Agricultural products

74 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Türkiye`de ekolojik tarım ürünlerinin pazarlanması ve Rapunzel Ltd. Şt.`de yapılan uygulama

YÜKSEK LİSANS TEZ ÖZÜ TÜRKİYE' DE EKOLOJİK TARIM ÜRÜNLERİNİN PAZARLANMASI VE RAPUNZEL LTD. ŞT'DE YAPILAN UYGULAMA Eren ÇAĞDAŞ İşletme Anabilim Dalı Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Eylül 2003 Danışman: Prof. Dr. Necdet TİMUR Ekolojik tarım, çevre korunmasına yönelik, tarımsal çevre kirliliğini önleyebilecek, insanlar üzerinde kimyasalların olumsuz etkilerini ortadan kaldırabilecek bir alternatif tarım yöntemidir. Günümüzde bütün dünya ülkelerinin üzerinde durduğu önemli konulardan biri tüketici sağlığı, diğeri ise çevre sorunlarıdır. Tüketici sağlığını ve çevreyi etkileyen önemli bir olgu da kimyasal girdilerin kullanıldığı konvansiyonel tarım ve ürünleridir. Konvansiyonel tarım ve tarım ürünlerinin artan olumsuz etkileri karşısında, ekolojik tarıma geçiş büyük bir önem kazanmıştır. Gelişmiş ülkelerde tüketicilerden ve çevre örgütlerinden gelen istekle ekolojik ürünlere talep başlamış, ekolojik tarıma geçilmiş ve ekolojik ürün pazarları oluşmuştur. Ekolojik tarım uygulamalarının ülkemize yabancı firmalar aracılığı ile girmesi sonucu, üretimi yapılan ekolojik ürün çeşitleri dış pazarların talebi doğrultusunda belirlenmektedir. Ancak son yıllarda Türk halkının sağlıklı ve güvenli beslenme konusunda göstermiş olduğu istek ekolojik tarım ürünlerinde iç pazarın oluşumuna olanak sağlamaktadır. Ekolojik tarım ürünlerinin önce üretilip sonra pazarlama şansı bulunmamaktadır. Talep edilen çeşitler, talep edilen miktarlarda ve belli şartlar altında üretilmektedir. Bu sistemin sonucu olarak yetiştirilen ekolojik tarım ürünlerinin üretim, ihracat ve iç pazardaki alım potansiyelini alıcı piyasalardaki talep belirlemektedir. Ekolojik tarım ürünleri konusunda Türk halkının bilgi sahibi olması ve bunun sonucu oluşacak talebin belirlenmesi, bu ürünlerin yurt içinde pazarlama olanaklarını ortaya çıkaracak ve bu ürünler için bir iç piyasa oluşturulması yönündeki çalışmaları yönlendirici bilgiler sağlayacaktır.

Organik tarımPazarlamaSWOT analizi+1
Eren Çağdaş
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2003
00
Master'sOpen AccessTR

Küresel iklim değişikliğinde tarım ve bir çözüm önerisi olarak modern tarım uygulamaları

Küresel iklim değişikliğinin tek sorunlusu insan değildir. Fakat en büyük sorumluluk insanındır. Çevre, yüzyıllar boyunca olumsuz etkiye maruz kalmıştır. Bu etki Sanayi Devrimi öncesi doğal nitelikteyken Sanayi Devrimi sonrası yapay nitelik kazanmıştır. Sanayi Devrimi ve çeşitli insan faaliyetleriyle hız kazanan olumsuz çevresel etkiler, küresel boyutta felaketlere neden olmuştur. Sebep olduğu küresel iklim değişikliğinin farkına varan insanlık, uluslararası düzeyde çözümler üretmeye ve önlemler almaya çalışmıştır. Küresel iklim değişikliği birçok alanı olumsuz etkilemektedir. Fakat bu alanlar arasında tarımın yeri ayrıca önemlidir. Çünkü tarım ile küresel iklim değişikliği arasında karşılıklı bir ilişki vardır. Küresel iklim değişikliği sonucunda meydana gelen kuraklık, yağış farklılığı, iklim kayması gibi olumsuz sonuçlar doğrudan tarımsal üretimi etkilemektedir. Buna karşılık tarımsal üretimdeki çevreye zararlı girdiler, sera gazı salınımı, verimsiz doğal kaynak kullanımı gibi hususlar küresel iklim değişikliğine negatif etki etmektedir. Ayrıca tarım; gıda güvencesi kapsamında da ayrıca önemlidir. Küresel iklim değişikliğiyle tarım arasındaki karşılıklı ilişki göz önünde bulundurulduğunda iklim değişikliğine uyumlu tarımsal üretimin önemi anlaşılmaktadır. Bunu sağlamak için modern tarım uygulamalarının tarımsal üretimde kullanılması gerekmektedir. Bu gelişmeler doğrultusunda çalışmanın amacı küresel iklim değişikliği ve uluslararası düzeyde alınan önlemlerin neler olduğunu tartışmaktır. Sonrasında küresel iklim değişikliğiyle tarım arasındaki ilişkinin ne olduğunu ortaya koymaktır. Son olarak küresel iklim değişikliğine uyum kapsamında modern tarım uygulamalarını ele almaktır. Bu amaç doğrultusunda ilk olarak iklim değişikliğiyle ilgili literatür taraması yapılmıştır. Ardından küresel iklim değişikliği ve tarım kapsamında literatür taraması ve uzman kişilerin birikimlerine başvurulmuştur. Son olarak iklim değişikliğine uyumlu modern tarım uygulamalarını konu alan çalışmalar ve literatür taranmış ve çalışma kapsamında uygun bulunan tarımsal uygulamalar saptanmıştır. Toplanan veriler sonucunda iklim değişikliğine uygun modern tarımsal uygulamalara çalışma içerisinde yer verilmiştir. Sonuç olarak küresel iklim değişikliği çevresel bir felakettir ve tüm canlı yaşamını etkilemektedir. Tarım, küresel iklim değişikliği kapsamında önemli bir konumdadır. Tarım iklime bağımlı olduğu için iklim değişikliğinden doğrudan etkilenir. Fakat tarım küresel iklim değişikliğine neden olan unsurlar arasında da yer almaktadır. Tarımda kullanılan çevreye zararlı girdiler ve tarım kaynaklı sera gazı salınımları iklim değişikliğini hızlandırmaktadır. Dolayısıyla küresel iklim değişikliğine uyum kapsamında tarımın rolü önemlidir. Fakat daha çevreci tarımsal üretim yapabilmek için modern ve yeşil tarımsal üretim uygulamalarının hayata geçirilmesi gerekmektedir.

Küresel ısınmaTarımTarım ürünleri+2
Neşet Kıcık
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Vadeli işlem ve opsiyon borsasında tarımsal ürünlere dayalı sözleşme geliştirilmesi

