Curriculum
578 theses under this subject heading
Türkiye'de uluslararası ilişkilerin lisans eğitiminde gizli müfredat ve oryantalizm: Eleştirel pedagojik bir yaklaşım
Bu çalışmada Türkiye'deki Uluslararası İlişkiler lisans programlarındaki bölüm müfredatlarına odaklanılacaktır. Ders müfredatları, başlıkları ve içerikleri, kullanılan materyallerin metinlerde tespit edilen söylemleri, tekrarlar ve anlamlar, eleştirel pedagojik bir yaklaşımla analiz edilecektir. Alanında daha önce hiç denenmemiş biçimde, eleştirel pedagoji ile Uluslararası İlişkiler disiplinini bir araya getirmeye çalışacak olan bu tez, müfredat incelemesinde öne çıkan Oryantalist temalar üzerine yoğunlaşacaktır. Eğitimin dokusunda sosyal bir kontrol mekanizması olarak bulunan gizli müfredatın taşıdığı Oryantalist karakter, Uluslararası İlişkiler metinleri üzerinden yapısöküme uğratılacaktır. Söz konusu Oryantalizm çözümlemesi pozitivizm, neoliberalizm ve bir iç-öteki olarak 'İslam' başlıkları üzerinde ilerletilecektir. Bu çalışmanın, Türkiye'deki Uluslararası İlişkiler araştırmalarında akademik özgünlüğün sağlanması adına ontolojik bir çoğulculuğun ortaya çıkmasına katkı sağlaması hedeflenmiştir. Anahtar Kelimeler: Eleştirel Pedagoji, Oryantalizm, Yapısöküm, Uluslararası İlişkiler, Gizli Müfredat.
The shift in global political economy and international relations education in Turkey
As political and economic systems of the world become increasingly globalized, IR education is also influenced from this trend. In this study, I look at the institutions of IR education and the curricula to analyse the impact of globalization on IR education patterns. IR education trains the experts who will protect the interests of his/her nation in international affairs and the future scholars. As the world becomes increasingly interconnected, the IR curriculums should become standardized. So this study asks "Can IR education be seen as a tool for global governance?" The patterns in IR education can be examined by three types of sources: textbooks, curricula and journals. This study focuses on the curricula. In order to see the influence of globalization I look at the top 5 universities in the Anglophone tradition as listed in the Times Higher Education university rankings. I analyse their curriculums and derive their main characteristics. Then I look at the curriculums of the top 4 universities from Turkey and determine their main characteristics. Then I will compare them with the Anglophone universities. The findings suggest that undergraduate IR curricula in the analysed Turkish universities are similar to that of the analysed Anglophone universities. This can be interpreted as the influence of globalization on IR education in Turkey. The results are important for the discussions on the degree of how IR education should be structured to pursue national interests.
11. sınıf rehberlik programının öğrenci görüşlerine göre değerlendirilmesi
Bu araştırma, ortaöğretim 11. sınıf rehberlik programına ilişkin öğrenci görüşlerini belirlemek amacıyla yapılan tarama modelinde betimsel bir çalışmadır. Araştırmanın evrenini, 2018-2019 eğitim-öğretim yılında Siirt il merkezinde bulunan 25 devlet okullarında öğrenim görmekte olan ortaöğretim 11. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise, 863 ortaöğretim 11. sınıf öğrencisinden oluşmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak; Topçu (2014) tarafından geliştirilen "Okul Rehberlik Programı Değerlendirme Ölçeği" kullanılmıştır. Katılımcıların ölçeklere vermiş olduğu yanıtların veri girişleri yapılarak betimsel istatistik ile puan ortalamalarının karşılaştırılması için T Testi, Mann Whitney U, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) ve Kruskal Wallis analiz yöntemleri uygulanmıştır. Öğrencilerin ölçekte yer alan, alt boyutlara göre görüşlerinin değerlendirildiği çalışmada elde edilen sonuçlara göre yanıtların puan aralıkları doğrultusunda, öğrencilerin yanıtlarının tüm alt boyutlarda orta düzeyde olduğu görülmektedir. Öğrencilerin demografik değişkenlerine göre rehberlik programına ilişkin alt boyutların karşılaştırılması analizlerinde, öğrencilerin daha önce rehberlik ve psikolojik danışmanlık biriminden hizmet alıp almama durumu, lise türü, not ortalaması ile anne ve baba eğitim düzeyi bakımından anlamlı ölçüde farklılaştığı bulunmuştur.
Şark medreseleri ders müfredatı
İslam'ın ilk dönemlerinde eğitim-öğretim câmî merkezli olup, ilerleyen dönemlerde müstakil birer kurum olarak medreseler inşâ edilmeye başlanmıştır. Medreseler İslam dünyasında genellikle orta ve yükseköğrenim kurumları olarak faaliyet göstermişlerdir. Anadolu'daki medrese faaliyetleri ilk olarak Anadolu Selçukluları ile başlamış, beylikler döneminde de birçok medrese yapılmıştır. Osmanlı Devleti ile zirveye ulaşan medreseler, Cumhuriyet Dönemi'nde kapatılmıştır. Ancak bu dönemde de medreseler küçük çaplı da olsa gayr-ı resmi olarak faaliyet göstermeye devam etmişlerdir. Çalışmanın birinci bölümünde İslam tarihinde medreselerin genel olarak geçmişi, Şark medreseleri, bu medreselerdeki eğitim-öğretim faaliyetleri, öğretim yöntemleri, eğitim kadrosu ve günlük yaşam incelenmiştir. İkinci bölümde de Şark medreselerinde okutulan ilimler, müfredattaki ders kitapları, kitapların içerikleri ve bu kitapların müellifleri hakkında bilgiler verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Medrese, Şark Medreseleri, Eğitim, Müderris, Müzakere, Müfredat.
