Preference

108 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Çocuklarını imam-hatip ortaokuluna gönderen veliler üzerine betimsel bir araştırma Çorum örneği

Bu araştırmada çocuklarını İmam-Hatip Ortaokuluna gönderen veliler üzerine betimsel bir inceleme yapmak amaçlanmıştır. Günümüz şartlarında bünyesinde 700 binin üzerinde öğrenci barındıran İmam-Hatip Ortaokullarını velilerin tercih etme nedenleri, bu okullardan eklentileri, ailelerin sosyal profili belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırmamız nitel bir araştırmadır. Araştırmamızın evreni Çorum ili Merkez ilçesinde dört ayrı mahallede bulunan dört İmam-Hatip Ortaokulunda öğrenim gören 40 öğrencinin velilerinden oluşmaktadır. Araştırmamıza katılan velilerimiz 20 anne ve 20 babadan oluşmaktadır. Araştırma yöntemi olarak yarı yapılandırılmış mülakat(görüşme) tekniği seçilmiştir. Yapılan mülakatlar esnasında velilerimizin kendilerini rahat ifade edebilmeleri için kimlik bilgilerinin alınmayacağı belirtilmiştir. Yapılan mülakatlar sonucunda edinilen veriler başlıklarına göre incelenmiş ve ihtiyaç görülen yerlerde alıntılar yapılarak kullanılmıştır. Araştırmamız beş bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm, araştırmamızın problemi, amacı, önemi, sınırlılıkları ve alanla ilgili yapılmış çalışmalardan oluşmaktadır. İkinci bölüm, yöntem, örneklem, veri toplama teknikleri, verilerin analizi başlıklarından oluşmaktadır. Üçüncü bölüm de araştırmamızın daha iyi anlaşılması için imam-hatip Okullarının tarihsel gelişimi ve günümüze kadar olan öğrenci haraketliliği ele alınmıştır. Dördüncü bölümde araştırma sonucunda elde edilen bulgular ortaya konmuş ve bu bulgular yorumlanmıştır. Beşinci bölümde ise araştırmamızın sonucuna yer verilmiş ve öneriler getirilmiştir. Araştırmamızın sonucunda elde etmiş olduğumuz bulgulara dayanılarak, ebeveynlerin öğrencilerini İmam-Hatip Ortaokuluna, Kur'an-ı Kerim'i öğrenmelerini, ibadetlerine dikkat eden terbiyeli ahlaklı bireyler olmalarını, iyi bir din eğitimi almalarını istedikleri için ve aynı zamanda akademik olarak da başarılı bireyler olmalarını istedikleri için gönderdikleri soncuna varılmıştır. Anahtar Kavramalar: Din, Din Eğitimi, İmam-Hatip Okulları, Tercih.

Din eğitimiDin eğitimi kurumlarıEbeveyn davranışı+7
İsmail Zurnacı
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

İbn Nüceym'in el-Bahrü'r-Râik adlı eserindeki tercihlerinin değerlendirilmesi

Tebliğ sürecinden itibaren İslam'ın insanlar arasında hızlı bir şekilde yayılması, farklı birçok örf ve adetle karşılaşmasına; bu bağlamda çeşitli uygulama ve problemlerin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Fıkıh âlimleri bu problemleri çözüme kavuşturabilmek için ictihad etmişler ama birbirlerinden farklı sonuçlara varabilmişlerdir. Bu bağlamda mezhepler arasında ve mezhep içinde birçok farklı görüş ortaya çıkmıştır. Bu durum sonraki dönemde, ulemanın farklı içtihatlar arasında tercih yapmasını gerektirmiştir. İbn Nüceym ve onun el-Bahrü'r-râik adlı eseri hem Hanefî mezhebinde hem de İslam Hukuku alanında önemli bir yere sahiptir. Bu çalışmada müellifin mezkûr eserindeki tercihleri konu edinilmiştir. Çalışmadaki amaç; İbn Nüceym'in tercihlerini tespit ve tahlil edip, mezhep içi tercih mantığını nasıl uygulandığını göstermek, mezhep içi fıkhi tefekkürün uygulanış biçimini İbn Nüceym örneğinde ortaya koyarak literatürde katkı sağlamaktır. Bu bağlamda araştırma, müellifin son çalışması olan el-Bahrü'r-râik ile sınırlandırılmıştır. İlgili sınırlandırmaya rağmen, tezin amacına katkı sağlayacağı düşünülen yerlerde müellifin diğer eserlerine de başvurulmuştur. Belgesel Kaynak Tarama yöntemi kullanılarak tercihler belirlenmiş ve ardından bu tercihler arasından temsil gücü yüksek olan örnekler tespit edilerek değerlendirilmiştir. Çalışma giriş ve üç bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde araştırmanın konusu, önemi, amacı kapsam ve sınırlılıkları gibi ön bilgiler verilmiştir. İlk bölümde İbn Nüceym'in hayatı, eserleri, ilmi yönü, şahsiyeti ve yaşadığı dönem betimsel olarak ele alınmıştır. İkinci bölümde tercih kavramı üzerinde durulmuştur. Bu konuda literatürde yer alan görüşler değerlendirildikten sonra, İbn Nüceym'in tercih kavramı hakkındaki düşünceleri eserlerine başvurularak ortaya konmaya çalışılmıştır. Üçüncü ve son bölümde ise eserde tespit edilen tercihler arasından temsil gücü yüksek olanlar, mezkûr eserin konu tasnifine göre ele alınarak değerlendirilmiştir. Sonuç bölümünde ise genel bir değerlendirme yapılarak elde edilen bulgular sunulmuştur.

El-Bahrü'r-ra'ikHanefilerTercih+3
Abdullah Sıtkı İlhan
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Ülke imajının turizm tüketici tercihleri üzerindeki etkisi: Türkiye örneği

Ülke imajı, kişilerin ülke hakkındaki izlenim, duygu, düşünce ve çağrışımlarının bütünüdür. Bir ülkenin yabancı tüketiciler tarafından tercih edilmesi için birincil olarak o ülkenin diğer ülkelere kıyasla kaliteli bir imaja sahip olması gerekmektedir. Ne yazık ki günümüz Türkiye'si için genel bir önyargı söz konusudur. Bu önyargıyılar; siyasi ve ekonomik istikrarsızlar, tanıtım yetersizliği, doğal afetler, terörist faaliyetler olarak sıralanabilir. Brezilya, İtalya ve İspanya örneğinde ülke imajı yoluyla markalaşmışlar, dünya turizm cazibe merkezleri haline dönüşmüştür. Türkiye'nin ise bir imaj sorunu yaşaması sebebiyle marka değeri daha düşüktür. Bu sebeple Türk mal ve hizmetleri, Türk Turizmi yurt dışında hak ettiği fiyatı bulamamaktadır. Bu araştırmanın amacı ülke imajının turizm tüketicilerinin tercihlerini etkileyip etkilemediğini, etkiliyorsa ne oranda etkilediğini tespit ederken, güçlü bir Türkiye imajının yaratılması aşamasında eksikliklerin tespiti, kısa ve uzun vadede en etkin tanıtım araçlarının bulunmasını sağlamaktır. Bu kapsamda bir anket çalışması yapılmış, Türkiye'yi ziyaret etmiş ve henüz etmemiş olan deneklerden elde edilen veriler ile ziyaret etme isteğini etkileyen faktörlerin etki derecelerini ölçmek için Korelasyon ve Ki-Kare, farklılıkların tespitini yapmak için ise Anova testi uygulanmıştırAnahtar Kelimeler: ülke imajı, turizm tüketici tercihleri, yabancı tüketici davranışları, turistik satın alma

TercihTurizmTüketici davranışı+4
Mehmet Serhat Akın
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
DoctorateOpen AccessTR

Kurumsal müşterilerin sigorta şirketi seçimini etkileyen faktörler üzerine bir uygulama

