Theses supervised by Yrd. Doç. Dr. Sefer Gümüş

64 theses · İstanbul Beykent University

Master'sOpen AccessTR

Sağlık sektörü hizmetlerinin sunumunda eksik rekabet koşulları

Değişen ve gelişen dünyada kurulu pazar olan rekabetin, ülkemizdeki durumunu sağlık sektörü açısından, bu hizmeti alan hastaların memnuniyet derecesini inceleyip ve Türkiye'de sağlık hizmetlerinin sunumunda görülen aksaklıkları, günümüz rekabet piyasasında daha olumlu ve ılımlı hale getirerek, sağlık sektörü hizmetini alanlara kaliteli hizmet sunumunu sağlamak ve yönetim sistemlerinin de özünü oluşturan kaliteli hizmet sunumunu nihai hedef olarak belirlemek sağlık hizmetlerinin temel amacıdır. Bu çalışmada, sağlık sektörü hizmetlerinin sunumunda eksik rekabet koşulları üzerinde durulmuş ve çalışmanın amacı olarak; Sunulan hizmet koşullarını, hastaların aldığı ve algıladığı sağlık hizmeti açısından değerlendirerek, sağlıkta rekabeti ve rekabette eksiklik oluşturabilecek faktörleri belirlemek ve aynı zamanda bu bulguların sağlık sektörü açısından etkisini ve önemini göstermektir. Araştırma kapsamında öncelikle literatür taraması yapılarak, sağlık sektörü ve rekabet kavramı ortaya konulmuştur. Araştırmada anketle veri toplama yöntemi tercih edilmiş olup,anket çalışması, İstanbul ilinde büyük ölçekte hizmet sunan bir hastanede, 200 yatan hasta üzerinde uygulanmıştır. Anket yoluyla elde edilen cevaplarla veri tabanı oluşturulmuş ve veriler tanımlayıcı istatistikler, t-testi, tek yönlü varyans analizi ve scheffe testi ile analiz edilmiştir. Hastaların sosyo-demografik özellikleriyle, sunulan hizmetten beklenti ve algılama dereceleri üzerinde durulmuş, sunulan hizmetlerin eksik rekabet koşullarıyla değerlendirilmesi arasında anlamlı ilişkinin olup olmadığı tespit edilmiştir. Araştırma sonuçları genel olarak değerlendirildiğinde, Sağlık Sektörünün Eksik Rekabet Koşullarının hâkim olduğu bir sektör yapısına sahip olduğu görülmektedir. Sağlık sektörü hizmetlerinin sunumunda, mevcut koşulların yeterli ve beklentileri karşılayan düzeyde olan hizmet uygulamalarında, anketi cevaplayan hastaların yüksek düzeyde memnuniyet duydukları belirlenmiştir. Sağlık hizmetlerinde yeterli düzeyde kullanılabilir ve uygulanabilir şartlara sahip olmayan hastaneler için eksik rekabet koşullarının mevcut olduğu görülmüştür. Fiziki şartların yetersizliği, donanımsal ve teknolojik yapı, personel sayısı ve niteliğindeki eksiklikler gibi nedenlerin eksik rekabet koşullarına yol açtığı tespit edilmiştir. Sonuç olarak Sağlık kurumları yöneticilerinin hizmet sunumunda rekabet stratejilerini geliştirirken izleyebileceği yol ve yöntemler anlatılmıştır. Anahtar Kelimeler : Sağlık Sektörü, Sağlık Hizmetlerinin Sunumu, Sağlık Hizmetlerinde Pazarlama, Sağlık Hizmetlerinde Rekabet

Eksik rekabetHizmet sunmaRekabet+2
Leman Şahar
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Hastanelerde toplam kalite yönetimi ve Mardin Devlet Hastanesi uygulaması

Yirmi birinci yüzyılda özellikle Türkiye'de sağlık sektörü hızlı bir değişim yaşamaktadır. Sağlık hizmeti veren tüm kurumların daha iyi hizmet verebilmek için kendilerini yenilemesi ve hasta memnuniyetine önem vermesi gerekir. Bu da ancak hizmet kalitesiyle mümkündür. Bu çalışmada özellikle toplam kalite yönetimi uygulamaları sırasında karşılaşılan engeller tespit edilmiştir. Sağlık sektöründe ve özellikle hastanelerde hizmet ve hizmetin kalitesi en üst seviyeye çıkarılmalıdır. Sonuçta çalışanlar için gerekli motivasyonlar sağlanmadıkça başarı mümkün değildir. Tezin sonunda anketle Mardin Devlet Hastanesi'ndeki sağlık hizmetlerinin ne ölçüde yeterli olduğu incelenmiştir. Ayrıca hangi alanlarda sorunlarla karşılaştıkları tespit edilmiştir. Buna göre, hasta memnuniyetini olumsuz etkileyen nedenlerin ortadan kaldırılması için nelerin yapılması gerektiği anlatılmıştır. Ayrıca Mardin Devlet Hastanesi'nde toplam kalite yönetimi için gerekli çalışmalar yapılmış fakat bugüne kadar gerekli başarı sağlanamamıştır. Bununla ilgili çözüm önerileri açıklanmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler : Kalite, Toplam Kalite Yönetimi, Hastanelerde Toplam Kalite Yönetimi, Hastane Kavramı

HastanelerKalite yönetimiMardin+2
Fatma Yağmurcu
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Marka sadakatinin tekrar satın alma niyetine etkisi: Bir GSM firmasında Kocaeli ili örneği

Dünyada yaşanan teknolojik değişim ve ilerlemeler ile birlikte mobil iletişim günümüzdeki en büyük sektörlerden biri haline gelmiştir. İletişim sektöründe yaşanan gelişmeler, GSM operatörleri arasındaki rekabeti kaçınılmaz hale getirmiştir. GSM sektöründe faaliyet gösteren operatörler için, sahip oldukları müşterileri ellerinde tutmaları ve müşterilerin de marka sadakati oluşturmaları son derece önemli bir boyut kazanmıştır. Anahtar Kelimeler : Marka Sadakati, Satın Alma Davranışları, GSM

GSM operatörleriGSM sektörüKocaeli+7
Tuğba Uzunkaya
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'nin dış ticaretinin analizi ve Orta Doğu ülkeleriyle ticaretimiz

