Cost analysis

132 theses under this subject heading

Medical SpecialtyOpen AccessTR

Bir üniversite hastanesi endokrinoloji polikliniğinde takip edilen tip 2 diyabetes mellitus tanılı hastaların maliyet analizi

Çalışmanın amacı; ayaktan takip edilen tip 2 DM hastalarında toplam hastalık maliyetinin ortaya konarak, komorbidite ve komplikasyonların maliyet üzerine etkilerinin değerlendirilmesi. Çalışma grubu, 01.08-30.10.2023 tarihleri arasında endokrinoloji polikliniğine ayaktan başvuran ve dahil etme kriterlerini karşılayan tip 2 DM hastalarından oluşmaktadır. Çalışmada hastaların komorbiditeleri ACCI, komplikasyonları ise DCSI kullanılarak ICD-10 tanı kodları üzerinden değerlendirildi. Çalışmada tip 2 DM doğrudan tıbbi olmayan ve dolaylı maliyeti hasta perspektifi, doğrudan tıbbi maliyeti ise SGK perspektifi dikkate alınarak hastalık maliyeti toplumsal perspektiften tahmin edilmeye çalışıldı. Çalışma grubunun %55.6'sı kadın, yaş ortalaması 63.83 ± 8.93 yıl, hastalık süresi ortalaması 14.86 ± 7,99 yıl idi. Hastaların %48.1'inde ≥5 adet komorbiditesi bulunmakta olup %62.2'sinin ACCI skorları ≥5 idi. En yaygın DM uç organ hasarı nöropati (%35.9) olup bunu kardiyovasküler hastalık (%30.6) ve retinopati (%29.4) takip etmekte idi. Hastaların DCSI'den skor ortalamaları 2.52±2.04 olup, %40.3'ünün skoru 1-2 arasında iken DCSI'ye göre metabolik komplikasyon sıklığı %57.2 idi. Tip 2 DM yıllık toplam maliyeti 279,756.46 USD olarak saptanırken, yıllık ortalama kişi başı maliyet 847.24±637.17 USD idi. Yıllık toplam hastalık maliyetinin %81.1'ini doğrudan tıbbi, %4.5'ini doğrudan tıbbi olmayan, %14.4'ünü dolaylı maliyet oluştururken hastaların katlandıkları cepten ödemelerin payı %12.6 idi. Çok Değişkenli Lineer modelde; yaş, öğrenim durumu, sigara/tütün ürünü kullanımı, düzenli fiziksel aktivite alışkanlığı, hipertansiyon ve hiperlipidemi nedeniyle ilaç kullanımı ve komplikasyonların hastalık maliyeti üzerinde etkili olduğu saptandı. Çalışmada tip 2 DM hastalığı yönetiminin toplum üzerinde önemli bir ekonomik yüke neden olabileceği, bu maliyete en fazla katkı sağlayan kalemin kullanılan tedavi rejimindeki ilaçlar ve komplikasyonlar olduğu düşünüldüğünde DM yönetiminin önemi ortaya çıkmaktadır.

Diabet komplikasyonlarıEndokrin sistem hastalıklarıKomorbidite+3
Ahmet Ay
Eskişehir Osmangazi University
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Malatya ilinde bir binada toprak kaynaklı ısı pompası uygulamasının merkezi klima ve doğalgazlı sistemlerle karşılaştırılması

Bu çalışmada; toprak kaynaklı ısı pompası, Malatya ilinde bir binada merkezi klima ve doğalgazlı sistemlerle karşılaştırılmıştır.Bu karşılaştırmada, sadece ısıtma yapabilen doğalgazlı sistemlere soğutma yapabilmeleri için soğutma grubu sistemi uygulanmıştır. Toprak kaynaklı ısı pompasında ve doğalgazlı sistemde ısıtma ve soğutma, yerden ısıtma ve soğutma ile; merkezi klima sisteminde ise hava kanalları ile yapılması planlanmıştır. Tüm sistemlerin ilk yatırım maliyetleri ve yıllık enerji sarfiyatları hesaplanmış, elde edilen değerler üzerinden para geri ödeme süreleri bulunmuştur.Elde edilen para geri ödeme süreleri ile ısıtma ve soğutmanın birlikte uygulanması göz önüne alındığında, toprak kaynaklı ısı pompasının diğer sistemlerden daha avantajlı olduğu sonucuna varılmıştır.

AmortismanDoğal gaz sistemleriIsıtma sistemleri+5
Alper Kadir Kural
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Katı atık toplama ve taşımanın maliyet ve mekânsal analizi: kütahya ili örneği

Atık sorunu, insanoğlunun yerleşik hayata geçmesiyle başlamış, kentleşme, sanayileşme ve nüfus artışıyla birlikte baş edilmesi zor çöp yığını haline gelmiştir. Çevre ve insan sağlığı üzerinde olumsuz etkilere neden olan atıkların sürdürülebilir bir katı atık yönetimine olan ihtiyacı giderek artmıştır. Katı atık yönetimi sistemlerinde maliyet kaleminin en önemli kısmını, katı atıkların toplanması ve taşınması aşaması oluşturmaktadır. Maliyetlerin en aza indirilmesi için atıkların ekonomiye geri kazandırılması ya da atıkların toplanması ve taşınmasında güzergâh optimizasyonunun sağlanması gerekmektedir. Atık sorununu önemli kılan diğer bir konu ise, Avrupa Birliği'ne uyum sürecinde, Türkiye'nin AB Atık Direktifi'ne uyumunu ve çevre korumasını sağlayarak AB'ye katılım sürecini hızlandırmak istemesidir. Bu çalışmanın amacı, AB hibe programı ile KÜKAB projesini sürdüren Kütahya ilinin katı atık toplama ve taşıma maliyetini analiz etmektir. 2014 yılına ait veriler doğrultusunda il merkezi dâhil olmak üzere toplam 13 ilçeye ait maliyet analizi yapılmıştır. Bu hesaplamalardan hareketle mekânsal otokorelasyon analizi de gerçekleştirilmiştir. Mekânsal etkileşim ve komşuluk ilişkilerinden yararlanılarak coğrafi görselleştirmeler ortaya konmuş daha sonra ESDA ve LISA mekânsal istatistik uygulaması gerçekleştirilmiştir. Türkiye'de, 21. yüzyılda önemli bir sorun olan katı atıkların maliyet analizine ilişkin çalışmalar sayıca azdır. Mekânsal otokorelasyon analizinin katı atık maliyet hesaplaması konusunda hiç kullanılmamış olması önemli bir eksikliktir. Bu çalışma, söz konusu eksikliği doldurması açısından literatüre katkı sağlamaktadır. Yapılan maliyet analizi sonucunda, katı atık miktarının artmasına konu olan nedenlerin, katı atıkların toplama ve taşıma maliyetlerini arttırdığı gözlemlenmiştir. Nüfusun en yoğun olduğu merkez ilçede, katı atıkların toplama ve taşıma maliyeti yüksek hesaplanmıştır. Kişi başına düşen toplama maliyetlerinde, mekânsal etkilerin anlamlılığı bulunamamıştır. Kişi başına düşen taşıma maliyetlerinde Şaphane, Simav, Hisarcık ve Gediz ilçelerinde pozitif mekânsal otokorelasyonun varlığı tespit edilmiştir. İlçeler komşuluk ilişkileri ile birbirlerini kişi başına düşen taşıma maliyetlerini arttırma yönünde etkilemektedir. Bu ilçelerde alınacak maliyet azaltıcı önlemler komşuluk ilişkisi ile taşma etkisi oluşturarak bu bölgede avantaj yaratabileceği düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Katı Atık, Katı Atık Toplama ve Taşıma Maliyeti,KÜKAB, Mekânsal Otokorelasyon Analizi, Mekânsal Analiz.

