Sufficiency

531 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Namık Kemal Üniversitesi öğrencilerinde serbest zaman motivasyonunun ve temel psikolojik ihtiyaçların çeşitli değişkenler açısından incelenmesi

Bu araştırma üniversite öğrencilerinin serbest zaman motivasyonları ve temel psikolojik ihtiyaçlarını cinsiyet ve serbest zaman türüne göre farklılığını belirleyip; temel psikolojik ihtiyaçların serbest zaman motivasyonunu ne düzeyde öngördüğünü ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın amacı doğrultusunda, bu çalışmada Serbest Zaman Temel Psikolojik İhtiyaçlar Ölçeği (SZTPİÖ)'nin geçerlik ve güvenirliği de test edilmiştir. Çalışmaya lisans düzeyinde eğitim gören 18-30 yaş aralığında 157 kadın (Xyaş=20.27±1,34 yıl), 180 erkek (Xyaş= 21.01±1.49 yıl) toplam 337 üniversite öğrencisi (Xyaş= 20.66±1.47 yıl) gönüllü olarak katılmıştır. Araştırmada katılımcılara "Serbest Zaman Motivasyon Ölçeği (SZMÖ)" ve "Serbest Zaman Temel Psikolojik İhtiyaçlar Ölçeği (SZTPİÖ)" kişisel bilgi formu ile birlikte yüzyüze uygulanmıştır. Verilerin analizinde betimsel istatistik analizi (ortalama, standart sapma, frekans ve yüzde), açımlayıcı faktör analizi, güvenirlik analizi, çok yönlü varyans analizi (MANOVA) ve Standart Çoklu Regresyon Analizi istatistik analiz yöntemleri kullanılmıştır. Egzersizde Temel Psikolojik İhtiyaçlar Ölçeği'nden serbest zamanlarda temel psikolojik ihtiyaçlar ölçeği olarak uyarlanan SZTPİÖ' nin geçerli ve güvenilir bir ölçüm aracı olduğu tespit edilmiştir. Buna ek olarak, araştırmadan elde edilen bulgular incelendiğinde katılımcıların serbest zaman motivasyonlarının dışsal düzenleme alt ölçeğinde cinsiyete göre farklılık bulunurken; katılımcıların serbest zaman temel psikolojik ihtiyaçlarının alt boyutları arasında cinsiyete göre fark bulunmamıştır. Serbest zaman türlerine göre katılımcıların serbest zaman motivasyonlarında farklılık bulunmazken; serbest zaman özerklik ve yeterlik ihtiyaçlarında serbest zaman türlerine göre anlamlı farklılık bulunmuştur. Ayrıca bulgular özerklik, yeterlik ve ilişkili olma temel psikolojik ihtiyaçlarının serbest zaman motivasyonunun alt boyutlarını anlamlı birer yordayıcısı olduğunu göstermiştir. Bulgulardan elde edilen sonuçlara göre erkeklerin kadınlara nazaran serbest zaman etkinliklerine daha dışsal sebeplerle katıldığı; serbest zamanlarında kitap okuyanların, spor yapan ve müzik dinleyen öğrencilerden daha az özerklik ihtiyacını giderdiği; spor yapanların ise kitap okuyan öğrencilere göre bu etkinlikte daha fazla yeterlik ihtiyacını giderdiği bulunmuştur. Katılımcıların serbest zaman etkinliklerine bilmek, uyaranı hissetmek, özdeşim ve dışsal nedenlerle katıldıkları zaman özerklik ihtiyacının arttığı; motivasyonsuzluk yönünde bir katılım sergilediklerinde ise özerklik ihtiyacının azaldığı; bilmek ve başarmak gibi nedenlerle katıldıkları zaman yeterlik ihtiyacının arttığı; özdeşim, belirlemek ve dışsal nedenlerle katıldıkları zaman ilişkili olma ihtiyacı arttığı; motivasyonsuzluk yönünde bir katılım sergilediklerinde ise ilişkili olma ihtiyacının azaldığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Serbest zaman motivasyonu, özerklik, yeterlik, ilişkili olma, üniversite öğrencileri

MotivasyonPsikolojiPsikolojik ihtiyaçlar+6
Güvenç Güneş
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmen algılarına göre okul müdürlerinin vizyoner liderlik yeterlikleri ile öğretmen performansı arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırma; okul müdürlerinin vizyoner liderlik yeterlikleri ile öğretmen performansı arasındaki ilişkinin, öğretmen algılarına göre incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmada, ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evreni, 2019-2020 eğitim-öğretim yılında Siirt ilinde bulunan ilkokul, ortaokul ve lise eğitim kurumlarında görev yapan toplam 4163 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise basit seçkisiz örnekleme yöntemlerinden tabakalı örnekleme yöntemiyle seçilen 440 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmada Sabancı'nın (2007) geliştirmiş olduğu "Okul Müdürlerinin Vizyoner Liderlik Yeterlikleri Ölçeği'' ve Balcı, Öztürk, Polatcan, Saylık ve Bil (2016) tarafından Türkçeye uyarlanan "Öğretmen Performans Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin istatistiksel analizinde; frekans ve yüzde, standart sapma, aritmetik ortalama, bağımsız örneklem t-testi, ANOVA testi, post-hoc testlerinden Scheffe testi, Pearson korelasyon analizi ve çoklu doğrusal regresyon analiz teknikleri kullanılmıştır. Ölçeklerin toplanan örneklem grubu için tutarlılığının test edilmesinde Cronbach's alpha güvenirlik kat sayısından yararlanılmıştır. Araştırmaya katılan öğretmenlerin; performansları ve genel olarak okul yöneticilerinin vizyoner liderlik davranışları ile ilgili algılarının "yüksek düzeyde" olduğu görülmüştür. Ayrıca vizyoner liderliğin alt boyutlarından vizyoner düşünme, kaynakları kullanma, iletişim, eylem yönelimli olma, risk alma, karar verme ve güdüleme düzeylerine ilişkin öğretmen algılarının yüksek düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Örgütsel performans ölçeğine ait bakış açılarına ilişkin betimsel bulgular incelendiğinde ise en düşük ortalamaya sahip maddenin "Yüksek düzeyde akademik performans beklerim" ve en yüksek ortalamaya sahip maddenin ise "Sınıfa zamanında girer, zamanında çıkarım" maddesi olduğu belirlenmiştir. Yapılan korelasyon analizi sonucunda, genel olarak okul yöneticilerinin vizyoner liderlik davranışları ile öğretmenlerin örgütsel performans düzeyleri arasında pozitif yönde ve orta düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Yapılan regresyon analizi sonucunda; okul müdürlerinin vizyoner liderlik yeterlikleri öğretmen performansının anlamlı bir yordayıcısı olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Vizyoner, liderlik, vizyon, öğretmen, performans

LiderlikLiderlik modelleriOkul yöneticileri+6
Yihyullah Seyidoğlu
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Okul yöneticilerinin yeterlik düzeylerine ilişkin öğretmen görüşlerinin değerlendirilmesi

Bu araştırmanın amacı, öğretmen görüşlerine göre okul yöneticilerinin yeterlik düzeylerini belirlemektir. Araştırma kapsamında karma yöntem modelinden yararlanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda "Okul Yöneticileri Yeterlik Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini, 2018-2019 öğretim yılında Siirt il merkezindeki ilkokul, ortaokul ve lisede görev yapan toplam 2211 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise basit seçkisiz örnekleme yöntemiyle seçilen 13 ilkokuldan 109, 11 ortaokuldan 152 ve 11 lisede eğitim kademelerinde görev yapan 141 öğretmen olmak üzere toplamda 402 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmadaki nicel veriler SPSS paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Verilerin analizinde; betimsel istatistik, bağımsız örneklem t-testi ve tek yönlü varyans analizi kullanılmıştır. Ayrıca araştırmada, amaçlı örnekleme yöntemlerinden biri olan maksimum çeşitlilik örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Siirt il merkezinde bulunan okullarda görev yapan değişik branşlardan seçilen on beş öğretmen ile yarı yapılandırılmış soruları kapsayan görüşme gerçekleştirilmiştir. Okul yöneticilerinin yeterlik düzeyleri olgusu ile ilgili görüşleri doğrultusunda elde edilen veriler, içerik analizi tekniği kullanılarak kodlanmış ve bu kodlar daha sonra araştırma soruları çerçevesinde tema ve kategoriler başlığı altında bir araya getirilmiştir. Araştırma sonucunda, genel olarak okul yöneticilerinin yeterliklerine ilişkin öğretmen görüşlerinin "iyi düzeyde" olduğu belirlenmiştir. Öğretmenlerin okul yöneticilerinin yeterlikleri alt boyutlarına ilişkin görüşleri incelendiğinde, en yüksek düzeyde çıkan yeterlik insancıl yeterlik olduğu görülmüştür. Ardından da sırasıyla; teknik, teknolojik ve kavramsal yeterlikler olduğu ifade edilmiştir. Okul yöneticilerinin yeterliklerine ilişkin öğretmen görüşleri cinsiyete, mesleki kıdeme ve öğrenim durumuna göre aralarında anlamlı farklılıklar bulunmazken mevcut okul yöneticisi ile çalışma süresi ve okul yöneticisi ile aynı sendikaya üye olma durumu değişkenlerine göre öğretmen grupları arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılıkların olduğu tespit edilmiştir. Nitel araştırmada ise öğretmenler okul yöneticilerinde yüksek/olumlu olarak gördükleri yeterliklerin öncelikle teknik yeterlik ve kavramsal yeterlikleri olduğu daha sonra ise sırasıyla teknolojik yeterlik ve insancıl yeterlik olduğu tespit edilmiştir. Öğretmenlerin okul yöneticilerinde düşük/olumsuz olarak gördükleri yeterlikler arasında öncelikle insancıl ve kavramsal yeterliklerin olduğu daha sonra ise teknolojik ve teknik yeterliklerin olduğu ortaya çıkmıştır. Sonuç olarak karma yöntemin kullanıldığı araştırmada, nicel verilere göre en yüksek yeterliğin insancıl yeterlik olduğunu, nitel araştırmaya göre en yüksek yeterliğin ise teknik yeterlik olduğu tespit edilmiştir. İki farklı yöntem sonucunda elde edilen zıt bulgular, öğretmenler ile okul yöneticileri arasındaki insani ilişkilerin bireyden bireye farklılık göstermesine dayandırılmaktadır.

