God understanding

96 theses under this subject heading

DoctorateOpen AccessTR

Tanrı'nın bir'liğinin temellendirilmesi

Doğru bir Tanrı tasavvuruna sahip olmak, en az, Tanrı'nın varlığı meselesi kadar önem arz etmektedir. Bu bağlamda, birden fazla Tanrı'nın varlığının mümkün olup olmadığının belirlenmesi, doğru bir Tanrı kavramına sahip olmada kaçınılmaz bir gerekliliktir. Giriş bölümünde; Tanrı'nın bir'liği düşüncesi ile ilişkisi olan bazı Tanrı tasavvurlarına, konunun epistemik zeminine, anlam ve kapsamına değindim. Birinci bölümde Tanrı'nın bir'liğine dair mükemmellik, zorunluluk, ilahi basitlik ve bireyleşim gibi kavramlardan hareket eden a priori gerekçe ve delilleri inceledim. Bu bölümde Tanrı'yı en temelde "mükemmel varlık" olarak gören felsefi perspektifin, Tanrı'nın bir'liğini temellendirmede sağlam bir metodik ve epistemik zemin sağladığını ileri sürdüm. İkinci bölümde ise ağırlıklı olarak; Tanrı'nın nedensel gücünden, fiillerinden, evrenden ve kontenjan varlıklardan hareket eden, kozmolojik/teleolojik karakteri daha belirgin olan a posteriori gerekçe ve delilleri inceledim. Bu delillerin a priori sezgilerle yakınlığını ve ilişkisini belirlemeye çalıştım. Her bir delil ve başlık altında, monoteizm veya politeizm lehinde ileri sürülen gerekçeleri birlikte değerlendirdim. Sonuç olarak, politeizmin felsefi açıdan savunulabilir olmadığını, ayrıca, bu sonucun kontenjan değil zorunlu ve kavramsal bir doğru olduğunu ileri sürdüm.

Din felsefesiTanrıTanrı anlayışı+6
Yusuf Duman
Ankara University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinde Allah tasavvuru-Siirt Üniversitesi örneği

İnsanlık tarihinde insanlar her zaman bir veya birden fazla yaratıcının varlığını kabul etmiştir. Ancak bu noktada insanların zihninde yaratıcının varlığı veya yaratıcının tasavvuru farklılıklar göstermiştir. Oluşan yaratıcı tasavvurları incelendiğinde teizm, ateizm, panteizm, deizm, agnostisizm belli başlı dünya görüşleri olarak karşımıza çıkmaktadır. Yaratıcı tasavvurunun insan yaşantısına etkisinden dolayı, insanların nasıl bir yaratıcı tasavvuruna sahip olduklarını bilmek oldukça önem arz etmektedir. Bu bağlamda bu çalışma Siirt Üniversitesi örnekleminde Türkiye genelindeki üniversite öğrencilerinin nasıl bir Allah tasavvuruna sahip olduklarını açığa çıkarmayı amaçlamaktadır. 250 öğrenciyle bire bir görüşülerek yapılan anket çalışmasında üniversite öğrencilerinin nasıl bir Allah tasavvuruna sahip oldukları bağımlı ve bağımsız değişkenler çerçevesinde ele alınmıştır.

AllahAllah'ın isimleriAllah'ın varlığı+3
Yahya Harun Toprak
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessEN

Moral argument for God

This work aims to consider the relationship between objective morality and the existence of God. More specifically, it is intended to analyze whether God's existence is necessary for grounding objective morality. Furthermore, it evaluates whether God's existence plays the significant role in considering the reality of moral properties and how it fares compared to the explanations of alternative and competing accounts. The main argument of this thesis claims that God's existence provides the best explanation for objective morality because it is capable of capturing all essential features of morality; objectiveness, universality, normativity. The argument is concerned mainly with the ontological status of morality, and it strengthens the notion that God is still important for ethics as competing accounts lack sufficient explanatory power for grounding morality.

MoralityExistence of GodReligious philosophy+3
Kemal Kıkanovıç
Ibn Haldun University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Tanrı imgesinin ilahi adalet eğilimi ile ilişkisinin incelenmesi

Bu araştırmada, hukuk ve ilahiyat alanında eğitim almış bireylerin Tanrı tasavvuru ile ilahi adalet inancı eğilimi incelenmiştir. Bu doğrultuda çalışmamızın ilk bölümünde araştırma konusunun amacı, önemi, problemleri ve yöntemi üzerinde durulmuş, devamında Tanrı tasavvuru, Tanrı imgesi ve gelişim dönemleri, ilahi adalet inancı ve kutsal kaynakların ilahi adalet anlatımı ele alınmış ve ülkemizde yapılmış ilgili araştırmalara yer verilmiştir. Üçüncü bölümde çalışmanın yöntemi, dördüncü bölümde elde edilen verilerin analiz ve değerlendirmesi rapor edilmiştir. Nicel bir çalışma olan bu araştırmanın evreni hukuk ve ilahiyat alanında eğitim almış ve almakta olan bireylerden oluşmaktadır. Çalışmanın örneklemi bu evrenden ulaşılmış 18–57 yaş aralığında 282 katılımcıdan oluşmaktadır. Seçilen bu örneklem grubuna Kaplan (2012) tarafından geliştirilen "İlahi Adalet İnancı Ölçeği" ve Yıldız (2020) tarafından geliştirilen "Tanrı İmgesi Ölçeği" nden oluşan anket formu uygulanmıştır. Araştırmada değişkenler arasındaki ilişkiyi ele almak amacıyla bağıntısal yöntem uygulanmıştır. Araştırmada elde edilen veriler SPSS (Statistical Package for Social Sciences) for Windows 25.0 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Veriler değerlendirilirken tanımlayıcı istatistiksel metotlar (sayı, yüzde, ortalama, standart sapma) kullanılmıştır. Sosyo-demografik değişkenler ile İlahi adalet inancı (nihai ve içkin adalet) ve Tanrı imgesi (güven ve korku) puanları arasında istatistiksel olarak bazı anlamlı farklılık ve ilişkilerin olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca Tanrı imgesi güven ve korku puanları ile içkin ve nihai adalet algısı puanları arasında da bazı anlamlı farklılık ve ilişkilerin olduğu tespit edilmiştir.

