Fabrics
76 theses under this subject heading
Farklı elyaf tipi ve kumaş yapılarının dokuma filtrelerin performansına etkilerinin incelenmesi
Tekstil sektörünün en hızlı büyüyen alanlarından biri olan teknik tekstiller, günümüzde tıp, taşımacılık, paketleme, koruyucu giysiler, tarım, inşaat, spor malzemeleri, jeotekstiller ve sanayi gibi birçok alanda kullanılmaktadır. Teknik tekstilin kapsamına giren filtrasyon tekstilleri ise günümüzde her sektörde kullanılmaktadır. Filtre yapıları farklı üretim yöntemleriyle (dokuma, örme, dokusuz yüzey) üretilmektedir. Tekstil üretim metoduyla elde edilen filtre yapıları oldukça geniş bir kullanım alanına sahip olmaktadır. Filtrasyon işlemi, bir akışkanda bulunan belirli boyutlara sahip parçacıkların filtre yapıları kullanılarak bu akışkandan ayrılması ve akışkanın saflığının arttırılması işlemi olarak tanımlanmaktadır. Filtrasyon işlemi sonucunda katma değeri yüksek parçacıkların geri kazanımı ve endüstriyel atıkların doğaya atılmadan önce temizlenmesi sağlanmaktadır. Tez çalışması kapsamında, temel üretim parametrelerinden elyaf tipi ve kumaş yapısının dokuma filtre performansına etkileri incelenmiştir. Bu amaçla farklı monofilament iplik (polipropilen, poliester, poliamid) ve farklı konstrüksiyon yapısı (bezayağı, dimi, ribs ve panama) kullanılarak dokuma filtre kumaşları üretilmiştir. Üretilen dokuma filtre kumaşlarının verimliliğini incelemek amacıyla performans testleri yapılmıştır. Tez çalışması kapsamında temel kumaş parametreleri ve dokuma filtre etkinliği arasındaki ilişkiler somut bir şekilde ortaya konarak, madencilik sektörüne yönelik yüksek performanslı filtre üretimi için önemli bir bilgi birikimi oluşturulması hedeflenmektedir. Filtre kumaşlarına yapılan analizler sonucunda filtrasyon performansını arttıran parametreler tespit edilerek, bu konudaki bilimsel çalışmaların ilerleme yönü hakkında araştırmacılara ve üreticilere yol göstermesi hedeflenmiştir.
Perde olarak kullanılan dokuma kumaşların seçilmiş dayanım ve estetik performans özelliklerinin araştırılması
Ev tekstili Türkiye'de tekstil üretiminin ve ihracatının en önemli kalemlerinden biridir. Perdelik kumaşlar ev tekstili sektöründe oldukça geniş bir paya sahiptir. Tüketicilerin perdelik kumaşlardan beklentisi hem estetik olarak hoş görünmesi ve kullanım ömrünüm uzun olmasıdır. Bundan dolayı bu kumaşlar için en önemli iki parametre dayanıklılık ve estetik olmasıdır. Perdelik kumaşlardan beklenen en önemli estetik özellik dökümlülüktür. Kumaşların esnekliği ve ağırlığı bu özelliğin kazandırılmasında etkilidir. Bunun yanında buruşmazlık özelliği de perdelik kumaşlar için önem taşır. Ancak, bunların yanında tüketici yüksek dayanım performansı da beklemektedir. Kumaş mukavemeti, kumaşların kullanım sırasında gösterdiği performans ve dayanıklılığının belirlenmesinde önemli bir unsurdur. Bu çalışmada perdelik olarak kullanılan, farklı elyaf tiplerindeki kumaşların dökümlülük, mukavemet ve buruşma özellikleri araştırılmıştır.
Tekstil boyama ve baskı işletmelerinde yaşam döngüsü değerlendirmesi çalışması
Dokuma kumaşların baskı işletmesinde ve örme kumaşların boyahane işletmesinde geçtiği her bir işlem basamağının çevresel etkilerinin ortaya çıkarılması, çevresel etkiler açısından işlemler arasındaki kabul edilebilir farkların açığa çıkarılması, numunelerin çevresel etkilerinin çeşitli kumaş parametreleri ile ilişkisini incelemek amacıyla Trakya Bölgesinde faaliyet gösteren iki farklı firmaya ait boyahane ve baskı işletmelerinde fonksiyonel birimi 1 kg renkli kumaş olan toplam 11 adet kapıdan kapıya yaşam döngüsü değerlendirmesi yapılmıştır. Çalışma, ISO 14044:2006 Çevre Yönetimi-Yaşam Döngüsü Değerlendirmesi-Gereksinimler ve Kılavuzlar Standardına bağlı kalınarak, GaBi ts 9.5 profesyonel versiyonu ile gerçekleştirilmiştir. Yaşam döngüsü envanteri birincil veriler, işletme raporları ve GaBi profesyonel veritabanından yararlanılarak oluşturulmuştur. Yaşam döngüsü etki değerlendirmesi CML2001-Ağustos 2016 etki metodolojisine göre yapılmıştır. Trakya Bölgesi yerel çevre sorunlarına gösterge oluşturması açısından çevresel etki kategorilerinden, asidifikasyon potansiyeli (AP-kg SO2eş.), ötrofikasyon potansiyeli (EP-kg PO4-3eş.), tatlı su akuatikleri ekotoksisite potansiyeli (FAETP-kg DCBeş.), insan toksisite potansiyeli (HTP-kg DCBeş.), küresel ısınma potansiyeli (GWP100-kg CO2eş.), fotokimyasal ozon oluşturma potansiyeli (POCP-kg C2H4eş.) seçilerek hassas nokta incelemesi yapılmıştır. Hassas nokta değerlendirmeleri sonucunda yumuşatıcı, elektrik, buhar, doğalgaz, reaktif boyarmadde, H2O2, NaOH ve soda girdilerinin farklı oranlarda kirletici kaynakları olduğu tespit edilmiştir. Kumaş parametreleri açısından gramaj ve elyaf cinsinin çevresel etki değerlerine kritik düzeyde etkisi olduğu bulunmuştur.
