In service training programs
80 theses under this subject heading
Öğretmenlerin öğrenci tanıma yeterliğine Enneagram kişilik tipleri hizmet içi eğitiminin etkisi
Bu çalışmanın amacı, öğretmenlerin öğrencileri tanıma yeterliğine Enneagram kişilik tipleri hizmet içi eğitiminin etkisini incelemektir. Araştırmada ön test son test kontrol gruplu deneysel desen kullanılmıştır. Çalışmanın örneklemi İstanbul ili Beylikdüzü ilçesi devlet okullarında görev yapan ve hizmet içi eğitime katılmaya gönüllü olan 24 öğretmenden oluşmaktadır. Veri toplama araçları olarak Öğretmenlerin Öğrencileri Tanıma Yeterliliği Ölçeği, Enneagram Kişilik Ölçeği ve demografik özellikleri belirlemek için araştırmacı tarafından oluşturulan Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS 22.00 for Windows paket programı kullanılmıştır. Deney ve kontrol grubu katılımcılarının denkliğini belirlemek için bağımsız gruplar için t-testi kullanılmıştır. Deney grubu katılımcılarının öğrenci tanıma yeterliğine eğitimin etkisini ölçmek için de ön test ve son test puanlarına ilişkin bağımlı gruplar t testi kullanılmıştır. Çalışmanın sonunda deney grubu katılımcılarının öğrenci tanıma yeterliğine Enneagram hizmet içi eğitimin pozitif yönde, anlamlı ve önemli etkisinin olduğu bulunmuştur. Kontrol grubu katılımcılarının öğrenci tanıma yeterliklerinde herhangi bir değişimin olmadığı tespit edilmiştir.
Hizmet içi eğitimin tükenmişlik sendromu üzerindeki etkisi: Lojistik çalışanları üzerine bir araştırma
Teknolojik gelişmeler ve küreselleşme ile ticari sınırların ortadan kalkması lojistik sektörüne duyulan ihtiyacı artırmıştır. Lojistik sektörüne duyulan ihtiyaç ve lojistik sektörünün dinamik yapısı iş yükünün artmasına ve böylelikle de lojistik çalışanlarının stres seviyesinin yükselmesine neden olmuştur. Stres seviyesinin yükselmesi ile çalışanların psikolojik ve fiziksel olarak kendilerini kötü hissetmeleri tükenmişlik sendromuna yakalanma olasılığını artırmaktadır. İşletmeler iş yükü karşısında oluşan stresi azaltmak, değişimler karşısında çalışanların hazırlıklı olmalarını sağlamak, niteliklerini geliştirmek ve rekabet ortamında üstünlük sağlamak amacıyla çalışanlarına hizmet içi eğitimler vermektedir. Bu araştırmanın amacı da lojistik işletmelerinde çalışanların almış oldukları hizmet içi eğitimlerin tükenmişlik sendromu üzerindeki etkisini cinsiyet bağlamında incelemektir. Araştırmanın örneklemini Türkiye'de faaliyet gösteren lojistik işletmelerinin hizmet içi eğitimi almış 336 çalışanı oluşturmaktadır. Araştırmada veriler online anket tekniği ile toplanmış ve Yapısal Eşitlik Modeli kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda lojistik işletmelerinde verilen oryantasyon eğitiminin kadınlarda tükenmişlik sendromunun alt boyutlarından duygusal tükenmişliği, duyarsızlaşmayı ve kişisel başarısızlığı, erkeklerde ise sadece kişisel başarısızlığı olumsuz etkilediği tespit edilmiştir. Ayrıca rotasyon eğitiminin erkeklerde ve kadınlarda kişisel başarısızlığı, ayrıca erkeklerde duygusal tükenmişliği olumsuz etkilediği gözlemlenmiştir.
Okul öncesi İngilizce öğretmenlerinin hizmet içi eğitimi: İhtiyaçlar ve program önerisi
Bu çalışmada okul öncesi eğitim kademesinde görev alan İngilizce öğretmenlerinin hizmet içi eğitim ihtiyaçlarını belirlemek ve okul öncesi kademesinde çalışan İngilizce öğretmenlerine yönelik bir hizmet içi eğitim programı geliştirmek amaçlanmıştır. Okul öncesi kurumlarında görev yapan İngilizce öğretmenlerinin karşılaştıkları temel sorunlar ve hizmet içi eğitim ihtiyaçları araştırılmıştır. Çalışmada İngilizce öğretmenlerinin, okul öncesi öğretmenlerinin ve okul yöneticilerinin görüşlerine yer verilmiştir. İngilizce öğretmenlerinin okul öncesi eğitimde hizmet içi eğitim ihtiyaçlarının giderilmesine yönelik geliştirilen hizmet içi eğitim programına ilişkin öğretmenlere kazandırılması gereken özellikler, düzenlenmesi gereken eğitim durumları ve kazandırılacak özelliklerin nasıl sınanacağına ilişkin öneriler sunulmuştur. Çalışmada katılımcıların, okul öncesi birimlerde görev yapan İngilizce öğretmenlerinin hizmet içi eğitim ihtiyaçları olgusuna yönelik görüşlerinin ve deneyimlerinin araştırılması sebebiyle nitel yöntem desenlerinden fenomenoloji kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formları ve gözlem formu kullanılmıştır. Çalışma 2022-2023 eğitim öğretim yılında Ankara'da okul öncesi eğitim kurumlarında görev yapan yedi İngilizce öğretmeni, altı okul öncesi öğretmeni ve üç okul yöneticisi ile sınırlı olup örneklem amaçlı örnekleme ile seçilmiştir. Yarı yapılandırılmış görüşmeler ve yedi hafta boyunca gerçekleştirilen gözlemler sonucu elde edilen veriler içerik analizi ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda okul öncesi eğitim kurumlarında çalışan İngilizce öğretmenlerinin en çok sınıf yönetimi, küçük çocuklara İngilizce öğretimi, öğrenciyi tanıma ve paydaşlarla iletişim konularında güçlük yaşadıkları tespit edilmiştir. Veri analizleri sonucunda okul öncesi eğitim kurumlarında görev yapan İngilizce öğretmenlerinin en yüksek frekansa sahip hizmet içi eğitim ihtiyacının sınıf yönetimi konusunda olduğu bulunmuştur. Bu ihtiyaca yönelik "Okul Öncesi İngilizce Öğretmenleri İçin Etkili Sınıf Yönetimi" isimli bir hizmet içi eğitim programı geliştirilmiştir.
Language assessment literacy level and needs of in-service EFL teachers in Turkey
The current research study aimed to examine the LAL levels and training needs of in-service EFL teachers who work in different formal and non-formal education institutions. To that end, training in LTA in undergraduate ELT programs and certain areas they perceive a need for training were investigated. Besides, it aimed to investigate whether training needs in LTA of them differ based on the type of institution and grade level they teach at, their level of experience and education. Their experience concerning LTA practices in classroom was also explored. The study employed a sequential explanatory mixed method design. Both quantitative (questionnaire) and qualitative (interview) data were collected from EFL teachers from different education settings in Turkey. Quantitative data collected from 300 in-service EFL teachers was analyzed using descriptive and inferential statistics. Subsequently, qualitative data collected from 20 in-service EFL teachers to triangulate and clarify questionnaire findings was analyzed utilizing coding and categorizing procedures. The results indicated that the training that they received in four domains of LTA was not adequate and the need for intermediate level of further training was expressed. The findings of the qualitative data also demonstrated that LTA training is not evaluated as sufficient by most of them and the course in LTA did not address the fundamental concepts of LTA adequately. Furthermore, they view the acquisition of expertise in LTA as essential for improving the overall quality of education. Considering these findings and the importance of LAL for EFL teachers, implications and suggestions were provided.
