Analitik hiyerarşi süreci
235 theses under this subject heading
Türkiye hava kargo taşımacılığı sektöründe havayolu seçim kriterlerinin analitik hiyerarşi yöntemi ile incelenmesi
Hava kargo taşımacılığı sektöründe faaliyet gösteren hava kargo acentelerinin amacı, kargoların en hızlı şekilde ve en düşük maliyetle, doğru zamanda ve doğru yere ulaştırılmasını sağlayacak havayolunun seçimini yapmaktır. Kısacası hava kargo acenteleri "Kargo gönderim sürecinde hangi havayolunu seçmeliyim?" sorusuna yanıt aramaktadır. Bu bağlamda havayolu seçimini etkileyen kriterleri belirlemek ve önem derecelerini hesaplamak büyük önem taşımaktadır. Ayrıca hava kargo taşımacılığı sektöründe faaliyet gösteren havayollarının, seçim kriterlerinin önem derecesine göre stratejiler belirlemesi sürdürebilirlik ve rekabet gücünün artırılabilmesi açısından kritik öneme sahiptir. Bu çalışmanın amacı, hava kargo taşımacılığı sektöründe havayolu seçimini etkileyen kriterleri belirlemek, bu kriterlerin önem derecesini hesaplamak ve hesaplanan önem derecelerini dikkate alarak belirlenen dört havayolu işletmesinin karşılaştırılmasını çok kriterli karar verme yöntemlerinden biri olan Analitik Hiyerarşi Süreci yöntemi ile gerçekleştirmektir. Bununla birlikte analiz sonucunda Türkiye hava kargo taşımacılığı sektöründe en rekabetçi havayolu belirlenmiş olacaktır. Yöntem olarak AHP'nin kullanılmasının nedeni, kurulacak olan hiyerarşinin çok kriterli olması ve kriterlerin önem derecesinin hesaplanmasında ikili karşılaştırmaların uzman kişiler tarafından yapılmasının uygun görülmesidir. Veriler anket tekniği kullanılarak toplanmıştır. Anket hava kargo acentelerinde üst düzey yönetici konumunda olan kişilere uygulanmıştır. Anahtar Kelimeler: Hava Kargo Taşımacılığı, Analitik Hiyerarşi Süreci (AHP),Havayolu Seçim Kriterleri, Rekabet Gücü, Hava Kargo Acenteleri
Şehir otellerinde üst düzey yönetici seçiminde öncelikli görülen yetkinliklerin AHP yöntemi ile değerlendirilmesi: Eskişehir örneği
İşletmeler faaliyetlerini uzun dönemli sürdürmek ve yoğun rekabet ortamında öne geçmek için yeteneklerini geliştirmelidirler. İşletme yeteneklerinin geliştirilmesi, mevcut insan kaynaklarının yerleştikleri pozisyona ve istihdam edilen personelin işe uygun yetkinliklere sahip olmasıyla mümkündür. Bir işletmenin performansının artırılmasında, müşteri memnuniyetinin en üst düzeye çıkarılmasında ve kaliteli hizmet ve ürünlerin sunulmasında yönetici performansı çok önemli bir yer tutmaktadır. Otel yöneticileri, işletmelerin misyonu ve vizyonu doğrultusunda mevcut insan kaynaklarını en iyi şekilde yöneterek, planlama ve karar aşamasında doğru ve hızlı kararlar vererek otelin en iyi şekilde yönetilmesini sağlamaya çalışırlar. İşletme için doğru yöneticiyi seçmek kritik kararlardan biridir. Bu sebeple bir otel yöneticisinin sahip olduğu yetkinlikler önem arz etmektedir. Bu çalışmada Türkiye'de şehir otellerinde üst düzey otel yönetici adaylarında aranan en önemli yetkinliklerin tespit edilmesi amaçlanmıştır. Çalışma kapsamında literatür taraması sonucu 33'ü teknik yetkinlik