Kur'an-ı KerimTanrıTanrı anlayışı+3
Yasemin Işık
Ibn Haldun University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Ebeveyn tutumları ile tanrı algısı arasındaki ilişki: Uluslararası imam-hatip lisesi öğrencileri üzerine bir araştırma

Aile içindeki ilişkiler, bireylerin din ve değer sistemlerinin, inançlarının ve davranışlarının temellerinin atıldığı en önemli çevreyi oluşturur. Uluslararası imam-hatip lisesi öğrencileri, farklı kültürlere mensup ve çeşitli dini değerler taşıyan, bununla birlikte taşıdıkları bu değerleri Türk dini eğitim sistemine dahil olarak etkileşim haline bürünmüş bir grup öğrenci topluluğudur. Bu bağlamda, farklı kültürel geçmişlere sahip ailelerin çocukları olarak, bu bireylerin Tanrı algıları ve dindarlık düzeyleri üzerinde ebeveyn tutumlarının nasıl bir yansıma gösterdiği, toplumda dini algıların farklılaşmasında önemli bir etken olabilir. Bu araştırma, özellikle uluslararası öğrenciler üzerinde bu etkilerin ne şekilde ifade bulduğunu anlamayı amaçlamaktadır. Araştırmada nicel araştırma yöntemi benimsenmiş olup, ebeveyn tutumları ile öğrencilerin Tanrı Algıları ve Dindarlığın inanç, ibadet-sosyal hayat alt boyutlarıyla arasındaki ilişki incelenmiştir. Araştırmanın örneklemini, İstanbul ve Ankara'da bulunan öğrenim gören yabancı uyruklu 296 kız lise öğrencisi oluşturmaktadır. Veriler, Ebeveyn Tutumları Ölçeği, Tanrı tasavvuru ölçeği, Dindarlık ölçeği ölçme araçları kullanılarak toplanmıştır. Elde edilen veriler homojen olmadığı ve normallik dağılımı göstermediği için SPSS-26 programında, Non-parametrik testlerden Kruskal Wallis-H Testi, Mann Whitney-U testi ve Spearman Korelasyon testi kullanılmıştır. Bununla birlikte değişkenler arasında var olan ilişkileri görebilmek adına çok değişkenli doğrusal regresyon uygulanmıştır. Araştırmanın sonucunda, Uluslararası imam-hatip lisesi öğrencilerinin dindarlığın inanç alt boyutuna çok yüksek düzeyde sahip oldukları, ibadet ve sosyal hayat alt boyutuna ise orta düzeyde sahip oldukları tespit edilmiştir. Aşırı koruyucu ebeveyn tutumuna sahip bireylerin dindarlık alt boyutları ve Tanrı algıları ile istatiksel olarak olumlu veya olumsuz ilişkisinin görülmediği; duygusal sıcaklık içeren tutum sergileyen ebeveynlere sahip bireylerin, dindarlığın inanç, ibadet ve sosyal hayat alt boyutları ve Tanrı'yı sevgi odaklı algılaması ile pozitif; reddedici ebeveyn tutumuna sahip bireylerin ise dindarlığın inanç, ibadet ve sosyal hayat boyutlarıyla negatif bir ilişki içinde olduğu ve bu tutumun bireyin korku ve ceza yönelimli Tanrı algısı oluşturmasına sebep olduğu anlaşılmaktadır.

Algılanan ebeveynlik biçimleriAna-baba algısıDin psikolojisi+3
Nurşen Şimşek
Ibn Haldun University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Erişkin bireylerde Tanrı inancına sahip olma bağlamında depresyon eğilimi ve umutsuzluk değişkenlerinin incelenmesi

Bu çalışmada erişkin bireylerde Tanrı inancına sahip olma açısından depresyon eğilimi ve umutsuzluk değişkenleri üzerindeki etkileri incelenmiştir. Çalışmanın örneklemini Kadıköy Caferağa mahallesinde ikamet eden 18-45 yaş aralığına sahip 181 kişi (103 kadın, 78 erkek) oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında kişisel bilgi formu, Beck Depresyon Ölçeği (BDÖ), Beck Umutsuzluk Ölçeği (BUÖ) ve Dini Dünya Görüşleri Ölçeği kullanılmıştır. BDÖ ve BUÖ puan ortalamasının tanrı inancına göre anlamlı farklılık gösterdiği, tanrı inancı olmayan bireylerin depresyon puan ortalamalarının tanrı inancı olan bireylere kıyasla daha yüksek olduğu saptanmıştır. BDÖ ve BUÖ puan ortalamasının din inancına göre anlamlı farklılık gösterdiği, din inancına sahip olmayan bireylerin depresyon puan ortalamalarının din inancına sahip bireylerin depresyon puan ortalamalarına göre daha yüksek olduğu bulunmuştur. BDÖ puan ortalamasının cinsiyete göre anlamlı farklılık gösterdiği, kadınların depresyon puan ortalamalarının erkeklere kıyasla daha yüksek olduğu saptanmıştır. BUÖ puan ortalamasının ise cinsiyete göre anlamlı bir farklılık göstermediği bulunmuştur. Çalışmada BDÖ ve BUÖ puan ortalaması ile eğitim durumu arasında anlamlı bir farklılık bulunmadığı saptanmıştır. Dini Dünya Görüşü ölçeği puan ortalaması ile eğitim durumu arasında anlamlı bir farklılık olmadığı bulunmuştur. Çalışmada ayrıca depresyon ve umutsuzluk, Tanrı inancı ve din inancı bağlamında pozitif bir ilişki bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Tanrı inancı, depresyon eğilimi, umutsuzluk

DepresyonTanrıTanrı anlayışı+5
Caner Özçelik
Haliç University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Albert Einstein'ın tanrı ve din anlayışı

XX. yüzyılın en önemli kuramsal fizikçilerinden Albert Einstein'ın Tanrı ve Din anlayışı üzerine yapılan bu çalışmanın amacı, Einstein'ın düşünce dünyasının kapsamlı bir şekilde incelenerek, Tanrı-âlem ilişkisi çerçevesinde oluşan Tanrı tasavvurlarından hangisine daha yakın olduğunun belirlenmesidir. Bu niyetle Einstein'ın fizik ve ötesine dair düşüncelerinin kaynağında bulunan ve hayata bakışını şekillendiren bilimsel temellere yer verilmiştir. Son olarak Tanrı anlayışı belirlenerek, onun Tanrı düşüncesinden izole edilmiş din yaklaşımı sunulmuştur. Dine dair görüşleri verilirken, din-bilim ilişkisine dair düşüncelerine yer verilmiştir. Bununla birlikte, bir Yahudi olarak Einstein'ın Siyonizm akımına dâhil olmasındaki gerekçeler ve dinî görüşleri ile ilişkili olarak özgür irade, ahlâk, mucize, peygamberlik ve ahiret gibi dinî literatüre ait kavramlar hakkındaki fikirleri ayrı başlıklar altında incelenmiştir. Çalışma süresince Einstein'ın entelektüel gelişimine katkı sağlayan durumlara kısaca değinilerek, onun bilim ve felsefî görüşlerinden eş zamanlı faydalanılmıştır. Onun kendi çalışmaları, konuşmaları, mektupları esas alınarak, önemli görülen ikincil kaynaklardan da faydalanılmıştır. Çoğunlukla deskriptif bir yöntem izlenmekle birlikte konu ile alakalı muğlak olan noktalar, elde edilen verilerin yorumlanması sonucu aydınlatılmaya çalışılmıştır. Çalışmanın sonucunda Einstein'ın Tanrı düşüncesi, Tanrı-âlem ilişkisi açısından bilinen Tanrı tasavvurlarından herhangi birinin altına doğrudan yerleştirilemese de teizm, deizm, panteizm ve panenteizm olmak üzere Tanrı tasavvurlarından hangisine hangi yönler ile yakın olduğu saptanmaya çalışılmıştır. ANAHTAR KELİMELER: Tanrı, Din, Evren, Özgür İrade, Ahlâk, Einstein, Tanrı Tasavvurları