Rekabet koşullarının getirdiği riskler ekonomik birimleri etkilemektedir. Vadeli işlem piyasaları bu risklerin transferinde aracı rolü üstlenmekte olup, dünyada bu fonksiyonu yerine getirmek üzere kurulmuş, çeşitli ürünlerin işlem gördüğü çok sayıda borsa bulunmaktadır. Bu borsaların ülkemizdeki örneği olan Vadeli İşlem ve Opsiyon Borsasında dövize, faize, endekse ve emtiaya dayalı vadeli işlem sözleşmeleri işlem görmektedir.Vadeli işlemlere konu olacak dayanak ürünler belirlenirken bazı özellikler göz önünde bulundurulmaktadır. Bu çalışmada, Vadeli İşlem ve Opsiyon Borsasında işlem görecek yeni ürünler belirlenirken göz önünde bulundurulması gereken kriterlerden hareketle, borsada işlem görme potansiyeline sahip yeni tarımsal ürünler tespit edilmeye çalışılmıştır. Çalışmanın birinci bölümünde vadeli işlem piyasalarının gelişimi, vadeli işlem piyasalarında işlem yapılma amaçları, vadeli işlem piyasalarının özellikleri, fonksiyonları ve vadeli işlem piyasalarında işlem gören sözleşmeler hakkında bilgi verilmiştir. Birinci bölümde ayrıca Vadeli İşlem ve Opsiyon Borsası ile ilgili veriler ile dünyadaki önemli vadeli işlem piyasaları ve borsalarına da yer verilmiştir. İkinci bölümde, Vadeli İşlem ve Opsiyon Borsasında yeni ürün geliştirmenin önemi, yeni tarımsal ürün geliştirmede önemli unsurlar, tarımsal ürünlere dayalı vadeli işlem piyasaları, vadeli işlemlere konu olacak yeni tarımsal ürünlerin seçilmesi ve yeni sözleşmelerin oluşturulması konularına yer verilmiştir. Son bölümde ise, üretim, tüketim, ihracat ve ithalat açısından ülkemiz için önemli tarımsal ürünler ele alınmış ve bu ürünlerin Vadeli İşlem ve Opsiyon Borsasında işlem görebilecek ürünler olup olmadığı, vadeli işlemlere konu olabilecek ürünlerin taşıması gereken özellikler bağlamında belirlenmeye çalışılmıştır.Anahtar Kelimeler: Vadeli İşlem Sözleşmesi, Vadeli İşlem Piyasaları, Tarımsal Ürünlere Dayalı Vadeli İşlem Sözleşmeleri.

Tarım ürünleriVadeli işlem borsalarıVadeli işlem sözleşmeleri
Güler Efrasiya
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Yaş sebze ve meyve sektörü mevzuatının dağıtım kanalları açısından incelenmesi (1953-2013); 5957 sayılı Kanundan beklentiletiler

azarlama, ürünlerin üreticilerden nihai tüketiciye doğru akışını sağlayan eylemler bütünüdür. Diğer bir deyişle Pazarlama, kişilerin veya örgütlerin amaçlarına uygun şekilde değişimi sağlamak üzere; ihtiyaçları tatmin eden mal ve hizmetlerin üretilmesi, fiyatlandırılması, satış çabası, dağıtımı ve tutundurulması sürecidir. Pazarlama dağıtım kanalları vasıtası ile yapılır. Pazarlamada dağıtım kanalları, bir mal veya hizmetin üreticisinden tüketiciye ulaşana kadar izlediği süreçtir. Diğer bir tanımla, değişim değeri olan ürünleri üretildiği yerden, tüketildiği yere kadar ulaştıran, bunun için çalışan, birbiriyle ilişki halinde olan kişi, kurum, kuruluşların oluşturduğu sistemdir. Bu çalışmamızda sebze ve meyve ticaretinde dağıtım kanalları incelenmeye çalışılacaktır. Ulusal ve uluslararası ekonomide önemli bir yere sahip bulunan meyve ve sebze yetiştiriciliği, tarımsal kalkınmamıza büyük katkıda bulunan bir faaliyet alanı olma özelliğini göstermektedir. Gerçekten meyve ve sebze üretimi bugün toplam tarımsal üretimin yaklaşık %8?ini, tüm tarımsal ihracatın % 33?ünü oluşturmaktadır. Türkiye ekolojik yapısı açısından çok çeşitli meyve ve sebze üretimine elverişlidir. Tropik ürünler hariç, tüm yaş sebze ve meyve çeşitleri ülkemizde yetiştirilebilmektedir. Yaş sebze ve meyvenin yurtiçi dağıtım sistemi ve dağıtım kanalları yasalarla belirlenmiş ve yaş sebze ve meyvenin bu yasal düzenlemeler çerçevesinde üreticiden tüketiciye ulaşması amaçlanmış, dahası bu dağıtım kanallarının dışına çıkılması da yasaklanmıştır. Bu düzenlemelere uymayanlara ciddi yaptırımlar uygulanması hükme bağlanmıştır. Bu çalışmamızın konusu, gerek ekonomimiz, gerek ihracatımız, gerek sanayimiz gerek yaşamımız için vazgeçilmez unsurlardan olan yaş sebze ve meyvenin dağıtım kanallarının, bu kanalların yaşadığı hukuki aşamalarının incelenmesi ve mevcut durumun analiz edilmesidir. Çalışmamızda son elli yıl içinde uygulamaya konulan 1960tarihli ve 80 sayılı Kanun, 1995 tarihli ve 552 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 2010 tarihli ve 5957 sayılı Kanun ele alınarak incelenmeye, aralarındaki ilişkiler irdelenmeye, getirdikleri düzenlemelerin içerikleri analiz edilerek kümülatif bir değerlendirmeye tabi tutulmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Pazarlama, ürün, üretici, üretici, tüketici, kurum, kuruluş, örgüt, mal, hizmet, fiyat, dağıtım, meyve, sebze, tarımsal üretim, tarımsal kalkınma, 80 sayılı Kanun, 552 sayılı Kanun Hükmünde Kararname, 5957 sayılı Kanun

Dağıtım kanallarıHukuki işlemlerKanunlar+5
Hüseyin Kır
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Teori ve uygulamalar ışığında Tavşanlı tarımının verimlilik analizi

Günümüzde bilgi ve iletişim alanında tüm Dünyada ve Türkiye'de yaşanan gelişmeler, birçok alanda etkisini gösterdiği gibi tanm sektöründe de etkisini göstermiştir. Tanm sektöründe yaşanan teknolojik gelişmeler, tarımsal üretimde hem verimliliği hem de kaliteyi arttırmıştır. Söz konusu verimlilik artışına paralel olarak, tarım sektöründe artık bir uzmanlaşma yaşanmaktadır. İster gelişmiş ülkelerde, isterse gelişmekte olan ülkelerde olsun tanm sektörü, toplumsal yaşamın vazgeçilmez bir unsurudur. Bir başka deyişle tarımsal ürünler temel ihtiyaç maddeleri olup, dünya ekonomisinde stratejik bir öneme sahiptir. Bu nedenle ülkeler tanm ürünlerinde kalite ve verimliliği arttırarak, kendi kendine yeterli olma gayreti içindedirler. Bilim ve teknolojinin hızlı adımlarla ilerlediği günümüzde tanmsız bir ülke düşünülemez. Tanm sektörü ülkeler için en hassas sektörlerden biri olduğu için devlet desteğine muhtaç bir sektördür. ABD, AB Ülkeleri ve Japonya gibi gelişmiş ülkeler dahil tüm dünya ülkelerinde tanm sektörü, ülkelerin müdahaleci tutumlanna göre desteklenmektedir. Söz konusu açıklamalar ışığında bu çalışma üç bölüm halinde hazırlanmıştır. Birinci Bölümde öncelikle "Tarım Sektörü" teorik olarak incelenerek, "Tarımsal Verimlilik" kavramı üzerinde durulmuş, daha sonra "Tarımsal Gelişmenin Ekonomik Gelişmeye olan Katkıları" açıklanmıştır. İkinci Bölümde ise, "Teknolojik Gelişmeler Doğrultusunda Dünya'da ve Türkiye'de Uygulanan Tarım Politikaları" açıklanarak "Türkiye'de Tarım Sektörü'nün ve Devlet Tarafından Verilen Tarımsal Desteklerin önemi" üzerinde durulmuştur. Uygulama aşaması olan Üçüncü Bölümde ise, "Tavşanlı Tarımında Uygulanan Tarımsal Politikalar Işığında Tavşanlı Tarımının Verimlilik Analizi" istatistik! verilerle değerlendirilmiştir. Değerlendirme sonucu elde edilen veriler doğrultusunda,Tavşanlı Tarımında Verimliliği Arttırmaya Yönelik Çözüm Önerileri geliştirilmiştir.

