Discipline

Physical Education and Sports

Fırat University

1,734

Archived Theses

64

DOIs Assigned

4%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

Ebeveynlerin beden eğitimi dersine ve öğretmenine yönelik algılarının metaforlar yoluyla incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, ortaokul ve lise öğrencisi ebeveynlerin beden eğitimi dersine ve öğretmenine yönelik metaforik algılarının incelenmesidir. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, Burdur ilinde eğitim gören ortaokul ve lise öğrencilerinin 76' sı kadın, 66' sı erkek olmak üzere toplam 142 ebeveyni oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri, ebeveynlerin "Beden eğitimi dersi……gibidir, çünkü……" ve "Beden eğitimi öğretmeni……gibidir, çünkü……" cümlesini tamamlamaları ile elde edilmiştir. Araştırma kapsamında toplanan verilerin analizinde içerik analiz yöntemi kullanılmıştır. Verilerin analizinde ve sınıflandırılmasında: ayıklama aşaması, örnek metafor gerekçeleri derleme aşaması, kategori (tema) geliştirme aşaması ve geçerlik ve güvenirlik sağlama aşamaları izlenmiştir. Verilerin analizi sonucunda beden eğitimi dersine yönelik toplam 103 metafor üretilirken, beden eğitimi öğretmenine yönelik ise toplamda 101 metafor üretilmiştir. Ebeveynlerin beden eğitimi dersine yönelik ürettikleri metaforlar 8 tema altında sınıflandırılmıştır. Bunlar; sağlık kazandıran, eğlendiren ve rahatlatan ders, çok yönlü ders, boş ve gereksiz ders, disiplin kazandıran ders, farklı yeteneklerin bir araya gelmesi, keşfedilmesi ve yönlendirilmesi, özgür ortam ve sevilen ders temalarıdır. Beden eğitimi dersi için kullanım sayısına göre en çok; "ağaç (5), ilaç (4), sağlık (3), eğlence (3) ve kuş (3)" gibi metaforlar kullanılmıştır. Ebeveynlerin beden eğitimi öğretmenine yönelik ürettikleri metaforlar ise 9 tema altında sınıflandırılmıştır. Bunlar; çok yönlü, eğlendiren ve rahatlatan, enerjik ve hareketli kişilik, farklılık, fiziksel güç unsuru, keşfeden ve yönlendiren, lider ve disiplin sağlayan, öğrenci dostu, sağlık kazandıran temalarıdır. Beden eğitimi öğretmeni için kullanım sayısına göre en çok; "doktor (5), arkadaş (4), aslan (3), atom karınca (2), bahçıvan (2)" gibi metaforlar kullanılmıştır. Sonuç olarak; araştırmaya katılan ebeveynlerin beden eğitimi ve spor dersine ve öğretmenine yönelik algılarının olumlu yönde olduğu söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Beden Eğitimi ve Spor Dersi, Beden Eğitimi ve Spor Öğretmeni, Ebeveyn Algısı, Metafor

AlgıAna-babaBeden eğitimi ve spor dersi+2
Ahmet Demir
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı formlarda uygulanan yüksek şiddetli interval antrenmanın Muay-Thai sporcularının bazı fiziksel ve fizyolojik parametreleri üzerine etkisi

Bu çalışmanın amacı müsabık durumdaki Muay-Thai sporcularına 8 hafta süre ile uygulanan farklı formlardaki yüksek şiddetli interval antrenman programının sporcuların bazı fiziksel ve fizyolojik parametreleri üzerine etkisinin incelenmesidir. Çalışmaya aktif olarak müsabakalara katılım sağlayan, 18-24 yaş aralığında, haftada en az 6 gün düzenli antrenman yapan 22 Muay-Thai sporcusu katılmıştır. Rastgele yöntem ile katılımcılar 12'si gup.1 (6 erkek-6 kadın), 10'i grup.2 (6 erkek-4 kadın) olmak üzere 2 gruba ayrılmışlardır. Grup.1' de yer alan toplam 12 Muay-Thai (6 erkek-6 kadın) sporcusu haftalık rutin branş antrenmanlarına ilave olarak Tabata Protokolüne göre 20 sn. çalışma 10 sn. dinlenme esasına dayalı toplam 8 interval olmak üzere kalistenik, pliometrik egzersizlerden oluşan seriyi haftada 3 gün uygulamışlardır. Grup.2' de yer alan toplam 10 Muay-Thai (6 erkek-4 kadın) sporcusu haftalık rutin branş antrenmanlarına ilave olarak Tabata Protokolüne göre 20 sn. çalışma 10 sn. dinlenme esasına dayalı toplam 8 interval olmak üzere tek 1 hareketten (kettlebell swing) oluşan seriyi haftada 3 gün uygulamışlardır. Katılımcıların esneklik, anaerobik güç, aerobik dayanıklılık, sürat ve çeviklik ölçümleri 8 hafta ara ile ön test ve son test şeklinde gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın istatistiksel analizinde SPSS 20.0 paket programı kullanılmıştır. Veri analizi öncesi verilerin normal dağılıp dağılmadığı test edilmiştir. Normal dağılan veriler için Grup.1 ve Grup.2 performans testleri ön test son test puanları arasındaki farkın anlamlılığını test etmek için Independent Samples-T Testi uygulanmıştır. Grupların kendi içinde ön test ve son test puanları arasındaki anlamlılığı test etmek için ise Paired Samples-T Testi kullanılmıştır. Anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak kabul edilmiştir. Sonuç olarak, her iki grubun seçili fiziksel ve fizyolojik parametrelerinin tamamında istatistiksel olarak anlamlı iyileşmeler olduğu görülmüştür. Gruplar arası ve grup içi değerlendirmelere bağlı olarak yüksek şiddetli interval antrenmanın Muay-Thai sporcularının fiziksel ve fizyolojik parametrelerinin kısa sürede geliştirilmesinde etkili olabileceği söylenebilir.

AntrenmanFiziksel parametrelerFizyolojik parametreler+3
İlyas İpek
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Genç futbolcuların algıladıkları ebeveyn tarzlarının sporda antisosyal ve prososyal davranışları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı; genç futbolcuların algıladıkları ebeveynlik tarzlarının (stillerinin) sporda antisosyal ve prososyal davranışları arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden korelasyonel araştırma deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu yaşları 14 ile 19 arasında değişen toplamda 605 alt yapı futbolcusu oluşturmuştur. Araştırmanın verileri ''Sporda Prososyal ve Antisosyal Davranışlar Ölçeği'' ve ''Ebeveynlik Algısı Ölçeği'' kullanılarak toplanmıştır. Elde edilen veriler 25.0 SPSS paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Analizlere geçilmeden önce verilerin çarpıklık ve basıklık diğer bir değişle skewness ve kurtosis değerlerine bakılarak normal dağılımları kontrol edilmiştir. Analiz sonuçlarında göre verilerin normal dağlım gösterdiği tespit edilmiştir. Katılımcıların demografik özelliklerini, ölçeklerden ve alt faktörlerden aldıkları puanların ortalamalarını, standart sapmalarını ifade etmek için betimleyici istatistiki teknikler kullanılmıştır. İki farklı grubun ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı farkın olup olmadığını test etmek için ilişkisiz örneklemler için t testi (Independent Samples t Testi), ikiden fazla grubun ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı farkın olup olmadığını test etmek için ilişkisiz örneklemler için tek faktörlü varyans analizi (Tek Yönlü ANOVA) ve iki değişken arasındaki ilişkinin miktarını ve yönünü test etmek için ise basit doğrusal korelasyon (Pearson moment çarpım korelasyonu) testi kullanılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre; genç futbolcuların prososyal ve antisosyal davranış sergileme düzeylerine bakıldığında hem takım arkadaşlarına hem de rakip takıma prososyal davranış sergileme ortalamaları, antisosyal davranış sergileme ortalamalarından daha yüksek çıkmıştır. Ayrıca araştırmaya katılan genç futbolcuların anne-baba algılarının yüksek olduğu görülmektedir. Genç futbolcuların rakiplerine ve takım arkadaşlarına yönelik prososyal davranışlar sergilemeleri ile anne ve baba algıları arasında anlamlı ve pozitif yönlü bir ilişki söz konusu iken; rakiplerine ve takım arkadaşlarına yönelik antisosyal davranışlar sergilemeleri ile onların anne ve baba algıları arasında anlamlı fakat negatif yönlü bir ilişki olduğu ortaya çıkmıştır.

Ana-baba algısıAntisosyal davranışlarFutbol+3
Ulaş Sadık Bardakçı
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Educational Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Tip 2 diyabetli obez ratlarda düzenli egzersiz ve düzenli egzersiz ile birlikte metformin kullanımının nesfatin-1 hormonu üzerine etkileri

Bu çalışmanın amacı; Tip II diyabetli obez ratlarda düzenli egzersiz ve düzenli egzersiz ile birlikte metformin kullanımının Nesfatin-1 hormonu üzerine etkilerinin araştırılmasıdır. Çalışmada 27 adet 3-6 haftalık Wistar Albino cinsi erkek ratlar tercih edilmiştir. Yüksek yağlı diyetle beslenen ratlar obez duruma (>300) geldiklerinde, Streptozotosin (35 mg/kg) uygulanarak Tip II diyabet modeli oluşturulup 4 gruba ayrılmıştır. Gruplar yüksek yağlı diyetle beslenen grup (YYD) (n=6), yüksek yağlı diyetle beslenip düzenli egzersiz yapan grup (DE) (n=7), yüksek yağlı diyetle beslenip Metformin kullanan grup (MET) (n=7), yüksek yağlı diyetle beslenip düzenli egzersiz yapan ve Metformin kullanan grup (DE+MET) (n=7). Ratlara 8 hafta boyunca haftada 3 gün 30 dakika yüzme egzersizi uygulanmıştır. MET kullanan gruplara her gün 100 mg/kg dozunda MET içme suyuna ilave edilmiştir. Sekiz hafta sonunda ratların kalp ve endotel dokularında İmmunohistokimyasal Boyama Yöntemi ile BLC-2, BAX ve Kaspaz-3 ekspresyonları ve Biyokimyasal analizler glukoz, HDL, LDL, İnsülin, HOMA-IR Elisa yöntemiyle incelenmiştir. Deney hayvanlarının glukoz düzeyleri incelendiğinde kontrol grubunun glukoz seviyeleri diğer gruplara göre istatistiksel açıdan anlamlı düzeyde artış saptanırken; MET, egzersiz (EGZ) ve MET+EGZ gruplarında bu düzeylerin kontrol grubuna göre anlamlı azaldığı saptanmıştır (sırasıyla; p≤0,001, p≤0,001 ve p=0.004). Gruplararası insülin seviyelerinin kıyaslanmasında MET grubunda kontrol grubu ve EGZ grubuna göre anlamlı bir artış gözlenmiştir (p=0.002 ve p=0.006). HOMA-IR değerlerinin incelenmesinde MET, EGZ ve MET+EGZ gruplarında kontrol grubuna göre anlamlı bir azalma saptanmıştır (sırasıyla; p=0.025, p=0.028, p=0.037). MET ve EGZ'in lipid profilindeki değişikliklere etkisi incelendiğinde plazma kontrol grubunda belirgin düzeyde azalan HDL düzeylerinin MET, EGZ ve MET+EGZ gruplarında bu düzeylerin kontrol grubuna göre anlamlı arttığı saptanmıştır (sırasıyla; p=0.010, p=0.025 ve p=0.008). Plazma LDL seviyelerine bakıldığında kontrol grubunda artan LDL düzeylerinin; MET, EGZ ve MET+EGZ gruplarında bu düzeylerin kontrol grubuna göre anlamlı azaldığı saptanmıştır (sırasıyla; p=0.013, p=0.024 ve p≤0,001). Deney hayvanları Endotelyal dokuda Nesfatin-1 düzeyleri incelendiğinde gruplar arasında istatistiksel açıdan anlamlılık saptanmadığı (p>0.05), Kardiyak dokuda ise; kontrol grubunda anlamlı bir artış gözlemlenirken MET, EGZ ve MET+EGZ gruplarında istatistiksel olarak anlamlı azaldığı saptanmıştır (sırasıyla; p=0.001, p≤0,001 ve p≤0,001). Kalp dokusunda inflamasyon göstergelerinden olan TNF-α, IL-1β ve IL-6 düzeyleri incelendiğinde kontrol grubunda artarken MET, EGZ ve MET+ EGZ gruplarında kontrol grubuna göre anlamlı azaldığı saptanmıştır (TNF sırasıyla; p=0.038, p=0.005 ve p=0.009, IL-1β sırasıyla; p=0.012, p=0.001 ve p=0.001, IL-6 üç grup için de p≤0,001). Çalışmanın sonucunda; diyabetin kalp ve damarlar üzerinde önemli patolojik etkileri olduğu, EGZ'in MET kadar bazı parametrelerde daha iyi iyileşmeyi sağladığı ortaya konmuştur. EGZ ve MET'in beraber verilmesi durumunda çok daha iyi etkiler oluşturduğuna dikkat çekmiştir.

Diabetes mellitusDiabetes mellitus-tip 2Egzersiz+6
Ebru Özüdoğru
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Erkek sporcularda kaslılık dürtüsünün benlik saygısını belirleyici rolünün incelenmesi

Bu araştırma Türkiye'deki erkek sporcuların beden imajı memnuniyetsizliklerine bağlı benlik saygısı düzeylerini ve bu durumun kaslılıkla olan ilişkisini değerlendirebilmek için mevcut çalışmanın yapılması hedeflenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu, 2020-2021 sezonunda aktif spor yaşamını sürdüren 320 erkek sporcunun gönüllü katılımıyla gerçekleşmiştir. Araştırma kapsamına göre araştırmaya katılan katılımcılara ulaşılabilirlik durumu düşünülmüş ve araştırma grubunun seçimi kolay ulaşılabilir örneklem tekniğine göre seçilmiştir (Yıldırım ve Şimşek, 2011). Araştırmanın verileri, "Kişisel Bilgi Formu", ''Kaslılık Dürtüsü Ölçeği'' ve "Benlik Saygısı Ölçeğinin yer aldığı formlar aracılığıyla toplanmıştır. Ölçeklerden elde edilen verilerin istatistiksel analizi için SPSS 22.0 bilgisayar paket programı kullanılmıştır. Uygulama sonucunda veri setleri tek tek incelenerek hatalı ve eksik doldurulan ölçekler araştırmadan çıkarılmıştır. Araştırma veri setinde yer aldığı belirlenen uç değerlere sahip veriler analiz dışı bırakılarak, analizler yapılmıştır. Araştırma sonuçları incelendiğinde benlik saygısı, kaslılık odaklı tutumlar ve kas geliştirici davranışlar alt boyutlarının beden kitle indeksi ile istatistiksel açıdan anlamlı bir farklılık olmadığı, ilişkisel bağlamda oluşturulan regresyon analizi incelendiğinde ise erkek sporculara ait benlik saygısı puanları ile kasılık dürtüsü alt boyutlarından kas geliştirici davranışlar alt boyutuyla anlamlı bir ilişki bulunmuştur.

Beden imajıBenlik saygısıDürtü+4
İrem Özgen
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Educational Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin uyguladıkları liderlik stillerinin öğrencilerin spor karakterleri üzerine etkisinin incelenmesi

Beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin uyguladıkları liderlik stillerinin öğrencilerin spor karakterleri üzerine etkisinin incelenmesine yönelik yapılan bu çalışma, karma yöntem modellerinden açımlayıcı sıralı desen kullanılarak ortaya konulmuştur. Araştırmanın nicel kısmında; çalışma evrenini, 2020-2021 eğitim-öğretim yılında Antalya merkez ilçeleri (Kepez, Muratpaşa, Konyaaltı, Aksu, Döşemealtı) özel ve devlet ilköğretim kurumlarında eğitim-öğretime katılan öğrenciler ve beden eğitimi ve spor öğretmenleri oluşturmaktadır. Çalışmanın örneklemini, 2020-2021 eğitim-öğretim yılında Antalya merkez ilçelerinde özel ve devlet ilköğretim kurumlarında eğitim-öğretime katılan 1929 (n=1001 kadın, n=928 erkek) öğrenci ve 224 (n=104 kadın, n=120 erkek) beden eğitimi ve spor öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada nicel verilerin toplanması için; öğretmen ve öğrencilerden kişisel bilgi formu, öğretmenlerden Öğretmen Liderlik Stilleri Ölçeği ve öğrencilerden Spor Karakter Ölçeğinden yararlanılmıştır. Nicel verilerin analizi yapılmadan önce verilere normal dağılım testi uygulanmıştır. Normal dağılım gösteren iki bağımsız değişken için parametrik testlerden T testi ve ikiden fazla bağımsız değişken için ise tek yönlü varyans analizi Anova testlerinden yararlanılmıştır. Araştırmada oluşturulan modellerin test edilebilmesi içinde yapısal eşitlik modellemesi (YEM)' den faydalanılmıştır. Araştırmanın nitel kısmında ise, çalışma grubunu 2020-2021 eğitim-öğretim yılında Antalya merkez ilçeleri özel ve devlet ilköğretim kurumlarında eğitim-öğretime katılan 224 (n=104 kadın, n=120 erkek) beden eğitimi ve spor öğretmeni oluşturmaktadır. Çalışma gurubu, amaçlı örnekleme yaklaşımlarından ölçüt örnekleme yöntemi ile belirlenmiştir. Araştırmanın nitel verilerine yarı yapılandırılmış görüşme tekniği ile ulaşılmıştır. Çalışmada nitel verilerden çıkarımlar yapılmak üzere içerik analizi tekniğinden yararlanılmıştır. Genel olarak; beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin uyguladıkları liderlik stillerinin öğrenci spor karakterleri üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir etkisinin bulunmamasının yanı sıra, beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin farklı liderlik stilleri öğrencilerin spor karakterlerini farklı şekillerde etkilemektedir. Beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin, öğrenciler üzerinde spor karakteri oluşturmada en etkili ve en etkisiz liderlik stili durumu da öğrencilerin özelliklerine bağlı olarak değişmektedir. Bu noktadan hareket edildiğinde beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin sabit bir liderlik stili yerine mevcut durumlara (öğrenci ve eğitim durumları) göre liderlik stilleri belirlemesi gerekliliği ortaya çıkmıştır. Diğer yandan, otoriter liderlik stilinden uzak durması gerekmektedir. Beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin kullanacakları liderlik tarzını belirlemekte tereddüt etmeleri halinde, beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin yarı demokratik liderlik stilini tercih etmeleri sonucunda öğrencilerin spor karakterleri üzerinde daha olumlu sonuçlar elde edebilecekleri sonucuna varılmıştır.