Ülkelerin bulundukları coğrafya özelliklerinden ya da üretim şekillerindeki farklılıklardan dolayı ülkeler arasında farklı mal ve hizmetlerin üretilebilmesi söz konusu olmaktadır. Bu farklı mal ve hizmetler ülkeler arasında satılarak dış ticarete şekil vermektedir. Ortadoğu bölgesi bulunduğu coğrafi konum ve sahip olduğu petrol ve doğal gibi kaynaklar açısından ticarette son derece önemli bir konumda bulunmaktadır. Bu açından Türkiye'nin Ortadoğu bölgesine yakınlığı dış ticaret ilişkileri açısından son derece önemli olmaktadır. Ortadoğu ülkeleriyle yapılan dış ticaretin Türkiye'ye önemli bir kazanç sağlayacağı açıktır. Bu çalışma kapsamında Ortadoğu ülkeleri ile Türkiye arasındaki dış ticaret ortaya konulmaya çalışılmıştır. Bu amaçla bazı seçilmiş Ortadoğu ülkeleriyle Türkiye arasında olan dış ticaret incelenmiştir. Türkiye ve Ortadoğu arasındaki ekonomik ve siyasi ilişkilerin olumlu yönde gelişmesinde dış ticaret önemli bir faktördür. Ortadoğu ülkelerinin en büyük gelir kaynaklarının ve ihracatlarının petrol olması bununla beraber Türkiye'nin petrol ithalatçısı konumda olması, Türkiye ve Ortadoğu dış ticaret ilişkilerinin gelişmesindeki en önemli faktördür. Ayrıca gelişen Ortadoğu ülkelerinde talebin sürekli olarak artması, Türkiye'nin ihracatı açısından önemlidir. Anahtar Kelimeler : Dış Ticaret, Türkiye, Ortadoğu

Orta Doğu ülkeleriOrtadoğuTicaret+3
Mustafa Buğday
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Kadın hemşirelere uygulanan şiddet faktörleri ve bir araştırma

Şiddet dünya toplumlarının çok önemli sorunudur. Ülkeden ülkeye değişir. Kurum ve kuruluşlarda çok çeşitli şiddet değişkenlerine rastlamak mümkündür. Meslek ve meslek gruplarında şiddetin topluma yansımayanları, çalışma hayatında başarısız çalışmalara ve çok ciddi sorunlara neden olmaktadır. Özellikle sağlık sektöründe, hastanelerde kadın hemşirelerde şiddet, hastalara ve hemşirelere zarar vermektedir. Bu çalışma ile sağlık çalışanlarının maruz kaldığı şiddeti hem kadın hem sağlık çalışanı olması açısından hemşireler arasında belirleyip, ilişkili olduğu düşünülen faktörleri sunarak çözüme katkı sağlamak amaçlanmaktadır. Tez çalışması Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde çalışan kadın hemşirelerden ankete geri dönüş yapan 207 sinin cevaplandırdığı ''Şiddet Olay Formu''ndan elde edilen verilerin İstatistiksel analizlerinin NCSS (Number Cruncher Statistical System) 2007 Statistical Software (Utah, USA) programı kullanılarak yorumlanmasıyla oluşmuştur. Çalışma verileri değerlendirilirken tanımlayıcı istatistiksel metotların (Ortalama, Standart sapma, medyan, sıklık, oran) yanı sıra normal dağılım gösteren değişkenlerin gruplar arası karşılaştırmalarında Student t test kullanılmıştır. Normal dağılım göstermeyen parametrelerin gruplar arası karşılaştırmalarında Mann Whitney U test kullanıldı. Niteliksel verilerin karşılaştırılmasında ise Pearson Ki-Kare testi, Yates Continuity Correction test, Fisher'sExact test ve Fisher –FreemanHalton test kullanıldı. Sonuçlar % 95'lik güven aralığında, anlamlılık p<0.05 düzeyinde değerlendirilmiştir. Araştırmaya katılan hemşirelerin Şiddet Olay Formunda ki yanıtları; yaş, eğitim durumu, medeni durum, çalıştığı birim, meslekte çalışma süresi, haftalık çalışma süresi, çalışma pozisyonu, şiddete maruz kalma durumu sorularıyla gruplandırılıp, ortalamalarının anlamlılıkları karşılaştırılmıştır. Çalışma sonucu hemşirelerin yüzde 77,3'ünün şiddete maruz kaldığı, saldırganın genelde hasta yakını pozisyonunda ve erkek olduğu, saldırının gerçekleşeceğini hemşirenin önceden yüzde 80,2 oranında hissetmediği, saldırının genelde koridorda ve hemşire yalnız değilken gerçekleştiği, saldırı sonucu hemşirelerin yaşadığı ifade ettiği duygunun en sık korku olduğu, olayın polise yüzde 84,1 oranında bildirilmediği sonuçlarına ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler : Hemşire, Kadın, Şiddet, Sağlık, Hastane

HemşirelerHemşirelikKadınlar+3
Döne Günay
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlık sektöründe ameliyathanelerde çalışanların memnuniyetlerinin ölçülmesi

Hasta memnuniyetinin esas alındığı hastanelerde hizmetin kaliteli ve sürdürülebilir olması için çalışan memnuniyetine de önem verilmesi gerekmektedir. Hastanelerde çalışanlar uzun bir zaman diliminde ve stresli bir ortamda görevlerini yerine getirmektedir. Sağlık personelinin en yoğun çalıştığı alanlardan biri ameliyathanelerdir. Ameliyathaneler fiziksel, kimyasal, psikolojik ve biyolojik birçok etkeni içinde barındıran, insan sağlığı ve ergonomisini etkileyen bir çalışma ortamıdır. Çalışmamız tanımlayıcı tipte olup; ameliyathanelerde çalışan doktor, hemşire, anestezi teknisyeni ve ameliyathane personelinin memnun olup-olmama durumunun yedi değişkene göre incelenmiştir. Literatür taramasından sonra 25 soruluk bir anket hazırlanmış ve Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Kağıthane Devlet Hastanesi ameliyathane çalışanlarına uygulanmıştır. Toplam 125 kişi planlanmış, fakat nöbet usulü çalışılması, izinli olunması gibi sebeplerden dolayı 100 kişiye uygulanmıştır.. Verilerin analizinde SPSS 22.O programı kullanılıp, değişkenlerin dağılımı kolmogorow simirow test ile ölçülmüştür. Nicel verilerin analizinde man-whitney u testi, nitel verilerin analizinde ki-kare ve fischer test kullanılmıştır. Çalışmamıza göre çalışanların %75'i ameliyathanede çalışmaktan memnundur. Ameliyathane çalışanlarının havalandırma, araç, gereç ve malzeme sıkıntıları yaşadıkları ve bu durumdan memnun olmadıkları saptandı(p<0,05). Cerrahi alet yaralanması ve ameliyat süresi arasında bağlantı olduğunu çalışanların %75'i kabul etmiş, ameliyathanede çalışmaktan memnun olmayanlarda bu durum olanlara göre anlamlı bulundu(p=0,023). Ameliyathanede çalışmaktan memnun olmayanlarda psikolojik baskı, atık gazlara maruz kalmaya bağlı bulantı, sinirlilik, baş ağrısı, radyasyona bağlı olarak kurumların bu duruma önem göstermediği düşüncesi anlamlı olarak yüksek bulunmuştur(p<0,05). Ameliyathanede çalışmaktan memnun olanlarda ise yönetsel sorunlar ile ilgili sorunları ameliyathanede çalışmaktan memnun olanlardan düşük bulunmuştur(p<0,05).

