Industry

60 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Narkotik niteliği taşıyan kenevir bitkisinin coğrafi özellikleri ve Çorum'daki türlerinin araştırılması

Adli Bilimlerde narkotik madde denilince ilk akla gelenler eroin, kokain ve esrardır. Esrarın hammaddesi THC miktarının yüksek olduğu kenevir bitkisinin çiçekleri ve en uç yapraklarıdır. Kenevirin esrar ile birlikte anılması kenevir teriminin geçtiği her yerde olumsuz bir tavırla karşılaşmamızın tek sebebidir. Ancak son yıllarda meydana gelen teknolojik gelişmelerle tohumlarda yapılan melezlemeler sonucu artık pek çok kenevir esrar hammaddesi olmaya uygun değildir. Yaptığımız araştırmalar, HÜBTUAM GC-MS sonuçları ve Fen Edebiyat fakültesi laboratuarından elde ettiğimiz FT-IR sonuçlarından da yola çıkarak ülkemizde ekilen kenevir tohumlarının esrar hammaddesi olarak kullanıma uygun olmadığını ortaya koyduk. Geçmişten günümüze kenevir bitkisini değerlendirdiğimizde; tekstil, ilaç, otomotiv, kozmetik, biyoyakıt, biyopolimer ve biyobozunur ürünler, erozyon örtüsü, yapı malzemesi, toprağın temizlenmesi gıda sanayi gibi birçok alanda kullanıldığını görüyoruz. Mısırdaki mumya örtülerinden, Türklerde çuval, sicim vb. yapımına, günümüzde ise biyoyakıttan, insan sağlığına ve doğaya zarar vermeyen kıyafet, temizlik ürünleri ve yiyeceklere varana kadar pek çok alanda kullanılmaktadır. Kenevir adeta yaşamın bitkiye dönüşmüş halidir. Her iklimde yetişebilir, kendisi büyürken çevresini de hem temizler hem de ekonomik anlamda büyütür. Tarım ilacına fazla gereksinim duymaz. Hızlı büyür, büyürken çevresindeki oksijen miktarını arttırır. Günümüzde 50.000 çeşit endüstri ürününde ve 250'den fazla ilacın yapımında doğrudan ya da dolaylı olarak kullanılabilmektedir. Ülkemizde kısa bir süre yanlış bilgilendirmelerle bu üründen uzak kalmış olsak da artık hem ülkemiz hem bölgemiz hem de şehrimiz için kenevir ile yeniden tanışmanın ve kaynaşmanın zamanı geldi. Yapılan bilimsel çalışmalar ışığında kenevir artık korkulan değil, korunan bitki olacaktır. Anahtar Kavramlar: Kenevir, THC, Esrar, CBD, Narkotik, Endüstri Bilim Kodu:20101

EndüstriEsrarKannabidiol+2
Gülhan Eşkil
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Rekabette endüstrinin yapısal analizi ve ambalaj endüstrisi örneği

Araştırmanın temel amacı rekabet stratejisi içerisinde ambalaj endüstrisinin yapısal analizini incelemektir. Ambalaj sektörü bir pastaya benzetirsek, önce pastada sahip olduğumuz payı (ciro olarak) korumak, sonra da bu payı arttırmaya çabalamak veya sahip olduğumuz pastayı korumaktır Ambalaj sektörde geçmişin bugünün ve geleceğin analizini yapabilmektir. Firmanın çalıştığı rekabet topluluğunu değerlendirerek, sektörden kaynaklanacak etkilerin en az zarar verebileceği bir pozisyona getirilmesidir. Ayrıca, strateji geliştirme sürecinde verimlilikle ilgili faktörleri, rakiplerin seçimini etkilemeye yönelik taktiklerden daha önemli gördüğü için, aynı zamanda strateji geliştirmeye ekonomik bir yaklaşım sunar.İlk bölümde rekabetin yapısal belirleyicileri olan potansiyel girişimciler, ikame ürünler, müşteriler, tedarikçiler ve bunların rekabet etme gücüne olan etkileri ayrıntılı olarak incelenmiştir. Mevcut rakipler arasındaki rekabet, sektör yapısının analizi, rakiplerin analizleri anlatılmıştır. İkinci bölümde endüstriyel yapısal analizi rekabet yapısı içerisinde endüstrinin değerlendirilmesi anlatılmıştır. Üçüncü kısımda ise rekabet stratejileri içerisinde ambalaj endüstrisi yapısal analizi anlatılmaktadır.Anahtar Kelimeler: Ambalajlama, Endüstri, Güç, Müşteri profili, Pazarlama, Rekabet, Teknoloji, Yapısal analiz.

Ambalaj endüstrisiEndüstriRekabet+4
Aynur Başol
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

XIX. yüzyılda Osmanlı Devleti'nde sanayi ve Zeytinburnu Demir Fabrikası

Tezimizin konusunu XIX. Yüzyılda Osmanlı Devleti'nde sanayi oluşturmaktadır. Konuya örnek olarak Zeytinburnu Demir Fabrikası verildi. Ekonomi ile siyasi olayların ve ıslahatların birbirine olan etkisinden dolayı bu konulara da yer verildi. Bu tezde Sanayi Devrimi'nin getirileri ve Osmanlı Devleti'nde oluşturduğu yenilik hareketleri sanayinin gelişmesi için yapılan hamleler anlatıldı. Mevcut ekonomik ilişkiler Sanayi Devrimi'nin getirisi ile değiştirdi. Buna ek olarak yapılan ticari anlaşmalardan dolayı uluslararası ticaret değişime uğratıldı. Devlet, sanayiyi geliştirmek için hem özel sermayeyi teşvik etmiş hem de kendisi sanayileşme yoluna gidildi. Esnaf Teşkilatı (Lonca)'nda değişim yapıldı. Şirketler oluşturulmuş ve üretime katkıda bulunmak için fuarlar düzenlendi. Tezimizin konusunu oluşturan fabrikalar Sultan Abdülmecid ve Sultan Abdülaziz döneminde kurulan fabrikalardır. Sultan Abdülmecid ve Sultan Abdülaziz döneminde kurulan tüm fabrikalar değil, dönemine göre farklı özelliklere sahip olan fabrikalar konu olarak alındı. Halı, bez ve cam fabrikaları dönemin yaygın ürünlerini üretmek adına oldukça önemliydi. Gazhaneler, henüz yeni başlayan sokak aydınlatması uygulamasını başlattığından belediyecilik adına önemli bir gelişmedir. Yine gazhaneler, telgraf fabrikası, değirmen, su ve tramvay şirketleri, Zeytinburnu Demir Fabrikası dönemin önemli yenilikleridir. Savaş sanayinde önemli yerleri bulunmaktadır. Mum, kahve, suma, mobilya ve boza üretimleri dönemin sosyal yapısında yenilik oluşturmuştur. Zeytinburnu Demir Fabrika-i Hûmayunu, büyük bir sanayi kompleksi olarak hem silah üretimi hem de tamiri görevlerini üstlendirildi. Ayrıca küçük ölçekte demir doğrama üretimi yapılmaktaydı. Fabrikaya zaman içerisinde ek binalar yapıldı. İlerleyen üretim döneminde savaş sanayisi için oldukça önemli olan topun dünyada ilk kez seri atışlı olarak üretimi de burada yapıldı. XIX. yüzyıl boyunca devlet sanayileşmek için büyük atılımlar yaptı. Yaşanan siyasi olayların etkisiyle ekonomi ve üretim etkilendi. Devlet zor ekonomik şartlar altında dahi sanayileşme hamlelerine önem verdi. Anahtar Kelimeler: Osmanlı Sanayi, Sanayi Devrimi, Zeytinburnu Demir Fabrika-i Hûmayunu.

