Destanlar

130 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Türk kültüründe kadının rolü ve Kırgız destanlarındaki yansımaları

Destanlar bir milletin kültürü, yaşam şekli ve olaylara/kişilere yaklaşımını gösteren en önemli edebi kaynaklardan biridir. Destanlar, dünya üzerinde yaşayan bütün Türk toplulukları için ayrı bir önem arz etmektedir. Arkaik dönemden itibaren Türk destanları, Türklerin yaşayış şekilleri ve günümüze kadar geçen süreçteki değişimlerini anlayabilmek açısından da eşsiz kaynaklardır. Arkaik destanlar, kahramanlık destanları, tarihi ve aşk destanları, mitsel-masalsı destanlar şeklinde çeşitleri bulunan destanlarımız, bir milletin tanınmasına da olanak sağlamaktadır. Kırgız Türklerinde ise daha çok sözlü edebiyat sahasında gelişme gösteren destanlar günümüze kadar ulaştırılmış değerli edebiyat ürünleridir. Söz konusu tez çalışmasında da Kırgız Türklerine ait olan beş destan ışığında kadınların Türk kültüründeki yeri anlatılmıştır. Tezin ilk bölümünde arkaik dönemden günümüze kadar geçen süre zarfında Türk kadınlarının aile, sosyoekonomik, kültürel ve siyasî hayat içindeki rolleri üzerine araştırma yapılmış ve Türk yaratılış destanı ile bağdaştırılarak verilmiştir. Türk mitolojisinde çok önemli bir yeri olan Ak Ana ve Umay Ana başta olmak üzere iyicil ve kötücül tanrıçalar hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümde ise Türk destancılık geleneği ve kadınlar ile ilgili destan motifleri üzerinde durulmuştur. Ayrıca destanlarımızda görülen tipler hakkında da bilgiler sunulmuştur. Son bölümde ise beş Kırgız destanında yer alan kadın kahramanlar tespit edilmiş ve Türk kültüründeki rolü saptanmıştır. Tez çalışmasının sonunda yer alan ekler kısmındaki resimler ise tezde incelenen tanrıçaların ve destanlardaki kadın kahramanların mitolojide ne şekilde temsil edildiğini anlayabilmek adına verilmiştir.

DestanlarKadınlarKahramanlar+4
Ceren Doğan
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Anlatıma dayalı türlerde mücadele (masal-destan-halk hikâyesi)

İnsan yaşamının her alanında var olduğu gibi halk edebiyatı anlatı türlerinde de mücadele kavramına sıklıkla rastlanılmaktadır. Çalışmanın giriş kısmında araştırmanın amacı, kapsamı ve yöntemi ele alınırken, mücadelenin tanımı ve seçili metinlerdeki kişiler hakkında bilgi verilmiştir. Birinci bölümde mücadele eden kişiler, ikinci bölümde mücadele edilen kişiler, üçüncü bölümde mücadelenin nedenleri, dördüncü bölümde mücadelenin aşamaları anlatılmıştır. Bu çalışmada mücadelenin kimler tarafından, ne için, neden, nasıl ve ne zaman yapıldığı incelenmiş ve elde edilen sonuçların türler arasında karşılaştırılması yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Anlatıma Dayalı Türler, Mücadele, Kişi.

AnlatıDestanlarHalk hikayeleri+3
Ceren Aydoğan
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Türk destanlarında dağ kutsalının zaman ve mekân bağlamında değerlendirilmesi

Dağ kültü, birçok toplumda yaygın olan önemli bir kültürel ögedir. Türk kültüründe, mitolojisinde, inanç sisteminde ve anlatı geleneğinde yer kaplamış kutsallardandır. Tanrının gökyüzünde olması sebebiyle, dağlar, yükseklikleri ile ona yakın kabul edilir. İnsanlar tarafından tapınma, ritüel, korunma gibi işlevler yüklenir. Kahramanlar ve efsanevi figürler, maceralarını dağlarda yaşar. Dağları aşarak bilgelik ve güç arayışlarında ilerler ve kutsal topraklarına varmak için dağların zirvelerini hedefler. Yükseklikleri ve Tanrıya yakınlıkları açısından önemlidir. Güç, kutsallık, iye ve ata ruhunu barındıran, kahramanların yoldaşı/sığınağı olan kutsal mekânlardır. Bu özellikler dağların bir kutsal mabet olarak görüldüğünü ortaya koyarken, ata toprağı olması da zamanın döngüselliğini gösterir. Öyle ki, destanlarda karşımıza çıkan ata topraklarına olan hasret, ilksel zamana duyulan özlemden gelir. Dağlara doğru yapılan her yolculuk kahramanı ataları ile bir araya getirir. Ata ruhları ile bağdaştırılan dağların kutsal sayılarak kurban kesilmesi, dualar edilmesi ve sığınak haline gelmesi belirtilen niteliklerden ileri gelir. Aynı zamanda, önemli ritüel merkezi sayılan dağların Tanrının evi olması inancı da yaygın bir gerçektir. İnsanlar için dağlar yerin ve göğün birleşme noktasıdır. Bu birleşme toplumun kutsal ile aralarındaki mesafeyi ortadan kaldırır ve insan ile Tanrıyı dualarda, ritüellerde bir araya getirir. Kutsal/ilksel zamanda Tanrı ile birlikte yaşayan insan, dağa çıktığında o anı tekrar yaşar. Dağa yönelen kişi kendini Tanrıya yakın, Tanrıdan bir parça ve ölümsüz hisseder. Böylece dağlar kutsal mekân olarak kabul edilir ve zamanla bir "dağ kültü" oluşur. Dağdan hareketle inşa edilen mabetler; zigguratlar, obolar, kiliseler, sinagoglar ve piramitler ondan ilham alınarak şekillenir.

Dağ kültüDestanlarMabedler+1
Muhittin Türk
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Manas Destanı'nın Sagımbay Orozbak Uulu Varyantı'ndaki mitolojik öğeler

Mitolojik inançlar bir milletin asli karakterini teşkil eder. Bir milletin mitolojik kültürü; o kültüre ait değer yargılarını, dini tecrübelerini, davranış modellerini, ahlaki derslerini bize gösterir. Mitoloji insan yaşamının temelinden beslenen olağanüstülüklerden oluşur. Bu bakımından mitlerin gerçek olduğuna inanılır. Sagımbay Orozbak Uulu da içinden çıktığı toplumun inanç unsurlarını destanda en iyi şekilde yansıtmıştır. Bu çalışmada Manas Destanı'nın Sagımbay Orozbak Uulu Varyantı'nda mitolojik unsurların ne ölçüde kullanıldığı incelenmiştir.Çalışmamız giriş dahil yedi bölümden oluşmuştur. Girişte destan ve Manas Destanı hakkında bilgi verilmiştir. Manas Destanı üzerinde çalışan bilim adamlarının çalışmalarına yer verilmiştir. Destancının (Sagımbay Orozbak Uulu) hayatı anlatılmıştır.Sonra mitolojik unsurlar ve kullanımları ele alınmış ve bu unsurların kapsamı açıklanmıstır. Sırasıyla göksel, yer altı ve yer ile ilgili iyelerden bahsedilmistir. Hayvanlar ile ilgili iyeler gruplandırıp açıklanmaya çalışılmıştır. Son olarak inanmalar adlı bölümde destanda geçen farklı mitolojik tipler tespit edilmiştir. Bu tiplerin özelliklerine temas edilmeye çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Manas Destanı, Sagımbay Orozbak Uulu Varyantı, Mitoloji.

