Reputation
93 theses under this subject heading
Otel işletmeciliğinde halkla ilişkiler ve itibar yönetimi
Halkla ilişkiler ve itibar yönetimi bir kurumun en önemli faaliyetlerindendir. Teknolojinin gelişmesi ile rekabet ortamı giderek yaygınlaşmakta ve birçok kurum ortaya çıkmaktadır. Kurumların bu rekabet ortamında farklılıklarını ortaya koyabilmeleri, kendilerini geliştirmeleri, varlıklarını sürdürebilmeleri ve belirlemiş oldukları hedef kitlesini etkilemesi gerekmektedir. Kurumların amacı, hedef kitleyi etkilemek ve tercih edilmeyi sağlamaktır. Kurumlar, rekabet ortamında tercih edilebilirliğini sağlamak için ilk olarak ürün ve hizmetlerinin hedef kitle tarafından tercih edilmesini sağlaması gerekmektedir. Bu noktada kurumlara değer yaratan bir halkla ilişkiler unsuru olarak itibar yönetimi ortaya çıkmaktadır. İtibar kurumların hedef kitle tarafından nasıl algılandığı ile ilgilidir. Kurumun itibarı ne kadar yüksek olursa kuruma duyulan güven de o kadar yüksek olur ve kurum rekabet ortamında farklılığını ortaya koyar. Çalışmamızda halkla ilişkiler, itibar yönetimi ve kurumsal itibar bileşenleri, otel işletmeciliği, otel işletmeciliğinde halkla ilişkiler ve otel işletmeciliğinde kurumsal itibar ile ilgili konularda ayrıntılı teorik bilgiler verilmiştir. İzmit bölgesinde yer alan 3, 4, 5 yıldızlı otellerde çalışanların, itibar yönetimini nasıl algıladığını, kurumsal itibar bileşenlerinden hangi unsurların ön plana çıktığını ortaya koymak için anket çalışması yapılmış ve sonuçlar, tablolar ve yorumlarla belirtilmiştir. Çalışmamız, otellerde çalışanların itibara yönelik bakış açısını ortaya koyma amacıyla hazırlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Halkla İlişkiler, İtibar, İtibar Yönetimi, Kurumsal İtibar,Otel İşletmeciliği.
Bilinirliği yüksek yabancı denetim firmalarının kurumsallaşma ve toplumsal itibar düzeyinin Türk denetim firmaları ile karşılaştırılması
Son finansal krizler gösterdi ki yeni yatırımcıları çekmek ve mevcut olanları korumak için şirketin finansal gücü yeterli değildir. Bu noktada denetim şirketinin markası menfaat sahipleri için kriter olmuştur. Denetim firmasının markası bir günde oluşmadığı gibi belirli seviyede deneyim ve bilgi gerekmektedir. Çalışmanın birinci bölümünde muhasebenin gelişimi ve ekonomi ile etkileşiminden bahsedilmiştir. İkinci bölüm de bağımsız denetimin kalitesinin gereksinimi, önemi, bağımsız denetim ile ilgili oluşturulan standartlar, hükümet tarafından ve uluslararası kuruluşlar tarafından yapılan düzenlemeler ve akademik çalışmalara yer verilmiş, kurumsal yönetimin Türkiye'deki gelişiminden bahsedilmiştir. Üçüncü bölümünde itibarın tanımından bahsedilmiş, 4 büyük denetim firmasının kalite itibarı üzerine literatür çalışmaları incelenip, Türkiye'deki 2015 geliri baz alınarak oluşturulan ilk 10 denetim firmasının kalite kontrol sistemleri belirtilmiştir. Denetim firmalarının Global şeffaflık raporları ve Türkiye'de ki çalışmalar incelenmiş ve bu çalışmaya dayalı tavsiyeler belirtilmiştir. Anahtar Kelimeler: İtibar, kalite, denetim kalitesi
Sağlık kurumlarında kurumsal itibar algısı ve yönetimi
Kurumsal itibarın önemi kurumlar açısından bulunduğumuz çağda daha da fazla önem taşımaya başlamıştır. Çağdaş pazarlama teknikleri, stratejilerinin doğru kullanılması ve kâr sağlanması kurumlar için yeterli olmamaktadır. Kurumlar daha ileriye dönük planlar yaparak devamlılık ve süreklilik adına farklı arayışlar ve çalışmalara başlamıştır. Kurumsal itibar oluşturup sürdürmek, bunlardan birisidir. Kurumlar için ; sundukları hizmet ve markalar dışında, tüketicilerin zihninde oluşturdukları algı ve izlenim de çok önemlidir. Ancak bu sayede olumlu bir izlenim ve tutarlı , adil bir kurum politikası oluşabilmektedir. Günümüzde tüketicilerin oldukça bilinçli olduğu, kurumlardan sadece belirli ürün ve hizmetler beklentisinde kalmayıp, tüketiciler buna ek olarak kurumların kamusal sorunlara yaklaşımı ve desteği, paydaşları ve çalışanlarına verdiği önem, algıda ve tüm sosyal çevrede oluşturdukları itibar etkisinide dikkate almaktadırlar. Haris ve Fombrun'un geliştirdiği itibar katsayısı ölçeği sayesinde kurumların itibarları farklı bileşenleri ölçümlenerek değerlendirilmektedir. Kurumların ürün kalitesini, vizyonunu, kurum kimliği ve imajını, çalışanların kuruma etkisi ve verimini ele alarak kurumun dış kitlelere nasıl yansıdığını ve kitleler tarafından nasıl algılandığını araştırmaktadır. Bu sayede kurumun her bölümü ve değeri irdelenmekte ve karşımıza sadece kurumsal itibar seviyesi değil bütünüyle kurum performansı ortaya çıkmaktadır. Bu çalışmanın asıl amacı; hayatımızda en önemli alanlardan biri olan sağlık kurumlarında, kurumsal itibar seviyesini belirlemek ve nasıl algılandığını ölçümlemektir. Bu sebeple çalışmamızın daha net ortaya çıkması adına nicel ve nitel araştırma yöntemiyle Florence Nightingale-Çağlayan Hastanesi örnek olarak belirlenmiş ve değerlendirmeye alınmıştır. Anahtar Kelimeler: Kurumsal İtibar, Kurumsal İletişim, İtibar Katsayısı, Sağlık Alanında İtibar.