Beden eğitimiBeden eğitimi ve spor dersiKarakter+5
Adem Bektaş
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Educational Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Futbolda farklı saha zeminlerinin kas hasarı üzerine etkisi

Bu çalışmanın amacı, futbolda farklı saha zeminlerinin kas hasarı üzerine olan etkisinin incelenmesidir. Bu çalışma, ortalama yaşları 21,63±1,11 yıl, boyları 179,26±5,78 cm, vücut ağırlığı 73,73±9,14 kg ve antrenman yaşları 9,47±1,89 yıl aralığında olan 19 aktif erkek futbolcu ile gerçekleştirilmiştir. Kas hasarının tespitinde, kreatin kinaz (CK), laktat dehidrogenaz (LDH), aspartat aminotransferaz (AST) ve troponin T (TnT) antrenman öncesi, antrenman sonrası, antrenmanın 24 ve 72 saat sonrası olmak üzere hem çim zeminde hem suni zeminde yapılan antrenmanlar sonucunda sporculardan toplamda sekiz kez kan alınarak saha zeminine bağlı antrenmanda oluşan kas hasarı değerlendirilmiştir. Yapılan ölçümler sonucunda elde edilen verilerin normal dağılıp dağılmadığını belirlemek için yapılan Shapiro-Wilk normallik testine göre veriler normal dağılım göstermediğinden grupların karşılaştırılması için Non-Parametrik Friedman's testi kullanılmıştır. Çalışmada zaman faktörünün dört seviyesi ve zemin faktörünün iki seviyesi mevcuttur. Faktörlerin seviye ortalamaları farklılıklarının belirlenmesinde Bonferroni Post-Hoc testi kullanıldı. Bu nedenle iki farklı zeminde aynı zamanlarda alınan kan örneklerinin karşılaştırılması için Non-Parametrik Mann-Whitney U testi kullanılmıştır. Tüm istatistiksel hesaplamalar Windows için yazılmış SPSS 26 paket programı kullanılarak yapılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre, LDH, AST, CK ve TnT seviyelerinde kendi içinde hem çim zeminde hem de suni zeminde zaman aralıklarında anlamlı bir farklılık gözlenmiştir (p<0.05). Zeminler, zaman aralıkları içinde, birbirleriyle karşılaştırıldıklarında LDH bakımından 24 saat sonraki değerlerinde ve TnT için antrenman öncesi ve 72 saat sonraki değerlerinde anlamlı bir farklılık gözlenmişken (p<0.05), diğer zamanlar arasında anlamlı bir farklılık gözlenmemiştir (p>0.05). Sonuç olarak; antrenmanlardan sonra futbolcularda kas hasarı meydana gelmekte fakat zemin değişkenine göre genelde anlamlı farkların oluşmadığı gözlenmiştir.

FutbolFutbol sahalarıFutbolcular+4
Aydın Karabulak
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin fiziksel aktiviteye yönelik tutumları ile mutluluk yönelimleri ilişkisi üzerine bir araştırma

Bu araştırma ortaokul öğrencilerinin fiziksel aktiviteye yönelik tutumları ile mutluluk yönelimleri arasındaki ilişkiyi ortaya çıkarmayı amaçlamaktadır. Araştırmanın örneklemini Doğu Anadolu Bölgesinde yer alan Bitlis ve Ağrı ilindeki farklı ortaokullarda öğrenim gören 210' u erkek (%45,8), 249'u kız (%54,2) olmak üzere toplam 459 ortaokul öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırma, ilişkisel analiz tekniğine dayalı betimsel bir araştırma olarak tasarlanmıştır. Verileri toplamak amacıyla Yıldızer, Korur, Yüksel ve Demirhan (2019)'nın geliştirdiği "Fiziksel Aktiviteye Yönelik Tutum Ölçeği" ve Peterson, Park, & Seligman (2005) tarafından geliştirilen, Sarıçam, Canatan (2015)'ın Türkçeye uyarladığı "Mutluluk Yönelimleri Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırma verilerinin analizinde SPSS 22.0 paket programı kullanılmıştır. Araştırmaya ilişkin veri analizi işlemi için ilk önce çarpıklık ve basıklık değerleri hesaplanmıştır. Bu değerlerin -2 ile +2 arasında değer aldığından dolayı verilere yönelik parametrik test teknikleri kullanılmıştır. İki bağımsız değişkenin karşılaştırılması için bağımsız örneklem t testi ikiden fazla bağımsız değişkenin karşılaştırılması için ise tek yönlü varyans analizi Anova kullanılmıştır. Verilerin arasındaki ilişkinin yönünü ve şiddetini ölçebilmek için ise Pearson Korelasyon analizi kullanılmıştır. Ayrıca araştırmaya ait değişkenlere ilişkin tanımlayıcı istatistik bulgularına yer verilmiştir. Yapılan analizler sonucunda; araştırmaya katılan öğrencilerin vermiş oldukları cevaplara göre, fiziksel aktiviteye yönelik tutum ölçeğinin aile aylık gelir düzeyi değişkenine göre, mutluluk yönelimleri ölçeğinin ise, sınıf, anne eğitim durumu değişkenlerine göre toplam puanlarında anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Yine cinsiyet, sınıf, anne eğitim durumu, baba eğitim durumu ve aile aylık gelir düzeyi değişkenlerine göre, fiziksel aktiviteye yönelik tutum ölçeğinin sevgi, sosyalleşme ve fayda alt boyutlarında, mutluluk yönelimleri ölçeğinin hayatın anlamı, hayattan keyif alma ve hayat meşguliyeti alt boyutlarında anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Ayrıca yapılan korelasyon analizine göre, öğrencilerinin fiziksel aktiviteye yönelik tutumları ile mutluluk yönelimleri arasında orta derecede pozitif yönlü anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Sonuç olarak ortaokul öğrencilerinin fiziksel aktiviteye yönelik tutumlarının mutluluk yönelimleri ile olumlu bir ilişki içerisinde olduğu söylenebilir.

Fiziksel aktiviteMutlulukOrtaokul öğrencileri+1
Onur Çuvalcı
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Orta düzeyde aktif genç erkeklerde yüksek şiddetli interval antrenmanın temel motorik özellikler üzerine etkisi

Bu çalışmanın amacı orta düzeyde aktif genç erkeklerde 8 hafta süre ile uygulanan yüksek şiddetli interval antrenman programının seçili motorik özelikler üzerine etkisini incelenmesidir. Bu doğrultuda çalışmaya haftada 6 gün düzenli antrenman yapan 18-21 yaşları arasında 13'ü deney 12'si kontrol grubu olmak üzere toplam 25 erkek sporcu gönüllü olarak katılmıştır. Deney grubunda yer alan 13 sporcu 8 hafta boyunca haftada 6 gün dahil oldukları normal antrenman programına ilaveten Tabata protokolüne göre 20 sn. çalışma 10 sn. dinlenme esasına dayalı kalistenik, pliometrik direnç egzersizlerinden oluşan 8 intervallik seriyi haftada 3 gün uygulamışlardır. Kontrol grubu ise 8 hafta boyunca haftada 6 gün dahil oldukları normal antrenman programı haricinde herhangi bir fiziksel antrenmana katılmamışlardır. Katılımcıların esneklik, anaerobik güç, aerobik dayanıklılık, sürat ve çeviklik ölçümleri 8 hafta ara ile ön test ve son test şeklinde gerçekleştirilmiştir. Araştırma verilerinin analizi için SPSS (ver. 22) paket programı ve Jamovi (ver. 1.8.0) paket programı, etki büyüklüğü orman grafiğinin oluşturulmasında ise Excel (Microsoft Company Ver. 16.0) paket programından yararlanılmıştır. Uygulanan tüm analizlerde istatistiksel anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak kabul edilerek %95 güven aralığı ile analizler gerçekleştirilmiştir. Sonuç olarak, grup içi karşılaştırmalarda VO2 Max, 30 m. sprint, esneklik, çeviklik, dikey sıçrama parametrelerinde her iki grupta da istatistiksel olarak anlamlı iyileşmeler görülmüştür. Vücut ağırlığı, zirve güç ve ortalama güç parametrelerinde ise sadece deney grubunda istatistiksel olarak anlamlı iyileşmeler görülmüştür. Gruplar arası karşılaştırmalarda ise VO2 Max ve çeviklik performans parametrelerinde deney grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar görülmüş, diğer parametrelerde istatistiksel açıdan anlamlı bir farklılığa rastlanmamıştır.

AntrenmanErkeklerMotor beceriler+4
Ali Kürşat Tezel
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Beden eğitimi öğretmenlerinin ötekileştirme ve soyutlanma durumlarının incelenmesi ve sebeplerinin belirlenmesi

Bu araştırmanın amacı, beden eğitimi öğretmenlerinin ötekileştirme ve soyutlanma durumlarının incelenmesi ve sebeplerinin belirlenmesidir. Araştırmada karma yöntem araştırmalarından açımlayıcı sıralı desen kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu nicel araştırma bölümünde 87 beden eğitimi öğretmeni, nitel araştırma bölümünde ise bu 87 kişiden seçilen 11 beden eğitimi öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri nicel ve nitel olmak üzere iki farklı şekilde toplanmıştır. Nicel veriler "Beden Eğitimi-Ötekileştirme ve Soyutlanma (BEÖSÖ) Ölçeği" ile nitel veriler ise yarı yapılandırılmış görüşmeler ile toplanmıştır. Araştırmada nicel verilerin analizinde SPSS programı kullanılmıştır. Analiz teknikleri olarak ise t-testi ve ANOVA testleri kullanılmıştır. Nitel verilerin analizinde ise betimsel analiz tekniği kullanılmıştır. Nicel bulgulara bakıldığında, araştırmaya katılan beden eğitimi öğretmenlerinin düşük düzeyde ötekileştirme ve soyutlanma düzeyine sahip oldukları söylenebilir. Ayrıca beden eğitimi öğretmenlerinin ötekileştirme ve soyutlanma düzeylerinin; cinsiyete, medeni duruma, mesleki tecrübe yılına, görev yaptıkları görev yerine, yaşlarına, eğitim durumlarına ve idari görev yapıp yapmadıklarına göre farklılaşmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Ötekileştirme ve soyutlanma düzeyleri yüksek çıkan öğretmenlerle yapılan görüşme sonuçlarına göre ise; öğretmenlerin ötekileştirme sebepleri olarak; derse önem verilmemesi ve kültürel sebepleri belirtikleri sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenlerin soyutlanma sebepleri olarak ise zümre davranışları, fiziki soyutlanma, beden eğitimi dersine önem verilmemesi ve ders dışı aktivitelere destek verilmemesi gibi sebepleri belirtikleri bulgusuna ulaşılmıştır.

Beden eğitimiBeden eğitimi ve spor dersiSoyutlama+2
Gökhan Taş
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı yüksek şiddetli interval antrenman protokollerinin aerobik ve anaerobik performans üzerine etkisi

Bu çalışmanın amacı futbol antrenörlerinin ve kondisyonerlerin öncelikli hedefleri arasında yer olan ve geliştirilmesi için uzun bir süreye ihtiyaç duyulan aerobik ve anaerobik performansın kısa sürede iyileştirilmesi için alternatif yöntemler aramak ve literatüre katkı sağlamaktır. Bu doğrultuda çalışmaya Antalya ilinde farklı futbol kulüplerinde aktif olarak futbol oynayan; yaz sezonunda haftada 5 gün düzenli antrenman yapan; 18-22 yaş aralığında 22 erkek futbolcu katılmıştır. Araştırmaya dahil olan futbolcular randomize bir şekilde iki gruba ayrılmıştır. Gruplara ayrılan futbolculara hangi antrenman protokolüne dahil olduklarına yönelik bilgi verilmemiş ve tek taraflı bir körleme yöntemi uygulanmıştır. Bu futbolculardan 11'i Gibala protokolü ile yüksek şiddetli interval antrenman yaparken, diğer 11 futbolcu Tabata protokolüne göre yüksek şiddetli interval antrenman gerçekleştirmişlerdir. Katılımcıların esneklik, dikey sıçrama, çeviklik, 30 m. sprint, aerobik dayanıklılık, ve anaerobik dayanıklılık ölçümleri 6 hafta ara ile ön test ve son test şeklinde gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın normallik dağılımı kontrolleri, grup içi ve gruplar arası karşılaştırmalarında SPSS 22.0 paket programı, araştırma çıktılarının etki büyüklüklerinin tespitinde R programlama dilinin effsize paketi ve etki büyüklüğü orman grafiğinin oluşturulmasında ise Excel 16.0 (Microsoft Company) paket programından yararlanılmıştır. Uygulanan tüm analizlerde istatistiksel anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak kabul edilerek %95 güven aralığı ile analizler gerçekleştirilmiştir. Sonuç olarak, grup içi karşılaştırmalarda esneklik, çeviklik, dikey sıçrama, 30 m. sprint, aerobik dayanıklılık ve anaerobik dayanıklılık belirteçlerinden zirve güç parametrelerinde her iki grupta da istatistiksel olarak anlamlı iyileşmeler görülmüştür. Ortalama güç parametresinde ise sadece Gibala antrenman grubunda istatistiksel olarak anlamlı iyileşmeler görülmüştür. Gruplar arası karşılaştırmalarda ise performans parametrelerinin tamamı benzerdir. İstatistiksel açıdan anlamlı fark yoktur. Tabata ve Gibala yüksek şiddetli interval antrenman programlarının futbolcuların fiziksel ve fizyolojik parametrelerinin kısa sürede geliştirilmesinde etkili olabileceği söylenebilir.

Aerobik güçAnaerobik güçAntrenman+3
Akın Aykın
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Educational Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin, eğitlence açık alan rekreatif etkinliklere katılımının çevre tutumu üzerine etkisinin incelenmesi (Sakarya ili örnek çalışma)

Bu çalışmanın amacı Ortaokul öğrencilerinin, eğitlence açık alan rekreatif etkinliklere katılımının çevre tutumu üzerine etkisinin incelenmesi (Sakarya İli Örnek Çalışma) ve duyarlılık düzeylerindeki farkın belirlenmesidir. Çevre duyarlılığı tüm toplumu ilgilendiren, etkileri gelecek nesilleri ve belki de tüm dünyayı etkileyebilecek bir olgudur. Literatür çevre duyarlılığı ve çevre ile ilgili eğitimler arasında direkt bir ilgi olduğunu ortaya koymaktadır. Bu eğitimler çocukların bilişsel (bilmek, anlamak, algılamak, farkında olmak), duyuşsal (duygular ile alakalı olan kızgınlık, hoşlanma ve üzülme gibi) ve psikomotor (koordinasyon yani birden fazla organın aynı anda birlikte çalışmasını gerektiren vücut, kas, zihin ve yapılacak iş arasındaki eşgüdüm) öğrenme alanlarına hitap eder. Çocuklarda bu değerlerin oluşması, çevre koruma ve çevre dostu davranışların gösterilmesi anlamına gelir. Gelecekte çocuklarımıza yaşanılabilir bir dünya ile her açıdan daha nitelikli bir hayat bırakmak için, çevre koruma eğitimleri desteklenmelidir. Çalışmaya 2021-2022 eğitim ve öğretim yılı içerisinde Sakarya ili Serdivan İlçesi Mehmet Sadık Eratik Ortaokulunda öğrenim gören 110 denek gönüllü olarak katılmıştır. Deney grubunu oluşturan öğrenciler birbirinden farklı açık alan rekreatif etkinliğe, toplam 24 (12 si teorik ve 12 si uygulamalı), 12 hafta boyunca haftada birer kez (bir teorik ve bir uygulama) olacak şekilde, katılmıştır. Teorik dersler 1 saat, uygulamalı dersler 2 saat olacak şekilde verilmiş, teorik derslerde sadece o hafta uygulanacak etkinliğe ilişkin tanıtım, güvenlik ve hareket tarzlarına ilişkin bilgiler verilmiştir. Verileri toplamada araç olarak, "Kişisel Bilgi Formu" ve toplam dört alt boyutu olan '' Ortaokul Öğrencilerine ilişkin Çevresel Tutum Ölçeği" ön test ve son test şeklinde uygulanmıştır. Verileri analiz etmede ise, SPSS 23 programı kullanılmıştır. Araştırmada iki bağımsız grup arasındaki karşılaştırılmalar için t-testi ve ön ve son test karşılaştırmaları için ise paired sample t test analizleri kullanılmıştır. İstatistiksel analizler neticesinde deney grubunun son testindeki davranış alt boyutu, düşünce alt boyutu, duygu alt boyutu, eylemde bulunmaya isteklilik ile çevresel duyarlılık puanlarının ön test sonuçlarına göre istatistiksel açıdan anlamlı bir şekilde çoğaldığı belirlenmiş ancak kontrol grubunda herhangi bir farklılık görülmemiştir. (p<0,05). Sonuç itibariyle, ortaokul öğrencilerine uygulatılan ve 12 hafta süresince devam eden açık alan çeşitli rekreatif etkinliklerin çevresel duyarlılıkları üzerinde etkisinin varlığından söz edilebilir. Anahtar Kelimeler: Açık Alan Rekreasyonu, Çevre Tutumu, Eğitlence, Rekreasyon

Açık alanlarEğitlenceOrtaokul öğrencileri+5
Murat Şen
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Educational Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Spor Bilimleri Fakültelerinde öğrenim gören öğrencilerin etik değerlere yatkınlıkları ile akademik kıskançlıkları arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı, spor bilimleri fakültelerinde öğrenim gören öğrencilerin etik değerlere yatkınlıkları ile akademik kıskançlıkları arasındaki ilişkinin incelenmesi ve etik değerler ile akademik kıskançlığın cinsiyet, bölüm ve sınıf düzeyi değişkenlerine göre istatistiksel olarak anlamlı bir fark oluşturup oluşturmadığını belirlemektir. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, Türkiye'nin on bir farklı şehrinde bulunan on bir üniversitenin spor bilimleri fakültelerinde öğrenim gören toplam 745 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri, araştırmacı tarafından hazırlanan "Kişisel Bilgi Formu" ile Kaya (2015) tarafından geliştirilen "Etik Değerlere Yatkınlık Ölçeği" ve Koçak (2019) tarafından geliştirilen "Akademik Kıskançlık Ölçeği" aracılığıyla toplanmıştır. Araştırma sonuçları şöyle özetlenebilir: 1) Etik değerler genel ve alt boyutlarının ortalamalarına bakıldığında spor bilimleri fakültesi öğrencilerinin etik değerlere önem verdikleri görülmektedir. Alt boyutlardan "kendine yönelme" alt boyutunun ifade ettiği akademik kıskançlık "haset" ve "olgunluk" alt boyutlarının ifade ettikleri akademik kıskançlıktan daha yoğun yaşanmaktadır. 2) Araştırmanın bulgusuna göre cinsiyet değişkeni üniversite öğrencilerinin "etik değerlere" yatkınlıklara ilişkin görüşlerinde oldukça etkili olmaktadır. 3) Rekreasyon bölümü öğrencilerinin beden eğitimi bölümü öğrencilerinden daha yüksek puan ortalamasına sahip oldukları ve sadece "kendine yönelme" alt boyutunda rekreasyon bölümü öğrencilerinin hem antrenörlük ve hem de beden eğitimi bölümü öğrencilerinden istatistiki anlamda daha yüksek puan ortalamasına sahip olduğu belirlenmiştir. Öte yandan bölümler arası "etik değerler" genel ortalamasında ve alt boyutlarında anlamlı farklılıklar görülmemiştir. 4) Spor bilimleri fakültelerinde öğrenim gören öğrencilerin "kendine yönelme" alt boyutlunda sınıf düzeyine göre anlamlı farklılık göstermemesine rağmen, "akademik kıskançlık" genel ölçekte "haset" ve "olgunluk" alt boyutlarında anlamlı farklılıklar bulunmaktadır. Bununla birlikte, öğrencilerin Etik Değerlere Yatkınlık Ölçeği'ne ilişkin "genel ölçek", "sevgi", "adalet" ve "iş birliği" alt boyutunda sınıf düzeylerine göre anlamlı farklılıklar göstermektedir. 5) Öğrencilerin etik değerlere yatkınlıkları ile akademik kıskançlıkları arasındaki ilişkinin incelenmesi için yapılan korelasyon analizi sonucuna göre "akademik kıskançlık" genel ve "etik değerlere yatkınlık" genel boyutlarında negatif yönde anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir.

