Health care organizations

102 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Sağlık işletmelerinde satın alma ve tedarik zinciri yönetimi

Hastaneler, sağlık ocakları, tıp merkezleri veya poliklinik gibi sağlık hizmeti sunan tüm kuruluĢlarda satın alma ve tedarik zinciri yönetiminin gün geçtikçe önem kazanmakta olduğunu ve sürekli geliĢen bir süreç olduğunu görmekteyiz. Tıbbi cihaz gruplarından, sarf malzemelere ve ilaçlara kadar çok sayıda malzeme, sağlık kuruluĢları tarafından talep edilmekte, depolanmakta ve kullanılmaktadır. Hangi tedarikçilerle çalıĢılacak, ürünler nasıl stoklanacak, yeni sipariĢler nasıl verilecek, nasıl takip edilecek, miktarları ne olacak gibi konular satın alma ve tedarik zinciri yönetimi sürecinde yöneticilerin vermesi gereken kararlardır. Zaten planlamadan, lojistiğe, satın alma ve tedarikten, malzeme yönetimine kadar tüm konular iĢletme bünyesinde satın alma ve tedarik zinciri yönetimi bölümü içerisinde yer alan bir süreçtir. Bu süreç yönetilirken en doğru ve en rasyonel kararlar alınmalı, kaynaklar en etkin biçimde kullanılmalı ve verimliliğin arttırılması yönünde satın alma ve tedarik zinciri yönetimi baĢarılı bir Ģekilde yönetilmelidir. Bu çalıĢmada; sağlık sektöründe satın alma ve tedarik zincir yönetimi nasıldır sorusunun cevabı verilmeye çalıĢılmıĢtır. Anahtar Kelimler: Lojistik, Tedarik Zinciri Yönetimi, Sağlık, Hastaneler

HastanelerLojistikPoliklinikler+5
Mahmut Yağbasan
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlık sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin uzun dönemli borçluluk ve likidite dinamikleri ile banka kredileri kullanım düzeylerinin karşılaştırılması

İşletmelerin borçluluk düzeyleri kısa vadeli borç ödeme güçleri anlamında likiditelerini etkilemektedir. Mevcut likidite düzeyi ise işletmelerin gelecekteki borçlanma imkânlarının önemli belirleyicilerindendir. Bu çalışma, Türkiye'de sağlık sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin uzun dönemde sahip oldukları borçluluk ve kısa vadeli finansman eğilimleri ile borçlarını ödemekte veya çevirmekte kullandıkları likidite dinamikleri arasındaki ilişkiyi ele almaktadır. Genel olarak işletmelerin likidite seviyeleri sadece yakın gelecekte kullanabilecekleri borçlanma tercihinde etkili olmaktadır. Bu çalışma ise uzun dönemde sağlık sektörü özelinde geçmişte kullanılan hem kısa hem de uzun vadeli birikimli borç seviyelerinin de işletmelerin likidite düzeyi üzerinde oldukça etkili olduklarını ortaya çıkartmaktadır. Çalışmada kullanılan üçer yıllık ortalamalar halinde ele alınan sektör verileri analizi sonrasında; uzun dönemde kısa vadeli banka kredilerinin kısa vadeli yabancı kaynaklara oranı ve banka kredilerinin yabancı kaynaklara oranının sağlık sektörü işletmelerinin likidite veya asit-test oranları üzerinde istatistiksel olarak önemli derecede etkili oldukları ortaya çıkmaktadır. Çalışmanın bulgularının ve sonuçlarının sağlık sektörü işletmelerinin finansal yönetimlerinde borçlanma ve kısa vadeli likidite yönetimi konularında karar alıcılara yardımcı olması beklenmektedir.

Banka kredileriBorçlulukKrediler+4
Çetin Gir
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Hizmet sektöründe hizmet kalitesinin servqual analiz yöntemiyle ölçülmesi: İstanbul devlet ve özel hastane uygulaması

Sağlık işletmelerinde hizmet kalitesi; anlaşılması, ve sonuçlarının değerlendirilmesi açısından zor ve karmaşık kavramlardan birisidir. Hizmet sektöründeki tüm firmalarda olduğu gibi sağlık işletmeleri de, çoğalan rekabet şartlar dolayısıyla iyi kalitelide hizmeti karşılamak mecburiyetindedir. Bir sağlık işletmenin hizmet kalitesi hizmet kalitesi kalitesi faktörlerinin ne kadar iyi olduğundan çok, bu hizmet kalitesi faktörlerinin sağlık hizmeti alan müşterilerinin beklentilerinin karşılama oranı ile ilgilidir. Hizmet kalitesini ölçmede kullanılan yöntemlerden birisi de Servqual ölçeğidir. Bu araştırmada SERVQUAL ölçeği kullanılarak bir sağlık işletmesinden (hastaneden) hizmet alan hastaların beklenen hizmet kalitesi ve algılanan hizmet kalitesi analiz edilmeye çalışılmıştır. Bu çalışmada amaç ise, bir hastane hizmet işletmesinde tedavi hizmeti hizmet alan hastalarımızın bekledikleri ve algıladıkları hizmet kalitesi arasındaki farklılık olup olmadığını analiz edilmeye çalışılmıştır.. Yapılan analiz neticesinde hizmet alan hastaların tüm hizmet kalitesi boyutları için algılanan hizmet kalitesi ve beklenen hizmet kalitesinin arasındaki fark arasında değişkenlik analiz edildiğinde hizmet kalitesi boyutları için aralarında farklılık olmadığı neticesine varılmıştır.

HastanelerHizmet kalitesiSağlık hizmetleri+4
Şeyma Gözde Aslan
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Ulusal ve uluslararası örgütler ve kurallar açısından hastane ve sağlık kurumlarında iş sağlığı ve güvenliği

Sanayileşme ile birlikte artan mal ve hizmet üretimi beraberinde çalışanların beden ve ruhsal bütünlüğünü korumayı hedef edinen iş sağlığı ve güvenliği kavramını doğurmuştur. Günümüz örgütlerinde iş görenlerin daha güvenilir koşullar altında çalışmaları birey, kurum ve ülke açısından büyük öneme sahiptir. Bu nedenle ülkemizde, uluslararası alanda yaşanan yeni gelişmeler ışığında, uzun bir sürecin ardından yeni yasalar yürürlüğe girmiştir. Bu yasa ve modern uygulamalar ışığında iş sağlığı ve güvenliğinin çalışma hayatının tamamında daha iyiye taşınması hedeflenmektedir. Görevi insanlığın sağlığını korumak ve sürdürmek ancak sağlık çalışanlarının kendilerini sağlıklı ve güvende hissettikleri bir iklimde verimli olabileceklerdir. Bu nedenle sağlık çalışanlarının iş sağlığı ve güvenliği özel düzenlemelerle ayrıca koruma altına alınmışlardır. Bu çalışmada uluslararası kuralların da ekseninde iş sağlığı ve güvenliği konusunda sağlık kurumlarında görev alan personele ait alt tedbir ve düzenlemeler incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: İş Sağlığı, İş Güvenliği, Sağlık Kurumları

HastanelerSağlık işletmeleriSağlık kuruluşları+3
Serap Büşra Doğan
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Master'sOpen AccessTR