DinDin algısıDin felsefesi+4
Zehra Oruk
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Farabi ve Spinoza'nın Tanrı anlayışı

Farabi Doğu'nun Spinoza da Batı'nın önde gelen en önemli filozoflarındandır. Her iki düşünür de gerek Yunan'ın felsefi mirasından gerekse içerisinde yetiştikleri dinsel geleneklerin teolojik birikiminden beslenerek kendine özgü bir metafizik, bir ontoloji ve siyaset felsefesi geliştirmiştir. Özellikle vahiy, peygamberlik, akıl-iman ilişkisi gibi meselelerde her iki filozofun birbirine oldukça benzer görüşleri ileri sürmüş olmaları ister istemez akla Spinoza'nın Farabi'den önemli ölçüde etkilenmiş olabileceği ihtimalini getirmektedir. Nitekim Farabi'nin Spinoza'yı Maimonides vasıtasıyla etkilediği yönünde kimi iddiaların olduğunu görmekteyiz. Bu meseleye ilişkin yapılan kimi Türkçe çalışmalar bu hususa özellikle dikkat çekmişlerdir. Bununla birlikte Farabi ile Spinoza arasında metafizik/ontoloji bağlamında Tanrı görüşleri bakımından bir benzerliğin olup olmadığına pek değinilmemiştir. Bu çalışma, her iki düşünürün metafiziklerinde/ontolojilerinde de kayda değer paralelliklerin olması gerektiği varsayımıyla hareket etmiş ve neticede onların, her iki düşünürün geliştirdiği kendine özgü bir Tanrı ve alem anlayışı (Birisi dualistik diğeri monistik) olsa da, metafizik görüşlerinde de ciddiye alınması gereken benzerliklerin olduğu fikrine ulaşmıştır

FarabiFelsefeSpinoza, Baruch+2
Yunus Emre Artık
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Hristiyan ve müslüman çocuklarda tanrı tasavvuru

Araştırmanın amacı, Hristiyan ve Müslüman çocukların Tanrı'yı nasıl tasavvur ettiklerini tespit etmek ve bahsi geçen tasavvurları karşılaştırmaktır. Ayrıca çocukların benimsediği dinî inanç ve mevcut bilişsel yapıları gibi hem içsel hem de dışsal faktörlerin tasavvur sürecine olası etkilerini saptamaktır. Çocukların Tanrı tasavvurlarının saptanması ve bu süreçte etkili olan faktörlerin neler olduğunun analiz edilmesi, daha sonra elde edilen verilerin eğitim-öğretim süreçlerine ve sosyal yaşamlarına yansıtılması önemli bir husustur. Çocukların Tanrı'yı tasavvur ederken yükledikleri anlamlar kendilerine özgüdür. Dolayısıyla tasavvur sürecini anlamak bireyleri tanımada gereklidir. Araştırmada Şırnak ilinde yaşayan 6-11 yaş aralığındaki, Hristiyan/Süryani ve Müslüman/Sünni çocukların Tanrı tasavvurları ele alınmıştır. Çalışma nitel araştırma çerçevesinde, mülakat tekniğiyle yarı yapılandırılmış açık uçlu 10 soruyla gerçekleştirilmiştir. Elde edilen bulgular betimsel analizle kategorilendirilip yorumlanmıştır. Bulgular yorumlanırken Tanrı tasavvuru hakkında çalışmalar yapan araştırmacıların konu hakkındaki düşüncelerine gerekli yerlerde değinilmiştir. Araştırmadan elde edilen sonuçlar değerlendirildiğinde her iki dine mensup bireylerin insanbiçimci/antropomorfik Tanrı anlayışına sahip olduğu gözlenmiştir. Çocukların tasavvurlarında inandıkları dinin, Tanrı'ya yüklediği niteliklerin yansımaları görülmüştür. Diğer yandan çocukların bilişsel yapıları da tasavvur sürecinde etkili olmuştur. Her iki gruptaki çocukların yanıtları göz önüne alındığında tasavvurlarının şekillenmesi tek bir nedenle açıklanamaz. İçsel ve dışsal faktörlerin çocuklar üzerinde farklı tezahür etmesi her katılımcının kendine has Tanrı tasavvuru oluşturmasına neden olmuştur.

Din psikolojisiHristiyanlarMüslümanlar+2
Aylin Bektaş
Şırnak University · Institute of Graduate Studies
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Mezopotamya dininde rahiplik

Çalışma giriş, iki bölüm ve sonuç kısmından oluşmaktadır. Giriş kısmında, Mezopotamya kavramı, coğrafyası, tarih öncesi kültürleri, kaynakları ve kronolojisi gibi hazırlayıcı konular ele alındı. Bununla birlikte bu kısımda, Mezopotamya'da şehirlerin ortaya çıkışına, bu alanda yapılan yüksek lisan ile doktora tez çalışmalarına ve Mezopotamya uygarlığına değinildi. Temelde Sümerler, Akadlar, Asurlular ve Babillilerden oluşan bu uygarlık, kronolojik sıralama gözetilerek incelenmiştir. Bunun yanında III. Ur Hanedanlığı ve İsin-Larsa Dönemlerinden bahsedildi ve Amoriler, Aramiler ve Kaldeliler gibi topluluklara değinildi. Tezin birinci kısmında Mezopotamya Dininin genel bir tasviri yapıldı. Bu dinin kavramsal çerçevesi ve metodolojisi ortaya konulduktan sonra, Mezopotamya Dini tarihi ele alındı. Bölümün devam eden kısımlarında bu dinin tanrı inancı ve bu dinde öne çıkan tanrılar araştırıldı. Bununla birlikte bu dinde tapınaklar, ritüeller, evren anlayışı, ölüm sonrası yaşam inancı, ruhsal varlıklar, peygamber ve kutsal metinler konuları işlendi. Tezin ikinci bölümünde, Mezopotamya Dininde rahiplik konusu detaylı olarak ortaya konulmaya çalışıldı. Öncelikle bu konu ile ilgili bazı kavramlar açıklandıktan sonra, Mezopotamya'da rahipliğin tarihi ele alındı. Bunun ardından bu dinde rahip ve rahibeler ile onlar için kullanılan unvanlar incelendi. Bu bölümün ve tezin odak noktası olan rahiplerin işlevleri ve özellikleri konusu, ayrıntılı olarak ortaya konulmaya çalışıldı. Son olarak Mezopotamya tarihinde öne çıkan rahip ve rahibelere değinildi ve rahipler ile ilgili görsel 378 tasvirler analiz edildi. Burada mühürlerde görülen rahiplerin özellikleri ve tasvir biçimleri incelendi. Sonuçta, Mezopotamya Dininde rahiplik ile ilgili tespitler yapıldı ve çıkarımlarda bulunuldu. Bu uygarlığın şekillenmesinde kurumsallaşmış ve özenli bir şekilde yapılandırılmış olan rahip sınıfının dikkate değer bir etkisinin olduğu anlaşıldı.