Beden eğitimi ve spor yüksekokullarıEtikEtik değerler+4
Fatma Ağbuğa
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Judo sporunun kinestetik zekâ ve yaşam becerileri üzerine etkilerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, judo sporunun kinestetik zekâ ve yaşam becerileri üzerine etkilerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesidir. Çalışma verileri Türkiye Yıldızlar Judo Şampiyonasında toplanmıştır. Çalışmada veri toplama araçları olarak "Çoklu Zekâ Alanları Değerlendirme Ölçeği" içerisinde yer alan "Kinestetik Zekâ Alanları Değerlendirme Ölçeği" ile "Sporun Yaşam Becerilerine Etkisi Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin analizi, Statical Package For Social Sciences programı ile yapılmıştır. Veriler, frekans, yüzde, aritmetik ortalama, standart sapma, temel belirleyici teknikler ile analiz edilmiştir. Ayrıca iki bağımsız grubun verilerinin karşılaştırılmasında t testi kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre; Judo sporunu yapan sporcuların yaş değişkenine göre yaşam becerileri ölçeğinden aldıkları ortalama puanlar anlamlı bir etkiye sahiptir. Judo sporunu yapan sporcuların kinestestik zekâ ölçeğinden aldıkları ortalama puanlar uluslararası başarı kazanma durumuna göre anlamlı bir farklılık ortaya koymuştur. Sporcuların kinestestik zekâ ve yaşam becerileri ölçeğinden aldıkları ortalama puanlar hem haftalık antrenman saati hem de haftalık antrenman gününe göre anlamlı bir farklılık göstermiştir. Sosyal etkinliklere katılmak, yaşam becerisi üzerinde anlamlı bir etkiye sahiptir. Katılımcıların kinestetik zekâları ve yaşam becerileri arasında orta düzeyde pozitif yönde istatistiksel açıdan anlamlı ilişkiler bulunmuştur. Haftada 21 saat ve 7 gün antrenman yapan katılımcıların kinestetik zekâları ve yaşam becerileri; haftada 4-20 saat ve 3-6 gün arasında antrenman yapan katılımcılara kıyasla daha gelişmiştir ve aradaki bu fark istatistiksel açıdan manidardır. Katılımcıların yaşam becerileri ve kinestetik zekâları; cinsiyet, boy, kilo, judo yapma yılı, milli olması, ulusal başarıları, sosyal etkinliklere katılımı, sanal ortamda ve TV başında geçirdiği süre, baba-anne eğitim durumu ve akademik başarı düzeylerine göre istatistiksel açıdan anlamlı bir farklılık göstermemiştir. Sonuç olarak; judo sporu bireylerin kinestetik zekâ ve yaşam becerileri üzerine olumlu katkı sağladığı söylenebilir. Bunun yanında bu katkının çeşitli faktörlere göre değişkenlik gösterebilmektedir. Anahtar Kelimeler: Judo, Kinestetik Zekâ, Spor, Yaşam Becerileri

Bedensel kinestetik zekaBireysel sporlarJudo+6
Serhat Demir
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Educational Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

8 haftalık propriyosepsiyon antrenmanının çabukluk çeviklik ve ivmelenme üzerine etkisi

8 haftalık propriyosepsiyon antrenmanının çeviklik, çabukluk ve ivmelenme üzerine etkisinin belirlenmesi amacıyla yapılan bu çalışmaya, yaş ortalaması 23,46 ± 2,57 yıl olan 13 beden eğitimi ve spor yüksekokulu erkek öğrencisi deney gurubu olarak katılmıştır. Yaş ortalaması 22,386 ± 1,56 yıl olan 13 beden eğitimi ve spor yüksekokulu erkek öğrencisi ise kontrol gurubu olarak katılmıştır. Bu çalışmada kullanılan propriyosepsiyon antrenman programı literatür taraması yapılarak çalışmalarda kullanılan egzersiz programlarından uyarlanmıştır. Propriyosepsiyon geliştirmeye yönelik antrenman programında anterior/posterior, lateral/medial ve saat yönü-ters saat yönünde çok yönlü hareketli eğimli denge tahtası kullanılmıştır. Sekiz haftalık Antrenman programı, günde 5 dk ısınma, 20 dk propriyosepsiyon antrenman programı ve 5 dk soğuma bölümünden oluşmakta olup toplam 30 dk ve haftada 3 gün uygulanmıştır. Çabukluk ilk 5 metre, ivmelenme 10 ve 15 metre ve çeviklik T testi ile değerlendirilmiş olup, ölçümler öntest ve sontest olarak elde edilmiştir. Deney gurubu için, antrenman öncesi ve sonrası, 5 metre çabukluk, 10 metre ivmelenme, 15 metre ivmelenme ve çeviklik değerleri sırasıyla 1,09±0,05 sn ve 1,03±0,05 sn, 1,92±0,11 sn ve 1,80±0,11 sn, 2,61±0,12 sn ve 2,48±0,08 sn, 10,69±0,64 sn ve 10,13±0,35 sn olarak tespit edilmiştir. Çabukluk, ivmelenme ve çeviklik değerleri deney gurubu bakımından karşılaştırıldığında, anlamlı bir farklılık olduğu bulunmuştur (P<0,05). Kontrol gurubu için, antrenmanı öncesi ve sonrası, 5 metre çabukluk, 10 metre ivmelenme, 15 metre ivmelenme ve çeviklik değerleri sırasıyla 1,05±0,08 sn ve 1,04±0,05 sn, 1,88±0,05 sn ve 1,89±0,08 sn, 2,53±0,11 sn ve 2,52±0,12 sn, 10,26±0,54 sn ve 9,97±0,34 sn olarak tespit edilmiştir. Çabukluk, ivmelenme ve çeviklik değerleri kontrol gurubu bakımından karşılaştırıldığında, anlamlı bir farklılık bulunamamıştır (P>0,05). Sonuç olarak, 8 haftalık proprosepsiyon antrenmanının çabukluk, ivmelenme ve çeviklik özelliklerini geliştirdiği bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Proprosepsiyon, çeviklik, çabukluk, ivmelenme.

AntrenmanHızKas kuvveti+2
Cengiz Taşkın
Fırat University · Institute of Health Sciences
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

Beden eğitimi öğretmenlik alan bilgisi testinin seçili değişkenler açısından analizi

Bu çalışmanın amacı; öğretmen adaylarının Beden Eğitimi Öğretmenlik Alan Bilgisi Testinin Seçili Değişkenler Açısından tespit etmektir. Bu araştırma, Beden Eğitimi Öğretmenlik Alan Bilgisi Testinin seçili değişkenler ile ilişkisinin incelenmesinde karma araştırma modellerinden yakınsayan paralel desen modeline göre yürütülmüştür. Araştırmada yer alan çalışma grubu 2020-2021 ve 2021-2022 eğitim ve öğretim yılında Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi, Spor Bilimleri Fakültesi, Beden eğitimi ve spor öğretmenliği bölümünde öğrenim gören 73 Kadın, 111 Erkek olmak üzere toplamda 184 son sınıf öğrencisinden oluşmuştur. Beden eğitimi öğretmen adaylarının sınava yönelik görüşlerinin tespitinde nicel veri toplama aracı olarak Beden Eğitimi Öğretmenlik Alan Bilgisi Testi anketi kullanılmıştır. Nitel verilerin toplanması esnasında; araştırmanın ÖABT yönelik algılarının tespit edilmesinde görüşme (mülakat) tekniğine, diğer nitel alt problemlerde doküman incelemesi tekniğine göre süreç yürütülmüştür. Beden Eğitimi Öğretmenlik Alan Bilgisi Testinin seçili değişkenler açısından analiz edilmesinde betimsel istatistiklere göre veriler analiz edilmiştir. Nitel verilerin çözümlenmesinde; görüşme (mülakat) formu ve ek sorulardan oluşan veriler kodlara göre tanımlanmış, kodlar birleştirilerek temalar oluşturulmuş ve son aşamada bulgular yorumlanmıştır. Diğer alt problemlerin analiz edilmesinde, Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği Bölümü Öğrencilerinin Alan Bilgisi Testi soru oranları ile Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenlik Lisans Programı ders saatleri ile Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği Bölümü ders içerik tanımları ve ÖABT soru içerik tanımları kod kabul edilmiş, bu kodlar önceden tespit edilen kategori ve sonrasında temalara yerleştirilerek son aşamada yorumlanmıştır. ÖABT soruların alt başlıklara göre soru oranlarının dağılımının analizinde 2021 Kamu Personel Seçme Sınavı (KPSS) Kılavuzu A Grubu ve Öğretmenlik Kılavuzundan yararlanılmıştır. ÖABT'de yer alan Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenlik Lisans Programı ders saatlerinin program içerisinde yer alma oranlarının hesaplanmasında ders adları ve program içerisinde gösterilme oranları yüzde olarak hesaplanmıştır. Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenlik Lisans Programı Ders Saatlerinin ÖABT'de yer alan ders saatleri açısından program içerisinde yer alma oranlarının hesaplanmasında Yüksek Öğretim Kurumu Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği Lisans Programından yararlanılmış ve analizinde Microsoft Office Excel 2019 kullanılmıştır. Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenlik Lisans Programı ders içerik tanımları ile ÖABT soru içerik tanımlarının uyum düzeyinin tespit edilmesi aşamasında, ilk aşamada Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenlik Lisans Programı ders içerik tanımlarından ve ÖABT soru içerik tanımlarından anahtar kelimeler yoluyla kodlar oluşturulmuştur. İkinci aşamada oluşturulan kodlar önceden tespit edilen alan bilgisinden 16 ders ve alan eğitiminden 3 ders başlığındaki temalara ve sonrasında Alan Bilgisi Testi 16 ve alan eğitiminden 3 ders başlığındaki temalar Alan Bilgisi Testi kategorileri ile bağıntılı kodlarda bu kategorilere yerleştirilerek yorumlanmıştır. Betimsel analiz aşamasında nitel veri analizi programı olarak MAXQDA 2020 paket programı kullanılmıştır. Araştırma problemini oluşturan "Beden Eğitimi Öğretmenlik Alan Bilgisi Testinin Seçili Değişkenler Açısından Analizi" çalışmasında nicel veriler ve nitel veriler ayrı ayrı olarak analiz edilmiş ve elde edilen verilerin birleştirilmesi yakınsayan paralel karma desen yapısına ve veri analiz aşamalarına uygun olarak gerçekleştirilmiştir. Alan Eğitimi testindeki Beden Eğitimi ve Spor Öğretim Programları, Beden Eğitimi ve Spor Öğretimi, Beden Eğitimi Spor Öğrenme ve Öğretim Yaklaşımları derslerinin 2022 ÖABT yer alan soru sayısı ve 2022 ÖABT kılavuzdaki soru dağılım oranı ilişkisinin uyumlu olduğu tespit edilmiştir. Nicel boyuta ait bulgularda ÖABT'nin KPSS'den önce yapılması gerektiği, ÖABT'nin nitelikli bir öğretmen seçmede gerekli bir sınav olduğu ve sınav içeriğinin gelecek zamanlarda değişeceği yönünde beklentilerinin sebebi olarak nitel boyuta ait sınav içeriği kategorisinden elde edilen bulgular ışığında, sınavın yeni olmasından kaynaklanan öğretim elemanlarının rehberlik yapmalarının ve öğretmen adaylarının hazırlık sürecinin olumsuz etkilendiği ve ayrıca soruların net olmamasından kaynaklanan ÖABT yer alan bazı derslerin zorluk derecesinde farklılık olması, soru içeriklerinin kaynaktan kaynağa değişmesi yönünde düşünceleri ile ilişkilendirilebilir. Araştırmanın nicel boyutunda ÖABT 'ye yönelik olarak öğretim elemanlarının bilgilendirme, derslerde ÖABT sorularına yer verme ve sınav kaygısı yaşayan öğretmen adaylarına rehberlik yapmalarının önemi vurgulanmıştır. Nitel boyut incelendiğinde içerik yetersizliği kategorisinde katılımcılar bu durumu; öğretim elemanlarınca ÖABT sorularına yer verilirken sınavın yapısı, hangi dersleri kapsadığı, soru sayısı ve süresi konularında bilgilendirmenin sınav başarılarına olumlu katkı sağlayacağı düşünülürken bu yönlendirme için sadece belli öğretim elemanlarınca çalışma yapıldığı, diğer öğretim elemanlarınca ise talep olması durumda sınav kaygılarına yönelik bilgi, kaynak ve ek ders konularında destek sundukları sonucuna ulaşılmıştır. Nicel boyut incelemesinde aynı zamanda ÖABT'nin öğretmen adaylarının alan bilgisini ölçmede tam anlamıyla yeterli bir sınav olmadığına ek olarak hem lisans eğitimlerini hem de öğretmen adaylarının kendilerini sınav için kısmen yeterli görmeleri nedeniyle dershane, özel ders ve kaynak kitaplara ihtiyaç duydukları sonucuna ulaşılmıştır. Nitel boyuta bu durumun nedeni incelendiğinde katılımcıların; ÖABT'nin alan bilgisini ölçmede yetersizliğini teorik bir sınav olmasına, sınavın iptal ya da hatalı sorular barındırmasına, ders içerikleri ile sınavın uyumlu olmamasına, aldıkları lisans eğitiminin yetersizliğini notların şişirilmesine, eğitimlerinin ilk yıllarında alınan derslerin tekrar edilmemesine, seçmeli derslerin sayısının artırılarak ÖABT uyumlu hale getirilmemesinden dolayı lisans eğitimi sürecinde ve sonrasında ÖABT hazırlık amacıyla öğretmen adaylarının takviye eğitim almaya ihtiyaç duymaları ile ilişkilendirdikleri düşünülebilir. Beden Eğitimi ÖABT soru içerikleri ile Beden Eğitimi Öğretmenlik Lisans program ders içeriklerinin uyumlu olduğu, 2022 Beden Eğitimi ÖABT kılavuzunda belirtilen alan bilgisi ve alan eğitimi sınav başlıklarının soru dağılımı ile Beden eğitimi ÖABT'de yer alan derslerin, Beden Eğitimi Öğretmenlik Lisans programı içerisindeki dağılım oranlarının uyumlu olduğu tespit edilmiştir. Bu bilgiler doğrultusunda ÖSYM'nin Beden eğitimi ÖABT ile Beden Eğitimi öğretmenlik Lisans programı arasındaki soru içeriği ve dağılımını dikkate aldığı söylenebilir. Anahtar kelimeler: Beden Eğitimi öğretmenlik, Beden Eğitimi Öğretmenlik Alan Testi, Lisans programı, Öğretmen Atama Süreci, Öğretmenlik Yeterliği.

Başarı testleriBeden eğitimiGörev atama+4
Ferhat Çakır
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Lise öğrencilerinin beden eğitimi ve spor dersi değer yönelimlerinin incelenmesi

Bu araştırmada, lise öğrencilerinin beden eğitimi ve spor dersi değer yönelimlerine yönelik bir genel tarama yapılmış ve nicel araştırma modeli kullanılmıştır. Çalışmaya, Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı okullarda eğitim gören 9., 10., 11. ve 12. sınıf öğrencileri arasından toplamda 455 öğrenci dahil edilmiştir. Öğrencilerin değer algılarını ölçmek için Kangalgil ve diğerleri (2021) tarafından geliştirilen "Beden Eğitimi ve Spor Dersi Değerler Eğitimi Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin analizinde istatistik paket programları kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, öğrencilerin beden eğitimi ve spor dersi değerleri üzerinde yaş değişkeninin anlamlı bir etkisi olduğu görülmektedir. Yardımseverlik, öz denetim ve dostluk boyutlarında anlamlı değişimler bulunmuştur. Yardımseverlik boyutunda, 15 yaş grubu öğrencilerinin diğer yaş gruplarına göre daha düşük sayısal değerlere sahip olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, sınıf düzeyinin öğrencilerin beden eğitimi ve spor dersi değerleri üzerinde anlamlı bir etkisi olduğu görülmektedir. Dostluk boyutunda, 9. sınıf öğrencilerinin 12. sınıf öğrencilerine göre daha düşük sayısal değerlere sahip olduğu belirlenmiştir. Anne eğitim düzeyinin öğrencilerin beden eğitimi ve spor dersi değerleri üzerinde anlamlı bir etkisi olduğu da araştırma sonuçlarına yansımıştır. Öz denetim boyutunda, ortaokul mezunu annelere ait sayısal değerlerin lisans mezunu annelere ait sayısal değerlerden anlamlı bir şekilde yüksek olduğu tespit edilmiştir. Bu bulgular, lise öğrencilerinin beden eğitimi ve spor dersi değer yönelimlerinin yaş, sınıf düzeyi ve anne eğitim düzeyi gibi faktörlerle ilişkili olduğunu göstermektedir. Bu araştırmanın sonuçlarına dayanarak, gelecekte yapılacak araştırmaların bu faktörleri daha ayrıntılı bir şekilde incelemesi ve diğer değişkenlerle ilişkilerini anlamaya yönelik çalışmalar yapması önerilebilir. Anahtar Kelimeler: Beden Eğitimi ve Spor Dersi, Değer, Yardımseverlik, Öz Denetim, Dostluk.

