Sedentary

72 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Yarışmacı hentbolcularda denge performansının açık veri seti ile karşılaştırmalı analizi

Vücudumuzu bir eylem için hareket ettirdikten sonra dengeyi ve duruşu korumak, motor ve duyu sistemleri arasındaki karmaşık bir iletişimin sonucudur (Ghez ve Krakauer, 2000). Herhangi bir aktiviteyi gerçekleştirmek için, yön değiştirmek ve ardından vücudu stabilize etmek için postüral kontrolü sağlamak gereklidir. Postural kontrol, stabilite ve oryantasyon olmak üzere iki amaç için vücudun uzaydaki pozisyonunu kontrol etmek olarak tanımlanır (Gürsoy, 2019). Postural oryantasyon, yerçekimi, destek yüzeyi, görsel ortam ve iç referanslara göre vücut hizalamasının aktif kontrolü olarak tanımlanır (Horak, 2006). Vestibüler sistem yerçekimi ile olan ilişkiden sorumludur. Somatosensoriyel sistem farklı vücut bölümleri arasındaki ilişkiden sorumludur. Görsel sistem vücudun çevre ile ilişkisini kontrol eder. Postural stabilite genellikle denge kavramı ile birbirinin yerine kullanılır. Denge, destek tabanı (Base of Support, BOS) üzerinde kütle merkezinin (Center of Mass, COM) kontrolü olarak tanımlanabilir. İnsanlarda vücut dengesini ölçmek için en yaygın kullanılan sinyallerden biri; basınç merkezinin (Center of Presure - COP) yer değiştirmesidir. COP, dikey yer tepki kuvveti vektörünün uygulama noktasıdır ve üzerindeki tüm kuvvetlerin ağırlıklı ortalamasını temsil eder (Montesinos vd, 2018). COP yer değiştirmesi kuvvet platformu ile ölçülür. Katılımcının belirli zaman periyotlarında anterior-posterior (AP) ve medio-lateral (ML) yönlerindeki salınımları ile ilişkilendirilerek sunulur (Santos​ ve Duarte, 2016). Literatürde COP yer değiştirmesi ile ilgili pek çok araştırma vardır. 2016'da yapılan bir çalışmada (Santos​ ve Duarte, 2016); 163 katılımcının (116 kadın, 47 erkek), Yumuşak (Balance Pad; Airex AG, Sins, Switzerland) ve sert zeminde, 60 saniye boyunca, Gözler açık ve kapalı olacak şekilde üçer kez ölçümleri alınmış ve oluşturulan veri seti kamuya açılmıştır. Bu çalışmada, kamu veri setindeki sedanter bireylere ait denge performansı verileri Python ile yazılacak algoritmalar sayesinde okunacak, filtrelenecek ve analiz edilecektir. Elde edilen çıktı, hentbolcuların denge performansları ile karşılaştırılacak ve yorumlanacaktır. Çalışmanın amacı (1) hentbol sporcularının ayakta postüral denge verilerini (COP-AP ve COP-ML) inceleyerek sedanter bireylerin verileri ile karşılaştırmak, (2) farklı postüral denge ölçüm testlerinde (gözleri açık, gözleri kapalı) hentbol sporcularının denge performansının nasıl etkilendiğini incelemek ve (3) sedanter bireylerin veri analizini Python programlama dili ile hazır veri seti üzerinden yaparak kamuya açık bir kaynak oluşturmaktır.

DengeHentbolHentbol oyuncuları+5
Ayşe Meliz Ersoy
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sedanter ev hanımlarında ev egzersiz programının fiziksel aktivite, vücut farkındalığı, yaşam kalitesi düzeyi üzerine etkisi

Fiziksel aktivitenin insan sağlığına etki eden pozitif faydaları olmasına karşın dünyada yaşayan her 4 kişiden birinin fiziksel olarak etkin olmadığı görülmüştür. Bu oran erkeklere kıyasla kadınlarda daha yüksektir. Bu çalışmamızın amacı; ev egzersiz programının fiziksel aktivite, vücut farkındalığı ve yaşam kalitesi düzeyi üzerine etkisini incelemektir. Sağlıklı bir genç nesil için ailedeki başrol oyuncularından biri olan annelerin aktif ve sportif olması gerektiği düşüncesi bu çalışmanın planlanmasına teşvik etti. Çalışma Aralık 2019 – Nisan 2020 tarihleri arasında, Elazığ İlinde ikamet eden, yaş ortalaması 30,74 ±10,80 olan 18-50 yaş arasında, 104 sağlıklı kadın katılımcı ile yapılmıştır. Yapılan değerlendirmeler öncesinde katılımcıların sosyodemografik bilgileri kaydedilmiştir. Çalışmada, fiziksel aktiviteyi değerlendirmek için Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi (International Physical Activity Questionnaire, IPAQ), vücut farkındalık durumunu belirlemek için Vücut Farkındalık Anketi (Body Awareness Questionnaire) ve yaşam kalitesini değerlendirmek için SF-36 Kısa Formu kullanılmıştır. Uygulanacak anket ve ölçekler yüz yüze yapılmıştır. Katılımcılar, egzersiz grubu ve kontrol grubu olmak üzere 2 gruba ayrıldı. Bu gruplar kapalı zarf yöntemi ile belirlendi. Egzersiz grubuna ev egzersiz programı verilirken, kontrol grubundan sadece anketleri doldurmaları istendi. Egzersiz grubuna ev egzersiz programı olarak alt ve üst ekstremite germe, postür, spinal stabilizasyon, solunum ve gevşeme egzersizleri verilmiştir. Egzersizlerin 6 hafta boyunca, haftada 3 gün yapılması istendi. Çalışma sonunda kontrol grubunda gözlenen değişimler istatistiksel açıdan anlamlı düzeye ulaşmazken (p>0.05), egzersiz grubunda emosyonel rol güçlüğü hariç değerlendirilen tüm parametrelerde çalışma öncesine göre anlamlı düzelme meydana gelmiştir (p˂0,05). Çalışmadan elde ettiğimiz sonuçlara göre ev egzersiz programının fiziksel aktivite, vücut farkındalığı ve yaşam kalitesi düzeyi üzerine etkisi bulunmaktadır.

EgzersizEv kadınlarıFarkındalık+4
Hatice Şekerdağ
Haliç University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Uzun süre ayakta çalışan kadınlar ile sedanter kadınların ayak-ayak bileği problemleri ile yaşam kalitelerinin değerlendirilmesi

Sedanter yaşam tarzı; obezite, tansiyon problemleri, kaslarda zayıflık, postüral bozukluklar, kalp hastalıkları gibi birçok sağlık sorununa sebep olmaktadır. Uzun süre aynı postürde çalışmak da statik kas yüklenmesinden kaynaklı kaslarda gücün azalmasına ve yorgunluk gibi bazı problemlere yol açar. Bu çalışmada da uzun süre ayakta çalışan kadınlar ile sedanter yaşayan kadınlar arasındaki ayak-ayak bileği problemleri ile yaşam kalitelerinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Ocak 2019- Mayıs 2019 tarihleri arasında yürütülen çalışmaya yaşları 18 ile 45 arasında olan 30 sedanter yaşayan kadın ve 30 uzun süre ayakta çalışan sağlıklı kadın dahil edildi. Katılımcılara bireylerin demografik özelliklerini, ağrı prevelansını ve ağrı bölgesini belirlemek amacıyla Değerlendirme Formu, Ayak Postür İndeksi, Ayak Fonksiyon İndeksi, AOFAS Ayak-Ayak Bileği Araştırması, New York Postür Analiz Yöntemi, SF-36 Yaşam Kalitesi Ölçeği uygulandı. Grupların demografik ölçümleri karşılaştırıldığında, çalışan ve çalışmayan kadınlar arasında ağrının varlığı açısından istatisksel olarak anlamlı bir fark olduğu görülmüştür (p<0,05). Çalışan kadınların % 83,3'ü, çalışmayan kadınların ise %56'sının ağrı şikayetlerinin olduğu belirlenmiştir. Çalışan ve çalışmayan kadınlara ait ağrı yeri karşılaştırmaları yapılmıştır. Çalışan kadınlarda en çok ağrıyan kısmın topuk (%9,1), çalışmayan kadınlarda ise en çok ağrıyan kısmın ayak bileği (%9,1) olduğu sonucuna varılmıştır. Çalışan ve çalışmayan kadınlar arasında Yaşam Kalitesi Ölçeği, Postür Değerlendirme, Ayak Fonksiyon İndeksi, Ayak Postür İndeksi ile AOFAS karşılaştırılmasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamıştır (p>0,05). Anahtar Kelimeler: Kadınlar, Ayak-ayak bileği problemleri, Yaşam kalitesi

