Marketing communication
85 theses under this subject heading
B2B pazarlama iletişiminde sosyal medya kullanımı: Keşifsel bir çalışma
Dijital teknolojilerin gelişimi ile birlikte insanlar iletişim için yeni kanallara sahip olmuşlardır. Bu kanalların en önemlisi olan internetin kullanıcılarına sunduğu en büyük iletişim aracı sosyal medyadır. Sosyal medya platformlarındaki yoğun trafiğe kayıtsız kalmayan işletmeler, pazarlama iletişimi faaliyetlerini söz konusu platformlara taşımakta gecikmemişlerdir. Sosyal medya başta olmak üzere dijital medya, pazarlama iletişimi anlayışını başka bir boyuta taşımıştır. Sosyal medyanın işletmelerce etkin ve faydalı kullanımı akademik ve pazar tabanlı olarak ilgi çeken bir konudur. Literatürde konu ile ilgili pek çok çalışma bulunmakla birlikte, B2B pazarları konu alan çalışmalar sınırlı kalmıştır. Bu çalışma, alandaki söz konusu çalışma azlığından yola çıkarak ilgili leteratüre katkıda bulunmak amacıyla B2B işletmelerin sosyal medya platformu tercihlerini belirlemeyi ve hesaplarında paylaştıkları içerikleri pazarlama iletişimi kapsamında sınıflandırmayı amaçlamaktadır. Ayrıca, paylaşılan içeriklerin etkileşimsel performansları da ölçümlenmeye çalışılmıştır. Bu amaçla 40 adet B2B firmaya ait 86 Türkçe sosyal medya hesabındaki toplam 6735 adet gönderi incelenmiştir. Araştırmada, sınıflandırma için nitel yaklaşımlı içerik analizi kullanılmış ve paylaşımların iletişimsel performansı etkileşim oranları hesaplanarak ölçülmüştür. Araştırma sonuçları B2B işletmelerin kapsamlı sosyal medya stratejilerinden yoksun olduklarını ve içerik paylaşımında B2C işletme hesaplarını taklit etme eğiliminde olduklarını ortaya koymaktadır.
Özel etkinlikler için genişletilmiş tüketici odaklı marka denkliği modeli önerisi
Marka denkliği ve pazarlama iletişim literatürü göz önüne alındığında, markaların ve onlara ait ürünlerin marka denkliğinin geniş çapta araştırıldığı görülmüştür. Ancak markalara ait hizmetlerin ve hizmet sunan markaların tüketici özelindeki denkliğinin araştırılmasına yönelik çalışmalar eksik kalmıştır. Bu çalışmada özel etkinlik olarak değerlendirilen hizmet sunumlarının tüketici odaklı marka denkliğinin ölçüm araçlarının neler olabileceği araştırılmıştır. Özel etkinliklerin tüketici odaklı marka denkliğinin araştırılmasında pazarlama iletişimi ve marka literatürü ile rekreasyon ve turizm literatüründen yararlanılmıştır. Bu bağlamda özel etkinliklerin tüketici odaklı marka denkliğinin ölçümlenmesinde etkinlik motivasyonu, etkinlik ilginliği tümsel marka denkliği ve deneyim, ölçüm modelinde kullanılan değişkenler olmuştur. Model testinde yer alan değişkenlerin, modeli büyük ölçüde açıkladığı görülmüştür (R2=0,72). Model önerisinde etkinlik deneyimi aracı değişken olarak belirlenmiştir. Araştırma sonuçları göstermiştir ki deneyim, özel etkinlikler için genişletilmiş marka denkliği modelinde kısmi aracılık etmektedir. Diğer bir değişle etkinliği deneyimleyenler ile deneyimlemeyenler arasında anlamlı bir fark olduğu görülmüştür.
Deneyimsel değer algısı: İlaç firmalarının sosyal medya faaliyetlerine dair bir saha araştırması
Küreselleşmeyle birlikte üzerinde yaşanılan dünyada yer alan her birey için ulaşılabilir olmanın öneminin giderek arttığından bahsedilebilir. Ulaşılabilirlikle birlikte tüketicilerin farklı deneyimler edindiği, deneyimlerle oluşan bir değer kavramının ortaya çıktığı düşünülebilir. Bireylerin ürün, hizmet ya da sunulara ulaşabilmesinde teknolojik gelişmelerin varlığından söz etmek gerekmektedir. Giderek dijitalleşen bir yaşam içerisinde tüketicilerin yaşadıkları deneyimlerin de dijitalleşmesinden bahsetmek gerekmektedir. Bu bağlamda sosyal medyanın önemine vurgu yapmak önemlidir. Web 2.0'ın doğuşuyla ortaya çıktığı ifade edilen sosyal medyanın bireyler tarafından hızlı biçimde kabul görmesi ve pazarlama alanında yaygın olarak kullanılmasıyla sosyal medya pazarlaması bir pazarlama modeli haline gelmiştir. İşletmeler tarafından sıklıkla tercih edilen sosyal medya pazarlamasıyla her an tüketiciye farklı deneyimler yaşatma çabası sonucunda sosyal medyanın deneyimsel değerin oluşmasında etkin rol oynadığı söylenebilir. Bu anlamda, ilaç sektöründe sınırlı ölçüde kullanılabilen geleneksel pazarlama modelinin yanı sıra sosyal medya pazarlamasının da kullanılabileceğinden bahsedilebilir. Bu çalışmanın amacı; ilaç firmalarının sosyal medya aktiviteleri aracılığıyla hedef müşteri grubu içerisinde yer alan hekimlerin deneyimsel değerleri üzerinde bir etki oluşturup oluşturmadığının test edilmesidir. Çalışmaya 388 hekim katılmıştır. Hekimlere uygulanan anket formunda Sosyal Medya Pazarlama Aktivite Algısı ile Deneyimsel Değer Algısının ölçüldüğü ifadeler yer almaktadır. Anketin son bölümünde demografik değişkenlere ilişkin sorular yer almaktadır. Veri analizinde tanımlayıcı istatistikler, güvenilirlik ve normallik testleri kullanılmıştır. Çalışmanın Doğrulayıcı Faktör Analizleri (DFA) ve Yol analizleri ise IBM AMOS 24 paket programı aracılığıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışmada DFA ile veri setinin modele uyumu test edilmiş ve veri setinin model uyum değerlerinin kabul edilebilir düzeyde olduğu görülmüştür. Bununla beraber yol analizleri oluşturularak kurulan hipotezler test edilerek çalışma bulguları değerlendirilmiştir. Araştırma sonucuna göre, ilaç firması sosyal medya pazarlama aktivitelerinden bilgilendirme ve ağızdan ağıza (iletişim) faktörlerinin genel anlamda hekimlerin deneyimsel değer algısına etkisinin olduğu ve bu etkinin pozitif olduğu saptanmıştır.
