Theses supervised by Doç. Dr. Halil Ekşi

66 theses · Yeditepe University

Master'sOpen AccessTR

Kapsamlı okul iklimini değerlendirme ölçeğinin (öğrenci formu) Türkçe dilsel eşdeğerlik güvenirlik ve geçerlik çalışması

Bu tez 1982 yılında Michigan Üniversitesi'ne Amerikan Ulusal Ortaokul OrtaklığıMüdürlüğü tarafından yaptırılan, (Comprehensive Assessment of School EnvironmentCASE) Kapsamlı Okul İklimi Değerlendirme (KOİD) Ölçeği'nin Türkçe'ye uyarlanmasıüzerinedir. Çalışma bir kaç aşamada yürütülmüştür; ölçeğin Türkçe'ye çevrilmesi, ölçeğinTürkçe formunun dilsel eşitlik, güvenirlik ve geçerlik çalışmaları yapılmıştır.Çeviri aşamasında, orjinal İngilizce ölçek Boğaziçi Üniversitesi İngilizce Öğretmenliğidördüncü sınıf öğrencilerine Türkçe'ye tercüme ettirilmiştir. Bu tercümeler incelenerekgeçici bir Türkçe form oluşturulmuştur. Türkçe form dil konusunda doktora düzeyinde biruzman tarafından geri çeviri yöntemiyle tekrar İngilizce'ye çevrilmiştir.Bu formlar üzerinde yapılan çalışmalarla sorunlu görülen maddeler tekrar ele alınıpdeğerlendirilmiş ve Türkçe forma ulaşılmıştır. Orjinal ölçekte 76 madde bulunmasınarağmen ABD'de ki çok kültürlülük bizde olmadığı için ırkçılıkla ilgili 5 madde çıkartılaraktoplam 71 maddeye ulaşılmıştır. Bu form Sabancı Üniversitesi Bireysel ve AkademikGelişim Merkezi öğretim elemanı Nancy Karabeyoğlu tarafından kontrol edilmiştir.Formun Türkçe'si ise Türk Dili konusunda uzman bir kişi tarafından dil bilimi açısındandeğerlendirilmiştir.Formların toplanmasıyla elde edilen veriler ve öneriler göz önüne alınarak Türkçe ölçeğeson biçimi verilmiş, bu işlemin ardından özgün ölçekle Türkçe ölçek arasındaki eşdeğerliğinin kontrolü için ölçeğin önce İngilizce ve Türkçe formları ikişer hafta araylaRobert Kolej lise üçüncü sınıf öğrencilerinden oluşan otuz bir kişilik bir gruba (Örneklem1) uygulanmıştır. Yapılan eşleştirilmiş grup t testi sonucunda dilsel eşdeğerlik açısındananlamlı bir sonuç elde edilmiştir.Çalışmanın güvenirlik bölümünde formun iç tutarlılığını saptamak için, İstanbul Avrupayakasında bulunan beş farklı lisede 381 öğrenciye (Örneklem 2) ölçek uygulanmıştır.Çalışmanın geçerliğini sağlamak için Örneklem 2 grubundan tesadüfi örneklem ile seçilen46 öğrenciye Sınıf Ortamı Ölçeği uygulanmıştır.Bu aşamalarda Pearson çarpım moment korelasyon analizleri ve bağımsız grup t testikullanılmıştır. Elde edilen veriler bilgisayarda ?SPSS for Windows ver.13.0 programındaçözümlenmiş, manidarlığı .05 düzeyinde sınanmış, diğer manidarlık düzeyleri ayrıcabelirtilmiş ve bulgular araştırmanın amaçlarına uygun olarak tablolar halinde sunulmuştur.Yapılan bu analizler ölçeğin Türkiye koşullarında kullanılabilecek, dilsel eşdeğerliğesahip, geçerli ve güvenilir bir ölçek olduğunu göstermektedir.

Faika Yelda Acarbay
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2006
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim ikinci kademe öğretmenlerinin sınıf iklimi algılarının çok boyutlu olarak incelenmesi

Tezin konusunu eğitim yönetimi ve denetimi üzerine ekolojik bir çalışma alanıolan sınıf iklimi oluşturmaktadır. Araştırmada sınıf ikliminin öğrenme sürecindeki rolüve öneminin ortaya konması, ilköğretim ikinci kademe öğretmenlerin sınıf iklimi altboyutlarına ait algılarının çok boyutlu incelenmesi amaçlanmıştır.Araştırma ilköğretim ikinci kademe öğretmenlerinden İstanbul Anadoluyakasındaki 262 branş öğretmeni kapsanarak yürütülmüştür. Araştırmada ölçme aracıolarak ilişki ve de kişisel geliştirme ve oryantasyon ile sistem koruma ve geliştirmeboyutlarındaki katılım, arkadaşlık, öğretmen desteği, iş odaklılık, rekabet, düzen veorganizasyon, kuralların açıklığı, öğretmen kontrolü ve de yaratıcılık alt boyutlarınıkapsayan Sınıf İklimi Ölçeği kullanılmıştır.Araştırmada öğretmen algılarının demografik değişkenlere göre kişiselgeliştirme ve oryantasyon boyutunda daha fazla farklılaştığı ayrıca, alt boyutlardankuralların açıklığı ile düzen arasında (olumlu), yaratıcılık ile öğretmen kontrolü arasında(olumsuz) korelasyon bulunmuştur.Sınıf ikliminin bilhassa onun kişisel geliştirme ve oryantasyon boyutundakikonularının öğretmenlere hizmet içi eğitim şeklinde verilmesi ve bu alanda ülkemizdekiaraştırmaların artırılması önerilmektedir.Anahtar kelimeler: Sınıf iklimi, Ekoloji, Hizmet içi Eğitim, Düzen, Yaratıcılık

Hande Sağlam
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Müzik öğretmenlerinin örgütsel stres kaynakları ve başaçıkma tarzları

