Dil becerileri

151 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Türkiye'deki Suriyeli öğrencilerin konuşma ve dinleme becerilerine ilişkin sınıf öğretmenlerinin yaklaşımları

Bu araştırmanın amacı Suriyeli öğrencilerin konuşma ve dinleme becerilerine ilişkin sınıf öğretmenlerinin yaklaşımlarını belirlemektir. Olgubilim modelinde tasarlanan araştırmanın çalışma grubunu Hatay ili Altınözü ilçesinde görev yapan ve sınıfında Suriyeli öğrenci bulunan 30 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Söz konusu formda 18 açık uçlu soru yer almaktadır. Elde edilen veriler betimsel analiz tekniği ile çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda sınıf öğretmenlerinin Suriyeli öğrencilerin Türkçe konuşma ve dinleme becerilerini yeterli seviyede görmedikleri, 2018 Türkçe Öğretim Programının Suriyeli öğrencilere yönelik yetersiz buldukları ve programın güncellenmesi gerektiğini düşündükleri belirlenmiştir. Aynı zamanda öğretmenler, Suriyeli öğrencilerin Türkçe konuşma ve dinleme becerilerine yönelik ilgilerinin yeterli olmadığını, ders kitaplarının yetersiz kaldığını, öğretmenlerin daha fazla etkinlik ve materyal kullanmaları gerektiğini belirtmiştir. Ayrıca öğretmenlerin Suriyeli öğrencilerin Türkçe konuşma ve dinleme becerilerini geliştirmeye yönelik çözüm önerileri belirlenmiştir.

Dil becerileriDinleme becerisiKonuşma becerisi+7
Umut Çelik
Hatay Mustafa Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Zihinsel yetersizliği olan kaynaştırma öğrencilerinin pragmatik dil becerileri ile sosyal becerileri, problem davranışları ve akademik yeterlilikleri arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı, kaynaştırma ortamında öğrenim gören zihinsel yetersizliği olan ilkokul öğrencilerinin pragmatik dil beceri düzeyleri ile sosyal becerileri, problem davranışları ve akademik yeterlilikleri arasındaki ilişkiyi ortaya koymak ve bu ilişkinin yordayıcı olabilecek değişkenlerini belirlemektir. Araştırmanın çalışma grubunu, Eskişehir ili Tepebaşı ve Odunpazarı ilçelerinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ilkokullarda görev yapmakta olan sınıflarında zihinsel yetersizlik tanılı öğrenci bulunan 47 ilkokul öğretmeni oluşturmaktadır. Öğretmenlere, sınıfa ve kaynaştırma ortamında öğrenim gören zihinsel yetersizliğe ilişkin bilgileri elde etmek amacıyla araştırmacı tarafından geliştirilen "Demografik Bilgi Formu" kullanılmıştır. Kaynaştırma ortamında öğrenim gören zihinsel yetersizliği olan öğrencilerin pragmatik dil becerileri, "Pragmatik Dil Becerileri Envanteri – Türkçe Versiyonu/PDBE- TV" ve sosyal becerileri, problem davranışları ve akademik yeterlilikleri "Sosyal Beceri Derecelendirme Sistemi/SBDS" kullanılarak ölçülmüştür. Araştırmanın sonucunda, kaynaştırma ortamında öğrenim gören zihinsel yetersizliği olan ilkokul öğrencilerinin pragmatik dil becerilerinin, sosyal becerilerinin ve akademik yeterliliklerinin normal gelişim gösteren akranlarından düşük olduğu, problem davranışlarının ise normal gelişim gösteren akranlarından yüksek olduğu saptanmıştır. Bununla birlikte, pragmatik dil becerileri ile sosyal beceriler arasında yüksek düzeyde ve anlamlı bir ilişki olduğu ve sosyal becerilerin pragmatik dil becerileri üzerinde önemli (anlamlı) birer yordayıcı olduğu ortaya çıkmıştır. Bulgular tartışılmıştır. Anahtar sözcükler: Kaynaştırma, Zihinsel Yetersizlik, Pragmatik Dil Becerileri, Sosyal Beceriler, Problem Davranış, Akademik Yeterlilik

Akademik başarıDil becerileriKaynaştırma eğitimi+7
Üzeyir Emre Kıyak
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

İngiltere'de yaşayan Türkçe ve İngilizce konuşucusu sıralı ikidilli çocukların dil gelişim performanslarının özgül dil bozukluğu riski açısından incelenmesi

Bu çalışma, anadili Türkçe olup İngilizceyi ikinci dil olarak edinen ikidilli çocukların dil gelişim performanslarını belirlemek ve Özgül Dil Bozukluğu (ÖDB) tanılaması için geliştirilen ölçüm araçları ve testleri ikidilli çocuklarda sınamak amacıyla yapılmıştır. Çalışmanın katılımcı grubu 6:0-7:11 yaş aralığında Londra'da yaşayan 20 ikidilli çocuktan oluşmaktadır. Çalışmada sözel olmayan zekâ testi ile Türkçe ve İngilizce olmak üzere dil gelişim testleri, cümle tekrar testleri ve anlamsız sözcük tekrar testleri kullanılmıştır. Çalışmada nicel betimsel (tarama) araştırma deseni temelinde karşılaştırmalı ve ilişkisel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Ölçüm araçlarından elde edilen sonuçların birbirleriyle olan ilişkileri incelenmiş ve performansların yaş gruplarına göre farklılık oluşturup oluşturmadığı test edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda ikidilli çocukların %95'inin konuştuğu dillerin en az birinde ortalama ve üstü düzeyde performans gösterdiği, katılımcıların %85'inin anadilleri olan Türkçede İngilizceden daha başarılı oldukları ve yalnızca %25'inin ikinci dilleri olan İngilizcede ortalama ve üstü düzeyde puan aldıkları saptanmıştır. Testler arası ilişkiler incelendiğinde Türkçe Erken Dil Gelişimi Testi (TEDİL) ile Türkçe Cümle Tekrar Testi ve Clinical Evaluation of Language Fundamentals (CELF-4) ile İngilizce Cümle Tekrar Testi arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür. İki dilde aynı özelliği ölçen testler arasında ise anlamlı ilişkiler görülmemiştir. Çalışma bulguları sözel olmayan bilişsel performansla dil becerileri arasında istatistiki olarak anlamlı bir ilişkinin olmadığını göstermiştir. Ayrıca, testlerde yaş grupları arasında farklılıklar incelendiğinde herhangi bir testte gruplar arası istatistiki olarak anlamlı bir farklılığa rastlanmamıştır. Anahtar Kelimeler: ikidillilik, özgül dil bozukluğu, dil gelişim testleri, cümle tekrar testi, anlamsız sözcük tekrar testi, dil baskınlığı

DilDil becerileriDil kullanımı+5
Ebru Erdoğan
Anadolu University · Institute of Health Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessEN

The effect of extensive reading on the development of reading and writing skills of english preparatory class students

Language is considered to be learnt effectively in its native environment. However, another useful way is suggested to be reading extensively in that language. Extensive reading has been regarded as a good way of obtaining language proficiency as a supportive activity of language learning process as well. Recent studies (e.g. Davis, 1995; Mason & Krashen, 1997; Bell, 2001; Krashen, 2004; Eskey, 2005; Horst, 2005; Pigada and Schmitt, 2006) have shown that extensive reading is very useful in developing language proficiency and is an effective way of compensation for target language environment in foreign language context. Therefore, extensive reading can be used as an extracurricular activity to meet the need for authentic language input in foreign language teaching. English is taught as a foreign language in Turkey and extensive reading can be a useful way of practicing and developing foreign language skills in Turkey. The main aims of this study were to find the effect of extensive reading on the development of reading and writing skills, to reveal attitudes and perceptions of English preparatory class students and to uncover attitudes of preparatory class main course teachers about an extensive reading project carried out in a high school. Participants of the study were 141 preparatory class students and 6 English main course teachers. Reading logs and Preliminary English Test (PET) scores of the students were compared to find out the effects of extensive reading on reading and writing skills; two questionnaires were applied to the students and interviews were conducted with students and teachers to find out their attitudes and perceptions about extensive reading. The results of the study showed that there was a moderate positive relationship between extensive reading and the development of reading and writing skills of the students. It was revealed that the total number of pages read by the students did not have any significant effect on their reading or writing proficiency. However, there was significant positive relationship between extensive reading and test scores of the students when the results of the top level and lowest level students in PET exams were compared in overall language proficiency. It was also seen that students and teachers believed that extensive reading was beneficial to improve language proficiency, it was motivating and encouraging for students to learn English and improve their language proficiency and extensive reading was an effective way to compensate for the lack of target language environment.