Eğitim yönetimiOkul yöneticileriOkul yönetimi+3
Naci Ufuk Yüksekli
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessEN

Analysis of the relationship between teachers 'culturalcapital competency and organizational socialization levels

The aim of this study is to examine the relationship between teachers' cultural capital competence levels and organizational socialization levels. The universe of the study conducted with the relational screening model consists of 7837 teachers working in preschool, primary, secondary and high schools among 375 schools in Batman and Siirt city center in the 2019-2020 academic year. In the study, 468 teachers working in 70 schools determined by simple random method were reached as a sample. "Cultural Capital Scale" and "Organizational Socialization Scale" were used as data collection tools in the study. The data obtained in the study were analyzed with a statistical package program. Independent sample t-test, descriptive statistics, one-way analysis of variance, correlation and regression analysis were used in the analysis of the data in the study. According to the results of the research, both the cultural capital competencies and the organizational socialization levels of the teachers were found to be "high". In the cultural capital adequacy levels of teachers; A significant difference was found according to education level, professional seniority, school level and broadcast time followed. At teachers' organizational socialization levels; A significant difference was determined according to education level, monthly income, professional seniority, school level and the duration of the broadcast followed. A moderate positive relationship was found between teachers' cultural capital competencies and their organizational socialization. Teachers' cultural capital competencies are a significant predictor of organizational socialization.

Cultural capitalSufficiencyScales+3
Metin Toprakçı
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi öğretmenlerinin çevre eğitimi yeterliliklerine ilişkin bir araştırma

Bu araştırmanın amacı, okul öncesi öğretmenlerinin çevre eğitimi yeterliliklerine ilişkin görüşlerini incelemektir. Bu amaç doğrultusunda okul öncesi öğretmenlerinin çevre eğitimi yeterliliklerine yönelik görüşlerinin neler olduğu, çevre eğitimi konusundaki yeterlik düzeyleri ve çeşitli değişkenlere göre farklılaşıp farklılaşmadığı ortaya konulmaya çalışılmıştır. Araştırmada betimsel araştırma modeline başvurulmuş hem nitel hem nicel verilerin birlikte kullanıldığı eş zamanlı karma desen kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda tarama yöntemi, nitel boyutunda ise olgu bilim yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada, 2021-2022 öğretim yılında Diyarbakır ilinde MEB'e bağlı okul öncesi eğitim kurumlarında görev yapmakta olan okul öncesi öğretmenlerinden, nicel veri toplamak amacıyla 250, nitel verileri toplamak amacıyla ise 30 kişiye ulaşılmıştır. Araştırmada nicel veri toplanma aracı olarak "Çevre Eğitimi Öz-Yeterlik Ölçeği" kullanılmış olup, örnekleme olarak basit seçkisiz ve uygun örnekleme yöntemine başvurulmuştur. Nitel veri toplama aracı olarak ise araştırmacı tarafından geliştirilmiş olan yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmış, kolay ulaşılabilir durum örneklemesine başvurulmuştur. Farklılık analizlerinde iki bağımsız grubun karşılaştırılmasında t testi, üç ve daha fazla bağımsız grubun karşılaştırılmasında ANOVA testi kullanılmıştır. ANOVA testinde farklılık bulunduğunda farklılığa neden olan grupların belirlenmesinde Post-Hoc Scheffe testinden yararlanılmıştır. Araştırmanın nitel boyutundaki verilerin analizi için içerik analizi yapılmıştır. Araştırma sonucunda, öğretmenlerin çevre eğitimi öz-yeterlik algılarının yüksek olduğu tespit edilmiştir. Görev yaptığı okulun sosyoekonomik düzeyi yüksek olan katılımcıların ortalamasının, orta ve düşük olanlara göre daha yüksek olduğu, cinsiyet, yaş, mezuniyet düzeyi, çevre eğitimi ile ilgili eğitim almış olma, herhangi bir sivil toplum kuruluşuna üye olma, görev yaptıkları okulun mesken durumu değişkenlerinde ise katılımcıların ortalamalarında anlamlı bir farklılık olmadığı görüşmüştür. Araştırmanın nitel boyutunda, okul öncesi öğretmenlerinin, öğrencilerine çevre bilinci kazandırma konusunda kendilerini yetersiz bulduklarını, fakat çevre eğitimi konusunda yeterli bulduklarını ifade ettikleri tespit edilmiştir. Verilen cevaplar ayrıntılı olarak incelendiğinde, okul öncesi öğretmenleri bu çelişkili durumun sebebini "okulda verilen çevre eğitiminin aile ve toplum tarafından yeteri kadar desteklenmemesi" olarak ifade etmişlerdir.

Okul öncesi eğitimOkul öncesi öğretmenlerYeterlilik+5
Gülistan Uğur
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Üstün zekâlılar ve yeteneklilere eğitim veren öğretmenlerin öğretimde rol değiştirmeye ilişkin yeterliliklerinin araştırılması

Bu araştırmanın amacı üstün zekâlı ve üstün yetenekli öğrencilere eğitim veren BİLSEM'de çalışan öğretmenlerin etkili rol değiştirme yeterliliklerini araştırmaktır. Çalışma iki basamaklı, ilki betimsel ikincisi ise karşılaştırmalı bir araştırmadır. Çalışmada odaklanılan değişkenler, öğretmenlerin halihazırda uyguladıkları roller, rol değiştime becerileri ve öğrencilerin öğretmenlerinin uygulardıkları roller ve rol değiştirme becerilerine ilişkin değerlendirmeleridir. Bu çalışmanın örneklemi, Ankara BİLSEM'de eğitim gören üstün yetenekli ve üstün zekâlı 298 ( 144 kız, 154 erkek ) ilk ve orta okul öğrencisi ve Ankara BİLSEM'de eğitim veren 173 (114 kadın, 59 erkek) öğretmenden oluşmaktadır. Bu araştırmada öğretmenlerin öğretimde girdiği rollerin belirlenmesi ölçeği, öğretmenlerin öğretimde rol değiştirme becerileri ölçeği ve öğretmenlerin öğretimde rol değiştirme becerilerinin öğrenciler tarafindan değerlendirilmesi ölçeği kullanılmıştır. Toplanan verilerin analizi, açımlayıcı faktör analizi, Cronbach alfa iç tutarlılık katsayısı hesaplanması, betimsel istatistiksel analizler, Pearson korelasyonu ve t-testi kullanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre öğretmenlerin hem halihazırda uyguladıkları roller hem de rol değiştirme becerileri açısından kendilerine ortalamanın üzerinde puanlar verdikleri belirlenmiştir. Yine, öğretmen farklı rolleri uygulama puanları ve öğrencilerin öğretmenlerinin farklı rolleri uygulama düzeylerine ilişkin verdikleri puanlar arasında anlamlı farklılık görülmüştür (t[22]= -3,06; p< ,05). Öğretmenlerin halihazırda uyguladıkları rollere ilişkin algıları (X= 3,8), öğrencilerin öğretmenlerinin halihazırda uyguladıkları rollere ilişkin algılarından (X= 3,3) yüksek olduğu görülmektedir. Yine, öğretmenlerin rol değiştirme becerilerine ilişkin algılarının (X= 3,8), öğrencilerin öğretmenlerinin rol değiştirme ilişkin algılarından (X= 3,3) yüksek olduğu belirlenmiştir. Elde edilen bulgular öğretmenlerin hem uyguladıklarını düşündükleri roller hem de rol değişimi becerileri açısından öğrencilerce sağlanan bulgularla tutarlı bir sonuç vermediklerini göstermiştir.