AkadAsurlularBabil+7
Mehmet Emin Güler
Ankara University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Düalist dinlerde Tanrı inancı üzerine bir karşılaştırma (Mecusilik, Sabiilik, Manicilik)

Bu tez çalışması düalizm kavramı çerçevesinde Mecusilik, Sâbiîlik ve Maniciliğin düalist tanrı anlayışı üzerinde yoğunlaşmaktadır. Düalizm, varlığın mahiyet ve kemiyet itibariyle karşıt yönlere bölünmesi veya din bağlamında söylenecek olursa evrende birbirinden bağımsız ezeli ve ebedi iki tanrının varlığını kabul eden anlayışa denir. Monist ve politeist görüşten farklı olarak düalizm, tanrı, insan, doğa, madde ve ruh arasında her zaman mutlak, değişmez ve birbiriyle uyuşmaz bir ikiciliğin varlığına atıfta bulunur. Tezimiz dört bölümden oluşmaktadır. İlk üç bölümde Mecusi, Sâbiî ve Mani dinlerdeki teolojik yapının derin analizlerine yer verilmiştir. Daha sonra Düalist dinlerde iyilik tanrıları Ahura Mazda, Malka d Nhura, Zurvan ve kötülük tanrıları Angra Mainyu, Malka d Hşuka ve Arkon ile birlikte bu dinlerin yaratılış, kurtuluş ve eskatolojik düşünceleri ilgili kaynaklardan yararlanılarak ayrıntılı bir biçimde ele alınmıştır. Tezin dördüncü bölümünde ise düalist dinlerin tanrı tasavvurunun benzer ve farklı yönleri karşılaştırmalı olarak sunulmuştur. Ayrıca düalist teolojilerde sık kullanılan kavramların birbiriyle ilişkili yönlerine değinilerek Mecusilik, Sâbiîlik ve Maniciliğin düalizm noktasında birbirlerinden etkilenme oranı da ortaya konulmuştur.

DualizmManiheizmMecusilik+3
Mıhdat Aktulga
Ankara University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Kültürel psikoloji bağlamında karma evlilik yapan Türk bireylerin aile hayatındaki manevi motifler ABD (Washington DC-Maryland-Virginia) bölgesi

Bu araştırmanın amacı, çocukluğu Türk kültürü ile şekillenen ve yetişkinlikte karma evlilik yaparak Amerika'da hayatına devam etmek isteyen Türk bireylerin hayatındaki manevi ve kültürel motifleri incelemek ve Amerika'daki kültürleşme sürecinde karşılaştığı zorlukları, çözümlerini ve beklediği desteği ortaya çıkarmaktır. Araştırmada Türk bireylerin manevi bakışını ve Yaradan tanımını araştırmak üzere "Tanrı Algısı Ölçeği" ve eşi ile ilişkisini nasıl tanımladığını anlamak üzere "Evlilikte Uyum Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmanın nicel bölümüne Amerika Birleşik Devletleri'nde araştırma konusuna uygun 105 Türk birey katılmıştır. Nicel veriler değerlendirildiğinde, Amerika'ya yerleşmiş ve karma evlilik yapmış Türk bireylerin, cinsiyetlerine göre, gelir düzeylerine göre, kendilerinin ve eşlerinin iş durumuna göre, anne babalarının birlikte ya da ayrı oluşuna göre, evlendikleri yaşa ve evlilik sürelerine göre, çocuk sayısına göre evlilikteki uyumları ve Tanrı algıları benzer çıkmaktadır. Bu bireylerden üniversite mezunu olanların korku yönelimli Tanrı algısı, eğitimi lisansüstü olanlara göre daha yüksek çıkmıştır. Aynı şekilde babasının eğitimi ilkokul ve daha azı olan Türk bireylerin korku yönelimli Tanrı algısı, babasının eğitimi daha yüksek olanlara göre daha yüksek çıkmıştır. Evlilik kararını ailesi onaylayan Türk Bireylerin, evlilik kararına müdahale edilmeyenlere göre daha yüksek bir sevgi yönelimli Tanrı algısına sahip oldukları sonucuna ulaşılmıştır. Eşinin dini İslam olan katılımcıların sevgi yönelimli Tanrı algısı puanlarının, eşinin dini İslam olmayan katılımcılardan daha yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Evlilikte uyum ölçeği puanları arttıkça, sevgi yönelimli Tanrı algısına sahip olma durumunda da artış olduğu tespit edilmiştir. Araştırmanın nitel bölümünde ise, DMV bölgesinde yaşayan 34 Türk birey ile derinlemesine mülakatlar gerçekleştirilmiştir. Bu mülakatlarda Türklerin hayatındaki manevi- kültürel motiflerin neler olduğu ve bu motifleri ne derece, ne şekilde devam ettirebildikleri ortaya çıkarılmak istenmiştir. Kültürel olarak eşlerin birbirinden beklentileri, kültürel farklılardan doğan avantajlı ve dezavantajlı durumlar, çocuk sahibi olunduğunda hangi kültürün baskın olacağı Türk bireyler açısından mülakat yöntemi ile incelenmeye çalışılmıştır. Sonuç olarak, elde edilen bulgularda, Türk bireylerin kendi kültürel motiflerini muhafaza ederek yeni kültürel ortama uyum sağlama çabası içinde oldukları tespit edilmiştir. Çocuklarına da kendi kültürünü aktarmak için de özel bir çaba içine girdiği bulgular arasındadır.

Aile hayatıAmerika Birleşik DevletleriDin algısı+7
Belgizar Özbek
Ankara University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Haram algısının din psikolojisi açısından incelenmesi