AyakAyak bileğiAyak bileği eklemi+4
Gökşin Özcanan
Haliç University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Düzenli klinik pilates yapan ve sedanter yaşayan kadınlar arasında disparoni görülme sıklığının karşılaştırılması

Disparoni, kadınların yaşam kalitesinde büyük tahribata neden olan pratikte genel olarak görülebilen önemli bir cinsel işlev bozukluğudur.Klinik pilates uygulamaları ile pelvik taban kas gücünde önemli gelişmeler sağlanabileceğini göstermiştir. Bu çalışmada klinik pilates egzersizlerinin, pelvik taban kaslarının kuvvetlendirilmesinde, konsantrasyon, kararlılık ve kesinlik prensibi sonucunda düzenli klinik pilates yapan ve sedanter yaşayan kadınlar arasında disparoni görülme sıklığının karşılaştırılması amaçlanmaktadır. Çalışmamıza İstanbul ili Eyüpsultan ilçesine bağlı bir pilates studioda düzenli klinik pilates yapan ve aynı ilçede ikamet eden sedanter kadınlar, gönüllülük esasına göre dahil edilerek yürütülmüştür. Klinik pilates yapanlar(n=30), sedanter kadınlar (n=30) olmak üzere iki grupta incelediğimiz çalışmamızda; klinik pilates süresi ve varlığı sosyodemografik form üzerinde toplanmış, disparoni için Carol Postpartum Disparoni Değerlendirme Ölçeği, fiziksel aktivite düzeyini ölçmek için ise Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi(UFAA) kullanılmıştır. 60 kadın ile yaptığımız çalışmamızın yaş ortalaması 29,25 olup, boy ortalaması 163,80'dir. Carol Postpartum Disparoni Değerlendirme Anketi'nin alt başlıkları olan şiddetli libido bozukluğu %3,3 fark ile sedanter grupta rastlanılmıştır.Orta derece libido bozukluğu ise sedanter grupta %50 klinik pilates yapan grupta %26,7 bulunmuştur. Cinsel ilişkiye başlamadan istek sıklığı ve cinsel aktivite sırasında heyecan sıklığı ile çalışma grupları arasında anlamlı bir fark bulunamamıştır.(p<0,05) Orta derecede lubrikasyon bozukluğu sorunu olan sedanter grupta 36,7 iken düzenli klinik pilates yapan grupta %30'dur.Lubrikasyon ve ıslaklık sıklığı ile çalışma grupları arasında istatiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamıştır.(p<0,05) Orta derece ağrı sıklığı ve yoğunluğu ile çalışma grupları arasında istatiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamıştır.(p<0,05) Vajinal penetrasyon esnasında ağrı sıklığı ile gruplar arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır.(p<0,05) Vajinal ilişki sırasında ağrı sıklığı ile çalışma grupları arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır.(p<0,05) Vajinal ilişki bittikten sonra devam eden ağrı ile gruplar arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır.(p<0,0) Çalışmamız sonucunda düzenli klinik pilates yapan kadınlarla, sedanter yaşayan kadınlar arasında disparoni sıklıklarının karşılaştırılması sonucunda anlamlı bir fark bulunmamıştır.

DisparoniKadınlarPilates+3
Emine Serdem Karakaya
Haliç University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Sporcu ve sedanter bireylerde ayak kütlesi ve kalça ölçülerinin denge performansına etkisi

Bu çalışmanın amacı, sporcu ve sedanter bireylerde ayak kütlesi ve kalça ölçülerinin denge performansına etkisinin incelenmesidir. Araştırmaya 112 erkek sporcu ve 110 sedanter birey katılmıştır. İlk gün sporcuların ölçümü alınmış ikinci gün ise sedanter bireylerin ölçümü alınmıştır. Bireylerden yaş, boy, vücut ağırlığı, statik ve dinamik denge, ayak kütlesi, ayak hacmi ve kalça ölçüleri alınmıştır. Yapılan ölçümler sonucunda sporcu ve sedanter bireylerde kalça ve statik denge arasında (r=.416, p<0.001) pozitif yönlü zayıf düzeyde anlamlı bir ilişki, statik denge ve ayak kütlesi arasında (r=.298, p<0.001) pozitif yönlü zayıf düzeyde anlamlı bir ilişki, dinamik denge ve ayak kütlesi arasında (r==-.174, p<0.01) negatif yönlü çok zayıf düzeyde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Sonuç olarak, denge tüm spor branşlarının temelini oluşturan önemli bir etkendir. Aynı zamanda sedanter yaşam üzerinde de önemli bir etkiye sahiptir. Kalça ve ayak kütlesindeki artış statik denge performansını olumlu yönde etkilerken dinamik denge üzerinde herhangi bir etki gözlenmemiştir. Anahtar Kelimeler: Ayak kütlesi, Denge, Kalça, Sedanter, Sporcu.

AyakDengeKalça+4
Aşkın Elmas Bağlar
Uşak University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sedanter bireylerde statik ve dinamik denge performansı ile antropometrik özellikler arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, sedanter sağlıklı bireylerde antropometrik özellikler ile statik ve dinamik denge performansı arasındaki ilişkiyi değerlendirmektir. Çalışmaya gönüllü 56 kadın (yaş aralığı, 32.6±8.29) ve 49 erkek (yaş aralığı, 34±7,66) dahil edildi. Katılımcıların vücut yüksekliği, vücut ağırlığı, beden kütle indeksi (BKİ), vücut yağ yüzdesi (VYY), çevre ölçümleri (üst kol, uyluk, baldır, karın ve kalça), statik ve dinamik denge performansları ölçüldü. Statik denge performans ortalama değeri ile katılımcıların kilo, BKİ, VYY, uyluk ve üst kol çevre ölçüm değerleri arasında negatif yönlü orta bir ilişki, sırasıyla (r= -0.42, p= 0.00; r= -0.39, p= 0.00; r= -0.50, p= 0.00; r= -0.36, p= 0.00; r= -0.40, p= 0.00), karın çevre ölçüm değeri ile negatif yönlü zayıf bir ilişki (r= -0.21, p= 0.04) tespit edilmiştir. Katılımcıların boy değeri ile ortalama uzanma mesafesi arasında pozitif yönlü orta bir ilişki (r=0,44, p= 0.00), BKİ değeri ile ortalama uzanma mesafesi (r=-0.21, p= 0.03) ve normalize edilmiş ortalama uzanma puanı arasında (r=-0.24, p= 0.01) negatif yönlü zayıf bir ilişki ve VYY ile ortalama uzanma mesafesi (r= -0.49, p= 0.00) ve normalize edilmiş ortalama uzanma puanı arasında (r=-0.43, p= 0.00) ise negatif yönlü orta bir ilişki tespit edilmiştir. Sonuç olarak, vücut yüksekliğinin hem kadın hem de erkeklerde dinamik denge performansını olumlu yönde etkileyen ortak parametre olduğu, benzer şekilde hem kadın hem de erkeklerde artmış vücut kütlesi ve yağ oranının dinamik ve statik dengeyi olumsuz yönde etkileyen ortak parametre olduğu söylenebilir.

AntropometriAntropometrik parametrelerDenge+7
Mustafa Hurüz
Uşak University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sedanter kadınlarda reformer pilates ve kalistenik egzersizlerinin fiziksel uygunluk parametrelerine etkisi