Kurumsal müşteriler tüm satın alma kararlarında olduğu gibi sigorta şirketi seçimi kararlarını da çeşitli faktörlere bağlı olarak verirler. Bu faktörlerin bilinmesi ve şirket seçimindeki etkisinin ortaya konması hem gelişme potansiyeli olan sigorta sektörü hem de ülke ekonomisi için önem arz etmektedir.Bu çalışmada kurumsal müşterilerin sigorta şirketi seçimini etkileyen faktörlerin belirlenmesi ile bir taraftan sigorta hizmeti almak isteyen kurumsal müşteriler için rehber olacak bilgiler sunulurken diğer taraftan sigorta şirketlerine kurumsal müşterilerin şirket seçiminde üzerinde durdukları noktalar hakkında bilgi sağlanmıştır.Kurumsal müşterilerin şirket seçiminde üzerinde durdukları faktörleri belirlemek amacıyla nitel araştırma yapılmış ve yapılan içerik analizi ile kurumsal müşterilerin sigorta şirketi seçimine etki eden faktörler; güvenilirlik, fiyat, şirketlerin ödeme yapma davranışları, şirketin bilinirliği, sigorta şirketinin finansal gücü, şirket temsilcisinin; tanıdık olması, kolay ulaşılması, poliçe detaylarını bilmesi, imajı ve statüsü olarak belirlenmiştir.

FiyatGüvenilirlikKurumsal sektör+10
Cemalettin Demireli
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Lise öğrencilerinin turizm eğitimini tercih nedenlerinin belirlenmesine yönelik bir araştırma

Turizm endüstrisinde her geçen yıl artan turist sayıları, turizmi ülkeler eko-nomisinde vazgeçilmez bir yere getirmiştir. Bu vazgeçilmezliğin en önemli nedenleri arasında, turizmin ülkelere döviz girdisi sağlaması ve istihdama olan katkısıdır. Tu-rizm endüstrisinde faaliyet gösteren birçok işletmenin bulunması, turizm endüstrisin-de rekabetinde zorlu şartlarda gerçekleşmesine neden olmaktadır. Böyle zorlu şartlar-da gerçekleşen rekabet ortamında, kaliteyi yakalamanın en önemli unsuru, insan fak-törüdür. Tezin amacı; konaklama ve seyahat hizmetleri, yiyecek içecek hizmetleri öğ-rencilerinin turizm eğitimini tercih nedenlerinin belirlenerek turizm eğitim-öğretiminde kalitenin sürdürülebilirliğinin sağlanmasıdır. 30 sorudan oluşan ankette sorular 5'li likert tipine göre hazırlanmıştır. Turizmin sosyal olanakları, gelir düzeyi, öğrenci yete-nekleri ve çalışma koşullarına yönelik öğrenci görüşlerini ve katılımcı demografik özelliklerini belirlemeye yönelik hazırlanan soruların yorumlanması yapılmıştır. Hazır-lanan anket, 2021-2022 eğitim öğretim yılı içerisinde Nevşehir, Şanlıurfa ve Kahra-manmaraş illerinde lise düzeyinde konaklama ve seyahat hizmetleri ve yiyecek içecek hizmetleri eğitimi alan toplam 500 öğrenci üzerinde uygulanmıştır. Araştırmada nicel araştırma yöntemleri kullanılmıştır. Katılımcıların yüzde 71,2'si erkekler; 28,8'ini ise bayanlar oluşturmuştur. Katılımcıların 48,8'i herhangi bir turizm deneyimi bulunma-maktadır. Bu duruma Kovik-19 pandemisinin etkili olduğu söylenebilir. Katılımcıların %65,2'si üniversite eğitimlerini turizm alanında devam ettirmek istemektedir.

Lise öğrencileriMeslek seçimiTercih+3
Ersin Oğuz
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Bir üniversite hastanesine başvuran hastaların aile sağlığı merkezlerini atlama sebepleri ve bunu etkileyen faktörler

Amaç: Aile hekimliği sisteminin ülke genelinde oturtulmasından bu yana 7 yıl geçmesine rağmen sevk sistemi uygulanamamıştır ve hastaların ilk başvuruda Aile Sağlığı Merkezleri'ni (ASM) tercih etme oranları düşüktür. Bu çalışmada amaç, bir üniversite hastanesine başvuran hastaların ASM'leri neden atladıklarını ve buna etki eden faktörleri belirlemektir. Gereç ve yöntem: Bu çalışma tanımlayıcı bir çalışmadır. Çalışma kapsamında nitel veriler de toplanmıştır. Çalışma Bezmialem Vakıf Üniversitesi Hastanesi'nde, 2017 Temmuz ve Ağustos aylarında yürütülmüştür. Örneklem büyüklüğüne ulaşmada poliklinik hasta sayısına göre ağırlıklandırma yapılmış, belirlenen sayıya ulaşana kadar hastalarla peşpeşe görüşülmüştür. Seçilen sekiz farklı poliklinikten 522 kişiye anket formu yüz yüze görüşme yöntemiyle uygulanmıştır. Sonuçlar sayı (n), yüzde (%), ortalama ve standart sapma kullanılarak değerlendirilmiştir. Bulgular: Çalışmaya katılanların 304'ü(%58,2) kadın ve 218'i(%41,7) erkektir. Toplam yaş ortalaması 39,7±14,7 (min:18 yaş, max:86 yaş) bulunmuştur. Katılımcıların %72,5'i kendisi için başvurmuştur, %27,4'ü çocuk hastaya refakat etmektedir. Katılımcıların genel olarak ilk tercih ettikleri sağlık kurumu %49,4 ile eğitim araştırma hastaneleri ve üniversitelerdir, ilk başvuruda ASM'lerin tercih edilme oranı %18,0'dir. Katılımcılar son bir yılda ASM'ye ortalama 3,70±1,74 kez başvurmuştur. İlk başvuru tercihi ASM ve diğer sağlık kurumları olan katılımcıların cinsiyet, katılımcının yaşı, eğitim durumu ve genel sağlık durumu gibi demografik özelliklerinin dağılım-ları benzer bulunmuştur. ASM'ye başvuranların %56,3'ü, diğer sağlık kurumlarına başvuranla-rın %31,5'i aile hekiminin genel sağlık durumunu bildiğini ve takip ettiğini belirtmiştir. Uzman hekimin uyguladığı tetkik ve tedavilerden aile hekiminin haberdar olması ASM'ye başvuran-larda %31,9, diğer sağlık kurumlarına başvuranlarda %16,9'dur. ASM'ye başvuranların %56,3'ü, diğer sağlık kurumlarına başvuranların %34,1'i, aile hekiminin verdiği tedaviden fayda gördü-ğünü belirtmiştir. Katılımcıların üçte ikisi ASM teknik imkânlarını yetersiz bulmaktadır. İlk baş-vuru tercihi ASM olanların %42,5'i zorunlu sevk sisteminin getirilmesine olumlu bakarken, diğer sağlık kurumlarını tercih edenlerin ise %24,8'i olumlu bakmaktadır. Katılımcıların ASM'leri atlama sebepleri sorgulandığında, aile hekimleri ile ilgili sorunlar, ASM'lerde tahlil imkânlarının kısıtlı olması, hizmete ulaşmayı aksatan durumların varlığı, hasta-nelerdeki yüksek standartlı hizmet tercihi ve daha önce başvurmamış kişilerin ASM'lere olumsuz bakış açısı belirtilmiştir. Sonuçlar: İlk başvuru kurumu seçiminde ASM'leri atlayarak bir üniversite hastanesini tercih etmenin birçok faktörle ilişkili olabileceği tespit edilmiştir. Kurulacak bir sevk sisteminin başarıyla yürütülmesi için bu faktörlerin dikkate alınması ve neden sonuç ilişkisi açısından araştırılması uygun olacaktır.