Beden eğitimiBeden eğitimi ve spor dersiDeğer yönelimi+4
Tolga Muti
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Akıllı telefonlar ile uygulanan dikey sıçrama testlerinin geçerlik ve güvenirliğinin belirlenmesi

Bu araştırmanın amacı, dikey sıçrama becerisinin, akıllı telefonlarda bulunan uygulamalar aracılığı ile yapılan ölçümlerinin geçerlik ve güvenirlik düzeyinin belirlenmesidir. Araştırmanın çalışma grubunu, yaşları 18-25 arasında olan 42 (10 kadın, 32 erkek) sporcu ve 37 (21 kadın, 16 erkek) sedanter, toplam 79 kişi oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak: Jumpmetre, Smart/speed jump, Jumpster (telefon) ve Myjump (telefon) testleri olmak üzere 4 farklı yöntem kullanılmıştır. Her bir ölçüm 2 kez tekrar edilmiş ve ölçümler arasında 5'er dakikalık dinlenme süreleri verilmiştir. Verilerin çözümlenmesinde; SPSS (Ver.15) analiz programında yer alan tanımlayıcı istatistiksel analizler kullanılmıştır. Shapiro Wilk's testi sonucunda verilerin normal dağıldığı anlaşıldığından karşılaştırma analizleri için parametrik testler tercih edilmiştir. Grup içi karşılaştırmalar için "Paired Sample t Testi", gruplar arası karşılaştırmalar için ise "Independent Sample t Testi" kullanılmıştır. Ayrıca, gruplardan elde edilen test sonuçları arasındaki ilişki katsayılarını belirlemek için Pearson Korelasyon Analizi yapılmıştır. Yanılma düzeyi "α" 0,05 olarak kabul edilmiştir. Elde edilen veriler incelendiğinde; dikey sıçrama testlerinin grup içi karşılaştırma sonuçlarına göre testlerin hiçbirinde 1. ölçüm ile 2. ölçüm arasında istatistiksel olarak anlamlı fark çıkmamıştır. Kadınlarda 4 ölçüm yönteminin 1. ve 2. ölçümleri arasında sadece Smart Jump test sonuçları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark çıkarken (p<0,05) erkekler için 4 ölçüm yönteminin 1. ve 2. ölçüm sonuçları arasında anlamlı bir fark çıkmamıştır. Sporcu ve sedanter grupların grup içi karşılaştırma sonuçlarına bakıldığında sedanter grubun Smart Jump ölçümlerinden elde edilen değerleri arasında istatistiksel olarak anlamlı fark çıkarken (p>0,05) diğer sıçrama testlerinin hiçbirinde 1. ölçüm ile 2. ölçüm sonuçları arasında anlamlı fark çıkmamıştır. Kadın/erkek sporcu ve sedanter katılımcıların 1. ölçüm ile 2. ölçüm skorları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark çıkmamıştır. Yapılan korelasyon analizi sonuçlarına göre katılımcıların gerçekleştirdiği 4 dikey sıçrama testi arasında aynı yönlü ve yüksek ilişki katsayıları bulunmuştur. Ayrıca, Jumpster ile Jumpmetre skorları arasında ve Smart Jump ile Myjump skorları arasında diğer sonuçlara göre çok daha yüksek korelasyonlar olduğu ve bu nedenle Jumpster ölçümlerinin daha çok Jumpmetre ölçümleri ile Myjump ölçümlerinin ise daha çok Smart Jump ölçümleri ile benzeştiği söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Akıllı Telefon, Dikey Sıçrama, Geçerlik, Güvenirlik

Akıllı telefonlarBeden eğitimiDikey sıçrama+3
Özlem Balkıç
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Educational Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Beden eğitimi öğretmen adaylarında akademik başarının yordayıcıları olarak öğrenme yaklaşımlarının ve öğrenme öğretme ortam algılarının incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, güz dönemi lisans eğitim programında yer alan sekiz teorik dersin sınavlarını bahar döneminde Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği bölümü öğrencilerine tekrar uygulayarak akademik başarı puanlarındaki farka göre bilgide kalıcılık düzeylerinin belirlemek ve Öğrenme Yaklaşımları (ÖY) ile Öğretme Öğrenme Ortamı (ÖÖO) algılarının akademik başarıya olan etkisini incelemektir. Araştırmada nedensel ilişkisel model kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği Bölümünde öğrenim gören 128 beden eğitimi öğretmen adayı oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri, Ekinci (2008) tarafından geliştirilen "Öğrenme Yaklaşımları Ölçeği", "Öğretme -Öğrenme Ortamı Ölçeği", "2021-2022 Güz Dönemi Alan ve Meslek Bilgisi Derslerine Ait Vize Final Dönemi Sınav Dokümanı" ve "Nitel Görüşme Formu" ile toplanmıştır. Öğretim Yaklaşımları Ölçeğinin (ÖYÖ) Cronbach alfa güvenirlik katsayısı ,82; Öğretme Öğrenme Ortamı Algısı Ölçeğinin (ÖÖOAÖ) Cronbach Alfa güvenirlik katsayısı ,89 olarak hesaplanmıştır. Verilerin analizi SPSS programı ile yapılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde aritmetik ortalama, t testi, Pearson Korelasyon testi ile Regresyon istatistik işlemleri uygulanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre öğretmen adaylarından oluşan üst düzey bilgi grubunun bilgide kalıcılık düzeyinin sağlayıcı olan derinlemesine öğrenme yaklaşımını alt düzey bilgi grubuna göre daha fazla tercih etmektedir. Öğretme öğrenme ortamı algılarının öğretmen adaylarının derinlemesine öğrenme yaklaşımını tercih düzeylerinde yüksek etkiye sahip olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Beden Eğitimi Öğretmen Adayları, Akademik Başarı, Bilgide Kalıcılık, Öğrenme Yaklaşımları, Öğretme-Öğrenme Ortamı

Aday öğretmenlerAkademik başarıBeden eğitimi+3
Asuman Turan
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Educational Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Geleneksel güreş sporcularının kişilik özellikleri, psikolojik sağlamlık durumları ve sportif başarı motivasyonu arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu tez çalışması, "Geleneksel Güreş Sporcularının Kişilik Özellikleri, Psikolojik Sağlamlık ve Sportif Başarı Motivasyonu Arasındaki İlişkinin İncelenmesi" amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evrenini Türkiye genelindeki geleneksel güreş sporcuları oluştururken, örneklem grubu Türkiye'nin farklı bölgelerinden seçilen, geleneksel güreş branşlarında faaliyet gösteren toplam n=525 sporcuyla sınırlıdır. Çalışma, betimsel araştırma modeli çerçevesinde yürütülmüş ve veri toplama sürecinde ölçek yöntemiyle karşılaştırma analizi, korelasyon ve regresyon analizleri uygulanmıştır. Araştırma kapsamında, Horzum, Ayas ve Padır (2017) tarafından geliştirilen "Beş Faktörlü Kişilik Özelliği Ölçeği", Tiryaki ve Gödelek (1997) tarafından hazırlanan "Spora Özgü Başarı Motivasyon Ölçeği" ile Arslan (2015) ve Ungar ile Liebenberg (2011) tarafından kullanılan "Yetişkin Psikolojik Sağlamlık Ölçeği" kullanılmıştır. İstatistiksel analizler sonucunda, çeşitli değişkenler açısından anlamlı farklılıklar saptanmıştır. Medeni durum değişkenine göre, psikolojik sağlamlığın bireysel kaynaklar alt boyutunda (p<0.018) anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Aile gelir düzeyi değişkenine göre, beş faktörlü kişilik özelliğinin yumuşak başlılık alt boyutunda (p<0.048) ve psikolojik sağlamlığın kültürel-bağlamsal kaynaklar alt boyutunda (p<0.044) istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Lisans yılı değişkenine göre, sportif başarı motivasyonunun güç gösterme (p<0.03) ve başarısızlıktan kaçınma (p<0.049) alt boyutlarında anlamlı farklılıklar elde edilmiştir. Güreş branşı değişkenine göre, beş faktörlü kişilik özelliğinin yumuşak başlılık (p<0.049) ve nörotiklik (p<0.038) alt boyutlarında; başarı motivasyonunun başarıya yaklaşma (p<0.005) alt boyutunda ve psikolojik sağlamlığın ailesel kaynaklar alt boyutunda (p<0.002) anlamlı farklılıklar gözlemlenmiştir. Anket alt boyutları arasında düşük ve orta düzeyde pozitif korelasyonlar bulunmuş, regresyon analizi sonucunda sportif başarı motivasyonunun güç gösterme ve başarısızlıktan kaçınma alt boyutlarının, sporcuların psikolojik sağlamlık düzeylerini anlamlı düzeyde yordadığı belirlenmiştir. Sonuç olarak, geleneksel güreş yapan sporcuların kişilik özellikleri, psikolojik sağlamlık ve sportif başarı motivasyonu arasında ilişkiler olduğu ve bu özelliklerin sporcuların genel karakteristiklerini olumlu yönde etkilediği tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Geleneksel Güreş, Kişilik Özelliği, Psikolojik Sağlamlık, Sportif Başarı Motivasyonu.

İsmail Varol
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Ankara'da performans sporu yapan yüzme sporcularının yüzmeye başlama nedenleri ve beklentilerinin belirlenmesi

1. ÖZET ANKARA'DA PERFORMANS SPORU YAPAN YÜZME SPORCULARININ YÜZMEYE BAŞLAMA NEDENLERİ VE BEKLENTİLERİNİN BELİRLENMESİ Bu araştırmanın amacı, Ankara'da performans sporu yapan yüzme sporcularının yüzmeye başlama nedenleri ve beklentilerinin cinsiyet ve eğitim değişkenleri arasında farklılıkların olup olmadığını araştırmaktır. Araştırmanın çalışma evrenini Ankara'da ulusal yarışlara katılan 14-16 yaş kategorisinde sporcusu olan 4 kulüpten kadın ve erkek olarak rastgele seçilen 97 yüzme sporcusu oluşturmaktadır. Araştırmada kullanılan anket, Sunay ve Saracaloğlu' nun 1997 yılında Türk sporcularına uyguladıkları çalışmadan alınmış olup; yüzme sporunu seçme nedenleri, yüzme sporu ile profesyonel olarak uğraşma nedenleri ve yüzme sporundan beklentiler olmak üzere 3 bölüm ve 29 sorudan oluşmaktadır. Anketin geçerlik ve güvenirliği .89 olarak hesaplanmıştır. 5'li Likert tipine göre derecelendirilmiştir. Sporcuların beklenti ve görüşleri cinsiyet farklarına ve eğitim derecelerine göre bilgisayar ortamında SPSS 15,0 programındaki Student t testi kullanılarak p<0,05 anlamlılık düzeyi ile hesaplanmıştır. Çalışmada cinsiyetlere göre yüzme sporuna başlama nedenleri, yüzme sporu ile profesyonel olarak uğraşma sorularına verilen bazı cevaplar arasında anlamlı fark bulunmuştur (p<0.05). Anahtar Kelimeler: Yüzme, performans, beklenti

PerformansSporSporcular+2
Murat Kaya
Fırat University · Institute of Health Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Beden Eğitimi ve Spor öğretmenlerinin algılanan beden okuryazarlık düzeyleri ile faillik düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın birinci amacı beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin beden okuryazarlık algıları ile faillik düzeyleri arasındaki ilişkinin belirlenmesidir. Sonraki amacı ise öğretmenlerin hem faillik düzeylerinin hem de algıladıkları beden okuryazarlık düzeylerinin bazı demografik değişkenlere göre (yaş, cinsiyet, öğrenim durumu, çalıştığı okul kademesi, mesleki hizmet yılı, çalıştığı kurum türü ve haftalık yaptığı egzersiz süresi) farklılaşıp farklılaşmadığının incelenmesidir. Çalışmada nicel araştırma yöntemlerinden, tarama ve korelasyonel (İlişkisel) araştırma desenleri kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu, devlet ve özel okulların ilkokul, ortaokul ve lise kademelerinde çalışmakta olan 156 beden eğitimi ve spor öğretmeninden oluşmaktadır. Araştırmanın verileri "Kişisel Bilgi Formu", "Algılanan Beden Okuryazarlığı Ölçeği" ve "Öğretmen Faillik Ölçeği" ile toplanmıştır. Verilerin analizi SPSS paket programı ile yapılmış, verilerin çözümlenmesinde; Aritmetik ortalama, Standart sapma, T testi, Anova, ve Pearson korelasyon testleri kullanılmıştır. Araştırmanın bulgularına göre beden eğitimi öğretmenlerinin Algılanan beden okuryazarlığı algıları ile öğretmen failliği arasında orta düzeyde pozitif ve anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Öğretmenlerin cinsiyet değişkenine göre algılanan beden okuryazarlıklarında anlamlı bir farklılık görülürken, öğretmen failliklerinde anlamlı farklılığa rastlanılamamıştır. Öğretmenlerin okul türü değişkenine göre beden okuryazarlıklarında anlamlı bir farklılık gözlenirken, faillik algılarında anlamlı bir farklılık bulunamamıştır. Öğretmenlerin yaş değişkenine göre beden okuryazarlık ve faillik düzeylerinde anlamlı bir fark gözlemlenmezken, hizmet yılı değişkenine göre her ikisinde de anlamlı bir farka rastlanmıştır. Beden eğitimi öğretmenlerinin öğrenim düzeyi değişkenine göre öğretmen failliği toplam puanında anlamlı bir fark gözlemlenmiştir. Araştırmada edinilen diğer bulguda haftalık yapılan egzersiz süresi arttıkça beden okuryazarlık düzeylerinin arttığı sonucuna ulaşılmıştır. Sonuç olarak beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin algılanan beden okuryazarlık düzeyleri ile faillik düzeylerinin bazı değişkenlere göre farklılaştığı görülmüş ve algılanan beden okuryazarlık düzeyi ile faillik düzeyleri arasında bir ilişkiye rastlanmıştır.

Hüseyin Alper Gürses
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Educational Sciences
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Web Destekli Okul Sağlığı (WEDOS) uygulamasının öğrencilerin farklı parametrelerine etkisinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, 10 haftalık Bireysel ve Sosyal Sorumluluk Model'i Temelli Web Destekli Okul Sağlığı uygulamasının öğrencilerin sağlıkla ilgili fiziksel uygunluk parametrelerine, sağlıkla ilgili fiziksel etkinlik bilgilerine (SİFEB) ve fiziksel aktivite egzersiz davranışlarına etkisini inceleyerek 10 haftalık süreçteki deneyimlerinin derinlemesine incelenmesidir. Metod olarak yarı- deneysel araştırma deseninde yürütülen araştırmada nicel veriler bilgi testi ile anketler yardımıyla toplanırken, nitel veriler odak grup görüşmeleri, öğrenci günlükleri ve saha notlarıyla toplanmıştır. Araştırmada bu bağlamda karma yöntem kullanılmıştır. Karma yöntem desenlerinden ise iç içe karma desen kullanılmıştır. Araştırma grubunu 2022-2023 eğitim ve öğretim yılında Burdur ili merkez ilçesinde bulunan Mehmetçik Ortaokulundaki iki farklı sınıftan (7. Sınıf) yaşları 12-13 arasında değişen 52 öğrenci ve 10 hafta boyunca müdahaleyi uygulayan bir doktora öğrencisi oluşturmuştur. Müdahale için geliştirilen WEDOS uygulaması temelde iki ana bölümden oluşmaktadır. Bunlardan ilki öğrencilere sağlıkla ilişkili fiziksel uygunluk bilgisinin verildiği üniteler kısmı diğeri ise öğrencilerin fiziksel uygunluk verilerine ait değerlerin sisteme girildiği ve öğrencilere bu değerlere göre egzersiz programlarının atandığı kısımdır. Müdahale 10 hafta sürmüş veri toplama süreci de dahil edildiğinde 14 hafta (4 hafta veri toplama süreci) boyunca araştırma devam etmiştir. Veriler SİFEB testi, FAEDDB anketi, sağlıkla ilgili fiziksel uygunluk testleri (mekik, şınav, esneklik, bki, dayanıklılık), odak grup görüşmeleri, öğrenci günlükleri ve araştırmacı saha notlarıyla ile toplanmıştır. Nicel verilerin analizinde betimsel istatistiklerden (frekans, yüzde, ortalama, standart sapma vb.), Bağımsız Gruplarda T Testi ve Bağımlı Gruplarda T Testi'nde yararlanılmıştır. Nitel verilerin analizinde ise kodlama ve tematik analiz kullanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre dört tema oluşturulmuştur. Tema 1. WEDOS'un SİFEB'e Etkisi, Tema 2. WEDOS'un FAEDDB'ye Etkisi, Tema 3. Fiziksel Uygunluk Değerleri ve Testleri, Tema 4. BSSM'ye Yönelik Kazanımlar. Sonuç olarak WEDOS uygulamasının öğrencilerin SİFEB'lerini, FAEDDDB'larını, fiziksel uygunluklarını ve BSSM temelli davranışlarını olumlu yönde etkileyerek beden eğitimi ve spor derslerinde teknolojinin pedagojik temellerle kullanımı ve öğrencilerin sağlıklarının geliştirilmesi noktasında etkili bir yaklaşım olduğu görülmüştür. Bu nedenle WEDOS uygulamasının beden eğtiimi ve spor derslerinde sağlığın geliştirilmesi, olumlu davranış değişikliği sağlanması için kullanılması önerilmektedir.

Emine Büşra Yılmaz
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Futbol hakemlerinin yaşadığı stres faktörlerinin ve nedenlerinin toplumsal cinsiyet açısından incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, futbol hakemlerinin yaşadığı stres faktörlerinin neler olduğunun belirlenmesi ve erkek hakemlerden daha çok kadın hakemleri strese sokan faktörleri belirleyerek bu faktörlerin kadın hakemleri strese sokma nedenlerinin araştırılmasıdır. Günümüzde futbol hakemliği gittikçe popüler olmakta kadınlar tarafından da rağbet görmektedir. Hakemlik, fiziksel bir eylem olmasının yanında zihinsel ve psikolojik yönleri de olan bir eylemdir. Tüm bunlar bir arada düşünüldüğünde hakemlik yapmak birden fazla stres faktörünü de beraberinde getirmektedir. Bunun yanında toplumumuz da kadınların ötekileştirilip özellikle de futbol gibi bir branşta erkeklerin işi olarak görüldüğü noktada kadın hakemlerin çok fazla kabul görmediği de bilinmektedir. Bu nedenle, futbol hakemlerinin yaşadığı stres faktörlerinin toplumsal cinsiyet acısından nedenlerinin neler olduğu ve hangi düzeyde olduğunun incelenmesi gerekmektedir. Tüm bu bilgiler ışığında, 2022-2023 sezonunda aktif olarak hakemlik yapan 511 hakeme futbol hakemlerini strese iten faktörler ölçeği uygulanarak, futbol hakemlerini yaşanılan stres faktörleri belirlenmiştir. Ayrıca bu problemin alt problemleri olan "kadın futbol hakemlerini erkek futbol hakemlerinden daha çok strese sokan faktörler", "kadın futbol hakemlerinin yaşadığı stres faktörlerinin temel nedenleri" ve "erkek futbol hakemlerinin kadın futbol hakemlerinin yaşadığı stres faktörleri hakkındaki görüşleri" de rastgele seçilen 20 hakem ile yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak detaylı olarak incelenmiştir. Çalışmanın nicel verilerinin sonucunda; hem erkek hem de kadın hakemlerin stres yaşamasına sebep olan ilk üç faktörün "müsabaka günü fiziksel sorun", "güvenliğin yetersiz olması" ve "maçın önemi" olduğu görülmüştür. Çalışmanın nitel kısmında ise kadın hakemlerin erkek hakemlere göre daha fazla yaşadığı stres faktörleri, "seyirci baskısı", "gözlemci varlığı", "oyuncular tarafından sözlü itiraz", "müsabaka günü fiziksel sorun", "yanlış ve hatalı kararlar verme", "trio ile iletişim ve karar problemi yaşama" ve "sahada yanlış yerde bulunma" olarak bulunmuştur. Araştırmanın nicel verilerinden elde edilen sonuçlar ile nitel verilerinden elde edilen sonuçlar karşılaştırıldığında ise gözlemci varlığından rahatsızlık duyma faktörünün hem kadın hem de erkek hakemler için stres faktöründen ziyade motivasyon kaynağına dönüştüğü görülmüştür. Seyirci baskısı, oyuncular tarafından sözlü itiraz, müsabaka günü fiziksel sorun, sahada yanlış yerde bulunma, yanlış ve hatalı kararlar verme ve trio ile iletişim ve karar problemi yaşama faktörleri incelendiğinde ise araştırmanın nicel ve nitel verilerinin örtüştüğü görülmüştür.

