Theses supervised by Prof. Dr. Uğur Sak
22 theses · Anadolu University
Hızlandırmanın üstün zekâlı öğrencı̇lerı̇n akademı̇k başarısı ve sosyal-duygusal gelı̇şı̇mı̇ üzerı̇ndekı̇ etkı̇sı̇ne yönelı̇k bı̇r meta-analı̇z çalışması
Bu çalışmada hızlandırmanın üstün zekâlı öğrencilerin akademik başarısı ve sosyal-duygusal gelişimi üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Hızlandırmanın üstün zekâlı öğrencilerin akademik başarısı ve sosyal-duygusal gelişimi üzerindeki etkisini araştıran deneysel araştırma bulguları meta-analiz yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Verilerin analizinde CMA yazılımı kullanılmıştır. Çalışmaya, 1984-2016 yılları arasında uluslararası alanyazında yer alan 54 yayın dahil edilmiştir. Hedges g etki büyüklüğü katsayısı olarak kullanılmıştır. Etkinin farklılaşan örneklem büyüklüğü, hızlandırma türleri ve katılımcılar bağlamında değişkenlik göstereceği varsayılarak, analizde rastgele etkiler modeli kullanılmıştır. Analiz sonuçları önceki meta-analiz çalışma bulguları ile tutarlılık göstermektedir. Hızlandırmanın üstün zekâlı öğrencilerin akademik başarısı ve sosyal-duygusal gelişimi üzerinde olumlu etkilere sahip olduğu görülmektedir. Araştırma bulguları hızlandırmanın üstün zekâlı öğrencilerin eğitiminde etkili bir strateji olduğunu göstermiştir. Anahtar Sözcükler: Üstün zekâlı öğrenciler, Eğitimde hızlandırma, Meta-analiz, Akademik başarı, Sosyal-duygusal gelişim
Yaratıcı zıt düşünme tekniğinin 7. sınıf öğrencilerinin yaratıcılığı üzerinedeki etkisine ilişkin bir çalışma
Bu araştırmada Yaratıcı Zıt Düşünme (YAZID) tekniğinin 7. sınıf öğrencilerinin Türkçe dersinde yaratıcılıkları üzerindeki etkisi incelenmiştir. YAZID tekniği Janusyan Düşünme Kuramı temel alınarak geliştirilmiş bir düşünme tekniğidir. Teknik beş aşamadan oluşmaktadır. Bu aşamalar yapılandırma, ayrıştırma, zıtlaştırma, birleştirme ve detaylandırmadır. YAZID tekniğinin etkisi, ön test son test kontrol gruplu yarı-deneysel desen kullanılarak incelenmiştir. Araştırmanın örneklemi Eskişehir merkezde bir ortaokuldan 7. sınıf düzeyinde 70 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmanın uygulama sürecinde deney gruplarında bulunan öğrencilere 10 hafta boyunca haftada bir saat Türkçe derslerinde YAZID tekniği ile öğretim yapılmıştır. Araştırma, 10 hafta uygulama süreci ve 2 hafta ön test ve son testlerin uygulanması olmak üzere 12 hafta boyunca sürmüştür. Veri toplama aracı olarak Paradoksal Metafor Testi ve Kavram Testi kullanılmıştır. Analizler, Paradoksal Metafor Testi ve Kavram Testi verileri kullanılarak ANCOVA ile yapılmıştır. Çalışma sonucunda elde edilen bulgular YAZID tekniğinin öğrencilerin yaratıcı düşünmeleri üzerinde yüksek düzeyde etkisinin olduğunu göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Yaratıcı düşünme eğitimi, Janusyan düşüme kuramı, YAZID
Üstün zeka tanısının öğrencilerin çeşitli algıları üzerindeki etkisinin incelenmesi
Bu araştırmada üstün zeka tanısının üstün zekalı öğrencilerin çeşitli algıları üzerindeki etkileri incelenmiştir. Aynı zamanda üstün zeka tanısının etkilerinin cinsiyet ve sınıf düzeyine gore farklılık gösterip göstermediği de incelenmiştir. Kardeş sayısı, doğum sırası ve anne - baba eğitim durumunana gore farklılaşıp farklılaşmadığı araştırılmıştır. Araştırma 2013 yılında Kırşehir ve Kaman'daki iki bilim - sanat merkezi ile dört ilköğretim okulunda eşzamanlı olarak yürütülmüştür. Araştırmaya üstün zeka tanısı almış 128 öğrenci, hiçbir şekilde etiketlenmemiş 123 öğrenci olmak üzere toplam (5. ve 6. sınıf) 251 öğrenci katılmıştır. Veri toplama aracı olarak Üstün Zeka Etiket Etkileri Ölçeği (ÜZETÖ) kullanılmıştır. Ölçek, 24 maddeden oluşmaktadır ve kendilik algısı, ebeveyn tutumu algısı ve arkadaş tutumu algısı olmak üzere üç alt ölçek alanını kapsamaktadır. Verilerin analizinde ilişkisiz örneklemler için t testi, ayrıca iki faktörlü ANOVA ve korelasyon kullanılmıştır. Araştırma sonuçları, üstün zeka tanısı alan öğrencilerin kendilik algılarının, ebeveyn tutumu ve arkadaş tutumu algılarının etiketlenmeyen öğrencilerin algılarından farklılık göstermediğini ortaya koymuştur. Üstün zeka etiketi alan kız öğrencilerin ebeveyn tutumu algısı, üstün zeka etiketi alan erkek öğrencilerin ebeveyn tutumu algısından anlamlı derecede düşük bulunmuştur. Anne ve babanın eğitim düzeyi yükseldikçe üstün zeka etiketi alan öğrencilerin ebevyn tutumu algıları düşmektedir. Anahtar Sözcükler: Üstün zeka etiketi, Etiket etkileri
Özel eğitim gruplamasının üstün yetenekli öğrencilerin akademik benlik algıları üzerindeki etkisi
Üstün yetenekli öğrencilerin akademik benlik algılarının eğitim aldıkları grubun ortalama başarısından etkilendiği iddia edilmektedir. Bu iddiayı Marsh ve Parker (1984) büyük balık küçük gölet etkisi (BKG) adını verdikleri kuram ile savunmaktadırlar. Bu kurama göre yetenek düzeyi aynı olan öğrenciler, ortalama başarısı düşük olan okullarda daha yüksek akademik benlik algısına, ortalama başarısı yüksek olan okullarda ise daha düşük akademik benlik algısına sahiptirler. Bu araştırmada üstün yetenekli öğrencilerde BKG incelenmiştir. Araştırma, Anadolu Üniversitesi bünyesinde yer alan Üstün Yetenekliler Eğitim Programları (ÜYEP)'na 2015 yılı Bahar döneminde devam eden 46 ortaokul öğrencisi ile gerçekleştirilmiştir. ÜYEP, üstün yetenekli öğrenciler için matematik ve fen bilimleri derslerinde hızlandırma ve zenginleştirmeyi birlikte gerçekleştiren bir eğitim programıdır. Öğrencilerin program öncesi akademik benlik algı düzeyi ile program sonrası düzeyi arasındaki farkı saptamak amacıyla Akademik Benlik Algısı Ölçeği (ABAÖ) öntest-sontest modeliyle uygulanarak veri toplanmıştır. Elde edilen veriler karma desenli ANOVA ile karşılaştırılmıştır. Yapılan analiz sonucunda eğitimde gruplamanın üstün yetenekli öğrencilerin akademik benlik algılarında anlamlı bir etkisi olmadığı saptanmıştır. Anahtar Sözcükler: Akademik benlik algısı, Gruplama, Özel eğitim, Üstün yetenekliler