Okul öncesi öğretmenlerinin bilgi-işlemsel düşünme becerilerinin desteklenmesi: Tasarım temelli hizmet içi eğitimin etkisi
Bu araştırmanın amacı, tasarım temelli öğrenme yaklaşımı ile hazırlanan hizmet içi eğitim programının, okul öncesi öğretmenlerinin kodlama ve bilgi-işlemsel düşünme becerilerine etkisini incelemektir. Araştırmanın çalışma grubu, 20 deney ve 20 kontrol grubu olmak üzere 40 okul öncesi öğretmeninden oluşmaktadır. Çalışmanın verileri, eğitim programının uygulanmasının öncesi ve sonrasında nicel ve nitel olarak toplanmıştır. Bu nedenle araştırma karma araştırma yöntemi desenlerinden biri olan müdahale deseni olarak tasarlanmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda, ön test son test kontrol gruplu yarı-deneysel desen kullanılmıştır. Nitel boyutu durum çalışması şeklinde gerçekleştirilmiştir. Araştırma kapsamında deney grubu öğretmenlerine 21 oturumdan oluşan 3 modül hizmet içi eğitim programı beş günlük bir eğitimle uygulanmıştır. Bu kapsamda nicel veriler, "Kodlama ve Bilgi-İşlemsel Düşünme Hakkında Öğretmen İnanışları Ölçeği", "Bilgisayarca Düşünme Ölçeği" ve "Hesaplamalı Düşünmenin Öğretimine İlişkin Öz yeterlik Algısı Ölçeği" ile toplanmıştır. Nicel verilerin analizinde, tekrarlı ölçümler için çok faktörlü varyans analizi (MANOVA) ve bağımlı örneklemler için t testi kullanılmıştır. Nitel veriler ise içerik analizi yöntemi kapsamında çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda tasarım temelli hizmet içi eğitim programının okul öncesi öğretmenlerinin kodlama ve bilgi-işlemsel düşünme becerileri üzerinde olumlu etkisi olduğu sonucuna varılmıştır. Ayrıca araştırmanın nicel bulguları nitel bulguları tarafından desteklenmektedir.
İstanbul İtfaiyesinde hizmetiçi eğitim uygulamaları, personel niteliği ve verimliliği üzerinde etkileri
Hizmet içi eğitim gerek mevcut bilgilerin tazelenmesi gerekse yeni bilgi ve becerilerin personele kazandırılması açısından kurumlar için önem arz etmektedir. Hizmet içi eğitimlerin personel açısından daha verimli performans yükseltici etkiye sahip olabilmesi için bu eğitimlere aktif katılım sağlayan personelin görüş ve önerileri önemli görülmektedir. Bu çalışmada hizmet içi eğitimin tanımı türleri İstanbul büyük şehit belediyesi itfaiye daire başkanlığı tarafından düzenlenen eğitimlerin türleri ve niteliği kavramsal çerçevede işlendikten sonra personelle yapılan mülakatlar çerçevesinde hizmet içi eğitimin etkileri ve daha etkili olabilmesi için personelin görüşleri sonuç kısmında değerlendirilecektir. Anahtar kelimeler: İtfaiye, hizmet içi eğitim, İstanbul Büyük Şehir Belediyesi, teorik ve pratik eğitim
Soruşturma temelli mesleki gelişim programına katılan fen bilimleri öğretmenlerinin soruşturma anlayışlarındaki gelişimin incelenmesi
Dünyadaki reform hareketlerinin etkisiyle ülkemizde benimsenen eğitim paradigmasına göre Fen Bilimleri Dersi Öğretim Programı'nda 2004'ten beri örtülü olarak, 2013'ten beri ise açıkça öğretmenlerden soruşturma (araştırma-sorgulama) yaklaşımına dayalı etkinlikler tasarlamaları ve uygulamaları beklenmektedir. Ancak bu yaklaşıma dayalı uygulamaların yeterince gerçekleşmediği görülmektedir. Eğitim sisteminde yapılan yeniliklerin sınıf ortamına yansıyabilmesi için öğretmen ihtiyaçları dikkate alınarak hizmet içi eğitimler düzenlenmesi gerektiği fikrinden hareketle, bu çalışmada aynı okulda görev yapmakta olan Zümre Fen Bilimleri öğretmenleri araştırmacılar tarafından hazırlanan Soruşturma Temelli Mesleki Gelişim Programı'na (ST-MGP) katılmıştır. Öğretmenler, araştırmacı ve konu uzmanından oluşan "Mesleki Gelişim Ekibi" ile iş birliğine dayalı gerçekleştirilen ST-MGP bir öğretim dönemi boyunca devam etmiştir. Esnek Soruşturma Temelli Öğretim (ESTÖ) Modeli'ni temel alan ST-MGP ile öğretmenlerin soruşturma anlayışı geliştirmeleri hedeflenmiştir. Öğretmenler soruşturma yaklaşımı hakkında teorik bilgi edinirken sınıf ortamına da edindikleri bilgileri yansıtmaya çalışmıştır. Bu çalışma nitel durum çalışması olarak desenlenmiştir. Öğretmenlerle ve öğrencileriyle yapılan görüşmeler, öğretmenlerin uygulamalarına ait gözlemler ile dokümanlar, ST-MGP toplantılarına ilişkin saha notları nitel verileri oluşturmuştur. Elde edilen tüm veriler betimsel analize tabi tutulmuştur. Araştırmanın sonuçlarına göre; ST-MGP öncesi öğretmenlerin soruşturma anlayışına sahip olmadığı, ST-MGP sonrası soruşturma anlayışlarındaki gelişimin göstergesi olan altı boyutta öğretmenlerin gelişimlerinin farklı düzeylerde olduğu ortaya çıkmıştır. Soruşturma anlayışı kazanan öğretmenlerin öğrencilerinin de soruşturma yaklaşımını kavradığı, ESTÖ Modeli'nin öğretmenlerin uygulamalarını kolaylaştırdığı belirlenmiştir. Öğretmenlerin tamamı bu yaklaşımın gerekliliğine inansa da bazı öğretmenler çeşitli nedenlerle bu yaklaşımı kullanmayı tercih etmemiştir. ST-MGP'nin işe yerleşik ve iş birlikli çalışmaya yönelik olması öğretmenlerin soruşturma anlayışlarına katkı sağlamıştır. Bu araştırmanın Vizyon 2023 Belgesi'nde öğretmenlerin mesleki gelişimi için alınan kararlar ile örtüşmesi araştırmanın önemini göstermektedir.
Özel sektör çalışanlarına yönelik düzenlenen kurum içi eğitim programlarında öğretim tasarımının yeri
Öğretim tasarımı, yalnızca K-12 eğitimde ya da akademik düzeyde kullanılmamakta, kurumsal eğitimlerin hazırlanması aşamasında da sıklıkla kullanılmaktadır. Bu araştırmada, Türkiye'de uygulanan kurumsal eğitim programlarında öğretim tasarımı modellerinden ne derecede faydalanıldığının tespit edilmesi, kurumsal eğitim alanında çalışanların öğretim tasarımı ve teknolojileri konusunda ne derecede bilgi sahibi olduklarının belirlenmesi, bu kuruluşlarda bilgisayar ve öğretim teknolojileri eğitimi alanında eğitim almış çalışanlar var ise rolleri ve görevlerinin ne olduğunu incelenmiştir. Araştırmanın birinci aşamasında ülkemizde yer alan kurumsal eğitim birimlerinde görevli 46 çalışana anket uygulanmış ve sonuçları nicel yöntemlerle analiz edilmiştir. Araştırmanın ikinci aşamasında ise birinci aşamaya katılanlar arasından 4 kişi seçilerek yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya katılanların %72'sinin öğretim tasarımı kavramını bildiği, %54'ünün de eğitim tasarım ve geliştirme aşamalarında öğretim tasarımı modellerini kullandığı belirlenmiştir. Araştırmaya katılanların %58'sinin kurumlarında standart bir model kullanmadıkları, kurumlarına özel bir modelden yararlandıkları bulgusuna ulaşılmıştır. Ayrıca öğretim tasarımı ve teknolojilerinin kurumlara, zamandan ve mekândan bağımsız eğitimler gerçekleştirilmesine olanak tanıması, ölçme ve değerlendirme işlemlerini kolaylaştırması ve eğitimlere standardizasyon getirmesi gibi faydalar sağladığı sonuçlarına ulaşılmıştır.