DestanlarKırgız TürkleriKırgızlar+3
Hilal Yüksel
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Kırgız Türklerinin arkaik destanlarında mitik unsurlar

Destanlar, bir ulusu derinden etkilemiş bir olayın, uzun bir müddet şifahi gelenekte anlatılmasına müteakip bir ozan tarafından estetize edilmesiyle oluşmuş edebi ürünlerdir. Muhtevalarının ilkelliği bağlamında arkaik ve klasik olmak üzere iki grupta toplanabilirler. Arkaik destanlar, toplumların mitolojilerinin çözümlenmesinde önemli kaynaklardır.Türk destancılık geleneği içerisinde Kırgız sahası son derece canlı ve güçlü bir alandır. Bu araştırmada Kırgız Türklerinin Boston, Kocacaş, Er Töştük ve Coodarbeşim adlı dört arkaik destanındaki, Türk mitolojisine ait olan unsurlar tespit, tasnif ve tahlil edildi. Bu mitolojik unsurlar, Türk dünyasının çeşitli tarihi ve coğrafi uzantıları ile bağdaştırılarak, bilgi üretilmeye çalışıldı. Bu yönü ile çalışma, keşfedici bir araştırmadır.Çalışmanın birinci kısmında destan, arkaik destan, mitoloji gibi kavramlar tartışıldı, araştırma kapsamındaki dört destanın varyantları ve olay örgüleri hakkında bilgi verildi. Destanlarda tespit edilen mitik unsurlar, Türk kozmolojik algısının bölümlerine göre ?gök, yer ve yaraltı? olmak üzere üç grupta toplandı, tanımlandı ve taşıdıkları anlamlara ulaşılmaya çalışıldı. Bu gruplar sırasıyla çalışmanın ikinci bölümünün alt başlıklarını oluşturdu. Çalışmanın sonunda ise genel bir sonuca ulaşılmaya çalışıldı.Anahtar Kelimeler: Arkaik Destan, Destan, Kırgız Destan Geleneği, Mitoloji.

Arkaik DönemDestanlarKırgız Türkleri+5
Adil Çelik
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Destanların illüstrasyonla görselleştirilmesi: Dede Korkut hikâyeleri karakter ve mekân tasarımı

Türk kültürünün destan, hikaye, masal gibi sözlü ve yazılı miraslarının önemine değinerek, özellikle Dede Korkut Hikayelerinin sanat ve tasarım alanında yeterince önem verilmediğine değinilmiştir. Bu nedenle, Dede Korkut Hikayelerinden bir destanın dijital tasarımda renklendirme tekniği ile karakter ve mekan tasarımı yorumlanarak, yeni tasarımlar ortaya konulması amaçlanmaktadır. Çalışma ayrıca, Türk destanlarının içerisinde yer alan toplumsal değerlere ve kültürel alanlara dikkat çekerek, görsel birikimin yeterli olmadığına vurgu yapmaktadır. Bu nedenle, yazılı kaynakların tasvirine uygun özgün çizimlerle dijital tasarım programları kullanılarak karakterler ve hikayeyi anlatan sahneler renkli çizimler yapılarak görselleştirilmeye çalışılmıştır.

Dede Korkut HikayeleriDestanlarDijital illüstrasyon+5
Hatice Nur Türkoğlu
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Fine Arts
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Er Töştük Destanında bildirme kipleri çekimleri

Bildirme kipleriDestanlarDil bilgisi-çekim ekleri+2
Caştegin Turgunbaev
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1996
00
Master'sOpen AccessTR

"Kasım Oğlan" ile "Gövher Kız ve Şiralı Bey" destanlarının motif indeksi

Sözlü gelenek eserleri içinde önemli yere sahip olan destanlar, ait olduğu toplumun hafızasını taşıyıp nesilden nesile aktaran ürünlerdir. Bu eserler, yapılan çalışmalar sayesinde bir topluma ait barındırdığı kültürel miras tespit edilmek ve gelecek nesillere aktarılmak açısından önem arz etmektedir. Bu düşünceden yola çıkarak, Türkmen destan geleneği içinde yer alan "Kasım Oğlan" ile "Gövher Kız ve Şiralı Bey" destanları incelenmiş, bunların motifleri belirlenmiş ve motif indeksi oluşturulmuştur. Bu kapsamda, anlatının parçalanamayan en küçük birimi olarak tarif edilen motif, sözlü gelenek içinde uzun yıllar anlatılagelen destanların zihinsel hafızada kalmasını sağlayan bir unsurdur. Bu tez çalışmasında metin merkezli halkbilimi kuramları içinde yer alan "Tarihi-Coğrafi Fin" yöntemi kullanılmıştır. Bu yöntemin en önemli eseri, dünyaca ünlü folklorist Stith Thompson'un; halkbilimi ve halk edebiyatı alanlarında yapılan çalışmalarda başucu kaynağı olarak kabul gören "Motif Indeks of Folk Literature" (Halk Edebiyatı Motif İndeksi) adlı kataloğudur. Adı geçen eserdeki motif dizinine uygun olarak "Kasım Oğlan" ile "Gövher Kız ve Şiralı Bey" destanlarının motifleri tasnif edilmiş ve her iki destanda sıklıkla karşılaşılan motiflerin benzer ve farklılıkları tespit edilerek genel bir mukayese yapılmıştır. Çalışma sonucunda her iki destanın motifleri harf ve sayı dizinine uygun olarak sıralanmıştır. Destanların Türkmen sahası destan geleneği içerisinde yer almasından dolayı benzer motiflerin daha fazla olduğu fakat farklı motifleri de barındırdığı tespit edilmiştir.