2024 matematik öğretim programının uygulanabilirliği ve içeriğine ilişkin ortaokul 5. sınıf matematik öğretmen görüşlerinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, 2024 yılında uygulamaya konulan ve "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli" adıyla yayımlanan öğretim programının uygulanabilirliğini 5. sınıf matematik öğretmenlerinin görüşleri doğrultusunda değerlendirmektir. Araştırmada nitel araştırma yöntemi kullanılmış olup, veri toplama aracı olarak öğretim programı içeriği temel alınarak hazırlanan yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Çalışma grubu, Siirt ili Merkez ilçesindeki Millî Eğitim Bakanlığına bağlı okullarda görev yapan ve gönüllü olarak katılım sağlayan 13 matematik öğretmeninden oluşmaktadır. Öğretmenlerle yapılan görüşmeler ses kaydına alınmış, yazılı hâle getirilmiş ve elde edilen veriler temalar oluşturularak analiz edilmiştir. Bulgular, öğretmenlerin programın içeriğini ağır, karmaşık ve düzeye uygun olmayan bir yapıda değerlendirdiklerini; konu sıralaması ve dağılımında dengesizlikler bulunduğunu düşündüklerini göstermektedir. Zaman ve materyal yetersizliği nedeniyle beceri temelli uygulamaların sınırlı kaldığı, bu durumun hedeflenen beceri gelişimini olumsuz etkilediği belirlenmiştir. Ayrıca süre ve içerik dengesinin yetersizliği, kalabalık sınıflar, materyal eksikliği ve hizmet içi eğitim yetersizliği uygulamaları zorlaştıran etmenler olarak ifade edilmiştir. Ölçme ve değerlendirme süreçlerinin tamamen veya kısmen uygulanabildiğine dair farklı görüşler bildirilmiştir. Bununla birlikte öğretmenler, programın matematiği sevdiren, günlük yaşamla ilişkilendiren ve uzun vadede fayda sağlayacak bir yapıya sahip olduğunu belirtmiştir. Sonuç olarak, öğretim programındaki değişikliğin genel anlamda olumlu olduğu; ancak programın tam anlamıyla uygulanabilmesi için mevcut eksikliklerin giderilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Maarif modeli, matematik, öğretim modeli, öğretmen görüşleri, 2024 öğretim programı
Ortaöğretim ingilizce öğretmenlerinin programı bağlılıkla uygulama durumlarının incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, 2018 Ortaöğretim İngilizce Dersi Öğretim Programının bağlılıkla uygulanma durumunun ve bağlılıkla uygulanmasını etkileyen faktörlerin öğretmen görüşleri çerçevesinde incelenmesidir. Nitel araştırma desenlerinden iç içe geçmiş tek durum desenindeki bu çalışma, maksimum çeşitlilik örnekleme yöntemi ile belirlenen Van ili Muradiye ilçesindeki Anadolu Lisesi ve Anadolu İmam Hatip Lisesinde görev yapan yedi İngilizce öğretmeni ve bu liselerde 9-12. sınıflarda öğrenim gören 16 öğrenci ile yürütülmüştür. Yarı yapılandırılmış bireysel görüşme formu aracılığı ile elde edilen verilerin analizinde içerik analizi; sınıf içi gözlem formu aracılığı ile yürütülen gözlemlerden elde edilen verilerin analizinde ise betimsel analiz kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular doğrultusunda, öğretmenlerin çoğunluğunun kazanım öğesi haricindeki öğelerin bağlılıkla uygulanabilir olduğu görüşünde oldukları fakat programın bağlılıkla uygulanmasına ilişkin bileşenler kapsamında (uyma, doz, uygulamanın kalitesi ve katılımcı tepkileri) içerik ve eğitim durumları öğeleri haricinde 2018 ortaöğretim İngilizce dersi öğretim programını yeterli düzeyde bağlılıkla uygulayamadıkları belirlenmiştir. Öğretim programının bağlılıkla uygulanmasını etkileyen faktörler kapsamında ise en sık vurgulanan faktörün öğrenci özellikleri olduğu; program özellikleri, örgütsel özellikler, öğretmen özellikleri ve öğretmen eğitiminin de etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmadan elde edilen bu sonuçlar doğrultusunda, programın bağlılıkla uygulanabilirliğinin artırılabilmesi için 2018 ortaöğretim İngilizce dersi öğretim programına ilişkin gerekli düzenlemeler ve öğretmenlerin sahip olması gereken nitelikler kapsamında mevcut uygulamalara ve araştırmacılara yönelik öneriler sunulmuştur.
