Clay

85 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Sodyum bor hidrürlü bir hidrojen üretim sisteminde farklı kil bazlı katalizörlerin hidrojen üretimine etkileri

Bu çalışmada, destek malzemesi olarak farklı asitlerle modifiye edilmiş sepiyolit ve montmorillonit killeri üzerine Co-B, Co-Fe-B ve Co-Mg-B katalizörleri kimyasal indirgenme yöntemi ile sentezlenmiş ve aktiviteleri sodyum bor hidrürün hidroliz reaksiyonundan hidrojen elde etme ile gerçekleştirilmiştir. Sepiyolit ve montmorillonit killerinin modifikasyonu için asetik asit, hidroklorik asit, borik asit ve fosforık asit kullanılmıştır. Aynı zamanda, kil numunelerinin optimizasyonu için optimum asit konsantrasyonu ve optimum emdirme süreleri belirlenmiştir. Hidrojen üretim deneylerinde, metal miktarı, sodyum borhidrür konsantrasyonu ve sıcaklık parametreleri incelenmiştir. Her iki destek materyali ile asitlerin etkileşimi farklı olmakla birlikte en uygun hidrojen üretim hızları fosforik asitle elde edilmiştir. Aynı zamanda, destek materyali üzerine Co metali yanında Mg ya da Fe metal ilavesi ile de maksimum hidrojen üretiminde artışlar tespit edilmiştir. Gerçekleştirilen işlemler sonucunda elde edilen destekli katalizör numuneleri, X-ışınları kırınımı spektroskopisi (XRD), taramalı elektron mikroskobu, infrared spektroskopisi ve BET yüzey alanı cihazı ile karakterize edilmiş ve yorumlanmıştır. Karakterizasyon çalışmalarında, destekli katalizörlerin yüzeyinde anlamlı değişiklikler gözlemlenmiştir. Seçilen bazı katalizörler üzerinde, kinetik verilerin elde edilebilmesi için 30, 40, 50 ve 60 °C sıcaklıklarında hidroliz işlemleri gerçekleştirilmiştir. Kil destekli katalizörler kullanılarak sodyum borhidrürün hidrolizinden hidrojen üretimine ait aktivasyon enerjileri hesaplanmıştır. Montmorillonit destekli Co-B, Co-Fe-B ve Co-Mg-B katalizörleri ile elde edilen aktivasyon enerjileri sırasıyla 49.5, 38.90 ve 52.3 kJ/mol olarak bulunmuştur. Aynı zamanda, sepiyolit destekli Co-B, Co-Fe-B ve Co-Mg-B katalizörleri ile elde edilen aktivasyon enerjileri sırasıyla 21.4, 43.83 ve 38.21 kJ/mol olarak bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Co-B, Co-Fe-B. Co-Mg-B, destek materyal, hidrojen, modifikasyon

EnerjiHidrojenKatalizörler+1
Nuran Selvitepe
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Avanos yöresi kil yataklarının araştırılması ve astar uygulamaları

Avanos yöresine ait kil yataklarının araştırılarak çeşitli uygulamaların yapıldığı sanat çalışması raporunun birinci bölümünde, kilin oluşumuna ve seramik astarının tarihsel sürecine yer verilmiştir. Belirlenen mevkiler doğrultusunda, kil yataklarının seçilmiş bölgelerinden alınan kil numunelerinin seramik astar üretiminde kullanılabilirliği araştırılmıştır. XRF analiz raporu sonucunda, seramik astarı hazırlama prosesi ve astar denemeleri görselleri ile birlikte sunulmuştur. İkinci bölümde, çalışmalarında sıklıkla astar uygulaması gerçekleştiren uluslararası seramik sanatçılarından bahsedilerek, sanatçıların seçkin eserlerine değinilmiştir. Kapadokya'nın oluşumu gereği eşsiz bir yapıya sahip olduğu bilinmektedir. Üçüncü ve son bölümde, Kapadokya bölgesindeki yapılarda doğal afet ve insan faaliyetleri sebebiyle çeşitli tahribatların oluştuğu gözlemlenmiştir. Bu tür olumsuz eylemlerin etkisi altında kalınarak özgün çalışmalar yapılmıştır. Mevki killerinden hazırlanan astarlar, çalışmalarda uygulanarak deneyimlenmiştir.

AstarKilNevşehir-Avanos+3
Ahmet Anıl Zorlu
Hacettepe University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Nanobentonit eldesi ve karakterizasyonu

Bu çalışma, Çankırı Eldivan bölgesine ait TSE EN ISO 13500 standardına uygun sondaj çamurlarında kullanılan sodyum bentonit kilinin laboratuvar şartlarında nano boyuta indirgenmesiyle ilgilidir. Sodyum bentonit kili ilk önce öğütme işlemine tabi tutulmuş, sonrasında gravite yöntemi ile ayrıştırma yapılarak bünyesindeki ağır metal ve organik bileşikler uzaklaştırılarak saflaştırılmıştır. Yapılan işlemler sonucunda üretilen nihai ürüne Nanobentonit-1 adı verilmiştir. Sonrasında Nanobentonit-1'in üretim aşamasını hızlandırmak ve maliyeti düşürmek amacıyla önce 475 ℃'lik bir ısıtma işlemine tabi tutulmuş ve bünyesindeki su molekülleri uzaklaştırılmıştır. Ardından tekrar öğütme işlemi uygulanmış ve gravite yöntemi ile ayrıştırılarak saflaştırılmıştır. Oluşan ürüne Nanobentonit-2 adı verilmiştir. Ortaya çıkan ürünlerin (Nanobentonit-1 ve Nanobentonit-2) fiziksel ve kimyasal analizleri yapılarak Nanobentonit-2'nin karakterizasyonu belirlenmiştir.

BentonitKilSondaj+1
Onur Eser Kök
İskenderun Technical University · Mühendislik ve Fen Bilimleri Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Manisa-Salihli-Gökeyüp çömlekçi killerinin geleneksel çömlek üretim yöntemleri dışında (astar, sır, raku, sagar kutusu içindeki pişirim)kullanım olanaklarının araştırılması

Anadolu'da geleneksel çömlek üretimi yapan merkezlerden biri olan Manisa ili, Salihli ilçesi, Gökeyüp köyü üç yüzyıla yakın bir tarihe sahiptir. Gökeyüp köyü geleneksel çömlek üretiminde bazı ürünlerin talebi olmadığı için üretimi yapılmamaktadır. Buna karşın talebi olan ürünler herhangi bir değişim göstermeden üretimi aynen devam etmektedir. Bu çalışmada Gökeyüp köyü killerinin günümüz şekillendirme ve pişirim yöntemlerine uygunluğu araştırılmış ve olumlu sonuçlar alınmıştır.Yapılan bu çalışmada Gökeyüp kırmızı ve boz killerinin fiziksel ve kimyasal özellikleri incelenmiştir. Terrasigilata, astar, astar sır ve sır reçeteler, hazırlanarak sagar ve raku pişirim tekniklerinin reçeteler üzerindeki etkileri araştırılmıştır. Ayrıca Gökeyüp killeri arasında yer alan ve yerel adı mengene kili olan hammaddenin, sagar ve raku pişirim tekniklerindeki etkileri araştırılmış ve farklı yüzey etkilerinin oluştuğu görülmüştür. Geleneksel çömlek üretiminde kullanılan mengene kili ile karıştırılmış killerin günümüz şekillendirme yöntemlerinde kullanılabileceği kanısına varılmıştır.