ve 38'i genel yetkinlik olmak üzere iki gruba ayrılan 71 yetkinlik bir araya getirilmiştir. Türkiye'de önemli bir turizm çekim merkezi haline gelmiş olan Eskişehir ilinde faaliyet gösteren altı otelin yöneticileri ve beş akademisyen, belirlenen yetkinlikleri hazırlanan anket yardımıyla değerlendirmişlerdir. Değerlendirilen yetkinliklerin Lawshe tekniği uygulanarak kapsam geçerlilik oranları hesaplanmış ve gerekli görülen yetkinlikler belirlenmiştir. Uzman değerlendirmeleri sonucunda, dördü teknik yetkinlik ve ikisi genel yetkinlik olmak üzere altı yetkinlik gereksiz, 65 yetkinlik ise gerekli olarak tespit edilmiştir. Gerekli görülen yetkilikler, 10 otel yöneticisinin değerlendirmesi sonucu AHP yöntemi ile ağırlıklandırılarak sıralanmıştır. Çalışma sonucunda teknik yetkinliklerden müşteri ilişkileri yönetimi ve finansal yönetim en önemli yetkinlikler olarak görülürken, genel yetkinlikler kategorisi içerisinde problem çözme ve kriz yönetimi en önemli yetkinlikler olarak ortaya çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: İnsan Kaynakları Yönetimi, Otel Yönetimi, Yönetici Yetkinlikleri,Analitik Hiyerarşi Prosesi
Havayolu işletmelerinde e-hizmet kalitesinin değerlendirilmesine yönelik bütünleşik bir yaklaşım
Günümüzde teknolojik alanda yaşanan gelişmeler sonucunda, bilgi teknolojileri birçok sektörün faaliyetlerini derinden etkilemiş ve bu sektörleri pazarlama aracı olarak desteklemeye başlamıştır. Havayolu taşımacılığı sektörü kuşkusuz bu sektörlerin başında gelmektedir. Yolculara temel olarak bir yerden başka bir yere ulaşım hizmetinin sunulduğu havayolu taşımacılığı sektöründe, bilet satışlarının büyük ölçüde internet üzerinden yürütüldüğü bilinmektedir. Bu noktada ise hizmetlerde olduğu gibi internet üzerinden sunulan hizmetlerde de (e-hizmet) kalite kavramı önemli bir rekabet aracı olarak öne çıkmaktadır. Nitekim e-hizmet kalitesi, havayolu işletmelerinin başarısı üzerinde belirleyici olan müşteri memnuniyetini ve sadakati pozitif yönde etkilemektedir. Bu bağlamda, çalışmada bütünleşik yöntemler kullanılarak havayolu taşımacılığı sektöründe sunulan e-hizmetlerin kalitesini etkileyen unsurların önem derecelerinin belirlenmesi ve ulusal havayolu işletmelerinin e-hizmet kalitesi performanslarına göre sıralanması amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda öncelikle e-hizmet kalitesini etkileyen unsurlar literatür araştırması sonucunda elde edilmiştir. Elde edilen unsurlar ile hiyerarşik model oluşturulmuş ve Analitik Hiyerarşi Süreci (AHS) kullanılarak uzman görüşleri neticesinde e-hizmet kalitesini etkileyen unsurların önem dereceleri belirlenmiştir. Çalışmanın bir sonraki aşamasında Uluslararası Antalya Havalimanı' nda 395 yolcuya uygulanan anket uygulaması sonucunda elde edilen veriler ARAS yöntemi kullanılarak analiz edilmiş ve havayolu işletmeleri performanslarına göre sıralanmıştır. Elde edilen sonuçlara göre; e-hizmet kalitesi üzerinde etkili olan en önemli unsurun güvenirlik olduğu ve Atlasglobal' in en yüksek e-hizmet kalitesi performansına sahip olduğu belirlenmiştir.