Pazarlama iletişiminde web sitesinin rolü ve teknoloji sektöründe faaliyet gösteren web sitelerinde bir uygulama
Bu araştırmanın amacı; web sitelerinin pazarlama iletişimi elemanlarına olan etkisinin hangi yönde olduğunun belirlenmesidir. Geleneksel pazarlama iletişimi uygulamalarından ziyade günümüzün getirdiği şartlarda internet ve web sitelerinin kullanımı dikkat çekmektedir. Pazarlama iletişimi elemanlarının, web sitelerindeki öneminin belirlenmesi, bu tezin ana konusunu oluşturmaktadır.Bu bağlamda birinci bölümde; tez konusunun temel kavramlarını oluşturan pazarlama, iletişim ve pazarlama iletişimi konularına kısaca değinilmiştir. İkinci bölümde internet hakkında genel bilgi verilerek, internetin sağladığı hizmetlerden bahsedilmiştir. İnternetin sağladığı en önemli hizmetlerden olan web sitelerinde, pazarlama ve özellikle pazarlama iletişimi elemanlarının nasıl yer aldığı anlatılmıştır. Ayrıca web siteleri ve pazarlama iletişimi elemanları arasındaki ilişki incelenmiştir. Üçüncü bölümde ise web siteleri üzerinden satış niteliği olan, teknoloji sektöründen iki farklı firmanın web sitesinde yapılan gözlem ve görüşme çalışması sonucunda elde edilen ifade ve yorumlar yer almaktadır. Görüşme bölümünde, web sitesinde pazarlama iletişimi ile ilgili pazarlama iletişimi elemanlarını dikkate alınarak hazırlanan sorular mail yolu ile firma yetkililerine iletilmiş ve yetkililerden gelen geribildirim ile bu konudaki görüşleri alınmıştır. Yetkililerden alınan yorumlar ışığında web sitesinde pazarlama iletişimi elemanlarına yönelik olarak yapılan gözlemlerden elde edilen sonuçlar, literatür taraması yoluyla elde edilen bilgiler doğrultusunda yorumlanmıştır ve pazarlama iletişimi elemanlarının her birinin web sitesindeki önemi açıklanmıştır.Anahtar Kelimeler: Pazarlama, İletişim, Pazarlama İletişimi, Web Sitesi
Pazarlama iletişiminde maskotun önemi ve Dumlupınar Üniversitesi merkez yerleşiminde lisans öğrencileri üzerine bir uygulama
Günümüzdeki yoğun rekabet ortamında kalıcı bir markaya sahip olmak, işletmelerin başarılı bir pazarlama stratejisi uygulayabilmeleri için son derece önemlidir. İstek ve ihtiyaçları sürekli olarak artan ve giderek daha zor beğenir hale gelen müşterilerin sadakatini kazanabilmek ve onları işletmede tutabilmek için müşteri ile marka arasındaki ilişkiyi güçlendirmek ve kalıcı hale getirmek gerekmektedir. Günümüzde pazarlama stratejisinde farklılaşmayı başaran firmalar, büyük rekabet gücü elde ederek bu başarılarını markalaşma sürecine yansıtmak durumundadırlar.Tüketicilerin markaları hangi özellikleriyle hatırladıkları konusunda görsel tutundurma faaliyetlerinin etkisi büyüktür. Bu faaliyetler içerisinde önemli bir iletişim aracı olarak maskotlar karşımıza çıkmaktadır. Yoğun rekabet ortamında firmaların öne çıkmaları için markalarını konumlandırmaları gerekmektedir. Bu da maskotun markaya kişilik kazandırarak hedef kitlenin akılda kalıcılığını sağlamaktadır. Bu konunun amacı ise; ülkemizde de hızla artarak kullanılmaya başlanan maskot markalı ürünlerin, tüketicilerin algılarında maskotun, markalardaki konumlandırmadaki etkisini ve maskotun markayla uyumunun incelenmesidir. Böylece maskot kullanılan markalı ürünlerin, maskot ile kişilik kazandırarak tüketicideki kalıcılığı sağlamaktır.Araştırmada kullanılan teknik nicel yöntemdir. Verilerin sayısal göstergelere indirgenmesi için Likert değerlendirme ölçeği kullanılmıştır. Bu çalışma 28 madde ve beş tane aralıklar temelinde değerlendirmeye tabi tutulmuştur. Yapılan anket çalışmasında Turkcell maskotu hakkında düzenleme yapılmıştır. Uygulanan anket sonucunda Maskotun bir ürün veya hizmetin reklam kampanyasının en etkili destekleyicisi olduğu anlaşılmıştır. Doğru seçilmiş, iyi tasarlanmış ve üretilmiş bir Maskot, söz konusu kurum veya kuruluş için büyük bir ilgi ve sempati kaynağıdır.Anahtar Kelimeler: Pazarlama, Maskot ve Konumlandırma.
Sanal topluluklarda pazarlama iletişimi ve sosyal etkileşimin tüketici temelli marka değerine etkisi
Rekabetin etkinliğini arttırdığı ve tüketicilerin bilinç düzeyinin yüksek olduğu günümüz toplumunda, işletmeler için markalaşmanın önemi ortaya çıkmaktadır. Güçlü markalara sahip işletmeler, değişmekte ve gelişmekte olan küresel ekonomi içerisinde, kendisini takip eden ve rakip olan işletmelere karşı önemli bir rekabetçi avantajı elde edebilmektedir. Güçlü markaları oluşturmanın yolu tüketici odaklı bir yaklaşımla marka değeri yaratmaktan geçmektedir. Bu çalışmada sanal topluluklar içerisinden sağlanan iletişim ve sosyal etkileşimin tüketici temelli marka değeri üzerine etkileri araştırılmıştır. Bu etkilerin birbiri ile olan ilişkileri ortaya konularak mevcut model ile karşılaştırılmıştır. Araştırma kapsamında, belirlenen sanal topluluklar içerisinde yer alan ve örneklem olarak ele alınan 3 GSM operatörünün Türkiye Facebook sayfasında yer alan bireylere yönelik anket uygulanmış ve hipotezleri test etmek amacıyla analiz uygulanmıştır. Elde edilen sonuçlar doğrultusunda, sanal topluluklarda pazarlama iletişiminin sadece marka farkındalığı üzerinde etkisi bulunmuştur. Sanal topluluklarda sosyal etkileşimin tüm tüketici temelli marka değeri unsurları üzerinde etkisi bulunduğu ortaya koyulmuştur. Diğer bir sonuç ise istatistiki olarak algılanan kalitenin marka değerine etkisinin olmamasıdır. Marka çağrışımı ise marka değerini negatif olarak etkilemektedir. Anahtar Kelimeler: Marka, marka değeri, sosyal etkileşim, iletişim, sanal topluluklar.