Finansal okuryazarlık açısından ortaöğretim matematik dersi öğretim programı ve ders kitaplarının incelenmesi
Bu çalışmanın amacı 2018-2019 eğitim-öğretim yılında Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı tarafından onaylanarak uygulamaya konulan ortaöğretim matematik dersi öğretim programı ve ortaöğretim matematik ders kitaplarının finansal okuryazarlık becerileri açısından incelenmesidir. Doküman incelemesi ile yürütülen bu çalışmanın veri kaynaklarını, 2018 Ortaöğretim Matematik Dersi Öğretim Programı ile 2021 yılı 2770 nolu Tebliğler Dergisi'nde yayımlanan ders kitabı listesinde fen liseleri haricindeki diğer tüm resmi ve özel ortaöğretim kurumlarında okutulan TTKB onaylı altı ortaöğretim matematik ders kitabı (9-12. sınıflar ve temel düzey 11-12. sınıflar) oluşturmaktadır. Veriler, 2012 Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (Programme for International Student Assessment, [PISA]) finansal okuryazarlık kapsamında İçerik, Süreç ve Bağlam olmak üzere üç temel finansal okuryazarlık boyutu ve alanyazın taraması sonucu finansal okuryazarlığın üç temel bileşeni olarak belirlenen finansal bilgi, finansal tutum ve finansal davranış bileşenleri doğrultusunda araştırmacılar tarafından geliştirilen Finansal Okuryazarlık Doküman İnceleme Formu aracılığıyla toplanarak içerik analizi ile çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda finansal okuryazarlık kavram, boyut ve bileşenlerine öğretim programında sınırlı kapsamda yer verildiği; sınıf düzeylerine göre dağılımının sistematik olmadığı; ders kitaplarında ise yer verildiği fakat sınıf düzeylerine göre dağılımının düzensiz olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca ders kitaplarının öğretim programına göre finansal okuryazarlık açısından daha zengin bir içeriğe sahip olduğu görülmüştür. Yürütülen bu çalışmanın son yıllarda birçok ülkenin eğitim programlarında temel yeterliliklerden biri olarak kabul gören finansal okuryazarlık becerisinin eğitim-öğretim sürecindeki öneminin anlaşılmasına, ortaöğretim matematik dersi öğretim programı ve ders kitaplarındaki durumunun belirlenerek, gelecekte yapılacak program geliştirme veya güncelleme çalışmalarına katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
10. sınıf Türk edebiyatı ders kitabının işlevselliği ve müfredata uygunluğunun öğretmen görüşlerine göre değerlendirilmesi
Ders kitapları eğitim-öğretim faaliyetinin en önemli araçlarıdır. Hem öğrenciler hem öğretmenler için en temel kaynaktır. Hal böyle olunca ders kitaplarının içeriği, tasarımı, kullanılabilirliliği, görselliği büyük önem kazanmaktadır. Yegâne rehber kabul edilen ders kitapları da birçok araştırmaya konu olmaktadır. Bu araştırmada İstanbul ili Bağcılar ilçesinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ortaöğretim (lise) kurumlarında görev yapan Türk Edebiyatı öğretmenlerinin 10. sınıf ders kitabıyla ilgili görüşlerinin ne olduğu belirlenmiştir. Araştırmaya 91 Türk Edebiyatı öğretmeni katılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak "10. Sınıf Türk Edebiyatı Ders Kitabının İşlevselliği ve Müfredata Uygunluğu Anketi" kullanılmıştır. Veriler SPSS programında analiz edilmiştir. Anket verileri bağımsız gruplar için Mann-Whitney U testi ve Kruskal Wallis testi ile çözümlenmiştir. Ayrıca her bir maddenin (toplam 16 madde) ayrı ayrı madde analizleri yapılmıştır. Bu çalışmaya göre 10. sınıf Türk Edebiyatı ders kitabı, Türk Edebiyatı öğretmenleri tarafından Milli Eğitimin temel amaçları açısından yeterli görülürken içerikle ilgili üzerinde durulması gereken önemli noktaların bulunduğu tespit edilmiştir. Ders kitabındaki etkinliklerin niteliği, uygulanabilirliği ve çeşitliliği ile ilgili de eksiklikler görülmüştür. ÖSYM soruları ile ders kitabı arasında da bir örtüşmenin olmadığı sonucu ortaya çıkmıştır. Ayrıca cinsiyet, mezun olduğu program ve mesleki kıdemin farklılaşmaya sebep olmadığı görülmüştür. Araştırmada Türk Edebiyatı öğretiminin tarihi gelişimi, yürürlükte olan Türk Edebiyatı programının analizi, edebiyat eğitiminde kullanılan yöntem ve teknikler ve farklı kaynakların konuyu sunuş şekilleri de açıklanmıştır.
Mesleki ve teknik anadolu liselerinde staj yapan öğrencilerin karşılaştıkları sorunlar ve çözüm yolları
Bu araştırmayla "Mesleki Ve Teknik Anadolu Liselerinde Staj Yapan Öğrencilerin İşletmelerde Beceri Eğitimi Dersinde Karşılaştıkları Sorunlar Ve Çözüm Yolları" başlığı altında 3308 Sayılı Çıraklık ve Mesleki Eğitim Kanunu uyarınca öğrencilere işletmelerde yaptırılan uygulama faaliyetinin analiz edilmesine, karşılaşılan sorunların tespitine ve bu sorunlara ilişkin çözüm yollarının saptanmasına çalışılmıştır. Araştırma iki bölümden oluşmaktadır. Araştırmanın birinci bölümünde mesleki ve teknik eğitimin tarihçesi, mesleki ve teknik eğitimin genel yapısı, çeşitli ülkelerdeki mesleki ve teknik eğitim, Türkiye'de mesleki ve teknik eğitime ilişkin başlıca uygulama ve projeler, ülkemizdeki yasal düzenlemeler ile mesleki ve teknik eğitimin uygulanmasına ilişkin bilgilere yer verilmiştir. Araştırmanın ikinci bölümünde ise anket çözümlemesi yoluyla elde edilen bulgular ve bu bulgulara dayanarak elde edilen sonuçlara yer verilerek önerilerde bulunulmuştur. Araştırmanın evrenini; İstanbul ili Güngören İlçesinde mesleki ve teknik liselerde 3308 Sayılı Mesleki Eğitim Kanunu'na göre staj yapan, son sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Anket bu okullarda staj yapan 253 öğrenciye uygulanmıştır. Cevaplanan anketlerin tamamı analize uygun bulunmuş ve araştırma kapsamında değerlendirilmiştir. Anket aracılığı ile elde edilen verilerin çözümlenmesinde SPSS istatistik programı kullanılmıştır. Elde edilen veriler amaçlara uygun olarak frekans, yüzde, aritmetik ortalama, standart sapma, t-testi ve varyans (anova) kullanılarak analiz edilmiştir. Gruplar arasında anlamlı bir farkın olup olmadığı p <0.05 düzeyinde test edilmiştir. Araştırma sonucunda işletmelerde beceri eğitimi gören öğrencilerin ücret, izin vb. konularda sorunlarla karşılaştıkları tespit edilmiştir.