KilManisa-Salihli-Gökeyüp KöyüPişirme+4
Semiha Atabey
Uşak University
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Uşak-Sivaslı çömlekçiliği, kullanılan killerin araştırması ve özgün uygulamalar

Uşak-Sivaslı Çömlekçiliği, Kullanılan Killerin Araştırılması Ve Özgün Uygulamalar başlıklı tez üç ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde Anadolu çömlekçiliğinin tanımı, tarihçesi genel olarak ele alınmış ve Ege Bölgesi'ndeki çömlekçi merkezlerinden bahsedilmiştir. Çömlekçiliğin Anadolu'daki yeri, önemi ve çömlekçi tornasının kullanılmasıyla formlarda meydana gelen değişikler genel olarak ele alınmıştır. Aydın, İzmir, Manisa, Kütahya, Denizli, Afyonkarahisar ve Muğla' da bulunan çömlekçi merkezlerine değinilmiştir. İkinci bölümde ise, Uşak-Sivaslı Çömlekçiliği anlatılmaktadır. Sivaslı Çömlekçiliğinin tarihine, kullanılan çark tipine, hammadde kaynaklarına, çömlek üretiminin genel olarak işleyiş sürecine, üretilen çömlek çeşitlerine ve ustalarla yapılan röportajlara yer verilmiştir. Bulkaz Dağı, Kızıl Dere ve Payam Alanı killerinin kimyasal analizine ve bu killerin fiziksel özelliklerine değinilmiştir. Üçüncü bölümde, yapılan araştırmalar ve Sivaslı Çömlekçiliğinde kullanılan killerle, çömlekçi tornasında günümüz koşullarına uygun özgün çömlek formlar üretilmiş ve uygulamalarda sunulmuştur.

KilSivasUşak+3
Kenan Tarhan
Uşak University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Kil yıkama tesisi atıklarından kuvars kazanımının araştırılması

Bu çalışmada, halen faaliyet göstermekte olan bir kil zenginleştirme tesisi atıklarından kuvars kazanımı amacıyla deneysel çalışmalar gerçekleştirilmiş, sonrasında elde edilen deneysel veriler ve simülasyon yardımıyla bu tesisin akım şeması oluşturularak kullanılacak ana ekipmanlar boyutlandırılmıştır. Tesiste stoklanan atıktan alınan numunelerin boyut dağılımı, kimyasal bileşimi belirlenmiş ve yerçekimiyle zenginleştirme ve manyetik ayırma testleri yapılmıştır. Bu çalışmalarda, kil, kömür ve çoğunluğu sideritten kaynaklanan demirin belirli ölçüde uzaklaştırılmasına karşın, iri tane boyutunda yeterli kalitede bir ürün alınamadığı belirlenmiştir. Zenginleştirme deneylerinde kullanılan numune, 16 farklı ocaktan gelen kil aynı tesiste işlendiğinden, bir ay süreyle iri çakıl, iri kum ve ince kum olmak üzere biriktirilerek elde edilmiştir. ii Yapılan çalışmalar sonunda, cevher içinde bir miktar feldspat kaldığı belirlendiğinden istenen safsızlıkta bir ürün almak için feldspat-kuvars ayrımının gerekli olduğuna karar verilmiş ve hidroflorik asitle feldspat canlandırılarak kuvarstan ayrılmıştır. Deneyler sonunda, -0.5mm malzemeyle elde edilen nihai ürün bileşimi aşağıda verilmektedir. Bileşen, % SiO2 Al2O3 Fe2O3 TiO2 CaO MgO Na2O K2O C A, Z, -0,5mm 97.49 1.49 0.107 0.054 0.04 0.28 0.06 0.11 0.19 0.32 Bu bileşim, çok yüksek saflıkta ürünler dışında, Camiş Madencilik'in ürettiği ve pazarladığı çok sayıda ürüne benzer veya daha yüksek kalitededir. Deneysel çalışmaların tamamlanmasından sonra yılda 140.000 ton kil atığı malzemeyi zenginleştirmek üzere bir tesisin tasarımı gerçekleştirilmiştir. Öğütme ve sınıflandırma tesisi tasarımında JKSimMet yazılımı kullanılmış ve değirmen boyutlandırılmıştır. Zenginleştirme devresinde ise laboratuvar deneylerinde elde edilen ürünlerin ağırlık oranları kullanılmıştır. Tüm tesisin madde denkliği yine JKSimMet kullanılarak simülasyon yardımıyla belirlenmiştir. Sonuç olarak, kil yıkama tesisinden ortaya çıkacak 140,000 ton atıktan, 61,720 ton cam kalite ürün ve 9,804 ton ince ürün elde edilerek ekonomiye kazandırılması mümkün görünmektedir. Ortaya çıkan toplam atığın yaklaşık yarısı ürün olarak kazanılabilmekte, taşınması ve depolanması gereken atık miktarı da aynı oranda azalmaktadır.

BenzetimKilKuvars+2
Hakan Şanıvar
Hacettepe University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

Doğayla etkileşim üzerine sanatsal yorumlamalar

"Doğayla Etkileşim Üzerine Sanatsal Yorumlamalar" isimli bu Sanatta Yeterlik Sanat Çalışması Raporu, insanın doğayla olan etkileşimiyle ilgili gözlemler üzerinden şekillenen bir araştırma, deneyim ve yaratım sürecidir. Bu doğrultuda, bu araştırmanın ve yaratım sürecinin dayandırıldığı görüş, 18. Yüzyıl Amerikan Transandantalizm akımıdır. Kişinin doğduğunda sahip olduğu yetenekleri yeniden kazanıp doğayla fiziksel olarak bir olma, onu tekrar bire bir deneyimleme ve onunla birlikte hareket edebilme ihtimalleri üzerinden gelişmiş olan bu felsefi, edebi ve dini akım, öncelikle daha eski dönemlerden beri Doğu ve Batı kültürlerinin doğaya yaklaşımlarını karşılaştırarak ele alınmış ve açıklanmıştır. Bu noktada, günümüzde de tartışmaları süren modern ekolojik yaklaşımların tanım ve analizlerine de yer verilmiştir. Kişisel üretimlere ilham kaynağı olan başta Ralph Waldo Emerson ve Henry David Thoreau gibi, Transandantalizm'in öncüleri olan yazarların makaleleri, deneyimlerini paylaştıkları kitapları ve metinlerinden alıntılara büyük ölçüde yer verilmiş ve açıklanmaya çalışılmıştır. Bu alıntılar ve açıklamalar doğrultusunda ekolojik yaklaşımların görsel sanatlara olan etkisi ve sanat algısını nasıl etkilediği, kronolojik olarak, örnek verilen sanatçıların eserleri üzerinden kısaca incelenmiştir. Sanatın iki boyutlu yüzeyden yer yüzüne, oradan da tekrar yaşadığımız mekanlara nasıl taşındığı ve doğal süreçleri nasıl ele aldığı ile ilgili bilgiler sunulmuştur. Son olarak, tüm bu araştırmalardan ilham alarak, 2015 yılından bu yana, çağlar ve kültürler boyunca farklılık göstermiş olan insan ve doğa etkileşimi üzerine gelişen ve sunduğu süreçler üzerinden bir deneyim yaratmayı amaçlayan kişisel çalışmalara, yaratım süreçlerine, görsellerine ve açıklamalarına yer verilmiştir. Anahtar sözcükler: Kil, pişmemiş kil, doğa ve insan etkileşimi, Amerikan Transandantalizm Akımı, sanat ve ekolojik yaklaşımlar, yeryüzü, süreç