19. yüzyılDemir endüstrisiEndüstri+4
Mine Su Mızrak
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Modern dünyanın bunalımı karşısında radikal bir eleştiri ve alternatif çözümler: Ivan Illich

Bu çalışma Toplum Felsefesi alanında olup, 20.yy'da yaşamış, Avusturyalı filozof ve toplum eleştirmeni olan Ivan Illich'in çağdaş batı kültürü ve kurumları ile modernite problemlerinden olan kapitalizm, endüstri, medeniyet, teknoloji ve tüketim toplumu gibi sorunlara yönelik eleştiri ve çözüm önerilerine yer vermeyi amaçlamaktadır. Çalışmanın ilk bölümünde Illich'in hayatı, eserleri ve entelektüel biyografisine yer verilecektir. İkinci bölümde modernite eleştirilerinden bahsedilecek olup, çalışmanın son bölümü olan üçüncü bölümde ise Illich'in bu sorunsala ürettiği çözüm önerileri ele alınacaktır. Bu çalışmada, Illich'in bir ideoloji olarak gördüğü yenilik fikri üzerinde durulmakla beraber bu kavramın toplumu gelenekten kopuşa sürükleme aşamaları incelenecektir. Bu aşamalar ise modernizmin bir sorunsal boyut getirdiği ekonomik, çevresel, sosyo-kültürel ve etik zemindeki bozulmalar üzerinde olacaktır. Bu problematikler mekanik bir dünya oluşturduğu için çalışmada insani değerlerin kaybı ve bireyin kendi ürettiklerine bağımlı olması etüd edilecektir.

EndüstriIllich, IvanKapitalizm+6
Dönüş Sarıtaş
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Endüstri 4.0 uygulamalarının tedarik zinciri performansına etkisi

Günümüzde, sürekli değişen ve gelişen teknoloji, bireyler ve işletmeler için birçok uygulamayı beraberinde getirmektedir. Ancak bu uygulamaları tedarik zinciri ve üretim süreci içerisine entegre etmek, ek maliyet oluşturabileceği gibi ek işgücü ihtiyacı da oluşturabilmektedir. Bu gibi nedenler teknolojiyi benimseme konusunda firmaların kararlarını etkileyebilmektedir. Bu çalışmanın amacı, Endüstri 4.0 uygulamalarının Tedarik Zinciri Performansına olan etkisini test etmektir. Bu tez çalışmasının bir diğer amacı ise firmaların çalışan sayısı, hukuki yapısı ya da faaliyet yılı gibi etmenler ile Endüstri 4.0 kullanımı ve Tedarik Zinciri Performansı arasında herhangi bir farklılık oluşup oluşmadığını incelemektir. Bu amaç için toplam 103 üretici firmaya anket uygulaması yapılmıştır. Bu anket sonuçları, SPSS İstatistik 22 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Firmalardan toplanan verilere, faktör analizi uygulanarak boyutlar elde edilmiştir. Bu veriler daha sonra Yüzde – Frekans Analizi, T-Testi, Korelasyon ve Regresyon Analizi gibi testlere tabi tutularak bulgular elde edilmiştir. T-Testi Analizi sonucunda Siber Fiziksel Sistemler teknolojisini kullanım düzeyinin firmaların faaliyet yılına göre istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır. Firmaların çalışan sayısı ile Büyük Veri, Siber Fiziksel Sistemler ve Bulut Bilişim boyutlarının kullanım düzeyi arasında da anlamlı bir farklılık olduğu bulunmuştur. Ayrıca Bulut Bilişim boyutu kullanım düzeyi ile firmaların hukuki yapısı arasında da yine anlamlı bir farklılık oluştuğu görülmüştür. Ancak katılımcı firmaların çalışan sayısı, faaliyet yılı ve hukuki yapıları ile Tedarik Zinciri Performansı arasında ise istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmadığı sonucu ortaya çıkmıştır. Yapılan Regresyon analizi sonuçlarına göre Yapay Zeka ve Bulut Bilişim boyutlarının Maliyet Performansı boyutu üzerinde, Bulut Bilişim Boyutunun Müşteri Performansı boyutu üzerinde anlamlı ve pozitif bir etkisi olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Korelasyon Analizleri sonuçlarına göre Bulut Bilişim, Siber-Fiziksel Sistemler, Büyük Veri ve Yapay Zeka boyutları ile Tedarik Zinciri Performansı boyutları arasında pozitif yönlü ve zayıf bir ilişki olduğu tespit edilmiştir.

Endüstri 4.0EndüstriPerformans+2
Fatma Büşra Kurt
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

İmalat sanayinde inovasyon: Sanayi kuruluşlarında inovasyon aktivitelerinin inovasyon performansı üzerindeki etkilerinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı; Türkiye'de imalat sanayi sektöründe inovasyon adına neler yapıldığını ortaya koymak ve inovasyon aktivitelerinin (türleri, işbirlikleri ve engellerinin) inovasyon performansı üzerinde etkilerinin olup olmadığını incelemektir.Çalışmada, inovasyon aktiviteleri ve inovasyon performansını ortaya koyan göstergeler Türkiye'nin ilk 500 büyük sanayi kuruluşu arasına giren 110 imalat sanayi kuruluşuna uygulanan anket çalışmasıyla belirlenmiştir. İnovasyon türlerindeki çoklu iç ilişkiyi ortadan kaldırmak için değişkenler faktör analizine tabi tutulmuş, aktivitelerin inovasyon performansı üzerinde etkilerinin olup olmadığının incelenmesi için regresyon analizi ve bağımsız iki örnek t- testi uygulanmıştır. Analiz sonucunda; inovasyon türlerinin ve işbirliklerinin inovasyon performansını olumlu etkilediği, inovasyon engellerinin ise beklenenin aksine inovasyon performansı üzerinde etkili olmadığı bulunmuştur.Anahtar Kelimeler: İnovasyon, inovasyon performansı, faktör analizi, regresyon analizi, bağımsız iki örnek t-testi

EndüstriEndüstri işletmeleriEndüstri kuruluşları+5
Seda Kanber
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