Kütahya-TavşanlıTarımTarım işletmeleri+4
Sibel Manisalı
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Bazı tarım ürünlerinin kurutulmasında dolgulu yataklı güneş toplaçlı bir ürün kurutucusunun kullanılma olanakları

62 6. ÖZET Ülkemiz sıcak ve ılıman iklim kuşağında doğal olarak yetişen tıbbi ve aromatik bitkiler önemli bir dışsatım potansiyeline sahiptir. Bu ürün grubunda standart çeşitlerin üretimine yönelik tarımsal mekanizasyon uygulamaları ülke tarımına yeni bir ivme kazandırabilir. Geleneksel yöntemle doğadan toplanarak güneş altında, toprak yada beton zemin üzerinde kurutulan tıbbi ve aromatik bitkilerde ürün kayıpları %40'lara kadar ulaşmaktadır. Bu koşullarda elde edilen üründe renk, eterik yağ ve etkili madde gibi özellikler olumsuz etkilenmekte ve ürüne kansan toz, kıl, böcek, mantar v.b. etmenler ürün niteliğini bozmaktadır. Bu şekilde elde edilen ürünlerin uluslararası pazar şansının olmaması nedeniyle, bu ürün grubunda öncelikle hasat sonrası işlemlerin yeniden düzenlenmesi gerekmektedir. Tıbbi ve aromatik bitkiler ürün gurubunda toplam üretim maliyetinin %58'i kurutmada yoğunlaşmış olup bunun %45'im yakıt giderleri oluşturmaktadır. Yakıt maliyetini azaltmak ve fosil yakıtların neden olduğu çevre kirliliğini önlemek amacıyla kurutmada gereksinim duyulan ısı enerjisinin güneş enerjisinden sağlanması mümkündür. Bu yönden ülkemizin güneş enerjisi potansiyeli oldukça uygundur. Tıbbi ve aromatik ürün grubunda hasat genellikle ışınımın yüksek olduğu yaz aylarına rastladığından kurutma için gerekli olan ısı güneş enerjisinden sağlanabilir. Bu çalışmada dolgulu yataklı bir güneş toplacı hava ısıtıcısı olarak kullanılmıştır. Buradan elde edilen sıcak hava kurutma odasında tepsi içerisine yerleştirilen ürünün kurutulmasında kullanılmıştır. Yapılan kurutma denemeleri sonunda kurutucu içerisinde dış ortama göre 9...17°C'Uk bir sıcaklık artışı elde edilmiştir. Ortalama kurutucu içi sıcaklığı 41...49°C arasında değişmektedir. Araştırmada, güneşte kurutmanın, kurutucuda kurutmaya göre Origanum onites (izmir Kekiği)' de 2 ile 4 kat, Mentha piperita (Bahçe Nanesi)'da 2,6 kat, Petrosetimmt63 cripsum (Maydanoz)'da 18 kat daha uzun sürdüğü belirienmiştir. Ayrıca güneş altında kurutulan ürünlerde ürün renk tonunun açılıp, parlaklığının artışıyla birlikte yeşil rengini büyük ölçüde kaybederek san-açık kahverengi bir renk kazandığı saptanmıştır. Oysa kurutucudaki ürünlerde böyle bir sorun görülmemiştir Ayrıca, Origanum ow'fes'de eterik yağ kaybının birim alandaki ürün miktarına bağlı olarak gölgede kurutmada %1...%14, güneşte kurutmada %20..%30 ve kurutucuda kurutulan üründe %10..%23 arasında değiştiği belirlenmiştir. Güneşte kurutulan üründeki eterik yağ kaybı kurutucuda kurutulan ürüne göre 1,3...5,14 kat daha fâzladır. Mentha piperita' â& eterik yağ kaybının güneşte ve kurutucuda kurutulan ürünlerde sırasıyla %12,63 ve %1,2 olduğu saptanmıştır. Güneşte kurutulan üründe eterik yağ kaybının kurutucudaki ürüne göre 15 kat daha fazla olduğu belirlenmiştir. Sonuç olarak, tıbbi ve aromatik bitkilerin büyük çapta kültürel üretimi yapılacaksa, gerek kurutma sürelerin uzun oluşu gerekse ürünün renk ve eterik yağ gibi kaliteyi belirleyici niteliklerini yitirmesi nedeniyle geleneksel kurutma yöntemlerinin uygun olmadığı kamtlanmıştır. Bu çalışmada kullanılan dolgulu yatakh hava ısıtıcısı ile tıbbi ve aromatik bitkilerin kurutulması amacıyla önerilen sıcaklıklara ulaşmak mümkün olmuştur.

KurutmaKurutucularTarım ürünleri
Yurtsever Soysal
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
1996
00
Master'sOpen AccessTR

Vadeli işlem piyasaları ve tarımsal ürün pazarlarında istikrar oluşturma olanakları

VI ABSTRACT Turkey had been adopted an export substitution policy before 1980. In 1980 Turkey has started a liberalization program. Since agriculture plays an important role in Turkish economy, Turkey is searching for new ways to cope with price fluctuation problem which is a common characteristic of agricultural production all over the world. Parallelling to this development during recent years "futures markets" became a widely discussed matter. And soon research and investigations were initiated in order to establish a cotton futures market in Izmir. Main logic and principles underlying futures markets concept evolved from trading practices in developed countries. Today futures markets are an essential part of risk transfer strategies in developed countries. Different groups of the society can benefit from these markets in these countries. Two primary purposes of the futures markets are price risk transfer and price discovery (CBOT.1990). Futures markets help price stabilization and hence have great contributions to agricultural economy. Therefore investigation of price stabilization possibilities offered by these markets has a great importance for countries such as Turkey. In this study necessary and sufficient conditions for a futures market to be successful were investigated in the context of Turkish economic and agricultural infrastructure. Also, several agricultural commodities were analyzed in order to determine their suitability for futures trading. Taking into consideration production regions and regional commodity trading volume some trade centers were suggested for establishment places for futures market. And finally, some measures were proposed in order to overcome the deficiencies observed.

Tarım ekonomisiTarım ürünleriVadeli işlem piyasaları
Aysel Akbay Özdeş
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
1997
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de tarım sigortaları uygulamaları, karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerileri

Bu araştırmada Türkiye'de tarım sigortaları uygulamalarıyla ilgili karşılaşılan sorunların belirlenmesi ve bu sorunlar için çözümler üretilmesi amaçlanmış ve bu amaca uygun olarak, tarım sigortasının hali hazırdaki durumu, gelişim süreci, karşılaştığı zorluklar, yapılması gerekenler ve hedefler hakkında sigorta çalışanlarının görüşlerine müracaat edilmiştir. Bu araştırmada nitel bir araştırma deseni ve araştırma modeli olarak da nitel araştırmalarda kullanılan durum modeli kullanılmıştır. Araştırmanın verileri tarım departmanında çalışan ve TARSİM tecrübesi olan 5 sigorta çalışanından toplanmıştır. Veriler yarı yapılandırılmış bir görüşme formu kullanılarak görüşme yöntemiyle toplanmıştır. Verilerin analizi için ise içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Bulgular sigorta çalışanlarının Türkiye'de tarım sigortasını gelişmekte olan başarılı ve örnek teşkil eden bir sektör olarak değerlendirdiklerini ve gelecekte de başarılarının sürmesini beklediklerini göstermiştir. Sektörün bu başarısı devlet desteğine dayandırılmıştır. Tarım sigortası uygulaması olan TARSİM'in en belirgin avantajlarının Türkiye'de ürün çeşitliliğinin fazla olması ve Türkiye'nin coğrafi özelliklerinin elverişli olması olduğu tespit edilmiştir. TARSİM'in dezavantajları ise yeni olması, sigortalılık bilincinin henüz yeterince gelişmemiş olması ve yeterince veri üretilememiş olmasıyla sınırlı olduğu saptanmıştır. Bulgulara göre acentelerin yerine getirmekle sorumlu olduğu öncelikli görevlerin sigorta sistemin işleyişi hakkında üreticinin doğru bilgilendirilmesi ve yönlendirilmesi olduğu anlaşılmıştır. Acentelerin TARSİM sistemi içindeki öncelikli hedeflerinin ise sistemi tanıtarak, sistemi hiç tanımamış çiftçilere ulaşarak ve çiftçilerle sürekli iletişim halinde kalarak mevcut sigortalılık oranını artırmak olduğu sonucuna varılmıştır. Sigorta çalışanlarının COVID-19 salgınının tarım sigorta sektörüne hem olumlu hem de olumsuz etkisi olduğunu düşündükleri bulunmuştur. Bulgulara göre tarım sigortasının en belirgin faydasının tarım sektörüne koruma sağlayarak tarım üretimini artırmak, sektörde istihdam yaratmak ve böylece hem ekonomiye hem de dış ticarete katkı yapmak olduğu sonucuna varılmıştır. Sigorta çalışanları aynı zamanda Türkiye'de tarım sigortası sektörünün gelişeceğini, sigortaya talebin artacağını ve sigortalı alanların genişleyeceğini öngörmektedirler. Sigorta çalışanları bu öngörülen doğrulanması ve tarım sigortası tanıtımının daha iyi yapılabilmesi için öncelikli olarak radyo, TV vb. alanlarda daha yaygın ve daha fazla bir şekilde reklam ve tanıtım yapılması gerektiği görüşündedirler. Bununla birlikte tanıtıcı ve bilgilendirici sempozyum, toplantı ve kahve sohbetlerinin yapılması da önerilmiştir.