Cebir öğretimine yönelik tasarlanan hizmet içi eğitim kursunun etkililiğinin incelenmesi: Deneysel bir araştırma
Bu çalışmanın amacı cebir öğretimine yönelik tasarlanan hizmet içi eğitim kursunun, matematik öğretmenlerinin aritmetikten cebire geçişin doğasına yönelik farkındalıkları ve materyal tasarımı özyeterlik inançlarına etkisini incelemektir. Bu amaç doğrultusunda Bayburt Üniversitesi Eğitim Fakültesi ve Bayburt Milli Eğitim Müdürlüğü'nün işbirliği ile matematik öğretmenlerine yönelik hizmet içi eğitim kursu tasarlanmıştır. Hizmet içi eğitim kursu bir hafta sürmüştür. Bu araştırma nicel araştırma desenlerinden deneysel araştırma modelinde yürütülmüştür. Çalışmanın örneklemini 2021-2022 öğretim yılında Türkiye'nin doğu karedeniz bölgesinde bulunan bir ilde görev yapmakta olan ve çalışmaya gönüllü olarak katılan matematik öğretmenleri oluşturmaktadır. Deney grubu örneklemini hizmet içi eğitim kursuna katılan 16 matematik öğretmeni oluştururken kontrol grubunu çalışmaya katılmayan 20 matematik öğretmeni oluşturmaktadır. Çalışmanın verilerini toplamak için "Aritmetikten Cebire Geçişin Doğasına Yönelik Farkındalık Ölçeği" ve "Materyal Tasarımı Özyeterlik İnancı Ölçeği" kullanılmıştır. Kurs öncesinde ve sonrasında her iki gruba da ölçekler uygulanarak öntest ve sontest puanları elde edilmiştir. Toplanan verilerin analizinde betimsel ve kestirimsel istatistik yapılmıştır. Elde edilen sonuçlar tasarlanan hizmet içi eğitim kursunun deney ve kontrol grupları arasında anlamlı farklılık oluşturmadığını göstermiştir. Çalışmadan elde edilen sonuçlar doğrultusunda konuya ilişkin yapılacak diğer akademik çalışmalara ve eğitim paydaşlarına önerilerde bulunulmuştur.
Sesbilgisel Farkındalık Mesleki Gelişim Programı'nın okul öncesi öğretmenleri ve çocukları üzerindeki etkisi
Araştırmanın amacı Sesbilgisel Farkındalık Mesleki Gelişim Programı'nın; öğretmenlerin sesbilgisel farkındalık bilgisi, sesbilgisel farkındalık etkinliklerini uygulama düzeyleri ve çocukların sesbilgisel farkındalık becerileri üzerine etkisini incelemektir. Araştırma öntest-sontest kontrol gruplu yarı deneysel desende planlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu belirlemek için amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme kullanılmıştır. Çalışma grubunu, 34'ü deney, 33'ü kontrol grubu olmak üzere 67 çocuk ve deney grubunda 2, kontrol grubunda 2 olmak üzere 4 okul öncesi öğretmeni oluşturmuştur. Deney grubundaki öğretmenlere Sesbilgisel Farkındalık Mesleki Gelişim Programı uygulanmıştır. Program sürecinde altı eğitim oturumuna ek olarak, sesbilgisel farkındalık etkinlik uygulamalarında öğretmenlere koçluk yapılarak geri bildirimlerde bulunulmuştur. Öğretmenlere toplamda 5 saatlik bir eğitim verilmiştir ve yaklaşık 10 saat koçluk yapılmıştır. Araştırmada veri toplama araçları olarak Öğretmen Sesbilgisel Farkındalık Bilgisi Ölçme Aracı ve sınıf içi uygulamaları değerlendirmek amacıyla ise Sesbilgisel Farkındalık Uygulama Kontrol Listesi kullanılmıştır. Çocuklardan elde edilecek veriler ise Erken Çocukluk Dönemi Fonolojik Duyarlılık Ölçeği (EÇDFDÖ) ile toplanmıştır. Çocukların ifade edici dil ve genel isimlendirme becerileri kontrol değişken olarak alınmış ve Erken Okuryazarlık Testi ile ölçülmüştür. Öğretmenlerden elde edilen veriler başarı yüzdesi hesaplanarak değerlendirilmiştir. Çocuklardan elde edilen veriler ise ANCOVA, bağımlı ve bağımsız gruplar için t testi ile analiz edilmiştir. Araştırmanın sonucunda programın öğretmenlerin sesbilgisel farkındalık bilgisi ve buna yönelik etkinlikleri uygulama düzeylerini artırdığı görülmüştür. Bununla birlikte deney ve kontrol grubunda yer alan çocuklar arasında sesbilgisel farkındalık toplam puanları ve EÇDFDÖ'nün alt boyutları için anlamlı bir farklılık olduğu görülmüştür. Bu bulgular sonucunda Sesbilgisel Farkındalık Mesleki Gelişim Programı'nın etkililiği ortaya koyulmuştur.
L2 English teachers' changing practices of social and emotional learning: The impact of an inset program
Social and Emotional Learning (SEL) is the process of obtaining and effectively applying the knowledge, attitudes, and abilities necessary to recognize emotional triggers and manage emotions, set and achieve goals, empathize with others from diverse backgrounds and cultures, establish and maintain healthy relationships, and make constructive choices. In Turkey, although there are pioneering studies about the effect of SEL on students, to our best knowledge, there is no research carried out so far to examine L2 English teachers' conceptualization and implementation of SEL. During the pandemic, concerning the necessary competencies to overcome the changing conditions in education, an Inset program on SEL was designed for teachers. Two pilot studies were conducted to explore the effects of the Inset program on twenty teachers, in an organization affiliated to the Ministry of Education in April 2020 and October 2021, Istanbul, Turkey. In line with the data and the findings of those two pilot studies, this qualitative study was designed to probe how L2 English teachers at high school level conceptualize SEL before and after the training and incorporate it into their teaching after a six-week Inset program on SEL. Seven volunteer high school teachers participated in six workshops lasting three hours each week. The data was obtained through semi-structured in-depth interviews, observations, and lesson plans, and analysed both deductively and inductively. The initial categories emerged in the inductive process were checked, confirmed, and reshaped by further reference to the literature in the deductive process. The findings revealed that training sessions noticeably changed teachers' conceptualization of SEL, their classroom practices and developed their self-awareness, self-management, and relationship skills.