Dünya pamuk sektöründe seçilmiş ülkeler arasında pazar gücü analizi

Tarım sektörü, ekonomik anlamda büyümeyi etkilemesi, tarımsal işgücü ile gelir düzeyine katkı sağlaması ve ekonominin diğer sektörlerine olan talebi canlandırması sebebiyle son derece önemlidir. Bilinen en eski ve en yaygın tarım ürünlerinden biri olan pamuk, hem tekstil endüstrisine hem hayvancılığa hem de gıda sektörüne hammadde sağlamasıyla stratejik öneme sahiptir. Petrolün bir alternatifi olarak pamuk çekirdeğinden elde edilen pamuk yağı, gün geçtikçe artan miktarda biodizel üretilmesinde de hammadde olarak kullanılmaktadır. Buna ek olarak nüfusun artması ve hayat standardının yükselmesi, pamuktaki talebin de artmasına neden olmaktadır. Dünya çapında milyonlarca çiftçinin temel ihtiyaçlarını karşılayabildiği bir mahsul olan pamuktan elde edilen gelir, özellikle gelişmekte olan ülkelerde kırsal hanelerin refah düzeyine büyük katkıda bulunmaktadır. Ayrıca ülkelerin döviz kazanmak ve tekstil endüstrisi için hammadde sağlamak için bir ihracat ürünü olması da önem arz etmektedir. 1950'den beri dünya pamuk üretim istatistiklerine bakıldığında; ekim alanlarındaki sınırlı yukarı yönlü kaymaya rağmen üretimin yaklaşık dört kat arttığı görülmektedir. Dünya ortalama tohumlu pamuk verimi 2020 yılında hektar başına 2610 kg olarak bilinmektedir. 2020 yılında yüksek pamuk verimi elde eden ülkeler arasında Çin hektar başına 9080 kg ortalama verimle ilk sırada yer almaktadır. Tohumlu pamuk verimi açısından uzun yıllar ilk sırada yer almasına rağmen Avustralya 5340 kg/ha ortalama verimle listede ikinci sırada bulunmaktadır. Dünyanın en büyük pamuk üreticilerinden Hindistan ve pamuk ekim alanlarını genişleten Afrika ülkeleri dünya ortalamasının altında verimle pamuk yetiştirmektedir. Bu bağlamda, Dünya pamuk sektöründe seçilmiş üç ülke ABD, Brezilya ve Avustralya başlıca rekabetçi ülkeler olarak kabul edilmektedir. Araştırmada ülkelerin ihracat yapısı, 1991-2022 yılları arasındaki verileri kullanılarak, Goldberg ve Knetter modeliyle tahmin edilmektedir. Model kapsamında piyasaya hakim ülkeyi belirlemek için ARDL sınır testlerinden yararlanılmıştır. Modelde bağımlı değişken olarak pamuk fiyatı kullanılırken; bağımsız değişken olarak ülkelerin ihracat miktarı, pamuk üretici fiyatı ve reel efektif döviz kuru kullanılmaktadır. Analiz sonuçlarına göre pamuk sektöründe ABD, Brezilya ve Avustralya ve için piyasa talebi esneklikleri sırasıyla 4.53, 2.34 ve 2.39 olarak elde edilmiştir. Dolayısıyla pazara hakim ülke ABD olarak tespit edilmiştir.

EkonomiEndüstriPamuk+4
Ayşe Sert
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Endüstri 4.0 ve yönetimsel stratejilere etkileri

Gelişen teknolojilerin günümüzde geldiği noktalardan biri olarak gösterilen Endüstri 4.0, rekabet koşullarına uyum sağlamak isteyen işletmeler için ortaya atıldığı 2011 yılından bu yana gündemdedir. Tüketicinin kaliteli, farklı ve daha kısa sürede ürün elde etme talebine çözüm arayan bu devrim, gelecekle ilgili öngörülerde de bulunulmasını sağlamaktadır. İşletme için bu geçiş sürecini yönlendirecek olanlar temelde yönetim kademesidir. Geçmişteki gibi hiyerarşik düzenler yıkılmaya başlasa da, geçiş kararının alınıp uygulanması genelde yönetimden başlayarak tüm örgüte yayılmaktadır. Ege Bölgesi, sanayinin gelişim açısından önde olduğu, rekabet koşullarına uyum sağlamaya çalışması dolayısıyla araştırma evrenini oluşturmuştur. Hazırlanan tez temel olarak üç kısımdan oluşmaktadır. İlk kısım konunun anlaşılırlığını arttırmak için endüstrinin gelişimi ve günümüzde geldiği nokta olan Endüstri 4.0'ın bileşenlerinden oluşmaktadır. Bu kısımda ayrıca Endüstri 4.0 gelişimine etki eden sosyo – ekonomik tetikleyiciler ve etkileri anlatılarak teorik çerçeve oluşturuluştur. İkinci kısım; tezin asıl bölümü olup başta yöneticiler olmak üzere tüm çalışan ve işletme çevresine Endüstri 4.0' la birlikte yaşanan değişiklikler, yapılması gerekenler anlamında ışık tutmaktadır. Tezin uygulama bölümünü oluşturan son kısımda 15 işletme ile gerçekleştirilen görüşmelerin ve analizlerine yer verilmiştir. Gerçekleştirilen görüşmeler neticesinde Endüstri 4.0'ın beklenti ve kaygı düzeylerini değiştirdiği; her iki açıdan da artırdığı görülmüştür. Sonuç olarak, Endüstri 4.0'ın işletmelerde rekabet gücünü arttırıcı bir etkiye sahip olduğu ve gelecekle ilgili yönetici beklentilerinin de yüksek olduğu tespit edilmiştir. Etkisi yönetim uygulamalarının yan ısıra geleneksel iş bölümü ve iş tanımlarını da değiştirdiği ve değiştireceği yönündedir.

Endüstri 4.0EndüstriEndüstri sektörü+2
Merve Başoğlu
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sanayi sektöründe eğitimin istihdama etkisi: Gaziantep ili örneği

Gelişen ve gelişmekte olan ülkelerde sanayi sektörü büyük önem ifade etmektedir. Sanayisi gelişmiş ülkeler bilgi ve becerikli donanıma sahip işgücüne ihtiyaç duymaktadır. Bu donanımı sağlayacak en önemli kavram eğitimdir. Gerekli eğitim sürecinden geçen kişiler var olan nitelik ve yeteneklerini daha çok geliştirme fırsatını bulabilirler. Bu sayede nitelikli işgücü konumuna erişebilirler.Günümüzde kalkınmakta ve büyümekte olan ülkeler, gerekli ekonomik ve sosyal göstergeleri sağlamaya çalışmaktadır. Bu göstergelerin başında istihdam olgusunun geldiği söylenebilir. Özellikle eğitim ile sıkı bir ilişki içinde olan istihdam, toplumun huzuru ve refah düzeyi için de önem arz etmektedir. Bu amaçla özellikle sanayi sektöründe eğitimin etkisi incelenmeye çalışılmıştır. Bu doğrultuda, eğitimin istihdama etkisini belirleyebilmek için Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Türkiye İş Kurumu (İŞKUR), Gaziantep Sanayi Odası (GSO), Gaziantep Organize Sanayi Bölgeleri (GAOSB) gibi kurumların bülten, dergi, makale, faaliyet raporları kullanılmıştır. Elde edilen verilerle tablolar oluşturulmuş ve yorumlanmaya çalışılmıştır. Çalışmanın 4. bölümünde Türkiye'nin eğitim sistemi, eğitim durumu ve işgücü durumu analiz edilmiştir. 5. bölümde ise Gaziantep sanayi sektöründe faaliyette olan 100 tekstil firmasıyla anket yapılmıştır. Bu ankette, kadrolarına göre işgücünün eğitim düzeyi belirlenmiştir. Bunun sonucunda tablolar oluşturulmuştur ve eğitimin istihdama etkisi ölçülmeye çalışılmıştır. Anahtar kelimeler: Eğitim, İstihdam, Sanayi Sektöründe Eğitimin İstihdama Etkisi, Gaziantep Sanayi Sektörü

EndüstriEndüstri sektörüEğitim+4
Ali Osmanoğlu
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Bir endüstriyel sanayide vardiyalı çalışmalarda iş sağlığı ve güvenliğinin incelenmesi