Ameliyathane teknisyenleriAmeliyathanelerHemşireler+2
Zerrin Özkan
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Özel orta öğretim kurumlarında disiplin ve ödül yönetmeliğinin öğretmen ve öğrenci motivasyonuna etkisi: Bakırköy örneği

Bu çalışma öğretmen ve öğrenciler için uygulanan ödül ve ceza yönetmeliğinin, onların motivasyonları üzerine etkisinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini 50 öğretmen ve 225 öğrenci oluşturmuştur. Araştırma betimsel yöntem ve ilişkisel tarama modeline göre modellenmiştir. Öğretmen ve öğrencilere uygulanan anket yoluyla elde edilen veriler SPSS 16.0 programı yardımıyla analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda uygulanan ödül ve ceza yönetmeliğinin öğretmenlerin ve öğrencilerin motivasyonları üzerine pozitif bir etkisinin olduğu görülmüştür. Yönetmelik hakkında öğretmen görüşlerinin cinsiyete, yaşa, mesleki kıdeme ve branşa göre farklılık göstermediği, öğretmen motivasyonlarının cinsiyet, mesleki kıdeme ve branşa göre farklılık göstermediği gözlenmiştir. Araştırmada öğretmen motivasyonlarının yaşa göre farklılaştığı, 26-35 yaş grubu ile 46 yaş ve üzeri olan öğretmenlerin motivasyonlarının 36-45 yaş grubunda olan öğretmenlere göre daha yüksek olduğu gözlenmiştir. Anahtar Kelimeler : Okul, Disiplin, Motivasyon, İnsan Kaynakları, Ödül, Ceza,Yönetmelik.

DisiplinDisiplin yönetmeliğiLise öğrencileri+7
Berrin Hallaç
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Kariyer engellerinden cam tavan sendromunun kadın yöneticiler açısından incelenmesi ve bir araştırma

Son yıllarda nitelikli kadın işgücünün çalışma yaşamına dâhil olma oranı giderek artmaktadır. Ancak üst düzey yönetim kademelerinde kadınların yeterince yer bulamadıkları, daha çok alt kademe yöneticilik görevlerinde çalıştırıldıkları, Türkiye ve dünyadaki araştırmaların sonuçlarından anlaşılmaktadır. Kadınların kariyer hedeflerine ulaşabilmek için birçok engelle karşılaştıkları bilinmektedir. Ataerkil toplum yapısının kadına ve erkeğe biçtiği roller gereği, toplumlarda güçlü liderlik gerektiren konumlarda kadının yer almasının önüne geçilmektedir. Üst düzey yöneticilik de güçlü liderlik gerektirdiğinden, kadınların sosyal ilişkilere önem vermesi, duygusal olmaları gibi nedenlerle başarılı olamayacaklarına olan inanç, toplumların uzun yıllar genel kabul görmüş yargılarını oluşturmuştur. Günümüzde de üst düzey yöneticiliğin erkeklere atfedilen bir görev olduğu düşüncesinin oldukça yaygın olduğu bilinmektedir. Bu çalışmada cinsiyet ayrımcılığından kaynaklanan, daha çok kadın yöneticilerin kariyer engellerini ifade etmek kullanılan bir kavram olan, cam tavan sendromu incelenmiştir. Çalışmanın uygulama bölümü, İstanbul ilinde kamu iletişim hizmet (PTT) sektöründe çalışan kadın ve erkek yöneticiler üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırma tarama modeli ve nicel bir betimleme çalışmasıdır. Araştırma kapsamında PTT'de çalışan 66 kadın 116 erkek olmak üzere toplam 182 yöneticiye, cam tavan sendromuna ilişkin algılarını ölçmek amacıyla 50 soru yöneltilmiş ve çıkan verilerin analiz edilmesinde SPSS-21 istatistik programı kullanılmıştır. Cam tavan engelleri olarak nitelendirilen "çoklu rol üstlenme, kişisel tercih ve algılar, mesleki ayrım, cinsiyete dayalı kalıp yargılar, kraliçe arı sendromu, örgüt kültürü, resmi olmayan iletişim ağlarına katılamama ve mentor-rol model eksikliği" engellerinin PTT'de çalışan kadın yöneticileri büyük ölçüde etkilediği sonucuna varılmıştır.

Cam tavan sendromuKadın yöneticilerKariyer+1
Reyhan Karaoğlan
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

İşletme büyüklükleri ve tersine lojistik uygulamaları arasındaki ilişkilerin incelenmesi: İstanbul Ticaret Odası'na kayıtlı işletmeler üzerine bir araştırma

Sürdürülebilir kalkınma ile tersine lojistik faaliyetlerinin birbirine zıt olmadığı, birlikte sinerji oluşturarak işletme büyüklüğüne olumlu katkı sağlayacağı hususları anlatılan bu çalışmada, işletmelerin gelişmişlik düzeyi ile tersine lojistik farkındalık düzeyi, uygulama seviyesi, aktivite kalitesi, uygulama yeteneği ve uygulamanın verimlilik düzeyi arasında anlamlı ilişki olduğu ampirik olarak incelenmiştir. Tersine Lojistik unsurunun işletmeler üzerinde ki olumlu, olumsuz etkilerini araştırmak için İstanbul Ticaret Odası'na kayıtlı altmış işletmenin, çoğu likert ölçekli yirmibeş sorulu ankete verdiği cevapların analizinde, tarama ve ilişkisel tarama modeli uygulanılmış, bu modelde alınan cevaplar parametrik olmayan yöntemlerle analiz edilmiştir. Buna göre işletme gelişmişlik düzeyi ile işletme tersine lojistik aktivite kalitesi arasında göreli anlam ilişkisi varken, tersine lojistik farkındalık düzeyi, uygulama seviyesi, uygulama yeteneği ve uygulama verimliliği ile işletme gelişmişliği arasında anlamlı ilişki yoktur. Geleceği kaygı ile izlettiren tabloların önüne geçecek çözümün var olduğunun anlatılması, çözümü uygulayan başarılı işletmelerin ortaya çıkartılması, çözümün hayata geçirilmesinde domino etkisi oluşturularak çözümün genel kabul görülürlüğünün hızlandırması amaçları nedeniyle bu çalışma önem arz etmektedir. Anahtar Kelimeler : Tersine Lojistik, Gelişmişlik Seviyesi, Farkındalık Düzeyi, Aktivite Kalitesi, Uygulama Yeteneği, Uygulama Verimliliği