Bu çalışmada sedanter kadınların 6 hafta boyunca uygulayacağı; kalistenik ve reformar pilates egzersiz programlarının fiziksel uygunluk parametreleri üzerinde ki değişimi incelemek amacı ile yapılmıştır. Araştırmaya 20 ile 50 yaş aralığında 16 sedanter kadın katılmıştır. Katılımcılar kalistenik (n:8) ve reformar pilates (n:8) olarak iki eşit gruba ayrılmıştır. Kalistenik ve reformar pilates grubunda ki katılımcılara 6 hafta boyunca eşit olarak haftada 3 gün, (50-60) dakikalık egzersiz eğitimi verilmiştir. Katılımcıların çalışma öncesinde ve çalışma sonrasında yaş, vücut ağarlığı, boy uzunluğu, beden kitle indeksi, bel kalça oranı, deri altı yağ kalınlığı ve esneklik ölçümleri ile sağ ve sol el kavrama kuvveti, şınav, mekik, plank, statik squat testleri yapılmıştır. Araştırmada veriler ortalama ve standart sapma olarak verilmiştir. Verilerin ortalamaları için tanımlayıcı istatistik (Descriptive Statistics), kalistenik ve reformar pilates gruplarının verilerinin karşılaştırılması için İndependentSample T Test, grupların ön ve son testlerinin karşılaştırılması için Paired T Testi, kullanılmıştır. Verilerin analizi için Spss 25 Paket programı kullanılmıştır ve önem seviyesi p<0.01 ve p<0.05olarak kabul edilmiştir. Kalistenik ve reformar pilates grubunun ön test-son test ölçüm değerleri incelenmiştir. Ön test verilerinde; esneklik ölçümü (p<0,05) parametresinde anlamlı farklılığa rastlanırken diğer parametrelerde istatistiksel olarak anlamlı düzeyde farklılık tespit edilmemiştir (p>0,05). İki grubun son test verileri karşılaştırılmıştır. Buna göre kalistenik ve reformar pilates egzersizleri yapan katılımcıların parametreler arasında istatistiksel olarak anlamlı düzeyde farklılık tespit edilmemiştir (p>0,05). Kalistenik egzersiz programına dahil olan katılımcıların egzersiz programına başlamadan önce ve program bitişinden sonra alınan test verileri karşılaştırıldığında; kilo, beden kitle indeksi, sağ kol kuvveti, şınav, statik squat, mekik, plank ve esneklik parametreler arasında (p<0,001), yağ oranı, bel kalça oranı, sol kol kuvveti parametreleri arasında (p<0,05) istatistiksel olarak anlamlı düzeyde farklılık tespit edilmiştir. Reformar pilates egzersiz programına dahil olan katılımcıların egzersiz programına başlamadan önce ve program bitişinden sonra alınan test verileri karşılaştırıldığında ise; bel kalça oranı parametresinde istatistiksel olarak anlamlı düzeyde farklılık tespit edilmemiştir (p>0,05), vücut ağarlığı, yağ oranı, beden kitle indeksi, sağ kol kuvveti, şınav, statik squat, mekik, plank ve esneklik parametreler arasında (p<0,001), sol kol kuvveti parametreleri arasında (p<0,05) istatistiksel olarak anlamlı düzeyde farklılık tespit edilmiştir.

EgzersizFiziksel aktiviteFiziksel uygunluk+5
Yiğit Çil
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Özel yetenek sınavlarına hazırlanan sedanter bireylerin yapmış oldukları direnç egzersizlerinin bazı fiziksel parametrelere etkisinin incelenmesi

Bu çalışma, 18 yaş ve üzeri özel yetenek sınavlarına hazırlanan sedanter bireylere uygulanan direnç egzersizlerinin fiziksel parametrelere etkisinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmaya İstanbul ilinde ikamet eden 7 kişi deney grubu, 7 kişi ise kontrol grubu olarak toplamda 14 sedanter birey katılmıştır. Araştırmamızda özel yetenek sınavına hazırlanan sedanter bireylere, boy uzunluğu, vücut ağırlığı, koordinasyon, antropometrik ölçümler ve 10-20-30 metre sürat testleri uygulanmıştır. Çalışmada verilerin analizinde SPSS 25.0 paket programı kullanılmıştır. Deney ve kontrol grubunun test değerlerinin karşılaştırılmasında Repeated meausure anova testi kullanılmıştır. Yapılan analiz sonucunda, katılımcıların grup içi ön ile son ölçümleri incelendiğinde bazal metabolizma hızı, kas kütlesi, vücut iç yağ, 10, 20, 30 metre sürat testleri, koordinasyon değerlerinde istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Vücut yağ oranı, vücut ağırlığı oranı, beden kitle indeksi değerlerinde istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık olmadığı tespit edilmiştir. Sonuç olarak yapılan çalışmada spor bilimleri alanında yükseköğrenim görmek için özel yetenek sınavına katılım sağlayan adaylarda yapılan sürat ve koordinasyon çalışmalarının yanı sıra yapılan direnç egzersizlerinin olumlu performansa pozitif bir etkisi olduğu görülmüştür.

EgzersizFiziksel parametrelerHız+3
Tuğba Koç
İstanbul Gelişim University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Özel eğitmen eşliğinde uygulanan 8 haftalık düzenli egzersizlerin kadın üyelerin bazı fiziksel özelliklerine etkisinin incelenmesi

Bu çalışmada spor merkezinde egzersiz yapan 20-30 yaş arası sedanter kadınlar arasında, kişisel özel eğitmenlik (personal training) desteği alacak olan kadınlar ile almayacak olan kadınlar arasındaki 8 haftalık antrenman programı ve egzersizlerin bazı fiziksel ve antropometrik değişimlerinin incelenmesi ve bu değişimlerde kişiye özel eğitmenlerin etkisini tespit etmek amacıyla yapılmıştır. Araştırmada; İstanbul ilinin Anadolu yakasında Maltepe ilçesinde bulunan spor merkezine üye olan 20-30 yaş arası sedanter ve sağlıklı olan kadın üyeler arasından gönüllülük esasına dayalı olarak kontrol ve denek olarak iki grup oluşturularak yapılmıştır. Çalışmaya 8 birey denek 8 birey kontrol grubu olmak üzere toplam 16 sağlıklı sedanter kadın katılmıştır. Denek grubuna süreleri 90 dakikalık egzersiz periyotları ile haftada 3 gün olmak üzere toplam 8 hafta boyunca belirlenen egzersiz programı uygulanmış, kontrol grubuna ise hiçbir komut verilmeyerek ilk ölçüm ve son ölçüm yapılmış ve sonuçlar karşılaştırılmıştır. Bu çalışmada nicel veri toplama yöntemleri içerisinde bulunan ve spor bilimleri alanında yaygın olarak kullanılan deneysel yöntemlerden, ön-son test kontrol gruplu çalışma modelinden yararlanılmıştır. Çalışmaya başlamadan önce iki grubun bireylerine de otur uzan testi, dikey sıçrama testi, 3 dakika basamak testi, durarak uzun atlama testi, vücut kompozisyon ölçümü, bel ve kalça çevre ölçümü, push-up testi uygulanmıştır. Araştırmanın verileri iki aşamada ön test son test olarak toplanmıştır. Elde edilen veriler SPSS 22 programına aktarılmıştır. Verilerin normallik dağılımı için çarpıklık basıklık katsayısı ve shapiro-wilk dağılımı analizi yapılarak verilerin normalliği test edilmiştir. Veriler normal dağılım göstermektedir. İstatistiksel olarak Two Way Repeated Measure Anova analizi uygulanmıştır. Sonuç olarak, kişisel eğitmen eşliğinde 8 hafta boyunca düzenli olarak egzersiz yapan deney grubu bireylerinin, kontrol grubu bireylerine göre fiziksel gelişimlerinde anlamlı bir gelişim olduğunu ortaya konulmuştur. Bireylerin düzenli ve programlı egzersiz yapmaları ve egzersiz bilinci sağlamaları için uzmanlardan destek almaları önerilmektedir.

EgzersizFitnessFiziksel özellikler+2
Sedat Bayoğlu
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Sedanter kadınlarda uygulanan 8 haftalık farklı fıtness egzersizlerinin FMS skoru ve seçilmiş motorik özellikler üzerine etkisi

Bu çalışmanın amacı sedanter bir yaşam süren yetişkin kadınlara uygulanmış olan pilates ve yoga gibi farklı grup fitness egzersizlerinin kardiyovasküler dayanıklılık, esneklik, denge, patlayıcı kuvvet ve mobilite seviyesini değerlendiren fms skoruna etkisinin olup olmadığını, etkisi var ise de hangisinin daha fazla etkiye sahip olduğunun tespit edilmesidir. Çalışmaya yaş ortalamaları 35-46 arasında olan 13 pilates ve 12 yoga üyesi toplam 25 kadın gönüllü olarak katılmıştır. Yoga ve pilates denek gruplarının her ikisine de egzersize başlamadan önce otur eriş, y balance, flamingo, dikey sıçrama, 3 dakika basamak ve fms testi uygulanmış olup 8 haftalık haftada 3 günlük egzersiz sonrası aynı ölçümler tekrar edilmiştir. Çalışmada elde dilen veriler elektronik ortama aktarılarak ortalama ve standart sapma olarak verilmiş olup, ön test-son test olarak analiz edilmiştir. Grup içi karşılaştırmalarda (ön test-son test) paired t testi kullanılmış, gruplar arası karşılaştırmada ise independent sample t testi kullanılmıştır. Yapılan analizlere göre yoga ve pilates grubundaki katılımcıların kendi grupları içerisindeki ön test ve son test değerleri karşılaştırıldığında 3 dakika basamak, fms, flamingo, y balance, otur eriş ve dikey sıçrama test parametrelerinde anlamlı farklılık olduğu gözlenmiştir (p<0,05). Gruplar arası yapılan ön test ve son test karşılaştırmalarında ise anlamlı farklılık bulunmamıştır (p>0,05). Sonuç olarak grupların kendi arasında yapılan ön test ve son testleri arasında anlamlı farklılık bulunmasada alınan ölçümlerin ortalamaları incelendiğinde; fms, kardiyovasküler dayanıklılık ve patlayıcı kuvvet parametrelerinde pilates katılımcılarının sonuçları daha fazla gelişim gösterirken, statik-dinamik denge ve esneklik parametreleinde yoga grubu katılımcılarının sonuçları daha yüksek gelişim göstermiştir. Bu durum pilates egzersiz modelinin daha akıcı bir hareket içeriğine yoganın ise daha statik ve durağan bir hareket içeriğine sahip olması ile açıklanabilir.