Aile sağlığıAile sağlığı merkeziBirinci basamak sağlık hizmetleri+6
Meltem Mücaz Karaaslan
Bezmialem Vakıf University
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Meslek lisesi öğrencilerinin sağlık hizmetleri alanını tercih nedenlerinin incelenmesi: Çankırı ili örneği

Bireyin kendine uygun mesleği seçmesi, toplumda işini isteyerek yapması, mesleğinde ilerlemesi, mutlu ve verimli bir şekilde yaşamını sürdürmesi bakımından önemlidir. (Sarıkaya, 2009). Bu çalışmada Sağlık Hizmetleri alanında öğrenim gören öğrencilerin alanı tercih etme nedenlerini saptamak amaçlanmıştır. Çalışmanın örneklemini Çankırı Gazi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Sağlık Hizmetleri alanı 9, 10, 11 ve 12. Sınıfında öğrenim gören 305 öğrenci oluşturmaktadır. Sağlık alanında eğitim gören bireylerde, bu alana özgü birtakım nitelikler bulunması gerekmektedir. Araştırmada sağlık hizmetleri alanını tercih eden öğrencilerin, bu alanı isteyerek tercih edip etmedikleri sorgulanmıştır. Bu amaca yönelik olarak verilerin toplanmasında Özcan (2017) tarafından hazırlanan veri toplama aracı bu çalışma kapsamında kullanılmış ve alan yazına dayalı olarak soru eklemesi yapılmıştır. Araştırmanın bulguları, öğrencilerin %70'i çekirdek aileye sahiptir, ailelerin gelir düzeyi 2000-5000 lira arasındadır. Eğitim seviyesi; annede ilkokul, babada lise ve dengi bir okuldur. Öğrencilerin %67'si okulunu değiştirmek istediğini, %64,6 oranında okudukları alanla ilgili bilgilerinin olmadığı, buna karşın %44,6 oranında alanını kendi istekleri ile tercih ettikleri belirlenmiştir. Okul tercihinde öğretmenlerinden yardım alan öğrencilerin oranı %12 düzeyindedir. Bulgularda kız ve erkek öğrencilerin her ikisinde de kısa sürede meslek sahibi olma isteği okul tercih nedenlerinde ilk sıradadır. Çalışmaya katkı sağlayan 9.sınıf öğrencileri ile 12.sınıfa geldiklerinde görüş ve tutumlarındaki farklılıkların karşılaştırılması amacıyla tekrar bir araştırma yapılması alana katkı sağlayacağı için bu alanda çalışanlara önerilmektedir. Benzer bir çalışmanın bölgesel farklılıkları ortaya koyacak nitelikte farklı bölgelerde yapılmasının da konuya katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

Alan tercihiLise öğrencileriMeslek liseleri+5
Fatma Eski
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Hastane tercihinde hastane enformasyon sistemi bileşenlerinin etkisi

Sağlık ve sağlık hizmet sunumu, insan yaşamının sürdürülmesinde ve yaşam kalitesinin arttırılmasında özel öneme sahiptir. Günümüzde de bireyler sağlık hizmetini alacakları sağlık kuruluşları konusunda daha seçici davrandığından bu seçiciliği etkileyen, tercihi belirleyen faktörler sıklıkla araştırılmaktadır. Bu çalışma, Hastane Enformasyon Sistemi'nin (HES) bileşenlerinin bu tercihteki görünmeyen katkısını araştırmak üzere planlanmıştır.Çalışmada veri toplama aracı olarak HES'e yönelik 10 modül/alt sistem sorusundan oluşan araştırma ölçeği soruları, bu modül/alt sistemlere yönelik hastaların deneyimlerini sorgulayan sorular ve 15 soruluk SERVQUAL ölçeğinden oluşan bir anket (Ek-1) kullanılmıştır. Anket Mayıs 2010-Temmuz 2010 tarihleri arasında Çukurova Üniversitesi Balcalı Hastanesi'nde (83 kişi) ve Ortadoğu Özel Sağlık Hastanesi'nde (70 kişi) ameliyat olmuş toplam 153 hastaya uygulanmıştır. Hastaneyi tavsiye etme ve tekrar gelişte tercih etme niyeti belirten hastaların araştırma ölçeği ve SERVQUAL skorlarının hastaların tercihlerini ölçeklere yansıttığını göstermiştir. Araştırma ölçeğinin güvenirlik ve geçerlik analizleri yapılmıştır. Ölçeğinin Cronbach's Alpha değeri ve % 95'lik güven aralığı 0,973 (0,970?0,989) olarak hesaplanmıştır. Araştırma ölçeği ve SERVQUAL ölçek skorları arasında korelasyon katsayısı 0,843 (%95 GA 0,798?0,888) olarak bulunmuştur ve bu değer hastane hizmetlerindeki problem yaşamış olanlar için 0,808 (%95 GA 0,738-0,878), problem yaşamamış olanlar için 0,922 (%95 GA 0,885-0,959) olarak hesaplanmaktadır. Araştırma ölçeğinin her sorusu HES modül/alt sistemlerinden birinden memnuniyetin hesaplanmasını sağlamaktadır. Ölçeğin kapsam analizi; her sorunun işaret ettiği memnuniyet skorunun, o sorudaki HES modül/alt sistem ile ilişkili olarak problem yaşanması durumunu açıkladığını göstermiştir. Hastane tercihlerinin altında yatan `memnuniyet faktörünün' HES ile ilişkili olduğu bu çalışma ile elde edilmiş bir bulgudur. Tercihi etkileyecek kadar önemli olan HES'ler hem kurulum hem de işleme aşamalarında özel olarak yetişmiş ehil elemanlar ve çalışanlar tarafından yönetilmeli, yürütülmelidir.

Bilgi sistemleriHasta memnuniyetiHastalar+3
Mervin Meltem Gencer
Çukurova University · Institute of Health Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

İmam Hatip Lisesinde okuyan öğrencilerin İmam Hatip Lisesini tercih nedenleri ve beklentileri (Gaziantep örneği)

Kuruluşundan bugüne kadar İmam Hatip Liseleri birçok aşamadan geçmiştir. Osmanlı döneminde Medresetü'l Eimme ve'l Huteba adıyla kurulurken, 1924'te İmam Hatip Mektepleri, 1949'da İmam Hatip Kursları olarak devam etmişlerdir. Daha sonraları sürekli varlığı tartışılan,kapatılıp açılan bu okullar, günümüzde İmam Hatip Ortaokulları ve İmam Hatip Liseleri olarak halen varlıklarını sürdürmektedirler. Bu tezde kuruluşundan günümüze imama hatip liselerindeki değişiklikleri ortaya koyarak, son zamanlarda popularitesi hızla artan bu okulları öğrencilerin tercih etme nedenleri ve bu okullardan neler bekledikleri tesbit edilmeye çalışılmıştır. Araştırmada dökümantasyon yöntemi ve anket tekniği kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini 2014-2015 öğretim yılında Gaziantep'te bulunan Ömer Özmimar Erkek Anadolu İHL, Mehmet Hayri Akınal Anadolu İHL ve Şehitkamil Belediyesi Kız Anadolu İHL öğrencileri oluşturmaktadır. Anket soruları bu okullardan rastgele 400 öğrenciye uygulanmıştır. Ankete katılan öğrencilere 40 soru sorulmuştur. Sorulan sorularla öğrencilerin İmam Hatip Lisesini tercih etme nedenleri, bu okuldan beklentileri ve beklentilerinin hangi düzeyde gerçekleştiği tesbit edilmeye çalışılmıştır.

