Social workers

60 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Sosyal hizmet uzmanlarının Suriyeli sığınmacılara yönelik tutumlarının farklı değişkenlere göre incelenmesi

Zorunlu göç; savaş, işkence, ayrımcılık, şiddet ve korku nedeniyle bir ülkeden başka bir ülkeye yer değiştirme hareketidir. Özellikle Arap Baharı olaylarının Ortadoğu ülkelerini etkilemesi sonucunda 2011 yılında Suriye'de yaşanan iç savaş nedeniyle ülkemizde zorunlu göç dalgasında ciddi artışlar olmuştur. Türkiye'de kayıtlı Suriyeli sığınmacıların sayısı 3.65 milyondur. Bu sayı, Türk toplumunun, sığınmacılarla birlikte hoşgörülü şekilde yaşamasını gerekli kılsa da ülkemizde Suriyeli sığınmacılara karşı çeşitli nefret söylemlerinin ve ayrımcılığın olduğu bir gerçektir. Bu araştırmanın amacı, günümüzde artan sığınmacı karşıtlığından hareketle, Sosyal Hizmet Uzmanları Derneğindeki üyelerin, Suriyeli sığınmacılara dönük tutumlarını incelemektir. Araştırma 23.02.2023-06.04.2023 tarihleri arasında yapılmış, örneklem grubunu Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği üyeleri oluşturmuştur. Araştırmaya 107 kadın, 35 erkek olmak üzere toplam 142 sosyal hizmet uzmanı katılmıştır. Anket tekniğinin kullanıldığı araştırma formunda demografik sorular ve "Suriyeli Sığınmacılara Yönelik Tutum Ölçeği" kullanılmıştır. Bu ölçeğe ek olarak araştırmacı tarafından hazırlanan, sosyal hizmet uzmanlarının sahadaki tecrübelerine yönelik 18 sorudan oluşan sosyodemografik bilgi formu kullanılmıştır. Araştırmada değişkenler arası ilişkiler ve "Sosyal hizmet uzmanlarının Suriyeli sığınmacılara tutumu nasıldır?" temel sorusunun yanıtı incelenmiştir. Bulgulara göre Suriyelilere yönelik tutumların çeşitli değişkenlere göre istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık gösterdiği saptanmıştır. Araştırma bulgularından hareketle, genel olarak sosyal hizmet uzmanlarının Suriyeliler hakkında olumlu görüşe sahip oldukları, ılımlı çözüm üretme, haklarını savunma ve onlara yardımda bulunmada olumlu görüşe sahipken, hükümetin ve halkın uyguladığı politikayı takdir etmede daha negatif tutuma sahip oldukları saptanmıştır. Sonuç olarak, Suriyeli sığınmacıların, sığınılan ülkedeki topluma uyumlarının sağlanması, ayrımcılık karşıtı uygulamaların güçlendirilmesi, medyada olumsuz temsilin engellenip kamu spotlarının hazırlanması, temel hizmetlere hak temelli yaklaşımla erişmelerini sağlayacak sosyal politikaların planlanması desteklenmelidir.

Sosyal hizmet uzmanlarıSosyal hizmetlerSuriyeliler+6
Ahmet Turus
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Okul ortamlarında sosyal hizmet uygulaması ihtiyacı: Rehber öğretmenlerin okul sosyal hizmeti ile ilgili düşünceleri üzerine bir araştırma

Amaç: Bu araştırma ile rehber öğretmenlerin okul sosyal hizmeti hakkındaki düşüncelerinin öğrenilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Araştırma, İzmir'in beş bölgesinden seçilen 100 rehber öğretmen ile gerçekleştirilen nicel bir çalışmadır. Araştırmada anket formu kullanılmıştır. Veriler yüz yüze görüşme yöntemi ile elde edilmiş ve analiz SPSS 15.0 aracığıyla yapılmıştır. Karşılaştırmalı bulguların analizinde Ki-Kare analizinden yararlanılmıştır. Bulgular: Katılımcıların %65'inin sosyal hizmet disiplinini bildiği ve çoğunluğunun (%67) sorunların çözümünde sosyal hizmet uzmanının katkı sağlayacağını düşündüğü sonucuna ulaşılmıştır. Rehber öğretmenlerin kendilerini sorunların karşısında yetersiz hissetmeleri ile okulda sosyal hizmet disiplinine de ihtiyaç duyma durumları arasında ve rehber öğretmenlerin yetersizlik durumu ile sosyal hizmet uzmanının sürece katkı sağlayacağını düşünme durumları arasında anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Sonuç: Rehber öğretmenlerin okul ortamlarında pek çok sorunla karşılaştığı ve bu sorunların çözümü için sosyal hizmet uzmanına ihtiyaç duyduğu anlaşılmıştır. Okul sosyal hizmeti uygulamasının hayata geçirilmesi okul sosyal hizmeti alanının tanıtılmasına yönelik çalışmaların yapılması oldukça önemlidir. Anahtar Kelimeler: Okul Sosyal Hizmeti, Sosyal Hizmet Uzmanı, Rehber Öğretmen, Rehberlik Servisi

OkullarRehber öğretmenlerRehberlik hizmetleri+3
Güliz Kuli
Manisa Celal Bayar University · Institute of Health Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Tıbbi sosyal hizmet uzmanlarının işyerinde sosyal destek algısı, mesleki benlik saygısı ve yaşam doyumu arasındaki ilişkilerin incelenmesi

Amaç: Tıbbi sosyal hizmet uzmanlarının işyerinde sosyal destek düzeyleri ile mesleki benlik saygısı ve yaşam doyumları arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Araştırma ilişkisel tarama modelinde tasarlanmıştır. Araştırmaya Türkiye'deki tıbbi sosyal hizmet alanında çalışanların tümü dahil edilmiş, 203 kişiye ulaşılmıştır. Araştırmanın bağımlı değişkeni yaşam doyumu, bağımsız değişkenleri sosyodemografik özellikler, mesleki benlik saygısı ve iş yerinde sosyal destek puanlarıdır. Araştırmada sosyodemografik özellikler bilgi formu, Mesleki Benlik Saygısı Ölçeği, Yaşam Doyumu Ölçeği ve İsveç İş Yükü, Kontrolü, Sosyal Destek Ölçeği'nin Sosyal Destek Alt Boyutu'ndan oluşan soru setleri kullanılmıştır. Elektronik form aracılığıyla toplanan veriler için sayı ve yüzde dağılımları ile korelasyon analizi, student's t testi, ANOVA ve doğrusal regresyon analizi kullanılmıştır. Bulgular: Tek değişkenli analiz bulgularına göre evli sosyal hizmet uzmanlarının yaşam doyumu ve mesleki benlik saygısı, bekar olanlardan daha yüksektir. Çalıştıkları birimi isteyerek tercih eden ve hizmet içi eğitim alanların mesleki benlik saygısının daha yüksek olduğu görülmektedir. Ayrıca yaşam doyumu üzerinde mesleki benlik saygısı ve işyerinde sosyal desteğin anlamlı düzeyde etkili olduğu tespit edilmiştir. Çok değişkenli analizde ise mesleki benlik saygısı (β=0,446, p<0,001) ve iş yerinde sosyal desteğin (β=0,207, p<0,001) tıbbi sosyal hizmet uzmanlarının yaşam doyumunu anlamlı düzeyde arttırdığı bulunmuştur. Sonuç: Tıbbi sosyal hizmet mesleğinin sağlık çalışanları ve yöneticiler tarafından bilinmesi mesleki benlik saygısı ve iş yerinde sosyal destek algısı üzerinde anlamlı düzeyde etkidir. Mesleki benlik saygısı ve iş yerinde sosyal destek ise tıbbi sosyal hizmet uzmanlarının yaşam doyumunu olumlu yönde anlamlı düzeyde arttırmaktadır. Anahtar kelimeler: Tıbbi sosyal hizmet, tıbbi sosyal hizmet uzmanı, mesleki benlik saygısı, yaşam doyumu, iş yerinde sosyal destek.