Anadolu-SAK zekâ ölçeği'nin (ASİS) 10-11 yaş düzeyinde ön uygulama çalışması
Bu araştırmada Türkiye'nin ilk yerli zekâ ölçeği olarak geliştirilen, Anadolu-Sak Zekâ Ölçeği'nin (ASİS) ön uygulama verilerine dayanarak 10- 11 yaş düzeyi madde analizi çalışması yapılmıştır. ASİS, 4-12 yaş grubundaki çocuklarda, muhakeme, dikkat, algı, bellek gibi bilişsel faaliyetleri değerlendirmek ve zihinsel değerlendirmelere dayalı tanılamalar ve eğitimsel yerleştirmeler yapabilmek amacıyla bireysel olarak uygulanan bir zekâ ölçeğidir. ASİS çocukların bilişsel seviyeleri, güçlü ve zayıf yönleri hakkında bilgi sağlayan bir değerlendirme ölçeğidir. Araştırmada kullanılan veriler ASİS için yapılan ön uygulama çalışmasında elde edilmiştir. Çalışmanın katılımcıları, Eskişehir il merkezinde yer alan iki okuldaki, on ve on bir yaşında, 338 öğrenciden oluşmaktadır. Veriler 3, 4, 5, ve 6. sınıf düzeyindeki öğrencilere okul ders saatleri boyunca ASİS'in bireysel olarak uygulanması ile elde edilmiştir. Bu çalışmada ASİS'in yapı geçerliğini belirlemek için açımlayıcı faktör analizi ve doğrulayıcı faktör analizi yapılmıştır. ASİS'in güvenirliğini ortaya koymak için iç tutarlık analizi yapılmıştır. ASİS'in ön uygulama çalışmasında madde analizini yapmak için madde güçlük göstergeleri ve madde ayırt edicilik göstergeleri hesaplanmıştır. Ayrıca ASİS'in test ayırt ediciliğini cinsiyet değişkeni bağlamında incelemek için alt ölçeklerde cinsiyete göre farklılığın olup olmadığını ortaya koymak için tek yönlü MANOVA analizi gerçekleştirilmiştir. Testin madde güçlük göstergeleri 10 yaş düzeyinde 0.00 ve 1.00 arasında, 11 yaş düzeyinde ise 0.02 ve 1.00 arasında yer almaktadır. Testin madde ayırt edicilik göstergeleri 10 yaş düzeyinde -0.08 ile 0.83 arasında 11 yaş düzeyinde ise 0.00 ile 0.82 arasında yer almaktadır. Araştırmanın sonucunda, ASİS'in açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizi sonuçları incelendiğinde genel zekâ ile sözel muhakeme, işleyen bellek ve görsel uzamsal muhakeme arasında yüksek bir ilişki olduğu sonucu elde edilmektedir. Bu çalışma, ASİS'in geçerli ve güvenilir bir test olduğunu kanıtlayan bir çalışmadır. Anahtar Sözcükler: Anadolu-Sak Zekâ Ölçeği, ASİS, madde analizi
Bı̇lı̇msel üretkenlı̇k testı̇nı̇n 3, 4 ve 5. sınıf öğrencı̇lerı̇ne uygun formunun gelı̇ştı̇rı̇lmesı̇ ve ön psı̇kometrı̇k özellı̇klerı̇nı̇n ı̇ncelenmesı̇
Yaratıcılık çalışmalarını olumsuz yönde etkileyen faktörlerin başında yaratıcılık ölçme araçlarının sınırlılıkları gelmektedir. Yaratıcılık ölçme araçlarındaki sınırlılıkların başında alana özgü modern yaratıcılık tanımları ile uyumlu ölçme araçlarının sayısının çok az olması ve bu ölçme araçlarının psikometrik özelliklerinin yetersiz olması gelmektedir. Bilimsel yaratıcılık bağlamında düşünüldüğünde ilkokul öğrencilerine yönelik çok az sayıda bilimsel yaratıcılık testi bulunmaktadır. Var olan çok az sayıdaki bu testlerinin ise psikometrik özelliklerinin yeterli düzeyde olmadığı görülmektedir. Bu bağlamda, mevcut çalışmanın amacı, bilimsel yaratıcılığı açıklamak için geliştirilmiş olan Bilimsel Yaratıcılığın İkili Arama Modeli (Sciencetific Discovery as Dual Search-SDDS) temelinde 3, 4 ve 5. sınıf öğrencilerine yönelik bir bilimsel yaratıcılık testi geliştirmektedir. SDDS'ye göre geliştirilen Bilimsel Üretkenlik Testi 3, 4 ve 5. Sınıflara Uygun Formu (BÜT 3-5), hipotez geliştirme ve deney tasarlama bileşenlerinden oluşmaktadır. Testte fizik, kimya ve biyoloji alanlarında 4 açık uçlu madde yer almaktadır. BÜT 3-5'in geliştirilme sürecinde, 10 uzman öğretmenin katıldığı 10 oturumda, kuramsal alt yapıya uygun çok sayıda madde geliştirilmiştir. Madde havuzundan uzman görüşü, ön deneme uygulaması ve pilot uygulama ile seçilen maddelerden bir uygulama formu oluşturulmuştur. Uygulama formu 647 öğrenciye (166 beşinci sınıf; 251 üçüncü sınıf; 220 dördüncü sınıf) uygulanmış ve bulgular ışığında madde seçimi yapılarak testin son hali elde edilmiştir. Araştırmanın bulguları ile BÜT 3-5'in iki bileşenli yapısı deneysel olarak kanıtlanmış, ayırt edicilik geçerliği ve uyum geçerliği değerleri yeterli düzeyde bulunmuştur. Testin iç tutarlık ve puanlayıcılar arası güvenirliğinin ise yüksek olduğu görülmüştür. Araştırmanın bulgularına göre BÜT 3-5 geçerliği ve güvenirliği deneysel olarak kanıtlanmış bir bilimsel yaratıcılık testidir. BÜT 3-5 özel yeteneklilere yönelik programların etkilerinin değerlendirilmesinde, bu tür programlara öğrenci seçimlerinde ve bilimsel yaratıcılığın gelişimsel olarak incelenmesinde kullanılabilir. Anahtar Sözcükler: Bilimsel yaratıcılık, Yaratıcılık, Bilimsel süreç becerileri, Hipotez geliştirme, Deney tasarlama.