İşe adanmışlığın örgütsel bağlılık üzerindeki etkisinde kurumsal itibarın rolü: Havayolu şirketlerinde bir araştırma
Günümüz iş dünyasındaki işletmeler için çalışanların işe adanmışlıkları ve örgüte olan bağlılıkları son derece önemlidir. Çalışmada işe adanmışlığın örgüte duyulan bağlılık üzerindeki etkisinin oluşumunda kurumsal itibarın rollerini açıklamak amaçlanmıştır. Bu amacın gerçeklemesi adına literatür taraması ve anket uygulaması yöntemi kullanılmıştır. İşe adanmışlık ve örgütsel bağlılığın birbiri ile karıştırıldığı ve ayırt edilmesi gerektiği, çalışmanın dikkat çeken sonuçları arasında yer almaktadır. Kurumsal itibarın, markalaşmak isteyen işletmeler için temel hedefler arasında olduğu da çalışmanın sonuçlarından birisidir. Elde edilen sonuçlar, işe adanmışlığın örgüte duyulan bağlılık üzerindeki etkisinde kurumsal itibarın anlamlı bir etkiye sahip olmadığını göstermiştir. 182 çalışanın katılımı aracılığıyla böyle bir sonuca varılması, bu sonucu sınırlı kılan faktörler arasında yer almaktadır. Katılımcıların verdikleri yanıtların samimi yanıtlar olduğunun kabul edilmesi, yine çalışmanın sınırlılıkları arasında değerlendirilmektedir. Anahtar Kelimeler: İşe adanmışlık, Örgütsel bağlılık, Kurumsal itibar.
Kurumsal itibar, marka değeri, reklam, kurumsal sosyal sorumluluk arasındaki ilişkilerin ve aracı etkilerinin araştırılması
Bu çalışmanın temel amacı, kurumsal sosyal sorumluluğun, kurumsal itibar ve marka değeri üzerindeki etkisini araştırmaktır. Ayrıca reklamın, kurumsal itibar ile marka değerini etkilemede aracı rol oynayıp oynamadığı da bu çalışmada incelenmiştir. Bu çalışmanın çıkış noktası, günümüz rekabet koşullarında kurumların sadece ürünleri (mal veya hizmet) ile uzun süreli var olamayacakları olmuştur. Kamuoyunun gittikçe daha çok dikkate aldığı, kurumsal sosyal sorumluluğun, kurumların kurumsal itibarı ve marka değerleri üzerindeki etkisinin, kurumların sürdürülebilir kârlılık, büyüme ve varoluşlarına katkısının önemli olduğu varsayılmaktadır. Bu çalışma, Türkiye'de halen faaliyet gösteren cep telefonu servis sağlayıcılarından/operatörlerinden hizmet alan 324 kişi ile temel alınarak gerçekleştirilmiştir. Çalışmada, araştırmacı tarafından bir pilot çalışma ile geliştirilen Kurumsal İtibar Ölçeği, Marka Değeri Ölçeği, Kurumsal Sosyal Sorumluluk Ölçeği ve Reklam Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmanın temel sorusu olan kurumsal sosyal sorumluluğun kurumsal itibar ve marka değeri üzerindeki etkisini araştırmak üzere doğrusal regresyon analizi incelenmiştir. GSM kullanıcılarının, kurumsal itibar algısının reklam ve kurumsal sosyal sorumluluk vasıtasıyla/aracılığıyla marka değeri algısı üzerinde etkili olup olmadığı ise yani reklamın ve kurumsal sosyal sorumluluğun aracı etkisi çoklu doğrusal regresyon analizi ile araştırılmıştır. Son olarak ise çalışma grubunun demografik özelliklerine bağlı olarak kurumsal itibar, marka değeri, kurumsal sosyal sorumluluk ve reklama ilişkin algı düzeylerinde farklılaşmalar olup olmadığı, bağımsız gruplar t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve Kruskal-Wallis testi ile incelenmiştir. Yapılan analizler sonucunda; GSM kullanıcılarının, operatörün kurumsal sosyal sorumluluğuna ilişkin algı düzeylerinin, kurumsal itibara ve marka değerine ilişkin algı düzeyleri üzerinde etkili olduğu, kurumsal itibarın marka değeri üzerinde etkisi olduğu ve GSM kullanıcılarının, kurumsal itibar algısının reklam ve kurumsal sosyal sorumluluk vasıtasıyla/aracılığıyla marka değeri algısı üzerinde etkili olduğu bulunmuştur. Yapılan fark analizleri sonucunda ise kadınların, gençlerin (18-24 yaş) ve X ile Y kullanıcılarının operatörlerinin itibarına ilişkin algı düzeylerinin, kadınların ve X ile Y kullanıcılarının operatörlerinin marka değerlerine ilişkin algı düzeylerinin, kadınların ve X ile Y kullanıcılarının operatörlerinin kurumsal sosyal sorumluluğuna ilişkin algı düzeylerinin ve son olarak, kadınların ve X ile Y kullanıcılarının operatörlerinin reklamlarına ilişkin algı düzeylerinin daha olumlu/yüksek olduğu bulunmuştur. GSM kullanıcılarının, eğitim ve medeni durumlarının ise ölçekler bakımından anlamlı bir farklılaşmaya neden olmadıkları görülmüştür.
Kişiselleştirilmiş tekliflere yönelik psikolojik reaksiyonu etkileyen faktörlerin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, web siteleri üzerinde yapılan kişiselleştirilmiş tekliflere yönelik psikolojik reaksiyonu etkileyen faktörlerin incelenmesidir. Bu kapsamda algılanan kişiselleştirme, gizlilik endişesi, web sitesi itibarı ve zaman baskısı faktörlerinin psikolojik reaksiyon üzerindeki etkileri, demografik özellikler kontrol edilerek, araştırılmaktadır. Çalışma tüketicilerin online alışverişte karşılaştıkları kişiselleştirilmiş teklifler bağlamında yürütülmüştür. Gerekli veri, 269 katılımcıdan online anket yöntemiyle sağlanmıştır. Hipotezlerin test edilmesi amacıyla Hiyerarşik Regresyon Analizi kullanılmıştır. Analiz sonucunda; gizlilik endişesi, web sitesi itibarı ve zaman baskısının psikolojik reaksiyon üzerinde istatiksel olarak anlamlı bir etkisi olduğu ortaya konmuştur. Bunun yanında, gizlilik endişesi ve zaman baskısı psikolojik reaksiyonu olumlu etkilerken; web sitesi itibarının psikolojik reaksiyonu olumsuz etkilediği tespit edilmiştir.
