Rural development
93 theses under this subject heading
Kırsal kalkınma odaklı akıllı kent yaklaşımında tarımsal turizmin uygulanabilirliği: Silivri örneği
Ulusal plan, politika yaklaşımları ile birlikte, ulusal-uluslararası ölçekli pek çok çalışmada, kırsal kalkınmada tarım-turizm ve akılı uygulamaların önemi vurgulanmıştır. Bu kapsamda tez çalışmasında; "Kırsal kalkınmada akıllı büyüme yaklaşımı çerçevesinde tarımsal turizm bir araç olarak ele alınmalıdır" hipotezi çerçevesinde kırsal kalkınma-tarımsal turizm-akıllı yaklaşım ilişkisi temel alınmıştır. Bu amaçla; İstanbul ili Silivri ilçesi Danamandıra, Sayalar, Bekirli, Kurfallı ve Akören mahalleleri örneğinde kırsal kalkınmayı yönlendirebilecek doğal ve kültürel peyzaj değerlerini gözeten akıllı tarımsal turizme yönelik stratejiler belirlenmesi hedeflenmiştir. Bu hedef doğrultusunda tez çalışmasında 6 aşamalı bir yöntem izlenmiştir. Çalışmanın amacı ve önemi belirlendikten sonra Silivri İlçesi'ne ilişkin örneklem alanlar seçilmiştir. Sonrasında, kırsal alanlarda, akıllı şehir kavramı ve teknolojilerinin tarım ve turizm bağlamında uygulanmasını içeren çalışmalar incelenmiştir. Alan analizi aşamasında, örneklem alanların doğal ve kültürel peyzaj değerlerine yönelik CBS ortamında veri tabanı oluşturulmuştur. Alan analizleri sonrasında, örneklem alanların tarımsal turizm potansiyelleri saptanarak, kırsal kalkınmayı yönlendirebilecek akıllı tarımsal turizme yönelik stratejiler belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlar tarımsal turizm potansiyelinin belirlenmesi, bu potansiyel doğrultusunda fırsatların vurgulanması, akıllı tarım ve akıllı turizm teknolojileri ile entegrasyonun sağlanması ve bu doğrultuda kırsal yerleşim bölgelerinin kalkınması açısından katkı sağlayacak olup, yerel yönetimlerin karar alma aşamalarında yol gösteri olacaktır.
Bölgesel kalkınmada il özel idarelerin rolü: Siirt ili örneği (2005-2019)
Bölgesel kalkınma; az gelişmiş veya geri kalmış bölgelerin, kamu kurumları aracığıyla ekonomik, sosyal, kültürel vb. şekillerde gelişmesini sağlamaktır. Bölgesel kalkınmayı doğrudan etkileyen mahalli idare kurumları; köy ve organları, belediyeler ve il özel idareleridir. Köy ve organları köyle ilgili alanlarda, belediyeler il merkezi ve il merkezi ile ilgili alanlarda, il özel idareleri ise yetkileri dâhilindeki konularda il sınırına kadar olan alanlarda faaliyetlerde bulunmaktadır. Bölgesel kalkınmaya doğrudan etki eden il özel idareleri, yerel kamu kurumları içerisinde önemli bir konuma sahiptir. İl özel idareleri, çoğunlukla köy yolları, içme suyu şebekeleri ve kanalizasyon hatları inşa ederek bölgede yaşayan halkın sosyo ekonomik yapısını, demokratikleşme yönünü, refahını ve yaşam standartlarını geliştirmeyi hedeflemektedir. İl özel idarelerinin iyileştirilmesi bölgesel kalkınmada, bölgesel kalkınma bir ülkenin topyekûn kalkınmasında, bir ülkenin kalkınması ise toplumsal barış ve refahın sağlanmasında önemli bir etkendir. Bu yönü dikkate alınarak il özel idarelerinin gelirlerinin arttırılması ve bölgesel kalkınmanın etkili ve verimli bir şekilde sağlanması üzerine çalışmalar yapılmaktadır. Ancak bir taraftan da il özel idarelerinin geleceği, yetkileri ve yasal statüleri tartışma konusudur. Bu tezin amacı; Türkiye'deki il özel idarelerinin yapmış olduğu faaliyetleri ve yatırımları bölge insanına tanıtmak, il özel idarelerinin bölgesel kalkınmada üstelendiği misyonu ve vizyonunu anlatmak ve bölgesel kalkınmaya olan etkilerinin anlaşılmasını sağlamaktır. Bu amaçları gerçekleştirmek için ortaya çıkan ve araştırma konusu olan bu tez; İl özel idarelerinin kamuoyundaki bilinirliğini artırmak ve daha etkili, sürdürebilir bir kalkınmanın sağlanması ve planlanması için gereken şartların bir çerçevesini oluşturmaktadır. Bu çalışmada incelenen Siirt İl Özel İdaresi özellikle altyapı faaliyetleri kapsamında 2005 – 2019 döneminde 1045 yol, 754 içme suyu ve 240 kanalizasyon olmak üzere toplam 2039 projesini hayata geçirerek başta kırsal alanlar olmak üzere Siirt il genelinde altyapı ile ilgili ihtiyacın büyük kısmını gidermiştir. Bu bakımdan Siirt İl Özel İdaresi'nin ve yatırımlar ile ilgili birim ve müdürlüklerinin yapmış olduğu yatırım ve projelerin kırsal kalkınmaya önemli katkıda bulunduğu tespit edilmiştir.
Bölgesel kalkınmada tarım sektörünün önemi: Siirt ili örneği
Tarım, insanların ekosistemlerini yönetmeleri ve evcilleştirilmiş türlerin biyolojik döngülerini kontrol etmelerini ifade eden bir süreçtir. Tarım sayesinde toplumlar için yararlı yiyecekler ve diğer kaynaklar üretilebilir. Toprağın ekimi ile ilgili tüm know-how ve aktiviteleri, doğal çevre üzerindeki tüm çalışmaları belirler, canlıları (bitkiler, hayvanlar) yetiştirmeyi ve toplamayı mümkün kılar. Dünyanın dört bir yanındaki kırsal alanlarda tarım, baskın arazi kullanımını ve kırsal alanların yaşayabilirliğinin önemli bir bileşenini temsil etmektedir. Tarım ve ilgili faaliyetler kırsal yaşamın temel dokusunu oluşturur. İstihdam ve iş fırsatları, altyapının ve çevrenin kalitesi açısından kırsal bölgelerin genel durumuna önemli ölçüde katkıda bulunur. Bununla birlikte, ekonomik olarak gelişmiş ülkelerin çoğunda, tarım çeşitlendirilmiş bir kırsal ekonominin nispeten küçük bir kısmını oluşturmaktadır ve buna ek olarak, tarımın ulusal zenginlik ve istihdam oranı açısından önemi, çoğu bölgede azalmaktadır. Bu durum, ülkelerde kırsal kalkınmada tarımın potansiyel rolünü azaltmaz, ancak istihdam ve ekonomik ilerleme için kalıcı beklentiler sunabilecek alternatif ekonomik faaliyetlerin katkısı da dahil edilmelidir. Bu çalışma bağlamında bölgesel kalkınma sürecinde Siirt ilinde tarım sektörü inceleme konusu yapılmıştır. Siirt ilinde tarım son derece önemli bir sektör olarak değerlendirilmekle birlikte, bu önemin yeterli ölçüde kullanılamadığı anlaşılmaktadır.