EkolojiKilSanat+6
Esin Aykanat Avcı
Hacettepe University · Institute of Fine Arts
2020
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

Iğdır ve çevresindeki yöresel killer, yapısal özellikleri ve seramik kullanım alanları

Kil hammaddesi, seramik alanında kullanılan çamurun esas bileşenidir. Üretici kullanımına yönelik pişme sıcaklıkları standart içerikli pek çok çamur çeşidi mevcuttur. Bu çamurların yanında, yöresel killer kullanılarak üretilen çamurlar da vardır. Yöresel killer çoğunlukla yöre halkı tarafından kap kacak ve tandır gibi ihtiyaçların karşılanması amacıyla kullanılmaktadır. Bu çalışmada Iğdır ve çevresindeki, başta Iğdır ili Tuzluca ilçesi olmak üzere Ağrı ili Diyadin ilçesi ve Kars ili Kağızman ilçesindeki bazı kil türleri incelenmiştir. Kil araştırmaları ile birlikte seramik üretim alanlarıyla ilgili de araştırmalar yapılmış ve tandır ustaları ile görüşülmüştür. Bölgelerdeki hammadde alanlarıyla ilgili bilgi edinilmiş ve araziden numuneler alınmıştır. Alınan numunelerin fiziksel ve kimyasal deneyleri yapılmış ve içeriklerinde CaO, SiO2, Fe2O3, Al2O3, MgO, Na2O ve K2O bileşikleri tespit edilmiştir. Fiziksel deneyler için deneme plakası modelleri şekillendirilmiş, alçı ile kalıpları alınmıştır. Pişme rengi, yoğrulma suyu, küçülme ve su emme deneyleri yapılmıştır. Killer araziden alındığı gibi hiçbir katkı maddesi eklenmeden ve makine kullanılmadan doğal yöntemler ile çamur haline getirilmiştir. Sahadaki kil araştırmaları esnasında, hammaddenin doğal görüntüsü ve kil, kayaç, taş, yamaç, dağ, tepe gibi eşsiz doğal oluşumlardan yola çıkılarak sergilemede kullanılacak seramik formlar araziyle bütünleşik olacak şekilde seramik taş formunda planlanmıştır. Alınan numunenin forma dönüşerek geri kendi bölgesine dönmesi çevrenin bilinçsizce yok edilmemesi yönünde algı oluşturmak amacı ile seçilmiştir. Dünya genelinde hammadde stoklarının yetersizliği konusu çoğu kuruluşun gündeminde iken bölgenin bakir alanlarını hoyratça kullanıma açmak değil, bilinçli, kontrollü çıkarım yapılması vurgulanmak için bu yöntem tercih edilmiştir. Çalışma sahası olan üç farklı bölgeden biriktirilen taşlardan model olarak seçilenleri yabancı maddelerden arındırdıktan sonra parçalı alçı kalıpları alınmıştır. Arazi yerleştirmeleri için, her bölgenin kendi kilinden elde edilen çamurlar ayrı ayrı hazırlanmıştır. Her bir bölgenin çamurları o bölgeden alınan taşlardan oluşturulan alçı kalıplara basılarak şekillendirilmiştir. Kalıptan çıkan çamurlar yine taş modelin kendisi ile rötuşlanarak kalıp izleri yok edilmiştir. Kuruma işlemi tamamlanan taş modeller 900℃ sıcaklıkta pişirilmiştir. Sırlı uygulamalar için akçini çamuru ile de aynı şekilde üretimler yapılmıştır. Bisküvi pişiriminden sonra özel 1000°C sıcaklıkta gelişen sır reçetelerine Ağrı Dağı lav taşı tozu belirlenen oranlarda eklenerek sırlanmıştır. Sırlı pişirimleri elektrikli kamara fırınında nötr ortamda yapılmıştır. Sergileme alanı olarak hammaddelerin doğal edinim bölgeleri bilinçli olarak tercih edilmiştir. Tüm seramik formlar arazide sergilenerek fotoğraflanmıştır. Sonrasında bu seramik taş formları arazide bırakılıp, geldikleri yere tekrar döndürülerek bölgesel farkındalık ortaya konulmuştur. Tezin birinci bölümünde araştırmanın amaç, yöntem, kapsam ve sınırları belirtilmiştir. İkinci bölümde; yöresel killer, Iğdır ili yerel bazı kil türleri, Iğdır ve çevresindeki yöresel killerin kullanım alanları, tandır ve seramik üretimi aktarılmıştır. Üçüncü bölümde; Iğdır ve çevresindeki yöresel kil gruplarına yapılan kimyasal ve fiziksel deneyler, yöresel kil ile çamur yapımı ve yöresel malzemelerin seramik sırı içinde kullanımına yer verilmiştir. Dördüncü bölümde ise sanat uygulamaları ve arazi özelinde kurgulanan yapı anlatılarak sergileme anından fotoğraflara yer verilmiştir.

IğdırKilSeramik sanatı+4
Elçin Telli Ateş
Mimar Sinan Fine Arts University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Farklı dolgu maddelerinin polipropilen esaslı kompozit malzemelerin ısıl bozunma ve yanma davranışlarına etkilerinin incelenmesi

Bu tez çalışmasında, farklı dolgular ve alev geciktiricilerin özellikle araçlarda kullanılan polipropilen esaslı kompozit malzemelerin ısıl bozunma ve yanma davranışlarına etkileri incelenmiştir. Polipropilenin ısıl kararlılık ve yanma direncini iyileştirmek için amonyum polifosfat ve pentaeritritoldan oluşan kabaran alev geciktirici (KAG) sistem ilave edilmiştir. Ayrıca, kompozitlerin özelliklerini iyileştirmek için KAG ve KAG'siz montmorillonit kili (MMT), borik asit (BA), ceviz kabuğu tozu (CKT), fındık kabuğu tozu (FKT), zeytin atığı tozu (ZAT) ve farklı uçucu küller (UK) de kullanılmıştır. Dolgu maddeleri ve alev geciktiricinin polipropilene ilavesi için çift vidalı ekstruder kullanılmıştır. Test numuneleri özel bir kalıp ve enjeksiyon makinesi kullanılarak üretilmiştir. Kompozitlerin tutuşma ve yanma özellikleri UL 94, LOI ve konik kalorimetre testleri ile belirlenmiştir. Isıl özellikler ise TGA, DSC ve ısı iletkenlik katsayısı ölçümleri ile incelenmiştir. Kompozitlerin yapılarının incelenmesi SEM ve FTIR ile gerçekleştirilmiştir. Bunlara ek olarak kompozitlerin çekme, eğilme ve darbe dayanımları da belirlenmiştir. Deneysel çalışmalar dışında, FDS (yangın dinamikleri simülatörü) programı kullanılarak ısıl bozunma ve yanma modelleme çalışmaları gerçekleştirilmiştir. Deneysel sonuçlar, polipropilene % 25 KAG ilavesinin ısıl bozunma ve yanma dirençlerini belirli seviyede artırdığını göstermektedir. Ayrıca, MMT, BA, CKT, FKT, ZAT ve uçucu küllerin KAG ile birlikte kullanılması mekanik özelliklerde dikkate değer olumsuzluklar oluşturmadan ısıl bozunma ve yanma dirençlerinde daha ileri seviyede iyileştirmeler yaptığı tespit edilmiştir. Aynı zamanda, KAG ilavesi olmadan CKT, FKT, ZAT ve uçucu kül ilaveleri ısıl bozunma ve yanma dirençlerinde sınırlı da olsa iyileştirmelere sebep olmuştur. Bunlara ek olarak, FDS kullanılarak elde edilen modelleme sonuçlarının belirli seviyede deneysel sonuçlar ile uyumlu olduğu belirlenmiştir.

