Okul yönetimi
169 theses under this subject heading
Öğretmenlerin müdür yönetim tarzı algıları ile güç mesafesi algıları arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, öğretmenlerin müdür yönetim tarzı algıları ile güç mesafesi algıları arasındaki ilişkiyi belirlemektir. İlişkisel tarama modelindeki araştırmanın örneklemini 2022-2023 eğitim-öğretim yılında Burdur il merkezindeki devlet okullarının çeşitli kademelerinde görev yapan 542 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri, "Algılanan Müdür Yönetim Tarzı Ölçeği" ve "Güç Mesafesi Ölçeği" kullanılarak web temelli anket yolu ile toplanmıştır. Verilerin analizinde parametrik istatistikler kullanılmıştır. Alt boyutlar arasındaki ilişkileri incelemek için korelasyon analizi yapılmıştır. Müdür yönetim tarzının güç mesafesi algısı üzerindeki etkisini incelemek için regresyon analizi yapılmıştır. Demografik değişkenlere göre alt boyutlar arasındaki farklılıkları incelemek için One-way ANOVA (Tek Yönlü Varyans Analizi) ve t testi (Independent-Samples T-Test) yapılmıştır. Araştırmanın sonucuna göre katılımcıların, müdür yönetim tarzlarına ilişkin algılarının işbirlikli boyutunda orta yüksek; otoriter, ilgisiz ve karşı koyucu boyutlarında orta düşük düzeyde olduğu saptanmıştır. Katılımcıların müdürlere yönelik güç mesafesi algıları ise katılım boyutunda orta yüksek, erişim zorluğu ve hiyerarşi boyutlarında orta düşük düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Demografik değişkenlere göre; öğretmenlerin güç mesafesi algıları cinsiyet, yaş ve branş değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık göstermezken; mesleki kıdem, okul türü ve örgütsel kıdem değişkenlerine göre anlamlı olarak değişmektedir. Müdür yönetim tarzı algıları, cinsiyet değişkenine göre anlamlı bir biçimde farklılaşmazken; yaş, okul türü, mesleki kıdem, örgütsel kıdem ve branş değişkenine göre anlamlı bir biçimde farklılaşmaktadır. Araştırmada, güç mesafesi alt boyutlarından katılım alt boyutunun, işbirlikli yönetim tarzı algısı üzerinde; erişim zorluğu ve hiyerarşi alt boyutlarının otoriter müdür yönetim tarzı algısı üzerinde önemli bir yordayıcı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar kelimeler: Güç, Güç mesafesi, Müdür, Müdür yönetim tarzı, Öğretmen
Eğitim kurumlarının öğretmen ve yöneticileri arasındaki çatışma alanları üzerine bir araştırma: Kütahya örneği
Günümüzde örgütler üzerinde yapılan araştırmaların büyük çoğunluğu birey odaklı araştırmalardır. Örgüt başarısının artması için kurumun bireylere verdiği değerin iyi anlaşılması gereklidir. Bireylerin performanslarını ve örgütsel bağılıklarını belirleyen en önemli etkenlerden birisi de, farklı koşul ve imkânlara sahip bireyler arasında ortaya çıkan çatışmadır.Çatışmanın pek çok nedeni olabilir. Bireyler arası farklıklar, ortak kullanım alanlarının paylaşılması, yönetimin görev ve sorumluluklarını yerine getirmesi ve iş yükü dağılımı gibi pek çok etmen çatışmaya yol açabilir. Çatışmanın pek çok olumsuz etkileri bulunabilir. Bu nedenle çatışmaya neden olabilecek etmenlerin araştırılması, yönetim ve organizasyon alanında önem arz etmektedir.Yapılan bu araştırmada, eğitim sektöründe görev yapan öğretmenler ve yöneticiler arasındaki çatışma alanları ve dereceleri araştırılmıştır. Araştırmaya konu olan 414 öğretmen-yönetici üzerinde anket uygulaması yapılarak, öğretmenlerin olası çatışma alanları ile ilgili görüşleri alınmıştır. Anket formlarından elde edilen bilgiler SPSS 15. for Windows paket programı ile analiz edilmiş ve sonuçlar değerlendirilmiştir.Araştırma sonuçları temel olarak araştırmacıların bireysel farklılıklar, yönetimin görev ve sorumlulukları, ortak kullanım alanları ve iş yükü dağılımında öğretmenlerin çatışma yaşadıklarını göstermiştir. Araştırma konuları alt başlıklar halinde incelenmiş ve sonuçlar rapor edilmiştir. Araştırmada istatistik analizi için tanımlayıcı analizlerden cross-tabulation analiz yöntemi ve genel bilgilerin derlenmesinde frekans analizi yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın kavramsal bölümü için kaynakların bir araya getirilmesinde kaynak tarama modeline başvurulmuştur. Araştırmada bir dizi önerilere de yer verilmiştir.Anahtar Kelimeler: Çatışma, Eğitim, Okul Yönetimi, Organizasyon, Yönetim.
Okul müdürlerinin benimsedikleri eğitim felsefelerine, yönetsel anlayışlarına ve davranışlarına yönelik okul müdürlerinin ve öğretmenlerin görüşlerinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, okul müdürlerinin benimsedikleri eğitim felsefelerinin ve yönetim anlayışları ile davranışlarının incelenmesidir. Bu temel amaç doğrultusunda öncelikle okul müdürlerinin benimsedikleri eğitim felsefeleri ve okul yönetiminde sergiledikleri yönetsel davranışlar, okul müdürlerinin ve öğretmenlerin görüşleri doğrultusunda incelenmiştir. Nitel araştırma yöntemlerinin uygulandığı çalışmanın verileri yarı yapılandırılmış görüşme formu ile elde edilmiştir. Hazırlanan görüşme formu; 2020-2021 eğitim-öğretim yılında Osmaniye ilindeki anaokulu, ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan okul müdürleri ve öğretmenlere uygulanmış ve elde edilen veriler betimsel analiz yöntemi ile analiz edilmiştir. Araştırmanın sonunda eğitim felseleri bağlamında okul müdürlerinin kendilerini; demokratik ve eşitlikçi, yenilikçi, destekçi ve işbirlikçi, adaletli ve karşılıklı iletişimci yönetim anlayışına sahip yöneticiler olarak değerlendirdikleri; öğretmenlerin ise okul müdürlerini hümanist, eşitlikçi, katılımcı, demokratik, şeffaf ve adil yönetim anlayışını benimseyen yöneticiler olarak değerlendirdikleri görülmüştür. Yönetsel anlamda ise okul müdürlerinin herkese söz hakkı vermeye çalışan, başkalarının görüş ve düşüncelerine saygılı olmaya çalışan, paydaşların fikirlerini almaya özen gösteren bir tutum sergiledikleri anlaşılmaktadır.