Algılanan sosyal destekBenlik algısıMesleki benlik algısı+5
Elvan Özkan
Manisa Celal Bayar University · Institute of Health Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal hizmet uzmanlarının müracaatçı şiddetine uğrama durumları ve etkileyen etmenler

Amaç: Bu çalışmada sosyal hizmet uzmanlarının müracaatçı şiddetine uğrama durumları ve etkileyen etmenlerin incelenmesi amaçlanmaktadır. Gereç ve Yöntem: Araştırma Türkiye'de Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği'nin 23 İldeki şubelerine kayıtlı sosyal hizmet uzmanlarından kamu kurum kuruluşlarında çalışan 130 SHU üzerinde gerçekleştirilmiş kesitsel bir çalışmadır. Araştırmada katılımcılardan öz bildirime dayalı, anket formu aracılığıyla veri toplanmıştır. Araştırmanın verileri 2018 yılının Nisan-Haziran aylarında online ortamda anket formunun kullanıcılara gönderilmesi sonucu ile elde edilmiştir. Araştırmanın veri işleme ve çözümleme aşaması SPSS 22.0 aracığıyla yapılmıştır. Karşılaştırmalı bulguların analizinde Ki-Kare (χ2) testinden yararlanılmıştır. Bulgular: Sosyal hizmet uzmanlarının %66,9'unun müracaatçı şiddetine maruz kaldıkları, %74,4'ünün ise tanık oldukları görülmektedir. Müracaatçı şiddetine maruz kalan SHU'ların % 89,9'u sözlü taciz/sözel saldırıya uğradığını bildirmiştir. SHU'ların müracaatçı şiddetini işinin tipik bir parçası olarak gördüğü (%62,3), müracaatçı şiddetine yönelik iş yeri yönetimi tarafından alınan önlemlerin yeterli olmadığı (%80) görülmektedir. Sonuç: Dünya'daki duruma bakıldığında ölümle sonuçlanan olaylar olduğu görülmektedir. Ülkemizde bu türden üzücü olayların yaşanmaması için SHU'ları koruyan, örgütsel ve yönetimsel önlemlerin alınması oldukça önemlidir. Anahtar Kelimeler: Şiddet, Sosyal Hizmet, Sosyal Hizmet Uzmanı, Müracaatçı Şiddeti

Sosyal hizmet uzmanlarıSosyal hizmetlerİnsan ilişkileri+1
Ayşenur Gönül
Manisa Celal Bayar University · Institute of Health Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal hizmet akademisyenlerinin orduda sosyal hizmete ilişkin görüş ve düşüncelerinin incelenmesi

Amaç: Bu çalışmada sosyal hizmet akademisyenlerinin orduda sosyal hizmete ilişkin görüş ve düşüncelerinin incelenmesi amaçlanmaktadır. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma, Yükseköğretim Kurumu'na bağlı olarak en az lisans düzeyinde sosyal hizmet eğitimi veren üniversitelerde görev yapan sosyal hizmet akademisyenleri ile tam sayım yöntemiyle yapılandırılmış nicel yöntem araştırmasıdır. Katılımcılar gönüllülük esası ile araştırmaya katılmayı kabul eden 131 kişiden oluşmakta olup veriler araştırmacı tarafından yapılandırılmış bir anket aracılığıyla toplanmıştır. Bu kapsamda, katılımcıların sosyo-demografik bilgilerinin yanı sıra orduda sosyal hizmet alanına ilişkin düşüncelerini ölçmeye yönelik sorular sorulmuştur. Araştırmanın verileri 15 Mart - 15 Haziran 2018 tarihleri arasında elde edilmiş olup veri işleme ve çözümleme aşaması SPSS 22.0 aracılığıyla yapılmıştır. Bulgular: Katılımcıların önemli bir bölümünün orduda sosyal hizmet alanına ilişkin bazı etik kaygıları olsa da %93,1 ile büyük çoğunluğu bu alanı önemli olarak nitelendirmiştir. Bununla birlikte, katılımcıların %89,9'unun orduda sosyal hizmet alanına ilişkin kendi bilgi düzeylerini yetersiz ve az yeterli olarak tanımladığı anlaşılmaktadır. Katılımcıların %87,8'i orduda sosyal hizmet alanının sosyal hizmet eğitiminde yer almasına ilişkin olumlu bir tutuma sahiptir. Sonuç: Sosyal hizmet disiplini, insanın iyilik halini geliştirmeyi amaçlar ve bu nedenle insanın olduğu her yerde olmalıdır. Orduda sosyal hizmetin var olması ve gelişmesi için sosyal hizmet akademisyenlerinin harekete geçmesi ve orduda sosyal hizmet alanının sosyal hizmet eğitimi içerisinde yer alması önemlidir. Anahtar Kelimeler: Orduda Sosyal Hizmet, Sosyal Hizmet Tarihi, Sosyal Hizmet Eğitimi, Sosyal Hizmet Etiği

Akademik personelAkademisyenlerEtik+7
Hakan Sakarya
Manisa Celal Bayar University · Institute of Health Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de sosyal hizmet uzmanlarının istihdam olanakları: Sorun alanları ve fırsatlar

Amaç: Bu çalışmanın amacı, sosyal hizmet alanında istihdam sorununu alanda çalışan sosyal hizmet uzmanlarının, öğrencilerin ve akademisyenlerin görüşlerinden yararlanarak betimlemek, olası çözüm yollarını ve fırsatları değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma betimleme amacı taşıyan fenomenolojik tipte niteliksel bir çalışmadır. Veriler, kartopu örnekleme yöntemi ile doygunluk noktasına ulaşıncaya kadar, 10 meslek elemanı, 4 Sosyal Hizmet Bölümü lisans öğrencisi, 5 yüksek lisans öğrencisi ve 5 akademisyenden derinlemesine görüşme yolu ile toplanmıştır. Maxqda12 Programı aracılığıyla ve tümevarımsal tematik analiz yolu ile incelenmiş ve yorumlanmıştır. Bulgular: Katılımcılara göre sosyal hizmet uzmanlarının iş bulamamasının nedeni, Sosyal Hizmet Bölümlerinin ve mezun sayısının kontrolsüz artışıdır. Ayrıca uzmanlar öncelikle kamu kurum ve kuruluşlarında çalışmayı arzu etmekte, olumsuz çalışma koşulları nedeni ile özel sektörde veya sivil toplum kuruluşlarında çalışmayı istememektedir. Kamu kurumlarında "sosyal çalışmacı" kadrosuna atanabilmek için işsizlik sorunu yaşayan diğer meslek grupları ile rekabet etmektedirler. Sosyal hizmet uzmanları, henüz çalışılmamış alanlarda varlık göstermelerine yetecek girişimcilik yeteneğini, bilgi ve becerisini kazanmadan mezun olmaktadır. Sonuç: Sosyal hizmet alanında yaşanan istihdam sorununun, hızla artan mezun sayısından ve mezunların devlet kurumlarında çalışma arzusundan kaynaklandığı söylenebilir. Mesleki tanınırlığının arttırılmasına, özel sektörde ve sivil toplum kuruluşlarında yeni çalışma alanları yaratılmasına ve mezun sayısının kontrol altına alınmasına ihtiyaç duyulmaktadır. Anahtar kelimeler: Sosyal hizmet, İşsizlik, Genç işsizliği, İstihdam, Kariyer.

Sosyal hizmet uzmanlarıSosyal hizmetlerUzmanlar+2
Mustafa Kemal Avşar
Manisa Celal Bayar University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal hizmetler alanında çalışan meslek elemanlarının empati becerileri ve iş doyumu arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi: Manisa örneği

Amaç: Bu araştırmanın amacı, Manisa Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ve bağlı kuruluşlarında çalışan meslek elemanlarının empati becerileri ile iş doyumu arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Gereç ve Yöntem: Araştırma, Manisa Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ve bağlı kuruluşlarında çalışan 125 meslek elemanı ile yapılmıştır. Nicel ve genel tarama modeline dayalı bu araştırmada veriler, Mart-Haziran 2019 tarihleri arasında toplanmıştır. Araştırmacı tarafından hazırlanan sosyodemografik soru formu ile Minnesota İş Doyum Ölçeği, Empatik Eğilim Ölçeği ve Empatik Beceri Ölçeği- B Formu araştırmanın veri toplama araçlarını oluşturmaktadır. Araştırma verileri bireylerle yüz yüze görüşme tekniği ile toplanmıştır. Toplanan veriler SPSS 22.0 paket programında analiz edilmiştir. Veriler Ki Kare (X2), t testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (One Way Anova) testleri kullanılarak analiz edilmiştir. Bulgular: Mesleğini isteyerek seçen katılımcıların iş doyumu ve empatik eğilim düzeylerinin yüksek olduğu görülmüştür. 22-34 yaş grubunda olan katılımcıların düşük iş doyumuna sahip oldukları görülmüştür. Lisansüstü eğitim duruma sahip katılımcıların empatik beceri puanlarının yüksek olduğu görülmüştür. Almış olduğu lisans eğitiminin işini yürütmesinde yeterli olduğunu düşünen katılımcıların empatik eğilim düzeylerinin yüksek olduğu görülmüştür. İş doyumu ve iş doyumunun üç alt boyutu ile empatik eğilim ve empatik beceri arasındaki birliktelik değerlendirildiğinde iş doyumunun yüksek olmasının empatik eğilimin gelişimine katkı sağladığı görülmüştür. Sonuçlar: Eğitim durumu, mesleğini isteyerek seçme, yaş, meslekte toplam çalışma süresinin iş doyumu ve empatik eğilim üzerinde etkili faktörler olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Empati, İş Doyumu, Meslek Elemanı, Sosyal Hizmetler

EmpatiEmpatik beceriManisa+4
Selcan Demir
Manisa Celal Bayar University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Toplumun sosyal hizmet uzmanına ilişkin görüş ve düşüncelerinin incelenmesi: Manisa örneği