The role of watching English subtitled programs in the development of second language pragmatic competence
The present study examined whether using English subtitled program which consists of idioms and phrases, have an impact on enhancing English pragmatic competence for the fourth-year college students as foreign language learners and the effect of using videos in the language classroom on raising the students' awareness towards the cultural differences between the main and the target cultures. Furthermore, the study scrutinizes the impact of improving pragmatic competence through watching English program with subtitles on the participants' retention. The participants of this study consist of twenty fourth-year college students of schools of language at Sulaimaniyah University in Iraq. They watched twenty English programs that consisted of idioms with TL subtitles; each program is one minute.Two various tests were utilized to gather the data of the study as a pre-test and a post-test which are a sit-down exam that designed by the researcher herself and a Multiple-Choice Discourse Completion Tests (hereafter MDCT) which used twice; first as post-test and later as a retention test. In order to analyze the obtained data of the study two t-tests and one one-way ANOVA were run. The results showed that watching English subtitled videos helped the EFL learners to become more competent pragmatically, raised the awareness of the students towards the cultural differences between the main and the target cultures and improving pragmatic competence through watching English program with subtitles resulted in longer retention. Keywords: Audio-visual material, Subtitles, Pragmatic Competence, cultural awareness, idioms.
Raising pragmatic competence in foreign language classrooms
Second language pragmatics has recently been a prevailing topic in the field of second language teaching. While many studies have been conducted about why, how and what to incorporate regarding the teaching of pragmatic competence, there are still unsolved issues about them. This study addresses the possibility of developing pragmatic competence in EFL classrooms through well-designed curricular courses. The study also examined the impact of proficiency in expediting pragmatic production in English L2 learners. Fifty senior university students (25 males; 25 females) with English high proficiency attended the course, participating in a pre-test before instruction began and a post-test upon course completion. The study addresses several significant questions, namely the relationship of proficiency and development of pragmatic competence, the impact of class-based explicit instruction in raising competence, and the role of gender as an influencing factor affecting competence. Unlike previous studies, this study covered more than one aspect of pragmatic production, including inference, implicatures, structural errors in meaning and interpretation, and speech act (requests, refusals, apology and offer). The study produced key findings that can help inform and improve the incorporating of pragmatic competence in language study; proficiency level significantly impacts pragmatic competence; pragmatic-based curricula are supportive in constructing competence; gender factor does not affect learning pragmatics, as both genders performed similarly in the tests. Eventually pragmatic competence can expectedly be raised via classrooms-based courses.
Necip Asım'ın İlm-i Lisan dersleri: İnceleme-metinlenler-sözlük
Türkiye'de yeni bir yüksek öğretim kuruluşu inşa etme teşebbüsleri XIX. yy ortalarına doğru başlamıştır. Bu kuruluşa "fenler evi" manasına gelen "dârü'l-fünûn" adının verilmesi, o dönemin şartlarında medreseden farklı bir kurum olduğunu ortaya koymuştur. Dârü'l-fünûn fikri, Tanzimat devrinde halkın eğitimi hususu esas alınarak ortaya çıkmıştır. Halkın eğitimi hususunda Türkçede sadeleşme meselesi büyük bir önem arz etmektedir. Dârü'l-fünûnda Türkoloji bölümünün kurucusu kabul edilen Türkiye'de dil biliminin öncülerinden olan Necip Âsım Yazıksız, Türkçenin sadeleşmesini savunurken öte yandan dildeki yabancı terkiplerin çözülmesi için çalışmalar yapmıştır. Gerek Arapça ve Farsça'dan olsun gerek Avrupa lisanlarından alınan kelimeler olsun lüzumlu bulunanların kullanılmasını, müterâdifi olanların incelenip dilimize uygun olanın seçilerek ötekinin çıkarılmasını tavsiye etmiştir. Dârü'l-fünûna Maarif Nezareti tarafından 1913 yılında Türk Tarihi ve Türk dili müderrisi olarak tayin edilen Necip Âsım, Dârü'l-fünûnda vermiş olduğu "ilm-i lisan" derslerinde Türk dilinin bu meseleleri üzerinde durmuştur. Bu tez çalışmasında Necip Âsım'ın Dârü'l-fünûn ders notlarından oluşan ilm-i lisan makalelerinin günümüz harflerine aktarımı yapılmış, makale metinlerinde geçen kelimelerin sözlüğü oluşturulmuştur. Yapılan bu çalışma ile Necip Âsım'ın Türk diline bakış açısını ve Türk dilini inceleme yöntemlerini ortaya koymak amaçlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Necip Âsım, Dilbilim, İlm-i Lisan, Darülfünun Dersleri