FitnessFonksiyonel yetkinlikKadınlar+2
Arzu Çambel Okutan
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Sedanter kadınlara uygulanan farklı egzersizlerin antropometrik ve motorik özelliklere etkisi

Bu çalışmaya, toplam 26 sedanter kadın katılmıştır. Yapılan çalışmada, 8 haftalık uygulanan antrenmanların, boy uzunluğu, vücut ağırlığı, beden kütle indeksi, vücut yağ oranı ve yağsız vücut kütlesi, çevre ölçümleri, deri altı yağ kalınlığı, esneklik, kuvvet, sıçrama, aerobik dayanıklılık gibi antropometrik ve motorik özelliklere etkisinin olup olmadığı, parametreler arasında fark oluşup oluşmadığı, farklılık varsa hangi düzeyde olduğunun incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmaya yaş ortalamaları 20-55 yaş arasında olan zumba + pilates 15 fonksiyonel + pilates 11 toplam 26 kadın gönüllü olarak katılmıştır. Denek gruplarının her ikisine de çalışmaya başlamadan önce deneklerin, boy uzunluğu ve vücut ağırlığı, beden kütle indeksi, vücut yağ oranı ve yağsız vücut kütlesi, çevre ölçümleri, deri altı yağ kalınlığı (DAYK) ölçümleri, otur uzan (eriş), mekik, dikey sıçrama, plank, 3 Dakika Basamak test parametreleri uygulanmış olup 8 hafta boyunca 2 günlük egzersizlerin sonunda testler tekrar yinelenmiştir. Alınmış olan veriler elektronik ortama aktarılarak ortalama ve standart sapma olarak verilmiştir. Verilerin dağılımları çarpıklık-basıklık değerleri ile birlikte shapiro wilk testi uygulanmış olup, normal dağılım göstermesi ile birlikte parametrik testlerden Repeated Measure Anova testi uygulanmıştır. Verilerin anlamlık düzeyi p<0,05 olarak belirlenmiştir. Verilerin analizi SPSS 24.0 paket programında yapılmıştır. Yapılan analizlere göre; grup içi ön ve son testler arasında vücut ağırlığı ve vücut yağ oranı parametrelerinde istatistiksel olarak anlamlı farklılığa rastlanmıştır. Bu durumun uygulanan antrenman programının vücut analizi parametrelerinde olumlu katkıda bulunduğu kanaatini oluşturmaktadır. Motorik özelliklere bakıldığında tüm parametrelerde gelişim olduğu görülmektedir. Ortaya çıkan bu durumun özellikle, pilates egzersizlerinin kor bölgelerine katkısı düşünüldüğünde, kardiyo egzersizleriyle desteklendiği zaman verim düzeyinin arttığı söylenebilir. Zumba ve fonksiyonel egzersizlerin arasında farklılık oluşmaması ise katılımcılara benzer düzeyde katkı sağladığı şeklinde ifade edilebilir. Çevre ölçümlerine bakıldığında uygulanan egzersiz programının özellikle kor bölgelerinde pozitif yönlü gelişime sebep olduğu görülmektedir. Kadınların vücut yapıları değerlendirildiğinde, morfolojik özellikleri gereği kor bölgelerinin daha belirgin düzeyde fiziksel deformasyona uğradığı ve bu bölgeye uygulanan egzersiz türlerinin de daha ciddi bir etkiye sahip olduğu ifade edilebilir. Çevre ölçümlerinde belirtilmiş bölgelerde aynı şekilde deri altı kıvrım kalınlığı parametrelerinde de gelişme olduğu görülmektedir. Yapılan çalışma sedanter kadınlara uygulanan kardiyo egzersizleri ile modifiye edilmiş pilates egzersizlerinin fiziksel ve fizyolojik olarak pozitif etki gösterdiği söylenebilir.

AntropometriEgzersizKadınlar+4
Mihrap Kuruçay
İstanbul Gelişim University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sedanter kadın bireylerde fonksiyonel antrenmanın antrenman yüküne ve fiziksel parametreler üzerine etkisinin incelenmesi

Bu çalışmaya 26-45 yaş arası aktif spor yapmayan spor yapmasında sakınca bulunmayan 20 sağlıklı kadın gönüllü olarak katılmıştır. Araştırmaya katılan bireylere 6 hafta uygulanacak olan fonksiyonel antrenman planı ayrıntılı olarak anlatılmış çalışma hakkında bilgiler verilmiştir. Kişilerden vücut ağırlığı, Beden kütle indeksi, vücut kas ve yağ ölçümü, vücut çevre ölçümleri, algılanan zorluk derecesi ölçeği (borg skalası) ilk test ve son test olarak ölçümleri alınmış ölçümler anlık olarak kayıt altına alınmıştır. Çalışmadan elde edilen verilerin analizinde SPSS 26 yazılım programları kullanılmıştır. Anlamlı fark 0,05 düzeyinde test edilmiştir. Verilerin dağılımı Shapiro-Wilk normallik testi ile incelenmiştir. Normal dağılan bağımlı grupların karşılaştırılmasında paired sample t-testi kullanıldı. Katılımcıların çevre ölçümlerine bakıldığında kol ve göğüs çevre ön ve son test ölçümlerinde istatiksel olarak anlamlı farklılık bulunmuştur (P<0.05). Ancak kalça çevresi ön ve son test değerleri arasında istatiksel olarak anlamlı farklılık görülmemiştir. Araştırmada uygulanan egzersiz öncesi ve sonrası katılımcıların vücut analizi sonuçlarına bakıldığında anlamlı düzeyde farklılığa rastlanılmıştır (P>0.05). Ayrıca katılımcılar tarafından algılanan zorluk derecelerinin değerlendirildiği borg skalasında tüm parametrelerde istatiksel olarak anlamlı farklılık bulunmuştur (P<0.05). Tüm bu sonuçlardan yola çıkarak sedanter kadın bireylerde uygulanan fonksiyonel antrenman kadınlarda antropometrik ve fiziksel olarak olumlu etki ettiği antrenmana, fizyolojik uyumu arttırdığı söylenebilir.

AntrenmanFiziksel parametrelerKadınlar+2
Hatice Bala Aslan
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sedanter bireylerde kinetik zincir egzersizlerinin dikey sıçrama üzerine akut etkisi

Bu çalışma, spor geçmişi olmayan yetişkinlerde uygulanan açık ve kapalı kinetik zincir egzersizlerinin kişilerde akut sıçrama Kuvvet, Hız, Güç, İtiş Mesafesi, Sıçrama Yüksekliği (cm) Sıçrama Süresi (sn) üzerine etkilerinin belirlenmesi ve iki antrenman programının birbiri ile arasındaki farklılıkların ortaya çıkması amaçlanarak gerçekleştirilmiştir. Çalışmaya CY Performance Fitness merkezinde egzersiz yapan yaşları 36-47 olan kadın (8) ve erkek (9) toplam 17 kişi katılmıştır. Çalışmaya katılanlara Tanita cihazı ile vücut analizi, bruce testi ve eller serbest sıçrama testi uygulanmıştır. Antrenman programı olarak Trap Bar Squat, Lunge Walk, Deadlift ve Smith Machine Squat, Leg Press, Leg Extensıon, Leg Curl egzersizleri yaptırılmıştır. Çalışmaya katılanlara açık ve kapalı kinetik zincir antrenmanı sonrasında counter movement jump (CMJ) eller serbest sıçrama testi uygulanmıştır. Katılımcıların Kadınlar Yaş (yıl) 41,13±4,25 erkekler Yaş (yıl) 42,78±4,29 yaş ortalamasına, kadınlar 59,83±6,57 Vücut ağırlığı (kg) ortalamasına erkekler 92,21±9,03 Vücut ağırlığı (kg) ortalaması ile gönüllü olarak katılım sağlamışlardır. Çalışmada nicel araştırma deseninde zayıf deneysel desen kullanılmıştır. Çalışma istatistiği One Way Anova yapılmıştır. Sonuç yapılan test ve bulgular neticesinde her iki grup incelendiğinde tüm parametrelerde istatistiksel olarak anlamlı farklılığa rastlanmamıştır. Antrenman süresinin kısa olması kişilerin kuvvet ve güç gelişimleri için yeterli sürede olmadığı bu sebep dolayısıyla testlerde anlamlı farklılık olmadığı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Spor, fiziksel aktivite, gelişmiş teknoloji, obezite, kalp rahatsızlıkları.