SWOT ve BSC Uygulamasının hastane yönetiminde önemi ve bir araştırma

Bu tez çalışmasında, SWOT (Güçlü, Zayıf, Fırsat ve Tehdit) ile BSC (Dengeli Kurumsal Karne) uygulamaları ile hastane yönetimi konuları araştırılmıştır.Tez çalışmasının birinci bölümünde, yönetim ve özel olarak hastane yönetimine yer verilmiştir. Bu kapsamda literatür araştırması yapılmıştır. Tezin ikinci bölümünde, SWOT değişkenleri açıklandı. Tezin üçüncü bölümünde BSC uygulaması açıklandı. Tezin dördüncü bölümünde ise hastane çalışanlarının görüşlerini toplamak amacıyla bir anket araştırması yapılmıştır.Sonuç, araştırma bulgularından yola çıkarak, hastane çalışanlarının bulunduğu hastanenin yönetimine ne ölçüde SWOT ve BSC uygulamaları ile ilişkili olduğu ortaya konmuştur. Anahtar Kelimeler: SWOT, BSC, Hastane Yönetimi, SPSS Uygulaması

Dengeli ölçüm kartıDevlet hastaneleriHastaneler+4
Reyhan Aslan Kılıç
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Duygusal zekânın örgütsel bağlılığa olan etkisi ve sağlık çalışanları üzerinde bir uygulama: Uşak ili örneği

Bu araştırma, ?Kamu Kurumlarında Sağlık Sektöründe? görev yapan sağlık personelinin (doktorlar hariç) duygusal zekâ ve örgütsel bağlılık düzeyleri arasındaki ilişkinin tespit edilmesine ve değişkenler arasındaki ilişkinin belirlenmesine yöneliktir. Bu amaç doğrultusunda çalışanların; duygusal zekâ ve örgütsel bağlılık düzeylerinin belirlenmesi ve duygusal zekâlarının örgütsel bağlılıklarına olan etkisinin tespit edilmesi çalışmanın amaçları arasında yer almaktadır.Araştırma Uşak ilinde faaliyet gösteren sağlık kurumlarını kapsamaktadır. Araştırmaya, Uşak Devlet Hastanesi'nden 148, Uşak Devlet Hastanesi Kadın Doğum ve Çocuk Ünitesi'nden 61, Ağız ve Diş Hastanesi'nden 24, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi'nden 12, KETEM'den (Kanser Erken Teşhis Ve Tarama Merkezi) 8 adet olmak üzere toplam 253 sağlık personeli katılmıştır.Çalışmada, veri toplama yöntemi olarak anket tekniğinden yararlanılmıştır. Anket formu üç bölümden oluşmaktadır. İlk bölümünde, örneklemi oluşturan sağlık çalışanlarının demografik özelliklerinin belirlenmesi için ?Kişisel Bilgi Formu?, ikinci bölümünde duygusal zekâ düzeylerinin belirlenmesi için ?Duygusal ZekâÖlçeği (Self-Report Emotional Intelligence Test - SREIT)? ve üçüncü bölümde ise örgütsel bağlılık düzeylerinin belirlenmesi için ?Örgütsel Bağlılık Ölçeği (Organizational Commitment Questionare - OCQ)? kullanılmıştır. Elde edilen verilere, SPSS 18.0 paket programı kullanılarak; frekans ve yüzde değerleri, güvenilirlik, madde ve faktör analizleri, KMO (Kaiser-Meyer-Olkin) Örneklem Yeterliliği Testi, Barlett Küresellik Testi ve bağımsız değişken ve boyutlarının bağımlı değişken üzerindeki etkilerini belirlemek amacı ile regresyon analizi yapılmıştır. Verilerden elde edilen sonuçlar % 95 güven aralığında, p < 0,05 anlamlılık düzeyinde değerlendirilmiştir.Araştırma sonuçlarına göre; duygusal zekâ değişkeninin alt boyutları ile örgütsel bağlılık değişkenin normatif bağlılık boyutu arasında anlamlı bir ilişki tespit edilememiştir. Duygusal zekâ değişkeninin; duygularının farkında olma ve başkalarının duygularının farkında olma boyutları ile duygusal bağlılık boyutu arasında anlamlı bir ilişki tespit edilemezken, duygularını ifade edebilme boyutu ile duygusal bağlılık boyutu arasındaki ilişkinin anlamlı olduğu görülmüştür. Ayrıca duygularının farkında olma ve duygularını ifade edebilme boyutları ile devamlılık bağlılığı boyutu arasında anlamlı bir ilişki tespit edilemezken, başkalarının duygularının farkında olma boyutu ile devamlılık bağlılığı boyutu arasındaki ilişkinin anlamlı olduğu görülmüştür.Bu Yüksek Lisans Tezi Uşak Üniversitesi BAP birimi tarafından proje olarak desteklenmiştir.Anahtar Kelimeler: Duygusal Zekâ, Örgütsel Bağlılık, Kamu Kurumları, Sağlık Çalışanları

BağlılıkDuygusal zekaSağlık işletmeleri+5
Dilek Efe
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

Yalın yönetim anlayışının, işletmelerin hizmet kalitesi ve hizmeti alan taraflara etkileri: Sağlık sektöründe bir uygulama

Bu çalışmanın amacı; yalın yönetim anlayışının, işletmelerin hizmet kalitesine ve hizmeti alan taraflara etkilerinin analiz edilmesidir. Yalın yönetim, süreçleri iyileştiren veya maliyetleri düşüren bir araçlar ve teknikler takımı olarak tanımlanmaktadır. Sıfır hata veya sıfır israfın hedeflendiği yönetim şekli, yalın yönetimin en önemli amaçlarından birisidir. Yalın yönetim uygulamaları sağlık hizmetleri açısından bireylerin eşit düzeyde, güvenli, uygun yollardan ve hızlı bir şekilde hizmet alabilmelerini amaçlamaktadır. İşletmelerin, işleyen sistemlerde meydana gelen sorunların ve hataların en kısa zamanda çözmesi ve israftan kaçınması için önlemler almayı da amaçlamaktadır. Sözü edilen amaçları benimsemiş olan sağlık kurumları, yalın yönetim uygulamalarından yararlanarak her kademede bu teknikleri uygulamaları ile misyonlarını gerçekleştirmektedirler. Sağlık kuruluşlarının; yaşam kalitesinin artırılmasında, sağlıklı yaşam ve hastalık halinde sağlık hizmeti sunumu, insan yaşamında özel bir öneme sahiptir. Diğer taraftan, sağlık hizmetlerinin kalitesi, hastalığı kısa sürede teşhis ve erken tedavi; ülkelerin sosyo-ekonomik açıdan gelişmişlik düzeyinin de bir göstergesi olarak kabul edilmektedir. Bu bakımdan, sağlık kurumlarının verdikleri hizmetlerin kalitesinin ölçülebilmesi, bu süreçlerin bütünsel bir yaklaşımla ele alınmasını gerektirmektedir.