Alt sosyo-ekonomik düzeydeki bölgelerde çalışan okul müdürlerinin okul geliştirme deneyimleri: Bir anlatı araştırması
Bu araştırmanın amacı, sosyoekonomik düzeyi düşük olan bölgelerdeki okullarda görev yapan okul müdürlerinin okul geliştirme konusundaki deneyimlerini anlamak ve okul düzeyinde değişimi gerçekleştirme konusundaki bakış açılarını ortaya çıkarmaktır. Bu temel amaç doğrultusunda öncelikle Gaziantep ilinde alt sosyoekonomik düzeydeki bölgelerde görev yapan okul müdürlerinin okul geliştirme ile ilgili uygulama ve yaklaşımları ele alınıp incelenmiştir. Çalışma grubu, 2020-2021 eğitim-öğretim yılında ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan 25 okul müdüründen oluşmaktadır. Nitel araştırma yöntemlerinden anlatı araştırması deseninin kullanıldığı bu çalışmanın verileri yarı yapılandırılmış görüşme formu ile elde edilmiştir. Ayrıca araştırmada veri kaynağı olarak katılımcılara ve çalıştıkları kurumlara ait okul gelişim raporları, fotoğraflar, dergiler, stratejik planlar, videolar ve notlar gibi dokümanlardan da yararlanılmaya çalışılmıştır. Araştırmada genel olarak, sosyoekonomik düzeyi düşük çevrelerdeki okul müdürlerinin okullarında var olan kısıtlı imkânlara rağmen belirlenen okul gelişim hedeflerine ulaşmak için neler yaptıkları ve/veya yapamadıkları incelenmeye çalışılmıştır. Araştırmanın sonucunda ortaya çıkan bulgular 13 tema altında toplanmıştır. Okul müdürlerinin ağırlıklı olarak okul geliştirme kavramını topluma fayda sağlama ve okulun belirlenen hedeflere ulaşması olarak tanımladıkları görülmüştür. Katılımcılar gelişmiş bir okulun sosyal değerleri kazandıran ve kurumsal bir yapı oluşturabilen bir nitelikte olması gerektiğini ifade etmişlerdir. Yine okul müdürlerinin; iyi insan yetiştirme ideali içerisinde olmayı, fiziksel gelişimi sağlamayı, kurumsal ilerleme kat etmeyi, devamsızlığı önlemeyi, akademik başarıyı arttırmayı okul geliştirme hedefi olarak sıkça vurguladıkları görülmüştür. Katılımcıların okul geliştirme konusunda en büyük veri kaynağının geri bildirimler olduğu anlaşılmıştır. Okul geliştirmede yaşanan sorunlara ilişkin de okul müdürleri maddi imkânların yetersizliğini sıkça vurgulamışlardır. Araştırma bulgularına dayalı olarak okul geliştirmeye ilişkin birtakım önerilerde bulunulmuştur.
School child feeding programmes management (SFP) within the epidemic COVID 19 in Northwest Syria
This study sought to identify how school feeding programs might effectively tackle the nutritional and educational needs of children in northwest Syria, with a view of exploring the feasibility of such programs and informing future implementation in the studied areas. The study explored the potential impacts of School Feeding Programmes (SFP) on nutrition, health, and education outcomes of school-aged children in northwest Syria. The study identified locally driven program planning as a key element to responding to these emergency-related implementation challenges. Here, implementing agency(s) should be able to clearly articulate and consider the specific comparative advantages of SFP, as well as manage all associated challenges/risks. Consequently, the SFP must be properly aligned with education sector support programs.
Öğrenci algılarına göre lise müdürlerinin öğretim liderliği görevlerini yerine getirme dereceleri
Bu araştırmanın genel amacı lise son sınıf öğrencilerinin algılarına göre, okul müdürlerinin öğretim liderliği davranışlarını yerine getirme derecelerini tespit etmektir. Araştırma tarama modelindedir. Araştırmanın çalışma evrenini İstanbul İli, Şişli İlçe'sindeki 13 devlet lisesinin son sınıflarında okuyan 364 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada kullanılan veri toplama aracında öğrencilerin değerlendirebileceği 41 davranışa yer verilmiş, ön araştırma sonucunda anketin geçerlilik ve güvenirliği test edildikten sonra (Alpha değeri =.9330) uygulamaya geçilmiştir. Deneklere uygulanan anketlerden araştırmada kullanılabilecek durumda olan 330 anketin verileri SPSS programında analiz edilmiş ve sonuçlar tablolaştırılarak yorumlanmıştır. Araştırmanın genel sonucu bize öğrenci algılarına göre lise müdürlerinin öğretim liderliği davranışlarını genel olarak ara sıra yerine getirdiklerini göstermiştir. Araştırmada Anadolu Lisesi Müdürleri öğretim liderliği görevlerini yerine getirme bakımından daha başarılı görülürken, en düşük ortalamaları Endüstri Meslek Lisesi müdürleri almışlardır. Okul müdürleri en fazla derslerin zamanında başlaması ve bitmesine önem verirken en az ilgiyi özel yeteneği olan öğrencilerin yetiştirilmesi almıştır. Kız ve erkek öğrenci görüşleri iki konuda farklılık göstermiş, kız öğrenciler okul müdürlerinin ulaşılabilir olma ve öğretim zamanını koruma konularında daha başarılı bulurken erkek öğrencilerin bu konulardaki görüşleri anlamlı bir farkla olumsuz olmuştur. Bu araştırmanın sonuçları bize okul müdürlerinin öğretime liderlik etmekten çok okuldaki idari işleri takip eden bir yönetici portresi çizmektedir. vııı
Yenilikçi bir okul öncesi yaklaşımı olarak "Akıllı Bebekler Akademisi(ABA)": Bir örnek olay incelemesi
Bu çalışmanın amacı bir sanat ve bilim akademisi olan ABA okul öncesi kurumu okul çalışanlarının yönetimsel ve örgütsel süreçlerde uygulanan yenilikçi yaklaşımlarla ilgili deneyimlerini nasıl tanımladıklarını ortaya koymaktır. Çalışmanın metodolojisi olarak nitel yaklaşımlardan örnek olay incelemesi yöntemi kullanılmıştır. Veriler temel olarak yerinde yapılan gözlemler ve 10 katılımcıyla yapılan görüşmeler aracılığı ile toplanmıştır. Ham veriler içerik analizine ve betimsel analize tabi tutulmuştur. Çalışmanın sonuçları ele alındığında, öğretmenlerin işe alımı ve profesyonel gelişim süreçleri için kullanılan prosedürlerin, "tasarla-yap-işlet ve devam ettir" adı verilen yönetim modelinin, High Scope değerlendirme ve raporlama sisteminin kullanılması, doğal beslenme, geleneksel yemek menüleri ve ekolojik hijyen (toksitsiz temizlik) en önemli yenilikçi uygulamalar olarak bulunmuştur. Bu durumda gözlemlenen yönetimsel model ve yenilikçi süreçler benzer ortamlarda ve durumlarda uygulanabilir. Anahtar Kelimeler: Okul Öncesi, Yenilikçi, Okul Yönetimi
Okul müdürlerinin karizmatik liderlik özellikleri ile okul yönetişimi arasındaki ilişkinin incelenmesi
Yapılmış olan bu araştırmada farklı okul kademelerinde görev yapan öğretmenlerin okul müdürlerinin karizmatik liderlik özellikleri ile okul yönetişimi arasındaki ilişkiye yönelik algılarının incelenmesi amaçlanmaktadır. Çalışma nicel bir araştırma yönteminde olup, ilişkisel tarama modelinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evrenini 2020-2021 eğitim öğretim yılında Yozgat ili Merkez ilçesinde bulunan ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan 1194 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise basit seçkisiz örnekleme yöntemine göre ulaşılan; ilkokul, ortaokul ve lise kademelerinde görev yapan toplam 301 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada araştırmacı tarafından oluşturulan ''Kişisel Bilgi Formu'' ayrıca veri toplama aracı olarak "Karizmatik Liderlik Ölçeği (KLÖ)" ile "Okul Yönetişim Ölçeği" kullanılmıştır. Veriler t- testi, ANOVA, korelâsyon ve regresyon analizleri yapılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda okul müdürlerinin karizmatik liderlik özellikleri ile okul yönetişimi arasında anlamlı bir ilişki olduğu gözlenmiş ve okul müdürlerinin karizmatik liderlik özelliklerinin okul yönetişiminin bir yordayıcısı olduğu görülmüştür.