Follow the cheese: Pastoralism and rural change in contemporary Turkey
This study aims to examine the relationship between pastoralism and rural change in contemporary Turkey with a particular attention to the production and marketing of two famous kinds of cheese, namely tulum and kaşar identified mostly with the pastoralist tribes. There are many challenges to studying pastoralism, an area that has been largely overlooked by both policy makers and social scientists. In order to overcome these, I used both archival research and fieldwork. I limited my multi-sited fieldwork to Erzincan and Kars, and with the new connections I made, I extended it to Tunceli and Ardahan. In these areas, I interviewed members of the Şavaks and Karapapaks. The common characteristic of these pastoralist tribes is that they are also the main producers of two well-known cheese in Turkey. Since my research is shaped by the discussion of how to understand rural change through pastoralism, I first go into how pastoralism has been analyzed conceptually and historically in the existing literature. Then, I shed light on the social, economic, and ecological characteristics of the region and cities I study. Through an innovative conceptual approach to the data obtained from the interviews I analyze it as complaint transcript and assessed how pastoralists position themselves as subjects and how they conceive the state. Subsequently, the constitution of highlands is examined in their conceptual and legal development; highlands are a prerequisite for the existence of pastoralists. Applying findings from both fieldwork and local periodicals, I address the discrepancy between legal and normative perspectives, specifically the question of what constitutes the reality on the ground. Another original contribution of this thesis is the conceptualization of the cities of Kars and Erzincan as cheese lands, with special attention to the role of these tribes in the urban contexts, using the concept of terroir.
Kırsal turizm pazarlamasında sivil girişimler: Kuyucak lavanta kokulu köy kadın girişimcilik kooperatifi
Bu tez çalışmasının ana amacı, Isparta'nın Keçiborlu ilçesine bağlı bir köy olan Kuyucak'ta son yıllarda lavantaya dayalı olarak başlayan ve hızla gelişen kırsal turizmi, pazarlama ve sivil girişimler açısından değerlendirmektir. Kuyucak'ta sivil bir girişim örneği olarak Lavanta Kokulu Köy Kadın Girişimci Kooperatifinin lavantaya dayalı turizmin pazarlanmasındaki rolünü tanımlamak, Kuyucak halkının köydeki kırsal faaliyet gelişmelerine yönelik düşünce ve farkındalık düzeylerini katılımcılık açısından değerlendirmek çalışmanın diğer amaçlarıdır. Belirlenen amaçlara ulaşmak için kooperatif üyeleri ve köyde yaşayan diğer kişilerle görüşmeler ve gözlemlere dayalı olarak değerlendirmeler yapılmıştır. Çalışmanın başladığı 2018 yılında 256 kişinin yaşadığı köyde toplam 83 kişi ile görüşülmüştür. Bu kişilerin 50'si toplamda 60 üyesi olan kooperatif üyeleridir. Çalışmada elde edilen veriler tanımlayıcı istatistikler ve lojistik regresyon aracılığıyla analiz edilmiştir. Çalışmanın bu kısmından elde edilen sonuçlara dayalı olarak oluşturulan Likert ölçeği, lavanta, kırsal turizm ve sivil toplum kuruluşları alanında akademik ve uygulamalı çalışmalar yapan 12 uzmanın görüşüne sunulmuştur. Elde edilen sonuçlara göre, lavanta üretiminin yıllardır yapıldığı Kuyucak Köyünde lavantaya dayalı olarak başlayan kırsal turizm faaliyetlerinde kişisel liderlik, kamu desteği ve özendirilen sivil girişimciliğin bileşimi ile önemli bir kalkınma atağı yaşanmaktadır. Bunun kısa sürede gerçekleşmesinde teknolojideki ilerlemelere bağlı olarak gelişen yeni pazarlama araçlarının tanıtımdaki etkisi ve ekonomik getirisi nedeniyle yerel halk tarafından hızla benimsenmesinin rolü büyüktür. Kooperatif, bu gelişmelerde merkezde yer alırken, köylülerin kooperatiften memnuniyeti orta düzeydedir. Özellikle şeffaf bir çalışmanın eksikliği ve tabanın ihtiyaçlarının dikkate alınmaması açısından belirtilen tereddütler, yönetişim sorunlarını işaret etmektedir. Lavanta arazisi genişliği arttıkça kooperatife üye olma eğilimi artmaktadır. Kooperatiften memnuniyet düzeyinin genç ortaklarda daha düşük olduğu tespit edilmiştir. Gençlerin isteklerinin dikkate alınması, özendirilmesinin kooperatifin ve lavantaya dayalı kırsal turizmin sürdürülebilirliği açısından gerekli olduğu düşünülmektedir.
Kırsal kalkınma çalışmalarında kullanılan ölçüt ve göstergelerin güncel durumunun belirlenmesi: Isparta köyleri örneği
Kırsal kalkınma; insan yaşamına olumsuzluklar getiren kırsal yöre koşullarının iyileştirilmesine yönelik çalışmalardır. Kırsal kalkınma çalışmalarında, kırsal toplumların problemleri belirlenmekte ve tanımlanmakta, bu problemlere göre uygun çözüm önerileri geliştirilmektedir. Kırsal kalkınmada karşılaşılan sorunlar kırsal kalkınma göstergeleri ve bu göstergelerin yansıttığı ölçütler çerçevesinde belirlenmektedir. Bu çalışmada, kırsal kalkınma uygulamalarında geçmişte kullanılan ve günümüzde yeni eklenmesi gereken ölçütler ve göstergeler belirlenmiştir. Çalışma Isparta İli köyleri baz alınarak yürütülmüştür. Araştırma sonuçlarına göre kırsal kalkınma çalışmalarında geçmişte 4 sosyal ölçüt ve 38 gösterge, 7 ekonomik ölçüt ve 32 gösterge, 4 siyasal ölçüt ve 16 gösterge ile 4 çevresel ölçüt ve 15 göstergenin kullanıldığı tespit edilmiştir. Günümüz kırsal kalkınma çalışmaları için yeni olarak 8 sosyal ölçüt ve 36 adet gösterge, 6 ekonomik ölçüt ve 35 adet gösterge, 6 siyasal ölçüt ve 21 gösterge, 6 çevresel ölçüt ve 28 gösterge belirlenmiştir.