Bütünleşik pazarlama iletişiminde fiyat iletişimi ve yüksek-düşük fiyat düzeylerinin çağrışımları üzerine bir araştırma
İşletmeler özellikle küreselleşen dünya pazarları içerisinde müşteri bağlılığını sağlamak, sadık müşteriler oluşturabilmek, başarılı bir konumlandırma yapabilmek için iletişim odaklı faaliyetler uygulamak zorundadırlar. Giderek artan rekabet koşulları ve hızlanıp çeşitlenen iletişim olanakları, koşullara ayak uyduramayan işletmelere yaşama şansı vermemektedir. İşletmeler için oldukça önem taşıyan bütünleşik pazarlama iletişimi bu tez çalışmasında pazarlama karması elemanlarının iletişim rolleri ile ele alınmıştır. Pazarlama iletişimi, iletişimin unsurları, bütünleşik pazarlama iletişimine geçiş süreci ve pazarlama karması elemanlarının iletişim boyutu aktarılmıştır. Özellikle fiyat iletişiminin önemi anlatılmıştır. Değişen tüketici tutum ve davranışlarına bağlı olarak, işletmeler için ürünleri pazara sunmadan önceki önemli bir karar aşaması olan fiyatlandırma stratejileri ayrıntılı olarak anlatılmış ve tüketicilerin yüksek ? düşük fiyat algıları fiyat algılarının değerlendirilmesi yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Pazarlama İletişimi, Bütünleşik Pazarlama İletişimi, Fiyat İletişimi, Fiyat Algısı, Yüksek- Düşük Fiyat Çağrışımları
Yeniliklerin kabul süreci: Çukurova Üniversitesi öğrencileri ile yapılan bir pilot çalışma
Bu çalışmayla, yeni ürünlerin yayılma ve kabul süreci açıklanmaya çalışılmış ve VCD filmlerinin benimseme grupları arasındaki farklılıklar araştırılmıştır. Yapılan bu çalışmada tüketiciler; yenilikçiler, erken çoğunluk ve geciken çoğunluk olarak üç benimseme grubu içerisinde incelenmiştir. Tüketicilerin sınıflandırılmasında, daha önce literatürde yapılan çalışmalarda geçerliliği test edilmiş ölçekler kullanılmıştır. Veriler, 289 üniversite öğrencisinden oluşan bir örnek grubu üzerinde, toplam 48 soru ve ifade içeren bir anket formu ile toplanmıştır. 1960'lı yıllardan bu yana, yeniliklerin yayılması ve kabul süreciyle ilgili birçok çalışma yapılmıştır. Bunun temel nedenlerinden birisi, piyasaya sürülen yeni ürünlerin önemli bir kısmının başarısız olmalarıdır. Pazarlama yöneticileri firma imajını korumak, maliyetleri indirmek ve başarısızlıkları azaltmak için, hedef kitlenin davranışlarını, yeni ürünlere yönelik tutumlarını, kişisel özelliklerini öğrenmek istemektedirler. Bu açıdan, yenilikçiler ve fikir liderleri kilit bir öneme sahiptirler. Özellikle, fikir liderleri aracılığıyla, yeni ürünlerin tanıtımı konusunda toplumun diğer kesimlerine ulaşılma imkanı vardır. Kulaktan kulağa iletişim yoluyla, fikir takipçileri, fikir liderlerinden etkilenebileceklerdir. Yenilikçi tüketiciler de, ürünleri ürün yaşam seyirlerinin ilk dönemlerinde satın almaları ve aynı zamanda fikir liderliği rolünü üstlenerek yeni ürünler hakkında çevrelerindeki tüketicilere bilgi aktardıklarından dolayı, pazarlamacılar açısından büyük öneme sahiptirler. Yapılan ampirik çalışmalar sonucunda da fikir liderlerinin ve yenilikçilerin, yeni ürünlerin yayılma ve kabul sürecinde önemli kişiler olduğu ortaya çıkmıştır. Ancak, pazarlama yöneticilerinin, fikir liderlerini ve yenilikçileri, ürünleri hakkında diğer toplum üyelerine bilgi aktarmaları ve tavsiyede bulunmaları konusunda etkileyebilmeleri kolay değildir. Bu nedenle, pazarlama yöneticileri kitle iletişim araçlarını daha çok kullanmayı tercih etmektedirler.IV Pazarlamacılar kitle iletişim araçlarını kullanarak, hem hedef kitleyi doğrudan etkileyebilmek hem de toplumun küçük bir kesimini oluşturan yenilikçileri ve fikir liderlerini etkilemek suretiyle, hedef kitlenin tamamına ulaşmak isterler. Genel olarak yenilikçilerin ve fikir liderlerinin birbirlerine benzedikleri söylenebilir. Ancak fikir liderleri, her zaman, yeni çıkan bir ürünü ilk alanlar arasında yer almayabilir. Yenilikçiler ise, risk almayı daha çok seven bireylerdir. Yapılan birçok çalışmada da fikir liderleri, yenilikçi sınıfa değil, erken benimseyenler sınıfına dahil edilmişlerdir. Fakat yenilikçiler ile fikir liderlerinin gelir düzeyi, eğitim düzeyi, medyaya maruz kalma, katılımcılık, sosyal hareketlilik yönlerinden benzerlik gösterdikleri söylenebilir. Bu çalışmada yapılan analizler sonucunda, bazı davranışsal boyutlar ve demografik özellikler açısından, yenilikçiler, erken çoğunluk ve geciken çoğunluk arasında anlamlı farklılıklar bulunmuştur.Elde edilen bulgular sonucunda, yenilikçilerin mağazaları dolaşmaktan ve VCD filmlerini incelemekten hoşlandıklarını, geciken çoğunluğun ise satıcıların tavsiyelerini almak istediklerini görmekteyiz. Yenilikçiler, hem erken çoğunluğa hem de geciken çoğunluğa göre medyayı daha fazla takip etmektedirler. Yenilikçiler, ailelerinin eğitim düzeyleri ve gelir düzeyleri yönünden de daha üst seviyedirler. Ayrıca, yenilikçilerin, evlerindeki teknolojik ürünlere sahiplik oranları yönünden de diğer iki gruptan üstünlükleri vardır. Bu ve benzeri çalışmaların bulgularına dayanarak, yemliklerin kabulü sürecinde tüketicilerin yenilikçiler, erken çoğunluk ve geciken çoğunluk şeklinde sınırlandırılabilmesi ve böylece her grup için farklı pazarlama stratejilerinin geliştirilmesi mümkün olabilecektir. Anahtar Kelimeler: Tüketici Davranışı, Yeniliklerin Yayılması, Yeniliklerin Kabul Edilmesi, Yenilikçilik, Fikir Liderliği, Pazarlama İletişimi
Guerrilla advertising effect on consumers' purchase intention
Guerrilla marketing is a non-traditional marketing strategy that aims to promote a product or service in a creative and unconventional way. This marketing approach relies on low-cost and high-impact tactics, often utilizing surprise and humor to cap ture consumers' attention. The point of the paper is to investigate the consequence guerrilla marketing has on consumers' purchase intention. Depending on the literature, it is suggested that guerrilla marketing can positively influence consumers' attitudes and purchase intentions towards an offspring. Additionally, the paper highlights that the effectiveness of guerrilla marketing depends on various factors, including the iden tity of the product or service, the target audience, and the level of creativity and orig inality in the execution of the campaign. Quantitative approach is used as a research method, and SPSS analytic de software for data analysis. The outcome of this study have insinuation for marketers looking to implement guerrilla marketing strategies to reach and engage with consumers in a memorable and impactful way. Key word: guerrilla marketing, advertising, purchase intention, consumers.