Atık toplamaAtıklarKatı atıklar+5
Aysın Barut
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Mahal ısıtmasında toprak kaynaklı ısı pompası sisteminin kullanımı

Enerji tüketiminin büyük kısmının konut ısıtma ve soğutma sistemlerinden kaynaklandığı dünyamızda, yüksek verimlerinden ve çevreye verdiği zararın minimum düzeyde kalmasından dolayı klasik ısıtma ve soğutma sistemlerine göre ısı pompası sistemleri birçok uygulamada tercih edilmeye başlanmıştır. Bunlardan birisi olan toprak kaynaklı ısı pompası (TKIP) sistemleri, uygulamada daha çok konut ve ticari binaların ısıtılması ve soğutulmasında kullanılmaktadır. Toprak kaynaklı ısı pompası sisteminde toprak ısıtma için ısı kaynağı aynı zamanda soğutma için de ısı kuyusu olarak kullanılır. Yıl boyunca toprak sıcaklığının hemen hemen sabit (kararlı) olması bu tip sistemler için en büyük avantajdır. TKIP sistemleri kış mevsiminde ısıyı topraktan binaya yaz mevsiminde ise ısıyı binadan toprağa aktarırlar.Bu çalışmada TKIP sistemleri ile ilgili şimdiye kadar yapılan teorik ve akademik çalışmalar araştırılmış, TKIP sistemlerinin çeşitleri uygulama alanları ve sistem elemanları hakkında detaylı bilgi verilmiş ve Ankara ilinde bulunan bir konut için ısıtma amaçlı TKIP sisteminin projelendirilmesi yapılmıştır. Enerji ve Ekserji analizleri yapılarak kurulacak sistemin diğer ısıtma sistemlerine göre avantajları tespit edilip maliyet analizi yapılmıştır.Anahtar Kelimeler: Ekserji Analizi, Enerji Analizi, Isı Pompası, Maliyet Analizi, Toprak Kaynaklı Isı Pompası.

Ekserji analiziEnerji analiziIsı pompası+2
Alparslan Seyrek
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

Garp linyitleri işletmesi mekanize sistem performans ve maliyet analizleri

Ülkemizin en önemli sorunlarından birisi, yeraltında bulunan doğal kaynakların etkin ve verimli bir biçimde üretimine ilişkin problemlerle karşılaşılmasıdır. Enerji hammaddesi olarak önemli bir yere sahip olan kömür, kullanım olanaklarının artması sonucu, gerek ekonomik gerek işletmecilik açısından daha çok önem kazanmıştır. Bu amaçla tez çalışmasında, ülkemizde devlet eliyle mekanize sistemle üretim yapan tek işletme olan, Garp Linyitleri İşletmesi Müessesesi bünyesinde bulunan Ömerler Yeraltı İşletmesinin mekanize sistem performansı ve maliyet analizleri yapılmış, çıkan veriler doğrultusunda değerlendirmelerde bulunulmuştur.Performans analizleri hem klasik hem de modern yöntemlere göre yapılmıştır. Yapılan performans ölçüm sonuçlarına göre mekanize sistemin performansına direkt etki eden duruş süreleri ortaya konmuştur. Duruş süreleri ile performans indeksi arasındaki ilişkiye çoklu lineer regresyonla bakılmış; korelasyon katsayısı (r) 0,907 ve belirlilik katsayısının (R2) 0,823 değerlerini aldığı görülmüştür. Bu sonuca göre, duruş süreleri ile performans indeksi arasında kuvvetli bir ilişki olduğu ortaya çıkmıştır. Bu duruş süreleri incelendiğinde; bant ve zincirli konveyörlerde ortaya çıkan duruşların öne çıktığı görülmüştür. Bunları kesici makine ve tahkimat duruş süreleri takip etmiştir.Performans analizinden sonra maliyet analizi de yapılmıştır. Yapılan analiz sonucunda Enflasyon oranına göre yapılan düzeltme yapılmış ve 2009 yılında çıkması gereken maliyet 60,66 TL/ton, gerçekleşen 153,37 TL/ton olmuştur. Buda 2,5 kat daha fazla maliyet demektir. 2010 yılında üretim 266.000 ton seviyesine ulaşılmış ve böylece maliyet düşürülmüştür. Buna rağmen, 2010 yılı maliyeti 128,260 TL/ton olarak gerçekleşmiş, oluşması gereken maliyete göre %94 fazla gerçekleşmiştir.1997-2010 tarihleri arasında oluşan maliyetlere bakıldığında; 2002 yılında oluşan küçük bir düşüş dikkate alınmazsa 2004 yılına kadar artış, 2005-2007 yılları arasında düşüş, daha sonra ise yine artış görülmektedir. Oluşan maliyetlerde en büyük faktörün işçilik maliyetinden kaynaklandığı görülmektedir. Bu kalemdeki artış direk olarak maliyeti etkilemektedir.1997 yılında kurulan mekanize sistemle 5 pano üretimini tamamlamış, 6. Panonun üretimi devam etmektedir. Yapılan bu analizlerin sonucunda, sistemin bu özellikle kullanım ömrü olan 10. yılın sonunda (2007) eskidiği, bu yıldan itibaren üretim maliyetinde hızlı bir artış olduğu görülmüştür.Sonuç olarak, sistemde ya tam bir revizyon yapılması gerektiği ya da devamlı arıza yapan ekipmanların değiştirilmesi gerektiği ortaya çıkmıştır.

Maliyet analiziMekanize üretimPerformans analizi+3
Ali Ekrem Arıtan
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Sürdürülebilir sosyal koruma programlarına yönelik olarak sosyal koruma harcamalarının yapay zeka değerlendirme teknikleri ile maliyet analizi

Günümüzde yoksulluk ve yoksunlukla mücadelede devlete önemli rollerin düştüğü refah modellerinin sınırları konusundaki tartışmalar halen sürmektedir. Devletin rolü ne olmalıdır? Refah modeline ilişkin uygulamalar kriz ile karşı karşıya kalabilir mi? Refah devleti uygulamalarının ve finansmanının gerektirdiği yeniden dağıtım derecesine sosyoekonomik bir sınır konulabilir mi? Yoksulluk ve yoksunluk ile mücadele etmek zorunda kalan dezavantajlı gruplara yönelik olarak uygulanan sosyal koruma programı uygulamalarında devletin rolü ne olmalıdır? Tüm bu sorular sosyal koruma uygulamalarına ilişkin kapsamlı bir analiz çalışmasını gerektirmektedir. Sosyal devlet ifadesindeki "sosyal" nitelemesinin sınanmasında bir ölçüt olabilecek sosyal koruma harcamalarının toplumsal dayanışmadaki rolü, kamu harcamaları içerisindeki payı ve sosyal koruma programı faydalanıcılarının sosyal devlete maliyetinin bilinmesi sürdürülebilirlik açısından büyük önem arz etmektedir. Dünyada ve Türkiye'de yaşanan dönüşümle birlikte dezavantajlı grupların ihtiyaç ve beklentilerinde meydana gelen değişime cevap verebilecek sürdürülebilir sosyal koruma uygulamalarının planlanması ve uygulanması için büyük bir öneme sahip olan maliyet yönetiminin yoksulluk ve yoksunluğun kalıcılaşmasını önlemek adına da büyük bir önemi bulunmaktadır.

Birim maliyetleriFayda-maliyet analiziFayda-maliyet analizi+7
Ayşenur Tarakcıoğlu Altınay
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Ulaştırma hizmetlerinin dış kaynaklardan yararlanma (Outsourcing) yöntemi ile karşılanması: Kütahya Hava Er Eğitim Tugay Komutanlığı'nda bir uygulama

Günümüzde; globalleşen dünya yapısı insanları ulaştırma hizmetlerine bağımlı daha hale getirmiştir. Son yüzyılda hızlı bir ilerleme gösteren ulaştırma sektörü, bağlantılı olarak sunulan hizmetlerde de birtakım gelişmelere olanak sağlamıştır. Kısıtlı olan ülke kaynaklarının ağırlıklı olarak askeri alanlara sarf edilmesi bu alanda gerçekleşebilecek her türlü yeniliğin araştırılmasını gerekli kılmaktadır. Özellikle harekata yönelik olmayan ulaştırma hizmetlerinin maliyetleri, günümüzde yaygınlaşan dış kaynaklardan yararlanma yöntemi ile karşılanması, bu alana ayrılan kaynağın en verimli şekilde kullanılması konusunda fayda sağlayacaktır. Yüksek Lisans Tezi olarak sunduğum çalışmamda bu gelişmelerden biri olan dış kaynaklardan yararlanma (outsourcing) yönteminin Hava Er Eğitim Tugay Komutanlığı ulaştırma hizmetlerinde uygulanabilirliği ve uygulanması durumunda Hava Kuvvetleri Komutanlığına ileri vadede sağlayacağı avantajlar ve dezavantajlar değerlendirilmiştir. Çalışmada Hava Er Eğitim Tugay Komutanlığı Oto Ulaştırma Bölük Komutanlığı 2003 yılı ulaştırma hizmetleri maliyetleri analiz edilerek, uygulanabilirliği araştırılan dış kaynaklardan yararlanma yöntemini uygulayan Kamu Kurum ve Kuruluşları ile karşılaştırılması yapılmıştır.