Gözde Bedir
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Erkek futbolcuların kadın hakem maç deneyimlerini toplumsal cinsiyet açısından incelenmesi

Bu çalışmada erkek futbolcuların kadın hakem maç deneyimlerinin ortaya çıkartılması ve bu deneyimlerin toplumsal cinsiyet açısından ele alınması amaçlanmıştır. Araştırma da nitel araştırma yöntemlerinden Fenomenoloji (Olgubilim) deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, 2022-2023 sezonu Türkiye Futbol Federasyonun düzenlediği amatör liglerde aktif olarak futbol oynayan erkek futbolcular oluşturmuştur. Araştırmanın verileri yarı-yapılandırılmış görüşme formu ile toplanmıştır. Araştırma kapsamında elde edilen verilerin analizi içerik analizi yöntemi kullanılarak yapılmıştır. Verilerin çözümlenmesi sonrasında erkek futbolcuların kadın hakem maç deneyimleri "kadın hakemin sahip olduğu özelliklere ilişkin deneyimleri", "erkek futbolcuların kendi davranışları ile ilgili deneyimleri" ve "kadın hakemlerin maç yönetim tarzlarına ve maç atmosferine ilişkin deneyimleri" olmak üzere 3 tema altında ele alınmıştır. Sonuç olarak; erkek futbolcuların kadın hakem maç deneyimlerinde biyolojik cinsiyetin ve toplumsal cinsiyetin etkisi olsa da aslında kadın hakemlerinde hakemlik sürecinde bunlara benzer deneyimler yaşadıkları literatürde görülmüştür.

Merve Özdemir
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Kadınlarda beden algısının spor yapmaya etkisi (Elazığ İli Örneği)

Beden algısı kişinin vücudunun çeşitli bölümlerini bütüncül olarak değerlendirmesi neticesinde bir yargı oluşturmasıdır. Günümüzde kadın bedenine atfedilen beklentilerin çeşitli dinamiklerle değiştiği bir süreç yaşanmaktadır. Kadının tarihsel süreçte güzellik ve letafet özelliklerine zayıf/formda/fit bedene sahip olmak da eklenerek kadın olgusunu dönüştürmüştür. Bu araştırma; Elazığ İl merkezindeki spor salonlarına giden kadınların beden algılarının spor yapmaya etkilerini, belirlemeye yöneliktir. Elazığ İl merkezinde kadınlara yönelik program düzenleyen 15 spor merkezinde spor yapan ve ana kütleyi temsil ettiği varsayılan 416 kadın araştırmaya dahil edilmiştir. İki aşamadan oluşan araştırmada literatür desteği ile kavramsal çerçeve oluşturulduktan sonra amaca yönelik anket uygulanmış ve çeşitli çıkarımlarda bulunulmuştur. Araştırmanın amacına yönelik Secard veJourard (1953) tarafından geliştirilen, Selim Hovardaoğlu (1986) tarafından Türkçeye uyarlanan "beden algısı ölçeği" uygulanmıştır. Anketin birinci kısmı bazı değişkenlerden oluşurken, vücudun çeşitli bölümleri hakkında memnuniyet durumunun 40 madde ile belirlendiği toplam puanların elde edildiği ölçek kullanılmıştır. Her maddeye 1 (hiç beğenmiyorum) ile 5 (çok beğeniyorum) arası puan verilmekte ve 40ile 200 arası puan alınabilmektedir. Toplanan puanların yükselmesi beden algısının artması anlamına gelmektedir. Kadınların 166'sının evli, çoğunluğu 31-40 yaş aralığında ve ilköğretim mezunu, % 49'nun ise 1 yıldan az spor yaptığı belirlenmiştir. Beden algı puanları dikkate alındığında; minimum değerin 47,00 puan, maksimum değerin ise 165,00 puan olduğu gözlenmiştir. Beden algı puan ortalamasının ise = 92,16 olduğu, "çok beğeniyorum" ile "hiç beğenmiyorum" skalası içerisindeki ortalama değerin ise "pek beğenmiyorum" düzeyinde ( = 2,11) ortalama puana sahip olduğu görülmüştür. Kadınların % 49,0'ı Vücut kitle indeksine (VKI) göre "normal" sınırlardadır. Katılımcıların yarıdan fazlası (% 52,4) çevreleri tarafından "normal" algılanmaktadır. VKİ' ye göre "kiloluların % 48,3'ü kendilerini normal algılamaktadır. Eşlerin bedenlerini algılama biçiminin önemli olduğunu belirten evlilerin yüzdesi % 57,6'dır. Eşinin beden algısının kendisinin spor yapmasındaki etkisini "evet" veya "kısmen" diyerek onaylayanlar % 62,4'tür. Kadınların spor salonlarına devam etmelerinde beden algılarının etkili olmadığı eşleri ve çevrelerinin algılarının spor yapmada etkili olduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Kadın, Beden, Algı, Beden Algısı

AlgıBeden imajıEgzersiz+3
Didem Yavuz Söyler
Fırat University · Institute of Health Sciences
2014
00
DoctorateOpen AccessTR

Elit bayan voleybolunda maç sonucunu açıklayan değişkenlerin lojistik regresyon yöntemi ile belirlenmesi ve maç kazanmaya yönelik olasılık modelinin tahmini

Bu çalışmada, Türkiye 1. Bayanlar Voleybol Ligi verileri esas alınarak, müsabaka sonucunu belirleyen değişkenlerin tespiti, etki dereceleri, müsabaka kazanma bahis oranları ve olasılıklarını tahmin eden yeni model önerileri geliştirilmiştir. Çalışmadaki değişkenler etkinlik ve teknik elementler olarak iki grupta ele alınmıştır. Etkinlik Modeli değişkenleri olarak Libero Etkinliği (LE), Pasör Etkinliği (PE), Orta Oyuncu Etkinliği (OOE), Pasör Çaprazı Etkinliği (PCE) ve Dört Numara Etkinliği (N4E) alınmıştır. Teknik Elementler Modeli değişkenleri ise Set Başına Servisten Alınan Sayı (SBSAS), Set Başına Bloktan Alınan Sayı (SBBAS), Set Başına Toplam Manşet Hatası (SBTMH), Set Başına Toplam Hücum Hatası (SBTHH), Set Başına Toplam Hücumdan Alınan Sayı (SBTHAS) ve Set Başına Kaçırılan Servis Sayısı (SBKSS) dikkate alınmıştır. Bu bağlamda, model bağımlı değişkeni Maç sonucu kazanan-kaybeden (1-0) olarak tanımlanmış olup, etkinlik modeli ve teknik elementler modeli lojistik regresyon formunda oluşturularak tahmin edilmiştir.Araştırma örneklemini 2008?2009 yılında Türkiye 1. Bayanlar Voleybol Liginde bulunan 12 takım arasından play-off oynamaya hak kazanan ilk 8 takımın müsabaka verileri oluşturmuştur. Bu takımların, 54 tanesi Türkiye ligi, 20 tanesi play-off, 6 tanesi Türkiye kupası, 2 tanesi şampiyonlar ligi olmak üzere toplam 82 maçına ilişkin 164 gözlemden (oyun) hareketle analizler gerçekleştirilmiştir.Etkinlik Modelinde tüm değişkenler, Teknik Elementler Modelinde SBKSS hariç diğer değişkenler maç sonucunu açıklamada anlamlı bulunmuştur.Çalışmada oluşturulan modellerden Etkinlik Modeli, maç sonucunu %87.65 olasılıkla doğru tahmin ederken; Teknik Elementler Modeli maç sonucunu %84.66 olasılıkla doğru tahmin etmiştir.Tahmin edilen lojistik regresyon modelleri aynı zamanda kazanma-kaybetmeye ilişkin bahis, bahis oranları ve olasılıkların da tahmin edilmesine imkan sağlamaktadır.Anahtar Kelimeler: Voleybol, Müsabaka Analizi, lojistik regresyon, olasılık, bahis, etkinlik modeli, teknik elementler modeli.

Analiz teknikleriLojistik regresyon analiziOlasılık hesabı+1
Cengiz Akarçeşme
Gazi University · Institute of Health Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Rekreasyonel spor hizmeti veren işletmelerde kalite ölçeği; geçerlik güvenirlik çalışması(Türkçe uyarlaması)

Hizmet sektöründe önemli bir rekabet aracı olan kalite, tüm işletmelerde büyük önem kazanmıştır. Spor işletmeleri de bunların içinde yer almaktadır. Diğer alanlarda olduğu gibi, spor işletmelerinde hizmet kalitesini ölçmede müşteri algılamaları temel alınmaktadır. Bu noktadan hareketle, rekreasyonel spor hizmetlerinde hizmet kalitesini ortaya çıkarabilecek faktörleri belirlemek maksadıyla Yong Jae Ko ve Donna L. Pastore (2005) tarafından geliştirilen Rekreasyonel Spor Hizmetleri Kalite Ölçeğinin (The Scale of Service Quality in Recreational Sport (SSQRS) Türkçe uyarlamasının geçerlik ve güvenirliğinin müşteri algıları çerçevesinde ölçülmesi bu çalışmanın amacını oluşturmaktadır.Araştırmanın evrenini Ankara ilinde spor hizmeti veren ve tesadüfi olarak seçilen sekiz büyük ölçekli spor işletmesinden faydalanan müşteriler, örneklemini ise bu işletmelerden düzenli olarak spor hizmeti alan ve çalışmaya gönüllü olarak katılan 131 bayan (% 43.1), 173 erkek (% 56.9) 304 katılımcı oluşturmuştur. Araştırmada, veri toplama aracı olarak kullanılan ölçek iki bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde katılımcıların hizmet kalite algılarını ölçen 49 madde ve 11 alt boyuttan oluşmaktadır. Katılımcılar ölçekte yer alan maddeleri ?Hiç Katılmıyorum (1)'den, Tamamen Katılıyorum (7)? şeklinde 7'li Likert tipi ölçek üzerinden değerlendirmişlerdir. İkinci bölümde ise katılımcıların demografik özelliklerine yönelik 9 madde yer almıştır. Verilerin istatistiksel analizlerinde SPSS 16.00 paket istatistik programı kullanılmıştır.Ölçeğin faktör yapısının belirlenmesi için yapılan Temel Bileşenler (Principle Component) Analizi varimax dönüştürmesi sonuçları Rekreasyonel Spor Hizmetleri Kalite Ölçeği-38'in Türkçe uyarlaması için 10 faktörlü yapıyı desteklemekte ve ölçekte yer alan 38 madde, 304 katılımcı için ölçeğin % 73'ünü açıklamaktadır. Faktör analizi sonucuna göre 49 maddelik orijinal ölçekde yer alan 11 madde (4, 7, 12, 22, 23, 29, 37, 38, 40, 41 ve 46) faktör yükleri .40'ın altında olduğu için ölçeğinTürkçe uyarlamasından çıkarılmıştır. Çıkarılan maddelerden sonra oluşturulan Türkçe ölçek 38 madde ve 10 alt boyuttan oluşmaktadır. Ölçeğin güvenirliğini test etmek için hesaplanan Cronbach Alpha iç tutarlılık katsayısı 304 rekreasyonel spor hizmetleri katılımcısı için, .72 (çalışma zamanı) ile .91 (tasarım) arasında bulunmuştur. Ölçeğin iç tutarlılık güvenilirlik katsayılarının kabul edilebilir sınırların üstünde olduğu görülmüştür.Sonuç olarak, Rekreasyonel Spor Hizmetleri Kalite ölçeği-38'in Türkçe uyarlamasının, spor işletmelerindeki hizmet kalitesini değerlendirmek için geçerli ve güvenilir olduğunu söylemek mümkündür.Anahtar sözcükler: Rekreasyon, Spor hizmeti, Kalite

Güvenilirlik ve geçerlilikKaliteRekreasyon+6
Emine Köşker Demir
Gazi University · Institute of Health Sciences
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

Üniversite spor merkezlerindeki algılanan hizmet kalitesinin Yapısal Eşitlik Modeli (YEM) ile incelenmesi

Bu araştırma, spor tesisleri avantajlarına göre seçilmiş üniversitelerin spor merkezlerinde ki hizmet kalitesini akademik ve idari personelin algılarına göre yapısal eşitlik modeli ile belirlemek, kişisel özelliklerin algılanan hizmet kalitesi üzerindeki etkilerini araştırmak ve algılanan hizmet kalitesi boyutları arasındaki nedensellik ilişkisini ortaya koymak amacıyla yapılmıştır.Araştırmanın evrenini 2009 yılı itibariyle Türkiye'deki spor tesisleri avantajlarına göre belirlenmiş dokuz kamu üniversitesinde görev yapan 37578 akademik ve idari personel oluşturmaktadır. Anket 1 Haziran-30 Temmuz tarihleri arasında yayınlanmış ve bu süre zarfında 1520 kişi internet üzerinden ankete katılmıştır. Örnekleme hatası 0,0246 olarak hesaplanmıştır.Araştırmada veri toplama aracı olarak, SERVQUAL hizmet kalitesi ölçeğinden esinlenerek geliştirilen ?Algılanan Hizmet Kalitesi Ölçeği? kullanılmıştır. Akademik ve idari personelin algılarına göre ölçme aracında yer alan bağımsız değişkenler açıklayıcı faktör analizi yöntemi ile daha anlaşılır yapılara dönüştürülmüştür. Yapısal eşitlik modeli (YEM) yardımıyla, Hizmet kalitesi modelinin analizi yapılmış ve kuramsal modele ilişkin hipotezlerin sonuçları araştırılmıştır. Yapısal eşitlik modellemesi kapsamında ele alınan doğrulayıcı faktör analizi yaklaşımı öncelikle kullanılarak ölçüm modelinin geçerliliği ve güvenirliliği ele alınmıştır. Daha sonra hizmet kalitesini belirlemede önemli rol üstlendikleri varsayılan 5 faktörün (fiziki görünüm faktörü, güvenilirlik faktörü, heveslilik faktörü, yeterlilik faktörü, duyarlılık faktörü) hizmet kalitesini açıklamada ki etkinlikleri ve içsel ilişkileri araştırılmıştır.Araştırmanın sonuçlarına göre; katılımcıların spor tesislerini kullanmada öncelikli amaçlarının ?sağlıklı bir yaşam sürdürme? olduğu ve tesisleri genellikle haftada 1-2 kez kullandıkları belirlenmiştir. Algılanan hizmet kalitesine etki eden faktörlerden tesislerin fiziki görünümü faktörü, katılımcılar tarafından hizmet kalitesi en yüksek faktör olarak algılanmaktadır. Spor tesisi kullanıcılarının çalışanların dış görünüşünden daha çok fiziki ortam ve donanıma önem verdikleri sonucu elde edilmiştir. Servqual` in diğer iki boyutu olan duyarlılık ve güvenilirlik istatistiksel olarak anlamlı bulunmuş ancak heveslilik ve yeterliliğe göre göreceli olarak önemsiz olduğu saptanmıştır. Algılanan hizmet kalitesine etki eden faktörlerden fiziki görünüm faktörünün hizmet kalitesi açısından diğer hizmet unsurlarına göre daha az öneme sahip olarak ortaya çıkması, mevcut spor tesislerinin kullanıcılar açısından uygun fiziki özelliklere ve yeterliliğe sahip olduğu sonucunu ortaya koymaktadır. Ölçüm modelinde yer alan hizmet faktörleri arasındaki en yüksek nedensellik ilişkisinin ?yeterlilik? faktörü ile ?heveslilik? faktörü arasında olduğu hesaplanmıştır. Bu nedenle spor tesisleri için ?heveslilik? ve ?yeterlilik? hizmet boyutlarının çok önemli olduğu belirlenmiştir.

Hizmet kalitesiServqual yöntemiSpor tesisleri+1
Berna Mete Ergin
Gazi University · Institute of Health Sciences
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

Barter (Takas) sistemi ve sporda kullanılabilirliği: Spor kulüp yöneticilerinin görüşleri

Bu araştırmada; spor kulübü yöneticilerinin, alternatif bir finansman modeli olan barter sisteminin bilinirliliği ve kulüplerinde kullanıp kullanmadıkları ile barter sistemini kullanan spor kulüplerinin sistemi hangi oranda kullandıkları ve spor kulüplerinin sisteme arz edecekleri ürünler ile sistemden talep edecekleri ürünlerin neler olduğu incelenmiştir.Araştırmanın evreni; üst liglerde mücadele eden ve Türk sporuna; Futbol, Voleybol, Basketbol branşlarında hizmet eden ve tesadüfi örneklem yöntemiyle seçilen spor kulüplerinin yöneticileri (179) oluşturmuştur.Araştırmada veri toplama aracı olarak spor kulübü yöneticilerine, barter sisteminin kullanılabilirliği, sistemden ne beklendiği ile sistem hakkındaki bilgilerine yönelik görüşlerini ölçmek için araştırmacı tarafından geliştirilen ve katılımcılara uygulanmadan önce, aralarında barter şirket yöneticilerinin de olduğu, spor yönetimi alanında uzman dört kişi tarafından da ayrı ayrı değerlendirilerek son şekli verilen anket yöntemi kullanılmıştır.Araştırmaya katılan spor kulübü yöneticilerinin, demografik bilgileri, barter sistemi hakkındaki bilgi düzeyleri ve spor kulüplerinde barter sisteminin kullanılabilirliği üzerine vermiş oldukları cevaplar, SPSS 15,0 paket istatistik programıyla çözümlenmiş, veriler değerlendirilirken frekans (f) ve yüzde (%) değerleri kullanılmıştır.Araştırma sonunda; araştırmaya katılan spor kulübü yöneticileri, barter sisteminin alternatif bir finans modeli olarak spor kulüplerinde kullanılabileceğine, kulüplerin yaşamış olduğu ekonomik krizlerden, sistemde faaliyet gösteren birçok sektörden yapacakları mamül ve hizmet takası ile çıkabilecekleri görüşlerini bildirmişlerdir. Yöneticiler tarafından, spor kulüplerinde barter sisteminin genellikle bilinmediği bu nedenle başta yöneticiler olmak üzere tüm kulüplerin bu sistemden haberdar olmaları gerektiği vurgulanmıştır.Anahtar kelimeler: Barter Sistemi, Finans, Spor Kulübü, Kulüp Yöneticisi.

FinansFinans sektörüSpor+5
Burhanettin Hacıcaferoğlu
Gazi University · Institute of Health Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Elit erkek yüzücü ve sedanterlerde maksimal aerobik yüklenmenin total oksidan (TOS) ve total antioksidan (TAS) seviyelerine etkisi

Bu çalışma elit erkek yüzücü ve sedanterlerde maksimal aerobik yüklenmenin total oksidan (TOS) ve total antioksidan (TAS) seviyelerine etkisi olup olmadığını belirlemek amacıyla yapılmıştır. Çalışmaya Enka Spor Kulübünde aktif olarak spor yaşantısını sürdüren ve sezonda Türkiye şampiyonalarında finallere kalan spor yaşı 5'in üzerinde sağlıklı 12 elit erkek yüzücü ve 12 sedanter gönüllü olarak katılmıştır. Çalışmaya katılan deneklerin boy uzunlukları ve vücut ağırlıkları ölçüldükten sonra deneklerin aerobik güçlerini belirlemek için 20m mekik koşu testi yapılmıştır. Ayrıca 20 m mekik koşu testi öncesinde ve sonrasında deneklerden kan örnekleri alınmıştır. Deneklerin AÖ ile AS ortalama değerlerinin karşılaştırılması için Wilcoxon Testi kullanılırken Gruplar arasındaki ortalamaların karşılaştırılması için Mann-Whitney Testi kullanılmıştır. Yapılan istatistiksel analiz sonucunda her iki grupta da hem TAS hem de TOS değerleri ile AÖ ile AS ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark olduğu bulunmuştur ( p< 0.05). Ayrıca sedanterler ile yüzücüler karşılaştırıldığında antrenman sonrası TAS değerlerinin ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmuştur (p<0.05). Sonuç olarak; yüzücülerde maksimal aerobik egzersiz sonrasında egzersiz öncesine göre, total oksidan ve total antioksidan seviyelerinde anlamlı bir artış olduğu tespit edilmiştir.