SigortaTARSİMTarım+4
Selda Meriç
Bursa Technical University · Institute of Graduate Studies
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

İşlenmiş tarım ürünlerinde pazarlama iletişimi: Çukurova Bölgesi örneği

Bu çalışmada, Çukurova Bölgesi'nde gıda sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin pazarlama iletişimi araçlarını hangi düzeyde kullandıkları ve pazarlama iletişimi araçları kullanımı ile işletme performansı arasında ilişki olup olmadığı ve tüketicilerin gıda ürünlerini satın alırken pazarlama iletişimi araçlarından etkilenme düzeylerinin çeşitli yönleriyle incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla, Adana ve Mersin illerinde süt ve süt ürünleri, et ve et ürünleri ile meyve suyu sektöründe faaliyet gösteren 92 işletme ve örnekleme ile belirlenen Adana ili kentsel kesimde yaşayan 400 hane ile anket çalışması yapılmıştır. İşletmelerle yapılan anket çalışması sonucunda; işletmelerin büyük oranda pazarlama iletişimi kavramından haberdar olmadığı ve pazarlama iletişimi programlarını uygulamadıklarını belirtmelerine rağmen; satışları artırmak, stokları azaltmak gibi nedenlerle pazarlama iletişimi araçlarını kullandıkları belirlenmiştir. İşletmeler tarafından en fazla kullanılan araçlar kişisel satış, doğrudan satış, satış promosyonları ve reklamdır. Ayrıca, yapılan analizler sonucunda işletmelerin pazarlama iletişimi araçları kullanımı ile marka ve pazar performansı arasında ilişki olduğu belirlenmiştir. Tüketicilerle yapılan anket çalışması sonucunda; tüketicilerin gıda ürünlerini satın alırken ve kullandıkları markayı değiştirme konusunda pazarlama iletişimi araçlarının etkili olduğu tespit edilmiştir. Tüketiciler ağırlıklı olarak market içerisinde karar verdikleri ürünleri satın almaktadır. Karar vermedeki en büyük unsurlar da reklam ve promosyonlar ile ürünün içeriğinin doğallığı olmaktadır. Ayrıca farklı cinsiyet, yaş, eğitim ve gelir düzeyine sahip tüketicilerin farklı gıda ürünlerini satın alırken pazarlama iletişimi araçlarına karşı tutumları arasında farklılıklar olduğu belirlenmiştir.

Pazarlama iletişimiTarım ürünleri
Nermin Bahşi
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Somali'nin gıda ve tarım ürünleri dış ticaretinin ülke ekonomisine etkisi

Bu çalışmada Somali'de tarımın önemi ve dış ticarete etkisi ele alınmıştır. Bu konuyla ilgili literatürde gerekli çalışmaların yapılmamış olmasından hareketle çalışmamız gerçekleştırmıştır. Çalışma bu açıdan önemli olduğu gibi çalışma ile getirilmiş önerilerin bu alanda politika geliştirenlere önemli ipuçları vereceği de düşünülmektedir. Çalışmada ikincil verilerden yararlanılmıştır. Bu kapsamda yayınlanmış makaleler, kitaplar ve Birleşmiş Milletler raporları değerlendirilerek analiz edilmiştir. Somali dış ticaretinde, ithalat ve ihracat ekonomik büyümede etkisi vardır ve gayrı safı yurtiçi hasılasının üretimini ve halkın yaşam kalitesini artırmaktadır. Çalışmada Swot analizi yapılmıştır. Somali konum olarak jeopolitik öneme sahiptir ve ihracat yapmak için güçlü bir potansiyeli vardır. Fakat dış ticaretin gelişmesi için en büyük engellerden biri güvenlik sorunu ve tarım için yetersiz malzeme olduğu bu çalışmada ortaya konmaktadır. Çalışma dört bölümden oluşmaktadır. İlk bölüm Somali'nin genel tanımı verilmekte, ikinci bölüm Somali ekonomisine genel bir bakış sunulmakta, üçüncü bölümde ise tarımın durumu ölçülmekte ve dördüncü bölümde Somali'nin gıda ve tarım ürünlerinin dış ticaretinin ülke ekonomisine etkisi araştırılmaktadır. Çalışmanın sonunda, Somali'nin bazı sorunlarının üstesinden gelmesi için, Somali'de tarımın gelişmesi ve Somali dış ticaretinin gelecekte daha iyi olmasına yönelik sonuç ve öneriler ortaya konulmaktadır. Anahtar kelimeler: Somali, Dış ticaret, Tarım, Somali'de tarım, İhracat ve Ekonomi.

Ekonomik etkiGıda ürünleriSomali+4
Mohamoud Ahmed Mohamoud
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Kırsal kadın emeğinin kullanım biçimlerinin dönüşümü: Manisa ili/Karayenice köyü örneği

Bu tez çalışmasının temel amacı, Türkiye gibi tarımsal ürün üretiminin çeşitli olduğu bir ülkede kadın emeğinin kullanım biçiminin zaman içindeki dönüşümlerini kadınların kendi deneyimleri ile ortaya koymaktır. Özellikle kayıt dışı çalışmanın en fazla olduğu tarım sektöründe kadınların karşılaştıkları problemler sebebiyle dezavantajlı durumda oldukları gerçektir. Kırsal alanda ev ve tarım arazisinin birbiri ile iç içe oluşu kadınların tarımsal üretimdeki varlığının evde üstlendiği işlerin bir uzantısı olarak görülmesi emeklerinin görünmez olmasının en büyük sebebini oluşturmaktadır. Literatürde kadınların çalışma yaşamına ilişkin birçok araştırma olmasına karşın tarım sektöründe doğrudan kadınlara yönelik araştırmalar hala yeterli düzeyde değildir. Alanda yapılan çeşitli araştırmalar tarım işçilerinin sorunlarına yönelik olsa da doğrudan kadın emeği ve toplumsal cinsiyet perspektifine yönelik araştırmalara değinilmemiştir. Buradan hareketle araştırma Manisa İli Karayenice Köyü'nde kırsal kadınların eşitsiz konumlarını ve tarımdaki emek kullanım biçimlerini kendi deneyimleri ile ortaya koymaktadır. Çalışmada, kuram oluşturma nitel araştırma desenine göre kotalı örneklem kullanılarak 20 aileden kadın ve erkeklerle yarı yapılandırılmış görüşme formu çerçevesinde derinlemesine mülakat yapılmıştır. Görüşmede sorulan sorular çerçevesinde kadınların tarımsal faaliyetlerine, hane içi ve hane dışı sorumluluklarına, toplumsal cinsiyet ilişkilerine ilişkin cevaplar elde edilmiştir. Çalışma sonunda ise kırsal kadınlarının eşitsiz konum ve emek kullanım biçimlerine yönelik değerlendirmeler ve öneriler sunulmuştur.