Aktivite analiziBüyüklükTersine lojistik+2
İbrahim Öztürk
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim okullarında öğretmen algılarına göre yöneticilerin, yöneticilik becerilerinin örgüt iklimine katkısı (İstanbul ili Bahçelievler ilçesi örneği)

Rekabetin gittikçe arttığı dünyamızda eğitimde başarılı olmanın çok iyi örgütlenmiş bir yapıya ihtiyaç duyduğu çok açıktır. Öğrenci merkezli eğitimin öneminin her gün daha çok kabul edildiği zamanımızda, okulların başarılı olmasında nasıl örgütlendikleri çok önemlidir. Okullar bir yandan geleceğe, değişime açık bireyler yetiştirirken, bir yandan da onlara süreklilik taşıyan bir aidiyet/kimlik verme çabası içindedirler. Eğitim ve öğretim faaliyetlerini fiili olarak uygulayan öğretmenlerin de bu örgütlenme içinde kendilerini gerçekleştirmeleri, onların örgüt iklimini nasıl algıladıklarına bağlı gelişir. Bir örgütü diğer örgütlerden ayırt eden üst yapı olarak, örgüt iklimi, içinde olanların bu iklimi algılaması ile yakından ilgilidir. Örgüt ikliminin oluşturulmasında da kuşkusuz idarecilere büyük görevler düşer. Öğretmenlerin kendilerini işlerine adamaları, yaratıcılıklarını kullanmaları, yani kendilerini gerçekleştirmeleri için, çalıştıkları ve yöneticinin büyük katkısının olduğu örgüt ikliminin olumlu olması hayati önem taşır.Bu araştırma ile resmi ilköğretim kurumlarında görev yapan öğretmenlerin, örgüt ikliminde yönetici davranışlarına ilişkin yaklaşımları ve demografik özelliklerine göre bu davranışları algılamalarında bir farklılaşma olup olmadığı araştırılmıştır.Araştırma verileri, İstanbul'un Bahçelievler İlçesinde resmi ilköğretim kurumlarında görev yapan 109 kadın ve 114 erkek öğretmene anket uygulanması sonucu elde edilmiştir. Elde edilen veriler, değişkenlerin normal ve normal olmayan dağılımlarına uygun olarak istatistikî analizlere tabi tutularak raporlaştırılmıştır. Araştırmada, bağımsız gruplar t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve tek yönlü varyans analizinde anlamlı farklılaşma bulunduğu durumlarda post-hoc Scheffe testi uygulanmıştır.Araştırma sonucunda, öğretmenlerin yöneticilerini örgüt iklimine katkıları bakımından farklı algıladıkları görülmüştür. Öğretmenlerin, özellikle cinsiyete, yaşa ve kıdeme bağlı olarak yöneticilerini farklı algıladıkları bulunmuştur. Bu nedenle, okul yöneticilerinin örgüt iklimi oluşturmakta bütüncül bir başarı gösteremedikleri anlaşılmıştır.Anahtar Kelimeler: Örgüt, Örgüt Kültürü, Örgüt İklimi, Yönetim, Yönetici Davranışları

Murat Yıldırım
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Okul yöneticilerinin, okul kültürünün oluşturulması, sürdürülmesi ve değiştirilmesindeki rolü (İstanbul ili Bahçelievler ilçesi örneği)

Kültür; bir toplumun üyelerince paylaşılan anlamların tümüdür. Kültür, birey, grup ya da toplumun düşünce, inanç, duygu, görenek ve alışkanlık gibi zihinsel ve ruhsal niteliklerinden oluşan psikolojik ve toplumsal özelliklerinin bütünüdür. Kurum kültürü, bir grubun elde ettiği ve neticelerinin olumlu olduğu tecrübelerin yeni gelenlere birer sorun çözme yapıtaşı olarak iletildiği hipotezlerdir. Yöneticiler örgüt kültürünün oluşumunda en önemli belirleyicilerden biridir. Okul yöneticisinin kültürel liderliği, okuldaki öğretmen ve öğrencilerin daha uygun bir okul kültüründe çalışmalarına olanak sağlar. Kültürel lider, örgüt kültürünü daha çekici bir kültür haline getirebiliyorsa başarılı bir liderdir. Okul yöneticisi, diğer yönetsel etkinliklerle birlikte okul kültürünü bilinçli ya da bilinçsiz olarak yönetmektedir. Okul kültürünün gücünü ve yönetim süreçleri açısından önemini iyi bilen okul yöneticisi, daha başarılı bir kültür yönetimi sergileyebilir. Yöneticinin okul kültürünün yönetimindeki ilk görevi, güçlü bir okul kültürü oluşturmaktır.Bu araştırma ile resmi ilköğretim kurumlarında görev yapan yöneticilerin, okul kültürünün oluşturulması, sürdürülmesi ve değiştirilmesindeki rolü konusunda, öğretmen ve yöneticilerin demografik özelliklerine göre bu rolleri algılamalarında bir farklılaşma olup olmadığı araştırılmıştır. Araştırma verileri, İstanbul'un Bahçelievler İlçesinde resmi ilköğretim kurumlarında görev yapan 70 yönetici ve 200 öğretmene anket uygulanması sonucu elde edilmiştir. Elde edilen veriler, değişkenlerin normal ve normal olmayan dağılımlarına uygun olarak istatistikî analizlere tabi tutularak özetlenmiştir. Araştırmada, bağımsız gruplar t-testi, Mann-Whitney U testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve Kruskal-Wallis testi uygulanmıştır.Araştırma sonucunda, öğretmenler ile yöneticilerin, yöneticilerin okul kültürüne etkileri konusunda farklı algılama düzeylerine sahip olduğu bulunmuş, okul yöneticilerinin başarılı bir okul kültürü oluşturmalarında farklı yaklaşımlar göstermeleri gerektiği anlaşılmıştır.Anahtar Kelimeler: Örgüt, Örgüt Kültürü, Okul Kültürü, Kültürel Lider.