Bilim ve sanat merkezleriRol değiştirme tekniğiYeterlilik+5
Sıddıga Baylarova
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

TIMSS'te öğrencilerin fen yeterlik seviyelerinin ve sosyoekonomik durumlarının bazı değişkenler bağlamında incelenmesi

Uluslararası Eğitim Başarılarını Değerlendirme Kuruluşu (IEA) tarafından dört yılda bir 4. ve 8. sınıflara uygulanan TIMSS'in amacı, uluslararası düzeyde öğrencilerin matematik ve fen alanlarındaki bilgi ve becerilerini değerlendirmektir. TIMSS'te başarı testlerinin yanında okul yöneticilerine, öğretmenlere, öğrencilere ve velilere detaylı veriler içeren anketler uygulanmaktadır. Bu araştırmanın amacı TIMSS 2011, TIMSS 2015 ve TIMSS 2019 döngülerinde Türkiye'de 8. sınıf düzeyindeki öğrencilerin fen yeterlik seviyelerini ve ailelerinin sosyoekonomik durumlarıyla ilişkili faktörleri incelemektir. Okul yaşam beklentisi, fen bilimleri öğretmeninin ödev verme sıklığı, okula aidiyet duygusu, fen bilimlerini sevme, fen bilimlerine değer verme ve fen bilimleri özgüveni faktörleri ile öğrencilerin fen yeterlik seviyelerini ve ailelerinin sosyoekonomik durumları arasındaki ilişki araştırıldığı için bu araştırmada ilişkisel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak TIMSS 2011, 2015 ve 2019'a katılan Türkiye örneklemindeki sekizinci sınıf öğrencilerine uygulanan fen bilimleri başarı testlerinin ve öğrenci anketlerinin sonuçları kullanılmıştır. Araştırmanın problemleri için örneklemler; Türkiye'de sekizinci sınıf düzeyinde TIMSS 2011 uygulamasına katılan 6928 öğrenci, TIMSS 2015 uygulamasına katılan 6079 öğrenci, TIMSS 2019 uygulamasına 4077 öğrenci arasından alınmıştır. Araştırmada, betimleyici analiz ve lojistik regresyon analizleri yapılarak veriler elde edilmiştir. Elde edilen bulgular, okul yaşamı beklentisi ve fen bilimleri özgüveni faktörleri ile öğrencilerin fendeki yeterlik seviyeleri ve sosyoekonomik durumları arasında pozitif yönde ve diğer faktörlere göre daha güçlü bir ilişkisi olduğunu göstermektedir. Sonuçlar, fen bilimleri öğretmeninin ödev verme sıklığı ile sadece öğrencilerin fendeki yeterlik seviyeleri arasında negatif; okula aidiyet duygusu, fen bilimlerini sevme, fen bilimlerine değer vermeyle ise hem fendeki yeterlik seviyeleri hem de sosyoekonomik durum arasında negatif yönde ilişkisi olduğunu göstermektedir.

Fen bilgisiFen bilgisi eğitimiSosyoekonomik durum+4
Merve Seda Yaşar
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

8. sınıf öğrencilerinin uluslararası temel müzik yeterliklerine ulaşma düzeyleri

Bu araştırmanın amacı 8. sınıf öğrencilerinin uluslararası temel müzik yeterliklerine ulaşma düzeylerini belirlemektir. Bu araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini Ankara ilinde bulunan T.C. Millî Eğitim Bakanlığına bağlı resmî ortaokullarda öğrenimlerine devam etmekte olan 8. sınıf öğrencileri ve bu okullarda görev yapan müzik öğretmenleri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi tabakalı oranlı örnekleme yöntemi kullanılarak belirlenmiştir. Araştırma 2020-2021 eğitim-öğretim yılı II. döneminde, 445 öğrenci ve 8 öğretmenin katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Uygulama Covid-19 salgını tedbirleri kapsamında okullarda uzaktan eğitime geçilmesi nedeniyle video konferans yöntemi ile yapılmıştır. Araştırmanın verileri alanyazın taraması, doküman analizi, araştırmacı tarafından hazırlanan "Müziksel Değerlendirme ve Bağlam Testi", "Müziksel Performans ve Yaratıcılık Testi" ve yarı yapılandırılmış görüşme formu yardımıyla toplanmıştır. Nicel verilerin analizinde yüzde, frekans ve aritmetik ortalama değerleri, t-Testi, ve Mann-Whitney U testi; nitel verilerin analizinde ise içerik analizi tekniği kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda uluslararası temel müzik yeterlikleri ile Türkiye'de uygulanan öğretim programında kazanılması beklenen müzik yeterliklerinin büyük oranda benzerlik gösterdiği ancak çok seslilik, temel enstrüman çalma becerileri, müzik teknolojisi ve değerlendirme alanlarında farklılıkların bulunduğu görülmüştür. 8. sınıf öğrencilerinin müzik yeterliklerini kazanma ölçütüne yalnızca "Müziksel Performans ve Yaratıcılık Testi"nin "Temel Müziksel Söyleme Becerileri" temasında yer alan "Şarkının sözlerini telaffuz etme" maddesinde ulaştığı, diğer yeterliklerin hiçbirinde bu ölçüte erişilemediği tespit edilmiştir. Yeterliklere ulaşma düzeyinin alt ve üst düzey okullara göre anlamlı bir farklılık göstermediği görülmüştür. Öğretmen görüşleri doğrultusunda ise müzik dersi ortamlarının mevcut fiziksel koşullarının iyileştirilmesi ve müzik dersine paydaşlar tarafından verilen desteğin artırılması gerektiği tespit edilmiştir.

EğitimEğitim programlarıMüzik+5
Emel Eminoğlu
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Matematik ders kitapları cebir öğrenme alanındaki soruların PISA matematik yeterlik düzeylerine göre incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, 2018-2019 yeni matematik öğretim programına göre hazırlanmış ve ülkemizde okutulmakta olan 6-8. sınıf matematik ve matematik uygulamaları ders kitaplarındaki cebir alt öğrenme alanına ait birlikte öğrenelim, sıra sizde, öğrendiklerimizi uygulayalım, örnekler, konu değerlendirme ve problemleri PISA matematik yeterlik ölçeğine göre incelemektir. Bu çalışma ile farklı sınıf düzeylerine ait kitaplardaki soruların matematik yeterlik ölçeğinde belirlenen düzeyleri ne derece kapsadığı ve farklı sınıf düzeylerine göre nasıl bir değişim gösterdiği incelenmiştir. Araştırma, PISA matematik sınavında öğrencilerin performanslarının ölçüldüğü dört alandan biri olan "Değişim ve İlişkiler" alanını kapsayacak şekilde yapılmıştır. Değişim ve ilişkiler alanında; cebirsel ifadeler, denklemler, eşitsizlikler, tablo ve grafik gösterimi bulunmaktadır. Kitapların incelenmesi sürecinde PISA matematik yeterlik ölçeği kullanılmıştır. Bu ölçeğe göre toplam 6 düzey bulunmaktadır ve altıncı düzey en üst düzey, birinci düzey en düşük düzey olarak belirlenmiştir. Araştırmada, nitel araştırma yöntemlerinden olan doküman incelemesi yöntemi kullanılmıştır. Doküman incelemesi yöntemiyle Türkiye'de okutulmakta olan 6-8. sınıf matematik ve matematik uygulamaları ders kitaplarından her sınıf düzeyine ait 2 adet, toplam 6 ders kitabı belirlenerek incelenmiştir. Araştırmanın sonucunda, incelenen tüm ders kitaplarında bulunan soruların büyük bir bölümünün PISA yeterlik ölçeğine göre 1 ve 2. düzey sorulardan oluştuğu görülmüştür. Matematik ders kitaplarında 5 ve 6. düzey soruya rastlanmamıştır. PISA Matematik Yeterlik ölçeğine göre üst düzey olarak tanımlanan 5 ve 6. düzey sorulara matematik uygulamaları ders kitaplarında rastlanmıştır. Sınıf seviyesi artıkça soruların zorluk düzeylerinin arttığı gözlemlenmiştir.