Dikey sıçramaEgzersizFiziksel aktivite+7
Yağmur Can Kurt
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

30-40 yaş sedanter kadınlara uygulanan 8 haftalık aletli pilates egzersizlerinin antrometrik parametreler üzerine etkisinin incelenmesi

Bu araştırma da 8 haftalık aletli pilates egzersiz programının antropometrik parametreler üzerine etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmaya daha önce fiziksel aktiviteye katılmamış yaş ortalaması (30-40), boy uzunluğu ortalaması (1,66) olan 10 denek 10 kontrol toplam 20 sedanter kadın dâhil edilmiştir. Çalışma programında deney grubuna uygun olarak tasarlanan 8 hafta boyunca; haftada 2 gün, 40 dk. aletli pilates egzersizleri uygulanmıştır. Egzersizlere başlamadan önce ve 8 hafta sonra olmak üzere deneklerin vücut ağırlıkları, vücut çevre ölçümleri, beden kitle endeksi (VKİ), skinfold deri kıvrım ölçümleri yapılarak veriler toplanmıştır. Elde edilen verilerin analizleri için SPSS 21.00 paket programı kullanılmış olup ön-son testler arasındaki değişimlerin belirlenmesinde istatistik testi kullanılmıştır. Egzersiz periyodunun öncesine oranla 8 haftanın sonunda elde edilen vücut çevre ölçümleri, beden kitle endeksi (VKİ), skinfold deri kıvrım, ölçümlerinde azalma tespit edilmiştir. Beden algısı anket sonuçları başlangıca göre sonrasında tespit edilen ortalamalar anlamlı düzeyde yüksek ortalamalar yansıtmıştır. Sonuç olarak 8 hafta düzenli aletli pilates egzersizlerinin sedanter kadınların vücut çevre ölçümleri, beden kitle endeksi (VKİ), skinfold deri kıvrım değerlerinde azalma sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Pilates, Sedanter, Reformer, Kadın

AntropometriAntropometrik parametrelerEgzersiz+3
Ayhan Sırtbaş
İstanbul Gelişim University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Profesyonel basketbol oyuncularının solunum fonksiyonları ve fiziksel uygunluk parametrelerinin sedanter kontrollerle karşılaştırılması

Düzenli yapılan egzersizler sonucu vücutta doku seviyesinde, dolaşım-solunum sistemlerinde ve vücut kompozisyonunda birçok adaptasyon meydana gelir. Aerobik ve anaerobik enerji sistemlerini etkili kullanma kapasitesi artar. Bu nedenle düzenli spor yapan bireyler sağlıkla ve sporla ilişkili birçok parametrede sedanterlerin önüne geçer. Profesyonel düzeyde spor yapan sporcularda solunum kas yorgunluğu merkezi sinir sistemi (MSS)'ne duyu girdisi artışına sebep olur. Bu artış metaborefleks mekanizmayı aktifleştirerek lokomotor kaslara giden kan akışının azaltır ve egzersiz performansını düşürür. Solunum kas kuvveti ve dayanıklılığındaki artışla metaborefleks mekanizmanın aktifleşmesi ertelenebilmekte ve daha az yorgunlukla daha uzun süre egzersiz yapılabilmektedir. Bir basketbol oyununda oyuncuların performansı müsabaka boyunca yüksek şiddetli aktiviteleri en az yorgunlukla aynı kalitede tekrar edebilmesine bağlıdır. Çalışmanın amacı profesyonel basketbolcular ile sedanter kontrolleri solunum kas kuvveti, solunum kas enduransı ve fiziksel uygunluk parametreleri yönünden karşılaştırmak ve basketbolcularda solunum fonksiyonları ile fiziksel uygunluk parametreleri arasındaki ilişkiyi incelemekti. Çalışmaya profesyonel basketbol oynayan 21 kadın basketbolcu ile yaş ve cinsiyet açısından benzer 21 sedanter birey dahil edildi. Bireylerin yaş, spor yaşı gibi özellikleri kaydedildi. Bireylerin değerlendirilmesinde ağız içi basınç ölçümü (maksimal inspiratuar basınç-MIP ve maksimal ekspiratuar basınç-MEP), solunum kas enduransı testi, 20 m mekik koşu testi, T-Drill testi, 20 m sürat testi ve el reaksiyon sürat testi kullanıldı. Çalışmanın sonucunda, basketbolcuların MIP, MEP, solunum kas enduransı, mekik koşu mesafesi, maksimal oksijen tüketimi (VO2max) sedanter bireylerden anlamlı olarak daha yüksekti (p<0,05). T-Drill testi, 20 m sürat testi, el reaksiyon sürat testi sonuçları ise sedanterlerden anlamlı şekilde daha düşük bulundu (p<0,05). Basketbolcuların vücut yağ oranı ölçümleri ile 20 m sürat testi ve T-Drill testi değerleri istatiksel olarak anlamlı negatif yönde orta düzeyde ( r= -0,648 p= 0,002 ve r= -0,480 p= 0,028) korelasyon gösterdi. Yağsız vücut kütlesi (FFM) değerleri ile MIP ve MEP değerleri arasında istatiksel olarak anlamlı pozitif yönde orta düzeyde korelasyon ( r=0,450 p=0,041) vardı. Basketbolcuların solunum kas enduransı ile mekik koşu mesafesi ve VO2max değerleri arasında istatiksel olarak anlamlı pozitif yönde ilişki bulundu (r= 0,811 p<0,001 ve r= 0,644 p=0,002). MIP değerleri ile mekik koşu mesafesi ve VO2max değerleri arasında istatiksel olarak anlamlı pozitif yönde orta düzeyde ( r= 0,518 p=0,016 ve r=0,560 p=0,008) ve MIP değerleri ile el reaksiyon sürat testi ve T-Drill testi arasında ise istatiksel olarak anlamlı negatif yönde ( r= -0,489 p=0,024 ve r= -0,465 p=0,034) ilişki vardı. Sonuç olarak, basketbol oynamak gibi düzenli sportif aktivitelerin solunum fonksiyonları ve fiziksel uygunluk parametrelerini pozitif yönde geliştirdiği görüldü. Ayrıca solunum kas kuvveti ve enduransı daha iyi olan basketbolcuların bazı fiziksel uygunluk parametrelerinde daha başarılı oldukları görülmektedir. Bu nedenle sporcuların antreman programlarına solunum kas eğitimi eklenmesi önerilebilir.

BasketbolBasketbolcularFiziksel uygunluk+5
Hilal Güngör
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sedanter kavramının kas kuvvet yapısı ve özelliklerine göre belirlenmesi

Sedanter tanımı günlük fiziksel aktivite düzeyine göre farklı şekillerde yapılmaktadır. Bu tanımlamada, yaygın olarak Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi-Kısa Formu (UFAA-KF) kullanılmaktadır. Ancak, literatürdeki çalışmalar incelendiğinde kas kuvvet özelliklerine göre sedanter kavramının tanımlanmadığı dikkat çekmektedir. Bu çalışmanın amacı, UFAA-KF skorlaması aracılığıyla "inaktif", "minimal aktif" ve "çok aktif" skorlamalarına göre sedanterler için ortalama kas kuvvet değerlerini belirlemektir. Çalışmaya yaşları 20-28 arasında erkek (n=42) ve kadın (n=42) toplam 84 gönüllü katılmıştır. Katılımcılara; "Kişisel Bilgi Formu", "Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi-Kısa Formu" ve "İzokinetik Kas Kuvvet Testi" uygulanmıştır. Tüm katılımcıların diz ekstansör ve fleksör kas grubuna 60°/sn. ve 180°/sn. açısal hızlarda, sırasıyla 6 ve 20 tekrarlarda izokinetik kas kuvvet testi uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS paket programında; Tek Yönlü Varyans Analizi ve Kruskal Wallis Testi kullanılarak analiz edilmiştir ve anlamlılık düzeyi p≤0,05 olarak kabul edilmiştir. Çalışma bulgularına göre ekstansör ve fleksör pik tork, ortalama tork, pik tork/vücut ağırlığı, pik iş, ortalama iş, pik güç ve ortalama güç değerleri her iki açısal hızda inaktif grubun diğer iki gruba göre daha düşük değerlere sahip olduğu tespit edilmiştir (p=0.000-0.008). Gruplar arası cinsiyete göre pik tork/vücut ağırlığı ortalama değerlerinin karşılaştırılması sonucunda inaktif ve minimal aktif grubun ekstansör değerleri arasında anlamlı bir farklılık olmadığı tespit edilmiştir (p>0.05). Ancak yüksek seviyede aktif grubun cinsiyete göre pik tork/vücut ağırlığı ortalama değerlerinin karşılaştırılması sonucunda anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir (p=0.003-0.004). Sonuç olarak, aktivite seviyesi arttıkça kuvvet özelliklerinin arttığı, çok aktif grupta PT/kg değerlerinin cinsiyete göre farklılık gösterdiği, ancak inaktif grupta kadın ve erkeklerde farklılık göstermediğini bulduk. Bu durum, sedanterlerin kas kuvvet özelliklerini işaret etmektedir.

