göre ders çalışma alışkanlıkları karşılaştırıldığında ölçeğin toplamı ve bütün alt boyutları arasında, ders çalıştıkları yere göre ders çalışma alışkanlıkları karşılaştırıldığında ölçeğin bir alt boyutunda anlamlı farklılık bulunmuştur. Bulgular öğretmen adaylarının ders çalışma alışkanlığı ve çalışmada kullanılan değişkenler arasındaki ilişkiler göz önünde bulundurularak değerlendirilmiştir.

Aday öğretmenlerAkademik başarıAlışkanlıklar+5
Elif Çelenay
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Duyuşsal öğrenme temelli öğretim uygulamalarının öğrencilerin fen bilimleri dersi motivasyonu, kaygısı ve başarısına etkisi

Bu çalışmanın amacı, 7. sınıf öğrencilerinin ders başarılarına, kaygı düzeylerine ve motivasyonlarına Fen Bilimleri dersi 2. ünitesi olan "Kuvvet ve Enerji" ünitesine yönelik geliştirilen duyuşsal temelli uygulamaların etkisini incelemektir. Çalışma İzmir ili Menderes ilçesine bağlı özel bir okulun 7.sınıfında okuyan 23 öğrenci ile yapılmıştır. Çalışmada tek gruplu zayıf deneysel desen kullanılmıştır. 2017-2018 eğitim-öğretim yılının güz döneminde öğrencilere önce motivasyon ve kaygı ölçeği ile başarı testi uygulanmıştır. Daha sonra Fen Bilimleri dersinin 2. ünitesi 6 haftalık süreç boyunca işbirlikli öğrenme yöntemi, deney yoluyla öğrenme, tartışma tekniği ve teknoloji gibi öğrencileri motive edici yöntem ve teknikler kullanılarak işlenmiştir. Son aşamada motivasyon ve kaygı ölçeği ile başarı testi tekrar uygulanmıştır. Ön test ve son test verileri SPSS programı ile analiz edilmiştir. Verilerin analizinde araştırma grubunun büyüklüğünün 30'dan az olması sebebiyle, parametrik olmayan Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi ile Mann Whitney U Testi kullanılmıştır. Araştırmada ilköğretim 7. sınıf öğrencilerinin Fen Bilimleri dersine yönelik geliştirilen duyuşsal temelli uygulamalar ile öğrencilerin motivasyon ve kaygı düzeylerinin ön test ve son test puanları arasında Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi sonuçlarına göre anlamlı bir fark bulunmazken öğrencilerin başarı düzeyleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Cinsiyet faktörü incelendiğinde yapılan Mann Whitney U testi sonuçlarına göre kız ve erkek öğrencilerin motivasyon, kaygı ve başarı ön test ve son test puanları arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır.

Akademik başarıDuyusal özelliklerDuyuşsal öğrenme+6
Şerife Kılbaş
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Ardışıl ileri ana dalgacık seçim yöntemi öznitelikleri ile fotopletismografi işaretlerinin sınıflandırılması

Mikro-vasküler doku yatağındaki kan hacmi değişikliklerini saptamak için kullanılan, acı vermeyen, basit, düşük maliyetli ve müdahalesiz optik bir yöntem olan fotopletismografi (PPG) tıp ve mühendislik alanında kullanımı giderek artış gösteren fizyolojik verilerden bir tanesidir. Özellikle örüntü tanıma ve makine öğrenmesi algoritmalarındaki gelişmeler bu sinyallere dayalı uygulamalara olan ilgiyi daha da arttırmıştır. PPG sinyalleri kullanılarak; kalp ve tansiyon rahatsızlıkları, stres seviyesi, kişi tanıma ve yorgunluk tespiti gibi yöntemler önerilmektedir. Bu çalışmalar daha çok iki sınıflı problemleri ele alarak yeni öznitelik çıkarma yaklaşımları sunmaktadır. Elde edilen sonuçlar görece başarılı olsa da halen daha geliştirilmeye açık performans seviyelerindedir. Bu tez çalışmasında ardışıl ileri ana dalgacık seçimi yöntemi öznitelikleri ile PPG işaretlerinin yüksek performans ile sınıflandırılması önerilmiştir. Önerilen yöntemin geçerliliği ve kararlılığı 3 ayrı PPG veri setine uygulanmıştır. Öznitelikler, belirlenen ana dalgacıklarla elde edilen dalgacık dönüşümü katsayılarının standart sapması ve ortalama değerleri hesaplanarak elde edilmiştir. Daha sonra elde edilen öznitelikler k-en yakın komşuluk yöntemi ile sınıflandırılmıştır. Önerilen yöntem ile Veri Seti 1 (zihinsel iş yükü seviyesinin belirlenmesi), Veri Seti 2 (hipertansiyon hastalığının belirlenmesi) ve Veri Seti 3 (insan faaliyet izleme) için sırasıyla ortalama %65.76, %73.39 ve %86.54 sınıflandırma doğruluklarına ulaşılmıştır. Elde edilen sonuçlar önerilen yöntemin PPG işaretlerini sınıflandırmada önemli potansiyelinin olduğunu göstermiştir.