Bu çalışmanın amacı; müzik öğretmenlerinin işlerinde etkilendikleri stres faktörleri, bu faktörleri hangi düzeyde algıladıkları ve stresle başaçıkma da kullandıkları yöntemleri, müzik öğretmenlerinin algısına göre belirlemektir. Bu çerçevede ayrıca çeşitli sosyo-demografik değişkenlerin cinsiyet, yaş, kıdem, mezuniyet gibi... Değişkenlerle bağıntısı da ortaya konulmuştur. Örneklemi oluşturan bireylerin 54'ü, 21-30 yaş grubunda, 82'si, 31-40 yaş grubunda, 44'ü 41-50 yaş grubunda, 24'ü de 51 ve üstü yaş grubunda olduklarını ifade etmişlerdir. Örneklemi 204 müzik öğretmeni oluşturmuştur. Araştırma verileri, "Kişisel Bilgi Formu" "Stresle Başaçıkma Tarzları Ölçeği (SBTÖ)" ve "Stres Kaynakları Anketi" ile elde edilmiştir. Araştırmanın verileri, yüzdelikler, t" testi, anova ve Tukey test teknikleri ile çözümlenmiştir. Araştırmada 36 maddelik stres faktörleri anketi ile Folkman ve Lazarus (1980) tarafından geliştirilen, Türkçe adaptasyonu Şahin ve Durak (1994) tarafından gerçekleştirilen "Ways Coping Inventory"; Stresle Başaçıkma Ölçeği' (SBTÖ ) nin kısaltma, geçerlik ve güvenirlik çalışması Şahin ve Durak (1995) tarafından yapılan 30 maddelik Stresle Başaçıkma Tarzları Ölçeği kullanılmıştır. İyimser Yaklaşım (İY; Optimistic), Kendine Güvenli Yaklaşım (GY, Self-Confident), Çaresiz Yaklaşım (ÇY, Helpless), Boyun Eğici Yaklaşım (BY, Submissive) ve Sosyal Desteğe Başvurma (SD, Seeking of Social Support) Araştırmada elde edilen sonuçları şu şekilde sıralamak olanaklıdır: Araştırmada müzik öğretmenlerinin iş stres faktörleri (ücret yetersizliği, işin sıkıcı olması, iş ortamının sıkıcı olması, iş ortamının gürültülü olması, çalışma saatinin uzunluğu ve kötü olması, işimde benden ne beklendiğinin açık olmaması, iş yükünün ağır olması, yöneticilerin teşvik etmemesi, önemli karar verme zorluğu, çalışırken kullanılacak araç ve gereçlerin yetersizliği, yapılan işte yeteneklerin tam olarak kullanılamaması, iş ortamındaki huzursuzluk, iş arkadaşları ile geçimsizlik, üstlerle anlaşmazlık, astlarla anlaşmazlık iş arkadaşlarıyla anlaşmazlık, iş arkadaşları ile ortak ilgilerinin bulunmaması iş ile kişiliğiniz arasında uyumsuzluk bulunması iş arkadaşları ile politik görüş farklılığı, meslektaşların koyduğu kurallara uyma zorunluluğu, mesleğin statüsünün düşük olması...) belirlenmiştir. Katılımcıların bu faktörlere karşı başaçıkma yöntemlerini düşük düzeyde kullandıkları görülmektedir. Bununla beraber, resmi okullarda görev yapan ve daha kalabalık sınıfları yönlendiren öğretmenlerin kendilerine daha çok güvendikleri; orta öğretim düzeyinde ve 31-40 yaş grubunda olan müzik öğretmenlerinin ise stresle başaçıkma da iyimser başaçıkma tarzını kullandıkları görülmüştür. Müzik öğretmenlerinin stresle başaçıkma tarzları ile cinsiyet, medeni durum, öğrenim düzeyi, kıdem, sportif ve kültürel faaliyetlere katılma, okul müdürünün etkinliklere yaklaşımı arasında anlamlı ilişki bulunmamıştır. Çalışma bulguları, ilgili literatür ışığı altında tartışılmış ve önerilerle son bulmuştur. Anahtar kelimeler: Stres faktörleri, stresle başaçıkma, müzik öğretmenleri

Başa çıkmaBranş öğretmenleriMüzik+7
Melika Çelik
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmen ve yöneticilerin varoluşçu okul yönetimine yaklaşımlarının incelenmesi (İstanbul ili örneği)

Öğretmen ve Yöneticilerin Varoluşçu Okul Yönetimine Yaklaşımlarının İncelenmesi (İstanbul İli Örneği)Gittikçe karmaşıklaşan dünyamızda insanların eğitimlerinde sadece hayata atılmalarında ihtiyaç duydukları akademik veya teknik becerileri öğrencilere kazandırmanın yeterli olmadığı anlaşılmaktadır. Öğrencilerin duygusal ve insani yönden de kendilerini gerçekleştirmelerine, kendi kararlarının sorumluluklarını almaya, özgür bireyler olmaya ihtiyaçları olduğu dikkate alınmalıdır. Okulda geçen zamanların gittikçe arttığı düşünülürse, eğitim gördükleri okuldaki yönetici ve öğretmenlerin öğrencilerin kendilerini gerçekleştirmeleri çabasına olan yaklaşımları çok önemli hale gelmektedir.Bu araştırma, resmi orta öğretim kurumlarında görev yapan yönetici ve öğretmenlerin, öğrenciyi merkeze alan, hümanist/varoluşçu eğitim felsefesi çerçevesinde Varoluşçu Okul Yönetimi yaklaşımına ilişkin algılarını belirlemeyi amaçlamaktadır. Varoluşçu Okul Yönetimi Envanteri' ile yönetici ve öğretmenlerin `Bireysel Varoluş', `Örgütsel Varoluş' ve `Olumsuz Dünya' alt boyutlarına yaklaşımları ve demografik özelliklerine göre algılamalarında bir farklılaşma olup olmadığı araştırılmıştır.Araştırma verileri İstanbul'un dört ilçesindeki resmi ortaöğretim kurumlarında görev yapan 44 yönetici ve 120 öğretmene anket uygulanması sonucu elde edilmiştir. Elde edilen veriler, değişkenlerin normal ve normal olmayan dağılımlarına uygun olarak istatistikî analizlere tabi tutularak raporlaştırılmıştır. Araştırmada, bağımsız gruplar t-testi, parametrik olmayan Mann-Whitney U testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve tek yönlü varyans analizinde anlamlı farklılaşma bulunduğu durumlarda post-hoc LSD testi uygulanmıştır.Araştırma sonucunda, yöneticilerin tüm alt boyutlarda öğretmenlere göre varoluşçu okul yönetimine daha olumlu yaklaştıkları, yine ileri yaşta olan yönetici ve öğretmenlerin daha genç yaşta olanlara göre varoluşçu okul yönetimi olumlu yaklaşım gösterdikleri bulunmuştur.

Sanem Duru Öcal
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Matematik dersinde toplam kalite yönetimi uygulamalarının öğrencilerin akademik başarısı ve derse karşı tutumlarına etkisi

Toplam Kalite Yönetimi (TKY) anlayışının eğitim kurumlarında benimsenmesi, istenilen niteliklerde bireyler yetiştirmede doğru atılmış adımların başında gelmektedir. Böyle bir adım atma anlamına gelebilecek bu çalışmanın amacı, sınıf ortamında TKY prensiplerine göre öğretim yapmanın öğrencilerin akademik başarılarına ve matematik dersine karşı tutumlarına olan etkisini incelemektir.Birinci bölümde, alan yazınında yapılan tarama sonucunda erişilen kuramsal bilgiler yanında araştırmanın problemi, amacı ve önemine yer verildi.İkinci bölümde ise, araştırmanın yöntemi ayrıntılı bir şekilde anlatıldı. Öğrencilerin matematik dersine karşı tutumlarını belirlemek için bir tutum ölçeği ön-testi uygulanarak, durum değerlendirmesi yapıldı. Aynı zamanda hem geleneksel öğretimin yapılacağı kontrol grubunun, hem de TKY prensiplerine göre öğretimin yapılacağı deney grubunun birinci döneme ait akademik başarılarını incelenerek arada anlamlı fark olmadığı görüldü. Bir yarıyıl boyunca deney grubunda TKY prensiplerine göre öğretim yapıldı, kontrol grubunda ise geleneksel yöntemle öğretim yapıldı. Uygulama sonucunda her iki gruba tekrar tutum ölçeği son-testi uygulanarak arada anlamlı bir farkın oluşup-oluşmadığına bakıldı. Ayrıca uygulamadan sonra öğrencilerin akademik başarıları da değerlendirilmeye alındı.Üçüncü bölümde ise bulgulara yer verildi. Uygulama sonunda matematik derslerinde TKY prensiplerine göre öğretim yapmanın, öğrencilerin akademik başarılarını etkilemediği, fakat derse karşı tutumlarında olumlu değişmeler meydana getirdiği bulgusuna erişildi.