Haram, hürmet, muhterem, ihram kelimeleri aynı kökten gelmekte ve harem kelimesi ile eş anlamlı olduğu bilinmektedir. Aslı Akkadca da "örtmek, gizlemek, başkalarından esirgemek" mânalarındaki harem kelimesi Arapça da "dokunulmaz, korunmuş olan, mübarek, mukaddes" manasına gelmektedir. Bundan dolayı Mekke'ye el- Beledü'l-haram, Kâbe'ye el-Beytü'l-harâm, çevresindeki mescide el-Mescidü'l-haram denilmektedir. Yaradan, yeryüzünde insanlar için kurulan ilk mabed olan Kâbe'nin yani el-Mescidü'l haram'ın mübarek ev olduğunu bizlere bildirmektedir. Din psikolojisi açısından araştırmanın en önemli amacı, yetişkin bireylerin haram kavramını nasıl algıladığını tespit ederek "Haram Algısı Ölçeği" geliştirmektir. Bu kapsamda demografik değişkenlere göre Tanrı algısı, psikolojik iyi oluş ve haram algısı düzeylerinin farklılaşıp farklılaşmadığını ortaya koymaktır. Araştırmanın birinci bölümünde haram kavramı ve türevleri, yakın anlamlı kavramlar, bireyde oluşturduğu psikolojik etkiler, İslam'da korunması gereken beş temel esas ve Kohlberg'in ahlakî gelişim kuramı yer almaktadır. İkinci bölümde nitel veri analizleri, ölçek oluşturmak üzere gerçekleştirilen araştırma süreç çalışmaları ve analizleri, nicel veri analizleri hakkında bilgi verilmiştir. Üçüncü bölümde ise elde edilen verilerin yorumlandığı tartışma ve sonuç kısımları yer almaktır. Araştırma keşfedici sıralı karma desen olarak, uygun örneklem yöntemi ile yapılmıştır. Çalışmanın evrenini 2021-22 eğitim öğretim yılında Türkiye'de yaşayan 18 yaş üstü yetişkin bireyler oluşturmaktadır. Türkiye'de yaşayan 601 gönüllü katılımcıyla gerçekleştirilmiştir. Veriler "Kişisel Bilgi Formu", "Tanrı Algısı Ölçeği", "Psikolojik İyi Oluş Ölçeği" ve "Haram Algısı Ölçeği" aracılığıyla elde edilmiştir. SPSS programı ile analiz edilen ölçek maddeleri faktör analizi sonucu iki boyutlu, güvenirlik ve geçerlik katsayıları yüksek 'Haram Algısı Ölçeği' geliştirilmiştir. Çalışma sonucunda, katılımcıların Sevgi Yönelimli Yaradan Algısı boyutu puanları artıkça haram kavramının yasak algısı puanlarının düştüğü ve hürmet algısı puanlarının yüksek düzeyde olumlu yönde arttığı; Korku Yönelimli Yaradan Algısı boyutu puanları artıkça haram kavramının yasak algısı puanlarının benzer yönlü yüksek düzeyde arttığı ve hürmet algısı puanlarının düştüğü belirlenmiştir. Katılımcıların özerklik, çevresel hakimiyet, kendini kabullenme, insanlarla olumlu ilişkiler, kişisel gelişim ve genel psikolojik iyi oluş boyutu puanları artıkça haram kavramının yasak algısı puanlarının düştüğü saptanmıştır. Katılımcıların çevresel hakimiyet, hayatın amacı, kendini kabullenme, insanlarla olumlu ilişkiler ve genel psikolojik iyi oluş puanları artıkça haram kavramının hürmet algısı puanlarının benzer yönlü yüksek düzeyde arttığı tespit edilmiştir. Hürmet algısı psikolojik sağlığı desteklerken, yasak algısının psikolojik sağlığı olumsuz etkilediği düşünülmektedir.

Ahlaki gelişim kuramıAlgıDin psikolojisi+4
Yeliz Banu Yalçın
Ankara University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Klasik İslâm felsefesinde ilahî basitlik kavramı: Fârâbî ve İbn Sînâ örneği

İslâm Felsefesinde Tanrı'nın neliği ve nasıl bir varlık olduğu hakkında genel olarak iki yaklaşım bulunmaktadır. Birincisi Tanrı'da varlıktan ayrı bir mâhiyetin varlığını ve Tanrı'nın zâtından ayrı sıfatlarının olduğunu kabul eden yaklaşımdır. Bu, İslâm düşünce geleneğinde kelamcıların çoğunluğu tarafından savunulmaktadır. Bir diğeri ise Tanrı'da varlıktan ayrı bir mâhiyetin varlığını kabul etmeyen ve ilahî sıfatların zâtın aynı olduğu görüşünü savunan yaklaşımdır. Bu, Fârâbî ve İbn Sînâ gibi filozoflar tarafından savunulmakta ve filozoflar ilahî basitlik teorisi çerçevesinde bir Tanrı anlayışı ortaya koymaktadır. İlahî basitlik hem İslam felsefesinde hem de Batı felsefesinde kendisine geniş bir yer bulan ve Tanrı'da mantıksal, fiziksel veya metafizik herhangi bir bölünmeyi reddetmek suretiyle Tanrı'yı her türlü bileşiklikten uzak basit bir olarak varlık kabul eden teoridir. Fârâbî ve İbn Sînâ da Tanrı anlayışlarını bu teorinin ortaya koyduğu ilkeler üzerine inşa etmiştir. Bu çalışmada Fârâbî ve İbn Sînâ'nın neden basitlik teorisi çerçevesinde bir Tanrı anlayışı ortaya koydukları ve bunu nasıl temellendirdikleri ele alınmıştır. Filozofların ortaya koydukları bu Tanrı anlayışı, kavramsal düzlemde, varlık ve mâhiyet ilişkisi açısından ve zât sıfat ilişkisi açısından incelenmiştir.

Allah`ın sıfatlarıFarabiMahiyet+7
Armağan Atar
Ankara University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Gâzali ve İbn Rüşd'ün Tehafütlerinde Tanrı'nın bilgisi meselesi

İslam Medeniyeti ilk asrından bu yana bünyesinde birçok düşünce yapısını barındırmış ve hala barındırmaya devam etmektedir. Bu durum ister istemez tartışmaların ortaya çıkmasına ve çok sesli bir toplum yapısına işaret etmektedir. İslam medeniyetindeki tartışmaların bazıları, filozoflar ve kelamcı âlimler arasında çıktığı görülmektedir. Birçok kelamcı ve filozof bu tartışmaların içerisine dâhil olmuş ve İslam medeniyeti açısından zengin bir bilgi birikiminin ortaya çıkmasında vesile olmuşlardır. Bunun örneklerinden bir tanesi 'Tehafüt' geleneğidir. Gâzali İslam filozoflarını ve özellikle İbn Sina'yı eleştirmek ve delillerini çürütmek için "Tehafüt'l-Felasife" isimli bir eser kaleme almış ve İbn Rüşd' de "Tehafüt et-Tehafüt" adlı eserle Gâzali'ye karşılık vermiştir. Daha sonrasında Hocazade ve devamında birçok âlimin katkıları ile tehafüt geleneği devam ettirilmiştir. Bu çalışma İslam düşüncesinin önde gelen filozoflarından İbn Sina, Gâzali ve İbn Rüşd'ün Tanrı'nın bilgisi üzerine görüşlerini araştırılmaktadır. İbn Sina, ilahi bilginin mutlak ve evrensel olduğunu belirtirken, Gâzali'nin eleştirileri, İbn Sina'nın bu teoriyi kanıtlayamadığına yönelik olmuştur. İbn Rüşd ise, İbn Sina ve Gâzali'nin görüşlerini eleştirmiş ve ilahi bilginin hem genel hem de özel bilgileri içerdiğini öne sürmüştür. Bu üç filozof da Tanrı'nın bilgisinin insan bilgisinden farklı ve üstün olduğu konusunda hemfikirdirler.