Amaç: Bu çalışmada toplumun üyelerinin sosyal hizmet mesleğine ve sosyal hizmet uzmanlarına ilişkin görüş ve düşüncelerinin incelenmesi amaçlanmaktadır. Gereç ve Yöntem: Araştırma Manisa kent merkezinde küme örnekleme yöntemi ile seçilen 18 yaş üzeri 500 kişi üzerinde gerçekleştirilmiş kesitsel bir çalışmadır. Araştırmada katılımcılardan öz bildirime dayalı, yapılandırılmış bir anket formu aracılığıyla veri toplanmıştır. Bu kapsamda katılımcıların temel sosyo-demografik bilgilerinin elde edilmesinin yanı sıra, katılımcıların bilgilerini ölçmeye yönelik sorular sorulmuştur. Ayrıca genel toplumun ve bir sosyal hizmet uzmanından yardım almış bireylerin tutumunu ölçmeye yönelik sorular sorulmuştur. Araştırmanın verileri 2015 yılının Aralık ayında yüz yüze görüşme yöntemi ile elde edilmiştir. Araştırmanın veri işleme ve çözümleme aşaması SPSS 15.0 aracığıyla yapılmıştır. Karşılaştırmalı bulguların analizinde Ki-Kare (χ2), Mann-Whitney U, Kruskal-Wallis H testlerinden yararlanılmıştır. Bulgular: Katılımcıların %53'ünün daha önce sosyal hizmet mesleğini duymamış olduğu görülmektedir. Bununla birlikte katılımcıların önemli bir bölümü sosyal hizmeti ve sosyal hizmet uzmanlarını mesleğin geleneksel çalışma alanlarıyla, hizmet gruplarıyla, rol ve görevleriyle daha ilişkili görmektedir. Araştırma kapsamında katılımcıların sosyal hizmete ve sosyal hizmet uzmanına ilişkin, genel olarak olumlu tutum ortaya koydukları görülmektedir. Sonuç: Sosyal hizmet mesleği toplumla çalışan, toplumla ilgili bir meslektir. Bu yüzden de toplumun sosyal hizmeti ve sosyal hizmet uzmanını tanıması, çalışma alanlarını, çalışma gruplarını, rol ve görevlerini bilmesi, mesleğe ve meslek elemanına karşı olumlu tutum geliştirmesi oldukça önemlidir. Anahtar Kelimeler: Sosyal Hizmet, Sosyal Hizmet Uzmanı, Sosyal Hizmet Algısı, Sosyal Tutum, Sosyal Hizmetin İmajı

AlgıSosyal hizmet uzmanlarıSosyal hizmet uzmanları+4
Cemre Bolgün
Manisa Celal Bayar University · Institute of Health Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal hizmet uzmanı bakış açısı ile Türkiye'de mültecilere ve sığınmacılara yönelik sosyal hizmet müdahalesi

Amaç: 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu ile birlikte mülteciler ve sığınmacılarla çalışmak üzere kamuda ilk kez sosyal hizmet uzmanı alımı yapılmıştır. Bu çalışma ile Mültecilerle çalışan sosyal hizmet uzmanlarının mesleğin bilgi, beceri ve değer temelini çalışmalarına yansıtma konusunda yaşadıkları sorunların tespit edilmesi ve çözüm önerileri geliştirilmesi amaçlanmaktadır. Gereç ve Yöntem: Araştırmanın verileri 10.05.2016- 01.09.2017 tarihleri arasında toplanmıştır. Göç İdaresi Genel Müdürlüğü (GİGM) bünyesinde çalışan 13 sosyal hizmet uzmanı ile yüzyüze yapılan görüşmeler ses kayıt cihazı ile kaydedilmiştir. Elde edilen veri tümevarımsal tematik analiz yolu ile incelenmiştir. Bulgular: Sosyal hizmet uzmanlarının alandan edindikleri deneyime göre mülteci ve sığınmacıların yaşadığı temel problemler; ekonomik sorunlar, sağlık ve iletişim sorunları şeklinde tespit edilmiştir. GİGM kadrolarında çalışan sosyal hizmet uzmanların en fazla temel ihtiyaçlara erişim sağlama, danışmanlık, hak savunuculuğu ve yürütülen uygulamaları etik ilkelere uygunluk açısından değerlendirilmesi rollerini üstlendikleri tespit edilmiştir. Sosyal hizmet uzmanlarının mesleki rol ve sorumluluklarını yerine getirirken zorlanmaktadır. Sonuç: Mülteci ve sığınmacılar sosyal hizmetlere erişim konusunda sorun yaşamaktadır. Aynı zamanda sosyal hizmet uzmanları mesleklerini uygulama konusunda düzenlemelere, süpervizyona ve eğitime ihtiyaç duymaktadır. Anahtar Kelimeler: Sosyal Hizmet Uzmanı, Mülteci, Sığınmacı

GöçmenlerMültecilerSosyal hizmet uzmanları+3
Bilge Demir
Manisa Celal Bayar University · Institute of Health Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bağlı kuruluşlarda çalışan meslek elemanlarının iş doyumunun anksiyete ve depresyon düzeylerine etkisi: Adana ili örneği

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bireyi ve aileyi güçlendiren hedefler belirleyerek sosyal hizmetler sunmakta ve sosyo-ekonomik kalkınmaya destek sağlamaktadır. İş doyumu gibi psikososyal etkenlerin çalışanların ruhsal sağlıkları üzerinde etkileri olduğu bilinmektedir. Yapılan bu araştırmada Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bağlı kuruluşlarda çalışan meslek elemanlarının iş doyumunun anksiyete ve depresyon düzeylerine etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu araştırmanın evreni Adana İli Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğüne bağlı toplam 12 kuruluşta çalışan meslek elemanlarından oluşmaktadır. Araştırmaya katılmayı kabul eden ve ölçekleri eksiksiz dolduran toplam 80 meslek elemanı araştırmanın örneklemini oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak sosyodemografik özellikleri belirlemek amacıyla hazırlanmış Kişisel Bilgi Formu, Minnesota İş Doyum Ölçeği, Beck Anksiyete Ölçeği ve Beck Depresyon Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Veriler istatistik paket programında analiz edilmiştir. Analizler sonucunda anksiyete belirti düzeyi ile içsel iş doyum düzeyi arasında negatif yönde, yüksek düzeyde anlamlı bir ilişki saptanmıştır. İçsel iş doyumundan alınan puanlar azaldıkça, anksiyete ölçeğinden alınan puanlar anlamlı bir şekilde artmaktadır. Bununla birlikte depresyon belirti düzeyi ile genel iş doyumu, içsel iş doyumu ve dışsal iş doyumu arasında negatif yönde, yüksek düzeyde anlamlı bir ilişki saptanmıştır. İş doyum düzeyi arttıkça depresyon belirti düzeyi azalmaktadır.

AdanaAile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler BakanlığıAnksiyete+6
Cansu Sonbahar
Çağ University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlık Bakanlığı'na bağlı hastanelerde çalışan sosyal hizmet uzmanlarının karşılaştıkları sorunlar: İstanbul ili örneği

Bu tez çalışmasında; İstanbul'da Sağlık Bakanlığı'na bağlı hastanelerde çalışan sosyal hizmet uzmanlarını uygulamada karşılaştığı sorunları tespit etmek amaçlanmıştır. Yaşanılan sorunları tespit etmek için alan araştırması yapılmıştır. Alan araştırmasında veriler anket ve yüz yüze görüşme teknikleri kullanılarak toplanmıştır. Alan araştırmasının sonucunda, sosyal hizmet uzmanlarının hastanelerde, yönetim, hasta, fiziki çevre, sosyal hizmet ve sosyal yardım kuruluşları, sosyal güvenlik kuruluşları ve yasal düzenlemelerden kaynaklanan problemler yaşadığı tespit edilmiştir.

HastanelerProblemlerSağlık Bakanlığı+4
Pelin Cicos
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Bütünleşme çabalarının göç alanında çalışan sosyal hizmet uzmanları gözünden değerlendirilmesi

2011 yılından bu yana ülkemizde resmi olarak sayıları 5 milyonu aşan Ortadoğu kökenli insan yaşamaktadır. Bunların çoğu Suriyeli olmakla birlikte Türkii Cumhuriyetlerden de insanlar bu süreç içerisinde Türkiye'ye çeşitli sebeplerle gelmişlerdir. Resmi sayılara göre Türkiye'nin nüfusunun 1/16 oranına denk gelen kitlenin önemli bir kısmı Türkiye'yi Avrupa'ya uzanan bir köprü niteliğinde değerlendirse de araştırma bu insanların Avrupa'dan ziyade önemli bir kısmının Türkiye'de kalacağını işaret etmektedir. Kısa süre içerisinde 5 milyonu aşkın bir nüfusa ev sahipliği yapan Türkiye'nin iyi planlanmış, sürdürülebilir ve öngörülebilir bir bütünleşme planının olması zorunluluğu da sayının yüksek olmasından ziyade insan haklarının getirdiği bir mecburiyet gereği ele alınmalıdır. Yapılan araştırma; sosyal hizmet uzmanlarının perspektifinden Türkiye'de yürütülen bütünleşme çalışmalarını ele almış, sosyal hizmet uzmanlarının bu süreç içerisindeki rollerini tartışmıştır. Bu bağlamda düzensiz göç ve savaş mağduru insanlarla çalışan 9 sosyal hizmet uzmanıyla yarı yapılandırılmış mülakat tekniğiyle derinlemesine görüşmeler yapılmıştır. Farklı illerden/bölgelerden olan bu görüşmecilerin hepsi sosyal hizmet uzmanıdır. Araştırmanın bulgularından elde edilen sonuçlar değerlendirilirken oluşturulan başlıklar; insan hakları temelinde, sosyal hizmet disiplininin özünü oluşturan değerler ışığında oluşturulmuştur. Bu bağlamda bazı ana temalar ve alt temalar belirlenmiştir. Eğitim, ekonomik olanaklar/olanaksızlıklar, bütünleşme ekseninde hak temelli yaklaşım" olarak belirlenmiştir. Ana temaların yanında yer alan tartışma kısmında ise "pratik ve teori temelli kavram karşılaştırması; uyum ve bütünleşme konusu yer almaktadır. Bulgulardan elde edilen verilerin ışığında öneriler dizisi oluşturulmuştur. Yasal prosedürlerden eğitim alanına, dil bariyerinden istihdam ve planlama politikalarına, sağlık ve adli sisteme yönelik önerilerden gelen insanların sürecin içerisine dahil edilmesi (karar mekanizmalarına katılmaları gibi) birçok temel konular ele alınmıştır.