Dış kaynaklardan yararlanmaHava Kuvvetleri KomutanlığıKütahya+6
Tayfun Kökten
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Villa ısıtmasında ve soğutmasında güneş enerjisi destekli toprak kaynaklı ısı pompasının ekonomikliğinin analizi

Bir evin ısıtma ve sogutma ihtiyacını karsılamak için, günes enerjisi destekli toprak kaynaklı ısı pompası sistemi tasarlanmıstır. Mahal fan-coillerle ısıtılıp sogutulacagından, su / su ısı pompası seçilmistir. Mardin'de kurulması planlanan sistem için, ısı kaybı ve sogutma yükü degerleri, Devlet Meteoroloji sleri Genel Müdürlügü'nden alınan, saatlik dıs sıcaklık ve saatlik günes ısınımı degerleri ile MATLAB programı kullanılarak saatlik olarak hesaplanmıstır. Toprak ısı degistiricisi tasarımında, yatay borulamanın çok uzun boru boyu gerektirmesinden ötürü düsey borulama tercih edilmistir. Isı pompasının isletme faktörleri hem Bin metodu ile hem de saat-saat metodu ile hesaplanmıs ve sonuçları birbirleriyle karsılastırılmıstır. Sistemde, günes enerjisinden; hem dogrudan ısıtma amaçlı olarak hem de ısı pompasına giris suyunu ısıtma amaçlı olarak iki sekilde faydalanılmıstır. Ayrıca, tasarlanan bu sistemin, dört ev için toplu ısıtma-sogutma yapması durumu da irdelenmistir. Bu durumda daha büyük boru boyunun, daha yüksek kapasiteli bir ısı pompasının ve daha yüksek sayıda kolektörden olusan bir günes enerjisi sisteminin, tasarımı ve seçimi yapılmıstır. Anlatılan bu iki tip ısıtma-sogutma sisteminin, yatırım ve isletme maliyetleri hesaplanmıstır. Aynı konutun, ısıtmasının bir kazanla, sogutmasının ise hava sogutmalı bir su sogutma grubu ile yapıldıgı zamanki yatırım ve isletme maliyetleri de hesaplanmıstır. Bu islem de, hem tek ev için hem de dört ev için yapılmıstır. Böylelikle, bu dört farklı ısıtma-sogutma uygulamasının, hem isletme hem de yatırım maliyetleri karsılastırılabilmistir. Anahtar Kelimeler: Toprak kaynaklı ısı pompası, günes enerjisi, isletme faktörü, maliyet analizi.

Güneş enerjisiMaliyet analizi
Serkan Erdem
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Pamuk elyaf özelliklerinin ölçülmesi ve yönetilmesi suretiyle iplikhanede kalite/maliyet optimizasyonu

ÖZ Gümrük Birliğine geçişte en avantajlı sektör olarak kabul edilen Tekstil Sektörünün önemi, GAP in devreye girmesiyle daha da artacaktır. İhracata yönelik hazır giyimde maliyetin düşmesi için prosesin başlangıç noktası olan pamuğa kadar gidilmesi gerekir. Akılcı yönetim, işletmede maliyet ve kalite optimizasyonu sağlamak üzere birimler arası ilişkileri araştırmalıdır. Bu amaçla geliştirilen yazılımla işletmenin harman problemine, ayarlama sorunlarına ve çeşitli kararların parasallaştırılmasına bir yaklaşım getirilmiştir. T.C. Tarım Bakanlığı' nın pamuk piyasalarındaki etkinliği Amerikan Tarım Bakanlığı düzeyine getirilmelidir.

Kalite maliyetiMaliyet analiziOptimizasyon+1
Utkan Uluçay
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
1996
00
DoctorateOpen AccessTR

Lineer olmayan yükleri içeren enerji sistemlerinde harmonik kayıpların yapay sinir ağları ile analizi ve filtre maliyetlerinin kestirimi

İdeal bir elektrik güç sisteminde enerjinin tek ve sabit frekanslı ve sabit genlikli belirlenmiş gerilim seviyelerinde olması istenir. Bununla beraber bu şartların hiçbiri pratikte tam olarak sağlanmaz. Gerilim ve frekans sapması problemi ve bunların kontrol altında tutma yöntemleri, modern güç sistem analizinin tartışma konusudur. Aslında dalga şekli bozulması yeni bir olay değildir. Bu probleme son zamanlarda (son yirmi yılda) artan ilgiyi, lineer olmayan gerilim-akım karakteristiklerine sahip olan eleman ve cihazların artan sayısı, artan uygulamaları ve artan güç değerleri oluşturmuştur. Bu çalışmanın birinci bölümünde genel bir girişten sonra önceki çalışmalar açıklanmıştır. İkinci bölümde Yapay Sinir Ağlan (YSA), eğitme algoritmaları ve öğrenme kuralları incelenmiştir. Bu bölümde YSA'nın güç sistemlerinde uygulamaları da sunulmuştur. Üçüncü bölümde harmonikler için genel matematiksel ifadeler ve kavramlar ile harmonik kaynaklar ve bu kaynakların etkileri verilmiştir. Dördüncü bölümde harmoniklerin yok edilmesi ve filtre (aktif ve pasif) tasannu açıklanmıştır. Beşinci bölümde ek harmonik kayıplar için bir prosedür ile hem aktif hem de pasif filtreler için maliyet fonksiyonlan çıkanlmıştır ve harmonik-maliyet analizi yapılmıştır. Sayısal uygulama bölümünde lineer olmayan yükleri içeren 8 baralı bir güç sistemi göz önüne alınmıştır. Bir simülasyon programı kullanılarak temel bileşen ve harmonik yük akışı yapıldıktan sonra ilk olarak harmonik kayıplar hesaplanmış ve daha sonra bu kayıplar değişen harmonik spektrum durumlan için YSA ile bulunmuştur. İkinci işlemde öngörülen bağıntılar (Bölüm 5) ve elde edilen bilgisayar sonuçlanın kullanarak alçak gerilim için ek harmonik kayıplann ve filtrelerin maliyetleri TL bazında hesaplanmıştır. Son olarak tüm sonuçlar irdelenmiştir. Simülasyon sonuçlan DIGSilent Güç Sistem Analiz Yazılımı ile elde edilmiştir. YSA için kullanılan C++ yazılımı EK'de verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Filtre maliyeti, harmonik kayıplar, non-lineer yük, YSA, öğrenme algoritması

Doğrusal olmayan yüklerFiltrelerHarmonikler+2
Aslan İnan
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
1999
00
Master'sOpen AccessTR

Yenilenebilir enerji ekonomisi: Türkiye (modelleme) İsrail ve İspanya örneği

Geçmişten günümüze gelişen teknoloji ve nüfus artışı, enerjiye olan talebi arttırmıştır. Gelecekte ise bu artışın devam edeceği öngörülmektedir. Artan enerji talebini karşılamak için enerji piyasasına yeni etmenler (yenilenebilir enerji kaynakları) eklenmektedir. Bu etmenlerin enerji piyasasına etkisi ve çevre konularındaki toplum duyarlılığı problemi oldukça karmaşık hale getirmektedir.Bu tez çalışmasında ileriye yönelik yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanılmasının ekonomiye katkısı incelenmiş ve doğrusal yeniden düzenleme koordinat yöntemle modelleme yapılarak Güneş enerjisinden elektrik enerji üretim maliyeti hesaplanmış ve diğer kaynaklardan üretilen elektrik enerjisi maliyeti ile karşılaştırılmıştır. Ayrıca alınan sonuçlar Güneş enerjisi kullanımında önemli aşama kaydetmiş İspanya ve İsrail'deki örneklerle karşılaştırılmıştır.Sonuç olarak, elektrik piyasasında yer alacak olan 6kW ve100 MW gücündeki Güneş panelli santraller ile 2020 yılında beklenen enerji talebinin %10 `nun rekabet edici fiyatlarla karşılanabileceği gösterilmiştir