IPARD programı kapsamında desteklenen ve desteklenmeyen besi sığırcılığı işletmelerinin yenilikçi teknolojileri kullanım düzeyleri ve en iyi yetiştiricilik pratikleri açısından karşılaştırılması: İç Anadolu Bölgesi örneği
Bu araştırmada IPARD Programının I. Dönemi'nde İç Anadolu Bölgesi'nde kırmızı et üreten tarımsal işletmeler kapsamında IPARD desteği alan ve almayan besi sığırcılığı işletmelerinin; sosyo – ekonomik özelliklerini, iletişim davranışlarını, yenilikçi teknoloji kullanım düzeylerini ve en iyi yetiştiricilik uygulamalarını saptayıp karşılaştırmak, uygulamalar konusunda karşılaştıkları sorunları belirlemek ve ilgili kuruluşlara, çiftçilere ve politika belirleyicilere öneriler geliştirmek amaçlanmıştır. Bu amaçla bölgedeki 7 ilden 88 işletme ile gerçekleştirilen anketler sonucu elde edilen veriler, araştırmanın ana materyalini oluşturmuştur. Ayrıca, sektör paydaşlarının bakış açısını yansıtması amacıyla nitel bir veri toplama aracı olan odak grup görüşmeleri gerçekleştirilmiştir. Çalışmada hem nicel hem de nitel analiz yöntemleri kullanılmıştır. Araştırmada ortalama olarak; besicilerin yaşlarının 47.1, çiftçilik deneyimlerinin 25.6 yıl, besicilik deneyimlerinin 17.9 yıl, hayvan varlıklarının 216 baş olduğu saptanmıştır. Araştırma sonuçları; yapılan ki – kare analizine göre, IPARD desteği alan ve almayan besi işletmeleri arasında eğitim düzeyi, çifçilik ve besicilik deneyimleri, bilgisayarda kayıt, padok, revir, bakıcı binası, gübre sıyırıcılar, hayvan sigortası, kamera sistemi, anızda otlatma, kaşıma fırçası uygulamalarında istatistiki olarak farklılık bulunduğunu göstermiştir. Lojistik regresyon analizi sonucunda, besi işletmelerinin IPARD desteğinden yararlanıp yararlanmamaları ile çiftçilik deneyimi, hayvan sigortası yaptırma, silaj üretimi, kamera sistemi, sürü yönetim yazılımı ve eğitim düzeyleri değişkenleri arasında istatiksel yönden önemli ilişki bulunmuştur. IPARD propramının etkinliği ve sürdürülebilir besiciliğin temini için; IPARD projesi izleme süresi artırılmalı, mesleki deneyimi daha fazla olan ve/veya tarım konusunda eğitim alan işletmelere öncelik verilmeli, yenilikçi teknolojilerin yatırım maliyetlerini azaltacak ve besicilikte kullanımını yaygınlaştıracak tedbirler alınmalıdır.
Kırsal yerleşimlerde kapalı sistem sulama yatırımlarının sosyo-ekonomik etkilerinin belirlenmesi
Bu çalışmanın amacı; kapalı sistem sulama yatırımlarının Burdur İli Bucak İlçesi Üzümlübel ve İncirdere köyleri örneğinde sosyo-ekonomik etkilerini belirlemektir. Bu kapsamda Bucak Sulama Birliği sulama sahasında yer alan Üzümlübel ve İncirdere köylerinde yaşayan ve sulama birliği üyesi olan çiftçiler, çalışmanın ilgi grupları olarak belirlenmiştir. Veriler, bu ilgi gruplarından anket yöntemiyle toplanmıştır. Çalışma sonuçlarına göre; bölgeye Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından yapılan ve işletmeye açılan kapalı sulama sistem sulama alanlarında ön yüklemeli sulama sayaçları kurulumu ve hacim esaslı ücretlendirme ile suyun verimli ve tasarruflu kullanıldığı, çiftçilerin sulama yatırımı sonucu ürün deseninde değişiklikler yaptığı, nüfus azalış hızının dolayısıyla göçlerin azaldığı, hayvancılığa yönelik yemlik bitki yetiştiriciliğinin artışı ile hayvancılığın ekonomik getirisinin yükseldiği görülmüştür. Sonuç olarak sulama yatırımlarının kırsal yerleşimlere sosyo-ekonomik katkısının yüksek düzeyde olduğu belirlenmiştir.
Orman köylerindeki kooperatiflerde ormancılık üretimine yönelik görüşler ve kooperatif-ortak ilişkilerinin incelenmesi
Kırsal yerleşimlerde özellikle de orman köylerinde kooperatifler, kırsal kalkınmaya yaptığı katkılar bakımından çok önemlidir. Bu çalışmada ormancılık etkinliklerinin yoğun olarak gerçekleştirildiği Bucak Orman İşletme Müdürlüğü sınırları içerisindeki orman köylerinde faaliyet gösteren tarımsal kalkınma kooperatiflerinin ortaklarının ve yöneticilerinin ormancılık üretimine yönelik görüşleri ile kooperatif-ortak ilişkileri incelenmiştir. Veriler, anket ve yapısal mülakat teknikleri kullanılarak sırasıyla kooperatif ortakları ve yöneticilerinden toplanmıştır. Araştırma bulgularına göre kooperatif-ortak ilişkilerinin iyi düzeyde olduğu, ortakların ve yöneticilerin kooperatiflerine yönelik aidiyet duygusu taşıdığı ve kooperatifi sahiplendiği belirlenmiştir. Kooperatiflerin ortakları ile ilgili en önemli sorununun ortakların ormancılık üretiminde kullanılmak üzere sahip olduğu araç ve ekipman yetersizliğidir. Ormancılık örgütünden en önemli beklentiler; birim (vahidi) fiyatların artırılması, kredi desteklemeleri ve kooperatifçilikle ilgili eğitim programlarının düzenlenmesidir. Genel olarak kooperatiflerin başarısına etki eden en önemli etmenler; (1) güçlü ve güvenilir bir kurum imajı, (2) eğitim, öğretim ve insan kaynaklarının geliştirilmesi, (3) etkin bir örgütlenme ve (4) kooperatifler arası iş birliği olarak belirlenmiştir.
Aşiret yapısının kırsal kalkınma üzerindeki etkileri: Şanlıurfa ili Viranşehir örneği
Bu çalışma, Şanlıurfa ili Viranşehir ilçesinde aşiret yapısının kırsal kalkınma üzerindeki etkilerini incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırmanın kapsamını, aşiret mensubu bireylerin aşiret yapısına yönelik tutumları ile kırsal kalkınma sürecine etkileri oluşturmaktadır. Bu bağlamda çalışma, aşiret bağlarının toplumsal uyum, dayanışma, liderlik ve kalkınma projelerine katılım gibi unsurlar üzerindeki rolünü ortaya koymayı hedeflemektedir. Araştırma nicel yöntemle yürütülmüş olup, veriler anket tekniği ile toplanmıştır. Örneklem, Şanlıurfa ili Viranşehir ilçesinde yaşayan ve aşirete mensup 195 katılımcıdan oluşmaktadır. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistikler ile birlikte bağımsız gruplar arasında farkları belirlemek amacıyla Mann-Whitney U testi ve Kruskal-Wallis H testi gibi parametrik olmayan istatistiksel analiz yöntemleri kullanılmıştır. Elde edilen bulgular, aşiret bağlarının bireyler arasında güçlü bir dayanışma duygusu oluşturduğunu ve toplumsal uyumu pekiştirdiğini göstermektedir. Ayrıca, aşiret liderlerinin kırsal kalkınma sürecinde rol oynayabileceği, bireylerin aşiret yapısını hem geleneksel bir aidiyet unsuru hem de sosyal bir güvenlik mekanizması olarak gördükleri tespit edilmiştir. Sonuç olarak, aşiret yapısının kırsal kalkınmada önemli bir yerel aktör olduğu ve kalkınma politikalarının bu geleneksel yapıları dikkate alarak şekillendirilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Kırsal kalkınmada yerel yönetimlerin rolü üzerine bir araştırma: Şanlıurfa ili Bozova ilçesi örneği
Bu yüksek lisans tezi, Türkiye'nin Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan Şanlıurfa ili Bozova ilçesi örneğinde, kırsal kalkınma sürecinde yerel yönetimlerin rolünü çok boyutlu bir yaklaşımla incelemeyi amaçlamaktadır. Tezde, 6360 sayılı Kanun sonrası büyükşehir sınırlarının genişlemesiyle birlikte kırsal mahallelerin yönetsel statüsünde meydana gelen değişikliklerin, hizmet sunumu ve yerel kalkınma dinamikleri üzerindeki etkileri analiz edilmiştir. Yerel yönetimlerin kırsal alandaki hizmet sunumu, sosyal politikalar, altyapı çalışmaları, tarımsal destekler, kooperatifçilik, çevresel sürdürülebilirlik ve danışmanlık hizmetleri bağlamında değerlendirilmiş; Bozova ilçesindeki kırsal mahallelerde yaşayan bireylerin yerel yönetim hizmetlerinden duydukları memnuniyet düzeyleri anket uygulaması aracılığıyla ölçülmüştür. Araştırmanın saha çalışması kapsamında 174 birey ile yüz yüze anket yöntemi kullanılarak veri toplanmış ve veriler SPSS programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Bulgular, yerel halkın genel olarak altyapı ve sosyal hizmetler gibi temel alanlarda memnuniyet düzeyinin düşük olduğunu, tarımsal destekler ve danışmanlık hizmetlerinin yetersiz kaldığını ve özellikle kadınlar, yaşlılar ve gençler gibi kırılgan grupların bu hizmetlere erişimde sorun yaşadığını ortaya koymuştur. Aynı zamanda, kooperatifçilik ve örgütlenmeye yönelik hizmetlerde de yetersizlikler gözlemlenmiş; yerel halkın bu yapılara olan güveni ve katılımı sınırlı bulunmuştur. Tezin sonuçları, kırsal kalkınmanın sürdürülebilirliğinde yerel yönetimlerin daha aktif, kapsayıcı ve iş birliğine dayalı bir yönetim anlayışı benimsemeleri gerektiğini ortaya koymaktadır. Yerel ihtiyaçlara duyarlılık, demokratik katılım, şeffaflık ve sosyal sorumluluk ilkeleri doğrultusunda yerel yönetimlerin kurumsal yapılarının güçlendirilmesi gerekmektedir. Çalışma, Bozova örneği üzerinden kırsal alanlara yönelik hizmetlerin niteliğini artırmak ve yerel yönetimlerin stratejik rollerini daha işlevsel kılmak amacıyla çeşitli politika önerileri de sunmaktadır. Bu yönüyle tez, yerel kalkınma stratejilerine akademik katkı sunmasının yanı sıra, karar alıcılara yönelik somut bir saha temelli değerlendirme aracı da işlevi görmektedir.