Türkiye'de okutulan görsel sanatlar ders kazanımlarının zihin engelli öğrencilere uygunluğuna yönelik öğretmen görüşleri
Araştırmada, Türkiye'de okutulan görsel sanatlar dersinin ders kazanımlarının görsel sanatlar ve özel eğitim öğretmenlerinin görüşlerine göre zihin engelli öğrencilere uygun olup olmadığı değerlendirilmiştir. Araştırmanın evrenini zihin engelli öğrencilerin okuduğu okullardan 11 ilden 16 okul ve bu okullarda eğitim veren 15 görsel sanatlar ve 27 özel eğitim sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Bu doğrultuda; öğretmenlerin algı puanlarının görsel sanatlar ya da özel eğitim alanında olma durumuna ve bay ya da bayan olma durumlarına göre, istatistiksel olarak anlamlı farklılık gösterip göstermediğinin belirlenmesi amacıyla t-testi kullanılmıştır. Araştırmada; 1. Görsel sanatlar dersinin temelini oluşturan ve tüm görsel sanatlar eğitimin üzerinden şekillendiği, mevcut görsel sanatlar ders kazanımlarını,öğretmen görüşlerine göre, eğitim açısında kabul edilebilir öğrenci sayısı ya da oranı tarafından kazanılamadığı; bu nedenle de zihin engelli öğrencilere uygun olmadığı sonucu çıkmaktadır, 2. Görsel sanatlar ders kazanımlarını zihin engelli öğrencilerin kazanma oranlarına yönelik öğretmen görüşleri görsel sanatlar ya da özel eğitim sınıf öğretmeni branşında olmalarına göre anlamlı bir farklılık göstermemektedir, 3. Görsel sanatlar ders kazanımlarını zihin engelli öğrencilerin kazanma oranlarına yönelik öğretmen görüşleri kadın ya da erkek olmalarına göre anlamlı bir farklılık göstermemektedir, sonuçlarına ulaşılmıştır. Ayrıca; araştırma sonunda, ortaya çıkan sorunlara dayalı olarak araştırmacı tarafından ortaya konulan önerilere yer verilmektedir. Anahtar Sözcükler: Görsel Sanatlar, Zihinsel Engel, Sanat Eğitimi,
İlkokul üçüncü sınıf müfredatının çocuklar için felsefe (P4C) metoduna göre incelenmesi
Tez beş bölümden oluşmaktadır. Bu beş bölümde ilkokul üçüncü sınıf müfredatının çocuklar için felsefe (p4c) metoduna göre amaç ve kazanımlar üzerinden bir incelenme ve öneri çalışması gerçekleştirilmiştir. Birinci bölümünde çocuklar için felsefe (P4C) metodunun tanımı, tarihçesi, amaçları, P4C yönteminin uygulama boyutu, öğretmenin rolü ve yöntemin kurucusu olan Lipman'ın oluşturduğu tüm eğitim öğretim kademelerini kapsayan müfredat yapısı sunulmuştur. İkinci bölümde ise MEB'in öğretim program (müfredat) amacı, değerleri, yetkinlikleri ve felsefesi hakkında bilgi verilecek ve temel derslerin (Türkçe, Hayat Bilgisi, Fen Bilgisi, Matematik) programları detaylı bir şekilde incelenerek sunulmuştur. Üçüncü bölümünde ise tezin yazımında hangi araştırma yöntemin kullanıldığı açıklanmıştır. Tezin dördüncü bölümünde ilk iki bölümde sunulan bilgiler dahilinde iki yapının eğitim dünyasındaki duruş ve ilkelerinin benzerlik ve uygunlukları sahada yapılan çeşitli akademik çalışmalarla desteklenerek sunulmuştur. Sonuç kısmında ise alana dair önerilerle birlikte genel değerlendirme yapılmıştır.
Geç Osmanlı ve Erken Cumhuriyet dönemlerinde estetik eğitimi (1883-1933)
Osmanlı Devleti'nde Batılılaşma ile birlikte sanat, edebiyat ve düşünce akımlarının yakından takip edilmesiyle özellikle edebiyatçıların üzerinde durduğu konuların estetik hakkındaki teorik tartışmalar için hazırlayıcı bir ortam yarattığı görülür. Bu tez çalışması Geç Osmanlı Dönemi'nin modern yükseköğretim kurumlarından Darülfünun ve Sanayi-i Nefise Mektebi'nin kuruluşundan reformasyon dönemine kadar faaliyet gösterdiği 1883 – 1933 yılları arasındaki sürece odaklanmaktadır. Bu okulların programlarında yer alan estetik dersleri ve bu dersleri veren isimler tarafından yapılan estetik konulu çalışmaları inceleyerek estetiğin ders programlarındaki yerini saptamayı ve derslerinin muhtemel içeriği hakkında bir izlenim oluşturmayı amaçlamaktadır.
2017-2018 eğitim öğretim döneminde İstanbul'da lisans düzeyinde tiyatro (Oyunculuk) eğitimi veren akademik kurumların müfredat programlarının incelenmesi
2018 yılına gelindiğinde Türkiye'de Oyunculuk icra edilen alanlar ve bu alanlarla ilgili ulaşılan veriler; Oyunculuk mesleğinin, ulusal anlamda geldiği boyut; rekabet koşulları; eğitim veren akademik kurumların sayısı ve niteliği incelendiğinde, oyunculuk eğitim sisteminin üzerine yapılmış yeterince araştırma olmadığı görülmektedir. Verimli, modern, başta ulusal düzeyde; sonra uluslararası standartlarda kabul gören bir eğitim içeriği oluşturmanın ilk adımı eğitim geleneğinin ve var olan sistemimizi analiz etmektir. Bu çalışmada dünyayı etkilemiş oyunculuk ekollerinin tarihine değinilmiş; Türk tiyatro anlayışının gelişimi, eğitim sistemimizin oluşumu, akademik oyunculuk eğitimimizin tarihsel gelişimi ana hatlarıyla incelenmiştir. Çalışmanın Merkezinde ise İstanbul'da oyunculuk alanında eğitim veren akademik eğitim kurumlarının Kuruluş tarihleri, eğitim programlarını oluşturan derslerin içeriği, ders sayıları, ders çeşitlilikleri, akts yükleri, teorik ve uygulamalı saatlerin dağılım incelemeleri yer almaktadır. Kurumların Bologna bilgi sistemleri üzerinden paylaştığı veriler değerlendirilerek, grafikler oluşturulmuş istatistiksel karşılaştırılmalar yapılmış ve ulaşılan veriler tartışılarak sonuçları değerlendirilmiştir.