Language skillsPreparatory classesReading+6
Hakan Ayhan
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Açık Öğretim Fakültesi Arapça ders kitaplarının temel dil becerileri açısından değerlendirilmesi

Bir dili öğrenmede temel dil becerilerinin edinilmesi çok önemlidir. Özellikle bu dil Arap Dili gibi Türkçe'den farklı bir yapıya sahip ise temel dil becerilerinin edinilmesi hayati öneme sahiptir. Türkçe ile Arapça arasında gramer yapısı, cümle kuruluşu, kelime türetme yöntemlerinin farklı olması ve her iki dilin farklı dil ailelerine mensup olması bunun önemini daha da artırmaktadır. Bununla birlikte dil bilgisi kuralları bir dilin iskeletini oluşturuken temel dil becerileri o dile hayat veren ruh mesabesindedir. Yabancı dil öğretiminin temelini teşkil eden dil bilgisinin yanı sıra, anlama ve anlatma becerileri olarak da bilinen dinleme, okuma, yazma ve konuşma becerileri temel dil becerilerinin özünü oluşturmaktadır. Bunun yanında Arap diline ait sözlü ve yazılı anlatıma dair eserlerin anlaşılması için temel dil becerilerinin geliştirmesi son derece önemlidir. Biz bu çalışmamızda Açık Öğretim Fakültesi Arapça Ders kitaplarını ele alarak, temel dil becerileri açısından inceleyip değerlendirmeye çalıştık. Ayrıca konuları ele alırken yeterli sayıda örnek vererek konuların daha iyi anlaşılması için çaba sarf ettik. Çalışmamızın Arap Dilinin öğreniminde karşılaşılan sorunların aşılmasında bir nebze de olsa katkı sağlamasını ümit ederiz.

ArapçaAçıköğretimAçıköğretim Fakültesi+6
Ramazan Canayakın
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin 30-72 ay arasındaki özel gereksinimli çocuklarla etkileşimlerinde kullandıkları dil ve iletişim becerilerini destekleyici davranışlarının incelenmesi

Bu araştırmada özel gereksinimli öğrencilerle çalışan bireysel ders öğretmenlerinin, öğrencileri ile etkileşimleri sırasındaki dil ve iletişim becerilerini destekleyecek davranışlarından hangilerini ne sıklıkla kullandıklarını; özel gereksinimli öğrencilerin ise etkileşimde iletişim işlevlerinin ve iletişim araçlarının hangilerini ne sıklıkla kullandıklarını belirlemek amaçlanmıştır. Tarama modellerinden tekil tarama modeli ile desenlenen bu araştırmanın çalışma grubunu 2019-2020 ve 2020-2021 eğitim öğretim yılları Bursa ilindeki özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinden eğitim desteği alan özel gereksinimli çocuklar ve bireysel ders öğretmenleri oluşturmaktadır. Veriler, araştırmacı tarafından geliştirilen veri toplama araçları kullanılarak gözlem tekniği ile toplanmıştır. Elde edilen veriler betimsel analiz yöntemi ile çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda araştırmaya konu olan şekil verme, betimleyici konuşma, genişletme, ekleme, model olma, tepki isteme + model olma, dilsel haritalama, onaylama, tepki isteme/soru sorma, tepki isteme/doğrudan yönerge verme, tepki isteme/seçenek sunma, tepki isteme/eksiltili cümle kullanma tekniklerinin hepsinin katılımcı öğretmenler tarafından kullanıldığı ancak kullanılma sıklıklarının farklılık gösterdiği, bununla beraber en çok kullanılan tekniğin tepki isteme/doğrudan yönerge verme, en az kullanılan tekniğin ekleme olduğu bulunmuştur. Yine araştırma sonucunda araştırmaya konu olan selamlama-vedalaşma, nesne isteme, hizmet isteme, bilgi isteme, nesne reddetme, hizmet reddetme, bilgi reddetme, nesne verme, hizmet verme, bilgi verme, yaratıcı olma, alıştırma yapma, yorum yapma iletişim işlevlerinin hepsinin ve istenmeyen davranış dışındaki bakış, jest, ses, kelime, cümle iletişim araçlarının katılımcı çocuklar tarafından kullanıldığı ancak kullanılma sıklıklarının farklılık gösterdiği, bununla beraber en çok kullanılan işlevin bilgi verme en az kullanılan işlevin selamlama-vedalaşma olduğu ve en çok kullanılan iletişim aracının jest en az kullanılan iletişim aracının ise cümle olduğu bulunmuştur. Son olarak öğretmenlerden ve çocuklardan elde edilen veriler birlikte yorumlandığında, öğretmenlerin etkileşim sırasında kullandıkları tekniklerin çocukların tercih ettikleri iletişim işlevi ve iletişim aracını etkilediği düşünülmektedir. Anahtar Sözcükler; Dil öğretim teknikleri, dil ve iletişim becerileri, yetişkin-çocuk etkileşimi, iletişim araçları, iletişim işlevleri

Dil becerileriDil etkileşimiDilsel iletişim+7
Melike Genel
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessEN

Analysis of factors affecting refugee learners' attitudes towards learning languages: (A case study)

With the continuous conflicts and increasing waves of displacement the world is experiencing, refugees' necessity for stability grows. A significant factor to help fulfill this objective is learning languages, as they can open doors on the local and international levels. This study aims to investigate Syrian refugees' attitudes towards language learning in Turkey, offering a thorough description of this issue from the eyes of Syrians themselves. The study is conducted in Gaziantep city, south of Turkey, which hosts almost 450,407 Syrians since the beginning of the Syrian conflict in 2011. This descriptive study is based on a mixed-method approach in order to answer the research questions. For quantitative data, 399 participants between 18-45 filled a questionnaire specially designed for this study. For qualitative data, semi-structured interviews with a set of open-ended questions were conducted with 15 participants. Subsequently, the collected data was analyzed with the assistance of IBM SPSS 23. The analysis results of the quantitative and qualitative collected data demonstrated that Syrians' English language skills did not witness an improvement during their residency in Turkey, contrary to their Turkish skills; however, their overall proficiency in both languages is low. Besides, the results highlighted time and lack of practice opportunities as Syrians' most significant obstacles in learning languages. Moreover, the participants shared their opinions regarding the available courses and mentioned their need for tailored courses to meet their needs and levels. The results were concluded with the participants' views in terms of the way they see the advantages of learning languages which, according to them, included better integration as well as job and education opportunities. Keywords: Syrian refugees, factors, attitudes, language learning, obstacles, benefits.

Language barrierLanguage skillsStudy of languages+7
Mahmoud Dallal
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Konuşma stratejilerinin öğretiminin konuşma başarımına ve konuşmanın duyuşsal niteliklerine etkisi

Araştırmanın amacı konuşma stratejilerinin öğretiminin konuşma başarımına ve konuşmanın duyuşsal niteliklerine etkisini belirlemektir. Araştırmanın çalışma grubunu 2021-2022 eğitim-öğretim yılının birinci döneminde Hatay ili, Hassa ilçesindeki Ardıçlı İstanbul Menkul Kıymetler Borsası Yatılı Bölge Ortaokulunda 8. sınıfta öğrenim gören 19 kontrol ve 19 deney grubu öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmada kontrol gruplu ön test-son test yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın veri toplama araçları konuşma değerlendirme formu, ortaokul öğrencileri için konuşma kaygısı ölçeği, ortaokul öğrencileri için konuşma becerisi tutum ölçeği ve konuşma özyeterlik ölçeğidir. Araştırmada konuşma stratejileri belirlenmiş, bu stratejiler kuramsal bilgi aktarımına ve uygulamaya dönük etkinliklerle öğrencilere kazandırılmaya çalışılmıştır. Öğrencilerin ön test ve son test için gerçekleştirdikleri konuşmalar kayıt altına alınmış ve bu konuşmalar iki alan uzmanı tarafından değerlendirilmiştir. Araştırma bulgularının analizinde SPSS Statistics 21.0 ve MS-Excel 2007 programları kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlardan biri konuşma stratejilerinin öğretiminin geleneksel eğitime göre konuşma başarımı, konuşma kaygısı, konuşma tutumu ve konuşma özyeterliği üstünde anlamlı bir farklılaşma oluşturmadığı yönündedir. Öte yandan konuşma stratejilerinin öğretimi deney grubunun konuşma başarımı üstünde olumlu yönde ve anlamlı bir etki göstermiş fakat konuşma kaygısı, tutumu ve özyeterliği üstünde herhangi bir etki göstermemiştir. Araştırmanın sonuçlarının olası nedenleri tartışma bölümünde ele alınmıştır.