Akademik başarıDerslerMatematik başarısı+6
Ömer Açıkyürek
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim öğrencilerinin algıladıkları öğretmen yakınlığı ile güdülenme düzeyleri arasındaki ilişki: İstanbul ili örneği

Bu araştırmada, ülkemizde ortaöğretim düzeyindeki öğrencilerin algıladıkları öğretmen yakınlık davranışlarının düzeylerinin okul türüne, branşlara, öğrencinin cinsiyetine, öğretmenin cinsiyetine, anne eğitim düzeyine ve baba eğitim düzeyine göre farklılaşıp farklılaşmadığı ve bu yakınlık algısının öğrencilerin güdülenmeleri ile ilişkisi incelenmiştir. Araştırmanın örneklemini İstanbul ili ortaöğretim okullarında okuyan 385 erkek (%51.6), 261 bayan (%48.4) olmak üzere toplam 746 öğrenci oluşturmuştur. Öğrencilere öğretmen yakınlık davranışları ölçeği ve derse yönelik güdülenme düzeylerini belirlemek üzere güdü ölçeği uygulanmıştır. Araştırmada; non-parametrik teknikler, parametrik analiz teknikleri, bağımsız grup t testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), post-hoc Scheffé, Tamhane's T2 testleri, nonparametrik Kruskal Wallis testi, Pearson Çarpım Moment Korelasyon analizleri kullanılmıştır. Öğretmen yakınlık algıları ile güdülenme arasında ilişkinin olduğu bu araştırmanın sonuçları ile ortaya konmuştur. Öğretmen yakınlık ölçeğinde öğrencilerin verdiği cevaplardan aritmetik ortalaması en yüksek olan maddeler ?8. Öğretmenim benim kişilik özelliğimle alay eder?, ?3. Öğretmenim sınıfta benim gururumu kırıcı espriler yapar?, ?5. Öğretmenim yanlış yaptığımda sınıfta benim ismimi yüksek sesle söyleyerek beni utandırır?, ?şeklinde olmuştur. Aynı şekilde öğrencilerin verdiği cevaplardan aritmetik ortalaması en düşük olan maddeler ise ?10.Öğretmenim ben hasta olduğumda eve telefon açıp ?geçmiş olsun? der?, ?32.Öğretmenimiz bizler oyun oynarken yanımıza gelerek oyuna (basketbol, futbol vb.) katılır?, ?9.Öğretmenim benimle ilgilenerek nasıl olduğumu sorar?, şeklinde olmuştur. Anne eğitim düzeyi yükseldikçe öğrencilerinin algıladıkları öğretmen yakınlık davranışlarında da artış olduğu da belirlenmiştir. Öğrencilerinin algıladıkları öğretmen yakınlık davranışlarının ortaöğretim türüne ve sınıf mevcuduna göre de değişiklik gösterdiği görülmüştür. Aynı zamanda sınıf mevcudunun azlığı öğrencilerin güdülenmeleri üzerinde de etkili olmuştur. Sonuçlar bu bulgular ışığında tartışılmıştır. Anahtar kelimeler: Öğrenci, Öğretmen yakınlığı, Güdülenme

MotivasyonOrtaöğretimOrtaöğretim kurumları+5
Gülden Aktaş
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Köy ilköğretim okullarında yönetim ve sorunları (İstanbul ili örneği)

Bu arastırmada, İstanbul iline baglı köy ilkögretim okullarında görev yapan okul müdürlerinin okul yönetiminde karsılastıkları sorunlar ve bu sorunların nedenlerinin ortaya konması amaçlanmıstır. Çalısma, İstanbul ilinde, 65 köy ilkögretim okulu müdürü üzerinde gerçeklestirilmistir. Arastırmada tarama modeline yer verilmis, veri toplama aracı olarak da yazar tarafından gelistirilen anket formu kullanılmıstır. Köy ilkögretim okulları müdürlerinin algılarına göre; Köy ilkögretim okullarında köylerin sehir merkezlerine uzak ve tarifeli araç sayısının yetersiz olmasından kaynaklanan ulasım sorunu vardır. Köy İlkögretim okullarında egitim araç gereç eksiklikleri, yeterli ölçüde egitim odalarının bulunmaması, çok amaçlı salon ve anasınıfı uygulaması için yeterli fiziki mekânın olmamasından kaynaklanan sorunlar vardır. Köy ilkögretim okullarında kadrolu ögretmen eksikligi büyük ölçekli bir sorun; ögretmenlerin ulasım ve barınma konusunda yasadıkları sorunlar ise orta dereceli bir sorundur. Köy ilkögretim okullarında, ögrenciler için yeterli sosyal ve kültürel etkinlikler düzenlenememesi, ögrencilerin rehberlik ve psikolojik danısmanlık hizmetlerinin yeterince karsılanamaması büyük ölçekli bir sorundur. Köy ilkögretim okullarında, idari islerde okul müdürüne yardımcı memur ve yardımcı hizmetli sayısı oldukça yetersizdir. Köy ilkögretim okullarında, ögrenci velilerinin okul veli toplantılarına ve okul aile birligi çalısmalarına katılmada isteksiz olmaları büyük ölçekli bir sorundur. Köy ilkögretim okullarında velilerin ve köy yönetiminin okula maddi katkıları orta düzeyde gerçeklesmesinden dolayı okulun kırtasiye giderleri, bakım onarım giderleri, ücretli hizmetli personel maasları vb. temel harcamaların karsılanmasında büyük ölçüde sorun yasanmaktadır. Anahtar Kelimeler: Egitim Yönetimi, Egitim Yönetiminin Sorunları, lkögretimde Yönetim

Eğitim yönetimiKöy eğitimiKöyler+5
Şakir Gülder
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin değer yönelimleri ile iş tatmini arasındaki ilişki

Bu araştırmayla öğretmenlerin değer yönelimleri ile iş tatminleri arasındaki ilişkinin ortaya çıkması amaçlanmıştır. Araştırma; Giriş, İlgili Literatür, Yöntem, Bulgular ve Yorum ile Sonuç, Tartışma ve Öneriler olmak üzere beş ana bölümden oluşmaktadır. Araştırmanın evrenini İstanbul ili, Anadolu yakasındaki devlet ve özel okullarda çalışan 325 sınıf ve branş öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. Ayrıca bu araştırmada; Demografik değişkenlerin toplanmasına yönelik kişisel bilgi formu, Schwartz değerler ölçeği ve Minnesota iş tatmin ölçeği yer almaktadır. Araştırmada; non parametrik teknikler, parametrik analiz teknikleri, bağımsız grup t-testi, tek yönlü varyans analizi (Annova), non parametrik Kruskal Wallis testi, non parametrik Mann Whitney-U testi, Pearson Çarpım Moment korelasyon analizleri kullanılmış olup manidarlıklar 0.5 düzeyinde sınanmıştır. Öğretmenlerin değer yönelimleri, demografik özellikleri ile iş tatmini arasındaki ilişkinin var olduğu bu araştırmanın sonuçlarıyla ortaya konmuştur. Araştırma sonuçları ilgili daha önce yapılan araştırma sonuçlarıyla karşılaştırılmış ve tartışılmıştır.

Değer algısıDeğer yargısıDeğerler+5
Evrim Yapıcıkardeşler
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Genel lise öğretmenlerine göre karakter eğitimi yoluyla öğrencilere kazandırılacak değerler: Çok boyutlu bir araştırma

Bu arastırma ile karakter egitiminde hangi degerlerin öncelikli olarak ögrencilere kazandırılması gerekliligi tespit edilmeye çalısılmıstır. Bu çalısma, stanbul ilindeki ortaögretim seviyesindeki 300 ögretmen üzerinde gerçeklestirilmis olup demografik degiskenlerin toplanmasına yönelik bir bilgi formu ve Schwartz Degerler Ölçegi kullanılmıstır. Arastırmada bagımsız t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), Post-Hoc LSD, non parametrik Kruskal Wallis-H testi, non parametrik Mann Whitney-U testi analizleri kullanılmıs olup manidarlık 0.5 düzeyinde sınanmıstır. Arastırma ile ögrencilere hangi degerlerin öncelikli olarak ögretilmesi konusu ögretmenlerin cinsiyet, yas, medeni durum, meslekteki kıdem, brans, en son mezun olunan okul, en son mezun olunan fakülte degiskenleri açısından ortaya konmustur. Buna göre; brans ögretmenleri basarı, hazcılık, özyönetim, uyum ve güvenlik degerlerini ögrencilere kazandırmada meslek ögretmenlerine nazaran daha önemli bulmaktadırlar, kadın ögretmenler erkek ögretmenlere nazaran özyönetim, basarı, uyum ve güvenlik degerlerini daha çok önemsemektedirler, Egitim fakültesi mezunu olan ögretmenler ise güç ve hazcılık degerlerini diger fakültelerden mezun olan ögretmenlere göre daha önemli bulmuslardır. Ayrıca ögretmenlerin ögrencilere kazandırılmasını gerekli gördükleri degerlerin öncelik sırası su sekilde sıralanmaktadır; evrensellik, özdenetim, yardımseverlik, uyum, güvenlik, basarı, geleneksellik, hazcılık, uyarılma ve güç. Anahtar kelimeler: karakter egitimi, degerler egitimi, deger

