Theses supervised by Prof. Dr. Nevser Mine Tükenmez
10 theses · Dokuz Eylül University
Dijital bankacılık hizmet kalitesinin müşteri memnuniyetine katkısı
İnternetin ortaya çıkışı ve özellikle son 20 yılda etkin biçimde kullanılmaya başlanmasıyla birlikte bilgi paylaşımı ve iletişim hızında artış olmaya başlamıştır. Bu dijitalleşme süreci kullanıcıların merak ettikleri neredeyse her türden bilgiye anında erişmelerine imkan sağlamış ve yaşamlarını birçok yönden kolaylaştırmıştır. İnternetle birlikte ortaya çıkan dijitalleşme sürecine birçok kişi ve kurum yanında bankalar da hızlı biçimde ayak uydurmuştur. Günümüzde bankacılık sektörü, dijital teknolojilerin en yoğun biçimde kullanıldığı ve müşterilere en iyi hizmeti vermenin amaç olduğu bir sektör haline gelmiştir. İnternet ve cep telefonu kullanımı sayesinde mobil bankacılık hizmetleri daha etkin biçimde sunulmaya başlanmış ve bankalar işlem maliyetlerini düşürürken müşteriler zamandan tasarruf etmeye başlamıştır. Dijital bankacılık hizmetleri maliyet, güvenlik, hız, erişim kolaylığı gibi bir çok avantajı beraberinde getirmiştir. Bankalar hizmet kalitelerini arttırmak ve müşterilerinin memnuniyetini sağlamak için dijital teknolojilerin internet, cep telefonu, ATM, POS Makinesi gibi tüm unsurlarından faydalanmaya çalışmaktadırlar. Bu tez çalışmasında dijital bankacılık kavramı tüm boyutlarıyla ele alınmış, bankacılık hizmet kalitesinin müşteri memnuniyetine olan etkileri ayrıntılı biçimde incelenmiştir. Bu amaçla, dijital bankacılık hizmetlerini kullanan bir grup öğrenci üzerinde anket çalışması yapılmış ve elde edilen veriler analize tabi tutulmuştur.
Kamu çalışanlarının finansal okuryazarlık düzeyinin belirlenmesine yönelik bir inceleme: Çanakkale örneği
Bireylerin finansal okuryazarlık düzeylerinin artması toplumun refah düzeyini artırır ve finansal sistemin işleyişini sekteye uğratmaz. Örneğin, birey alacağı bir kredinin faizini hesaplamayı bilir, ona göre ödeme planı çıkartır ve ödemelerini düzenli yaparsa krediyi veren banka da daha az risk almış olur. Bu nedenle finansal okuryazarlık günümüzde dünya ülkeleri genelinde önemsenen bir kavram haline gelmiştir. Ülkeler, kamu özel sektör ve sivil toplum kuruluşları ile birlikte ulusal projeler üreterek finansal okuryazarlık seviyelerini artırmayı amaçlamaktadırlar. Bu çalışmanın amacı kamu sektörü çalışanlarının finansal okuryazarlık seviyelerini tespit etmektir. Bu amaçla çalışmada Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi eğitim ve araştırma hastanesi personelinin dahil olduğu 200 kişilik bir anket çalışması uygulanmıştır. Ampirik analizlerde Anova ve t-testinden yararlanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda kamu sektörü çalışanlarının demografik özelliklerine göre finansal okuryazarlık seviyelerinin farklılaştığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Finansal okuryazarlık, Sağlık Sektörü, Kamu Sektörü
Ülke riskinin promethee yöntemi ile değerlendirilmesi
Küreselleşen günümüz dünyasında yatırımlar ve sermaye hareketleri, ülkelerin kredi notlarına göre şekillenmektedir. Bu nedenle uluslararası kredi derecelendirme kuruluşları, fon ihtiyacı içerisindeki ülkelerin ihtiyaç duydukları fona erişmelerinde kilit rol üstlenmektedir. Bu kuruluşların açıkladığı kredi notları, ülkelerin borç ödeme kapasitesini ortaya koymaktadır. Bu notların verilmesinde ülke riski de kriter olarak kullanılmaktadır. Ülke riski, ülkelerin ekonomik ve mali durumunun yanı sıra sosyopolitik koşullarını da içermektedir. Bu çalışmada Türkiye ile benzer niteliklere ve risklere sahip 14 ülkenin ülke riski PROMETHEE yöntemi ile değerlendirilmiş ve elde edilen bulgular, kredi derecelendirme kuruluşlarının yayınladıkları notlar ile karşılaştırılmıştır. Çalışmada iki farklı senaryo incelenmiştir. Her iki senaryo sonucunda da Hindistan ve Çin'in ülke riski açısından en iyi alternatifler olduğu, bu ülkelerin kredi derecelendirme kuruluşları tarafından sağlanan kredi notlarının da en iyi olduğu görülmüştür. Senaryo 1, neredeyse tamamen kredi derecelendirme kuruluşları ile tutarlı sonuçlar üretirken, Senaryo 2'de sürpriz bulgulara da rastlanmıştır. Türkiye, her iki senaryoda da ve kredi derecelendirme kuruluşlarının notlarına ilişkin sıralamada da son sıralarda yer almıştır. Çalışma sonucunda kredi derecelendirme kuruluşlarına yapılan taraflı olma eleştirilerinin ağır olduğu değerlendirilmiştir.