İlkokul yöneticilerinin yeterliliklerine ve iletişim becerilerine ilişkin yönetici ve öğretmenlerin görüşlerinin incelenmesi
Yöneticilik yeterlilikleri ve iletişim becerileri bağımsız olarak kuramsal alanlarda en çok işlenen konular arasındadır. Bununla birlikte yöneticilik yeterlilikleri ve iletişim becerilerinin öğretmen ve yönetici görüşleri arasındaki ilişkileri ele alan araştırmaların yeterli derecede incelenmedikleri görülmektedir. Bu araştırma söz konusu eksikliği gidermek amacıyla ilişkisel tarama modelinde yapılmış betimsel bir çalışmadır. Gerçekleştirilen araştırma yönetici ve öğretmen algıları temel alınarak ilkokul müdürlerinin yeterlilikleri ve iletişim becerilerinin; cinsiyet, yaş, eğitim düzeyi, kıdem, bulundukları okulda kaç yıldır görev yaptıkları, yöneticilikle ilgili hizmet içi eğitim alıp almadıkları ve görev yaptıkları okul türü değişkenlerine göre farklılık gösterip göstermediği incelenmiştir. Araştırmanın örneklemini, Adana İli Seyhan, Yüreğir, Çukurova ve Sarıçam merkez ilçelerinde, oranlı küme örnekleme yoluyla tesadüfî olarak seçilen, 14'ü özel, 245'i devlet okulunda görev yapan toplam 206 okul müdürü ve 409 öğretmen oluşturmuştur. Yöneticiler yeterlilik yönüyle kendilerini en yüksek düzeyde "Çalışanların yasal haklarını gözetme", en düşük düzeyde ise; "Mesleki yayınları izleme" maddesi ile yeterli gördükleri tespit edilmiştir. Bu durum ile tutarlı bir şekilde öğretmenler de okul yöneticilerinin bilimsel etkinliklere düşük düzeyde katıldıklarını düşünmektedirler. Öğretmenler okul yöneticilerini en yüksek düzeyde "Protokol ve Görgü Kurallarına Uyma", en düşük düzeyde ise; "Mezunları İzleme Çalışmaları Yapma" maddeleri tespit edilmiştir. Okul yöneticileri de kendilerini bu maddelerde daha az yeterli görmüş ve öğretmen algıları ile tutarlı bir sonuç elde edilmiştir. Okul müdürleri iletişim becerileri açısından kendilerini öğretmenlerin ifade ettiklerinden daha yeterli bir şekilde algılamışlardır. Ayrıca yöneticilerin kendilerini en yüksek "Cinsiyet", en düşük ise; "Savunma Davranışları" maddeleri ile yeterli gördükleri saptanmıştır. Yine öğretmenlerin yöneticilerin iletişim becerilerini; "Cinsiyet", "Giyim-Kuşam ve Dış Görünüş" maddelerinde en yüksek, "Savunma Davranışları" maddesinde ise; en düşük düzeyde algıladıkları görülmüştür. Yöneticilerin yeterlilikleri ile ilgili görüşleri doğrultusunda ele alınan demografik değişkenlerden; cinsiyet ve okul türüne göre anlamlı fark görülmezken, eğitim düzeyi, yaş, kıdem, hizmetiçi eğitim almalarına göre anlamlı fark bulunmuştur. Yine yöneticilerin iletişim becerileri ile ilgili görüşleri doğrultusunda ele alınan demografik değişkenlerden; cinsiyet, eğitim düzeyi, okul türü ve hizmetiçi eğitim almasına göre anlamlı fark belirlenmemişken, yaş ve kıdeme göre anlamlı fark bulunmuştur. Yöneticilerin yeterlilikleri ile ilgili olarak öğretmenlerin görüşleri doğrultusunda ele alınan demografik değişkenler incelendiğinde; cinsiyet dışındaki diğer değişkenlerde anlamlı fark belirlenmemiştir. Öğretmenlerin yöneticilerin iletişim becerileri ile ilgili görüşlerinde ise; cinsiyet ve okul türü dışındaki diğer değişkenlerde anlamlı fark belirlenmemiştir. Yöneticilerin yeterliliklerine ilişkin algının "İnsanlarla İletişim Kurma- Etkili Biçimde Çalışma alt ölçeğinde yöneticiler lehine anlamlı bir farklılığın olduğu belirlenmiştir. Bu sonuca göre okul yöneticilerinin kendilerini bu alt ölçekte öğretmenlerden daha yeterli algıladıkları söylenebilir. Yöneticilerin iletişim becerilerine ilişkin algıları ile öğretmenlerin yöneticilerin iletişim becerilerine ilişkin algıları arasında yöneticiler lehine anlamlı bir fark belirlenmiştir. Bu durum yöneticilerin iletişim becerilerine ilişkin algılarının, öğretmenlerin yöneticilerin iletişim becerilerine ilişkin algılarından daha yüksek olduğunu göstermiştir. Anahtar kelimeler: İletişim, iletişim becerisi, yeterlik, yönetim, yönetici.
Proje okullarının yapısına ve işleyişine ilişkin bir örnek olay incelemesi
Bu araştırmanın temel amacı, özelde Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı, Proje Okullarında okul müdürlerine verilen "kendi takımını" oluşturma uygulamasının bu okullarda görev yapan yöneticiler ve öğretmenlerde nasıl bir karşılık bulduğunu bir örnek olay üzerinden betimlemektir. Genelde ise yönetsel olarak bu uygulamanın, eğitim sistemimizde okul yönetim yapı ve işleyişinde yeni bir paradigma değişimi sürecine gidişin öncü bir işareti olup olmadığını anlamaya çalışmaktır. Araştırma; nitel araştırma yöntemlerinden, örnek olay yöntemi ile yapılmıştır. Katılımcı seçiminde ise amaçlı örnekleme tekniği kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu; 2014-2015 Eğitim-Öğretim yılında proje okuluna dönüştürülen Gaziantep il merkezinde yer alan bir Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi ve bir Fen Lisesi'nde görev yapan yöneticilerden ve öğretmenlerden oluşmuştur. Araştırma; 4 yönetici ve 14 öğretmen 18 katılımcı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma; verileri yarı yapılandırılmış görüşme formu ile toplanmıştır. Yüz-yüze yapılan görüşmelerden ulaşılan veriler içerik ve betimsel analize tabii tutularak bulgulara ulaşılmıştır. Proje Okullarının yapı ve işleyiş modelinin avantajlı yönlerinin dezavantajlı yönlerine göre daha fazla olduğu ve bu yeni okul yönetim modelinin sürdürülebilir olduğuna dair bulgulara ulaşılmıştır. Proje Okullarında, okul müdürünün kendi ekibini oluşturma yetkisi okul çalışanları arasında; ekip ruhu duygusunu, öğretim sürecinde inisiyatif kullanımını, memnuniyeti, mesleki doyum düzeyini yükseltmiş ve bu sonuçların okulun eğitsel başarısını olumlu etkileyecek gibi göründüğünden Proje Okullarına yönelik öğrenci ii talebini de artırmıştır. Araştırma bulgularına dayalı olarak araştırmacılara ve uygulayıcılara yönelik önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Okul merkezli yönetim, yenilikçilik, katılım, proje okulları, âdem-i merkeziyet.
