Akademik erteleme

64 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Ergenlerin akademik erteleme davranışları, internet bağımlılığı ve temel psikolojik ihtiyaçları: Bir model önerisi

Bu araştırma, ergenlerin akademik erteleme davranışlarının, internet bağımlılığı ve temel psikolojik ihtiyaçlar açısından nasıl açıklandığını araştırmaya yönelik yapılmış olan betimsel bir çalışmadır. Bu çalışmada ergenlerin akademik erteleme davranışlarını internet bağımlılığı ve temel psikolojik ihtiyaçlar açısından açıklayan kavramsal bir model önerilmiştir. Ayrıca ergenlerin akademik erteleme davranışlarının cinsiyet, sınıf düzeyi, okul türü, not ortalaması, anne baba eğitim düzeyleri, ailelerin aylık gelirleri ve bir günde internette geçirdikleri zaman gibi bazı sosyo demografik değişkenler açısından incelenmesi de amaçlanmıştır. Araştırma evrenini, 2016-2017 Eğitim-Öğretim yılında İstanbul ili Bayrampaşa ilçesinde öğrenim görmekte olan ortaöğretim öğrencileri oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemi ise, evrenden tabakalı örnekleme yöntemiyle seçilen farklı lise türlerinde öğrenim gören 493 kız ve 421 erkek toplam 914 öğrencidir. Veriler, Akademik Erteleme Ölçeği, İnternet Bağımlılık Ölçeği, Temel Psikolojik İhtiyaçlar Ölçeği-Lise Formu ve araştırmacı tarafından oluşturulan Kişisel Bilgiler Formu ile toplanmıştır. Verilerin analizinde, Bağımsız Örneklemler için t Testi, Tek Yönlü Varyans Analizi, Pearson Momentler Çarpım Korelasyon Katsayısı ve Yol (Path) Analizi kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda, ergenlerin akademik erteleme davranışlarının, sınıf düzeyine, not ortalamasına ve bir günde internette geçirdikleri süreye göre farklılaştığı; cinsiyete, okul türüne, anne-babalarının eğitim düzeyine ve ailelerinin aylık gelirlerine göre farklılaşmadığı tespit edilmiştir. Bulgulara göre ergenlerin akademik erteleme davranışlarının, İnternet bağımlılık düzeyleri ile orta düzeyde pozitif yönde; temel psikolojik ihtiyaçların alt boyutları olan yeterlik ihtiyacı, ilişki ihtiyacı ve özerlik ihtiyacı ile zayıf düzeyde negatif yönde anlamlı düzeyde ilişkili olduğu belirlenmiştir. Ergenlerin akademik erteleme davranışlarını, İnternet bağımlılık düzeylerinin ve temel psikolojik ihtiyaçlardan yeterlik ihtiyacının doğrudan anlamlı düzeyde açıkladığı, özerklik ve ilişki ihtiyacının ise dolaylı olarak açıkladığı belirlenmiştir. Ayrıca İnternet bağımlılığının temel psikolojik ihtiyaçları doğrudan negatif yönde anlamlı düzeyde açıkladığı, ergenlerin akademik erteleme davranışlarını ise temel psikolojik ihtiyaçlar üzerinden dolaylı olarak açıkladığı bulgusu elde edilmiştir. Sonuçlar ilgili alanyazın ışığında tartışılmış ve öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Erteleme, Akademik Erteleme, İnternet Bağımlılığı, Temel Psikolojik İhtiyaçlar, Ergenler, Yol Analizi

Akademik ertelemeBağımlılıkErgenler+4
Sermin Can
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinin akademik motivasyon profillerinin psikolojik ihtiyaç doyumu, akademik erteleme ve yaşam doyumu ile ilişkisi

Akademik motivasyon, öğrencilerin eğitim sürecinde sergiledikleri davranışların önemli belirleyicilerden biridir. Bu önemli kavrama ilişkin kapsamlı açıklama getiren kuramlardan birisi Öz-belirleme kuramıdır. Öz-belirleme kuramında yedi farklı akademik motivasyon türü tanımlanmıştır. Öğrenciler bu motivasyon türlerine aynı anda farklı düzeylerde sahip olabilmekte ve bu motivasyonel özelliklerine dayalı olarak çeşitli profilleri sergileyebilmektedirler. Bu araştırmada Öz-Belirleme Kuramına dayalı olarak geliştirilen Akademik Motivasyon Ölçeğinde yer alan akademik motivasyon türleri temel alınmış olup, bu türlere dayalı olarak üniversite öğrencilerinin sergiledikleri motivasyon profillerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Ayrıca bu profillerin öğrencilerin cinsiyetleri, algıladıkları başarıları, psikolojik ihtiyaç doyumları, akademik erteleme ve yaşam doyumları ile ilişkisinin ortaya konması da hedeflenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu Anadolu Üniversitesine devam eden 1700 üniversite öğrencisi oluşturmuştur. Araştırmanın verileri "Akademik Motivasyon Ölçeği", "İhtiyaç Doyumu Ölçeği", "Tuckman Erteleme Eğilimi Ölçeği", "Yaşam Doyumu Ölçeği" ve "Bilgi Anketi" ile toplanmıştır. Veri analizinde akademik motivasyon profillerini belirlemek için hiyerarşik ve hiyerarşik olmayan kümeleme analiz yöntemleri ve motivasyon profilleri ile diğer değişkenlerin ilişkisini ortaya koymak için ise ki kare istatistiği, tek yönlü varyans analizi ve tek yönlü kovaryans analizi kullanılmıştır. Araştırmanın kümeleme analizi bulguları öğrencilerin üç farklı akademik motivasyon profili sergilediklerini göstermiştir. Bu profillerden ilki yüksek düzeyde içsel ve dışsal motivasyon düzeylerine, düşük düzeyde motivasyonsuzluk düzeyi sahip öğrencilerden oluşan "yüksek düzey motivasyonlu profil"dir. İkinci profil ise orta düzeyde içsel ve dışsal motivasyon ve ortalamanın altında motivasyonsuzluk düzeyine sahip öğrencilerden oluşan "orta düzeyde motivasyonlu profil"dir. Son profil ise düşük düzeyde içsel ve dışsal motivasyonsuzluk puanları ile yüksek düzeyde motivasyonsuzluk puanına sahip öğrencilerden oluşan "düşük düzeyde motivasyonlu profil"dir. Bulgular yüksek düzeyde motivasyonlu profilde yer alan öğrencilerin psikolojik ihtiyaç doyum düzeylerinin diğer profilde yer alan öğrencilerden anlamlı düzeyde yüksek, akademik erteleme düzeylerinin ise anlamlı düzeyde düşük olduğunu göstermiştir. Ayrıca orta düzeyde motivasyonlu profilde yer alan öğrencilerin de psikolojik ihtiyaç doyum düzeylerinin düşük düzeyde motivasyonlu profilde yer alan öğrencilere göre önemli düzeyde yüksek, akademik erteleme düzeylerinin ise düşük olduğunu ortaya koymuştur. En düşük psikolojik ihtiyaç doyum düzeyine ve en yüksek akademik erteleme düzeyine ise düşük düzeyde motivasyonlu profilde yer alan öğrencilerin sahip olduğu belirlenmiştir. Benzer biçimde öğrencilerin psikolojik ihtiyaç doyum düzeyleri kontrol edildiğinde yüksek düzeyde motivasyonlu profilde yer alan öğrencilerin yaşam doyum düzeylerinin diğer profilde yer alan öğrencilerden anlamlı düzeyde yüksek olduğunu göstermiştir. Ayrıca orta düzeyde motivasyonlu profilde yer alan öğrencilerin de yaşam doyum düzeylerinin düşük düzeyde motivasyonlu profilde yer alanlara göre önemli düzeyde yüksek olduğunu göstermiştir. En düşük yaşam doyumu düzeyine ise düşük düzeyde motivasyonlu profilde yer alan öğrencilerin sahip olduğu belirlenmiştir. Sonuç olarak öğrencilerin üç farklı motivasyon profili sergilediği, bu profillerin motivasyonel açıdan benzer eğilimler gösterip, sadece niceliksel açıdan farklılaştığı görülmektedir. Araştırmanın bulguları yüksek düzeyde motivasyonlu profilde yer alan öğrenciler diğer profillerde yer alan öğrencilere göre daha az akademik erteleme davranışı sergilediği, yaşamlarından daha çok doyum elde ettiği ve psikolojik ihtiyaçlarının ise daha yüksek düzeyde doyuma ulaştığına işaret etmektedir. Anahtar Sözcükler: Akademik motivasyon, akademik erteleme, motivasyon profili,Öz-belirleme Kuramı, psikolojik ihtiyaç doyumu, yaşam doyumu

Akademik başarıAkademik ertelemeEğitim psikolojisi+7
Meryem Demir Güdül
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Ergenlerde internet ve problemli internet kullanım davranışının incelenmesi