Erol Bilgin
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Okulların fiziki ve sosyal gelişiminde belediyeler

Eğitim, ekonomik ve sosyal kalkınmanın önemli belirleyicilerinden biri olarak gösterilen nitelikli insan gücünü ortaya çıkaran ve değerlendiren bir süreç olarak ele alınabilir. Günümüzde eğitim konusu, bireye ve topluma sağladığı ekonomik ve ekonomik olmayan birçok yararlarla gerek gelişmiş ve gerekse gelişmekte olan ülkelerde oldukça önemli bir duruma gelmiştir.Okullarımızın fiziki altyapısı ve donanım eksikliği çok ciddi boyutlara ulaşmış durumdadır. Yetersizlikler ve yoksunluklar bir yana; ikili eğitim, taşımalı eğitim, birleştirilmiş sınıflarda eğitim uygulaması yapılan, yeşil alan ve oyun alanı eksikliği olan okullarımızda eğitimin kaliteli bir şekilde gerçekleşmesi elbette ki zordur.Yukarıda belirtilen eksikliklerin giderilmesi düşüncesi, gerek devlet yöneticilerini gerekse bilim adamlarını yerel yönetimlerin eğitime ekonomik, mali ve sosyal açıdan katılımı fikrini doğurmuştur.Tüm bu düşüncelere rağmen 1930 tarihli 1580 sayılı Belediye Yasası belediyelerin yani yerel yönetimlerin eğitime ve okullara direk veya dolaylı olarak herhangi bir şekilde katkıda bulunmasını engelliyordu. Fakat değişen zaman içerisinde daha önce bahsettiğimiz yoksunluklardan dolayı eğitime belediyelerin katılımını zorunlu hale getirmiştir. Bu nedenle 03.07.2005 tarihinde 5393 sayılı yasa 13.07.2005 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak 59. hükümet tarafından yürürlüğe konulmuştur. Bu yasa ile belediyeler; okul öncesi eğitim kurumları açabilir, devlete ait her derecedeki okul binalarının inşaatı ile bakım ve onarımını yapabilir veya yaptırabilir, her türlü araç gereç ve malzeme ihtiyacını karşılayabilir; gerektiğinde öğrencilere, amatör spor kulüplerine malzeme desteği sağlar. Maddesiyle belediyelerin yani yerel yönetimlerin okullara ve eğitime her türlü fiziki ve sosyal katılımının yolu açılmıştır. Araştırma konumuzun temelini oluşturan bu yasa ile eğitime sağladığı her türlü iyileştirme örnekleriyle incelenmiştir.

BelediyelerEğitim kurumlarıEğitim yönetimi+4
Turgay Tokmak
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Ebeveynin eğitimi ve mesleklerinin çocukların eğitimindeki başarısına etkisi ve bir araştırma

Bu çalışmada, ebeveynin eğitim düzeyi ve mesleklerinin çocuklarının eğitimindeki başarısına etkisi araştırılmaktadır. Anne-babanın eğitim seviyelerine göre, lise ve üniversite mezunları için sosyal ya da fen alanlarında eğitim almış olmalarına yani branşlarına ve mesleklerinin fen ya da sosyal alanda oluşuna göre anne-babanın çocuğunun hangi alandaki başarısına daha çok katkıda bulunduğunu ve bu üç bağımsız değişkene göre nasıl değiştiğini ve ne bağlantısı olduğunu belirleyerek, çocukların okul başarılarının bundan nasıl etkilendiğini ortaya çıkarılması amaçlanmıştır.Araştırmada Tarama ve Betimsel İstatistik metodu kullanılmıştır. Bu amaçla Kadıköy ilçesinde bulunan Genel Lise, Anadolu Lisesi, Meslek Lisesi, Özel Lise türünde çocuğu okuyan anne ya da babalara, Ebeveyn eğitimi ve Mesleklerinin Çocukların Eğitimindeki Başarısına Etkisi anketi uygulanmıştır. Anket verileri SPSS 10.0 programında analiz edilmiştir.Yapılan analizler sonucunda çocuklarının eğitim hayatlarına katılan, onları takip eden, yardım istediklerinde çocuklarına destek veren ebeveynin, çocuklarını kendi meslek alanlarına yönlendirmediği, babanın eğitim düzeyinin çocuğun karne ortalamasını etkilediği ama annenin eğitim düzeyinin etkilemediği görülmüş. Ebeveynin eğitim düzeyi yükseldikçe çocuğun lisede sayısal alanı, lise mezunu annelerin çocuklarının eşit ağırlık alanını daha çok tercih ettiği, eğitim düzeyi düştükçe sözel alan seçtikleri görülmüş. Ebeveynin mezun olduğu alanın ve mesleğinin çocuğun alan seçimlerini etkilediği, ebeveynin mesleği ne olursa olsun çocuklarının sözel derslerine yardımcı olabildiği, eğitim düzeyi yükseldikçe çocuğun eğitim-öğretim hayatının daha sıkı takip edildiği ve bütün bunların çocuğun eğitimindeki ders başarılarını olumlu etkilediği sonucuna varılmıştır.

Akademik başarıAna-baba eğitimiAna-baba tutumu+8
Nesrin Çağlı
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin liderlik davranışlarının öğrenci saldırganlık eğilimine etkisi

Bilindiği gibi, öğretmenler ve öğrenciler, her gün saldırgan davranışlar ile karşı karşıya bulunmaktadırlar. Öğretmenler ve okul idarecileri, okuldaki saldırgan davranışları önlemek zorundadırlar. Aksi takdirde, okul ortamı hem öğrenciler hem de öğretmenler için bozulmuş olacaktır.Şiddet okul organizasyonunun tüm üyelerini etkiler. Bu nedenle, öğrenci şiddeti, okul organizasyonu açısından çok önemli bir konudur. Öğretmenler ve okul yöneticileri okul etkinliğinde ve iletişimde önemli bir role sahiptirler. Saldırganlık, okul eğitimini negatif yönde etkileyecektir.Ancak öğretmenler ve okul yöneticileri saldırganlığı azaltabilir. Öğretmenler ve okul yöneticileri liderlik davranışları göstermelidir. Genel olarak, saldırganlık ile liderlik arasında bir ilişki olduğu kabul edilir. Bu çalışmada, öğretmen liderliği ile şiddet arasındaki ilişki araştırıldı. Bu araştırmada SPSS analizi yapılmıştır. Bulgulara göre, vizyoner liderlik ile saldırganlık arasında bir ilişki vardır.Anahtar Kelimeler: Şiddet, Liderlik, Saldırganlık, Güvenli Okul, Öğrenci Algısı.