DönüşümKadın iş gücüKadınlar+5
Şeyma Ulkan
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'nin tarım ürünleri üretim ve dış ticaretinde gelişmeler

Bu çalışma Türkiye'nin 2010 – 2019 dönemi (10 yıllık) tarım ürünleri üretim ve dış ticaretindeki gelişmeleri incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmada ikincil veriler kullanılmıştır. Dış ticarette rekabet gücünü ölçmek amacıyla "Dış Ticaret Endeksi" (TDI) hesaplaması yapılmıştır. İncelenen dönemde tarımsal üretim ve dış ticaret artarak, yıllık ortalama 16,2 milyar $ ihracat, 11,3 milyar $ ithalat ve 4,9 milyar $ dış ticaret fazlası saptanmıştır. Tarım ürünleri dış ticareti, ürünler düzeyinde incelendiğinde, bazı ürünlerde olumlu, bazı ürünlerde ise olumsuz gelişmeler görülmüştür. TDI endeks hesaplamasına göre, inceleme kapsamındaki toplam 45 tarifenin (ürün/ürün grubu) 24'ünde net ihracatçı, 21'inde ise net ithalatçı olduğumuz saptanmıştır. Elde edilen bulgular ışığında ilerleyen dönemlerde tarımsal üretimde kendi kendine yetebilen, uluslararası piyasalarda rekabet gücü daha yüksek bir ihracatçı ülke olabilmek için kısa, uzun ve orta vadeli politikalar belirlenmeli ve uygulanmalıdır.

Tarım ürünleriTürkiyeUluslararası ticaret+1
Muharrem Aydoğdu
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Vadeli işlem ve opsiyon borsalarında tarımsal ürünlere dayalı vadeli işlem sözleşmeleri Türkiye uygulamalası

Piyasa koşullan içerisinde kar elde etmek amacıyla faaliyet gösteren taraflar, ekonomik koşulların sebebiyet verdiği belirsizlikleri ve bunun paralelinde oluşan riskleri mümkün olduğunca minimize etmeyi amaçlamaktadır. Bu amaçla çeşitli finansal araçlar oluşturulmakta ve taraflar bu finansal araçlar vasıtasıyla beklentilerinin gerçekleşmesine engel olabilecek belirsizliklerden kendilerini bertaraf etmeyi planlamaktadırlar. Vadeli işlemler piyasası da bu finansal araçlardan biridir. İlk olarak 19.yüzyıl başlarına oluşturulan bu piyasalar temelinde risk transferini barındırmakta ve ileride oluşabilecek risklerden kendilerini korumayı amaçlayan taraf ile (Hedger), bu riski salın alarak kar elde etmeyi planlayan taraf (Spekülatör) arasında bir denge kurarak risk transferinin gerçekleşmesine imkan tanımaktadır. Yatırımcıların gelecekteki belirsizlikler karşısında oluşabilecek kayıplardan korunmalarında risk yönetiminde kullanılan finansal vadeli araçlar tanıtılarak bu araçların çeşitleri ve önemi üzerinde dumlmaktadır. Vadeli işlem piyasaları ülkemizde kuruluş aşamasındadır. İlk olarak tarımsal ürünlerde pamuk ve buğday ile faaliyete geçirilmesi düşünülen bu piyasaların geçerlilik kazanabilmesi için öncelikle tarım ürünlerinin fiyat akışına devletin müdahalesinin durdurulması gerekmektedir. Vadeli işlem piyasalarının faaliyete geçmesiyle gerek spekülatörlerin gerekse risklerini en aza indirmek isteyen tüccarların katkılarıyla borsada hareket ve likidite sağlanacaktır. m

Risk yönetimiTarım ürünleriVadeli işlem borsaları+2
Rozi Mizrahi
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'de işlenmiş gıda ürünlerinin ithalatı ve dağıtımı

ÖZET 2 İnci yüzyılda bulunduğumuz bugünlerde, Dünya' da küreselleşme süreci yaşanırken, ülkeler arasındaki bölgesel entegrasyonlar da hız kazanmıştır. Bu süreç içerisinde Türkiye; sınırları ötesine taşan nüfusu, ekonomik, sosyal, coğrafik ve tarımsal yapısı, gelişmiş üretim sektörleri ile bölgesel entegrasyonlar açısından önem taşıyan bir ülke konumundadır. Türk ekonomisine yön veren sektörlerden birisi de gıda sektörüdür. Ancak, Türk gıda sanayiinin en büyük dezavantajlarından birisi sektördeki işletmelerin %99'unun Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler (KOBİ) olmasıdır. Bu da sektörün rekabet gücünü olumsuz etkilemektedir. Gıda sektörüne hammadde sağlayan tarım sektöründe uygulanan hatalı üretim politikaları da sektörü olumsuz etkilemektedir. Bu araştırmada, Türk Gıda Sanayii ele alınmıştır. Özellikle küreselleşme sürecinde işlenmiş gıda ürünlerinin üretim, tüketim ve ithalat miktarları araştırılarak, yıllara göre aralarındaki ilişkiler incelenmiştir. Türk tüketicisinin ithal gıda tüketim alışkanlıkları, tüketim sıklıkları, ithal gıda tüketen tüketici profili ve tüketicilerin hazır gıda ile işlenmiş ithal gıda ürünleri tüketimini etkileyen etkenler belirlenmeye çalışılmıştır. Türk tüketicisinin ithal ürünlere olan talebi işlenmiş gıda ürünlerine Türk pazarında yerli ürünlere göre rekabet üstünlüğü sağlamaktadır. Ancak tüketicilerin gelir düzeyi bu üstünlüğü olumsuz yönde etkilemektedir. Türkiye'de işlenmiş gıda ürünleri sektörünü korurken, işlenmiş ithal gıda ürünlerinin pazardaki payını ve rekabet gücünü artırmak için istikrarlı hükümet politikaları gerekmektedir. Bunun için, Türkiye'de bulunmayan veya talepten daha az bulunan ürünlerin ithaline izin verilmeli, tarım politikaları günümüz koşullarına göre düzenlenmeli, gıda sanayiinin gelişebilmesi için gerekli destekler verilmeli, KOBİ'lerin rekabet güçlerim artırmak için teşvik sağlanmalıdır. Bütün bunların yanı sıra tüketiciler de eğitilmeli ve bilinçlendirilmelidir.

DağıtımGıda işlemeGıda işletmeleri+5
Ece Nüket Öndoğan
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Avrupa Birliği ortamında tarım ürünleri işletmelerinde hibe destek kredileri