İtfaiyecilerin almış oldukları hizmet içi eğitimlerin iş sağlığı ve güvenliği açısından değerlendirilmesi (Erzurum il örneği)
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nda tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde faaliyet gösteren çalışanların, yürütmüş oldukları iş ile ilgili olarak mesleki eğitim almadan çalışmaları yasaklanmıştır. Buna rağmen çok tehlikeli işyeri tehlike sınıfında yer alan itfaiyecilik mesleği, Mesleki Yeterlilik Kurumu tarafından yayımlanan mesleki eğitim alma zorunluluğu olan meslek grupları içerisinde yer almamaktadır. Bu durum itfaiyecilerin iş kazaları ve meslek hastalıklarından korunmasına yönelik almış oldukları hizmet içi eğitimlerin, iş kazalarının önlenmesi üzerinde ne kadar etkili olduğu sorusunu gündeme getirmektedir. Türkiye'de Milli Eğitim Bakanlığı ve Yüksek Öğretim Kurumu tarafından itfaiyeci yetiştirme programları açılmış olsa da, yerel yönetimlerin bünyesinde oluşturulan itfaiye teşkilatlarında görev yapan itfaiyecilere genellikle Belediye İtfaiye Yönetmeliğinde belirtilen konularda hizmet içi eğitimler verilerek mesleğe hazırlanmaktadırlar. Çalışmamızda itfaiye teşkilatları tarafından verilen hizmet içi eğitimlerin iş kazaları ve mesleki maruziyetler sonucunda oluşabilecek meslek hastalıklarından çalışanların korunması için yeterli düzeyde olup olmadığı araştırılmıştır. Erzurum Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığında çalışan itfaiyecilerin oluşturduğu örneklemimizde, çalışma grubunun almış oldukları hizmet içi eğitimleri ile eğitime konu olan tehlike kaynaklı iş kazası yaşanma durumuna ait veriler anket yöntemi kullanılarak toplanmıştır. Elde edilen veriler SPSS programı ile analiz edilmiştir. Yapılan çalışmada itfaiyecilerin genellikle yangın yerlerinde karşılaşmış oldukları tehlikeler ve korunma yöntemleri konularında almış oldukları hizmet içi eğitimler değerlendirilerek bazı eğitimlerin eğitimlere konu olan tehlike kaynaklı iş kazası yaşanması durumu üzerine olumlu etkilerinin olduğu görülürken, bazı eğitimlerin ise yeterli olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca çalışanlara verilmesi gereken iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin çalışanların iş kazası yaşanması durumu üzerinde etkili olmadığı da tespit edilmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen bulgular ışığında itfaiyecilere verilen hizmet içi eğitimlerin gözden geçirilerek geliştirilmesi, iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin ise mevzuat konuların dışında mesleki riskler konularında da verilmesi önerilmektedir.
Mobil öğrenme ortamına yönelik teknoloji kabulünün yaşa ve eğitim düzeyine göre incelenmesi: Toplu taşıma sektörüne yönelik bir uygulama
2005 yılından itibaren akıllı tablet ve telefonların sayısının artışı dikkat çekmektedir. Güncel istatistikler incelendiğinde dünya genelinde iki milyardan fazla akıllı telefon kullanıcısı bulunmaktadır. Dünyadaki uygulamalar incelendiğinde mobil cihazların yetişkinlerin hizmetiçi eğitimlerinde de yaygınca kullanıldığı görülmekte ve mobil öğrenme uygulamalarına ayrılan bütçenin günden güne arttığı görülmektedir. Bu çalışmada da toplu taşıma şoförlerine yönelik tasarlanan "Stres Yönetimi Farkındalık" eğitimi mobil öğrenme ortamında verilerek katılımcıların mobil öğrenme kabul düzeyleri ve kabul düzeylerinin demografik özelliklerine göre farklılık gösterip göstermediği araştırılmıştır. Araştırma problemlerine göre araştırma modeli tek grup sontest model olarak belirlenmiştir. Araştırma verileri, araştırmacı tarafından oluşturulan Kuder-Richardson 20 değeri 0,70 olan stres yönetimi bilgi testi, Cronbach Alpha katsayısı 0, 97 olan Mobil Teknolojiyi Kabul Ölçeği ile toplanmıştır. Araştırma 2016-2017 yılında, İstanbul'da İETT de çalışan 108 Toplu Taşıma Şöförü ile yapılmıştır. Çalışmada, İstanbul'da Kâğıthane garajında çalışan Toplu Taşıma şoförlerine Akıllı Telefonları üzerinden "Stres Yönetimi Farkındalık Eğitimi" verilmiş ve şöförlerin Teknoloji Kabul düzeylerine göre bu eğitimi kabul etme davranışları, çeşitli değişkenlere göre incelenmiştir. İş sektöründe, mobil araçlar üzerinden hizmet içi eğitimlerin sunulması gittikçe yaygınlaşan ancak, yeni bir uygulamadır. Ancak, çalışan sayısı çok fazla olan ve çok dağınık bir sahada çalışan ve eğitim düzeyleri çok yüksek olmayan personelin eğitiminde Akıllı Telefonların kullanılması nadiren karşılaşılan bir uygulamadır. Bu nedenle, bu çalışma sonucu elde edilen bulguları ile iş dünyasında benzeri özelliklerdeki personele yönelik bir mobil öğrenme ortamının tasarımı, uygulanması ve değerlendirilmesi süreçleri ile örnek bir çalışma olacaktır. Araştırma sonucu elde edilen bulgulara göre, Akıllı Telefonların mobil öğrenme ortamı olarak kullanıldığı ortamda şoförlerin bu teknolojiyi bir öğrenme ortamı olarak kabul etme düzeyleri 5 üzerinden 3,88 ortalama ile yüksek bulunmuştur. Bulgular, toplu taşıma şoförlerinin mobil öğrenme sistemine yönelik teknoloji kabul düzeylerinin kullanım kolaylığı, algılanan fayda, kullanıma yönelik tutum ve niyet alt boyutlarında yaşlarına göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde farklılaştığını, eğitim düzeylerine göre ise dört alt boyutta da istatistiksel olarak anlamlı bir fark olmadığını göstermiştir. İlaveten, veriler eğitim sonundaki kazanımları açısından analiz edildiğinde hem yaş hem de eğitim düzeyine göre istatistiksel olarak anlamlı bir fark çıkmamıştır. Şöförlerin Teknoloji Kabul Düzeyleri ile eğitim sonu Bilgi Testi puanları arasındaki ilişki analiz edildiğinde toplu taşıma şoförlerinin Mobil teknolojiyi öğrenme ortamı olarak kabul ortalama puanları ile eğitim sonu bilgi testi puanları arasında pozitif yönde güçlü bir anlamlı bir ilişki olduğu bulunmuştur.
A modular in-service teacher development program: A continuous mixed model for the Turkish Air Force (TURAF) EFL teachers
The present study tries to investigate the needs, expectations, and desires of the Turkish Air Force (TurAF) EFL teachers in order to better assist them in their profession through a unique model of in-service EFL teacher training (INSET) program specifically designed for the institution where around 100 EFL teachers work. The research is based on investigating the following research questions: (1) What are the practical and theoretical needs of English Language teachers? (2) How do English Language teachers perceive in-service training programs? (3) What are the expectations of English Language teachers of an in-service training program? (4) What are the expectations of the learners from English Language teachers? (5) What are the expectations of ELT Mangers from English Language teachers in terms of professional practice? (6) What are the expectations of the institution from the English Language teachers? The data were collected through questionnaires, semi-structured interviews; focus group interviews, document analysis, and semi-structured observations. The data came from four different sources; (a) EFL teachers in the Institution, (b) ELT managers of four TurAF sub-units, namely TurAFA, TurAF NCO Collage, BIMAHS, and TurAF LS, (c) the learners from each sub-units, and (d) documents stating the aims and objectives of the institution in terms of English language teaching and learning in terms of the overall aim of the institution. The data obtained were analyzed through SPSS software. Based on the findings a unique INSET model has been proposed for TurAF; moreover, there have been references to whole Turkish Armed Forces in terms of the structure of a EFL teacher training unit in the proposal. In the study, there have been recommendations pertaining to the qualifications of the prospective EFL teachers to be recruited as well.