İşlenmiş tarım ürünlerinde pazarlama iletişimi: Çukurova Bölgesi örneği
Bu çalışmada, Çukurova Bölgesi'nde gıda sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin pazarlama iletişimi araçlarını hangi düzeyde kullandıkları ve pazarlama iletişimi araçları kullanımı ile işletme performansı arasında ilişki olup olmadığı ve tüketicilerin gıda ürünlerini satın alırken pazarlama iletişimi araçlarından etkilenme düzeylerinin çeşitli yönleriyle incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla, Adana ve Mersin illerinde süt ve süt ürünleri, et ve et ürünleri ile meyve suyu sektöründe faaliyet gösteren 92 işletme ve örnekleme ile belirlenen Adana ili kentsel kesimde yaşayan 400 hane ile anket çalışması yapılmıştır. İşletmelerle yapılan anket çalışması sonucunda; işletmelerin büyük oranda pazarlama iletişimi kavramından haberdar olmadığı ve pazarlama iletişimi programlarını uygulamadıklarını belirtmelerine rağmen; satışları artırmak, stokları azaltmak gibi nedenlerle pazarlama iletişimi araçlarını kullandıkları belirlenmiştir. İşletmeler tarafından en fazla kullanılan araçlar kişisel satış, doğrudan satış, satış promosyonları ve reklamdır. Ayrıca, yapılan analizler sonucunda işletmelerin pazarlama iletişimi araçları kullanımı ile marka ve pazar performansı arasında ilişki olduğu belirlenmiştir. Tüketicilerle yapılan anket çalışması sonucunda; tüketicilerin gıda ürünlerini satın alırken ve kullandıkları markayı değiştirme konusunda pazarlama iletişimi araçlarının etkili olduğu tespit edilmiştir. Tüketiciler ağırlıklı olarak market içerisinde karar verdikleri ürünleri satın almaktadır. Karar vermedeki en büyük unsurlar da reklam ve promosyonlar ile ürünün içeriğinin doğallığı olmaktadır. Ayrıca farklı cinsiyet, yaş, eğitim ve gelir düzeyine sahip tüketicilerin farklı gıda ürünlerini satın alırken pazarlama iletişimi araçlarına karşı tutumları arasında farklılıklar olduğu belirlenmiştir.
Yükseköğretim kurumlarında pazarlama iletişimi faaliyetlerinin öğrenci tercihleri üzerindeki rolü, TRC1 bölgesi uygulaması
Yükseköğretim kurumlarının sayısı ülkemizde ve dünyada her geçen gün artmaktadır. Bu artan sayıyla birlikte yükseköğretim kurumları nitelik ve niceliklerinde de önemli gelişmeler olmaktadır. Bu pozitif gelişmeler yükseköğretim alanındaki rekabeti de günbegün zorlaştırmaktadır. Yükseköğretim kurumları, bir yandan ülke sınırları içerisinde sayısı artan güçlü sermaye sahipleri tarafından desteklenen yeni yükseköğretim kurumlarıyla rekabet etmek zorunda kalırken; diğer yandan da küreselleşmenin etkisiyle ülke sınırları dışındaki diğer kurumlarla rekabet etmek durumundadırlar. Dolayısıyla kurumlar da birbirlerine karşı rekabette üstünlük sağlayabilmek için çeşitli farklılaşma stratejileri izlemeye başlamışlardır. Pazarlama iletişimi faaliyetleri de bu farklılaşma stratejilerinin sürecinde önemli araçlardan biridir. Yükseköğretim kurumları kendilerinin ve verdikleri eğitim hizmetlerinin üstün yönlerini ve paydaşlarına sundukları fırsatları pazarlama iletişimi faaliyetleri ile paylaşarak bilinirliğini ve değerini artırmalıdır. Bu çalışmada, öncelikle yükseköğretim kurumlarının tercih edilmelerinde pazarlama iletişiminin ne derecede önemli olduğu araştırılmış, pazarlama iletişimi faaliyetlerinin öğrenci tercihleri üzerindeki rolü belirtilmeye çalışılmış, üniversite öğrencilerinin, tercih aşamasında hangi pazarlama iletişimi unsurlarında etkilendikleri ortaya konulmuştur. Bu amaçla, hazırlık ve birinci sınıf öğrencilerine anket uygulanmıştır. Anket sonuçları SPSS 22.0 programına yüklenmiş ve tanımlayıcı istatistikler, güvenilirlik testleri, faktör, korelasyon ve regresyon analizleri yapılmıştır. Böylelikle yükseköğretim kurumlarının pazarlama stratejileri oluştururken temel alması gereken pazarlama iletişimi faaliyetleri ortaya konmaya çalışılmıştır.