Alev geciktiriciBorik asitKil+5
Yasin Demirhan
Pamukkale University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

Kırmızı killerle oluşturulan, 1200 C`de gelişen astar sır araştırmaları ve uygulamaları

n SANATTA YETERLİK TEZ OZU Emel ŞÖLENAY Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Mart 2002 Danışman Prof. Zehra ÇOBANLI Çağlar boyu, seramik kapların dayanıklılığını artırmak ve dekoratif değerler katmak amacıyla bir çok malzeme ve teknik kullanılmıştır. Seramiğin su geçirgenliğini azaltmak için sırdan çok önce kullanılmaya başlayan astarlar ve astarların bileşimi çok çeşitlidir. Değişik tarih dilimi ve uygarlıklarda görülen astarlar; önceleri kültürel değerleri aktarma görevi görmüştür. Yunan ve Roma seramiklerinde ise, astar teknik ve sanatsal pek çok öğeyi bir arada bulunduran çok özel bir kaplama malzemesi olarak karşımıza çıkmaktadır. Burada kullanılan astar bileşimi ve seramik kaba verdiği etki çok farklıdır. Zinter ve parlak bir astar çeşidi olan terrasigilata sıra da benzer özellikler göstermektedir. Terrasigilatadan bazı yönleriyle ayrılan astar sırlar Çin, Japonya ve Amerika'da oldukça yaygın kullanımı olan bir sır çeşididir. Bileşiminde yüksek oranda kil bulunduran bu sırlar, verdikleri dokularla kullanılan kilin cinsine ve içerdiği demir oranına bağlı olarak, hiç renklendiriciye ihtiyaç duyulmadan san-krem-kahve tonları elde edilebilen doğal sırlardır. Bu araştırmada, astar sırın tanımı, tarihsel gelişimi ve yurdumuzda değişik çömlekçi merkezlerinde kullanılan killerle astar sırların hazırlanması ve seramikle uğraşan kişilere farklı teknik ve malzemenin tanıtılması amaçlanmıştır. Bu sonuçlan elde etmek için astar sırlarla ilgili çok sayıda deneme yapılmıştır.

AstarKilKırmızı çamur+3
Emel Şölenay
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2002
00
Master'sOpen AccessTR

Kontrollü polimerizasyon yöntemiyle organik / anorganik polimerik kompozit malzemelerin sentezi ve karakterizasyonu

Kontrollü polimerizasyon yöntemleri son ürünün özelliklerinin istenildiği şekilde ayarlanmasına imkan vermektedir. Bunlar, polimer zincirlerinin boyu , molekül ağırlığı ve polidispertisine bağlı olarak değişen termal, mekanik, optik vs özelliklerdir.Bu çalışmada anorganik matriks olarak bentonit seçilmiştir. (3-trimetoksilil) propilmetakrilat (A-174) monomeri kullanılarak sol-jel yöntemiyle bentonit ve organofilik bentonite ayrı ayrı kovalent bağlarla bağlanmış ve monomerin metakrilat fonksiyonel uç grubuyla klasik radikalik ve kontrollü radikalik Terisinir Katılma-Ayrılma Zincir Transfer (RAFT) polimerizasyon yöntemleriyle ayrı ayrı polimerleştirilerek yapılan kompozit malzemelerin termal ve yapısal özellikleri karşılaştırmalı olarak incelenmiştir.Organofilik bentonitle yapılan kompozitlerdeki polimer miktarı organofilik olmayanlara göre daha fazla olduğu görülmüştür. Her iki durumda da bağlanmanın killerin hidroksil gruplarıyla A-174'ün silika fonksiyonel grubu üzerinden bağlandığı bulundu.RAFT polimerizasyon yöntemiyle yapılan kompozitlerin termal özelliklerinin klasik radikalik polimerizasyon yöntemine göre yapılanlardan daha iyi olduğu özellikle camsı geçiş sıcaklığının daha yüksek olduğu bulundu.Anahtar Kelimeler: Kontrollü Polimerizasyon, RAFT, Bentonit, Kompozit Malzeme

KilKil mineralleriPolimer kompozitler+3
Semra Yanatma
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
20
Proficiency in ArtOpen AccessTR

Balıkesir Dursunbey bölgesi Silisli kilinin ve Seydişehir aluminyum tesisi atığı kırmızı çamurunun seramik bünyelerde kullanım olanaklarının araştırılması

Yapı malzemelerinden, günlük yaşamın her alanına kadar sıklıkla ve çeşitli şekillerde kullanılan, geniş bir yelpazede üretimleri yapılan seramik ürünler, seramik hammaddeleri olarak bilinen farklı hammaddelerin bir araya getirilmesi ile oluşurlar. Endüstriyel ve sanatsal seramik üretim alanları içinde çamur, sır, pigment ve astar ara ürünleri için hammadde en önemli unsurlardandır.Günümüzde akçini, karo, sağlık gereçleri ve porselen gibi geleneksek seramik ürünlerin reçete bileşimlerinde yer alan kil, kaolin, kuvars, feldspat ve diğer yardımcı hammaddelerin dışında Türkiye'nin çeşitli bölgelerinde bulunan alternatif hammadde kaynaklarının seramik bünyelerde kullanımı ile ilgili birçok araştırma yapılmaktadır.Ergitici özelliği olan, pişme sonrası ürün yüzeyinde istenilen renk ve dokuları oluşturan, yaş, yarı yaş ve kuru şekillendirme yöntemleri ile şekillendirilmeye uygun özellikler taşıyan farklı kimyasal, fiziksel, mineralojik yapı ve özelliklere sahip olan pek çok hammadde değişik açılardan incelenmektedir. Türkiye özellikle sanatsal üretimlerde kullanıma uygunluk taşıyan mineraller, kayaçlar ve kil yatakları açısından çok zengin bir ülkedir. Doğal kaynakların yanı sıra çeşitli endüstrilerde üretim girdileri sonunda açığa çıkan katı atıkların seramik sektöründe değerlendirilmesi de üzerinde çalışılan önemli konulardandır.Tezde yapılan araştırma dört bölümden oluşmaktadır. Bu araştırmanın birinci bölümünde kil minerallerinin oluşumu, jeolojisi, özellikleri ve kullanım alanları, ikinci bölümünde; Konya- Seydişehir Alüminyum tesisinde işlenen alüminyum cevheri üretimi sonunda açığa çıkan atık kırmızı çamurun oluşumu ve seramikte kullanımı ile ilgili yapılmış olan çalışmalarla ilgili bilgiler yer almıştır. Üçüncü bölümde, işlevsel ve sanatsal amaçlı olarak düşük ve yüksek sıcaklıklarda üretimi yapılan earthenware ve stonware bünyelerin tanımı, özellikleri, bu bünyelerle çalışan sanatçılardan örnekler verilmiştir.Dördüncü bölümde; Balıkesir Dursunbey kili ve Seydişehir alüminyum tesisi atığı kırmızı çamurunun farklı seramik bünyelerde kullanım uygunluğu deneysel olarak araştırılmıştır, teknik ve görsel özellikler açısından en uygun sonuçları veren reçetelerden elde edilen bünyelerle seramik uygulamalar gerçekleştirilmiştir.