Finans sektöründe çalışan işgörenlerin hizmet içi eğitim uygulamalarına ilişkin tutumlarının incelenmesi (İstanbul ili örneği)
Eğitim kavramı; geçmişten günümüze kadar informal ya da formal şekliyle önemini korumuştur. İnsan doğumdan itibaren tüm yaşamı boyunca istendik ya da istenmedik şekilde eğitime maruz kalmaktadır. Aldığı eğitimler neticesinde oluşan becerileri ve davranışları hayatının şekillenmesine etki etmektedir.Bu araştırma da örgün eğitim süzgecinden geçmiş ve çalışma hayatına atılmış bireylerin eğitim süreciyle ilgilidir. Hizmet içi eğitim olarak nitelendirilen eğitimin bu boyutunda, finans sektöründeki uygulamalar ele alınmıştır. Finans sektörü alt sektörleri ile birlikte tanıtılmış olup, araştırmanın uygulama aşaması ise İstanbul ilindeki mevduat bankalarında yapılmıştır. Finans sektörü, hizmet içi eğitim ve psikoloji biliminin konusu olan tutum kavramları sentezlenerek; "finans sektöründe çalışan işgörenlerin hizmet içi eğitim uygulamalarına ilişkin tutumlarının incelenmesi" konusu ortaya çıkarılmıştır.Türkiye'de kurumsal yapıya sahip olan ve en yaygın banka türü olan mevduat bankaları; günümüz koşullarında birçok fonksiyona sahiptir. Hem kamu hem de özel sektöre ait mevduat bankaları bulunmaktadır. Bu bankalarda hizmet içi eğitim uygulamalarına önem verilmekle birlikte, eğitim uygulamaları kurumsal yapılarına göre çeşitlilik göstermektedir. Mevduat bankalarındaki hizmet içi eğitim uygulamaları; işbaşında eğitim, iş dışında eğitim ve teknoloji destekli eğitim başlıkları altında işgörenlere sunulmaktadır. Genel itibariyle kurumsal işletmeler; çalışanlarının, bilgi, beceri ve donanımlarını geliştirmek amacıyla eğitim faaliyetlerine belli bir zaman ve bütçe ayırmaktadırlar. Dolayısıyla, eğitimlerin işe verimli bir şekilde yansıtılması hedeflenmektedir. Bu noktada karşılaşılan soru şudur: "Verilen eğitimlere karşı işgörenlerin tutumu ne düzeydedir?". Kuşkusuz bu sorunun cevabı alınan eğitimlerin işe yansıtılabilirliğinin ve verimliliğinin göstergesidir. Bu araştırmada, seçilen örneklemdeki işgörenlerin, hizmet içi eğitimlere ilişkin tutumlarının ne düzeyde olduğunun belirlenmesi amaçlanmıştır.Yapılan literatür taraması sonucunda araştırmanın tam olarak amacını karşılayan bir tutum ölçeğine rastlanmamıştır. Bu sebeple finans sektöründeki eğitim uygulamalarına yönelik işgören tutumlarını ölçen bir tutum ölçeği geliştirme ihtiyacı ortaya çıkmıştır. Bu bağlamda ilgili tutumu yokladığı düşünülen 83 madde oluşturulmuş ve uzman görüşüne sunulmuştur. Uzman görüşleri alındıktan sonra gerekli kapsam geçerlik analizleri yapılarak 33 madde taslak ölçekten çıkarılmıştır. Kalan 50 madde tek form halinde birleştirilmiş ve 276 mevduat bankası çalışanına uygulanmıştır. Elde edilen verilerle yapılan temel bileşenler ve faktör analizleri sonucunda toplam varyansın %46,389'unu açıklayan 3 faktörlü 43 maddeden oluşan beşli likert tipi modeline uygun bir tutum ölçeği elde edilmiştir. Güvenirlik analizlerinde ölçeğin tümü için Cronbach αT= ,90 ; alt boyutlar için ise Cronbach αmin=,76 Cronbach αmax=,94 olarak hesaplanmıştır. Madde toplam ve madde kalan analizleri sonucunda madde korelâsyonlarının anlamlı ve maddelerin ayırt edici oldukları saptanmıştır. Geçerlik ve güvenirlik çalışmalarından sonra ölçeğin uygulanması, İstanbul ilindeki mevduat bankalarında çalışan 303 işgörenin katılımıyla, Temmuz 2014- Aralık 2014 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir. Araştırma iki form halinde düzenlenmiştir (1-Kişisel Bilgi Formu, 2- Finansal Hizmet İçi Eğitim Tutum Ölçeği). Örneklem grubundan elde edilen puanlar ile demografik değişkenler karşılaştırılmıştır. Elde edilen bulgularla mevduat bankalarında çalışan işgörenlerin hizmet içi eğitim uygulamalarına ilişkin tutumlarının olumlu olduğu saptanmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre finans sektöründe çalışan işgörenlerin hizmet içi eğitimlere ilişkin tutumlarının cinsiyet, mesleki kıdem, bağlı bulunulan kurumsal teşkilat yapısı, çalışma alanı ve unvan değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık göstermediği saptanmıştır. Yaş değişkeni açısından işgörenlerin tutumlarının anlamlı bir farklılık göstermediği ancak sadece eğitsel yalıtılmışlık alt boyutundan alınan puanların yaş değişkenine göre anlamlı bir farklılık göstermekte olduğu belirlenmiştir.İşgörenlerin hizmet içi eğitimlere ilişkin tutumlarının; medeni durum değişkenine göre anlamlı bir farklılık göstermediği ancak eğitimden beklenti ve eğitsel yalıtılmışlık alt boyutları açısından farklılık gösterdiği; eğitim kademesi değişkenine göre anlamlı bir farklılık göstermediği ancak eğitsel yalıtılmışlık alt boyutu açısından farklılık gösterdiği; çalışılan kurumun mülkiyeti değişkenine göre farklılık göstermediği ancak eğitsel yalıtılmışlık alt boyutu açısından farklılık gösterdiği saptanmıştır.Yine araştırma sonucundan elde edilen bulgulara göre finans sektöründe çalışan işgörenlerin hizmet içi eğitim uygulamalarına ilişkin tutumlarının en çok katılım sağlanan eğitim türü değişkenine göre anlamlı bir farklılık gösterdiği saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Hizmet İçi Eğitim, Finans Sektörü, Mevduat Bankaları, Tutum, Tutumların Ölçülmesi, Tutum Ölçeği
Almanca öğretmenlerinin hizmet içi eğitim hakkındaki görüşleri ve bir araştırma
ÖZETALMANCA ÖĞRETMENLERİNİN HİZMET İÇİ EĞİTİM HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİNİN İNCELENMESİBu çalışma almanca öğretmenlerinin hizmet içi eğitim etkinliklerine ilişkin görüşlerini incelemek amacıyla yapılmıştır. Çalışmada tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini; 2011-2012 Eğitim Öğretim yılında İstanbul İli Avrupa ve Anadolu yakasındaki ilköğretim ve ortaöğretim kurumlarında çalışan öğretmenler oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemini ise küme örnekleme yöntemiyle seçilen bu kurumlardan 123 almanca öğretmenine ulaşılmıştır.Çalışma sonucunda; hizmet içi eğitim programlarına ilişkin görüşleri; almanca öğretmenlerinin cinsiyet, yaş, medeni durum, mesleki kıdem, branş, eğitim durumu, gelir değişkeni, görev yaptıkları okul sayısı, hizmet içi eğitim sayısı ve istihdam türlerine göre istatistiksel olarak anlamsızdır. Ankete katılan öğretmenlerin yarısı %50'si hizmet içi eğitim programları planlanırken ihtiyaçlarına ilişkin düşüncelerinin neredeyse hiç alınmadığını belirtmiştir. Hizmet içi eğitim etkinliklerinde ölçme ve değerlendirme tekniklerine yer verildiğine ilişkin öğretmen görüşleri çoğunlukla olumsuzdur. Hizmet içi etkinliklerine katılma biçimine göre ise; özel okulda ve sözleşmeli olarak çalışan öğretmenler diğer öğretmenlere göre olumlu görüş bildirmiştir. Öğretmenlerin eğitim durumu ve aylık toplam aile geliri arttıkça, tutumlarda da olumlu gelişmeler olduğu ortaya konulmuştur. Öğretmenlerin hizmet içi etkinliklerinde görev alan öğreticilerin yeterlilikleri hakkında, eğitim görevlilerinin öğrenme konusuna ilişkin olarak yeterli uygulama yapabilmekte olduğuna ilişkin düşünceleri daha olumlu değerlendirilmektedir. Alınan hizmet içi eğitimin değerlendirilmesi konusunda öğretmenlerin birçoğu hizmet içi eğitim etkinliklerinin bitiminde başarıyı ölçmek için ciddi bir sınav yapılması gerektiğini, hizmet içi eğitim programlarının işlenişiyle ve hizmet içi ortamın fiziki şartları ile ilgili görüşlerinin neredeyse hiç alınmadığını ifade etmiştir.