Hizmet kalitesiKaliteSağlık hizmetleri+5
Ömer Faruk Şarkbay
İstanbul Gelişim University · Institute of Graduate Studies
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Kurumsal itibar ve hizmet kalitesinin işletme performansına etkileri: Sağlık işletmelerinde bir araştırma

Bu araştırmanın temel amacı, sağlık sektörü içinde kurumsal itibar ve hizmet kalitesinin işletme performansı üzerindeki etkilerini ortaya koymak için model geliştirmek ve bu modeli test etmektir. Bu amaçla, kurumsal itibarın alt değişkenleri olan farkındalık ve tanınma, yönetim-liderlik, güvenilirlik; hizmet kalitesinin alt değişkenleri olan empati, sağlıklı yiyecekler, fiziksel özellikler, güven, güvence ve işletme performansının alt değişkenleri olan, rekabet, finansal performans, hizmet kalitesi, esneklik, kaynak kullanımı arasındaki ilişkiler analiz edilmiştir. Çalışma kapsamında araştırma verilerinin elde edilmesinde; demografik özelliklerle ilgili sorular, "Kurumsal İtibar Ölçeği, Hizmet Kalitesi Ölçeği ve İşletme Performansı Ölçeği" olmak üzere üç ölçekten yararlanılmıştır. Ankete katılan bireylerin verdiği cevaplardan oluşan veriler SPSS istatistik analiz programı ile analiz edilmiştir. Bu doğrultuda, demografik özelliklere ait dağılımlar belirlenmiş, ölçeklerin güvenilirlik düzeyleri belirlenerek; faktör, anova, korelasyon ve regresyon analizleri yapılmıştır. Anket çalışması, İstanbul'da faaliyet gösteren özel hastanelerin çalışanlarına uygulanmış olup, bu kapsamda 400 kişiye ulaşılmıştır. Araştırmanın analizleri sonucunda, sosyal sorumluluğun, sağlıklı yiyeceklerin ve hizmet güvencesinin; rekabet faaliyetleri üzerinde pozitif bir etkisi olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, kurumun fiziksel özelliklerinin ve hizmet güvencesinin; finansal performans üzerinde pozitif bir etkisinin olduğu tespit edilmiştir. Buna karşılık, kuruma yönelik olumsuz algıların, müşteri memnuniyetinin ve sosyal sorumluluğun; hizmet kalitesi üzerinde negatif bir etkisinin olduğu tespit edilmiştir.

Hizmet kalitesiKurumsal itibarKurumsal yönetim+6
Turgay Karalinç
İstanbul Gelişim University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlık işletmelerinde kalite yönetim sistemi ve hasta güvenliği kültürü değişkenlerinin incelenmesine yönelik bir araştırma

Çalışmamızda sağlık hizmetlerinde Kalite Yönetim Sistemi ve Hasta Güvenliği Kültürü kavramı incelenmektedir. Birinci bölümde Toplam Kalite Yönetim Sistemi ,ikinci bölümde ise Hasta Güvenliği Kültürü ile ilgili literatürde yer alan kurumsal tespitler ve ampirik bulgulardan bahsedilmiştir. Kalite ve güvenlik konularında Türkçe literatürde kısıtlı olan çalışmalara değinilmiştir. Çalışmamızda Kalite ve Güvenlik kültürünü ölçmeye yönelik Sağlık Hizmetlerinde Araştırma ve Kalite Ajansı (AHRQ) tarafından hazırlanan anket kullanılmıştır. Sağlık hizmetlerinde kalitenin ana bileşeni olan hasta güvenliğine hangi değişkenler ne kadarlık bir yükle etki ettikleri incelenmiştir. Bu amaçla İstanbul'da faaliyet gösteren, grup hastanelerine bağlı ve kalite sistemlerini uygulayan iki hastane personelinin Kalite Yönetim Sistemi ve Hasta Güvenliği Kültürü'ne yönelik tutumlarının belirlenerek, Kalite Yönetim Sistemleri ile Hasta Güvenliği Kültürü arasındaki ilişkiyi belirleyen değişkenlerden "hangilerinin, ne kadar değişken olduğu" analiz edilmiştir. Çalışmamızda Çok Değişkenli bir İstatistik Analiz (ÇDİA) yöntemi olan Kanonik Korelasyon analizi kullanılmıştır. İki değişken seti arasında 30 Kanonik Korelasyon bulunmuş ve bunların 21'i anlamlı bulunarak değerlendirmeye alınmıştır.

GüvenlikHasta güvenliğiKalite+6
Bahriye Topaloğlu
Demiroğlu Bilim University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlık kurumları işletmeciliğinde iş etiği açısından hissedarlar önceliği kuramı ile paydaşlar kuramı'nın karşılaştırmalı analizi

Sağlık hizmetleri alanında bilimsel gelişmelerin etkisiyle ve sağlığın metalaşmasıyla 19.yy'ın ikinci yarısından itibaren yaşanan dönüşümlerle beraber fonlanma, verimlilik, hesap verebilirlik, kamu yararının kollanması, hizmetin yaygınlığının ve kalitesinin gözetimi gibi konuların yanı sıra işletme açısından etik sorunu medikal etikten öte bir zaruret olarak yönetimin bir unsuru haline gelmiştir. Sağlık kurumları işletmeciliği yönetim süreçlerinde etiğin alışılmamış rolü kuram karşılaştırmaları bağlamında analiz edilmiştir. Bu amaçla Hissedarlar Önceliği Kuramı ile Paydaşlar Kuramı ayrıntılı bir şekilde el alınmıştır. Etik karşılaştırmanın kuramsal çerçevesi Faydacılık ve Kantçı ödev yaklaşımları ile sınırlandırılmış ve bu iki ana etik kuramın sağlık kurumları işletmeciliği etiği alanında bütünleştirilmesinin olanakları bütün tez boyunca incelenmiştir. Nihai tahlilde, tek bir hedefe yönlenmiş herhangi bir sağlık kurumu işletmesinin kaçınılmaz olarak sağlık hizmetlerinin karmaşık doğasını kavramada işlevsiz kalacağı ve böylece kurumun belirlenmiş misyonunu yerine getirebilmekten yoksun olacağı gösterilmiştir. Aynı gerekçelerle, işletme faaliyetlerinde yaşanan dinamik değişimin farklı yönlerini ihtiva etme iddiasında olan stratejik yönetim modeliyle ve etik öncelikleri de içeren kapsam gücüyle Paydaşlar Kuramı'nın sağlık kurumları işletmeciliği alanında yetkin bir kuram olduğu gösterilmiştir. Anahtar Kelimeler: Sağlık Kurumları İşletmeciliği, İş Etiği, Hissedarlar Önceliği Kuramı, Paydaşlar Kuramı, Ödev Ahlakı, Faydacılık, Paydaşlar Analizi, Paydaşlar Yönetim Stratejisi.

EtikHissedar değeriKarşılaştırmalı analiz+4
Aydın Özgür Karaçam
Avrasya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Türk hukukunda sağlık tesisleri açısından yap-kirala-devret sözleşmeleri

Kamu Özel İşbirliği, kamu hizmetlerinin sunumuna ve finansmanına özel sektörün katılımını sağlayan bir alternatif proje finansman modelidir. Bir Kamu Özel İşbirliği alt modeli olan Yap-Kirala Devret modeli ülkemizde sağlık sektöründe uygulanmaya başlamıştır. Sağlık sektöründeki Yap-Kirala-Devret modelinde yüklenici şirket finansmanı tamamen kendisi sağlayarak bir sağlık tesisini inşa etmektedir. İnşa ettiği tesisi sağlık hizmetini ifa etmesi için idareye belirli bir süreyle kiraya veren yüklenici şirket, yaptığı yatırımın karşılığını kira gelirlerinden elde etmektedir. Sözleşmenin sona ermesiyle sağlık tesisi işletilmeye uygun halde bedelsiz bir şekilde idareye devredilmektedir. Böylece, idare sözleşme süresinin sonunda özel sektör finansmanıyla inşa edilen, işletilmeye uygun bir sağlık tesisi sahibi olmaktadır.Yap-Kirala-Devret modeli kapsamında idare ile yüklenici şirket arasında imzalanan sözleşme, bir kombine tipli karma sözleşmedir. Sözleşme, eser sözleşmesinin tipik edim unsuru yapım ve kira sözleşmesinin tipik edim unsuru kiraya verme unsurlarını içermektedir. Uyuşmazlık halinde bu sözleşmelere ilişkin hükümler Yap-Kirala-Devretsözleşmesinin niteliğine uygun düştüğü ölçüde uygulama alanı bulacaktır.