Dağıtılmış liderlik uygulamalarını etkileyen okul içi faktörlerin incelenmesi
Bu çalışmada, öğretmen görüşlerine göre ortaokullardaki dağıtılmış liderlik düzeylerini belirlemek ve dağıtılmış liderlik uygulamalarını etkileyen okul içi faktörleri ortaya koymak amaçlanmıştır. Araştırma nicel ve nitel tekniklerin bir arada kullanıldığı karma yöntemlerden açımlayıcı karma modelde desenlenmiştir. Araştırmanın nicel boyutunda araştırma problemine uygun olarak betimsel nitelikte tekil tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın nitel boyutunda ise çoklu durum çalışması yapılmıştır. Araştırmanın nicel sürecinde 1604 öğretmenden oluşan iki ayrı örneklem grubu ile çalışılmıştır. Birinci örneklem grubunu ölçek geliştirme çalışması için Gaziantep il merkezinde 2016-2017 eğitim öğretim yılında MEB'e bağlı resmi ortaokullarda görev yapan 868 öğretmen oluşturmaktadır. İkinci örneklem grubunu Gaziantep il merkezinde, 2017-2018 eğitim öğretim yılında MEB'e bağlı 27 resmi ortaokulda görev yapmakta olan 736 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın nitel sürecinde dört okuldan 24 öğretmenle görüşme yapılmıştır. Araştırmanın verileri araştırmacı tarafından geliştirilen "Kişisel Bilgi Formu", "Dağıtılmış Liderlik Ölçeği" ve yarı-yapılandırılmış görüşme formu ile toplanmıştır. Nicel verilerin analizinde ortalama, standart sapma, Ttesti, tek faktörlü ANOVA, Hiyerarşik Çoklu Regresyon analizinden yapılmıştır. Araştırmanın nitel bölümünde elde edilen veriler betimsel yöntemle analiz edilmiştir. Analizler sonucunda: Araştırmaya katılan öğretmenlerin, okullarındaki dağıtılmış liderlik uygulamalarına yönelik olarak görüşleri incelendiğinde en düşük düzeyde görülen alt boyut "Amaç birliği" iken en yüksek seviyede görülen alt boyut "İşbirliği ve güven"dir. Öğretmenlerin dağıtılmış liderliğe ilişkin görüşleri cinsiyet, öğrenim düzeyi, mesleki kıdem ve okuldaki kıdem yılı değişkenlerine göre istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık göstermemektedir. Öğretmenlerin karara katılımlarına yönelik düşünceleri, dağıtılmış liderlik düzeylerini anlamlı bir şekilde yordamaktadır. Öğretmenlerle yapılan görüşmeler sonucunda elde edilen verilere göre dağıtılmış liderlik düzeyinin yüksek olduğu okullarda risk alma, yönetici desteği, öğrenme kültürü, hesapverebilirlik ilişkileri, olumlu iletişim, mesleki gelişime önem verilmesi, kurumsallaşma, yönetimin kolaylaştırıcı rolü, meslektaş yardımlaşması, saygı, örgüt kültürü gibi unsurlar söz konusu iken dağıtılmış liderlik düzeyinin düşük olduğu okullarda bu unsurların düşük düzeyde gözlendiği bulgusuna ulaşılmıştır. Bu bulgulara dayanarak aşağıdaki sonuçlara ulaşılmıştır: Ortaokullarda genel olarak işbirliği ve güven problemi yaşanmamakla birlikte paydaşlar arasında amaç birliği tam olarak sağlanamamaktadır. Cinsiyet, öğrenim durumu, mesleki kıdem ve okuldaki kıdem yılı değişkenleri öğretmenlerin, okullarındaki dağıtılmış liderlik uygulamalarına yönelik olarak görüşlerini farklılaştırmamaktadır. Ortaokullarda risk alma, yönetici desteği, öğrenme kültürü, hesapverebilirlik ilişkileri, olumlu iletişim, mesleki gelişime önem verilmesi, kurumsallaşma, yönetimin kolaylaştırıcı rolü, meslektaş yardımlaşması, saygı ve örgüt kültürü dağıtılmış liderliği destekleyen unsurlardır. Destekleyen bu faktörlerin olmaması ise dağıtılmış liderliğin uygulanmasına engel teşkil etmektedir. Anahtar Kelimeler: Dağıtılmış liderlik, ortaokullarda yönetim, yönetim ve liderlik, liderliğin paylaşımı, eğitim yönetimi
Investigating the first year experiences of novice efl teachers in public and private schools
This study was carried out to investigate the experiences of the first year experiences of novice English teachers in public and private schools on a comparative and longitudinal basis. Since there is almost no literature comparing novice teachers working in private schools and most current studies focus on the first year experiences with the challenges of language teaching of novice teachers, this study- as we stressed above- aims to shed light on the first year experiences of novice English teachers depending on a comparative and longitudinal basis. Covering an educational year (2017-2018), the study was carried out through a case design with four participants, two of whom are from state schools, and the other two of whom are from private schools. The data collection tools of the study are reflective journals and interviews. The data for the study was collected on a longitudinal base and analyzed monthly. Necessary and important excerpts from novice teachers' experiences were investigated and coded. The coding pattern used in the study is the holistic one. The findings of the study revealed that the experiences and challenges of the novice teachers who were within their first year in profession were different to the extent that socio-economic conditions of the regions affected the schools and the pedagogical processes.
Okul yöneticilerinin öykücü liderlik yaklaşımına ilişkin görüşleri
Bu araştırmada okul yöneticilerinin öykücü liderlik yaklaşımına ilişkin görüşleri ortaya konularak, bu yaklaşımın yöneticiler tarafından hangi düzeyde uygulanabilirliğini belirlemek amaçlanmıştır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden biri olan görüşme yöntemi uygulanmıştır. Araştırmanın örneklemini Kırşehir ilinde MEB'e bağlı ortaokul ve liselerde görev yapan 6 okul müdürü ve 9 müdür yardımcısı olmak üzere toplam 15 okul yöneticisi oluşturmuştur. Yapılan görüşmelerden elde edilen veriler, yöneticilerin onayları alındıktan sonra incelenmiş, araştırmanın amacı ve sorular bağlamında kodlanmıştır. Oluşturulan kodlar araştırma bulgularını ortaya koyacak şekilde temalara dönüştürülmüş, betimsel ve içerik analizleri yapılmıştır. Araştırma sonucunda okul yöneticilerinin, öğrencilerle, öğretmenlerle ve velilerle iletişime geçerken öykücü liderlik davranışları sergiledikleri ortaya koyulmuştur. Okul yöneticilerinin, okul personelini, öğrencileri, velileri motive etmek, onlara ilham vermek ve güvenilir bir rol model olmak için bazen kurgu bazen de kendi yaşam öykülerinden faydalandıkları görülmüştür. Okul yöneticilerinin öyküler yoluyla değerlerini, inançlarını ve vermek istedikleri mesajları okul personeline ilettikleri görülmüştür. Okul yöneticilerinin, öğrencilerde ve okul personelinde istenen davranış değişikliğini sağlamak, onların bakış açılarını geliştirmek ve empati yeteneğini kazanmalarını sağlamak için öykülerden yararlandıkları görülmüştür. Araştırmanın bulgularına göre, öykü anlatma becerisine sahip olmak, iyi bir gözlemci olmak ve güçlü bir hafızaya sahip olmak önemli öykücü liderlik yeterlikleri olarak karşımıza çıkmaktadır. Anahtar Kelimeler: Liderlik, öykücü liderlik, okul yöneticileri.