DeğerlerDeğerler eğitimiEğitim+6
Gülsen Budumlu Akkiprik
Yeditepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2007
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin demokratik tutumları ile dogmatik düşünce biçimleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmada ilköğretim okullarında görev yapan sınıf ve branş öğretmenlerinin demokratik tutumları ile dogmatik düşünce biçimleri arasındaki ilişkinin ortaya konması amaçlanmıştır. Çalışma, İstanbul ili Kadıköy, Üsküdar ve Ümraniye ilçelerindeki devlet ilköğretim okullarında görev yapan 262 sınıf ve branş öğretmeni üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Bu araştırmada, demografik değişkenlerin toplanmasına yönelik yazar tarafından geliştirilen bir Kişisel Bilgi Formu, Demokratik Tutum Ölçeği ve Dogmatizm Ölçeği kullanılmıştır.Araştırmada; normal dağılım özelliği göstermeyen dağılımlar için non-parametrik teknikler, normal dağılım özelliği gösteren dağılımlar için ise parametrik analiz teknikleri, bağımsız grup t testi, non-parametrik Kruskal Wallis-H testi, tek boyutlu varyans analizi (ANOVA), Pearson Çarpım Moment Korelasyon Analizi kullanılmış olup, manidarlık .05 düzeyinde sınanmıştır.Bu araştırmanın sonuçlarıyla, ilköğretim okullarında görev yapan sınıf ve branş öğretmenlerinin demografik özelliklerinden biri olan demokratik tutum konusunda hizmet içi eğitim alınıp alınmaması durumu ile dogmatizm arasında bir ilişki olduğu ortaya konmuştur. Dogmatizm Toplam Puanlarının, demokratik tutum konusunda hizmet içi eğitim almayan öğretmen grubu lehine yüksek olduğu belirlenmiş olup; demokratik tutum konusunda alınan hizmet içi eğitimin, öğretmenlerin dogmatik düşünce biçimleri üzerinde etkili olduğu ortaya çıkmıştır.Son olarak, öğretmenlerin Dogmatizm Toplam ve Demokratik Tutum Toplam Puanları arasındaki ilişkiyi saptamak amacıyla yapılan analizler sonucunda; Dogmatizm Toplam Puanları yükseldikçe, Demokratik Tutum Toplam Puanlarının anlamlı olacak şekilde düştüğü ortaya çıkmıştır. Böylece öğretmenlerin dogmatik düşünce biçimlerinin, demokratik tutumları ile ilişkili olduğu sonucuna varılmıştır.Anahtar Kelimeler: Otoriteryenizm, Dogmatizm, Demokratik Tutum, Otoriter Tutum, Öğretmenler

Demokratik tutumDogma 95Dogmatizm+2
Gönül Şahin
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2008
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim okullarında yönetim ve sorunlara ilişkin yönetici görüşleri

Bilim ve teknoloji alanında yaşanan değişme ve gelişmeler, insan ihtiyaçlarınındeğişmesi, eğitimcileri ve dolayısıyla okul yöneticilerini daha duyarlı olmayazorlamaktadır. Önümüzdeki yıllarda eğitim alanında meydana gelecek değişiklikler ;modern okulun, üç yüzyılı aşkın bir süre önce kitapların basılmasıyla ortaya çıkışındanbu yana görülen değişikliklerden daha büyük olacaktır. Bilginin gerçek sermaye vezenginlik yaratan başlıca kaynak haline gelmekte olduğu bir ekonomi, eğitimperformansı ve eğitim sorumluluğu açısından okullara yeni ve zorlu talepleryöneltmektedir (Drucker, 1998).Bu zorlu taleplere cevap verebilmek için okul yönetiminin başarılı bir yönetimsergilemesi gerekmektedir.Okul yönetiminin başarılı olması için ise, yönetici mesleksel bir değerler sisteme sahipolmalıdır. Aksi durumda yöneticinin olan ile olması gereken arasındaki farkı görüp onagöre davranış göstermesi olanaklı değildir (Bursalıoğlu,1994).Eğitim-öğretimin sistemli ve verimli sürdürülebilmesinde okul yöneticilerine önemliroller düşmektedir. Ülkemizde okulların çeşitli sorunları vardır. Okul yöneticileri eğitimöğretimile ilgili sorunların yanı sıra farklı sorunlar ile de meşgul olmaktadır. Okulyöneticilerinin yaşadığı sorunlar net olarak ortaya konabilirse, çok daha somut çözümönerilerinin üretilebileceği düşünülmektedir. Bu çalışma okul yöneticilerinin okuldayaşadığı sorunları çok geniş bir çerçevede ortaya koymayı amaçlamıştır.Araştırmanın evrenini, 2006-2007 öğretim yılı İstanbul ili Anadolu YakasındakiKadıköy ilçesinde, Ümraniye ilçesinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı resmi ilköğretimivokullarının yöneticileri (müdürler, müdür yardımcıları) ile, 2007-2008 öğretim yılıKırklareli ili Lüleburgaz ilçesindeki merkez ve köy ilköğretim okullarının yöneticilerioluşturmaktadır. Anket, Kadıköy, Ümraniye ve Lüleburgaz ilçelerinde bulunan 123ilköğretim okulundan seçilen 123 yöneticiye uygulanmıştır.Araştırmada veri derleme aracı olarak anket yöntemi kullanılmıştır. Anket sonuçlarınınanalizinde SPSS paket programından yararlanılarak her soru için özet istatistikler(frekans dağılımları) alınmış, yöneticilerin verdiği cevaplar arasında okulun bulunduğuilçeye, cinsiyete, yaşa, yöneticilikteki hizmet süresine, göreve, eğitim durumuna görefarklılık olup olmadığını ortaya koymak için Mann-Whitney U testi ve Kruskal-Wallistesti kullanılmıştır. Ayrıca hazırlanan anket formunun güvenilirliği Cronbach Alfagüvenilirlik katsayısı hesaplanarak ölçülmüştür.Yapılan araştırmanın sonuçlarında;Ankete katılan 123 yöneticinin, %78 ini erkekler, %22 sini kadınlar oluşturmuştur.Sonuçlara göre katılımcıların %8 i 20-30 yaşları arasında, %32 si 31-40 yaşlarıarasında, %35 i 41-50 yaşları arasında, %23 ü 51-60 yaşları arasında ve %2 si 61 yaşınüstündedir.Sonuçlara göre, ankete katılan yöneticilerin en yüksek oranda %20 ile 11-15 yıllarıarasında süredir yöneticilik yaptıkları söylenebilmektedir. Katılımcıların %18 i 1-3yıldır, %15 i 3-5 yıldır, %19 u 6-10 yıldır, %14 ü 16-20 yıldır ve diğer %14 ü de 20 yılve üzeri zamandır yöneticilik yapmaktadırlar.Sonuçlara göre, Kadıköy ilçesinde %74, Ümraniye ilçesinde %50, Lüleburgaz ilçesinde%52 olmak üzere toplamda katılımcıların %58 i Fakülte mezunu olduklarını ifadeetmişlerdir.Katılımcıların 119 adedi kitap yayınlamadıklarını belirtirken, Kadıköy ilçesinde çalışan2, Ümraniye ve Lüleburgaz ilçelerinde çalışan birer katılımcı yayınlanmış kitaplarıbulunduğunu ifade etmişlerdir.