CebirDers kitaplarıKitaplar+4
İbrahim Halil Şaban
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Mesleki gelişim seminer çalışmalarının öğretmenler tarafından değerlendirilmesi örneklemi

Eğitimde ilerleme iyi eğitilmiş öğretmen, öğretmen eğitimi ise iyi planlanmış mesleki çalışma programları ile mümkündür. Günümüzde uygulanan mesleki çalışma programlarının ise etkililikten uzak olduğu görülmektedir. Bu araştırmada; ilkokul ve ortaokullarda görev yapan öğretmenlerin, sene başı ve sene sonunda gerçekleştirilen mesleki gelişim seminer çalışmaları hakkındaki görüşlerini ortaya çıkarmak ve Ar-Ge çalışmalarına ışık tutmak amaçlanmıştır. Araştırmanın evrenini İstanbul ili, örneklemini Bahçelievler ilçesinde bulunan ilkokul ve ortaokullar oluşturmaktadır. Araştırmanın modeli nitel ve nicel birlikteliğinde karma bir yöntemdir. Nitel bölümde, 65 katılımcıyla yüz yüze yapılan, yarı yapılandırılmış "Mesleki Çalışmaları Değerlendirmeye Yönelik Öğretmen Görüşme Formu" kullanılarak elde edilen veriler içerik analizi ile değerlendirilmiştir. Nicel bölümde ise, araştırmacılar tarafından hazırlanmış, güvenirliği 0,95 olarak bulunan ve 459 katılımcıya uygulanmış "Mesleki Gelişim Seminer Çalışmalarını Değerlendirme Envanteri" ölçeğinden elde edilen veriler frekans ve yüzde değerleri, aritmetik ortalama, T-testi ve one way ANOVA testi kullanılarak çözümlenmiştir. Araştırma sonuçları 8 boyutta değerlendirilmiştir. Amaca uygunluk boyutunda, hizmet yılı değişkenine göre 20 yıl ve üzeri görev yapan öğretmenler lehine anlamlı bir farka rastlanmış, çalışmaların "amacına ulaşmayan program" olduğu tespit edilmiştir. İçerik uygunluğu boyutunda çalışma içeriklerinin "yetersiz ve bilinen konuların tekrarı" olduğu tespit edilmiştir. Süreç uygunluğu boyutunda, yöneticiler ve 51 yaş üstü öğretmenler lehine anlamlı bir farka rastlanmış, sürecin "verimsiz ve zaman kaybı" olduğu tespit edilmiştir. Öğreticilerin uygunluğu boyutunda bekârlar lehine anlamlı bir fark görülmüştür. Yöntem ve tekniklerin uygunluğu boyutunda, erkeklerin ve öğretmenlerin lehine anlamlı bir fark görülmüş, yöntem ve tekniklerin "sıkıcı, tek taraflı ve uygulamadan çok teorik bilgiye dayalı" olduğu tespit edilmiştir. Ortam ve teknik altyapı uygunluğu boyutunda erkekler, bekârlar ve yöneticiler lehine anlamlı fark görülmüş, çalışma ortamının teknolojiden uzak olduğu tespit edilmiştir. İhtiyaç uygunluğu boyutunda çalışmaların öğretmen ihtiyaçlarına uygun hazırlanmadığı tespit edilmiştir. Sonuçların amaca uygunluğu boyutunda yöneticiler, 51 ve üzeri yaş öğretmenler ve lisansüstü eğitim mezunları lehine anlamlı fark görülmüş, çalışma sonuçlarının "uygulamadan uzak ve formalite" olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Sözcükler: Mesleki Çalışma, Mesleki Gelişim, Seminer, Hizmet İçi Eğitim, Öğretmen Yeterlikleri

Hizmet içi eğitimMesleki eğitimMesleki gelişme+4
Gülin Sevi Genç
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Eğitim ekonomisi çerçevesinde mesleki yeterliliğin ekonomi üzerine etkisi: Türkiye değerlendirmesi

Uzun yıllardır ülkemizde mesleki eğitim ve mesleki yeterliliği hayata geçirmek büyük bir sorun olmuştur. Bu olgudan yola çıkan bu çalışma mesleki eğitim ve mesleki yeterlilik konusu ile ilgili uygulamaları ve genç nüfus oranının Avrupa ülkeleri arasında ilk sırada yer almasına rağmen işsizlik oranının artarak devam etmesini dikkate alan bir araştırmadır. Araştırmaya göre; Ülkemizde sanayi sektöründeki kalifiye eleman eksikliği oranı % 40 olarak tespit edilmiştir. Türkiye'de kalifiye eleman eksikliği konusunda sanayi sektörü ilk sırada yer almaktadır. Bu çalışmada, sanayi sektörünün kalifiye eleman bulamamasının sebebi; iş gücünün mesleki bilgi ve becerisiyle iş piyasası arasındaki beklentinin farklı olmasından kaynaklandığı savunulmaktadır. Bu çalışmada '' Mesleki Eğitimin Ülke Ekonomisine Katkısı, Avrupa'daki Mesleki Yeterlilik Sistemleri, Türkiye'de Mesleki Yeterlilik Sisteminin sorunları ve önemi '' araştırılmaktadır. Dört bölümden oluşan çalışmanın; birinci bölümünde Eğitim kavramı, Türkiye'deki eğitim sistemi, Eğitimin Ekonomik fonksiyonları ve Türkiye'de Mesleki Eğitimdeki sorunlar üzerine değinilmiştir. İkinci bölümde ise mesleki eğitimde yapılan çalışmalar, Mesleki Yeterlilik Kurumu ve Avrupa örnekleri üzerinde durulmuştur. Üçüncü bölümde Türkiye'deki Mesleki Yeterlilik Sistemi, Kalkınma Planlarında Mesleki Eğitim, TUİK'e ait iş gücü verilerinin analizi ve Mesleki Yeterlilik Kurumunun SWOT analizi yapılmıştır. Dördüncü bölümde ise bu bulguların analizleri değerlendirilerek Türkiye'deki mesleki yeterlilik sisteminin eksiklikleri ve problemleri ortaya çıkartılmıştır. Anahtar Sözcükler 1. Genç Nüfus 2. Kalifiye Eleman 3. Mesleki Yeterlilik 4. Mesleki Eğitim 5. Sanayi Sektörü

EğitimEğitim ekonomisiMesleki eğitim+3
Sinan Değirmenci
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin kişiler arası öz yeterlikleri ile kendilerine saygı arasındaki ilişkinin incelenmesi

Yapılan bu araştırmada öğretmenlerin kişiler arası öz-yeterlikleri ile kendilerine saygı arasındaki ilişki incelenmiştir. Bunun için İstanbul İli / Maltepe İlçesinde ortaöğretim kurumlarında çalışan 285 öğretmene Kişisel Bilgi Formu, Kişiler Arası Öz Yeterlik Ölçeği (KÖYÖ) ile Kendine Saygı Ölçeği (KSÖ) uygulanmıştır. Araştırmanın analiz çalışmasında dağılımların normalliğine bakılarak normal dağılım için İlişkisiz grup "t" testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) testi, normal olmayan dağılım için non -parametric Mann Whitney-U testi, non -parametricKruskal Wallis –H testi ile iki ölçek arasındaki karşılaştırma için Pearson Çarpım Moment Korelasyon Analizi kullanılmıştır. Anlamlılık ,05 düzeyinde denenmiştir. Diğer düzeyler ilgili çizelgelerde belirtilmiştir. Bu çalışmanın sonuçlarına göre; Öğretmenlerin kişiler-arası öz yeterlik inançları ve öğretmenlerin Kendilerine Saygılarının yüksek olduğu görülmüştür. Öğretmenlerin Kendilerine Saygıları arttıkça öğretmenlerin kişiler-arası öz yeterlik inançlarının arttığı görülmüştür. Kadın öğretmenlerin erkek öğretmenlere nazaran meslektaşlardan elde edilen desteğe ilişkin öz yeterlik inançlarının daha yüksek olduğu ve kadın öğretmenlerin kendilerine saygılarının erkek öğretmenlere göre daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Sağlık Meslek Lisesinde çalışan öğretmenlerin, Anadolu Lisesinde ve İmam Hatip Lisesinde çalışan öğretmenlere göre Meslek Lisesinde çalışan öğretmenlerin de İmam Hatip Liselerinde çalışan öğretmenlere göre sınıf yönetiminde algılanan öz yeterliklerinin daha yüksek olduğu görülmüştür. Ayrıca Meslek Lisesinde çalışan öğretmenlerin Çok Programlı Lise ve İmam Hatip Liselerinde çalışan öğretmenlere göre idarecilerden elde edilen desteğe ilişkin algılanan öz yeterlik inançlarının daha yüksek olduğu söylenebilir. Anahtar Kelimeler: kişiler–arası öz yeterlik, kendine saygı, öz yeterlik inancı

Benlik saygısıBenlik saygısıSaygı+3
Fuzuli Özcan
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Pozitif-negatif duyguların, otomatik düşüncelerin ve bazı kişisel değişkenlerin okul yöneticilerinin yenilik yönetimi yeterlik inanç düzeyleri üzerindeki etkisi