AtıklarBalıkesir-DursunbeyKil+7
Şenol Kubat
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2009
00
Master'sOpen AccessTR

İnce taneli zeminlerin drenajlı kayma dayanımının deneysel olarak belirlenmesi

Zeminlerin kayma dayanımı geoteknik mühendisliğinde yapıların projelendirilmesi sırasında oldukça önemli bir yere sahiptir. Zeminlerde gerilme-deformasyon karakteristiklerinin belirlenmesinde, temellerin taşıma gücü hesaplarında, istinat yapılarının tasarımında, karayolu güzergah stabilite analizlerinde, dolgu barajların stabilite analizlerinde, heyelan analizlerinde ve şev stabilite tahkiklerinde kayma dayanımı parametrelerine ihtiyaç duyulur. Analizlerde kullanılacak dayanım parametreleri efektif ve toplam gerilmeler esasında değerlendirilir. Uzun dönemli analizlerde drenajlı (efektif), kısa dönemli analizlerde ise drenajsız (toplam) parametreler kullanılır. Uzun dönemli analizlerde gerek duyulan efektif parametrelerin belirlenmesinde farklı laboratuvar deney yöntemleriyle deneylerin yapılması ve elde edilen sonuçların karşılaştırılması güvenilir tasarım için gereklidir. Bu çalışmada ince taneli zeminlerin drenajlı kayma dayanım parametrelerinin bulunması amaçlanmıştır. Bu amaçla kompaksiyon karakteristiklerinde hazırlanan ince taneli zemin örnekleri üzerinde konsolidasyonlu-drenajlı (CD) üç eksenli basınç deneyi, kesme kutusu deneyi ve halka kesme deneyi yapılmış ve bulunan sonuçlar karşılaştırılmıştır.

Direkt kesmeHalka kesme aletiKayma dayanımı+1
Hatice Seray Zedeli
Eskişehir Osmangazi University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Kil-polimer sol-jel hibrit materyalinin sentezi ve fizikokimyasal özelliklerinin incelenmesi

Kil ve organik grupları içeren yeni sol-jel materyallerin; (RO')nE-X-A metal alkoksitleri, (A fonksiyonel grup, X kararlı grup ve (RO')"E ise Si(OR)4'ü göstermektedir.) kullanılarak hazırlanması izah edilmektedir. Polimerler kil materyalleri ile sol-jel teknolojisi kullanılarak etkileştirilmiş ve bağlanma özellikleri araştırılmıştır. Bu çalışmada A-174 ve kil kullanılarak farklı sayıda polimer yapıya bağlanmıştır. İki değişik yol denenmiştir. A-174'in ön koşullandırılması ile kile bağlanması sağlanmış ve ara yüzeyde veya yüzeyde polimer ile etkileştiril miştir. Organofonksiyonel grubun seçiminin bağlanmada etkili olduğu bulunmuştur. Polimerler için en iyi sonuç A-174 ile elde edilmiştir. Materyallerin yapıları, Fourier Transform Infrared, Diferansiyel Termal Analiz, Termogravimetrik Analiz, X-ışınları Kırınımı Yöntemi ve Taramalı Elektron Mikroskobu ile karakterize edilmiştir. A-174'ün bifonksiyonel olmasından dolayı kaolin, bentonit, kuartz ve silika denenmiş ve farklı sayıda polimer ile etkileştirilebilirmatriks hazırlanmıştır. Kil-poli(vinil piridin) matriksleri hazırlanarak bakteri hücrelerinin tutuklanması kimyasal yapıya bağlı kalarak çalışılmıştır. Katmanlı silikatlarada kovalent bağ oluşum mekanizmasının killerin ya yüzey hidroksil grupları ya da iç tabakalardaki OH grupları ile olduğu ve bu bağlanmanın polimer, kil ve metodolojiye bağlı olduğu ispatlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Kil, hibrit materyal, sol-jel, y-metakriloksipropil trimetoksisilan

FizikokimyaKilPolimerler+1
Ahmet Gültek
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Science
1998
10
Master'sOpen AccessTR

Ordu Ünye ve Uzunisa bölgesi killerinin karakterizasyonu ve çamur bünyesinde kullanımının araştırılması

Türkiye'nin birçok bölgesinde seramik bünyelerde kullanılan alternatif hammadde kaynakları bulunmaktadır. Pişirim sonrası elde edilen yüzeyde istenilen renk ve dokuları oluşturan yaş, yarı yaş ve kuru şekillendirme yöntemleri ile şekillendirilebilen pek çok hammadde bulunmaktadır. Farklı kimyasal, fiziksel, mineralojik yapı ve özelliklere sahip olan bu hammaddeler pek çok endüstriyel ve sanatsal seramiğin elde edilmesinde kullanılmaktadır. Bu çalışmanın amacı, Ordu ilinin Uzunisa ve Ünye bölgesinde bulunan kil ocaklarından temin edilen hammaddelerin, seramik çamuru reçetelerinde değerlendirilmesi ve farklı şekillendirme yöntemlerine uygunluğunun belirlenmesidir. Öncelikle kil numunelerine pişme rengi, boyutça küçülme, su emme ve elektrolit deneyleri yapılmıştır. Hazırlanan numuneler 900, 1000, 1060 ve 1100 oC 'de pişirilmiştir. Pişme derecesi arttıkça renk beyazdan kırmızıya doğru değişim göstermiştir. Numunelerin mineralojik, fiziksel ve kimyasal özellikleri incelendikten sonra 900 oC pişirim sıcaklığı olarak belirlenmiştir. Daha sonra üleksit, alkali firit, sülyen ve döküm kili kullanılarak seramik çamuru için reçete çalışmaları yapılmıştır. Çamur numuneleri mukavemet, su emme ve pişme rengi değerlerinin belirlenmesi için şekillendirilerek 900 oC'de pişirilmiştir. Numunelerin kimyasal analizi x-ışını floresansı (XRF) ile L*a*b* renk ölçümü spektrofotometre ile gerçekleştirilmiştir. Ordu bölgesi killeri kullanılarak hazırlanan seramik çamurları ayrıca yaş pres, çamur torna ve döküm yöntemleri kullanılarak şekillendirilmiş ve bünyelere uygun olan şekillendirme yöntemleri belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Ordu Ünye Kili, Uzunisa Kili, Şekillendirme Yöntemi, Seramik Bünye

KilOrdu--Altunordu-UzunisaOrdu-Ünye+3
Suna Yılmaz
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Yazlıca (Ilıca/Kütahya) bölgesi killerinin jeolojisi, mineralojisi ve seramik sektöründeki kullanımının araştırılması