DestanlarHalk bilimiHalk kültürü+6
Mustafa Şencan
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Çukurova anonim halk edebiyatı ve âşık edebiyatında sözlü tarih

Sözlü tarih, halkı derinden etkileyen ve resmi tarihin araştırma alanı dışında kalan olay ya da kesitleri ele almaktadır. Sözlü tarihin yararlandığı pek çok kaynak vardır. Sözlü tarih kaynaklarından birini de folklorik metinler oluşturmaktadır. Çünkü tarihi olaylarla edebi metinler arasında çok eski dönemlerden beri bir etkileşim süreci söz konusu olmuştur. Tarihi olay ve olguların daha iyi anlaşılabilmesi açısından edebi ürünlerin incelenmesi gerekmektedir. Bu düşünce doğrultusunda çalışmamızda sözlü tarihle bağlantılı olduğu düşünülen Çukurova yöresine ait âşık destanları, ağıtlar ve türküler tespit edilerek sözlü tarih kapsamında incelenmeye çalışılmıştır. Çalışmanın birinci bölümünde araştırma konusunun sınırları, amacı ve yöntemi hakkında bilgi verildikten sonra yörenin coğrafi, tarihi, ekonomik ve sosyo-kültürel özellikleri ortaya konulmaya çalışılmıştır. İkinci bölümde sözlü tarih kavramı ve bu kavramın halk edebiyatıyla olan ilişkisi incelenmiştir. Üçüncü bölümde tespit edilen âşık destanlarının, ağıtların ve türkülerin Çukurova yöresindeki sosyal yaşamla ilgisi ve bu metinlerin yaratılması sürecinde etkili olan toplumsal olaylar açıklanmaya çalışılmıştır. Dördüncü bölümde içerik özellikleri olarak tarihi-toplumsal olaylar ve kişiler açısından ele alınmıştır. Ayrıca sözlü tarihle bağlantılı âşık destanları, ağıtlar ve türküler dörtlük sayısı, ölçü, durak, kafiye gibi biçim özellikleri bakımından da değerlendirilmeye çalışılmıştır. Beşinci bölümde ise incelenen âşık destanı, ağıt ve türkü metinlerine yer verilmiştir. Bu çalışmada sözlü tarihin kaynaklarından olan Çukurova yöresine ait folklor metinlerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Sözlü tarih-folklor ilişkisinin anlaşılması açısından Çukurova örneği anlaşılmaya ve daha sonra bu konuda yapılabilecek çalışmalara örnek bir araştırma yapılmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Sözlü tarih, halk edebiyatı, halk bilimi.

AğıtlarAşık edebiyatıDestanlar+5
Esra Özkaya
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
DoctorateOpen AccessTR

Tebriz aşıklık geleneğinde destan söyleme

Azerbaycan sözlü geleneğin en önemli kolunu oluşturan âşık destanları, mitolojik öğeler, mitolojik anlatım, masal ve sözlü anlatım geleneğinin tüm özelliklerini taşıyan zengin bir kültür ürünüdür. Destancı âşık, destanı anlatırken duruşu, mimikleri, vücut hareketleri, ses tonu ve dinleyiciyle kurduğu ilişkiyle sözlü kültür ortamının eşsiz bir gösterisini sergilemektedir. Âşık, Türk dilinin ona verdği tüm olanakları kullanarak deyim ve atasözlerlei ile anlatımını zenginleştirerek Türk kültürünün en önemli temsilcisi ünvanını kendine ayırmıştır. "Tebriz Âşıklık Geleneğinde Destan Söyleme" adlı bu çalışma altı bölümden, derlediğimiz metinler ve sözlükten oluşmaktadır. Çalışmamızın birinci bölümünde konu, amaç, kapsam ve araştırma alanı ile ilgili bilgiler verdikten sonra Türk destanlarının tarihi gelişimini göz önünde bulundurarak günümüzdeki destanlar ile yakınlığı vurgulanmıştır. Türk destanlarını İslamiyet öncesi, İslamiyet sonrası ve yakın dönemde oluşan destanlar olarak üçe ayırdıktan sonra her döneme ait destanlardan örnekler vererek destan konularını tarihi açıdan gelişmesini ve motif benzerliklerini vurgulamaya çalıştık. İslamiyet öncesi destanların konusu doğa ve düşmanlar ile mücadele olurken, İslamiyet'ten sonra dini düşünceleri ve Müslümanlığı yaymak konusunun ağır bastığını, yakın dönem destanlarda ise ozanın âşık tipine değişmesi ile konular yerleşik toplumda insanlar arasında ilişkilere değiştiğini görmekteyiz. "Âşıklarda Destan Anlatma Geleneğine Bir Bakış" adlı bölümde Türk dünyasında âşıkların destan anlatımı, Azerbaycan'da destan anlatma, âşıkların ortak özellikleri, destanların yapısı, tasnifi ve kaynakları konusunda bilgilere yer verdikten sonra destanların tarihe kaynaklık etmeleri ve milli bilinç üzerinde olan etkileri ele alınmıştır. Çalışmamızın ikinci bölümünde Azerbaycan âşıklık geleneğine genel bir bakışla "Usta-Çırak İlişkisi", "Rüya Motifi", "Mahlas alma", Saz Çalma, Destan Bağlama" başlıklar altında bilgi verilmiştir. Daha sonra "Azerbaycan ve Tebriz Âşıklarının Tasnifi", "Kültürel Faaliyetleri," "Destan Anlatma Geleneği, "Kahvehanelerde Destan Anlatma Geleneği" hakkında bilgiler aktarılmıştır. "Tebriz Âşıklarında Destan" adlı üçüncü bölümde âşıkların destana başlamaları, Üstatnâme söyleme geleneğinin önemi ve nedeni üzerinde durulduktan sonra destan anlatma ortamları ele alınmıştır. "Düğünler", "Kahvehaneler", "Ad Koyma", "Sünnet Merasimleri, "Askerlik" ve kutlamalarda âşıkların görev üstlendiği ortamlar olarak incelenmiştir. Destan anlatımına başlamadan önce yapılan uygulamalar "Sazı Kılıfından Çıkarma (Saz Açma)", ele alındıktan sonra, "Âşıkların Destan Seçmesi", "Dinleyicinin Destan Seçme Konusunda Olan Etkisi," Destana Ara Verilme", "Âşığın Destanda Yaptığı Değişiklikler", "Dinleyici Kitlesi" ve "Dinleyici-Anlatıcı Arasında İlişki" konusunda bilgilere yer verilmiştir. Bu bölümün devamında Tebriz âşıklarından derlediğimiz destanların "Özeti", "Olay Örgüsü" ve "Motif "Yapısı" konusunda bilgiler sunulmuştur. Dördüncü bölümde "Âşık Destanlarının Biçimi" ele alınarak manzum, mensur ve karışık destanlar konusunda bilgi verildikten sonra destanlarda kullanılan üstatnâme, dörtlükler, şiirlerin ölçüleri ve durakları konusunda bilgi verilmiştir. "Âşık Destanlarında Üslûp" adlı beşinci bölümde âşıkların destan söyleme sırasında kullandıkları anlatım kalıpları, başlangıç klişeler, ara klişeler ve bitiş klişeler özel kalıplar değerlendirilmiştir. Bu bölümde "Âşıkların Dilinde Arkaik Sözcükler", "Kelime Kadrosu", "Yerel Sözcükler" ve "Tekrarlamalar" başlığı altında ele alınmıştır. Çalışmamızın altıncı bölümünde destan söyleme sırasında kullanılan müzik aletlerinden saz, balaban, tef ve kemençe konusunda genel bilgiler verilmiştir. Daha sonra, "Âşık Destanlarında Zaman", "Mekân" ve "Kişiler" ele alınmıştır. Bu bölümdeki bilgiler Tebriz âşıklık geleneğinde önemli yeri olan "Şikâri Destanı" üzerinde uygulanmıştır. Çalışmanın yedinci ve son bölümünde Tebriz âşıklarının derlediğimiz destanları ortak Türk alfabesinde yazıya aktarılmıştır. Yazıya aktardığımız destanlar: Amir Arsalan Rûmî Destanı, Şah İsmayıl Destanı, Tufarganlı Abbas ile Gülgez Destanı, Valeh ile Zernigar Destanı, Seyyad ile Sedef Destanı, Tahir ile Zühre Destanı, Mehemmed ile Gülendam Destanı, Behram ile Gülhandan Destanı, Ali Şah Destanı, Baba Leysan Destanı, Aslı ile Kerem Destanı, Köroğlu Destanı ve Mansum ile Dilefruz Destanı'dır. Anahtar Sözcükler: Tebriz, âşık, âşıklık geleneği, destan.