BütünleşmeGöçlerGöçmenler+3
Çağrı Ertürk
Başkent University
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Palyatif bakım merkezleri kapsamında verilen psikososyal destek hizmetleri: Çalışanların gözünden nitel bir değerlendirme

Psikososyal destek hizmetleri, sağlığın psikososyal boyutunun bir gereği olarak palyatif bakım alanında önemli bir yer edinmektedir. Bununla birlikte ülkemizde, palyatif bakım alanında yapılan çalışmalar arasında merkezlerin sunduğu hizmetlerin genel olarak değerlendirildiği çalışmalar bulunmakla birlikte palyatif bakım kapsamında sunulan psikososyal destek hizmetleri özelinde gerçekleştirilen bir çalışmaya rastlanmamaktadır. Bu durum araştırmanın çıkış noktasını oluşturmaktadır. Buradan yola çıkılarak tasarlanan araştırmanın amacı ise yaşamı tehdit eden hastalığa sahip bireylere ve bu bireylerin yakınlarına palyatif bakım merkezleri aracılığıyla sunulan psikososyal destek hizmetlerinin bu hizmetleri sunan sosyal hizmet uzmanlarının ve psikologların deneyimlerinden yola çıkarak derinlemesine incelenmesidir. Nitel araştırma yöntemi ile tasarlanan araştırmada, palyatif bakım merkezleri kapsamında psikososyal destek hizmeti veren sosyal hizmet uzmanları ve psikologlardan oluşan toplam 18 katılımcı araştırmanın örneklemini oluşturmuştur. Yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla elde edilen veriler kuramsal bilgiler ışığında içerik analizi yöntemiyle çözümlenerek yorumlanmıştır. Elde edilen veriler sonucunda, Palyatif Bakım Merkezinde Çalışma Deneyimi ve Palyatif Bakım Kapsamında Verilen Psikososyal Destek Hizmetleri araştırma bulgularının iki ana başlığını oluşturmuştur. Katılımcıların çoğu palyatif bakımı "son dönem/terminal dönem hastaların bakımı", psikososyal desteği ise "bireylerin psikolojik ve sosyal bağlamda desteklenmesi" şeklinde tanımlamışlardır. Katılımcıların çoğunun palyatif bakım alanında eğitime sahip olmadıkları, bu noktada ülkemizde palyatif bakım alanına ilişkin eğitim konusunda eksiklikler olduğu görülmüştür. Eğitim eksikliğinin mesleki uygulamalarda eksikliklere, karışıklıklara ve katılımcılarda kendine güvensizlik sorununa neden olduğu anlaşılmıştır. Çalışma sistemlerine ilişkin sonuçlarda katılımcıların çoğunun palyatif bakım merkezlerinde konsültasyon yolu ile çalıştıkları, bu durumun katılımcıların hasta ve hasta yakınlarına ilişkin birçok bilgiye tam olarak hakim olamamalarına neden olduğu ve bu yönüyle gerçekleştirdikleri müdahalelerin etkililiğini olumsuz etkilediği ortaya çıkmıştır. Palyatif bakım sürecinde hasta ve hasta yakınlarının yaşadıkları psikososyal sorunlarla ilgili olarak sosyal hizmet uzmanlarının bireyleri ihtiyaç duydukları hizmetlerle buluşturma ve bağlantılandırma boyutunda, psikologların ise psikolojik destek boyutunda daha aktif oldukları görülmüştür. Katılımcıların palyatif bakım merkezlerindeki mesleki uygulamalarını çalışma sistemlerinin el verdiği ölçüde gerçekleştirebildikleri fark edilmiştir. Katılımcıların palyatif bakım merkezleri kapsamında hizmet sunarken birçok güçlük yaşadıkları görülmüştür. Bu güçlükler sınıflandırıldığında; prosedüre ilişkin güçlükler, merkezlerin özelliklerine ve işleyişine ilişkin güçlükler, mesleki güçlükler ve hizmet alanlara ilişkin güçlükler olmak üzere dört alt tema ortaya çıkmıştır. Bütün bu güçlükler sunulan hizmetlerin etkililiğini olumsuz etkileyen faktörler olarak belirmiştir. Güçlüklerle baş etme yöntemlerine ilişkin sonuçlarda, üst makamlarla görüşmenin en çok başvurulan baş etme yöntemi olduğu anlaşılmıştır. Araştırma kapsamında; hizmetlerin içeriği, hizmetlerin önemi, hizmet sunumunda karşılaşılan güçlükler ve hizmetlerin geliştirilmesi gereken noktalarına ilişkin katılımcıların belirttikleri görüşlerin palyatif bakım merkezlerinde sunulan psikososyal destek hizmetlerine ilişkin düzenlemelere katkıda bulunacağı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Palyatif bakım, psikososyal destek hizmetleri, sosyal hizmet uzmanı, psikolog

Palyatif bakımPsikologlarPsikososyal destek+1
Gökben Kangalgil Balta
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

COVID-19 pandemisi sürecinde yatılı kuruluşlarda çalışan sosyal hizmet uzmanlarının deneyimleri

Pandemiler, kısa süre içinde çok sayıda insanı enfekte eden, şiddetli ve ölümcül etkileri olan büyük ölçekli salgın hastalıkları tanımlamaktadır. 2019 yılında Çin'de ortaya çıkan ve tüm dünyayı etkisi altına alan COVID-19 salgını, pandemi olarak nitelendirilmiştir. Virüsünün yayılımını azaltmak amacıyla çeşitli önlemler alınmıştır; maske, mesafe, hijyen, eğitime ara verilmesi, sınırların kapatılması, ekonomik faaliyetlerin kısıtlanması vb. Bu önlemler ekonomik, sosyal ve psikolojik sonuçlar doğurarak insan yaşamının tüm alanlarını etkilemiş, toplumsal yaşamdaki eşitsizlikleri ve kırılganlıkları belirgin hale getirmiştir. COVID-19 pandemisi, toplumsal yaşamda dezavantajlı olarak ifade edilen grupları orantısız bir şekilde etkilemiş; kadın, yaşlı ve engelli bireyleri, hastalığa maruz kalma riskinin yanı sıra savunmasızlıklarını artıracak çeşitli risklerle karşı karşıya bırakmıştır. Bu süreçte topluluğunun savunmasız üyelerini desteklemeye devam eden sosyal hizmet uzmanları, sosyal hizmetin temel bir hizmet olarak kısıtlamalar sırasında da devam etmesi için mesleğinin rol ve amaçlarını pandemi krizinin yarattığı koşullara göre önceliklendirmek zorunda kalmıştır. Bu araştımanın genel amacı, COVID-19 pandemisinin dezavantajlı gruplara (kadın, yaşlı ve engelli bireyler) yönelik sosyal hizmet sunumuna etkisini pandemi sürecinde yatılı kuruluşlarda çalışan sosyal hizmet uzmanlarının deneyimlerinden hareketle ortaya koymaktır. Araştırma, nitel araştırma yöntemi ile tasarlanmıştır. COVID-19 pandemisi sürecinde kadın, yaşlı ve engelli bireylere yönelik sosyal hizmet sunan yatılı kuruluşlarda çalışan 13 sosyal hizmet uzmanı araştırmanın katılımcılarını oluşturmuştur. Veriler, yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak toplanmış, MAXQDA 2022 programı yardımıyla analiz edilmiştir. Elde edilen veriler sonucunda üç ana tema belirlenmiştir: COVID-19 Pandemisi ve Kişisel Deneyimler, COVID-19 Pandemisinde Çalışma Deneyimi ve COVID-19 Pandemisi ve Sonrası: Deneyimler. Katılımcıların yaşadıkları yoğun kaygı, korku ve endişe ortak duygular olmuş,psikolojik sağlığın ve aile/eş/kişisel yaşamın olumsuz etkilendiği görülmüştür. COVID-19 pandemisinde yatılı kuruluşların işleyişinde değişiklikler olmuş, esnek çalışma/uzaktan çalışma ve 15 günlük vardiya sistemi uygulanmıştır. Bu süreçte kuruluşta çalışan diğer personelin de olumsuz etkilendiği görülmüştür. Yatılı kuruluşlarda uygulanan kısıtlamalar nedeniyle müracaatçı gruplarının uzun süre dışarı ile bağlantısı olmamıştır. Bu durum müracaatçı gruplarını da olumsuz etkilemiştir. Sosyal hizmet uzmanları mesleki uygulamalarını olabildiğince gerçekleştirmeye çalışmıştır. Bu süreçte kurumlarda hijyen amaçlı kullanılacak malzeme, çalışanlar için koruyucu ekipman, süreç ve işleyiş hakkında bilgi ve yönlendirme, personelin sayıca eksik olması gibi ihtiyaçlar öne çıkmış ek olarak süpervizyon desteğine de ihtiyaç duyulduğu dile getirilmiştir. Bu bulgular ışığında özellikle yatılı kuruluşlarda pandeminin yol açabileceği kriz durumlarına hazırlıksız olunduğu sonucu ortaya çıkmaktadır. Bireysel çabaların etkili olduğu bu süreçte, pandemi gibi kriz durumlarına karşı bir planıın geliştirilmesi, yatılı kuruluşlarda çalışan diğer personelin hizmet içi eğitimlerle kriz durumlarına hazırlanması, yatılı kuruluşların fiziki koşullarının iyileştirilmesi, sosyal hizmet uzmanlarının mikro-mezzo-makro düzeylerde destek ihtiyaçlarının karşılanması hizmet sunumunun kalitesini artıracağı düşünülmektedir.