Çok kriterli karar verme yöntemleri ile performans değerlendirmesi: AHP, TOPSIS ve PROMETHEE yöntemlerinin karşılaştırılması
Günümüzde, hemen hemen tüm sektörlerde yaşanan rekabetten dolayı, şirketlerin kaynaklarının etkin ve verimli bir şekilde kullanılması gerekmektedir. Bu nedenle firmaların performanslarını ölçmeleri ve değerlendirmeleri sonucu performanslarını arttırıcı tedbirleri zamanında almaları büyük önem kazanmaktadır. Finansal performans değerlendirilmesinde sıklıkla kullanan yöntemleri arasında Çok Kriterli Karar Verme (ÇKKV) yöntemleri ortaya çıkmaktadır. ÇKKV yöntemleri hem objektif hem de sübjektif değerlendirmeleri içerir. ÇKKV yöntemlerin yardımıyla var olan her alternatifin sahip olduğu kriterleri belirleyerek ve bu kriterlerin arasında karşılaştırma yaparak en iyi alternatifler sıralaması elde edilebilmektedir. Bu çalışmada, 'Gıda, İçki ve Tütün' sektöründe işlem gören firmaların 2012-2016 dönemine ait finansal performanslarının çok kriterli karar verme yöntemlerinden AHP, PROMETHEE ve TOPSIS kullanılarak değerlendirilmesi ve her üç yönteme göre yapılan sıralamanın karşılaştırılması amaçlanmıştır. v Anahtar Kelimeler: Çok Kriterli Karar Verme Yöntemleri, AHP, PROMETHEE, TOPSIS, Gıda, İçki ve Tütün Sektörü.
İslami Borsa ve İslami Borsa endekslerinin performansının değerlendirilmesi
İslam dininde faizin ve geleneksel finansta olan bazı araçların yasak olması nedeniyle dini hasassiyeti yüksek olan Müslümanlar sahip oldukları sermayeyi bu araçlarda kullanamamaktadır. Bu nedenle 70'li yıllarda İslami finans sistemi ortaya çıkmıştır. İslami finans kendisinde faiz ve belirsizlik içeren her türlü işlemleri yasaklamıştır. İslami finans İslami bankacılık ve İslami Sermaye Piyasaları olarak iki kola ayrılmıştır. İslami bankacılığın kendine has kurallarına uygun fon toplama ve fon kullandırma yöntemleri vardır. İslami sermaye piyasaları İslam dinine uyumlu hisse senetleri ve finansal araçların işlem görmesini sağlamaktadır. Son dönemlerde yaşanan global finansal krizlerin İslami finansa sınırlı etkisi nedeniyle genel yatırımcı kitlesinin İslami yatırım araçlarına ilgisi artırmıştır. Bunun nedeni olarak da İslami finansın faizden ve belirsizlikten az etkilenmesi gösterilmektedir. Bu çalışmada, ABD, Hindistan, Türkiye, Malezya, Japonya, Hindistan'da işlem gören 6 çift İslami ve geleneksel borsa endekslerinin performanslarının birbiriyle karşılaştırılması amaçlanmıştır. Endekslerin performansını değerlendirmek için performans değerlendirme ölçütü olarak, Sharpe rasyosu, Treynor oranı ve Jensen Alfa ölçütü kullanılmıştır. Anahtar Kelimeler: İslami finans, İslami bankacılık, İslami sermaye piyasaları, Sharpe rasyosu, Treynor oranı, Jensen Alfa ölçütü
Türkiye'deki özel bankaların finansal performanslarının ölçümü: TOPSİS ve PROMETHEE yöntemleri ile bir uygulama
M.Ö. 18 yüzyıla dayanan büyük tarihlerinde bankalar, günümüze kadar hız kesmeden büyümüş ve ekonominin vazgeçilmez birer kurumu olmuşlardır. Hızla gelişen bankacılık sektöründe oyuncu sayısının artması ve teknolojinin gelişmesi ile rekabet ortamını arttırmıştır. Bu durum bankaların rekabet ortamında doğru kararlar alarak kaynaklarını en etkin ve en verimli şekilde kullanmalarını gerektirmektedir. Bankaların doğru kararlar alıp doğru stratejileri belirleyebilmelerinin yolu performanslarını doğru bir şekilde ölçülmesinden geçmektedir. Finansal performans ölçümünde kullanılan yöntemler arasında Çok Kriterli Karar Verme (ÇKKV) yöntemlerinin önemli bir yeri vardır. Bu çalışmada, bankacılık