AzerbaycanAzeri edebiyatıAşık edebiyatı+5
Nabi Kobotarian
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Türk tarihinde İbn-i Sînâ destânları ve Derviş Hasan Medhî'nin Dâstân-ı Ebû Ali Sînâ ve Ebu'l-Hâris adlı eserinin transkripsiyon ve tahlili

İbn-i Sînâ, Türk-İslam dünyasının yetiştirdiği en önemli şahsiyetlerden birisidir. Ünlü bilginin hayatı hakkında biraz araştırma yapıldığında karşılaşılan şahıs, hemen bütün ilim dallarında söz sahibi olmuş ve bu dallarda eserler ortaya koymuştur. Bu yargıyı destekleyen en önemli unsur, İbn-i Sînâ?nın bir eserinin yüzyıllarca Batı üniversitelerinde ders kitabı olarak okutulmasıdır.Bu çalışmada öncelikle ünlü bilginin hayatı ile ilgili bilgiler verilmiş, bu konuyu daha iyi pekiştirmek için Cumhuriyet öncesi döneminde İbn-i Sînâ?nın hayatını anlatan bir eserde çalışmaya dahil edilmiştir. Yine ünlü bilginin eserleri hakkında bilgiler verilmiş, eğitim hayatından bahsedilmiş, milliyeti ve mezhebi hususundan söz edilmiştir. Daha sonra Derviş Hasan Medhî?nin İbn-i Sînâ ile ilgili hikâyeler ihtiva eden Osmanlıca eserinin transkripsiyonu kaleme alınmıştır. Bu hikâyeler her ne kadar gerçek uygun olmasa da İbn-i Sînâ?nın bilim tarihindeki önemi ve Türk toplumu nezdindeki yerini göstermesi açısından önemlidir. Anahtar Kelimeler: ?bn-i Sînâ, Dervi? Hasan Medhî.

DestanlarHasan el-MehdiHikaye+3
İbrahim Öztürk
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Hakan İlhan Kurt'un hayatı, sanatı ve şiirleri üzerine bir araştırma

Hakan İlhan Kurt, destan şiiri sahasında öne çıkan bir şairdir. Çalışmanın amacı sanatçının hayatı, sanatı ve şiirlerini bilimsel bilgiler ışığında ortaya koyarak bu değerlendirmeler ışığında onun poetikasını belirlemek ve Türk edebiyatındaki önemini ortaya çıkarmaktır. Kurt'un hayatı, onu şairlik konumuna ulaştıran, onun sanat poetikasını belirleyen çeşitli parametrelerle iç içedir. Şair, Türk tarihinin belirli dönemlerini yansıtmaya çalıştığı destan şiirleriyle birlikte toplumsala ulaşmayı hedefler. Onun asıl hedefi toplumsal hafızayı diri tutmak, toplumsal belleği canlandırmaktır. O, millî hafızanın bu toprakta yeşerdiğini bilir. Bu toprağın değerlerini belirli tarihi dönemlerden, kültürden ve coğrafyanın sunduğu imkânlardan yararlanarak açığa çıkarır. Destan şiiri çalışmalarıyla toplumun şuurlanmasına katkıda bulunmak ister. Bu hususiyetler ile millî romantik duyuş tarzı arasında bağlantı bulunur. Hakan İlhan Kurt şiirlerinin farklı bakış açıları içinde bütünlük göz önüne alınarak irdelenmesiyle izlek, şekil, dil ve üslûp düzleminde çeşitliliği de görülür. Anahtar Kelimeler: Hakan İlhan Kurt, şiir, monografi, sanat, tarih, destan.

BiyografiDestanlarKurt, Hakan İlhan+5
Özlem Kızılcık
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Tuva-Türk destanlarında şekil değiştirmeler

Destanlar, toplumların sözlü gelenek içerisinde oluşturup, yaydığı ve gelecek nesillere aktardığı kültür miraslarıdır. Destanlarda, kahramanlıklar, zaferler, başarılar, göçler, yenilgiler, ihanetler, dostluklar, düşmanlıklar, acılar ve sevinçler her yönüyle yer alır. Zengin bir kültür ve sanat hazinesi olan Türk destanları Türklerin kültürlerine çok yönlü olarak ışık tutar. Türk destanlarının vazgeçilmezleri kahramanlardır ve destanlar kahramanları etrafında şekillenir. Kahramanı kahraman yapan ise yüce değerler uğruna ortaya koyduğu mücadelelerdir. Zaman zaman olağanüstüyü de içerisine alan bu mücadeleler milletlerin kültür kodları hakkında önemli verileri barındırır. Kahramanın girdiği mücalelerde işini kolaylaştıran ve onu başarıya ulaştıran en önemli unsurlardan birisi "şekil değiştirme"dir. Şekil değiştirme, Türk kültürü içerisinde doğan ve gelişen destanlarda yaygın olarak görülebilen bir motiftir. Bugüne kadar Türk destanları şekil değiştirme motifi açısından tez ölçeğinde ele alınıp incelenmemiştir. Bu çalışma Türk destan ailesine mensup anlatmalarda yer alan şekil değiştirme motifi üzerine yapılan tez boyutunda ilk çalışma olma özelliği taşımaktadır. Tuva Cumhuriyeti, Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra özerk cumhuriyet statüsü kazanan Türk topluluklarından biridir. Zengin bir kültüre sahip olan Tuvaların, tarihi, coğrafyası ve yaşayışları hakkında bilgi edinmek için başvurulacak en önemli kaynaklardan biri "maadırlıg tool" dedikleri destanlarıdır. 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Tuva destanları yazıya geçirilmeye ve incelenmeye başlanmıştır. Bu destanların önemli bir kısmı da Türkiye Türkçesine aktarılarak yayımlanmıştır. Bu çalışmada Metin Ergun-Mehmet Aça, Ekrem Arıkoğlu-Buyan Borbaanay ve Salih Mehmet Arçın tarafından, Tuvaca ve Türkiye Türkçesi çevirileriyle birlikte yayımlanmış olan toplam on yedi destan (Alday-Buuçu, Boktu-Kiriş, Bora-Şeeley, Kangıvay-Mergen (2), Aldın-Çaagay (2), Aldın-Kurgulday, Erelzey-Mergen, Haragalzay-Mergen Alkışlar, Han-Şilgi Attıg Han-Hülük, Arı-Haan, Arzılan Kara Attıg Çeçen Kara Möge, Şöögün Bora Attıg Şöögün-Köögün, Mögaa Şagaan-Toolay, Tanaa-Herel, Ton-Aralçın Haan, Bayan-Toolay, Haan Tögüldür) şekil değiştirme motifi açısından incelenmiş ve kimlerin, ne zaman, ne şartlar altında, hangi yerde, nasıl şekil değiştirdği tespit edilerek şekil değiştirmelerin destanın seyrini nasıl değiştirdiği belirlenmeye çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Destan, Dönüşüm, Motif, Şekil Değiştirme, Tuva.