Dalgacık dönüşümleriElektrooptik aletlerFotopletismografi+4
Tuğba Aydemir
Recep Tayyip Erdoğan University · Institute of Graduate Studies
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Sorgulamaya dayalı fizik deneylerinin fen bilimleri öğretmen adaylarının sorgulamaya dayalı fen öğretimi özyeterliklerine, kavramsal anlamalarına ve bilimsel süreç becerilerine etkisi

Bu araştırmanın amacı sorgulamaya dayalı fizik deneylerinin fen bilimleri öğretmen adaylarının sorgulamaya dayalı fen öğretimi özyeterliklerine, kavramsal anlamalarına ve bilimsel süreç becerilerine etkisini incelemektir. Araştırmanın çalışma grubunu 2016-2017 akademik yılı bahar döneminde Bartın Üniversitesi Eğitim Fakültesi Fen Bilgisi Öğretmenliği programında öğrenim görmekte olan ve Genel Fizik Laboratuvarı-II dersini almakta olan toplam 60 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Denkleştirilmemiş kontrol gruplu ön test-son test yarı-deneysel desenin kullanıldığı araştırma yakınsayan paralel karma yöntem çalışması olarak tasarlanmıştır. Uygulamalar Genel Fizik Laboratuvarı-II dersi kapsamında planlanarak, uygulanacak etkinlikler ilgili dersin içeriğine uygun olarak tasarlanmıştır. Deneysel uygulamalar 10 haftalık bir süre içerisinde gerçekleştirilmiş, deney grubu sorgulamaya dayalı deneyler ile öğrenim görürken kontrol grubu geleneksel doğrulayıcı deneyler ile öğrenim görmüştür. Araştırmada veri toplama aracı olarak Smolleck (2004) tarafından geliştirilen ve İnaltekin & Akçay (2011) tarafından Türkçe' ye uyarlaması yapılan Araştırma Tabanlı Fen Öğretimi Özyeterlik Ölçeği kullanılmıştır. Ayrıca araştırmacı tarafından geliştirilen Elektrik ve Manyetizma Kavramsal Anlama Testi ve yine araştırmacı tarafından geliştirilen Bilimsel Süreç Becerileri Gözlem Formuna ek olarak yarı yapılandırılmış görüşmelerden faydalanılmıştır. Nicel verilerin analizinde IBM SPSS Statistics 22 programından faydalanılmış, nitel verilere ise betimsel analiz uygulanmıştır. Yapılan analizler sonucunda, sorgulamaya dayalı fizik deneylerinin öğretmen adaylarının sorgulamaya dayalı fen öğretimi özyeterlikleri üzerinde bir etkisinin olmadığı bulunmuştur. Bununla birlikte öğretmen adaylarının kavramsal anlamalarının ise geleneksel doğrulayıcı gruba kıyasla daha fazla geliştiği belirlenmiştir. Ayrıca deney grubunun cevaplarının bilimsel olarak kabul edilebilirlik düzeylerinin ve bu kategoriye giren cevaplarının sayısının arttığı görülmüştür. Benzer şekilde bilimsel süreç becerileri bakımından da sorgulamaya dayalı deneylerin doğrulayıcı deneylere kıyasla daha başarılı olduğu ve öğretmen adaylarının bilimsel süreç becerilerinin gelişmesini sağladığı belirlenmiştir. Araştırmanın sonuçlarının sorgulamaya dayalı öğrenmeye ilişkin yapılacak çalışmaların yanı sıra öğretmen yetiştirme süreçlerinin planlanması sürecine de önemli katkılar sağlayacağı düşünülmektedir. Ayrıca uygulamalar sırasında kullanılan ve araştırmanın sonunda ek olarak sunulan etkinliklerin gerek araştırmacılar gerekse öğretmenler için faydalı bir kaynak niteliğinde olacağı düşünülmektedir.