Okul seçimiTercihÖğrenci beklentileri+1
Pempegül Ateş
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

Yükseköğretim kurumlarında pazarlama iletişimi faaliyetlerinin öğrenci tercihleri üzerindeki rolü, TRC1 bölgesi uygulaması

Yükseköğretim kurumlarının sayısı ülkemizde ve dünyada her geçen gün artmaktadır. Bu artan sayıyla birlikte yükseköğretim kurumları nitelik ve niceliklerinde de önemli gelişmeler olmaktadır. Bu pozitif gelişmeler yükseköğretim alanındaki rekabeti de günbegün zorlaştırmaktadır. Yükseköğretim kurumları, bir yandan ülke sınırları içerisinde sayısı artan güçlü sermaye sahipleri tarafından desteklenen yeni yükseköğretim kurumlarıyla rekabet etmek zorunda kalırken; diğer yandan da küreselleşmenin etkisiyle ülke sınırları dışındaki diğer kurumlarla rekabet etmek durumundadırlar. Dolayısıyla kurumlar da birbirlerine karşı rekabette üstünlük sağlayabilmek için çeşitli farklılaşma stratejileri izlemeye başlamışlardır. Pazarlama iletişimi faaliyetleri de bu farklılaşma stratejilerinin sürecinde önemli araçlardan biridir. Yükseköğretim kurumları kendilerinin ve verdikleri eğitim hizmetlerinin üstün yönlerini ve paydaşlarına sundukları fırsatları pazarlama iletişimi faaliyetleri ile paylaşarak bilinirliğini ve değerini artırmalıdır. Bu çalışmada, öncelikle yükseköğretim kurumlarının tercih edilmelerinde pazarlama iletişiminin ne derecede önemli olduğu araştırılmış, pazarlama iletişimi faaliyetlerinin öğrenci tercihleri üzerindeki rolü belirtilmeye çalışılmış, üniversite öğrencilerinin, tercih aşamasında hangi pazarlama iletişimi unsurlarında etkilendikleri ortaya konulmuştur. Bu amaçla, hazırlık ve birinci sınıf öğrencilerine anket uygulanmıştır. Anket sonuçları SPSS 22.0 programına yüklenmiş ve tanımlayıcı istatistikler, güvenilirlik testleri, faktör, korelasyon ve regresyon analizleri yapılmıştır. Böylelikle yükseköğretim kurumlarının pazarlama stratejileri oluştururken temel alması gereken pazarlama iletişimi faaliyetleri ortaya konmaya çalışılmıştır.

PazarlamaPazarlama iletişimiTercih+3
Erhan Durur
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Fen lisesi öğrencilerinin meslek seçimini etkileyen faktörlerin ve meslek tercihlerinin Bulanık TOPSİS yöntemi ile incelenmesi

İnsanların meslek seçerken en çok etkilendikleri faktörleri ve en çok tercih ettikleri meslekleri belirlemek ve bunları önem derecesine göre sıralamak ikili mantıkla mümkün olmamaktadır. Çünkü gerçek hayatta insanlar karar alırken her zaman net değerlendirme yapamamaktadır. Belirsiz ifadeler kullanmaktadır. Bu durumun çözümü için Zadeh tarafından bulanık küme teorisi geliştirilmiştir. Teorinin çok kriterli karar verme yöntemlerine dahil edilmesiyle, birden fazla kriter, alternatif ve karar vericilerin olduğu problemlerin çözümü mümkün hale gelmiştir. Meslek seçimi ve seçimi etkileyen faktörler de ÇKKV yöntemleri ile çözülebilecek problemlerdendir. ÇKKV metotlarından bulanık TOPSİS yöntemi ile nitel ve nicel veriler beraber işlenebilmekte ve bulanık ifadeler sayısal verilere dönüştürülebilmektedir. Bu çalışmada, Yozgat- Merkez'de bulunan fen lisesi son sınıf öğrencilerinin meslek seçimini etkileyen faktörler ve meslek tercihleri BTOPSİS yöntemi ile değerlendirilmiştir. Faktörlerin belirlenmesinde kaynaklar titizlikle incelenerek güncel bilgilere ulaşılmaya çalışılmıştır. En çok tercih edilen mesleklerin belirlenmesinde ÖSYM'ye ait veriler ile Yozgat-Merkez'de bulunan fen liselerinin 2015-2016 eğitim öğretim yılına ait LYS sınav sonuçları dikkate alınmıştır. İl merkezinde bulunan fen lisesi son sınıf öğrencileri için meslek seçimini etkileyen faktörleri ve meslekleri içeren bir anket formu hazırlanmıştır. Gerekli izinler alınarak Şehitler Fen Lisesi, Erdoğan Akdağ Fen Lisesi, Çözüm Koleji Fen Lisesi son sınıf öğrencilerine 2016-2017 eğitim-öğretim yılında anket uygulaması yapılmıştır. Anket uygulaması 109 öğrencinin katılımı ile gerçekleşmiştir. Öğrencilerin meslek seçimini etkileyen faktörlerin önem ağırlıklarının belirlenmesinde ve meslek tercihlerindeki önceliklerin tespit edilmesinde BTOPSİS yöntemi uygulanmıştır. Yöntemde bulanık üçgen sayılar kullanılmış ve doğrusal normalizasyon işlemi yapılarak alternatifler ve kriterler yakınlık katsayılarına göre sıralanmıştır.

Bulanık TOPSISFen liseleriLise öğrencileri+5
Mühibe Akyıldız
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi öğrencilerinin oyuncak tercihleri ve gelişim düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmada, okul öncesi eğitim kurumuna devam eden 48-72 aylık çocukların oyuncak tercihleri ve gelişim düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2019-2020 eğitim- öğretim yılında Gaziantep ili Şehitkamil ilçe merkezinde bulunan Milli Eğitim Bakanlığına bağlı bağımsız bir anaokulunda eğitim gören amaçlı örneklem yoluyla belirlenmiş 10 öğrenci ve seçkisiz olarak belirlenen 116 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama araçları olarak "Kişisel Bilgi Formu", araştırmacı tarafından oluşturulan "Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu", "Oyuncak Tercihi Formu" ve "Gelişim İzleme Formu ve Gelişim Belirleme Formu" kullanılmıştır. Araştırma da hem nitel hem nicel deseninin birlikte kullanıldığı karma yöntem kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler SPSS 21.0 paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sürecinde nitel veriler kategorik içerik analizi ile; nicel veriler ise parametrik olmayan Friedman Testi ve parametrik testlerden Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) Testi ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda çocukların oyuncak tercihleri ve gelişim düzeyleri arasında anlamlı farklılık ortaya çıkmıştır. Bu durum çocukların oynadığı oyuncakların, gelişim düzeyinin artmasında etkili olduğunu ortaya koymaktadır. Anahtar Kelimeler: Gelişim Düzeyi, Okul Öncesi Eğitim, Oyuncak Tercihi

Okul öncesi eğitimOkul öncesi çocuklarOyuncak+2
Fatma Nur Biçer
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Satın alma karar tarzlarının coğrafi işaretli ürün ve ulusal markalı ürün tercihleri üzerindeki etkisinin değerlendirilmesi