DestanlarDönüşümMotifler+4
Göksal Metin
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Altay, Tuva ve Hakas Destanlarında ölüp dirilme motifi

Türk Halk Edebiyatının önemli anlatı türlerinden olan destanlar, Türk milletinin tarihini, gelenek ve göreneğini, inanış ve düşünüş sistemini anlamanın kapılarını açan birer anahtar konumundadırlar. Arkaik dönemin izlerini taşıyan ve sözlü gelenekte oluşarak halkın belleğinde nesilden nesle aktarılan bu destanlar içerisindeki önemli motiflerden biri ölüp dirilmedir. Türk mitolojisinde ölüp dirilme iyi insanlar, özellikle toplumun menfaatini gözeten kahramanlar için tasarlanmış bir motiftir. Türk halk hikâyelerinde de görülen bu motif daha çok arkaik kahramanlık destanlarında ön plana çıkmaktadır. Destanlarda kahramanlar, genellikle Erlik Bey ve Erlik Bey'in hâkimiyetindeki kötü insanlar tarafından hile ile öldürüldüğünde diriltilebilmişlerdir. Dirilen kahraman, eskisinden daha güçlü ve daha bilge bir konuma ulaşarak yarım kalan mücadelesini tamamlamış, düşmandan intikamını almış ve halkını refaha ulaştırmıştır. Bu çalışmada ölüp dirilme motifi, oldukça zengin bir sözlü edebiyata sahip olan Altay, Tuva ve Hakas Türklerinin destanlarında incelenmeye tabi tutulmuştur. Altay sahasından 14, Tuva sahasından 8, Hakas sahasından 8 destanda ölüp dirilme motifi tespit edilmiştir. Tespit edilen her ölüp dirilme motifi, kahramanın ölüm nedeni, ölüm tipi, dirilme tipi ve dirilme sonrası olmak üzere dört kategoride ele alınmıştır. Çalışmada ölüp dirilme motifinin destanın seyrine olan etkisi üzerinde durulmuştur. Ayrıca destan kahramanının ölüp dirilme şekli ile şamanın ölüp dirilerek erginlik kazanması arasındaki tipolojik benzerlik gösterilmeye çalışılmıştır. Bu çalışmada ölüp dirilme motifinin kendi içinde sınıflara ayrılması ve destan içerisindeki amacının belirlenebilmesi amaçlanmıştır. Çalışma ölüp dirilme motifi üzerinde daha önce tez bazında çalışma yapılmamış olması münasebetiyle önem arz etmektedir. Anahtar Kelimeler: Altay, Hakas, Ölüp Dirilme Motifi, Şamanizm, Tuva

AltayDestanlarHakas+7
Kezban Örücü
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Hakas destanlarında şekil değiştirme motifi

Destanlar, resmî birer tarih belgesi olmamakla birlikte tarihî gerçekliği, anlatım yöntemleri ile kurgulayarak yeniden üreten ve destan türüne özgü icra geleneği içinde toplumun hafızasında önemli yer tutan anlatılardır. Hakasların "alıptığ nımah" adını verdikleri kahramanlık destanları, Türk mitolojisi, Şamanizm inancı, eski Türk topluluklarının geleneklerini ortaya koyma açısından ve dize sayısı 15 binden 30 bine kadar ulaşan büyük hacimleri ile Tük destanları arasında özel bir yere sahiptir. Hakas kahramanlık destanlarında kahramanların doğaüstü güçleri vardır. Daha doğarken bu güçleri beraberlerinde getirirler ve bir kahramanlık gösterdiklerinde bir yakınları veya aile büyüğü tarafından ad alırlar. Adlarında atlarının adı da mutlaka geçer. Asıl kahraman atı olmadan kahraman olamaz. Kahramanın atı onu tehlikeden korur ve düşebileceği zaaflardan alıkoyar. Asıl kahramanların belirgin özellikleri vardır. Ezilenlere devamlı yardım eder, düşmanları yendiklerinde onların mallarını fakirlere dağıtır ve köleleri serbest bırakır. Güzelliklerini ay ve güneşten alan kadın kahramanların çoğunlukta olması Hakas destanlarının bir diğer önemli özelliğidir. Ak Çibek Arığ, Huu İney, Ay Huucın, Altın Arığ, Kün Sarığ Han ve Alp Han Kız yiğitlikleri ve güzellikleriyle ünlü kadın kahramanlardan birkaçıdır. Destanlarda sıkça kullanılan ortak motifler vardır ki bunlar ait olduğu milletin iç dünyasını yansıtır. Motifler destanı besleyen damarlardır ve destanı sürekli canlı tutar. Kahramanın maceradan maceraya koşarken kullandığı en önemli motiflerden biri de "Şekil Değiştirme" motifidir. Şekil değiştiren kahramanlar başka bir canlının (kuş, kurt, yılan) kimliğine bürünebileceği gibi, cansız bir nesne (yüzük, taş) de olabilir. Hakaslar tarih boyunca çeşitli mücadeleler vermiş ve bu mücadeleleri konu alan pek çok kahramanlık destanı yaratmışlardır. Zengin bir kültür hazinesi olan ve içerisinde Türk destanlarına ait pek çok motif bulunan Hakas destanları ile bu destanları besleyen ana damarlardan biri olan "Şekil Değiştirme" motifi çalışmamızın temel konusunu oluşturmaktadır. "Şekil Değiştirme" motifi incelenirken Hakasçadan Türkiye Türkçesine aktarılan Altın Çüs, Ak Çibek Arığ, Ay Huucın, Han Kicegey, Kara Kuzgun, Han Orba, Huban Arığ, Altın Arığ, Kök Han, Hara Molat, Alıp Sarığ Plat Hıs, Altın Taycı ve Kün Sarığ Han başlıklı 13 Hakas destanı ele alınmıştır. Bu destanlarda şekil değiştirme motifleri tespit edildikten sonra tasnifi ve tahlili yapılarak kimlerin, ne zaman, ne şartlar altında, nerde, nasıl şekil değiştirip destanın seyrini nasıl etkilediği belirlenmeye çalışılmıştır.