Beden eğitimiFiziksel aktiviteKas kuvveti+2
Sedef Nizam
Balıkesir University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sedanter bayanların dokuz haftalık koş - yürü ve aerobik - step egzersizlerinin fiziksel - fizyolojik parametreler üzerine etkilerinin karşılaştırılması

Bu çalışma sedanter bayanların dokuz haftalık koş-yürü ve aerobik-step egzersizlerinin fiziksel ve fizyolojik parametreler üzerine etkilerinin karşılaştırılması amacı ile yapılmıştır.Deneklerin yaş ortalamaları koş-yürü grubu (n=15) 37,20±2,04, aerobik-step grubu (n=15) 37,60±1,76 yıl olan, 30 gönüllü sedanter bayandan oluşturulmuştur. Gruplardan biri 9 hafta boyunca haftada 4 gün, 70 dk arasında koş-yürü egzersizi yaparken diğer grup 9 hafta boyunca haftada 4 gün, 70 dk arasında aerobik-step egzersizi uygulamışlardır. Tüm deneklerin egzersiz programları öncesi ve sonrası fiziksel özellikleri ve fizyolojik parametreleri, vücut kompozisyon ölçümleri, çevre ölçümleri, maksimal aerobik güç (MaxVO2 ) ve anaerobik güç; (ZG, MG, OG, YI) ölçümleri alınmıştır.Grup içi değerlendirmelerde Paired Samples-t test ve gruplar arası değerlendirmelerde ise Independent-Samples t test'i kullanıldı. Önemlilik seviyesi olarak p<0.001 ve p<0.05 anlamlılık seviyesi alındı.İstatiksel sonuçlara göre koş-yürü ve aerobik-step grubu kendi içlerinde ve gruplar arası karşılaştırmalarda VKİ, yağ %, yağ kütle (kg) değişkenlerinde ve bel, kalça, ölçümlerinde anlamlı sonuçlar bulundu. MaxVO2 değerinde her iki grupta kendi içlerinde anlamlı sonuçlar bulunurken gruplar arası karşılaştırmalarda anlamlı sonuç bulunamadı. Koş-yürü grubu kendi içerisindeki karşılaştırmada ZG ve OG değerlerinde anlamlı sonuçlar bulundu ve aerobik-step grubunda ZG, MG, OG ve YI değerlerinde anlamlı sonuçlar bulunurken gruplar arası karşılaştırmalarda aerobik- step grubunun ZG değerinde anlamlı sonuç bulundu.Sonuç olarak; koş-yürü ve aerobik step egzersizlerinin kilo vermeyi hızlandırdığı fiziksel uygunluk parametrelerine pozitif etkileri olduğu bulundu. Ayrıca koş-yürü egzersizinin aerobik kapasiteyi olumlu yönde geliştirdiği, aerobik-step egzersizinin ise anaerobik gücü olumlu yönde geliştirdiği söylenebilir.Anahtar kelimeler: Sedanter Bayan, Koş-Yürü Egzersizi, Aerobik-Step Egzersizi, Vücut Kompozisyonu, Aerobik Güç, Anaerobik Güç.

Aerobik güçAnaerobik güçEgzersiz+7
Güner Çiçek
İnönü University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2010
10
Master'sOpen AccessTR

Aerobik egzersizin sedanter bayanlarda vücut kompozisyonu, bazal metabolizma hızı, total oksidan ve antioksidan kapasite üzerine etkisinin incelenmesi

ÖZETAEROBİK EGZERSİZİN SEDANTER BAYANLARDA VÜCUT KOMPOZİSYONU, BAZAL METABOLİZMA HIZI, TOTAL OKSİDAN VE ANTİOKSİDAN KAPASİTE ÜZERİNE ETKİSİNİN İNCELENMESİBu çalışma 8 haftalık aerobik egzersizin sedanter bayanlarda vücut kompozisyonu, bazal metabolizma hızı, toplam oksidan ve antioksidan kapasite üzerine etkisini incelemek amacıyla yapıldı.Araştırmaya katılan 40 gönüllü, yaş ortalaması 40.30±4.47 olan kontrol grubu (KG) (n=20) ve yaş ortalaması 41.05±3.26 olan egzersiz grubu (EG) (n=20) olmak üzere random yöntemiyle iki gruba ayrıldı. Kontrol grubuna egzersiz yaptırılmazken, egzersiz grubuna 8 hafta süresince, haftada 3 gün, günde 1 saat aerobik-koş-yürü egzersizleri yaptırıldı. Tüm deneklerin çalışma öncesi ve sonrası vücut kompozisyonu, bazal metabolizma hızı (BMH), toplam oksidan kapasite (TOK) ve toplam antioksidan kapasite (TAK) ölçümleri alındı. EG ve KG arasında yaş, boy ve kilo bakımından fark olup olmadığının belirlenmesi amacıyla Mann ? Whitney U testi kullanıldı. Verilerin normal dağılıma uygun olup olmadığı Kolmogorov Smirnov testi ile incelendi. Ön test?son test değişiminin EG ve KG'ye göre karşılaştırılması için tekrarlı ölçümlerde iki yönlü varyans analizi (ANOVA) kullanıldı. Tüm istatistik analizler SPSS paket programında yapıldı ve anlamlılık düzeyi 0.05 olarak alındı.Bulgulara göre kilo, vücut kitle indeksi (VKİ), vücut yağ yüzdesi (VYY), yağsız vücut kitlesi (YVK), çevre ölçümleri, bel kalça oranı (BKO), segmental vücut kompozisyonu, deri kıvrımı kalınlığı, BMH, TAK ve TOK ölçümlerinin tümünde son test ölçümlerine göre EG lehine anlamlı farklılık bulundu (p<0.05). VKİ değerinin EG' nda 29.62±3.78 kg/m2'den, 28.47±3.74 kg/m2'ye düştüğü tespit edildi ve ön test sonuçlarına göre EG' nda % 3.11 oranında azalma, KG' nda ise % 0.38 oranında artış olduğu saptandı. YVK değeri EG' nda 50.62±5.41 kg'dan 51.55±5.95 kg'a, BMH değeri 1308±201.8 kcal' den 1409±218.3 kcal' e yükseldi. TAK değeri EG' nda 2.10±0.01 ?mol' den, 2.35±0.06 ?mol' e çıkarken, KG' nda anlamlı bir değişim oluşmadı. TOK değerinde ise KG' nda 5.95±1.41 mmol' den 5.64±1.67 mmol' e düşerken, EG' nda 6.33±1.23 mmol' den 3.48±1.94 mmol' e düşerek anlamlı bir değişim tespit edildi (p<0.05).Sonuç olarak 8 haftalık, koş-yürü tarzı aerobik egzersizlerin, sedanter bayanlarda vücut kompozisyonu parametrelerini olumlu yönde değiştirdiği, bazal metabolizmayı hızlandırdığı, toplam oksidan ve antioksidan kapasite değerlerini de anlamlı yönde değiştirdiği söylenebilir.Anahtar kelimeler: Sedanter Bayan, Aerobik Egzersiz, Vücut Kompozisyonu, Bazal Metabolizma Hızı, Toplam Oksidan Kapasite, Toplam Antioksidan Kapasite.