Dünyadaki enerji ve hammaddeye olan yüksek talep, aynı zamanda ülkeler arasındaki siyasi gerilimlerle birlikte yol açtığı enerji ve hammadde krizi giderek büyümüştür. Bu sebepler nedeniyle seramik sektöründe yeni ve yerli kaynakların araştırılması için çalışmalara başlanmıştır. Bu tez çalışması kapsamında, seramik sektöründe üretimin öncü şehirlerinden biri olan Kütahya bölgesindeki mevcut hammadde potansiyeli olan kil yataklarının değerlendirilebilmesi için çalışmalarda bulunulmuştur. Eskişehir I24-d1 ve I24-d4 paftaları içerisinde yer alan Yazlıca (Ilıca/Kütahya) bölgesindeki killerin jeolojik olarak oluşumu incelenmiş olup seramik özellikleri araştırılmıştır. Bölgedeki Kızılkaya Volkanitleri (Mk) içerisinde yer alan bu kil örneklerine kimyasal, mineralojik, teknolojik ve termal davranışlarının belirlenebilmesi için analizler yapılmıştır. Bazaltik kayaçların ayrışmasıyla oluşan kil örneklerinin X-ışınları kırınım verileri, elektron mikroskobu incelemeleri, kimyasal ve termal analiz sonuçlarına göre, montmorillonit, nontronit ve alüminoseladonit minerallerinin başlıca kil mineralleri olduğu tespit edilmiştir. Alınan kil örneklerinin seramik özellikleri için Keramika Seramik şirketi mevcut masse formülasyonu içerisine %1-3-5-7 şeklinde ilave edilmiştir. Pigment etkisinin incelenmesi için Opak, Transparan ve Mat sırlar içerisine yeşil kil ilavesi sonucunda artistik sır efektleri elde edilmiştir. Sonuç olarak Yeşil kil örneğinin seramik pigmenti olarak kullanılabileceği görülmüştür. Kırmızı renkteki kil örneklerinin kırmızı masse ve tuğla-kiremit üretiminde kullanılabilecek niteliktedir. Bu tez çalışması, TÜBİTAK 2210-D Sanayiye Yönelik Yurt İçi Yüksek Lisans Burs Programı kapsamında desteklenmiştir.

AlterasyonBazaltKil+1
Emre Kaçar
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı tipteki killerden oluşturulan mullit içinde demir çözünürlüğünün belirlenmesi

Seramik ve porselen sektöründe temiz ve beyaz bir bünye oldukça önemlidir. Özellikle Fe2O3 gibi safsızlıklar fiziksel, kimyasal ve estetik görünüm gibi önemli yan etkilere sahip olabilirler. Bu doğrultuda safsızlıklardan kaynaklanan fiziksel/ kimyasal dayanıksızlık ve renk değişimlerinin önüne geçilmesi gerekmektedir. Bunun üstesinden gelmenin yolu, demir oksidin kristal yapısını bozmaktır. Bu çalışmada; seramik ve porselen sektöründe kullanılan killerin içerisinde yüksek oranlarda bulunan demirin renk vermesini engellemek amaçlanmıştır. Çalışmada; 4 farklı kil çeşidi ve ağırlıkça %0, %2 %4, %6, %8, %10 oranlarda ilave edilmiş Fe2O3 ve FeCl3 demir kaynakları kullanılarak formülasyonlar hazırlanmıştır. Belirlenen formülasyonlar ile hazırlanan numuneler 1200 oC sıcaklıkta sinterlenmiştir. Sinterlenen numunelere XRD analizi yapılarak killerin sıcaklık etkisi ile ağırlıkça ilave edilen demir kaynağı davranışları incelenmiştir. XRD analiz sonuçlarına göre mullitin kristal parametreleri hesaplanarak, mullit içerisindeki demir çözünürlüğü belirlenmiş ve SEM analizi ile yüzey görüntüleri incelenmiştir. Aynı zamanda sinterlenmiş numunelerin su emme, porozite, yoğunluk ve L*a*b* analizleri yapılmıştır. Yapılan çalışmalar sonucunda Şile ve CC-31 killerinin porselen ve seramik sektöründe kullanılabilirliği su emme, porozite, mukavemet ve üretim koşulları için avantaj sağlamaktadır.

Demir alaşımlarıKilMüllit+1
Zeynep Gizem Sarıtaş
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Mevsimsel donma bölgelerinde geotekstil, atık mermer tozu ve kombinasyonlarının zeminlerin dayanım özellikleri üzerinde etkilerinin incelenmesi

Ülkemizin coğrafi konumu dolayısıyla dört mevsimin yaşanması ve bu nedenle görülen mevsimsel sıcaklık farkları ve bunun yanı sıra ülkemizin arazi yapısının birçok noktasında killi zeminlerin bulunması sebebiyle donma-çözülme döngülerine maruz kalan bu zeminlerin stabilizasyonu hakkında araştırılmaların yapılması gerekmektedir. Bu tez çalışması ile geotekstil, atık vişne mermer tozu ve kombinasyonlarının deneysel çalışması yapılarak, mevsimsel sıcaklık farkının bulunduğu bölgelerde killi zeminlerin dayanım özelliklerine geotekstil, atık vişne mermer tozu (VMT) ve kombinasyonlarının etkisinin araştırılması amaçlanmıştır. Bu amaçla deneylerde kullanılan kilin fiziksel özellikleri vişne mermeri tozunun ise kimyasal özellikleri belirlenmiştir. Numuneler, kile farklı ağırlık oranlarında (% 0, %4, %8 ve %12) vişne mermer tozu, çeşitli geotekstil tabaka sayısında (tek kat ve üç kat) ve bunların farklı kombinasyonları eklenerek hazırlanmıştır. Maksimum kuru birim hacim ağırlık oranında hazırlanan stabilize kil numunelerin farklı sayıda donma-çözülme döngüleri (0, 3, 5 ve 7) altında mukavemetini incelemek için çeşitli hücre basınçları altında (100 kPa, 200 kPa, 300 kPa) drenajsız-konsolidasyonsuz (UU) üç eksenli testler yürütülmüştür. Son olarak, deneyler sonucunda alınan stabilize kil numuneler kaplanarak mikroyapısal özellikleri ZEISS EVO MA10 taramalı elektron mikroskobu ile incelenmiştir. Deneysel çalışmalar donma-çözülme döngülerindeki artışın killi zeminin yenilme dayanımının azalttığını göstermiştir. Ayrıca, farklı VMT oranları, farklı geotekstil katmanları ve bunların kombinasyonları ile stabilize edilmiş zemin test gruplarında donma-çözülme döngülerinin yol açtığı dayanım azalması için daha iyi etkiler gözlenmiştir. Maksimum sayıda donma-çözülme döngüsü altında, sadece %12 oranında VMT ile stabilize edilen zemin gruplarının UU dayanımlarında ortalama %91,09 ile %103,38 arasında, üç geotekstil tabakası ile modifiye edilmiş gruplarda %219,83 ile %270,42 arasında dayanımlarında iyileşme gözlenmiştir. Ayrıca tek kat geotekstil ve %12 oranda VMT ile modifiye edilmiş gruplarda %133,19-%145,74 aralığında UU dayanımlarında artış gözlenirken, bu artış üç kat geotekstil ve %12 VMT katkılı test grupları için %258,28-%269,70 arasında belirlenmiştir. Öte yandan, katkı oranları arttıkça kohezyonun arttığı ve numunelerin içsel sürtünme açısı değerlerinin katkı malzemesi oranına ve donma-çözülme döngülerine duyarlı olmadığı tespit edilmiştir. Altyapı inşaatı uygulamalarında donma-çözülme döngüleri altındaki killi zeminlerin stabilitesi, atık VMT'lerin ve farklı geotekstil katmanlarının birlikte kullanılması ile önemli ölçüde artırılabilir.