Okul yöneticilerinin okul şiddetine ve güvenliğine ilişkin görüşleri
Bu çalışmanın amacı; okulların güvenlik durumu ve ihtiyaçlarını değerlendirmek ile okul yöneticilerinin; okul güvenliğine ve okul şiddetine ilişkin görüşlerini ortaya koymaktır. Araştırmanın evrenini; 2011-2013 eğitim- öğretim yıllarında Adana il merkezindeki Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan okul yöneticileri oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemi ise belirlenen evrenden seçkisiz küme örnekleme yöntemi ile seçilen 155 yöneticiden oluşmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından oluşturulan anket formu kullanılmıştır. Anket formu ilgili literatür incelenerek hazırlanmıştır. Anket dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde araştırmaya katılan okul yöneticileri ve çalıştıkları okullara ait özellikleri belirlemeye yönelik sorular bulunmaktadır. İkinci bölümde okul güvenliğini tehdit eden risk faktörlerini belirlemeye yönelik 12 madde, üçüncü bölümde okul güvenliğini etkileyen koruyucu faktörleri belirlemeye yönelik 17 madde ve dördüncü bölümde ise okulda alınan güvenlik önlemlerini belirlemeye yönelik 8 maddeden oluşmuştur. Verilerin analizi; elde edilen bulguların frekans ve yüzde değerleri hesaplanarak yapılmıştır. Değişkenler arasındaki ilişkiyi belirmekte ise ki–kare (chi-square) testinden yararlanılmıştır. Araştırma sonucunda okullarda en sık rastlanan risk faktörleri; maddi yetersizlik yaşayan öğrenciler, sürekli devamsızlık yapan öğrenciler, nakil yolu ile kayıt değiştiren öğrenciler; en az rastlanan risk faktörleri ise; çete olayları, okulda hırsızlık, gasp, taciz gibi suçların işlenmesi ile güvenlik endişeleriyle ebeveynlerin çocuklarını okuldan almalarıdır. Okullarda en sık rastlanan koruyucu faktörler; öğrencilerin sınıf ortamı dışında da gözlemlenmesi, okul-aile işbirliği; en az görülen koruyucu faktörler ise; bilgilendirici el kitapları ve broşürlerin bastırılıp dağıtılması, şiddeti önleme planı yapılırken öğrencilerin sürece dahil edilmesi, öğrencilerin ilgisini çeken ders dışı etkinlikler sunulmasıdır. Okullarda en sık alınan güvenlik önlemleri; öğrenci devamsızlıklarının velilere bildirilmesi ve kamera sisteminin kullanılması; en az alınan güvenlik önlemleri ise; özel güvenlik personeli çalıştırılması ile okulların giriş-çıkış saatlerinde polis veya jandarmanın görev yapmasıdır. Ayrıca okul yöneticilerinin görev yaptıkları okulların bulunduğu ilçeler, okulların öğretim şekli, büyüklüğü ve sosyo- ekonomik çevresi ile şiddetin varlığı arasında anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Okul yöneticilerinin görev yaptıkları okullarda alınan fiziksel güvenlik önlemleri ile okulların öğretim şekli, ve bulundukları sosyo-ekonomik çevre arasında anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Okulda şiddet, okul yöneticileri, okul güvenliği
Öğretmen adaylarının öğretmenlik mesleği ve okul yöneticiliğine yönelik tutumlarının incelenmesi
Bu araştırmanın amacı öğretmen adaylarının öğretmenlik mesleği ve okul yöneticiliğine yönelik tutumlarının belirlenmesi ve çeşitli değişkenler açısından incelenmesidir. Araştırmanın evrenini, Gaziantep Üniversitesi Eğitim Fakültesi'nin dördüncü sınıflarında öğrenim görmekte olan ve pedagojik formasyon eğitimi sertifika programına katılan öğretmen adayları oluşturmaktadır. Bu kapsamda, 2018-2019 eğitim öğretim yılında basit tesadüfi (random) örnekleme yöntemiyle ulaşılan toplam 385 katılımcıya Öğretmenlik Mesleğine Yönelik Tutum Ölçeği ve Okul Yöneticiliğine Yönelik Tutum Ölçeği uygulanmıştır. İlişkisel tarama modeli ile desenlenen araştırma verilerinin çözümlenmesinde SPSS 23.0 paket programı kullanılmış ve veri setinin normal dağılım özellikleri göstermesinden ötürü verilerin çözümlenmesinde parametrik testlerden yararlanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, öğretmen adaylarının öğretmenlik mesleği ve okul yöneticiliğine yönelik tutumlarının farklı düzeylerde olmakla birlikte pozitif yönde olduğu belirlenmiştir. Bununla birlikte katılımcı puanlarının bazı değişkenlere göre anlamlı bir biçimde farklılaştığı ve öğretmenlik mesleği ve okul yöneticiliğine yönelik tutum arasında istatiksel olarak anlamlı bir ilişki söz konusu olduğu tespit edilmiştir
Okul yöneticilerinin karar alma stratejileri ile karar alma süreçlerinde iç ve dış paydaşların rolü
Bu araştırmada okul müdürlerinin karar alma aşamasında karara etki eden iç ve dış çevresel faktörleri tespit ederek uygulayıcılara ve alanyazına katkı sağlanması amaçlanmaktır. Araştırma, nitel türde betimsel tarama modeli ile gerçekleştirilmiştir. Bu kapsamda araştırmanın çalışma grubunu, amaçlı örnekleme yöntemlerinden maksimum çeşitlilik örneklemesi kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini Antalya Gazipaşa İlçesinde Millî Eğitim Bakanlığı'na bağlı eğitim kurumlarında, 2021-2022 öğretim yılında görev yapmakta olan her kademede görevli 22 okul müdürleri oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak kullanılan yarı yapılandırılmış görüşme formu eğitim yönetimi alanında üç uzman görüşüne başvurularak araştırmacılar tarafından geliştirilerek kullanılmıştır. Katılımcılar tarafından kodlar ve temalar tutarlılık gösterecek şekilde belirlenmiştir. Bu kodlar ve temalar düzenlenerek frekans tablosu elde edilerek bulgular tanımlanmış ve yorumlanmıştır. Ayrıca bireylerin görüşlerini olduğu gibi yansıtmak için sık sık doğrudan alıntılara yer verilmiştir.Araştırma kapsamında katılımcılara yöneltilecek açık uçlu sorular öncelikle alanyazın taranarak ve araştırmanın çalışma grubunda yer almayan dört okul müdürüne yöneltilerek görüşleri alınmıştır. Okul müdürlerinin karar alırken etkilendikleri özellikle baskı ve tesir altında kaldıkları çevresel, öğretmen ve öğrenci ve çevre kaynaklı faktörleri ortaya çıkarmak amacıyla okul müdürleri ile yüz yüze görüşmeler yapılarak yarı yapılandırılmış görüşme formları uygulanmıştır. Elde edilen veriler içerik analiz yöntemi ile analiz edilmiştir. Bu