Tepe yönetici itibarı ve kurumsal performans ilişkisi
Son yıllarda, kurumların maddi olmayan varlıklara verdikleri önemi gittikçe artmaktadır. Bu çalışmada soyut değerlerden biri olan itibar kavramı kapsamında tepe yönetici itibarı değerlendirilmiş ve bu faktörlerin işletme performansına olan etkisi incelenmiştir. Bu tez çalışmasının temel amacı, tepe yönetici itibarı ile kurumsal performans arasındaki ilişkinin olup olmadığını incelemektir. Bu doğrultuda, çalışmanın birinci aşaması olarak tepe yönetici itibar ölçeği oluşturulmuştur. Bu kapsamda, araştırma, İzmir'deki iş dünyası hakkında fikir sahibi olan kişiler üzerinden veri toplama yöntemiyle yürütülmüş ve toplam 181 katılımcıdan oluşmuştur. Son olarak, tepe yönetici itibarı ile kurumsal performans arasındaki ilişkinin belirlenmesine yönelik olarak korelasyon analizinden yararlanılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre, tepe yönetici itibarı ile kurumsal performans arasında olumlu yönde bir ilişkinin olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Ancak, itibar değişkeni olan "Takım çalışmasına önem veren yönetici" ile finansal değişkeni olan "özkaynak" arasında anlamlı ters yönde bir ilişki bulunmuştur.
İtibar yönetiminde sosyal medyanın rolü ve önemi
İtibar kavramı kurumlar ve bireyler için önemli ve hayati olarak tanımlanmaktadır. Olumlu itibar ise, doğru iletişim kanalları kullanılarak planlanan iletişim faaliyetinin sonucu olarak ifade edilmektedir. İnternet ve bilgi teknolojisindeki gelişmelerin sonucu olarak iletişim dijitale dönüşmüştür. Mobil hale gelen olan iletişimin çıktısı olan sosyal medyanın, hem bireysel hem de kurumsal boyutta kullanılabilecek önemli bir araç olduğu ortaya konmaktadır. Kurum algısını değiştirebilecek güce sahip olan sosyal medyanın da, kurumlar tarafından paydaş iletişim platformu olarak kullanıldığı gözlenmektedir. Bu değişikliklerin bir sonucu olarak, sosyal medyanın kurumsal itibar alanındaki rolünü ve önemini inceleme gerekliliği ortaya çıkmıştır. Dolayısıyla itibarın nasıl yönetildiğini ve bundan böyle nasıl yönetileceğini belirlemek zorunlu hale gelmiştir. Kurum itibar algısının, sosyal medya ortamında var olan iletişim araçları aracılığıyla üretilen mesajlardan olumlu ya da olumsuz olarak şekillendiği ortaya konmaktadır. Kurumlar ve bireyler sosyal medyaya dahil olmasalar da, bu dinamik ortamdan çeşitli şekillerde etkilenmektedir.
Sosyal medyayı kullanan kurumların itibar yönetimine ilişkin Y kuşağının algısı
Kurumlar için itibar olgusu, günümüz rekabet koşullarının getirdiği noktada en değerli kazanç olmakla birlikte üzerinde büyük özveriyle üzerinde önemle durulması gereken bir değerdir. Kurumların itibarının oluşması yıllar alabilmekte, planlı, sistemli ve disiplinli çalışmalar dizisi neticesinde oluşan itibar korunabilmekte ve devamlılığı sağlanabilmektedir. İtibar, kurumları hedef kitlelerin gözünde farklı algılanmayı sağlayabileceği gibi sayısız faydaları da beraberinde getirmektedir. Rekabetin inanılmaz derecede yoğun olduğu şu zamanlarda kurumları birbirinden farklı kılacak, kurumları hedef kitleleri nezdinde özel kılacak yegâne şey itibarlarıdır. İşte bu yüzdendir ki zorlu rekabet ortamında itibarın sağlanması ve korunması için kurumlara büyük iş düşmektedir. Bu doğrultuda, kurumlar itibarlarını oluşturma adına yeni bilgi iletişim teknolojilerinden biri olan internetten yararlanma yoluna gitmelidir. Yeni medya ortamlarında hedef kitleleri gözünde kurum kendi farklılığını ortaya koyabilmeli ve bu platformları başarılı bir şekilde yönetebilmelidir. Şüphesiz ki gün geçtikçe kullanım alanı genişleyen sosyal medya ve onun platformları, kurumları bu alanlarda profil oluşturmayı neredeyse zorunlu kılar hale getirmiştir. Özellikle Y kuşağının sosyal medyayı aktif olarak kullandığı gerçeği düşünüldüğünde, kurumlar itibarları için ve hedef kitlelerce olumlu algılanabilmeleri adına sözü geçen sosyal medya platformlarını aktif bir kullanım ile yönetmesi kaçınılmaz bir hal almıştır. Bu bağlamda tezin amacı, kurumların itibarlarını oluşturma ya da mevcut itibarlarının sürekliliğini sağlama hedefinde sosyal medyanın ve onun getirdiği olanakların etkililiğini ortaya koymaktır. Kurumların hedef kitlesinin önemli bir bölümünü oluşturan Y kuşağının, söz konusu işletmeleri sosyal medya platformlarında faaliyet gösterirken nasıl algıladıkları ortaya koyulmaya çalışılacaktır. Bu doğrultuda, tezin birinci ve ikinci bölümünde araştırmanın tabanını oluşturan literatür taraması yapılmıştır. Birinci bölümde internet ve sosyal medya kavramından söz edilmiş, araştırmanın örneklem birimini de oluşturan Y kuşağı hakkında, sosyal medya platformlarındaki rollerine, aktifliğine ve bir takım özelliklerine atıflar yapılmıştır. İkinci bölümde itibar ve kurumsal itibar üzerine tanımlamalara, sosyal medya ve kurumsal itibar ilişkisi üzerine açıklamalara yer verilmiştir. Üçüncü bölümde ise, Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü lisans ve lisansüstü öğrencilerle gerçekleştirilen hem nicel hem de nitel araştırma yöntemleriyle elde edilen bulgulara yer verilmiş, sosyal medya ve itibar arasındaki ilişki tespit edilmeye çalışılmıştır. Elde edilen bulgular neticesinde sonuçlar değerlendirilerek önerilerde bulunulacaktır.