Dil becerileriDil eğitimiKonuşma+5
Seçil Simge Uyar
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessEN

Collaborative strategic reading with adult EFL learners: A collaborative and reflective approach to reading

Reading, a receptive language skill, is of great importance in the field of second and foreign language teaching or learning. The importance of reading stems from the fact that it enables the language learner firsthand input and knowledge about target language. Reading can simply be described as the process of extracting meaning from a text. Comprehension is a highly significant point in reading and refers to an interactive process in which readers try to construct meaning from the text. Achieving reading comprehension requires the use of different strategies to aid in this process, which was emphasised insistently following the shift from traditional teacher-centered classrooms to learner-centered classrooms. Many researchers (Almasi, 2003; Janzen & Stoller, 1998; Paris et al., 1984) suggest that comprehension strategy instruction has benefits both for learners and the teacher. Reading comprehension strategy instruction provides learners to have a deeper understanding and interpretation of the text and to perform better on comprehension related tests.Taking the significance of reading strategies and development in language education into consideration, many researchers have suggested different kinds of approaches to reading which can show differences in terms of procedure, context, implementation and outcomes (Palinscar & Brown,1984; Pressley,1992; Roehler & Duffy, 1984). Among those reading approaches, Collaborative Strategic Reading (CSR) was proposed by Klingner and Vaughn (1996) who were primarily influenced by studies on reciprocal teaching and transactional strategy instruction. It involves the use of four reading strategies in collaboration with peers assisting each other in comprehension of the text. Various studies show that Collaborative Strategic Reading facilitates the comprehension of the text and leads to gains in terms of variables such as student achievement, participation, motivation etc. (Fan, 2009; Klingner et al., 1998; Standish, 2005; Vaughn et al., 2011).In the light of these discussions above, our aim in the present study is to find out the effects of practicing CSR on adult EFL learners? reading comprehension, reading-related problems and attitude towards reading in a foreign language. 40 prep-class university students, who had three hours of reading classes per week, participated in the present study. The participants were labeled into two groups as experimental and control groups. The learners in experimental group were exposed to Collaborative Strategic Reading practice in their reading classes for ten weeks while the learners in control group got no treatment in terms of CSR practice but maintained with traditional teacher-led reading approaches.With the aim of investigating the effects of CSR, five types of instruments were utilized to collect the data. Pre-reading comprehension test and pre-attitude questionnaire were administered in both groups to provide a basis for the present study and make a comparison with post-tests and questionnaires. Minute papers were collected from the students in experimental group to shed light on the problems or difficulties they experience while reading in a foreign language. During CSR practice, the experimental group students kept CSR logs and reflective learning logs that would contribute to the understanding of the process and the changes in students? problems. At the end of the practice, post-reading comprehension test and post-attitude questionnaire were administered in experimental and control groups to observe the changes occurred upon CSR practice in comparison to pre-test results. During CSR practice, the researcher took field notes in experimental group to support the findings. The results reveal that CSR has effected the comprehension of experimental group but had no effect on attitudes towards reading in a foreign language. In addition, CSR has seemed to have an effect on reading related problems of adult EFL learners.

Language skillsReadingReading strategies+7
Ferhan Karabuğa
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Yedinci sınıf Türkçe dersi konuşma eğitiminin öğretmen görüşlerine göre değerlendirilmesi

Bu araştırmanın genel amacı, yedinci sınıf Türkçe dersi konuşma eğitiminin öğretmen görüşleri ve öğretmenlerin sınıf içi uygulamaları doğrultusunda değerlendirilmesidir. Araştırmanın deseni karma yöntemdir. Araştırmanın evrenini Adana ili merkez ilçelerindeki (Seyhan, Yüreğir ve Çukurova) devlet okullarında görev yapan ve yedinci sınıflara giren Türkçe öğretmenleri oluşturmaktadır. Araştırmada veriler, nicel veri toplama araçlarından anket; nitel veri toplama yöntemlerinden görüşme ve gözlem kullanılarak toplanmıştır. Öğretmenlere uygulanan anket sonucunda elde edilen veriler, betimsel istatistik tekniklerinden frekans ve yüzde kullanılarak analiz edilmiştir. Yapılan görüşmeler ve gözlemler sonucunda elde edilen nitel verilerin analiz edilmesinde ise içerik analizi tekniği kullanılmıştır.Araştırmanın sonucunda, öğretmenlerin konuşma becerisine yönelik amaç ve kazanımlara, etkinliklere ve çeşitli çalışmalara, yöntem-tekniklere, ölçme araçlarına, araç-gereçlere, konuşma eğitimine ayırdıkları süreye, karşılaştıkları güçlüklere ve bu güçlüklerin çözüm önerilerine ilişkin görüşleri ve konuşma becerisini geliştirmeye yönelik sınıf içi uygulamaları doğrultusunda 7. sınıf Türkçe dersi konuşma eğitimi değerlendirilmiştir

Dil becerileriKonuşmaKonuşma becerisi+6
İlke Altuntaş
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessEN

Podcasting in pre-service language teacher education: A constructivist perspective

This study aims to investigate the perceptions of pre-service English language teachers towards the use of podcasts. In addition, it surveys to what extent pre-service language teachers use Web 2 tools in their academic lives as well as personal lives and their views on the benefits and possible drawbacks of podcasts. For this reason, Teaching Language Skills Course specifically for the third year pre-service teachers is blended with podcasting in a web based platform. Twenty-two pre-service teachers who take the course constitute the working group. A web site is designed solely for the participants of the course and empowers them to listen to and download podcasts, do the tasks related, make reflections and view other learners' work. The theoretical background of this specific study is based on social constructivism. Here in this study, a collaborative learning environment is provided. Combining both qualitative and quantitative research methods, a mixed method research design is used. Questionnaire, face to face interviews and pre-service language teachers' reflections are conducted in order to ensure triangulation. The questionnaire and face to face interviews are held at the beginning and at the end of the course and results are compared to see if there is a significant change. Results show that participants have a positive view of podcasts in general and have a tendency to use the podcasts in their following teaching career. Each learner's weekly performance on the tasks related with the podcasts is also analysed according to the descriptive statistics. It is concluded that learners' performances on tasks are rapidly increasing which points out that after the adaptation period and learners get familiar with the podcasts their performance level increased. Keywords: Podcasts, blended learning, language skills, social constructivism, pre-service language teacher education.