araştırmanın sonuçlarına göre okul müdürlerinin. Karar verme sürecinde öğrenci kaynaklı; aile yapısı ve sosyoekonomik durum, öğretmen kaynaklı; kurumsal aidiyet ve değer görme, çevresel kaynaklı; sosyoekonomik durum, kültürel etkenler ve fiziki sosyal koşulların etkili olduğu görülmektedir. Ayrıca okul müdürlerinin görev önceliklerinin ilk sırasında, okul amaçlarını gerçekleştirme yer almaktadır. Diğer öncelikli görevler ise sınav başarısı, kaliteli eğitim ve öğretmenlerin iş doyumudur. Okul müdürlerinin, karar alma süreçlerini etkileyen faktörlerin ilk sırasında yasa ve yönetmelikler yer almaktadır. Okul müdürleri, karar alma süreçlerini etkileyen diğer faktörleri, öğretmen ve müdür yardımcılarının görüş ve önerileri, okulun eğitim amaçları şeklinde ifade etmektedir Uygulayıcılara; çevresel unsurların kültürel değerlerini dikkate almaları ve tüm paydaşları karar verme sürecine dâhil ederek çoğunluğun benimseyebileceği kararlar almaları önerilebilir. Araştırmacılara ise okul yöneticilerinin karar vermelerini etkileyen diğer unsurları da içeren nicel ve nitel karma desende çalışmalar yapmaları önerilebilir. Anahtar Kelimeler: Okul yönetimi, baskı grupları, okul-çevre ilişkileri, karar alma
Göçmen öğrencilerin yoğun olduğu okullarda okul ve sınıf yönetiminde karşılaşılan durumların incelenmesi
Bu araştırmada göçmen öğrencilerin yoğun olduğu okullarda okul ve sınıf yönetiminde karşılaşılan durumlar incelenmiştir. Araştırma ile göçmen öğrencilerin eğitim sürecinde karşılaşılan engelleri, başarılı olmalarını etkileyen faktörleri ve destek duydukları durumları anlamak hedeflenmiştir. Araştırma sonuçlarının eğitim yöneticilerine, öğretmenlere ve ilgili paydaşlara göçmen öğrencilerin okula uyum sürecinde ve akademik başarılarının artmasında etkili yöntemler geliştirme konusunda rehberlik sunması amaçlanmaktadır. Araştırmada 2022-2023 eğitim öğretim yılında Düzce ili Merkez ilçesinde göçmen öğrencilerin yoğun olduğu okullarda görev yapan 5 okul yöneticisinin ve 11 öğretmenin yüz yüze görüşülerek görüşleri alınmıştır. Yarı yapılandırılmış görüşme formu üzerinden yapılan görüşmeler içerik analizi yöntemiyle yorumlanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre olumsuz durumlar daha fazla olsa da olumlu durumlar ile de karşılaşılmıştır. Araştırma sonuçları göçmen öğrencilerin okul ve sınıf yönetimine olumlu ve olumsuz etkilerinin olduğunu, göçmen öğrenciler ile diğer öğrenciler arasındaki ilişkilerin okul yönetimine yansıyan olumlu ve olumsuz etkilerinin olduğunu, göçmen öğrencilerin akademik performansının okul ve sınıf yönetimine olumlu ve olumsuz etkilerinin olduğunu, göçmen öğrencilerin okula olumlu ve olumsuz etkilerinin olduğunu, göçmen öğrenciler ile ilgili yaşanan sorunların pedagojik, yönetsel ve sosyal olduğunu, okul yöneticilerinin göçmen öğrencilere yönelik yönetsel çalışmalarda bulunduklarını göstermektedir. Göçmen öğrencilerin okul ve sınıf yönetimine iletişim engelleri, sınıf kurallarına aykırı davranışlar, şiddet, derse katılımda zorluklar, gruplaşma, müfredatı işlemeyi zorlaştırma, dikkat dağınıklığı gibi olumsuz etkileri bulunurken, dil öğrenimine bağlı kolaylıklar, yetenekleri keşfetme, çok kültürlülük, empati yapma, öğretmenlerin öğretim tekniklerinde değişiklik yapması gibi olumlu etkileri olduğu da belirlenmiştir. Göçmen öğrenciler ve diğer öğrenciler arasındaki ilişkiler incelendiğinde akran şiddeti, dışlanma ve etiketlenme, velilerden olumsuz tepkiler şeklinde olumsuz durumların olduğu, ayrıca empatiyi öğrenme, kültürel etkileşim, akran öğrenmesi gibi olumlu durumların da olduğu belirlenmiştir. Göçmen öğrencilerin akademik performansı incelendiğinde dil engelinden kaynaklı zorluklar, motivasyon düşüklüğü gibi olumsuz durumlar görülürken, bazı göçmen öğrencilerin akranlarından başarılı olmaları gibi olumlu durumlar da görülmüştür. Göçmen öğrencilerin okula etkileri incelendiğinde ise bazı velilerin olumlu bazı velilerin de olumsuz tutumlar sergileyerek okul iklimini olumlu veya olumsuz etkiledikleri sonucuna ulaşılmıştır.
Okul yönetiminde yönetim süreçlerinin etkililiği ile okul etkililiği arasındaki ilişki
Bu araştırma öğretmenlerin görüşlerine göre okul yönetiminde yönetim süreçlerinin etkililiği ile okul etkililiği arasındaki ilişkiyi ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Araştırma nicel araştırma olup ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini İstanbul'un Esenyurt ilçesinde 2021/2022 eğitim öğretim yılında görev yapan 406 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada kişisel bilgi formu araştıramcı tarafından oluşturulmuştur. Gül (2017) tarafından "Yönetim süreçlerinin Etkililiği" ölçeği ile Günal (2014) tarafından geliştirilen "Okul etkililiği" ölçekleri kullanılmıştır. Araştırmanın veri seti incelenmiş, normal dağılım göstermediği için parametrik olamayan testlerden Mann Whitney U Testi ile Kruskal Wallis testleri yapılmıştır. Ayrıca korelasyon ve basit doğrusal regresyon analizi yapılmıştır. Ulaşılan sonuçlara göre öğretmenlerin yönetim süreçlerine yönelik algıları yüksek düzeyde çıkmıştır. Yönetim süreçlerinin etkililiği genel ortalamarı ile öğretmenlerin cinsiyet, okul kademeleri, mesleki kıdem, yaş değişkenleri ile aralarında anlamlı bir fark görülmez iken eğitim durumları değişkeni ile anlamlı bir farklılık olduğu görülmüştür. Öğretmenlerin okul etkililiğine yönelik algıları yüksek düzeyde çıkmıştır. Okul etkililiği genel ortalamaları ile öğretmenlerin cinsiyet, okul kademeleri, mesleki kıdem, yaş değişkenleri ile aralarında anlamlı bir fark görülmez iken eğitim durumları değişkeni ile anlamlı bir farklılık olduğu görülmüştür. Son olarak yönetim süreçlerinin etkililiği ile okul etkililiği arasında pozitif yönlü, anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür. Yönetim süreçlerinin etkililiği, okul etkililiğin anlamlı bir yordayıcısı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu doğrultuda araştırmacılara ve uygulayıcılara önerilere yer verilmiştir.