ÜYEP'e başvuran öğrencilerin bilimsel yaratıcılık bileşenlerindeki cinsiyet farklılıklarının incelenmesi
Bu çalışmada bilimsel yaratıcılığın bileşenleri olan hipotez geliştirme, kanıt değerlendirme ve hipotez test etme becerileri ile genel yaratıcılığın bileşenleri olan akıcılık, esneklik ve toplam yaratıcılık alanlarında cinsiyetin farklılıkları araştırılmıştır. Araştırmada bilimsel yaratıcılığı ölçmek için fizik, kimya, biyoloji, ekoloji ve disiplinler arası alanları kapsayan 5 maddeden oluşan Bilimsel Üretkenlik Testi (BÜT) kullanılmıştır. BÜT; öğrencilerin bilimsel yaratıcılık alanında hipotez geliştirme, kanıt değerlendirme ve hipotez test etme becerilerini ve genel yaratıcılığın bileşenleri olan akıcılık esneklik ve toplam yaratıcılık becerilerini ölçmektedir. BÜT'ten akıcılık, esneklik ve yaratıcılık puanları ile hipotez geliştirme, hipotez test etme ve kanıt değerlendirme puanları elde edilebilmektedir.Araştırma; 2011 ve 2012 yıllarında Üstün Yeteneklilerin Eğitimi Programı(ÜYEP)'na başvuran 704 altıncı sınıf öğrencisi ile gerçekleştirilmiştir. Katılımcıların 345'i kız, 359'u erkektir. Bilimsel yaratıcılığın bileşenlerinde cinsiyet farklılıklarını karşılaştırmak için bağımsız örneklemler t-testi kullanılmıştır.Veri analizi sonucunda; hipotez geliştirme becerilerinde ve akıcılık ve toplam yaratıcılık puanlarında erkekler lehine anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Hipotez test etme, kanıt değerlendirme ve esneklik becerilerinde erkeklerin aldıkları puanların ortalamaları kızlarınkinden yüksek olmalarına rağmen bu farklar anlamlı bulunmamıştır. Elde edilen bulgular bilimsel yaratıcılık alanında erkek öğrencilerin kız öğrencilere göre daha yüksek yaratıcılık kapasitesine sahip olduklarını göstermektedir.
Yaratıcı zıt düşünme (yazıd) tekniğinin sosyal geçerliğinin araştırması
Yaratıcı Zıt Düşünme Tekniği (YAZID), yaratıcı düşünme süreçleriyle ilgili kuramlardan Janusyan Düşünme Kuramını ve yaratıcı düşünme ile ilgili bilimsel araştırmaları temel alarak geliştirilmiş yeni bir düşünme tekniğidir. YAZID'ın amacı, zıtlıkları kullanarak düşünmeyi ve kavram geliştirmeyi içeren Janusyan düşünme sürecinin kullanılmasıyla yaratıcılığın geliştirilmesidir. Bu çalışmanın amacı ise, düşünme eğitimi dersinde, YAZID'ın öğrenci algılarına göre etkililiğini ve sosyal geçerliğini ortaya koymaktır. Araştırmada yöntem olarak tarama ve deney öncesi tasarım modeli, veri toplamak için ise YAZID Öğrenci Memnuniyet Ölçeği kullanılmıştır. Ölçek, Beşli Likert sistemine göre 25 maddeden oluşmakta ve üç alt kazanıma ait maddeleri kapsamaktadır. Çalışmanın örneklemi yansız atama ile belirlenmiş Eskişehir'deki üç devlet okulunda eğitim gören, 6., 7. ve 8. Sınıf düzeyindeki 307 öğrenciden (15 şube) oluşmaktadır. Araştırmanın uygulama sürecinde YAZID tekniği ile dört hafta boyunca düşünme eğitimi dersinde öğretim yapılmış ve öğretim sonrasında ölçek aracılığıyla veri toplanmıştır. Çalışma grubunun memnuniyet düzeyini incelemek ve test etmek amacıyla tek grup t-testi kullanılmış, test değeri olarak "4 (katılıyorum)" ölçüt alınmıştır. Ölçeğin güvenirlik katsayısı .87 olarak bulunmuştur. Veri analizlerinde bağımsız değişken olarak sınıf düzeyi ve cinsiyet ele alınmış, cinsiyete ve sınıf düzeyi - cinsiyet etkileşimine göre anlamlı bir fark bulunamamıştır. Sınıf düzeyine göre ise memnuniyet algıları arasında anlamlı fark olduğu görülmüştür. Buna göre; katılımcılar arasında sekizinci sınıf öğrencilerinin memnuniyet algıları diğer sınıf düzeylerine oranla daha yüksek, yedinci sınıf öğrencilerinin memnuniyet algıları ise altıncı sınıf düzeyine oranla daha yüksek bulunmuştur. Sonuç olarak bu çalışma; düşünme eğitimi dersinde uygulanan YAZID tekniğinin altıncı, yedinci ve sekizinci sınıf öğrencileri tarafından kabul gören ve etkili olarak algılanan bir teknik olduğunu göstermiştir. Ölçek maddelerinin tamamı ölçüt değer 4'ün üzerinde puanlanmış ve ortalamalar arasındaki farklar istatistiksel olarak büyük çoğunlukla anlamlı bulunmuştur.