Bu çalışmada, bir endüstriyel sanayide vardiyalı çalışmalarda iş sağlığı ve güvenliği (İSG) incelendi. Bu amaçla, işçilerin vardiyalı olarak çalıştığı entegre endüstriyel bir kampüs olan Sunar Grup bünyesindeki "Sunar Mısır Entegre Tesisleri San. ve Tic. AŞ." ve "Elita Gıda San. ve Tic. AŞ." de gündüz ve gece vardiyalarında olası İSG riskleri belirlenmeye çalışıldı. Bunun için Fine-Kinney metodu kullanıldı. Bu metot yardımıyla, gündüz ve gece vardiyalarında çalışma alanlarının risk değerlendirmesi hesaplandı. Ayrıca, kepek deposu ve ham yağ ünitesi için toz ve gürültü ölçümleri yapıldı ve değerlendirildi. Gündüz ve gece vardiyalarında çalışanlar arasında bazı algı farklıkları ve bunun işçiler üzerinde olumsuz fiziksel ve ruhsal etkileri değerlendirildi. Sonuç olarak, çalışanların servise biniş noktaları ile kepek deposu ve ham yağ ünitesinde maruz kaldıkları toz miktarı ve gürültü şiddetinin oluşturduğu algı, gündüz vardiyasında çalışanlar üzerinde olumsuz iken gece vardiyasında çalışanlar üzerinde olumlu olduğu görüldü. Gece çalışanların kişisel koruyucu önlem aldığı ve gündüz çalışanların yeterli önlem almadığı belirlendi. Gündüz çalışanların koruyucu donanımlarını kullanmaları için sık sık eğitim verilmesi, kepek ve ham yağ ünitelerinde gerekli önlemler alınarak toz ve gürültü kaynaklarının iyileştirilmesi önerildi.

EndüstriRisk analiziRisk faktörleri+3
Mehmet Zeki Acar
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Endüstriyel patlamalrı önleme, koruma yöntemleri ve saha uygulamları

Türkiye'de ve Dünya'da artan endüstrileşme beraberinde istenmeyen patlamalara yol açmakta ve patlamaların bir sonucu olarak can ve mal kayıpları daha fazla önem kazanmaya başlamaktadır. Patlamaların önlenmesi için yapılan literatür çalışmasında özellikle Türkçe kaynaklarda kuramsal verinin sahada uygulamasına yönelik çok fazla bilginin olmadığı görülmüştür. Bu nedenle iki farklı sektörde faaliyet gösteren işletmeler, kuramsal bilginin desteklenmesi amacıyla iyi uygulama örnekleri olarak seçilmiştir. Yapılan çalışma sonucunda, patlayıcı ortamların zararlı etkilerinden insanların korunması için temel ilke olarak ilk tercihin patlayıcı ortamın oluşumunun önlenmesi, mümkün olmadığı durumlarda tutuşturucu kaynakların ortadan kaldırılması ve en son patlamanın etkilerinin azaltılması için önlemler ele alınmıştır.

EndüstriGüvenlik önlemleriPatlama+1
Orkun Çağrı Güler
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de sanayi sektöründe faaliyet gösteren uluslararası stratejik işbirliklerinin başarısını etkileyen faktörlerin belirlenmesine yönelik bir araştırma

Bu çalışmanın amacı, Türkiye'deki sanayi sektöründe faaliyet gösterenişletmelerin uluslararası stratejik işbirlikleri yapmasının nedenlerininbelirlenmesi, stratejik işbirliklerinin başarısını belirleyen faktörlerin ortayaçıkarılması ve işbirliklerinin başarı (performans) düzeyinin belirlenmesidir.Bu çalışmanın evreninin belirlenmesi ve örneklemin elde ediliş yöntemi;Ekonomi ve Çalışma Bakanlığından elde edilen liste ile belirlenen 1000 adetkayıtlı firma; İSO listelerinde olan ancak Ekonomi ve Çalışma Bakanlığı'ndanalınan listede ismi olmayan firmaların internet ortamında araştırılarak ortaklığınınolup olmayışının tespiti şeklindedir.Bu çalışmanın sonucunda 109 adet uluslararası stratejik işbirliği yapan firmayöneticisinden anket yoluyla toplanan verilerin analizi en çok ortaklık kurulanülkelerin 1. sırada Almanya, 2.sırada İngiltere ve 3. sırada Çin ve İspanyaolduğunu göstermektedir. En çok kurulan stratejik işbirliği türü ise ortakgirişimdir. 2. sırada pazarlama işbirliği ve 3. sırada teknoloji işbirliği yeralmaktadır.Stratejik işbirliklerinin oluşturulma nedenleri sırasıyla rekabetçilik, yenilikçilikve öğrenme, pazarı genişletme ve finansal nedenlerdir. Stratejik işbirliklerininbaşarısını belirleyen unsurlar 6 boyut olarak bulunmuştur. Bunlar bilgi paylaşımıuyum-koordinasyon, birbirine bağımlılık, bağlılık ve bilgi paylaşımı, çatışmaçözümü, güven ve koordinasyon olarak ortaya çıkmıştır.Stratejik işbirliklerinin, işbirliği nedenleri ve işbirliği başarısı faktörlerindenbüyüme potansiyeli üzerine en çok koordinasyonun etkisi olmuştur. İşbirliğindengenel memnuniyet üzerinde ise birbirine bağımlılık ve çatışma çözümü boyutlarıaçıklayıcı olmuştur. İşbirliği başarısı (performansı) üzerinde ise yenilikçilik veöğrenme, birbirine bağımlılık ve çatışma çözümü etkili olmuştur.

EndüstriEndüstri sektörüPerformans+5
Afet Ayçe Başalp
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye ekonomisinde sanayisizleşme olgusu

Bu çalışmada, 1980'lerde neo-liberal politikalar sonucu ortaya çıkan sanayisizleşme olgusunun Türkiye ekonomisindeki varlığı araştırılacaktır. Sanayisizleşme kavramı genel olarak ekonomik faaliyetlerin imalat sanayiden hizmetler sektörüne dönüşümünü ifade etmektedir. 1990'lara kadar yapısal dönüşüm olarak adlandırılan bu kavram, 1990'lardan sonra küreselleşme ve kapitalizmin ilerlemesiyle birlikte sanayisizleşme ismini almış ve popüler bir söylem haline gelmiştir. Sanayizleşmenin tespitinde ise imalat sanayinin istihdam ve reel katma değer payındaki azalışları temel ölçüt olarak kullanılmaktadır. Sanayisizleşme olgusu gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde farklı şekillerde ortaya çıkmıştır, Türkiye'deki yansımaları ise 1980'li yıllardan itibaren görülmeye başlamıştır. Ekonomide sanayinin geri plana atılması ve hizmet odaklı büyüme modelinin tercih edilmesi Türkiye'nin krizlere karşı daha kırlıgan hale gelmesine neden olmuştur. Bu çalışmada Türkiye'deki sektörel gelişmelerin durumu ele alınarak, ekonomide sanayisizleşme olgusunun olup olmadığı ARDL sınır testi yaklaşımı ile araştırılmıştır.