Araştırmada, ergenlerin genel internet kullanım davranışlarının, internet ortamında oyun oynama davranışlarının betimlenmesi ve bu davranışlar bakımından problemli internet kullanım düzeylerinin önemli bir farklılık gösterip göstermediğinin incelenmesi amaçlanmıştır. Ayrıca, araştırmada genel internet kullanım süresi, internette oyun oynama süresi, problemli internet kullanım düzeyi ile genel erteleme ve akademik erteleme arasındaki ilişkiler incelenmiştir. Son olarak ise ergenlerin internet hakkındaki görüşlerinin nitel olarak betimlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubu toplam 1088 lise öğrencisinden oluşmuştur. Araştırmanın verilerini toplamak için "Problemli İnternet Kullanım Ölçeği-Ergen", "Genel Erteleme Ölçeği", "Akademik Erteleme Ölçeği" ve "Kişisel Bilgi Anketi"nden yararlanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre ergenlerin günlük internet kullanım süresi 30 dakika ile 15 saat arasında, ortalaması saat olarak 3.42'dir. Ergenlerin internet kullanım süresi arttıkça problemli internet kullanım düzeyleri de artmaktadır. Ergenler en çok cep telefonu ile internet kullanmaktadır. Ayrıca cep telefonu ile kullanan ergenler, taşınabilir bilgisayar ile kullananlara göre daha yüksek problemli internet kullanım düzeyine sahiptirler. Ergenler interneti en çok eğlenmek-vakit geçirmek için kullanmaktadır. Ayrıca eğlenmek-vakit geçirmek ile iletişim kurmak amaçlı internet kullanan ergenlerin problemli internet kullanım düzeylerinin bilgi elde etmek amaçlı internet kullananlara göre daha yüksek problemli internet kullanım düzeyine sahip oldukları belirlenmiştir. İkiden fazla kişiyle oynanan oyunları oynayanların problemli internet kullanım düzeyleri tek ve iki kişiyle oynanan oyunları tercih edenlere göre daha yüksek bulunmuştur. Araştırmada internette günlük ortalama oyun oynama süresi ile genel erteleme düzeyi arasında, problemli internet kullanımı ile genel erteleme düzeyi arasında ve günlük ortalama internette oyun oynama süresi ile akademik erteleme düzeyi arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki elde edilmiştir. Problemli internet kullanımı ile akademik erteleme düzeyi arasında ise pozitif yönde - anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Ayrıca, ergenlerin interneti en çok bilgi elde etme aracı olarak gördüğü belirlenmiştir. Ergenler internetin en çok olumlu yönünün bilgi elde etmeyi sağlaması olduğunu ve en çok olumsuz yönünün ise boşa zaman kaybettirmesi olduğunu ifade etmişlerdir.

Akademik ertelemeErgenlerLise öğrencileri+5
Aykut Günlü
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Lise öğrencilerinin akademik erteleme davranışlarınınincelenmesi

Bu araştırmada ilk olarak lise öğrencilerinin akademik erteleme düzeylerinin nasıl bir dağılım gösterdiğinin ve farklı cinsiyete sahip lise öğrencilerinin akademik erteleme düzeylerinin sınıf düzeyi ve okul türüne göre anlamlı düzeyde farklılaşıp farklılaşmadığının incelenmesi amaçlanmıştır. İkinci olarak lise öğrencilerinde sürekli kaygı, akılcı olmayan inanç, öz düzenleme, yaş ve genel akademik not ortalamasının akademik ertelemeyi yordayıcılıklarının değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Üçüncü olarak ise kadın ve erkek lise öğrencilerinde ayrı ayrı sürekli kaygı, akılcı olmayan inanç, öz düzenleme, yaş ve genel akademik not ortalamasının akademik ertelemeyi yordayıcılıklarının incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın verilerini toplamak için Akademik Erteleme Ölçeği, Sürekli Kaygı Ölçeği, Akılcı Olmayan İnanç-Ergen Formu, Ergen Öz Düzenleme Ölçeği ve Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. 1607 lise öğrencisinden toplanan verilerin analizinde betimleyici istatistikler, Pearson korelasyon analizi, iki yönlü varyans analizi ve çoklu hiyerarşik regresyon analizinden yararlanılmıştır. Araştırmada, lise öğrencilerinin çoğunlukla akademik erteleme düzeylerinin orta düzeyde olduğu bulunmuştur. Erkek lise öğrencilerinin akademik erteleme düzeylerinin kadın lise öğrencilerine göre anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu ortaya konmuştur. Bunun yanı sıra sınıf düzeyi açısından lise öğrencilerinin akademik ertelemelerinin anlamlı düzeyde farklılaştığı ve 12. sınıf öğrencileriyle 9. ve 10. sınıf öğrencilerin akademik erteleme düzeyleri arasındaki farklılığın anlamlı olduğu bulunmuştur. Ayrıca, cinsiyet ve sınıf düzeyi arasında anlamlı bir etkileşim olduğu görülmüştür. Elde edilen bulgular sınıf düzeyi yüksek olan erkek lise öğrencilerinin sınıf düzeyi düşük olan kadın ve erkek lise öğrencilerine kıyasla daha fazla akademik erteleme yaptığına işaret etmektedir. Okul türü değişkeninin ve bununla birlikte cinsiyet ile okul türü arasındaki etkileşimin lise öğrencilerinin akademik erteleme puanları üzerinde anlamlı bir temel etkiye sahip olmadığı da bulunmuştur. Araştırmanın regresyon analizi sonucunda lise öğrencilerinin genelinde akademik ertelemenin en güçlü yordayıcısının öz düzenleme olduğu, bu değişkeni sırasıyla genel akademik not ortalaması, yaş ve akılcı olmayan inancın izlediği, sürekli kaygının ise yordayıcı bir değişken olmadığı ortaya konmuştur. Kadın ve erkek açısından bu örüntünün farklılık gösterip göstermediği incelendiğinde ise kadın lise öğrencilerinde de lise öğrencilerinin genelinde olduğu gibi akademik ertelemenin en güçlü yordayıcısının öz düzenleme olduğu bulunmuştur. Aynı zamanda kadınlarda öz düzenleme değişkeni sonrasında akademik ertelemenin en güçlü yordayıcıları arasında sırasıyla genel akademik not ortalaması ve yaş değişkenlerinin yer aldığı ve sürekli kaygı ile akılcı olmayan inancın ise yordayıcı değişkenler olmadığı ortaya konmuştur. Erkek lise öğrencilerinde ise diğer iki çalışma grubunda olduğu gibi akademik ertelemenin en güçlü yordayıcısının öz düzenleme olduğu bulunmuş ve akademik ertelemeyi yordayıcılıkları bağlamında öz düzenleme değişkenini sırasıyla yaş, genel akademik not ortalaması ve akılcı olmayan inancın takip ettiği ortaya konmuştur. Benzer şekilde diğer iki çalışma grubunda olduğu gibi erkek çalışma grubunda da sürekli kaygının akademik ertelemenin anlamlı bir yordayıcısı olmadığı bulunmuştur. Elde edilen bulgular ilgili literatür çerçevesinde tartışılmış ve önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Sözcükler: Akademik erteleme, Sürekli kaygı, Akılcı olmayan inanç, Öz düzenleme, Lise öğrencileri.

Akademik ertelemeAkılcı olmayan inançlarLise öğrencileri+3
Nilüfer Çetin
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinin akademik öz yeterlik, üniversite mezuniyeti beklentileri ve akademik erteleme davranışlarının incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, yükseköğretimde öğrenimine devam eden öğrencilerin akademik öz yeterlik, üniversite mezuniyet beklentileri ve akademik erteleme algılarını çalışmanın problem durumu doğrultusunda araştırmaktır. Sonuçlar neticesinde, lisans öğrencilerinin öz yeterlik düzeyleri, akademik erteleme ve mezuniyet beklentileriyle ilişkili faktörlerin belirlenmesi ve çalışmanın doğrultusunda, bu davranış şekillerine yönelik yorum getirebilmektir. Bu araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın verileri Eskişehir Osmangazi Üniversitesi'nde 4 yıllık lisans programlarında öğrenim gören öğrencilerden çevrim içi yolla toplanmıştır. Verileri top- lamak için Akademik Öz Yeterlik Ölçeği, Üniversite Mezuniyet Beklentileri Ölçeği ve Tuckman Akademik Erteleme Ölçeği ve kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Öğrencilerin cinsiyet, sınıf ve okudukları bölümler arasında farklılık bulunmamıştır. Öğencilerin akademik öz yeterlikleri orta, akademik ertelemeleri orta ve üniversite mezuniyet beklentileri yüksek düzeydedir. Akademik öz yeterlik, akademik erteleme ve üniversite mezuniyet beklentileri düzeyleri bakımından anlamlı bir fark bulunmamıştır. Akademik öz yeterlik ile akademik erteleme davranış düzeyleri arasında negatif yönde orta düzey; üniversite mezuniyet beklentileri arasında pozitif yönde düşük düzey ilişki bulunmaktadır. Öğrencilerin akademik erteleme davranış düzeyleri ile mezuniyet beklentileri arasında ise negatif yönde düşük düzey bir ilişki bulunmaktadır. Lisans öğrencilerinin akademik öz yeterlik, akademik erteleme ve mezuniyet beklentilerinde cinsiyet, fakülte ve sınıf düzeyi değişkenleri açısından farklılaşma yoktur. Öğrencilerin akademik öz yeterlikleri ile erteleme davranışlarında arasında negatif korelasyon bulunmaktadır. Öğrencilerin akademik öz yeterliklerinin güçlendirilmesi ile akademik erteleme davranışlarının azalabileceği yorumu yapılabilir. Ayrıca üniversite mezuniyet beklentilerinin yükselmesi de akademik öz yeterliklerin yükselmesi ve akademik erteleme davranışlarının düşmesiyle de kısmen ilişkilidir. Lisans öğrencilerinin disiplinli ve düzenli çalışmaları ve yüksek akademik öz yeterliğe sahip olması için fakülte ve bölümlerde destekleyici çalışmalar yapılması, yüksek mezuniyet beklentileri oluşması için de öğrencilerin kariyer planlamalarına yardımcı olacak etkinlikler düzenlenmesi faydalı olabilir. Ayrıca bu konuyla ilgili olarak farklı değişkenler kullanılarak araştırma konusu çeşitlendirilebilir.