EkonomiEkonomik etkiEnerji+10
Nigar Gökpınar
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Adana yöresi pamuk üretiminde enerji kullanım etkinliği ve maliyet analizi

Bu çalışmada, Adana yöresi pamuk üretiminde enerji ve maliyet analizleri üzerine araştırma yapılarak, üretimdeki girdilerin birim üretim alanı başına düşen enerji karşılıkları, elde edilen ürünün enerji verimi ve toplam maliyet ve kazanç değerleri hesaplanmıştır. Araştırmada kullanılan veriler 60 farklı pamuk üretimi yapan işletmeden, arazi büyüklüklerine göre (0,1-5) ha, (5,1-10) ha ve (10,1 +) ha şeklinde üç gruptan anket yöntemiyle elde edilmiştir. Araştırma'da Pamuk üretiminde doğrudan ve dolaylı enerji kullanım miktarları ve toplam enerji tüketimindeki payları belirlenmiştir. Araştırma sonuçlarına gore, pamuk üretiminde toplam enerji tüketimi sırasıyla farklı büyüklükteki işletme grubu için 35882,22 MJ/ha, 33950,25 MJ/ha ve 34889,13 MJ/ha olarak hesaplanmıştır. Enerji tüketiminin en fazla olduğu girdinin işletme grupları için sırasıyla 14462,2 MJ/ha, 12805,7 MJ/ha ve 13905,3 MJ/ha değerleri ile gübrelemeye ait olduğu belirlenmiştir. Enerji tüketim değeri olarak ikinci sırada mekanizasyon, üçüncü sırada yakıt-yağ enerjisi olduğu hesaplanmıştır. Maliyet (gider) analizi sonucu; en yüksek kâr değerinin 10,1+ha işletmelerde 1141,2 TL/ha olarak gerçekleştiği hesaplanmıştır. Tüm işletme grupları birlikte değerlendirildiğinde ise ortalama üretim kârının 2011 üretim yılı verilerine göre, 1030,4 TL/ha olduğu belirlenmiştir

Enerji analiziEnerji verimliliğiMaliyet analizi+1
Mustafa Şehri
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Şahinbey Araştırma ve Uygulama Hastanesi Acil Tıp Anabilim Dalı erişkin acil servisi maliyet analizi (Bireysel performans ve havuz sisteminin karşılaştırılması)

AMAÇ: Bu çalışmada Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Şahinbey Araştırma ve Uygulama Hastanesi Erişkin Acil Servisi'nin 01.01.2014-31.12.2017 yılı idari, mali ve tıbbi verilerinin kullanılarak acil serviste havuz sistemi ve bireysel performans uygulamasını karşılaştırmayı hedefledik. MATERYAL VE METOD: Acil Tıp Anabilim Dalı'na bağlı olarak çalışan Erişkin Acil Serviste 01.01.2014 ile 31.12.2017 tarihleri arasında faturalandırılan tüm hizmetler ve bu süre içinde belgelenmiş olan tüm gelirler ve giderler çalışmaya alındı. Verilerin analizinde Geleneksel Maliyet Analizi yöntemi kullanılarak; acil servis birim hasta maliyeti hesaplandı. Veriler Microsoft Office Excel programı kullanılarak analiz edildi. BULGULAR: Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Şahinbey Araştırma ve Uygulama Hastanesi Erişkin Acil Servis'in 01.01.2014-31.12.2017 yılı personel brüt maaş hariç toplam geliri 28.772.620,91 TL, toplam gideri 28.424.209,47 TL olarak hesaplandı. Personel maaşları merkezi bütçeden ödendiğinden brüt maaşların dâhil edilmediği maliyet hesaplamasında 2014 yılında 25.831,54 TL zarar, 2015 yılında 137.780,99 TL kar, 2016 yılında 148.427,62 TL zarar, 2017 yılında 384.889,61 TL kar edilmiş dört yıllık toplamda 348.411,44 TL kar elde edilmiştir. Dört yıllık toplam maliyetin ortalama olarak % 48,11 i gibi yüksek bir oranını personel giderleri oluşturmaktadır. SGK tarafından hasta başına hastaneye ödenen ortalama birim gelirin (muayene ücreti ve hastalara yapılan tüm girişimsel işlem ücretleri dâhil) ortalaması 47,12TL olarak hesaplanmıştır. Acil servis personel brüt maaş hariç birim hasta maliyetinin ortalaması 46,62 TL olarak hesaplanmıştır. Birim hasta başına düşen personel katkı payı maliyeti ortalaması 22,51 TL olarak tespit edilmiştir. SGK tarafından 2014-2017 yıllarında ödenen acil birim muayene fiyatı acil hastalar için 15,50 TL'dir. TARTIŞMA VE SONUÇ: Sağlık hizmetleri sunumu, finans desteği, hizmet sürecinde tedarik unsurları gibi çok boyutlu ve kapsamlı aşamaları olan bir bütündür. Tüm işletmeler gibi hastaneler de birer sağlık işletmesidir. Temelde kar amacı gütmeyen sağlık kuruluşları olmakla birlikte sağlık kurumları hizmet sunumlarında sahip oldukları kaynakları verimli bir şekilde maliyet etkin kullanmak durumundadırlar. Performansa göre döner sermaye gelirlerinden ek ödeme sistemi hem maliyet etkinliği açısından daha güçlü hem de gerçek anlamda çalışan personeli ödüllendirme ve işe motive etmeye yardımcı bir sistem gibi görünmektedir. ANAHTAR KELİMELER: Acil servis, Maliyet, Maliyet analizi, Peformansa Dayalı Ek Ödeme Sistemi

Acil servis-hastaneAcil tıpEk ödeme sistemi+3
Naci Topak
Gaziantep University
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Elektrik özelleşmesinin tekstil işletmelerinin maliyetlerine etkisi: Maliyet analizi

Elektrik enerjisi milyonlarca insan tarafından kullanılan insan hayatı için oldukça önemli bir enerji türüdür. Elektrik enerjisi sektörü dünya ve ülke ekonomisinde oldukça önemli bir paya sahiptir. Elektrik enerjisi üretim yapan sektörleri de önemli düzeyde etkilemektedir. Bu sektörlerin başında tekstil sektörü gelmektedir. Tekstil üretimi, teknolojinin geliştirmiş olduğu makinelerle üretimi gerçekleşmektedir. Küresel rekabetin artması kalitesi yüksek olan ürünlerin daha düşük maliyet ile üretilmesini zaruri bir hale getirmiştir. Küresel piyasanın böyle bir şekil alması, tekstil işletmelerinde maliyetin ve maliyet muhasebesinin önemini da arttırmaktadır. Çalışmanın amacı, özelleşen elektrik enerjisinin tekstil işletmelerindeki maliyetine etkisini ortaya koymaktır. Bu doğrultuda elektrik enerjisi sektörünün yeni oluşumu, tekstil sektörünün gelişimi ortaya konularak, tekstil sektöründe girdi olarak kullanılan elektrik enerjisi fiyatının ürün üzerindeki maliyet etkisi tespit edilmesi için Safha Maliyet yöntemi kullanılmıştır. Gaziantep'te faaliyet gösteren emsal iki işletmeninin üretime konu olan ürünlerin maliyet yapısı bu işletmelere hizmet veren SMMM ofisinden temin edilmiştir. İşletmelerin ismi değiştirilerek ve verilerin gerçekliğine bağlı kalarak; sayısal işlemlerin kolaylaştırılması amacıyla rakamların sıfırları azaltılıp tam sayı şeklinde bir düzeltme yapılmıştır. Elektriğin özelleştirilmesi sonucu serbest tüketici olarak tedarikçisini seçme hakkını kullanan Y tekstil A.Ş, X Tekstil A.Ş 'ye göre her iki tür üründe de birim başına 0,24 Türk Lirası daha az maliyete katlanmıştır. Gaziantep'te faaliyet gösteren emsal iki şirket olan X A.Ş ve Y A.Ş Tekstil üretim işletmesinde karşılaştırmalı olarak anlatılmaktadır. Kelimeler: Elektrik Enerjisi, Tekstil İşletmesi; Maliyet muhasebesi, Özelleştirme