Eğitim psikolojisiEğitim yönetimiLiderlik+9
Halil Yıldırım
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim okulları 7 ve 8. sınıf öğrencilerinin sosyal becerilerinin geliştirilmesi ve değerlendirilmesi üzerine Küçükçekmece'de bir araştırma

Bu araştırmanın amacı, ilköğretim okulları 7. ve 8. sınıf öğrencilerinin sosyal becerileri ile kişilik özellikleri arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktır. Bu amaçla Küçükçekmece'de iki ayrı ilköğretim okulu öğrencileri üzerinde bir anket uygulaması gerçekleştirilmiştir. Bu araştırmada, ilköğretim okulları 7. ve 8. sınıf öğrencilerinin sosyal becerilerinin öğrencilerin kişilik özellikleri ile ilişkili bulunmuştur.Sosyal beceri ile kişilik tipleri arasındaki ilişki incelenmiş, sonuç olarak sosyal beceri ile kişilik arasında önemli bir ilişki olduğu görülmüştür. Öğrenciler sosyal becerileri oluşturan değişkenlere bir bütün olarak sahip olmalıdır. Örneğin, öğrenci kendisini ifade edebilir, sınıfta kendisini kontrol edebilir ancak duyarlı değilse öğrenci arkadaşlarını anlamak konusunda yetersizlik sergileyecektir. Bu da öğrencinin okulda elde edeceği becerilerde bazı hedeflere ulaşmasını engelleyebilir. Anket 7. sınıf öğrencilerinden 131 kişiye, 8. sınıf öğrencilerinden ise 177 kişiye uygulanmıştır. Ankete toplam 308 öğrenci katılmıştır.Anahtar Kelimeler: Sosyal Beceri Envanteri, Kişilik Envanteri, Beceri, Kişilik

BeceriBeceri kazandırmaSosyal Beceri Envanteri+7
Önder Şaşkın
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de rehberlik ve araştırma merkezlerinden hizmet alanların analizi ve istanbul'da bir uygulama

Bu araştırmanın amacı Rehberlik ve Araştırma Merkezlerinden hizmet alanları analiz etmek ve Rehberlik ve Araştırma Merkezlerinin tanınma düzeylerini belirlemektir. Araştırmada genel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma evrenini İstanbul Dünya Ticaret Merkezinde 24-28 Nisan 2007 tarihleri arasında düzenlenen Eğitim Günleri 2007 fuarını ziyaret eden katılımcılar oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak anket formu ve röportajlar kullanılmıştır. Verilerin çözümlenmesi için yüzde, frekans dağılımı ve aritmetik ortalama tekniklerinden yararlanılmıştır. Araştırma 2 bölümden oluşmaktadır. Hizmet alan ve alabilecek olan bireyler tarafından Rehberlik ve Araştırma Merkezlerinin ne oranda tanındığı, hizmet alanlarının ve işlevlerinin nasıl algılandığı ve ne ölçüde bilindiği; Rehberlik ve Araştırma Merkezlerinin Türk Eğitim Sistemi içindeki yeri ile Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık alanının yapısı ve temel özellikleri dikkate alınarak açıklanmaya çalışılmaktadır. Rehberlik ve Araştırma Merkezlerinden hizmet alan bireylerin kurum hakkındaki bilgi ve düşüncelerinin analiz edilmesinin daha iyi hizmet verilebilmesi ve bu hizmetlere ihtiyaç duyan, daha fazla sayıda bireye ulaşılabilmesi açısından gerekli olduğu düşünülmektedir.ANAHTAR KELİMELER; Rehberlik ve Araştırma Merkezleri, Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık, Hizmet alanlarının bilinirlik düzeyi, Hizmet alanların analizi.

HizmetPsikolojik danışma merkezleriPsikolojik danışmanlık+4
Emel Zeynep Gören
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Marka sadakatinin tüketicinin satın alma davranışlarına etkisi üzerine kuyumculuk sektöründe bir araştırma

Marka ve marka sadakati günümüzde pazarlama alanında oldukça önemlidir. Marka sadakati tüketicilerin aynı markayı belli bir zamanda, satın alması olarak tanımlanır.Pazarlama alanında bu terim çok önemlidir çünkü sadık müşteri karlı müşteridir. Marka sadakati ile işletmenin ticari gücü artar, pazarlama maliyetleri düşer, rekabetçi gücü artar ve işletme yeni müşteriler kazanır. Marka sadakati, markanın tekrardan satın alınmasından öte bir kavramdır. Heyecan, imaj, farklılık marka sadakatinin temel taşlarından olmuştur.İşletmelerin en önemli varlıkları maddi olmayan değerlerdir. Şirketin kendi adı, markaları, sembolleri, çağrışımları, algılanılan kalitesi, isim farkındalıgı, müşteri odaklılığı ve sahip olduğu ticari ilişkileri çok önemli maddi olmayan değerlerdir. Bu değerler marka denkliğini oluşturur ve marka denkliği işletmenin rekabet gücünün ve gelecek kazançlarının kaynağıdır. Marka denkliği marka sadakatinden, marka farkındalıgından, algılanılan kaliteden ve marka çağrışımlarından oluşur.Bu çalışma ile marka kavramı detaylı bir biçimden açıklanmış, marka sadakati, marka denkliği, tüketici satın alma davranışı da detaylı bir şekilde ele alınmış ve uygulama kısmında mücevher satın alan tüketiciler üzerinde anket yapılarak altın takı satın alımında marka sadakati ölçülmüştür.Araştırma sonucunda önemli bilgiler elde edilmiş, hipotezler test edilmiş ve değerlendirilmiştir. Araştırmanın sonuçlarına göre yaş, cinsiyet ve medeni durum ile marka sadakati arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır; fakat aylık hane gelir seviyesi ve marka sadakati arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştu

KuyumculukKuyumculuk işletmeleriMarka+7
Kemal Toy
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Yöneticilerin verimliliğinin arttırılmasında toplam kalite yönetimi'nin rolü: Adli Tıp'ta bir uygulama

Toplam Kalite Yönetimi(TKY)'nin temelini oluşturan kalite ve kaliteyi etkileyen öğeler, tüm özellikleriyle incelendiğinde işletmeler, özel ve kamu kurumlarında uygulanabilir olduğu görülmektedir. Yönetim, yönetici, verimlilik ve kalite yönetimi kuruluşların hizmetlerinin müşteriye ulaşmasında önemli rol oynamaktadır. Kuruluşlar kaliteli bir yönetim oluşturarak, müşteri memnuniyetinde kaliteyi hedef alarak verimliliklerini arttırırlar. Günümüzde uygulamadaki başarısı ile kabul gören toplam kalite yönetiminin, yöneticilerin verimliliğinin arttırılmasındaki rolü; yönetim, yönetici, verimlilik ve kalite kavramlarıyla birlikte açıklanarak incelenmiştir. Tez çalışmasında; yöneticilerin verimliliğinin arttırılmasında TKY'nin rolünü saptamak amacıyla İstanbul Adli Tıp Kurumu'ndaki yöneticilere toplam kalite yönetimi ile ilgili anket uygulanmıştır. TKY'nin yöneticilerin verimliliğinin arttırılmasında etkili olduğu sonucuna varılmıştır. Ayrıca yöneticilerin TKY'nin verimlilikleri üzerindeki rolü hakkındaki değerlendirmelerinde; demografik özelliklerinden yaşları ile TKY'nin kalite kültürü faktöründe; 41?45 yaş grubundaki yöneticilerin, kalite kültürüne 46 yaş ve üstündeki yöneticilerden daha fazla önem verdiği, diğer tüm demografik özellikler ve faktörler arasında birbirine yakın görüşe sahip oldukları, eşit düzeyde önem verdikleri saptanmıştır.Anahtar kelimeler: Toplam Kalite Yönetimi, Kalite, Verimlilik, Yönetim, Yönetici