COVID 19DeneyimHizmet kalitesi+6
Burcu Aydan
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Aile içi şiddet nedeniyle kadın konukevinden hizmet alan şiddet mağduru kadınlar ile kuruluşta görev yapan meslek elemanlarının kadın konukevi hizmetlerine ilişkin değerlendirmeleri: Ankara örneği

Kadına yönelik aile içi şiddet olgusu günümüzde toplumsal bir sorun olarak karşımıza çıkmakta, bu bağlamda mevcut sorunun çözümüne yönelik devlet politikaları ve sunulan hizmetlerde değişim ve dönüşümlere gidilmektedir. Ancak, uzun vadede verilen hizmetlerin ne ölçüde yarar sağladığına ilişkin gerçekleştirilen çalışmalar yok denecek kadar azdır. Türkiye'de şiddete uğrayan kadınlara yönelik verilen hizmetlerin en önemlisi kadın konukevi hizmetidir. 1990'lı yıllardan itibaren ülkemizde kadın konukevleri hizmet vermeye başlamış olup günümüze kadar sayıları giderek artmıştır. Ancak söz konusu kuruluşların ihtiyaca cevap verecek yeterlilikte sayıya ulaşması hedeflenirken, mevcut hizmetlerin neler olduğu ve verilen hizmetlerin yeterliliğinin hem hizmet alanlar hem de hizmeti sunanlar açısından ele alınıp değerlendirilmesi önem taşımaktadır. Bu çalışma ile Ankarada Bakanlık ve yerel yönetimlere bağlı toplam altı kadın konukevlerinden hizmet alan 107 şiddet mağduru kadın ile konukevlerinde görev yapan 10 meslek elemanının kuruluşta verilen hizmetlere ilişkin değerlendirmelerinin neler olduğu saptanmaya çalışılmıştır. Araştırma bir değerlendirme araştırması olup veriler nitel ve nicel yöntemler kullanılarak elde edilmiştir. Konukevinden hizmet alan kadınlar, düşük sosyo-ekonomik ve eğitim düzeyine sahip, genellikle eşlerinden şiddet görmeleri nedeniyle konukevi hizmetine ihtiyaç duyan kadınlardır. Söz konusu kadınlar %46,7 oranı ile en çok 0-3 ay arası kuruluşta kalmaktadırlar. Kadınlar kuruluşta bulunan meslek elemanları ile ilişkilerini oldukça iyi olarak değerlendirmişlerdir. Araştırmaya katılan kadınların %74,8'si kuruluşun fiziksel özelliklerinden memnun olduğunu ifade etmiştir. Kadınlar kuruluşta verilen hizmetlerden en çok %86,9 ile güvenlik hizmetini, %72,9 ile barınma hizmetini ve %63,6 ile hukuki destek hizmetini yeterli bulduklarını belirtmişlerdir. Bahse konu kadınlar en çok %36,4 oranı ile mesleki eğitime destek hizmetinden yararlanmadıklarından bahsetmişlerdir. Kuruluşta görev yapan meslek elemanlarının beşi kadrolu, ikisi özel hizmet alımı ve üçü ek ders ücreti karşılığı çalışmaktadır. Meslek elemanlarının tümü aldıkları maaşı yetersiz bulmaktadırlar. Genel olarak yaptıkları işi sevmekte ancak mesleki doyum sağlayamadıklarını düşünmektedirler. Söz konusu kişiler görev yaptıkları kuruluşlarda yeterli sayıda meslek elemanı bulunmadığını, fazla iş yükleri olması nedeniyle mesleki çalışmalarını yerine getiremediklerini, hizmet içi eğitim ve süpervizyon desteğine ihtiyaç duyduklarını ifade etmişlerdir. Kadına yönelik şiddet alanındaki mevzuatın uygulanmasında sorunlar yaşadıklarını, özellikle kadınların beraberinde bulunan çocuklarının gizliliğinin sağlanmasında sıkıntılar yaşadıklarından bahsetmişlerdir. Çalıştıkları konukevlerinin salt barınma hizmeti sunduğunu, ancak kadınların güçlenmeleri için gereken psikolojik destek, geçici maddi yardım, mesleki eğitime destek, sosyal, sanatsal ve sportif faaliyetlere ilişkin hizmetlerin sağlanması konusunda yetersiz kaldıklarını belirtmişlerdir. Bakanlığa ve yerel yönetimlere bağlı konukevleri arasında işleyiş yönünden farklılıklar bulunduğunu da ifade etmişlerdir. Anahtar Kelimeler: Kadına karşı aile içi şiddet, kadın konukevleri, kadın konukevlerinde verilen hizmetler.

Aile içi şiddetHizmetHizmet kalitesi+5
Melike Yalçın
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Behçet hastalarının yaşadıkları güçlükler ve sosyal hizmet gereksinimleri

Behçet hastalığı tekrarlayan oral aftlar, genital ülserler, göz ve deri bulguları, vasküler, nörolojik ve sindirim sisteminde lezyonlar gösteren bir hastalıktır. Dünya çapında en sık Türkiye'de görülür. Kronik ve romatolojik bir hastalıktır. Behçet hastalığı bireyi, aileyi, grupları, topluluk ve toplumu olumsuz yönde etkilemekte ve fiziksel, psikolojik, sosyal ve ekonomik güçlüklerin ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Bu araştırmanın genel amacı Behçet hastalarının yaşadıkları fiziksel, psikolojik, sosyal, ekonomik ve tıbbi süreçlerde yaşadıkları güçlüklerin ortaya konulması, sosyal hizmet gereksinimlerinin ve planlanan müdahalelerde sosyal hizmet uzmanlarının rol ve işlevlerinin irdelenmesidir. Araştırma nicel ve nitel yöntemlerin bir arada kullanılmasıyla karma model deseninde tasarlanmıştır. Araştırmada nicel veri toplamak amacıyla Behçet ve Ailevi Akdeniz Ateşi Hastaları Derneği'ne kayıtlı 64 Behçet hastasına ulaşılmıştır. Nitel görüşmeler yapmak amacıyla da bu grupta bulunan, tedavisi devam eden ve araştırmaya katılmaya gönüllü olan 15 Behçet Hastası çalışmaya dâhil edilmiştir. Nicel veri toplamak amacıyla soru kağıdı, Hastalığa Psikososyal Uyum - Öz Bildirim Ölçeği (PAIS-SR) ve nitel veri toplamak amacıyla yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Veriler SPSS 22.0 ve QSR Nvivo programları yardımıyla analiz edilmiştir. Katılımcıların PAIS-SR puan ortalaması 57,16 olarak hesaplanmıştır. Bu puan aralığında katılımcıların hastalığa 'kötü düzeyde uyum' yaptıkları görülmüştür. Ölçeğin alt boyutlarında sağlık bakımına uyum, psikolojik baskı, aile ilişkileri ve sosyal çevre puan ortalamaları açısından uyumun kötü olduğu tespit edilmiş ve yapılan görüşmelerde de fiziksel, psikolojik, sosyal, ekonomik ve tıbbi süreçlerde güçlük yaşadıkları belirlenmiştir. Bu bulgular ışığında tıbbi sosyal hizmet uygulamalarının yetersiz olduğu sonucu ortaya çıkmaktadır. Uyumun sağlanmasında, sorun çözme becerilerinin geliştirilmesinde, başa çıkma kapasitelerinin arttırılmasında, aile ve sosyal çevre ile olan ilişkilerin yeniden düzenlenmesinde ve sağlık hizmetine ulaşmada sosyal hizmet müdahalelerine ihtiyaç duyulmaktadır. Anahtar Kelimeler: Behçet Hastalığı, Sosyal Hizmet, Tıbbi Sosyal Hizmet, Psikososyal Uyum, Sağlık Hizmetleri

Behçet hastalığıHastalarPsikolojik sorunlar+6
Merve Deniz Pak
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Şiddet görmüş kadınlarla çalışan profesyonellerin ikincil travmatik stres deneyimleri