Yerel yönetimlerde halkla ilişkiler çalışmalarının kurumsal itibar oluşturmadaki etkisi: Menteşe Belediyesi örneği
Kurumlar ve işletmeler için rekabet artık sadece elde edilen kar ve yapılan satış oranları çerçevesinde değil, bunlardan çok daha değerli hale gelmiş olan "itibarlı olma" ve bunu sürdürme çabaları etrafında devam etmektedir. İtibarlı olarak algılanmak ise birçok bileşenin tüketici ve hedef kitle açısından olumlu şekilde algılanmasıyla mümkün olmaktadır. bir kurum/işletme hedef kitlesinin gözünde itibarlı olarak algılandığı sürece her zaman hedef kitle tarafından "tercih edilen" hatta "vazgeçilemeyen" olacaktır. Bunu elde etmek isteyen kurum/işletmeler iyi bir konumlandırma yapabilmek adına hedef kitle beklentilerini belirlemek ve bu doğrultuda stratejiler oluşturmak zorundadır. Çalışmalarının odak noktası halk olan yerel yönetimler de bu doğrultuda çalışmalar yaparak etkin bir iletişim yönetimi uygulamalıdır. Yerel yönetimlerin önemli bir parçası olan ve tamamen halkın içinden çıkan belediyeler vatandaşlar tarafından olumlu ve itibarlı algılanmak için halkla ilişkiler çalışmalarını bu alanın uzmanlarıyla aktif bir şekilde yürütmelidir.
İbn Sînâ'da (ö. 428/1037) tümeller sorunu ve mâhiyet ilişkisi
Bir varlık filozofu olarak İbn Sînâ varlık-mâhiyet teorisiyle beraber kendinden sonra gelecek olan tüm düşünürlerin felsefî, kelamî ve tasavvufî sistemlerine etki etmiştir. Bu çalışmada mutlak mâhiyetin tabiî tümel ile olan özdeşliği ispat edilerek bu özdeşliğin Ortaçağ'da büyük bir sorun olarak addedilen tümeller sorununun İbn Sînâ tarafından yapılmış çözümlerindeki etkisi ortaya koyulmaya çalışılmıştır. Çalışma İbn Sînâ'da mâhiyet itibarları ve tümel sınıflandırmaları üzerine kurulmuştur. Ayrıca tümel ve mâhiyet ilişkisinde aklî tümelin, tümellik arazı açısından zihinde mâhiyetin özdeşi olması sebebiyle zihinde mâhiyet-dış dünyada mâhiyet özdeşliğinde aklî tümelinde zikredilebileceği savunulmaktadır. Neticede zihnî varlık demek dış dünyada mâhiyet olan muhakkak mâhiyetin zihinde mâhiyete yani mücerret mâhiyete özdeş olması anlamına gelmektedir.
Kurumsal itibar algısının örgütsel vatandaşlık davranışına etkisi
Güçlü bir itibar, kurumun sahip olduğu en önemli algılanan sermayesidir. Bir kurumun iş alanındaki faaliyetleri ve yetenekleri, o kurumun genel itibarını şekillendirir. İtibar zaman içerisinde inşa edilir ve sosyal paydaşların o kurumla arasındaki birçok etkileşiminden oluşur. İtibar, sosyal paydaşların kurumu güvenilir, sorumlu olarak algılamasına neden olan kendine özgünlüğünden ve kimliğinden kaynaklanır. Bunun karşılığında bir kurumun oturmuş, sağlam itibarı, rakiplerin o kurumun eylemlerini taklit edilmesini zorlaştırır. Kurumsal itibar işletmelerin rekabet araçlarından biri olup iki önemli amaç bakımından stratejik öneme sahiptir. Birincisi toplum nezdinde olumlu algılar oluşturarak paydaşlarına daha fazla değer kazandırmak ve bu yollarla rekabette başarılı olmaktır. İkincisi de günümüz işletmeleri için en değerli varlıklar olan mevcut insan kaynağının örgütsel bağlılığını artırarak onların daha fazla çaba ve katkısını sağlayabilmektir. Bu çalışmada kurumsal itibarın çalışanların örgütsel vatandaşlık davranışı üzerindeki etkileri araştırılmıştır. Araştırma sonucuna göre kurumsal itibarın örgütsel vatandaşlık davranışı üzerinde etkili olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Kurumsal İtibar, Örgütse Vatandaşlık Davranış, Örgüt, İşgören.