Candidate teachersLanguage skillsBlended learning+6
Seda Güler
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
DoctorateOpen AccessTR

Okul öncesi eğitimde aile katılımı etkinliklerinin uygulanmasında karşılaşılan sorunlar ve aile katılımı etkinliklerinin dil-matematik becerilerinin geliştirilmesine etkisi

Bu araştırma, öğretmenlerin ve ebeveynlerin okul-aile iletişimini nasıl sürdürdüklerini, aile katılımı etkinliklerini nasıl değerlendirdiklerini, aile katılımına ilişkin karşılaştıkları sorunları nasıl algıladıklarını ve aile katılımı etkinliklerinin çocukların dil ve matematik becerilerinin gelişimini nasıl etkilediğini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma nitel ve nicel yöntemlerin birlikte kullanıldığı karma yöntem deseninde bir çalışmadır. Araştırmanın nicel verileri, 2010-2011 eğitim öğretim yılında, Adana ili merkez Çukurova ilçesinde orta sosyoekonomik düzeye sahip karma yaş uygulamasının yapıldığı bir bağımsız anaokulunun iki sınıfındaki altı yaş (60-72 ay) grubu 22 çocuk ve ebeveynlerinden toplanmıştır. Kontrol ve deney grubundaki çocuklar belirlenirken sınıflardaki 60-72 ay arası çocuk sayısı ve TEMA-3 öntest puanlarının denkliği ölçüt alınmıştır. Nitel veriler, deney ve kontrol grubu öğretmenleri ile bu iki sınıftaki tüm çocukların ebeveynlerinden gönüllü ve koşulları uygun olan 28 ebeveynden toplanmıştır. Uygulama toplam 10 hafta sürmüştür. Deney grubunda dil ve matematik becerilerine yönelik ev etkinlikleri gönderilmiştir, kontrol grubunda ise mevcut program uygulanmıştır. Deney grubunda araştırmacı tarafından dil ve matematik becerilerine yönelik ev etkinlikleri gönderilmiş, hem deney hem de kontrol grubunda öğretmenlerin aile katılımı uygulamalarına müdahalede bulunulmamıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak hikaye kitabı, Erken Matematik Yeteneği Testi-3 (TEMA-3), kontrol listeleri, yarı yapılandırılmış görüşme formları, gözlem ve doküman incelemesi kullanılmıştır. Hikaye kitabı ve TEMA-3 deney ve kontrol grubu çocuklarına öntest ve sontest olarak uygulanmıştır. Araştırmada nicel veriler üzerinde Wilcoxon Sıralı İşaretler Testi ve Mann Whitney U Testi analizleri yapılmış, analizlerde anlamlılık düzeyi p<.05 olarak alınmıştır. Nitel veriler üzerinde ise içerik analizi kullanılmıştır. Araştırmada, deney ve kontrol grubu öğretmenlerinin aile katılımının önemi, aile katılımının planlanması, uygulanması ve arttırılması, aile katılımı engelleri, aile katılımı açısından okul-aile iletişiminde kendilerine düşen sorumluluklar ile ebeveynlerle aile katılımı açısından yaşadıkları sorunlar hakkında yeterli bilgi ve farkındalığa sahip olmadıkları görülmüştür. Hem deney ve kontrol grubu öğretmenlerinin hem de ebeveynlerin aile katılımı etkinliklerini çocuğun eğitim etkinliklerine katılım olarak değerlendirdikleri belirlenmiştir. Ebeveynlerin aile katılımı açısından bazı engellerinin olduğu, okulla iletişim kurmaya ve çocuklarının eğitimlerine katılmaya istekli oldukları ancak nasıl katılımda bulunabilecekleri hakkında bilgilerinin olmadığı, okul ve öğretmen tarafından yeterince desteklenmedikleri ve okul yönetimi ve öğretmenlerle aile katılımı açısından iletişim sorunları yaşadıkları saptanmıştır. Araştırmada dil becerilerine yönelik aile katılım etkinliklerinin uygulandığı deney grubu ile etkinliklerin uygulanmadığı kontrol grubunun cümle başına düşen yargı sayısı, sözcük sayısı ve sözcük türleri sayısı öntest-sontest fark (erişi) puanları arasında anlamlı farklılık bulunmamıştır. Matematik becerilerine yönelik aile katılım etkinliklerinin uygulandığı deney grubu ile etkinliklerin uygulanmadığı kontrol grubunun TEMA-3 öntest-sontest fark puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark olmadığı bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: okul öncesinde aile katılımı, dil becerileri, matematik becerileri

Aile katılımıDil becerileriMatematiksel beceri+2
Raziye Günay Bilaloğlu
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessEN

The impact of reciprocal teaching strategies on language proficiency of young efl learners

The purpose of this study is to find out the possible effect of reciprocal teaching method on learners' views on language learning, and to see whether they will improve the basic language skills starting firstly with the reading skill itself. Providing a great variety of materials making it possible to implement the target strategies of reciprocal teaching, active participation of the learners into the process is aimed. Observing even his classes that learners were not given enough chances to acquire themselves active roles in instruction and gain the control over their own learning, the researcher as the teacher has been driven to look for modern collaborative methods, with which the classes would be more language classes. With consideration of current educational practices and readiness of learners for that change in language instruction, modified version of reciprocal teaching method has been implemented with a search for its possible positive impacts on TEOG performance of learners. Therefore, in order to be able to test the anticipated positive effects of target method on language instruction, a quasi-experimental research design procedure was carried out, in which two groups of learners whose language proficiencies were determined with a pretest to be similar to each other. The experimental group was exposed a reciprocal-based instruction, while the control group was continued to be instructed as it had regularly been. The language class structure of control group was called "traditional class structure" in this study in that no change in language education and teacher-learner roles was planned. So as to compare the progress both groups had made, a sample TEOG test was exposed before the intervention and the results were contrasted with those from actual TEOG. An attitude questionnaire conducted again before and after the instructional process was also interpreted to see possible change in learner views. Keywords: English language teaching and learning, reciprocal teaching, reciprocal intervention, regular instruction, EFL learners

LanguageLanguage skillsForeign language+7
Kadir Dokur
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Tema-temelli yaklaşıma dayalı İngilizce öğretimiyle öğrencilerin dil becerilerini ve küresel konulara ilişkin farkındalıklarını geliştirmeye yönelik bir eylem araştırması