BilgiFelsefeGazzali+5
Yusuf Nazlı
Ankara University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

İbn Sina'da Tanrı kavramının Orta Çağ düşüncesine etkisi: Henry of Ghent örneği

Bu çalışmanın temel amacı İbn Sina'da metafizik, varlık ve Tanrı düşüncesinin XIII. yüzyıl Batı Orta Çağ düşünürlerinden Henry of Ghent'in düşünceleri üzerindeki etkisini göstermektedir. İbn Sina, metafizik bilimine yönelik düşünceleriyle, ortaya koyduğu zorunlu – mümkün, varlık – mahiyet gibi ontolojik ayrımlarla ve Tanrı'nın varlığına dair metafiziksel yaklaşımıyla hem kendi döneminde özgün görüşler ortaya koymuş hem de bu görüşleri kendisinden sonra İslam düşüncesinde ve Batı Latin düşüncesinde birçok düşünürü etkilemiştir. Henry of Ghent, Paris Üniversitesinde tanıştığı İbn Sina düşüncesinin metafizik, varlık ve Tanrı'ya dair görüşlerinden etkilenmiş ve İbn Sina'nın metafizik tanımına, zorunlu – mümkün ve varlık – mahiyet gibi ontolojik ayrımlarına eserlerinde yer vererek Latin İbn Sinacılığının dönemindeki en önemli simalarından biri olmuştur. Çalışmanın ilk bölümü İbn Sina öncesi sürdürülen Tanrı tartışmaları, İbn Sina'nın varlık, metafizik ve Tanrı kavramlarına dair ortaya koyduğu görüşleri hakkında; ikinci bölümü ise Henry of Ghent'in entelektüel portresi, Orta Çağ düşüncesi, Latin İbn Sinacılığı ve Henry of Ghent düşüncesinde varlık, metafizik ve Tanrı kavramları ve eserlerindeki İbn Sina etkisi hakkındadır. Anahtar kelimeler: İbn Sina, Henry of Ghent, Tanrı, varlık, metafizik

Henry of GhentMetafizikTanrı+4
Sinan Kösedağ
Ankara University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Gazâli ve İbn Rüşd'de Tanrı'ya yön atfetmenin imkan ve mahiyeti

Bu çalışmada, Gazâli ve İbn Rüşd'ün görüşleri çerçevesinde Tanrı'nın mekân ve cihette bulunup bulunmadığı konusu bir din felsefesi problemi bağlamında ele alınmıştır. Bu bağlamda tez, giriş ve üç ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde mekân ve cihet kavramı, Tanrı ve bu kavramların ilişkileri, İlk Çağ filozoflarının Tanrı-mekân ve boşluk görüşleri, İslam filozoflarından Kindî, Fârâbî, İbn Sînâ ve İbn Rüşd'ün Tanrı-mekân, Tanrı-cihet düşüncelerine atıflar yapılarak genel problemler aktarılmaya çalışılmıştır. İkinci bölümde Gazâli'nin Tanrı, cihet ve mekân görüşleri ele alınmıştır. Ayrıca Gazâli'nin Tanrı'nın cihet ve mekân gibi hâdis varlıkların niteliklerinden münezzeh oluşunu ispatlama yöntemi incelenmiştir. Üçüncü bölümde ise İbn Rüşd'ün Tanrı, cihet ve mekân görüşlerine yer verilmiştir. İbn Rüşd'ün Tanrı'nın dinî ve aklî olarak bir mekân ve yönde oluşunun imkânı ele alınmıştır.

CihetDin felsefesiGazzali+6
Ömer Karabulut
Mardin Artuklu University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Ütopya ve distopyalarda din ve Tanrı tasavvuru

Düşünce tarihinde ütopya ve distopyalar hala önemli bir yere sahiptir. Ütopyalarda yaşanılan toplumun sosyal, siyasi ve kültürel sıkıntılarından kurtulmak umuduyla daha ideal bir devlet kurgulanmaktadır. Bu ideal devlet kurgusu yeryüzünde bir cennet tasviri gibidir. Çünkü eserlerde kurgulanan karakterler mutlu ve hayatından memnun bir yaşam sürmektedir. Buna karşın distopyalarda ise kötü bir yönetime sahip devlet anlayışı vardır. Bu tür eserlerde iktidar yönettiği halkı her şeyiyle kontrol altına almak istemektedir. Distopyalardaki hikâye ana karakterlerin algısal tecrübeleriyle kurgulanmaktadır. Bu çalışmada, ideal bir devlet daha temelde ideal bir yaşamın kurgulandığı ütopya ile her şeyin kontrol altına alınmış bir şekilde kurgulandığı distopyalardaki din ve Tanrı tasavvuru incelenmiştir. Tasavvur doğrudan algıyla ilişki olduğundan felsefe alanında yer alan özne-nesne ayrımındaki algısal ilişkiye yer vermek gerekli görülmüştür. Konu, düşünce tarihinde yer alan tüm ütopya ve distopyalar bağlamında değil kurgusu ve tasavvurlarıyla tarihte önemli yer edinen eserler temelinde işlenmiştir. Bu eserlerdeki karakterlerin öncelikle algısal durumları ele alınmıştır. Sonra bu karakterlerin din ve Tanrı tasavvuru hakkındaki tecrübeleri ayrıntılı bir şekilde değerlendirilmiştir.

AlgıDinDin felsefesi+3
İbrahim Ubeyde Kaplan
Pamukkale University · İslami İlimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Thomas Aquinas düşüncesinde Tanrı hakkında konuşmanın imkânı

Din dili problemi, insanın gündelik iletişiminde kullanmış olduğu dili din ve inanç alanına taşıyarak kutsal kabul etmiş olduğu varlığı bilme, niteleme ve onu tanımlamak istemesinden kaynaklanmaktadır. Çünkü bu dilin somut şeyleri tasavvur etmede yeterli olacağı diğer taraftan doğrudan algılanamayan konular için yetersiz kalacağı açıktır. Bu nedenle din dili problemi Tanrı hakkında konuşmanın mümkün olup olmadığı ve mümkünse ne şekilde söz konusu olacağı gibi çeşitli soruların ele alınarak cevaplanmaya çalışıldığı din felsefesinin ana konularından birini teşkil etmektedir. Bu çalışmada düşünce tarihinde söz konusu sorulara ve problemlere getirilmiş olan çeşitli yaklaşımlar, önemli teolog ve düşünürlerin fikirleri çerçevesinde ve bu fikirlere yöneltilebilecek muhtemel eleştirilerle birlikte ayrıntılı şekilde ele alınmıştır. Din dili problemine dair diğer yaklaşımlara nazaran daha kapsayıcı bir çözüm olabileceğini düşündüğümüz Thomas Aquinas'ın analojik dil teorisi, kendi eserleri dikkate alınarak değerlendirilmiştir. Ayrıca, Aquinas'ı böyle bir dil anlayışına götüren sebeplerde farklı başlıklar halinde etraflıca incelenmiştir.