Coğrafi işaret, belirli bir kimliğe sahip seneler boyu süre gelmiş ürünlerin kökenlerine atfedilmesidir. Coğrafi işaretli ürünler, bilgi birikimleriyle genişletilerek günümüze kadar gelen yöresel lezzetlerin, gelecek kuşaklara aktarılmasında önemli bir rol oynamaktadır. Ulusal markalı ürünler ise ülke çapında ün yapmış, tanınan markaların ürünlerini ifade etmektedir. Tüketicilerin satın alma kararlarında ve seçim yapmalarında coğrafi işaretli ürünler ve ulusal markalı ürünlere bakış açıları oldukça önemlidir. Bu çalışmada tüketicilerin satın alma karar tarzlarının, coğrafi işaretli ürün ve ulusal markalı ürün tercihleri üzerindeki etkisinin, çok kriterli karar verme yöntemlerinden birisi olan TOPSIS yöntemi ile değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. Araştırmanın verileri yüz yüze anket yöntemi kullanılarak; Kayseri, Yozgat ve Kırşehir'de 18 yaşını doldurmuş coğrafi işaret ve ulusal markalı ürün satın alan tüketicilerden toplanmıştır. Çalışmaya toplam 391 tüketici katılım sağlamıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre coğrafi işaretli ürünlerin ve ulusal markalı ürünlerin mükemmeliyetçilik kriteri altında yer alan "ürünlerin yüksek kaliteli olması" yönündeki katılım, iki ürün çeşidi için de birinci sırada yer almaktadır. Analiz sonucunda son sırada değerlendirilen kriterler, alışverişte değişiklik arama kriterinin altında yer alan "coğrafi işaretli ürünleri kullanmaktan sıkılma" yönündeki ifade ile marka bilinci kriteri altında yer alan "ulusal markalı ürünlerin satıldığı şık mağaza ve dükkânların en uygun ürün sunmaları" ifadeleridir. Bunun yanında, çoklu regresyon analizi sonuçlarına göre coğrafi işaretli ürünlere yönelik satın alma tarzları ölçeğinde, mükemmeliyetçilik kriteri ilk sırada yer alırken; son sırada marka bağlılığı kriteri yer almaktadır. Ulusal markalı ürünlere yönelik satın alma tarzları ölçeğinde ise ilk sırada marka bilinci kriteri yer alırken, son sırada alışverişte değişiklik arama kriteri yer almaktadır.

Coğrafi işaretlerMilli kimlikMüşteri tercihleri+4
İsmail Bozyiğit
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Eğitim fakültesi öğrencilerinin kariyer uyumlarının duygusal zekâ, bölüm ve sınıf düzeyleri açısından incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, Eğitim Fakültesi'nin farklı bölümlerinde okumakta olan öğrencilerin bölüm tercihlerini ne zaman yaptıklarını ve öğrenim gördükleri bölümden memnuniyet düzeylerini belirlemektir. Bunun yanısıra kariyer uyum puanı ve 4 boyut (ilgi, kontrol, merak, güven) puanlarının cinsiyete, sınıf düzeyine, bölüme, bölüm seçimine karar verilen zamana ve duygusal zekâ düzeylerine göre anlamlı farklılılık gösterip göstermediğini incelemektir. Araştırma, ilişkisel tarama modelinde betimleyici bir çalışmadır. Araştırma grubunda yer alan 418 öğrencinin 314'ü kız, 104'ü erkektir. Araştırmada verileri toplamak amacıyla araştırmacı tarafından oluşturulan Kişisel Bilgi Formu, Savickas ve Profeli'nin (2012) geliştirdiği "Uluslararası Kariyer Uyum Yetenekleri Ölçeği" ve Hall (1999) tarafından geliştirilen Duygusal Zekâ Değerlendirme Ölçeği kullanılmıştır. Bu araştırmada verilerle ilgili tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve t Testi analizleri yapılmıştır. Araştırmanın sonucuna göre; öğrencilerin %64'ü bölüm tercihine üniversite tercih döneminde karar vermiştir. Öğrencilerin %48'inin bulundukları bölümden 'az memnun' oldukları tespit edilmiştir. Kariyer uyum yeteneğinin kontrol boyutunda erkeklerin kontrol puanlarının kızlara göre daha yüksek olarak belirlenmiştir. İlgi-merak-kariyer uyumu incelemesinde ise 4. sınıfta eğitim gören öğrencilerin ilgi, merak puanları ile toplam kariyer uyum puanlarının 1. sınıfta eğitim gören öğrencilere göre daha yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bölümü tercih etme zamanı değişkeni açısından yapılan inceleme, bölümüne ortaokulda karar veren öğrencilerin ilgi puanının üniversite tercih döneminde karar verenlere göre daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Benzer şekilde ortaokulda tercih yapan öğrencilerin kontrol puanlarının lise son sınıfta seçim yapan öğrencilerden daha yüksek seviyede olduğu saptanmıştır. Kariyer uyumu ve duygusal zekâ açısından yapılan değerlendirmelerde ise duygusal zekâ düzeyi yüksek olan öğrencilerin ilgi, kontrol, merak, güven ve kariyer uyumlarının duygusal zekâ düzeyi orta ve düşük olan öğrencilere göre daha yüksek olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Kariyer uyum yeteneği, Duygusal zekâ, Üniversite öğrencileri

Duygusal zekaEğitim fakülteleriKariyer+4
Meşhude Şentürk
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kişisel koruyucu donanımların seçiminin doğru yapılması

Bu çalışmada, risklerin tam olarak önlenemediği veya tam olarak sınırlandırılamadığı veya teknik tedbirlerle çalışana zarar vermeyecek derecede azaltılmasının toplu koruma yöntemleri ile sağlanamadığı durumlarda, kullanılması gereken kişisel koruyucu donanımların seçiminin yapılmasında gerekli olan hususların belirlenmesi ve doğru kişisel koruyucu donanımların seçilmesi için hazırlanmıştır. İşyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması, risklerin ortadan kaldırılması veya kabul edilebilir seviyeye getirilmesiyle sağlıklı ve güvenli çalışma yerlerinin oluşturulabilmesi gerekmektedir. Risklerin bertaraf edilemediği ve toplu koruma sağlanamadığı durumlarda kişisel koruyucu donanımlar kullanılmaktadır. Kişisel Koruyucu Donanımlar çalışma alanlarında güvenli çalışmayı sağlamayı hedefleyerek hem koruyucu olarak hem de şartları daha güvenli hale getirmek için kullanılacak ürünlerdir. Anahtar Kelimeler: Kişisel Koruyucu Donanım Seçimi, Kişisel Koruyucu Donanımlar

Kişisel koruyucu donanımMalzeme seçimiTercih+2
Halil İbrahim Ünal
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

KOBİ işletmelerin katılım bankacılığını tercih etme nedenleri: Gaziantep il örneği

Bu çalışmanın amacı, Gaziantep ilinde faaliyette bulunan KOBİ'lerin islamı bankacılıa yönelme sebeplerini araştırmaktır. Bu anlamda, küçük ve orta ölçekli işletmelerin katılım bankacılığı tercih etme nedenleri bir anket aracılıyla analiz edilmiştir. 20 sorudan oluşan anket, SPSS 22 programı ile analiz edilmiştir. Elde edilen bulgular çalışmaya dahil olan katılımcıların dini değerleri sebebiyle katılım bankacılığına yöneldildikleri anlaşılmaktadır. Kendilerine uygun yatırım ürünlerin var olduğunu belirtilmiş olsa da, katılımcıların önemli bir kısmı katılım bankacılığın sunduğu hizmetleri ve/veya ürünleri yatırım gerekçesiyle tercih etmediklerini vurgulamaktadırlar. Bulgular katılımcıların sadece bir kısmı yatırım ve finans ürünlerinden kaynaklı katılım bankacılığını tercih ettiklerini belirtmektedirler. Dikkat çeken diğer bir sonuç ise işletme sahiplerin katılım bankacılığında hesap açma nedenleri arasında ikinci sırada iş yerine yakınlılık olduğunu ifade etmek mümkündür. Elde edilen bu çarpıcı sonuç katılımcılar için bir bankanın « konumun » ne derece de önem taşıyabileceğini göstermektedir. Ancak, konum faktörü katılım bankası dışında « konvansyonel » bir bankanın aynı konumda olmuş olsaydı yine katılım bankasını tercih edermiydiniz sorusu sorulmadığından önem derecesi tartışmaya açık kalmıştır. Çevresel faktörlerin tercih edilme konusunda anlamlı olmadığı anlaşılmaktadır. Katılımcılar tercih ettikleri katılım bankasının kamu bankası olması tercihlerini olumlu yönde etkilediklerini ifade etmektedirler. Son olarak katılım bankasında çalışan personnellere duyulan güven ve kaliteli hizmet öne çıkan diğer bir faktördür. Bu bulguların ışığında katılım bankaların sundukları ürünler ve finans/yatırım araçları katılımcıların islam bankacılığına yönelme sebeplerin yerinde yer almaması katılım bankacılığı sektöründe henüz yeterli düzeyde ürünlerini tanıtılmadığı düşünülebilir. Bu bağlamda, sektörün henüz « tokluk » noktasına ulaşmadığını ve Pazar payı elde etme açısından hala bir marjın varlığını göstermektedir.