Çocuklar için animasyonlu bilimsel yaratıcılık testi kanıt değerlendirme bileşeninin geliştirilmesi ve psikometrik niteliklerinin incelenmesi
Çalışmada anasınıfı, birinci ve ikinci sınıf öğrencilerinin bilimsel yaratıcılığını ölçmek için geliştirilmiş olan Çocuklar için Animasyonlu Bilimsel Yaratıcılık Testi' ne (ÇABİYAT) kanıt değerlendirme bileşeni eklenmiş ve revize edilen testin (ÇABİYAT-R) psikometrik özellikleri incelenmiştir. ÇABİYAT-R hipotez geliştirme, deney tasarlama ve kanıt değerlendirme alt testlerinden oluşmakta ve her bir alt testte 3'er madde olmak üzere toplam 9 madde yer almaktadır. 252 kişinin katıldığı araştırmada, yapı geçerliği kapsamında gerçekleştirilen EGA sonuçlarında ön görülen üç faktörlü yapı elde edilmiştir. AYEM ve DFA sonucunda ÇABİYAT-R'nin üç faktörlü yapısı doğrulanmış, iki yaklaşım için de mükemmel uyum indeksleri elde edilmiştir. AVE değerlerinin .518 ile .548; CR değerlerinin .756 ile .784 ve √AVE değerlerinin ise .72 ile .74 arasında değiştikleri görülmüştür. Sonuçlar ÇABİYAT-R'nin yapı geçerliğinin iyi düzeyde sağlandığını göstermiştir. ÇABİYAT-R alt test ve toplam test puanlarının üst sınıflar lehine anlamlı şekilde daha yüksek oldukları görülmüştür. SAGES 2 bataryası ile ÇABİYAT-R testi arasında .50 üzerinde anlamlı korelasyon katsayıları hesaplanmış ve testin uyum geçerliğinin iyi düzeyde olduğu bulunmuştur. Madde yanlılık analizleri ölçme değişmezliği modelleri ile test edilmiş ve ÇABİYAT-R maddelerinin kız ya da erkekler lehine herhangi bir yanlılık barındırmadığı tespit edilmiştir. Güvenirlik analizleri kapsamında hesaplanan Cronbach Alpha ve McDonald's Omega katsayılarının .765 ile .784 arasında değiştikleri, kodlayıcılar arası güvenirliğin ise rICC=.998 mükemmel düzeyde olduğu görülmüştür. Anahtar Sözcükler: Bilimsel yaratıcılık, TOSCAC, ÇABİYAT, kanıt değerlendirme, açımlayıcı yapısal eşitlik modellemesi, açımlayıcı grafik analizi
Okul öncesinde bilişsel müdahale programının zekâ puanları üzerindeki etkisi
Dinamik değerlendirme müdahaleler ile öğrencinin performansını geliştirmeyi amaçlayan bir yaklaşımdır. Dinamik değerlendirmenin önemli uygulama alanlarından birisi zekânın değerlendirilmesidir. Çalışma kapsamında BMP geliştirildikten sonra zekâ puanları üzerindeki etkisi yarı deneysel araştırma yöntemi ile incelenmiştir. Çalışmaya 4 yaşını doldurmuş 173 öğrenci katılmıştır (83 deney grubu, 90 kontrol grubu). Araştırmacı tarafından geliştirilen BMP 54 etkinlikten oluşmaktadır ve deney grubuna 9 hafta boyunca uygulanmıştır. Bu uygulamanın öncesinde ve sonrasında hem deney hem de kontrol grubuna d-ASİS ve RPM uygulanmış ve sonuçlar çalışma kapsamında analiz edilmiştir. Deney ve kontrol grubunun zekâ puanlarındaki artış MANOVA ile incelenmiştir. Yapılan analizlerde hem d-ASİS hem de RPM toplam test erişi puanlarında (son test-ön test) deney grubunun zekâ puanlarının kontrol göre istatistiksel olarak daha fazla arttığı görülmüştür. Çalışma kapsamında BMP sonrası özel yetenek tanı alma oranlarına bakılmıştır. Yapılan oran analizi sonunda deney grubun son test puanlarına göre tanı alanların oranı kontrol grubundakilere göre istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde yüksek çıkmıştır. Bu bağlamda BMP'nin özel yeteneklileri tanılama sürecinde yetenek kaybını azaltacağı ortaya konmuştur. Yapılan çalışmada BMP sürecinden ortalama altında ve ortalama üstünde kalan gruplardan hangisinin daha fazla kazanç sağladığı analiz edilmiştir. Yapılan analizlerde alt grubun gelişimi daha fazla olsa da üst grup hala diğer gruba göre istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde yüksek puan almaya devam etmektedir.
Özel yetenekli öğrencilerde beklenenden düşük başarı görülmesinin nedenleri: Durum çalışması
Gerçekleştirilen bu araştırmada özel yetenekli öğrencilerin neden beklenenden düşük başarı gösterdiklerinin olası nedenleri araştırılmıştır. Gerçekleştirilen araştırma iç içe geçmiş çoklu durum araştırması olarak desenlenmiştir. Bunun için İstanbul'da özel bir eğitim kurumunun üç farklı kampüsünde 4. sınıfa devam eden özel yetenek tanısı 4 erkek ve 1 kız öğrenci ile durum çalışması gerçekleştirilmiştir. Ayrıca öğrencilerin anne, baba ve Türkçe ve matematik öğretmenleri de araştırmaya dâhil edilmiştir. Böylece 5 öğrenci, 9 ebeveyn ve 6 öğretmen olmak üzere 20 katılımcıdan veri toplanmıştır. Araştırmanın gerçekleştirildiği kurum özel yetenekli öğrencilere homojen bir sınıfta eğitim vermektedir. Ayrıca özel yetenekli öğrenciler için hızlandırma ve zenginleştirme uygulanarak farklılaştırılan bir öğretim programı uygulanmaktadır. Katılımcılardan elde edilen veriler doküman inceleme, gözlem ve yarı yapılandırılmış görüşmeler ile elde edilmiştir. Araştırmanın sonucunda bireysel nedenler arasında düşük benlik algısı, zayıf öz düzenleme becerileri ve düşük motivasyon öne çıkan nedenlerdir. Aile kaynaklı nedenler arasında ailenin düşük ya da yüksek akademik beklentisi, mükemmeliyetçi tutumu ve uygun şekilde eğitime katılım göstermemeleri öne çıkmaktadır. Okul kaynaklı nedenler ise rekabetçi sınıf ortamı, farklılaştırmanın yeterli olmaması ve olumsuz öğrenci-öğretmen etkileşimi olarak belirtilebilir. Ancak katılımcılarda BDB'nin nedenleri ortak gibi görünse de bireysel bağlamda incelendiğinde etkileşimlerin farklı şekilde olduğu belirlenmiştir. BDB gösteren özel yetenekli öğrencilere müdahalede bulunurken bireysel olarak çalışma yapılması yararlı sonuçlar oluşturabilir.
Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu ve özel öğrenme güçlüğü olan bireylerin bilişsel profillerinin Anadolu-Sak Zeka Ölçeği ile incelenmesi
Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) ve Özel Öğrenme Güçlüğü (ÖÖG) çocukluk çağında en sık görülen nöropsikiyatrik bozukluklardandır. DEHB ve ÖÖG'nin tanılanmasında birçok ölçek kullanıldığı gibi zeka ölçekleri de yaygın olarak kullanılmaktadır. Zeka ölçeklerinin DEHB ve ÖÖG'nin tanılanmasında yordayıcılığının belirlenmesi için önceden tanı almış bireylerin zeka ölçeklerinde ortaya koydukları bilişsel profiller incelenmektedir. Anadolu Sak Zeka Ölçeği (ASİS), 2017 yılı itibariyle Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) bünyesinde yer alan Rehberlik ve Araştırma Merkezleri'nde (RAM) uygulanmaya başlanmıştır. Bu araştırmada DEHB tanısı almış bireylerle, ÖÖG tanısı almış bireylerin ASİS'te gösterdikleri bilişsel profillerin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma kapsamında önceden DEHB tanısı almış 102 bireye ve ÖÖG tanısı almış 100 bireye ASİS uygulanmıştır. Elde edilen bulgular ASİS norm grubu değerleriyle karşılaştırılarak ortaya çıkan verilerin analizi yapılmıştır. Bulgular incelendiğinde, DEHB'li ve ÖÖG'li grubun ASİS endeks ve alt testlerinin tamamında norm grubu ortalamasından anlamlı derecede düşük performans gösterdikleri ortaya çıkmıştır. Endeksler incelendiğinde her iki grubun Bellek Kapasite Endeksi (BKE) ortalamasının, Sözel Potansiyel Endeks (SPE) ve Görsel Potansiyel Endeksi (GPE) ortalamasından anlamlı derecede düşük düzeyde çıktığı görülmektedir. SPE ve GPE ortalaması ise her iki grupta da farklılaşmamaktadır. Alt testler incelendiğinde her iki grubun Görsel Ardıl İşlemler (GAB) alt testinde ve Sözcükler Anlamlar (SAN) alt testinde diğer alt testlerden anlamlı derecede düşük performans gösterdikleri bulgusuna ulaşılmıştır. Sonuçlar ASİS'in DEHB ve ÖÖG'nin tanılanmasında ayırt edicilik sunabileceğini göstermektedir.
Yaratıcılığı puanlama endekslerinin yordama gücünün karşılaştırılması üzerine bir araştırma: Bilimsel yaratıcılık örneği
Yaratıcılık ölçümlerinde kriter belirleme sorunu ön plana çıkmaktadır. Farklı yaratıcılık kriterlerinin karşılaştırıldığı deneysel çalışmaların ise sınırlı sayıda olduğu dikkat çekmektedir. Yaratıcılık ölçümlerinde kriter probleminin giderilmesinde ise alana özgü yaratıcı ürün ölçümüne dayanan Konsensüs Değerlendirme Tekniği'nin (KDT) kullanıldığı belirtilmektedir. Ne varki edebiyat ve sanat alanlarında kullanılan KDT tekniğinin bilimsel yaratıcılık değerlendirilmelerinde sınırlı sayıda kullanıldığı görülmektedir. Bu bağlamda bu araştırmada bilimsel bir yaratıcılık testi olan Bilimsel Üretkenlik Testi'nden (BÜT) elde edilen akıcılık, esneklik, bileşik yaratıcılık endekslerine ek olarak KDT ölçümü ile elde edilen uygunluk ve yaratıcılık endekslerinin birbirleriyle karşılaştırılması ve en iyi yordayan yaratıcılık endeksinin ortaya konması amaçlanmaktadır. Araştırmada 2013-2018 yılları arasında Üstün Yetenekliler Eğitim Programı (ÜYEP) tanılama sürecine katılan 3.200 öğrencinin BÜT verileri kullanılmıştır. Araştırmaya öğrencilerin verdikleri doğru yanıtları puanlamada alanında uzman 14 fen bilgisi, 4 fizik, 4 kimya ve 4 biyoloji öğretmeni katılmıştır. Araştırma bulgularına göre uygunluk endeks sonuçları, uzman yaratıcılık endeks sonuçlarına göre daha yüksektir. Endeksler arasında yapılan korelasyon ve regresyon analizleri sonucunda ise toplamsal olarak belirlenen uygunluk ve orijinallik endekslerinin yaratıcılığı %59 düzeyinde yordadığına ilişkin sonuçlar elde edilmiştir.
Ortaokul öğrencilerinde ASİS ile ölçülen zeka ve mizah üretme yeteneği ilişkisi
Bu çalışmada mizah üretme yeteneği ile genel zekâ arasındaki ilişki araştırılmıştır. Araştırma Eskişehir ilindeki bir devlet okulunda 7. sınıfta öğrenim gören 166 öğrenci ve ÜYEP'te (Üstün Yetenekliler Eğitim Programları) 6. ve 7. sınıfa devam eden 51 öğrenci olmak üzere toplam 217 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Öğrencilerin zekâ düzeyleri ASİS (Anadolu-Sak Zekâ Ölçeği) kullanılarak belirlenmiştir. Mizah üretme yeteneği MYDF (Mizah Yeteneği Değerlendirme Formu) ile ölçülmüştür. Form 10 maddeden oluşmaktadır. Form uygulamasında katılımcılardan boş bırakılan balonlara, komik olduğunu düşündükleri diyaloglar yazmaları istenmektedir. Karikatür ya da mizah alanında çalışan uzmanlar, öğrencilerin yanıtlarını değerlendirmiştir. Analiz sonucunda mizah üretme yeteneği ile zekâ düzeyi arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Zekâ ile mizah üretme yeteneği arasındaki ilişki Pearson korelasyon analizi ile test edilmiştir. Analiz sonucunda mizah yeteneği ile genel zekâ, kristalize zekâ, bellek kapasitesi ve akıcı zekâ arasında pozitif ve anlamlı bir ilişki bulunmuştur (rGIQ= .819; rSPE= .756; rBKE= .730; rGPE= .733, p< .01). Genel zekâ ve bileşenlerinden mizahı en iyi biçimde yordayan değişkeni belirlemek amacıyla çoklu doğrusal regresyon analizi yapılmıştır. Analizin sonunda her bir değişkenin mizah üretme yeteneğini yordama düzeyinin anlamlı olduğu sonucuna ulaşılmıştır (p <0,001). Yordayıcı değişkenlerin mizah yeteneği puanı üzerindeki göreli önem sırası ise; SPE (β = 0,377), BKE (β= 0,263) ve GPE (β= 0,26) şeklindedir. Son olarak genel zekâ düzeyinde mizah üretme yeteneği için eşik bir zekâ değerinin varlığı araştırılmıştır. Zekâ ile mizah yeteneği arasında eşik bir değer bulunmamıştır. Sonuç olarak genel zekâ ve mizah üretme yeteneği arasında yüksek ve doğrusal bir ilişki olduğu görülmüştür.