Müzik eğitimi veren yükseköğretim kurumlarında ses kayıt ve müzik teknolojileri ile ilgili derslerin öğretimi
Bilimsel ve teknolojik alandaki hızlı gelişmeler, her alanda olduğu gibi müzik sanatını da oldukça etkilemiştir. Teknolojideki bu hızlı değişim, bilgisayar yazılımlarından donanımlara kadar sürekli bir gelişim göstermekte, bir müzisyenin, bir müzik öğretmeninin veya bir müzik öğrencisinin ses kayıt ve müzik teknolojilerinden yararlanabileceği birçok seçenek sunmaktadır. Müzik eğitimi veren yükseköğretim kurumlarında okuyan öğrencilerin; teknolojinin gelişmesiyle birlikte müzik teknolojilerini tanıması, öğrendiği bilgilerle kendi çaldığı enstrümanı düzgün bir şekilde kaydedebilmesi, müzik beceri ve donanımıyla kendi ürünlerini amatör veya profesyonel düzeyde ortaya çıkarabilmesi öğrencinin müzikal yeteneklerinin keşfedilmesine katkı sağlamaktadır. Günümüzde müziği icra etmek kadar önemli olmaya başlayan, müzik icrası ile bir bütün olarak değerlendirilen ve üretiminden dinleyiciye ulaştırılmasına kadar etkisini gösteren ses kayıt ve müzik teknolojileri, bu alandaki eğitimin önemini artırmaktadır. Bu çalışma; müzik eğitimi veren yüksek öğretim kurumlarında ses kayıt ve müzik teknolojileri ile ilgili derslerin bulunup bulunmadığını öğrenmek ve hangi başlıklar altında öğretildiğini saptamak bakımından, ses kayıt ve müzik teknolojileri ile ilgili derslerin içeriği hakkında bilgi sahibi olmak, dersin uygulandığı fiziksel ortamları saptamak bakımından, ses kayıt ve müzik teknolojileri ile ilgili derslerin etkinliğini saptamak ve daha etkili hale getirilmesi bakımından önem taşımaktadır. Araştırmada ses kayıt ve müzik teknolojileri ile ilgili derslerin öğretimine yönelik bir durum tespiti yapmak amaçlanmıştır. Literatür taraması ve nitel araştırma yöntemlerinden biri olan görüşme formu tekniği kullanılmış, müzik eğitimi veren yükseköğretim kurumlarında ses kayıt ve müzik teknolojileri ile ilgili derslerin öğretiminin gerçek anlamada yapılamadığı ve bu derslerin bir gereklilik olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Çalışma veri ve sonuçlarının bundan sonra yapılacak araştırmalara ışık tutacağı inancı taşınmaktadır.
Güzel Sanatlar liselerinde Türk Sanat Müziği koro dersinin yeri ve önemi
Güzel Sanatlar Liselerinde okuyan öğrencilerin, Türk Sanat Müziği Teori Uygulama ile Türk Sanat Müziği Koro dersinin paralel olarak dört yıl boyunca devam ettirilmesi sonucunda ortaöğrenimden sonra eğitimine devam edeceği yükseköğrenim kurumunda da eğitimini, repertuvar ve teori derslerini daha üst seviyeye çıkarması düşünülerek bu çalışma hazırlanmıştır. Buna göre Türk Sanat Müziği repertuvar ve teori geliştirmenin sürekliliğinin olması adına Güzel Sanatlar Liselerindeki Türk Sanat Müziği Koro dersinin hem makamsal hem de makamların uygulamasında büyük rolü olan eserlerin seslendirilmesi, Güzel Sanatlar Liselerinde dört yıl boyunca Türk Sanat Müziği Teori Uygulama dersi ile Türk Sanat Müziği Koro dersinin paralel olarak işlenmesi gerektiği bir gerçektir. Koro ve koroda ses eğitiminin yeri, önemi ve işlevi böylesine geniş iken, ülkemizde özellikle Türk Müziği, Türk Sanat Müziği eğitimi veren Güzel Sanatlar Liselerinde farklı uygulamalarla karşılaşılmaktadır. Bunun için ders müfredat programları incelenmiş, öğretmen- öğrenci fikirleri alınmıştır. Görüşme apılarak dersin işlenişinin sürekliliğinin devam ettirilmesine ait bilgilere ulaşılmıştır. Günümüzde Türk Müziğinin iki ana kolundan biri olan Türk Sanat Müziği eğitiminin verildiği en önemli kurumlardan biri olan Güzel Sanatlar Liselerinde koro eğitiminin günümüz teknikleri kullanılarak en doğru şekilde verilmesi kültür-millet ilişkisi göz önüne alındığında hayati önem taşımaktadır. Bu nedenle bu çalışma bir yüksek lisans tez konusu olması bakımından ayrıca önem taşımaktadır.
Öğretim elemanlarının artırılmış gerçeklik teknolojisini ders materyali olarak kabullerinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, yükseköğretimde Artırılmış Gerçeklik (AG) teknolojisinin ders materyali olarak kullanılmasına yönelik öğretim elemanlarının görüşlerinin Teknoloji Kabul Modeline (TKM) göre incelenmesidir. Yapılan araştırmada örneklem belirlenmesinde amaçlı örneklem yöntemi kullanılmıştır. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesinde görev yapmakta olan 11 öğretim elemanı örneklem olarak seçilmiştir. Araştırmada, nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması deseni kullanılmışır. Veri toplamak için görüşme tekniği kullanılan çalışmada, yarı yapılandırılmış görüşme soruları kullanılmıştır. Yarı yapılandırılmış görüşme soruları, geçerlik ve güvenirlik çalışması yapılmış olan TKM ölçeğinde bulunan her bir faktörü anlam ve kapsam olarak temsil edecek şekilde hazırlanmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre öğretim elemanları AG teknolojisi ile hazırlanmış öğretim materyallerini ders ortamlarında kullanabileceklerine dair olumlu görüş sunmuşlardır. Bununla birlikte elde edilen diğer bulgular araştırmanın sonuç ve tartışma bölümünde ele alınmıştır. Son olarak araştırmanın sonuçları doğrultusunda yükseköğretimde teknoloji kabulü ve AG kullanımı için öneriler sunulmuştur.