kavramı, gelişim süreci ve işlevleri ile ilgili detaylı bilgi verildikten sonra uygulamada kullanılacak olan Çok Kriterli Karar Verme yöntemleri anlatılmıştır. Ardından Türkiye' de kurulmuş olan özel sermayeli bankaların 2013-2017 yılları arasında göstermiş oldukları finansal performansları ölçülmüştür. Performans ölçümü için bankaların finansal tablolarından alınan oranlardan faydalanılmış ve TOPSIS ve PROMETHEE yöntemleri kullanılarak performans ölçümü gerçekleştirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Finansal Performans Ölçümü, Çok Kriterli Karar Verme Yöntemleri, TOPSIS, PROMETHEE, Özel Bankacılık
Kredi riskinin yönetiminde kredi temerrüt swapları'nın yeri
Kredi temerrüt swap piyasasının hisse senedi ve tahvil piyasası gibi önemli sermaye piyasaları ile ilişki içinde olduğu yapılan çeşitli çalışmalar ile tespit edilmiştir. Bununla birlikte kredi temerrüt swap pirimlerindeki değişiklikler için finansal kaldıraç, varlık volatilitesi ve risksiz faiz oranı gibi geleneksel kredi riski faktörlerinin önemli açıklayıcılar oldukları anlaşılmaktadır. Bu amaçla bankaların kredi temerrüt swap primleri ile MSCI Avrupa Endeksi, Euro Stoxx Volality Endeksi ve Avrupa Birliği borçlanma faiz oranı değişkenleri ile ilişkisi tespit edilmeye çalışılmıştır. Bunun sonucunda kredi temerrüt swap primlerinin de diğer geleneksel kredi risk açıklayıcıları gibi kullanılabileceğini ortaya koyulmaya çalışılacaktır. Çalışmamızı oluşturan verilere ilk önce Johansen Eşbütünleşme testi uygulanmış, ardından Vektör Hata Düzeltme Modeli ile analiz edilmiştir.
BİST pay piyasasında dönemsel anomalilerin analizi
Piyasada bulunan bütün menkul kıymet fiyatları herkes tarafından anlık ulaşılan bilgiler olduğunu ifade eden Etkin Piyasalar Hipotezi 1960'lı yıllarda Fama tarafından ortaya atılmıştır. Bu hipoteze göre piyasadaki hiçbir oyuncu normalin üzerinde kazanç elde edememektedir. Piyasa ile ilgili bütün bilgiler herkese ulaşmakta ve fiyatlar, ulaşılabilen bilgilerle piyasa içerisinde denge halindedir. Ancak yapılan araştırmaların sonucunda bu hipoteze aksi bilgiler elde edilmiş, sonuç olarak etkin piyasa hipotezinin aksini oluşturan bulgular anomaliler olarak ifade edilmiştir. Piyasaların birbirlerinden farklı etkinlik düzeyleri ve yatırımcıların birbirlerinden farklı algılara sahip olması farklı finansal anomalilerin oluşmasına neden olmuştur. Bunlar; dönemsel (zamana bağlı) anomaliler, dönemsel olmayan (kesitsel) anomaliler, teknik anomaliler, ekonomik faktörlere dayalı anomaliler ve politik faktörlere dayalı anomaliler sınıflandırılabilir. Anomaliler piyasa etkinliğinin araştırılması ve sorgulanmasına ortam hazırlamaktadır. Hipotezle uğuşmayan amprik bulgular da anomalileri oluşturmaktadır. Etkin Piyasa Hipotezi'nin aksine menkul kıymetlerde belirli zamanlar kesitlerinde diğer zamanlara göre daha fazla ve ya daha az getiri elde edildiğini ortaya çıkaran araştırmalar dönemsel anomalilerin varlığını ortaya koymuştur. Dolayısıyla, gelecekle ilgili fiyatları tahmin etmenin mümkün olduğunu ve bu tahminleri kullanarak yatırım yapanların normalin üzerinde getiri elde edebileceği ifade edilmektedir. Bu çalışmanın amacı 05.01.2010 ile 31.12.2018 tarihleri arasında BİST 100 endeksinin günlük kapanış fiyatlarının getirileri hesaplanarak, Borsa İstanbul'da dönemsel anomalilerin etkisi araştırılmıştır. Regresyon yöntemi kullanılarak haftanın günü etkisi, ocak ayı etkisi ve tatil etkisi araştırılmıştır. Anahtar Kelimeler: Etkin Piyasa Hipotezi, Anomali, BİST.