AerobikAnaerobikAntioksidanlar+1
Bayram Yalçınkaya
Gazi University · Institute of Health Sciences
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

13-17 yaş grubu atlet ve güreşçilerin bazı fiziksel ve fizyolojik parametrelerinin normatif çalışması

Sporda yeteneğin seçilmesi ve yönlendirilmesi aşamalarında verim düzeylerinin objektif kriterlerle belirlenmesi, kullanılacak ölçütlerdeki normları gerekli kılar. Bu amaçla yaptığımız 13-17 yaş grubundaki, Türkiye genelinde 39 farklı ilde spor yapan, erkek atletizm (n=270) ve güreş (n=470) branşlarındaki sporcuların, belirlenmiş ölçütlerdeki normatif çalışması Ekim 2009 ve Mart 2010 tarihleri arasında yapılmıştır.Araştırma grubundaki sporcuların boy uzunluğu, vücut ağırlığı, vücut kitle indeksi, durarak uzun atlama, 30 m. sürat koşusu, 20 m. mekik koşusu, maksimal oksijen kapasitesi, squat sıçrama, aktif sıçrama, anaerobik güç, sağ ve sol el kavrama kuvveti, sağlık topu atma, 30 sn. mekik, vücut yağ yüzdesi, endomorfi, mezomorfi ve ektomorfi parametreleri için ölçümler yapılmış, atletizm ve güreş branşlarında belirlenen yaş kategorileri için normlar oluşturulmuştur.Ayrıca branşlar hem bir birleriyle hem de kendi içinde karşılaştırılmış, benzerlik ve farklılıklar ortaya konmuştur. Sporcuların yaşlarına paralel olarak parametre değerlerinin arttığı, atletlerin boy uzunluk değerlerinin güreşçilere göre daha yüksek bir ivme kazandığı belirlenmiştir. Aerobik dayanıklılığın, sporcuların yağ oranlarındaki artışa bağlı olarak azaldığı, ayrıca sıçramaya bağlı anaerobik güç yetisinin, sağlık topu atma yetisi ile yakından ilişkili olduğu tespit edilmiştir.Bu araştırma atletizm ve güreş branşlarındaki Türk sporcularına normlara dayalı, görecelilikten uzak olarak seçilme, eğitilme ve yönlendirilme hakkını tanıyacaktır.Anahtar Kelimeler: Atletizm, Güreş, Normatif, Yetenek, Adolesan, Fiziksel, Fizyolojik

AtletizmFiziksel özelliklerFizyolojik özellikler+2
Işık Bayraktar
Gazi University · Institute of Health Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Ankara ilinde engelli okullarında görev yapan beden eğitimi öğretmenlerinin karşılaştıkları eğitim güçlükleri

Eğitim kişileri yaşama hazırlayarak dış dünyası ve çevresiyle uyumunu sağlamaktır. Eğitim sonucunda bireyler daha üretken yaratıcı ve sorgulayıcı bireyler haline gelmektedir.Ülkemizde engelli olanların sayısı nüfusun yaklaşık %12.29'unu oluşturmaktadır. Yapılan araştırmalarda engeli olan bireylerin öğrenme ve uyum sorunlarının büyük bir kısmının beden eğitimi ve spor etkinlikleriyle halledildiği ve engel durumu ne olursa olsun bu bireylerin birçok alanda engeli bulunmayan bireylerden daha başarılı olduğu aynı zamanda toplumsal kurallara uyma konusunda daha istekli olup, sosyal ve uyumlu davranışlar gösterdikleri gözlenmiştir.Yapılan bu araştırmada engelli öğrencilerin topluma kazandırılmaları ve kendilerine güven duymaları süreci, eğitim gördükleri okullarındaki beden eğitimi öğretmenlerinin karşılaştıkları eğitim güçlükleri tespit edilmeye çalışılmıştır.Araştırma Ankara ilinde rastgele seçilen beş engelli eğitimi veren okuldan beş beden eğitimi öğretmeni seçilerek gerçekleştirilmiştir.Araştırmalarda nitel yöntem kullanılmıştır. Sonuçlar istatistik işlemleri betimsel Analiz tekniği kullanılarak yapılmıştır.Engelli okullarında beden eğitimi dersinin fizyoterapi etkisi yarattığı, derse uygulamada değil kağıt üzerinde daha çok önem verildiği, ders saatlerinin yetersiz olduğu, okullarda gerekli malzeme sorunu yaşandığı, engelli okullarının taşımalı sistem olması nedeniyle öğretmenlerin öğrencilerle egzersiz sorunu yaşadığı ve öğretmenlerin öğrenim süreleri boyunca engellilerle ilgili yeterli eğitim almadıkları sonucuna ulaşılmıştır.Yapılan araştırma sonucuna göre "Engelli okulları politikalarda ve sponsorluk sisteminde daha çok yer almalı ve desteklenmelidir. Hizmet içi eğitim kursları ve üniversitelerde engellilerde beden eğitimi ve spor daha geniş kapsamlı ve uygulamalı yer almalıdır. Müfredat programları gözden geçirilmeli, ders saatleri arttırılmalıdır. Okullarda salon ve malzeme şartları iyileştirilmelidir." önerileri dikkate alınmalıdır

AnkaraBeden eğitimiEngelli kişiler+3
Aysel Usta
Gazi University · Institute of Health Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Beden eğitimi öğretmenlerinin mesleki açıdan karşılaştığı sorunlar (balıkesir il örneği)

Bu çalışmanın amacı, beden eğitimi ve spor dersine yönelik sorunların neler olduğu ve nereden kaynaklandığının belirlenerek, beden eğitimi öğretmenlerinin mesleki açıdan karşılaştığı sorunların tespit ederek bunların bazı değişkenlere göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemektir.Araştırma tarama modelindedir. Araştırma problemine ilişkin mevcut bilgiler ilgili literatürün taranmasıyla sistematik bir şekilde verilmiş, böylece konu hakkında teorik bir çerçeve oluşturulmuştur. Ayrıca araştırma ile ilgili bir ölçek uygulanmış ve bu ölçek yoluyla elde edilen verilerle araştırmanın problemine çözüm aranmıştır. Sorular ilgili literatür taranarak elde edilen bilgiler doğrultusunda hazırlanmış, alanın uzmanı kişilerin de fikri alınmıştır.Anketin güvenirliliğini test etmek için hesaplanan Cronbach's alfa iç tutarlılık katsayısı 0.95 olarak tespit edilmiştir.Çalışmaya Balıkesir ilinde görev yapan 107'si erkek, 43'3 bayan olmak üzere toplam 150 beden eğitimi öğretmeni gönüllü olarak katılmıştır.Elde edilen verilerin analizinde, betimleyici istatistik kullanılmıştır, demografik bilgilerin çözümlenmesinde yüzde-frekansları alınmış, bazı değişkenlere göre farklılığı test etmek için İndependent Samples T-Test, ANOVA ve Tukey HSD Testi uygulanmıştır.Araştırmadan elde edilen bulgulara göre; katılımcıların %64,7'sinin 31-40 yaş grubunda olduğu, %53,3'nün 11-15 yıl arasında öğretmenlik hizmetinde bulunduğu, %70,6'sının beden eğitimi ve spor yüksek okulu mezunu olduğu ve %64'nün ilköğretim kurumlarında görev yaptığı, öğretmenlerin %55,3'nün bir spor branşında lisanslı olduğu, %35,3'nün haftada 16-20 saat derse girdiği, %69,3'nün bir spor branşında antrenörlük belgesine sahip olduğu, %55,3'nün hizmet içi eğitim kurslarına katıldığı tespit edilmiştir.Öğretmenlerin ancak yarısının (%50,6), okul yönetiminin beden eğitimi derslerine gereken önemi verdiği ve %63,3'nün de okul yönetiminin seçmeli spor etkinliği dersini seçmeyerek beden eğitimini geri planda bıraktığı, tamamının ise okullarda beden eğitimi dersinin haftalık ders saatini yeterli bulmadığı görüşünde olduğu. Katılımcıların %81,3'nün öğrencilere rehberlik yapma bilgilerinin yeterli olduğu, Öğretmenlerin %79,4'ü öğrencilerin lise ve üniversite seçme sınavları yüzünden gelecek kaygısı ile beden eğitimi dersine girmek istemediği, aslında öğrencilerin beden eğitimi dersini gerekli bulduklarını (%92), ancak velilerin %71,3'nün beden eğitimi öğretiminin insan hayatındaki önemi konusunda bilinçsiz olduğu görüşünde oldukları tespit edilmiştir.Anahtar Kelimeler: Beden Eğitimi, Öğretmen, Milli Eğitim Bakanlığı

Beden eğitimi
Ela Onat Oğul
Gazi University · Institute of Health Sciences
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

Almanya ve Türkiye'deki spor kulüplerinin karşılaştırmalı analizi -Türkiye'deki spor kulüplerinin yapı ve işleyişine yeni bir yaklaşım-

Bu çalışmanın amacı Almanya ve Türkiye'deki spor kulüplerini karşılaştırmalı olarak incelemek, Türkiye'deki spor kulüplerinin yapılanmasına, işletilmesine ve genel spor yönetimi içindeki rollerine yönelik yeni bir yaklaşım sunmaktır.Fenemonolojik desenli bu araştırmada nitel araştırma yöntemleri kullanılmıştır. Çalışma grubunu, Almanya ve Türkiye'den amaçlı örnekleme yöntemleriyle seçilen toplam 10 spor kulübü yöneticisi oluşturmuştur. Paydaşlar ile yarı-yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılarak yüz yüze görüşmeler yapılmış, elde edilen verilere ?betimsel analiz? yöntemi uygulanmıştır.Bulgular Almanya ve Türkiye arasında bazı benzerlik ve farklılıkların olduğunu işaret etmektedir. Benzerlikler, kulüplerin yasal statüsü, kuruluşu, örgütsel yapıları, çoğunlukla profesyonel bir yönetici ile çalışmamaları, bazı harcamaları, yönetici çatı örgütlerinden yardım almamaları ve maddi sorunları yönündedir. Farklılıklar ise bağlı bulundukları örgütler ile Türkiye'deki kulüplerin bir sınıflandırmaya tabi olmaları, üyelik aidatlarının etkin bir gelir kalemi olmayışı, tesislerin temininde sorun yaşamaları, devlet desteği alamamaları, sporun bağımsız örgütlerinden destek alamamaları ya da bunlarla ilişkilerinin olmayışı gibi hususlardan kaynaklanmaktadır.Özellikle Almanya'daki kulüplerde görülen, üyelik aidatı ile gelir elde etmeye fırsat tanıyan ?üyelik sistemi?nin Türkiye'de amatör spor kulüplerinin büyük çoğunluğunda olmayışı bulgular arasında dikkat çekmektedir. Bu, Türkiye'deki kulüpleri önemli bir gelir kaynağından mahrum bırakan bir durumdur.Bir başka önemli farklılık da Türkiye'de kulüplerin tesis temin etmekte sıkıntı içinde olmalarıdır. Almanya'da okul ve belediyelerin saha ve tesislerini prensipte kamu yararına hizmet verdikleri gerekçesiyle spor kulüplerine tahsisine müsaade eden anlayış Türkiye'de gelişmemiştir.Türkiye'deki kulüplerin insan kaynaklarında gönüllülüğün yaygın bir anlayış olmaması dikkat çeken bir başka farklılıktır. Oysa Almanya'da spor örgütlerine gönüllü katılımına oldukça sık rastlanmakta, gönüllüler bu ülkenin ekonomisine önemli katkılar sağlamaktadır.Sonuç olarak, Türkiye'deki spor kulüplerinin yeniden yapılanmasının bir ihtiyaç olduğu düşünülmektedir. Spor kulüplerinin yeniden yapılanmasına ilişkin, araştırmanın bulgularından geliştirilen öneriler ve alanyazın dikkate alınarak bazı prensipler ortaya konulmuştur. Buna göre; spor kulüplerinde üyelik sistemi ve gönüllülük anlayışı geliştirilmeli, kulüplerin tesislere kolay erişimleri sağlanmalı, özerk yerel spor birlikleri oluşturulmalı, kulüplere ilişkin yasal düzenlemeler yapılmalı ve spor sistemi revize edilmelidir. Araştırma sonuçlarına bağlı olarak geliştirilen bu yaklaşımın, Türkiye'deki spor kulüplerinin demokratik bir spor yönetimi anlayışında, daha etkin ve fonksiyonel olarak yapılanmalarına ışık tutması beklenmektedir.Anahtar Kelimeler: Spor Kulüpleri, Spor Organizasyonu, Türk Spor Yönetimi, Alman Spor Yönetimi

AlmanyaSpor kulüpleriSpor organizasyonları+2
Esin Esra Erturan Öğüt
Gazi University · Institute of Health Sciences
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

Sporcuların el performanslarının Fınger Tappıng (Parmak vuruş) yöntemi ile değerlendirilmesi

Üst ekstremitenin fonksiyonel açıdan en önemli kısmı olan el insan vücudu bütünlüğü içerisinde de neredeyse tüm sportif branşlarda da etkili olan hatta bazı branşlarda yapılan branşın en önemli unsuru olarak karşımıza çıkmaktadır. Elin kullanımı ve performansı, sportif performansın vazgeçilmez unsurlarından biridir. Yüksek el performansı, sporun doğal amaçları olan yarışma ve kazanmanın en önemli belirleyicisi olmaktadır. Bu araştırmada aktif olarak elini kullanılan ve kullanmayan spor branşlarında el performansının ?Finger Tapping? metodu ile değerlendirilmesi amaçlanmıştır.Araştırmaya yaş ortalaması 20,73±1,77 yıl olan ve elin dominant olarak kullanıldığı spor branşlarından basketbol (n=34) ve voleybol (n=38) branşı sporcuları (elini aktif kullanan sporcu grubu) ile elin dominant olarak kullanılmadığı spor branşlarından futbol (n=31) ve atletizm branşı (n=31) sporcuları (elini aktif kullanmayan sporcu grubu) katılmıştır. Kontrol grubu olarak çalışma hayatlarında dominant olarak elini aktif kullanan (elini aktif kullanan kontrol grubu) (n=75) ve kullanmayan (elini aktif kullanmayan kontrol grubu) (n=70) kişilerden oluşan toplam 279 erkek denek üzerinde yapılmıştır.Gruplara, ?Demografik Anket Formu?nun yanı sıra el tercihi için Oldfield anketi uygulanmış ve el antropometrisi ile el kavrama kuvvetleri ölçülmüştür. El performansı ölçümü için ?Finger Tapping Testi?'nin ileri analiz yöntemi olan ?TanTong FingerTap? yazılımı kullanılmıştır. Verilerin istatistikleri, SPSS for Windows 16,0 programında, aritmetik ortalama ve standart sapması ile frekansları tespit edilmiş ve Student t testi ve Pearson Korelasyon Analizi yapılmıştır. Çalışmada ?p < 0,05? değeri istatistiksel olarak anlamlı farklılık kabul edilmiştir.Çalışma sonuçlarına göre, gruplar arasında el antropometrisi ölçüm sonuçları, uzun ve geniş el ölçüm değerlerinin elini aktif kullanan gruplarda olduğu görülmüş, bu her iki grup arasında ise en yüksek değer, elini aktif kullanan sporcu grubunda olduğu ve elin aktif olarak kullanılması veya kullanılmaması elin uzunluğu veya genişliğini etkilemediği görülmüştür. El kavrama kuvveti ölçüm sonuçları, sporcu gruplar arasında gerekse kontrol grupları arasında elini aktif kullanan grupların el kavrama kuvveti sonuçlarının, elini aktif kullanmayan gruplara oranla yüksek bulunmuştur.Çalışmaya katılan denek gruplarının el performansları açısından ise, sağ ve sol el vuruş sayısı ve vuruş süresi ortalamaları incelendiğinde; elini aktif kullanan her iki grubun elini aktif kullanmayan gruplara oranla ortalama vuruş sayılarının belirgin olarak yüksek olduğu görülmüştür. Genel olarak çalışma sonuçları değerlendirildiğinde ise, bütün gruplarda baskın olarak kullanılan elin, baskın olarak kullanılmayan ele oranla daha iyi bir performans göstermiştir. Çalışmaya katılan denek gruplarının reaksiyon testi işitsel ve görsel testleri sonuçları incelendiğinde; görsel reaksiyon testi sonuçları bakımından gruplar arasında hiçbir parametre açısından istatistikî olarak bir anlam tespit edilememiştir.

ElParmaklarPerformans değerlendirme+2
Mustafa Ertuğrul Çıplak
Gazi University · Institute of Health Sciences
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

Ateşli tabanca atıcılarına uygulanan özel antrenmanların bazı motorik özelikler üzerine etkisi

Çalışmaya; ateşli tabanca sporu ile uğraşan 35 erkek tabanca atıcısının, 20'si deney ve 15'i kontrol grubu olarak ikiye bölünmüştür. Deney grubunun yaş ortalamaları 24,75+6,72, kontrol grubunu 21,13+5,23'dir.Deneklerin boy uzunluğu, vücut ağırlığı, vücut kitle indeksi, atış kolu uzunluğu, vücut yağ yüzdesi, el pençe be bacak kuvvetleri, aktif ve skuat sıçrama yükseklikleri, wingate anaerobik güç değerleri, Biodeks denge skorları, 60?90?120?150 derece / saniyedeki atış kolunun abdüksiyon, addüksiyon izokinetik kuvvet değerleri ve ateşli tabanca YA, ÇA ve TP ölçüm ve testlerine tabi tutulmuşlardır.Deney ve kontrol gruplarının ilk ölçümlerinde bacak kuvvetleri (p<0,05) düzeyinden anlamlı bir farklılık bulunmuştur. İkinci ölçümlerinde bacak kuvveti, Yİ, 90abavrpower (w), 90abavrpowertq (N-M), 90addpt (N-M), 90addavrpower (w), 90addavrpowertq (N-M), 120abpq (N-M), 120addpt (N-M), 120addavrpower (w), 120addavrpowertq (N-M), 1150abpq (N-M), 150addpt (N-M), 150addavrpower (w) ve 150addavrpowertq (N-M) değerlerinde (p<0,01) düzeyinden anlamlı bir farklılık bulunmuştur. 90abpt (N-M), 120abavrpower (w), 120abavrpowertq (N-M), 150abavrpower (w) ve 150abavrpowertq (N-M) değerlerinde (p<0,05) düzeyinden anlamlı bir farklılık bulunmuştur.Deney grubunun özel antrenmandan önce ve sonra yapılan ölçümlerinde el pençe kuvvetleri, bacak kuvvetleri, AS, SS yükseklileri, wingate ortalama güç, denge skorları, 60?90?120?150 derece / saniyedeki izokinetik güç delerleri atış puanları değerlerinde (p<0,01) düzeyinden anlamlı bir farklılık bulunmuştur.Kontrol grubunun özel antrenmandan önce ve sonra yapılan ölçümlerinde el pençe kuvvetleri, bacak kuvvetleri, AS (p>0,05), SS yükseklileri, wingate ortalama güç , Yorgunluk indeksi, denge skorlarından antpost ve medial lateral indeks, 60-90-120-150 derece / saniyedeki izokinetik güç delerleri atış puanları değerlerinde (p<0,01) düzeyinden anlamlı bir farklılık bulunmuştur.Deney grubuna yaptırılan özel antrenmanın motorik özellikleri anlamlı düzeyde geliştirdiği bununda atış puanları üzerine etkisinin olduğu bulunmuştur.