Eğitim yönetimi
Necmiye Bıkan
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Yönetici ve ögretmenlerin değer tercihleri ile örgütsel vatandaşlık davranışları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmayla Yönetici ve Öğretmenlerin Değer Tercihleri ile Örgütsel Vatandaşlık Davranışı arasındaki ilişkinin ortaya çıkması amaçlanmıştır. Araştırma; Giriş, İlgili Literatür, Yöntem, Bulgular ve Yorum ile Sonuç, Tartışma ve Öneriler olmak üzere beş ana bölümden oluşmaktadır.Araştırmanın evrenini İstanbul ili, Avrupa yakasındaki resmi ortaöğretim kurumlarında görev yapan 252 yönetici ve öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. Ayrıca bu araştırmada; Demografik değişkenlerin toplanmasına yönelik kişisel bilgi formu, Schwartz değerler ölçeği ve Yücel örgütsel vatandaşlık davranışı ölçeği yer almaktadır.Araştırmada;Parametrik analiz teknikleri, non parametrik teknikler, bağımsız grup t-testi, tek yönlü varyans analizi (Anova), post-hoc Scheffe testi, non parametrik Kruskal Wallis-H testi, non parametrik Mann Whitney-U testi, Pearson Çarpım Moment korelasyon analizleri kullanılmış olup manidarlıklar 0.05 düzeyinde sınanmıştır Elde edilen veriler bilgisayarda SPSS for Windows ver: 15.0 yardımıyla istatistiksel teknikler kullanılarak çözümlenmiş ve yorumlanmıştır.Yönetici ve öğretmenlerin değer tercihleri, demografik özellikleri ile örgütsel vatandaşlık davranışı arasındaki ilişkinin var olduğu bu araştırmanın sonuçlarıyla ortaya konmuştur. Araştırma sonuçları ilgili daha önce yapılan araştırma sonuçlarıyla karşılaştırılmış ve tartışılmıştır.Değerler ölçeği ve Örgütsel Vatandaşlık Davranışı ölçeği alt boyutları arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla yapılan analizler sonucunda eğitim yöneticilerinin değer tercihleri ile Örgütsel Vatandaşlık Davranışı arasında istatistiksel olarak 0.01 düzeyinde anlamlı bir farklılık görülmektedir. Yönetici ve öğretmenlerin değer tercihleri ile örgütsel vatandaşlık davranışı arasında anlamlı bir ilişki vardır. Değerlere verilen önem arttıkça örgütsel vatandaşlık davranışı artmaktadır.

Değer ölçüleriDeğerlerOrtaöğretim okulları+4
Ali Aktay
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı ortaöğretim kurumlarında öğrenim görmekte olan öğrencilerin okul iklimi algılarının karşılaştırılması

Bu araştırmada farklı türdeki orta öğretim kurumlarında eğitim görmekte olan öğrencilerin okul iklimi algıları karşılaştırılarak ortaya konulmaya çalışılmıştır. Çalışma, İstanbul ili Kadıköy ve Ümraniye ilçelerindeki resmi ortaöğretim okullarında eğitim görmekte olan 257 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Bu araştırmada, demografik değişkenlerin toplanmasına yönelik araştırmacı tarafından geliştirilen bir Kişisel Bilgi Formu ve Okul İklimi Ölçeği kullanılmıştır.Araştırmada; normal dağılım özelliği göstermeyen dağılımlar için non-parametrik teknikler, normal dağılım özelliği gösteren dağılımlar için ise parametrik analiz teknikleri, bağımsız grup t testi, non-parametrik Kruskal Wallis-H testi, tek boyutlu varyans analizi (ANOVA), Pearson Çarpım Moment Korelasyon Analizi kullanılmış olup, manidarlık .05 düzeyinde sınanmıştır.Araştırmamız neticesinde farklı türdeki orta öğretim kurumlarında eğitim görmekte olan öğrencilerin okul iklimi algıları öğrencilerin cinsiyet, yaş, okuduğu lise türü, okuduğu sınıf, eğitim gördüğü bölüm, babalarının mesleği, annelerinin mesleği, anne ve babanın eğitim durumu, oturduğu ilçe, oturduğu evin durumuna, ailenin ait olduğu gelir grubu ve ailedeki birey sayısı değişkenlerine göre farklılaşıp farklılaşmadığı ortaya konulmaya çalışılmıştır.Anahtar Kelimeler: Örgüt iklimi, okul iklimi, ortaöğretim

Okul iklimiOkul-aile iletişimiOkul-çevre ilişkisi+1
Mehmet Murat Dindar
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Endüstri meslek lisesi öğrencilerinin umutsuzluk düzeyleri ve saldırganlık durumları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın yapılmasındaki amaç, Endüstri Meslek Lisesi öğrencilerinin umutsuzluk düzeyleri, saldırganlık durumları, umutsuzluk düzeyleri ve saldırganlık durumları arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Bu amaçla örneklem grubuna umutsuzluk ölçeği ve saldırganlık ölçeği uygulanmıştır. Bu ölçeklerden elde edilen toplam puanlar okul bölgesi, bölüm, cinsiyet, yaş, sınıf, zayıf ders, anne-baba sağ olma durumu, anne-baba eğitim düzeyi, anne-baba iş durumları, aile gelir düzeyi, ev durumu ve kardeş sayısı gibi değişkenler açısından incelenmiştir.İlişkisel tarama modeli niteliğindeki bu araştırmanın evrenini, İstanbul Anadolu Yakası Endüstri Meslek Lisesi öğrencileri; örneklemini ise, İstanbul Anadolu Yakasında Kadıköy, Beykoz ve Ümraniye ilçelerinde bulunan Endüstri Meslek Liselerinde öğrenim gören 316 erkek ve 22 kız öğrenci oluşturmaktadır.Araştırmadan elde edilen sonuçlarda, Endüstri Meslek Liselerinin farklı bölümlerinde okuyan öğrencilerin umutsuzluk düzeyleriyle, saldırganlık durumları arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişkinin olduğu görülmektedir. Bölüm değişkeni umutsuzluk ve saldırganlık ölçekleri için anlamlı sonuç vermiş, Mobilya Bölümü her iki ölçek içinde sıralamalar ortalamalarından en yüksek değerleri almış, umutsuzluk ölçeğinde Elektronik Bölümü ile saldırganlık ölçeğinde ise Makine Bölümü ile farklılaştığı görülmüştür. Sınıf değişkenine göre saldırganlık ölçeğinin farklılaştığı, zayıf ders ve gelir düzeyi değişkenine göre ise umutsuzluk ölçeğinin farklılaştığı görülmüştür.

Endüstri meslek liseleriLise öğrencileriSaldırganlık+2
Erhan Kula
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Eğitim iş kolunda faaliyet gösteren kamu sendikalarına üye öğretmenlerin eğitim sürecinde kazandırılmasını gerekli gördükleri değerlere ilişkin görüşlerinin değerlendirilmesi.