Zorbalığa maruz kalan özel yetenekli öğrencilerin zorbalık algıları
Zorbalık, neden ve sonuçları itibariyle bireyler üzerinde ciddi etkileri olan evrensel bir olgudur. Alana yönelik çalışmalar incelendiğinde, birçok kişinin zorba, mağdur ya da izleyici rolüyle zorbalığa dâhil olduğu görülmektedir. Mağdur rolündeki bireyler sahip oldukları kişisel özellikler ve bireysel farklılıklar gibi nedenlerle zorbalığa maruz kalabilmektedir. Bu nedenler; bireyin yaşı, cinsiyeti, fiziksel özelliği, akademik başarısı, zekâ seviyesi olarak sınıflandırılabilmektedir. Bireysel özellikleri nedeniyle zorbalığa maruz kalan bireylerden bazıları da özel yeteneklilerdir. Zorbalığa yönelik yapılan çalışmaların bu bireylerde genellikle mağdur, zorba ve izleyici olma durumunu belirledikleri görülmektedir. Ancak bu durumu derinlemesine inceleyen sınırlı sayıda çalışma bulunmaktadır. Bu nedenle, çalışmada özel yetenekli öğrencilerin zorbalığı nasıl algıladıkları, maruz kalma nedenleri ve zorbalıkla nasıl baş ettikleri araştırılmıştır. Bu amaçla, 2017-2018 eğitim öğretim yılında, Eskişehir'de "Üstün Yetenekliler Eğitim Programları (ÜYEP)" ve "Emine-Emir Şahbaz Bilim ve Sanat Merkezi'nde (BİLSEM) eğitim gören 6, 7 ve 8. sınıf öğrencilerine "Akran Zorbalığı Belirleme Ölçeği-Ergen Formu" uygulanarak zorbalığa maruz kalma düzeyi en yüksek olan 11 öğrenci belirlenmiştir. Fenomenolojik araştırma deseni kapsamında 11 katılımcı ve rehber öğretmenleriyle görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Görüşmelerden elde edilen verilerin analizi sonrasında beş temel bulguya ulaşılmıştır. Araştırma doğrultusunda katılımcıların zorbalığı deneyimleri doğrultusunda değerlendirdikleri ve okullarında sık sık zorbalığa maruz kaldıkları, kendilerine yapılan davranışları yanlış tanımlayabildikleri, zorbalığa maruz kalmalarındaki temel nedenin kıskanılmaları oldukları, üstün yetenekliler eğitim programlarında zorbalığa maruz kalmadıkları ve zorbalıkla baş etmede yetersiz kaldıkları bulunmuştur.
Ortaokul öğrencilerinin yaratıcılığını ölçmeye yönelik matematiksel üretkenlik testinin geliştirilmesi
Bu çalışmada matematikte yaratıcı olan öğrencileri tanılamak amacıyla matematik alanına özgü bir yaratıcılık ölçeği geliştirmek ve ölçeğin psikometrik özelliklerini ortaya koymak hedeflenmiştir. Çalışma, 2015-2018 yıllarında Eskişehir ili Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı altı ortaokulda ve Üstün Yetenekliler Eğitimi Araştırma ve Uygulama Merkezi'nde (ÜYEP) 5., 6., 7. ve 8. sınıf düzeyindeki 1129 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Matematiksel Üretkenlik Testi (MÜT) problem oluşturma, varsayım oluşturma ve kanıtlama alt ölçeklerinden oluşmaktadır. MÜT'ün her bir alt ölçeğinde 2 adet madde yer almaktadır. MÜT'ten üç türde (akıcılık, esneklik ve yaratıcılık bölümü) yaratıcılık puanı elde edilmektedir. Yapı geçerliği testi için yapılan AFA, %63,36'lık varyansa sahip 3 faktörlü bir yapı (problem oluşturma, varsayım oluşturma ve kanıtlama) önermiş, DFA ise kuramsal modeli doğrulamış ve uyum endeksleri "mükemmel uyum" göstermiştir. Ölçüt geçerliğini test etmek amacıyla yapılan bağımsız gruplar için tek yönlü ANOVA sonunda sınıf düzeyleri arasında anlamlı farklılık bulunmuş F(3,876)=9.820,…,48.452, p<.001 ve Pearson korelasyon katsayıları, MÜT puanlarının matematik dersi karne notları ile korelasyonunun yüksek olduğunu göstermiştir rtop. akıcılık.=.504, rtop. esneklik=.554, rtop. yaratıcılık bölümü=.550; p<.001. Ölçeğin içtutarlık güvenirlik değerlerinin α_(akı.)=.831; α_(esn.)=.780; α_(y.böl.)=.852 olduğu ve okuyuculararası güvenirlik (ICC) değerlerinin 〖ICC〗_(akı.)=.991; 〖ICC〗_(esn.)=.981; 〖ICC〗_(y.böl.)=.988 olduğu bulunmuştur. Anahtar Sözcükler: Matematiksel yaratıcılık, Matematiksel yaratıcılığın ölçümü, Problem oluşturma, Varsayım oluşturma, Kanıtlama.
Özel yetenekli ergenlerin yalnızlık deneyimleri
Bu fenomenolojik araştırmada amaç, ortaokula devam eden özel yetenekli ergenlerin yalnızlığı nasıl algıladıklarını, yalnız kalma nedenlerini, yalnızlığın yaşamlarındaki etkilerini, yalnızlıkla baş etme davranışlarını ve özel yetenek olgusunun yalnızlıkla ilişkisini keşfetmektir. Amaç doğrultusunda 6-8. sınıf Üstün Yetenekliler Eğitim Programları (ÜYEP) öğrencilerine 'Çocuklar için Yalnızlık Ölçeği' (5-8. sınıf formu) uygulanmış, yalnızlık düzeyi yüksek bulunan 5 katılımcı belirlenmiştir. Her katılımcı ile yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmış; katılımcıların günlük tutmaları, yalnızlıkla ilgili bir kompozisyon ve hikâye yazmaları, resim çizmeleri istenmiştir. Elde edilen veriler üzerine yapılan fenomenolojik analiz sonucunda beş temel bulguya ulaşılmıştır. Katılımcıların yalnızlığı en fazla dışlanma kavramı ile ilişkilendirdikleri; başlangıçta yalnız bırakılan katılımcıların daha sonra yalnızlığı kendilerinin tercih ettikleri; farklı algılandıkları, kıskanıldıkları ve kendilerinden kaynaklanan sorunların farkında olmamaları nedeni ile yalnız bırakıldıkları; yalnızlıkla baş etme durumlarının yalnızlık algılarıyla ilişkili olduğu ve son olarak kendileri ile benzer özelliklere sahip bireylerle bir arada bulundukları ortamlarda kendilerini yalnız hissetmedikleri bulunmuştur. Anahtar Sözcükler: Özel yetenekli ergenler, Yalnızlık, Yalnızlık algısı, Yalnızlık nedenleri, Yalnızlıkla baş etme.