DengeEgzersiz testiKuvvet+1
Tuncay İskender
Gazi University · Institute of Health Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Masa başı çalışanlarda fiziksel aktivite düzeyi ve yaşam kalitesi ilişkisi

Bu araştırmada, masa başı çalışanlarda fiziksel aktivite düzeyleri ile yaşam kaliteleri arasındaki ilişkiyi değerlendirmek ve fiziksel aktivitenin yaşam kalitesine etkisi dikkate alındığında, sedanter ortamda çalışanların en uygun düzeyde fiziksel aktiviteye teşvik edilmeleri amaçlanmıştır.Araştırmanın evrenini Ankara ilinde masa başı işlerde çalışan bireyler, örneklemini ise bu evrenden rastgele seçilen 172 kadın ve 141 erkek olmak üzere toplam 313 birey oluşturmuştur.Çalışmada, bireylerin fiziksel aktivite düzeylerini belirlemek için Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi'nin uzun formu, yaşam kalitelerinin değerlendirilmesi amacıyla da SF?36 yaşam kalitesi ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde Student's T test, Mann Whitney U test, Ki-Kare ve Kruskal Wallis H testi kullanılmıştır.Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre, bireylerin haftalık enerji tüketiminin ortalama 2249.62 ± 2253.91 MET-dk/Hafta olduğu, %25.2'sinin fiziksel olarak aktif olmadığı, %48.9'unun fiziksel aktivite düzeyinin düşük olduğu ve %25.9' unun da fiziksel aktivite düzeyinin sağlığını korumak için yeterli olduğu saptanmıştır. Bireylerin fiziksel aktivite düzeylerinin erkeklerde kadınlara göre ve BKİ 25 kg/m2 ve üstü olanların da BKİ 25 kg/m2 altında olanlara göre daha yeterli olduğu saptanmıştır (p<0.05).Bireylerin yaşam kalitesi puanları incelendiğinde ise, fiziksel sağlık skorunun ortalaması 51.28 ± 7.24, mental sağlık skorunun ortalaması ise 41.43 ± 11.40 olduğu bulunmuştur. Yaşam kalitesi puanlarının cinsiyet ve yaş gruplarına göre yapılan değerlendirmesinde fiziksel sağlık ve mental sağlık skorlarında anlamlı bir farkın olduğu, BKİ' ne göre ise mental sağlık skorları arasında anlamlı bir fark olduğu tespit edilmiştir (p<0.05).Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre, bireylerin fiziksel aktivite düzeylerinin düşük olduğu ve bunun bireylerin yaşam kalitesi ile ilişkisi olmadığı saptanmıştır.Anahtar Kelimeler: Fiziksel aktivite, yaşam kalitesi, masa başı çalışan.

Fiziksel aktiviteSedanterlerYaşam kalitesi
Özkan Vural
Gazi University · Institute of Health Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Yerel yönetimlerin sunduğu spor hizmetlerinde hizmet kalitesi (Ankara ili örneği)

Bu araştırmanın amacı, yerel yönetimlerin sunduğu spor hizmetlerinin hizmet kalitesini ve katılımcıların demografik bilgileriyle hizmet kalitesi arasında farklılık olup olmadığını belirlemektir. Araştırmanın katılımcıları, Ankara Büyükşehir Belediyesi'ne ait altı Gençlik merkezi ve dört Aile Yaşam ve Gençlik Merkezi Gençlik Kulüplerinin spor faaliyetlerine katılan üyelerinden oluşan toplam 552 (253 kadın ve 299 erkek) kişidir.Ölçüm aracı olarak, Gürbüz, Koçak ve Lam (2005) tarafından geçerliliği ve güvenirliği Türkiye için yapılmış olan, Hizmet Kalitesi Değerlendirme Ölçeği (Service Qualıty Assessment Scale; Lam (2000)) kullanılmıştır. Verilerin analizinde; katılımcıların demografik özelliklerinin hizmet kalitesi memnuniyet değerlerinde anlamlı bir farklılığa yol açıp açmadığının incelenmesi için Çok Yönlü Varyans Analizi (MANOVA Testi) uygulanmıştır.Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre, katılımcıların cinsiyeti; sadece ?soyunma odaları? alt boyutunda, medeni durumları; ?çalışanlar?, ?tesis? ve ?program? alt boyutlarında, eğitim düzeyleri; sadece ?çalışan? alt boyutunda, gelir düzeyleri; sadece ?çalışan? alt boyutunda, ulaşım süreleri; sadece ?soyunma odaları? alt boyutunda, üye oldukları Gençlik Merkezleri ise; her alt boyutta da hizmet kalitesi algı düzeylerinde farklılık göstermiştir. Ayrıca, katılımcıların Gençlik Merkezlerine üye olma süreleri ve Gençlik Merkezlerini kullanım sıklıkları hizmet kalitesi algı düzeylerinde bir farklılık göstermemiştir.Sonuç olarak ifade etmek gerekirse; Gençlik Merkezleri üyelerinin HKDÖ puanları göz önüne alındığında: araştırmaya katılanların bu merkezlere ilişkin hizmet kalitesi algıları olumludur, yani üyeler memnundurlar. Üyelerin düşük hizmet kalitesi algıları yalnızca bazı Gençlik Merkezleri'nin (Altındağ+Gençlik Parkı) çalışan ve program alt boyutlarındadır.Anahtar kelimeler: Yerel Yönetimler, Toplam Kalite Yönetimi, Hizmet Kalitesi, Spor.

Hizmet kalitesiSpor tesisleriYerel yönetimler
Ayşe Aslı Yüzgenç
Gazi University · Institute of Health Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Elit futbolcuların kişilik özelliklerinin içe dışa dönük davranışlara etkisi

Bu çalışmada 2008?2009 ve 2009?2010 futbol sezonunda elit olarak futbol oynayan 5 futbol takımı oyuncuları üzerinde gerçekleşmiştir. Bu araştırmada futbolcuların kişilik özelliklerinin belirlenmesi ve bu özelliklerin içe-dışa dönük davranışlara etkisini ve arasındaki anlamlı ilişki farklılıklarının olup olmadığının belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu süreçte veri toplama aracı olarak öğrencilere kişisel bilgi formları hazırlanmıştır. Kişisel bilgi formları ile birlik de oyuncuların Genel Uyum, Sosyal Uyum ve Kişisel Uyumlarını belirlemek için Hacettepe Kişilik Envanteri ölçeği kullanılmıştır. İçe-dışa dönük davranışları belirlemek için RİDKOÖ ölçeği kullanılmıştır.Yapılan analizler sonunda anlamlı ilişki farkı gözlenmemiştir, ancak 3 grup değişkende gözlem sayısının arttırılması anlamlı ilişki gözlenmesi ile sonuçlanabilir bunlar, kişilik özellikleriyle ilgili olarak KU ile milli olan futbolcuların lehinde çok kuvvetli olmamakla birlikte anlamlı bir ilişki farklılığından söz edilebilir, millilik durumu ve Genel Uyum arasında ve son olarak İçe-dışa dönük davranışlar ile futbol oynadığı mevki ile ilgili analizlerde puanlar yüzde beşlik sınıra çok yakındır.Bunun dışında yaptığımız analizlerde anlamlı ilişki farklılıklarına rastlanmamıştır. İçe-dışa dönüklük puanlarına bakıldığında araştırmaya katılan futbolcuların % 37,8'i içe dönük davranış eğiliminin baskın olduğunu, % 62,2'si ise dışa dönük davranış eğiliminin baskın olduğu gözlenmiştir.Anahtar Kelimeler: Kişilik özellikleri, İçe-dışa dönük davranışlar, Futbol

Dışa dönüklükFutbolKişilik özellikleri+1
Ersin Aka
Gazi University · Institute of Health Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversiteler arası spor müsabakalarına katılan öğrencilerin doping kullanımına yönelik tutumlarının incelenmesi

Bu çalışmanın amacı üniversiteler arası spor müsabakalarına katılan öğrencilerin doping kullanımına yönelik tutumlarını incelemektir. Araştırmaya 2010 yılında düzenlenen üniversiteler arası spor müsabakalarına katılan 6 farklı branşta 134 bayan ve 247 erkek toplam 381 sporcu öğrenci katılmıştır. Sporcu öğrencilerin branşlara göre dağılımı şu şekildedir: Atıcılık 57, Eskirim 81, Oryantiring 92, Hentbol 49, Masa Tenisi 55 ve Triatlon 74 sporcudur. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen ?Kişisel Bilgi Formu? ve ?Doping Kullanımına Yönelik Tutum Ölçeği? kullanılmıştır. Tutum ölçeğinin Cronbach Alfa değeri 0,904; Spearman Brown iki yarı test korelasyon katsayısı da 0,879 olarak bulunmuştur.Araştırma sonucuna göre, sporcu öğrencilerin doping kullanımına yönelik tutumları ile yaş, cinsiyet, sınıf, spor kulüplerinde spor yapma durumu ve milli olma durumu arasında anlamlı bir farklılık olmadığı, akademik başarı durumu, gelir durumu, spor yaşı, doping kontrolünden geçme durumu ve branşlar arasında anlamlı bir farklılık olduğu tespit edilmiştir.Bu çalışma sonucunda, üniversitelerarası spor müsabakalarına katılan sporcu öğrencilerin; etik açıdan doping kullanımının uygun olmadığı fakat sportif performans için etkili olduğu düşüncesine sahip oldukları söylenebilmektedir.Anahtar Kelimeler: Doping, Spor, Tutum, Sporcu Öğrenciler

SporSpor müsabakalarıSporcular+4
H. Ahmet Şapcı
Gazi University · Institute of Health Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Egzersiz yapan 35-45 yaş arası kadınların stresle başa çıkma yolları ve demografik özellikleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, egzersiz yapma alışkanlığı edinmiş 35-45 yaş arası kadınların stresle başa çıkma yollarını ve demografik özellikleri arasındaki ilişkiyi analiz etmek ve gerekli önerilerde bulunmaktır.Araştırmaya 2009-2010 yılında Ankara Büyükşehir Belediyesine bağlı Yenimahalle Aile Yaşam Merkezine üye olan toplam 89 kadın katılmıştır.Araştırma, tarama modelinin kullanıldığı betimsel bir çalışmadır. Araştırmada kullanılan veri toplama aracı iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde araştırmaya katılan bireylere ilişkin kişisel bilgiler, ikinci bölümde stresle başa çıkma yollarını belirlemeye yönelik Folkman ve Lazarus'un ?Başa Çıkma Yolları Envanteri? (Ways of coping invertory) Türkçeye Siva (1991) tarafından uyarlanan ?stresle baş etme ölçeği (SBÖ)? kullanılmıştır.Araştırma sonucunda; stresle başa çıkma yolları alt boyutları arasında ve demografik özelliklerinden olan annenin öğrenim durumu, babanın ednmiş olduğu zararlı alışkanlıklar, dini vecibelerini yerine getirilmemesi, kamu kurumunda çalışıp çalışmama durumları arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılaşmalar olduğu tespit edilmiştir.Ayrıca, diğer demografik özelliklerden olan kardeş sayısı, kişinin zararlı alışkanlıkları, babanın öğrenim durumu, ailenin aylık kazancı, ikamet ettiği yer gibi boyutlara ilişkin istatistiksel olarak anlamlı ilişkiler olmadığı belirlenmiştir.

DemografiEgzersizKadınlar+2
Gamze Çetinkaya
Gazi University · Institute of Health Sciences
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

Sekiz haftalık tekerlekli kayak sprint antrenmanının kayakllı koşucuların anaerobic güç, kuvvet ve diğer bazı parametreler üzerine etkisi

Araştırmaya, Ankara Spor Kulübü Kayaklı Koşu Takımı"nda yer alan en az 5 yıldır düzenli olarak antrenman yapan 30 gönüllü erkek sporcu katılmıştır. Araştırma grubu, öntesller sonrasında deney (18.15±1.62yıl yaş, 172.6+3.81cm boy, 60.91±5.50kg ağırlık) ve kontrol (I8.45+2.17yıl yaş, I71.5±3,47cm boy, 60.73±4.40kg ağırlık ) olmak üzere ikiye ayrılmıştır. Haftanın altı günü antrenman yapan araştırma grubunda sadece deney grubu sekiz hafta boyunca haftanın 3 günü maksimal şiddetle bu antrenman!.ıra ek olarak piramidal yöntemdeki tekerlekli kayak sprint antrenmanı uygulamıştır. Antrenman programı öncesinde ve sonrasında sporcuların aerobik kapasiteleri mekik koşu testiyle, anaerobik güç değerleri Wingate Anaerobik Güç Testiyle, 200m,400m ve 800m tekerlekli kayak parkur dereceleri tartan zemin üzerinde fotocell il^ ölçülmüştür. Farklı açısal hızlarda dominant kol, sağ bacak ve sol bacak kuv\ et parametreleri Cybex 11 Norm modeli izokİnetik kuvvet test cihazından elde edilmiştir. Vücut kompozisyonu analizleri İse ayaktan-ayağa BİA yöntemi ile TANJTA BC 418 marka cihazla ölçülmüştür. Araştırmadan elde edilen değerlerin istatistiksel analizi GraphPad Prism Version 5.00 far Windows ( GraphPad Software, San Diego Califomia USA) Programı kullanılarak yapılmıştır. Verilerin aritmetik ortalaması, standart sapma ve yüzdelik gelişim değerleri hesaplanmıştır. Ayrıca ölçümler arasındaki farklılıkların belirlenmesinde l-tcst uygulanmıştır. Grupların kendi içlerinde ön test ve son test karşılaştırmalarında non-paramelric (2related samples) Wileoxon Testi kullanılırken, gruplar arası karşılaştırmalar da ise non-parametric (Two independent samples) Mann-Whitney U Testi kullanılmıştır.Elde edilen verilere göre antrenman programı sonrasında deney grubunun Maksimum, Ortalama ve Minumum Anaerobik güç, Maksimal Oksijen Tüketim kapasitesi, 200m, 400m ve SOOra Tekerlekli Kayak mesafe derecelerinde önemli bir gelişme bulunmuştur, jzometrik kuvvet ölçümlerinde 60°/sn ve 180°/sn açısal hızda yapılan testlerde, Extensors Peak Torque, Flexors Peak Torque , %BW/Extensors Pcak Torque, %BW/Flexors Peak Torque ve Ratio parametrelerinde hepsinde dominant sol kol, sağ ve sol bacak değerlerinde istatistiksel olarak anlamlı bir artış tespit edilmiştir. Kontrol grubunda ise sadece %BW/F!exors Peak Torque63 parametresinde anlamlı bir gelişim gözlenirken diğer parametrelerde herhangi bir farklılık gözlenmemiştir. Vücut kompozisyonu ve bölgesel olarak yapılan bacak kol ve gövde analizleri sonucunda hem deney hem de kontrol grubunda yağ yüzdesi ve yağ ağırlığında paralel bir azalma tespit edilirken deney grubunun sağ ve sol bacak rahmini kas ağırlığı ve yağsız vücut ağırhnda artış olduğu belirlenmiştir. Son testlerde deney ve kontrol grubu arasında Maksimum Anaerobik Güç, Ortalama Anaerobik güç, 400m ve 800m tekerlekli kayak mesafe ölçümlerinde anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Gruplararası karşılaştırmalarda Snlestlerdc belirgin bir farklılık görülmemesine rağmen son testlerde deney ve kontrol grubu arasında 60"/sn ve 180°/sn hızdaki sağ dominant omuz izometrik kuvvet parametrelerinden Flexors Pcak Torque, %BW/Extensors Peak Torquc, %BW/Flcxor.s Peak Torque ve Ratio ve 180°/sn hızdaki P,xtensors Peak Torque değerlerinde anlamlı farklılık görülmüştür. Bacak kuvveti ölçümlerinde ise sol bacak 60°/sn hızda %BW/Flexors Peak Torquc ve 180°/sn hızda Flcxors Peak Torquc. %BW/Flcxoıs Peak Torquc ve Ratio değerlerinde farlılıklar bulunmuştur.Sonuç olarak yapılan araştırmada kayakli koşu sporcularına uygulanan sekiz haftalık tekerlekli kayak Sprint antrenmanının anaerobik güç ve kuvvet yeteneğinin geliştirilmesinde oldukça etkili bir yöntem olduğu belirlenmiştir. Ayrıca antrenman yönteminin kol ve bacak fleksor kaslarındaki kuvvet gelişimde daha etkili olduğu tespit edilmiştir.