DestanlarHakasMotifler+4
Esra Köşker
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Gülten Akın'ın Seyran Destanı ve Maraş'ın ve Ökkeş'in Destanı eserlerinin edebiyat sosyolojisi açısından incelenmesi

Geçmişte ve günümüzde edebiyat sosyolojisi üzerine yapılan çalışmalara bakıldığında romanın ön plana çıktığını görürüz. Bunun sebebi, romanın biçim ve içeriğinin edebiyat sosyolojisi için veri toplamaya daha uygun olduğu görüşüdür. Fakat şiirin de toplumun belli dönemlerinde oluşan bilincin ve kültürün bir yansıması olduğu inkâr edilemez bir gerçektir. Hayat sanatla ve dolayısıyla şiirle iç içe olduğuna göre romanı edebiyat sosyolojisinde tek ölçüt almanın doğru olmadığı görüşündeyiz. Yukarıda bahsedilen nedenlerle Gülten Akın'ın "Seyran Destanı", "Maraş'ın ve Ökkeş'in Destanı" adlı eserleri incelenerek edebiyat sosyolojisi bağlamında veriler elde edildi. Edebiyat sosyolojisinin kuramsal özellikleri çalışmada anlatılıp edebiyat sosyolojisinin ülkemizdeki ve dünyadaki gelişimine değinildi. Ayrıca eserin yazıldığı dönemdeki Türkiye'nin siyasi ve sosyal yapısının, yazarın içinde bulunduğu bilinç ortamına etkisini ve bu etkinin eserlere nasıl yansıdığı incelendi. Bir edebiyat eseri yazıldığı çağın toplumu ve tarihi hakkında bize ipuçları verebilir. Fakat bu, edebiyat eserinin tarihi belge olduğunu göstermez. Edebiyat sosyolojisi bağlamında inceleme yapılırken eserlerin edebî değeri göz ardı edilmemelidir. Anahtar sözcükler: Gülten Akın, edebiyat sosyolojisi, "Seyran Destanı", "Maraş'ın ve Ökkeş'in Destanı"

Akın, GültenDestanlarEdebiyat sosyolojisi+2
Okan Keleş
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Türk destan evreninde oyun üzerine bir inceleme

Bu çalışmada varyantlaşan Türk epik destanlarında oyun ve oyunla ilgili kavramlar ele alınmıştır. Çalışmanın amacı, Türk epik destanlarında geçen oyunların kültürel arka planını incelemek, tespit edilen oyunların bağlamını, yapısını, işlevini ve destan kurgusunda oyunun yerini belirlemektir. Çalışma "Giriş" ve yedi bölümden oluşmaktadır. "Giriş" bölümünde destan ve oyun kavramları, oyunun özellikleri ve unsurları, oyunun kamlık ve kültürel bellekle ilişkisi ele alınmıştır. Çalışmada, nitel araştırma yöntemlerinden doküman tarama ve karşılaştırma teknikleri kullanılarak Türk destanlarındaki oyunlar incelenmiştir. Bu çalışma, metin merkezli kuramlardan "Yapısalcı", "Bağlamsal" ve "İşlevsel" halkbilimi kuramlarını dâhil ederek destanlardaki oyunları analiz etmeyi amaçlamaktadır. "Destanlarda Adı Geçen Oyunlar" başlığında, destanlarda tespit edilen kırk farklı oyunun oynanma biçimleri verilmiştir. "Bağlam Açısından Oyunlar" başlığında, oyunlar; oynanma amacı, zamanı, mekânı ve oyuncularına göre ele alınarak sınıflandırılmıştır. Bu bölümde destanlarda geçen oyunlar, çocuk ve oyun ilişkisi yanında geçiş dönemlerinde, avda, konuk ağırlamada, mevsimlik bayramlarda, kağan tayininde ve savaşlarda tuttuğu yer açısından incelenmiştir. "Anlam Açısından Oyunlar" başlığında oyunlar, TDK'nin oyun tanımındaki anlamlarından yola çıkılarak eğlence, sınama ve yarış, kumar, hile, dans, tiyatro olarak değerlendirilmiştir. "Destanlardaki Oyunların Yapısı" başlığında; oyun adı, oyuncular, oyun araçları/oyuncak, oyunların icra ortamları, ödül ve ceza unsurları incelenmiştir. Destan metinlerindeki bağlamlarıyla sınırlı olmak üzere tespit edilen oyunların işlevleri "Destanlardaki Oyunların İşlevleri" başlığında verilmiştir. "Destan Kurgusunda Oyunun Yeri" başlığında oyunlar kişiler, olay, mekân, zaman, anlatıcı/dinleyici ve epik kurallar çerçevesinde incelenerek oyunun destan kurgusunda önemli bir yere sahip olduğu görülmüştür. Oyunların destan kurgusundan ayrı düşünülemeyecek bir rolü bulunmaktadır. Ayrıca destanlardaki oyunların bağlam, yapı, işlev açısından değerlendirilebileceği görülmüştür. Anlatıyı oluşturan yapının, oyuna da uygulanabileceği ve oyunun bağlamının, anlamı oluşturmada temel rol oynadığı sonucuna varılmıştır. Türk epik destanlarındaki oyunlar; oyun, yapı, bağlam, işlev açısından bir bütün hâlinde değerlendirilerek kurgu boyutunda oyunun destan ile ilişkisi ortaya konulmuştur. Oyunlar; destanlardaki olayı, ana karakterini, ana hikayesini etkilemektedir. Destan kurgusu, destan kahramanlarının oynadığı oyunlara bağlı olarak değişebilmektedir.