Akademik ertelemeAkademik öz yeterlilikKariyer beklentileri
Emre Çayir
Eskişehir Osmangazi University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Akademik erteleme davranışını azaltmaya yönelik gerçeklik terapisine dayalı grup rehberliği programının etkisi

Bu araştırmanın temel amacı, ortaöğretim öğrencilerine yönelik gerçeklik terapisine dayalı akademik erteleme davranışını azaltmaya yönelik grup rehberliği programının akademik erteleme davranışına etkisini incelemektir. Bu çalışmada eğitim sisteminin her kademesi için önemli olan bu kavram, lise öğrencileri özelinde incelenmiş ve erteleme davranışları konusunda farkındalık kazandırarak erteleme davranışlarını azaltmak hedeflenmiştir. Araştırmada deney ve kontrol grubu olarak belirlenen katılımcılar 2020-2021 eğitim öğretim yılında Gaziantep İli Şahinbey İlçesinde yer alan Anadolu Lisesinde öğrenim gören 218 öğrenci arasından seçilmiştir. 9, 10 ve 11. Sınıfa devam eden 218 öğrenciye Kişisel Bilgi Formu ve Akademik Erteleme Ölçeği uygulanmıştır. Ardından çalışmaya gönüllü olarak katılmak isteyen öğrenciler belirlenmiştir. Sözlü onayla birlikte "Bireysel Görüşme Aydınlatılmış Onay Formu" ve "Veli Onam Formu" kullanılarak katılımcılardan yazılı olarak da onay alınmıştır. Ardından akademik erteleme ölçeğine verdikleri cevaplardan elde edilen puan ortalamalarının bir standart sapma üzerinde puan alan öğrenciler arasından kura yöntemi ile bir grup deney bir grup kontrol grubu olacak şekilde iki gruba atanmıştır. Her grupta 10 katılımcının olması sağlanmıştır. 8 hafta süren grup rehberliği programının sona ermesinden yaklaşık 8 hafta sonra kalıcılığı belirlemek amacıyla izleme testi yapılmıştır. Bu çalışmada Akademik Erteleme Ölçeği Cronbach Alpha güvenirlik katsayısı ise .86 olarak bulunmuştur. Bu araştırmanın sonuçlarına göre, Gerçeklik Terapisine dayalı olarak geliştirilen psikoeğitim programının deney grubunda yer alan lise öğrencilerinin akademik erteleme davranışlarını azaltma yönünde etkisi olduğu görülmüştür. Grup rehberliği programına katılan deney grubu katılımcılarının akademik erteleme son test puan ortalamaları, ön test puan ortalamalarından anlamlı olarak düşüktür. Anahtar Kelimeler: Akademik erteleme, gerçeklik terapisi, lise öğrencileri, grup rehberliği

Akademik ertelemeGerçeklik terapisiGrup rehberliği+2
Suzan Aslan
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim öğrencilerinin kariyer kaygısının yordayıcısı olarak akademik erteleme davranışı

Bu çalışmanın amacı; Çankırı'da ortaöğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerin kariyer kaygılarının yordayıcısı olarak akademik erteleme davranışını ele almaktır. Bu kapsamda 2022-2023 eğitim-öğretim yılında ortaöğretim kurumlarında öğrenim gören 400 öğrenci katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Veri toplama aracı olarak "Akademik Erteleme Ölçeği", "Kariyer Kaygısı Ölçeği" ve araştırmacı tarafından geliştirilen "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Ölçeklerin güvenirlik düzeyleri kabul edilebilir seviyededir. Araştırma kapsamında toplanan veriler SPSS 20.0 programında analiz edilmiştir. Verilerin analiz sürecinde aritmetik ortalama, standart sapma, t-testi, ANOVA testi, korelasyon ve regresyon yöntemlerinden yararlanılmıştır. Araştırma sonucuna göre öğrencilerin akademik erteleme ve kariyer kaygılarının orta düzeyde olduğu saptanmıştır. Öğrencilerin akademik erteleme düzeylerinin; sınıf seviyesi, not ortalamaları, mesleki karar verme durumu, günlük ders çalışma süresi ve günlük medya kullanım süresi değişkenlerine göre anlamlı farklılık gösterdiği; kariyer kaygısı düzeylerinin ise cinsiyet, not ortalaması ve mesleki karar durumu değişkenlerine göre anlamlı farklılık gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma sonucuna göre öğrencilerin akademik erteleme davranışları ile kariyer kaygısı düzeyleri arasında anlamlı pozitif yönlü zayıf bir ilişki olduğu sonucuna varılmıştır.

Akademik ertelemeKariyerKariyer kaygısı+3
Üzeyir Kahraman
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Lise son sınıf öğrencilerinin üstbiliş becerileri ve akademik erteleme davranışları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmada lise son sınıf öğrencilerinin üstbiliş becerileri ve akademik erteleme davranışları arasındaki ilişkiler öğrencilere ait bazı değişkenler açısından incelenmiştir. Çalışma ilişkisel tarama modeline uygun olarak tasarlanmıştır. Araştırmanın evreni 2017-2018 eğitim öğretim yılı içerisinde İç Anadolu Bölgesindeki bir il merkezinde bulunan ortaöğretim kurumlarının (liselerin) son sınıf öğrencilerinden oluşmaktadır. Araştırma örneklemi kolayda örnekleme yöntemi yardımı ile seçilmiş ve araştırmaya gönüllü olarak katılmış 492 lise son sınıf öğrencisinden oluşmaktadır. Araştırma verileri araştırmacı tarafından hazırlanan bir kişisel bilgi formu, "Üstbiliş Becerileri Ölçeği" ve "Akademik Erteleme Ölçeği" ile toplanmıştır. Veriler SPSS 22.00 paket programı kullanılarak çözümlenmiştir. Çözümlemede frekans ve yüzde, madde ortalamaları, Kolmogrov-Smirnov Testi, Kruskal Wallis-H testi, Mann-Whitney U Testi ve Spearman Brown Sıra Farkları Korelasyon Analizi tekniklerinden yararlanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre lise son sınıf öğrencilerinin üstbiliş becerilerini kullanma düzeyleri ile akademik erteleme davranışı gösterme düzeylerinin genel olarak orta düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Üstbiliş beceri puanları öğrencilerin cinsiyet ve anne-baba eğitim düzeyi değişkenine göre değişmezken, ailenin sosyo-ekonomik düzeyi ve devam edilen lise türüne göre anlamlı farklılıklar arz etmektedir. Akademik erteleme puanları ailenin sosyo-ekonomik düzeyi, annenin eğitim düzeyi ve babanın eğitim düzeyi değişkenine göre değişmezken; öğrencilerin cinsiyet ve devam ettikleri lise türü değişkenine göre anlamlı farklılıklar arz etmektedir. Öğrencilerin üstbiliş puanları ile akademik erteleme davranışı puanları ortalamaları arasında .18 düzeyinde pozitif yönlü düşük bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Araştırma sonuçları ilgili literatür temelinde tartışılmış ve bulgulara dayalı bazı öneriler sunulmuştur. Araştırma sonuçlarına göre lise son sınıf öğrencilerinin üstbiliş becerilerini kullanma düzeyleri ile akademik erteleme davranışı gösterme düzeylerinin genel olarak orta düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Akademik erteleme, lise son sınıf, üstbiliş

Akademik ertelemeBilişüstü beceriLise öğrencileri+1
Mesut Fatih Demir
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinde akademik erteleme davranışının yordanmasına ilişkin bir çalışma