Adli tıpKaliteSağlık kuruluşları+4
Neşe Tosun
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Alışveriş merkezlerinde kurumsal imaj oluşturma ve İstanbul'da bir araştırma

Bu tez çalışmasında günümüzde sayıları devamlı artmakta olan ve birbirleriyle rekabet halinde olan alışveriş merkezlerinin başarılı olması için gerekli olan en önemli özelliklerden biri olan kurumsal imaj konusu ele alınmıştır.Günümüzde alışveriş merkezlerinin bir imaja sahip olmaları onları hedefledikleri kitleler tarafından hatırlanır kılarak, zihinlerinde yer etmesi açısından önemli bir yere sahiptir. Alışveriş sektöründeki rekabetin yoğun olmasından dolayı alışveriş merkezleri pazardaki rakipleriyle başa çıkabilmek için yalnızca hizmetlerini geliştirmenin yeterli olmadığını, hedef kitlenin gözünde sağlam bir yer edinebilmek amacıyla iyi bir kurumsal imaj oluşturmak gerekliliğini kabul etmiştir. Olumlu ve istenilen bir kurum imajı yaratmak içinse işletmede öncelikle bu amaçla ilgili bir alt yapının kurulması ve bu doğrultuda dış ve iç imajın oluşturulması gerekmektedir. Bu çalışmanın amacı, alışveriş merkezleri için önemli bir rekabet unsuru olan kurumsal imaj kavramını açıklamak ve bu merkezlerde saygın bir kurumsal imaj oluşturmak için yapılması gereken faaliyetleri ortaya koymaktır.Anahtar Kelimeler: İmaj, Kurumsal İmaj, Kurumsal Görüntü, Kurumsal Davranış, Kurumsal İletişim

Alışveriş merkezleriKurum imajıKurumsal iletişim+3
Volkan Gündoğ
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlık çalışanının aile içi şiddet olgusuna bakış açısı

Bu araştırma, İstanbul Paşabahçe Devlet Hastanesindeki sağlık çalışanlarının aile içi şiddet olgusuna bakış açılarını belirlemek ve aile içi şiddet vakalarında mesleki rollerine ilişkin tutumlarını belirlemek amacıyla yapılmış tanımlayıcı bir çalışmadır.İstanbul Paşabahçe Devlet Hastanesindeki sağlık çalışanları, araştırmanının evrenini oluşturmaktadır. Sağlık çalışanlarının arasından hekim ve hemşirelere anket uygulamadaki amacım aile içi şiddet vakası ile yoğun olarak karşılaşmalarıdır. Araştırmada 102 sağlık çalışanına (hekim ve hemşire) anket uygulanmıştır. Araştırma Haziran 2009-Ocak 2010 tarihleri arasında yapılmıştır.Araştırmada veri toplama aracı olarak görüşme formu, sağlık çalışanlarının tanıtıcı bilgi soruları, sağlık çalışanlarının aile içi şiddete ilişkin tutumları ilişkin sorular ve aile içi şiddetle bağlantılı hazırlanan likert ölçekli sorulardan oluşan 35 soru uygulanmıştır. Elde edilen verilerin istatistik işlemleri SPSS 16.0 programında yapılmıştır.Araştırmada elde edilen sonuçlara göre,sağlık çalışanı meslek yaşantısında %83,3 oranında aile içi şiddet vakası ile karşılaştığı,sağlık çalışanlarından %30,4'ünün aile içi şiddet vakalarını hastanelerde çalışan sosyal hizmet uzmanına yönlendirdiği ve adli boyuta taşıdığı tespit edilmiştir. Sağlık çalışanlarının %76,5'nin eğitim ve meslek yaşantısında aile içi şiddet konusunda eğitim almamış verisi sonucunda, sağlık çalışanına aile içi şiddet konusunda gereken eğitiminin de verilmesi noktasında gerekli çalışmalar başlatılacağı amaçlanmıştır.Anahtar Kelimeler: Şiddet, Aile İçi Şiddet, Sağlık Çalışanı

Aile içi şiddetHastanelerSağlık hizmetleri+4
Meral Kök Can
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Öğrencilerin tarih dersine ilgisi ile üniversite hazırlık aşamasındaki tarih dersi başarı durumları arasındaki ilişki; bir araştırma

Bireylerin belli bir sistem içerisinde, belirlenmiş bir plan ve programa göre eğitim ve öğretim almaya başladıkları yerler örgün eğitim kurumlarıdır. Toplumlar, idealize ettikleri eğitim amaçlarına ulaşabilmek için, bu alandaki çalışmalarını belli bir plan ve program çerçevesinde sürdürmek zorundadırlar. Böylece bireylerin kendilerinin ve toplumu mutlu kılacak, başarılı vatandaşlar olarak yetiştirilmeleri amaçlanır. Bu amaçlara ulaşmak üzere hazırlanmış olan eğitim ve öğretim programları takip edilir.Öğrencilerin öğrenmelerini ve dolayısıyla başarı durumlarını, hazırlanan bu müfredat programlarını etkileyeceği tabiî ki kuşkusuzdur. Fakat bunun dışında öğrenme ve başarıyı etkileyebilecek oldukça çok unsur söz konusudur. Bunlar öğretmen, öğretim ortamı, aile, fizyolojik ve psikolojik özellikler, sağlık, v.b. bir çok etken olabilir. Öğrenmenin gerçekleşebilmesi için belli başlı faktörlerden en önemlileri öğrenmeye hazır olma durumudur. Bireyin öğrenmeye hazır olması, sadece öğrenme konusu için gerekli olgunluğa sahip olması değil, o konuyu öğrenmeye istekli ve hevesli olmasını da kapsamaktadır. Öğrenci bir konuyu öğrenmek için ne kadar çok istekli ise o kadar çabuk ve kolay öğrenecektir.Bu tez çalışması öğrencilerin tarih dersi başarı durumları ve tarih dersine karşı tutumları arasındaki ilişkinin incelenmesini amaçlamaktadır. Bu doğrultuda özel bir dershanenin sözel bölümü öğrencilerinden seçilen bir örneklem üzerinde bir araştırma gerçekleştirilmiştir. Araştırmada öğrencilere önce tarih dersi başarı durumlarını belirlemek amacıyla bir test; ardından tarih tersine karşı tutumlarını saptamak amacıyla bir ölçek uygulanmıştır. Araştırma sonuçları öğrencilerin tarih dersi başarı durumları ile tarih dersine karşı tutumları arasında anlamlı düzeyde bir ilişki olduğunu göstermiştir.