Ticaret Meslek Liselerinde görev yapan meslek dersi öğretmenlerinin katıldığı hizmet içi eğitim programlarına ilişkin değerlendirmeleri
Ticaret Meslek Liselerinde Görev Yapan Meslek Dersi Öğretmenlerinin Katıldığı Hizmet İçi Eğitim Programlarına İlişkin DeğerlendirmeleriBu araştırma Ticaret Meslek Liseleri'nde görev yapan Meslek Dersi Öğretmenlerinin katıldığı hizmet içi eğitim programlarına ilişkin değerlendirmelerinin ne olduğunun belirlenmesine yönelik yapılmıştır.Araştırmanın verileri 2011-2012 eğitim-öğretim yılı, İstanbul İli Avrupa Yakası'nda bulunan ticaret meslek liselerinde görev yapan ve daha önce hizmet içi eğitime katılmış meslek dersi öğretmenlerinin düşüncelerine ve Milli Eğitim Bakanlığı Hizmet İçi Eğitim Dairesi Başkanlığı'ndan alınan dokümanlara dayanmaktadır.Araştırmada araştırmacı tarafından geliştirilmiş çoklu anket formu kullanılmıştır. Gerek konunun önemi gerekse çalışmanın çok boyutluluğu dikkate alındığında ticaret meslek liselerinde görev yapan meslek dersi öğretmenlerinin katıldıkları hizmet içi eğitimin her yönden irdelenmesinin gerekliliği çok daha iyi anlaşılacaktır. Bu alanda ortaya çıkan yeniliklerin aynı hız ve verimlilikte öğrencilere aktarılması da başka bir zorunluluk olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu noktadan hareketle çalışmanın merkezine ticaret meslek lisesi meslek dersi öğretmenleri örneklem olarak seçilmiştir.Çalışma sonucunda saptanan temel husus gerek MEB gerek ise diğer kurum ve kuruluşlarca düzenlenen hizmet içi eğitim faaliyetlerini niceliğinden çok niteliklerinin verimli hale getirilmesi ihtiyacı olmuştur.Anahtar kelimeler: Eğitim, Hizmet içi eğitim, Meslek Lisesi Öğretmeni.
Matematiksel muhakeme etme yeterliğinin uzaktan eğitim yoluyla verilen matematik okuryazarlığı hizmet içi öğretmen eğitimi ve uygulamaları sürecinde değerlendirilmesi
Matematik okuryazarlığı yeterliklerinin ilk üçü arasında yer alan matematiksel muhakeme etme yeterliği, dünyada birçok matematik öğretimi programlarında ele alınan bir yeterlik olmasına rağmen programların uygulayıcısı öğretmenler matematiksel muhakemeyi anlamlandırmakta güçlük çekmektedirler. Bu durum öğretmenlerin matematiksel muhakeme etme yeterliği konusunda desteğe ihtiyaçları olduğunun göstergesi olarak ele alınabilir. Bu ihtiyaca bağlı olarak bu araştırmada TÜBİTAK 1003 Öncelikli Alanlar 218K515 nolu "Çift Odaklı Öğretim Modeli İle Matematik Okuryazarlığı Düzeyinin Arttırılması" isimli proje kapsamında gerçekleştirilen hizmet içi eğitime ve uygulamalarına katılım sağlayarak matematiksel muhakeme etme konusunda desteklenen matematik öğretmenlerinde katıldıkları bu eğitimin ve uygulamalarının etkilerine odaklanılmıştır. Hizmet içi eğitim ve uygulamaları COVİD-19 pandemi dönemi sebebiyle çevrimiçi ortamda uzaktan eğitim şeklinde gerçekleştirilmiştir. Araştırma kapsamında çalışma grubunda yer alan altı ilköğretim matematik öğretmenine matematik okuryazarlığı alanında hizmet içi eğitim verilmiştir. Hizmet içi eğitimlerin ardından bu öğretmenlerin sınıflarında eğitimlerin içeriğine uygun olarak hazırlanmış ders modüllerinin kullanıldığı eğitim uygulamaları yürütülmüştür. Nitel araştırma yaklaşımlarına dayalı durum çalışması yöntemi kullanılarak gerçekleştirilen bu araştırmada veriler, açık uçlu muhakeme etme testleri, matematiksel muhakeme etme temel kavramlar testi ve matematik okuryazarlığı temel kavramlar testi aracılığıyla toplanmıştır. Veriler nitel veri analiz teknikleri kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda matematik okuryazarlığı alanında uzaktan eğitim yoluyla verilen hizmet içi öğretmen eğitiminin ve uygulamalarının matematik öğretmenlerinin matematiksel muhakeme etme yeterliğine etkisinin olumlu yönde olduğu görülmüştür. Uygulanan muhakeme etme testleri öğretmenlerin çeşitli matematiksel muhakeme etme eylemlerini gerçekleştirebildiklerini göstermiştir. Öğretmenlerin en fazla oranda gerçekleştirebildikleri matematiksel muhakeme etme eyleminin matematiksel argümanlar üzerinde düşünebilmeye yönelik olduğu tespit edilmiştir. Öğretmenlerin büyük çoğunluğu hizmet içi eğitim sonrasında uygulanan muhakeme etme testinden aldığı puanda düşüş yaşarken kendileri için en yüksek puana eğitim uygulamalarının sonunda ulaşmışlardır. Muhakeme etme puanını sürekli olarak artıran tek öğretmenin yüksek lisans eğitimi aldığı, muhakeme etme testlerinin tamamından diğer öğretmenlerden daha düşük puan alarak, grafikte yığılım olan bölgenin altında kalan öğretmenin ise mesleki deneyimi en fazla olan öğretmen olduğu görülmüştür. Eğitim uygulamaları sonunda uygulanan matematiksel muhakeme etme temel kavramlar testi öğretmenlerin matematiksel muhakeme etme algılarının yüksek düzeyde olduğunu göstermiştir.