Okullarda risk analizinin iç kontrol modeli çerçevesinde incelenmesi
Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okullarda ileriye yönelik hedeflere ulaşabilmek için yaklaşık on yıldır stratejik planlama yapılmaktadır. Okullarda yapılan stratejik planlamaların etkili olabilmesi için belirlenen stratejilerin dayanak noktalarının gerçekçi ve güvenilir olması gerekmektedir. Kurumun stratejik hedeflerinin gerçekleşmesini engelleyebilecek tehditler ve olumsuzluklar şeklinde tanımlanan her türlü riskin tespit edilerek kontrol altına alınması kurumun daha etkili yönetilmesi açısından önemlidir. Bu çalışmada, ortaöğretim okullarında meydana gelebilecek risklerin iç kontrol modeline göre tespit edilmesi, sınıflandırılması, değerlendirilmesi ve alınacak kontroller sayesinde belirlenen hedeflere daha kolay ulaşılabilmesi amaçlanmaktadır. Araştırma nicel ve nitel yöntemlerin birlikte kullanıldığı karma yöntem deseninde gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklemi 2017-2018 öğretim yılında Niğde ilindeki liselerde görev yapan okul yöneticisi ve öğretmenlerden oluşmaktadır. Araştırmada nicel verileri toplamak için Okul İç Risklerini Değerlendirme Ölçeği kullanılmıştır. Nicel analiz aşamasında ölçekteki her risk için risk puanı, aritmetik ortalama ve standart sapma değerleri hesaplanmıştır. Nitel araştırma safhasında katılımcılarla yapılan görüşmeler içerik analizine tabi tutulmuştur. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre okulun yönetim, eğitim-öğretim ve diğer alanlarını kapsayan bir risk havuzu oluşturulmuştur. Risk havuzundaki riskler iç ve dış riskler şeklinde sınıflandırılmış ve iç riskler için geçerlik ve güvenirlik analizleri yapılarak Okul İç Risklerini Değerlendirme Ölçeği oluşturulmuştur. Bu ölçeğin uygulanması neticesinde, öğretmenlerin mesleki gelişim ve etik alanında ve okulların güvenlik ve sağlık alanında meydana gelebilecek riskler diğer alanlara oranla daha riskli değerlendirilmiştir. Katılımcılar tarafından güvenlik ve sağlık alanındaki risklerin oluşma olasılığı görece olarak düşük görülse de oluştuğu takdirde etkisinin yüksek olacağı sonucuna ulaşılmıştır. Puanı yüksek olan risklere karşı alınabilecek önlemler arasında; okullarda düzenli risk analizleri yapılması, liyakat esasına göre atanan yöneticilerin iletişime açık, adaletli, yetkin ve tarafsız olması, okul çalışanlarının sevgi, saygı ve karşılıklı güvene dayalı bir kurum kültürü oluşturması şeklindeki öneriler ön plana çıkmaktadır.
Anaokullarında karşılaşılan öncelikli yönetim sorunlarının okul yöneticilerinin görüşlerine göre incelenmesi
Bu çalışmada, anaokulu yöneticilerinin karşılaştıkları sorunların önem sırası ile birlikte belirlenmesi ve kendi görüşlerine göre bu sorunlara çözüm önerilerinin ortaya konulması amaçlanmıştır. Araştırmada nitel ve nicel çalışmaların her ikisinin avantajlarından yararlanmak ve her ikisinin de sınırlılıklarını azaltmak amacıyla karma (keşfedici sıralı) yöntem kullanılmıştır. Araştırmada yönteme uygun olarak iki farklı çalışma grubuyla çalışılmıştır. Katılımcılar, maksimum çeşitlilik sağlanması adına 2018-2019 yılları arasında Gaziantep ilinde, sosyoekonomik durumları açısından farklı bölgelerde yer alan anaokulu yöneticilerinden seçilmiştir. Bulgular analiz edilirken araştırmanın nitel boyutunda betimsel analiz, nicel boyutunda ise ölçekleme tekniği kullanılmıştır. Araştırma sonucunda anaokulu yöneticilerinin karşılaştıkları sorunlar önem sırasıyla finansman, personel, veli, mevzuat, iletişim ve öğrenci ile ilgilidir. Bu sorun başlıkları altında ise karşılaşılan en önemli sorunlar şunlardır: Finansman başlığı altında gelir kaynaklarının yetersizliği, personel başlığı altında yeterince yardımcı personel istihdam edilememesi, veli başlığı altında velinin okula bakış açısı, mevzuat başlığında iş yükünün fazla olması, iletişim alt başlığında yabancı uyruklu öğrenci ve veliler ve öğrenci başlığında ise uyum süreci sorunlarıdır. Araştırmada anaokulu yöneticilerinin karşılaştıkları sorunların çokluğuna karşılık, çözüm önerilerinin azlığı dikkat çekmektedir. Bu durum okul öncesi eğitim kurumlarında okul yönetim politikalarının genellikle üst yönetim birimlerince alınmasının ve okul yöneticilerine karar alma süreçlerinde düşük yetki verilmesinin bir sonucu olup sorunların merkezi olarak çözülmesi gerektiğine ilişkin yerleşik bir algının varlığına işaret etmektedir. Anahtar Kelimeler: Eğitim yönetimi, okul öncesi eğitim kurumları, okul öncesi eğitim kurumlarının yönetimi, okul yönetimi, okul öncesi, anaokulu
Okul müdürleri tarafından kullanılan etkileme taktiklerine ilişkin öğretmen ve okul yöneticilerinin görüşlerinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı okul müdürleri tarafından kullanılan etkileme taktiklerine ilişkin öğretmen ve okul yöneticilerinin görüşlerini tespit etmektir. Karma araştırma desenindeki çalışma 2019-2020 eğitim öğretim yılında Şanlıurfa ilinde yürütülmüştür. Araştırmanın nicel kısmına ilişkin veriler kamu okullarında görev yapan ve tabakalı rastgele örnekleme yöntemiyle ulaşılan toplam 333 öğretmenden elde edilmiştir. Nitel kısımdaki katılımcılar ise maksimum çeşitlilik örnekleme yöntemi ile seçilen 14 okul müdürünü kapsamaktadır. Nicel veriler Yukl, Seifert ve Chavez (2008) tarafından geliştirilip Gözü (2012) tarafından Türkçe'ye uyarlanan 44 maddelik "IBQ G" isimli "Etki Taktikleri Ölçeği" ile nitel veriler ise araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla toplanmıştır. Nicel verilerinin çözümlenmesinde SPSS 23.0 paket programı kullanılırken, nitel veriler için içerik analizi uygulanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, öğretmen katılımcıların okul yöneticilerinin en sık "kurallara uygunluk taktiğine", en az ise "kişisel yakınlığı kullanma ve başkalarıyla koalisyon kurma taktiklerine" başvurduğunu düşündükleri belirlenmiştir. Bununla birlikte öğretmen katılımcılara ait puanların bazı değişkenlere göre anlamlı bir biçimde farklılaştığı tespit edilmiştir. Son olarak okul yöneticisi katılımcılarla yürütülen görüşmelerin hem nicel bulguları detaylandırdığı hem de iki grup arasındaki birtakım görüş ayrılıklarını ortaya çıkardığı görülmüştür. Araştırma sonuçlarının tartışılmasının akabinde bazı önerilere yer verilmiştir.