Travmatik yaşantılar, doğrudan travmayı yaşayan kişiyi etkilediği kadar dolaylı olarak travmatik yaşantılar hakkında bilgi edinen ve yardımda bulunan profesyonelleri de olumsuz olarak etkilemektedir. İkincil travmatik stres yaşantıları, işleri gereği travma mağdurlarıyla yoğun ilişkiler kuran profesyonellerin kişisel yaşamlarını olumsuz yönde etkileyebileceği gibi, onların verdikleri hizmetin kalitesini de düşürebilmektedir. Ayrıca karşılaşılan travmatik yaşantıların dolaylı etkileri profesyonellerin psikolojik, fiziksel ve sosyal iyilik hallerini zayıflatmakta, işinden aldığı mesleki doyumu ve verimliliği düşürmektedir. Şiddet görmüş kadınlarla çalışan profesyoneller (sosyal hizmet uzmanları, psikologlar, psikoterapistler, sosyologlar vb) ikincil travmatik stres yaşamaları nedeniyle risk grubundaki kişiler arasındadır. Bu çalışmanın amacı travmatik yaşam deneyimlerine maruz kalan ve şiddet görmüş kadınlarla çalışan profesyonellerin yaptıkları işten etkilenme düzeyleri, ikincil travmatik stres deneyimleri ve bunu etkileyebilecek faktörlerin derinlemesine araştırılmasıdır. Bu temel amaç doğrultusunda kadına yönelik şiddet alanında çalışan 17 profesyonel ile yarı yapılandırılmış görüşme yönergesi kullanılarak derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Görüşmelerin analizinde "N-Vivo 11" nitel veri analizi programı kullanılmıştır. Araştırmacı tarafından oluşturulan kategoriler N-Vivo programına aktarılmıştır. Bu kategoriler doğrultusunda oluşturulan temalar temelde dört başlık altında toplanmıştır. Bu başlıklar; kadına yönelik şiddet ile çalışmak (profesyonellerin kendi işlevini değerlendirmesi, kadına yönelik şiddet alanında çalışırken hissedilen duygular, olumlu ve olumsuz yanları); şiddeti deneyimlemek, tanıklık etmek ve kişisel etkileri (profesyonellerin şiddet deneyimleri, şiddete tanık olma sıklıkları, tanık oldukları şiddeti özel hayatına yansıtmaları); profesyonellerin vaka çalışmaları (vakaların empatik yükümlülüğü, duyguları paylaşma ihtiyacı, aile, arkadaşlar ve meslektaşlar); ihtiyaç duyulan hizmetler (geçmişte ve çalışırken alınan eğitim, destek ve süpervizyon) olarak belirlenmiştir. Yapılan görüşmelerde kadına yönelik şiddet alanında çalışan profesyonellerin süpervizyon veya herhangi bir profesyonel destek almadıkları ve ikincil travmatik stresi sıklıkla deneyimledikleri ortaya çıkmıştır. Profesyonellerin, işi işte bırakamadıklarını, özel hayatlarına ve ailelerine olumsuz olarak yansıttıklarını, çevreye ve erkeklere karşı bakış açılarının değiştiklerini, çalıştıkları vakaların empatik yükümlülüğünü taşıdıklarını ve paylaşma ihtiyacı hissettikleri görülmüştür. Bunun yanı sıra profesyonellerin sosyal ve süpervizyon gibi ekstra desteklere ihtiyaç duydukları da ortaya çıkmıştır. Profesyonellere sunulması gereken hizmetler; süpervizyon, ön eğitim ve hizmet içi eğitim, mesleki toplantılar, atölye çalışmaları, seminerler, destek grupları, bireysel veya grup çalışması şeklinde gerçekleştirilen akran süpervizyonu, başa çıkma yöntemleri, kendini koruyabilme yöntemleri, öz bakım için kişisel bedensel farkındalık, fiziksel egzersizler, kişisel alanın korunması, il dışında düzenlenecek etkinlikler olarak belirtilmiştir. Anahtar Kelimeler: İkincil Travmatik Stres, Profesyoneller, Deneyimler

KadınlarProfesyonellikPsikologlar+7
Elif Berfin Yıldız
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Yaşlılarda psiko-sosyal güçlükler ve sosyal hizmet ihtiyacı

Yaşlanma, kişinin fiziksel ve ruhsal yönden değişime uğramasıdır. Bu durum bireysel olmakla birlikte, toplumsal değerler ve diğer etkenler de toplumda yaşlı ve yaşlılığa verilen değeri ve yeri belirlemektedir. Yaşlılık sadece biyolojik etkilerle kısıtlanmayıp, aynı zamanda toplumsal ve kültürel etkileri olan bir süreçtir. Yaşlılık zamana ve toplumdan topluma farklılık göstermektedir. Yaşlıların yaşlılık döneminde aktiviteleri yavaşlamakta, buna bağlı olarak yaşam memnuniyet durumları azalmakta ve psiko-sosyal sorunları ortaya çıkmaktadır. Ülkemizde özellikle de büyük şehirlerde yaşlılar bakım, sağlık, konut, gelirin korunması ve sosyal refah hizmetleri ile ilgili gereksinimlerinin giderilmesi konusunda bazı sorunlarla karşılaşmaktadır. Artan yaşlı nüfusuyla birlikte yaşlıların sorunları da artmaktadır. Bu süreçte, psiko-sosyal sorunlar gibi sorunlara tanık olunmaktadır. Araştırma ile Etimesgut ilçesinde ikamet eden yaşlıların psiko-sosyal sorunları, sosyal hizmetlere olan ihtiyaçlarının belirlenmesi ve ihtiyaçlarının karşılanma düzeyinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Araştırma evrenini Etimesgut ilçesinde ikamet eden yaşlılar oluşturmaktadır. Etimesgut Belediyesi Tıp Merkezine 21 Kasım-21 Aralık 2016 dönemi içerisinde başvuran 60 yaş üzeri bireylerden 214 kişi ise örneklemi temsil etmektedir. Araştırmanın modeli ilişkisel tarama modelidir. Bu modelle demografik özellikler, psiko-sosyal sorunlar ve bu sorunlar arası ilişkiye bakılmıştır. Araştırmanın verileri, nicel veri toplamak amacıyla değerlendirme formu kullanılarak bire bir görüşme yapılarak elde edilmiştir. Araştırmanın verilerinin elde edildiği değerlendirme formundaki soruların, geçerlik-güvenirliği yapılmıştır. Veriler, SPSS 22.0 paket programı ve istatistiksel analiz yöntemleri yardımıyla elde edilmiştir. Sorular; psiko-sosyal sorunlar, sosyal hizmetlere ihtiyaç duyma düzeyi ve ihtiyaçların karşılanma düzeyi olarak üç bölümde incelenmiştir. Araştırmaya katılan yaşlı bireylerin güçlerinin farkında olmadıkları, psiko-sosyal sorunlara karşılaştıkları ve sosyal hizmet uygulamalarına ihtiyaç duydukları ortaya çıkmıştır. Sonuç olarak, yaşlıların psiko-sosyal sorunlarına yönelik sosyal hizmet uygulamaları önerilerinde bulunulmuştur. Anahtar Sözcükler: Yaşlılık, Yaşlanma, Psikolojik Sorun, Sosyal Sorun, Sosyal Hizmet

Hedef ihtiyaçlarPsikososyal sorunlarSosyal hizmet uzmanları+5
Merve Nur Demirel
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Çocuk ihmal ve istismarı alanında çalışan profesyonellerin sunulan hizmetlere ilişkin değerlendirmeleri

Çocuk ihmal ve istismarı günümüzde önemli toplumsal bir sorun haline gelmiştir. İhmal ve/veya istismarın çocuk üzerinde yaşam boyu etkilerinin olduğu yadsınamaz bir gerçektir. Öyle ki kimi zaman yaşanan istismarın boyutuna, süreklilik durumuna göre bu durum ölümle bile sonuçlanabilmektedir. İhmal ve istismar ile ilgili birçok kurum (hastaneler, emniyet, çeşitli dernekler, Koruma Bakım ve Rehabilitasyon Merkezleri, Bakım ve Sosyal Rehabilitasyon Merkezleri, Çocuk İzlem Merkezleri, Çocuk Koruma Merkezleri vb.) hizmet vermektedir. Ancak bu kuruluşların gereksinimleri karşılayacak yeterliliğe ulaşması hedeflenirken, mevcut hizmetlerin neler olduğu ve verilen hizmetlerin yeterliliğinin hem hizmet alanlar hem de hizmeti sunanlar açısından ele alınıp değerlendirilmesi önem taşımaktadır. Bu çalışma ile Ankara'da çocuk ihmal ve istismarı alanında görev yapmakta olan profesyonellerin (sosyal hizmet uzmanı, avukat, hemşire, doktor, psikolojik danışman, çocuk gelişimci vb.) çalıştıkları kuruluşta verilen hizmetlere yönelik değerlendirmelerinin neler olduğu öğrenilmesi amaçlanmıştır. Bu temel amaç doğrultusunda çocuk ihmal ve istismarı alanında çalışan 15 profesyonel ile yarı yapılandırılmış görüşme yönergesi kullanılarak derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Araştırmacı tarafından analizi yapılan bulgular temelde üç tema altında toplanmıştır. Bu temalar; "Çalışma Deneyimi" (profesyonellerin hangi alanlarda çalıştıkları, bu alanda çalışmaya nasıl başladıkları, bu alanda çalışmanın kendi seçimleri olup olmadığı, alanı sevip sevmedikleri, aldıkları maaşı yeterli bulup bulmadıkları, alan çalışmalarından sağladıkları doyum, tükenmişlik hissedip hissetmedikleri), "Hizmetlerin Değerlendirilmesi" (profesyonellerin mevzuatı yeterli bulup bulmadıkları, çocuk ile ilgili yasa ve yönetmelikleri meslek elemanlarına yol gösterici bulup bulmadıkları, çocukla çalışan diğer meslek elemanlarının eğitimlerinin değerlendirilmesi ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu kapsamında verilen tedbir kararlarının değerlendirilmesi) ve "Çocuğun Korunmasında Söz Bende" (çocuklara ilişkin yürütülen hizmetlerden sorumlu olsalar ne tür değişiklikler yapacakları) olarak belirlenmiştir. Yapılan görüşmelerde çocuk ihmal ve istismarı alanında çalışan profesyonellerin kimi durumlarda müdahale sürecinde karşılarına çıkan engeller ve olguların duygusal yıpratıcılığı nedeni ile tükenmişliği yoğun biçimde hissettikleri tespit edilmiştir. Profesyonellerin, çocuk ihmal ve istismarı alanında çalışan diğer meslek elemanlarının eğitimlerinin yetersiz olduğunu belirttikleri ve en çok da iletişim becerileri konusunda eğitimlere ihtiyaç olduğunu düşündükleri ortaya çıkmıştır. Profesyoneller çocuk ihmal ve istismarı ile ilgili mevzuat, yasa ve yönetmeliklerin geliştirilmesi ve uygulanabilirliğinin artması gerektiğini düşündüklerini ifade etmişlerdir. Çocuğa yönelik hizmetlerden sorumlu olma durumlarında genel olarak profesyonellerin tamamı; çocuğun üstün yararının gözetildiği, ihmal ve istismarı önlemeye yönelik yasa yönetmeliklerin ve mevzuatın tamamen uygulanabilir olduğu, koruyucu hizmetlere ağırlık verildiği, alanda çalışan meslek elemanlarının nitelikli eğitimler aldığı ve multidisipliner çalışmaların yapıldığı değişiklikler yapmak istediklerini belirtmişlerdir.