DestanlarKurguKültürel bellek+3
Zehra Bayır
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Kırgız destanlarında hitaplar ve unvanlar

Destanlar, yazıldıkları dönemi sosyal, kültürel, ekonomik, siyasi gibi pek çok açıdan değerlendirmemizi sağlar. Geniş bir konu olanağı sağladıkları için çalışmalarda destanlardan çokça faydalanılmaktadır. Türk dünyası ise destan çeşitliliği bakımından oldukça zengindir. Türk dünyası halklarından birisi olan ve destan çeşitliliği açısından büyük öneme sahip olan Kırgızlar Manas destanı ile yetinmeyip birçok destan daha oluşturmuşlardır. Manas'a göre daha kısa olan bu destanlar konu, içerik ve anlam bakımından oldukça yoğundur. Biz de çalışmamızda Kırgız destanlarından olan Kurmanbek, Seyitbek, Güldana, Askazan Baatır, Canış Bayış, Er Soltonoy, Boston, Coodarbeşim, Kocacaş, Manas, Eşimkul menen Zuura, Bagış ve Kız Darıyka incelenmiştir. Çalışmada destanlardaki hitap ve unvanlar incelenmiştir. Kırgız halkları ve kültürü açısından büyük öneme sahip olan destanları incelememizin amacı Kırgız halkı hakkında bilgi sahibi olmaktır. Bunun için ilk olarak destanların özetlerini yazmak ile başlanmıştır. Aynı zamanda hitap ve unvanlarının Türkiye Türkçesi ile benzerlikleri ortaya koymak için karşılaştırmalı olarak sunulmuştur.

DestanlarHitaplarKırgız Türkleri+5
Hafize Kör
Kastamonu University
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Kenesarı-Navrızbay Destanı (Giriş-Aktarım-Dizin-Metin)

Bu doktara çalışmasında Kazak Türklerinin "ağız edebiyatı" ürünlerinden biri olan Ozan (jırauw) Nisanbay'ın bir zamanlar seslendirdiği "Kenesarı-Navrızbay" destanı incelenmiştir. Destanın yazarı Nısanbay Jamanqululı sadece ünlü bir ozan değil, aynı zamanda Kenesarı hareketine de katılmış ve onu desteklemiş bir kişidir. Olayların içinde yer almıştır. Eserinde yaşananları tarafsız değerlendirmiştir. Kazakların zaaflarını, Kıgızların azmini vurgulayan satırları bulmak mümkündür. Destanın konusu, 1838-1848'de Sultan Kenesarı Kasımov liderliğinde bütün bir ulusa yayılan bağımsızlık mücadelesinin bir bölümüdür. Mücadelenin yenilgiyle sonuçlanmasından hemen sonra yazılmıştır. On yıl devam etmiş olan ulusal bağımsızlık hareketinin son dönemini, yani Kenesarı Han'ın Kırgızlara karşı mücadelesini kapsamaktadır. Çalışmanın ilk kısmında kardeş iki halkın kavgasına neden olan durumlardan, dönemin hakim gücü Çarlık Rusyasının siyası oyunlarından kısa bir şekilde söz edilmiş ve dönemin diplomatik ilişkilerine değinilmiştir. Bu yolla destanın dönemi ile birlikte bir bütün olarak anlaşılması hedeflenmiştir. Destanın nüshaları, türü gibi eserle ilgili genel bilgilerden sonra destan transkribe edilerek Türkiye Türkçesine aktarılmıştır. Son olarak destanın gramatikal dizini çıkarılmıştır. Dizin üzerinde sözcüklerin temel ve yan anlamlarının yanı sıra kökenleri, hangi dilden alındığı ve ET ile bugünkü Kazak Türkçesi arasında oluşan anlam farkları gösterilmiştir. Dizinden elde edilen dil verileri ile de tarihi karşılaştırmalı dil incelemesi yapılmıştır. Ses bilgisi bölümünde; Ünlüler ve ünsüzler genel çizgileriyle incelenmiştir. Ses değişmelerinde /ç/ > /ş/; /ş/ > /s/; /y-/ > /j-/ gibi ayırıcı özellikler, söz başında, ortasında ve sonunda oluşu, düzenli olup olmaması ile yabancı veya Türkçe oluşuna göre değerlendirildi. İsimler ve fiiler bölümünde Kazak Türkçesinin hususiyetleri destan ile Orhun Abideleri, DLT, KB, CC gibi tarihi kaynaklardaki eşdeğer örneklerle sunulmuştur.

DestanlarKazak TürkçesiKazak Türkçesi Grameri+3
Halil İbrahim Özkan
Düzce University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sovyetler Birliği Dönemi Azerbaycan halk hikâyeleri üzerine bir inceleme

Halk hikâyeleri, uzun yıllar boyunca icracı âşıklar tarafından saz eşliğinde dinleyiciler karşısında anlatılan metinlerin başında gelmiştir. Halkın içinden çıkmış âşıkların kendi hayat hikâyelerinin bir bölümünden veya kendileri gibi âşıkların hayat hikâyelerinden esinlenerek oluşturduğu bu hikâyeler, halk tarafından büyük ilgi görmüştür. Halkın dikkatini çeken hikâyeler, Azerbaycan'da Sovyetler Birliği'nin işgali ile birlikte komünist rejimin folklor politikalarına da malzeme olmuştur. Lenin ve Stalin önderliğinde partililer, işgal edilen Azerbaycan'da, halk hikâyelerini de diğer bölgelerde olduğu gibi rejimin yararına olacak şekilde düzenlemeye çalışmışlardır. Bu hususta Azerbaycanlı âşıklardan büyük ölçüde yararlanan Sovyetler Birliği hükümeti, klasik halk hikâyelerinde ise eski yaşantıya ait birtakım değerleri yok etmeye çalışmıştır. Âşıklar aracılığıyla halk hikâyelerinde yapılan bu tahribat, komünist rejimin Azerbaycan'da yayılması ve gelişmesini sağlamakla kalmamış, Azerbaycan'da kurulan yönetimin de Sovyet Rusya'ya bağlı olmasına ve komünist anlayışa sıkı sıkıya bağlı kalmasına neden olmuştur. Çalışmamızda Sovyet Rusya'nın Azerbaycanlı âşıkları da kullanarak halk hikâyelerinde yapmış olduğu tahribatı ve yeni temalarla oluşturulmuş halk hikâyelerindeki komünist rejime dair izleri tespit etmeye çalıştık. Halk hikâyelerindeki komünist rejime dair izleri araştırırken Ehliman Ahundov'un "Azerbaycan Destanları" isimli çalışmasının beşinci cildini ayırdığı ve "yeni destan" olarak isimlendirdiği halk hikâyelerinden yararlandık. Komünist rejimin Azerbaycan'da yapmaya çalıştığı tek tip Sovyet vatandaşı yetiştirme politikalarını bu kitaptaki halk hikayelerinin epizot, kahraman ve temalarını incelemeye çalıştık.