BaşarıTarihTarih dersi+4
Özkan Çalgan
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

İlaç sektöründe marka yönetimi ve Bilim ilaç örneği

Bu çalışma, sağlık sektöründe marka yönetimini araştırmayı hedeflemektedir. İyi bilindiği gibi, tüketici satın alma davranışları ticari işletmelerin pazarlama profesyonelleri için çok önemli bir noktadır. Bu araştırmada, marka yönetimini ortaya koymak için, sağlık sektöründe çalışan 103 satış yöneticisine anket uygulanmıştır. İlave olarak, tüketicilerin psikografik, coğrafik ve demografik özelliklerinden gelen potansiyel farklılıklarının etkisine göre pazar bölümlendirme ve pazarlama stratejileri araştırılmıştır.Araştırmada, SPSS 15.0 programı kullanılarak verilere ilişkin, frekans, ortalama değer, standart sapma, varyans değerleri bulunmuştur.Faktör ve korelasyon analizi yapılmıştır. Bu araştırmada, tüketicilerle ilgili psikografik, demografik özellikle ile pazar bölümlendirme arasında önemli bir ilişki vardır.Anahtar Kelimeler: Tüketici Davranışı, Marka Yönetimi, Pazar Bölümlendirme, İlaç Sanayi

Bilim İlaçMarkaMarka yönetimi+2
Doğuş Kurt
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Yerel yönetimlerde stratejik planlama ve stratejik yönetim üzerine Beykoz Belediyesi örneği

Bir kurumun hayatını sürdürebilmesi onun ne kadar iyi planlama yapabildiğine ve geleceği ne kadar iyi tahmin edebildiğine bağlıdır. Bu nedenle kurum kendi iç bilgilerini ve pazar bilgilerini çok iyi özümsemeli ve kullanmalıdır. Bu bilgiler doğrultusunda planlamalar geliştirmelidir. Bu konunun uzmanları bu verileri en iyi şekilde analiz ederek kurum için gerekli stratejik planları hazırlamalıdır. Operasyonel (kısa vadeli), taktik (orta vadeli) ve stratejik (uzun vadeli) planlama her kuruluşun mutlaka sahip olması gereken argümanlardır. Aksi takdirde gelecekte nasıl bir tutum izleneceği ve neler yapılabileceği ancak iş işten geçtiğinde farkedilebilir. Çoğunlukla kuruluşlar için hayati önem taşıyan planlama ülkemizde maalesef her zaman gereken ilgiyi görmemektedir.Bu çalışmada stratejik planlama ve yönetim yaklaşımı yerel yönetimler yönünden ele alınmaktadır. Ekonomik açıdan yerel yönetimlerin kaynaklarının kıt olması, siyasal açıdan ise yurttaşların katılım isteklerinin artmasına rağmen hesap verebilirlik ve kaliteli hizmet yönündeki eksiklikler yerel yönetimlerde stratejik planlama konusunun önemini artırmaktadır.Stratejik planlamanın yerel yönetimlere özgü özellikler dikkate alınarak uyumlaştırıldığı, stratejik planlama sürecinin bilinçli biçimde uygulandığı, farklı örneklerden yararlanıldığı takdirde yerel yönetimlerde de başarılı olabileceği iddiası çalışmaya konu olmuştur. Bu çalışmanın ilk bölümünde; Strateji kavramı anlatılmıştır. İkinci bölümde; Stratejik Yönetime değinilmiştir. Üçüncü bölümde ise Stratejik Planlama anlatılmıştır. Dördüncü bölüm de Yerel Yönetimler ile Yerel Yönetimlerde Stratejik Yönetim açıklanmış ve son bölüm olan beşinci bölümde ise yerel yönetimlerden bir örnek İstanbul'un güzide bir ilçesi olan Beykoz Belediye Başkanlığının Stratejik Planı uygulaması anlatılmıştır.Anahtar Kelimeler : Strateji, Stratejik Planlama, Stratejik Yönetim, Yerel Stratejik Planlama

BelediyelerPlanlamaStratejik planlama+3
Şener Yalçınkaya
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Küreselleşmenin coğrafi boyutu ve Türkiye'deki su kaynaklarının değerlendirilmesi üzerine bir inceleme

Bu Tez Çalışmasında, günümüzde sıkça duyduğumuz küreselleşme sözcüğünün odağında, küreselleşmenin coğrafi boyutunu belirleyebilmek ve Türkiye'deki su kaynaklarına bu perspektiften bakarak değerlendirmek amaçlanmıştır.Mekanın küçülmesi-mesafenin kısalması ve sınırların ortadan kalkması bir ?küresel köy?e doğru götürmektedir. Ancak herkes bu köyün yurttaşı olamayacaktır. Küresel mesleklerde seçkin durumda olanlar için sınırlar çok alçaktır ama başka milyarlarcası için sınır engelleri her zamankinden daha da yükselmiştir.Küreselleşme ister zengin ister yoksul olsun, tüm ülkelerde insanların güvenliğine yeni tehditler de yaratabilmektedir. Bu tehditler iş güvensizliği, mali güvensizlik (iş kaybı-gelir kaybı) olabildiği gibi sağlık güvensizliği (HIV/AIDS'in yayılması gibi), kültürel güvensizlik de olabilmektedir.Küreselleşme insanların yaşamlarını başkalarına açmakta, fikir ve bilgi akışı yaratmaktadır. Ama küresel yaygınlaşma fırsatı bulan yeni kültürler rahatsız edici de olabilmektedir.Günümüzde kültür akışı ise son derece dengesizdir ve zengin ülkelerden yoksullara doğru tek yönlü olarak meydana gelmektedir (UTNDP, 1999).Dünya'da giderek artan nüfus ve çevre kirliliği sonucunda, kullanılabilir su kaynaklarının varlıkları giderek azalmaktadır. Bu nedenle, insanların kullanımına sunulabilen suların büyük ekonomik değeri olduğu kabul edilmektedir. Ülkemiz coğrafi konumu itibariyle, dünyada su kıtlığını en fazla çeken bölgelerden birisinde yer almaktadır. Akdeniz Bölgesinin 400 milyonluk nüfusunun 2025 yılında 500 milyona ulaşacağı tahmin edilmektedir. Artan nüfusun içme-kullanma suyu ihtiyacını karşılanabilmesi için, her yıl 250-300 milyon m3 ilave suyun temini gerekmektedir.Elde edilen sonuçlar, yabancı ülkelerdeki su kaynakları sorunsalında karşılaştırılmıştır. Küreselleşmenin coğrafi boyutları itibariyle su kaynaklarının tüm dünyada yaşamın devamında belirleyici rol oynadığı tespit edilen çalışmada, su kaynaklarının rasyonel kullanımına yönelik öneriler getirilmeye çalışılmıştır.

Coğrafi dağılışCoğrafi etüdCoğrafya+4
Hikmet Şen
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00

Other supervisors