Tekstilde shibori ve stencil baskı tekniğinin sanatsal uygulamaları
Giyim, insanların ve toplumların kendilerini ifade biçimidir. Kültürlerin zamanla sosyal, ekonomik, teknolojik gelişmelerle evrim geçirdiği bir niteliktir. Japon kültürü çok eski bir geleneğe sahiptir. Geçmişten geleceğe ışık tutmaya devam etmiştir. Günümüzde birçok sanatçı Shibori tekniklerinden yararlanmış ve bu sanatın tüm dünyada tanınmasını sağlamıştır. Shibori kumaşı üç boyutlu ele almayı tercih eder. Shibori Japonca'da boyama işleminden önce kumaşın, çeşitli yöntemlerle bükülmesi, sıkıştırılması, dikilmesi katlanması veya sıkıştırılması ile kumaşın boyama işlemine verilen isimdir. Japon shibori, yüzlerce kumaş işleme metodunu içeren genel bir kavramdır. Bu sayede kumaş üzerinde birçok teknikler kullanılarak renkli ve artistik tasarımlar gerçekleştirilebilmektedir. Deneysel çalışmalarda farklı kumaş ve iplikler ve farklı teknikler kullanılmıştır. Her bir kumaşta ki etkileşimi izlenmiş, kullanılan malzeme ile değişen renk ve form farklılıkları gözlenmiştir. Kumaş yüzeyinde oluşan üç boyutluluk ve renk geçişleri gözlenerek, stencıl baskı tekniği ile bütünleştirme ve etkileri amaçlanmaktadır. Shibori sanatı ile stencıl baskı tekniğini birleştirerek görsel sanatlar da yeni bir ekol elde etmeyi hedeflemektedir. Stencıl ve shiborinin birleşmesiyle, uzak doğu kültürünün batıyla sentezlenmesi amaçlanmaktadır. Son bölümde geleneksel el sanatları olan shibori'yi, Osmanlı El sanatlarıyla birleştirerek yeni bir tarz oluşturulmuştur.
The effect of product's color and fabric quality on brand preference: A study in fashion retailers in Turkey
The study will investigate the effect of colors and fabric quality on consumer brand awareness. Product color and quality plays a significant role in communicating with shoppers and can cause an interest and motivate them toward purchasing. The population of Istanbul is growing each year. They are the most various group of consumers with a very strong purchasing power. It creates a great opportunity for marketers to understand their needs. Undoubtedly, color and fabric quality play an important role and have a great feature that affects Turkish customers‟ fashion brand choices. That research presents the impact of different colors and fabric quality of products based on buyers brand awareness. Fashion brand companies need to clarify their aims and prepare their products design with respect to quality and color.
Kumaş cinslerinin ve renk trendlerinin moda olgusuna etkisi
Kumaşlardaki liflerin özellikleri, kumaşın adını alan yüzeydeki iplikler ve bu liflerden oluşan ipliklerin özellikleri kumaşın kalitesini oluşturmaktadır. Örgü ile birleştirilen iplikler ince, esnek ve dengeli bir yüzey oluşturur. Bu yüzey, sabit kalınlıkta ince, esnek ve sert olmalıdır. Moda insanları etkileyen toplumsal bir olgudur. İnsanlık tarihi ile başlayan giyinme olgusu, çevresel faaliyetlerin ve toplumsallaşma faktörlerinin gerekliliği olan bir moda olgusu haline geldi. Toplumdaki süsleme ve değişim ihtiyacından ortaya çıkan ve geçici bir yenilik olarak tanımlanabilen moda, belirli bir zamana yayılmış ve farklı kısımları farklı şekillerde etkileyen güçlü bir yapıya sahiptir. Moda sürekli değişen ve gelişen bir yapıya sahip olduğu için moda büyük önem taşıyor. Moda, çeşitli sosyal olaylardan etkilenerek gelişir. Bu nedenle, bir eğilim altında yatan nedeni anlamak için, modayı iyi bilmek gereklidir. Moda eğilimleri, bazı ürünlerin nasıl görüneceğini gösterir. Bu nedenle sezonlarda moda olabileceği tahmin edilen renkler, desenler, kumaşlar, silüetler ve görünüşler eğilim tahmin ve analizi ile belirlenir. Bu kapsamda araştırmanın amacı; kumaş cinslerinin ve renk trendlerinin moda olgusuna etkisini ayrıntılı olarak incelemektir. Bu amaçla, moda olgusu ile ilgili literatürde önemli bir kaynakça olması ve araştırmacılara rehberlik etmesi düşünülmektedir.
Takkeci İbrahim Ağa Camisi çinilerinin günümüz kumaş deseni tasarımına uyarlanması üzerine bir araştırma
XVI. yüzyıl ve XVII. yüzyıl arasında Osmanlı Devleti her alanda olduğu gibi sanatta da en parlak dönemini yaşamış, günümüze kadar gelen, eşsiz eserler kazandırmıştır. Bu yüzyıllar arası yapılan mimari eserlerde, Geleneksel Türk El Sanatlarının en güzel örnekleri ortaya çıkmıştır. Cami, saray, kervansaray, çeşme, türbe gibi yapıların iç ve dış süslemelerinde kullanılan çiniler dönemlerinin ihtişamını yansıtmaktadır. Konumuz olan bu çiniler sır altı tekniği ile yapılmış, uygulama yerlerine göre saray nakkaşhanelerinde desenlendirilmiş, İznik ve daha sonra Kütahya en önemli imalat yerleri olmuştur. Dönemin, en güzel çini örneklerini görebileceğimiz Takkeci İbrahim Ağa Caminin, (Arakiyeci İbrahim Ağa, Takkeci İbrahim Çavuş Camisi diye de anılır) (1591) çini panolarının motif özellikleri kullanılarak hazırlanan özgün, tekstil tasarımları, araştırmanın geçmiş ile gelecek köprüsünü oluşturma çabasıdır. Bu çalışmada, Osmanlı Çini Sanatı'nın görsel bir anlatım dili olduğu ve bu dilin günümüz tasarımcıları tarafından kabul görmesi, dolayısıyla caminin tanıtımına katkıda bulunulması hedeflenmektedir.