AnaerobikAntrenmanKas kuvveti+4
İmdat Yarım
Gazi University · Institute of Health Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Beden eğitimi derslerinde araç gereç ve öğretim materyalleri kullanımı

Eğitim-Öğretimde,araç-gereç ve öğretim materyallerinin yeterli düzeyde olması ve bunun etkin kullanımı büyük önem arz etmektedir. Beden Eğitimi dersleri uygulamaya dayalı bir eğitim sistemi olduğu için araç-gereç ve öğretim materyalleri desteği diğer branşlara nazaran daha büyük bir önem taşımaktadır.Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilmiş olan anket kullanılmıştır. Anket öğretmenlerin kişisel özeliklerini, beden eğitimi dersinde kullanılan materyal, araç ve gereçlerle ilgili görüşlerini ve bu araç gereçlerin kullanımına ilişkin düşüncelerini belirlemeye yönelik toplam 142 sorudan oluşmaktadır. Anket yoluyla elde edilmiş olan veriler sosyal bilimlerde istatistik paketi SPSS for Windows 12.0 paket programından yararlanılarak çözümlenmiştir. Analizler için de frekans analizi, yüzde alma, bağımsız gruplar t testi ve varyans analizi ve ?2 testinden yararlanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre okullarda beden eğitimi dersleriyle ilgili olarak en fazla bulundurulan ve kullanılan spor alanları sırasıyla, futbol sahası, voleybol sahası ve basketbol sahasıdır. Bununla birlikte futbol malzemeleri, basketbol malzemeleri, voleybol malzemeleri ve masa tenisi malzemeleri de en çok bulundurulan ve kullanılan araç-gereçlerdir. Kondisyon aletleri, spor yardımcı araçları, jimnastik malzemeleri, aletli jimnastik malzemeleri, atletizm malzemeleri ise az bulundurulan ve az kullanılan araç-gereçlerdir. Öğretim materyalleri ise, orta derecede bulundurulan araç-gereçlerdendir. Bu sonuçlara göre beden eğitimi dersleri için yardımcı spor araç-gereçleri başta olmak üzere, öğretim araç-gereçleri ve materyallerinin okulların aktif kullanımı için hazır hale getirilmesi, kaliteli ve daha nitelikli bir eğitim için gereklidir.Sonuç olarak, Türkiye'de ilk ve orta dereceli okullarda kullanılan eğitim araç-gereç ve öğretim materyallerinin nitelik ve nicelik yönünden yetersiz olduğu, bunlardan faydalanma düzeyinin düşük olduğu ve mevcut durumun düzeltilmesi için ihtiyaç duyulan çalışmaların yapılmadığı görüldü.Anahtar Kelimeler: Beden Eğitimi, Öğretim Materyalleri, Spor Araç ve Gereçleri

Beden eğitimi
Mustafa Saraç
Fırat University · Institute of Health Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Kamuda çalışan erkek ve kadınların fiziksel uygunluk, beslenme ve spor alışkanlıklarının değerlendirilmesi (Elazığ ili örneği)

Bu araştırmada, kamuda çalışan erkek ve kadınların fiziksel uygunluk, beslenme ve spor alışkanlıklarının değerlendirilmesi amaçlandı.Araştırmaya, Elazığ il merkezinde Kamu çalışanları arasından random yöntemiyle 2823 erkek (yaş: 43.5 ± 8.7) ve 1252 kadın (yaş: 37.7 ± 8.4) olmak üzere toplam 4075 birey alındı. Kamu çalışanlarının vücut kompozisyon ölçümleri, bioelektrik impedans (BIA) yöntemi ile yapıldı. Demografik bilgi ve kişisel alışkanlıklar hazırlanan anket ile, sağlıklı yaşam davranışları, Walker&Pender (1987)'in ?Sağlıklı Yaşam Biçimi Davranışları Ölçeği? ile elde edildi. Veriler SPSS paket programında ve anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak değerlendirildi.Erkekler kadın çalışanlara göre vücut kompozisyonu sağlık risk sınırlarına daha yakın oldukları saptandı. Meslek olarak işçi grubunun vücut kompozisyonu, kilo, beden kitle indeksi (BKİ), bel çevresi (BÇ), bel-kalça oranı (BKO), vücut yağ ağırlığı (VYA), vücut yağ oranı (VYO) ve çocuk sayısı bakımından diğer mesleklere oranla daha yüksek bulundu (p<0.05). Erkek çalışanların, kadınlara oranla daha fazla sigara içtiği gözlendi (Erkek: % 44.6, Kadın: % 25.8, p<0.05). Erkeklerin % 39.4'ü, kadınların ise % 24.4'ü obez-I vücut tipinde olduğu, erkek ve kadınların yarısından fazlasının (Erkek: % 51.5, Kadın: % 57.7) kendini fazla kilolu olarak algıladığı saptandı. Erkeklerin % 77'si, kadınların % 63'ü hiç diyet programı uygulamadıklarını belirtti. Zayıf vücut tipi erkeklerin % 56'sı, kadınların % 94'ünde hastalık şikayeti saptanmadı. BÇ erkeklerde ortalama 96.5cm, kadınlarda 82.4cm bulundu. Günlük oratlama su tüketimi 5, çay 8, kola 1 bardak olarak saptandı. Çay tüketimi erkek çalışanlar lehine anlamlı bulundu (p<0.05). Egzersiz alışkanlığı erkek çalışanlar arasında daha yaygın olduğu ve sağlıklı yaşam biçimi davranışları (sağlık sorumluluğu, egzersiz ve beslenme alışkanlığı, stres yönetimi, kendini gerçekleştirme, kişilerarası destek) bakımından erkek ve kadın çalışanlar arasında eğitim düzeyi yüksek meslek grupları (öğretmen-mühendis vb.) lehine anlamlı bulundu (p<0.05).Sonuç olarak, kadın çalışanlar ?normal?, erkekler ise ?Obez-I? vücut tipi içinde yer aldıkları, vücut tipindeki artışa paralel olarak kan basıncı ve hastalık şikayetlerinde de artış olduğu saptandı. Ayrıca, eğitim düzeyi, düzenli diyet uygulama ve egzersiz alışkanlığı vücut ağırlığını kontrol altına almada önemli bir faktör olduğu gözlendi.Anahtar Kelimeler: Kamu personeli, cinsiyet, obezite, vücut komposizyonu, sağlıklı yaşam davranışları.

Cinsel kimlikKamu personeliObezite+2
Deniz Ceviz
Fırat University · Institute of Health Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de bulunan gençlik kaplarının analizi

Türkiye'deki gençlik kampları alanında, resmi olarak Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü (GSGM) Milli Eğitim Bakanlığı(MEB) ve Kızılay gençlik kampları faaliyet göstermektedir.2007 nüfus sayımına göre, Türkiye'deki 10?24 yaş aralığı genç sayısı 18.809.26'dır.(10) 2008 yılında Gençlik kamplarından faydalanan genç sayısı ise 8.267 kişidir. Bu sayısal veriler gösteriyor ki; genç nüfusun sadece 5/10.000'i gençlik kamplarından faydalanabilmektedir.Bu çalışmanın amacı; Kampların fiziki şartları ve uygulama sistemleri hakkında bilgi vermek ve adı geçen kuruluşlarda kampçı olarak katılan gençler ve gençlik kamplarında eğitimci olarak görev yapan kamp liderlerinin, gençlik kampları ile ilgili görüşlerini ortaya koyabilmektir.Veriler SPSS for Windows 13,0 paket programıyla analiz edilmiştir. Kampçı gençler ve kamp liderlerin kişisel özelliklerinin (cinsiyet, yaş, kamplara katılım sayısı ve mesleki kıdem) çözümlemelerinde frekans ve yüzde teknikleri uygulanmıştır. Kampçı gençlerin ve Gençlik Kampı Liderlerinin niteliklerine ilişkin görüşlerin belirlenmesinde, değişkenler dikkate alınmadan, aritmetik ortalama ve standart sapma teknikleri kullanılmıştır. Uygulanan testlerin anlamlılık düzeyi 0.05 düzeyinde incelenmiştir.Araştırma sonuçlarına göre kampçı gençler, gençlik kamplarının daha çok il'de açılması gerektiğini, yeni arkadaşlıklar edindiklerini ifade ederlerken, gençlik kampı liderleri, gençlik kampı liderliğini sevdikleri için yaptıklarını ve gençlik kampı liderliğini gönüllü olarak yaptıklarını ifade etmişlerdir.Sonuç olarak gençlik kamplarından daha fazla sayıda gencin faydalanabilmesi için, gerekli tanıtım çalışmalarının yapılması ve daha çok yerde gençlik kampı açılması önerilmektedir.

GençlikGençlik kamplarıKamplar+2
Zeki Coşkuner
Fırat University · Institute of Health Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Hentbol, basketbol, voleybol klasman hakemlerinin iş doyumu düzeylerinin incelenmesi

Bu çalışma; klasman hakemlerinin iş doyumu düzeylerini (cinsiyet, yaş, medenidurum, klasman durumu, branş, hakemlik dışı mesleği, hakemlik süresi, branşı oynama süresi,gelir durumları) belirlemek amacıyla Hentbol, Basketbol, Voleybol liglerinde çalışan 222klasman hakemi üzerinde gerçekleştirilmiştir.İstatistiksel analizler için SPSS paket programı kullanılmıştır. Ölçüm aracı ikibölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde hakemlerin demografik özelliklerini belirlemeyeyönelik değerlendirme yapılmış, ikinci bölüm ise `Minnesota iş doyumu ölçeği'kullanılmıştır.Hakemlerin, cinsiyetleri, medeni durumları, klasman durumları, hakemlik dışımesleği, hakemlik süreleri ve gelir durumlarına göre iş doyumu düzeyleri arasında istatistikselaçıdan fark olmadığı; yaşlarına göre iş doyumu düzeyleri arasında istatistiksel açıdan anlamlıfark olduğu belirlenmiştir. Bunun nedeni yaş ilerledikçe iş doyumunun buna paralel olarakartacağı, tecrübenin artması, ödüllendirmeler, hakemlikte klasmanın yükselmesi ve işiylebütünleşmesi bu farkın ortaya çıkmasındaki etkenler olabileceği düşünülmektedir.Branşı oynama sürelerine göre iş doyumu düzeyleri arasında anlamlı fark olduğu,ayrıca hakemlerin çoğunluğunun branşı oynama sürelerine göre hakemlik yaptıkları branşıdaha önceden oynadıkları görülmektedir.Hakemlerin branşlarına göre iş doyumu düzeyleri arasında anlamlı fark olduğu, bufarkın basketbol ve voleybol hakemleri ile hentbol ve voleybol hakemleri arasındakaynaklandığı görülmüştür.Hakemlerin çoğunluğunun gelir durumunun orta düzeyde olduğu görülmüştür. İyi birmaç yönetebilmek, ekonomik yönden rahat ve üst seviyede olunması bakımdan önemlidir.Anahtar Kelimeler: Hentbol, Basketbol, Voleybol, Hakem, İş doyumu.

Hentbol
Özgür Karataş
Fırat University · Institute of Health Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Profesyonel futbol takımı oyuncularının fiziksel uygunluk ve somatotip özelliklerinin değerlendirilmesi (Malatyaspor örneği)

Bu arastırmada, profesyonel futbol takımı oyuncularının fiziksel uygunlukve somatotip özelliklerinin degerlendirilmesi amaçlandı. Arastırma TürkiyeProfesyonel 1. Lig takımlarından Malatyaspor takımında bulunan 24 futbolcu ileyapıldı. Ölçüm ve testler 2007 -2008 sezonu Ekim ayı 1. haftası içinde alınmıstır.Çalısmaya katılan futbolcuların, fiziksel uygunluk testleri ve somatotiplerininbelirlenmesine yönelik antropometrik ölçümler yapılmıs ve somato kartlardadegerlendirilmistir. statistiksel analizler ise SPSS 15.0 paket programındafrekans, ortalama ve yüzde (%) oranları hesaplanarak tablolarda yorumlanmıs,ikili karsılastırmalarda ise Mann Whitney U testi kullanılarak anlamlılık düzeyip<0.05 olarak degerlendirilmistir.Çalısmaya katılan 24 profesyonele futbolcudan olusan defans ve ofansgrupları arasında; yas, spor yası, boy, agırlık, total vücut yag yüzdesi, çevre veçap ölçümleri, anaerobik ve aerobik kapasite, 60 metre sürat ve esneklik testleriverileri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmamıstır (p>0,05).Futbolcuların somatotipleri ise endomorfi 2.63, mezomorfi 2.99, ektomorfi 2.68olarak bulunmustur.Sonuç olarak çalısmaya katılan futbol takım defans ve ofans oyuncularıarasında yapılan ölçüm ve test sonuçlarına göre, istatistiksel olarak anlamlı birfark tespit edilmemistir(p>0,05). Futbol takımında futbolcuların fiziksel uygunlukdüzeylerinin bulunması, sporsal verim düzeyinin belirlenmesi; futbolcuları dogruyönlendirmek ve futbolcuların bireysel farklılıklarını saptamak, çagdas futbolanlayısına uygun, bilimsel yöntemlere dayalı testler ve ölçümlerin yapılarak eldeedilen veriler ısıgında, evrensel normlar olusturulması gerektigi düsünülmektedir.Anahtar Kelimeler: Futbol, fiziksel uygunluk, somatotip.

Fiziksel uygunlukFutbolFutbol takımları+5
Faruk Akçınar
Fırat University · Institute of Health Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Engellilerde beden eğitimi ve spor dersinin programdaki yeri ve işlenişinin değerlendirilmesi

ENGELLİLERDE BEDEN EĞİTİMİ VE SPOR DERSİNİNPROGRAMDAKİ YERİ VE İŞLENİŞİNİN DEĞERLENDİRİLMESİYazan: Hakan ÇEVRİM1. ÖZETBu çalısmanın amacı; engelli okullarında beden eğitimi derslerinin programdaki yerive islenisinin değerlendirilmesidir.Arastırma modeli olarak tarama yöntemi kullanılmıstır. Arastırmaya yedi farklıbölgenin toplam 22 (Doğu Anadolu bölgesinde: Erzurum, Elazığ, Malatya GüneydoğuAnadolu Bölgesinde: Diyarbakır, Sanlıurfa, Gaziantep, ?ç Anadolu Bölgesinde: Ankara,Eskisehir, Kayseri, Karadeniz Bölgesinde: Samsun, Ordu, Amasya, Akdeniz Bölgesinde:Antalya, Adana, Afyonkarahisar, Ege Bölgesinde: Denizli, ?zmir Usak, Marmara Bölgesinde:?stanbul, Bursa Edirne, Çanakkkale) ilinde zihinsel, isitme ve görme engelli okullarındagörev yapan 35'i bayan ve 55'i erkek olmak üzere toplam 90 beden eğitimi dersine girenöğretmen gönüllü olarak katılmıstır. Arastırmada veri toplama aracı olarak arastırmacıtarafından gelistirilen 6 maddesi beden eğitimi öğretmeninin kisisel bilgileriyle ilgili ve 31maddesi öğretmenlerin konu ile ilgili olmak üzere toplam 37 maddelik anket uygulanmıstır.Anketin iç güvenirlik kat sayısı (Cronbach Alpha Katsaysı ) ? = 0,70 bulunmustur. Verianalizlerinde Chi-Square (X2) 0,05 anlamlılık düzeyinde kullanılmıstır.Arastırma zihinsel, görme ve isitme engelli okullarında görev yapan, beden eğitimiderslerini veren öğretmenlere uygulanan anket sonucunda, anket maddelerindenöğretmenlerin çalıstıkları okul türlerine göre eğitim öğretim yılı içerisinde seminer ve eğitimprogramına katılma istekleri durumları ve engelli bireylerin beden eğitimi ve spor dersleri içinspor malzemeleri ve materyalleri bulundurma durumlarının bulguları arasında istatistikselolarak anlamlı bir fark bulunmustur.Gerek eğitim, öğretim programının uygulanabilirliği, gerek fiziki olarak okul, sınıf vesalon sartlarının uygunluğu yönünden, gerekse de sosyal ve ekonomik imkansızlıklardandolayı hem beden eğitimi derslerini veren öğretmenler hemde engelli öğrenciler eğitimdönemleri içerisinde programın uygulanabilirliğiyle ilgili sorunlarla karsılasmaktadırlar.Arastırma sonucunda da engelli okullarında, öğrencilerin engel durumlarına göre, bedeneğitimi programlarının kısıtlı imkanlar ve fiziki sartlar dahilinde uygulanabilir olduğu veprogramın engellilere yönelik bir programdan ziyade normal eğitim veren ilköğretim okullarıbeden eğitimi programlarında daha uygulanabilir olması dikkat çekici olmasıyla beraber,beden eğitimi derslerine giren öğretmenlerin programı isleyislerinde güçlüklerlekarsılasmalarına sebep olmaktadır.Anahtar Kelimeler: Beden Eğitimi, Özel Eğitim, Engelliler, Beden EğitimiÖğretmeni, Beden Eğitimi Programı

Beden eğitimiEngelli kişilerSpor
Hakan Çevrim
Fırat University · Institute of Health Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı branşlarda amatör sporcuların antrenman sonrası solunum ve dolaşım sistemlerinde oluşan adaptasyonların karşılaştırılması

Farklı Branşlarda Amatör Sporcuların Antrenman Sonrası Solunum ve Dolaşım Sistemlerinde Oluşan Adaptasyonların KarşılaştırılmasıBu çalışmanın amacı; farklı branşlarda yer alan amatör erkek sporcuların 12 haftalık antrenman dönemi boyunca solunum, dolaşım ve vücut kompozisyonu parametrelerinde meydana gelen değişikliklerin belirlenmesi ve birbirleriyle karşılaştırılmasıdır.Çalışmaya 17-24 yaş arası futbol, basketbol, voleybol, atletizm ve taekwondo branşında aktif spor yapan ve branş bazında aynı takımda olan 34 denek katılmıştır.Tüm deneklere sezon öncesi ve 12 haftalık antrenman periyodu sonunda solunum parametrelerini ölçmek için ventilasyon ve difüzyon testi, kan parametrelerini ölçmek için kan testi ve vücut kompozisyonu için BIA ölçümü uygulanmıştır. Ayrıca deneklerin boy, İKAS ve kan basınçlarına bakılmıştır.Elde edilen veriler SPSS 15.0 istatistik programında Wilcoxon testi ve Kruskall Wallis testi ile 0.05 anlamlılık seviyesinde değerlendirilmiştir.Deneklerin antrenman periyodu sonrası vücut kompozisyonu ve kan basınçları incelendiğinde futbolcularda ağırlıkta anlamlı artış, İKAS' ta anlamlı azalış; basketbolcularda TVS' de anlamlı artış; voleybolcularda VKİ ve TVS' de anlamlı artış; atletlerde TVS' de anlamlı bir artış ve taekwondocularda ise VKİ' de anlamlı artış olmuştur. Diğer parametrelerde anlamlı bir fark meydana gelmemiştir.Deneklerin antrenman periyodu sonrası solunum parametreleri incelendiğinde futbolcularda MEF25-75, MEF25-75%, RV, TLC, TLC% değerlerinde anlamlı azalış; basketbolcularda FVC, FVC%, MEF75, MEF75% değerlerinde anlamlı artış; voleybolcularda MEF25-75, MEF25-75% değerlerinde anlamlı artış; atletlerde FVC, FVC% , FEV1, MEF75, MEF75% , TLC, TLC% değerlerinde anlamlı bir artış ve RV/TLC değerinde anlamlı bir azalış gözlenmişken; taekwondocularda ise solunum parametrelerinin hiçbirinde anlamlı fark gözlenmemiştir. Diğer parametrelerde anlamlı bir fark meydana gelmemiştir.Deneklerin antrenman periyodu sonrası kan parametreleri incelendiğinde ise futbolcularda RBC, HGB, HCT, PLT değerlerinde anlamlı artış, MCH değerlerinde anlamlı bir azalış; basketbolcularda RBC'de anlamlı artış, MCV değerinde anlamlı azalış; voleybolcularda WBC, NEU%, MONO%, PLT değerlerinde anlamlı artış, LYM%, MCH, MCHC değerlerinde anlamlı bir azalış; atletlerde WBC, NEU%, MCHC değerlerinde anlamlı artış ve LYM%, BASO%, MCV değerlerinde anlamlı bir azalış görülmüşken; taekwondocularda ise kan parametrelerinin hiçbirinde anlamlı fark görülmemiştir. Diğer parametrelerde anlamlı bir fark meydana gelmemiştir.Sonuç olarak, 12 haftalık antrenman periyodu öncesi ve sonrası futbolcu, basketbolcu, voleybolcu, atlet ve taekwondocularda solunum, dolaşım ve vücut kompozisyonu parametreleri yönünden bazı anlamlı farklar olmakla beraber branşlar arasında da farklı sonuçlar meydana gelmiştir.Anahtar kelimeler: Sporcular, Solunum Fonksiyon Testleri, Kan ve Vücut Kompozisyonu

Hüseyin Nasip Özaltaş
Fırat University · Institute of Health Sciences
2009
00