Bu çalışmanın genel amacı içerik temelli dil öğretim yaklaşımının tema-temelli modeline dayalı olarak gerçekleştirilen İngilizce öğretimi ile yükseköğretim öğrencilerinde temel dil becerileri ve küresel konulara yönelik farkındalığın nasıl geliştirilebileceğini ve uygulamada karşılaşabilecek sorunların nasıl giderilebileceğini araştırmaktır. Bu genel amaç doğrultusunda, öğrencilerin tema-temelli modele dayalı olarak gerçekleştirilen İngilizce öğretiminin uygulanması sürecine ilişkin görüşleri de araştırılmıştır. Nitel araştırma desenlerinden biri olan eylem araştırması biçiminde desenlenen çalışma 2015-2016 akademik yılı bahar döneminde Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi Meslek Yüksekokulu'nun Turizm ve Seyahat İşletmeciliği programında eğitim alan ikinci sınıf öğrencileri ile yürütülmüştür. Araştırma verileri, yarı yapılandırılmış görüşme, gözlem, öğrenci günlüğü, araştırmacı günlüğü, öğrenci ürünleri ve küçük sınav formunda hazırlanan başarı testleri ile toplanmıştır. Uygulama öncesinde ihtiyaç ve ilgi anketleri yoluyla ders kapsamında çalışılacak temalar olarak farklılıklara saygı, toplumsal cinsiyet eşitliği ve küresel ısınma temaları belirlenmiştir. Uygulama yapılan sınıftaki mevcut durumu ortaya koymak için, temel dil beceri düzeylerini ölçmek amacıyla, küçük sınav niteliğindeki birinci başarı testi; küresel konulara ilişkin farkındalık düzeylerini belirlemek amacıyla yarı-yapılandırılmış görüşmeler uygulanmıştır. Uygulama aşamasında içerik temelli dil öğretim yaklaşımının tema temelli modeli doğrultusunda tasarlanan İngilizce ders planları 11 haftalık bir zaman diliminde 22 ders saatinde uygulanmıştır. Uygulamada eylem araştırması süreci döngülere dayalı olarak yürütülmüş, her döngüde belirlenen temalara yönelik hazırlanan ders planının uygulama aşaması izlenmiştir. Süreç içerisinde ortaya çıkan sorunları çözme amacıyla eylem planları geliştirilmiş ve sorun çözüldükten sonra bir sonraki döngüye geçilmiştir. Öğrencilerdeki dil gelişimi; başarı testleri, öğrenci ürünleri ve gözlemler yoluyla ölçülürken, farkındalık gelişimi; yarı yapılandırılmış görüşmeler, öğrenci ürünleri ve araştırmacı günlüğü ile takip edilmiştir. Eylem araştırması sürecini değerlendirmek için ise öğrenci günlükleri ve araştırmacı günlüğünden yararlanılmıştır. Toplanan nitel veriler içerik analizi ve betimsel analiz ile çözümlenmişken; başarı testleriyle toplanan nicel veriler üzerinde Wilcoxon işaretli sıralar testi ve t-testi yapılmıştır. Araştırma sonuçları, tema-temelli dil öğretim yaklaşımı kullanarak gerçekleştirilen İngilizce öğretiminin öğrencilerde temel dil becerileri gelişimini olumlu yönde etkilediğini göstermiştir. Uygulama sürecinde dil becerilerinin gelişimine yönelik karşılaşılan sorunların telaffuz ve topluluk önünde konuşma konusunda özgüven sorunu, derste anadil kullanımı, uygun olmayan kelime seçimi, formal yazım kurallarına dikkat etmeme ve çeviri programlarını kullanma ile ilişkili olduğu ve alınan önlemlerle bu sorunların eylem araştırması sürecinde çözümlendiği görülmüştür. Çalışmada, küresel konulara ilişkin farkındalık gelişimi ile ilgili olumlu sonuçlar alınmıştır. Öğrencilerin farklılıklara saygı kavramı ve farklılıkları oluşturan unsurlara ilişkin algılarında gelişme meydana geldiği, farklılıklara saygı ilkesine ters düşen örnekleri çeşit ve sayı bakımından artırdıkları belirlenmiştir. Uygulama öncesi toplumsal cinsiyet eşitliği kavramı, genel olarak kanun önünde kadın-erkek eşitliği ile sınırlandırırlarken, uygulamanın ardından bu kavramın kapsamı, hem kanunları hem de iş, aile ve toplumsal yaşamı birçok yönden kapsayacak şekilde genişletilmiştir. Uygulama öncesi küresel ısınma ile sera gazı arasındaki ilişki çoğu öğrenci tarafından kurulamazken, uygulamalar sonrası gerçekleştirilen görüşmelerde bu ilişkinin kurulduğu, ayrıca öğrencilerin küresel ısınmanın nedenleri, muhtemel etkileri ve küresel ısınmaya karşı alınabilecek önlemlere ilişkin farkındalık düzeylerinin arttığı ortaya çıkmıştır. Ayrıca uygulamalarda, öğrencilerin farklılıklara saygı ilkesi ile bağdaşmadığı fark edilen çeşitli ifade ve davranışlarının da süreçte tasarlanan çeşitli etkinlikler sonucunda ortadan kalktığı görülmüştür. Tema-temelli yaklaşımla işlenen İngilizce derslerinin öğrencilerde kendi önyargılarının farkına varma ve bunlardan vazgeçme, medyanın toplumsal cinsiyet eşitsizliğini yayma ve sürdürme konusundaki olumsuz etkilerini fark etme, medya tarafından empoze edilenlere eleştirel bir gözle bakabilme, küresel ısınmayı önlemek ya da etkilerini yavaşlatmak konusunda bireylerin sahip oldukları sorumluluklar konusunda bilinçlenme ve doğayı korumanın önemini daha iyi anlama gibi konulardaki farkındalık gelişiminin yanı sıra, öğrencilerin derse, dil öğrenmeye, küresel sorunların çözümü konusunda adım atmaya ve küresel sorunlar konusunda araştırma yapmaya yönelik motivasyonlarını arttırdığı şeklinde sonuçlara ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: İçerik temelli dil öğretim yaklaşımı, tema-temelli model, küresel eğitim, küresel konular.

Dil becerileriFarkındalıkKüresel hareketler+4
Fatma Başarır
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi dönem çocuklarının bakış açısı alma becerileri ile dil becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırma, okul öncesi dönem çocuklarının bakış açısı alma becerileri ile alıcı ve ifade edici dil becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu, 2016-2017 eğitim öğretim yılının ikinci döneminde Adana ili merkezinde bulunan Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı altı tane anaokuluna devam eden üç-dört-beş yaş grubundan 98 çocuk oluşturmaktadır. Çalışma nicel desende olup, ilişkisel araştırma türlerinden korelasyonel araştırma olarak gerçekleştirilmiştir. Veri toplama araçları olarak, araştırmacı tarafından hazırlanan "Genel Bilgi Formu", Aslan ve Köksal Akyol (2016) tarafından geliştirilen "Çocuklar için Bakış Açısı Alma Testi (ÇBT)", Dunn ve Dunn (1959) tarafından oluşturulup Katz, Önen, Demir, Uzlukaya ve Uludağ (1974) tarafından Türkçeye uyarlanan "Peabody Resim-Kelime Testi" ve araştırmacı tarafından hazırlanan "Dil Örneği Formu" kullanılmıştır. Veriler Nisan - Mayıs ve Haziran 2017 tarihlerinde çocuklarla gerçekleştirilen bireysel görüşmelerle elde edilmiştir. Ölçme araçlarından elde edilen veriler öncelikle betimsel istatistik ve normallik testi ile analiz edilmiştir. Elde edilen veriler normal dağılım gösterdiğinden, bakış açısı alma becerisi ile Peabody Resim-Kelime Testi arasında ve bakış açısı alma bcerisi ile çocuklardan alınan dil örneğine ilişkin toplam cümle sayısı, toplam kelime sayısı, sözcük çeşitdi sayısı ve bir cümledeki ortalama sözcük sayısı puanları arasındaki ilişki belirlemek için Pearson Korelasyon analizi yapılmıştır. Alıcı ve ifade edici dil becerileri puanlarının çocukların bakış açısı alma becerilerini ne ölçüde yordadığını belirlemek için de regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda çocukların bakış açısı alma puanları ile alıcı ve ifade edici dil becerileri puanları arasında pozitif yönde anlamlı ilişki olduğu saptanmıştır. Dahası bu ilişkinin üç yaş gibi erken bir dönemde başladığı belirlenmiştir. Son olarak alıcı ve ifade edici dil becerilerinin çocukların bakış açısı alma becerilerini anlamlı bir şekilde yordadığı belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Okul öncesi dönem, bakış açısı alma, dil becerisi

Bakış açısı alma becerisiDil becerileriOkul öncesi dönem+2
Meltem Emen
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokul dördüncü sınıftaki Suriyeli öğrencilerin Türkçe dersinde karşılaştıkları sorunlar

Bu araştırmanın temel amacı, devlet ilkokulları dördüncü sınıflarında öğrenim gören Suriyeli öğrencilerin Türkçe dersinde karşılaştıkları sorunları öğretmenlerin görüşleri doğrultusunda belirlemek ve bu sorunlara ilişkin öğretmenlerin çözüm önerilerini sunmaktır. Bu araştırma, tarama türünde bir araştırma olarak yürütülmüştür. Araştırmanın çalışma evrenini, 2019-2020 eğitim-öğretim yılında Kayseri ili merkez ilçelerinde (Hacılar, İncesu, Kocasinan, Melikgazi ve Talas) Millî Eğitim Bakanlığı'na bağlı, Suriyeli öğrencilerin olduğu resmi ilkokulların dördüncü sınıflarında görev yapan sınıf öğretmenleri oluşturmuştur. Örneklem seçimini basit seçkisiz örneklem yöntemiyle yapılmış ve belirlenen 57 ilkokulda görev yapan ve sınıfında Suriyeli öğrencisileri olan 170 dördüncü sınıf öğretmenini araştırmanın örneklemini oluşturmuştur. Araştırmada, araştırmacı tarafından geliştirilen anket formu kullanılmıştır. Suriyeli öğrencilerin Türkçeyi bilme ve öğrenme durumunun ve Türkçe dersinde okuma-dinleme ve yazma-konuşma çalışmalarındaki sorunlarının belirlenmesine yönelik toplanan verilerin analizinde betimsel analiz teknikleri (frekans ve yüzde) ve içerik analizi kullanılmıştır. Araştırma kapsamında ilkokul dördüncü sınıftaki Suriyeli öğrencilerin Türkçe öğrenirken yaşadıkları sorunlara yönelik ulaşılan sonuçlara göre; Suriyeli öğrencilerin Türkçe bilme, akademik başarı durumları, öğrenme istekleri ve çabaları "katılıyorum" düzeyindedir. Ayrıca öğrenciler Türkçe öğrenirken okuma ve yazma çalışmalarında daha çok zorlanmaktadırlar. Öte taraftan öğrenciler Türkçeyi kullanırken dinleme ve konuşma becerilerinde daha az problem yaşamaktadır. Öğrencilerin okuma çalışmalarında karşılaştıkları sorunlar; yavaş okuma, okurken harf eksiltme, heceleri doğru telaffuz edememe, sesli ve sessiz harfleri karıştırmadır. Öğrenciler, dinleme çalışmalarında dikkatlerini dinlenen metne verebilmekte ancak metinlerde geçen bazı kelimeleri ve uzun cümleleri anlamamaktadırlar. Öğrencilerin yazma çalışmalarında karşılaştıkları sorunlar ise; harflerin büyük veya küçük formlarını doğru yazamama, büyük-küçük harflerin kullanım yerlerini karıştırma, cümleleri doğru yazamama, kelimeleri eksik yazma, konuşulduğu gibi yazma, noktalama işaretleri ve ekleri yanlış ya da eksik kullanmalarıdır. Suriyeli öğrenciler derste söz almak isteyip konuşmakta ancak konuşurken her zaman kısa cümleler kullanmakta ve sorulan sorulara bir iki kelime ile cevap vermektedirler. Öğretmenlerin görüşleri doğrultusunda, Türkçe öğrenen Suriyeli öğrencilere yönelik olarak uyum ve Türkçe hazırlık sınıfı gibi uygulamaların planlanıp yürürlüğe konması önerilebilir. Anahtar kelimeler: Suriyeli öğrenciler, Türkçe dersi, ilkokul, dil becerileri.