Anadolu-Sak Zekâ Ölçeği'nin (ASİS) hıza dayalı sözel muhakeme alt testi ile algı hızı testleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmanın temel amacı Anadolu-Sak Zekâ Ölçeği'nin sözel muhakeme (SAM) alt testini hıza dayalı uygulayarak Bilişsel Değerlendirme Sistemi 2 zekâ ölçeğinin planlanmış kodlar, planlanmış sayı eşleme, sayı bulma ve algısal dikkat ile Reynolds Bilişsel Değerlendirme Ölçeği-2'nin hıza dayalı isimlendirme ve hıza dayalı resim arama alt testleri ile ölçülen algı hızı arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırmanın ikincil amacı ASİS hıza dayalı SAM'ın güvenirliğini, madde-toplam korelasyonlarını ve ASİS'in endeks puanlarıyla ilişkisini incelemektir. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu 6-7 yaş düzeyinde 211 öğrenciden oluşmuştur. Verilerin analizinde değişkenler arasındaki ilişki için Pearson korelasyon analizi, iç tutarlık için Cronbach Alfa, madde-toplam korelasyonlarının farklılaşıp farklılaşmadığını tespit etmek için aynı örneklem gruplarında uygulanan p ve Z dönüşümleri kullanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre hıza dayalı SAM ile dış ölçütler arasında küçük ilişki bulunmuştur. Hıza dayalı SAM'ın güvenirliğinin yüksek, ASİS'in bellek kapasitesi endeksi ile orta, görsel potansiyel endeksi ile olan ilişkisinin ise küçük düzeyde olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Sonuç olarak hıza dayalı SAM ile dış ölçüt olarak kullanılan hız testleri arasında zayıf ilişkinin olması, muhakeme hızı ile algı hızının farklılaştığını ve araştırmanın alanyazında hıza dayalı testlerle yapılan araştırmalarla tutarlı olduğunu göstermektedir.
Anadolu Sak Zekâ Ölçeği'nin görsel ardıl işleyen bellek alt testinin çoktan seçmeli ve performans temelli ölçümlerinin karşılaştırılması
Araştırmanın amacı, ASİS zekâ ölçeğinin Görsel Ardıl İşleyen Bellek (GAB) alt testinin çoktan seçmeli ve performans temelli ölçümleri arasındaki ilişkiyi ve her iki formun psikometrik özelliklerini incelemektir. Bu amaç doğrultusunda, ASİS Görsel Ardıl İşleyen Bellek alt testinin çoktan seçmeli asıl formda yer alan maddeler kullanılarak performans temelli form oluşturulmuştur. Çalışmanın katılımcıları, Eskişehir il merkezindeki bir ilköğretim okulunda birinci ve ikinci sınıfa devam eden toplam 228 öğrenciden oluşmaktadır. Veriler, okul ders saatleri içerisinde ASİS zekâ ölçeğinin ve GAB performans temelli formunun öğrencilere bireysel olarak uygulanmasıyla elde edilmiştir. Araştırmanın bulguları, GAB alt testinin çoktan seçmeli ve performans temelli ölçümlerine ait güvenirlik katsayıları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğunu ortaya koymuştur. Ayrıca GAB alt testinin performans temelli ölçümü ASİS zekâ ölçeğinde yer alan diğer 5 alt test ile çoktan seçmeli ölçüme oranla daha yüksek bir ilişkiye sahiptir. Bulgular, performans temelli GAB'ın psikometrik özelliklerinin daha güçlü olduğunu göstermektedir.
Büyük balık küçük gölet etkisi hipotezinin liselerde incelenmesi
Bu çalışmada, öğrencilerin akademik benlik algısının farklı başarı düzeyindeki liselere göre karşılaştırılması yapılmış, Büyük Balık Küçük Gölet Etkisi (BBKGE) adı verilen ve okulun ortalama başarı düzeyinin, akademik benlik algısına negatif etkisi olduğunu öne süren hipotez test edilmiştir. Çalışmanın örneklemini Türkiye'yi temsil eden ve rassal olarak atanan 12 ildeki farklı başarı düzeyindeki okulların 9. ve 10. sınıf öğrencileri oluşturmuştur. Çalışmada 4273 öğrenciden veri toplanmıştır. Araştırmada Türkçe'ye uyarlanan Akademik Benlik Algısı Ölçeği-II (Marsh, 1990) veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde varyans analizleri, t testleri, korelasyon analizleri, çoklu doğrusal regresyon analizleri ve hiyerarşik regresyon analizleri kullanılmıştır. Çalışmanın sonuçları, genel akademik benlik algısının ve alt boyutlarının yüksek başarı düzeyindeki okul öğrencilerinde daha yüksek olduğunu göstermiştir. Bireysel başarı kontrol edildiğinde okul genel not ortalamasının akademik benlik algısına negatif katkısı bulunmuş ve BBKGE'ye destek elde edilmiştir. Ancak yüksek başarı düzeyindeki okullarda bireysel başarı kontrol edildiğinde, okulun ortalama TEOG puanının akademik benlik algısına pozitif katkısı olması BBKGE hipoteziyle ters düşmektedir. Dolayısıyla bu çalışmada hem asimilasyon hem zıtlık etkisi birlikte görülmüştür.