BankalarGaziantepKOBİ+3
Abuzer Oğuzcan Kurtoğlu
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Kişisel yatırım tercihleri üzerinde davranışsal finansın etkisi

Bu araştırmanın amacı kişisel yatırım tercihleri üzerinde davranışsal finansın etkisinin ortaya çıkarılmasıdır. Araştırmada nicel araştırma deseni kullanılmış olup tarama modelinde bir çalışmadır. Araştırmanın örneklemini toplamda 406 kişi oluşturmuştur. 150 kişi ile Manisa, İzmir, Bursa ve İstanbul illerinde yüz yüze görüşülmüştür. Kalan 256 kişi ile online anket tekniğinden faydalanılarak veri toplanmıştır. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından hazırlanan kişisel bilgi formu ve Hamurcu (2015) tarafından geliştirilen davranışsal finans ölçeği kullanılmıştır. Araştırmaya katılanların demografik verileri ve çalışma durumlarına yönelik sorulara frekans analiz uygulanmış, verilerin dağılımı "n" ve "%" olarak tablolarda sunulmuştur. Sonrasında, araştırmada kullanılan Davranışsal Finans Eğilimleri ölçeklerine ait ifadelerin ortalama ve standart sapmaları değerlendirilmiştir. Kullanılan ölçeklerin güvenirliği; Cronbach's Alpha katsayısı ile değerlendirilmiştir. Davranışsal Finans Eğilimleri ölçeklerinin demografik verilere göre farklılık gösterip göstermediği anlamlılık testleri ile analiz edilmiştir. Hangi analizin kullanılacağına karar vermeden önce, verilerin normal dağılıma uyup uymadığı Kolmogorov-Smirnov ve Shapiro-Wilk sınamaları ile değerlendirilmiştir. Normal dağılıma uymayan verilerin; analizi için ikili karşılaştırmalarda Mann Whitney U testi, iki veya daha fazla değişkenin karşılaştırılmasında ise; Kruskal-Wallis H testi kullanılmıştır. Anlamlı çıkan analizlerde hangi gruplar arasında fark olduğunun belirlenmesi için Mann Whitney U testi ile ikili karşılaştırmalar yapılmıştır. Ölçekler arasındaki ilişki Spearman korelasyon testi ile değerlendirilmiştir. Araştırmanın analizinde SPSS v23 istatistik programı kullanılmıştır. Yatırım yaparken esas alınan faktörlere göre değerlendirildiğinde, faiz oranlarını ve alınan tüyoları esas alanların, diğer gruplara göre yatırım körlüğü etkisi yüksek bulunmuştur. Siyasi istikrar ve analiz yöntemlerini esas alanların ise diğerlerine göre yatırım körlüğü etkisinin düşük olduğu; aracı kurum yönlendirmesi, alınan tüyolar, analiz yöntemlerini esas alanların diğer gruplara göre kazanma tutkusu etkisinin yüksek olduğu; siyasi iktidar, ekonomik istikrar, faiz oranları ve alınan tüyoları esas alanların kararlarda muhafazakarlık etkilerinin daha yüksek olduğu tespit edilmiştir.

Bireysel yatırımcılarDavranışsal finansKişisel yatırımlar+3
Saleh Mehdiyev
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Ca'ferî fıkıh usûlünde delillerin teâruzu ve tercih kâideleri

Ca'feriyye mezhebi, ismini mensupları tarafından masum imam kabul edilen ve aynı zamanda sünnîler tarafından da kabul gören Ca'fer es-Sâdık'tan almıştır. Bu mezhep itikadi olmasının yanında siyâsi yönü ağır basan bir fırkadır. Ahbâriyye ve Usûliyye diye iki ekole ayrılan söz konusu mezhep teâruz olduğu kabul edilen haberleri çözüme kavuştururken farklı yollar takip etmiştir. Ahbâriyye genel olarak masum kabul edilen imamların rivayetlerini ilk sıraya alırken Usûliyye istidlâl yöntemini kullanmıştır. Her iki görüşte olanlar da siyâsi bir mezhep olmalarının doğal sonucu olarak masum kabul ettikleri imamlara büyük ehemmiyyet vermişlerdir. Bu çalışmamız giriş ve üç bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde Ca'ferî fıkhının doğuşu, oluşumu, geçirdiği evreler ve ortaya çıkan mezhepleri ele aldık. İkinci bölümde delillerin teâruzu ve mahiyeti ile teâruzun türleri konularını ele aldık. Ca'ferî fakihlerin büyük çoğunluğu teâruz konusunu teâdül başlığı altında inceledikleri için biz de teâdül kavramını açıkladık. Özellikle bu konu anlatılırken ilk defa karşılaştığımız tezâhum kavramını da izah ettik. Tezâhum eden delillerin tercih edilme sebeplerini de teâruzu giderme konusuna ilave ettik. Üçüncü bölümde ise fakihlerin teâruzu giderme yolları olan cem' ve tevfîk, tercih, nesih, tesâkut, tahyîr ve tevakkuf konularını detaylı olarak inceledik ve izah ettik.

CaferiyyeDelilKur'an-ı Kerim+6
Rıdvan Çekme
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Gebelerin doğuma hazır oluşluk, doğum korkusu ve bilinçli farkındalık düzeylerinin doğum şekli tercihlerine etkisinin incelenmesi

Amaç: Araştırmanın amacı gebelerin doğum şekli tercihlerinde doğuma hazır oluşlukları, doğum korkuları ve bilinçli farkındalık düzeylerinin etkisinin incelenmesidir. Gereç ve Yöntem: Araştırma analitik kesitsel tipte planlandı. Araştırmanın evrenini Manisa Merkez ilçe aile sağlığı merkezlerine kayıtlı gebeler (N= 4881); örneklemini ise bu aile sağlığı merkezleri arasından kura ile seçilen 6 aile sağlığı merkezine kayıtlı, araştırmaya katılmaya gönüllü 363 gebe oluşturdu. Veriler "Gebe Tanıtım Formu", "Prenatal Kendini Değerlendirme Ölçeği'nin "Doğuma Hazır Oluş ve Doğum Korkusu" alt ölçekleri ve "Bilinçli Farkındalık Ölçeği" ile toplandı. Verilerin analizinde normal dağılıma uygunluk testi, tek değişkenli analizler ve çoklu lojistik regresyon analizi kullanıldı. Bulgular: Gebelerin yaş ortalamalarının 27,69±5,31 ve %56,7'sinin orta gelir grubunda olduğu, %25,3' ünün lise mezunu olduğu, %37,7' sinin sezaryen, %62,3'ünün ise normal doğum tercih ettiği, %39,4'ünün ilk gebeliği olduğu, %58,62'sının daha önce normal doğum yaptığı saptandı. Gebelerin doğum şekli tercihi ile Doğuma Hazır Oluş ve Doğum Korkusu Alt Ölçekleri ve Bilinçli Farkındalık Ölçeği puanları arasında anlamlı fark olduğu saptandı (p<0,05). Yapılan binary lojistik regresyon modelinde gebelerin doğum şekli olarak sezaryen doğum tercih etmelerindeki varyansın %65,2'sinin model ile açıklandığı belirlendi. Modelde önceki doğum şekli, en uzun süre yaşanılan yerleşim birimi ve doğum korkusu yer aldı. Ancak primiparlar için bu kararda, gebenin yaşı, çalışma durumu ve doğum korkusu belirleyici olarak bulundu (Varyansın 40,2'sini açıklayan). Sonuçlar: Gebelerin doğum tercihlerinde doğuma hazır oluş, doğum korkusu ve bilinçli farkındalık düzeyleri etkili ancak, doğum korkusu hem primiparlar hem de tüm gebeler için en temel belirleyicidir. Araştırma sonucunda bilinçli farkındalık temelli, doğum korkusuna yönelik eğitimlerin rutin doğum öncesi hizmetler kapsamına alınması önerilebilir. Ayrıca doğum korkusunu açıklamaya yönelik nitel araştırmalara gereksinim vardır. Anahtar Kelimeler: Bilinçli farkındalık, Doğum korkusu, Doğum şekli, Doğuma hazır oluş