EndüstriEndüstri politikalarıEndüstri sektörü+4
Anıl Kayıran
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Sanayi işletmeleri açısından çevre ve yeşil pazarlama

ÖZET Ekolojik sistemlerin kapasitesi, insanların üretim ve tüketim faaliyetlerindeki artışı karşılayamaz hale gelmiş ve dünyayı tehdit eden bir çevre krizinin eşiğine gelinmiştir. Bu nedenle işletmeler, faaliyetlerinin ve ürünlerinin çevre üzerindeki etkilerini ölçmeli, bu etkilerin azaltılması için iyileştirme çalışmaları yapmalıdır. Diğer taraftan da tüketiciler satın alma faaliyetlerinde, kişisel ihtiyaçlarını tatmin etmenin yanında, çevreye verecekleri zararı da göz önünde bulundurmalıdır. Toplumlar bilinçli ve sistemli çalışmalarla, varlıklarını sürdürmek için ihtiyaç duydukları kalkınma çabalarını çevreyi tahrip etmeden de yürütebilirler. Yeşil pazarlama, çevresel açıdan daha sorumlu bir bilinçle oluşturulmuş ürünleri satın almayı tercih eden tüketiciler (yeşil tüketiciler) için mal ve hizmetleri üretme, fiyatlandırma, dağıtma ve / veya satma faaliyetlerinin oluşturduğu bir süreçtir. Bu süreci izleyen işletmeler, çevrenin korunması felsefesini kurum kültürüne yerleştirmiş işletmelerdir. Tanımdan da anlaşılacağı gibi, işletmelerin yeşil uygulamalara geçişi ve bu konudaki başarısı tüketicilerin çevre bilinciyle doğru orantılıdır. Günümüzde gelişmiş ekonomilerde çevre bilinci üst düzeyde iken, az gelişmiş toplumlarda bireylerin önceliği çevreye duyarlılık değil, temel ihtiyaçların karşılanmasıdır. Yeşil pazarlamanın yaygınlaşması için, az gelişmiş ve gelişmekte olan toplumlarda öncelikle tüketicilere çevre bilinci aşılanmalı, ardından işletmeler bu doğrultuda yönlendirilmelidir.

EndüstriEndüstri işletmeleriSeramik endüstrisi+3
Emel Öztürk Yılmaz
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2003
00
DoctorateOpen AccessTR

Sanayi çalışanlarının rekreaktif aktivitelere katılımlarının örgütsel bağlılık ve tükenmişlik düzeylerine etkisi(Gaziantep uygulaması)

Bu araştırma Gaziantep ili sanayi sektöründe çalışanların rekreatif aktivitelere katılımlarının örgütsel bağlılık ve tükenmişlik düzeylerine etkisinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın evreni Gaziantep ili sanayi bölgesini kapsamakta olup araştırma örneklemi 28 orta ve büyük ölçekli işletmeden oluşmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak; katılımcıların demografik bilgilerini belirlemeye yönelik sorular, rekreatif aktivite katılım ölçeği, örgütsel bağlılık ölçeği, tükenmişlik ölçeği kullanılmıştır. İstatistiksel analizler için SPSS for Windows Version 11,5 paket programı kullanılmış ve p<0,05 istatistiksel olarak anlamlı kabul edilmiştir. Sanayi çalışanlarının çoğunlukla ilkokul mezunu, erkek olduğu, evli ve bir veya iki çocuğa sahip oldukları, çoğunluğunun kirada oturdukları, çoğunlukla kısa süreli aynı işyerinde çalıştıkları ve büyük bir oranının işçi ve asgari ücretle çalıştıkları ve tamamının mesaiye kaldığı görülmüştür. Sanayi çalışanları boş zamanlarında çoğunlukla pasif rekreasyon etkinliklerine katılmaktadırlar. Sanayi çalışanlarında yaş arttıkça rekreatif etkinliklere katılımlarında azalmalar olduğu, eğitim seviyesi ve ekonomik gelir seviyeleri yükseldikçe rekreatif etkinlikleri daha fazla tercih ettikleri, bekâr olanların evli olanlara oranla daha fazla rekreatif etkinliklere katıldıkları ve çocuk sayısı arttıkça rekreatif faaliyetlere katılım ve sıklığında azalmalar olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Sanayi çalışanlarında rekreatif aktivitelere katılım arttığı zaman işyerlerine karşı örgütsel bağlılıkları, devam bağlılıkları ve kişisel başarı hisleri artmakta, duygusal yönden tükenmeleri azalmaktadır. Rekreasyon aktivitelerine katılım sıklıkları arttığı zaman kişisel başarı hisleri de artmaktadır. Rekreasyon aktivitelerinin bıraktığı etkilere bakıldığında ise çalışanların örgütsel bağlılıklarını, işyerlerine karşı devam bağlılıkları ile kişisel başarı hislerini artırırken, duygusal tükenmelerini ve duyarsızlaşmaları azaltmaktadır. Rekreasyon etkinliklerini tercih etmelerinde çalışanların örgütsel bağlılıkları, duygusal bağlılıkları, devam bağlılıkları ve kişisel başarı hislerine olumlu katkı sağlamaktadır. Anahtar kelimeler: Boş Zaman, Rekreasyon, Örgütsel Bağlılık, Tükenmişlik.

Boş zamanları değerlendirmeEndüstriFiziksel rekreasyon+7
Hüseyin Öztürk
Gazi University · Institute of Health Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Huzurkent'in (Mersin) beşeri ve ekonomik coğrafyası

Huzurkent, Akdeniz bölgesinin Adana bölümünde Mersin ili idari sınırında yer almaktadır. 1968 yılında kurulan Huzurkent 1969 yılında belediye statüsü kazanmıştır. 2004 yılında Nacarlı ve Bağlarbaşı mahallelerinin dahil olmasıyla mahalle sayısı 7'ye yükselmiştir. 2012 yılında büyükşehir yasasıyla Huzurkent belediyesi kaldırılmıştır. Bu tarihten itibaren Mersin'in Akdeniz ilçesine bağlı mahalle ünitesi olarak yer almıştır. Günümüzde 38,78 km² yüz ölçümüne sahip olan Huzurkent'de 7 mahalle ünitesi bulunmaktadır. Alüvyal bir ova üzerinde kurulan Huzurkent, uygun iklim koşulları, topoğrafik bir engelin olmaması ve verimli topraklara sahip olması Huzurkent'in yerleşim alanı olarak tercih edilmesini sağlamış ve kısa sürede nüfuslanmasına imkan tanımıştır. Mersin-Adana kara yolu ve Mersin-Adana demiryolunun bulunduğu güzergahta yer alması, Huzurkent'in sosyo-ekonomik yapısında değişmeler meydana getirmiştir. Kurulduğu dönemde yoğun zirai faaliyetleriyle kırsal yerleşme özelliği gösteren Huzurkent, ulaşım fonksiyonunun sahaya etkisiyle birlikte ticaret, sanayi ve hizmet alanlarında gelişme göstermeye başlamış ve zamanla şehirsel bir karakter kazanmıştır. Sahada topoğrafik bir engelin olmamasına rağmen nüfusun mahallelere dağılışında farklılıklar görülmektedir. Nüfus daha çok Mersin-Adana karayolunun güneyinde ve Demiryolunun kuzeyindeki mahallelerde yoğunluk göstermektedir. Huzurkent'de ticaret, sanayi ve hizmet faaliyetleri gelişme göstermekle beraber günümüzde tarım, ekonomik faaliyet alanı olarak önemini korumaktadır. Huzurkent'de modern tarım yöntemleri uygulanmakta olup çeşitli sebze ve meyve tarımı yapılmaktadır. Huzurkent ulaşım fonksiyonları yönünden zengin bir sahadır. Sahada hem karayolu ulaşımı hem de demiryolu ulaşım sistemi mevcuttur. Bu ulaşım sistemleri ile birçok yerleşim alanına ulaşmak mümkündür. Uluslararası ticarette önemli bir konumda olan Mersin ve Tarsus şehirleri arasında yer alan Huzurkent, Mersin Tarsus organize sanayi bölgesinin sahada kurulmasıyla birlikte sahada ticaret ve sanayi faaliyetlerinin gelişmesini sağlamıştır. Ticaret, Mersin-Adana karayolu ve Atatürk Caddesi boyunca gelişme göstermiştir. Huzurkent'de perakende ticaret, günlük ihtiyaçlar, uzun süreli ihtiyaçlar, periyodik ihtiyaçlara yönelik ticari faaliyetler gelişmiştir. Sanayi, Mersin-Tarsus karayolu üzerinde ve Mersin-Tarsus organize sanayi bölgesinin bulunduğu alanlarda kurulmuş olup sanayi faaliyetleri hem Huzurkent hem de çevresinde yer alan yerleşim alanları için önemli bir istihdam alanı oluşturmaktadır. Mevcut olan sanayi kolları ise gıda, otomotiv, cam, petro-kimya sanayisi ve kimya sanayisidir. Anahtar kelimeler: Huzurkent, şehir, ulaşım, sanayi ve ticaret