Günümüz dijital baskı teknolojisinin tekstil kumaş baskısı üretim sürecine etkisinin incelenmesi
Bu tez çalışmasında, Klasik Baskı Yöntemleri ve son çeyrek yüzyıldır tekstil endüstrisine dahil olan Dijital Baskı Teknolojisi'nin tarihsel süreçteki gelişimi irdelenmiş, teknolojik açıdan aradaki farklı yapılanma ve yaklaşımlar tespit edilerek yorumlanmış ve "Günümüz Dijital Baskı Teknolojisinin Tekstil Kumaş Baskısı Üretim Sürecine Etkisinin İncelenmesi" araştırılarak açıklanmıştır. Günümüz dijital baskı teknolojisinin kumaş baskısı üretim sürecine etkisini anlayabilmek için klasik emprime baskıda kullanılan baskı yöntemlerinin araştırılması ve açıklanması bu tez çalışmasının ilk başlangıç aşamasını oluşturmaktadır. İlerleyen bölümlerde Klasik Baskı ve Dijital Baskı Teknolojisinin çeşitleri, çalışma prensipleri, birbirine karşı üstünlük ve eksiklikleri, uygulama alanları incelenmiştir. Dijital Baskıların renk yönetim sistemleri (ICC Profil, RIP Yazılımlar), iş akışı, iş gücü, gerekliliği ve moda sektörünün beklentileri konusundaki araştırmalara özet ve dijital teknolojinin geleceği konusu ilave edilerek tezin son bölümleri yazılmıştır. Bu araştırmanın genel amacı, klasik emprime ve günümüz dijital baskı teknolojisinin modaya ve kumaş üretim sürecine etkisi konusunda araştırma yapmak veya bu sektörlerde yer almak isteyenler için bir yazın oluşturmaktır.
Ağaç kalıplı baskı ve Türk yazmacılık sanatı üzerine bir araştırma
Yazmacılık sanatını en eski kumaş süsleme sanatlarından biri olarak değerlendirebiliriz. Yazmacılık sanatı ülkemizde en parlak zamanlarını 17-19.yy. arasında yaşamıştır. Basılı kaynak ve yerinde ustalarla yapılan araştırmalar gösteriyor ki biz bu sanata hakkettiği ilgi ve sevgiyi gösterememişiz. Yazmacılık, halk sanatı olarak ülkemizde doğmuş teknolojinin ilerlemesi ve yapımının zorluğu sebebiyle unutulmaya yüz tutmuş sanatlar arasına girmiştir. Yazmacılık sanatı omuzlarında kültürel bir miras taşımaktadır. Yöresel dokular, kumaşlar ve yaşam tarzını yazmalara yerleştiren yazma ustaları bir tür tarih kitabı elde etmemizi sağlamıştır. Yazmacılık araştırılırken, uygulanan desen ve renklerin büyülü dünyası insanı içine çekmektedir. İçine girdikçe bu alanın sonunun olmadığı fark edilir. Yazmacılık, insanın üretme ve tasarlama arzusunu coşturan bir dünyadır. Bu araştırmada; Tokat bölgesinin bu sanata nasıl sahip çıktığı görülmüştür. Tokat bölgesinde kullanılan desenlerin çizim haline dönüştürülmesi ve bu dönüşümlerin tekstil tasarım ürünleri üzerinde dijital formatta uygulanarak, başka insanlara fikir, ilham ve kaynak olması amaçlanmıştır.
Sasani Dönemi tasarımlarının el dokuma kumaşlar üzerine etkisi, Zerbeft kumaşları vaka çalışması
İran'ın özellikle saray el dokuma atölyelerinde üretilen Zerbef ve ipekli kumaşları sanat ve kültür tarihinde büyük etkiler yaratmıştır. Bu geleneksel sanat eski zamanlarda İran padişahları döneminde sarayın önemli kısımlarında yer almıştır. Kralın emri ile böyle kumaşlar üretilmektedir. Sasani döneminde siyaset ve sanat alanlarında güçlü bir yeri bulunmaktadır. Sasani dönemi sanatında, duvar gravülleri, mimarlık, metal işleri ve el dokuma kumaşlar yüksek seviyelere gelmiştir. Son dönemlere kadar etkisini gösteren eserler arasında, Sasani Zerbeft kumaşları bulunmaktadır. Sarayın sanatı özel atölyelerinin biri sayılmaktadır. Padişahlar ve saray mensupları kendi giyimleri için veya bir başka kişiye hediye etmek için üretimin siparişi vermekteydiler. Zarbeft kumaşların tasarım ve üretim gelişme yolu tüm dönemlerinde değişiklikler geçirmiştir, İran'ın usta sanatçılarının yeni yöntemler bulması ve tasarımlar oluşturmaları ile muhteşem ve zarif eserler ortaya çıktığı gözlemlenmiştir. Bu araştırmada yapılanlar: Sasani döneminden sonraki dönemlerin sanatçılarının zerbeft ve ipekli kumaşlar üzerindeki tasarım ve motiflerden etkilendikleri ve kendi yöntemlerini geliştirdikleri gözlemlenmiştir. Günümüzde ünlü motiflerden biri olan Rumi motifi gibi sasani dönemindeki kumaşlarda motiflerin tasarımı ve üretilmesi, çeşitli üretim yöntemlerini ve motiflerin yaratıcı gücünü göstermektedir. Öyle ki sasani döneminden sonraki dönemlerde, özellikle safevi döneminde insan figürü hat motifi de zerbaf kumaşın tasarımlarında da yer almıştır. Zerbeft kumaşı üretimi zor, karmaşık ve maliyetli olduğunu için, bu tür kumaşlar zarif ve değerli kategorisinde yer almaktadır. Tez bir nitel araştırmadır ve tezin yazıları kütüphane kaynakları kitap, makale internet sitesi ve kumaş uzmanları, kumaş dokucusu, Geleneksel El Sanatları hocaları ve özel koleksiyon sahipleri ile mülakat olarak görüşülmüştür.