Özel okullarda insan kaynakları yönetiminin örgütsel performansı etkilemesinde, pandemi sürecindeki iletişim, inovasyon ve itibarın aracılık rolü
Bu araştırmanın amacı, "Türkiye'de özel okullarda uygulanan insan kaynakları yönetiminin örgütsel performansı etkilemesinde pandemi sürecindeki kriz yönetimin aracılık etkisi nedir?" sorusuna cevap aramaktır. Araştırmaya 486 özel okul çalışanı katılmıştır. Çin'de ortaya çıktıktan kısa bir süre sonra tüm dünyayı etkisi altına alan Koronavirüs (COVID-19) dünyanin her yerinde ilk ve orta öğretimde ciddi aksamalara neden olmuştur., Türkiye'de de ilk vakanın görüldüğü 11 Mart 2020 tarihinden hemen sonra, 16 Mart 2020 itibariyle eğitime ara verilmiştir. Son yıllarda iş dünyası, birçok kriz, belirsizlik ve doğal afetlere hazırlıksız yakalanmıştır. Doğal afetler, gerçekliğin kaçınılmaz yönleridir; acil durumlara yol açarlar ve bunlarla başa çıkmak için kurumsal tepkileri tetiklerler. Doğal afetlerin örgüt ve çalışanlar üzerindeki olumsuz etkilerine ilişkin çok sayıda çalışma olmasına rağmen, bu bağlamda kuruluşlar tarafından İnsan Kaynaklari Yönetimi (İKY) uygulamalarının nasıl uygulandığını inceleyen çok az sayıda çalışma bulunmaktadır. İKY'nin doğal afetlerin olumsuz etkileriyle başa çıkmada önemli bir rol oynadığına ve koşullara yanıt olarak İKY stratejilerinin hangi yolları ve süreçleri benimsemesi gerektiğini keşfetmek için daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır. Özellikle İKY içindeki acil durum yönetimi çerçevelerine odaklanan daha fazla araştırma gereklidir. Araştırma kapsamında, 486 özel okul çalışanının (öğretmen, müdür, idari personel) katıldığı anket, analize tabi tutulmuştur. Anket, çevrimiçi ortamda hazırlanmıştır. Anket, kolayda örnekleme yöntemiyle, Türkiye'deki özel anaokulu, ilkokul, ortaokul ve lisede görev yapmakta olan kişilerle paylaşılmıştır. Araştırma, 2022 yılının Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarında yapılmıştır. Hipotezlerin test edilmesi amacıyla Yapısal Eşitlik Modellemesi (YEM) kullanılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre, insan kaynakları yönetimi (İKY), pandemi sürecindeki kriz yönetimini ve örgütsel performansı anlamlı ve pozitif yönde etkilemektedir. Pandemi sürecindeki kriz yönetimi de aynı şekilde örgütsel performansı anlamlı ve pozitif yönde etkilemektedir. İKY, beş alt boyut altında incelenmiştir: personel seçimi (PS), ücret yönetimi (ÜY), beşeri sermaye gelişimi (BSG), performans yönetimi (PPY) ve iş sağlığı ve güvenliğidir (İSG). Pandemi sürecindeki kriz yönetimi; pandemi sürecindeki inovasyon (PSİN), itibar (PSİT) ve iletişim (PSİL) boyutlarıyla incelenmiştir. Örgütsel performans ise; finansal (FİN) ve finansal olmayan performans (NFİN) boyutlarıyla ele alınmıştır. Aracılık etkisini ölçmek üzere, Baron ve Kenny'nin önerdiği yöntemin yanı sıra daha modern bir yöntem olarak kabul gören Bootstrap yöntemi kullanılmıştır. Bulgulara göre, tam aracılık etkileri, İKY'nin beş alt boyutunun özellikle FİN'e olan etkisinde görülmektedir. Personel seçimi ve ücret yönetiminin finansal örgütsel performansa olan etkisinde pandemi sürecindeki inovasyon, itibar ve iletişimin tam aracılık etkisi olduğu tespit edilmiştir. Direkt etkiler incelendiğinde, en yüksek etki sırasıyla, beşeri sermaye gelişimi, personel seçimi ve personel performans gelişiminin finansal olmayan performansa etkisinde görülmüştür. Katılımcıların verdiği cevaplara göre, İKY'nin finansal olmayan performansa etkileri, finansal performansa kıyasla oldukça yüksektir. NFİN'e en yüksek etkisi olan İKY alt boyutları sırasıyla; BSG, PS, PPY, ÜY ve İSG'dir. FİN'e en yüksek etkisi olan İKY alt boyutları sırasıyla; BSG, İSG, PPY, PS ve ÜY'dir. Bu sonuca göre, BSG, İKY'nin örgütsel performansa en çok etki eden alt boyutudur. Beşeri sermaye gelişimi ölçeğindeki ifadelerden en etkili olanları; BSG'nin kurumun büyüme stratejilerinden biri olması, kariyer fırsatı sunması ve personele eğitim vermeyi amaçlamasıdır. Anahtar Kelimeler: Aracılık etkisi, COVID-19, İletişim, İnovasyon, İnsan kaynakları yönetimi, İtibar, Kriz yönetimi, Örgütsel performans, Profesyonelleşme, Türkiye'deki özel okullar
İtibar yönetimi ve havacılık eğitimi ilişkisi ekseninde sektörel bir değerlendirme
İtibar kelimesi anlam olarak içinde saygınlık, güvenilirlik, kalite, değer, süreklilik ve etik gibi prestij ifade eden kavramları barındırmaktadır. Ticari kurum ve kuruluşlar bu kavramlar ile anılmak isterler. Bu değerleri taşıyan şirketler sektörde markalarının kalıcı olacağını ve tercih edileceklerini bildiklerinden, kurumsal itibar için gerekli tüm fonksiyonları profesyonel bir bakış açısı ile yönetmeyi tercih etmektedirler. Pazarlama iletişiminin önemli bir aktörü olan kurumsal itibar yönetiminde en önemli fonksiyonlardan biri de çalışanlardır. Özellikle hizmet sektöründe üretilen ürünün soyut olması, müşterilerin hizmeti üreten kişileri markanın temsilcisi olarak görmelerine sebep olmaktadır. Bu çalışmada; Meslek Yüksekokullarında sektöre nitelikli iş gücü yetiştirebilmek amacıyla açılmış olan Sivil Havacılık Kabin Hizmetleri programlarının, havacılık sektörünün beklentilerini itibar ekseninde nasıl karşıladığı konusunda bir inceleme yapılmıştır. Araştırma yöntemi olarak Derinlemesine Mülakat seçilmiş ve Amaçlı Örneklem kullanılmıştır. Havayollarının kabin hizmetleri yöneticilerine ve Sivil Havacılık Kabin Hizmetleri programının eğitimden sorumlu yöneticilerine araştırma soruları yöneltilerek akademi ve havacılık sektörünün görüşleri alınırken, sektörel denetim yöneticisine sektörel denetim fonksiyonuna yönelik ilave soru sorularak düşünceleri alınmıştır. Araştırmada; Sivil Havacılık Kabin Hizmetlerinde verilen eğitimde; yabancı dil bilgisi düzeyinin yüksek olması, SHKH programlarının müfredatının akredite edilmesi, eğitmenlerin sektör tecrübesine ve SHGM sertifikasına sahip olması, sektörleri buluşturacak bir ortak platformun kurulması, Akademi-Sektör iş birliği, SHKH programlarının yenilenmesinin havacılık eğitiminde itibar yönetimi bağlamında önemli olduğu sonucuna varılmıştır. Araştırma; katılımcılar ile yapılan görüşmeler değerlendirildiğinde, Meslek Yüksekokulları Sivil Havacılık Kabin Hizmetleri eğitimleri ile Havacılık Sektörü Kurumsal İtibar Yönetimi bileşenlerinin birbirini tamamlayıcı bir konumda kesiştiğini ve iki sektörün imaj ve marka değerine olumlu yönde katkı sağladığını ortaya koymuştur.