Araştırma, pozitif ya da negatif duyguların, olumlu ya da olumsuz otomatik düşüncelerin, cinsiyetin, medeni durumun, eğitim düzeyinin ve kıdemin okul yöneticilerinin yenilik yönetimi yeterlik inanç düzeyleri üzerindeki etkisini incelemeye yönelik olarak yapılmış olan betimsel bir çalışmadır. Araştırma evrenini; 2014-2015 Eğitim-Öğretim yılında İstanbul İli, Avrupa Yakası Bayrampaşa, Fatih, Eyüp, Gaziosmanpaşa, Sultangazi, Bakırköy, Esenler, Beylikdüzü, Bahçelievler ve Beşiktaş ilçelerinde kamu ilköğretim ve ortaöğretim (ilkokul, ortaokul ve lise) kurumlarında görev yapan 2230 okul yöneticisi(müdür, müdür başyardımcısı ve müdür yardımcısı) oluşturmuştur. Belirtilen evrenden tesadüfî örneklem yöntemi kullanılarak 304 okul yöneticisi, araştırmanın örneklemini oluşturmuştur. Araştırmada gerekli verileri elde etmek için "Pozitif ve Negatif Duygular Ölçeği (PNDÖ), "Otomatik Düşünceler Ölçeği (ODÖ)", "Okullarda Yenilik Yönetimi Ölçeği OYYÖ)" ve "Kişisel Bilgiler Formu" kullanılmıştır. Verilerin toplanması amacı ile ölçekler Okul Yöneticilerine uygulanmıştır. Verilerin çözümlenmesinde SPSS Paket Programı'ndan yararlanılmıştır. Araştırmada, okul yöneticilerinin yenilik yönetimi yeterlik inanç düzeylerinin, pozitif ve negatif duygulara, otomatik düşüncelere ve kişisel değişkenlere göre anlamlı bir farklılık gösterip göstermediğini belirleyebilmek için Parametrik İstatistik olan MANOVA (Çok Değişkenli Varyans Analizi) Tekniği kullanılmıştır. Araştırmada, farklılığın nereden kaynaklandığını saptamak amacı ile de Tukey Testi, Games-Howell Testi ve t-testi kullanılmıştır. Araştırmada, pozitif ya da negatif duygu durumuna sahip olmanın, okul yöneticilerinin yenilik yönetimi yeterlik inanç düzeyleri (girdi yönetimi, yenilik stratejisi, örgütsel kültür, proje yönetimi) üzerinde anlamlı bir etkisinin olup olmadığı incelenmiştir. Araştırmanın sonucunda, pozitif duygu durumuna sahip olan yöneticilerin yenilik yönetimi yeterlik inanç düzeyleri, negatif duygu durumuna sahip olan yöneticilerinkinden anlamlı düzeyde yüksek çıkmıştır. Ayrıca araştırmanın sonucunda, pozitif ya da negatif duygulara göre yöneticilerin yenilik yönetimi yeterlik inancının alt boyutlarında yer alan girdi yönetimi, yenilik stratejisi, örgütsel kültür ve proje yönetimi puanlarının anlamlı olarak farklılık gösterdiğini ortaya koymuştur. Araştırmada, olumlu ya da olumsuz otomatik düşüncelerin, okul yöneticilerinin yenilik yönetimi yeterlik inanç düzeyleri (girdi yönetimi, yenilik stratejisi, örgütsel kültür, proje yönetimi) üzerinde anlamlı bir etkisinin olup olmadığı incelenmiştir. Araştırmanın sonucunda, olumlu otomatik düşüncelere sahip olan yöneticilerin yenilik yönetimi yeterlik inanç düzeyleri, olumsuz otomatik düşüncelere sahip olan yöneticilerinkinden anlamlı düzeyde yüksek çıkmıştır. Ayrıca araştırmanın sonucunda, otomatik düşüncelere göre yöneticilerin yenilik yönetimi yeterlik inancının alt boyutlarında yer alan girdi yönetimi, yenilik stratejisi, örgütsel kültür ve proje yönetimi puanlarının anlamlı olarak farklılık gösterdiğini ortaya koymuştur. Araştırmada, cinsiyetin okul yöneticilerinin yenilik yönetimi yeterlik inanç düzeyleri (girdi yönetimi, yenilik stratejisi, örgütsel kültür, proje yönetimi) üzerinde anlamlı bir etkisinin olup olmadığı incelenmiştir. Araştırmanın sonucunda, cinsiyete göre yöneticilerin yenilik yönetimi yeterlik inanç düzeyleri arasında anlamlı bir farklılık çıkmamıştır. Araştırmada, medeni durumun okul yöneticilerinin yenilik yönetimi yeterlik inanç düzeyleri (girdi yönetimi, yenilik stratejisi, örgütsel kültür, proje yönetimi) üzerinde anlamlı bir etkisinin olup olmadığı incelenmiştir. Araştırmanın sonucunda medeni duruma göre, bekar olan yöneticilerin yenilik yönetimi yeterlik inancı düzeyleri, boşanmış olan yöneticilerin yenilik yönetimi yeterlik inancı düzeylerinden anlamlı düzeyde yüksek çıkmıştır. Ayrıca araştırmanın sonucunda, medeni duruma göre, yöneticilerin yenilik yönetimi yeterlik inancının alt boyutlarında yer alan girdi yönetimi, yenilik stratejisi, örgütsel kültür ve proje yönetimi puanlarının anlamlı olarak farklılık gösterdiğini ortaya koymuştur. Araştırmada, eğitim düzeyinin okul yöneticilerinin yenilik yönetimi yeterlik inanç düzeyleri (girdi yönetimi, yenilik stratejisi, örgütsel kültür, proje yönetimi) üzerinde anlamlı bir etkisinin olup olmadığı incelenmiştir. Araştırmanın sonucunda, eğitim düzeyine göre yöneticilerin yenilik yönetimi yeterlik inanç düzeyleri arasında anlamlı bir farklılık çıkmamıştır. Araştırmada, kıdemin okul yöneticilerinin yenilik yönetimi yeterlik inanç düzeyleri (girdi yönetimi, yenilik stratejisi, örgütsel kültür, proje yönetimi) üzerinde anlamlı bir etkisinin olup olmadığı incelenmiştir. Araştırmanın sonucunda, kıdeme göre, kıdemi 6-11 yıl olan ve 12-17 yıl olan yöneticilerin yenilik yönetimi yeterlik inancı düzeyleri, kıdemi 24 yıl ve üstü olan yöneticilerin yenilik yönetimi yeterlik inancı düzeylerinden anlamlı düzeyde yüksek çıkmıştır. Ayrıca araştırmanın sonucunda, kıdeme göre yöneticilerin yenilik yönetimi yeterlik inancının alt boyutlarında yer alan girdi yönetimi, yenilik stratejisi, örgütsel kültür ve proje yönetimi puanlarının anlamlı olarak farklılık gösterdiğini ortaya koymuştur. Anahtar Kelimeler:Yenilik Yönetimi, Pozitif-Negatif Duygular, Otomatik Düşünceler, Yönetici, Öznel İyi oluş

Kişisel bilişsel değişkenlerOkul yöneticileriOkul yönetimi+6
Serkan Mürtezaoğlu
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Okul yöneticilerinin değişimi yönetme yeterlilikleri ve teknolojik liderliği

Bu çalışma ilk ve ortaokul okul yöneticilerinin değişimi yönetme yeterlilikleri ile teknolojik liderlik yeterliliklerinin belirlenmesini amaçlamıştır. Araştırma Manisa ili Şehzadeler ve Yunusemre ilçelerinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı resmi ilkokul ve ortaokullarda görev yapmakta olan okul yöneticileri ile gerçekleşmiştir. Araştırmada örneklem alma yoluna gidilmeyip evren üzerinde çalışılmıştır. Çalışma 2017-2018 eğitim öğretim yılında Manisa ili Şehzadeler ve Yunusemre ilçelerinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı resmi ilk ve ortaokullarda görev yapmakta olan 203 okul yöneticileri ile gerçekleşmiştir. Araştırmada betimsel tarama modeli kullanılmış olup elde edilen veriler; "Eğitim Yöneticilerinin Teknoloji Liderliği Yeterlikleri Ölçeği" ve "İlköğretim Okulu Yöneticilerinin Değişimi Yönetme Yeterlikleri Ölçeği" ile toplanmıştır. Elde edilen veriler IBM SPSS Statistics paket programı yardımıyla analiz edilmiştir. Verilerin normal dağılım gösterdiği görülmüş olup analizlerde aritmetik ortalama, t-testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) kullanılmıştır. Anlamlı fark çıkan durumlarda ise LSD testi uygulanmıştır. Okul yöneticilerinin "teknolojik liderlik" ve "değişim yönetimi" yeterlikleri arasındaki ilişki için ise korelasyon analizi yapılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre; okul yöneticilerinin teknolojik liderlik yeterliklerinin "büyük oranda" düzeyinde olduğu görülmüştür. Okul yöneticilerinin teknolojik liderlik yeterlikleri alt boyutlar açısından incelendiğinde ise; dijital çağ öğrenme kültürünün diğer boyutlara göre en fazla yeterli oldukları boyut olduğu, sistematik gelişimin ise en az yeterli oldukları boyut olduğu görülmektedir. Okul yöneticilerinin değişim yönetimi yeterliklerinin "pek çok" düzeyinde olduğu görülmüştür. Okul yöneticilerinin değişim yönetimi yeterlikleri alt boyutlar açısından incelendiğinde ise; okulda değişimi değerlendirme yeterliliklerinin diğer boyutlara göre en fazla yeterli olduğu, okulda değişim ihtiyacını belirleme yeterlilikleri ise en az yeterli boyut olduğu görülmektedir. Okul yöneticilerinin teknolojik liderlik ve değişim yönetimi yeterlik alt boyutlarının görev yaptıkları okul türü değişkenine göre anlamlı farklılık görülmemiştir. Okul yöneticilerinin teknolojik liderlik yeterlik alt boyutlarının yöneticilikteki kıdemlerine göre anlamlı ölçüde bir farklılaşma görülmemiştir. Okul yöneticilerinin değişim yönetimi yeterlik alt boyutlarından "okulda değişim sürecine hazırlama", okulda değişimi uygulama" ve "okulda değişimi değerlendirme" alt boyutlarının yöneticilikteki kıdemleri bakımından anlamlı bir farklılaşma görülmemiştir. Fakat "okulda değişim ihtiyacını belirleme" alt boyutuna göre anlamlı bir farklılaşma görülmüştür. Yöneticilik kıdemi 1-5 yıl olan okul yöneticilerinin kıdemi 11 yıl ve üzeri olana göre değişimi yönetme yeterliklerinin daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Okul yöneticilerinin değişimi yönetme yeterlikleri ve teknolojik liderlik yeterlikleri arasında pozitif yönde, orta düzeyde ve istatistiksel olarak anlamlı ilişkiler olduğu tespit edilmiştir.