Aday öğretmenlerBilimsel süreçDeneyler+7
Bekir Güler
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessEN

Alternatif bir ayrıntılı alt yazı çevirisi yönergesi ile mütercim tercümanlık öğrencilerine yönelik medya erişilebilirliği eğitimi

MA has gained attention as a research topic within TS especially in the last 20 years. Despite the increasing attention given to MA in Türkiye, its pedagogical aspect remains under-explored. The present study contributes to the pedagogical research on MA in Türkiye with a special focus on SDH. This study investigates whether and how T&I students can be trained to produce interlingual and intralingual SDH that would both meet the needs of d/Deaf and hard of hearing ("end-users") and enhance their viewing experience, while simultaneously raising students' overall awareness of MA. To this end, a training model is proposed grounded in Pablo Romero-Fresco's CMA approach and Donald Kiraly's social-constructivist approach towards translation education. During the training, students collaborated to produce creative SDH content guided by an alternative SDH guideline that improved upon standard SDH guidelines. Two sets of questionnaires were administered to both groups. The first set of questionnaires was conducted prior to the training to identify students' initial level of MA awareness and to learn about the end-users' needs. The second set was administered at the end of the training to assess possible changes in awareness levels and to gather the end-users' opinions on the student-produced content. Results indicated a marked increase in students' MA awareness and a strong preference among end-users for the SDH content produced by the students.

Mert Moralı
Boğaziçi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Okullar arası müsabakalara katılan ortaokul öğrencilerinin ahlaki tutumlarının incelenmesi (Ardahan ili örneği)

KUYUCU, Soner. Okullar Arası Müsabakalara Katılan Ortaokul Öğrencilerinin Ahlaki Tutumlarının İncelenmesi (Ardahan İli Örneği), Yüksek Lisans Tezi, Ardahan, 2025. Bu araştırmanın amacı; Orta Okullarda Okul sporlarına katılan ve katılmayan öğrencilerin "Ahlaki Tutumlarının Tespitine" yönelik, bazı değişkenleri de göz önünde bulundurarak incelemektir. Bu çalışmada Ardahan il merkezinde bulunan farklı orta okullardan 211 öğrenciye Koç tarafından geliştirilen Beden Eğitimi Dersi Sportmenlik Davranış Ölçeği (BEDSDÖ) uygulandı. Araştırmada elde edilen verilerin istatistiksel analizlerinde IBM SPSS Statistics Version 30.0.0.(172) 2024 modeli kullanılmıştır. Araştırmanın sonunda öğrencilerin beden eğitimi derslerine ve müsabakalara yönelik ahlaki davranışlar sergilemesinin cinsiyetlerine göre bir farklılık oluşup oluşmadığını gözlemleyebilmek için bağımsız örneklemler t-testi uygulandı. Analiz sonuçlarına göre kız öğrenciler ve erkek öğrencilerin ahlaki davranış skorlarında bir farklılaşmanın olduğu ve erkek öğrencilerin kız öğrencilere göre daha sportmen tutum sergiledikleri görüldü. Ahlaki davranışlar sergilemede öğrencilerin içinde bulundukları yaş gruplarının etkili olup olmadığını anlamak için uygulanan analizler sonucunda öğrencilerin bulundukları yaş gruplarının spor oyunlarında gösterdikleri ahlaki davranışlar açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılaşmanın olduğu belirlenmiştir. Beden eğitimi derslerinin yanında okul takımlarında müsabakalara katılan ve böylece beden eğitimine daha fazla dahil olan öğrenciler bağımsız örnekler t-testi yoluyla karşılaştırıldı. Okullar arası müsabakalara katılan ve katılmayan öğrenciler karşılaştırıldığında uygun davranış skorları bakımından istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık oluştuğu belirlenmiştir. Buna göre yalnızca beden eğitimi derslerine öğrencilerin (M=3.07, SD=.47), müsabakalara katılan öğrencilerden (M=2.71, SD=.35) daha fazla uygun davranış skoruna sahip olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır.

EtikOkul sporlarıOrtaokul öğrencileri+2
Soner Kuyucu
Ardahan University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokul öğrencilerinde motor beceri, fiziksel uygunluk ve sosyal beceri arasındaki ilişkinin incelenmesi (Bursa ili örneği)