Rekabetçi önceliklere göre tedarikçi değerlendirmede oyun teorisi yaklaşımı
İnsanlar hayatları boyunca yaşamlarını olumlu ya da olumsuz şekillendirecek birçok karar verirler. Karar verme, düşünmek ve fikir üretmekten sonraki, eyleme geçmeden önceki adımdır. Karar verme sürecinde kişiler en iyi durumu seçme eğilimindedirler. Dolayısıyla karar verme mevcut seçenekler arasından bir tanesinin seçilmesidir. İşletmeler açısından bakıldığında da karar vermenin, işletmelerin hedeflerine ulaşmasında hayati bir öneme sahip olduğu görülmektedir. İşletmelerin gelecekte hayal ettikleri konumu elde edebilmeleri ve belirlemiş oldukları hedefe ulaşabilmeleri verdikleri kararlara bağlı olacağından işletmeler için karar verme geleceğe yönelik düşünsel faaliyetlerdir. Değişen çevresel faktörler içerisinde işletmeler karşılaştığı problemlerle ilgili hiçbir zaman eksiksiz ve kusursuz bir bilgiye sahip olamayacaktır. İşletmeler de bu zorluklar içerisinde karşılaştıkları problemleri sahip olduğu sınırlı bilgiyi kullanarak çözmek ve rasyonel karar vermek durumunda kalırlar. Bu kararların sonucunda gerçekleştirilen eylemler işletmenin başarısını ve faaliyetlerinin devamlılığını doğrudan etkiler. Dolayısıyla işletmelerin ömrünü belirleyen yine verilen kararlardır. Rekabetin yoğun olarak yaşandığı günümüzde ayakta kalmayı başaran işletmelerin, tedarik zincirlerini etkin bir şekilde planladıkları, yürüttükleri ve yönettikleri görülmektedir. Tedarik zincirinin ortaya çıkmasını sağlayan ve tedarik zinciri performansını etkileyen en önemli faktörlerin başında kaynak kullanımı, kaynak kullanım kararlarının başında da tedarikçi seçimi gelmektedir. Tedarikçi seçim problemlerinde AHP, ANP, ELECTRE, Veri Zarflama Analizi, TOPSİS, VİKOR, Bulanık Kümeler Teorisi, DAMATEL ve PROMETHEE yöntemleri en çok kullanılan çok kriterli karar verme teknikleridir. Literatürde kullanılan bu yöntemlere alternatif olarak oyun teorisinin ilave edilecek olması çalışmanın orijinalliğini ortaya koymaktadır. Tedarikçi seçim problemlerinde sıklıkla kullanılan ve tek taraflı uzman görüşüne dayanan ÇKKV tekniklerinden ziyade tüm tarafların görüşlerine dayanarak oluşturulan etkileşimli bir karar mekanizmasını içeren oyun teorisi yaklaşımının tedarikçi seçim problemlerinde daha rasyonel sonuçlar vereceği düşünülmektedir. Ayrıca sahada oyuncular ile birebir görüşmeler yapılarak gerçek bir ortamın oyun teorisinin kurgusal yapısına taşınması sağlanmıştır. Bu sayede çalışma daha da önemli hale gelmiştir. Oyun teorisi yaklaşımıyla tedarikçilerin rekabetçi önceliklere göre değerlendirilmesi ve tedarik zinciri performansı hakkında yorum yapılabilmesi çalışmanın amacını oluşturmaktadır. Bu çalışmada tedarikçi seçim problemi için oyun teorisi yaklaşımı uygulanmıştır. Küresel Tedarik Zinciri üyesi bir alıcı firma ile alıcı firmanın 8 tedarikçisi çalışmaya dahil edilmiştir. Alıcı firma ve tedarikçilerin uzman görüşlerine başvurularak oyun matrisi değerleri hesaplanmış, alıcı ve 8 tedarikçi arasında alıcı-tedarikçi oyunu oynatılmıştır. Alıcı-tedarikçi oyunları sonucu elde edilen sonuçlara göre tedarik zinciri performansları değerlendirilmiş ve çalışmanın sonuç kısmında detaylı bir şekilde anlatılmıştır. Alıcı firmanın uzman görüşlerine başvurularak 8 tedarikçi literatürde yaygın olarak kullanılan AHP tekniği ile de değerlendirilmiştir. Oyun teorisi yaklaşımıyla elde edilen sonuçlar ve AHP sonuçları karşılaştırılmış, ilk 5'e ve son 3'e giren tedarikçilerin aynı fakat farklı sıralamalara sahip olduğu sonucuna ulaşılmış, oyun teorisi yaklaşımının avantaj ve dezavantajları tartışılmıştır. Anahtar Kavramlar: Rekabetçi Öncelikler, Tedarikçi Seçimi, Oyun Teorisi