DeğişimDeğişim yönetimiLiderlik+5
Nurbanu Sayracı
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Yetişkin eğitimindeki kursiyerlerin yaşam boyu öğrenme yeterlikleri

Bu araştırmanın temel amacı, yetişkin eğitimindeki kursiyerlerin yaşam boyu öğrenme yeterlilik düzeylerinin belirlenmesi; bu yeterlilik düzeylerinin cinsiyet, yaş, medeni hal, öğrenim düzeyi, özel veya resmi yaygın eğitim kurumları tarafından verilen kurslara katılıp katılmama durumu ve eğer katılmışsa katılma (eğitim alma) süresi değişkenlerine göre incelenmesidir. Araştırmada tarama modellerinden genel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2017-2018 eğitim öğretim yılında İstanbul ili Fatih ilçesindeki İSMEK kurslarında öğrenim gören 134'ü kadın, 112'si erkek olmak üzere toplam 246 kursiyer oluşturmaktadır. Araştırmada İSMEK kursiyerlerinin yaşam boyu öğrenme yeterlilik düzeylerinin tespit etmek amacıyla araştırmacı ve danışman hocası tarafından geliştirilen ''Yaşam Boyu Öğrenme Yeterlilik Ölçeği'' kullanılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre, katılımcıların yaşam boyu öğrenme yeterliliğinin yüksek düzeyde olduğu belirlenmiştir, en yüksek algıya sahip yeterliliğin ana dilden iletişim yeterliliği olduğu belirlenirken, en düşük algıya sahip yeterliliğin ise yabancı dilde iletişim yeterliliği olduğu sonucuna ulaşılmıştır. İSMEK kursiyerlerinin yaşam boyu öğrenme yeterlilik düzeylerinin medeni hal ve kurslara katılma (eğitim alma) süresine göre anlamlı bir farklılık göstermemektedir. Ancak, cinsiyete, yaşa, öğrenim durumu ve kurslara katılıp katılmama durumuna göre farklılık göstermektedir. Yaşam boyu öğrenme Yeterlilik Ölçeğinin kendi alt boyutları arasındaki ilişkiyi değerlendirdiğimizde ise, bütün alt boyutlar arasında pozitif yönlü, düşük, orta ve yüksek kuvvetli anlamlı bir ilişkinin olduğu görülmektedir.

KurslarYaşam boyu öğrenmeYeterlilik+1
Narmina Babanlı
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Anasınıfı öğretmeninin okuma yazmaya ilişkin yeterlilik algıları ile okuma yazma öğretiminde oyun kullanımı hakkındaki görüşlerinin karşılaştırılması

Bu çalışma anasınıfı öğretmenlerinin okuma yazmaya ilişkin yeterlilik algıları ile okuma yazma öğretiminde oyun kullanımı hakkındaki görüşlerinin karşılaştırılması amacıyla yapılmıştır. İlişkisel tarama modelinden yararlanılarak yapılan bu çalışma grubunu 2017-2018 eğitim öğretim yılı güz döneminde İstanbul ilinde özel ve devlet okullarında görev yapmakta olan okul öncesi öğretmenleri oluşturmaktadır. Çalışma grubu gönüllülük esasına dayalı olarak oluşturulmuş olup ölçme araçları 109 okul öncesi öğretmenine uygulanmıştır. Çalışmada veri toplama aracı olarak Okul öncesi öğretmenlerinin okuma yazmaya hazırlık çalışmalarına ilişkin yeterliklerini belirlemek amacıyla Bay (2008) tarafından geliştirilen ''Okul Öncesi Öğretmenlerinin Okuma Yazmaya Hazırlık Çalışmalarına İlişkin Yeterlikleri Ölçeği'' kullanılmıştır. Okul öncesi öğretmenlerinin oyun seçimi hakkındaki görüşlerini belirlemek amacıyla İnan (2011) tarafından hazırlanan "Özel Okulöncesi Eğitim Kurumları Yönetici ve Öğretmenlerinin Oyun Seçimi Hakkındaki Görüş" anketi kullanılmıştır. Okul öncesi öğretmenlerinin, okuma yazmaya hazırlık çalışmalarına ilişkin yeterlikleri ve oyun seçimi hakkındaki görüşlerini incelemek üzere ortalama puanları ve standart sapmaları hesaplanmıştır. Bunun yanında okul öncesi öğretmenlerinin oyun hakkındaki görüşlerinin düzeyinin belirlenmesinde puanı "1- 2,33" arasında olanlar "Düşük", "2,34- 3,67" arasında olanlar "Orta" ve "3,68- 5,00" arasında olanlar "Yüksek" düzey olarak kabul edilmiştir. Araştırmada elde edilen verilerin tümü IBM SPSS 21.0 paket programı ile analize tabi tutulmuştur. Çalışma grubunu oluşturan okul öncesi öğretmenlerinin demografik özelliklerini özetlemek açısından değişkenlerinin frekans ve yüzdeleri hesaplanmıştır. Okul öncesi öğretmenlerine uygulanan okul öncesi öğretmenlerinin okuma yazmaya hazırlık çalışmalarına ilişkin yeterlikleri ölçeği' nin normal dağılım gösterip göstermediği basıklık-çekiklik değerlerine, histogram grafiğine bakılmış ve dağılımının normal olduğu belirlenmiştir. Okul öncesi öğretmenlerinin, demografik özelliklerinden yaş ve çalışılan okul değişkenine göre okuma yazmaya hazırlık çalışmalarına ilişkin yeterliliğin anlamlı farklılaşma olup olmadığını araştırmak üzere ilişkisiz (bağımsız) gruplar t-testi yapılmıştır. Okul öncesi öğretmenlerinin, demografik özelliklerinden kıdem yılı, mezun olunan okul türü ve eğitim verdikleri öğrencilerin yaşlarına göre anlamlı farklılaşmanın olup olmadığını belirlemek üzere tek yönlü varyans analizi (ANOVA) yapılmıştır. ANOVA sonucunda gruplar arasında fark bulunduğunda, farklılığın kaynağını (hangi gruplar arasında olduğunu) belirlemek için post-hoc Scheffe analizine yer verilmiştir. Buna göre yapılan analizler doğrultusunda elde edilen sonuca göre, 30 yaş altında olan öğretmenlerin puanının, 31 ve üzeri olan öğretmenlerin puanına göre daha yüksek olduğu görülmüştür. Ayrıca 6 yaş grubunda eğitim veren öğretmenlerin puanının, 4 ve 5 yaş grubunda eğitim veren öğretmenlerin puanına göre yüksek olduğu görülmüştür. Yine çalışmaya katılan öğretmenlerin bilgi durumları, çalıştıkları kurum türüne göre incelenmiş ve anlamlı bir fark bulunmuştur. İlköğretim anaokulunda çalışan öğretmenlerin bilgi durumu puanları bağımsız anaokulunda çalışan öğretmenlerin puanına göre daha yüksek düzeyde çıkmıştır. Öte yandan çalışmaya katılan öğretmenlerin okuma yazmaya ilişkin bilgi durumları, mezun oldukları okul türü ve mesleki kıdeme göre incelendiğinde anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Yapılan analizler doğrultusunda çalışmanın sonucunda anasınıfı öğretmenlerinin okuma yazmaya ilişkin yeterlilik algıları ile okuma yazma öğretiminde oyun kullanımı hakkındaki görüşlerinin karşılaştırılması incelenmiş ve çalışmaya katılan öğretmenlerin oyun hakkında "yüksek" düzeyde bilgi sahibi oldukları sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Okul Öncesi Dönem, İlkokul Dönemi, Okul Öncesi Öğretmeni, Okuma Yazmaya Hazırlık Çalışmaları, Okul öncesi Dönemde Oyun

AnasınıflarıOkul öncesi eğitimOkul öncesi öğretmenler+6
Halide Özkaya
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessAR

الثقافة العربية وأثرها في كفاءة معلم اللغة العربية للناطقين بغيرها

There are many aspects of Arab culture nowadays that includes information out of the framework of the mother tongue or the target language, which means that it forms a background of many humanities and professional sciences, as well as language sciences in general, and Arabic linguistics in particular. And the teacher of the Arabic language for non-native speakers is interested in providing the necessary Arab culture, to surround the students of the target language and then the culture of the life of new language; as well as its vocabulary and composition, to achieve cultural competence, instead of remaining the language performance exclusive of communication efficiency, where the cultural dimension of the highest levels Language, as culture is the language pot, and that the reaching of an advanced degree of cultural competence is one of the highest levels of language proficiency, especially with regard to the practice of social language. The aim of this study is to clarify the importance of acquiring the Arabic language teacher for the Arabic culture necessary and the effect of this in raising his educational efficiency and supporting his scientific specialization, building his personality and refining it, and the ability to examine and evaluate. In this context, the researcher has established the cultural relationship between the Arab culture and the Arabic language, the Arab culture and efficiency, the teacher's attitude towards these concepts, the theories of education and its cultural aspects and the role of the teacher in each. The average cultural level of the teacher, the advanced cultural level of the teacher, and the standards of each level. The study has also included the meaning of the cultural preparation of the teacher of the Arabic language for non-native speakers, and the criteria of this preparation to enhance the adequacy of the cultural teacher. The study has been concluded with conclusions and recommendations. To achieve the aim of identifying the reality of Arabic culture for teachers of Arabic language for non-native speakers, and to extrapolate the importance of this culture to the teachers, and the need to provide it to achieve the required efficiency, the researcher conducted a questionnaire of opinions (52) of experts, academics and directors of institutes, centers and faculty members in Arabic language education programs in Turkey and Jordan and many other Arab and foreign countries.