Hizmet kalitesiMesleki deneyimPsikolojik danışmanlık+7
Gizem Uslu
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Muhtarların sosyal yardım algısının sosyo demografik değişkenler bağlamında incelenmesi

Köylerin ve mahallelerin yönetimsel anlamda sorumlusu olan muhtarlar bulundukları mahalde ikamet edenlerin oylarının çoğunluğunu alarak seçilen, herhangi bir siyasi partinin temsilcisi olmayan ve köy tüzel kişiliğini temsil eden yöneticilerdir. Özellikle mahalli idarelerin ve geleneksel yaşam biçimlerinin devam ettiği kültürlerde muhtarlar görev alanının içerisinde yer alan coğrafyalar için önemli bir yönetim pozisyonudur. Bu sebeple ilgili sosyal alanlarda yapılacak her eylemden direkt olarak sorumlulardır. Muhtarların görev ve sorumluluk alanlarında biri de sosyal yardımlardır. Sosyal yardımlar temel ihtiyaçlarını karşılayamayacak durumda olan kişilere verilen hizmetlerin genel adıdır ve mahalli idareler söz konusu olduğunda sosyal yardımları bireylerle buluşturacak kaynak mekanizmaların en önemli unsuru muhtarlardır. Bu çalışmanın temelinde Sakarya ilinde görev yapmakta olan muhtarlar bulunmakta olup, onların sosyal yardım algısı ölçülerek sosyal yardımların ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmasında muhtarların oynayabileceği rol ortaya konmaya çalışılmıştır. Anket aracılığıyla katılımcılardan konuyla ilgili verilerin toplandığı nicel bir araştırma olan bu çalışma sosyal yardım alanların ve bizzat sosyal yardımların muhtarlar tarafından nasıl değerlendirildiğini ortaya koymayı hedeflemektedir. Yapılan çalışmada muhtarların ekseriyetle Sosyal yardımların kayıt dışı çalışmayı artırdığı, yardım alan kişileri çalışma hayatından uzaklaştırmadığı, yardımların çok çeşitli olmasının da kayıt dışı çalışmaya sevk etmediği, yoksulluğun bir sonraki nesle aktarılmasında sosyal yardım sisteminin de etkisinin olduğu kanaatleri değerlendirilerek sosyal yardım sisteminin planlanması da dâhil her aşamasında paydaşlar belirlenirken mutlaka muhtarlık müessesinin sisteme dâhil edilmesi gerekliliği sonucuna varılmıştır.

Grup odaklı sosyal hizmetHalk-yönetim ilişkileriSosyal hizmet eğitimi+4
Ahmet Öksüzoğlu
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal hizmet uzmanlarının otizm hakkındaki bilgi ve görüşleri ile çocuğu otizmli olan annelerin sosyal hizmet uzmanları hakkındaki bilgi ve görüşlerinin incelenmesi

Bu araştırmada Samsun Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğüne bağlı kurum ve kuruluşlarda görev alan sosyal hizmet uzmanlarının otizm hakkındaki bilgi ve görüşleri ile Samsun ilinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Özel Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezinden hizmet alan çocuğu otizmli olan annelerin sosyal hizmet uzmanları hakkındaki bilgi ve görüşlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma sorularına yanıt bulmak amacıyla araştırmaya gönüllü olarak katılmayı kabul eden 10 sosyal hizmet uzmanı ile çocuğu otizmli olan 10 anneyle yürütülmüştür. Araştırma nitel araştırma yaklaşımlarından fenomenolojik desenle gerçekleştirilmiş, veriler yapılandırılmış ve yarı-yapılandırılmış görüşme tekniğiyle toplanmıştır. Her iki katılımcı grubuna sorulan yapılandırılmış sorular sayısal analiz; yarı-yapılandırılmış sorular ise içerik analiziyle analiz edilmiştir. Araştırmada yapılandırılmış ve yarı-yapılandırılmış görüşme soruları kullanılarak analiz çeşitlemesi sağlanmıştır. Yapılan içerik analizi sonunda sosyal hizmet uzmanlarıyla yapılan görüşmelerden yedi ana tema ile 10 alt temaya; annelerle yapılan görüşmelerden ise dört ana tema ile yedi alt temaya ulaşılmıştır. Sosyal hizmet uzmanları otizmli bireylerle veya çocuğu otizmli olan ailelerle bakım hizmetleri ve rehberlik ve danışmanlık hizmeti sunma konularında çalışabileceğini ifade etmiştir. Araştırma bulgularında sosyal hizmet uzmanlarının otizmin genel özelliklerine ve otizmli bireylerin toplumsal kaynakları kullanım hakları ile ilgili konularda desteğe gereksinimlerinin olduğu ve gereksinimlerin hizmet içi eğitim ve seminerle giderilebileceği ortaya konmuştur. Araştırma bulguları çocuğu otizmli olan annelerin çocuklarının özel gereksinimden ötürü özel eğitim hizmetleri dışında en çok psikiyatri ve psikolog tarafından sağlanan destekler ile özel gereksinimli çocuklara sağlanan ekonomik destekten yararlandıklarını göstermiştir. Araştırma bulgularında annelerin "sosyal hizmetler" kavramını bildiklerini fakat "sosyal hizmet uzmanı"na ilişkin bilgi sahibi olmadıkları görülmüştür. Anahtar Sözcükler: Otizm, Sosyal hizmet uzmanı, Çocuğu otizmli olan anneler, Fenomenoloji, Yapılandırılmış ve yarı-yapılandırılmış görüşme,

Ana-çocuk etkileşimiAnnelerFenomenoloji+6
Eda Yıldız
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Sosyal hizmet alanında çalışan profesyonellerin çocuk hakları temel değerleri ekseninde erken yaşta evliliğe bakışı: Bitlis ili örneği

Bu çalışma, Bitlis il genelinde doğrudan ve dolaylı sosyal hizmet sunumu yapan kurum/kuruluşlarda görev yapmakta olan profesyonellerin erken yaşta evliliğe bakışını çocuk hakları temelinde değerlendirmeyi ve meslek elemanlarının erken yaşta evliliğe bakış açıları ile çeşitli sosyodemografik değişkenler arasındaki ilişkiyi ortaya koymayı amaçlamaktadır. Araştırmanın evrenini Bitlis il genelinde doğrudan ve dolaylı sosyal hizmet sunumu yapan kurum/kuruluşlarda görev yapmakta olan profesyoneller (sosyal hizmet, psikolojik danışmanlık ve rehberlik, psikoloji, sosyoloji, çocuk gelişimi ve öğretmenlik bölüm mezunları) oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında il genelinde görev yapan 94 meslek elemanının 91'i anketi yanıtlamış, çalışmaya %94 oranında katılım sağlanmıştır. Araştırmada kurulan hipotezlerin sınanması için gereken veriler, araştırmacı tarafından yapılandırılmış bir anket formu aracılığıyla toplanmıştır. Anket formu meslek elemanlarının çocukluk dönemine ve çocuk haklarına bakışını, evliliğe ilişkin kişisel öyküsünü, erken yaşta evliliğin tanımlanmasını, erken yaş evliliklerinin kaynağına dair bakış açısını, mesleki çalışmalarda erken yaşta evlilik vakalarını konu alan 23 kapalı uçlu, 43 yarı kapalı uçlu toplam 66 sorudan oluşmaktadır. Araştırmada elde edilen bulguların değerlendirilmesinde SPSS 22 programı kullanılmıştır. Bulgular, frekans ve yüzde dağılımlarının hak temelli yaklaşımın temel unsurları bağlamında araştırmacı tarafından yorumlanarak ve hipotezlerle test edilerek değerlendirilmiştir. Meslek elemanlarının erken yaşta evliliğe ilişkin görüşlerinin sosyodemografik değişkenlerle (cinsiyet, yaş, meslek, yetiştiği sosyal çevre, yoğunlukla çalışmakta olduğu sosyal hizmet alanı, görev süresi, medeni durum, çocuk hakları konulu eğitim geçmişi, erken yaşta evlilik konulu eğitim geçmişi) ilişkisi Pearson Ki-Kare bağımsızlık testi ile analiz edilmiştir. Çalışmada, hipotezlerin sınanmasının yanı sıra meslek elemanlarının erken yaş evlilik olgusuna yaklaşımları, sorun alanının kaynağına ve çözüme yönelik düşünceleri ve mesleki çalışmada erken yaşta evlilik vakalarına yaklaşımlarının bulgulara dayanılarak araştırmacı tarafından yorumlanmasına yer verilmektedir.