Bu araştırmanın amacı üniversite öğrencilerinin akademik erteleme davranışları ile beş faktör kişilik özellikleri, başarısızlık korkusu, akademik kontrol odağı ve algılanan öğretmen etkinliği değişkenlerinin arasındaki ilişkileri incelemek ve akademik erteleme davranışının açıklanmasında ilgili değişkenlerin katkılarını ortaya çıkarmaktır. Araştırmanın örneklemini 2017 - 2018 eğitim–öğretim yılında Çukurova Üniversitesi'nin en fazla öğrenci sayısına sahip dört fakültesinin (Eğitim Fakültesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Fen-Edebiyat Fakültesi ve Mühendislik Fakültesi) farklı program ve sınıf düzeylerinde öğrenimlerine devam eden lisans düzeyindeki toplam 587 öğrenci oluşturmaktadır. Bu öğrencilerin 425' i (%72,4) kadın ve 162'si (%27,6) erkektir. Sınıf düzeylerine göre ise; 1.sınıfta okuyan 186 (% 31,7), 2.sınıfta okuyan 166 (%28,3), 3.sınıfta okuyan 173 (%29,5) ve 4.sınıfta okuyan 62 (%10,6) öğrenci bulunmaktadır. Araştırmada veriler Çakıcı (2003) tarafından geliştirilen "Akademik Erteleme Ölçeği"; John, Donahue ve Kentle (1991) tarafından geliştirilen ve Karaman, Doğan ve Çoban (2010) tarafından Türk kültürüne uyarlanan "Beş Faktörlü Kişilik Envanteri Türkçe Formu"; Akın (2007) tarafından geliştirilen "Akademik Kontrol Odağı Ölçeği"; Kandemir (2012) tarafından geliştirilen "Başarısızlık Korkusu Ölçeği" ve Blatt ve Carolyn (1993) tarafından geliştirilen ve Türk kültürüne uyarlanması Ergin ve Geçer (1999) tarafından yapılan "Öğretim Elemanlarını Değerlendirme Envanteri" ile toplanmıştır. Araştırmada verilerin analizi SPSS 21.0 paket programı kullanılarak yapılmıştır. Verilerin incelenmesine başlanmadan doğrusallık ve normallik sayıltısını bozacak aykırı değerler Mahalonobis uzaklık değerlerine bakılarak belirlenmiş olup uç değerler veri analizinden çıkarılmıştır. Verilerin analizinde Parametrik testlerden Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Katsayısı, Çoklu Doğrusal Regresyon Analizi ve Çoklu Regresyon Analizi metodlarından Adımsal Seçim Metodu (Stepwise Selection) teknikleri kullanılmıştır. Araştırma sonucunda üniversite öğrencilerinin akademik erteleme davranışları ile dışsal kontrol odağı ve başarısızlık korkusu arasında pozitif yönde anlamlı düzeyde ilişki; algılanan öğretmen etkinliği, dışadönüklük ve deneyime açıklık arasında negatif yönde anlamlı düzeyde ilişki bulunmuştur. Üniversite öğrencilerinde akademik erteleme davranışını anlamlı düzeyde açıklayan değişkenler dışsal kontrol odağı, algılanan öğretmen etkinliği ve dışadönüklük olarak ortaya çıkmıştır. Akademik erteleme davranışını üniversite öğrencileri örnekleminde en çok açıklayan değişkenin ise dışsal kontrol odağı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmanın sonuçları ilgili alanyazın kapsamında değerlendirilmiş; ileride yapılacak araştırmalara yönelik araştırmacılara önerilerde bulunulmuştur. Anahtar kelimeler: Akademik erteleme, beş faktör kişilik özellikleri, akademik kontrol odağı, başarısızlık korkusu, algılanan öğretmen etkinliği.

Akademik ertelemeBaşarısızlıkEğitim psikolojisi+1
Merve Nurlu
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin dijital oyun bağımlılıklarının dijital oyun oynama motivasyonu ve akademik erteleme davranışı ile ilişkisi

Bu araştırmanın amacı, ortaokul öğrencilerinin dijital oyun bağımlılıklarının, dijital oyun oynama motivasyonu ve akademik erteleme davranışı ile olan ilişkisini incelemektir. Çalışma, 2024-2025 eğitim-öğretim yılında, Türkiye'deki bir ilçede kolay ulaşılabilir örneklem yöntemiyle seçilen ortaokullarda öğrenimlerine devam eden 619 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modelinin kullanıldığı araştırmada veri toplamak amacıyla kişisel bilgi formu, Dijital Oyun Bağımlılığı Ölçeği, Dijital Oyun Oynama Motivasyonu Ölçeği ve Akademik Erteleme Davranışı Ölçeği uygulanmıştır. Araştırmada elde edilen veriler SPSS (The Statistical Package for the Social Sciences) paket programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Bulgular, öğrencilerin dijital oyun bağımlılığı düzeylerinin riskli grup aralığında olduğunu göstermektedir. Erkek öğrenciler ve 7. sınıf düzeyindekilerde bağımlılık düzeyleri daha yüksek bulunmuştur. Yerleşim yeri, internet bağlantısı durumu, oynanan oyun türü ve çevrimiçi oyun tercihlerinin bağımlılık düzeyi üzerinde anlamlı etkileri tespit edilmiştir. Nişancı, dövüş ve spor/yarış türü oyunlar oynayan öğrencilerin daha yüksek bağımlılık puanlarına sahip olduğu görülmüştür. Kardeş sayısı ve sosyo-ekonomik düzeyin ise anlamlı bir etkisi bulunmamıştır. Araştırmada dijital oyun bağımlılığı ile dijital oyun oynama motivasyonu ve akademik erteleme davranışı arasında orta düzeyde, pozitif ve istatistiksel olarak anlamlı ilişkiler belirlenmiştir. Dijital oyun bağımlılığı arttıkça dijital oyun oynama motivasyonu ve akademik erteleme davranışının da arttığı tespit edilmiştir.

Akademik ertelemeMotivasyon
Gürkan Ürkmez
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Ertelemeciliğin rahatsızlığa dayanıksızlık ve mükemmeliyetçilikle ilişkisi

Bu çalışmada,erteleme eğilimi yüksek ve düşük olan kişilerin rahatsızlığa dayanma güçlerinin karşılaştırılması ve erteleme davranışının, rahatsızlığa dayanıksızlık ve mükemmeliyetçilikle olan ilişkisinin incelenmesi amaçlanmaktadır. Çalışma grubunu, İstanbul ilinde üniversitesi eğitim gören, gönüllü katılımı kabul eden 70 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırma da, Genel Erteleme Ölçeği, Akademik Erteleme Ölçeği, Çok Boyutlu Mükemmeliyetçilik Ölçeği, Sıkıntıya Dayanma Ölçeği, Rahatsızlığa Dayanma Ölçeği ve Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Çalışmada genel erteleme, akademik erteleme, çoklu mükemmeliyetçilik, sıkıntıya ve rahatsızlığa dayanıksızlık düzeylerinin birbirleri ile arasındaki ilişki analiz edilmiş ve katılımcıların sıkıntıya dayanıksızlık ile başkalarının kendinden beklediği mükemmeliyetçiliği arasında ters yönlü ilişki olduğu bulgular arasındadır. Sıkıntıya dayanma ile akademik ortalama ile pozitif yönlü ilişkinin olduğu, genel erteleme ile akademik erteleme arasında pozitif yönlü ilişkinin olduğu, genel erteleme ile akademik ortalama ile ters yönlü ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmanın sonuçları, sınırlılıkları ve gelecek araştırmalar için öneriler literatür doğrultusunda tartışılmıştır.

Akademik ertelemeBelirsizliğe tahammülsüzlükDayanıklılık+6
Asiye Nur Nihan Yurdakul
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Ergenlerde akademik ertelemenin yordayıcıları: Mükemmeliyetçilik ve gelişmeleri kaçırma korkusu

Amacı; ergenlerde mükemmeliyetçilik ve gelişmeleri kaçırma korkusunun akademik ertelemeyi yordamadaki rolünü incelemek olan bu araştırmaya 451 lise öğrencisi (227 kız, 224 erkek) katılmıştır. Veri toplama aracı olarak, 'Akademik Erteleme Ölçeği', 'Çocuk ve Ergen Mükemmeliyetçilik Ölçeği', 'Eksik Kalma Korkusu Ölçeği (Fear of Missing Out Scale-FOMOs)' ve 'Kişisel Bilgi Formu' kullanılmıştır. Araştırmada, değişkenlerin ortalama puanlarının cinsiyete göre farklılık gösterip göstermediğini ortaya koymak amacı ile 'bağımsız gruplar için t testi' ve akademik erteleme düzeyi ile mükemmeliyetçilik ve gelişmeleri kaçırma korkusu arasındaki ilişkinin incelenmesinde 'Pearson korelasyon analizi' kullanılmıştır. Araştırmanın ana amacına yönelik olarak, mükemmeliyetçilik ve gelişmeleri kaçırma korkusunun akademik ertelemeyi yordamadaki rolü 'çoklu doğrusal regresyon analiziyle' test edilmiştir. Elde edilen bulgularda, Mükemmeliyetçilik ve gelişmeleri kaçırma korkusunun akademik ertelemeyi anlamlı bir şekilde yordadığı görülmüştür. Bu değişkenler birlikte, akademik ertelemeyi açıklayan toplam varyansın %23,5'ini açıklamaktadır. Ergenlerin mükemmeliyetçilik ve gelişmeleri kaçırma korkusu düzeyleri, akademik ertelemelerini anlamlı bir şekilde yordamaktadır. Araştırma sonuçları, ilgili alanyazın ışığında tartışılarak ilerde yapılacak araştırmalar ve uygulamalar için önerilerde bulunulmuştur.