AnalojiAquinas, ThomasDin dili+2
Huzeyfe Kılıç
Pamukkale University · İslami İlimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Aliya İzzetbegoviç'in ahlak felsefesi çerçevesinde Tanrısız ahlak kavramı

Bu çalışmada; yakın tarih düşünürlerinden, verdiği mücadele ile zamanın Müslümanlarına umut olan ve yol gösteren Aliya İZZETBEGOVİÇ'İN kısaca hayatı, onun düşünce dünyasının yapılanmasında etkili olan faktörler, ahlak, ateizm, din dışı ahlak kavramları ve Aliya'nın bu konu hakkındaki görüşleri, din ile ahlak bağlamı ve ilişkisi üzerinde durulmuştur. Çalışmanın birinci bölümünde; Aliya İZZETBEGOVİÇ'İN hayatına kısaca değinildikten sonra, onun düşünce dünyasının oluşumundaki dinamikler anlatılmaya çalışılmış, İZZETBEGOVİÇ'İN insan tasavvuru ve bu bağlamda özgürlük, sorumluluk ve niyet kavramları üzerinde durulmuştur. İkinci bölümde; ahlakın genel tanımı, din ahlak ilişkisi, Aliya İZZETBEGOVİÇ'İN ahlak görüşü, ateizm ve Aliya'nın ateizmle ilgili görüşleri ve Tanrısız Ahlak konuları çalışılmıştır. Son bölümde din dışı ahlak ve ahlaki eylemin kaynağı konuları ve Aliya'nın bu konular hakkındaki düşünceleri üzerinde durulmuş, zikredilen bölümlerden sonra bu çalışma sonuç kısmı ile bitirilmiştir.

Ahlak felsefesiFelsefeTanrı+3
Melike Seyitoğlu Özkan
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Dini danışmanlığın konusu olarak gençliğin değişen Tanrı tasavvurları

Gençlik çağı, pek çok konuda olduğu gibi inançlar üzerinde de şüphe ve sorgulamaların yoğun olarak yaşandığı bir dönemdir. Küreselleşme ve gelişen iletişim araçları vasıtasıyla farklı inanç sistemleri ve hakikat iddiaları ile karşılan gençler, zaman zaman bu düşüncelerin etkisi altında kalabilmektedirler. Son dönemde yapılan çalışmalarda kendisini Ateist, Deist, Agnostik olarak tanımlayan gençlerin oranında ciddi bir artış olduğu görülmektedir. Farklı inanç sistemlerine savrulmanın kaynağı olarak, Tanrı tasavvurlarında olan eksiklik veya tahribatın olduğu düşünülmektedir. Çalışmamızın amacı, öncelikle gençlerin sahip oldukları Tanrı tasavvurlarını belirlemek, gençlik dönemine geçişle birlikte bu konuda yaşadıkları çelişkilere etki eden faktörleri tespit etmek ve sorunun çözümüne yönelik olarak DDR hizmetlerinin yaygın bir şekilde kullanılmasının gerekliliğini ortaya çıkarmaktır. Çalışmamızda karma yöntem tercih edilmiş, nitel ve nicel araştırma desenleri kullanılmıştır. Araştırmanın nicel bölümünde öncelikle gençlerin mevcut durumdaki Tanrı algısını tespit etmek adına ölçek kullanılmış, nitel bölümde ise doküman analizi ve mülakat uygulaması gerçekleştirilmiştir. Mülakat soruları ile nicel çalışmadan elde edilen verilerin desteklenmesi amaçlanmış, bunun yanı sıra gençlerin Tanrı tasavvuru konusunda yaşadıkları çelişkili durumlara etki eden faktörler belirlenmeye çalışılmıştır. Var olan durum böylece tanımladıktan sonra bu konuda kendilerine destek olacak profesyonel bir yardım talep edip etmedikleri sorulmuştur. Araştırma verileri bu konuda destek talep eden gençlerin, din görevlilerine güvenmedikleri gerekçesiyle DDR hizmetlerine temkinli yaklaştıklarını ortaya çıkarmıştır.

DanışmanlıkDanışmanlık hizmetleriDin felsefesi+5
Ülkü Odabaş
Hitit University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Abay Kunanbayoğlu'nun dini ve ahlaki görüşleri

Abay Kunanbayoğlu Sovyetler dönemi Kazak toplumunun dini ve kültürel hayatında etkin bir role sahiptir. Bölgedeki İslam'ın reel durumu, Türk ve Rus kültürünün kesiştiği bir noktada durmaktadır. Bu nedenle Kazak toplumunun günümüz ilmi ve kültürel durumunu tespit edebilmek ve anlayabilmek için Abay'ın üstlendiği rolü bilmek gerekir. Çünkü Abay bir düşünür olarak Rus kültürüne de vakıf olan Müslüman bir kişiliktir. Onun eserlerinde bu geniş bakış açısının izleri açıkça görülmektedir. Abay Kunanbayoğlu'nun eserleri bağımsızlık öncesi dönemde ve bağımsızlıktan bu yana yirmi yıldan fazla bir süredir farklı yönleriyle incelenmiştir. Ancak araştırmamız bazı açılardan özgün ve bu nedenle de önemlidir. Bağımsızlıktan sonraki 10-15 yıl içinde, Arapça ve Farsça bilen İslam'ın Şeriat kanununu öğrenmiş uzmanların doğu dünya görüşüyle bağlantılı olarak Abay'ın eserlerini araştırmalarına olan talep yoğun bir şekilde arttı. O dönemde Abay'ın eserlerindeki dil konusu, Doğu dilleri edebiyatı ve büyük şahsiyetlerle olan bağlantısının ideolojik yönlerini belirlemek için yeni konular üzerine araştırma konusu olmaya başladı. Bununla birlikte Abay'ın eserlerindeki Kur'an ve Hadis metinleri, kısmen dini ve İslamî anlam taşıyan Arapça kelimeler ve ifadeler, Müslüman dünya görüşü bağlamında özel olarak analiz edilmemiştir. Bu bir ölçüde normaldi. Çünkü bu dönem ateizm propagandası yapan bir toplumdan, özgür düşünen ve dinsel kökenlerini keşfetme sürecine giren bir toplumsal yapılanmaya geçiliyordu. Başka bir deyişle, o sıralarda Abay eserlerinin doğru anlaşılmasına giden yol döşeniyor ve bilgi sahibi şahsiyetlerle sıradan vatandaşa kadar Abay'ın Müslüman dünyav görüşünün benimsenmesi için hazırlıklar yapılıyordu. Kazak toplumda son yıllarda din olgusu, toplumdaki en güncel konulardan biri haline geldi. Abay'ın eserleri farklı dinler ve mezhepler arasında farklı açılardan yorumlanmaya başladı. Deyim yerindeyse Abay, paylaşılamayan bir değer haline geldi. Kazak toplumunda boy gösteren farklı yaklaşımlar, Abay'ı kendileri için bir destek olarak yorumlama çabası içine girdiler. Abay'ın dünya görüşü ve dini görüşleri üzerine yapılan araştırmalar bile, milli değerlerimizi dini dünya tanımımıza yabancı dinlerle ilişkilendirerek yanlış temsil etme girişimine yol açtı. Tüm bu nedenlerle Abay'ın düşüncesinin ve dinsel inancının özgün ve doğru olarak ortaya konulması, kültürümüze yabancı inançlar doğrultusunda çarpıtılması girişimlerine dikkat çekilmesi büyük nem taşımaktadır. Bu sorun henüz tam olarak çözüm bulmuş değildir. Abay'ın dini anlayışını ve akidesini tüm gerçekliği ile açıklamak çok önemlidir. Bu konu araştırmamızın ana amaç ve hedeflerinden biridir. Tezimizin önemi Abay'ın düşünce ve inanç dünyasının doğru bir şekilde ortaya konulmasında yatmaktadır.