ElektrikElektrik endüstrisiElektrik enerjisi+6
Ahmet Karakuş
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Mahalle yollarında farklı kaplama türlerinin performansının incelenmesi ve karşılaştırılması: Manisa örneği

Bu tez kapsamında, Manisa ilinde yapılması planlanan yollar için farklı yol kaplama türleri ele alınmış ve yol yapımı için ayrılan kamu bütçesinin en efektif şekilde kullanılması için öneriler sunulmuştur. İlk olarak Manisa'da mahalleleri birbirine bağlayan örnek bir yol güzergâhı seçilmiştir. Belirlenen güzergahta, her bir yol kaplama türü için kesit tayini yapılmıştır. Belirlenen kesitlerin kalınlıkları, temel tabakaları dahil olmak üzere, sathi kaplamada 38 cm, bitümlü sıcak kaplamada 24 cm ve silindirle sıkıştırılmış beton kaplamada 32,5 cm olarak bulunmuştur. Kesit tayininin ardından, her bir kaplama türü için kurum birim fiyatlarıyla m² başına maliyet çalışması yapılmıştır. Maliyet çalışması sonucunda, 1 m² sathi kaplama yapımı için gerekli tutar 250,46 TL, bitümlü sıcak kaplama için 280,60 TL ve silindirle sıkıştırılmış beton kaplama için 349,23 TL'dir. Çalışmanın bir diğer bölümünde, kaplama türlerine ait mekanik analiz yapılmış ve tasarlanan kesitlerin; tek dingil için 11,5 ton/dingil, çift dingil için 16 ton/dingil yük altındaki davranışları incelenmiştir. Belirlenen kesitler, bir sonlu elemanlar paket programı olan ANSYS'de modellenmiştir. Kaplamaların mekanik analizi sonucunda, tek dingil yükleme altında sathi kaplamalarda 0,42 mm, bitümlü sıcak kaplamada 0,15 mm ve rijit kaplamada 0,017 mm bulunmuştur. Çift dingil yükleme altındaki deformasyonlar ise; sathi kaplamalarda 0,12 mm, bitümlü sıcak kaplamada 0,0,38 mm ve rijit kaplamada 0,0039 mm bulunmuştur. Mekanik analiz sonucunda kaplama türlerine ait deformasyon sonuçları kabul edilebilir sınırlar içerisinde olduğu görülmüş, kaplama türü seçimi için en önemli kriterin maliyet analizi olduğu anlaşılmıştır. Buradan yola çıkarak, Manisa ili kırsal mahalle yollarında yapılacak en uygun kaplama türünün sathi kaplama olduğu sonucuna varılmıştır.

AASHTO yöntemiANSYSMaliyet analizi+2
Yunus Emre Mert
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Evsel katı atık maliyetlerinin belirlenmesi

Hızla artan nüfus ve aşırı şehirleşme gibi sebeplerle artan tüketim alışkanlığının bir sonucu olarak katı atık miktarında büyük bir artış meydana gelmiştir. Katı atık artışının çevreye ve insanlara vermiş olduğu zararların sonucunda hem ulusal düzeyde hem de uluslararası düzeyde çalışmalar yapılmaya başlanmıştır. Etkin bir atık yönetimi için devlet kurumlarının, sivil toplum kuruluşlarının, özel sektörün ve her bir vatandaşın içinde bulunduğu bir sisteme ihtiyaç duyulmaktadır. Atık yönetiminden sorumlu olan kuruluşların, bireylerin katılımını sağlayacak proje ve uygulamalar geliştirmesi gerekmektedir. Gelişmiş ülkelerin geliştirmiş oldukları sistem sayesinde, atık miktarlarını büyük ölçüde azalttığını, atıkların geri dönüşümü noktasında önemli ilerlemeler kaydettiğini görebilmekteyiz. Ülkemiz her ne kadar mevzuat dahilinde uyum çalışmaları yapıyor olsa da, uluslararası düzeyde başarılı olan uygulamaları örnek alıp, ulusal düzeydeki çalışmalarına hız kazandırması gerekmektedir. Bu tez çalışması, ülkemize çevre konusu ile ilgili düzenlemelerin girmesi aşamasından, günümüzde kullanılan kentsel katı atık uygulamalarına kadar geçen süredeki değişimi, uygulanmada kullanılan evsel katı atık maliyet hesaplamalarını ve katı atık maliyet analizini içermektedir. Çalışmanın amacı katı atıkların maliyet hesaplamalarının detaylarını incelemek ve "Manisa İli Uzunburun Katı Atık Bertaraf ve Düzenli Depolama Tesisi" nin kentsel katı atık maliyetlerine etki eden değişkenlerinin analizini gerçekleştirmektir. Bu bağlamda 2017 yılı Ekim ayında kurulan tesisin 12 aylık verileri basit ve çoklu regresyon analizi yöntemleri kullanılarak analiz edilmiş, analiz sonuçları yorumlanarak maliyete etki eden değişkenlerin etki düzeyleri belirlenmeye çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Kentsel Katı Atık, Katı Atık Bertaraf Yöntemleri, Düzenli Depolama, Geri Dönüşüm, Evsel Katı Atık Yönetim Maliyeti.

AtıklarEvsel atıklarKatı atıklar+3
Sema Duran
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Özel bir okul yemekhanesinde oluşan besin artık miktarlarının ve maliyetinin saptanması

Merve ELHATUSARU, Özel Bir Okul Yemekhanesinde Oluşan Besin Artık Miktarlarının ve Maliyetinin Saptanması, Hasan Kalyoncu Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Beslenme ve Diyetetik Programı Tezli Yüksek Lisans Tezi, Gaziantep, 2018.Çocukların genel sağlığı temelde besinlerle yeterli enerji ve besin ögeleri alımının optimal büyüme ve gelişmeyi desteklemesi ile sağlanır. Türkiye'de az sayıda öğrenciye okul öğle yemeği sağlanmaktadır. Okul öğle yemeği programının ulusal düzeyde uygulanması obezite gibi beslenme sorunlarının önlenmesinde ve beslenmenin geliştirilmesinde bir gerekliliktir. Öğle yemeği çocukların günlük enerji ve besin ögeleri gereksinmesinin beşte ikisini karşılar. Okul öğle yemeği tabak artığı çalışmaları; besin ögesi alımını, diyet kalitesini, menü performansını, besin tercihini, maliyeti ve programların etkinliğini, beslenme eğitim durumunu saptamada kullanılmaktadır. Bu tanımlayıcı çalışmanın amacı, Gaziantep ilinde 4 haftalık dönüşümlü menü ile öğle yemeği servisi yapılan özel bir okulda 6-13 yaş grubu çocuklarda yemek ve besin tabak artıklarının ve maliyetinin belirlenmesidir. Toplam 300 öğrenci (erkek: 165, %55; kız: 135, %45), sırasıyla 6-9 ve 10-13 yaş grubunda 120 ve 180 çocuk dolaylı olarak çalışmaya katılmıştır. Tabak artıklarının belirlenmesinde günde 300 ve 4 haftada 6000 yemek ve besin bulunduran tepsi incelenmiştir. Öğrenciler yemeklerini bitirdikten sonra tepsi artıkları türlerine göre ayrı kaplarda toplanmış, tartım yöntemi ile tartılmış, porsiyona çevrilmiş ve maliyet hesaplanmıştır. Yemeklerin ve besinlerin enerji ve besin ögeleri içeriği hesaplanmış, öğle öğünü miktarları Türkiye diyet referans değeri (DRV) önerilerine göre değerlendirilmiştir. Öğrencilerin 6-9 yaş ve 10-13 yaş grubunda ortalama enerji alımı sırasıyla 786 ve 979 kkal., DRV karşılama yüzdesi%119 ve%124'tür. Enerjinin karbonhidrat, protein ve yağdan gelen oranları 6-9 yaş grubunda sırasıyla %37,1, %15,6 ve%47.3,10-13 yaş grubunda ise%42,9, %14,9 ve %42,3'dir.D ve B12 vitaminleri ve kalsiyum dışında tüm besin ögeleri öğle öğünü için öngörülen DRV üzerindedir. Süt ve süt ürünleri, sebze ve meyve tüketimi öğle öğünü için önerilenden düşüktür. Öğrencilerin 6-9 yaş ve 10-13 yaş grubunda tabaklarındaki yemek ve besin artığı sırasıyla kurubaklagil yemeklerinde %23 ve % 21,8, sebze yemeklerinde %19,4 ve %33,3, kırmızı et yemeklerinde %18,2 ve %20,9, meyvede %0 ve %0, yoğurtta ve ayranda %3 ve %5,6, tatlıda %19,1 ve %13,2'dir. Öğle öğünü ve tabak artığı maliyeti ayda 12862 TL ve 1926 TL'dir. Toplam öğle öğünü maliyet kaybı %15'tir. Öğle öğününde oluşan yemek ve besin tabak artıklarının önlenmesi için çocukların enerji ve besin ögeleri gereksinimlerine uygun, sağlıklı beslenmeyi destekleyen, iyi planlanmış menülerin oluşturulması sağlanmalıdır.