Ahmad Abu Omar
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessAR

أهميّة النبر والتّنغيم في الكفاية اللغويّة لمعلّم اللغة العربيّة لغير الناطقين

The research, here, deals with an actual problem that faces non native learners of Arabic. Some Researchers noted that less study was done on stress and intonation during teaching Arabic. Add to that, some teachers haven't got enough experience in Arabic. The research, here, in its theoretical part, aims to show the importance of stress and intonation in teaching Arabic to non speakers of it and to show the teacher's need to that. The research shows and explains the linguistic relationships that affect and are affected by stress and intonation. It, also, shows their importance in the speech chain and in teaching Arabic and the necessity of a language teacher to have the experience of stress and intonation. By having them, learners will be able to produce the learnt language correctly and will be able to use it in its communicative context. As for the practical part, a questionnaire was done by some teachers who teach Arabic in Turkey. It shows the importance of stress and intonation in teaching Arabic to non Arabs from teachers' point of view. It, also, shows the standard of the linguistic competence and performance of teachers. The research results say that the sample teachers have a medium level of Arabic and its performance

Aısha Alharırı
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessEN

A descriptive research on the Turkish translations of Atatürk: The Rebirth of a Nation

The aim of this thesis is to examine the three Turkish translations of the source text (ST) titled Atatürk: The Rebirth of a Nation written by Lord Kinross: the first target text (TT1), in serialized form in 1965 the second target text (TT2) in full form in 1966 and the third target text (TT3) in reprint form in 1988. Within a descriptive theoretical framework, selected examples from the three translations related to "dictatorship", "religion" and the "Turkish political scene" have been analyzed with a focus on the dynamics of the equivalence relationships between the source text and the three translations and on the impact of the historical, socio-cultural, and political context on the translations. The results of the analysis of the translations of the examples concerning the use of the term "dictatorship" have shown that the equivalence relationship between ST and TT1 is closer to the acceptability pole while the equivalence relationship between ST and TT2 and TT3 is closer to the adequacy pole. In terms of the second category which is related to the use of the term "religion", an equivalence relationship closer to the acceptability pole exists between ST and TT1 while the equivalence relationship between ST and TT2 is situated in the middle of the adequacy and acceptability poles. The equivalence relationship between ST and TT3, on the other hand, is situated also in the middle of the two poles, but closer to the acceptability pole compared to TT2. The results of the analysis concerning the examples related to the "Turkish political scene" as the third category have shown that an equivalence relationship closer to the acceptability pole exists between ST and TT1 while an equivalence relationship closer to adequacy exists between ST and TT2 and TT3. However, these results do not suggest a binary opposition between the two poles and that they are obtained only for the analysis of selected examples of the three categories. Key Words Translation Norms, Adequacy, Acceptibility, Equivalence, Serialization, Reprint

AtatürkEquivalencyAdmissibility+5
Sena Sinarer
İstanbul 29 MayIs University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessEN

Machine translation post-editing in video game localization

The aim of this study is to explore whether free to use machine translation systems can be used to localize video games, instead of opting for crowdsourcing options. In line with this aim, 30 lines related to in-game races and their sub-races were selected from the language file of the video game called Kenshi. These lines were translated using Google Translate and Amazon Translate, which are free-to-use neural machine translation systems, and the raw machine translation outputs obtained were evaluated by three volunteers in accordance with TAUS "adequacy" and "fluency" error annotation criteria. Then, in accordance with TAUS "Human Translation Quality" guidelines, the volunteers post-edited the raw machine translation outputs. In the light of the obtained data, it has been determined that the raw outputs of the aforementioned machine translation systems cannot be used without post-editing. It has been determined that only 32% of Google Translate's raw machine translation output and 23% of Amazon Translate's raw machine translation output can be used without post-editing. However, by making use of machine translation post-editing, it was observed that the translators' word per hour performance doubled at minimum. Thus, it has been concluded that machine translation systems substantially decrease the translation workload. In addition, it has been determined that video game localization competences have a decisive effect on the editing efforts of the people who conduct machine translation post-editing, and especially "creativity" and "familiarity with games culture" competences cause great differences in edit efforts.

Computer gamesMachine translationGames+5
Hulusi Alp Sırkıntı
İstanbul 29 MayIs University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Başarılı okullardaki yöneticilerin yönetici yeterliklerinin kurum kültürü ile uyumu

Güçlü ve pozitif bir okul kültürünün oluşturulmasında ve devamlılığının sağlanmasında, eğitim politikalarının okullardaki uygulayıcısı olan okul yöneticileri temel unsur teşkil etmektedir. Bu bağlamda okulun etkililiği ve verimliliğini üst seviyeye taşıması ve olumlu bir okul kültürü oluşturması bakımından yöneticilerin sahip oldukları yeterliklerin önemi araştırmalarca ortaya koyulmaktadır. Bu çalışmada başarılı okullarda görev yapan yöneticilerin yeterlikleri ile okul kültürünün uyumunun ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Araştırmada nitel araştırma desenlerinden olgubilim (fenomenoloji) deseni kullanılmıştır. Araştırmada başarı ölçütü olarak Lise Giriş Sınavı (LGS) alınmıştır. Öncelikle, İstanbul ilinde bulunan liseler 2021 LGS başarı puanlarına göre sıralanmıştır. Araştırmaya istekli beş okulda okul müdürleri ve ilgili okulda görev süresi en az iki yıl olan öğretmenler ile gerçekleşen görüşmeler toplam 15 katılımcıdan oluşmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak alanyazın taranarak ve uzman görüşleri alınarak hazırlanan yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Görüşmeler sırasında ses kayıt ve not alma yöntemleri kullanılarak veriler kayıt altına alınmıştır. Katılımcıların görüşlerinden elde edilen veriler içerik analizi yöntemi ile çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda bulgular, Katz (1955) 'ın Yönetici Yeterlikleri sınıflandırması esas alınarak 3 tema altında; Hofstede (1993) 'nin Örgüt Kültürü modeli esas alınarak 5 tema altında oluşturulmuştur. Bu bağlamda başarılı okul müdürleri yönetimde ihtiyaç duydukları temel becerinin resmi dile hakimiyet, kullandıkları en etkili motivasyon aracının başarıyı takdir etme olduğunu belirtmişlerdir. Katılımcıların görüşlerinden yola çıkarak bu okullarda güç mesafesinin düşük, belirsizlikten kaçınmanın yüksek, eril özelliklerin ve bireysel çalışmanın ön planda olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