HastanelerProje finansmanıSağlık işletmeleri+5
Osman Kadir Karaosman
Ankara University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Yenilenebilir enerji kullanan otel işletmelerinin uluslararası pazarlar için pazarlama iletişim kararlarının TOPSIS yöntemi ile belirlenmesi: Termal otel & SPA üzerine bir uygulama

Enerji, teknolojinin olmazsa olmazı en önemli parçasıdır. Teknolojinin nefes kesen hızı ve dünya nüfusunun hızlı artışı enerji ihtiyacını da aynı hızla artırmaktadır. TV, bulaşık makinesi, fırın, bilgisayar, cep telefonları, otomobil gibi hayatımızı kolaylaştıran daha pek çok şey enerjiyi vazgeçilmez kılmaktadır. Gelişmiş ülkelerin, doğada mevcut her gücü enerji olarak değerlendirmeleri yenilenebilir enerji kavramını oluşturmuş bu sebeple küresel ısınma gibi dünya üzerinde olumsuz etkilere sebep olan fosil yakıt tüketimine alternatif çözümler üretilerek var olan doğal kaynaklar enerjiye çevrilmiştir. Yenilenebilir enerjiyi kullanarak hem çevreye verilen zararı azaltan hem de ekonomilerini destekleyen pek çok sektör gibi enerji gereksiniminin yoğun olduğu turizm sektörü için de yenilenebilir enerji kaynakları büyük önem arz etmektedir. Bu çalışmada, yenilenebilir enerji kullanan çevreye duyarlı Afyon İkbal Termal Otelin, uluslararası pazarda kullanacağı pazarlama iletişimi faaliyetleri için belirlenen kriterlere bağlı olarak TOPSIS yöntemi değerlendirilip önceliklerini belirlemektir. Bu yöntem belirlenirken, Afyon İkbal Termal Otelin, yenilenebilir enerji kullanan otelleri en çok tercih ettiğini belirttiği ABD, İngiltere ve Hollanda pazarında uygulayacağı pazarlama iletişimi faaliyetlerinin önceliği belirlenirken, Afyon İkbal Termal Otelin pazarlama müdürüyle değerlendirme yapılmıştır. Sonuç olarak, bu uygulamada belirlenen alternatifler reklam, halkla ilişkiler ve tanıtım, fuar ve promosyon olarak kriterler ise maliyet, kurumsal itibar sağlamak, rakiplerin stratejileri, teknolojik gelişmeler, hedef pazarın gelişmişlik düzeyi, tüketicilerin çevre duyarlılığı, çevreye yönelik değişen tüketici eğilimleri ve acentaların tutumu olarak belirlenmiştir. ABD ve İngiltere pazarı için öncelik sıralaması; reklam, halkla ilişkiler ve tanıtım, fuar ve promosyon olarak belirlenmiştir. Hollanda pazarının öncelik sıralaması ise, reklam, halkla ilişkiler ve tanıtım, promosyon ve fuar olarak belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Pazarlama İletişimi, Turizm pazarlaması, Yenilenebilir Enerji ve Turizm, TOPSİS

OtellerPazarlama iletişimiSPA+6
Ayşegül Bayram
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İçsel pazarlama yaklaşımının örgütsel bağlılık üzerine etkisinin değerlendirilmesi: Sağlık işletmelerine yönelik bir uygulama

Günümüzde sağlık işletmelerinde sağlık hizmet sunumlarının daha etkin ve verimli yürümesi, kalitenin artırılması, maliyetlerin düşürülmesi ve çalışan örgütsel bağlılığının sağlanması etkin içsel pazarlama çalışmasına bağlı bulunmaktadır. Etkili içsel pazarlama sağlık sektöründe yaşanan çok hızlı bilişim ve teknolojik gelişmeler, hastaların taleplerinde görülen farklılıklar, kaynakların ayrımında kullanılan vb. tür gelişmeler, sağlık çalışanlarının daha zor ve karmaşık görevleri ile karşı karşıya kalmaları sonucu geliştirilen bir yaklaşım biçimidir. Bu tez çalışmasında; sağlık sektöründe görev yapan sağlık çalışanlarının içsel pazarlama yaklaşımının örgütsel bağlılık üzerindeki etkisi konusunda görüş düzeylerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma'nın evrenini Balıkesir İlinde T.C. Sağlık Bakanlığı'na bağlı olarak faaliyette bulunan Balıkesir Devlet Hastanesi ve Özel Sevgi Hastanesi'nde çalışan 450 sağlık çalışanı oluşturmaktadır. Araştırma örneklemini 262 sağlık oluşturmuştur. Veri toplama aracı olarak anket formu kullanılmıştır. Ankette çıkan sonuçların analizi için SPSS programlarından yararlanılmıştır. Veri analizinde frekans, yüzde değerler, t testi ve anova istatistiksel yöntemleri kullanılmıştır. Çalışma sonucunda, sağlık çalışanlarının kadın (%82,1), 35-45 yaş arası (%34,7), evli (%68,3), Önlisans (%45,0), toplam mesleki deneyimi 1-4 yıl (%28,4), diğer servislerde çalışan (18,7) ve hemşire (%71,8) oldukları tespit edilmiştir. Yine çalışmada sağlık çalışanlarının örgütsel bağlılık algı düzeylerinin eğitim durumu, içsel pazarlama algı düzeylerinin deneyim süresi, içsel pazarlama ve örgütsel bağlılık algı düzeylerinin çalıştıkları birim gruplarına göre anlamlı farklılık gösterdiği, içsel pazarlama ile örgütsel Bağlılık arasındaki ilişkinin anlamlı olmasından hareketle içsel pazarlamanın örgütsel bağlılığa anlamlı bir katkı yaptığı söylenebilir.

HastanelerSağlık hizmetleriSağlık işletmeleri+5
Arzu Çetindere
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Ameliyathane sistemlerinde sıra bağımlı hazırlık süreli çizelgeleme yaklaşımı

Bir hizmet işletmesi olan hastanelerde, en yüksek kazanç ve maliyet birimlerinden biri ameliyathanelerdir. Hastane yönetiminin, en düşük maliyetle yüksek kalitede cerrahi bakım sağlanması baskısı altında olan ameliyathanelerde çizelgeleme sürecine ve önemli bir kaynak olan ameliyat odası kullanımına ilişkin yaygın uygulanan genel bir yapının olmaması çalışmanın çıkış noktasını oluşturmaktadır.Belirsizlik ve değişkenliğin fazlaca yaşandığı ameliyathane ortamında, ameliyat odası kullanım oranının en büyüklenmesi, çalışma kapsamının amacını oluşturmaktadır. Ameliyat odasının kullanım etkinliği, gerçekleştirilen ameliyatların planlanan tamamlanma zamanından erken ve geç tamamlanmasıyla ölçülmektedir. Tıp fakültesi hastanesi ameliyathanesinde çocuk cerrahisi ameliyat odası, tek makineli bir iş ortamı olarak düşünülmüş ameliyatların çizelgelenme problemi ele alınmıştır. Çizelgeleme probleminin gerçek sistemi daha iyi yansıtması açısından ameliyatlar arasındaki sıraya bağımlı hazırlık süreleri ile ameliyat sürelerinin stokastik olarak ele alındığı çalışmada, ameliyatların sıralanmasına ilişkin bir sıralama kuralı geliştirilmiştir. Geliştirilen modelin, karmaşık ve risk taşıyan ameliyathane ortamına uygunluğunun sınanması gerektiği düşüncesiyle benzetim yöntemi kullanılmış ve Promodel Benzetim programından faydalanılmıştır.Tez kapsamında yapılan inceleme ve araştırmalar doğrultusunda önerilen modelin ameliyat odası kullanımı açısından gelişme sağladığı görülmektedir. Ameliyathanede farklı cerrahi birimlerde ve tüm ameliyathane ortamında kullanılabilecek modelin hem hasta, hem ameliyathane personeli hem de hastane ? ameliyathane yöneticileri açısından memnuniyeti artıracağı düşünülmektedir.Anahtar Kelimeler: Çizelgeleme, Sıraya Bağlı Hazırlık Süreli Tek Makine Çizelgeleme Problemleri, AmeliyathaneÇizelgelemesi, PROMODEL