Kırsal kalkınmanın aracı olarak Van'da hayvancılık faaliyetleri
19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren kırsal alana yönelik bilimsel çalışmaların arttığı görülmektedir. Dünyada ve Türkiye'de kırsal alanların içinde bulunduğu sosyo-ekonomik durum, kırdan kente göçün artmasına neden olmuştur. Göç olgusu kentleşmeyi de beraberinde getirmiş fakat kentlileşme aynı hızda gerçekleşmemiştir. Bu durum kırsal sorunların kentlere taşınmasına neden olmuş ve kırsal yapının bir bütün olarak kentlere taşınması "Kırsal Kalkınma" olgusunun ortaya çıkmasına neden olmuştur. Kırsal nüfusun ekonomik gelirlerini ve yaşam kalitelerini arttırmayı amaçlayan kırsal kalkınmanın kapsadığı çalışmaların başında özellikle tarım ve hayvancılık faaliyetleri gelmektedir. Bu çalışmanın temel amacı bölge ve Türkiye küçükbaş hayvancılığında birinci sırada yer alan Van'ın hayvancılık faaliyetlerinin kırsal kalkınma üzerindeki etkisini ortaya çıkarmaktır. Yörenin sosyo-ekonomik yönden kalkınması bakımından hayati öneme sahip olan hayvancılık faaliyetlerinin önünde yatan engelleri tespit etmek hedeflenmektedir. İl hayvancılığının kültürel temellere dayanması, coğrafi koşullardan dolayı tarımın sınırlı olması ve kırsal nüfusun büyük çoğunluğunun temel geçim kaynağının sadece hayvancılık olması bu çalışmanın en önemli gerekliliklerindendir. Van, toplam hayvan sayısı bakımından Türkiye'de Konya'dan sonra ikinci sırada, küçükbaş hayvan sayısı bakımından da 2,7 milyon hayvan ile birinci sırada yer almaktadır. Buna rağmen yeterli verim sağlanamamakta ve hayvancılık faaliyetleri gittikçe azalmaktadır. Bu durumun temel nedenlerini ise toplam kırsal alanın yaklaşık % 30'unda güvenlik gerekçesiyle uygulanan yayla ve mera yasakları, yem ve saman fiyatlarının yüksek olması, yayla ve meraların aileler tarafından bölünmesi-sahiplenilmesi ve bazı yıllar etkili olan kuraklık oluşturmaktadır. Hayvan sayısı bakımından önemli olması, verimin yetersiz olması ve aşılabilir engellerin olması bu çalışmanın gerekli olduğu sonucuna varılmıştır. "Kırsal Kalkınmanın Aracı Olarak Van'da Hayvancılık Faaliyetleri" adını taşıyan bu çalışma doktora tezi olarak hazırlanmıştır. Çalışma beş ana bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın ilk bölümü alan ile ilgili temel coğrafi bilgileri ve çalışmanın metodolojisini içermektedir. Çalışmanın ikinci bölümünde kırsal kalkınma olgusuna yönelik temel kavramlar ve dünya ile Türkiye'deki durumları üzerinde durulmuştur. Çalışmanın üçüncü bölümünde dünyada ve Türkiye'de hayvancılığın tarihsel gelişimi, mekânsal dağılışı ve güncel durumu değerlendirilmiştir. Dördüncü bölümde Van'da hayvancılığının coğrafi temelleri, mekânsal dağılışı, yapılan hayvancılık faaliyetleri ile türleri, Van'da hayvancılığın tarihsel gelişimi, hayvancılığın il ekonomisi üzerindeki etkisi ve hayvansal üretim ele alınmıştır. Çalışmanın alan araştırmasına dayanan son bölümünde ise elde edilen bulgular üzerinde durulmuştur. Alan araştırması kapsamında Van'ın 75 kırsal mahallesinde (köyünde) 225 kişi ile görüşülerek karma yöntem ile veri elde edilmiştir. Sahadan elde edilen veriler ışığında Van'da hayvancılığın temel sorunları tespit edilmiş ve muhtemel çözümleri üzerinde durulmuştur. Bu veriler Coğrafi Bilgi Sistemlerinin mekânsal betimleme teknikleriyle görselleştirilmiş ve çalışmanın zenginleşmesi sağlanmıştır. Çalışmada aynı zamanda TÜİK ile Tarım ve Ormancılık Bakanlığı verilerinden faydalanılmıştır.