Dil becerileriMültecilerSuriyeliler+7
Reham Alhussıen
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Erken çocukluk dönemindeki çocuklarda öykü anlatımına göre dil gelişimlerinin incelenmesi

Bu araştırmada erken çocukluk dönemindeki normal gelişim gösteren çocukların dil gelişimlerinin detaylı incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada okulöncesi eğitim kurumuna devam etmekte olan herhangi bir tanı almamış 4-5-6 yaşındaki çocukların dil gelişimleri yaş, cinsiyet, sosyoekonomik durum, anne-baba eğitimi, kardeş sayısı ve doğum sırası gibi değişkenler göz önünde tutularak incelenmiş ve duygusal ifadeleri araştırılmıştır. Araştırma verileri Sosyodemografik Bilgi Formu ve Çocuk Algı Testi kullanılarak elde edilmiş, çalışma grubunu İstanbul'da bir anaokulunda öğrenim gören 30 çocuk oluşturmuştur. Her çocuktan kartlara bakarak 10 hikâye anlatması istenmiş olup, toplamda 300 hikâye incelenmiştir. Verilerin analizinde, betimsel analiz ve içerik analizi kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda on üç tema oluşturulmuştur. Bu temalar; sevgi ve şefkat, sevmeme, hoşlanma, şaşkınlık, mutluluk/sevinç, üzüntü, tiksinti ve olumsuz izlenim, sitem ve pişmanlık, korku, heyecan, öfke, kendilik bilinci duygular ve abartılı anlatım içeren duygusal ifadeler olarak belirlenmiştir. Bu temalar çocukların öykülerindeki sözcüklere göre uygun kodlara ayrılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen bulgular literatür ışığında tartışılmıştır.

DilDil becerileriDil gelişimi+6
Taliye Akyıldız
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Öğrenme güçlüğü olan ve olmayan öğrencilerin pragmatik dil becerisi ile okuduğunu anlama arasındaki ilişki

Bu çalışmanın temel amacı, öğrenme güçlüğü olan ve olmayan öğrencilerin pragmatik dil becerileri ve okuduğunu anlama becerileri ile bu beceriler arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Çalışma grubunu 5. ve 6.sınıf öğrencilerinden oluşan 31 öğrenme güçlüğü olan ve 31 normal gelişim gösteren toplam 62 öğrenci oluşturmuştur. Araştırma nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modelinde yürütülmüştür. Veriler, Pragmatik Dil Beceri Envanteri ve Formel Olmayan Okuma Envanteri araç setleri kullanılarak toplanmıştır. Analizler sonucunda, pragmatik dil becerileri ve okuduğunu anlama becerilerinde öğrenme güçlüğü olan öğrencilerin normal gelişim gösteren öğrencilerden daha düşük puanlar aldıkları görülmüştür. Öğrencilerin pragmatik dil becerileri ve okuduğunu anlama becerileri arasındaki ilişki incelendiğinde ise öğrenme güçlüğü olan öğrencilerin Pragmatik Dil Beceri İndeksi ile okunan öykü içeren metin sorularına cevap verme becerileri arasında orta düzeyde ilişki, Pragmatik Dil Beceri Envanteri alt başlıklarından Sınıf İçi Etkileşim becerileri ile okunan öykü içerikli metni anlatma ve sorularına cevap verme becerileri arasında da orta düzeyde ilişki olduğu görülmüştür. Normal gelişim gösteren öğrencilerin PDB İndeksi ile okunan öykü içerikli metni anlatma ve bilgi içerikli metin sorularına cevap verme becerisi arasında orta düzeyde ilişki, Pragmatik Dil Beceri Envanteri alt başlıklarından Sınıf İçi Etkileşim ve Kişisel Etkileşim becerileri ile okunan öykü içerikli metni anlatma ve sorularına cevap verme, okunan bilgi içerikli metni anlatma ve sorularına cevap verme becerileri arasında orta düzeyde ilişki olduğu görülmüştür.

Dil becerileriOkuma-anlamaOkuma-anlama becerisi+4
Erdoğan Etlan
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Dijital hikâye anlatımının, iki dilli olan 48-60 ay çocukların ifade edici dil becerilerine etkisinin incelenmesi

Araştırmanın amacı dijital hikâye anlatımının 48- 60 aylık iki dilli çocukların ifade edici dil becerilerine etkisini ortaya koymaktır. Araştırma nicel araştırma yöntemlerindenön test – son test kontrol gruplu yarı deneysel desende gerçekleştirilmiştir. Araştırmagrubunu Kilis il Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı bir anaokulu ve bir ana sınıfında bulunan 48-60 aylık, normal gelişim gösteren 16 kız 14 erkek olmak üzere toplam 30 (Deney grubu 15, Kontrol grubu 15 ) iki dilli çocuk oluşturmuştur. Araştırmanın uygulama sürecinde 36 farklı hikâyeden yararlanılmıştır. Uygulama süreci 12 haftada tamamlanmıştır. Hikâyeler 2 farklı anlatım yöntemi ile gruplara anlatılmıştır. Deney grubuna dijital hikâye anlatımı yapılırken, kontrol grubuna geleneksel hikâye kitabı ile anlatım yapılmıştır. Çocukların ifade edici dil gelişimleri; kullanılan sözcük türlerine, toplam cümle sayısına, bir cümlede kullandıkları toplamsözcük sayısına ve bir cümledekullandıkları ortalama sözcük sayısına göre incelenmiştir. Hem ön test hem de son test verilerinin toplanmasında sessiz/sözsüz hikâye kitabı kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS 22.0 istatistik programı ilenon-parametrik testlerden, Wilcoxon İşaretli Sıralar Testive Mann Whitney U Testi kullanılmıştır. Sonuç olarak dijital hikâye anlatımının 48-60 ay grubundaki iki dilli çocuklarının ifade edici dil becerilerini üzerinde anlamlı düzeyde etkiye sahip olduğu görülmüştür. Dijital hikâye anlatımının deney grubundaki çocukların fiil, zamir, zarf, bağlaç türü sözcük kullanımlarında anlamlı bir artış sağladığı ve çocukların kullandıkları toplam cümle sayısı,iki ve üç kelimeli cümle sayısı,cümledeki toplam sözcük sayısı ve bir cümlede yer alan ortalama sözcük sayısında daartışa katkısı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: İki Dillilik, Dijital Hikâye Anlatımı, İfade Edici Dil, Okul Öncesi Eğitim

Dil becerileriHikaye anlatmaOkul öncesi dönem+5
Seda Can Canlı
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Otizm Spektrum Bozukluğu olan çocukların dil becerilerinin değerlendirilmesinde cümle tekrarlama işleminin çalışma belleği ile ilişkisi