Beşeri coğrafyaCoğrafi özelliklerEkonomik coğrafya+3
Nurdane Ateş
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Osmaniye'de sanayi

Araştırma sahası olarak belirlenen saha Osmaniye ve yakın çevresidir. Araştırma sahası Akdeniz Bölgesi Adana BölümüYukarı Ova Yöresinde bulunmaktadır. Yer şekil-leri, toprak, iklim ve ulaşım gibi coğrafi koşullarından dolayı yerleşmeye uygun şartlar taşıyan araştırma sahası ve çevresindetarım, hayvancılık ve buna bağlı olarak ticaret gibi ekonomik sektörler sanayi sektöründen daha fazla gelişme fırsatı bulmuştur. Sanayi ise1996 yılında Osmaniye'nin il merkezi yapılması ve özellikle 2000'li yıllardan sonra uygulanan teşvik politikaları sonucunda hızlı bir gelişme fırsatı bularak ekonomik ge-lişmedeki önemini artmıştır. Araştırma sahasını kapsayan Osmaniye, ana hatlarıyla kıvrım ve kırık dağlar, alüvyal malzemelerden oluşan eğimi az ovalar ve vadi vb gibi çeşitli morfolojik ünitelerden müteşekkil topoğrafik özelliklere sahiptir. Söz konusu özellikler iklim, bitki örtüsü su kaynakları nüfus ve yerleşme ile ekonomik faaliyetleri belirleyen coğrafi unsurların en önemlilerindendir. Ovalarda ekip biçme; dağlık alanlarda ormanın seyreldiği yerlerde hayvancılıkormanın sık olduğu ormancılık faaliyetleri yapılmaktadır. Son yıllarda nüfu-sun ve sermayenin artışı, devlet teşvikleri ve coğrafi şartların uygunluğu nedenleriyle sanayi faaliyetleri belirgin bir şekilde gelişmektedir. Bu durum, sanayinin istihdam oluşturma potansiyeli ve ihracattaki payının artmasıyla etkisini hissettirmektedir. Yaptığımız çalışma sonucunda Osmaniye sanayinin gelişmesi ile Türkiye sana-yisinin gelişmesinin genel özelliklerinin benzer özellikleri taşıdığı bulgusuna varılmıştır. 1996 yılına kadar modern bir şekilde üretim yapan ve işletilen fabrika sayısı çok azken 2004 yılından sonra fabrika sayılarının hızla arttığı görülmektedir. Bu gelişmenin en önemli nedeni organize sanayi bölgesinin kurulması ile coğrafi konumun da uygunluğu nedeniyle teşviklerin etkisinin fazla olmasıdır. Osmaniye'de sanayinin gelişmesi, çeşitli illerden göç alımına neden olurken ko-nut sayısının hızla artmasına, plansız kentleşmeye, niteliksiz konutların sayısının artma-sına neden olmuştur. Anahtar kelimeler: Osmaniye, Ekonomi, Sanayi, Çevre, Kentleşme

Ekonomik gelişmelerEndüstriKentleşme+5
Mehmet Emin Aydın
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Malatya'da sanayinin gelişimi

Bu doktora çalışması Malatya ilindeki sanayi faaliyetlerinin kuruluş, gelişim, mevcut yapı, gelecekteki durumu ve il içindeki dağılışını ortaya koymaya çalışmaktadır. Cumhuriyet öncesi dönemde sanayileşmiş devletlerin etkilerinden uzak kalmasının etkisi ile sınırlı da olsa atölye tipi üretim yapısının olduğu ilde, sanayileşme sürecinin asıl başlangıcı 1930'lu yıların sonlarına doğru yapılan kamu yatırımları ile gerçekleşmiştir. 1950-1960 yıllarda özel sektöründe farklı sanayi kollarında kendini göstermesi sürecin topyekûn gelişmesine katkı sağlamıştır. 1960 ve 70'li yıllar özel sektör ve kamu yatırımlarının birlikte devam ettiği ilde 1980 sonrasındaki gelişme tamamıyla özel sektör kaynaklı olarak gelişme göstermiştir. Özellikle 1988 yılında I. Organizenin kurulması Malatya'da sanayileşme sürecinin önemli bir dönüm noktasını oluşturmaktadır. Malatya Sanayi ve Ticaret Odasının 2010 yılı kayıtlarına göre 900 civarında sanayi tesisinin yer aldığı ilde ekonomik faaliyetler içinde imalat sanayi önemli bir ağırlığa sahiptir. Gıda ve tekstil sektörleri başta olmak üzeri diğer sektörlerinde gelişme göstermesi sanayi faaliyetlerinin bir kümelenme oluşturmasını sağlamıştır. Özellikle gıda sanayi içinde kayısı işleme tesisleri ile tekstil sanayindeki entegre firmaların sektörlerinde uzmanlaşma göstermeleri ve dünya ile rekabet edebilmeleri il sanayisinin önemli bir ölçeğe erişmesini sağlamıştır. Gıda sanayindeki kayısı işleme tesisleri ile tekstil sektöründeki entegre firmaların dışında makine, kimya ve diğer sektörlerde yıllık 10-50 milyon $ civarında ihracat gerçekleştiren firmaların çıkmaya başlaması ildeki sanayi faaliyetlerinin sadece gıda ve tekstil sanayine bağlı olarak gelişmediğini göstermektedir. Malatya ilinde sanayi tesislerinin dağılışı üzerinde etkile olan faktörlerin değişmesi sanayi siteleri, OSB'ler, sanayi güzergâhları ve diğer alanlarda dağılış gösteren sanayi tesislerinin de mekânsal olarak farklılaşmasına neden olmaktadır. İldeki bazı yeni yeni sanayi kümelenmeleri oluşurken bazı sanayi güzergâhlarında ise zayıflama meydana gelmektedir. Sanayi tesislerinin yer değiştirmesi ve yer değiştirme yönünün tespit edilmeye çalışıldığı bu çalışmada, ildeki sanayi tesislerinin lokasyonu ile ilgili dinamik bir süreç ortaya çıkmaktadır. Doğu Anadolu Bölgesi illeri içinde önemli düzeyde sanayileşen Malatya ili bölge illerine göre önemli farklılıklar oluşturmaktadır. Özellikle batı illerinde sanayi faaliyetlerindeki saçılma, taşınma ve yönelme alanları içinde avantajlı bir konuma sahip olan Malatya ili 2010 sonrasında bir çok firmanın yatırım yapması, gelişmenin sadece kamu, yerel dinamikler ve sanayiciler eliyle değil aynı zamanda diğer illerden gelen sanayi yatırımları ile de gelişmesini sağlamıştır. Malatya ilinin yurtiçi ve yurtdışındaki diğer il ve ülkelerle olan bağlantılarının (hammadde, pazar vs) tespit edilmesi ilin hinterlandı belirlenmesi açısından önem taşımaktadır. Ekonomik platformlarda ülkelerin değil şehirlerin yarıştığı bir ortamda ilin doğru tanınması, etki sahasının, güçlü ve zayıf olduğu alanların tespiti ildeki sanayi varlığının geleceği açısından önem taşımaktadır. Satranç tahrasının ülkeler, taşların ise şehirler olduğu günümüzde şehirler ülkelere göre çok daha fazla öne çıkmaktadır. Sonuç olarak Malatya sanayisi ele alan bu çalışma il düzeyinde bir çalışma olmasına rağmen Türkiye sanayisinin ve yer yer de etki alanına göre dünya sanayisi ile birlikte ele alınarak ortaya konulmaya çalışıldığı için Türkiye sanayisinin bir anekdotu niteliğindedir. Bütünün anlaşılmadan parçanın anlaşılamayacağı veya anlamlandırılamayacağı bir ortamda parça ve bütün ancak bir bütün olarak değerlendirildiği zaman resim anlam kazanacaktır. Anahtar Kelimeler: Coğrafya, Sanayi Coğrafyası, Malatya, Sanayinin Gelişimi, İmalat Sanayi, Sanayi Dağılışı,