Bu araştırmanın temel amacı, eğitim iş kolunda görevli sendikalı öğretmenlerin eğitim sürecinde öğrencilere kazandırılmasını gerekli gördükleri değerlere ilişkin tercihlerini belirlemektir. Bu tercihlerin değişkenlere göre farklılıkları ortaya konmaya çalışılmıştır.Araştırmada, Türkiye' nin en büyük 3 öğretmen sendikasına ( Eğitim-Bir-Sen, Eğitim-Sen ve Türk-Eğitim-Sen ) mensup 333 üye öğretmenin görüşleri anket yöntemiyle belirlenmiştir. Son birkaç asırdır insanoğlu bilimsel ve teknolojik alanlarda inanılması güç başarılar elde etmiştir. Bununla beraber,bilimsel, teknolojik ve ekonomik alandaki gelişmeler bir bütün olarak insanlığa mutluluk ve huzur getireceğine, başta birey ve toplumlar olmak üzere, insanlığı derin bir psikolojik, sosyal ve ahlaki bir krizin içine sokmuştur. Sonuçta dünya kuruluşundan bu tarafa bu denli, bu kapsamlı bir ahlaki çözülme ve erozyona maruz kalmamıştır. Eğitim organizasyonlarının temel görevlerinden biri öğrenenlere gereksinim duydukları alanlarda eğitim hizmeti sunmaktır. Öğretmenler okulda eğitim-öğretim hizmetinin düzenlenmesinde birinci derecede sorumludurlar. Eğitim sendikaları sadece ülkemizdeki değil, dünyadaki değişim ve gelişmelere de ayak uydurabilmelidir. Bu çalışmanın eğitim sistemimizin gelişmesine katkı sağlaması beklenmektedir.Anahtar kelimeler: Eğitim Sendikaları, Değer, Tercih

Erdoğan Demiryürek
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2008
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim okullarında çalışan öğretmenler ve yöneticilerin bilişsel ahlaki yargı yeteneklerinin çok boyutlu olarak incelenmesi (İstanbul Anadolu Yakası örneği)

Bu araştırmada ilköğretim okullarında çalışan yöneticiler ve öğretmenlerin bilişsel ahlaki yargı yetenekleri puanlarının demografik değişkenler ve mesleki özelliklerine göre nasıl farklılaştığını çok boyutlu olarak incelenmesi amaçlamıştır. Araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. Giriş, İlgili Literatür, Yöntem, Bulgular, Sonuç, Tartışma ve Öneriler olmak üzere 5 ana bölümden oluşmaktadır.Araştırmanın örneklemi iki aşamalı basit tesadüfi örneklem metodu kullanılarak belirlenmiştir. 2006-2007 eğitim-öğretim yılı 2. döneminde İstanbul İli Anadolu Yakası'dan seçilen 5 ilçeden (Kadıköy, Kartal, Maltepe, Sultanbeyli, Ümraniye) 30 farklı ilköğretim okulunda görev yapmakta olan 78 yönetici ve 312 öğretmen katılmıştır. Veriler Georg Lind'in Ahlaki Yargı Testi (MUT, 1977)'nin Çiftçi (MUT-TR, 2001) tarafından geçerliliği sağlanmış Türkçe Versiyonu ve ayrıca demografik değişkenlerin toplanmasına yönelik yazar tarafından geliştirilen bir Kişisel Bilgi Formu toplanmıştır.Araştırmada; normal dağılım özelliği göstermeyen dağılımlar için non-parametrik teknikler, normal dağılım özelliği gösteren dağılımlar için ise parametrik analiz teknikleri; bağımsız grup t testi, non-parametrik Mann Whitney-U testi, tek boyutlu varyans analizi (ANOVA) ve non-parametrik Kruskal Wallis-H testi kullanılmış olup, manidarlık .05 düzeyinde sınanmıştır.Bu araştırmanın sonuçlarıyla yöneticiler ve öğretmenlerin, Kişisel Bilgi Formu ile Ahlaki Yargı Testi (MUT-TR) puanlarında farklılıkları incelenen değişkenler; cinsiyet, yaş, medeni durum, çocuk sahibi olup-olmama durumu, eş çalışma durumu ve şekli, eğitim düzeyi, mezun olunan okul türü, görev konumları, görevindeki çalışma şekli, görev alanı, öğretmenlik mesleği kıdemi, görev yaptığı okuldaki çalışma süresi, yöneticilik görev kıdemi, algılanan okul imkânları, mesleki yayın takibi, ev sahipliği, algılanan gelir düzeyleridir. Ahlaki Yargı Testi puanları farklılıklarında; çocuk sahibi olmayan yönetici ve öğretmenlerin puanlarının daha yüksek olduğu; öğretmenler için kadrolu olarak çalışanların sözleşmeli çalışan öğretmenlere göre puanlarının daha yüksek olduğu; yöneticiler ve öğretmenler için, öğretmenlik kıdemi arttıkça pualarının arttığı saptanmıştır.Anahtar Sözcükler: Ahlak, Etik, Kişilik Gelişimi, Ahlaki Yargı Yeteneği, Georg Lind'in Ahlaki Yargı Testi (MUT), Lawrence Kohlberg'in Bilişsel Ahlak Gelişimi Teorisi, yönetici, öğretmen.

AhlakAhlak felsefesiAhlak gelişimi+7
Zeki Şafak
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim okulu öğrencilerinin okul iklimi algıları ile saldırganlık düzeyleri arasındaki ilişki

Bu araştırmada, ilköğretim okulu öğrencilerinin okul iklimi algıları ile saldırganlık düzeylerinin arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın evrenini İstanbul ili ve Şanlıurfa ili Akçadere ilçesinde okuyan ilköğretim okulu 7. sınıf öğrencileri, örneklem grubunu ise İstanbul Avrupa ve Anadolu Yakası'ndaki ve Şanlıurfa'daki 9 ilçenin ilköğretim okullarının 351 7. sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmada, Nebraska ve Batı Michigan Üniversiteleri tarafından yapılan, 2006 yılında Faika Yelda Acarbay tarafından ölçeğin Türkçe Dilsel Eşdeğerlik çalışması gerçekleştirilen ?CASE/KOİD Kapsamlı Okul İklimi Değerlendirme Ölçeği?; R.R. Sears (1961) tarafından geliştirilen, Sevda Uluğtekin tarafından Türkçe'ye uyarlanan ?Sears Saldırganlık Ölçeği?; yazar tarafından geliştirilen ?Kişisel Bilgi Formu? kullanılmıştır.Araştırmada bağımsız grup t testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), Non-Parametrik Kruskal Wallis-H Testi, Non-Parametrik Mann Whitney-U Testi, Post-Hoc LSD Testi, Post-Hoc Tamhane's T2 testi, Pearson Çarpım Moment Korelasyon Analizi kullanılmış ve anlamlılık düzeyi .05 kabul edilmiştir.Yapılan analizler sonucunda ilköğretim okulu öğrencilerinin saldırganlık düzeyleri ve okul iklimi algılarının demografik değişkenlere göre anlamlı bir şekilde farklılaştığı bulunmuştur. Bununla birlikte öğrencilerin saldırganlık düzeyleri ile okul iklimi algıları arasında negatif yönde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Okullarda olumlu bir iklimin varlığının öğrenci saldırganlığını azalttığı tespit edilmiştir.Anahtar Sözcükler: Saldırganlık, Şiddet, Okul İklimi, Okul Güvenliği