?Avrupa Birliği Ortamında Tarım Ürünleri İşletmelerinde Hibe Destek Kredileri'' adlı bu çalışma ile Türkiye'de tarım sektörünün sorunları, istihdamı, rekabet gücü ve genel ekonomi içindeki payı detaylarıyla belirtilerek değişen ve globalleşen dünyada Türk tarımının rekabet gücünün arttırılması hedeflenmiştir.Osmanlı Devleti'nden Türkiye Cumhuriyeti'ne tarıma dayalı bir nüfus ve ekonomi miras kalmıştır. Öyle ki, 1927 yılındaki ziraat sayımı sonuçlarına göre nüfusun %80'inden fazlası tarımla ilgilenmektedir. 2000'li yıllara gelindiğinde tarım nüfusu o döneme göre azalmış olmasına rağmen yine de fazladır ve Gayri Safi Milli Hasıla içindeki payı %8,6'dır. Türk tarım sektörünü içinde bulunduğu zor durumdan kurtarmak için, dünya tarımıyla rekabet edebilir hale getirmek gerekmektedir. Bunun için de gelişmiş Avrupa Birliği tarımıyla Türk tarımını karşılaştırıp zayıf yönlerimizi ortaya çıkartmak gerekmektedir.Avrupa Birliği tarım sektörüyle Türk tarımını karşılaştırdığımızda birçok konuda yetersiz olduğumuz görülmektedir. Bunların başlıcası; işletme başına düşen arazi büyüklüğü, teknoloji kullanımı, fiyat politikaları ve en önemlisi de finansman destekleridir. AB'de işletme başına düşen ortalama arazi büyüklüğü Türkiye'nin 2,8 katıdır. Bu da işletmelerin verimli olmasına neden olan etkenlerden biridir. Avrupa Birliği 2010 bütçesinde tarımsal destekler için ayrılan pay 55,9 milyar Euro ve oransal olarak ta %38'dir. Bu rakam da AB içinde tarıma verilen finansal desteğin ne kadar büyük olduğuna bir örnektir. Bu destekler çeşitli fonlar vasıtasıyla kullandırılmaktadırlar. Bunlardan bazıları; Avrupa Tarımsal Yönlendirme ve Garanti fonu (FEOGA), Avrupa Bölgesel Kalkınma Fonu (ABKF), Avrupa Sosyal Fonu (ASF), Avrupa Birliği Uyum Fonlarıdır. Türkiye'deki tarımsal kurum ve işletmeler de Avrupa Birliği uyum programı gereğince proje hazırlayarak bu fonlardaki desteklerden istifade edebilme hakkına sahiptir. Bu fonların desteği sayesinde Türk tarımının verimliliği ve rekabet gücü arttırılarak Avrupa Birliği tarım sektörüyle uyumlu hale getirilmesi amaçlanmaktadır. Tüm tarım işletmeleri veya kamu kuruluşları proje hazırlayarak %50'ye varan hibe desteklerinden yararlanabileceklerdir. Ancak bunun için hibe mekanizması aşamalarını geçmeleri ve doğru projeyi seçmeleri gerekmektedir. Bununla ilgili olan kurumlardan bazıları şunlardır; Devlet Planlama Teşkilatı (DPT), Avrupa Komisyonu Türkiye Delegasyonu (AKTD), Merkezi Finans ve İhale Birimi(MFİB).Tezin son bölümü uygulama bölümü olarak planlanmış ve bu doğrultuda çalışılmıştır. Bu bölümde Samsun ilinde bir un fabrikasının proje amaçlı hibe destek programına başvurusu ve aşamaları detaylarıyla incelenmiştir. Bu projeden istifade edebilmesi için gerekli olan kriterlerden en önemlileri; şirket finansman durumu, projenin amacı, destek sayesinde yapacağı yatırımın o bölgeye sosyal katkısı, desteğin şirketin rekabet gücüne katkı seviyesi ve kapasite artışıyla sağlayacağı fazladan istihdamdır. Ele alınan un şirketi de destek sayesinde üretim kapasitesini arttırıp bölgede buğday ekiminin artmasına, fazladan eleman çalışmasına ve satış cirosunun artarak bölgedeki tarım ekonomisine fazladan katkı sağlamayı başarmıştır.

Avrupa BirliğiDış yardımlarHibe destek kredileri+4
Murat Erbil
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

Osmanlı Devleti-Amerika Birleşik Devletleri ticari ilişkileri (Zirai ürünler, 1850-1917)

Bu çalışmada 19. yüzyılın ikinci yarısından I. Dünya Savaşı'na kadar olan dönemde Türk-Amerikan ticari ilişkilerinde en çok ticareti yapılan zirai ürünler ele alınmıştır. Çalışmada yerli ve yabancı tetkik eser, gazete ve dergilerin yanısıra, Osmanlı Arşivi ve Amerikan Ulusal Arşivi'nden istifade edilmiştir. ABD, 1783 yılında bağımsızlığını kazandıktan sonra gelişip genişlemek için ticarete yönelmiştir. Bu bağlamda ilk ilişkiler Garp Ocaklarında başlamıştır. 1827'de Osmanlı donanmasının Navarin'de yakılması hadisesi Osmanlı Devleti'ni ABD'ye yakınlaştırmıştır. Bunun neticesinde de iki devlet arasında 1830 yılında Dostluk ve Ticaret Anlaşması yapılmış, ABD'ye "en ziyade müsaadeye mazhar devlet" statüsü verilmiştir. Böylelikle resmi ilişkiler başlamış ve 19. yüzyılda sömürgecilikle gelişen emperyalizm Osmanlı topraklarında kendisini iyice hissettirmiştir. Osmanlı Devleti ise batıya karşı uyguladığı "denge politikası" gereğince ABD'nin topraklarında gözü olmadığını düşünerek ABD'ye yakınlaşmıştır. Kırım Savaşı'ndan sonra Osmanlı Devleti'nin dışa bağımlılığı iyice artmış ve bu durum devletin dış politikadaki manevra alanını fazlaca daraltmıştır. Bu dönemde Osmanlı Devleti'nin daha çok hammadde ihraç eden, mamul madde ithal eden bir devlet konumunda olduğunu görüyoruz. İki devlet arasında en fazla ticareti yapılan zirai ürünler, afyon haricinde, hububat, pamuk, meyan kökü, tütün, incir ve kuru üzümdür. Dünya çapında yaşanılan ekonomik bunalımlar, savaşlar, salgın hastalıklar, aşırı soğuk ya da sıcaklar gibi nedenlerle iki ülke arasındaki ticaret zaman zaman durma noktasına kadar gelmiştir. Yapılan devlet teşvikleri ile fazlaca mahsul alınması ve ihtiyaç fazlasının ihraç edilmesi, yine savaşlar nedeniyle bazı devletlerin hammadde ihtiyacını karşılama telaşlarına düşmeleri ve ithalata yönelmeleri gibi nedenlerle zirai ürünlerde ticari münasebetlerin arttığı olmuştur.

Amerika Birleşik DevletleriOsmanlı DevletiOsmanlı Dönemi+4
Gülşah Kaya
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Genetiği değiştirilmiş tarım ürünlerinin İslam hukuku açısından fıtrata müdahale bağlamında değerlendirilmesi

Bilimin ilerlemesi ve teknolojinin baş döndürücü hızda gelişmesi insanoğlunun çeşitli alanlarda çok derin araştırma ve çalışmalar yapmasına imkân tanımaktadır. Bu imkânlar dâhilinde kullanılan yöntem ve tekniklerle canlıların en küçük yapıları olan hücrelerindeki DNA'larına müdahale edilmek suretiyle yaratılışlarından çok farklı yapıda canlılar ortaya çıkabilmektedir. Özellikle bu tekniklerin temel gıda maddelerini oluşturan tarım ürünlerinde uygulanması konuyu toplumun ilgi alanına dâhil etmektedir. Zira bu ürünler çoğu insanın günlük tükettiği yiyecek ve içeceklerde hammadde olarak kullanılmaktadır. Hayatının her alanını Allah'ın emirleri doğrultusunda düzenlemek zorunda olan Müslümanlar bu konuda yapacakları çalışmaları da O'nun çizdiği sınırlar dâhilinde kontrollü olarak yapmak durumundadırlar. Bu sınırlara riayet edebilmek için öncelikle konunun bilimsel olarak açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Bunun için biyoteknoloji alanında çalışmalar yapan bilim insanlarının araştırmaları son derece önem arz etmektedir. Bu çalışmada tarım ürünlerinin genetik yapılarının değiştirilmesi bilimsel açıdan incelenmiş, ne şekilde ve hangi amaçlar için elde edildiğine yer verilmiştir. Bu ürünler İslam Hukuku açısından öncelikle fıtrata müdahale açısından ele alınmış ardından meşruiyeti hakkında değerlendirme yapılmıştır.