Ekonomik coğrafyaEndüstriEndüstri coğrafyası+3
Remzi Hanilçi
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
DoctorateOpen AccessTR

Osmanlı idaresinde safed (1516-1600)

Günümüzde İsrail'in kuzeyinde küçük bir şehirdir. Haçlıların bölgeye gelişlerine kadar erken İslamî dönemi hakkında çok az bilgi vardır. Safed'in Haçlılar için asıl önemi Taberiye-Tibnin ve Şam-Akka yolları ile Yakup Kızları Köprüsü'nü kontrol altında tutmasından kaynaklanıyordu.Sultan Baybars, 1266'da şehri Haçlılardan geri aldı ve kaleyi yenileyerek yeni binalar yaptı. Bu sayede Safed, Sur, Akka, Taberiye, Tibnin ve Şakif'in bağlı olduğu yeni eyaletin merkezi haline geldi.1516 yılında Yavuz Sultan Selim'in Mısır Seferi ile Osmanlı topraklarına dâhil olan Safed, 1918'de İngilizlerin işgaline kadar Osmanlı hâkimiyetinde kaldı. Küçük bir şehir ve kaza statüsünde olan Safed, XVI. yüzyıldaOsmanlı yönetiminde Şam eyaletine bağlı sancak statüsü kazandı. Safed, bu dönemde tekstil endüstrisi sayesinde zenginleşti. Bol su kaynakları, limanlara erişilebilirlik ve İber yarımadasından gelen Yahudi ustalar bunda etkili oldu. Bütün bunlar Safed'e Yahudi göçünü arttırdığı gibi, Yahudi mistisizmini de zenginleştirdi.Anahtar Sözcükler: Safed, Haçlılar, Memlûklar, Osmanlı, Tekstil

DemografiEndüstriEndüstri ekonomisi+10
Ünal Taşkın
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

XVI. yüzyılda Anadolu`da sanayi

Ill ÖZET Doktora Tezi XVI. Yüzyılda Anadolu'da Sanayi Ümit KOÇ Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Tarih Ana Bilim Dalı 2003; Sayfa: XXIV+279 XVI. Yüzyılda Anadolu'da Sanayi isimli doktora tez çalışmamız sekiz bölümden meydana gelmektedir. XVI. yüzyılda Anadolu'da faaliyet gösteren belli başlı sanayi işletmelerini (savaş sanayii, dokuma sanayii, deri sanayii, yağ ve yağ mamulleri sanayii, içki sanayii, çini ve seramik sanayii, değirmenler ve tuzlalar) ele alıp incelediğimiz bu çalışmamızda, dönemin sanayii anlayışı elde edilen veriler doğrultusunda metodik olarak sunulmaya çalışılmıştır. XVI. yüzyıl Anadolu sanayii üzerine genel bir çalışmanın şu ana değin yapılmamış olması, bu çalışmanın yapılmasını teşvik etmiştir. Ağırlıklı olarak arşiv vesikaları (Mühimme Defterleri, Tapu-tahrir defterleri, Şer'iye sicilleri ve Mukataa kayıtları) ve tetkik eserler kullanılarak meydana getirilen bu çalışmada, metot olarak öncelikle tetkik eserlerde sunulan bilgilerden istifade edilmiş, eksik kısımlar yapılan arşiv çalışmalarıyla giderilmeye çalışılmıştır. Ayrıca konunun daha iyi anlaşılabilmesi için çalışmada çok sayıda tablo ve harita kullanılmış bazen ilgili resimlere de yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Anadolu, Sanayi, teknoloji, üretim, hammadde.

Boya endüstrisiDeri endüstrisiDeğirmenler+7
Ümit Koç
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2003
00
DoctorateOpen AccessTR

Ankara`nın bütüncül tarihi çerçevesinde Ankara Tahrir Defterler`inin analizi (TÜSOKTAR veri tabanına dayalı bir araştırma)

Osmanlı sosyal ve iktisat tarihi açısından önemli bir kaynak olan tahrir defterlerine dayalı olarak yapılan çalışmamızda Ankara sancağı'nın XV. ve XVI. yü2yıllardaki sosyo-ekonomik yapısı ortaya konulmaya çalışılmıştır. Bu çalışmanın hazırlanış aşamasında araştırmanın da dahil olduğu TÜSOKTAR Projesi'nin veri tabam esas alınmıştır. Söz konusu veri tabam, tahrir defterleri için özel olarak hazırlanmış olan entegre bir veri tabanıdır. Bu sayede, defteroloji çalışmalarına farklı bir bakış açısıda ka2andınlrnıştır. Çalışma, dönem olarak 1463 {MAD 9), 1523/30 (TD 117/MVAD 438) ve 1571 (TD 74) tarihleri arasım kapsamaktadır. Çalışmada Ankara tahrir defterlerinde bulunan veriler genel olarak üç başlık altında incelenmeye çalışılmıştır. Bu başlıklardan biri, defterlerde yer alan idarî ve coğrafi veriler üzerinedir. Bu bölümde öncelikle Ankara sancağı'nın idarî yapısı ve bu idarî yapının tahrir dönemlerine göre geçirdiği değişimler ortaya konulmaya çalışılmıştır. Ayrıca sancakta bulunan yerleşmeler tespit edilerek bu çerçevede Ankara mahalleleri, kasaba ve köyleri, mezraaları, kışlak ve yaylakları, çiftlikleri ve konar-göçer yerleşmeleri incelenmiştir. İkinci bölümde demografik veriler üzerinde durulmuştur. Bu anlamda hem şehir nüfusu hem de kır kesimine ait verilerden hareketle sancağın XV. ve XVI. yüzyıllardaki tahminî nüfus durumu tespit edilmeye çalışılmıştır. Bu çerçevede şehir ve kır kesiminde bulunan sosyal gruplar, vergi grupları ve görevliler de incelenmiştir. Son bölümde defterlerin malî verileri değerlendirilmeye çalışılmıştır. Bu bağlamda öncelikle sancak genelinde alman raiyyet rüsumu, arızî vergiler, taran, hayvancılık, ticaret ve sanayi ile ilgili vergiler tespit edilmiştir. Son olarak ise vergilerin tahsis edildiği dirlikler ve gelirler etraflıca tespit ve analiz edilmeye çalışılmıştır.Sonuç kısmında ise çalışmanın farklı bölümlerinde ele alman konuların neticelerinden hareketle XV. ve XVI. yüzyılda Ankara sancağının idarî, coğrafî, demografik ve malî verilerinin genel bir analizi yapılmaya çalışılmıştır.