Akademik ertelemeErgenlerGelişmeleri kaçırma korkusu+2
Gözde Coşkun
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinde akademik öz yeterlik, akademik erteleme ve öz düzenleme arasındaki ilişkilerin incelenmesi

Bu araştırmada üniversite öğrencilerinin akademik öz yeterlik inançları ile akademik erteleme eğilimleri arasındaki ilişkide öz düzenleme becerilerinin aracı rolünün incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma ilişkisel tarama olarak tasarlanmıştır. Araştırmanın çalışma gurubu 2020-2021 eğitim öğretim yılında öğrenim görmekte olan 402'si kadın 148'i erkek toplam 550 üniversite öğrencisinden oluşmaktadır. Araştırma verilerini toplamak amacıyla; araştırmacı tarafından hazırlanan Kişisel Bilgi Formu, Kandemir (2010) tarafından geliştirilen Akademik Özyeterlik Ölçeği, Brown, Miller ve Lawendowski (1999) tarafından geliştirlen Aydın, Özer Keskin ve Yel tarafından (2013) Türkçe'ye uyarlanan Öz Düzenleme Ölçeği, Aitken (1982) tarafından geliştirlen ve Balkıs (2006) tarafından Türkçe'ye uyarlanan Akademik Erteleme Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmanın verilerini analiz etmek için SPSS 26.0 ve AMOS 24.0 programları kullanılmıştır. Akademik özyeterlik, öz düzenleme ve akademik erteleme değişkenlerinin arasındaki ilişkileri analiz etmek için Pearson Momentler Çarpımı Korelasyonu yapılmıştır. Akademik özyeterlik ve akademik erteleme eğilimleri arasında öz düzenlemenin aracı rolü yapısal eşitlik modeli ile incelenmiştir. Son olarak aracı rolün anlamlılığı ve etki düzeyini değerlendirmek için bootstrap güvenirlik değer aralığı hesaplanmıştır. Mevcut araştırmanın sonuçlarına göre akademik özyeterlik ve akademik erteleme arasındaki ilişkide öz düzenlemenin tam aracılık işlevi bulunmaktadır. Akademik öz yeterliğin, akademik erteleme üzerindeki öz düzenleme aracılığıyla gerçekleşen dolaylı etkisinin anlamlı olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Akademik Öz Yeterlik, Öz Düzenleme, Akademik Erteleme, Yapısal Eşitlik Modeli.

Akademik ertelemeAkademik yetkinlikAkademik öz yeterlilik+3
Güneş Özkale
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim öğrencilerinin akademik erteleme davranışları ile okula ilişkin tutum düzeyleri arasındaki ilişkide düşünme ihtiyacının aracı rolü

Bu araştırmanın amacı ortaöğretim öğrencilerinde akademik erteleme ile okula ilişkin tutum arasındaki ilişkide düşünme ihtiyacının aracı rolünü incelemektir. Araştırmada, ayrıca veri toplama araçlarından elde edilen puanların cinsiyet, yaş, okul türü, sınıf düzeyi, algılanan sosyo-ekonomik düzey ve algılanan ders başarı düzeyine göre değişip değişmediği incelenmiştir. Araştırmanın verileri 2018-2019 eğitim-öğretim yılında Gaziantep ilinde bulunan farklı lise türlerine devam eden 498 öğrenciden toplanmıştır. Araştırmada veri toplama araçları olarak; Akademik Erteleme Ölçeği, Okula İlişkin Tutum Değerlendirme Ölçeği ve Düşünme İhtiyacı Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analiz edilmesinde SPSS25 ve bu programın eklentisi olan AMOS paket programı kullanılarak Yapısal Eşitlik Modellemesi (YEM) uygulanmıştır. Gruplar arası farklılaşmanın belirlenmesi için Bağımsız Örneklem t-Testi ve Tek Yönlü Varysans Analizi (ANOVA) kullanılmıştır. Öğrencilerin veri toplama araçlarından aldıkları ortalama puanlar arasındaki ilişkiyi tespit amacıyla Pearson Korelasyon Analizi yapılmıştır. Araştırma bulgularına göre öğrencilerin ölçek puanları arasında korelasyon katsayılarının istatistiksel olarak anlamlı olduğu; ve akademik erteleme ile okula ilişkin tutum arasındaki ilişkide düşünme ihtiyacının kısmi aracılık etkisinin olduğu görülmüştür. Genel olarak modelde açıklanan varyanslar değerlendirildiğinde, akademik erteleme değişkeninin tek başına, okul tutumu değişkeninin yaklaşık %58'ini, düşünme ihtiyacı değişkeninin yaklaşık % 16'sını açıkladığı belirlenmiştir. Açıklanan varyanslarda diğer değişkenlerin etkileri de dikkate alındığında, akademik erteleme ve düşünme ihtiyacı değişkenlerinin birlikte okul tutumu değişkeninin yaklaşık %59'unu açıkladığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Akademik erteleme, DüĢünme ihtiyacı, Okula iliĢkin tutum

Akademik ertelemeDüşünmeLise öğrencileri+5
Mehmet Demir
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Hemşirelik öğrencilerinde akademik erteleme davranışı: Akademik güdülenme, akademik özyeterlik ve akademik yükleme stillerinin rolü

Bu çalışmanın amacı, hemşirelik öğrencilerinde akademik güdülenme, akademik yükleme stilleri ve akademik özyeterlik inancının akademik erteleme davranışlarını ne derecede yordadığını incelemektir. Çalışmanın evrenini, Gaziantep Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesindeki 747 Hemşirelik öğrencisi oluşturmaktadır. Örneklem büyüklüğü, evren sayısının bilinmesi durumunda uygulanan formül yardımıyla 476 olarak belirlenmiştir. Örneklemi ise tabakalama örnekleme yöntemi ile her sınıf tabaka kabul edildikten sonra her bir tabaka ağırlığına orantılı olarak örneklem sayısı ve öğrenciler belirlenmiştir. Bu çalışmada, "Tanıtıcı Özellikler Formu'', "Erteleme Davranışı Değerlendirme Ölçeği Öğrenci Formu", "Akademik Güdülenme Ölçeği" ile "Akademik Özyeterlik Ölçeği" ve "Akademik Yükleme Stilleri Ölçeği" olmak üzere beş ölçme aracı kullanılmıştır. Veriler SPSS 22 programında değerlendirilmiştir. Öğrencilerin akademik erteleme davranışları (52.2±11.6), akademik özyeterlik inançları (16.8±3.8), akademik güdülenme düzeyi toplam (66.9±12.3) puan ortalaması ile alt boyutlarından kendini aşma (23.2±4.2), keşif (24.3±4.9), bilgiyi kullanma (19.3±4.8) puan ortalamaları yüksek düzeyde bulunmuştur. Öğrencilerin akademik görev ve sorumlulukların yerine getirmek için karşılaştıkları sorunları çözüme kavuşturmada daha kötümser oldukları sorunlarının nedeni olarak kendilerini gördükleri (3.6±0.8), bu nedenlerin gelecekte var olacağını (3.7±0.8) ve yaşamının diğer alanlarınıda etkileyeceğini (3.7±0.9) düşündükleri belirlenmiştir. Akademik erteleme davranışlarıyla; akademik yükleme stilleri arasında pozitif yönde anlamsız (r= .017), akademik güdülenme (r = -.128) ve akademik özyeterlik (r = -.151) arasında negatif yönde anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Akademik yükleme stilleri ile güdülenme arasında negatif yönde anlamlı (r= .050) ve özyetelik arasında pozitif yönde anlamlı (r= .311), ilşki belirlenmiştir. Akademik güdülenme ile öz yetelik arasında ise pozitif anlamlı ilişki saptanmıştır. Regresyon modelimiz anlamlı olmakla birlikte (F=4.898, p=0.002) akademik erteleme davranışını negatif yönde anlamlı (t=-.571, p=0.010) en güçlü yordayan değişken %12.3'ünü açıklayan akademik öz yeterliliktir. Akademik erteleme davranışını ikinci sırada yordayan değişken ise Akademik güdülenme olup %9'unu negatif yönde anlamlı (t=-.891, p=0.050) olarak açıklamaktadır.