BesinlerMaliyetMaliyet analizi+4
Merve Elhatusaru
Hasan Kalyoncu University · Institute of Health Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Lojistik hizmeti üretiminde kaynak kullanım seçenekleri açısından maliyet analizi

Globalleşen dünyada her geçen gün büyük bir ivme ile gelişimine devam eden lojistik sektöründe, etkin ve sistematik maliyet analizinin yapılması çok büyük önem arz etmektedir. Lojistik sektörü hızlı bir şekilde dünyada ve ülkemizde büyümekte, ancak bu büyüme, sektörde düşük kâr yüzdeleri ile çalışma, sektöre kolay giriş, yoğun rekabet gibi birtakım sorunları da beraberinde getirmektedir. Son yıllarda görülmekte olan ekonomik durgunlukla beraber diğer tüm sektörlerlerde olduğu gibi lojistik alanında faaliyet gösteren işletmelerde finansal açıdan sıkıntılar yaşamaktadırlar. Finansal yönetimdeki sorunlardan ötürü, sektörde konkordato ilan edilmesi ve iflaslar oldukça sık yaşanır hale gelmiştir. Dolayısı ile etkin bir finansal yönetim, zor koşullar için güçlü bir sermaye yapısı, finansman gereksinimlerinin mevcut bütçelere çok fazla yük oluşturmaması, işletme kârlığı ve devamlılığı için hayati bir önem arz etmektedir. Ülkemizin jeopolitik konumu lojistik sektörüne çeşitli avantajlar ve dezavantajlar sunmaktadır. Özellikle güney sınırlarımızdaki siyasal ve ekonomik belirsizlikler, mevcut pazarların daralması, kârlılık sorunları ve yıkıcı rekabet kapsamlı bir maliyet analizi yapılarak işletmelerin yönetilmesini kaçınılmaz kılmıştır. Bu nedenle; yönetim ve maliyet muhasebesini etkin bir şekilde kullanan işletmeler, günümüzün oldukça güç ekonomik koşullarında daha rekabetçi ve değişimlere hızlı bir şekilde adapte olabilen bir yapıya kavuşabilecektir. Araştırmanın amacı, lojistik hizmeti sunan işletmelerde kaynak kullanımı aşamasında oluşan başlıca sabit ve değişken maliyetlerin belirlenmesi, mevcut maliyetlerin finansal yapıya etkisi ve çeşitli kaynak kullanım seçeneklerinin nasıl analiz edilip değerlendirebileceği konusunda çeşitli öneriler sunmaktır. İlgili amaç doğrultusunda lojistik sektöründe çok önemli bir oyuncu pozisyonunda bulunan bir işletmede araştırmanın uygulaması gerçekleştirilmiştir. İşletme yetkilileri ile yapılan görüşmeler ve alınan veriler doğrultusunda dört farklı kaynak kullanım seçeneğinin işletme kârlılığına ve maliyetlere olan etkisi incelenmiş ve değerlendirilmiştir. Yapılan analizler ve değerlendirmeler sonucunda kaynak kullanımı ile ilgili alınan kararların, çok şiddetli rekabet koşullarının hâkim olduğu lojistik sektöründe ne kadar önemli olduğu tespit edilmiştir.

Dış kaynaklardan yararlanmaKaynak kullanımıLojistik+6
Hakan Silitalay
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Önceden tedavi almamış HIV enfeksiyonlu hastalarda tedaviye cevabın değerlendirilmesinde CD38+CD4 ve cd8 T lenfositlerin değeri ve maliyet analizi

Amaç: İnsan immün yetmezlik virüsü (HIV) enfeksiyonunun patogenezinde B, T (CD4, CD8) ve NK hücrelerinin katıldığı immün aktivasyon önemli rol oynar ve bunun en önemli göstergeleri, CD8+ ve CD4+ T lenfositleri üzerindeki CD38 ile HLA-DR moleküllerinin ekspresyonunun artışıdır. HIV enfeksiyonu olan hastalarda antiretroviral tedavi etkinliğinin takibinde altın standart CD4+ T hücre sayısı ile birlikte rt-PCR yöntemiyle HIV-RNA tayinidir. Ancak, HIV-RNA maliyetli ve rapor süresinin nispeten geç olması nedeniyle, ucuz, hızlı ve güvenilir testlere halen ihtiyaç vardır. Bu çalışmanın amacı, HIV enfeksiyonu olan hastaların antiretroviral tedavi etkinliğinin değerlendirilmesinde CD38+ ve HLA-DR+ T lenfosit oranlarının değerinin belirlenmesidir. Gereç ve Yöntem: Prospektif olarak yürütülen bu çalışmaya, Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji kliniğinde 30 Mayıs 2019- 15 Haziran 2020 tarihleri arasında HIV (+) olduğu tespit edilen ve antiretroviral tedavi başlanması planlanan hastalar alınmıştır. Bu hastalar tedavi öncesinde, tedavi başlandıktan sonraki 3. ve 6. aylarda değerlendirilerek, rutin takipte kullanılan testlere ek olarak alınan kan örneklerinde CD38+ ve HLA-DR+ T lenfositlerin oranı akım sitometri yöntemiyle tespit edilmiştir (Beckman Coulter Navios, USA). Bu sonuçlar, rutin takip için kullanılan CD4+ T lenfosit sayısı ve HIV-RNA düzeyi ile kıyaslanmış ve CD38+ ve HLA-DR+ T lenfosit oranlarının antiretroviral tedavinin etkinliğinin takibindeki rolü araştırılmıştır. Bulgular: Çalışmaya alınan tamamı yeni tanı konmuş 59 hastanın 56'sı erkek (%95) olup, yaş ortalaması 34,4±11,6 (18-68) idi. Hastaların tedavi öncesi, tedaviden sonraki 3. ay ve 6. ayda yapılan test sonuçları istatistiksel olarak değelendirilmiştir. HIV-RNA ortalaması tedavi öncesi 615123,78 kopya/ml, tedavi sonrası 3. ayda 9410,80 kopya/ml, 6. ayda 35671,73 kopya/ml; CD4+ T lenfosit sayısı ortalaması tedavi öncesi 363,39 hücre/mm3, tedavi sonrası 3. ayda 595,23 hücre/mm3, 6. ayda 683,51 hücre/mm3; CD38+ T lenfosit oranı ortalaması tedavi öncesi %48,3, tedavinin 3. ayında %28,3, 6. ayında %27,7; HLA-DR+ T lenfosit oranı ortalaması tedavi öncesi %36,3, tedavinin 3. ayında %28,5, 6. ayında %22,8 bulunmuştur. Antiretroviral tedavi başlanan hastalarda CD38+ T lenfosit oranı incelendiğinde, tedavi öncesine göre 3. ayda ve 6. ayda istatistiksel olarak anlamlı azalma gösterdiği (p<0,01), ancak 3. ay ile 6. ay arasındaki azalmanın istatistiksel olarak anlamlı olmadığı saptanmıştır (p>0,05). HLA-DR+ T lenfosit oranlarında tedavi öncesi ile 3. ay arasında ve 3. ay ile 6. aydaki değerler arasında korelasyon bulunmuştur (p<0,01). Çalışma süresince CD38+ T lenfosit oranı ile HIV-RNA düzeyi, CD4+ T lenfosit sayısı ve HLA-DR+ T lenfosit oranı arasında korelasyon olup olmadığı araştırılmıştır. CD38+ T lenfosit oranı ile HIV-RNA değerleri karşılaştırıldığında tedavi öncesi anlamlı pozitif korelasyon saptandığı halde (p<0,01), tedavinin 3. ve 6. aylarında korelasyon bulunmamıştır (3.ay p=0,389 ; 6.ay p=0,360). CD38+ T lenfosit oranı ile CD4+ T lenfosit sayısı arasında çalışma süresince negatif korelasyon varlığı tespit edilmiştir (tedavi öncesi p<0,01; 3. ay p<0,01 ; 6. ay p<0,05). CD38+ T hücre oranı ile HLA-DR+ T hücre oranı arasında sadece 3. ayda anlamlı pozitif korelasyon olduğu bulunmuştur (p<0,05). Tartışma ve Sonuç: Bu çalışmada elde edilen sonuçlar, CD38+ T lenfosit oranı ile HLA-DR+ T lenfosit oranının HIV enfeksiyonu olan hastalarda antiretroviral tedavi etkinliğinin değerlendirilmesi amacıyla kullanılabileceğini düşündürmektedir. Bulgular, CD4+ T hücre sayımı için alınan kan örneğinde yapılabilen bu testlerin, maliyeti düşük ve hızlı alternatifler olarak umut vericidir. Bulguların teyit edilmesi için daha uzun vadeli ve geniş hasta gruplarında yapılacak çalışmalara ihtiyaç vardır.