FıtratGenetiği değiştirilmiş organizmalarTarım ürünleri+2
Şule Turğut
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Tarım ürünlerinde rekabet gücü açısından Türkiye-Kırgızistan karşılaştırması

1990'lı yılların başında SSCB'nin dağılmasıyla birlikte Özbekistan, Kırgızistan, Türkmenistan, Azerbaycan ve Kazakistan bağımsızlıklarını ilan etmiştir. Bu durum Türkiye için bir fırsat oluşturmuş, akraba ülkelerle siyasi ve ticari ilişkilerin geliştirilmesi imkânı ortaya çıkarmıştır. Ekonomisinde tarım sektörünün önemli bir yer tuttuğu Kırgızistan, Türk Dünyası ülkeleri arasında Türkiye ile dış ticaret hacmi en düşük ülkedir. Kırgızistan ile Türkiye'nin tarım ürünlerinde karşılıklı üstünlüklerin tespiti ve buna yönelik uygulanacak etkin politikalar, iki akraba ülke arasındaki dış ticaret hacminin arttırılmasına katkı sağlayacaktır. Bu kapsamda çalışmada, iki ülke arasındaki mevcut ticari ilişkilerin ortaya konulması ve tarım ürünleri çerçevesinde karşılıklı üstünlüklerin tespit edilmesi amaçlanmıştır. 2010-2019 dönemini kapsayan çalışmada Türkiye ve Kırgızistan'ın tarım sektöründeki karşılaştırmalı üstünlükleri açıklanmış karşılaştırmalı üstünlükler yaklaşımı ile ortaya konulmaya çalışılmıştır. Dış ticaret verilerine ulaşılabilen 56 tarım ürünü alt grubu için 5 endeks (RCA, RXA, RMA, RC ve 〖∆NRCA〗_j^(1-2)) değeri hesaplanmış ve analiz sonuçları dönem ortalamaları üzerinden yorumlanmıştır. Analiz bulguları çerçevesinde; RCA ve RXA endekslerine göre Türkiye 24 üründe karşılaştırmalı avantaja sahipken, Kırgızistan 22 üründe karşılaştırmalı avantaja sahiptir. RMA endeksine göre Türkiye 44 üründe avantajlı konumdayken Kırgızistan için bu rakam 36'dır. RC endeksine göre Türkiye'nin 31 üründe uluslararası piyasada karşılaştırmalı üstünlüğü bulunmakta iken Kırgızistan'ın 16 üründe karşılaştırmalı üstünlüğü bulunmaktadır. 〖∆NRCA〗_j^(1-2) endeksine göre ise Türkiye 56 ürün grubundan 31'inde Kırgızistan karşısında karşılaştırmalı üstünlüğe sahiptir. Özellikle ülkelerin karşılıklı üstünlüğünü dikkate alarak şekillendirilecek bir dış ticaret süreci, iki akraba ülkenin dış ticaret hacminin daha da artmasına katkı sağlayacaktır.

EkonomiEkonomi politikalarıKarşılaştırmalı analiz+5
Emine Şükürlü
Kastamonu University
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Üretimden tüketime balkanlarda çeltik (XV- XVII. yüzyıllar)

XV. yüzyıldan XVII. yüzyıla kadarki süreçte Balkanlardaki çeltik üretimini incelediğimiz bu tezimizde, çeltik ve çeltikçiliği ilgilendiren birçok konu ve kavram farklı başlıklarla, değişik kaynaklardan temin edilen bilgilerle zenginleştirilerek ele alınmaktadır. Araştırmalarımız sırasında XIV. yüzyılda Balkan coğrafyasında çeltik bitkisinin üretildiğine dair resmi bir kayda rastlanmamıştır. Bu nedenle çalışmamızın tarih sınırlandırması, Balkanlara ait ilk tahrir verilerinin mevcut olduğu XV. yüzyıl ile başlamakta ve Osmanlı Devleti'nin Orta ve Doğu Avrupa'daki en geniş sınırlarına ulaştığı ve çeltik üretimine dair kaynakların çeşitlendiği XVII. yüzyılın sonuna kadarki süreci kapsamaktadır. Bu çalışma ile Osmanlı'da zirai hayatın önemli bir alanı olan çeltik üretiminin bütün safhalarının ele alınacak olması, bu alandaki önemli bir boşluğu dolduracağı kanaatindeyiz. Geçmişte çeltik ziraatının nasıl yapıldığı, temel problemleri ve ortaya çıkan sorunların, bugünkü birçok zirai meseleye de ışık tutacağı, araştırmacı ve okuyuculara yararlı olacağı düşünülmektedir.

BalkanlarOsmanlı DönemiOsmanlı tarihi+6
Havva Merve Seyhan
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

TDHP, TMS/TFRS ve BOBİ FRS kapsamında tarımsal faaliyetlerin karşılaştırılması: Bir uygulama

Tarımsal faaliyetlerin konusunu canlı varlıklar ve tarımsal ürünler oluşturmaktadır. Canlı varlıklar ve tarımsal ürünler doğma, büyüme, olgunlaşma, üreme, yaşlanma ve ölüm gibi biyolojik dönüşüm özelliklerine sahiptirler. Bu özelliklerinden dolayı değerleme ve muhasebeleştirme işlemleri önem arz etmektedir. Ancak ülkemizde tarımsal faaliyetlerin kayda alınması, değerlemesi ve raporlanmasına ilişkin farklı düzenlemeler bulunmaktadır. Bu düzenlemelerin başında tüm işletmelerin uymak zorunda olduğu VUK ve buna bağlı olarak Tek Düzen Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği bulunmaktadır. Bununla birlikte bazı işletmelerin uymak zorunda olduğu TMS/TFRS ile BOBİ FRS'de de tarımsal faaliyetlerin muhasebeleştirilmesi hakkında düzenlemeler bulunmaktadır. TMS'de tarımsal faaliyetler ile ilgili hükümler TMS 41 Tarımsal Faaliyetler standardında düzenlenmiştir. Ayrıca bağımsız denetime tabi olan, ancak tam set TMS/TFRS'leri uygulama zorunluluğu bulunmayan işletmeler için tarımsal faaliyetlerle ilgili kayda alma ve raporlama işlemleri BOBİ FRS 7. Bölümde yer alan Tarımsal Faaliyetler standardına göre gerçekleştirilmektedir. Bu bağlamda çalışmanın amacı VUK/TDHP, TMS ve BOBİ FRS düzenlemeleri açısından tarımsal faaliyetlerin muhasebeleştirilmesinde ortaya çıkan benzerlikler ve farklılıkları tespit etmek ve bu benzerlik ve farklılıkları büyükbaş hayvancılık sektöründe faaliyet gösteren bir işletme üzerinde sayısal veriler ile ortaya koymaktır. Çalışmanın uygulama kısmında VUK'a göre yapılan muhasebe kayıtlarında Tek Düzen Hesap Planı'ndan, standartlara göre yapılan muhasebe kayıtlarında ise KGK'nın yayımlamış olduğu Finansal Raporlama Standartlarına Uygun Hesap Planı Taslağı'ndan faydalanılmıştır. Uygulama sonucunda, yasal düzenlemeler arasında ilk ölçüm, değerleme, amortisman uygulamaları ve üretim maliyetlerinin hesaplanması bakımından farklılıklar tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Tarımsal Faaliyetler, Canlı Varlıklar, Vergi Usul Kanunu, TMS 41, BOBİ FRS Tarımsal Faaliyetler

Büyük ve orta boy işletmeler için finansal raporlama standardıFinansal raporlama standartlarıMuhasebe standartları+6
Fatma Cesur
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Cumhuriyet'ten günümüze uygulanan tarımsal destekler ve OECD ülkeleriyle mukayesesi

Bu çalışmanın amacı, ülkemizde tarım sektörünün yıllar içindeki yapısını ve uygulanan tarımsal destek ve politikaların üretime etkisini anlamaktır. Bu nedenle Cumhuriyet'ten günümüze uygulanan tarımsal destekler incelenmiş ve sonuçları daha doğru değerlendirmek için OECD ülkeleriyle mukayese edilerek ele alınmıştır. Değerlendirme ise TUİK, WORD BANK, DPT, OECD gibi resmi kurumlardan alınan tarım verileri üzerinden yapılmıştır. Ülkemizde tarımsal destekler Cumhuriyet'in kuruluşundan günümüze kadar devam etmiştir. Ancak 1980 yılından sonra uygulanan tarımsal desteklerde azaltılmaya gidilmiştir. Bunun üretime etkisi, sektördeki çözülmeyi arttırırken, büyüme hızını düşürmüştür. Birçok tarım ürünü üretiminde kendi kendine yeterlilik seviyesi azalırken, gıda ürünleri tüketiminde ithalata yönelmeler başlamıştır. Günümüzde tarım ürünleri üretiminde ve ticaretinde özellikle OECD ülkeleri önemli konuma sahiptir. Bu ülkelerin ekonomilerinde tarımın payı düşük, ancak birçok tarım ürününde yeterlilik seviyesinin üzerinde üretim yapılmaktadır. Toplam tarım ürünleri ihracatında ilk sıralarda yine bu ülkeler yer almaktadırlar. Bunun en önemli nedeni, bu ülkelerin daha önceki yıllarda tarım sektörlerinin ihtiyacına yönelik ve istikrarlı olarak uyguladıkları desteklerdir. Anahtar Kelimeler: Tarımın Önemi, Tarımsal Destekler, Tarım Üretimi, Tarımın Ekonomideki Yeri.