Bursa kumaş üretiminin günümüzde tekstil sektörü içindeki yeri
Türkiye'de pamuk tarımına dayalı olarak gelişmeye başlayan tekstil sektörü zamanla ihracat yapabilen bir sektör haline gelmiştir. Yıllar içerisinde artan kapasite ve yakalanan ihracat başarısı, Türkiye'yi dünyanın önde gelen tekstil tedarikçilerinden biri haline getirmiştir. Gelişen tekstil sanayisi, hammadde tedarikçisi olduğu hazırgiyim ve konfeksiyon sanayisinin de gelişmesini sağlamıştır. 1980'li yıllardan itibaren dünyanın belli başlı tekstil ve konfeksiyon ihracatçıları arasında yer alan Türkiye'de kumaş üretiminin yoğunlaştığı başlıca iller; Bursa, Denizli, İstanbul, İzmir, Adana, Kayseri, Mersin ve Uşak'tır. Bursa, ulaşım yollarının kesiştiği bir noktada bulunmasının yanında ipeğin üretim ve ticaret merkezi olmasıyla geçmişten günümüze öne çıkmış bir tekstil kenti özelliği taşımaktadır. Sahip olduğu bu nitelikleri, teknolojinin imkânlarıyla sürekli geliştiren Bursa, Türk tekstil sektöründe olduğu kadar dünya pazarında da önemli bir yere sahiptir. 20.yy.'a kadar ipek üretimi ve dokuması ile öne çıkan bursa'da; bölgesel savaşlar ve bu savaşların toplum üzerindeki ekonomik ve sosyal etkileri sebebi ile zayıflayan ipek üretim ve tüketimi Cumhuriyet döneminde Atatürk önderliğinde devlet sermayesi ile kurulan İpek iş, Merinos, Gemlik Suni gibi fabrikalar sayesinde tekrar canlanmıştır. İpek hammaddesinin doğal üretim sürecinden kaynaklı sıkıntılar sebebi ile 1930'lardan sonra Bursa'da Sentetik ipek ve yün üretimine ağırlık verilmiştir. Bursa'da tekstil sanayisinin gelişmesinde destek olan Kurumlardan Bursa Ticaret Ve Sanayi Odası (BTSO), ortak akıl ve strateji geliştirmek üzere kurulmuş olup, kurulduğu günden bu yanada tekstil sektörünün gelecek vizyonunu belirlemektedir. Kentin ekonomisine öncülük etmekte, Uluslararası Tekstil Ar-Ge Proje Pazarı Zirvesi ve diğer AR-GE çalışmalarına katkı sağlamakta ve Üniversite-Sanayi ortaklığını, geliştirmiş olduğu projelerle güçlendirmektedir. (BTSO) önderliğinde, teknik tekstil sektörlerinde inovasyona yönelik katma değerli üretimin güç kazanması amacıyla kurulan BUTEKOM Mükemmeliyet merkezi, sektörde yenilikçi fikirlerin hayata geçmesinde öncülük etmektedir. Gelişen teknolojinin imkânlarını kullanan Bursa dokuma kumaş sektörü, tekstil dokuma kumaş teknolojisindeki gelişmeleri yakından takip etmektedir. Bursa kumaş üretiminde neredeyse her sahada ilerlemiş durumdadır, ister ev tekstili, isterse giyim sektöründe başarılı işlere imza atmış firmalara ev sahipliyi etmektedir, fakat bu çalışma giysi kumaşı üzerine yoğunlandırılmış, araştırma o sınırlama çerçevesinde yapılmıştır.
Dünya müzelerinde Osmanlı kumaş ve halıları
Asırlar süren Osmanlı İmparatorluğu'nun, sosyo-politik gücü ve görkeminin yanı sıra, sanata karşı duruşları ve sanat zevki göz ardı edilemeyecek kadar ihtişamlıdır. Ancak Türk sanatının Osmanlı'ya gelene kadarki, tarihi sürecini de göz ardı etmemek gerekir. Kökeni ilkel devirlere kadar dayanan bu sanatın, İslamiyet öncesi devirde başlayan oluşumu, İslamiyet'ten sonra şekillenmeye başlamıştır. Türk Sanatı'nın gelişimi Osmanlı İmparatorluğu döneminde, 16.yüzyılda en nihai şeklini şeklini almıştır. Osmanlı İmparatorluğu'nda verilen eserlere Batı her zaman büyük hayranlık beslemiştir. Özellikle kumaşlarının ve halıların kalitesi, özgünlüğü ve gösterişi her zaman dikkat çekmiştir. Şu an dünya müzelerinde ve özel koleksiyonlarda bu kadar çok kumaş ve halının olması, o ihtişamlı zamanlarda, yurt dışına çok fazla eşyanın çıkarıldığı sonucuna ulaşmamızı sağlamaktadır. Çoğunluğu 16. yüzyıla ait olan bu eserler, Türk sanatının o dönem ki görkemli halini de sergilemektedir. Bu araştırmada, dünya müzelerindeki kumaş ve halıları incelemeden önce, Türk süsleme sanatının gelişimi üzerine inceleme yapılmış, dönemsel gelişimi kronolojik olarak irdelenmiştir. Türk süsleme sanatının kökenine kadar inilerek başlangıcından, en görkemli zamanına kadar, hangi eserlerde ne şekilde kullanıldığını da araştırmaya dahil edilerek dünya müzelerinde yer alan Osmanlı dönemi kumaş ve halılarını da incelenerek,araştırma görsel ve yazılı kaynaklarla desteklenmiştir. Anahtar Kelime: Osmanlı Devleti, Türk sanatı, İslamiyet, Müze, Kumaş ve Halı
Giyilebilir sanat bağlamında kumaş manipülasyonları
Dünyada ortaya çıkan farklı geleneklerinyansımaları ile tekstil sanatı teknik ve yöntemler sayesinde tekstil sanatçılarına sanatsal anlamda üretime fayda sağlamıştır. Tekstil üretim geleneği zamanla değişime uğradığı, tekstil üretiminde tekstil sanatçılarının, tasarımcıların tekstil üretim biçimlerinde farklı arayışlara girerek daha özgün tasarımlar üretmek ve ortaya çıkarmak için kumaş manipülasyonlarına yöneldiği görülmektedir. Tekstil sanatın da farklı tarz ve yönelimleri çerçevesinde sanatçıya üretim ve yaratma sürecindefarklı teknik malzemeler ile doku, yüzey, kumaş manipülasyonları ve sanatsal üretim yapabileceğine işaret etmektedir. Çalışmanın uygulama bölümünde giyim tasarımında işlevselliğin yanı sıra sanatsal anlatım dilinin önem kazanmasıyla deneyselliğin bir arayış olmaktan çok anlatım biçimi olarak şekillendiği yenilikçi malzeme arayışlarından yola çıkarak, tekstil malzemeleri ve tekstile ait olmayan malzemeleri de bir arada kullanarakdoku, yüzey, giysi tasarımı, kumaş manipülasyonları vetuval üzerine sanatsal çalışmalar yapılmıştır.