Akademik başarıAkademik ertelemeAkademik yetkinlik+6
Mehmet Kaplan
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Ergenlerin medya ve teknoloji kullanımı ile akademik erteleme davranışı ve başarısı arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, ergenlik çağındaki öğrencilerin medya ve teknoloji kullanımlarının akademik erteleme davranışları ile akademik başarıları arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştırmanın amacı kapsamında ergenlerin medya ve teknoloji kullanımlarının akademik erteleme davranışları ile ilişkisi, akademik başarıları ile ilişkisi ve akademik başarıları üzerinde akademik erteleme davranışının aracı etkisi araştırılmıştır. Araştırma kuramsal olarak Zaman Yer-değiştirme Teorisi'ne (Time Displacement Theory) dayanmaktadır. Bu teoriye göre ergen bireylerin kısıtlı zamanı vardır ve bir alana ayırdıkları vakit arttıkça diğer alana harcadıkları zaman azalmaktadır. Buna göre ergenlerin medya ve teknoloji kullanım süreleri arttıkça, akademik görevlerine ayırdıkları zamanın azalması öngörülmektedir. Araştırma nicel araştırma yöntemiyle gerçekleştirilmiş olup tarama modellerinden ilişkisel tarama modeli ile desenlenmiştir. Araştırma örneklemini, 2017-2018 eğitim-öğretim yılı içerisinde Elazığ ve Tunceli illerinde bulunan ortaokul ve liselerden kolay ulaşılabilir örnekleme yöntemiyle seçilen 6'sı ortaokul, 5'i lise olmak üzere 11 farklı okulda, 7., 8. ve 9. sınıf seviyelerinde öğrenim gören 1278 öğrenci oluşturmuştur. Araştırmada "Kişisel Bilgi Formu", "Medya ve Teknoloji Kullanımı Ölçeği" ve "Akademik Erteleme Ölçeği"nden elde edilen bilgiler ile öğrencilerin 2017-2018 eğitim-öğretim yılının ilk dönemine ait ağırlıklı not ortalamaları veri olarak kullanılmıştır. Uygulamaların araştırmacının gözetiminde ve öğrencilerin öğrenim gördükleri okullarda sınıf ortamlarında yapılması sağlanmıştır. Uygulama yapılmadan önce araştırmacı tarafından araştırmayla ilgili gerekli açıklamalar yapılmış ve uygulama yaklaşık 30 dakika sürmüştür. Elde edilen veriler bilgisayarda "SPSS 25.0" programı ile analiz edilmiş olup anlamlılık 0.05 düzeyinde sınanmış, diğer anlamlılık düzeyleri ayrıca belirtilmiş ve elde edilen bulgular araştırmanın amaçlarına uygun olarak ilgili başlıklar altında tablolar halinde sunulmuştur. Sonuç olarak katılımcıların medya ve teknoloji kullanımları açısından cinsiyete ve sınıf seviyesine göre anlamlı olarak farklılaştığı tespit edilmiştir. Ayrıca katılımcıların medya ve teknoloji kullanımları ile akademik erteleme davranışları arasında olumlu yönde anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Bununla birlikte medya ve teknoloji kullanımının akademik başarı ile olumsuz yönde ilişkili olduğu tespit edilirken, günlük ortalama internete bağlanma süresi arttıkça akademik başarıda düşüş gözlemlenmiştir. Son olarak medya ve teknoloji kullanımının akademik erteleme davranışına neden olarak akademik başarıya olumsuz yönde etki ettiği bulgusu elde edilmiştir.

Akademik başarıAkademik ertelemeErgenler+4
Özlem Dokumacı
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Öğretim elemanlarının ölçme-değerlendirme okuryazarlığının farklı değişkenler açısından öznel iyi-oluşu, akademik ertelemeyi ve akademik özyeterliği yordama gücü

Bu araştırmanın amacı, öğretim elemnlarının ölçme-değerlendirme okuryazarlığının farklı değişkenler açısından öznel iyi oluşu, akademik ertelemeyi ve akademik yeterliği yordama gücünü analiz etmektir. Öğretim elemanlarının ölçme-değerlendirme okuryazarlığının, öznel iyi oluşun, akademik ertelemenin ve akademik özyeterliğin demografik değişkenlere göre analizi de araştırmanın amaçları arasındadır. Nicel araştırma kapsamında yer alan çalışma, ilişkisel tarama modeli deseninde yürütülmüştür. Araştırma evrenini, 2018-2019 Eğitim-Öğretim Yılı Güz-Bahar Dönemlerinde Türkiye genelinde devlet üniversitelerinin eğitim fakültelerinde görev yapan öğretim elemanları oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise, ilgili evrenden oransız küme örnekleme ile belirlenmiş toplam 498 öğretim elemanından oluşturulmuştur. Araştırmada veriler bir bilgi formu ve dört ölçek ile toplanmıştır. Araştırmacı tarafından geliştirilen, katılımcıların demografik bilgilerini tespit etmeyi amaçlayan soruların yer aldığı "Bilgi Formu" 5 maddeden oluşmaktadır. Yine araştırmacı tarafından geliştirilen "Öğretim Elemanları İçin Akademik Özyeterlik Ölçeği"; 5 boyuttan ve 33 maddeden oluşmaktdır. Bu ölçeğin altboyutları; "Kenidini Diğerleriyle Karşılaştırma", "Zorluklarla Mücadele Edebilme", "Kendini Geliştirebilme", "Etkin Ders İşleyebilme" ve "Ders Dışı Etkinlikler" altboyutlarıdır. Araştırmada ayrıca Mertler ve Campell (2005) tarafından geliştirilen ve Bütüner ve diğerleri (2010) tarafından Türkçeye uyarlanan "Ölçme-değerlendirme Okuryazarlığı Envanteri" kullanılmıştır. Bu envanter "Öğretim kararına uygun olabilecek ölçme değerlendirme metotları seçebilme", "Öğretim kararlarına uygun ölçme değerlendirme metotlarını geliştirebilme", "Ölçme değerlendirme uygulayabilme, sonuçlarını puanlayabilme ve yorumlayabilme", "Öğrenci, öğretimi planlama, program geliştirme ve okul gelişimi ile ilgili alanlarda karar verirken ölçme değerlendirme sonuçlarını kullanabilme", "Öğrencilerin değerlendirmesini yaparken geçerli not verme işlemleri geliştirebilme" ve "Ölçme değerlendirme sonuçları ile öğrenciler, ebeveynler ve diğer eğitimcilerle iletişim kurabilme" olmak üzere 6 alt boyut ve 30 maddeden oluşmaktadır. Tuzgöl Dost (2005) tarafından geliştirilen 46 madde ve bir boyuttan oluşan "Öznel İyi Oluş Ölçeği"ve 14 madde ve bir boyuttan oluşan Tuckman (1991) tarafından geliştirilen ve Uzun-Özer, Saçkes ve Tuckman (2009) tarafından Türkçeye uyarlanan "Tuckman Erteleme Davranışı Ölçeği" isimli veri toplama araçları da uygulanan diğer araçlardır. Araştırmada elde edilen veriler SPSS 25 istatistik Programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Analizlerde öğretim elemanlarının ölçme-değerlendirme okuryazarlığı ile cinsiyetin, unvanın, görev süresinin ve bölümün öznel iyi oluşu, akademik ertelemeyi ve akademik özyeterliği ne derece yordadığını belirlemek amacıyla hiyerarşik regresyon analizi uygulanmıştır. Frekans, yüzde alma, ortalama, standart sapma, bağımsız örneklemler "t" Testi, tek yönlü varyans analizi gibi betimsel istatistiksel teknikler kullanılmıştır. Bu analizlerde anlamlılık düzeyi için p=0.05 kabul edilmiştir. Araştırmada yapılan analizlerden ulaşılan sonuçlar şöyledir: Öğretim elemanlarının ölçme-değerlendirme okuryazarlıkları ile öznel iyi oluş düzeyleri ve akademik özyeterlik düzeyleri arasında orta düzeyde pozitif bir ilişki, akademik erteleme düzeyi arasında ise zayıf düzeyde negatif ilişki olduğu belirlenmiştir. Öğretim elemanlarının ölçme-değerlendirme okuryazarlık düzeyleri ile sırasıyla cinsiyet, unvan, görev süresi ve bölüm değişkenleri birlikte öznel iyi oluş düzeyi yordama oranı yüksek iken, akademik erteleme eğilimlerini ve akademik özyeterliklerini yordama oranı düşük olduğu belirlenmiştir. Öğretim elemanlarının unvanı yükseldikçe ölçme-değerlendirme okuryazarlık düzeyleri yükselmektedir ve akademik erteleme eğilimleri azalmaktadır. Eğitim Bilimlerinde, Matematik ve Fen Bilimleri Eğitimi Bölümündende görev alan öğretim elemanların ölçme-değerlendirme okuryazarlık düzeylerinin Türkçe ve Sosyal Bilimler Eğitimi Bölümünde ve Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümünde görev alan öğretim elemanlarından daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Matematik ve Fen Bilimleri Eğitimi Bölümünde ve Temel Eğitim Bölümünde görev alan öğretim elemanlarının öznel iyi oluş düzeylerinin ise Türkçe ve Sosyal Bilimler Eğitimi Bölümünde görev alan öğretim elemanlarından anlamlı olarak daha yüksek olduğu fark edilmiştir. Öğretim elemanların öznel iyi oluş düzeyleri ve akdemik özyeterlik düzeyleri, görev süreleri ile paralellik göstermektedir. Öğretim elemanlarının görev süresi arttıkça akademik erteleme eğilimleri azalmaktadır. Unvana göre özyeterlik düzeyleri incelendiğinde araştırma görevlilerin özyeterlik düzeylerinin öğretim görevlileri ve okutmanlara göre daha yüksek olduğu belirlenmiş ve anlamlı olmasa da unvan yükseldikçe öğretim elemanlarının özyeterlik düzeylerinin yükseldiği belirlenmiştir. Araştırma bulgularına dayalı olarak, öğretim elemanlarına ölçme-değerlendirme okuryazarlıklarını geliştirebilmelerine olanak sağlamak için, alternatif ölçme tekniklerinin, süreç odaklı değerlendirme ve teknolojinin ölçme ve değerlendirme sürecine entegre edilebilmesi gibi kendini geliştirebilecek seminer eğitim vb. faaliyetlerin uygulanması önerilmiştir. Aynı konuda, eğitim fakültelerinde lisans veya lisansüstü programlarında yer alan ölçme değerlendirme ders sayısı ve saatinin arttırılması ve bu derslerin mümkünse uygulamalı verilmesi önerilmiştir. Yine bu derslerin etkili ve verimli olabilmesi için alanında uzman öğretim elemanları tarafından yürütülmesi sağlanmalıdır. Araştırmada, öğretim elemanının özyeterliğinin, öznel iyi oluşun ve akademik erteleme durumunun işteki performanslarını etkilediği bulgusundan hareketle, eğitim fakültesinde görev yapan öğretim elemanlarının özyeterliğini ve öznel iyi oluşunu arttıracak etkinlikler düzenlenmeli, akademik ertelemeye yönledirecek olumsuzluklar ortadan kaldırılmalıdır. Anahtar Kelimeler: Ölçme-Değerlendirme Okuryazarlığı, Öznel İyi Oluş, Akademik Erteleme, Akademik Özyeterlik, Öğretim Elemanları, Eğitim fakülteleri