Borsa İstanbul'da işlem gören enerji sektöründeki firmaların finansal performanslarının AHP temelli TOPSİS yöntemi ile karşılaştırılması
Enerji sektörünün yalnızca ülkemizde değil, dünyadaki önemi ve güncelliği nedeniyle bu çalışmada Borsa İstanbul'da işlem gören enerji firmalarının finansal performansları ele alınmıştır. On adet enerji firmasının 2012 – 2018 dönemlerine ait bilanço ve gelir tablolarından yararlanılarak her bir yıl için finansal oranları hesaplanmıştır. Cari oran, nakit oran, öz sermaye / maddi duran varlıklar, aktif karlılık, net kar marjı, öz sermaye karlılığı, alacak devir hızı, aktif devir hızı ve finansman gideri / net satışlar olmak üzere dokuz farklı oran kullanılmıştır. Öncelikle çok kriterli karar verme yöntemlerinden AHP ile kriterlerin göreceli önem dereceleri belirlenmiş, ikinci aşamada TOPSIS yöntemiyle şirketlerin finansal performanslarına göre sıralaması yapılmış ve değerlendirilmiştir.
Ekonomik kırılganlık göstergelerinin döviz kuru üzerindeki etkisi: Gelişmekte olan ülkeler üzerine bir uygulama
Ekonomik kırılganlığın gelişmekte olan piyasalar için incelendiği bu çalışmanın amacı, ekonomik kırılganlığın hangi göstergeler tarafından belirlendiğinin tespit edilmesi ve bu göstergelere göre kırılgan olup olmadığının analiz edilmesidir. Bu nedenle, gelişmekte olan piyasaya sahip 12 ülkenin döviz kurunu etkileyen faktörleri tespit etmek üzere 1994-2017 dönemi için, FED'in 11 Şubat 2014 tarihinde yayınlanan para politikası raporunda açıklanan kırılganlık endeksi kapsamında yer alan cari işlemler dengesi/GSYH, brüt kamu borcu/GSYH, enflasyon oranı, özel sektöre verilen yurtiçi kredilerin/GSYH, dış borç/ihracat ve büyüme oranı değişkenlerinin döviz kuru üzerindeki etkileri panel regresyon analizi ve panel VAR analizi kullanılarak ekonometrik açıdan test edilmektedir. Analiz sonuçlarına göre, ilk olarak panel regresyon modelinden rassal etkiler modelinden elde edilen sonuçlara bakıldığında, cari işlemler dengesi/GSYH oranının, kamu borcu/GSYH oranının, dış borç/ihracat oranında meydana gelen artışların reel döviz kurunu negatif olarak etkiledikleri görülmektedir. Buna karşın, özel sektöre verilen yurtiçi kredileri/GSYH oranının artması reel döviz kuru üzerinde pozitif etkiye sahiptir. Enflasyon oranının ise reel efektif döviz kuru üzerinde anlamlı bir etkiye sahip olmadığı görülmektedir. Panel VAR model sonuçlarına göre, brüt kamu borcu/GSYH oranında meydana gelen bir standart sapmalık şok karşısında reel efektif döviz kuru negatif tepki vermektedir. Benzer şekilde, dış borç/ihracat oranındaki şoklar da reel döviz kurunun azalmasına neden olmaktadır. Buna karşın, büyüme oranı, enflasyon oranı, cari işlemler dengesi/GSYH oranı ve özel sektöre verilen yurtiçi krediler/GSYH oranında meydana gelen şoklar reel döviz kuru üzerinde anlamlı bir tepki vermemektedir.