Ordu ili kırsal kalkınmasında kırsal turizmin yeri ve bir turizm yönetim planı önerisi
Bu çalışma, Ordu İli kırsalında var olan kalkınma probleminin sebeplerini tartışarak bu problemin çözümü noktasında kırsal turizmin ne denli etkili bir araç olabileceğini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Çalışmada turizmin kalkınmaya sağlayacağı katkının yanı sıra ortaya çıkarabileceği olumsuz etkilere de dikkat çekilmiştir. Araştırma metodolojisi olarak nitel ve nicel veri toplama araçlarının bir arada kullanıldığı karma yöntem tercih edilmiştir. Araştırma tasarımı olarak ise veri toplama araçlarının aynı anda uygulandığı, aynı anda analiz edildiği ve aynı anda yorumlandığı "Tamamen Karma: Eşzamanlı Eşit Statülü tasarım modeli tercih edilmiştir. Üç farklı örneklem grubu üzerinden araştırma soruları bağlamında veriler toplanılmıştır. Veri setleri turizm paydaşları ile yapılan görüşmeler ile yerel halk ve turistlere uygulanan anketler vasıtasıyla oluşturulmuştur. Bu veriler doğrultusunda Ordu kırsalında temelinde ekonomik sebeplerin ön planda olduğu bir kalkınma probleminin var olduğu, bu problemin çözümü için öncelikle tarım sektörünün sorunlarının çözülmesi, akabinde ise başta turizm olmak üzere alternatif sektörlerin geliştirilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. İlin zengin bir kırsal turizm potansiyeli olduğu ve özellikle yaylalara son yıllarda turistlerin yoğun ilgi gösterdiği görülmüştür. Fakat bu talep karşısında süreci yönetecek kurumlar arasında bir koordinasyon ve iş birliğinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Buna bağlı olarak ise yörede turizm gelişimi kontrolsüz bir şekilde gerçekleşmektedir. Sonuç olarak bu kontrolsüz gelişim yörede doğal ve kültürel çevreyi tehdit etmenin yanında toplumsal çatışma da dahil birtakım başka problemlere yol açma riski oluşturmaktadır. Söz konusu riski en aza indirmek için yerel halkın istek ve çıkarlarını merkeze alan, ilgili kurumlar ve diğer paydaşlar arasında koordinasyonu sağlayacak bir yönetim organizasyonuna ihtiyaç olduğu tespit edilmiştir. Bu ihtiyaca binaen ise Ordu'nun en önemli kırsal turizm destinasyonu olan Aybastı Perşembe Yaylası özelinde bir destinasyon yönetim örgüt modeli geliştirilmiştir.
Kırsal kalkınmaya etki eden başlıca sosyo-ekonomik ve mekansal faktörlerin analizi ve uygun kırsal kalkınma seçeneklerinin belirlenmesi üzerine bir araştırma
Bu araştırmada, Küçük Menderes Havzası'nda bulunan 5 ilçeye bağlı 20 köyde kırsal kalkınmaya etki eden sosyo-ekonomik ve mekansal faktörler incelenmiş ve kırsal kalkınmaya yönelik seçenekler belirlenmeye çalışılmıştır. Çalışma kapsamında 171 hanehalkı temsilcisi ve 20 muhtarla görüşülmüştür. Araştırma sonuçlarına göre yatırım öncelikleri arasında eğitim hizmetleri ilk sırada yer almıştır. Ova köylerinde merkeze yakınlık, dağ-yamaç köylerinde ise doğal güzellikler güçlü yön olarak öne çıkmaktadır. Ova köylerinde sulama suyu yetersizliği, dağ-yamaç köylerinde ulaşımdaki zorluklar zayıf yön olarak tespit edilmiştir. Kooperatifleşme tüm köylerde gelecek için bir fırsat olarak görülmektedir. Köyler için en büyük tehdidin ise göç olduğu ortaya çıkmıştır. Kırsal kalkınmaya etki eden sosyo-ekonomik ve mekansal değişkenlere ilişkin yapılan faktör analizinde merkeze uzaklık, büyükbaş hayvancılık faaliyetleri, arazi varlığı ve niteliği, barınma olanakları, eğitim hizmetleri, uzmanlık, sağlık hizmetlerine erişim, gelir ve yol altyapısı olmak üzere dokuz faktör belirlenmiştir. Araştırma bölgesinde yapılacak kırsal kalkınma çalışmalarında bu faktörlerin göz önünde bulundurulması önerilebilir. Anahtar Kelimeler: Kırsal Kalkınma, Sosyo-Ekonomik Faktörler, Mekansal Faktörler, Faktör Analizi, Kırsal Yatırımlar
Yenilenebilir enerji kooperatiflerinin kırsal kalkınmadaki önemi: Tunceli Pertek ilçesi örneği
Bu tezde kırsal kalkınmada yenilenebilir enerji kooperatiflerinin önemi incelenmiştir. Kırsal bir bölge olarak Tunceli Pertek ilçesi, yenilenebilir enerji kooperatifleri açısından incelenmiştir. İlçenin bütün yerleşim alanları hem biyogaz hem de güneş enerjisi potansiyeli açısından ele alınmıştır. Yerleşim yerlerinde anket çalışması uygulanarak büyükbaş hayvan sayısı ve ısı tüketimleri belirlenmiştir. Ayrıca ilçeye elektrik tedarik eden şirket vasıtasıyla yerleşim yerlerinin elektrik tüketimleri elde edilmiştir. Böylece yerleşim yerlerinin elektrik ve ısıl ihtiyaçları yenilebilir enerji teknolojileri ile karşılanması durumunda gerekli sistem boyutları ve maliyetler belirlenmiştir. Bunlara ilaveten elde edilen potansiyel verileri ışığında bir köy, örnek yenilenebilir enerji kooperatifinin uygulanması noktasında belirlenmiştir. Kırsal bir yerleşim alanında yenilenebilir enerji kooperatifinin kurulması durumunda meydana gelecek sosyal etkiler incelenmiştir. Ayrıca ilk yatırım maliyetleri yüksek olan bu teknolojilerin uygulanabilmesi için gerekli teşvik ve destek programlarına vurgu yapılmıştır.
Kırsal kalkınma bağlamında yayla turizminin gelişmesine yerel yönetimlerin etkisi: Ordu ilinde bir uygulama
Bu çalışmanın amacı; yerel yönetimlerin yayla turizminin gelişmesine yönelik etkisini analiz etmektir. Ordu il ölçeğinde yapılan araştırmada kırsal kalkınma projeleri ve yerel yönetimlerin yayla turizm faaliyetleri incelenmiş; yerel yönetimlerin turizmin gelişmesine yönelik etkisi analiz edilmiştir. Araştırma sürecinde Ordu ilinde geçmiş yıllarda yapılan turizmi geliştirici eylemler ile mevcut projeler öğrenilmiş, gelecek dönemlerde yapılması gerekli olan faaliyetler ortaya çıkarılmıştır. Mülakatlar, Ordu ilinde mevcut yerel yönetimlerden yayla alanlarına sahip yedi belediye başkanı, Ordu ili kırsal kalkınma müdürü, Ordu il turizm müdürü ve bir özel turizm işletmecisinden oluşan on kişilik grupla yarı yapılandırılmış mülakat tekniğiyle kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Elde edilen sonuçlar detaylı olarak incelenmiş, mevcut durum analizi yapılarak öneriler geliştirilmiştir. Çalışma sonucunda; katılımcıların, yayla turizminin gelişmesine yönelik yapılacak faaliyetlerin bölge ekonomisine katkı sağlaması konusunda bilinçli oldukları ancak yayla turizminden istenen verimin elde edilemediği ortaya çıkmıştır. Bu doğrultuda yayla turizmini artıcı faaliyetlere öncelik verilmesi, yeni projeler geliştirilerek acilen hayata geçirilmesinin gerekli olduğu belirlenmiştir. Yayla alanlarına sahip bazı yerel yönetimlerin turizmi artırıcı plan, taktik, strateji ve uygulamalara yer verdikleri ancak yetersiz kaynak, bürokratik işlemlerden kaynaklı sebeplerle beklenen seviyelerde hizmet sunamadıkları tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Yayla Turizmi, Yerel Yönetim, Proje, Etkinlik, Verimlilik