Ekonomik etkiKarşılaştırmalı analizOECD ülkeleri+7
Kader Uçar
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye-Rusya Federasyonu arasındaki tarım ürünleri ticareti kapsamında bir inceleme

Bu çalışmanın amacı, Türkiye ve Rusya Federasyonu arasında gerçekleşen tarım ürünleri ticaretinin hacmini ve yıllar içindeki değişimini incelemektir. Çalışma kapsamında hem ulusal hem de uluslararası veri tabanları incelenmiş, Türkiye ve Rusya Federasyonu'na ait tarım ticareti verileri toplanmıştır. Tablolar halinde incelenen ikili ilişkilerin sadece ticari değil siyasi ve politik durumdan da etkilendiği sonucu görülmüştür. Bu durum iki ülke arasında gerçekleşen ticarette Türkiye aleyhine sonuçlar doğurmuş ve Rusya Federasyonu ile olan dış ticaret açığını derinleştirmiştir. İki ülke arasındaki tarımsal ürün ticareti incelendiğinde en fazla yaş meyve ve sebze ile buğday ticaretinin yapıldığı görülmüştür. Türkiye tahıl üretmesine rağmen Rusya Federasyonu'nun önemli buğday alıcısı olduğu da yine karşılaşılan bir durumdur. Türkiye açısından bakıldığında Rusya Federasyonu, yaş meyve ve sebze, özellikle de narenciye ürünleri alıcısı konumundadır. Son dönemlerdeki veriler incelendiğinde, Covid 19 salgını ve Rusya-Ukrayna arasında gerçekleşen savaşın hem Türkiye'yi hem de tüm dünyayı olumsuz etkilediği görülmektedir. Bu küresel sorunda Türkiye'nin girişimleri ile oluşturulan Tahıl Koridoru, tahıl sorununu çözüme kavuşturmuş ve iki ülke arasındaki hem diplomasi hem de ticari ilişkileri olumlu yönde etkilemiştir. Sonuç olarak, iki ülke arasında büyük öneme sahip olan tarım ürünleri ticaretinin devam etmesinde, ikili ilişkilerin de iyi olmasının önemli olduğu görülmektedir. Tarım ürünleri ithalatında en fazla paya sahip olan buğdayın, yurtiçinde üretiminin desteklenip üretim artışı sağlanmasıyla, buğdayda Rusya Federasyonu'na olan bağımlılığın azaltılması Türkiye için faydalı olacaktır.

RusyaTarımTarım ürünleri+3
Ali Minaz
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Dijital pazarlama araçları kullanımının pitaya üreticileri üzerinde incelenmesi: Mersin ili örneği

Dijitalleşen ve rekabetçi bir çağda, piyasa talepleri, her geçen gün kendimizi geliştirmeye ve güncellemeye zorlamaktadır. Küreselleşen dünyada, dijital pazarlama araçları kullanımı, tarımsal üreticiler için önem arz etmekte ve ilerleme sağlamaktadır. Bu araştırmanın amacı, Mersin'de pitaya üreticilerinin pazarlama faaliyetlerinde dijital pazarlama araçları kullanımını incelemektir. Bu kapsamda, sekiz pitaya üreticisi ile yüz yüze görüşme yapılarak elde edilen veriler, MAXQDA 18.2 programında analiz edilmiştir. Analiz bölümünde yer alan; "ürün ve pazarlama bilgisi" ile "dijital pazarlama araçları kullanımı", ana başlıkları, ilgili alt başlıklarıyla kodlanarak gruplandırılmıştır. Çalışmanın sonucunda, mevcut şartlarda talebin arzdan fazla olmasından dolayı, pitaya üreticilerinin, pitaya ürünlerinin iç pazarda satış sorunu yaşamadığı tespit edilmiştir. Üreticiler dijital pazarlamada, ağırlıklı olarak sosyal medya uygulamalarından Facebook ve Instagramı kullanmaktadırlar. Ancak gelecek dönemlerde beklenen üretici sayısı ve ürünlerin artışından dolayı, sosyal medyada yapılan pazarlama faaliyetlerinin yetersiz kalabileceği öngörülmektedir. Bu araştırmada üreticilerin, dijital pazarlama stratejilerinin olmadığı ve özellikle Google araçları kullanımında yetersiz oldukları tespit edilmiştir. Bu sebepten dolayı dijital pazarlama alanında profesyonel destek almaları gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar kelimeler: Dijital, dijital pazarlama araçları, pazarlama faaliyetleri, pitaya

Elektronik pazarlamaFacebookPazarlama+6
Emre Kelleci
Çağ University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Tarım satış kooperatiflerinin pazarlama faaliyetleri ve bir örnek uygulama

110 ÖZET Kooperatifler, dayanışma yoluyla bireylerin standartlarını yükselten kuruluşlardır. Kooperatifler, ülkelerin ekonomik ve sosyal gelişmesinde önemli bir rol oynar. Çok uzun bir geçmişi olan kooperatifçiliğimiz, çoğu ülkede olduğu gibi tarımsal kooperatifçilikle başlamış ve gelişmiştir. Bunda ülke nüfusunun % 35'nin tarımla uğraşması, aktif nüfusun % 45'nin bu sektörde istihdam edilmesi en önemli etkenler olmuştur. önemli sanayi ve ticari kuruluşlarımız arasında yer alan Tarım Satış Kooperatifleri Birlikleri, bu gün elli dört ilde yirmi üç ürün konusunda üç yüz otuz üç kooperatifi ile yedi yüz kırk bir bin beş yüz yirmi ortağa hizmet götürmektedirler. Bu kuruluşlar dört milyonu aşkın nüfus ile çok yakından ilgilidirler. Ülkemizde pazarlama konusunda çalışan Tarım Satış Kooperatifleri'nin kuruluş amaçları arasında; ürünün işlenmesi, devamlı sürümü ve satışı, piyasanın düzenlenmesi, ihracat, üretici ile tüketici arasındaki aracıları ortadan kaldırmak, elde edilen yararın üreticiye intikali, ürün kalitesini yükseltmek ve maliyetlerini düşürmek, ortaklara üretimde ihtiyaçları olan her çeşit girdiyi ucuza sağlama gibi çeşitli ve önemli konular bulunmaktadır. Pazarlama, günümüzde işletmelerin başarısını sağlayan fonksiyonların başında gelmektedir. Pazarlama aynı zamanda ulusal verimi ve toplumsal refahı artırma çabasının bir parçasıdır. Son yıllarda verimin ve üretimin artırılması, yönünde gösterilen çaba ve başarılar aynı oranda tarım ürünlerinin pazarlamasına yansıyamamıştır. Günümüzde sadece üretmek yeterli olmamaktadır. Ürün kaliteli olmalı, yeterli miktarda, düşük maliyetle üretilerek tüketiciye ulaştırılmasına kadar olan aşamaların tümünü içine alan bir sistem olmalıdır.

KooperatiflerPazarlamaPazarlama sistemi+5
Tunay Kılıç
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00

Related subjects