Türkiye'de kumaş desen tasarımının gelişimi: Sümerbank ve Vakko desen örnekleri üzerinden karşılaştırmalı analiz
Türkiye'de desen tasarımının tarihi göz önüne alındığında, endüstriyel üretime yönelik ürünler ortaya koyan yerleşik kurumları, ülkenin sosyo-ekonomik, politik ve kültürel dönüşümlerinden bağımsız olarak, yalnızca Türkiye'deki desen tasarımının yansımalarını incelemek açısından değerlendirmek eksik ve yanıltıcı olacaktır. Bu bağlamda Sümerbank ve Vakko gibi Türkiye'nin önde gelen tekstil firmalarının hitap ettiği hedef kitlelerin farklı kültürel ve ekonomik düzeylerde olmaları, firmaların üretimlerinde farklılıklara neden olmaktadır. Bu çalışmada Ulu Önder Atatürk'ün kurucusu olduğu Sümerbank ile Vitali Hakko tarafından kurulan Vakko'nun, cumhuriyetin ilk yıllarından 2000'li yıllara kadar geçen sürecine ışık tutulurken; bağlantılı olarak Avrupa'da tarihsel süreçte desen çalışmalarının gelişimi, bu gelişmelerin Türkiye'ye yansımaları da incelenmiştir. Sümerbank ve Vakko'nun özellikle genç cumhuriyetin yeniden yapılanma sürecine katkılarının daha net okunabilmesi adına, tarihsel süreç içerisinde sanayi devriminin etkilerinin ekonomik, sosyal ve kültürel alanlarda ülkeye etkisi, yapılan literatür taramasıyla aktarılmaya çalışılmıştır. Araştırmamızın temel amacı ise ülkemizde 1930-2000 yılları arasında desen tasarımı yapan ve bu tasarımları basılı hale getiren Türk moda ve tekstil tarihinin başat öneme sahip kuruluşları Sümerbank ve Vakko'nun desen bağlamında karşılaştırmasının yapılması; bu doğrultuda iki farklı hedef kitleye sahip bu iki kuruluşun desen albümlerinden seçilen desenler yıllara göre incelenerek yapılacak karşılaştırmalı desen analizi sonucunda ortaya çıkan desen farklılıklarının, firmaların çalışanlarına desen tasarımı sürecinde yaklaşımları ile değerlendirilerek yaratıcılığa etkisinin irdelenmesidir. Çalışma kapsamında kumaş desen tasarımı sürecinin desen tasarımındaki çalışma şartları, desenlerin yapımında kullanılan teknikler, araştırma ve ilham süreci ve üretim süreci hakkında veri toplayabilmek için nitel araştırma yöntemi kullanılarak 1930-2000'li yıllar arasında Sümerbank ve Vakko'da kumaş desen tasarım departmanında çalışmış/çalışan kişiler ile 17 sorudan oluşan mülakat yapılmıştır. Aynı kapsamda Sümerbank ve Vakko desen albümlerinden alınan toplam 17 desenin raport özelliklerinin, desen motif türlerinin, desenlerdeki derinliklerinin, renk sayılarının, kumaş türlerinin, ve baskı türlerinin karşılaştırmalı analizi yapılmıştır. Tez çalışmasının sonuç kısmında mülakatlar ve desen analizlerinin neticeleri detaylı bir şekilde yer almaktadır ancak özetle Sümerbank ve Vakko firmalarının hedef kitlelerinin farklı olması üretim esnasında ticari kaygı göz önünde bulundurularak özellikle renk çeşitliliği, desen tasarım teknikleri ve baskı teknikleri ile ilgili kararlar alındığı, bu kararların desen tasarımlarında sınırlılıklara yol açtığı, sonucuna varılmıştır.
900 Mhz radyasyona maruz bırakılan bitkilerde çimlenme, köklenme, gövde ve yaprak gelişimi
Bitkiler büyümek için su, toprak ve güneş ışığına ihtiyaç duyar. Güneş ışığı elektromanyetik spektrumun görünür bölgesini kapsamaktadır. Görünür bölgenin yanı sıra, iyonize olmayan elektromanyetik spektrum da bitki büyümesinde etkilidir. Bu nedenle, ticaret veya kamu hizmetlerinde kullanılan belirli bantlar araştırılmaya değerdir. Bu çalışma, özellikle 900 MHz mobil telefon frekansına odaklanarak, bu frekansa maruz bırakılan bitkilerin gelişimi sırasında fiziksel ve morfolojik özelliklerini nasıl etkilendiğini belirlemeyi amaçlamaktadır. Dokuz farklı bitki türü (börülce, kabak, salatalık, nohut, mısır, karpuz, biber, domates ve susam) 900 MHz frekansına bir dalga kaynağı (~200 mV/m) aracılığıyla maruz bırakılmıştır. Kaptaki tohumlar, antenden 30 cm uzaklıkta eşit mesafede daire şeklinde yerleştirilmiştir ve tam ortada elektromanyetik dalga kaynağının anteni bulunmaktadır. Kontrol ve tahrik (radyasyon) gruplarını ayırmak için radyasyon koruyucu kumaş kullanılmıştır. Deney iki kez tekrarlanmıştır. Parametrelerdeki farklılıkları en aza indirmek için ortam kontrol altında tutulmuştur. Tohumların çimlenmesi, köklenme ve sürgün ile yaprak gelişimi, ekimden itibaren 24 günlük büyüme sürecinde nicel ve nitel olarak takip edilmiştir. Bu deneyler iki kez tekrarlanmıştır. İkinci deneyde sıcaklığın azalmasına bağlı olarak bitkilerin zarar görmemesi için sera kurulumu yapılmıştır. İlk deneyde, çimlenme işlemi 3'üncü günden itibaren başlamıştır. Ortalama çimlenme oranı %56, kök uzunluğu ise yaklaşık 11 cm idi. Tekrar edildiğinde, sıcaklığın düşmesi çimlenme oranını artırdı (%74) ancak çimlenme bir hafta sonra başlamıştır. Saplar daha kalın, yapraklar daha büyük ve canlıydı. Kök uzunluğu ise yaklaşık 12 cm olmuştur. Saksı boyutunun büyütülmesi kök saçaklanmasını artırmıştır. Her deneydeki bitkiler kendi içerisinde değerlendirilmiştir. Bütün bitki türlerinde 900 MHz elektromanyetik radyasyona maruz bırakılmasının, genel olarak çimlenme, sürgün ve yaprak büyümesi ile kök uzunluğu üzerinde herhangi bir etkiye sahip olmadığı tespit edilmiştir. Elde edilen bilgi, bu frekansta çalışan cep telefonu operatörleri için büyük değer taşıyabilir. Bununla birlikte, bitkilerle benzer deneyleri faklı frekans bantlarında yapmak ve elde edilen sonuçların bitki verimliliğinin sağlanması ve istenilen zamanda hasat yapılması için kullanılması uygun olacaktır.