AmeliyathanelerFaaliyet çizelgelemesiHastane yönetimi+5
Esra Yıldırım
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

Sağlık işletmelerinde sürece dayalı faaliyet tabanlı maliyetleme: Aydın'da bir hastane işletmesinde uygulama

İşletmeler, yüksek rekabet ortamında, başarılarını ve karlılıklarını devam ettirebilmek için günümüz dünyasında etkili bir maliyet sistemi kullanmak zorundadırlar. Geleneksel maliyet sistemlerine baktığımızda bugünün maliyet hesaplamalarını etkin bir şekilde karşılayamadıkları görülmektedir. Bu yüzden işletmeler için yeni ve verimli bir maliyet sistemine ihtiyaç duyulmaktadır. Bu eksikliklere çözüm olarak da en etkili maliyet sistemi olarak Sürece Dayalı Faaliyet Tabanlı Maliyetleme (SDFTM) geliştirilmiştir. SDFTM, Faaliyet Tabanlı Maliyetleme'nin (FTM) eksik kalan yanlarını tamamlayarak daha doğru ve net sonuçların ortaya çıkmasını sağlamaktadır. FTM'nin dezavantajlı yönlerinden en önemlisi maliyetinin yüksek ve çok fazla zaman alıcı özelliğinin olmasıdır. SDFTM sistemi ise bu tür problemlere ve güncellenme sıkıntılarına çözüm bulunması için ortaya atılmıştır. SDFTM sistemi Geleneksel FTM sistemine göre daha ucuz ve daha kolay uygulanması sebebiyle tercih edilmektedir. SDFTM sistemi pratik kapasiteleri dikkate alarak, kullanılmayan kapasiteyi açığa çıkarmasıyla FTM sisteminden ayrılmaktadır. FTM sisteminde teorik kapasite, SDFTM sisteminde ise pratik kapasite kullanılmaktadır. Bu şekilde mevcut ve optimal durumlar arasındaki karşılaştırmalar daha önemli hale gelmektedir. Bu tezin amacı; SDFTM sisteminin diğer geleneksel maliyet sistemlerine oranla daha verimli ve etkili olduğu bir hizmet işletmesi olan hastane örneğinde pratik olarak uygulanarak sonucun daha gerçeğe uygun ve güvenilir olması sağlanmıştır.

Aktiviteye dayalı muhasebeHastane işletmeleriHastaneler+4
Burçak Önder
Aydın Adnan Menderes University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Sağlık işletmelerinde örgüt iklimi unsurlarının örgütsel bağlılığa etkileri üzerine bir araştırma

Günümüz gelişen dünyasında bilinçli tüketicilerin beklentileri, insanların sağlığa verdikleri önemin artması, insanların kendi tercih ettiği sağlık işletmesinde sağlık hizmetini alması sağlık işletmeleri arasında olan rekabeti arttırmıştır. Her geçen gün yeni bir sağlık işletmesi hizmet vermek üzere sağlık sektörüne giriş yapmaktadır. Sağlık hizmeti zorunlu bir ihtiyaçtır. Artık insanlar gitmek istedikleri sağlık işletmesini seçebilmektedirler. Bu noktada mülkiyetlerine bakılmaksızın sağlık işletmeleri birbirleri ile rekabet etmek, diğer sağlık işletmelerine göre farklı olmak, kaliteli hizmet sunmak, müşteri memnuniyeti için birbirleri ile yarışır durma gelmiştir. Bu çalışmanın konusu olan örgüt iklimi çalışanlara birçok fiziksel ve psikolojik olayların temelini sağlayan örgütsel davranışın itici gücüdür. Örgüt iklimi, bir örgütü diğer örgütlerden ayıran, örgütte çalışan bireyler tarafından algılanan, örgütün kişiliğini oluşturan psikolojik bir terimdir. Örgütsel bağlılık ise bireyin kurumsal amaç ve değerleri kabul etmesi, bu amaçlara ulaşılması yönünde çaba sarf etmesi ve kurum üyeliğini devam ettirme arzusudur. Günümüzde örgütlerin çalışanlarının bağlılığı, çalışanların başarılı olmaları için önemli olan konulardan biridir. Bu çalışma, sağlık işletmelerinde örgüt ikliminin çalışanların örgütsel bağlılığına etkilerini araştırmak amacıyla yapılmıştır. Bunun için, örgüt iklimi unsurlarının (örgüt yapısı, sorumluluk, ödül, risk, samimiyet destek, standart, çatışma, aidiyet) örgütsel bağlılık üzerindeki etkileri incelenmiştir. Araştırma anket yöntemi ile yapılmıştır. Araştırmanın evrenini Adıyaman, Gaziantep ve Kilis illerinde faaliyet gösteren özel ve kamu yataklı sağlık işletmeleri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini "Tabakalı Rasgele Örnekleme Yöntemi" ile seçilen 518 çalışan oluşturmuştur. Ölçek 68 sorudan oluşmaktadır. Ayrıca sağlık işletmeleri çalışanlarının kişisel bilgileriyle ilgili 11 soru daha sorulmuştur. Veriler beşli likert tipi ölçekle toplanmıştır. Araştırma bulgularına göre; TRC1 bölgesinde yapılan araştırmadaki sağlık kurumlarında görev alan katılımcıların örgüt iklimi ile örgütsel bağlılık arasında ilişki olup olmadığını saptamak üzere geliştirilen hipotez Pearson-Korelasyon analizi aracılığıyla sınanmıştır. Örnek kütleyi oluşturan 518 kişiden sağlanan verilerle gerçekleştirilen bu analiz sonucunda %5 anlamlılık düzeyinde katılımcıların örgüt iklimi algılaması ile örgütsel bağlılık davranışları arasında 0,394 düzeyinde orta düzeyde bir ilişki saptanmıştır. Ayrıca Örgüt iklimi boyutları ile örgütsel bağlılık boyutları arasındaki ilişkinin tespitine yönelik olarak Pearson-Korelasyon analizi yapılmıştır. Örgüt ikliminin tüm boyutları ile örgütsel bağlılık arasında ilişki saptanmıştır.