Ortaöğretimde okul yöneticilerinin yönetimsel uygulamalarının toplam kalite açısından değerlendirilmesi (Gaziantep örneği)
oz ORTA OGRETIM OKUL YÖNETİCİLERİNİN YÖNETİMSEL UYGULAMALARININ TOPLAM KALİTE AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ (GAZİANTEP ÖRNEĞİ) YAŞAR, Mehmet Doktora Tezi, Eğitim Bilimleri Tez Danışmanı: Prof. Dr. Tokay GEDİKOĞLU Aralık 2003, 175 sayfa Bu çalışma, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi sınırlan içinde yer alan ortaöğretim kurumlarında görev yapan yöneticilerin ve öğretmenlerin, okullarındaki yönetimsel uygulamaları Toplam Kalite Yönetimi (TKY) açısından değerlendirmelerini belirleyerek başta bu okulların yöneticilerine ve öğretmenlerine olmak üzere konuyla ilgili diğer kurum ve bireylere okullardaki yönetimsel uygulamaların TKY'ye uygunluğuna ilişkin dönüt sağlamak ve böylece konuyla ilgili olarak yapılabilecek düzenlemelere kaynaklık edebilecek bazı verilerin ortaya konabilmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Bu doğrultuda, 2001-2002 eğitim-öğretim yılında çalışmanın kapsamı içinde kalan ortaöğretim kurumları arasından kümeleme ve yansızlık metoduyla seçilen 8 orta öğretim kurumunda görev yapan 70 yönetici ve 228 öğretmenin konuya ilişkin görüşlerini belirlemek için, TKY'nin alt boyutları ile ilgili 29 madde IIIve kişisel bilgiler içeren bir anket geliştirilip, geçerlik ve güvenirliği sağlandıktan sonra da uygulaması gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın örneklemini oluşturan ortaöğretim okullarında görevli yönetici ve öğretmenlerin "cinsiyetleri, yaşlan, branşları, görev yaptıkları okul türleri, öğrenim durumları, görevleri, öğretmen ve yönetici olarak hizmet süreleri, lisans/lisansüstü öğrenimleri sırasında yönetimle ilgili aldığı dersler, göreve başladıklarından itibaren yönetimle ilgili katıldıkları hizmet içi eğitim programlan ve eğitimde TKY konusundaki bilgi seviyelerine ilişkin istatistik! bilgiler ortaya konmuştur. Ayrıca, deneklerin anketin kişisel bilgiler bölümünde yer alan bağımsız değişkenlere göre deneklerin okullarındaki yönetimsel uygulamalan TKY açısından değerlendirmeleri arasında anlamlı farklılıklar olup olmadığı test edilmiştir. Yapılan analizlerde, katılımcılar okullarındaki yönetimsel uygulamalan belirlenen TKY açısından değişen oranlarda yeterli bulmaktadırlar. Yönetimsel uygulamalar "süreçlerin iyileştirilmesi-insan kaynaklarının geliştirilmesi" boyutunda en yüksek, "müşteri memnuniyeti" boyutunda ise en düşük oranda yeterli bulunmaktadır. Aynca, görev değişkenine göre, deneklerin okullarındaki yönetimsel uygulamalan TKY açısından değerlendirmeleri arasında anlamlı farklılıklar gözlenmiştir. Başka bir ifade ile, yöneticiler okullarındaki yönetsel uygulamalan TKY'nin ankette yer alan tüm boyutlarından öğretmenlerden daha yeterli bulmaktadırlar. Görev yapılan okul türü değişkenine göre deneklerin TKY açısından okullarındaki yönetimsel uygulamalan değerlendirmeleri arasında anlamlı farklar ortaya çıkmaktadır. Bu farklar "özel genel liselerle" "resmi genel ve mesleki-teknik liseler"de görev yapan katılımcılar arasında yer almaktadır. Özel genel liselerde görevli katılımcılar okullarındaki yönetimsel uygulamalan TKY açısından daha yüksek oranlarda yeterli bulurlarken, bu oranlar resmi genel ve mesleki-teknik liselerde görevli katılımcılar için daha düşüktür. Bilim Sayısı: EB 699 Anahtar kelimeler: Toplam Kalite Yönetimi, Eğitimde Toplam Kalite Yönetimi, Orta Öğretim Kurumlarında Yönetimsel Uygulamalar, Okul Yönetimi. IV
İngiltere'deki okul müdürü yetiştirme programının (NPQH) incelenmesi: Türkiye için bir model önerisi
Eğitim geleceğin nesillerini yetiştiren ve aynı zamanda hizmet ettiği toplumun ekonomik, sosyal, kültürel gelişimine katkı sağlayan en temel bir kurumdur. Bu bağlamda eğitim kurumları, bu işlevini ancak tamamen profesyonel şekilde örgütlenmiş amaç, hedef, görev ve sorumlulukları belirgin şekilde ortaya konulmuş sağlıklı bir örgüt çatısı altında yerine getirebilecektir. Örgütün bütün enerjisini, potansiyelini ve eldeki maddi kaynakları bu gayeye seferber edecek, okulu başarıya taşıyacak kişi ise okul yöneticisidir. Bir okulun yukarıdaki misyonu yerine getirmede başarılı ya da başarısızlığının en belirgin ölçütlerinden biri de iyi yetişmiş, nitelikli okul yöneticisidir. Türkiye'de okul müdürlerinin yetiştirilmesi ve seçilmesi ve seçilen yöneticilere ne tür bilgi ve beceri kazandırılması gerektiği sorusu cevap arayan bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Tarama modeli kullanılarak hazırlanan bu çalışmada İngiltere'de Nisan 2004'ten bu yana okul müdürü adayları için zorunlu olarak uygulanan The National Professional Qualification for Headship (Okul Müdürleri İçin Ulusal Mesleki Standartlar) sertifikasyon programının içeriği irdelenmekte ve Türkiye için uygulanabilecek bir model önerisi sunulmaktır. NPQH programı yönetici adaylarından, okul müdürlüğünün temel alanları için gerekli olan bilgi, anlayış, beceri ve kişilik özelliklerine sahip olma gibi ulusal standartlar ortaya koymaktadır. Bu standartlar, müdürlüğü bir uzmanlık olarak tanımlamakta ve mesleki gelişimlerini planlamak isteyen okul müdürleri ve müdür olmak isteyenler için temel oluşturmaktadır. Bu çalışma sonunda iki ülke deneyimlerini temele alan bir model önerisi sunulmuştur.
Okul öncesi eğitim kurumlarında görev yapan yöneticilerin kurumsal amaçları gerçekleştirmedeki yeterliliklerinin incelenmesi (Gaziantep örneği)
Bu araştırma, Gaziantep ilinde 2000-2001 öğretim yılında, resmi ve öze! okulöncesi eğitim kurumları yöneticilerinin kurumsal amaçları gerçekleştirme ve önem düzeylerini incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın problem cümlesi, " Okulöncesi eğitim kurumlarında görev yapan yöneticilerin kurumsal amaçlan gerçekleştirmedeki yeterliklerini kendileri ve kurum öğretmenleri nasıl algılamaktadır?" olarak belirlenmiştir. Söz konusu problemin çözümü için araştırma, tarama modelinde, betimsel yönteme uygun olarak desenlenmiştir. Araştırmanın örneklemini Gaziantep il merkezinde bulunan ve tesadüfi örnekleme yoluyla seçilen 21 özel ve 24 resmi toplam 45 okulöncesi eğitim kurumu oluşturmaktadır. Araştırmaya katılan toplam denek sayısı 42 yönetici ve 103 öğretmen olmak üzere 145 kişidir. Veriler araştırmacı tarafından geliştirilen "Okulöncesi Eğitim Kurumlan Amaç Gerçekleştirme ve önem Algıları Ölçeği" kullanılarak, anket tekniği yoluyla elde edilmiştir.Veriler bilgisayarda SPSS 10.0 programı üzerinde, yüzde frekansı, t-sınaması teknikleriyle çözümlenmiştir. Yapılan bilimsel süreçlerin kullanılmasıyla araştırma sonucunda elde edilen bulgular okulöncesi eğitimde, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından belirlenen amaçların gerçekleştirilme düzeyini resmi ve özel kurumlardaki yöneticiler ve öğretmenlerin farklı algıladıklarını göstermiştir.