AIDSHIVHLA DR antijenleri+4
Mammad Hajıaghayev
Çukurova University
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Kronik ağrılı hastalara uygulanan farklı egzersiz eğitimlerinin egzersize uyum, klinik ve ekonomik açıdan değerlendirilmesi

Bu çalışma kronik ağrılı hastalarda farklı egzersiz eğitimlerinin klinik ve maliyet etkinliği ile verilen egzersizlere hastaların uyumlarını incelemek amacıyla 519 hasta ile gerçekleştirildi. Hastalar ev egzersizi, fizyoterapist eşliğinde egzersiz ve takipli ev egzersiz grupları olmak üzere 3 gruba ayrılarak, toplam 10 seans boyunca geleneksel fizik tedavi uygulaması yapıldı. Hastalara egzersizler, ev egzersiz grubuna broşür şeklinde, fizyoterapist eşliğinde egzersiz grubuna uygulamalı olarak, takipli ev grubuna ise fizyoterapist eşliğinde egzersiz eğitimi verildikten sonra günlük kısa mesaj (SMS) gönderilerek egzersizler hatırlatılacak şekilde önerildi. Tedaviden sonra da egzersizlerine devam etmeleri söylendi. Tüm gruplar ekonomik, klinik, yaşam kalitesi, egzersize uyum ve memnuniyet açısından tedavi öncesi, tedavi sonrası ve tedaviyi takiben üç ay sonrası olmak üzere üç kez değerlendirildi. Ekonomik değerlendirme kapsamında maliyet fayda analizi (QALY- Kaliteye ayarlanmış yaşam yılı (Quality adjusted life years) ve maliyet etkililik oranı (İMEO) kullanıldı. Klinik değerlendirme için Oswestry Özürlülük İndeksi (ODI) ve Boyun Özürlülük İndeksi (NDI)'nden faydalanıldı. Yaşam kaliteleri EuroQol Genel Yaşam Kalitesi Ölçeği (EQ-5D-5L) ile değerlendirildi. Egzersize uyum için tarafımızca hazırlanan ve 5 (beş) sorudan oluşan ölçek kullanıldı. Memnuniyetin değerlendirilmesinde bireylerden 0-100 arasında puan vermeleri istendi. Her üç grup da üç ay sonra kontrol için hastaneye çağrılarak 5 soruluk ölçek hastalara yöneltildi ve verilen egzersizlerin nasıl yapıldığının tespiti gerçekleştirildi. Fizyoterapist eşliğinde egzersiz grubunun, tedavi sonrası sağlık durumu, üç ay sonraki sağlık durumu ve tedavi sonrası QALY açısından diğer iki gruba göre daha iyi olduğu belirlendi (p<0,05). Üç ay sonraki QALY ölçümlerinde ise sonuçların benzer olduğu görüldü (p>0,05). Fizyoterapist eşliğinde egzersiz ile takipli ev egzersizi gruplarında QALY kazançları aynı olup takipli ev egzersizi grubu ve fizyoterapist eşliğinde egzersiz grubu, ev egzersiz grubuna göre çok maliyet etkili olarak bulundu. Ev egzersiz grubunda yapılan egzersizlerin doğruluğu diğer gruplara göre daha kötüydü. Egzersizlerin doğruluğu takipli ev egzersizi grubunda fizyoterapist eşliğinde egzersiz grubundan daha iyi olduğu belirlendi (p<0,05). Tedaviden memnuniyeti ise tüm gruplarda benzerdi (p>0,05). Sonuç olarak fizyoterapist eşliğinde egzersiz grubu diğer gruplara göre maliyet etkili olarak bulundu. Hastalara verilen egzersizlerin fizyoterapistler tarafından iyi anlatılmasının ve egzersizlerin belli aralıklarla takip edilmesinin egzersize uyumu artıracağı ve hem klinik hem de ekonomik açıdan yarar getireceği sonucuna varıldı.

AğrıBel ağrısıBoyun ağrısı+5
İrfan Küçükoğlu
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

CBÜ Muradiye Yerleşkesi hibrit sistem varyasyonları: Durum çalışması

Artan enerji ihtiyaçlarına alternatif olarak sunulan temiz, sonsuz enerji kaynağı olarak bilinen yenilenebilir enerjinin önemi her geçen gün artmaktadır. Son zamanlarda yapılan büyük yatırımlar sınırlı kaynak olan petrol, doğalgaz üzerine değil yenilenebilir enerji kaynağı olan güneş enerji santralleri ve rüzgâr santralleri üzerine yapılmaktadır. Yenilenebilir enerji kaynaklarının sürekli olması için geliştirilen hibrit enerji sistemleri, bu yatırımlardan pay almaktadır. Bu tez çalışmasında Manisa Celal Bayar Üniversitesi Kampüse ait elektrik ihtiyacını karşılamak için rüzgâr ve güneş enerjilerinden oluşan hibrit sistem varyasyonları tasarlanmış ve varyasyonların maliyet analizi yapılmıştır. Yapılan hesaplamalarda kullanılan rüzgâr hızı ve güneş ışınımı verileri seçilen lokasyona aittir. Elektrik ihtiyacına ilişkin bilgi için Manisa Celal Bayar Üniversitesi yerleşkesindeki elektrik fatura bilgileri alınmıştır. Sonuç olarak, farklı kurulu güç ve maliyetlerle toplam 18 adet hibrit sistem varyasyonları tasarlanmıştır. Bu varyasyonlar karşılaştırılmış ve optimum varyasyon önerilmiştir. Optimum varyasyon önerisi yapılırken varyasyonların faydalı ömürleri ve ürettikleri enerji miktarı dikkate alınmıştır.