AntioksidanlarEgzersizKadınlar+5
Fatma Kızılay
İnönü University · Institute of Health Sciences
2012
20
DoctorateOpen AccessTR

Kadınların egzersiz davranışı değişim basamaklarına göre yaşam kalitesi ve stres düzeylerinin araştırılması

Araştırmaya Sakarya ilinden anketleri tam doğru olarak dolduran 460 sedanter kadın dahil edilmiştir. Algılanan stres düzeyi ölçeği, yaşam kalitesi ölçeği ve egzersiz davranışı değişim basamakları anketi uygulanmıştır. Araştırmada tek yönlü varyans analizi, LSD testi ve Student - t testleri kullanılmıştır. Sedanter kadınların yaş ortalaması 31,59 yıl bulunmuştur. Kadınların %44,78'i sağlık durumlarının iyi ve %19,78'i çok iyi olduğunu ve %11,9' u ise kötü olduğunu belirtmiştir. Kadınların stres puanları eğilim öncesi 31,84 iken devamlılık aşamasında 28,03 bulunmuştur. Yaşam kalitesi alt ölçek puanları bedensel eğilim öncesi 21,22 iken devamlılık aşamasında 23,87 bulunurken, ruhsal durumda eğilim öncesi 19,74 iken devamlılık aşamasında olanlarda 21,08 bulunmuştur. Yine sosyal alt ölçekte eğilim öncesi 9,87 olan puan devamlılık aşamasında 10,62 ve çevre durumunda eğilim öncesinde 24,90 olan puan devamlılık aşamasında 26,55 olduğu tespit edilmiştir. Sedanter kadınlarda egzersiz davranış değişim basamaklarına göre eğilim öncesi ve eğilim aşamasında olanların stres puanları hareket ve devamlılık aşamasında olanlardan anlamlı olarak yüksektir (p<0.05). Yine sedanter kadınların egzersiz davranış değişim basamaklarına göre yaşam alt ölçek ortalama puanları eğilim öncesi ve eğilim aşamasında olanlarda hareket ve devamlılık aşamasında olanlardan anlamlı olarak düşüktür (p<0.05). Sonuç olarak; Sedanter kadınların egzersiz davranış değişim basamaklarına göre algılanan stres düzeyleri eğilim öncesinde yüksek ve egzersizde devamlılık aşamasında düşmüş iken yaşam kalitesi puanları ise devamlılık aşamasında yükselmiştir. Sedanter kadınlarda algılanan stres düzeyini düşürmek ve yaşam kalitesini artırmak için egzersiz davranışları basamaklarında devamlılık aşamasında olma yüzdesi artırılmalıdır. Egzersiz davranış değişim basamaklarına göre stres düzeyi ve yaşam kalitesi seviyesi Türkiye'de değişik bölgelerde çok sayıda sedanter kadın ve erkekler üzerinde araştırılmalı ve onlara egzersiz planlaması konusunda eğitim verilmelidir

Davranış değişiklikleriEgzersizKadınlar+3
Semra Çetin
Hitit University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Sedanter kadınlarda reformer egzersizinin denge üzerine etkisi

Bu çalışmada kadınlarda yapılan düzenli reformer pilates egzersizinin denge üzerine etkisini incelemektir. Çalışmamıza, yaşları 25-35 yaş arasında değişen 36 gönüllü kadın katılmıştır. Katılımcılar pilates (n=18) ve kontrol (n=18) gruplarına rastgele olarak ayrılmıştır. Pilates grubundaki katılımcılara 8 hafta boyunca, haftada 3 gün, 60 dakika reformer pilates egzersizi yaptırılmıştı. Kontrol grubundaki katılımcılara herhangi bir egzersiz yaptırılmamıştır. Egzersiz öncesi ve sonrasında iki gruptaki katılımcıların vücut ağırlık ve yağ yüzdeleri Tanita BC 545 cihazıyla ölçülmüştür. Çevre ölçümleri mezura ile, deri kıvrım kalınlıkları skinfold kaliperle, denge ölçümleri Biodex Denge Sistem cihazıyla değerlendirilmiştir. Egzersiz programının sonrasında pilates grubunun çevre ölçüm değerlerinde bel-kalça oranı hariç bel, abdomen, kalça, bacak, kol, önkol anlamlı derecede azalma elde edilmiştir (p<0,05). Aynı şekilde deri kıvrım kalınlığı ölçümü değerlerinde ise uyluk, bacak ve abdominal bölge deri kıvrım kalınlığı hariç biceps, triceps, göğüs, aksillar, subscapular, suprailiac bölgeden alınan azalma görülmüştür (p<0,05). Genel dinamik denge değerinde anlamlı bir artış görülmüştür (p<0,05). Vücut kitle indeksi (VKİ), yağ yüzdesi değerlerinde azalma görülmüştür (p<0,05). Kontrol grubumuzun VKİ değerinde, abdomen ve kalçanın çevre ölçümleri, uyluk ve abdominal deri kıvrım kalınlığı ölçümü ile yağ yüzdesinde artma görülürken (p<0,05), diğer parametrelerde değişiklik bulunmamıştır (p>0,05). Çalışmamız, reformer pilates egzersizinin vücut kompozisyonu, esneklik ve denge parametreleri üzerinde olumu etkisinin olduğunu göstermiştir. Anahtar Kelimeler: Denge, Esneklik, Reformer Pilates Egzersizi, Sedanter Kadın, Vücut Kompozisyonu

DengeEgzersizKadınlar+4
Nurbanu Bulut
Hitit University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlıklı sedanter bireylerde diz ekstansör kaslarının izotonik kuvvetlendirme antremanlarına eklenen izometrik kasılma sürelerinin izokinetik parametreler üzerine etkisi

Bu Çalışma; Sağlıklı Sedanter Bireylerde Diz Ekstansör kaslarının izotonik kuvvetlendirme antrenmanlarına eklenen izometrik kasılma periyotlarının izokinetik parametreler üzerine etkisini belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışmaya Sportomed, Sporcu Sağlığı ve Ortopedik Rehabilitasyon Kliniğine başvuran 18-40 yaşları arasında, daha önceden diz ile ilgili bir sakatlığı bulunmayan , operasyon geçirmemiş ve herhangi bir nörolojik ve kardiyak problemi olmayan 43 gönüllü dahil edilmiştir. Gönüllüler randomize olarak iki gruba ayrılmıştır. 1. Gruba yaş ortalaması 29,9±5,2 yıl olan 21 kişi, 2. Gruba yaş ortalaması 27,5±4,31 yıl olan 22 kişi alınmıştır. 1. Gruba Quadriceps Femoris (QF) kasının 1 Maksimum Tekrar (1MT) kuvvetinin %60 ı oranında "Leg Extension" 2 set halinde, 10 tekrarlı, izotonik kasılma yaptırılmıştır. Ancak izotonik kasılmanın sonunda (0 derecede), kişilerden kaldırdıkları ağırlığı 5 sn boyunca tutmaları (izometrik kasılma) istenmiştir. 2. Gruba QF kasının 1 maksimum kuvvetinin %60 ı oranında Leg Extension 2 set halinde, 10 tekrarlı, izotonik kasılma yaptırılmıştır. Her iki grupta da her set arasında 60 sn dinlenme süresi verilmiştir. Her iki grup da 8 hafta boyunca haftada 3 gün egzersiz programına alınmıştır. Çalışma öncesi ve sonrası uyluk çevre ölçümü, 1 MT kuvveti ölçümü ve izokinetik kas kuvvet testi ölçümü tekrarlanmıştır. QF izokinetik kas kuvvet testi CSMİ Humac Norm 2004 izokinetik dinamometresi ile 600 /s beş tekrar maksimum güçte ve 180o /s on beş tekrar maksimum güçte yaptırılmıştır. İzokinetik test sonucunda QF peak tork, newton metre (PT) (Nm) değerleri ölçülmüştür. Bu çalışma sonucunda, her iki grup karşılaştırıldığında grupların çalışma öncesi ve çalışma sonrası sağ ve sol bacak İzokinetik QF kuvvet testi 60o/s ve 180o/s ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık gözlenmemiştir (p>0.05). Fakat grup 1 ve grup 2 ayrı ayrı değerlendirildiğinde çalışma sonrası hem sağ hem sol QF kasının; izokinetik kuvvet testi 60o/s, 180o/s ortalamaları, 1 MT kuvveti testi ortalamaları ve uyluk çevre ölçümü ortalamaları çalışma öncesinden istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek bulunmuştur(p<0.05). Sonuç olarak, çalışmamız sağlıklı sedanter bireylerde her iki kuvvetlendirme yönteminin QF kasının izokinetik kuvvetini, 1 MT izotonik kuvvetini ve kas kitlesini arttırdığı fakat birbirine anlamlı derecede üstünlük sağlamadığını göstermiştir.