Bütünleşik pazarlama iletişimi faaliyetlerinde geleneksel ünlü ve sosyal medya fenomeni kullanımının tüketici davranışına etkisi
İletişimin giderek kolaylaştığı dünyada tüketici davranışları da buna bağlı olarak gelişim ve değişim göstermektedir. Bu değişime ayak uydurmak isteyen markalar yoğun rekabet ortamında öne çıkabilmek için bütünleşik pazarlama iletişimi faaliyetlerinde ünlülerden yararlanmaktadır. Tüketicilerin dikkatini çekmek, marka imajı oluşturmak veya var olan imajı korumak, hatırlanırlığı arttırmak gibi nedenler ile tüketici davranışlarının etkilenmesi amacıyla iletişim mesajları ünlü kişiler tarafından tüketicilere ulaştırılmaktadır. Ünlü türleri geleneksel ünlüler ve sosyal medya fenomenleri olarak ikiye ayrılmaktadır. İş birliği gerçekleştirilecek ünlüler hitap edilecek hedef kitle için değer ifade edecek şekilde seçilmelidir. Bu nedenle ürün veya markaya göre seçilecek ünlüler farklılık gösterebilmektedir. Bu tezde bütünleşik pazarlama iletişimi faaliyetlerinde geleneksel ünlü ve sosyal medya fenomeni kullanımının tüketici davranışları üzerinde yarattığı etki ve farklılığın incelenmesi amaçlanmıştır. Bu doğrultuda Manisa Celal Bayar Üniversitesinde öğrenim görmekte olan 200 kişiyi kapsayan araştırmada üç farklı durumu içeren üç anket ile deney gerçekleştirilmiştir. Çalışmada çekicilik, güvenilirlik ve uzmanlık boyutları ile etkileyici güvenilirliği, ünlü-ürün uyumu, ünlüye bağlılık, ünlünün sevilebilirliği ve ünlü onayına güven üzerinde durulmuştur. Veriler ki-kare, bağımsız örneklem t testi, tek yönlü varyans analizi ve çoklu regresyon analizleri ile test edilmiştir. Analiz sonuçlarında ünlü türlerine göre çekicilik, güvenilirlik ve uzmanlık boyutları arasında farklılık olmakla birlikte etkileyici güvenilirliğinin, ünlünün sevilebilirliğinin ve ünlü-ürün uyumunun satın alma niyeti ve ağızdan ağıza pazarlama üzerinde pozitif yönde etkisi olduğu görülmektedir. Ayrıca ünlü türlerine göre sonuçlar incelendiğinde, araştırmada kullanılan geleneksel ünlü kişinin sosyal medya fenomeninden daha etkili olduğu ve kadınlar ile erkekler arasında da anlamlı farklılıklar bulunduğu görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Bütünleşik Pazarlama İletişimi, Ünlü, Geleneksel Ünlü, Sosyal Medya Fenomeni, Tüketici Davranışları
İşletmelerin pazarlama iletişimi ve halkla ilişkiler faaliyetlerinde sosyal medya kanalları kullanımlarının karşılaştırmaları
Sosyal medya her geçen gün pazarlama iletişimi, halkla ilişkiler içinde önemli bir kanal haline gelmektedir. Bu çalışmada amaç, toplumu etkileyen internetin, sosyal medya kanalları aracılığıyla pazarlama iletişimi ve alt kalemi halkla ilişkilerin Türkiye'nin büyük hacimli firmalarında etkin, kurumsal kalite yönelimli kullanımında dünya standartlarına uymasıdır. Veriler, şirketlerin elektronik kanallardaki Twitter, Facebook, Youtube, Alexa Traffic, Google web sayfalarında çıkma oranı, Google haber sayısı operasyonları incelenerek elde edilmiş olup çeşitli değişkenler arasında da T-Testi istatistiksel yöntemi ve literatür çalışmalarından yararlanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre, sosyal medya pazarlama iletişimi teknolojinin gelişimiyle birlikte, kurum ve kuruluşlarında pazarlama iletişim biçimlerini etkisi altına almaktadır. Anahtar kelimeler: pazarlama iletişimi, halkla ilişkiler, sosyal medya kanalları, twitter, facebook
Almanya'daki oy vermeyen Türk seçmen pazarının bölümlendirilmesi üzerine bir araştırma
Almanya'da yaşayan seçmen vasfına sahip Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının seçimlerde oy vermeme davranışlarının politik pazarlama açısından incelemeyi amaçlayan bu araştırmada karma yöntem kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini Almanya'daki 13 seçim bölgesinden kotalara göre örnekleme metoduyla belirlenen 1004 seçmen oluşturmaktadır. Araştırma amacı doğrultusunda hem nitel hem de nicel verilerden faydalanılmıştır. Araştırmada nitel yöntemlerden elde edilen veriler aracılığıyla evrene genellenebilir düzeyde bir ölçek geliştirmek hedeflenmiştir. Bu kapsamdaki veriler yüz yüze görüşmeler aracılığıyla elde edilirken homojen özellikler gösteren seçmenleri kümelendirmek ve sonrasında seçmen kümelerini birbirinden ayıran özellikleri ortaya koymak üzere araştırmacı tarafından geliştirilen ölçekten istifade edilmiştir. Nitel araştırma sürecinde veriler yarı-yapılandırılmış görüşmeler yoluyla elde edilmiştir. Araştırmanın nicel boyutunda veriler üç grup sorudan oluşan bir anket formu aracılığıyla elde edilmiştir. Araştırmanın nitel araştırma yaklaşımı kısmında "betimsel analiz" yapılmıştır. Araştırmanın nicel kısmında ise yapı geçerliliği için açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizi, uyum geçerliği için boyutlar arası korelasyon analizi, kapsam geçerliliği için uzman görüşleri ve güvenirlik çalışması için bir iç tutarlılık hesaplama yaklaşımı olan Cronbach Alpha katsayısı kullanılmıştır. Oy vermeyen seçmenler olarak katılımcılar arasında bölümlendirme yapmak üzere kümeleme analizi yöntemine başvurulmuştur. Kümeleme analizi ile belirlenen seçmen kümelerini birbirinden en iyi ayıran değişkenlerin hangileri olduğunu belirlemek ve seçmenlerin doğru kümelere atanma olasılıklarını ortaya koymak için diskriminant analizi uygulanmıştır. Bu kapsamda yapılan analizler sonucunda oluşturulan kümelerin Almanya'da yaşayan seçmen vasfına sahip Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının seçimlere katılımının artırılması için kullanılabilecek bir stratejik siyaset pazarlaması tekniği sunduğu ifade edilebilir.
Ağızdan ağıza pazarlama iletişiminin sağlık hizmetlerinden yararlanan tüketicilerin satın alma kararına etkisi: Şanlıurfa örneği
Bu araştırmanın amacı pazarlama ve pazarlama iletişimi kavramlarının ne olduğunu tanımlamak literatürde yer alan bilgileri aktarmaktır. Sağlık hizmetlerinde ağızdan ağıza pazarlama ve ağızdan ağıza pazarlama iletişimi konularını inceleyerek, bu konuların sağlık hizmetleri pazarlaması açısından önemini açıklamaktır. Araştırmada tanımlayıcı ve ilişkisel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Bu kapsamda sağlık hizmetlerinde ağızdan ağıza pazarlama iletişiminin müşteri satın alma davranışları üzerindeki etkisini belirlemek için elde edilen veriler analiz edilerek yorumlanmıştır. Çalışmanın evrenini Şanlıurfa şehir merkezinde bulunan sağlık hizmetleri tüketici grupları oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini de zaman ve maliyet kolaylığı bakımından tesadüfi örneklem yöntemleriyle belirlenen 27 Ocak-27 Mart 2019 tarihleri arasında Şanlıurfa şehir merkezinde bulunan 400 sağlık hizmetleri tüketicisi oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak anket kullanılmış olup Cronbach's Alpha değeri Alfa =, 912 olarak bulunmuştur. Araştırmadan elde edilen verilerin istatistiksel analizi SPSS 22 (Sosyal Bilimler İçin istatistik Paketi) paket programı kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Ölçek alt boyutlarının demografik değişkenlere göre farklılaşıp farklılaşmadığının belirlenmesi amacıyla, bağımsız iki değişken için t-testi, bağımsız ikiden fazla değişken için ise tek yönlü Anova analizi yapılmıştır. Farklılığın tespit edilmesinde Post Hoc testlerine bakılmıştır. Son olarak, ağızdan ağıza pazarlama iletişiminin satın alma kararı üzerinde etkili olma durumu, çoklu doğrusal regresyon analizi ile test edilmiştir. Yapılan çoklu regresyon analizi sonuçlarına göre, tüketicinin satın alma kararı üzerinde ağızdan ağıza pazarlama iletişimi alıcısı ve göndericisi arasındaki bağın gücünün anlamlı bir etkisi bulunamamıştır.