Geri dönüştürülmüş ipliklerle üretilen kumaşların otomotiv koltuk kılıflarında kullanımının incelenmesi
Sürdürülebilirlik ve çevrenin korunmasına duyulan ihtiyaç her geçen gün artmaktadır. Bu noktada hammadde yeniden kullanılmalı ve doğaya minimum atık bırakılmalıdır. Yüksek miktarda kullanıma sahip otomotiv koltuk kumaşlarının üretiminde geri dönüştürülmüş lifleri kullanmak önem taşımaktadır. Bu çalışmada; mekanik olarak geri dönüştürülmüş pamuk ve kimyasal olarak geri dönüştürülmüş polyester liflerinden elde edilen ipliklerle üretilmiş otomotiv koltuk kılıfı kumaşlarının performans özelliklerinin değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. Bu amaçla; hem çözgü hem de atkı da geri dönüştürülmüş iplikler kullanılarak 6 adet, çözgüde konvansiyonel yöntemlerle üretilmiş polyester atkı da ise çözgüde geri dönüştürülmüş iplikler kullanılarak 6 adet, toplamda 12 adet kumaş üretilmiştir. Üretilen tüm kumaşlar belirtilen otomotiv standartlarına göre test edilmiştir ve karşılaştırılmıştır. Testler sonucunda geliştirilen otomotiv koltuk kılıfı kumaşlarının performanslarının otomotiv standartlarına uygun olduğu belirlenmiştir.
Tekstil sektöründe kullanılacak gümüş içerikli nano boyutlu biyo antimikrobiyal malzemelerin geliştirilmesi
Tekstil ürünleri yapıları ve kullanıldıkları yerler açısından mikroorganizmaların yaşaması ve çoğalması için uygun sıcaklık, nem ve besin maddesi sağlayan ortamlardır. Antimikrobiyal tekstil ürünleri artan hijyen bilinci ve hassasiyetlere bağlı olarak aranılan ürünler haline gelmiştir. Bu çalışmada yaş kimyasal metot kullanılarak sentezlenen, metal iyonları katkılı kalsiyum fosfat esaslı antimikrobiyal toz ile uygun bağlayıcı kimyasalları belirlenerek, tekstil ürünlerine yönelik yıkamaya dayanıklı antimikrobiyal apre kimyasalı geliştirilmiştir. Antimikrobiyal apre kimyasalının kumaşların fiziksel özelliklerine etkisini belirlemek için işlem görmüş ve görmemiş kumaşların gramaj, yıkama, patlama mukavemeti, hava geçirgenliği, boncuklanma ve renk verimliliği testleri yapılmış, taramalı elektron mikroskobu (SEM) analizleri gerçekleştirilmiştir. Antimikrobiyal aktivite testleri ?JIS L 1902-2002? standardına göre Escherichia coli bakterisi ile yapılmıştır.
İçmimarlıkta bir tasarım öğesi olarak tekstil ürünleri ve seçim ölçütleri
Tekstil ürünleri iç mekanın niteliğini etkileyen önemli tasarım öğeleridir. İç mekan tekstil ürünleri; mobilyalarda kullanılan döşemelik kumaşları, pencere çözümlemesi olarak kullanılan perdeleri, zeminde kullanılan halı ve kilimleri kapsamaktadır. Bu çalışma; iç mekan ile ilgili temel kavramları, genel tekstil bilgilerini, iç mekan tekstil ürünlerini, bu tekstil ürünlerinin temizlik ve bakımlarına ait ayrıntıları ve iç mekanda bu ürünlerin seçim ölçütlerini içermektedir. Çalışma, tekstil ürünlerinin içmimarlık disiplininde mekanın niteliğini, işlevini ve kullanıcı rahatlığını önemli derecede etkileyen bir öğe olması, bu konuda yeteri kadar Türkçe kaynak bulunmaması bakımından önemlidir. Çalışmanın sonucunda iç mekan tekstil ürünlerinin mekan- kullanıcı-işlev kurgusu kapsamında mekana ait önemli bir tasarım öğesi olduğu ve bu ürünlerin iç mekan tasarımındaki seçim ölçütlerinin neler olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Anahtar Kelimeler: İç mekan, tekstil ürünleri, seçim ölçütleri, mekan tasarımı.
Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesinde tekstil işletmesinin üretiminde en uygun kumaş seçimi probleminin analitik hiyerarşi prosesi yöntemi ile analizi
İşletmeler üretim sürecinde karar verirken birçok faktör rol oynamaktadır. Çalışmada, tekstil sektöründe kumaş üretimi yapan işletmenin firma açısından üretilmesi En uygun kumaş seçimi Analitik Hiyerarşi Prosesi ile analiz edilmiştir. Firmanın yoğun olarak ürettiği 4 çeşit kumaş ele alınmıştır. Bu kumaşlar içeresinden Karara etki eden kriter ve alt kriterler belirlenmiştir. Analiz de 5 çeşit kriter ele alınmış ve bu kriterler de kendi içlerinde alt kriterlere ayrılmıştır. Karar verici olarak, firma çalışanlarından oluşan ve üretimde karar vermede yetkisi bulunan kişilerden oluşan bir ekip ile değerlemeler yapılmıştır. Kriter ve alt kriterler Expert Choice programı ile ikili karşılaştırmalara tabi tutulmuş ve karar vericiler aracılığı ile değer verilerek analiz sonuçlarına ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Analitik Hiyerarşi Prosesi (AHP), Üretim için En Uygun Kumaş Seçimi, Expert Choice, Karar verici, Kriter ve Alt Kriter
Trabzon Keşan bezinin sürdürülebilirliği üzerine güncel uygulama önerileri