Çalışmanın amacı, otizm spektrum bozukluğu (OSB) tanılı çocukların dil değerlendirilmesinde kullanılan cümle tekrarlama işleminin çalışma belleği ile ilişkisini incelemektir. Bu amaç doğrultusunda Aralık 2021-Şubat 2022 tarihleri aralığında Kahramanmaraş ilinde bulunan anaokulu ve ilkokullarından 4-7 yaş aralığında tipik gelişim gösteren (TGG) 20 çocuk ve Özel Özel Eğitim Rehabilitasyon Merkezlerine devam eden Türkçe Erken Dil Gelişimi Testi (TEDİL) eşdeğer yaş puanları 4-7 yaş olduğu belirlenen OSB tanılı çocuk ile çalışılmıştır. Çalışma belleği performansı anlamsız sözcük tekrarı listesi (AST) ile ölçülürken cümle tekrarlama performansı Aksu-Koç, Taylan ve Bekman (2002) tarafından hazırlanan cümle tekrarlama listesi ile ölçülmüştür. Toplanan veriler doğrultusunda OSB tanılı çocukların cümle tekrarlama işlemindeki performansı ve çalışma belleği performansı TGG çocuklar ile karşılaştırılmıştır. Analizler sonucunda, OSB tanılı çocuklar ile TGG çocuklar çalışma belleği performansında benzerlik gösterirken cümle tekrarlama işleminde OSB tanılı çocuklar anlamlı bir şekilde zayıf performans göstermişlerdir. Cümle tekrarlama işlemi ile çalışma belleği arasındaki ilişki incelendiğinde TGG çocuklarda bir ilişki olmadığı, OSB tanılı çocuklarda ise güçlü ve pozitif bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Bu çalışmanın sonucuna göre alanyazında dil becerilerini ölçtüğü düşünülen cümle tekrarlama işleminin OSB tanılı çocuklarda dil becerilerinin yanı sıra çalışma belleği performansı ile de ilişki olduğu bulunmuştur. Bunun sonucunda cümle tekrarlama işleminde sergilenen hatalar incelenerek OSB tanılı çocukların TGG çocuklara göre güçlük yaşadığı dil yapıları ve sergiledikleri hata türleri belirlenmeye çalışılmıştır.

Anlamsız sözcük tekrarıCümle tekrarlamaDil becerileri+3
Melis Başaran
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2023
00
DoctorateOpen AccessDE

Der einfluss der alternativen methoden auf die sprachfertigkeiten im Deutschen

Es gibt viele Studien über die Methodenanwendung im Fremdsprachenunterricht, aber die Anzahl der Studien zu alternativen Methoden ist begrenzt. Traditionelle Methoden, die im Fremdsprachenunterricht bis heute verwendet wurden, sind für die Schüler nicht effizient und wecken die Aufmerksamkeit der Schüler nicht mehr. Daher wurde nach alternativen Unterrichtsmethoden gesucht, die die Aufmerksamkeit der Schüler auf sich ziehen und ihre Fremdsprachfertigkeiten verbessern könnten. Das Hauptziel dieser Arbeit richtet sich auf die Erforschung der Effektivität der alternativen Methoden im Unterricht Deutsch als zweite Fremdsprache an den vier grundlegenden Sprachfertigkeiten von Schülern an Anadolu Gymnasien in der Türkei. Zu diesem Zweck wurde im Schuljahr 2018-2019 eine Pilotstudie und im Schuljahr 2019-2020 eine Durchführung in den Neunten Klassen an der 85. Yıl Milli Egemenlik Anadolu Gymnasium in Diyarbakır durchgeführt. In dieser Arbeit wurde eine semi- experimentelle Designmethode verwendet. Die Schüler wurden in zwei Gruppen eingeteilt, jeweils eine Untersuchungs- und eine Kontrollgruppe. In der Untersuchungsgruppe wurde mit alternativen Methoden (Community Language Learning, Suggestopädie, Fremdsprachenwachstum und die Process Writing Methode) und in der Kontrollgruppe dagegen mit den traditionellen Methoden (Kommunikative, Audiolinguale und Grammatik Übersetzungsmethode) 24 Wochen lang 2 Stunden pro Woche unterrichtet. Alle drei Monate wurde ein Erfolgstest mit den Gruppen durchgeführt und insgesamt wurden zwei Messungen durchgeführt, der erste Leistungstest im November und der zweite im Februar. Bei diesen Messungen wurden entsprechende Fragen gestellt. Die Daten der Forschung wurden unter Verwendung des Paketprogramms SPSS (Statistical Package for the Social Sciences) 17.0 analysiert und bei der Analyse wurde ein t-Test verwendet. Als Ergebnis der Analyse wurde bei der ersten Messung, die für die Untersuchungs- und Kontrollgruppe durchgeführt wurde, ein signifikanter Unterschied zwischen den Hör- und Sprechfertigkeiten dieser beiden Gruppen festgestellt, aber es gab keinen signifikanten Unterschied zwischen den Lese-und Schreibfertigkeiten. Als Ergebnis der zweiten Messung, die auf die Untersuchungs-und Kontrollgruppe angewendet wurde, war die Untersuchungsgruppe erfolgreicher beim Lesen, Schreiben, Hören und Sprechen. Es wird erwartet, dass diese Arbeit einen Beitrag zum Fremdsprachenunterricht leistet. Schlüsselwörter: Alternative Lehrmethoden, traditionelle Methoden, Fremdsprachenunterricht, die vier Sprachfertigkeiten.

Suzan İlhan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi dönemde iki dilli çocukların ana dillerinde dil beceri düzeylerinin incelenmesi: Dijital etkinlikler örneği

Bu çalışmada, okul öncesi̇ dönemde bulunan i̇ki̇ di̇lli̇ çocukların ana di̇lleri̇ndeki di̇l gelişim düzeyleri̇ dijital etkinlikler örneği üzerinden i̇ncelenmiştir. Bu araştırma, deneysel desende yer almakta olup deneme modellerinden olan deneme öncesi modellerden tek gruplu öntest-sontest modelindedir. Araştırmanın örneklemi Belçika ülkesi Flaman Bölgesi Ghent şehrinde yaşayan 42-72 aylık, okul öncesi dönemde bulunan ana dili Türkçe ikinci dili Felemenkçe olan 18 iki dilli çocuktan oluşmaktadır. Çocukların ana dillerinde dil gelişimleri Türkçe Erken Dil Gelişimi Testi (TEDİL) ile ölçülmüştür. Çocuğun demografik bilgilerine ilişkin verilere Kişisel Bilgi Formu üzerinden ulaşılmıştır. Araştırmada çocukların dil gelişimlerini desteklemek amacı ile Milli Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Eğitim programında yer alan dil gelişimi alanı ile ilgili kazanım ve göstergelerden yola çıkarak dokuz adet dijital etkinlik hazırlanmıştır. Araştırma grubunun demografik bilgilerine ait veriler ve dijital etkinlikler öncesi ve sonrası mevcut dil becerileri yüzde (%) ve frekans (f) değerleri şeklinde tablolarda verilmiştir. Cinsiyet ve anne-baba eğitim durumu faktörlerine göre dil becerilerinin incelenmesinde Fisher'ın Kesin Olasılık Testi kullanılmıştır. Dijital etkinlikler öncesi ve dijital etkinlikler sonrası dil gelişim düzeylerinin karşılaştırılması için parametrik olmayan istatistiklerden Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi yapılmıştır. Analizlerden elde edilen veriler bulgular bölümünde tablolarda verilmiştir. Sonuçlara göre; anne ve babanın eğitim durumu yönü ile çocukların sahip oldukları dil gelişimleri arasında anlamlı bir farklılık bulunmaz iken çocukların cinsiyetleri ile sahip oldukları dil gelişim düzeyleri arasında anlamlı farklılık olduğu görülmüştür. İki dilli çocukların dil gelişimlerini desteklemek amacı ile oluşturulan dijital etkinlikler öncesi ve sonrası çocukların sahip oldukları dil becerileri arasında önemli ölçüde farklılık olduğu ortaya çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: İki Dillilik, Okul Öncesi Dönem, Dil Gelişimi, Dil Edinimi