AnksiyeteBilinçBilinçli farkındalık+3
Damla Şahin Büyük
Manisa Celal Bayar University · Institute of Health Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Yatırım tercihleri ve risk eğilimi; Manisa ili yatırımcı profili analizi

Risk kavramı ekonomi biliminde çokça kullanılmış, fakat tanımlaması pek de kolay yapılamayan bir kavram olmuştur. Riski oluşturan çok farklı unsurların olması, farklı durumlarda farklı sonuçlar göstermesi ve bir de bireylere göre farklılıklar göstermesi bu durumun ortaya çıkmasında etkili olmuştur. Bu anlamda bireysel yatırımcıların risk eğilimlerinin ölçülmesi, pek çok araştırma ve tartışmaya konu olmuştur. Yatırım kavramı ise, içerisinde risk faktörünü de barındıran daha geniş tanımlamalar gerektirmektedir. Bu tanımlamalar, yatırım konusunda yapılan çalışmalarda, amaçlarına göre, makro düzeyde, işletme düzeyinde ve bireysel düzeyde ele alınmaktadır. Son yıllarda, ekonomi alanındaki yatırım tercihlerine ilişkin çalışmalarda, çoğunlukla, bireylerin yatırım kararlarına ilişkin farklı bir bakış açısı sunan davranışsal modellere dayalı bireysel yatırımlara yer verilmektedir. Bu bağlamda çalışmada, yatırım kavramı, bireysel düzeyde ele alınmış olup, risk, yatırım ve bu ikisi arasındaki bağ ile bu bağı etkileyen faktörlerin, birbirleri ile olan etkileşimleri araştırılmaktadır. Bireyler tarafından verilecek olan finansal yatırım kararları, çok değişkenli bir karar alma sürecini ifade eder. Rasyonel bir yatırımcının hedefi, elde ettiği gelirlerin bir kısmını tasarrufa ayırabilmek ve bu tasarrufları en düşük riske katlanarak en yüksek getiriyi elde edecek şekilde yatırımlara yönlendirmektir. Buna göre, başarılı bir şekilde tasarruf yapmak, bireyler için yeterli olmamaktadır. Bu aşamada elde edilen birikimlerin yatırımlara doğru şekilde yönlendirilmesi önem kazanmaktadır. Bu amaçla, çalışmanın ilk bölümünde, yatırım, yatırımcı ve yatırım araçlarına ilişkin literatür araştırmalarına, ikinci bölümde risk kavramı ve yatırımı etkileyen diğer faktörlere yer verilmiştir. Çalışmanın uygulama aşamasında ise, bireylerin demografik özellikleri, ekonomik koşulları, içinde bulundukları sosyal-kültürel ortam ve ekonomik gelişmelere ilişkin bilgi seviyeleri, ortaya konulmaya çalışılmıştır. Böylece, bireysel yatırımcıların birikimlerini değerlendirirken tercihlerini ne yönde ve nasıl kullandığı sorularına cevap aranmıştır. Bu amaçla, üçüncü bölümde, Manisa ili ve ilçelerinde yapmış olduğumuz anket çalışması sonucunda elde edilen verilere ilişkin analizlere yer verilmiştir. Bu bağlamda, Manisa ili ve ilçelerinin kentsel alanında yaşayan bireysel yatırımcılara 36 sorudan oluşan anket uygulanmıştır. Uygulanan 400 anketten, kullanılabilir olan 387 tanesi yapılacak analizlerde kullanılmak üzere işlenmiştir. Buna göre ilk önce bireylere ilişkin veriler grafik yardımıyla görselleştirilmiş, böylece ankete katılanların genel bir profili çıkarılmaya çalışılmıştır. Diğer yandan bireylerin gelir, tasarruf oranları ve demografik özelliklerine göre risk eğilimlerini ölçmek amacıyla hipotezler kurulmuştur. Kurulan bu hipotezlere, SPSS 22 programı yardımıyla Ki-Kare, yüzde ve varyans analizleri uygulanmıştır. Çıkan sonuçlara göre Kabul ve Red tabloları oluşturulmuş, sonuç kısmında ise bunlara ilişkin yorumlara yer verilmiştir. Buna göre, genel olarak, geçerliliği birçok araştırmayla kanıtlanmış davranışsal eğilimlerin, benzer çalışmalarda olduğu gibi Manisa ili ve ilçelerindeki bireysel yatırımcılar için de geçerli olduğu sonucuna ulaşılırken, bazı analizlerde, yapılan benzer araştırmaların aksi sonuçlara da ulaşılmıştır. Bu benzerlik ve farklılıklar ise hipotezlerin sonuçları verilirken tartışılmıştır.

ManisaRiskRisk yönetimi+6
Mehmet Yiğit
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Kanserin rengi (prostat kanserli hastalarda renk tercihleri, hastalığın evresi ile ilişkisi ve meme ile akciğer kanserli hastaların verileri ile karşılaştırması)

Giriş: Çalışmamızda kanser tanısı almış hastaların ve genel sağlıklı gönüllülerin kanseri ifade eden renk tercihlerini karşılaştırmak, böylece kanser hastalarının renk tercihleri üzerinden içinde bulunmuş oldukları psikolojik durum hakkında fikir sahibi olmayı amaçladık. Gereç ve Yöntem: Ocak 2015 - Nisan 2015 tarihleri arasında Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi üroloji, göğüs hastalıkları ve genel cerrahi polikliniklerine başvuran prostat, meme ve akciğer kanseri tanısı almış olan hastalar çalışmaya dahil edildi. Kontrol grubu 18 yaş üzeri üniversite öğrencilerinden oluşturuldu. Hastaların sosyodemografik verileri ve hastalıkları ile ilgili (kanser tipi, tedavi şekli, hastalığın durumu, tedavi edildiği yer) veriler kaydedildikten sonra ''kanser denildiğinde sizde çağrıştırdığı renk hangisidir?'' sorusu soruldu. Önceden hazırlanmış olan 9 renkli renk skalasından renk tercihini göstermesi istendi. Bulgular: Kontrol grubunda en fazla kırmızı, siyah, mor tercih edilirken, hasta grubunda en fazla sarı, kırmızı ve siyah tercih edilmiştir. Hasta alt gruplarına bakıldığında; prostat ve meme kanserli hastalar sarı rengi, akciğer kanserli hastalar siyah rengi tercih etmişlerdir. Hastalıkları kür olan hastalar sarıyı, lokal rezidü hastalığı olanlar kırmızıyı, metastatik hastalığı olanlar ise en fazla siyah rengi tercih etmişlerdir. Sonuç: Normal sağlıklı insanlarda kanser algısının olumsuz duygularla eşdeğer kırmızı, siyah ve mor renklerle ilişkilendirildiği saptanmıştır. Ancak kanser hastalarında durum böyle değildir. Eğer hastalıkları tedavi edilebilir ve hatta kür sağlanabilirse, tercih ettikleri renk; hastaların umudunu ve mutluluğunu simgeleyen sarı renk olmuştur. Bu çalışma şu sonucu ortaya koymuştur; Kanserin bir rengi yoktur. Kanser hastalarının, hastalıklarının evresine göre içinde bulunmuş oldukları duyguyu simgeleyen renkler vardır. Amaçta hastaları, umut duygusunun simgelendiği bu sarı evrede tutmak olmalıdır.