AhlakBiyografiDin+7
Tımur Nussıpkhanov
Hitit University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Gençlerin Tanrı algısı bağlamında yaşadıkları inanç sorunları ve kendi çözüm önerileri

Tanrı algısı, insanın hayata bakışını, kişiliğini, anlam arayışını, mutluluğunu olumlu veya olumsuz yönde etkileyen önemli faktörlerden biridir ve insanın dine karşı tutumunu, pozisyonunu ve bakış açısını belirleyen en önemli temel düşünce ve kurucu unsurdur. Gençler benimsediği Tanrı inancının inceliklerini zihinsel olarak kavramak ve bunları yaşanan hayat ile bağdaştırmak isterler. Bu sebeple hayat felsefesinin temelini oluşturan Tanrı inancını, soru süzgecinden geçirmektedirler. Bu aşamada zaman zaman bazı şüpheler ve buna bağlı olarak sorunlar yaşayabilmektedirler. İnanç söz konusu olunca yaşanan problemler ne sadece Tanrı algısı bağlamında yaşanan sorunlardır ne de bu sorunları sadece üniversite gençleri yaşamaktadır. Ancak bilimsel derinlik oluşturabilme hassasiyetiyle çalışmamız Tanrı algısı ve gençlik kavramlarıyla sınırlandırılmıştır. Tanrı algıları, bu algılara bağlı olarak gelişen inanç yönelimleri ve bu yönelimlerin toplumda sorun olarak algılanması ile ilgili literatür incelendiğinde sorunu bizzat yaşayan baş aktörler olan gençlerin sorunlara çözüm üretme aşamasında yapılan çalışmalardan uzak tutulmaları bir eksiklik olarak gözlenmiştir. Bu durum araştırmamızın yapılmasına ilham vermiştir. Sorun tespit aşamasında fikirlerine başvurulan gençlerin çözüm aşamalarında dışarıda tutulmaları ülkemizde de benimsenen bir yaklaşım olan öğrenci merkezli eğitim yaklaşımının kabul gördüğü ortamlar açısından sıkıntılı bir durumdur. Amacımız gençleri toplumdaki her türlü yozlaşmanın kaynağı olarak görüp, değersizleştirme alışkanlığından vazgeçilmesi gerektiği kaygısıyla, onların görüşlerinin de önemli olduğu ve Tanrı algıları bağlamında yaşadıkları inanç sorunlarını çözmede aktif, istekli ve başarılı olabilecekleri yönündeki tezimizle literatüre katkı sunmaktır. Çalışmamız dört bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın teorik kısmını oluşturan birinci ve ikinci bölümünde gençlik dönemi gelişim alanları, inanç kavramı, gençlik dönemi inanç eğitimi, gençlerin Tanrı algıları ve Tanrı algılarına bağlı olarak yaşadıkları inanç sorunları sebepleriyle ve yönelimleriyle birlikte ele alınmıştır. Çalışmanın üçüncü bölümünde, Tanrı Algısına Bağlı Olarak Yaşanan İnanç Sorunlarını Çözme Ölçeği (TAİSÇÖ) güvenilirlik ve geçerlilik analizleri yapılarak ölçek geliştirilmiştir. İstatistiksel değerlendirmede iç tutarlılık katsayısı, madde-toplam puan korelasyon katsayıları, açıklayıcı faktör analizi, doğrulayıcı faktör analizi ve yakınsak geçerlilik analizi hesaplanmıştır. Doğrulayıcı faktör analizinde 28 maddelik versiyonun yeterli uyum gösterdiği, iç tutarlılık analizinde Cronbach's alpha kaysayısının 0,935 olduğu saptanmıştır. Ölçek teolojik ve manevi çözümler, kolektif (yardımlı) çözümler, dışsal/çevresel çözümler ve bilişsel/akılcı çözümler olmak üzere dört faktörlü bir yapıya sahiptir. Çalışmanın son bölümünde ise Ondokuzmayıs ve Samsun Üniversitelerinde lisans ve lisansüstü düzeyinde eğitim gören 586 öğrenciye yüz yüze anket uygulanmıştır. Cevaplayıcıların Tanrı algısı bağlamında yaşanan inanç sorunlarını çözme, Tanrı algısı ve sosyo-demografik özellikleri arasındaki ilişkiler ortaya konulmuştur.

Din felsefesiGençlerTanrı+4
Çiğdem Can Kaynak
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Tanrı'nın varlığına dair kozmolojik kanıtın epistemik değeri (Alexander Pruss örneği)

Tanrı'nın varlığına dair sunulan kanıtlar, Tanrı inancının epistemolojik açıdan gerekçelendirilmiş olduğunu gösteren ve bu çerçevede teizmin epistemik açıdan değerli olduğunu ortaya koyan doğal teoloji ürünleridir. Tanrı'nın varlığına dair kozmolojik kanıtlar, olgulardan hareketle Tanrı'nın varlığına ulaşılabileceğini savunan teistlerin sunduğu tecrübi kanıtlardır. Günümüze kadar çok sayıda farklı kozmolojik kanıt sunulmuştur. Kozmolojik kanıtların çağdaş örneklerinden biri de yeter sebep ilkesinin bir versiyonuna dayanan ve kozmosun varlığının, ona aşkın bir varlığın nedensel faaliyetiyle açıklanabileceğini gösterme amacı taşıyan Alexander Pruss'un kozmolojik kanıtıdır. Pruss'un kozmolojik kanıtında öncül olarak yer verdiği yeter sebep ilkesi, açıklayan ve açıklanan arasındaki ilişkinin gerektirimsel olmasının zorunlu olmadığını savlayarak kendinden önceki kozmolojik kanıtlardan ayrılır. Pruss'a göre bu tür bir ilke hem özgür iradeye imkan tanır hem de kuantum mekaniğindeki belirlenimsizliklere teist bir bakış açısıyla cevap verme fırsatı sunar. Pruss'un kanıtının özgünlüğünü gösteren bir başka husus ise Pruss'un yeter sebep ilkesi lehine sunduğu modal gerekçelerdir. Bu çalışmanın amacı Pruss'un kozmolojik kanıtının geleneksel ve çağdaş itirazlara ne ölçüde cevap sunabildiğini ele almaktır. Değerlendirmeler sonucunda görülmüştür ki Pruss'un kozmolojik kanıtı, belirli metafizik önvarsayımların kabulü şartıyla kuantum belirsizliklerinin açıklanabilir olduğunu gösterebilse ve bu çerçevede aşkın bir varlığın nedensel faaliyeti sonucu ortaya çıktığını ortaya koysa da kozmosun, bir amaç doğrultusunda bu aşkın varlık tarafından var edildiğini savunabilmeye imkan tanımamaktadır. Bu sebeple Pruss'un kozmolojik kanıtının Tanrı'nın varlığına dair başarılı bir kanıt olduğunu söylemek mümkün görünmemektedir.

Allah'ın varlığıDelilDin felsefesi+6
Hüseyin Taha Topaloğlu
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2023
00

Related subjects