Sürdürülebilir tarımsal kalkınma uygulamaları ve çevre: Kabalı köyü örneği
Sürdürülebilir kalkınma kavramının ortaya çıkışı toplumsal ve çevresel kaygıların belirmesi ile ekonomik büyümeyi dengeleme ihtiyacına yanıt anlamı taşımaktadır. Tarım ise basit gıdaların üretiminin ötesinde dünyanın en büyük üretim sektörlerinin başında gelmektedir. Bu nedenle sürdürülebilir kalkınma ve tarım arasındaki ilişki önemlilik arz etmektedir. Hem küresel ölçekte hem de ulusal boyutta sosyoekonomik anlamda yani çevresel boyut, sosyal boyut ve ekonomik boyut arasındaki ilişkinin öncelikle belirlenmesi gerekmektedir. Bu nedenle 1970'lerden itibaren uluslararası arenada sürdürülebilirlik, sürdürülebilir kalkınma, sürdürülebilir kalkınma ve tarım alanlarında, bu alanların çevresel yaşam ile ilişkilerinin nasıl şekilleneceği bağlamında çeşitli konferanslar ve toplantılar düzenlemektedir. Ulusal boyutta da devletler sürdürülebilir kalkınma alanında yaptıkları kalkınma planları çerçevesinde tarım sektörünü önemli görmektelerdir. Türkiye'de uygulanan beş yıllık kalkınma planları göz önünde bulundurulduğunda, uluslararası konferansların sonuç raporlarında ortaya konan sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin tarım-çevre ilişkisini ilkesel olarak belirlediği ifade edilebilir. Ancak konunun pratikte bulduğu karşılığın incelenmesi elzem görünmektedir. Araştırmamıza konu olan Yozgat İline bağlı Kabalı Köyü'ndeki Deveci Havzası Meyvecilik Entegrasyon Projesi bu açıdan gerçekleştirilmiş bir proje olup, hem nicel hem nitel veriler ile bu projenin bölgesel kalkınmaya olumlu-olumsuz yönlerini incelemekteyiz. Öncelikle Kabalı Projesi'ni ele alırken araştırmamızın teorik ve kavramsal çerçevesini sunmaktayız. Ekonomik kalkınma ile çevre arasındaki ilişki sürdürülebilirlik düşüncesinden hareketle tartışılmakta ve sürdürülebilir kalkınmanın boyutları analiz edilmektedir. Bu teorik arka plandan hareketle, Türkiye'nin kalkınma paradigması beş yıllık dönemlerde analiz edilmekte ve tarım uygulamaları özelinde sürdürülebilir kalkınma düşüncesinin politik bağlamda bulduğu karşılık incelenmektedir. Bu noktada Türkiye'de tatbik edilen sürdürülebilir tarım uygulamalarının, gelişmişlik düzeyi düşük bölgelerdeki nüfusun yaşam standartlarını geliştirmeye yönelik bir katkısı olduğu görülmektedir. Buna ek olarak uygulama çıktılarının tarımsal üretimde sağladığı verimliliği analiz edebilmek için somut örneklere yönelmenin önemi ortaya çıkmaktadır. Bu teorik arka planı vermemizin amacı Yozgat İline bağlı Kabalı Köyü'ndeki Deveci Havzası Meyvecilik Entegrasyon Projesi'nin, Türkiye'deki sürdürülebilir tarım uygulamalarına bir model olup olamayacağı konusu, araştırmanın problemi olarak kabul edilmiştir. Çalışmanın nihai amacı ise proje aşamasından uygulama safhasına geçen Deveci Havzası Meyvecilik Entegrasyon Projesi'nin sosyal, ekonomik ve çevresel sonuçlarını sürdürülebilir tarım ilkeleri çerçevesinde ortaya koymaktır. Bu amacı gerçekleştirmek için Proje'nin sonuçları sürdürülebilir tarımsal kalkınma ve çevresel etki, sürdürülebilir tarımsal kalkınma ve sosyal etki ile sürdürülebilir tarımsal kalkınma ve ekonomik etki bağlamlarında araştırılmıştır. Sonuç olarak vaka araştırma metodolojisinin kullanıldığı bu çalışmada, ilgili projenin 10 yıllık süre zarfında Türkiye'deki sürdürülebilir tarımsal kalkınma uygulamaları içerisinde ilkesel olarak olumlu bir karşılık bulduğu görülmektedir. Anahtar Kavramlar: Sürdürülebilir Kalkınma, Sürdürülebilir Tarım, Çevre, Çevre Politikaları, Deveci Havzası Meyvecilik Entegrasyon Projesi.
Coğrafi işaretlerin yerel ürünlerin değerlendirilmesine ve ekonomik kalkınmaya katkıları: Ankara ili Kalecik ilçesi araştırması
Coğrafi işaretler, ürünün kaynağını, karakteristik özelliklerini ve ürünün söz konusu karakteristik özellikleri ile coğrafi alan arasındaki bağlantıyı gösteren ve garanti eden kalite işaretleridir. Cİ tescili ile kaynaklandığı yöreden elde ettiği yerel niteliklere bağlı olarak belli bir üne kavuşmuş ürünlerin korunması sağlanır. Türkiye'de Aralık 2023 itibarı ile 1505 tescilli coğrafi işaret bulunmakla birlikte, Kalecik Karası Üzümü, Kalecik Ekmeği ve Kalecik Çöreği, Kalecik ilçesine ait tescilli Cİ'lerdir. Kalecik Ayvasının ise tescil çalışmaları devam etmektedir. Kalecik ilçesine ait Cİ'lerin ve tescil çalışması yürütülen ürünlerin yerel ekonomik kalkınmaya etkilerinin ve Cİ kavramının yerel ürünlerin değerlendirmesine sunduğu mevcut ve potansiyel katkının incelendiği bu çalışmada; çiftçiler, üreticiler, firmalar ve Cİ kavramı ile ilgili diğer paydaşlar ile görüşülmüştür. Çalışmanın birincil verilerini bahsi geçen bu paydaşlar ile 2022 yılında yapılan anket çalışması verileri ve derinlemesine mülakat çalışmalarıyla elde edilen bilgiler oluşturmaktadır. Toplamda 45 üretici ve 3 diğer paydaş ile yapılan görüşmeler ve değerlendirmeler neticesinde üreticilerin birincil gelir kaynağının çoğunlukla ilgili oldukları Cİ/yerel ürün olmadığı görülmüştür. Üreticilerin genel anlamda Cİ bilgi ve farkındalık düzeylerinin düşük olduğu ve Cİ amblemi kullanımının olmadığı görülmektedir. Cİ'ler üreticiler tarafından daha çok, ürünün ve bölgenin tanıtımına katkı sağlayabilecek bir araç olarak değerlendirilmekte, ürünlerin üretici gelirine direkt olarak bir fayda sağladığı düşünülmemektedir. İlçe, üretici örgütlenmesi açısından zayıftır. Kalecik Karası Üzümü örneğinde, kooperatif gibi bir örgütlü yapı eksikliğinin, yıllar içerisinde üzüm fiyatının düşmesine neden olduğu görülmüştür. Tescilli ve diğer yerel ürünlerin de üretici örgütlenme faaliyetlerini olumlu yönde etkilemediği ve üreticiler ile bölgedeki diğer aktörler arasındaki iletişime bir katkı sunmadığı değerlendirilmektedir.