DizKas kontraksiyonuKas kuvveti+3
Tarık Çetin
Yeditepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Sedanter ve fiziksel aktif kadınlarda denge ve postür egzersizlerinin etkilerinin karşılaştırılması

Bu çalışmanın amacı sedanter ve fiziksel aktif kadınlar arasında uygulanan denge ve postür egzersizlerinin fonksiyonel düzey üzerine olan etkilerinin karşılaştırılmasıdır. Çalışmaya Nisan 2019 – Haziran 2019 tarihleri arasında DansAlaturka Spor Kulübü'ne üye olan aktif 13 kadın (37,07 ± 9,79 yıl) ve günlük aktiviteler dışında herhangi bir egzersiz yapmayan 13 sedanter kadın (38,00 ± 7,83 yıl) gönüllü dahil edildi. Çalışmaya başlamadan önce sosyodemografik bilgi formu hastalar tarafından dolduruldu. Çalışma grubu denge, esneklik, kassal endurans, fonksiyonel mobilite, kas kuvveti ve koordinasyon açısından değerlendirildi. Denge için flamingo testi, esneklik için otur-uzan testi, kassal endurans için sit-ups testi, fonksiyonel mobilite için 50 adım yürüme testi, kas kuvveti ve koordinasyon için sandalyeden kalkma testi kullanıldı. Bireyler aktif (Grup 1) (n=13) ve sedanter (Grup 2) (n=13) olmak üzere iki gruba ayrıldı. Tüm bireyler egzersiz eğitim programına alındı ve 6 hafta boyunda haftada 3 gün yapılmak koşuluyla tüm egzersizler iki gruba da öğretildi. Aktif grubun egzersizleri 6 hafta boyunca haftada 3 gün fizyoterapist tarafından yaptırıldı. Sedanter gruba ise ilk seansta egzersizler fizyoterapist tarafından gösterilerek ilerleyen seanslarda video takibi ile devam edildi. 6 haftanın sonunda çalışma öncesi yapılan değerlendirmeler tekrarlandı ve istatistiksel analiz edildi. Gruplar karşılaştırıldığında her iki grupta da denge girişim sayılarının ölçüldüğü flamingo denge skorlarındaki düzeltme girişimi sayılarında azalma bulunmuştur. Bu azalma her iki grup için geçerli olsa da sedanter grup için istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p=0.001). Flamingo testi değerlendirmesinde gruplar arasında anlamlı fark bulunamamıştır. Her iki grupta da otur-uzan testi skoru egzersiz eğitimi sonrası ölçümlerinde istatistiksel olarak anlamlı artmıştır (sırasıyla Grup 1 ve Grup 2 için p=0.008, 0.014). Gruplar arasında başlangıçta da korunan otur-uzan testi farkı egzersiz eğitimi sonrasında da korunmuştur ve gruplar arasında anlamlı fark bulunmuştur (p<0.05). Egzersiz eğitimi sonrası sit-ups testi değerlendirmesi sonucunda her iki grupta da istatistiksel olarak anlamlı artış görülmüştür (sırasıyla Grup 1 ve Grup 2 için p=0.003, p=0.026). Sit-ups testi değerlendirmesinde gruplar arasında anlamlı bir fark bulunamamıştır (p>0.05). 50 adım yürüme ve sandalyeden kalkma testi değerlendirmelerinde gruplar arasında istatistiksel herhangi bir değişim olmamıştır (p>0.05). Çalışmamızdaki birkaç farklı hipotezde olduğu gibi denge ve postür egzersizleri bazı değerlendirme parametrelerinde bireylerin fonksiyonel düzeylerine katkı sağlamıştır. Bu sebeple sedanter kadınlarda egzersizlerin ev ortamında bile olsa düzenli olarak yapılmasıyla bireylerin fonksiyonel düzeylerine katkı sağlayabileceği düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Fiziksel aktivite, sedanter yaşam, fiziksel uygunluk, denge, postür.

DengeDuruşEgzersiz+6
Büşra Ülker Ekşi
Yeditepe University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Yoga ve pilates yapan kişilerde kas iskelet sistemi şikayetlerinin karşılaştırılması

Bu çalışmanın amacı yoga ve pilates sporlarıyla ilgilenen kişilerde oluşabilecek kas iskelet sistemi şikayetlerini karşılaştırmak, sporu yaptıran kişinin fizyoterapist ya da antrenör olmasının spor yapanlardaki kas iskelet sistemi şikayetleri konusunda bir fark yaratıp yaratmadığını sorgulamak ve yoga yapan, pilates yapan ve sedanter yaşayan gönüllü grupları arasında kas iskelet sistemi şikayetlerini karşılaştırmaktır. Çalışmaya rasgele seçilen, ancak 18-50 yaş aralığında yoga yapan, pilates yapan ve sedanter yaşayan 162 gönüllü katılımcı dahil edilmiştir. Katılımcıların 118'i kadın, 44'ü erkektir (yaş ortalaması 32,28±7,06yıl). Çalışmaya yoga yapan 54 (34,52±6,69yıl), pilates yapan 54 (30,56±5,46yıl ) ve sedanter yaşayan 54(32,28±7,06yıl ) kişi katılmıştır.Gönüllü katılımcılara sosyodemografik özellikleri sorulmuş ve Genişletilmiş Nordic Kas İskelet Anketi uygulanmıştır. Çalışmamızın sonucunda her üç gruptaki katılımcıların boyun, omuz, sırt, dirsek, el/el bileği, bel, kalça/uyluk ve ayak/bilek bölgelerindeki şikayetlerin dağılımları arasında istatistiksel açıdan (p>0.05) fark görülmemiştir. Yoga grubundaki katılımcıların diz bölgesindeki şikayetler pilates ve sedanter yaşam gruplarındakilerden istatistiksel (p<0.05) olarak daha yüksektir. Ayrıca sedanter yaşam ve yoga gruplarındaki katılımcıların en fazla sorun yaşadığı bölge bel iken pilates grubundaki katılımcıların en fazla sorun yaşadığı bölge boyundur. Anket sonuçları incelendiğinde yoga veya pilates yapan kişilerin sedanter yaşayan kişilere göre daha az kas iskelet sistemi şikayetine sahip olduğu görülmüştür. Fizyoterapist ile pilates yapan katılımcıların boyun ve diz bölgelerindeki sorun antrenör ile pilates yapan katılımcılardan istatistiksel (p<0.05) olarak daha düşüktür. Ayrıca fizyoterapist ile yoga yapan katılımcıların boyun bölgesindeki sorun antrenör ile yoga yapan katılımcılardan istatistiksel (p<0.05) olarak daha düşüktür.

AnketlerFizik tedaviKas-iskelet hastalıkları+5
Mehmet Ali Kuş
Yeditepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessEN

Comparing the impacts of video-based and physiotherapist-led yoga practices on the respiratory capacities and sleep quality of sedentary individuals

Aiming to compare the impacts of video-based and physiotherapist-led yoga practices on the respiratory capacities and sleep quality, this research study hypothesizes that video-based yoga improves respiratory capacities and sleep quality. Sedentary women were randomly divided into three groups; video-based yoga (n=17), yoga (n=15) and exercise (n=16). The yoga group was assigned pranayama (respiration), asana (poses) and meditation and the exercise group, various exercises of respiration, strengthening, stabilization and flexibility with the supervision of a physiotherapist. Yoga exercises were also recorded in video and later used for the video-based yoga group. In the beginning and at the end of the study, which took a total of 6 weeks (2 days/week) and 12 sessions, respiration (spirometer, Cosmed, Pony Fx), sleep (Pittsburgh Sleep Quality Index), flexibility (goniometer, measuring tape), posture (New York Posture Rating Chart), pain (Pain Quality Assessment Scale), balance (Single Leg Stance Assessment), functional strength (5 squat test), fatigue (Fatigue Severity Scale) and quality of life (WHOQOL-BREF) were evaluated. The data was analyzed with SPSS 22.0. In-group evaluations revealed significant improvement in all data of the yoga group other than physical health, psychological health, social relations and environmental components of quality of life (p<0.05) and a statistically significant improvement in all data other than sleep quality and quality of life of video-based yoga and exercise groups were found (p<0.05). Intergroup comparisons revealed a significant improvement, favoring the video-based yoga groups with vital capacity values, regarding M. triceps brachii flexibility and respiration. As a result, significant improvement in sedentary women was detected in the vital capacities of video-based yoga group and in the sleep qualities and qualities of life of the yoga group. While improvements related to posture are observed in video-based yoga, yoga and exercise groups, the significant improvement in the shoulder and leg postures of those in the exercise group is noteworthy. Video-based yoga approach for sedentary women (30,44±9,61 years) is an easily accessible, economical and efficient method. Keywords: sedentary, video, yoga, respiration, women

Physical therapyPhysical therapy modalitiesPhysical therapists+7
Nahide Koçer
Yeditepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2020
00

Related subjects