Güneş enerjisiHibrit enerjiMaliyet analizi+1
Pelin Türk
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Astım ve koah hastalıklarının maliyet analizi: Düzce Üniversite Hastanesi'nde bir vaka çalışması

Amaç: Astım ve Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH) kronik hastalık olduğu için bireyler ve toplum açısından önemli ölçüde ekonomik yük oluşturmaktadır. Bu nedenle çalışmanın amacı, Astım ve KOAH hastalıklarından kaynaklı ortaya çıkan maliyetleri geri ödeme kurumu, hastane ve hasta perspektifleri açısından ele alarak her bir hastalığa ait birim ve ömür boyu maliyetleri hesap ederek sağlık politikası yapıcılarının alacakları kararlarda yol göstermektir. Yöntem: Çalışmada nitel yöntem kullanılarak retrospektif olarak elde edilen veriler doküman analizine tabi tutulmuştur. Çalışmanın kapsamı Düzce Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi/Hastanesi (DÜSUAH) Göğüs Hastalıkları biriminde 2022 yılına ait Astım ve KOAH hastalarının tamamını kapsamaktadır. Çalışmanın verileri, hastane bilgi sistemi, uzman görüşleri, mutemetlik, Döner Sermaye İşletme Müdürlüğü, Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) ve hastane kayıtlarından elde edilmiştir. Araştırma hastane, geri ödeme kurumu olan Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ve hasta perspektifi açısından incelenmiştir. Bulgular: DÜSUAH'da 2022 yılında astım hastaları için ayaktan tedavi edilen 232 hasta olup hasta başına 171,90₺, klinikte tedavi gören 14 hasta için hasta başına 7.411,2₺/hasta maliyete katlanılmıştır. KOAH hastaları için ayaktan tedavi edilen 130 hasta olup hasta başına 157,70₺, klinikte tedavi gören 111 hasta için hasta başına 7.319,64₺/hasta maliyete katlanılmıştır. SGK perspektifi açısından Astım poliklinik tedavi maliyeti hasta başına 133,14₺, klinik tedavi maliyeti ise 2.071,88₺'dir. KOAH poliklinik tedavi maliyeti hasta başına 127,76₺, klinik tedavi maliyeti ise 2.319,64₺'dir. Hasta perspektifi açısından söz konusu her iki hastalıkta kronik hastalık olduğu için herhangi bir maliyete katlanılmadığı tespit edilmiştir. Astım hastalığının toplumsal yıllık hasta başına maliyeti toplam 7.583,10₺/hasta, toplam toplumsal yıllık maliyeti ise (7.583,10₺ x 6.859.102 kişi) 52.013.256.376,2₺ KOAH hastalığının ise toplumsal hasta başı yıllık maliyeti toplam 9.184,90₺/hasta, toplam toplumsal yıllık maliyeti ise (9.184,90₺ x 5.504.217 kişi) 50.555.682.723,30₺'dir. Sonuç: Astım hastalarının KOAH hastalığına göre hasta başına toplam maliyeti daha fazla olduğu tespit edilmiştir. Artan Astım ve KOAH vakaları sağlık harcamalarının önemli bir kısmının Astım ve özellikle KOAH'a ayrılmasına sebep olmaktadır. Hastalığın kontrol edilemediği durumlarda maliyetlerde artış gözlemlenecektir. Maliyetlerin düşürülmesi noktasında hem hastalığa yakalanma riskinin azaltılması için gerekli tedbirlerin alınması ve hastalığın tedavisinde daha düşük maliyetli yöntemler izlenmelidir. Anahtar Kelimeler: Astım, Ekonomik Yük, Hastalık Maliyet Analizi, Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı, Toplam Maliyet

Akciğer hastalıkları-obstrüktifAstımEkonomik yük+4
Şevval Akkol
Düzce University · Institute of Graduate Studies
2023
00
DoctorateOpen AccessEN

Activity network scheduling and early cost estimation of construction projects under uncertainty: A risk analysis based modeling approach

It is not sufficient in hard and competitive construction sector conditions to evaluate the construction activity schedules that are affected widely by risks and uncertainties with well-known deterministic or probabilistic methods such as the Critical Path Method (CPM) or Program Evaluation and Review Technique (PERT). These approaches neglect the uncertainty or correlation effect. Uncertainties and risk-factors not only affect the activity schedules but also affect the construction costs. Hence, the actual costs, likewise the activity durations, generally deviate from the estimated costs in favorable or adverse direction. Therefore, not only scheduling the construction activities and estimating the construction costs but also the analysis of the uncertainty effect over the schedules and early estimated costs in an efficient manner is required.In this context, the aim of this study is to evaluate the uncertainty effect on construction project activity network schedules and estimated costs, and to develop simulation-based schedule and cost risk analysis models that can be used for the uncertainty evaluation of construction projects. Two new simulation-based schedule risk models, Correlated Schedule Risk Analysis Model (CSRAM) and Correlated Fuzzy Schedule Risk Analysis Model (CFSRAM), are proposed to examine construction activity networks under uncertainty when activity durations and risk factors are correlated, and a new simulation-based cost risk model, Correlated Cost Risk Analysis Model (CCRAM), is introduced to analyze early construction costs under uncertainty when the costs and risk-factors are correlated. Correlation has been captured indirectly and qualitatively by these models. The models are capable of providing risk-factor sensitivity information to support schedule management and cost management. Probability and fuzzy set have been the main mathematical theories in developing the models? theoretical logic.The efficiency of the models has been evaluated through hypothetical and real applications in the study. The findings of these applications show that CSRAM, CFSRAM and CCRAM operate well and produce realistic results compatible with the theoretical expectancies.

Simulation modelFuzzy logicCost analysis+2
Önder Ökmen
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Şahinbey Araştırma ve Uygulama Hastanesi Acil Tıp Anabilim Dalı erişkin acil servisi maliyet analizi

Bu çalışmada Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Şahinbey Araştırma ve Uygulama Hastanesi Erişkin Acil Servisinin 2011 yılı idari, mali ve tıbbi verilerinin kullanılarak acil servis birim hasta maliyetini hesaplamayı amaçladık.Acil Tıp Anabilim Dalı'na bağlı olarak çalışan erişkin acil serviste 01.01.2011 ile 31.12.2011 tarihleri arasında faturalandırılan tüm hizmetler ve bu süre içinde belgelenmiş olan tüm gelirler ve giderler çalışmaya alındı. Verilerin analizinde Geleneksel Maliyet Analizi yöntemi kullanılarak; acil servis birim hasta maliyeti hesaplandı. Veriler Microsoft Office Excel programı kullanılarak analiz edildi.Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Şahinbey Araştırma ve Uygulama Hastanesi Erişkin Acil Servis'in 2011 yılı personel brüt maaş dâhil toplam gideri 4.026.436,70 TL, toplam geliri 3.682.551,21 TL olarak hesaplandı. Aynı yıla ait toplam zarar 343.885,49 TL olarak tespit edilmiştir. Toplam maliyetlerin % 46,15 i gibi yüksek bir oranını personel giderleri oluşturmaktadır. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından hasta başına hastaneye ödenen ortalama birim gelir (muayene ücreti ve hastalara yapılan tüm girişimsel işlem ücretleri dâhil) 49,47 TL olarak hesaplanmıştır. Acil servis personel brüt maaş dâhil birim hasta maliyeti 54,09 TL olarak hesaplanmıştır. Personel maaşları merkezi bütçeden ödendiğinden brüt maaşların dâhil edilmediği maliyet hesaplamasında 403.655,12 TL kâr elde edilmiştir. Acil servis personel brüt maaş hariç birim hasta maliyeti 44,05 TL olarak hesaplanmıştır. Birim hasta başına düşen personel brüt maaş maliyeti 10,04 TL olarak bulunmuştur. Birim hasta başına düşen personel brüt maaş+katkı payı maliyeti 24,96 TL olarak tespit edilmiştir. SGK tarafından 2011 yılında ödenen acil birim muayene fiyatı 15,50 TL'dir.Kamu hastaneleri kâr amacı gütmeyen sağlık işletmeleridir ve asli görevi vatandaşların sağlık ihtiyaçlarının en iyi şekilde karşılanmasıdır. Bununla birlikte kaliteli ve sürekli hizmet sunabilmek için kurumun gelir-gider dengesinin kâr lehine gözetilmesi gereklidir. Bu bağlamda sağlık hizmeti sunan bu kurumların ayrıca bir işletme olarak dikkate alınması ve değerlendirilmesi gereklidir. Özellikle kamu hastanelerinde maliyet analizinde en önemli soru genel bütçeden ödenen personel maaşlarının maliyet analizine dâhil edilip edilmeyeceğidir. Kuruma ödenen eşit birim hasta muayene ücretinden ziyade, hastanın tıbbi ağırlığına, triyaj koduna ve-veya acil serviste geçireceği tahmini süreye göre ücretlendirilmesi daha uygun olacaktır.

Acil servisMaliyetMaliyet analizi
Remzi Güzel
Gaziantep University
2012
00

Related subjects