Donma-çözülmeJeotekstilKil+2
Muhammet Nuri Ödemiş
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Killerin pişirme davranışları

Bu çalışmada Türkiye'nin farklı bölgelerinden temin edilen Ca ve Mg içerikli killerin pişme davranışları incelenmiştir. Killerde bulunan Ca ve Mg içerikli minerallerin pişiriminde oluşacak yeni minerallerin saptanması amaçlanmıştır.Manisa, Isparta, Eskişehir, Çorum, Bilecik ve Kütahya bölgelerinden temin edilen killer CaO ve MgO oranlarına göre sıralanarak kodlanmıştır. Kil örneklerinin ham olarak plastiklik, termal analiz, kimyasal analiz, tane boyu ve fiziko-mekaniksel özellikleri incelenmiştir. Şekillendirilen kil örnekleri farklı sıcaklıklarda (900-1000-1100ºC) pişirilmiş ve pişmiş örneklerin fiziko-mekaniksel özellikleri ile mineralojik gelişimi tespit edilmiştir.Kil ürünlerin pişmiş bünyelerinde 1000ºC üstünde alkali içerenlerde daha çok cam faz, toprak alkali içerenlerde ise 850ºC'den sonra başlayan sinterleme ile yeni mineraller oluşmaktadır. Farklı sıcaklıklarda pişirilen CaO içerikli killerde anortit, vollastonit, gehlenit gibi ikincil minerallerin, MgO ve CaO içeren killerde ise diyopsit, akermanit, montisellit, forsterit minerallerinin oluştuğu tespit edilmiştir. Ca ve Mg içerikli killerin pişiriminde oluşan ikincil minerallerin nihai ürünün fiziko-mekaniksel özellikleri üzerinde etkili olduğu belirlenmiştir.

Diferensiyel termal analizKilKimyasal analiz+2
Çiğdem Biçerer
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Ham ve ön-işlem görmüş sepiyolit numunelerinin Cu(II) ve Pb(II) alıkoyma davranışlarının XRD, XRF, FTIR, termik analiz (TG-DTA), atomik absorpsiyon teknikleriyle incelenmesi

Bu çalışmada Eskişehir yöresinden elde edilen sepiyolit numunesi demiroksitle muamele edilerek elde edilen ürünün Cu(II) ve Pb(II) tutma kapasitesi sıcaklık, pH, iyonik şiddet, iyon konsantrasyonu ve inorganik ligant varlığında incelendi. Katyon tutturma işlemi batch yöntemiyle dört saatlik muamele süresince uygulandı. Veriler Langmuir ve Freundlich tutunma izotermlerine, yalancı birinci-ikinci derece eşitliklerine de uygulandı. Langmuir modelinin en elverişli model olduğu belirlendi.Artan sıcaklığın HS ve DKS numunlerinde Cu(II) tutunma oranını arttırdığı sonucuna varıldı. 298 K'den 328 K'e değişen sıcaklıkla birlikte HS numunesinde tutulan Cu(II) oranı 14,96 mg/g'dan 39,83'e, DKS numunesinde 21,56'dan 44,52 mg/g olarak değişti. Tutunmaya iyonik şiddet etkisi 0,1, 0,05 ve 0,01 NaNO3 ortamında incelendi.Tutunmaya inorganik ligant etkisi 0,01 M Cl-, SO42- ve HPO42- varlığında incelendi. HS numunesinde tutunma inorganik ligant varlığında azaldı. DKS numunesinde pH 5,3'de 0,01 M SO42- ve HPO42- varlığında tutulan Cu(II) yüzdeleri sırasıyla 92 ve 33 olarak bulundu. Aynı pH'da fakat bu iyonların yokluğunda tutunma yüzdeleri 33 ve 29'dur.Bu çalışmalardan demiroksit kaplaması, artan sıcaklık ve seçimli olarak inorganik ligant varlığının tutunmayı olumlu yönde etkilediği sonucuna varıldı.

AdsorpsiyonAğır metal giderimiDemir oksit+2
Hüseyin Gümüş
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Seyitömer (Kütahya) kömür havzası killerinin jeolojisi, minerolojisi ve seramik endüstrisindeki kullanım olanakları

Seyitömer (Kütahya) Kömür Havzası Killerinin Jeolojisi, Mineralojisi ve Seramik Endüstrisindeki Kullanım Olanakları Gürsel Yanık Maden Mühendisliği, Yüksek Lisans Tezi, 1997 Tez Danışmanı: Doç. Dr. İskender IŞIK ÖZET Seyitömer Linyit İşletmesi (SLİ) imtiyaz sahasının tabanında Üst Kretase yaşlı başlıca Iifsi bir mineral olan lizardit'ten [(Mg,Fe+2)6(OH)8(Si4O|0)] oluşan serpantin yer almaktadır. Bu birimi uyumsuz bir şekilde örten Geç Miyosen yaşlı Seyitömer Formasyonu' nda iki ayrı kömür damarına sahiptir. Alt kömür damarı (B damarı) çamurtaşı-kiltaşı üyesinin üst kısmında yer alır. Laminalı şeyi üyesinin üst kısmında yer alan kömür damarı (A daman) ince katmanlı olup kil-killi kömür ardalanmasından meydana gelmektedir. İnceleme alanı Batı Anadolu genleşme ortamının içinde yer almaktadır. Killi seviyeler arazide genellikle gri-bej ancak alt seviyelerde daha koyu çoğunlukla siyah ve yeşilimsi renklerdedir. Çalışma alanındaki killerin 7 ayrı değişik seviyesinden alınan örneklerin yapılan tane boyu analiz sonuçlarına göre kil (<5fxm) boyutu malzeme oranının % 17-33 arasında değiştiği belirlenmiştir. X ışınları kırınım (XRD) ve taramalı elektron mikroskop (SEM) analizleri sonuçlarına göre belirlenen başlıca kil mineralleri illit {Ky (Al, Mg, Fe)2(Aly-Sİ4.y) Oıo(OH)2] yAnahtar Kelime: Jeomorfoloji = Geomorphology ; Kil = Clay ; Kütahya-Seyitömer = Kütahya-Seyitömer ; Mineraloji = Mineralogy

JeomorfolojiKilKütahya-Seyitömer+1
Gürsel Yanık
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Science
1997
00
Master'sOpen AccessTR