Tüketicilerin kurumsal itibar algısı üzerindeki kültürel etkiler
İtibar işletmelere mevcut pazarlarında sürdürülebilir rekabet üstünlüğü sağlayan soyut bir varlık, ekonomik bir değerdir. Literatürde rekabet üstünlüğü ve kurumsal itibar arasında doğrusal bir ilişki olduğu görüşü yaygın bir biçimde kabul görmektedir. Bu bağlamda itibar örgütsel alanda stratejik bir kaynak olarak görülmektedir. Literatür işletmelerin itibar katsayılarının hesaplanmasına yönelik yaklaşım ve yöntemler açısından olgunluğa erişmiş durumdadır. Bu araştırmanın mevcut literatüre en önemli katkısı ise tüketicilerin söz konusu katsayıların oluşmasında hangi faktörlere öncelik verdiği ve söz konusu faktörlerin birbirlerine olan üstünlüklerinin AHP (Analitik Hiyerarşi Prosesi) yöntemi ile yeni bir model ortaya koyacak bir biçimde faktör düzeyinde belirlenmiş olmasıdır. AHP objektif ve sübjektif tüm kriterleri ikili karşılaştırmalar yaparak ölçen ve bu kriterlerin birbirlerine göre önceliklerini bularak önem sıralarını belirleyen bir karar verme tekniğidir. Kültür kavramının epistemolojik önemi ve ontolojik gerçekliğinden hareketle araştırmanın iki farklı kültürde sürdürülmesi sebebiyle iki farklı çalışma evreni ve örneklemi bulunmaktadır. Güçlü temsil yeteneği sebebiyle seçkisiz örnekleme ile gerçekleştirilen anket uygulamasında iki farklı kültürel grubun itibar algısı kıyaslanmış ve bu algıyı şekillendiren temel değişkenlerler ve atfedilen önem dereceleri belirlenmiştir. Sonuç olarak, farklı tüketici gruplarının itibar algısını oluşturan temel değişkenlerin kültürler arasında önemli farklılıklar gösterdiği tespit edilmiş ve öneri kısmında da araştırmada kullanılan 23 maddeden oluşan ölçeğin 7 madde ile uygulanması noktasında yeni bir öneride bulunulmuştur. Anahtar Kelime: Kurumsal itibar, Algılanan İtibar, İtibar Yönetimi
Kurumsal itibar yönetimi: Tepe yöneticisinin güvenilirliğinin kurumsal itibar ve çalışan olma niyetine etkisi
İtibar kavramı sübjektif bir yapı olmasının beraberinde, algılama yoluyla birey ve firmalara atfettiğimiz değeri içeren ve karar verme mekanizmamızda gömülü olarak yer alan olgudur. Birçok faaliyetlerinde kurumsal itibarlarından hareket eden firmalar bu nedenle kurumsal itibarın öncülleri ve sonuçlarının neler olduğunu ortaya çıkarmayı istemektedir. Kurumsal itibarı oluşturan öncülleri ve kurumsal itibarın yol açtığı birtakım sonuçların araştırılması ve ilgili değişkenlerin iyi yönetilmesi sonucunda firmaların rekabet avantajı sağlayacakları beklenmektedir. Bu çalışma Türkiye'de yer alan büyük ve itibarlı holdingleri bilen yanıtlayıcılar üzerinden, öncüllerden biri olan yönetici itibarından hareketle, sonuçlarından biri olan o firmada çalışan olma niyetini ölçmeye yönelik olarak gerçekleştirilmiştir. Araştırma üçleme üzerine tasarlanmıştır. İlgili literatürün taranması sonucu bir kavramsal model oluşturulmuş ve sonrasında modelin müşteri paydaş grubunun gözünde geçerli olup olmadığını anlamak üzere altı kişi ile yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Görüşme sonuçları kavramsal modelin geçerliliğini göstermiştir. Çalışmanın son aşamasında ise önce 70 sonra 50 kişi ile pilot uygulama yapılmış, sonrasında ise amaçlı örnekleme yoluyla Türkiye'nin ilk on büyük üniversitesinden yedisine ulaşarak toplanan 561 kişilik veri üzerinden nicel araştırma gerçekleştirilmiştir. Tüm verilere keşfedici ve doğrulayıcı faktör analizi yapılarak uyum değerlerinin yakalanması sonucu Yapısal Eşitlik Modellemesi'ne gidilmiştir. Veriler toplanan her firma için ayrı ayrı çözümlenmiştir. Sonuçlar modelin genel olarak kabul edilebilir olduğunu, tepe yöneticisinin güvenilirliğinin (inanılır ve uzman olma) kurumsal itibar üzerinde istatistiki olarak anlamlı etkisi olduğunu, ancak çalışan olma niyeti üzerinde istatistiki olarak anlamlı bir etkiden söz edilemeyeceği bulgusuna ulaşılmıştır. Kurumsal itibarın ise çalışan olma niyeti üzerinde istatistiki olarak anlamlı etkisinin olduğu yönünde bulgulara ulaşılmıştır. Anahtar Sözcükler: Tepe yöneticisinin güvenilirliği, Kurumsal itibar, Çalışan olma niyeti, Üçleme, Yapısal eşitlik modeli
Kamu kurumlarında itibar yönetimi: Sağlık Bakanlığı örneği
Araştırmada, bireyler kadar kurumlar için de önemli olan, oluşturulması uzun ve planlı bir süreci kapsayan ve yıkılması ise oluşturulmasından daha kısa süren itibar çalışılmıştır.Araştırmanın genel amacına uygun olarak; itibar kavramından yola çıkılarak kurumsal itibar, kurumsal itibar yönetimi kavramalarına ek olarak Sağlık Bakanlığı örneği incelenmiştir. Bu kapsamda, çalışmada anket yöntemi kullanılarak veriler elde edilmiş ve yorumlanmıştır. Toplamda 20 anket sorusundan oluşmuştur. Ölçeğin güvenirlilik katsayısı 0,88 bulunarak, yüksek güvenirlilikte olduğu saptanmıştır. Araştırmada 10 fakülteden öğrenci ve akademisyenler katılımcı olarak seçilmiştir.Araştırma sonucunda genel olarak değerlendirildiğinde katılımcıların olumlu algıladıkları görülmüştür. Ancak fakülteler arasında ve cinsiyet açısından değerlendirildiğinde itibar algılamalarında bazı farklılıklar olduğu saptanmıştır.