HastanelerSağlık işletmeleriSağlık kuruluşları+5
Özgül Yüksekbilgili
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

Sağlık işletmelerinde kaynak tüketim muhasebesi modeli

20. yüzyıl ile 21. yüzyıl başına kadar olan dönemde tüketici talepleri arz miktarından fazla olduğundan talepler geri planda kalmıştır. O dönemde işletmeler "ne üretirsen üret satarsın" klasik anlayışına sahipti. Bu nedenle Geleneksel Maliyet Yöntemleri (GMY) gerekli ihtiyacı karşılayabiliyordu. Ancak 21. yüzyıl başından günümüze kadar gelişen teknoloji ile bilgisayar ve otomasyona dayalı üretimin fazlalaşması, artan ve sürekli değişen tüketici tercihleri ve küresel ortamda yaşanan yoğun rekabet birçok alanda olduğu gibi üretim süreçlerinde ve maliyet yapılarında kaçınılmaz değişime neden olmuştur. Bu değişim rekabete yeni bir boyut kazandırmış ve rekabetin artık maliyetler üzerinden yaşandığı piyasayı yaratmıştır. Maliyet-rekabet baskısının hissedildiği piyasa koşullarında işletmelerin ihtiyaç duyduğu doğru ve gerçek maliyet verisini üretmeye yardımcı olacak yeni maliyet yöntemleri geliştirilmiştir. Geliştirilen maliyet yöntemleri içerisinde en önemlilerinden birisi Faaliyet Tabanlı Maliyet (FTM) yöntemidir. Uzun süre uygulanan FTM yöntemi zamanla ihtiyaçları karşılamaya yönelik yetersiz ve eksik kalması gerekçesiyle eleştirilmiştir. Günümüzde FTM yönteminin eksikliklerini gidermeye yönelik yeni bir maliyet yöntemi olarak Kaynak Tüketim Muhasebesi (KTM) geliştirilmiştir. KTM, faaliyet odaklı olan FTM yönteminin temel prensipleri ile kaynakları önemseyen Alman Maliyet Muhasebesi (GPK) sisteminin birleşiminden oluşan maliyet yönetim sistemidir. FTM'de maliyetler faaliyetler sonucu oluşurken KTM'de maliyetler kaynaklar tarafından gerçekleşmektedir. KTM'de önce kaynak havuzları oluşturulmaktadır. Sonrasında havuzlarının içerisindeki kaynaklar özelliklerine göre sabit ve orantısal kaynak olarak sınıflandırılmaktadır. Böylece KTM'de ayrıntılı maliyet verisinin üretilmesi için birçok kaynak çeşidi ve dağıtım ölçütü sağlanmaktadır. Öte yandan KTM'de maliyetin hesaplanmasında ve dağıtımında belirlenen teorik ve pratik kapasite kullanılmaktadır. Sabit kaynak maliyetleri teorik kapasiteye göre hesaplanıp pratik kapasiteye göre dağıtılmaktadır. Orantısal kaynak maliyetlerinin hesaplanması ve dağıtılması ise sadece pratik kapasiteye göre yapılmaktadır. KTM yöntemi, hesaplanan ile dağıtılan sabit kaynak maliyeti arasındaki fark ile ortaya çıkan âtıl kapasite maliyetinin hesaplanmasına imkân tanımıştır. Bu, KTM yönteminin önemli ve avantajlı özelliklerinden birisidir. Dolayısıyla ürünler tarafından tüketilmeyen kaynakların maliyeti olarak tanımlanan âtıl kapasite maliyeti, ürünlere dağıtılmamış olur. KTM yönteminin bir diğer önemli özelliği amortisman hesaplamalarında yerine koyma maliyeti yöntemini kullanmasıdır. KTM'de hesaplanan amortisman değerleri, FTM'de tarihi maliyet verileri ile hesaplanan amortisman değerlerine göre daha doğru ve güncel değerleri yansıtmaktadır. Çalışmada bir sağlık işletmesinin 2021 yılının ilk 6 ayına ait maliyet verileri kullanılmıştır. Çalışmanın uygulama bölümünde örnek sağlık işletmesine ilişkin, önce FTM yöntemi kullanılarak FTM modeli, sonra KTM yöntemi kullanılarak KTM modeli oluşturulmuştur. Uygulama sonuçları detaylı olarak yöntemler bazında ve yöntemler arası karşılaştırmalı olarak incelenip yorumlandıktan sonra yöntemler arası farklılıklar ve KTM yönteminin üstün ve zayıf yönleri açıklanmıştır. Ayrıca KTM modelinde hesaplanan âtıl kapasite ve âtıl kapasite maliyetinin neden ve nerede oluştuğu detaylı şekilde belirtilmiştir. İşletmelerde doğru ve güncel maliyet bilgisi karar alma sürecinde etkilidir. Alanında uzman kişilerce doğru maliyet modelinin seçimi ve oluşturulması bu bilginin üretilmesinde büyük önem taşımaktadır.

Geleneksel yöntemlerKaynak tüketim muhasebesiMaliyet yönetimi+4
Ahmet Alataş
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlık Bakanlığı hizmet kalite standartları uygulamalarının hastalar tarafından algılanması ve bir örnek

Kamu ve özel sağlık kuruluşlarının birbirleriyle rekabet edebilmelerinin en önemli koşullarından biri, sundukları hizmetlerin kalitesidir. Bu nedenle sunulan hizmetin kalitesi sürekli ölçülmeli, değerlendirilmeli ve eksiklikler giderilerek sürekli iyileştirmeler sağlanmalıdır. T.C. Sağlık Bakanlığı, özel ve kamu sağlık kuruluşlarında uygulanacak hizmet kalite standartlarını belirlemiş ve mevzuatlarla uygulanmasını zorunlu hale getirmiştir. Bu şartların yerine getirilip getirilmediği ve/veya ne ölçüde yerine getirildiği Sağlık Bakanlığınca periyodik olarak kontrol edilerek değerlendirilmektedir. Sağlık kurum ve kuruluşlarında sunulan hizmetin kalitesinin yanında, bu organizasyonlardan hizmet alanların hizmet kalitesi hakkında beklentilerinin ne olduğunun ve ne ölçüde karşılandığının bilinmesi son derecede önem taşımaktadır. Bir organizasyonun müşterilerin beklentilerini bilmemesi veya yanlış değerlendirmesi; bu organizasyonun para, zaman, insan kaynakları ve diğer kıt kaynakların boşa harcanmasına neden olabilir. Sağlık işletmelerinden hizmet alan hastaların hizmetin teknik kalitesini değerlendirebilecek yeterli bilgiye sahip olmamaları, hasta bakış açısı ile kalitenin önemini artırmaktadır. Hizmet konusunun insan sağlığı olması nedeniyle, sağlık sektöründe sunulan hizmetin kalitesi, en az kullanılan tıbbi ve sıhhi sarf malzemelerinin, tanı ve tedavi araçlarının kalitesi kadar önemlidir. Sağlık işletmesi yöneticileri, sağlık hizmeti alanların hizmet kalitesi olarak beklentilerini doğru olarak tespit edebildiklerinde, sundukları hizmeti bu beklentilere uygun olarak şekillendirebilecektir. Bu da onların performanslarına ciddi katkılarda bulunacaktır. Sağlık işletmelerinin hizmet kalitesi çalışmalarında SERVQUAL Modeli, oldukça yaygın bir kullanım alanına sahiptir. Bu çalışmada SERVQUAL Modelinin uygulaması için sağlık hizmet sektörünün ayrıcalıklı bir bölümü olan ağız ve diş sağlığı merkezleri seçilmiş ve model, bir kamu ağız ve diş sağlığı merkezinde uygulanmıştır. Çalışmanın sonunda çeşitli istatistiksel analizler sonucu elde edilen bulgulara göre anlamlılık ve tutarlılıklar açısından değerlendirilmeler yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Hizmet, kalite, hizmet kalitesi, sağlık işletmeleri, SERVQUAL

Hizmet kalitesiKalite standartlarıSağlık Bakanlığı+5
Ali Harun Kılçar
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

Sağlık işletmelerinde Endüstri 4.0 kapsamında örgütsel değişim üzerine bir araştırma