Okul iklimiSaldırganlık
Reşit Yalın Güçkıran
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2008
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim okullarında görev yapmakta olan öğretmenlerin okul iklimi algıları ile kaynaştırmaya ilişkin tutumları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmada öğretmenlerin okul iklimi algıları ile kaynaştırmaya ilişkin tutumları arasındaki ilişki tespit edilmeye çalışılmıştır. Araştırma; Giriş, İlgili Literatür, Yöntem, Bulgular, Sonuç ve Öneriler olmak üzere beş ana bölümden oluşmaktadır. Araştırmanın evrenini, 2006-2007 eğitim-öğretim yılında İstanbul Anadolu Yakası'nın resmi ilköğretim kurumlarında görev yapmakta olan öğretmenler oluşturmaktadır. Tüm örneklemin seçiminde, tabakalama ve küme örnekleme yöntemleri kullanılmıştır. Araştırma Beykoz, Üsküdar ve Kadıköy ilçelerinde yürütülmüş, sonucunda 198 öğretmene ulaşılmıştır. öğretmenlerin okul iklimi algılarını belirlemek için Halpin ve Croft (1966) tarafından geliştirilen Örgütsel İklimi Betimleme Anketi (= Organizational Climate Description Questionnaire, OCDQ/ÖİBA) kullanılmıştır.Öğretmenlerin kaynaştırmaya ilişkin tutumlarını tespit etmek amacıyla Gönül Kırcaali-İftar'ın ?Kaynaştırmaya İlişkin Görüşler? adlı çalışması, Mehmet Özyürek' in ?Engelli Kişilere Yönelik Değiştirilen Tutumların Sürekliliği? adlı çalışmasından yararlanılarak, Nesrin Özbaba (2000) tarafından oluşturulan tutum ölçeği kullanılmıştır. Araştırma ile okullardaki öğretmenlerin okul iklimi algıları ile kaynaştırmaya ilişkin tutumlarının birbirini etkileyip etkilemediği araştırılmış ve bu amaca ilişkin bulgular cinsiyet, yaş, medeni durum, mesleki kıdemi, mevcut okulunda bulunma süresi, çalıştıkları ilçe, mezun oldukları bölüm, çalıştıkları okul imkanlarını algılamaları, kaynaştırma eğitiminde yakını olup olmadığı, sınıfında kaynaştırma öğrencisi olup olmaması, kaynaştırma ile ilgili eğitim alıp almadığı değişkenleri açısından ortaya konmuştur.Son olarak; okul iklimi algısı ile kaynaştırma tutumları arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla yapılan analizler sonucunda öğretmenlerin okul iklimi algıları ile kaynaştırmaya ilişkin tutumları arasında istatistikî olarak anlamlı farklılıklar bulunmamıştır.

İlknur Karacaoğlu
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Endüstri meslek liselerinde bir meslek alanına yönelmiş olan öğrencilerin mesleki olgunluk ve algıladıkları aile desteği düzeylerinin incelenmesi

Bu araştırmada, Endüstri Meslek Liselerine devam eden öğrencilerin mesleki olgunluk düzeyleri ile algıladıkları aile desteği düzeyleri çeşitli değişkenler açısından incelenmiştir.Araştırmanın evrenini İstanbul ili Avrupa yakasında bulunan Endüstri Meslek Liseleri oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemini random örnekleme yöntemiyle elde edilen altı Endüstri Meslek Lisesinden 219'u erkek 93'ü kız toplam 312 öğrenci oluşturmuştur.Araştırmanın örneklem grubundaki öğrencilere mesleki olgunluk düzeylerini belirlemek için Kuzgun (1996) tarafından geliştirilmiş olan Mesleki Olgunluk Ölçeği ve aileden algıladıkları sosyal destek düzeyini belirlemek amacıyla da veri toplama aracı olarak Yıldırım (1997) tarafından geliştirilen Aileden Algılanan Sosyal Destek Ölçeği uygulanmıştır.Araştırmada istatistiksel model, gruplar arasında fark olup olmadığının test edilmesidir. Veriler pearson çarpım moment korelasyon tekniği ve tek yönlü varyans analizi(ANOVA) tekniği kullanılarak çözümlenmiştir. Varyans analizi sonucunda gruplar arasında önemli bir fark çıktığında farkın hangi gruplar arasında olduğunu bulabilmek içinde bağımsız iki grup t-testi kullanılmıştır.Araştırma sonucunda aşağıdaki bulgulara ulaşılmıştır:1. Endüstri Meslek Liselerinde bir meslek alanına yönelmiş olan öğrencilerin mesleki olgunluk düzeyleri oldukça düşük bulunmuştur.2. Öğrencilerin algıladıkları aile desteği orta düzeyde bulunmuştur.3. Öğrencilerin mesleki olgunluk ölçeğinden aldıkları puanlarla algılanan aile desteği ölçeğinden aldıkları puanlar arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Söz konusu ilişki pozitif yönde gerçekleşmiştir. Algılanan aile desteği puanları artıkça mesleki olgunluk puanları da artmaktadır.Anahtar Kelimeler: Endüstri Meslek Lisesi, Mesleki Olgunluk, Algılanan Aile Desteği

Algılanan sosyal destekEndüstri meslek liseleriMesleki olgunluk
Kutluay Köküsoy
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Endüstri meslek lisesi öğrencilerinin şiddet eğilimlerinin çok yönlü olarak değerlendirilmesi (İstanbul ili Avrupa yakası örneği)

Bu araştırmada, Endüstri Meslek liselerine devam eden öğrencilerin şiddet eğilimleri çok yönlü olarak incelenmiş ve değerlendirilmiştir.Araştırmanın evrenini İstanbul ili Avrupa yakasında bulunan Endüstri Meslek liseleri oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemini random örnekleme yöntemiyle elde edilen on Endüstri Meslek Lisesinden 238'i erkek 103'ü kız toplam 341 öğrenci oluşturmuştur.Araştırmanın örneklem grubundaki öğrencilere denge araştırma merkezi tarafından geliştirilen anketten yararlanılarak araştırmacı tarafından oluşturulan anket uygulanmıştır.Araştırmada öğrencilerin verdikleri cevaplar ile şiddet ölçeğinin farklı maddelerinin karşılaştırılması sonucunda; internet kullanımı, aile gelirinin düşük oluşu, sigara, içki ve madde kullanımı, okulda şiddet görmesi, okul türü, yaş ve cinsiyetin; şiddete yönelimde etkin olduğuna ulaşılmıştır.Anahtar Kelimeler: Ergen, şiddet,

ErgenlikŞiddet
Ergün Karakaya
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2008
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim ikinci kademe öğrencilerinin zorbalık eğilimleri ile problemli internet kullanımları arasındaki ilişki

Okullarda zorbalığın görülme sıklığı ile ilgili haberler son yıllarda fazlalaşmakta ve birçok öğrencinin de bu olaylarda yer aldığından şüphe duyulmamaktadır. Zorbalığın, artan korku ve güvensizlikten, travmatik ve stres gibi sağlık şartlarına kadar, öğrenciler üzerinde kısa ve uzun dönem etkileri vardır Zorbalık, okullarda çocukların iyi durumda olmalarından sorumlu olan tüm kişilerin dikkatini, ilgisini gerektiren önemli bir konu olarak ortaya çıkmaktadır.Zorbalık, şehir ve kırsalda, zengin ve fakir bölgelerde bütün okul tiplerinde bulunmaktadır. Özellikle ilköğretim ikinci kademede aile, arkadaş ve diğerleri ile ilişkiler farklılaşmakta, gelişen beden yapısı ile birlikte duygusal yönden de değişimler olmaktadır. Bu dönemde olumlu ve olumsuz ilişkilerden etkilenmeler oldukça kolay olmaktadır.Saldırgan öğrenciler, ciddi şiddet olayları suçlusu olma yönünde özellikle risk altındadırlar ve onlar ileride zorbalık davranışlarında bulunacak çocuklar yetiştirmeye daha yatkınlardır.Teknolojiyi kullanma, zaman yönetiminde tecrübe, bilgiye ulaşma yollarını kavrama gibi artılar da kazandırabilir. Burada dikkat edilmesi gereken nokta, yaşam tarzında her şeyi yerli yerinde ve ölçüsünde yapmanın daha faydalı olduğunun hatırlanmasıdır. Bu tezde okullarımızdaki ilköğretim ikinci kademe öğrencilerinin zorbalık davranışları ve sorunlu internet kullanımının katkısı araştırılmıştır.