AzerbaycanAşık edebiyatıDestanlar+4
Ali Okumuş
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Buddhacarıta (giriş-metin-çeviri-dizin-tıpkıbasım)

Buddhacarita Buda'nın yaşamının anlatıldığı Hint şair Aşvaghosha tarafından Sanskritçe yazılan destandır. Bu destan daha sonra Çin ve Tibet dillerine bu dillerden de Eski Uygur lehçesine çevrilmiştir. Eski Uygur lehçesinde Buddhacarita adlı esere ait iki nüsha bulunmaktadır. Bu nüshalardan bir tanesi Radloff tarafından USp. içerisinde neşredilen iki varak, diğeri ise Berlin Bilimler Akademisinde korunan blok basmalardır. Bizim üzerinde çalıştığımız eser, Berlin Bilimler Akademisinde korunmakta olan 19 adet blok basma üzerinedir. Tez, altı bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde eser, yazar, eserin nüshaları ve eser üzerine yapılan çalışmalar tanıtılmıştır. Metin bölümünde Eski Uygur lehçesinden çeviri yazı aktarımı yapılmış ve Türkiye lehçesine aktarılmıştır. Ardından Sanskritçe ve Çince asılları metne konularak Türkçe tercümesi de eklenmiştir. Dizin bölümünde metinde geçen kelimeler alfabetik sıraya göre dizilmiş ve kelimelerin geçtiği satırlar gösterilmiştir. Çalışmanın sonuna da eserin tıpkıbasımı konulmuştur. Anahtar Sözcükler: Buddhacarita, Budizm, Eski Uygur lehçesi, Buda, Sanskrit ve Çin Dili.

BudaBuddhacarıtaBudizm+3
Aysun Soyer
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Bögenbay Destanı

Kazakistan Edebiyat ve Sanat enstitüsünün elyazması korunağında bulunan bu destan Hüseyin Müshapiroğlu nüshası olarak da geçmektedir. Konu olarak Bögebay adlı Kazak halk kahramanının gösterdiği kahramanlıkları ve başından geçenleri anlatmakla beraber o dönemki Kazak bozkırlarında yaşanan hayatı gözler önüne sermektedir. Bu çalışmanın ilk bölümünde Kazak destancılık geleneği ve Kazak destanları ile ilgili yapılan tasnif çalışmaları farklı eserlerden ve farklı araştırmacıların araştırmalarından faydalanılarak verilmiştir. İkinci bölümde bu destanın kiril harfli metni ve transkriptli metni numaralandırılmış olarak verildi. Son bölümde ise eserin gramatikal dizini verildi. Anahtar Sözcükler: Destan, Kazak destanları, Bögenbay Destanı, Tarihi destan , Gramatikal dizin

Bögenbay DestanıDestanlarHalk edebiyatı+2
Halil İbrahim Özkan
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Uygur harfli Oğuz Kağan Destanı ile Altay Türklerinin Ak Tayçı Destanındaki "ağaç" ve "evlilik" motifleri ile bu motiflerin Orta Doğu mitolojilerindeki benzer motiflerle karşılaştırılması

Bu çalışmada Uygur harfli Oğuz Kağan destanı ile Ak Tayçı destanlarındaki "ağaç" ve "evlilik" motifleri üzerinde durulmuş ve bu motiflerin Orta Doğu mitolojilerindeki motiflerle olan benzerliği incelenmiştir. Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde Ak Tayçı ve Oğuz Kağan destanlarının özetleri verilmiştir. Ayrıca bu bölümde bahsedilen motiflerin destanlarda aynı olay örgüsü içinde yer aldığına işaret edilmiştir. İkinci bölümde Sümer krallarının gerçekleştirdiği kutsal evlilik ve bunun mitolojik kökeni aktarılmış, söz konusu evliliğin Oğuz Kağan destanındaki evlilik ile benzer yönleri üzerinde durulmuştur. Bu evlilik geleneği Sümerlerden başlayarak tüm Orta Doğu'ya yayılmıştır. Bu sebeple Orta Doğu mitolojilerinin yanı sıra Yunan, Mısır ve Anadolu mitolojileri de yeri geldikçe karşılaştırmaya dahil edilmiştir. Geleneğe göre bu evlilik baharda gerçekleşmektedir. Bu sebeple üçüncü bölümde halk inançlarındaki bahar törenleri ve ritüeller konu edilmiştir.

Altay TürkleriAğaçlarDestanlar+7
Ziya Durgut
Ankara Hacı Bayram Veli University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

Epik destan illüstrasyonunda kahraman ve bir epik grafik destan örneği: Alpamış Destanının görsel öyküleştirme uygulaması

Bu araştırma, seçilmiş kahramanlık destanları için yapılmış illüstrasyonlarının incelenmesi ve Alpamış destanı için yapılan grafik romanın tanıtımını içermektedir. Epik destan ve kahramanının Grafik Tasarım tarihi içinde incelenmesinin ilk örneği olan bu araştırmada, destan kahramanının yüzlerce yıldır sanatçılar tarafından hangi estetik ve kültürel değerler üzerinden tasarlandığına odaklanmıştır. Öncelikle seçilen epik destanların özetlerine yer verilmiş, sonra bu destanlar için yapılan kitap illüstrasyonları incelenmiştir. Bu incelemeler, estetik yönden ve destanın içinden çıktığı kültüre ait değerlerin yansımaları olması yönüyle de değerlendirilmiştir. Bu değerlendirmeler sonunda kitap illüstrasyonu üzerinden bir kahramanlık tarihine yer verilmiştir. Araştırmada epik destan ve kahraman bağlantısı derinlemesine irdelenmiş, kahramanlık anlatılarının kitap illüstrasyonu tarihi üzerindeki etkisi üzerinde durulmuştur. Kahraman modelinin geçmişte ve günümüzde toplumlar ve bireyler için önemine değinilirken, bugünün kurgusal kahramanının kökleri araştırılmıştır. Kültürel bellekte binlerce yıldır taşınan kahraman modelinin toplumlar ve sanat için önemli olduğu vurgulanmıştır. Modern dünyanın panteonu olan Dc ve Marvel kurgusal süper kahraman evreninin, yerel kültürler üzerindeki olumsuz etkisine yer verilmiş, kültürel bellek, destan ve kahramanın bağları mitolojik bir incelemeyle açıkça ortaya konmuştur. Araştırmanın sanat projesi olan Alpamış destanı ise projenin bütünlüğü içinde gerekli yönleriyle incelenmiş, destanla ilgili yapılmış kitap illüstrasyonlarından örneklere yer verilmiştir. Alpamış destanının Fazıl Yoldaş oğlu tarafından derlenen Özbek varyantının özeti ve etkileri üzerinde durularak karakterleri tanıtılmıştır. Bu bölümde Alpamış'ın bir kahraman olarak ayrıntılı bir incelemesine yer verilmiştir. Son bölümde ise Alpamış için yapılan görsel öyküleştirme uygulamasından karakter çizimleri ve sayfalar tanıtılmıştır.

Alpamış DestanıAnti kahramanDestanlar+7
Sümeyye Özbek
Ankara Hacı Bayram Veli University · Institute of Graduate Studies
2022
00

Related subjects