Akademik ertelemeDeğerlendirme okuryazarlığıÖlçme-değerlendirme+3
Serdar Safalı
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinin akademik erteleme davranışları ile fonksiyonel olmayan tutumları, depresyon düzeyleri ve benlik-saygıları arasındaki ilişki

Üniversite öğrencilerinin akademik erteleme davranışlarını belirleyen pek çok olası neden bulunmaktadır. Bu araştırmanın temel amacı, üniversite öğrencilerinin akademik erteleme davranışları ile fonksiyonel olmayan tutumları, depresyon düzeyleri ve benlik-saygıları arasındaki ilişkiyi incelemektedir. Çalışmada ayrıca; cinsiyet, öğrenim görülen fakülte, günlük internet kullanım süresi, anne baba eğitim düzeyi gibi değişkenler ile akademik erteleme davranışı arasındaki ilişkiler de araştırılmıştır. Araştırma grubu, 2014-2015 eğitim öğretim yılında Karadeniz Teknik Üniversitesi'nde okuyan 615 kız, 242 erkek olmak üzere 857 öğrenciden oluşmaktadır. 5 öğrenci ise cinsiyete dayalı bir bildirimde bulunmamıştır. Araştırma verilerinin toplanmasında, Çakıcı (2003) tarafından geliştirilen ''Akademik Erteleme Ölçeği'', Weismen ve Beck (1978) tarafından geliştirilen, Türkçe'ye uyarlaması Hisli Şahin tarafından yapılan Fonksiyonel Olmayan Tutumlar Ölçeği (FOTÖ), Beck tarafından geliştirilen Türkçe'ye uyarlaması Hisli (1989) tarafından geliştirilen Beck Depresyon Envanteri, Rosenberg (1965) tarafından geliştirilen Türkçe'ye uyarlaması Çuhadaroğlu (1986) tarafından yapılan Benlik-Saygısı Envanteri kullanılmıştır. Öğrencilerin demografik özellikleri ile ilgili bilgileri elde etmek için araştırmacı tarafından geliştirilen "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Araştırma verilerinin analizinde SPSS 22.00 programı kullanılmış olup, Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Katsayısı Tekniği, çoklu doğrusal regresyon analizi tekniği, bağımsız grup t testi, tek yönlü varyans analizi tekniğinden yararlanılmıştır. Araştırma sonucunda üniversite öğrencilerinin akademik erteleme davranışları ile fonksiyonel olmayan tutumları ve depresyon düzeyleri arasında pozitif yönde; benlik-saygıları ile negatif yönde anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Fonksiyonel olmayan tutumların, depresyon düzeyinin akademik erteleme davranışını yordadığı, benlik-saygısının ise akademik ertelemeyi yordamadığı tespit edilmiştir. Ayrıca, akademik erteleme davranışının öğrenim görülen fakülteye, günlük internet kullanım süresine göre anlamlı bir fark gösterdiği; cinsiyete ve anne-baba eğitim düzeyine göre farklılık göstermediği ortaya çıkmıştır. Araştırma sonuçlarının bir kısmı literatür bulguları ile paralel bir bölümü farklı çıkmıştır. Sonuçlar literatür bulgularıyla tartışılmış ve öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Akademik Erteleme, Fonksiyonel Olmayan Tutumlar, Depresyon, Benlik-Saygısı.

Akademik ertelemeBenlik saygısıDepresyon+5
Özge Kınık
Karadeniz Technical University · Institute of Educational Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi bölümü öğretmen adaylarının internet bağımlılıklarının çeşitli değişkenler açısından incelenmesi

Bu araştırmanın temel amacı öğretmen adaylarının internet bağımlılıklarını çeşitli değişkenler açısından inceleyerek; birbirleri ile ilişkili olduğu düşünülen, internet bağımlılığı, akademik erteleme eğilimi ve zaman yönetimi becerileri arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktır. Betimsel tarama modellerinden ilişkisel tarama modelinin kullanıldığı bu çalışma nicel bir araştırmadır. Araştırmanın örneklemi, 2013-2014 eğitim öğretim yılında Karadeniz Teknik Üniversitesi Fatih Eğitim Fakültesi Bilgisayar ve Öğretim Teknolojlieri Eğitimi bölümünde öğrenim gören 327 öğretmen adayından oluşmaktadır. Araştırma verileri; kişisel bilgi formu, internet bağımlılığı ölçeği, zaman yönetimi envanteri ve akademik erteleme eğilimi ölçeği olmak üzere 4 farklı veri toplama aracı kullanılarak toplanmıştır. Veri toplama araçlarından elde edilen veriler, SPSS 21 paket programı ile analiz edilmiştir. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistik teknikleri, bağımsız t testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), korelasyon analizi ve regresyon analizi tekniklerinden faydalanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre; öğretmen adayları arasında patolojik internet kullanıcısı olarak nitelendirilen aday bulunmamaktadır. Öğretmen adayları, semptom göstermeyenler ve sınırlı semptom gösterenler olarak iki gruba ayrılmıştır. Öğretmen adaylarının internet bağımlılık ölçeğinden almış oldukları puanlar; cinsiyetlerine, öğrenim şekillerine, günlük internet kullanım sürelerine, internet kullanım amaçlarına ve en çok tercih ettikleri site türlerine göre farklılık göstermektedir. Buna karşılık, öğretmen adaylarının internet bağımlılık puanları, sınıf düzeylerine ve ne kadar süredir internet kullanmakta olduklarına göre farklılık göstermemektedir. Ayrıca öğretmen adaylarının internet bağımlılık düzeyleri ile zaman yönetimi becerileri arasında negatif yönlü anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Öğretmen adaylarının internet bağımlılık düzeyleri ile akademik erteleme eğilimleri arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir farklılık olmadığı; akademik erteleme eğilimleri ile zaman yönetimi becerileri arasında ise anlamlı ilişki olduğu da çalışmadan elde edilen başka bir sonuçtur. Anahtar kelimeler: İnternet Bağımlılığı, Zaman Yönetimi, Akademik Erteleme, Öğretmen Adayı

Aday öğretmenlerAkademik ertelemeBağımlılık+5
Neslihan Ateş
Karadeniz Technical University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Akademik erteleme davranışını açıklayacı bir model

Araştırmanın amacı, üniversite öğrencilerinin akademik erteleme davranışlarını kişilik özellikleri, başarı yönelimleri, akandemik öz yeterlik inancı ve benlik saygısının ne düzeyde açıkladığını bir model çerçevesinde incelemektir. Bu amaç doğrultusunda, araştırma değişkenlerinden neden-sonuç ilişkisi içinde, doğrudan ve dolaylı etkileri belirlemek için bir model kurulmuş ve model testi yapılmıştır. Nedensel karşılaştırmalı desenin kullanıldığı araştırmada, araştırma grubunu farklı sınıf düzeylerinden 406 bayan ve 224 erkek olmak üzere toplam 630 üniversite öğrencisinden oluşmaktadır. Araştırma verilerinin toplanmasında, Aitken (1982) tarafından geliştirilmiş, Balkıs (2007) tarafından Türkçeye uyarlanmış, ?Aitken Akademik Erteleme Ölçeği?, Bacanlı, İlhan ve Arslan (2007), tarafından geliştirilen, ?Beş Faktör Kişilik Ölçeği?, Frost, Marten, Lahart ve Rosenblate (1990) tarafından geliştirilen, Özbay ve Mısırlı-Taşdemir (2003) tarafından Türkçe'ye uyarlanan ?Çok Boyutlu Mükemmeliyetçilik Ölçeği?, Akın (2007) tarafından geliştirilen ?Başarı Yönelimleri Ölçeği?, Rosenberg (1965) tarafından geliştirilen, Türkçe'ye uyarlanması aşamasını Demirtaş ve Dönmez (2006) tarafından yapılan, ?Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği? ve araştırma kapsamında hazırlanan, ?Akademik Öz-yeterlik Ölçeği? kullanılmıştır. Araştırma verilerinin analizinde AMOS ve SPSS 15.00 programları kullanılmıştır. Araştırmada hipotez modellerin test edilmesi amacıyla path analizi modellemesi ve sobel istatistik tekniği kullanılmıştır. Ayrıca DFA, Pearson Momentler Çarpım Korelasyon Katsayısı, İlişkisiz Örneklemler t-testi ve Tek Yönlü Varyans Analizi teknikleri de kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, öğrencilerin akademik erteleme davranışı, kişilik özellikleri, başarı yönelimi, akademik öz yeterlik inancı ve benlik saygısı ile neden-sonuç ilişkisi içinde doğrudan ve dolaylı bir şekilde açıklandığı belirlenmiştir. Sonuçlar literatür ve kuramsal acıdan tartışılmış, bu bağlamda daha sonra yapılacak araştırmacılara ve uygulamacılara önerilerde bulunulmuştur.