Gülsen Coşkun
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Endüstri meslek liselerinde eğitim gören öğrencilerin öğrenme stilleri, sınav kaygı düzeyleri ve akademik başarıları arasındaki ilişki (Kocaeli ili, Gebze ilçesi örneği)

Bu araştırma öğrencilerin öğrenme stilleri, sınav kaygıları ve akademik başarıları arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma beş ana bölümden oluşmaktadır. Bunlar; Giriş, İlgili Literatür, Yöntem, Bulgular ve Yorum ile Sonuç Tartışma ve Öneriler şeklindedir.Bu araştırmanın evreni 2007-2008 eğitim öğretim yılında Kocaeli ili, Gebze ilçesindeki Anadolu Teknik, Teknik Lise ve Endüstri Meslek liselerinde eğitimini sürdüren öğrencilerdir. Örneklem grubu ise bu öğrenciler arasından seçilen 658 öğrencidir.Araştırmada öğrencilerin öğrenme stillerini belirlemek için Marmara Öğrenme Stilleri Ölçeği (MÖSÖ), sınav kaygısı düzeylerini belirlemek için Sınav Kaygısı Envanteri (SKE) ve akademik başarıları içinde ilköğretim diploma notları, 9. sınıf , 10. sınıf ve 11. sınıf not ortalamaları kullanılmıştır. Ayrıca demografik değişkenler için de araştırmacı tarafından Kişisel Bilgi Formu hazırlanmıştır.Araştırmada demografik değişkenlerin yüzde ve frekansları çıkarılmıştır. Ayrıca öğrencilerin öğrenme stilleri, sınav kaygı ve akademik başarıları düzeyleri test edilmiş, bu sürekli değişkenlerin demografik değişkenlere göre farklılaşıp farklılaşmadığının analizi yapılmış ve sürekli değişkenlerin kendi aralarındaki ilişkiye bakılmıştır. Elde edilen veriler bilgisayarda SPSS for Windows 13.0 yardımıyla istatistiksel teknikler kullanılarak çözümlenmiş ve yorumlanmıştırAraştırma sonucunda, MÖSÖ dokunsallık ve sebat alt boyutları ile SKE kuruntu alt boyutu puanları arasında ve MÖSÖ işitsel alt boyutu ile akademik başarı puanları arasında istatistiksel açıdan negatif yönde anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Ayrıca MÖSÖ'nün aydınlatma ve işitsel dışındaki tüm alt boyutlar arasında ve SKE'nin tüm alt boyutları arasında istatistiksel açıdan pozitif yönde anlamlı bir farklılık bulunmuştur.Hem öğretmenler hem de öğrenciler öğrenme stilleri konusunda bilinçlendirilmelidir. Öğrencilerin sınavları algılama şekilleri değiştirilerek sınav kaygıları azaltılmalıdır.Anahtar Kelimeler : Öğrenme Stilleri, Sınav Kaygısı

Akademik başarıSınav kaygısıÖğrenme yöntemleri
Habip Zengin
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Endüstri meslek liselerinde öğrenim gören öğrencilerin eğitsel kulüplere bakışı (Kocaeli ili Gebze ilçesi örneği)

Bu araştırma ile öğrencilerin eğitsel kulüpler hakkındaki görüş ve düşüncelerinin ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Araştırma; Giriş, İlgili Literatür, Yöntem, Bulgular ve Yorum ile Sonuç Tartışma ve Öneriler olmak üzere beş ana bölümden oluşmaktadırAraştırmanın evreni Kocaeli ili, Gebze ilçesindeki endüstri meslek liselerinde eğitime devam eden öğrencilerden oluşmaktadır. Araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. Bu araştırmada kullanılan anket araştırmacı tarafından geliştirilmiştir.Araştırmada ankete verilen cevapların ve demografik değişkenlerin yüzde ve frekansları çıkarılmış ayrıca demografik değişkenlerle anket maddelerine verilen cevapların çaprazlaması yapılmıştır. Elde edilen veriler bilgisayarda SPSS for Windows ver: 15.0 yardımıyla istatistiksel teknikler kullanılarak çözümlenmiş ve yorumlanmıştırÖğrencilerin eğitsel kulüplere bakışı bu araştırma sonunda ortaya konmuştur. Olumlu görüşe sahip öğrenciler oransal olarak eğitsel kulüpler hakkında olumsuz düşünen öğrencilere göre daha baskındır. Ancak sayı olarak eğitsel kulüplerin faydasız ve gereksiz olduğunu düşünen öğrencilerin sayısı da azımsanamayacak kadar çoktur.Bilişim, biomedikal, radyo tv, vb. gibi daha başarılı öğrencilerin bulunduğu bölümlerdekilerin, yaşı diğerlerinden büyük olan ve eğitsel kulüp kapsamında daha önce bir faaliyette bulunmuş öğrencilerin eğitsel kulüplere bakışı diğer öğrencilere göre daha olumludur.

Arif Koçinalı
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Okul merkezli yönetim sistemine ilişkin öğretmen görüşleri

Bu araştırmanın amacı, eğitimde yerelleşme, yerinden yönetim, yetki aktarımı ve yetki devri hakkında araştırmalar yapılmasına karşın bu çerçevede eğitimin üretildiği temel doku olan okulun; yapısı, amaçları,süreçleri ve dahilindeki işleyişi, iklimi üzerinde yine okulun toplumsal, ekonomik, politik, bireysel rolleri çerçevesinde, öğretmenlerin eğitim hizmetinin sunumundaki, etkinleri, davranışları, tutumları, eğilimleri ve görüşleri merkezi politikaların belirlenmesinde dolaylı da olsa önemlidir.Bu bağlantıda araştırmanın amacı öğretmenlerin okul merkezli yönetim sistemine ilişkin görüşlerinin betimleyebilmektir.Aynı zamanda karmaşık görünümlü okul merkezli yönetim sistemi literatürüne sistematik bir yaklaşım sunmaktır.Bu sebeplerle, tarama modeli araştırma yöntemi kullandığı gibi, ayrıca öğretmenlerin görüş/katılım dağılımı ve belirlenen demografik değişkenlere göre farklılaşmalarını belirlemeyebilmek için hem grup içi hem de gruplar arası araştırma deseni kullanıldı. Araştırmanın örneklemi; ulaşım, maliyet, kontrol (=denetim) zorunlulukları nedeniyle ve örneklemenin temel kuralı olan yansızlık gereği olarak çalışma evreninden tesadüfi olarak, oransız küme örnekleme yöntemi ile seçildi.İstanbul ili Avrupa yakası ile 2007/2008 eğitim öğretim yılı ile sınırlandırıldı. Çalışma grubu 200 ilköğretim öğretmenlerinden oluşmaktadır.Veri toplamak üzere Aytaç (2000b) tarafından geliştirilen 77 maddelik ?Okul merkezli yönetim? adlı anket formundan yararlanıldı.Veri çözülmesi işlemleri SPSS 15.0 istatistik paket programı ile yapıldı.Araştırmanın bulguları ışığında öğretmenlerin okul merkezli yönetim sistemlerine ilişkin grup içi katılımların yüksek olduğu, ayrıca öğretmelerin belirlenen gruplar arası işgören olarak hizmet verdikleri okulun finansman türüne göre, aldıkları ödül sayılarına göre, internet kullanım ve mesleki yayın takip sıklığına göre faklılaştığı görüldü.Yine öğretmenlerin cinsiyetlerine, kıdemlerine, değiştirdikleri okul sayısına, rehberlik ve danışmalık yaptıkları öğrenci yaş grubuna göre tanımlanan branşlarına göre hem grup içi hem de gruplar arası bir fark görülmedi.Yaşlarına ve eğitim düzeylerine göre gruplar içi bir fark gözlenmemesinin yanında gruplar arasında bazı farklılıklar görüldü.Bu sonuçlar tartışılıp yorumlandı.Öğretmenlerin ödül verme sistemlerinin düzenlenmesine ilişkin ve bölge okul kurullarının finansmanına ilişkin öneriler sunuldu.

Eğitim reformlarıEğitim yönetim sistemleriOkul yönetimi
Metin Kaya
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2008
00

Other supervisors