Bu araştırmanın temel amacı, endüstri 4.0 teknolojilerinin sağlık işletmelerinde örgütsel değişimi nasıl etkileyeceğinin anlaşılmasıdır. Araştırmada sistematik gömülü teori deseninden faydalanılmıştır. Kuramsal örnekleme yöntemi kullanılarak belirlenen örneklem çerçevesinde Doğu Marmara bölgesinde bulunan 27 özel sağlık işletmesi ziyaret edilerek, üst düzey sağlık yöneticileriyle yapılan 32 görüşme analiz edilmiştir. Veri toplama yöntemi olarak yüz yüze derinlemesine yapılandırılmamış görüşme tekniği kullanılmıştır. Toplanan veriler sistematik gömülü teori metodolojisine uygun olarak sırasıyla açık kodlama, eksen kodlama ve seçici kodlama yöntemleriyle analiz edilmiştir. Yapılan analiz sonucunda elde edilen 88 kodun 10 kategori altında toplandığı ve bu kategorilerin 5 temel temayı oluşturduğu ortaya konmuştur. Elde edilen temalar arasındaki ilişki incelendiğinde endüstri 4.0 teknolojilerinin özel sağlık işletmelerinde dijital dönüşüm ve esnek örgüt yapılarını beraberinde getirdiği, bu iki durumun teknolojik olumsuzluklarla birlikte sağlık hizmetleri sunumunda bir takım değişimlere neden olduğu, bu değişimlerin sağlık hizmetlerini, sunulan hizmetin kalitesi ve yeni pazarların ortaya çıkması boyutlarıyla geliştirdiği görülmektedir.

Endüstri 4.0Gömülü teoriSağlık işletmeleri+2
Ali Güven
Düzce University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

İşgörenlerin motivasyon düzeyleri ile müşterilerin memnuniyet algılarının belirlenmesi: Zonguldak Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi'nde bir uygulama

Araştırmada sağlık çalışanlarının motivasyon düzeyleri ile müşterilerin memnuniyet algıları demografik değişkenler açısından değerlendirilmiştir. Araştırmada, değişkenler arasındaki ilişkiyi ortaya koyması amacıyla ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırma Zonguldak Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi'nde çalışan 96 sağlık çalışanı ve bu kurumda tedavi olan 400 hasta olmak üzere toplam 496 denek üzerinde iki ayrı ölçek kullanılarak yapılmıştır.Hastalar için Sağlık Bakanlığı'nın hasta memnuniyetini ölçmek amacıyla kullandığı ölçek kullanılmıştır. Sağlık çalışanları için motivasyon araçlarından yararlanılarak ölçek oluşturulmuş ve kullanılmıştır. Hasta Memnuniyeti Ölçeği ve Çalışan Motivasyon Düzeyi Ölçeği ile elde edilen veriler aritmetik ortalama, ortanca, mod, standart sapma ve yüzde dağılımı gibi betimsel istatistikler ile hesaplanmıştır. Değişkenler arasındaki ilişkileri bulabilmek için ise t-testi ve One a Way Anova testinden yararlanılmıştır.Araştırma verilerinden elde edilen sonuçlar neticesinde kurumda çalışanların motivasyon düzeylerinde cinsiyet, eğitim durumu, mesleki unvan, sosyal güvence ve hizmet süresi değişkenleri açısından anlamlı bir farklılık olduğu, yaş değişkeni açısından ise anlamlı bir farklılık olmadığı görülmüştür. Hastaların memnuniyetlerinde ise sadece eğitim durumları açısından anlamlı bir farklılaşma olduğu bulunmuştur.Anahtar Kelimeler: Memnuniyet, Motivasyon

Ağız ve Diş Sağlığı MerkezleriHasta memnuniyetiMotivasyon+6
Canan Gökkaya
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Veri zarflaması analizi metoduyla sağlık işletmelerinde etki analizi uygulaması

Günümüz yoğun rekabet koşulları altında işletmeler üretim süreçlerinde kullandıkları kıt kaynakları etkin bir şekilde kullanmak zorundadır. Bu bağlamda, kaynakların etkin bir şekilde kullanılıp kullanılmadığının ölçülmesi gerekmekte, bunun için de aynı sektörde faaliyet gösteren ve benzer üretim faktörlerini kullanarak üretim yapan işletmelerin karşılaştırılması gerekmektedir. İşletmelerin rekabet ettikleri ve yaşamlarını sürdürdükleri sektör içinde diğer işletmelerle aralarındaki etkinlik farklarını bilmeleri, bu farklardan doğacak kaynak israfı önleyecektir. İşletmelerin istenen çıktı düzeyini elde etme sürecinde girdilerini ne ölçüde kullandıklarının belirlenmesi, göreli etkinlik ölçümü için çok önemlidir. Veri zarflama analizi, benzer girdileri kullanarak benzer çıktılar üreten ve bunlar arasındaki verimliliği değerlendirmek üzere kullanılan bir yöntemdir. VZA yapılan analizler sonucunda etkin olmayan karar verme birimlerinin etkin olabilmeleri için girdi/çıktı düzeylerini hangi oranda nasıl arttırılabileceğini veya azaltabileceğini, ayrıca referans olarak kullanılabilecek karar noktalarının hangisinin baz alınması gerektiğini matematiksel olarak yorumlama imkânı sunan bir yöntemdir. Yaptığımız bu çalışmada, veri zarflama analizi ile sağlık işletmelerinin performans ve etkinlik düzeyleri ele alınarak işletmelerin etkinliğinin artırılması amaçlanmıştır. Çalışma dört bölümden oluşmakta olup; birinci bölümde, sağlık hizmetleri ve kurumları hakkında genel bilgiler verilmiş, ikinci bölümde sağlık kurumlarında performans ve verimlilik değerlendirmeleri, verimlik, etkinlik gibi kavramlar hakkında bilgiler verilmiştir. Üçüncü bölümde ise doğrusal programlama yöntemi mantığıyla çalışan VZA yöntemi ve programın çalışma prensipleri açıklanmıştır. Son bölüm olan dördüncü bölümde ise, VZA Yöntemiyle yapılan hastane etkinlik analizi, Doğu Anadolu Bölgesi'nde bulunan 14 il için yapılmıştır. Analizlerden elde edilen sonuçlara göre, Doğu Anadolu Bölgesi'nde faaliyette bulunan hastanelerden 9 ilin hastanelerinin etkin olduğu, 5 ilin ise etkin olmadığı tespit edilmiş, etkin olmadığı tespit edilen bu illerdeki hastanelerin etkin hale gelebilmesi için yapılması gereken düzeltmeler ayrıntılı olarak sonuç kısmında açıklanmıştır.