Cumhuriyetin ilanından günümüze kadar geçen sürede ilköğretim birinci kademe fen bilgisi programlarının içerik ,yöntem ve felsefe açısından karşılaştırılması
Fen ve Teknoloji programında yapılan değişikliklerle çağın şartlarına uygun biçimde fen eğitim yaşantıları oluşturulması amaçlanır. Değişikliğin temel sebebi eğitim felsefesinin değişmiş olmasının yanında günün şartları gereği yetiştirilmek istenen bireylerin önceki dönemlere göre farklı olmasının gerekliliği söylenebilir. Sayılanlar gibi daha farklı birçok gerekçe olmasına karşın programlarda değişiklik yapılmasının temel gerekçesini bu şekilde belirtmek mümkündür.Günümüzden Cumhuriyet'in ilan tarihi olan 1923'e kadar baktığımızda Türkiye'de 1924, 1926, 1936, 1948, 1968, 1992, 2000 ve 2004 yıllarında genel hatlarıyla fen bilgisi eğitim programlarının değiştirildiğini görmekteyiz. Buradaki değişikliklerin tam olarak neden ve sonuçlarının anlaşılabilmesi için tarihsel olayların iyi analiz ve karakterize edilmesi gerekmektedir. Bu çalışmada Cumhuriyet döneminin başından günümüze İlköğretim 1. kademe 4 ve 5. sınıflarda okutulan şu anki adıyla Fen ve Teknoloji dersiyle ilgili program çalışmaları kendi içerisinde karşılaştırılmaya çalışılmıştır. Karşılaştırmalar daha çok amaçlar, üniteler ve hedefler (davranışlar veya kazanımlar), öğrenme ortamlarıyla ölçme ve değerlendirme boyutunda yapılmaya gayret edilmiştir.Çalışma mevcut dokümanlar çerçevesinde yapılmıştır ancak ulaşılamayan dokümanlar için konu ile ilgili alanda yapılan çalışmalardan faydalanılmıştır. Çalışmanın temel yöntemi doküman analizi olduğu için mevcut programların analizi yukarıda belirtildiği gibi amaç, üniteler, öğrenme ortamları, değerlendirme boyutları çerçevesinde yapılmıştır.Sonuç olarak program amaçlarının genel olarak birbiriyle örtüştüğü gözlenmiş, başlangıçtaki programlar felsefe açısından daha çok daimicilik ve pragmatizm boyutunda iken son programların öğrenci merkezli olmaya başladığı görülmüştür. Özellikle 2004 programı daha çok yapılandırmacı yaklaşım dikkate alınarak yapılmaya çalışılarak ölçme - değerlendirme boyutunda güncel ölçme araçlarının seçilmesine gayret edilmiştir.
İlköğretim sosyal bilgiler öğretmenlerinin ders içi yerel tarih konusundaki faaliyetleri Uşak ili örneği
Bu çalışma Milli Eğitim Bakanlığı'nın Sosyal Bilgiler dersinde yer alan yerel tarih konularının İlköğretim Sosyal Bilgiler öğretmenleri tarafından anlatılıp anlatılmadığını bulmak amacıyla yapılmıştır.Araştırmada ilk etapta kısa bir şekilde Sosyal Bilgiler dersinin tanımı ve amacı açıklanmıştır. Daha sonra yerel tarih, yerel tarihin gelişimi, faydaları ve sınırlılıkları, İlköğretim Sosyal Bilgiler dersinde yer alan yerel tarih konuları üzerine yoğunlaşılmıştır. Yerel tarih konularının öğretimi ve işlenişi konusunda İlköğretim Sosyal Bilgiler öğretmenlerinin görüşlerini belirlemek amacıyla yarı yapılandırılmış görüşme formu hazırlanmıştır ve İlköğretim Sosyal Bilgiler öğretmenlerine uygulanmıştır.Araştırma kapsamında Uşak ili merkez ve ilçelerinde görev yapan 123 Sosyal Bilgiler öğretmeninden 15 Sosyal Bilgiler öğretmenine yarı yapılandırılmış mülakat uygulanmıştır. Araştırmaya katılan Sosyal Bilgiler öğretmenlerinin mülakat sorularına verdikleri cevaplar kodlama yoluyla kategorilere ayrılarak analiz edilip yorumlanmıştır.Bu tez konusu Uşak Üniversitesi BAP. Koordinasyon Birimi tarafından 2012/TP008 nolu proje olarak desteklenmiştir.Anahtar Kelimeler: Yerel Tarih, Sosyal Bilgiler Dersi, İlköğretim Sosyal Bilgiler Öğretmenleri, Eğitim.