Bağ rotalarının turizmin gelişmesine ve bölgesel kalkınmaya etkisi: Denizli örneği
Bu çalışmanın temel amacı Denizli'de oluşturulmaya çalışılan bağ rotalarının Denizli turizmine ve Denizli'nin bölgesel kalkınmasına etkilerini ortaya koymaktır. Turistlerin farklı istekleri, seyahat ettikleri yerlerde alternatif turizm deneyimleri yaşamalarına neden olmaktadır. Bugün, turistlerin farklı deneyimler arayışında olmaları nedeniyle, şarap turizmi dünya genelinde ve Türkiye'de en ilgi çekici alternatif turizm dallarından biri haline gelmiştir. Son yıllarda, bu turizm türü giderek popülerlik kazanmaktadır. Bağ rotalarını ziyaret etmek turistlere farklı şarap türlerini tatmanın yanı sıra yöreyi de deneyimleme imkânı verir. Üstelik bu bölge Denizli örneğinde görülebileceği gibi turistlere sadece doğal güzellikleri değil bununla birlikte tarihin büyülü atmosferini de sunabilecek imkânlara da sahipse bu deneyimden sağlanacak tatmin daha da artabilecektir. Denizli ilinin şarap zenginliği, geniş bir coğrafi bölgeye yayılmış olan şaraphanelerinin çeşitli şarap türlerini üretmelerine, iyi ve kaliteli şaraplar sunmalarına dayanmaktadır. Bölgede şarap üretiminin tarihi antik çağlara kadar gitmektedir. Dolayısıyla bu bölgede şarap üretiminin binlerce yıllık bir geçmişi vardır. Bu nedenle bu tezin araştırma alanı olarak Denizli seçilmiştir. Bu bölgede bağ rotaları hakkında daha önceden yapılmış bir araştırma bulunmamaktadır. Araştırma kapsamında Çal Bağ Yolu Rotasını oluşturan dört adet şaraphane seçilmiştir. İnceleme çerçevesinde bilgiler katılımcı gözlem ve işletmelerden yarı yapılandırılmış görüşme yöntemi ile elde edilmiş ve değerlendirilmiştir. Çal Bağ Yolu Rotası üzerine yapılan bu çalışma, Denizli ilinin turizm potansiyelini artırma ve bölgesel kalkınmayı destekleme yönündeki önemli bir adımı temsil etmektedir. Çalışmanın sonuçları, Çal Bağ Yolu'nun şarap turizmi ve gastronomi alanında güçlü bir cazibe merkezi olabileceğini göstermektedir. Bu çalışmada, Çal Bağ Yolu Rotasının Denizli ilinin turizm potansiyeline katkıda bulunabilmesi ve önemli bir değer haline gelebilmesi açısından, karşılaşılan zorlukların aşılabilmesine ve rotanın daha geniş kitlelere ulaşabilmesine yönelik önerilerde bulunulmuştur.
Bir yerel kalkınma modeli olarak kooperatifçilik: Hatay Büyükşehir Belediyesi örneği
Kooperatifler ekonominin güçlendirilmesine katkı sağlayan ve bu yönüyle günümüzde yeniden tercih edilmeye başlayan dayanışma modelleridir. Kooperatif yapılar yerel ekonomik kalkınmada önemli rol oynamaktadırlar. Nitekim BM'in kooperatiflerin ekonomik ve sosyal kalkınmadaki rolüne ilişkin uzun bir süredir raporlar yayınlaması bu durumun bir göstergesi olarak değerlendirilebilir. Ülkemizde kooperatiflerin yeniden kalkınma politikalarında bir araç olarak tercih edilmeye başlanmasında belediyelerin çok önemli rolleri vardır. Özellikle son yirmi yıldır kamu yönetiminde merkeziyetçiliği azaltma noktasında yapılan düzenlemeler sonucu belediyeler görev ve yetkileri genişletilerek daha etkili yerel aktörler haline gelmişlerdir. Böylece belediyeler artık yol, su, temizlik gibi temel beledi hizmetleri yerine getiren birimler olmanın yanı sıra, yerel kalkınma açısından kaynak yaratabilen, aktörler arası ilişkiler kurabilen, dinamik yerel aktörler olarak hareket etmeye başlamışlardır. Belediye kooperatif ilişkilerine yönelik ülkemizde son 10 yıldır iyi uygulamaların artarak devam ettiğini görmekteyiz. Özellikle İzmir Büyükşehir Belediyesinin kalkınma kooperatifleri ile kurmuş olduğu başarılı ilişkilerin birçok belediye için kooperatiflerle ilişki kurmak noktasında özendirici etkisi olduğunu söyleyebiliriz. Bu bağlamda Hatay Büyükşehir Belediyesi de mevcut iyi uygulamaların etkisiyle yerel kalkınmaya yönelik kooperatiflerle gayretli ve özgünlükler içeren ilişkiler kurmaya çalışmaktadır. Çalışmamızda Hatay Büyükşehir Belediyesinin yerel kalkınma noktasında kooperatiflerle nasıl ilişki içerisinde olduğuna odaklanılmıştır. Söz konusu bu ilişkiyi içeriklendirmek için hem Hatay Büyükşehir Belediyesi hem de Hatay'da faaliyet gösteren tarımsal kalkınma kooperatiflerine yönelik yarı yapılandırılmış sorulardan oluşan ve elde edilen bulguların betimsel ve içerik analizlerine dayalı bir nitel saha çalışması yapılmıştır. Elde ettiğimiz sonuçların katkısıyla kooperatiflerin yerel kalkınma açısından oldukça etkili olabileceği iddiası taşıyan bir kooperatif belediyecilik model önerisi ortaya koyulmuş ve söz konusu model önerisi "Hatay Modeli" olarak adlandırılmıştır. Modelimizi geliştirmeye yönelik SWOT ve PESTLE Analizleri yapılmış, ortaya çıkan güçlü ve zayıf yönler çerçevesinde kapsamlı öneriler ortaya koyulmuştur.
Kırsal yoksulluğun azaltılmasında kırsal turizmin yeri ve önemi: Aşağı Büyük Menderes Havzası örneği
Turizm, paradoksal küreselleşme sürecinin hızlı bir şekilde devam ettiği günümüzde, ülkelerin makro ekonomik büyüme ve kalkınma hamlelerinin önemli bir kaynağı olarak görülmektedir. Bununla birlikte küreselleşme, kentleri çarpık ve hızlı bir şekilde döngüsüne sıkıştırmaktadır. Kentlerde artan yoğunluk, birbirini tekrarlayan, sıkıcı, yıpratıcı, baskılı bir yaşamı da beraberinde getirmektedir. Bunun sonucunda da bireyler psikolojik, sosyolojik ve kültürel anlamda kendilerini iyileştirmek; içinde bulundukları düzene, yüklendikleri rollere mola vermek istemektedirler. Bunun için de alternatif tatil türleri ve yerleri arayışı içinde oldukları görülmektedir. Doğanın cazibesi, baskılı kent hayatından yıpranan, taşıdığı tüm endişelerinden kısa bir süre de olsa uzaklaşmak isteyen bireyleri kendisine doğru çekmektedir. Günümüzde, bireylerin yaşam standartlarının ve gelirlerinin yükselmesi ile alakalı ve öze kavuşma ihtiyacı ile de ilişkili olarak, turizm talebinin kırsal alanlara doğru bir eğilim gösterdiği dikkat çekmektedir. Değişen tatil talebi kırsal yörelere de, turistik ürünlerini çeşitlendirme fırsatı vermektedir. Böylelikle kırsal turizm, kırsal yörelerde tarıma dayalı ekonomiyi canlandırmanın, yörede yaşayanların gelirlerini arttırmanın, refah düzeylerini ve yaşam koşullarını iyileştirmenin önemli bir yolu olarak değerlendirilmektedir. Kırsal yörelerde kırsal yoksulluğun azaltılması sürecinde kırsal turizmin etkilerinin araştırıldığı bu çalışmada, Aşağı Büyük Menderes Havzası'nda yer alan Güllübahçe (Gelebeç), Priene, Eski Doğanbey Köyü (Domatia), Avşar (Myus), Bafa Gölü Tabiat Parkı ve Antik Herakleia Kenti yörelerinde kırsal turizmin kırsal nüfusu yerinde kalkındırmanın bir yolu olduğu ve buna bağlı olarak da kırsal yoksulluğu azalttığı sonucuna ulaşılmıştır. Uluslararası bir endişe olarak değerlendirilen kırsalda yoksulluk olgusu, bu araştırmada geniş bir bakış açısıyla ele alınmaya çalışılmıştır. Bireylerin yeteneklerini kullanarak kırsal yoksulluğun mevcut döngülerini kırsal turizm aracılığıyla büyük ölçüde azaltabildikleri belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Kırsal yoksulluk, kırsal kalkınma, kırsal turizm, Aşağı Büyük Menderes Havzası.