İşletmelerde yönetim kurulu yapısı ile kurumsal sosyal sorumluluk ve kurumsal itibar ilişkisi
Kurumsal itibarı işletmelerin yapılarının mı yoksa davranışlarının mı daha iyi açıkladığını ortaya koymayı amaçlayan çalışmanın temel hipotezi kurumsal itibar üzerinde davranışsal unsurları temsil eden kurumsal sosyal sorumluluğun yapısal unsurları temsil eden yönetim kurulu yapısından daha etkili olduğudur. Araştırma BİST Türkiye Kurumsal Yönetim Endeksinde işlem gören 90 işletme üzerinde yapılmıştır. Kurumsal itibar için Türkiye İtibar Atölyesinin tarafından yapılan 2016 Türkiye İtibar Araştırması kullanılmıştır. Kurumsal sosyal sorumluluk ve yönetim kurulu yapısı (CEO ikilemi, yönetim kurulu büyüklüğü, yönetim kurulundaki bağımsız üye oranı, yönetim kurulundaki icracı üye oranı ve yönetim kurulundaki kadın üye oranı) verileri işletmelerin faaliyet raporlarından elde edilmiştir. Hipotezlerin doğrulanması için hiyerarşik regresyon analizi yapılmış ve kurumsal sosyal sorumluluğun; kurumsal itibar ile CEO ikilemi ve yönetim kurulundaki bağımsız üye oranı arasında kısmi aracı ve düzenleyici, kurumsal itibar ile yönetim kurulu büyüklüğü arasında tam aracı görevi olduğu ve kurumsal itibar üzerinde davranışsal unsurların daha etkili olduğu bulgulanmıştır. Anahtar Kelimeler: Kurumsal İtibar, Yönetim Kurulu Yapısı, Kurumsal Sosyal Sorumluluk, BİST Kurumsal Yönetim Endeksi
İşletmelerin kurumsal itibarının özel ve kamu kesiminde yer alan endüstriyel müşterilerin algıladığı değer üzerindeki etkisi
Kurumların stratejik kaynaklarından birisi olarak kabul edilen kurumsal itibar, işletmelere değer katan ve uzun vadeli getirileri olan bir işletme varlığıdır. İtibar, artan bu öneminden dolayı, son yıllarda akademisyenlerin ilgisini çeken bir konu haline gelmiştir. Müşteri değeri, kurumların müşterileri ile karşılıklı değer paylaşımına dayanmakta ve her bir müşterinin, kurumun diğer varlıkları gibi yönetilmesi gerekliliğine odaklanmaktadır. Bu doğrultuda gerçekleştirilen araştırmanın amacı, işletmelerin itibar faaliyetlerinin müşterinin algıladığı değer üzerindeki etkisini incelemektir.
Csr disclosure: A comparison of the most reputable Turkish and multinational corporations
The study's purpose is to reveal how the most reputable Turkish and multinational companies disclose their Corporate Social Responsibility (CSR) issues online. The main focus of present study is on the CSR communication but especially on the interaction between corporate reputation and CSR.This paper investigates the ways in which the most reputable corporations from emerging countries disclose their CSR issues. The institutions have begun to take care of community's needs while determining their corporate objectives and strategies in place of commonly used the values of individual care. Importance of CSR disclosures came into prominence at this stage. The first question of the thesis is how do the most reputable companies communicate their CSR issues on digital media. Based on content analysis of the most reputable Turkish and the multinational companies, this research analyzes the content of corporate social responsibility disclosures according to ten content categories defined by Capriotti and Moreno (2007) and interactivity level of digital media in regard to their digital CSR disclosures. The second question is about the availability of the devices which are used to enable interactivity, on digital media. The third question is related to the interactivity level of Turkish and multinational companies' digital CSR disclosures. By using Dholakia et al.'s (2000) Six Interactivity Dimensions in the way stated in that study, all of the digital CSR disclosures were analyzed. Various issues related to CSR concept are identified in this study. According to our findings, the most reputable Turkish and multinational companies have adopted their social responsibilities and also they tend to communicate about their responsibilities on their digital media but we can say that the multinational companies are superior than Turkish companies while communicating their CSR issues on digital media. The findings reveal that the multinational companies tend to interact with their publics more than Turkish companies via digital channels. This study has identified a definition and set of criteria that may be useful to public relations practitioners in understanding CSR-related issues and applying interactivity to digital CSR disclosures. Key Words: Corporate Social Responsibility (CSR), Corporate Reputation, Corporate Social Responsibility Disclosure, Corporate Social Responsibility
Effects of brand equity dimensions on firm value and examining the moderating effect of perceived reputation: A study on large stores listed on ise
Brand equity compromises all the attitudes of consumers against a corporate brand. Brand equity offers advantage to both brand and consumer. In the same breath, brand equity is utilised financially. On the other hand, corporate reputation is made of the efficient and emotional jurisdiction of corporate stakeholders about the corporation. The aim of this thesis is to measure scientifically whether brand equity dimensions have any effect on firm value by moderating the perceived reputation dimensions of the companies. By this aim, a model is created to show correlation between these three concepts by gauging the reputation of the company, and brand equity perceptions of users and non-users of 10 corporations that are listed as "Large Stores" under the Nace classification of Istanbul Stock Exchange (ISE). The results, together with firm values of these companies which are the secondary data (Book to Market Ratio) were tested with structural equation modelling by using R programme. To the best of our knowledge, there is not any academic research globally and in Turkey that measures the relationship between these 3 concepts. According to the results of analysis, brand equity dimensions have statistically and scientifically meaningful effect on perceived reputation dimensions and on firm values of the companies.