Bir ilköğretim matematik öğretmeninin hizmet öncesi ve hizmet içi doküman oluşturma sürecinin karşılaştırmalı incelenmesi
Geçmişten günümüze matematik öğretimi ile ilgili yöntemler değişip gelişmiştir. Bu süreç içerisinde öğretmenlerimiz de birçok farklı kaynak kullanımı gerçekleştirmişlerdir. Öğretmenlerin kaynak sistemlerinin lisans eğitimi sırasında ve meslek hayatında nasıl değişiklikler gösterdiğini incelemek için bu tez çalışmasının amacı, bir ilköğretim matematik öğretmeninin lisans eğitimindeki ve öğretmenlikteki doküman oluşturma sürecinin karşılaştırmalı incelenmesi olarak belirlenmiştir. Amaçlı örnekleme, nitel araştırmalarda, veri toplama açısından daha zengin bir ortam sağlayacağına inanılan durumları seçerek, bu durumlarda derinlemesine incelemeler yapılmasına imkân verdiğinden araştırmanın katılımcısı amaçlı örnekleme yöntemi ile seçilmiştir. Araştırma içerisinde gözlem ve doküman analizi gibi yöntemlerle veri toplanarak gerçeğe yakın biçimde, bütünsel incelemelere olanak sağlayan nitel araştırma yöntemlerinden biri olan durum çalışması kullanılmıştır. Yürütülen durum çalışmasına uygun olarak veriler, yansıtıcı inceleme metodu ile toplanmıştır. Araştırma içerisinde veriler; Kişisel Tanıma Formu, Kaynak Sisteminin Şematik Gösterimi, Ders Planları, Ders Senaryoları, Ders Gözlemleri, Video Kayıt, Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formları, Günlükler gibi çok çeşitli araçlar kullanılarak toplanmıştır. Toplanan bu veriler içerik analizi yöntemi ile analiz edilerek kategorilere ayrılmıştır. Toplanan verilerin analiziyle oluşturulan kodlar altı (6) ana kategori altında toplanmıştır. Bulgular sonucunda ilköğretim matematik öğretmenlerinin dokümantasyon süreçlerinde lisans eğitiminin ve bu dönemdeki öğretmenlerinin fikirlerinin çok büyük katkıları olduğu fakat mesleki dönem içerisinde yeni oluşan kaynaklar bulunduğu gözlemlenmiştir. Bu durum bizlere öğretmenlerin lisans eğitimlerinde eksiklikler bulunduğunu göstermiştir. Ayrıca öğretmenlerin öğretim planlamalarındaki en büyük kaynaklardan birinin kendileri yani tecrübeleri olduğu görülmüştür. Bu tecrübeler mesleki tecrübeler kadar kendi öğrencilik deneyimlerini de içermektedir. Matematik öğretmenlerinin ders hazırlığında kendilerine kaynak edindiği bir diğer etmenin ise öğrenciler olduğu görülmüştür. Öğrencilerin başarı ve sosyoekonomik durumları da öğretmenlerin dokümantasyon süreçlerini etkilediği görülmüştür. Öğretmenlerimizin dokümantasyon süreçlerindeki etmenlerden olmazsa olmaz bir tanesi de zümre etkileşimleri olarak görülmüştür. Ayrıca çalışılan kurumun imkanları, yönetici tutumları ve ülkedeki eğitim sisteminin (sınav sistemi) de öğretmenlerin dokümantasyonlarında büyük yönlendiriciler olarak rol oynadığı gözlemlenmiştir.
An analysis of a Facebook mentoring group as a professional development tool for EFL teachers
Professional development is a lifelong process for a teacher that requires active learning. Mentoring plays a significant role in teachers' professional development. Facebook groups are preferred by teachers as a mentoring tool. The purpose of the study was to find out EFL teachers' perceptions on a Facebook mentoring group and how teachers could benefit from Facebook as an online professional development tool. In accordance with this purpose, a Facebook group called "Innovative Teachers of English" (ITE) was selected within the frame of criteria defined by the researcher. Data collection was conducted through a mixed-method research design. The participants of the study were group members of ITE. The data was collected through two data collection tools. Firstly, teachers' posts and comments shared during 6 weeks were recorded. In total, 174 posts and 1935 comments were saved and analyzed deductively with the help of content analysis method by regarding other researchers' and experts' opinions. The data were analyzed with the help of the codes which were obtained from a previous study. Secondly, semi structured interviews were conducted with 10 participants to explore their perceptions on usage of this group. In this content, 7 interview questions were created with the contribution of other researchers and experts. The data including teachers' responses for interview questions were analyzed and coded by English teachers including the researcher himself. The qualitative data were analyzed inductively using content analysis. At the end of the analysis, the results showed that teachers used this group mostly to find new activities and materials related to their lessons. It was also found that teachers also used the group for different education techniques and strategies that could be integrated into lessons. Moreover, another finding showed that teachers also joined this group for their professional development and follow innovations related to teaching. Additionally, teachers stated that they found these kinds of groups more useful than in-service trainings. Finally, it was seen that teachers in this group communicated with each other and shared their feelings about some situations they came across in their classrooms. As a result, it can be said that this group is very useful for teachers in terms of their professional development.
Türkiye ve Azerbaycan'da öğretmenlerin hizmetiçi eğitim uygulamalarının karşılaştırılması
Bu araştırmanın genel amacı Türkiye ve Azerbaycan'da öğretmenlerin hizmetiçi eğitim uygulamalarının benzerlik ve farklılıklarını ortaya koyarak karşılaştırmak ve bu bağlamda somut öneriler getirmektir. Çalışma, öncelikle Türkiye ve Azerbaycan'da öğretmen yetiştirilmesi ve hizmetiçi eğitime kronolojik çerçevede bakış açısı getirmekte ve amaç doğrultusunda her iki ülkede hizmetiçi eğitim kurumlarının hizmetiçi eğitim programlarının gereksinimlerini karşılaması için yapılan etkinlikleri ve etkinliklerin öğretmenlere kariyer açısından neler kattığını sorgulamaktadır. Kronolojik bakışla birlikte, özellikle son 5 yılda yapılan uygulamalar ve bu uygulamaların öğretmenlere kariyer olarak katkısını araştırmakta ve 3 Azerbaycanlı ve 3 Türk (toplam 6) akademisyenle yüzyüze görüşerek mülakat yapılarak Türkiye ve Azerbaycan'daki öğretmen yetiştirilmesi ve hizmetiçi eğitimi konu edinmektedir. Araştırma verileri literatür taraması ve 6 akademisyenle nitel araştırma tekniklerinden biri olan mulakatla elde edilmiştir. Sonuç olarak her iki ülke üzerinde yapılan literatür taraması ve her ülkenin akademisyenlerinin hizmetiçi eğitim ile ilgili fikirleri öğretmenlerin çağın gelişme ve yenileşmesine ayakuydura bilmesi için yetersiz kaldığı ve bu merkezlerin yenilikleri takip ederek eğitimler hazırlaması gerektiği kanısına varılmıştır. Literatür taraması sonuçlarında 5 senede yapılmış olan hizmetiçi eğitim programlarının konuları, hizmetiçi eğitim programlarına ayrılmış bütçe ve bu programlara katılmış olan öğretmen sayısı tablolaştırılmış şekilde sunulmaktadır. Ayrıca literatür taraması sonucu olarak, hizmetiçi eğitim programları sonrasında bu eğitimleri almış olmak öğretmenlere kariyer olarak ne gibi özellik sağladığı da ayrı-ayrı ülkelere göre belirtilmiştir. Akademisyenlerden alınan mülakatın sonuçlarında ise her iki ülkede hizmetiçi eğitimler düzenlenirken öğretmenlerin ihtiyaç duydukları ve onların talep etdikleri konular göz önüne alınması ve yapılan eğitimlerin uzman kadrolar yani bu alanda yeterli bilgi ve eğitime sahip olan öğretmenler tarafından düzenlenmesi ile ilgili ortak görüşler görülmektedir. Eğitim sonrasının öğretmenlerde olumlu izler bırakması, uygulama ağırlıklı, gönüllülük ve ihtiyaç odaklı eğitimler düzenlenmesi yönünde ortak fikirler belirtilmiştir. Genel olarak ise, her iki ülke akademisyenleri ait oldukları ülkelerde yapılan hizmetiçi eğitim programlarından memnun değillerdir.
Beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin hizmet içi eğitim programlarına ilişkin görüşlerinin değerlendirilmesi
Toplumların ilerleyebilmesi ve gelişim sağlayabilmesi için insanların belirli hedef ve amaçlar doğrultusunda yetiştirilmesi gerekmektedir. Gerek bilimde gerekse de teknolojide yaşanan gelişmeleri eğitim ortamınıda etkilediği görülmektedir. Öğretmenlerin lisans eğitiminde almış oldukları bilgilerin belli bir zamandan sonra geçerliliğini yitirdiği veya etkisinin azaldığı belirtilmektedir. Bu sebeple öğretmenlerin gelişen teknolojiye adapte olması için mesleki anlamda bir takım hizmet içi eğitimlere ihtiyacı olmaktadır. Bundan dolayı Milli Eğitim Bakanlığı yılın belli dönemlerinde öğretmenlerin gelişimine yarar sunmak amacı ile hizmet içi eğitim programları gerçekleştirmektedir. Bu çalışma, beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin hizmetiçi eğitim programlarına ilişkin görüşlerini değerlendirmek amacıyla yapılan bir çalışmadır. Araştırmanın çalışma grubunda Gaziantep İlinde görev yapmakta olan 40 beden eğitimi ve spor öğretmeni ile ve gönüllülük esasına uygun olarak yüz yüze görüşme tekniği kullanılmıştır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden olan mülakat yöntemi kullanılarak, elde edilen veriler, içerik analizi yöntemi ile çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda; beden eğitimi öğretmeni ve spor öğretmenleri hizmet içi eğitim programının; mesleki ve kişisel gelişimi için yararlı bir program olduğu, kendilerini yenilemesini sağlayan program ve yeni bilgiler kazandıran bir program olduğunu ve dolayısıyla gerekli bulduklarını belirtmişlerdir. Araştırmaya katılan beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin hizmet içi eğitim programı sürecinde; eğitim veren kişilerin yetersiz olmasından dolayı, tarihlerinin uygun olmaması ve on-line eğitimde internete ulaşım konusundan dolayı sorun yaşadıkları görülürken, hizmet içi eğitim programının öğretmenlerin daha aktif olmasını sağladığı, öğretmenlere yeni bakış açısı kazandırdığı, eğitimin nitelikli olmasına imkân sağladığı görülmüştür. Bunun yanında katılımcılar genel anlamda hizmet içi eğitim programını yeterli görürken, daha etkili olabileceiğini, yapılan eğitimin alan bazında ya da ihtiyaç duyulan alanlarda verilmesi gerektiğini ifade etmişlerdir. Ayrıca beden eğitimi ve spor öğretmenleri hizmet içi eğitim programının süresinin genel anlamda yeterli olduğunu, eğitimlerin yaz tatilinde olması ve ara tatillerde olması gerektiği ifade edilmiştir. Çalışmaya katılan öğretmenlerin; hizmet içi eğitim programını alanında uzman kişilerin ve akademisyenlerin vermesi gerektiği ön plana çıkarken, on-line yapılan eğitim programlarının uygun olmadığı ve yüz yüze olması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Öğretmenlerin mesleki gelişiminde eylem araştırmasının kırkpatrıck program değerlendirme modeline göre incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, Eylem Araştırmasının öğretmenlerin mesleki gelişimine katkısını incelemektir. Araştırmada nitel araştırma desenlerinden "durum çalışması" kullanılmıştır. Nitel ve nicel araştırma veri toplama araçlarından birlikte istifade edilmiştir. Konu ile ilgili olarak yapılan alanyazın taraması sonrasında, öncelikle etkili hizmet içi eğitim programlarının özellikleri araştırıldı ve hizmet içi eğitim programı tasarlandı. Pilot çalışma olarak 25 (yirmi beş) öğretmen ile uygulamalı olarak Eylem Araştırması çalıştayı yapıldı ve eğitime dair hem nicel hem de nitel veriler toplandı. Elde edilen veriler ışığında eğitim programında iyileştirmeler yapılarak imkanları sınırlı bir resmi okulda asıl uygulama gerçekleştirilmiştir. Derinlemesine çalışma yapılması amacıyla 6 (altı) gönüllü öğretmenle çalışılmış ve yine bu öğretmenlere de Eylem Araştırması eğitimi verilmiştir. Eğitim ile eş zamanlı olarak öğretmenler kendilerinin belirlediği problemin çözümü için bireysel olarak eylem araştırması yürütmüştür. Uygulanan programın değerlendirilmesinde Kirkpatrick program değerlendirme modeli kullanılmıştır. Araştırmada, eğitim değerlendirme formları, yarı yapılandırılmış görüşme formları ve öz değerlendirme formu veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Nicel verilerin toplam puan üzerinden aritmetik ortalamaları alınmıştır. Araştırmada, öğretmenlerin mesleki gelişimlerinde Eylem Araştırmasının önemli katkı sağladığı sonucuna varılmıştır. Eylem Araştırması mesleki gelişim modeli olarak daha fazla yaygınlaştırılabilir. Daha etkin sonuçlar elde edilmesi için yeterli zaman ve mekan ayrılması önerilmektedir.
İstanbul ili kamu, özel ve üniversite hastaneleri çalışanlarına verilen Hastane Afet ve Acil Durum Planları (HAP) uygulayıcı eğitimlerinin değerlendirilmesi.
Bu çalışmanın amacı, İstanbul'da düzenlenen "Hastane Afet ve Acil Durum Planları (HAP) Uygulayıcı Eğitimleri"nin, kamu, özel ve üniversite hastaneleri çalışanlarının hastane afet ve acil durum planları konusunda bilgi düzeyine etkisini araştırmaktır. Araştırmanın çalışma grubu, İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü Acil Sağlık Hizmetleri Başkanlığı Afetlerde Sağlık Hizmetleri Ulusal Medikal Kurtarma Ekipleri Birimi tarafından düzenlenen, Hastane Afet ve Acil Durum Planları Uygulayıcı Eğitimlerine Ocak 2017 - Haziran 2019 tarihleri arasında katılan ve halen İstanbul'da çalışmaya devam eden kamu, özel ve üniversite hastaneleri çalışanlarıdır. Hastane Afet ve Acil Durum Planları Uygulayıcı Eğitimine katılmış, eğitim öncesinde ve sonrasında uygulanan ön test ve son test değerlendirmelerini tamamlamış 49 ayrı oturumda eğitime katılmış 1066 Kamu, Özel ve Üniversite Hastaneleri Çalışanlarının dosya ve arşiv kayıtları retrospektif olarak incelenmiş, personelin demografik değişkenleri açısından bilgi düzeyleri karşılaştırılmış ve Hastane Afet ve Acil Durum Planları Uygulayıcı Eğitimine ilişkin değerlendirmeleri saptanmıştır. Çalışmada sonuç olarak kadınlarda ve erkeklerde ön test puanı medyanı sırasıyla, 70(28-88) – 70(3-88) iken, eğitim verildikten sonra son test puanlarına bakıldığında kadınlar ortalamayı 80 puana çıkarırken, erkeklerin daha geride kaldığı görülmüştür. Evli kişilerin ön test puan medyanı 70(13-88), bekar kişilerin ön test puan medyanı 68(3-85), eğitim sonrasında ise; bekar kişilerde 78(75-98)'e, evli kişilerde ise80(70-100) olarak saptanmıştır. Çalışmaya alınan 1066 katılımcının yaş ortalaması 38.81±8.26 yıldı, kadın-erkek oranının eşit olduğu görüldü ve %71,8'i evliydi. Çalıştıkları kurum türüne bakıldığında; kamu ve özel kurumda çalışanların oranları birbirine yakındı ve sırasıyla %44-45 idi. Ayrıca üniversitede çalışanlar tüm katılımcıların %9,2'ini (N:98) oluşturuyordu.Çalışmaya katılan kişilerin 656 (%61,7)'sının komisyon üyesi olmadığı saptanmıştır. Meslekler arasında soruların geneline bakıldığında puan ortalamaları karşılaştırmasında anlamlı bir fark bulunmadı. Kadın katılımcıların erkek katılımcılara oranla bilgi düzeyinde anlamlı farklılık mevcuttur. (P <0.001). Medeni durum bakımından evli kişilerin bilgi düzeyi bekar katılımcılara göre artışı istatistiksel olarak anlamlıdır (P <0.001). Özel ve Üniversite hastaneleri katılımcılarının, kamu katılımcılarına oranla bilgi düzeyinde anlamlı farklılık mevcuttur. (P <0.001). Komisyon üyesi olanlarda, olmayanlara oranla bilgi düzeyinde anlamlı farklılık mevcuttur. (P <0.001). Hastane afet ve acil durumu planı hazırlığından sorumlu personelin HAP Uygulayıcı Eğitimi alması, hastane çalışanlarının tamamının ise HAP ve afet konusunda farkındalık ve hizmetiçi eğitimlerini alması önem arzetmektedir. Anahtar kelimeler:Hastane, afet, acil durum, plan