Organik ve inorganik gözenek yapıcı madde katkılarının yapı malzemelerine etkisi

IV ORGANİK VE İNORGANİK GÖZENEK YAPICI MADDE KATKILARININ YAPI MALZEMELERİLERİNE ETKİSİ Rasim CEYLANTEKİN Seramik Mühendisliği, Yüksek Lisans Tezi, 2002 Tez Danışmanı: Doç. Dr. İskender IŞIK ÖZET Bu çalışmada Essen ve Westerwald (Kuzey Almanya) bölgelerinde yer alan karbonatsız (Kuzey kili) ve Baden-Württemberg (Ehingen/Güney Almanya) bölgesinde bulunan marn olarak da bilinen karbonatlı killerinin (Güney kili) karaterizasyonu yapılarak, organik ve inorganik gözenek yapıcı malzeme ilavesinin bu killerin sahip olduğu fiziko-mekaniksel özellikler üzerine etkileri araştırılmıştır. Her iki kile de gözenek yapıcı olarak 70ml kağıt, talaş, polysterol, ağırlıkça %0.6 Syn-por ve %4 perlit ilave edilmiş ve her iki kil için Syn-por, kağıt ve sinterleme elemanı kullanılarak yeni tuğla reçeteleri oluşturulmuştur. Hazırlanan tuğla örnekleri 960°C ve 1000°C de pişirilerek termo-fîziksel, termo-mekaniksel ve fiziko-mekaniksel özellikler incelenmiştir. XRF yöntemi ile yapılan kimyasal analiz sonuçlarına göre kuzey kilinde ağırlıkça % 68.75 Si02, %18.11 A1203, %5.72 Fe2O3 ve güney kilinde %53.55.SiO2, %15.39 AI203, %14.29 CaO ve %6.60 Fe203 saptanmıştır. XRD yöntemi ile yapılan mineralojik analiz sonuçlarına göre her iki kil de major olarak kuvars, kaolinit, illit, albit ve mikroklin mineralleri içermektedir. Ayrıca güney kilinde farklı mineral olarak klorit, kalsit ve dolomit mineralleri saptanmıştır. Tane boyu analiz sonuçlarına göre kuzey kilindeki kil boyutlu malzeme miktarı (<2um) %55, güney kilinde ise %31 olarak belirlenmiştir. Fiziko-mekaniksel test sonuçlarına göre sırasıyla kağıt, talaş ve Syn-por ilavesi 960°C ve 1000°C'deki su emme ve görünür gözeneklilik miktarını arttırırken, polysterol fazla değiştirmemiş, perlit ilavesi ise azaltmıştır. Ancak Syn-por haricindeki katkılar hem kuru hem de pişme mukavemetini azaltırken, Syn-por'un nispeten homojen dağılımlı ve küresel gözenek oluşturması nedeni ile hazırlanan reçetenin pişme mukavemeti katkısız kile göre yaklaşık %150 arttırmıştır. Ayrıca termal analiz sonuçlarına göre Syn-por ilavesi karbonat bozunma sıcaklığını düşürerek kalsiyum silikat oluşumunu arttırmış ve kalsitli killerin serbest CaO' den kaynaklanan olumsuz etkilerini ortadan kaldırmıştır. Anahtar Kelimeler: Tuğla, Gözenek, Syn-por, Karbonatlı Kil (Marn).

KilPişirmeTuğla+1
Rasim Ceylantekin
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Science
2002
00
Master'sOpen AccessTR

Değişik çevresel koşullar altında, şişen zeminlerin özelliklerinin belirlenmesi

DEĞİŞİK ÇEVRESEL KOŞULLAR ALTINDA, ŞİŞEN ZEMİNLERİN ÖZELLİKLERİNİN BELİRLENMESİ Murat ÇETİN İnşaat Mühendisliği, Yüksek Lisans Tezi, 2003 Tez Danışmanı: Yrd.Doç.Dr. Yücel GÜNEY ÖZET İnşaat mühendisliğinde; su muhtevasındaki değişime bağlı olarak önemli ölçüde hacim değiştirme potansiyeline sahip zeminler şişen zeminler olarak tanımlanmaktadırlar. Şişen zeminler dünyanın pek çok yerinde önemli zararlara neden olmaktadırlar. Şişen zemin problemi özellikle hafif yapılar ve yollar için deprem, sel gibi diğer doğal afetlerden daha tehlikelidir. Şişen zemin problemlerinin çözümü için genellikle kimyasal katkı maddeleri ile stabilizasyon, ön ıslatma, sıkışma kontrolü, sürsaj yüklemesi, su muhtevasının korunması gibi yöntemlerle zemin iyileştirilmesi yöntemlerine başvurulur. Bu yöntemlerden özellikle kireç stabilizasyonıı etkin ve ekonomik kullanımı nedeniyle en sık başvurulan yöntemdir. Bu zeminler, stabilize edilmeden önce veya sonra ıslanma-kuruma, sıcaklık, kür süresi, donma-çözünme, su muhtevası değişimleri, kirlilik gibi çok sayıda çevresel etkilere maruz kalmaktadırlar. Bu çalışmada şişme potansiyeline sahip doğal ve farklı oranlarda bentonit ve kaolen içeren kil karışımları kullanılmıştır. Doğal ve kireç-çimento ile stabilize edilmiş numuneler üzerinde su muhtevası, uygulanan sıkıştırma enerjisi miktarı, katkı maddeleri, kür süresi, kür sıcaklığı, donma-çözünme ve ıslanma-kuruma çevrimleri gibi çevresel koşulların şişme özelliklerine etkileri incelenmiştir. Deneyler sonucunda, şişme potansiyelinin su muhtevasının azalması ve sıkıştırma enerjinin artması ile arttığı belirlenmiştir. Ayrıca katkı miktarının, kür süresinin ve sıcaklığının artması ile şişme potansiyelinin azaldığı görülmüştür. Islanma kuruma çevrimlerinin doğal zeminlerde şişme potansiyelini önemli ölçüde azaltırken, stabilize edilmiş zeminlerde ıslanma kuruma çevrimlerinin şişme potansiyelinde az bir miktarda artışa neden olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Islanma-Kuruma, Kür Şartları, Stabilizasyon, Şişen Zeminler

KilKil mineralleriKür koşulları+2
Murat Çetin
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Science
2003
00
Master'sOpen AccessTR

Ağır metal ve tuzlarla kirlenmiş killi zeminlerin geoteknik özelliklerinin belirlenmesi

IV AĞIR METAL VE TUZLARLA KİRLENMİŞ KILLI ZEMİNLERİN GEOTEKNIK ÖZELLİKLERİNİN BELİRLENMESİ Tayftın ŞENGÜL İnşaat Mühendisliği, Yüksek Lisans Tezi, 2003 Tez Danışmanı: Yrd.Doç.Dr. Yücel GÜNEY ÖZET Evsel ve endüstriyel atık depolama alanlarında oluşan sızıntı suları geçirimsiz kil tabakalarının geoteknik özelliklerini değiştirmektedir. Bu değişimin önceden tanımlanabilmesi geoteknik mühendisliği açısından önemlidir. Çünkü bu tür geçirimsiz deponi tabakalarında kimyasal kirlilikten dolayı oluşabilecek hasarlar, çevre ve insan sağlığını olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Bu çalışmada, çöp deponi tabakası malzemelerinin kirleticiler karşısında geoteknik, fîziko-kimyasal ve mikro yapısal özel liklerindeki değişimlerin belirlenmesi amacıyla laboratuarda deneyler yapılmıştır. Çalışmalarda çöp deponi tabakası malzemesi olarak Na- Bentonit/Kaolin kili karışımları, kirletici olarak da PbCl2, CuCl2, ZnCl2 metal çözeltileri, NaCl, CaCl2, KC1 tuz çözeltileri, HC1 asidik çözeltisi, NaOH bazik çözeltisi ve B203 içerikli bor madeni ayrıştırma suyu kullanılmıştır. Bu çözeltilerle kirletilen Na-bentonit/Kaolin karışımları üzerinde konsolidasyon, serbest şişme, kıvam limitleri, serbest basınç, elektriksel iletkenlik, pH deneyleri ve taramalı elektron mikroskobu analizleri yapılmıştır. Deneyler sonucunda; kirlenmiş Na-Bentonit/Kaolin karışımlarının, serbest basınç mukavemeti, likit limit ve plastik limit miktarlarında azalma, permeabilite değerlerinde ise artma belirlenmiştir. Taramalı elektron mikroskobu analizlerinden ise kilin mikro yapısında bozulmalar meydana geldiği gözlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Çöp Deponi Tabakası, Geoteknik Özellikler, Kaolin, Kimyasal Kirlilik, Mikro Yapı, Na-Bentonit.

AtıklarAğır metallerJeoteknik özellikler+6
Tayfun Şengül
Kütahya Dumlupınar University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2003
00

Related subjects