Pazarlama iletişiminde yeni yaklaşımlar kapsamında sosyal medya uygulamaları: Lüks markalara yönelik bir araştırma
Lüks markalar, Twitter ve Facebook gibi sosyal medya platformları aracılığıyla tüketicileriyle iletişime geçebildikleri gibi aynı zamanda şu anda tüketicisi olmayan ama ileride muhtemel tüketici potansiyeli konumundaki kişilerle de iletişim kurabilmekte ve markalarını arzu nesnesi haline dönüştürebilmektedirler.Bu tezin amacı lüks markaların pazarlama iletişim aracı olarak sosyal medyayı nasıl ve ne kadar başarılı kullandıklarını araştırmaktır. Markaların paylaşımlarında en çok hangi kriterleri kullandığını belirlemenin yanında bu içeriklerden hangilerinin daha çok tüketici bağlılığı oluşturduğu da ortaya konmaya çalışılmıştır.Bu kapsamda LVHM Group 'a ait 33 lüks markanın Facebook sayfaları ve 5 lüks markanın Twitter sayfalarının Ocak 2020 Aralık 2020 tarihine kadar olan gönderileri içerik analizine tabi tutulmuştur. Araştırma örneklemi olarak seçilen grubun sosyal medya hesaplarında yaptığı paylaşımlar içerik analizi yöntemi ile incelenmiştir.Araştırma bulgularına göre,lüks markaların Facebook ve Twitter sayfalarını en çok ürünlerini sergilemek amacıyla kullandıkları tespit edilmiştir. Markaların Facebook sayfalarından elde edilen verilere göre bilgi içeriği kriterinden ürünlerin sergilenmesi ve katalog çekimleri kriteri, mesaj öğeleri kriterinde tek görüntü içeren gönderiler, çekicilik kriterinde estetik,kalite ve üstünlük- mükemmellik içeren gönderilerin daha yüksek tüketici bağlılık oranına sahip olduğu tespit edilmiştir.Markaların Facebook ve Twitter sayfalarında görsel kullanılmasının içeriğin etkileşimini arttırdığı tespit edilmiştir.
Reklamlarda kullanılan arketipler aracılığıyla marka kişiliğinin oluşturulması
Pazarlama iletişiminin temel unsurlarından biri olan reklamlar aynı zamanda marka yöneticileri için marka kişiliği geliştirilmesinde en büyük role sahip araçlardandır. Bu nedenle pazarlama iletişimi çabalarının büyük bir kısmı reklamlar aracılığıyla marka kişiliği geliştirmeye yönelik olmaktadır. Arketip modeli de reklamlar aracılığıyla güçlü ve yeni marka kişilikleri oluşturmak ve/veya oluşturulmuş marka kişiliklerini pekiştirmek üzere geliştirilmiş marka kişiliği modellerinden birisidir.Bu çalışmada reklam ve marka kişiliği kavramları tanımlanmış, örneklerle birlikte reklam analizinde göstergebilim kullanımı ve marka kişiliği modelleri hakkında bilgiler sunulmuştur. Ayrıca reklamın marka kişiliği geliştirmedeki rolü açıklanmıştır. Sonraki aşamada marka kişiliği geliştirmede kullanılan kolektif bilinçdışı ve arketip kavramları hakkında genel bilgi sunularak, arketip modeli ve reklamlarda marka kişiliği geliştirmede kullanılan on iki arketip (kahraman, kral, sihirbaz, yardımsever, aşık, kaşif, bilge, yaratıcı, soytarı, asi, sıradan adam ve masum) güncel reklam örnekleriyle birlikte detaylıca anlatılmıştır.Çalışmanın son bölümünde ise iki aşamalı bir uygulama gerçekleştirilmiştir. Uygulamanın ilk aşamasında on adet başarılı ve büyük havayolu firmasına ait reklam filmi göstergebilimsel analizle arketipsel açıdan değerlendirilmiştir. Analizde her bir reklamın gösterenlerinin düz ve yan anlamlarının analizi sonucunda firmayı temsil eden (gösterilen) arketipler belirlenmiştir. Uygulamanın ikinci aşamasında ise göstergebilimsel analizle belirlenen arketiplerin izleyenler (tüketiciler) tarafından algılanıp algılanmadığının belirlenebilmesi için 390 üniversite öğrencisi üzerinde online ortamda bir araştırma yürütülmüştür. Bu çalışmada elde edilen sonuçlar, marka kişiliği geliştirmede alternatif bir yol arayışında olan ve arketip modelini deneyimlemek isteyenlere bir rehber niteliği görecektir.
Bütünleşik pazarlama iletişimi aracı olarak ürün yerleştirme ve televizyon programları üzerine bir araştırma
Günümüzde yoğun olarak yaşanan rekabet, tüketici eğilimlerindeki değişimler ve iletişim teknolojilerindeki gelişmeler nedeniyle firmalar ürün ve hizmetlerini daha etkili ve verimli bir şekilde pazarlamak için yeni yollar aramaya başlamışlardır. Geleneksel reklam anlayışının tüketiciler üzerinde etkisini yitirmesi üzerine pazarlama uygulayıcıları, mesajlarını tüketicileriyle buluşturacak alternatif mecralar arayışına girmişlerdir. Tezin konusunu oluşturan ürün yerleştirme kavramı da bu yeni mecralardan biridir. Ürünlerin sinema filmleri, televizyon programları, müzik klipleri, kitaplar ve bilgisayar oyunlarına yerleştirilmesi anlamına gelen ürün yerleştirme tüketiciye ulaşmanın yeni ve yaratıcı yolu olarak karşımıza çıkmaktadır.Tez kapsamında, televizyon programlarında ürün yerleştirmeye ilişkin genel tutumlar, farklı ürün kategorilerinin televizyon programlarına yerleştirilmesinin kabul edilebilirliği Ankara'daki üç üniversitenin öğrencilerinden oluşan bir örneklem üzerinde araştırılmaya çalışılmıştır.Anahtar Sözcükler:1.Ürün Yerleştirme,2.Pazarlama3.İletişimi4.TV Programları
Sivil toplum kuruluşlarının pazarlama iletişiminde sosyal medyanın rolü: Kızılay ve Yeşilay üzerine bir araştırma
Sivil Toplum Kuruluşlarının pazarlama iletişiminde kullanmış oldukları sosyal medya kullanımının ele alındığı bu çalışma beş bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın ilk bölümünde sivil toplum kuruluşlarının gelişimi, önemi, özellikleri, güçlü-zayıf yönleri ve ülkemizde sivil toplum anlayışı ile dünyada ve ülkemizdeki sivil toplum kuruluşları ele alınmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünde sosyal medya kapsamlı bir biçimde incelenmiştir. Çalışmanın üçüncü bölümünde Türk Kızılay'ının ve Yeşilay'ın amacı, ilkeleri, tarihçesi, görevleri, misyonu, önümüzdeki yıllarda uygulayacakları stratejik planları ve bu iki STK ile ilgili çalışmalar incelenmiştir. Çalışmanın dördüncü bölümünde araştırmanın yöntemi üzerinde durulmuştur. Çalışmanın son bölümünde Kızılay ve Yeşilay kurumsal iletişim sorumluları olan Armağan PEKKAYA ve Sümeyya OLCAY ile yapılan mülakata ve bu mülakatlardan elde edilen bulgulara yer verilmiştir.