BitlisErken evlililkSosyal hizmet uzmanları+4
Başak Düzel
Adıyaman University · Institute of Graduate Studies
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Sosyal hizmet uzmanlarının sosyal hizmette teori ve pratik uyumluluğuna yönelik görüşleri: Bir ölçek geliştirme ve uygulama çalışması

Teori ve uygulama olmak üzere iki ana bileşeni bulunan sosyal hizmet eğitiminin nihai amacı, nitelikli sosyal hizmet uzmanları yetiştirmektir. Bu hedefe ulaşmak için sosyal hizmet uzmanı adaylarının lisans eğitimi boyunca aldıkları teorik bilgileri pratiğe nasıl aktaracağını öğrenmesi de oldukça önemlidir. Bu çerçevede, teori ve pratik uyumluluğunun sağlanmasının sosyal hizmet eğitimindeki önemi açıktır. Fakat bugüne kadar doğasında uygulamayı barındıran pek çok alanda olduğu gibi sosyal hizmet eğitimi alanında da teori ve pratik uyumluluğunun tam olarak sağlanamadığı dünyada ve Türkiye'de birçok bilim adamı tarafından bir sorun olarak dile getirilmektedir. Dolayısıyla bu çalışma ile alanda çalışan sosyal hizmet uzmanlarının gözünden sosyal hizmet eğitimi çerçevesinde teori ve pratik uyumluluğu çeşitli değişkenler bağlamında anlaşılmaya ve bu uyumluluğu olumsuz etkileyen faktörler ile uyumluluğun geliştirilmesi yönünde öneriler yansıtılmaya çalışılmıştır. Ulusal alanyazında sosyal hizmet eğitimi çerçevesinde teori ve pratik uyumluluğunu ölçmeye yönelik bir ölçme aracına rastlanmamış ve dolayısıyla çalışma çerçevesinde bu yönde bir ölçme aracı geliştirilmiştir. Karma bir desende planlanan bu çalışmada veriler, araştırmacı tarafından geliştirilen Sosyal Hizmette Teori ve Pratik Uyumluluğu Ölçeği vasıtasıyla Türkiye'nin farklı bölgelerinde bulunan kurum ve kuruluşlarında çalışan 156 sosyal hizmet uzmanından toplanmıştır. Ayrıca, nicel analizden elde edilen bulguların yorumlanması ve daha etkili önerilerde bulunulabilmesi amacı ile araştırmacı tarafından oluşturulan açık-uçlu sorular yardımıyla 11 sosyal hizmet uzmanından nitel veri toplanmıştır. Araştırmada elde edilen nicel veriler SPSS 25.00 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Öğrenim durumu, çalışılan sektör türü ve staj/blok uygulaması yapılan kurumda mesleki akademik alanda süpervizyon alınıp alınmaması değişkenleri için bağımsız örneklem t testi, staj/blok uygulaması yapılan kurumda sosyal hizmet uzmanının bulunup bulunmaması ve lisans eğitimi alınan program türü değişkenleri için ise Mann Whitney U testi kullanılmıştır. Ölçek ile mesleki deneyim arasındaki ilişki ise spearman korelasyon analizi ile incelenmiştir. Nitel verilerin analizinde ise betimsel analiz tekniği kullanılmıştır. Ölçekten elde edilen bulgular ve gerçekleştirilen istatistiksel analizler doğrultusunda ölçekten alınan puanlar arasında öğrenim durumu, lisans eğitimi alınan program türü, ve staj/blok uygulaması yapılan kurumda sosyal hizmet uzmanının bulunup bulunmaması değişkenleri açısından anlamlı bir farklılık çıkmadığı buna karşılık staj/blok uygulaması yapılan kurumda mesleki akademik alanda süpervizyon alınıp alınmaması ve çalışılan sektör türü bakımından grupların bakışlarında anlamlı bir farklılaşma olduğu görülmüştür. Ayrıca, sosyal hizmet eğitiminde teori ve pratik uyumluluğunu etkileyen faktörlerin çoğunlukla lisans müfredatı ve öğretim elemanı kaynaklı faktörler olduğu tespit edilmiştir. Bu bağlamda teorinin pratikle uyumunun iyileştirilmesinde toplumsal/bağlamsal faktörler dikkate alınarak Türkiye modeli sosyal hizmet geliştirmenin önemi belirtilmiş; sosyal hizmet eğitimde teori ve uygulamalı derslerin ağırlıklarının gözden geçirilmesi, yerel odaklı derslerin yaygınlaştırılması, kaynakların çoğaltılması ve ayrıca sosyal hizmet alanında sosyal hizmet kökenli öğretim elemanı ihtiyacının giderilmesi gerekliliği vurgulanmıştır. Bu doğrultuda müfredata ve öğretim elemanına yönelik önerilerin sosyal hizmet eğitiminde teori ve pratik uyumluluğunu iyileştirmede katkı sağlayacağı beklenmektedir.

PratikSosyal hizmet uzmanlarıSosyal hizmetler+3
Fatma Şeyma Doğan
Adıyaman University · Institute of Graduate Studies
2021
21
Master'sOpen AccessTR

Erkek sosyal hizmet uzmanlarının erkeklik algısı üzerine bir inceleme

Erkeklik, sosyal hizmet mesleğinin odaklandığı sorun alanlarıyla kesişme noktaları güçlü bir olgu olmasına rağmen mesleğin çalışma alanları içinde bulunmamakta, erkeklere, sahip oldukları ve/veya yol açtıkları bireysel ve sosyal sorunlar hakkında genellikle hizmet sunulmamaktadır. Sosyal sorunların baş döndürücü devingenliğinde erkek(lik), artık görmezden gelinemeyecek bir unsurdur. 'Hegemonik erkeklik', erkekliğe dair en güçlü kuramsal yaklaşımlardan biri, belki de en başta gelenidir. Yaklaşımın birey ve toplumla çalışan meslek ve disiplinleri etkilemesi devam eden bir süreçtir. Sosyal hizmet mesleği ile hegemonik erkeklik yaklaşımının harmanlandığı örnekler ise yok denecek kadar azdır. Erkeklik, mesleği icra edenlerin yaklaşık yarısının cinsiyet kimliği olması bakımından da anlamlıdır. Bu bağlamda "erkek sosyal hizmet uzmanların erkeklik algısı", mesleki uygulamanın niteliğini etkileyebilecek bir husustur. Araştırma, erkek sosyal hizmet uzmanlarının erkeklik algılarını ve bu algıların çeşitli değişkenlerle ilişki durumunu ölçmeye çalışmaktadır. Katılım formunu 177 katılımcı yanıtlamıştır. ETCE ve ÇDCÖ isimli ölçekler dışında "Araştırmacılar Tarafından Oluşturulan Form" da katılımcılara sunulmuştur. Araştırmaya katılan erkek sosyal hizmet uzmanlarının, özellikle mesleki uygulama dışındaki hane içi/dışı özel yaşantılarında 'kısmen' cinsiyetçi yaklaşımlara ve çelişik cinsiyet duygu-durumlarına sahip; hegemonik erkeklik değerlerinin taşıyıcısı durumunda olan bireyler oldukları bulgulanmıştır. Bu durumun, oranı kestirilememekle birlikte mesleki çalışmalara da yansımakta olabileceği düşünülmektedir. Araştırma; neo-liberal dünya düzeninin zayıflattığı bireylerin savunuculuğu ve güçlendiriciliğine soyunan, 'hegemonik erkeklik' ve toplumsal cinsiyet eşitsizliği gibi baskın ve yaygın statüko ürünlerini reddetmesi beklenen sosyal hizmet uzmanlarının mesleki uygulamasında yaşanabilecek bir dönüşüme katkı vermeyi hedeflemektedir. Anahtar Kelimeler: Sosyal hizmet, sosyal hizmet uzmanı, toplumsal cinsiyet eşitsizliği, hegemonik erkeklik, erkeklik algısı, statüko.

Cinsel kimlikErkeklikHegemonik erkeklik+5
Ertuğrul Açıl
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00

Related subjects