Akciğer neoplazmlarıAnksiyeteMeme neoplazmları+5
Volkan Tatlı
Manisa Celal Bayar University
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Seçmen tercihlerini etkileyen sosyo-politik faktörler (1946-2007 dönemleri arası)

Seçmen davranışı konusu çok boyutlu bir konudur. Günümüz demokratik politik sistemlerinde seçmen davranışlarının analiz edilmesi büyük bir önem taşımaktadır. Seçmenlerin tercihlerini etkileyen ekonomik, siyasi, sosyolojik ve psikolojik pek çok faktör mevcuttur. Bu etkenler doğrultusunda "Seçmen Tercihlerini Etkileyen Sosyo - Politik Faktörler" önemli hale gelmektedir. Bu tez çalışmasında Türkiye Cumhuriyeti'nin çok partili hayata geçişinden, 22 Temmuz 2007 seçimlerine kadar ki süreçte, Türk seçmeninin parti tercihlerini etkileyen sosyal ve kültürel etkenler incelenmiştir. Seçmenin genel seçimlerdeki tutumu ve oy verirken hangi faktörlerden etkilendiği, bir dizi akademik ve bilimsel araştırmalardan yararlanılarak değerlendirilmiştir. Seçmenin tercihlerinde en az sosyal faktörler kadar kültürel faktörlerin de etkili olduğu varsayımıyla siyasi kültür olgusu seçmen tercihleriyle ilişkilendirilmeye çalışılmış ve Türk siyasi kültürünün baskın yönlerine yer verilmiştir. Hazırlanan bu çalışmada siyasi partilerin davranış özelliklerinden ziyade, seçmenin oylama kararı üzerindeki olası etkiye sahip sosyo-politik faktörleri belirlemek amaçlanmıştır. Anahtar Kelimeler:Seçmen,Seçmen Davranışı, Sosyo-Politik Faktörler

Seçmen davranışıSeçmenlerSiyasi tercih+3
İrfan Aşuk
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Mütekaddimûn ve Müteahhirûn Dönemi müfessirlerinin ortaya koydukları tefsir kurallarının mukayesesi -Taberî ve Alûsî örneği-

"Mütekaddimûn ve Müteahhirûn Dönemi Müfessirlerinin Ortaya Koydukları Tefsir Kurallarının Mukayesesi" adlı bu çalışma iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde tez konusuna ilişkin temel tanımlamalar ve değerlendirmesini yapacağımız konularla alakalı farklı görüşler ele alınmaktadır. İkinci bölümde ise Taberî ve Âlûsî'nin bakış açılarına göre tefsir kaidelerinin uygulanma keyfiyeti ortaya konulmaktadır. Bu çalışmada her iki müfessirin, Kur'an ayetlerini tefsir kaideleri temelinde yorumlamaları, söz konusu tefsir kaidelerini kabul eden diğer bazı müfessirlerin de teyidiyle birlikte değerlendirilmektedir. Teyitlere ise karşılaştırma yapıldıktan sonra yer verilmekte ve böylelikle Taberî ve Âlûsî'nin bu alandaki bilimsel kudret ve yetkinlikleri de isbat edilmiş olunmaktadır. Yanı sıra, tefsir kaidelerinin her bir müfessir için vazgeçilmez derecede öneme haiz olduğu da net biçimde ortaya çıkmış olacaktır. Bu çalışmayla ayrıca yapılmak istenilen, tefsir kaidelerinin Arap Dili, nahvi ve belâgatı gibi pek çok ilimden yararlanılarak oluşturulduğunu tespit etmenin yanı sıra, her bir tefsirin, tefsir kaideleri açısından kendine has meziyetleri olduğunu ve bazı tefsir kaideleri Fıkıh Usulü ağırlıklı olurken, diğer bazılarının da kıraat ilmi ya da makâsıd ilmi gibi daha farklı ilimleri merkeze alarak oluştuğunu ortaya koymaktır. Anahtar Kelimeler: Farklılık, kaideler, tefsir, mukayese, tercih etme, problem, mütekaddimûn âlimleri, müteahhirûn âlimleri.

AlusiFarklılıklarKaide+6
Moustapha Soumahoro
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Yükseköğrenim gören öğrencilerin estetik tercihleri

Bu araştırma yükseköğrenim gören öğrencilerin estetik tercihlerini belirlemek amacı ile planlanmış ve yürütülmüştür. Araştırmanın evrenini Konya ili Selçuk Üniversitesi örneklemini ise Selçuk Üniversitesinden seçkisiz örnekleme yöntemi ile seçilen 8 fakülte ve 2 meslek yüksekokulundan, 1000 üniversite öğrencisi oluşturmaktadır. Uygulanan anketlerden geçerli olan 836'sı değerlendirilmiştir.Bu araştırmada, nicel desenle betimsel araştırma yöntemi uygulanmıştır. Örneklem grubuna farklı veri toplama araçları tatbik edilmiştir. Araştırmacı tarafından hazırlanan kişisel bilgi formu, Görsel Sanatlar ve Görsel Sanatlar dersiyle ilgili görüşlerini belirlemek için anket, estetik tercihlere göre farklılık gösterip göstermediğini belirlemek amacıyla beşli Likert tipi tutum ölçeği uygulanmıştır.Buna göre, nicel veriler ayrı ayrı toplanmış ve puanlanmıştır. SPSS 15 (Statiscal Package for Social Sciences) ve paket yazılımlarından faydalanılarak frekans (0. aritmetik ortalama (X), t-testi, Chi-Square Test uygulanmış; madde analizi yapılmış "Estetik Kuramlara Ait Görsellerin Tercihlerinin Anlaşılması" için de varyans analizi (Anova) yapılmıştır Yapı geçerliliğini kontrol etmek için de faktör analizi uygulanmıştır. Anket formunun güvenirliği için iç tutarlılık katsayısı olan "Cronbach Alpha'' hesaplanmış ve elde edilen veriler sonuçta bir araya getirilmiştir.Bulgulara göre, araştırma kapsamına alınan öğrencilerin kitsclı'e ait görselleri tercih düzeyleri sanat yapıtlarına ait görselleri tercih düzeylerinden daha yüksek bulunduğu belirlenmiştir. Katılımcıların, estetik kuramlarına ait görsellerden, yansıtmacı estetik kurama ait görselleri birinci derecede yüksek işlevsel estetik kurama ait görselleri ikinci derecede yüksek anlatımcı estetik kurama ait görselleri üçüncü derecede orta biçimci estetik kurama ait görselleri ise en düşük düzeyde tercih etmiş oldukları saptanmıştır.İstatistik, üniversiteli öğrencilerin daha önce aldıkları Görsel Sanatlar öğretimine, yaşlarına, cinsiyetlerine göre kitsch ve sanat yapıtlarına ait görsellere ilişkin tercih düzeyleri arasında anlamlı bir fark bulunduğunu göstermektedir. Ancak ailelerin gelir düzeyleri ile sanat yapıtına ilişkin tercih düzeyleri arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır.Bütün bu verilerden katılımcıların tercihlerine bakılarak, daha önce alınan sanat eğitiminin, öğrencilerin estetik tercihlerinde etkili olduğu görülmüştür. Parsons'un estetik gelişim basamaklarına göre öğrencilerin çoğunlukla 2'inci ve 3'üncü aşamalarda değerlendirildiği, 4'üncü aşamaya çıkabilen öğrenci sayısının azınlıkta kaldığı anlaşılmıştır. Bu bulgular ışığında estetik öğretimine yönelik öneriler sunulmuştur.Anahtar Sözcük ve Kavramları: Estetik Tercih, Estetik Kuramlar, Sanat Eğitimi, Kitsch.

EstetikGörsel sanatlarGörsel sanatlar eğitimi+6
Mustafa Cevat Atalay
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2013
00

Related subjects