Bu çalışma; 'İlkokul öğrencilerinde (9-10 yaş) Fiziksel Uygunluk ve Sosyal Beceri arasındaki ilişkinin incelenmesini amaçlamaktadır. Çalışma, Bursa İli Osmangazi Merkez ilçede bulunan Cavit Çağlar İlkokulu 4. Sınıf öğrencilerinden oluşan katılımcılar ile gerçekleştirilmiştir. Fiziksel uygunluk ve Sosyal beceri derecelendirme ölçekleri 52 kız 55 erkek toplam 107 katılımcıdan oluşan gruba uygulanmıştır. Katılımcıların antropometrik ölçümleri için; boy ve ağırlık ölçüleri alınarak BKİ (Beden Kütle İndeksi) hesaplanmıştır. Fiziksel uygunluk ölçümleri için Eurofit Test Bataryası içerisinde yer alan; 20 metre sürat koşusu, 10x5 mekik koşusu, otur-eriş (esneklik) testi, disklere dokunma testi, mekik (gövde kaldırma) testi, durarak uzun atlama, flamingo denge testi, pençe kuvveti testi ve bara asılma testi ve dikey sıçrama testleri yapılmıştır. Sosyal beceri derecelendirme sistemi anne-baba formu katılımcıların velilerine google formlar ile düzenlenerek gönderilmiş alınan cevaplar Microsoft excel ile tablolaştırılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen verilerin çözümlenmesi sürecinde SPSS-24.0 istatistik paket program kullanılmıştır. Sonuç olarak; bu alanda daha önce yapılan çalışmalarda elde edilen bulgular neticesinde ilkokul öğrencilerinin fiziksel uygunlukları ve sosyal becerileri arasında cinsiyete göre anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Sosyal Beceri Değerlendirme Ölçeği Anne – Baba formuna göre, katılımcılardan erkek öğrencilerin ve kız öğrencilerin tutum ortalamaları, anne veya baba olma durumlarına göre ve bunun yanında ebeveynlerin eğitim durumlarına göre istatistiksel olarak ortalamalar arasında anlamlı bir fark oluşmamıştır. Fiziksel uygunluk becerileri arasında yer alan sadece, Bedensel Kitle İndeksine dair ortalamalarında istatistiki açıdan kız ve erkek öğrencilerin ortalamalarında anlamlı bir fark oluşmuştur. Fakat katılımcıların anne veya baba olma ve anne babaların eğitim durumlarına dair toplam ortalamalarında anlamlı bir fark tespit edilmemiştir.

Fiziksel uygunlukSosyal beceriİlkokul öğrencileri
Sevim Zaimoğlu Cihan
Ardahan University · Institute of Graduate Studies
2025
10
DoctorateOpen AccessTR

Sağlık hizmetlerinde faaliyet tabanlı performans yönetimi: Ankara ili eğitim ve araştırma hastanelerinde uzman hekim algıları

Bu araştırmada; geleneksel performans yönetim sistemlerinin belirli alanlardaki eksikliklerini gidermekte olan faaliyet tabanlı performans yönetimi kavramı anlatılmıştır. Araştırmanın amacı, uzman hekimlerin konuyla ilgili algılarını ortaya koyarak yazına, sağlık sektörüne ve iş dünyasına katkılar sağlamaktır.Araştırma, Ankara ilinde bulunan 7 ayrı eğitim ve araştırma hastanesinde görev yapan uzman hekimlerden oluşan örnekleme ?Sağlık Sektöründe Faaliyet Tabanlı Performans Yönetimi ile İlgili Algıların Araştırılmasına Dönük Anket Çalışması? başlıklı anket formuyla gerçekleştirilmiştir. Yapılan araştırma sonucunda, kurumsal stratejik hedeflerle sağlık hizmetlerini ilişkilendirerek performans yönetim sistemlerinin etkinlik ve verimliliğini artıran faaliyet tabanlı performans yönetimine dönük uzman hekim algılarının olumlu yönde olduğunu göstermiştir.Sonuç olarak; farklı birimlere özgü stratejileri bütünleştirmesi, örgütsel öğrenme faaliyetlerini desteklemesi, örgüt içerisinde her paydaşın kurumsal stratejiyi işinin bir parçası haline getirmesi ve performans yönetim sürecine farklı paydaşların katılımını sağlaması bakımından uzman hekim algıları faaliyet tabanlı performans yönetim sistemlerine dönük olarak olumlu yöndedir.

Aktiviteye dayalı muhasebeAnkaraDoktorlar+6
İbrahim Müjdat Başaran
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Örgütsel öğrenme, sonuçları ve İMKB'de bir araştırma