Aktivite analiziPerformansPerformans ölçümleri+4
Mustafa Öztürk
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Sağlık işletmelerinde algılanan hizmet kalitesi ve Ankara'da hastane türlerine göre bir araştırma

Sağlık hizmetlerinin amacı insanın fiziksel, ruhsal ve sosyal olarak sağlığının korunması, iyileştirilmesi ve bu durumun sürekliliğinin sağlanarak toplumun refah düzeyinin ve mutluluğunun geliştirilmesidir. Bütün hizmet kuruluşlarında olduğu gibi, sağlık kuruluşlarında da hizmet kalitesi önemli yer tutmaktadır.Bundan dolayıdır ki işletmelerin hizmet kalitesi için ortaya koydukları tüm çabaların yarattıkları etkilerin ölçülmesi, hizmeti alan müşterilerin sunulan hizmetleri nasıl algıladıkları, kalitenin hangi boyutlarında nasıl farklılıklar gösterdikleri ve elde edilen bu sonuçlara göre yeni tedbirlerin alınması sürekli iyileştirmenin anahtarı olmaktadır.Yukarıda ele alınan koşullar çerçevesinde bu çalışmada, sağlık alanında sunulan hizmetlerin kalitesinin bu hizmetleri alanlar tarafından nasıl algılandığı, bu hizmetleri sunan farklı hastane türlerine göre karşılaştırılarak değerlendirmelerde bulunmaktır. Böylece hastaların hizmet kalite algılarının hastane türlerine göre farklılaşıp farklılaşmadığı ve farklılıkların kalitenin hangi boyutları açısından ön plana çıktığı gibi tespitler yapılmıştır.Anahtar Kelimeler:1.Kalite,2.Hizmet,3.Hizmet Kalitesi,4.Hastane Türleri,5.Hastane İşletmeleri

Hastane yönetimiHastanede yatış süresiHastaneler+8
İbrahim Halil Kayral
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Duygusal zekâ düzeyi ve iş tatmini ilişkisinin analizi: Bir uygulama

Bu araştırmada, çalışma evrenini Ankara ilinde özel bir hastanede çalışan hemşireler oluşturmaktadır. Duygusal zekâ ve iş tatmini ilişkisinin analizi edilmesi amaçlanmıştır. Araştırma evrenini kurumda çalışan 118 hemşire oluşturmaktadır. Araştırmaya katılmayı kabul eden ve anket formunu dolduran 103 hemşire örneklem olarak kabul edilmiştir. Veri toplama aracı olarak geçerlik ve güvenirlik almış 3 duygusal zeka modeli incelenmiştir. Bunlar; Mayer ve Salovey' ın hazırlamış olduğu Çok Yönlü Duygusal Zekâ Ölçeği, Reuven Bar-On tarafından hazırlanan Duygusal Zekâ Modeli, Daniel GOLEMAN' ın hazırlamış olduğu Duygusal Zekâ Modeli' dir. Bu duygusal zekâ modellerinden her birinde yer alan anket soruları ele aldıkları alana göre bölümlere ayrılmıştır. Araştırmacının da 6 yıllık meslek deneyimi sonucu elde ettiği bilgiler ve diğer bilimsel araştırmaların da katkısı ile anket soruları duygusal zekâyı ölçmeye yönelik anket soruları oluşturulmuştur. İş tatminini ölçmek için de Minnesota İş Tatmin Ölçeği ve Türkiye'de yapılmış olan iş tatminine yönelik araştırmalar incelenerek anket soruları oluşturulmuştur. Elde edilen veriler SPSS 20.0 programında çözümlenmiştir. Bu araştırma sonucu elde edilen önemli bulgular şu şekildedir:Hemşirelerin toplam duygusal zekâ düzeyleri ile iş tatminleri arasında anlamlı bir ilişkinin olduğu tespit edilmiştir.Kurumda çalışan hemşirelerin duygusal zekâ düzeylerinin yaş, cinsiyet, medeni durum, öğrenim durumu, hizmet süresi, çalışılan birim, çalışma şekli gibi değişkenlere göre farklılık göstermediği tespit edilmiştir.Kurumda çalışan hemşirelerin iş tatmini yaş, cinsiyet, medeni durum, öğrenim durumu, hizmet süresi, çalışma şekli gibi değişkenlere göre farklılık göstermediği tespit edilmiş. Ancak çalışılan birime göre hemşirelerin iş tatmin düzeyleri arasında anlamlı bir farklılığın olduğu tespit edilmiştir.Kendini tanıma, kendini yönetme, motivasyon, empati ve sosyal yetkinliğe sahip hemşirelerin iş tatmin düzeylerinin anlamlı bir şekilde daha yüksek olduğu tespit edilmiştir.İş tatminini etkileyen temel öğeler olarak kabul edilen; otonomi, işin kendisi, görevin önemi, çalışma arkadaşları, iletişim, kişisel ve mesleki gelişim, fiziksel olanaklar ve hizmetler ile hemşirelerin duygusal zekâ düzeyleri arasında anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Ancak ücret ve terfi olanakları ile hemşirelerin duygusal zekâ düzeyi arasında anlamlı bir ilişki olmadığı tespit edilmiştir.Anahtar Sözcükler1.Duygusal zekâ2.Bilişsel zekâ3.İş tatmini4.Hemşirelik

Duygusal zekaHemşirelerSağlık işletmeleri+2
Serap Kale
Gazi University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlık işletmelerinde toplam kalite yönetimi uygulamalarının müşteri memnuniyeti açısından değerlendirilmesi

Toplam Kalite Yönetimi kavramını toplumun değişik kesimlerinde duymak mümkündür. Çünkü kalite sözcüğü kültürümüze köklü bir şekilde yerleşmiştir. Kalite bir malın veya hizmetin iyi olma veya iyi olmama durumunu açıklamak üzere kullanılan bir kelimedir. Sağlık sektöründe ise hasta ve yakınları tarafından bahsedilir. Buradan kalitenin, sağlık hizmetlerinde bir gösterge olduğunu söylemek mümkündür. Kaliteli bir hizmet sunumu, sağlık hizmetlerinde rekabet üstünlüğü kazanmak için önemli bir araçtır. Rekabette bir adım öne geçebilmek için hasta memnuniyetini üst seviyelere çıkarmak gerekmektedir. Hasta memnuniyeti, hastaların beklenti ve isteklerinin tam olarak temin edilmesi, hastaların tatmin edilmesidir. Hasta memnuniyeti artıran işletmelerin en önemli beklentileri müşteri sayılarını artırıp, mevcut müşterilerin de bağlılığını kazanmak ve işletmenin karını yükseltmektedir. Bu Yüksek Lisans Tezi, üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde; toplam kalite yönetimi kavramı, toplam kalite yönetiminin tanımı, tarihsel gelişimi, toplam kalite yönetimine katkısı olan kişiler ve çalışmaları, toplam kalite yönetiminin amacı, felsefesi toplam kalite yönetiminin temel ilkeleri, unsurları ve toplam kalite yönetimi uygulamalarında karşılaşılan sorunlar belirlenmeye çalışılmıştır. Tezin ikinci bölümünde, sağlık işletmelerinde kalite, sağlık hizmetleriyle ilgili kavramlar, koruyucu sağlık hizmetleri, tedavi edici sağlık hizmetleri, rehabilitasyon hizmetleri sınıflandırmaları, sağlık hizmetlerinin kapsamı, sağlık hizmetlerinde toplam kalite yönetimini etkileyen faktörler, sağlık sektöründe toplam kalite yönetiminin uygulanmasında yaşanan sorunlar, sağlık sektöründe hasta ve hasta memnuniyeti kavramları, hasta memnuniyeti ölçüm yöntemleri ve hasta memnuniyeti araştırmalarında karşılaşan problemler belirlenmeye çalışılmıştır. Tezin üçüncü bölümünde ise, il merkezinde faaliyet göstermekte olan bir sağlık işletmesinde yapılan toplam kalite yönetimi uygulamalarının müşteri memnuniyeti açısından değerlendirilmesi yapılmıştır. Bu kapsamda, yapılan bu çalışmada; hastalara, hasta yakınlarına, hastane çalışanlarına memnuniyeti anketi uygulaması yapılmış, ve elde edilen bilgilere göre sonuçlar ayrıntılı olarak değerlendirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Toplam Kalite Yönetimi, Sağlık İşletmelerinde Kalite,Müşteri Memnuniyeti, İç Müşteri Memnuniyeti.

Hasta memnuniyetiMüşteri tatminiSağlık hizmetleri+5
Aydın Çadırcı
Fırat University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00

Related subjects