Bütünleşik pazarlama iletişimi aracı olarak sosyal medyanın kullanılması
Bütünleşik pazarlama iletişimi, iletişim kanallarının sağladığı pek çok avantajın bir arada kullanılarak başat pazarlama yöntemlerinin ötesine geçmeyi amaçlayan çeşitli faaliyetlerden oluşmaktadır. Yeni bilgi teknolojileri ve sosyal medyanın gelişimi bütünleşik pazarlama iletişimi faaliyetlerini daha da geliştirmiş ve hem firmalar hem de tüketiciler bakımından oyunun kurallarını değiştirmiştir. Özellikle firmalar ve tüketiciler arasındaki diyaloğun gelişmesi bu sürecin en önemli sonuçlarından biridir. Bu nedenle günümüzde bütünleşik pazarlama iletişiminin anlaşılabilmesi bakımından temel pazarlama karmasının yanında sosyal medya ve ona dayalı olarak gelişen diyalog olanaklarının da analiz edilmesi gerekmektedir. Bugün piyasada faaliyet gösteren firmaların çeşitliliği, bütünleşik pazarlama iletişimine odaklanan çalışmaların belli sektörel örnekler üzerinden hareket etmesini zorunlu kılmaktadır. Bu kapsamda çalışmada bütünleşik pazarlama iletişiminin günümüz gelişkin sosyal medya ortamında aldığı yeni biçimlerin analiz edilebilmesi bakımından telekomünikasyon sektörü örnek olarak seçilmiştir. Telekomünikasyon sektörünün çalışmanın temel analiz alanı olarak belirlenmesinde, bu sektörün giderek büyüyen özelliği ve sosyal medya tekniklerini kullanmada var olan gözle görülür yoğunluğu etkili olmuştur. Araştırmada Türkiye'de telekomünikasyon sektöründe faaliyet gösteren Türk Telekom, Turkcell ve Vodafone Türkiye telekomünikasyon şirketlerinin bütünleşik pazarlama iletişimi aracı olarak sosyal medyayı kullanma tercihleri incelenmektedir. Bu bağlamda çalışmada; reklam, halkla ilişkiler, satış geliştirme, sponsorluk, sosyal sorumluluk çalışmaları bütünleşik pazarlama iletişimi açısından değerlendirilmekte ve ek olarak sosyal medyanın diyalojik iletişim ilkelerini bütünleşik pazarlama iletişiminin bir parçası olarak konumlandırmadaki rolü analiz edilmektedir. Çalışmada yöntem olarak içerik analizi tekniği kullanılmıştır. Bu kapsamda anılan firmaların sosyal medya üzerinden gerçekleştirdikleri bütünleşik pazarlama faaliyetleri ve diyalojik iletişimin bu sürecin içerisindeki rolü içerik analizi tekniğiyle analiz edilmiştir. Araştırmada kurumların Facebook sayfalarında paylaştıkları gönderilerin içeriklerin analizi sonucunda kurumların daha çok reklam ve satış geliştirme amacıyla sosyal medyayı kullandıkları belirlenmiştir. Yapılan analiz sonucunda Türk Telekom ve Turkcell'in sosyal medya arayüzleri diyalojik iletişim ilkeleri açısından başarılı bulunmuştur. Vodafone Türkiye'nin ise sosyal medya arayüzünün diyalojik iletişim ilkeleri bakımından yeterli düzeyde olmadığı tespit edilmiştir.
Bütünleşik pazarlama iletişimi çerçevesinde Türkiye'de inanç turizminin geliştirilmesi (Mardin örneği)
İnanç turizminin hızla gelişmekte olduğu günümüzde Mardin kritik öneme sahip şehirlerimizden biri olarak kabul edilmektedir. Bu gelişimle birlikte pazarlama ve tanıtım çalışmalarında bütünleşik bir anlayışın kullanılması ve tüm öğe etkinliklerinin belirlenerek çalışmalarda referans alınmasının önemli olduğu söylenebilir. Bu amaçla Mardin ilinde inanç turizmi mevcut durumunun tespit edilerek geliştirilmesi için yapılması gerekenlere ve inanç turizm potansiyeline ilişkin pazarlama faaliyetlerine yönelik öneriler getirilmesi hedeflenmiştir.Araştırma; tarama modelinde bir çalışmadır. Araştırmada iki farklı veri toplama aracı hazırlanmış ve uygulanmıştır. Mardin'e gelen ziyaretçilerin profillerini belirlemek amacıyla hazırlanan veri toplama aracı Aralık 2010- Ocak 2011 ile Mart- Nisan 2011 aylarında, Deyrulzafaran Manastırı, Kırklar Kilisesi, Mardin Müzesi ve Sabancı Müzesi ile otellerde uygulanmıştır. Anket, 207 kişilik örnekleme uygulanmıştır. Diğer veri toplama aracıyla ise Mardin'deki kamuoyu önderleriyle de görüşülüp Mardin turizmi ve özelde inanç turizmi konusunda görüş ve önerileri alınmıştır. Bu kapsamda da tüm otel işletmeleri, seyahat acentelerine ve Kamu Kurum ve Kuruluşlarındaki ilgili turizm yetkililerine ulaşılmaya çalışılmış, ancak bunlardan sadece 14 kişi araştırmaya katılmıştır.Elde edilen sonuçlara göre, Mardin'i ziyaret edenlerin daha çok bayan, 26-35 yaş arası gençlerin olduğu, lisans düzeyinde eğitim alanların daha fazla olduğu, özellikle yerli ziyaretçilerin geldiği, gelir düzeyleri açısından da orta düzeyde oldukları, çoğunluğunun Mardin'e ilk defa geldikleri ve daha çok kısa süreli konaklamalarda bulundukları ortaya çıkmıştır. Ayrıca ziyaretçilerin farklı konularda da tatmin düzeyleri incelenmiştir. Tatmin düzeylerinde birçok konu göz önüne alınmış ve tüm konular ilişkin tatmin düzeyleri yüksek çıkmıştır. Ziyaretçilerin genel tatmin düzeyleri açısından da oldukça yüksek tatmin düzeyine sahip oldukları sonucu çıkmıştır. Ancak genel tatmin düzeyine ilişkin milliyetler açısından gruplar arasında fark olduğu sonucuna varılmıştır.Kamuoyu önderlerinin Mardin turizmi ve özelde inanç turizmine ilişkin görüşleri frekans ve yüzde dağılımları hesaplanarak çözümlenmiştir. Bunun sonucunda da, kamuoyu önderleri Mardin'i ziyaret edenlerin çoğunluğunun Mardin'i seçme nedeni olarak tarihi mekanlar olduğunu, Mardin'in tanıtım eksikliğinden dolayı çok fazla ziyaretçi almadığı, Mardin'in tarihi yerlerin, kültürel zenginliklerin ve inanç merkezlerinin ön plan çıkarılması gerektiğini, daha fazla ziyaretçinin gelmesi için tanıtım yapılması, altyapı eksikliklerinin giderilmesi ve tarihi/turistik yerlerin restore edilmesi gerektiğini belirtmişlerdir.