Birçok uygarlık Anadolu'nun stratejik konumu sebebiyle Anadolu topraklarında yaşamıştır. Tüm bu uygarlıklardan gelen inanış, anlayış, estetik yargılar birleşerek kültürümüzü oluşturmaktadır. Türk kültürünü oluşturan sanat değerlerimizin arasında dokumalarımız da yer almaktadır. Dokuma sanatı, Türk toplumları arasında önemli bir yer edinmiştir. Göçebe hayat süren Oğuzların Türkmen ve Yörük boyları, göç ettikleri yerlerde yaşan diğer toplumlarla iletişim kurmuşlardır. Kendi karakteristik özelliklerini koruyarak karşılaştıkları toplumların kültür sanat anlayışından etkilenmişlerdir. Bu sayede Türkler kendilerini sürekli geliştiren toplum olmuştur. Anadolu topraklarına göç eden Türkler dokuma sanatlarını Anadolu'nun zengin kültür ve sanat anlayışla birleştirerek geliştirmişlerdir. Dokuma sanatımız kültürlerarası etkileşimi sağlayan belge niteliğini taşıyan sanat eserlerimiz arasında yer almaktadır. Dokumalar, Türklerin zengin kültür anlayışını, inanış biçimlerini, ince sanat anlayışını gözler önüne seren sanat eserlerimizdir. Bu bağlamda dokuma sanatımız Türklerin ne kadar köklü bir geçmişe sahip olduğunu göstermektedir. Dokumacılık, Anadolu'nun neredeyse tüm bölgelerinde yapılmaktadır. Her bölge kendi coğrafi özelliklerine, kültür anlayışına ve inanışına göre dokumalar yaparak sayısız dokumalar ortaya çıkmıştır. Doğu Karadeniz bölgesinde dokunan dokumalar yöre insanın ve bölgenin özelliklerini yansıtmaktadır. Bölgenin çeşitli illerinde mekikli dokumalar ön plana çıkmaktadır. Trabzon ilinde de Trabzon Keşan bezi mekikli dokumalar arasında yer almaktadır. Doğu topraklarından Anadolu topraklarına ticaret yolları üzerinden gelen ikat dokuma sanatı Anadolu'nun mekikli dokumalarında yerini bulmuştur. İkat dokuma sanatı Anadolu kumaşlarında Gaziantep'te dokunan Kutnu bezinde ve Trabzon'da dokunan Trabzon Keşan bezinde görülmektedir. İkat dokuması, Anadolu dokumalarının karakteristik özellikleriyle birleşerek kendine yeni geleneksel dokumalar üzerinde yer bulmuştur. "Trabzon Keşan Bezinin Sürdürülebilirliği Üzerine Güncel Uygulama Önerileri" başlıklı Sanatta Yeterlilik Eser Metni dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm giriş kısmından meydana gelmektedir. Burada konunun amaç, kapsam ve yöntemi belirtilmiştir. İkinci bölümde Trabzon ilinin tarihçesi, kültürel, toplumsal ve sosyolojik yapısı ele alınmıştır. Aynı bölümde bezin dokuma özellikleri tek tek incelenmiştir. Bezin desen yapısı, renk olgusu, dokumada kullanılan malzemeler, dokuma aşamaları anlatılmıştır. Üçüncü bölüm tezin ana kısmını oluşturmaktadır. Araştırılan geleneksel Trabzon Keşan Bezi dokumasından yararlanarak yeni deneysel dokumalar yapılması planlanmıştır. Planlanan dokumaların ilk önce siyah-beyaz eskizleri daha sonra renkli eskizleri yapılmıştır. Bu eskizler doğrultusunda armürlü mekikli tezgâhta deneysel dokumalar dokunmuştur. Dördüncü bölüm sonuç kısmından meydana gelmiştir. Trabzon Keşan Bezi üzerinden yola çıkılarak yapılan tüm araştırmalar sonucu Anadolu dokuma sanatının önemi, bu sanat değerlerimizin ulusal ve yerel yönetimlerce koruma altına alınması ve geleneksel dokumalarımızın ulusal kimlik özelliklerini koruyarak günümüz çağdaş sanatına ulaşılması gerekliği vurgulanmıştır.
Kaplamalı perdelik kumaş yapılarında termal yalıtım ve solar yansıtma özelliklerinin geliştirilmesi
Konut, işyeri ve kamu kurumu olarak kullanılan binalarda harcanan enerji dünyada tüketilen toplam enerjinin yaklaşık üçte birini oluşturmaktadır. Binalarda ısıtma, soğutma ve havalandırma gibi amaçlarla kullanılan enerjinin çok önemli bir kısmı pencerelerden kaybolmaktadır. Pencerelerden meydana gelen kayıpların azaltılmasında uygun cam ve çerçeve sistemlerinin kullanılması yanında, enerji tasarrufuna katkı sağlayacak perdelerin ve perde sistemlerinin kullanılması da etkili yöntemler arasında yer almaktadır. Farklı ısı transfer prensiplerine dayanarak ısı aktarımını yavaşlatan ısı yalıtım kaplamaları günümüzde oldukça popüler ve fonksiyonel bir kaplama türüdür. Bunun yanında, binaların dışarıdan ısı kazanımını azaltmak amacıyla yapılan güneşe karşı koruyucu kaplamalar da ayrı bir öneme sahiptir. Bu tez çalışmasında, farklı malzeme grupları ile polyester kumaşlar üzerine silindir üzeri rakle tekniğine göre kaplamalar yapılmıştır. Tekstil kaplamacılığında dolgu maddesi olarak yaygın kullanılan titanyum dioksit ve kalsitin yanında, ısıl iletkenlik değeri bunlara kıyasla oldukça düşük olan pomza, perlit ve selüloz tozu ile farklı tanecik boyutlarında ve farklı konsantrasyonlarda çalışılmıştır. Daha sonra, solar spektrumun ısınmaya neden olan kızılötesi bölgesinde de iyi yansıtma özelliğine sahip olan farklı tanecik boyutlarına sahip alüminyum ve bakır tozları ile de farklı konsantrasyonlarda kaplamalar yapılmıştır. İlave olarak, incelenen malzemeler arasında ısı yalıtımı ve solar yansıtma açısından başarılı bulunan malzemeler kullanılarak çok katmanlı yapılar da elde edilmiştir. Kaplanmış numunelerin kalınlık, birim alan ağırlığı ve aktarılan madde miktarı gibi fiziksel özellikleri, iletim ve ışınım olmak üzere farklı prensipleri esas alan iki yöntemle termal özellikleri, transmitans (geçirgenlik) ve reflektans (yansıtma) ölçümleri ile solar özellikleri değerlendirilmiştir. Ayrıca, kumaş yüzeyleri taramalı elektron mikroskobu ile incelenmiştir. Elde edilen tüm sonuçlar için istatistiksel analiz yapılmıştır.