Örgütsel bilgi; örgütsel kurallar, roller, gelenekler, stratejiler, yapılar, teknolojiler, kültürel uygulamalar, yetenekler vb.'den oluşmakta ve günümüz işletmelerinin en değerli varlığı konumunda bulunmaktadır. Örgütsel bilgideki değişim ise örgütsel öğrenme aracılığıyla meydana gelmektedir. Çalışmanın amacı örgütsel öğrenmenin temellerini, kaynaklarını, ana akımlarını, süreçlerini, örgüt kuramlarıyla etkileşimlerini ve işletme üzerindeki etkilerini incelemektir. Örgütsel öğrenmenin işletme üzerindeki etkilerinin incelemesi için, İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'nda (İMKB) 2006 ve 2007 yıllarında işlem gören imalat işletmeleri üzerinde görgül bir araştırma gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın amacı, örgütsel öğrenme ile finansal performans ve yenilikçilik arasındaki ilişkileri incelemektir. Örgütsel öğrenme ile yenilikçilik arasındaki ilişki; dışsal bilginin kazanılması, enformasyonun dağıtılması, enformasyonun yorumlanması ve örgütsel bellek boyutlarından oluşan örgütsel öğrenme ve tek boyuttan oluşan yenilikçilik ölçekleri aracılığıyla işletmelerin tepe yöneticilerinden elde edilen verilere açıklayıcı ve doğrulayıcı faktör analizleri ile korelasyon ve regresyon analizleri uygulanmak suretiyle irdelenmiştir. Örgütsel öğrenme ile finansal performans arasındaki ilişki ise; örgütün dışsal bilgiyle ilişkisini ifade eden ve özel bir örgütsel öğrenme türü olan özümseme kapasitesi ile karlılık göstergelerinden özsermayenin geri dönüş oranı (ÖGDO), satışların geri dönüş oranı (SGDO) ve varlıkların geri dönüş oranı (VGDO) üzerinde korelasyon ve regresyon analizleri yapılarak değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda, örgütsel öğrenmenin yenilikçilik üzerinde ve özümseme kapasitesinin ise VGDO üzerinde olumlu ve istatistiksel açıdan anlamlı etkide bulunduğu ortaya çıkmıştır.

Umut Koç
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
DoctorateOpen AccessTR

Bilgi teknolojisi tabanlı kararlar ve grup karar destek sistemleri uygulaması

Bu tez çalışmasının amacı, grup karar destek sistemlerinin Türkiye'de ki işletmelerde ne derece uygulandığını ve grup karar destek sistemleri kullanma eğilimlerinin nedenlerini teknoloji kabul modelinden yararlanılarak ortaya konulmaya çalışılmasıdır.Çalışmada teknoloji kabul modelinde yer alan, algılanan fayda, algılanan kullanım kolaylığı, kullanıma yönelik tutum, davranışa yönelik niyet ve gerçekleşen davranış faktörlerine örgüt kültürü faktörü ilave edilerek, Türkiye'de bulunan işletmelerin grup karar destek sistemleri kullanma eğilimlerinin nedenlerini bulunmaya çalışılmıştır. Ayrıca, teknoloji kabul modelinden yararlanılarak, grup karar destek sistemlerini kullanmayan işletmelerin, grup karar destek sistemleri kullanma niyetlerini ölçmek ve grup karar destek sistemlerini kullanan ve kullanmayan işletmelerin grup karar destek sistemleri kullanımını etkileyen faktörleri belirlemek amacıyla iki model oluşturulmuştur. Teknoloji kabul modelindeki ilişkiler hipotezlendirilmiş ve bunları test etmek için Türkiye'de ki farklı sektörlerde grup karar destek sistemleri kullanan işletmelerden veriler elde edilerek regresyon yöntemiyle çeşitli analizler yapılmıştır. Oluşturulan iki modeldeki, ilişkilerde lojistik regresyon analiziyle ölçülmüştür.Çalışma üç bölümden ve bir sonuç ve öneriler bölümünden oluşmaktadır. Birinci bölümde, karar verme, değişik boyutlarıyla tanımlandıktan sonra, karar verme sürecinin aşamaları vurgulanmıştır. Ayrıca karar çeşitleri ve özellikleri, karar probleminin yapısına göre karar verme teknikleri ve karar veren organlar açısından karar türleri sınıflandırılmıştır. İkinci bölümde, Grup Karar Destek Sistemleri üzerinde durulmuştur. Bu kapsamda, grup kararları ve grup sistemleri açıklanmış ve özellikleri belirlenmiştir. İkinci olarak, Grup Karar Destek Sistemlerinin amacı, tasarımı, türleri, üstünlükleri, sakıncaları, özellikleri ve araçları sıralanmıştır. Üçüncü bölümde, grup karar destek sistemlerinin Türkiye'de ki işletmelerde ne derece uygulandığı ve teknoloji kabul modelinden yararlanılarak grup karar destek sistemleri kullanma eğilimlerinin nedenleri ortaya konulmaya çalışılmasıdır.

Bilgisayar destekliKarar destek sistemleriKarar verme+4
Didem Paşaoğlu Hamşıoğlu
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00

Other supervisors