Bir etnik gruba yönelik pazarlama faaliyetlerinin kurumsal itibar üzerine etkisi
Etnik pazarlardaki ekonomik potansiyelin büyüklüğü, iş dünyasını faklı etnik gruplar için farklı pazarlama stratejisi geliştirmeye yöneltmiştir. Türk firmaları son zamanlarda bu yeni pazarlama stratejisini nispeten değerlendirmeye başlamıştır. Etnik Pazarlamanın ve paydaşlar üzerindeki etkisinin iyi anlaşılması önemlidir. Bu stratejinin rakiplerden önce anlaşılması ve benimsenmesi rekabet avantajı yaratabilir.Bu çalışma, etnik pazarlama faaliyetlerinin, hedef kitle olan etnik grupların kurum itibarına etkisini incelemektedir. Teorik çerçevede, ilk olarak literatürde yer alan itibarlı kurum olmanın boyutlarına odaklanılarak kurumsal itibar kavramı ele alınmıştır. İkinci olarak etnik pazarlama kavramı incelenerek, etnik pazarlamanın tanımı, ilkeleri ve etnik pazarlama faaliyetleri özetlenmiştir. Araştırma aşamasında, nitel araştırma yöntemi benimsenerek, Kürtlerin etnik pazarlama faaliyetlerini nasıl algıladığı ve kurum itibarının bu faaliyetlerden nasıl etkilendiği ortaya çıkarılmıştır. Yatı yapılandırılmış birebir görüşmeler Türkiye'de yaşayan Kürtler ile yapılmıştır. Görüşmeler, temaları ve fikirleri belirlemek için yazıya dökülerek analiz edilmiştir. Sonuçlar etnik pazarlama faaliyetleri kurumsal itibar üzerinde doğrudan etkiye sahip olabileceğini göstermektedir.Anahtar Kelimeler: Kurumsal İtibar, Kurumsal İtibar Yönetimi, Etnik Pazarlama
Halkla ilişkilerin kurumsal itibar üzerindeki etkisine yönelik bir araştırma
Küreselleşen günümüz dünyasında ürün ve hizmetlerde çeşitlilik, hedef kitlenin internet vb. araçlar aracılığı ile giderek bilinçlenmesi kurumlar arasında rekabet ortamının doğmasına yol açmıştır. Kurumlar bu rekabet ortamında ürün ve hizmetlerini tüketicilere tanıtmak, kurumla ilgili hedef kitleye bilgi aktarmak ve hedef kitleden gelen geri beslemelerle bünyesinde faaliyette bulunduğu kuruma katkıda olumlu girdilerde bulunması amacıyla halkla ilişkiler birimlerini oluşturmuşlardır. Halkla ilişkiler birimleri uyguladıkları bir takım metodlarla bu rekabet ortamında kurumlarının bir adım önde olmasını sağlamak ve müşteri kitlesini arttırarak kuruluşun itibarını arttırmayı hedeflemektedirler. Bu çalışma kapsamında araştırma için oluşturulan hipotezler, korelasyon ve regrsyon analizleri yardımıyla test edilmiş ve çoklu regresyon analizi sonucunda kurumsal itibar üzerinde halkla ilişkiler boyutlarından "Tanıtma" ve "Tanıma", boyutlarının pozitif etkisinin olduğuna ulaşılmıştır. Bu çalışmada halkla ilişkilerin kurumsal itibar üzerindeki etkisine teorik olarak değinilmiş ve Kütahya Belediyesinde toplam 128 yönetici ve çalışan ile Kütahya Merkez İlçede yaşayan 410 vatandaşın katılımıyla yapılan anket çalışması ile bu iki kavramın birbiri üzerindeki etkisi korelasyon ve regresyon analizleriyle incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Halkla İlişkiler, İtibar ve Kurumsal İtibar,
Okul müdürlerinin itibarını etkileyen bileşenlerin belirlenmesi
Bu araştırmanın amacı, okul müdürlerinin itibarını etkileyen bileşenleri belirlemektir. Bu amaçla; çalışma grubuna alınan devlet ilkokulu, ortaokulu ve liselerinde görev yapan yönetici ve öğretmenler ile devlet liselerinde öğrenim gören öğrenci ve öğrenci velilerinin görüşleri alınmıştır. Araştırma verileri, dört adet açık uçlu sorunun yer aldığı bir form ile toplanmıştır. Açık uçlu sorular, yazılı olarak katılımcılara yöneltilmiş ve veriler bu yolla toplanmıştır. Elde edilen araştırma verileri, betimsel analiz tekniği kullanılarak çözümlenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu, 2014-2015 eğitim-öğretim yılı Kütahya il merkezindeki 171 öğretmen, 55 yönetici, 176 öğrenci ve 135 veli oluşturmuştur. Araştırma sonucunda itibarlı bir okul müdürünü, öğretmenler "tarafsız, adaletli, dürüst ve güvenilir, disiplinli"; yöneticiler "adaletli, dürüst ve güvenilir, tarafsız, lider özelliğine sahip"; öğrenciler "disiplinli, hoşgörülü, güler yüzlü ve sevecen, samimi"; veliler ise "disiplinli, saygılı, eşit davranan, adaletli" şeklinde nitelendirmişlerdir. Okul müdürünün itibarını olumlu yönde etkileyen bileşenleri öğretmenler "etkili iletişim kuran, paydaşların arkasında duran, okul başarısının arttıran, yönetmeliklere hâkim olan"; yöneticiler "paydaşlarla etkili iletişim kuran, paydaşlarla birlikte karar alan, olaylara müdahale eden ve çözüm üreten, paydaşlara değer veren"; öğrenciler "etkili iletişim kuran, öğrenci sorunlarını ve isteklerini dinleyen, sorunlara çözüm üreten, dengeli disiplin kuran"; veliler "paydaşlarla etkili iletişim kuran, okul başarısının arttıran, okulun fiziki düzenine dikkat eden, sorunlara çözüm üreten" olarak ifade etmişlerdir. Okul müdürünün itibarını olumsuz yönde etkileyen bileşenleri; öğretmenler "kayırmacılık yapılması, yöneticilik vasfı olmaması, adil davranmaması, baskıcı olması"; yöneticiler "kayırmacılık yapılması, etkili iletişim kurmaması, paydaşlara ve onların fikirlerine değer vermemesi, adil olmaması"; öğrenciler "aşırı disiplinli ve sert olması, fazla gergin olması ve kızması, disiplin kurallarına uyulmaması, kırıcı bir üslubunun olması"; veliler ise "ilgisiz olması ve istekleri dinlememesi, kayırmacılık yapması, yöneticilik vasfının olmaması, kırıcı ve olumsuz üslup"; olarak ifade etmişlerdir. Okul müdürünün itibarını arttırmaya yönelik olarak; öğretmenler ve yöneticiler "kendini geliştirmeli"; öğrenciler "ders dışı aktivitelere önem vermeli"; veliler "okulun birlik ve bütünlüğünü sağlamalı" önerilerini sunmuşlardır.