BaşarıBaşarı faktörleriEğitim kurumları+2
İrem Akın
Ibn Haldun University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin 21. yüzyıl öğrenme becerileri ile eğitim teknolojisi yeterlikleri arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı, ortaokul öğrencilerinin 21. yüzyıl öğrenme becerileri ile eğitim teknolojisi yeterliklerini belirlemek ve öğrencilerin 21. yüzyıl öğrenme becerileri ile eğitim teknolojisi yeterlikleri arasındaki ilişkiyi incelemektir. İlişkisel tarama modelinin kullanıldığı bu çalışmanın evrenini, 2017-2018 eğitim-öğretim yılında Van ili İpekyolu, Tuşba ve Edremit merkez ilçelerinde bulunan Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ortaokulların 6., 7. ve 8. sınıflarında öğrenim görmekte olan 37.904 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırma, tabakalı örnekleme yöntemi ile belirlenen toplam 920 ortaokul öğrencisi ile yürütülmüştür. Araştırmada, veri toplama araçları olarak ortaokul öğrencilerinin 21. yüzyıl öğrenme becerilerini kullanma düzeylerini belirlemek amacıyla "21. Yüzyıl Öğrenme Becerileri Ölçeği", öğrencilerin eğitim teknolojisi yeterliklerini belirlemek için ise "Eğitim Teknolojisi Standartları Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırma verilerinin analizinde, betimsel istatistikler (ortalama, standart sapma), fark istatistikleri (Bağımsız gruplar t testi, ANOVA, MANOVA), Pearson Çarpım Momentler Korelasyon Katsayısı ve basit doğrusal regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen sonuçlar şu şekildedir: 1. Ortaokul öğrencilerinin 21. yüzyıl öğrenme becerilerinin genel olarak yüksek düzeyde kullandıkları belirlenmiştir. Öğrencilerin aktif öğrenme becerilerini orta düzeyde; öğrenmeyi öğrenme, problem çözme, işbirliği ve iletişim becerilerini ise yüksek düzeyde kullandıkları sonucuna ulaşılmıştır. 2. Kız öğrencilerin erkek öğrencilere kıyasla; 7. sınıf öğrencilerinin 6. ve 8. sınıf öğrencilerine kıyasla; sınıflarında akıllı tahta bulunan öğrencilerin sınıflarında akıllı tahta bulunmayan öğrencilere kıyasla; evlerinde internet bağlantısı bulunan öğrencilerin evlerinde internet bağlantısı bulunmayan öğrencilere kıyasla; bilgisayar, akıllı telefon ve tablet bilgisayar gibi teknolojik araçlara sahip olan öğrencilerin bu teknolojik araçlara sahip olmayan öğrencilere kıyasla 21. yüzyıl öğrenme becerilerini daha yüksek düzeyde kullandıkları sonucuna ulaşılmıştır. 3. Ortaokul öğrencilerinin eğitim teknolojisi yeterliklerinin yüksek düzeyde olduğu belirlenmiştir. Öğrencilerin teknoloji okuryazarlığı, yaratıcılık ve yenilikçilik yeterliklerinin yüksek düzeyde, dijital vatandaşlık ve katılım yeterliklerinin ise orta düzeyde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. 4. Erkek öğrencilerin kız öğrencilere kıyasla; sınıflarında akıllı tahta bulunan öğrencilerin sınıflarında akıllı tahta bulunmayan öğrencilere kıyasla; evlerinde internet bağlantısı bulunan öğrencilerin evlerinde internet bağlantısı bulunmayan öğrencilere kıyasla; bilgisayar, akıllı telefon ve tablet bilgisayar gibi teknolojik araçlara sahip olan öğrencilerin bu teknolojik araçlara sahip olmayan öğrencilere kıyasla eğitim teknolojisi yeterliklerinin daha yüksek düzeyde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bununla birlikte öğrencilerin eğitim teknolojisi yeterliklerinin sınıf düzeyine göre anlamlı düzeyde değişmediği belirlenmiştir. 5. Ebeveynlerin eğitim düzeyleri ve ailenin gelir düzeyi yükseldikçe öğrencilerin 21. yüzyıl öğrenme becerilerini kullanma düzeyleri ile eğitim teknolojisi yeterlik düzeylerinin de yükseldiği belirlenmiştir. 6. Öğrencilerin 21. yüzyıl öğrenme becerileri ile eğitim teknolojisi yeterlikleri arasında orta düzeyde, pozitif ve anlamlı bir ilişkinin olduğu belirlenmiştir. Ayrıca, öğrencilerin eğitim teknolojisi yeterliklerinin, 21. yüzyıl öğrenme becerilerinin anlamlı bir yordayıcısı olduğu ve yaklaşık olarak dörtte birini (%25.1) açıklayacak güçte olduğu belirlenmiştir.

21. yüzyılEğitim teknolojisiOrtaokul öğrencileri+7
Zehra Önür
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

İngilizce öğretmen adaylarının meslekteki ilk yıllarına yönelik olası benlikleri ile özel alan yeterlikleri arasındaki ilişki

Bu araştırma, İngilizce öğretmeni adaylarının meslekteki ilk yıllarına yönelik olası benlikleri ile özel alan yeterliklerinin düzeyini belirlemek ve söz konusu iki değişken arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla yapılmıştır. Nicel araştırma yaklaşımının benimsendiği bu çalışma bir ilişkisel tarama modeli örneğidir. Çalışmanın örneklemini 2017-2018 eğitim öğretim yılında Türkiye'de bulunan devlet üniversitelerinin İngilizce öğretmenliği bölümünün son sınıflarında öğrenim gören toplam 357 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Çalışmanın verileri "İngilizce Öğretmeni Özel Alan Yeterlikleri Değerlendirme Ölçeği" ve Türkçeye uyarlanan "Öğretmen Adayları Olası Benlikler Ölçeği" yardımıyla toplanmıştır. Verilerin çözümlenmesinde betimsel ve kestirimsel istatistikî yöntemler kullanılmıştır. Çalışma sonucunda İngilizce öğretmen adaylarının özel alan yeterlikleri ve olası benlikleri arasındaki ilişki ile ilgili olarak aşağıdaki sonuçlar elde etmiştir: • Öğretmen adaylarının özel alan yeterliklerinin oldukça yüksek düzeyde olduğu tespit edilmiştir. • Öğretmen adaylarının özel alan yeterliklerinin cinsiyetlerine ve öğrenim gördükleri üniversitelerin düzeyine göre istatistiksel olarak farklılık göstermediği tespit edilmiştir. Bununla birlikte, akademik olarak başarı düzeyi yüksek olan öğretmen adaylarının özel alan yeterliklerinin anlamlı olarak daha yüksek olduğu ortaya çıkmıştır. • Öğretmen adaylarının toplam beklenen olası benliklerinin yüksek düzeyde, korkulan olası beliklerini ise düşük düzeyde olduğu görülmüştür. Öğretmen adaylarının beklenen olası benliklerinin cinsiyetlerine, akademik başarı düzeylerine ve öğrenim gördükleri üniversitelere göre farklılık göstermediği tespit edilmiştir. • Öğretmen adaylarının korkulan olası benliklerinin akademik başarı düzeyine göre farklılık göstermediği, cinsiyete ve öğrenim gördükleri üniversitelere göre ise farklılık gösterdiği belirlenmiştir. • Öğretmen adaylarının özel alan yeterlikleri ile beklenen olası benlikleri arasında orta düzeyde ve pozitif yönde anlamlı bir ilişkinin olduğu tespit edilmiştir. Öğretmen adaylarının korkulan olası benlikleri puanları ile özel alan yeterlik puanları arasında ise orta düzeyde negatif bir ilişkinin olduğu belirlenmiştir. Öğretmen adaylarının beklenen ve korkulan olası benliklerinin açıklanmasında özel alan yeterliklerinin önemli ve anlamlı bir yordayıcı olduğu ortaya çıkmıştır.

Aday öğretmenlerMesleki benlik algısıMesleki yeterlilik+7
Kerem Aktaş
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türkçe öğretmenlerinin aktif öğrenmeye ilişkin farkındalıkları ve derslerde aktif öğrenmeyi uygulama durumları

Bu araştırmanın temel amacı, Türkçe öğretmenlerinin Türkçe derslerinde aktif öğrenmeye ilişkin farkındalıklarını/yeterliklerini ve derslerde aktif öğrenmeyi uygulama durumlarını belirlemektir. Çalışmada nitel ve nicel desenlerin birlikte yürütüldüğü "Karma Araştırma Yöntemi" kullanılmıştır. Araştırmanın verileri Van İli Merkez ilçelerindeki (İpekyolu, Tuşba, Edremit) eğitim kurumlarında görev yapan Türkçe öğretmenlerinden toplanmıştır. Bu bağlamda 2020-2021 öğretim yılında Van Merkez ilçelerinde eğitim faaliyeti yürüten 128 Türkçe öğretmeni çalışma grubunu oluşturmaktadır. Araştırmanın çalışma grubu, seçkisiz olmayan örnekleme yöntemlerinden uygun örnekleme metodu kullanılarak oluşturulmuştur. Araştırmada nitel verilerin toplanmasında araştırmacı tarafından geliştirilen "Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu", nicel verilerin toplanmasında ise beşli likert olarak geliştirilen "Türkçe dersinde aktif öğrenme etkinliklerini uygulama durumu ölçeği" kullanılmıştır. Nitel verilerin analizinde içerik analizi, nicel verilerin analizinde ise parametrik olmayan istatistik teknikleri kullanılmıştır. Araştırmanın nicel verileri üzerinde yapılan analizler sonunda; Türkçe öğretmenlerinin derslerinde aktif öğrenme tekniklerini yüksek düzeyde kullandıkları belirlenmiştir. Bağımsız değişkenlerin bağımlı değişkene etkisine ilişkin bulgularda "Aktif öğrenme kursu alma" durumu anlamlı ölçüde etkili bulunmuştur. "Cinsiyet, mesleki kıdem, mezun olunan fakülte, lisansüstü eğitim alma" değişkenlerinin ise bağımlı değişkenle etkisi anlamsız bulunmuştur. Araştırmanın nitel boyutundaki bulgular da Türkçe öğretmenlerinin aktif öğrenme ile ilgili teorik ve pratikte yeterli birikime ve farkındalığa sahip olduklarını göstermektedir. Araştırmanın nitel boyutunda elde edilen sonuçların nicel boyutunda elde edilen verileri önemli ölçüde desteklediği sonucuna ulaşılmıştır.

Aktif öğrenmeAktif öğrenme yöntemleriBranş öğretmenleri+7
Aytaç Büyükikiz
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2020
00

Related subjects