AnkaraCoğrafi özelliklerDemografi+7
Emine Erdoğan
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

KOBİ`lerde uygun üretim teknolojisine geçişte ortak girişim mesleki eğitim ve enformasyon ağlarının önemi

ÖZET KOBİ'lerin küreselleşmiş ekonomik yapıda rekabet edebilme şansları, diğer ülkelerin KOBİ'leriyle işbirliğini gerçekleştirerek kendi olanaklarını diğer ülkelerin KOBİ'leriyle birleştirip, iki uluslararası ortak olarak faaliyette bulunması günümüzde Ortak Girişim (Joint Venture) denilen stratejinin oluşumunu sağlar. Bu strateji ile işletmeler ortaklaşa teknolojik mesleki eğitim ve bilgilendirme ağları ile karşılıklı iletişim olanağını ek bir maliyete katlanmadan elde eder. 1987 - 94 yıllan arasında uygulamaya sunulan programlar çerçevesinde teknolojik tranfser açısından ortak girişimler için önemli bir yere sahip olan BC NET bilgilendirme ağırım denenmesi gerektiği vurgulanmak istenmiştir. Bu amaçla çalışmanın birinci bölümünde KOBİ'lerde uygun üretim teknolojisine teknolojik transferi kanalları ile ulaşım ve ortak girişim stratejisinin tanıtılmasına yer verilmiştir, ikinci bölümde KOBİ'lerde teknolojik gelişmeye uygun mesleki eğitim ve bu eğitimin gerçekleşmesinde üniversite-sanayi işbirliği konusundaki teorik yaklaşımlar ele alınmıştır. Üçüncü bölümde KOBİ'lerde uygun teknoloji ve teknolojik mesleki eğitimi desteklemek amacıyla bilgilendirme ağlan konusu incelenmiştir. Tez çalışmasının dördüncü ve son bölümünde ise Kayseri'de faaliyet gösteren KOBİ'lerde uygun teknolojiye geçişte ortak girişim stratejisi, teknoloji mesleki eğitim ve bilgilendirme ağlan programlarının önemine yönelik bir alan çalışması yapılmıştır.

Bilgi ağlarıEndüstriKOBİ+5
Naci Atalay Davutoğlu
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1997
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye sanayiinin stok-akım katsayılar matrisinin hesaplanması

Türkiye sanayiindeki önemli 41 sektörün bir "birim üretim için gerekli olan sermaye ihtiyacının hangi sanayilerden ve ne oranda alındığı tesbit edilmiştir. Stok olan yatırım İle mimn - olan -üretim arasındaki ilişkinin analizi Türk sanayiinde ger çekleşmiş önemli yatırım projelerine göre ortaya koyulmuştur. Stok akım katsayılarının hesabından önce herhangi bir sanayide bir birim yatırım yapmak için diğer sektörlerden alı nan sermaye malı oranı tesbit edilmiştir. Bir birim yatırım için ne oranda diğer sanayilerden sermaye gerektiğini gösteren matris, sermaye yapısı matrisi olarak tanımlanır. Bu matris ^ sermaye/üretim oranları matrisi ile çarpılarak stok-akım kat sayılar matrisi elde edilmiştir. Stok-akım matrisinin sonuçlarına göre Türkiye sanayiinde.üretim ve yatırım ihtiyacının tatmini (doyurulması) için elekt rikli makina sanayiine, elektriksiz makina sanayiine, bina ve bina dışı inşaata, taşımacılık ve bankacılık sektörlerine ya tırım yapmak gerekecektir. Çünkü sanayicin hemen hemen bütün dalları bu sanayilerin ürünlerini kullanmaktadır. Türk sanayiinin stok-akım katsayıları üçer yıllık periyot larla ortaya koyulmalı, buna göre de yıllık programlar r eviz e edil melidir.Bu hususta yapılacak çalışmalarla plan ve programların rasyonelliği ve güvenilirliği sağlanmış olunacaktır.

EndüstriStok-akım katsayılarıTürkiye
Mustafa Turhan
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
1985
00
Master'sOpen AccessTR

Endüstri 4.0'ın kavranması noktasında üniversite eğitimi faktörünün etkisi: Bir devlet üniversitesi paydaşları üzerine bir araştırma

Bu çalışma, günümüzde etkisini göstermeye başlayan ve geleceğe yön verecek olan sanayinin dördüncü (4.) devriminin bilinirliğine üniversitede alınan eğitimin etkisini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Bu amaç doğrultusunda kuramsal olarak temeli oluşturulan çalışma, güvenirliliği ölçümlenmiş 29 anket sorudan oluşan anket formu ile Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi içerisinde yer alan İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Mühendislik Fakültesi ve Güzel Sanatlar Fakültesine kayıtlı, örneklem büyüklüğü ölçümü ve denge yaklaşımı gözetimlerine dayandırılarak 250 öğrenciden veriler toplanmıştır. Örneklemin oluşturulmasında tesadüfî olmayan örnekleme yöntemlerinden kolayda örneklemeden yararlanılmıştır. Elde edilen verilerin analizinde ve hipotezlerin incelenmesinde GraphPad Prism 8.0 istatistik programı kullanılmıştır. Fakülte içi ve fakülteler arası analizlerin yapılmasında normal dağılım ve homojenlik kriterlerinden dolayı parametrik test uygulaması tercih edilmiştir. Verilerin analiz sonucu; derslerinde ve bölümünde endüstri 4.0'a yönelik çalışmalar gerçekleştirilen öğrencilerin diğer öğrencilere göre bu kavrama karşı farkındalığının daha pozitif seviyede olduğu görülmüştür. Ayrıca teknoloji kullanımı da endüstri 4.0'ın bilinirliğinde etkilidir. Bu çalışma ile birlikte öğrencilerde endüstri 4.0'a yönelik bir ilgi ve araştırma isteği oluşmuştur. Araştırmanın sonuç bölümünde, elde edilen bulguların teori ve uygulama alanına katkıları tartışılmış, kavramın bilinirliğine yönelik olarak önümüzdeki süreçte üniversite eğitimi alan ve katma değer niteliği taşıyan beyin gücünün yetiştirilmesinde neler yapılır ve nasıl yapılır noktalarını içeren öneriler sunulmuştur.

BilecikEndüstri 4.0Endüstri+4
Oğuzhan Acar
Bilecik Şeyh Edebali Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00

Related subjects