Çocuklar için animasyonlu bilimsel yaratıcılık testinin geliştirilmesi
Bu çalışmada anasınıfı, birinci ve ikinci sınıf öğrencilerinin bilimsel yaratıcılığını ölçmeye yönelik Çocuklar için Animasyonlu Bilimsel Yaratıcılık Testi (ÇABİYAT) geliştirilmiş ve testin psikometrik özellikleri incelenmiştir. ÇABİYAT'ın teorik alt yapısını Bilimsel Keşfin İkili Arama Modeli oluşturmaktadır. Testin deney tasarlama ve hipotez geliştirme alt testlerinde üçer açık uçlu madde yer almaktadır. Maddeler öğrencilere bireysel olarak animasyonla sunulmakta ve öğrencilerin yanıtları sözel olarak alınmaktadır. Testten akıcılık, esneklik, orijinallik ve yaratıcılık bölümü puanları elde edilmektedir. Araştırmanın katılımcılarını 801 öğrenci oluşturmaktadır. Yapı geçerliğini incelemek için yapılan açımlayıcı faktör analizi %70.68'lik varyansa sahip iki faktörlü bir yapı önermiştir. Doğrulayıcı faktör analizi teorik yapıyı doğrulamış ve uyum endeksleri "mükemmel uyum" göstermiştir. Deney tasarlama ve hipotez geliştirme alt testleri için AVE değerleri sırasıyla .635, .672, CR değerleri ise sırasıyla .839, .862 olarak hesaplanmıştır. AVE değerlerinin karekökünün faktörler arası korelasyon katsayısından büyük olduğu görülmüştür. Bulgular testin yapı geçerliliğinin iyi düzeyde olduğunu göstermektedir. ÇABİYAT'ın gelişimsel geçerliğini incelemek için farklı sınıf düzeylerindeki öğrencilerin puanları karşılaştırılmış ve testten elde edilen puanların tamamında üst sınıfların lehine anlamlı farklılıklar bulunmuştur. ÇABİYAT puanları ile SAGES 2 puanı arasında yüksek düzeyde ilişki olması testin ölçüt geçerliğinin yeterli düzeyde olduğunu göstermiştir. Testin iç tutarlılık değerlerinin yüksek (αakıcılık=.88; αesneklik=.85, αorijinallik=.81, αy.bölümü=.88), puanlayıcılar arası güvenirliğin ise mükemmel düzeyde olması (ICC =.98) ölçeğin güvenilir olduğunu ortaya koymuştur. Anahtar Sözcükler: Fen bilimlerinde bilimsel yaratıcılık, Bilimsel yaratıcılığın ölçümü, Animasyon, Deney tasarlama, Hipotez geliştirme
Üstün Yetenekliler Eğitim Programları Değerlendirmeleri Öğrenci Formunun (ÜYEP-DÖF) revize edilmesi ve psikometrik özelliklerinin araştırılması
Bu araştırmada Üstün Yetenekliler Eğitim Programları Değerlendirmeleri Öğrenci Formu (ÜYEP-DÖF) revize edilmiş ve ölçeğin psikometrik özellikleri araştırılmıştır. Türkiye genelinde BİLSEM'lerdeki öğrenci yoğunluğu dikkate alınarak 7 farklı şehirden 9 farklı BİLSEM araştırma grubuna dâhil edilmiştir. Bu merkezlerde 6, 7 ve 8. sınıf düzeyindeki 319 katılımcıdan elde edilen veriler değerlendirilmiştir. Araştırmada revize edilen ÜYEP-DÖF; Üstün Yetenekliler Eğitim Programları'nda (ÜYEP) kullanılan bir ölçektir. ÜYEP'e devam eden 6, 7 ve 8. sınıf öğrencilerinin program hakkındaki görüşlerini ve memnuniyet düzeylerini belirlemek amacıyla kullanılmaktadır (Sak, 2011a, 2013). Ölçeğin revize edilmesinde; Amerika Birleşik Devletleri Üstün Yetenekli Çocuklar Ulusal Birliği (NAGC, 2010) tarafından geliştirilen üstün yetenekli öğrencilerin eğitim programı standartları, Maker Modeli'nin program boyutlarındaki farklılaştırmaları ve VanTassel-Baska'nın Entegre Müfredat Modeli'nden yararlanılmıştır. Bu modeller ve standartlarla birlikte 5 boyut altında toplanan ölçek için 58 madde belirlenmiştir. Uzman görüşleri ve pilot uygulamalar doğrultusunda ölçeğe "amaçlar" boyutu eklenmiştir. Boyutlar; amaçlar, içerik, süreç, ürün/değerlendirme, öğrenme ortamı, öğretmen biçiminde düzenlenmiştir. Yapı geçerliği çalışması kapsamında, açımlayıcı faktör analizi gerçekleştirilmiştir. Faktör belirleme yöntemi olarak temel bileşenler analizi (PCA-Principal components analysis) kullanılmıştır. Önce, ölçek maddelerinin iç tutarlığı incelenmiş ve Cronbach Alpha değeri 0,96 olarak hesaplanmıştır. Faktör analizi sonuçlarına göre altı maddenin çıkarılmasından sonra ise iç tutarlılık katsayısı 0,97 olarak bulunmuştur. 55 madde ile yapılan analiz sonucunda, öz değeri 1'in üzerinde olan 13 bileşen (faktör) olduğu görülmüştür. Bu bileşenlerin toplam varyansa katkısı % 63,519 olarak hesaplanmıştır. Ancak birinci faktörün tek başına varyansa %33,364 oranında katkı sağladığı görülmüştür. Bunun yanı sıra maddelerin büyük bölümünün ilk faktör altında kabul edilebilir yüklere sahip olmaları, ölçeğin yapısını tek faktöre zorlamıştır. Alanyazın doğrultusunda örneklem büyüklüğü de dikkate alınarak, birinci faktör üzerindeki faktör yükleri 0,40'ın altında olan maddeler ölçekten çıkarılmıştır. Toplam madde sayısı 55 olarak uygulanan form, analiz sonrasında 49 maddeye indirilmiştir. Maddeler ölçekten çıkarıldıktan sonra yeniden temel bileşenler analizi gerçekleştirilmiş ve maddeler tek faktör altında toplanmıştır. Tek faktör 17,945'lik bir öz değere sahip olup toplam varyansın %36,622'sini açıklamıştır. ÜYEP-DÖF'ün iç tutarlılık değeri mükemmel düzeyde bulunmuştur. Ancak faktör analizi, başlangıçta önerilen kuramsal yapıyı desteklememiştir. Faktör yüklerinin ölçeği tek faktörlü bir yapıya zorladığı görülmüştür. Analizler sonucunda ölçekte beklenen 6 boyutlu bir yapı yerine tek boyutlu bir yapıyla karşılaşılması, araştırma için hedeflenmeyen bir sonuç olmuştur. Belirlenen maddelerin ölçekten çıkarılmasıyla 49 maddeden oluşan bütüncül bir ölçek elde edilmiştir. Elde edilen ölçek için; herhangi bir sayıda boyutlandırmaya zorlanamayan, tek başlık altında toplanabilen ve üstün yetenekli öğrencilere yönelik eğitim programının öğrenci tarafından değerlendirilmesi amacıyla kullanılabilecek bir yapıda olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır. Anahtar Sözcükler: eğitim programları, öğrenci değerlendirme formu, programdeğerlendirme, üstün yetenekliler