Deniz diatomlarının farklı materyallerdeki adli delillere aktarılabilirliği ve çeşitli ekstraksiyon yöntemlerinin değerlendirilmesi
Diatomlar, boğulma vakalarının aydınlatılması amacıyla üzerinde çalışılan önemli canlılardır. Bu canlılar adli olaya karışan kişi veya kişilerin vücuduna, kıyafetlerine veya eşyalarına tutunabilmektedir. Olay yeri inceleme ekipleri tarafından toplanan delillerde diatomların varlığı adli olayı aydınlatmak için kullanılmaktadır. Bu çalışmada, kriminal analizlerde kumaşa tutunan diatomların daha etkin ve kısa yoldan analiz edilebilmesi için uygun ekstraksiyon yönteminin belirlenmesi amaçlanmıştır. Daha önceki çalışmalarla karşılaştırıldığında, farklı kumaş türleri ve farklı inkubasyon süreleri ile çalışılmıştır. Yine yerel diatom türleri üzerinde çalışılması amacıyla Marmara Denizi'ndeki diatomların kumaşlara tutunması sağlanmıştır. Doğal su ortamında gerçekleştirilen bu çalışma, kriminal olaylardaki durumlara uygulanabilirliği açısından önem kazanmaktadır. Tez çalışmasında polyester katkılı viskon kumaş ve polyester katkılı tensel kumaş ile %100 viskon kumaş türü Marmara Denizi'nde bekletilmiştir. Kumaşlar 4 saat, 24 saat ve 96 saatlik inkübasyona tabi tutulmuştur. Daha sonra laboratuvara getirilen kumaş örneklerine su ile yıkama, alkol ile yıkama ve hidrojen peroksit ile parçalama yöntemleri uygulanarak diatomların izolasyonu sağlanmıştır. Elde edilen diatomların ışık mikroskobunda sayımı yapılmıştır. Sayım sonuçlarının istatiksel analizi yapılmış ve en yüksek tutunmanın viskon kumaşa, en az tutunmanın ise tensel ve polyester karışımlı kumaşa olduğu belirlenmiştir. Viskon kumaşın açık ve pürüzlü dokusu diatomların kumaş yüzeyine tutunmasını kolaylaştırırken, polyesterin parlak, pürüzsüz ve yarı açık dokusu diatomların kumaş yüzeyine tutunmasını zorlaştırmıştır. Çalışmada uzun süreli (96 saat) inkübasyonlarda, kısa süreli (4 saat ve 24 saat) inkübasyonlara kıyasla daha fazla diatom sayılmıştır. İnkübasyon süresi arttıkça kumaşa tutunan diatom sayısında artış bulunmuştur. Kumaştan diatom ekstraksiyonunda H2O2 yöntemi ile daha fazla diatom elde edilmiş ve bu yöntemin karşılaştırılan diğer su ve alkol yöntemlerine göre daha kısa sürede sonuç verdiği belirlenmiştir.
Fosfor ve azot içeren güç tutuşur polimerlerin sentezi, karakterizasyonu, %100 pamuklu kumaşlara aplikasyonu ve yanma davranışlarının incelenmesi
Fosfor ve azot içeren vinil imidazole ve vinil fosforik asit monomerlerinin kopolimerizasyonu ile çözücü kullanmadan kütle polimerizasyon yöntemi sentezi ile gerçekleştirilmiştir. Kopolimerizasyon için gerekli olan reaksiyon koşullarını, başlatıcı ve monomer oranı ön denemeler ile belirlenmiştir. Kumaştaki tutuşma süresi göz önüne alınarak farklı miktarlarda güç tutuşur polimer içeren solüsyonlar hazırlanmıştır. Güç tutuşur polimerin kumaş üzerindeki maksimum kendini sönümleme etkinliğini saptamak için farklı sıcaklık, derişim ve fiksatör denemeleri yapılarak deney optimizasyonu belirlendi. Sentezlenen malzemenin kumaşa aplikasyonu için sıcak ve soğuk emdirme, plazma, çektirme ve merserizasyon işlemleri denenmiştir. En iyi sonuç 90 oC sıcaklıkta merserizasyon yöntemi ile elde edildi. Elde edilen polimerin yapı analizi için FT-IR ve 31P NMR analiz yöntemleri kullanıldı ve yeni bir madde sentezlendiği kanıtlandı. Sentezlenen güç tutuşur polimer ile işlem yapılmış Pamuklu kumaşların karakterizasyonları için SEM-EDX analizinden yararlanıldı. Elde edilen görüntülerde kumaş liflerinin kopmadığı görülmüştür. LOİ testinde de bu durum doğrulanmıştır. Böylelikle sentezlenen güç tutuşur polimerin tekstil materyallerindeki başarısı ortaya konulmuştur.
Antibakteriyel özellikli bitkilerle dokuma kumaşların boyanması
Günümüzde sentetik boya kullanılarak yapılan boyamalar sonucunda kanserojen etkinin artması ve çevreye verdiği zarar nedeniyle ekolojik dengenin bozulması, insanları yeniden doğal ürünler ile çalışmalar yapmaya yönlendirmiştir. Bu yönelim doğal boyamacılıkta kullanılan antibakteriyel bitkilerin etkilerinin belirlenmesi ve sentetik ürünlere karşı hızla artan direncin önlenmesine yardımcı olmuştur. Doğal boyalar ile yapılan tasarımlar, maliyeti de düşürmeye olanak sağlayacaktır. Aynı zamanda tasarımlarda kullanılabilmesi için bir alternatif oluşturacağı düşünülmektedir. Bu nedenle, yapılan literatür araştırmasına göre zerdeçal (Curcuma Longa) ve kekik (Thymus) bitkisinin antibakteriyel özelliğe sahip olduğu belirlenerek %100 pamuk dokuma kumaşa boyama işlemi gerçekleştirilmiştir. Çalışma kapsamında, %100 pamuklu dokuma kumaşı numuneleri mordanlı ve mordansız olmak üzere zerdeçal (Curcuma longa) ve kekik (Thymus)bitki ekstraktı ile boyama işlemi yapılmıştır. Mordan maddesi olarak çevre açısından zararı minimum olduğu bilinen Potasyum Alüminyum Sülfat (KAI(SO4)2.12H2O) kullanılmıştır. Boyaması gerçekleştirilen dokuma kumaş numunelerin CIELab renk değerleri, tükürük, yıkama, ter, sürtme haslıkları ve antibakteriyel aktivite tayini testi uygulanmıştır. Sonuç olarak, zerdeçal (Curcuma longa) bitkisi kullanılarak yapılan boyamada sarı renk ve tonları elde edilirken, kekik (Thymus) bitkisi kullanılarak yapılan boyamada ise kahve tonları elde edilmiştir. Renk haslık değerlerinin test sonuçları incelendiğinde lekelenme ve renk değişimi değerlerinin iyi olduğu gözlemlenmiştir. Antibakteriyel testlerin ise seçilen bakterilere karşı etkili olduğu sonucuna varılmıştır.