AnadilDijital eğitimDil becerileri+7
Merve İslamoğlu
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Eleştirel dinleme eğitiminin ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin eleştirel dinleme becerilerine ve dinlemeye ilişkin bilişsel yapılarına etkisi

Bu araştırmanın amacı, ilkokul dördüncü sınıf Türkçe dersinde uygulanan eleştirel dinleme eğitiminin öğrencilerin eleştirel dinleme becerilerine ve dinleme kavramına ilişkin bilişsel yapılarındaki değişime etkisini incelemektir. Araştırma 2023-2024 eğitim öğretim yılının güz döneminde Siirt ili merkez ilçesinde yer alan bir devlet okulunun iki farklı dördüncü sınıf şubesinde biri deney diğeri kontrol grubu olmak üzere 69 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmada öğrencilerin eleştirel dinleme becerilerini ve dinlemeye ilişkin bilişsel yapılarını derinlemesine inceleyebilmek için nicel ve nitel yöntemin bir arada kullanıldığı karma yöntem tercih edilmiştir. Araştırmanın verileri eleştirel dinleme testi, kelime ilişkilendirme testi, öğrenci ve araştırmacı günlükleri, yarı yapılandırılmış görüşme formu ve kişisel bilgi formu kullanılarak toplanmıştır. Araştırmanın uygulama süreci başlamadan önce Eleştirel Dinleme Testi yardımıyla her iki gruptaki öğrencilerin mevcut durumları incelenmiştir. Deney grubuna yönelik eleştirel dinleme becerisini geliştirmeye yönelik uygulamalar on hafta ve 40 ders saati sürmüştür. Uygulama sonunda eleştirel dinleme testi sonucunda deney ve kontrol grubu öğrencilerinin eleştirel dinleme testi toplam puanlarına ilişkin öntest ve sontest başarı puan ortalamalarının karşılaştırılması amacıyla t testi analizi yapılmıştır. Bununla birlikte deney ve kontrol gruplarının eleştirel dinlemenin alt boyutlarına ilişkin öntest ve sontest puan ortalamaları arasında anlamlı bir fark olup olmadığı MANOVA testi ile analiz edilmiştir. Deney ve kontrol gruplarının sontest puan ortalamaları arasında anlamlı bir farklılık çıkması sonucunda bu farkın kaynağını belirlemek amacıyla anlama, sorgulama, çıkarımda bulunma ve değerlendirme boyutları ANOVA ile karşılaştırılmıştır. Kelime ilişkilendirme testinde ise deney grubunun öntest ve sontest için ayrı ayrı olacak şekilde dinleme anahtar kavramına yönelik yazdıkları kelimelerin sıklıklarını gösteren frekans tabloları oluşturulmuştur. Bu frekans tabloları esas alınarak kesme noktası tekniği ile kavram ağları ortaya çıkarılmıştır. Araştırmanın nicel sonuçlarını derinleştirmek amacıyla nitel verilerden öğrenci günlükleri ve araştırmacı günlükleri her dersin sonunda, yarı yapılandırılmış görüşme formları ise deneysel işlemin sonunda gönüllü on iki öğrenci ile elde edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre eleştirel dinlemeye ilişkin toplam puan ortalamalarının karşılaştırılabilmesi amacıyla yapılan bağımsız gruplar t testi sonuçlarına göre, sontest toplam puan ortalamalarında gözlemlenen farkın deney grubu lehine olduğu tespit edilmiştir. Bunun yanında, deney ve kontrol grubu öğrencilerinin anlama, sorgulama, çıkarımda bulunma ve değerlendirme alt boyutlarına ait sontest başarı puan ortalamalarına ilişkin yapılan ANOVA testi sonucunda, tüm boyutlarda deney grubu lehine anlamlı farklılık olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca deney grubu öğrencilerinin kelime ilişkilendirme testi aracılığıyla dinleme kavramına yönelik ürettikleri kelimeler 176 kez tekrar etmiş iken, eleştirel dinleme eğitimi sonrasında aynı anahtar kavrama ilişkin üretilen kelimeler 247 kez tekrar edilmiştir. Deney grubu ile uygulama sonrası yapılan görüşmelerde eleştirel dinlemeyi anlayarak dinleme ve sorgulayarak dinleme kategorileri çerçevesinde algıladıkları belirlenmiştir. Bunun yanında ilkokulda eleştirel dinleme eğitiminin dördüncü sınıftan önce verilmesi gerektiği öğrenciler tarafından ifade edilmiştir.

Dil becerileriEleştirel dinleme/izlemeEleştirel düşünme
Mahmut Onur Gezen
Çukurova University
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim yabancı dil öğretiminde kullanılan İngilizce ders kitaplarının karşılaştırmalı olarak incelenmesi: Türkiye, Avusturya ve Afganistan örneği

Bu çalışmanın amacı; farklı profillere sahip üç ülkede (Türkiye, Avusturya ve Afganistan) yabancı dil öğretiminde kullanılan İngilizce ders kitaplarındaki eğitsel ve kültürel içeriklerin benzerlik ve farklılıklarını ortaya koymak, bu bağlamda ders kitaplarını değerlendirmeden sorumlu kurumlara, yayınevlerine ve öğretmenlere katkı sağlayabilecek önerilerde bulunabilmektir. Çalışmada, nitel araştırma yönteminden faydalanarak ders kitaplarına içerik analizi yapılmış ve elde edilen bulgular karşılaştırmalı olarak ortaya konulmuştur. Araştırmanın çalışma grubunu, İngilizcenin yabancı dil olarak öğretildiği ülkelerin ortaöğretim birinci sınıflarında 2019-2020 yıllarında okutulan, ilgili bakanlık onaylı, İngilizce ders kitapları oluşturmaktadır. Çalışmaya dahil edilen üç ders kitabından biri çalışmanın gerçekleştirildiği Türkiye'den Teenwise 9, ikincisi Avusturya'dan Englisch BHS 1: Start Up, üçüncüsü ise Afganistan'dan English for Afganistan 10'dur. Seçilen bu ders kitapları; içerdikleri kişi ve karakterlerin özellikleri, örtük mesajları, kültürel ögeleri, temel dil becerileri, dil alt becerileri ve öz değerlendirme etkinlikleri açısından analize tabi tutulmuştur. Elde edilen bulgular, üç ders kitabının benzer aynı zamanda farklı yönleri olduğunu ortaya koymaktadır. Çalışmada incelenen ders kitaplarında yer verilen kişi ve karakterler cinsiyetlerine, ait oldukları meslek gruplarına, yaş dönemlerine, gerçek veya kurgu ürünü olmalarına göre farklı dağılımlar ve özellikler göstermektedir. Örtük mesajlara üç ders kitabında da yer verilirken bu mesajların içeriği ders kitaplarına göre çeşitlilik göstermektedir. Kitapların hepsinde yerel kültür, hedef kültür ve yabancı kültür aktarımı yapılmakla beraber her kitapta öne çıkan kültür türü farklıdır. Ayrıca, üç ders kitabının yalnızca birinde tüm dil becerilerinin öğretimine yer verilmektedir. Ders kitaplarındaki dil becerileri öğretimi, benzer içeriklerle fakat farklı yaklaşımlarla yapılmaktadır. Kitaplar, öz değerlendirme etkinliklerine yer verme durumları ve bu etkinliklerinin yapısı açısından da farklılık göstermektedir. Elde edilen sonuçlar doğrultusunda, ders kitaplarında kadın ve erkek karakterlerin temsiliyeti konusunda adil bir tutum sergilenmesi, hedef kitleyi oluşturan ergenlik dönemindeki karakterlerin sunumuna daha fazla yer verilmesi; örtük mesajlarda evrensel kabul görmüş değerlerle birlikte sağlık ve göç gibi güncel konuların da işlenmesi, kültürel içeriklerin oluşturulmasında çok kültürlü bir portföy çizilmesi, beceri etkinliklerinde dinleme ve telaffuz bilgisini geliştirmeye yönelik etkinliklerin yer alması ve son olarak öğrencinin metabilişsel düşünme becerisinin gelişimini sağlayacak öz değerlendirme etkinliklerinin sunulması önerilmektedir.

AfganistanAvusturyaDil becerileri+7
Sümeyra Merve Koç
Düzce University · Institute of Graduate Studies
2023
00

Related subjects