2018 yılında güncellenen bilişim teknolojileri ve yazılım dersine yönelik öğretmen ve öğrenci görüşlerinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı 2018 yılında öğretim programı güncellenen Bilişim Teknolojileri ve Yazılım (BTY) dersinin uygulanma düzeyini, öğretmen ve öğrenci açısından yaşanılan sorunları ve üretilen çözümleri belirlemektir. Araştırma kapsamında Denizli ilindeki 5. ve 6. sınıflardaki BTY dersini alan 410 öğrenciye ve 32 bilişim teknolojileri öğretmenine anketler uygulanmış ve ders hakkındaki görüşlerini detaylandırabilmek için açık uçlu sorular yöneltilmiştir. Bu dersin uygulanmasını daha detaylı inceleyebilmek adına üç öğretmen ile de görüşmeler yapılmıştır. BTY dersine ilişkin anketlerde öğretmen ve öğrencilerin derse yönelik görüşleri incelenmiştir. Buna ek olarak öğretmen görüşlerinin cinsiyet, mesleki kıdem, mezun oldukları bölüm, sınıf mevcutları, sınıflarındaki bilgisayar sayıları; öğrenci görüşlerinin ise cinsiyet, sınıf seviyeleri, bilgisayar kullanım süreleri ve becerileri açısından değişiklik gösterip göstermediği incelenmiştir. BTY dersine ilişkin öğretmen ve öğrencilerden elde edilen nicel veriler incelendiğinde, öğretmen ve öğrenci görüşlerinde dersin alt boyutları ve çeşitli değişkenler açısından anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Çalışmanın nitel bulguları BTY dersinin uygulamalarını daha detaylı incelemeyi hedeflemiştir. Nitel bulgular incelendiğinde, öğrencilerin büyük çoğunluğunun BTY dersinde internet kullanımı ile tanımlanan görsel, işitsel konuları sevdiği, donanım ve kodlama gibi konuları ise sevmediği görülmektedir. Ayrıca öğretmenler BTY dersinin ilkokul düzeyinde işlenmediğini, uygulamaların daha çok ortaokul düzeyinde başladığını belirtmişlerdir. Öğretmenler ve öğrenciler BTY dersinde uygulamaların artması gerektiğini ifade etmişlerdir. Ancak öğretmenler bu dersi ne kadar aktif işlerse işlesin BTY dersine yönelik uygulama örneklerinin diğer derslerle ilişkilendirilmediği gözlenmiştir. BTY derslerinin daha etkili işlenebilmesi için, BTY dersine yönelik uygulamaların ilkokul düzeyinde arttırılması ve BTY dersinin diğer derslerle ilişkilendirilmesi büyük önem taşımaktadır.
1923-2018 yılları arasında uygulanan ortaöğretim matematik dersi öğretim programlarının analizi
Bu çalışmada 1923-2018 yılları arasında uygulanan on beş ortaöğretim matematik dersi öğretim programı Posner'ın (2004) program analizi basamaklarına dayalı olarak analiz edilmiştir. Nitel araştırma yöntemi ve "bütüncül çoklu durum deseni" kullanılarak yürütülen bu araştırmada verilerin toplanması ve analizinde "doküman incelemesinden" yararlanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular doğrultusunda, Türkiye'de ortaöğretim matematik dersi öğretim programlarının geliştirme çalışmalarının belirli bir düzen izlemediği, Türkiye'de ve dünyada yaşanan siyasi, ekonomik, toplumsal olayların etkisiyle dönemsel yoğunluk kazanıp, dönemsel duraksamaların yaşandığı sonucuna ulaşılmıştır. 1950'lerden 2000'li yıllara kadar geliştirilen tüm programların davranışçı yaklaşımın etkisinde olduğu, 2005 programıyla birlikte yapılandırmacı yaklaşıma geçildiği tespit edilmiştir. 1987 programıyla birlikte hem günümüzde kullanılan "modern matematiğe" geçilmiş hem de programlara "Eğitim programı" anlayışının gerektirdiği hedefler, eğitim durumları ve değerlendirmeye yönelik yeni boyutlar kazandırılmıştır. Programlarda hedefler Bloom Taksonomisi temel alınarak sınıflandırılmıştır. Ancak 2005 ten sonra genel amaçlar düzeyinde kurulan denge kazanımlara yansıtılamamış, duyuşsal alan kazanımları ihmal edilmiştir. İçeriğin yapılandırılmasında 1991, 1998, 2005 ve 2011 programlarında doğrusal programlama yaklaşımı ağır basarken, diğer tüm programlarda sarmal programlama yaklaşımının baskın olduğu tespit edilmiştir. Programlarda uygulanmaya dönük bilgilendirmenin 1987 programıyla birlikte yer almaya başladığı, özellikle 2005 ve 2011 programlarının bu açıdan en kapsamlı programlar olduğu görülmüştür. Yapılan bu çalışmanın, ortaöğretim matematik dersi öğretim programlarının tarihsel gelişimine ışık tutacağı ve bundan sonra yapılacak program geliştirme çalışmalarına fayda sağlayacağı düşünülmektedir.
L'évaluation de la formation initiale des enseignants de FLE en Turquie dans le cadre du processus de Bologne
The focus of this thesis is the relationship between language teacher competencies and undergraduate education programs that train French teachers in Turkey after the Bologna process (BP). Therefore, our study is based on two axes. First, "professional skills and competencies" highlighted by current European frameworks like EPLTE and EPOSTL regarding the contributions of undergraduate programs in acquiring these qualifications. A comparative qualitative analysis was conducted among four countries (Turkey, Bulgaria, Netherlands and Ireland) Secondly, by using mixed research methods and centering the undergraduate "program", our study reveals the correlations shaped by different variables in French Teacher training. In this context, our study also aims to present a coherent and evidence-based "needs analysis" for possible program design studies in French Teacher Training departments of the Faculties of Education. it has been attempted to determine the "Perception of Self-efficacy", "Attitudes towards undergraduate education program", "Academic Success " and "The most striking needs during undergraduate education" of French teacher candidates, and it has been predicted whether there is a linear correlation between them. To serve this purpose, we used a total of three research tools. Both the quantitative and qualitative results showed that the perception of self-efficacy decreased in the teaching strategies subscale, as the indicators of main needs for pre-service French teachers accumulate through classroom practices and courses given in French. A positive linear relationship was found between "attitudes towards the program", "academic achievement" and "self-efficacy" levels.