Akademik başarıAkademik ertelemeBaşarı+6
Mehmet Kandemir
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Anadolu lisesi öğrencilerinde akademik erteleme davranışının incelenmesi

Bu çalışmada Anadolu Lisesi öğrencilerinin akademik erteleme davranışlarının cinsiyet, yaş, doğum sırası, sınıf seviyesi, anne baba eğitim durumu, hedef belirleme ve akademik başarı ile olan ilişkisi incelenmiştir. Araştırmanın evrenini 2015-2016 eğitim öğretim yılında Adana İli Çukurova, Seyhan ve Yüreğir ilçelerindeki Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Anadolu Liselerinde öğrenim gören öğrenciler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini Adana İli Çukurova, Seyhan ve Yüreğir ilçelerindeki Anadolu liselerinin 9., 10. ve 11. sınıflarında öğrenim gören öğrencilerden tesadüfü örnekleme yöntemi ile seçilen 527 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada; öğrencilerin akademik erteleme eğilimlerini belirlemek amacıyla Çakıcı (2003) tarafından geliştirilen "Akademik Erteleme Ölçeği" (AEÖ) ve araştırmacı tarafından geliştirilen değişkenlerin yer aldığı 'Kişisel Bilgi Formu' kullanılmıştır. Araştırma sonucundan öğrencilerin akademik erteleme düzeyleri ortalamanın üzerinde çıkmıştır (x ̅=54,28). Akademik erteleme davranışı düzeylerinin cinsiyet, yaş, sınıf düzeyi, doğum sırası ve anne eğitim durumu bağımsız değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık oluşturmadığı, hedef belirleme düzeyi, akademik başarı düzeyi ve baba eğitim durumu bağımsız değişkenlerine göre ise anlamlı bir farlılık oluşturduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bulguların sonuçlarına göre önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Akademik Erteleme, Akademik Başarı, Cinsiyet, Doğum Sırası

Akademik başarıAkademik ertelemeAnadolu liseleri+1
Sibel Oran
Çağ University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

11-14 yaş grubu öğrencilerin akademik erteleme düzeylerinin sosyo-demografik özellikler açısından incelenmesi

Bu araştırmanın amacı 11-14 yaş grubundaki öğrencilerin akademik erteleme düzeylerinin sosyo demografik özellikler açısından incelenmesidir. Araştırma bir devlet ortaokulunda 2018-2019 eğitim- öğretim yılında yapılmış ve 493 öğrenci çalışmaya alınmıştır. Bu çalışmada öğrencilerin akademik erteleme düzeyleri ile demografik faktörlerden yaş, kardeş sayısı, ders çalışma odasının olup olmaması, cinsiyet, anne ve babanın eğitim seviyesi arasındaki ilişki incelenmiştir. Araştırmada veri toplama araçları olarak Akademik Erteleme Ölçeği ve Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Akademik Erteleme Ölçeği öğrencilerin yapması gereken sorumlulukları içeren (proje hazırlama, sınavlara hazırlanma, ders çalışma gibi), 7 olumlu ve 12 olumsuz olmak üzere toplam 19 maddeden oluşmuştur. Kişisel Bilgi Formu 7 maddeden oluşmuştur. Bu formla öğrencilerin sosya-demografik bilgileri elde edilmiştir. Araştırma sonucuna göre 11-14 yaş grubundaki öğrencilerin akademik erteleme düzeyleri yaş seviyesine göre değişmektedir. Akademik erteleme düzeyi ile yaş seviyesi arasında istatistiksel açıdan pozitif yönde anlamlı bir ilişki bulunmuştur (p=0,002). Öğrencilerin yaş seviyeleri arttıkça akademik erteleme düzeyleri de artmaktadır. Cinsiyet ile akademik erteleme düzeyi arasında istatiksel açıdan anlamlı ilişki yoktur (p=0,137). Öğrencilerin kardeş sayısına göre akademik erteleme puanı ortalamaları bakımından anlamlı bir fark tespit edilmemiştir (p=0,177). Öğrencilerin anne eğitim düzeyi ile akademik erteleme düzeyi arasında istatiksel olarak anlamlı ilişki yoktur (p=0,363). Öğrencilerin baba eğitim düzeyi ile akademik erteleme puanı arasında istatistiksel olarak farklılaşma yoktur (p=0,885). Öğrencilerin kendine ait çalışma odasına sahip olması ile akademik erteleme düzeyleri arasında istatiksel olarak anlamlı ilişki yoktur (p=0,177). Anahtar sözcükler: Erteleme, Akademik Erteleme, Ergenlik Dönemi, Demografik Faktörler

Akademik ertelemeErgenlikOrtaokul öğrencileri+1
Abdurahman Çavdar
Çağ University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinde olumsuz üst biliş düzeyleri ile akademik erteleme arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu çalışmada üniversite öğrencilerinin üst biliş düzeyleri ve akademik erteleme davranışı arasındaki ilişkinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma 2021-2022 eğitim öğretim döneminde Çağ Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'nde öğrenim gören öğrencilerle kolayda örnekleme yöntemi kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırma verileri Wells ve Cartwright-Hatton'nın (2004) tarafından geliştirilen ve Tosun ve Irak (2008) tarafından Türkçeye uyarlanan Üstbiliş Ölçeği ile Çakıcı (2003) tarafından geliştirilen Akademik Erteleme Davranışı Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Araştırmanın uygulaması, zaman, maliyet avantajı, daha fazla katılımcıya ulaşılması ve Covid-19 pandemi koşulları gibi nedenlere bağlı olarak forms.google.com üzerinden "Google documents" aracılığı ile online gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya Çağ Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'nde öğrenim gören 318 kişi katılmış olup evrenin %60,3'üne ulaşılmıştır. Araştırmada katılımcıların cinsiyet, yaş, öğrenim görülen sınıf, aile birliktelik durumu ve akademik başarı düzeylerine göre üstbiliş ölçeği alt boyutları ve akademik erteleme davranışları ortalamaları arasında farklar analiz edilmiştir. Araştırmada ayrıca Üstbiliş Ölçeği ve alt boyutları "olumlu inançlar", "kontrol edilmezlik ve tehlike", "bilişsel güven", "düşünceleri kontrol ihtiyacı" ve "bilişsel farkındalık" düzeyleri ile akademik erteleme davranışı arasındaki ilişki analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda katılımcıların üstbiliş düzeyi "yüksek" olduğu ortaya çıkmıştır. Araştırmada Üstbiliş Ölçeği alt boyutları "kontrol edilemezlik ve tehlike, bilişsel farkındalık", "kontrol edilemezlik ve tehlike, bilişsel farkındalık" ve "düşünceleri kontrol ihtiyacı" düzeyinin "yüksek" ve "olumlu inançlar ve bilişsel güven" düzeyinin "düşük" olduğu ortaya çıkmıştır. Araştırma sonucunda "olumlu inançlar", "kontrol edilmezlik ve tehlike", "bilişsel güven", "düşünceleri kontrol ihtiyacı" ve "bilişsel farkındalık" düzeyleri ile akademik erteleme davranışı arasında negatif yönlü anlamlı ilişki olduğu ortaya çıkmıştır.

Akademik ertelemeOlumsuz duygulanımOlumsuzluk+3
Berfin Özge Aksu
Çağ University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessEN

Art of delay: How problem-solving affects the relationship between negative urgency and procrastination

Procrastination is a form of self-regulatory failure characterized by delaying work, leading to loss of time, and resulting in psychological distress, which is intolerable for people with higher negative urgency (NU). NU is a component of the urgency-premeditation-perseverance-sensation seeking (UPPS) model of impulsivity and can be defined as the tendency to act rashly and impulsively while experiencing negative emotions to seek immediate relief. These individuals may employ problem-solving strategies when faced with negative emotions that surpass their low tolerance level. Moreover, negative problem orientation (NPO) shapes individuals' perspectives on negative emotion-inducing problems and their approach to addressing them. The present study aimed to investigate the relationships between procrastination, NU, NPO, and problem-solving styles while controlling for age, anxiety, and depression. It was hypothesized that negative urgency would be associated with procrastination and the problem-solving styles of individuals mediating this association. Additionally, NPO was expected to moderate the relationships of NU with other study variables. 410 participants in their emerging adulthood stage (aged between 18 and 29; M = 22.04, SD = 2.75) completed an online questionnaire including measures for NU, social problem-solving dimensions, procrastination, depression, and anxiety. Results showed that while controlling for age, depression, and anxiety, individuals with higher NU procrastinated more, and all problem-solving styles mediated this relationship. On the other hand, NPO only moderated the relationship between NU and rational problem-solving style (RPS). These findings suggest a connection between NU and procrastination, and people with NU are more prone to procrastinate and tend to employ maladaptive problem-solving styles to solve their problems.

Academic procrastinationGeneral procrastinationNegative urgency
Ertürk Yılmaz
Koç University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00

Related subjects