Türkiye'de yeni gelişen mall tipi alışveriş merkezlerinin halkla ilişkiler faaliyetleri
Bu çalışma Türkiye'de yeni gelişen mall tipi alışveriş merkezlerinin halkla ilişkiler faaliyetlerini incelemek ve göstermek için hazırlanmıştır. Yurtdışından ve Türkiye'den toplam beş mall tipi alışveriş merkezinin halkla ilişkiler faaliyetleri araştırılmıştır. Bir pazarlama aracı olarak halkla ilişkilerin bu alışveriş merkezlerinde nasıl kullanıldığı incelenmiştir. Araştırma konusu ile ilgili literatür taraması yapıldıktan sonra, bu alanda daha önceden bir çalışma yapılmaması nedeniyle nitel araştırma teknikleri kullanılmıştır. Nitel araştırma teknikleri olarak, alışveriş merkezlerinin yetkilileri ile görüşme, mağazalar içerisinde ve dışarısında niteliksel saha araştırması yapılmıştır. Yapılan araştırmada, yurtdışındaki alışveriş merkezlerinin Türkiye'deki alışveriş merkezlerinden genel olarak ve halkla ilişkiler deneyimi bazında daha ileri olduğu fakat Türkiye'deki mall tipi alışveriş merkezlerinin de yurt dışı örnekleriyle rekabet edebilecek kadar başarılı çalışmalar yaptıkları görülmüştür. Çalışmada, Türkiye'deki mall'ların halkla ilişkiler faaliyetlerinin daha çok sosyal sorumluluk, sponsorluk ve etkinlik projelerinden oluştuğu, kurumsal imajı geliştirmek için sık sık kullanıldığı görülmüştür. Tezin sonunda varsayımların doğru olduğu yönünde sonuca ulaşılmıştır.Anahtar Sözcükler:1. Mall2. Halkla İlişkiler Faaliyetleri3. Sponsorluk4. Sosyal Sorumluluk5. Kurumsal İmaj
Olumsuz elektronik ağızdan ağıza pazarlama iletişimine etki eden faktörler: Z kuşağı tüketicilerinin görüşlerini belirlemeye yönelik bir araştırma
Teknolojik alandaki hızlı gelişmelere bağlı olarak tüketicilerin satın alma süreçlerinde etkilendikleri bilgi kaynakları da çeşitlenmiştir. Bu kaynaklar arasında yaygın olarak kullanılan ağızdan ağıza pazarlama yöntemi özellikle internetin hızlı bir şekilde yaygınlaşması sonucu yönünü elektronik ortamlara taşımıştır. Satın alma karar sürecinin her aşamasında tüketiciler, çevrelerindeki eş, dost, akraba, akran gibi birçok kişinin görüşlerine önem vermektedir. Özellikle içerik kuşağı olarak anılan Z kuşağı tüketicileri için elektronik ortamlar, diğer kuşaklara kıyasla daha fazla olumlu ve olumsuz paylaşım yapılan bir ortam olarak bilinmektedir. Yapılan olumlu ağızdan ağıza çalışmalarının yanı sıra olumsuz ağızdan ağıza pazarlamaya ilişkin ilgili literatür incelendiğinde sınırlı sayıda çalışmaya rastlanmaktadır. Bu bağlamda bu çalışmada olumsuz elektronik ağızdan ağıza pazarlama niyetine etki eden faktörlerin ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda, 318 Z kuşağı tüketicisi (1995 ve üstü doğumlular) ile yüz yüze anket formları doldurulmuş olup veriler SPSS 24 istatistik paket programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistiki analizler, geçerlilik ve güvenilirlik analizleri ve çoklu doğrusal regresyon analizlerinden yararlanılmıştır. Yapılan faktör analizi sonucu olumsuz elektronik ağızdan ağıza pazarlama niyetine etki eden beş boyut ortaya çıkmış olup, bu boyutlar teknik beceri ve sosyal medya, aile ve akran etkisi, elektronik ağızdan ağıza pazarlama deneyimi ve elektronik posta iletişimi başlıklarıyla literatüre dayalı olarak adlandırılmıştır. Tüketicilerin, olumsuz elektronik ağızdan ağıza pazarlama yapma niyetlerine etki eden faktörler teknik beceri ve sosyal medya, elektronik ağızdan ağıza pazarlama deneyimi ile elektronik posta iletişimini tercih iken, aile ve akran etkisinin olumsuz elektronik ağıza ağıza pazarlamaya etkisinin olmadığı ortaya çıkmıştır.
Girişimcilerin pazarlama iletişimine bakışları (girişimcilik süreci ile KOBİ statüsü kazandıktan sonraki durumun karşılaştırılması )
Günümüzde küreselleşmeyle birlikte, rekabet giderek artmıştır. Ekonomik sınırların ortadan kalkmasıyla birçok kuruluş daha önce faaliyet gösterdikleri pazarlarda yeni ve güçlü rakiplerle yarışmak durumunda kalmıştır. Bu nedenle, pazar payını kaybeden işletmelerin bir kısmı küçülmüş veya yok olmuş, diğerleriyse rakiplerinin pazarlarından pay alma çabası içine girmişlerdir. Bu yeni ortamda girişimcileri ve işletmeleri incelediğimizde, pazarlama ve reklam alanında doğru bir strateji geliştiren ve bunları zamanında uygulayanların başarılı olduğunu görmek mümkündür.Bu çalışmada, girişimcilerin yatırım yapmayı düşündüğü, proje aşamasında hazırlamış olduğu iş planı ile pazarlama ve reklama bakış açıları, planları, stratejilerini ve pazar yönelimini işletme statüsü kazandıktan sonra performansının artmasındaki etkileri inceleme konusu yapılmıştır. Bu çalışmada, yatırımcıların girişimcilik sürecinde reklam ve pazar yönelim düzeyi arttıkça ve bu süreç içerisinde hazırlanan iş planı dahilinde pazarlama ve reklam stratejisinin hayata geçmesi ile büyüme ve gelişmenin olumlu yönde olacağı tezi ileri sürülmektedir.Anket yöntemi kullanılarak Elazığ İlindeki yatırımcılar ile hem girişimcilik sürecinde hem de KOBİ statüsü kazandıktan sonraki dönemlerde ayrı zaman dilimlerinde uygulanan anket çalışması ile pazarlama ve reklama bakış açıları karşılaştırılmıştır. Pazarlama ve reklama bakış açılarının büyümeleri ve gelişmeleri üzerindeki etkileri incelenmiştir.Anahtar Kelimeler: Girişimci, Girişimcilik, KOBİ, Reklam, Pazarlama