Agro turizm kapsamında api turizmin kırsal kalkınma üzerindeki etkisi: Marmaris örneği
Günümüzde bireyler artık daha yaşanabilir, sürdürülebilir, ekolojik bir çevreye önem verdiklerinden doğal yaşamı koruma konusunda bilinçlenmiş ve bu anlayış çerçevesinde kırsal hayata ilgi duymaya başlamıştır. Tüm bu gelişmeler ışığında turizm sektöründe, alternatif turizm türleri ön plana çıkmaya başlamış ve agro turizm kapsamında ele alınabilen turizm türlerinden biri olan api turizm kavramı meydana gelmiştir. Api turizm, arıcılık geleneği için bir vitrin olup, kişinin hayatını zenginleştiren doğa, kültür ve toplumla bağını güçlendiren otantik bir seyahat hakkındadır. Bireyler için yeni ve ilgi gören bir turizm türü olan api turizm, turizm olgusunun sadece deniz-kum-güneş üçlüsünden ibaret olmadığını gösteren ve bu olgunun bugünün tarım toplumunun hayatını idame ettirdiği kırsal alanlarda da gerçekleştirilebileceğinin bir göstergesi olarak karşımıza çıkmaktadır. Buradan ülkenin turizm sektörüne yeni bir bakış açısı getirmesi ve alternatif turizme çeşitlilik kazandırması gibi etkenlerde rol oynayan api turizmin, özellikle kırsal alanların hem ekonomik hem de sosyo-kültürel bağlamda kalkınmasına destek veren ve böylece kırsal kalkınmaya katkı sağlayan bir turizm türü olduğu yargısına varılabilir. Bu çalışmada agro turizm kapsamında ele alınan api turizm kavramı detaylı bir şekilde irdelenmiş olup, uygulama alanı olan Muğla/Marmaris ilçesi örneğinden yola çıkılarak api turizmin uygulandığı ve gerçekleştirildiği takdirde ilçenin kırsal kalkınması üzerinde nasıl bir etki yaratacağı değerlendirilmeye çalışılmıştır. Api turizmin kırsal kalkınmayla ilişkisini güçlendirmek amacıyla çalışmada yarı yapılandırılmış mülakat tekniği kullanılmış olup, bu kapsamda yerel yönetim ve yerel arıcıların görüşleri alınmıştır. Api turizm Marmaris'te henüz yapılan bir turizm türü olmadığından araştırmanın konuyla ilgili bilgilere vakıf katılımcılarını belirlemek için nitel araştırma yöntemlerinden tesadüfü olmayan örnekleme yöntemi olan kartopu örneklem yöntemi kullanılmıştır. Son olarak elde edilen veriler yorumlanmış ve tümevarım ile resme bir bütün şeklinde bakmak hedeflenmiştir.
Avrupa Birliğine katılım sürecinde kırsal kalkınma için katılım öncesi yardım aracı - IPARD
Bu tez çalışması, Türkiye'nin Avrupa Birliğine uyum süreci kapsamında kırsal alanlarda gelişimi hızlandırarak, Ortak Tarım Politikası için alt yapı oluşturmayı amaçlayan "Kırsal Kalkınma İçin Katılım Öncesi Yardım Aracı – IPARD" desteklerinin incelenmesini içermektedir. Çalışmanın birincil amacı, 2012 yılından bu yana Türkiye' de 42 il sınırı içerisinde bir fiil uygulanan IPARD desteklerinin kapsamına giren sektörlerin (tarım sektörü, hizmet sektörü, turizm sektörü) sorunlarını ve programın iktisadi ölçüde kırsal alana etkilerini ele almaktır. Çalışmanın ikincil amacı ise, önümüzdeki dönemlerde 81 ilde uygulamaya konulacağı Tarım Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu tarafından açıklanan IPARD desteklerinin içeriğini, başvuru – onay ve sürdürülebilirlik evrelerini kurumsal çerçevede açıklayarak, programdan faydalanması olası kişi ve kuruluşlara yol haritası oluşturmaktır. Ulaşılması istenen amaçlar kapsamında çalışmada, IPARD doğrultusunda uygulanan mevzuatların incelenmesinin yanı sıra geçmişte IPARD desteği alarak uygulamaya konulan örnek projeler, proje danışmanları eşliğinde değerlendirilip, programa dair iyileştirilmesi gerekilen hususların altı çizilmeye çalışılmıştır. Anahtar Sözcükler: IPARD Destekleri, Kırsal Kalkınma, AB Uyum Süreci, Katılım Öncesi Yardım Aracı, AB Hibe Programları
Kırsal kalkınmada kadın işgücünün rolü ve kadın işgücünü etkileyen faktörler
Yoksullukla mücadelede ekonomik büyümenin tek başına yetersiz kalışı uluslararası platformlarda kırsal kalkınma olgusunun sıkça tartışılmasına neden olmaktadır. Dünyada ve ülkemizde yoksulluk kırsal yörelerde daha şiddetli görülmektedir. Kırsal yoksulluğun hafifletilmesinde ise bu durumdan en fazla etkilelenen gruplar içinde yer alan kadınların önemi giderek artmaktadır. Kırsal yöre kadınları kırsal ekonomide başta tarım sektörü olmak üzere birçok alanda ücretsiz aile işçisi olarak çalışmaktadırlar. Kırsal yöre kadınlarının işteki statülerinin ücretsiz aile işçiliğinden ziyade ücretli, işveren ya da kendi hesabına çalışan olarak çeşitlendirilmesi durumunda ekonomik anlamda güçlendirilen kadınların aynı zamanda sosyal yaşam olanakları da geliştirilmiş olacaktır. Kırsal kadın işgücünün daha etkin bir biçimde ekonomide yer alması kırsal kalkınma açısından önem arz etmektedir. Bu önem kadın işgücünün birçok açıdan araştırılmasına yol açmaktadır. Bu bağlamda kadınların işteki durumlarının tespitine ilişkin yapılan ekonometrik araştırmalarda nitel tercih modellerinin kullanıldığı görülmektedir.Bu çalışma, kırsal yöre kadın işgücünün işteki durumları üzerinde etkili olan faktörlerin tespiti amacıyla hazırlanmıştır. Bu amaçla TÜİK işgücü veri setinden elde edilen açıklayıcı değişkenlerin kırsal yöre kadınlarının işteki durumları üzerindeki etkileri multinomial logit model kullanılarak açıklanmaya çalışılmıştır.