Çok kriterli karar verme yöntemlerinin çevre mühendisliğinde uygulanması
Katı atık depolama tesisleri, atıkların kontrollü bir şekilde biriktirilip kontrollerinin yapıldığı alanlardır. Nüfusun artması ile artan atık miktarlarının, insan sağlığına ve çevreye zarar vermemesi için atık depolama tesislerinin oluşturulması gereklilik haline gelmektedir. Atık yönetiminin en önemli aşamalarından biri bu depolama tesislerinin yer seçimidir. Depolama tesislerinin yer seçiminde pek çok kriter dikkate alınmalıdır. Bu seçimleri gerçekleştirmek için çok kriterli karar verme teknikleri gibi birçok teknik vardır. Bu tekniklerle, potansiyel tesisler arasından en uygun seçim yapılmasına imkan sağlanmaktadır. Bu çalışmada, Mersinli (2021)'nin AHP verilerinden elde edilen bilgiler doğrultusunda, her kritere özel skalalar oluşturulmuş ve yeniden skorlama tekniği ile TOPSIS ve VIKOR tekniklerinde kullanılması için karar matrisi oluşturulmuştur. Bursa ili için en uygun alternatif tesisin tespit edilmesi amaçlanmış, TOPSIS ve VIKOR teknikleri uygulanmıştır. Daha sonra AHP, TOPSIS ve VIKOR tekniklerinin sonuçları karşılaştırılmıştır. Uygulanan tekniklerdeki sıralama sonuçlarına göre, aday tesislerin en uygunu, tekniklerin hepsinde aynı bulunmuştur.
Personel performans değerlendirme probleminin çözümünde analitik hiyerarşi süreci ve bir uygulaması
Değişen ve gelişen dünya koşullarında ve rekabet ortamında yöneticiler için, personellerinin işletmelerini ileri taşımaları ve değişime en hızlı şekilde adapte olmaları önemli bir konudur. Çünkü doğru ve amaca uygun personel seçiminin, hem işletmenin gelişiminde hem de personel motivasyonunda etkisi büyüktür. Bu nedenle işletmelerin sıkça karşı karşıya kaldığı personel seçimi ve değerlendirilmesi problemi kritik bir problemdir. Söz konusu problemde yöneticinin belirlediği kriterler göz önüne alınarak personellerin performansları karşılaştırılır ve değerlendirilir. Dolayısıyla bu problem çok kriterli bir karar verme problemdir. Bu çalışmada günümüz yöneticilerinin sıkça karşılaştığı söz konusu problem Lanse Ayakkabı ve Yan San. Tic. A.Ş. için bir çok kriterli karar verme yöntemi olan Analitik Hiyerarşi Süreci (AHS) yöntemi kullanılarak çözülmüştür. Personel seçiminde etkili olan kriterler literatür taraması ve firma sahibi ile görüşme neticesinde belirlenmiştir. Bu kriterler göz önüne alınarak Lanse A.Ş. yöneticilerinin karşılaştığı personel seçim problemine ilişkin hiyerarşik model kurulmuş ve yöneticinin yargılarını elde etmek için ikili karşılaştırmalar yapılmıştır. Yapılan ikili karşılaştırmalar sonucunda Lanse A.Ş. de aktif olarak görev yapan altı personel arasından mağaza müdürü olmak için en uygun personel belirlenmiş ve sonuçlar karar vericiye bir rapor şeklinde sunulmuştur. Sonuçların geçerliliği ve uygulanabilirliği karar verici tarafından onaylanmıştır. Anahtar Kelimeler: Analitik Hiyerarşi Süreci(AHS), Personel Seçimi ve Performans Değerlendirme Problemi, Çok Kriterli Karar Verme
Bursa ilinde süt sığırı işletmesi kurulabilecek uygun alanların coğrafi bilgi sistemi ve analitik hiyerarşi yöntemi kullanılarak belirlenmesi
Bu çalışmanın amacı, coğrafi bilgi sistemi (CBS) ve çok ölçütlü karar analizi (ÇÖKA) tekniklerinden olan Analitik Hiyerarşi süreci (AHP) yöntemi kullanılarak Bursa İli arazilerinin süt sığırı kurulabilecek alanlar bakımından derecelendirilmesidir. Çalışma kapsamında, süt sığırı barınakları için yer seçiminde önemli olan topoğrafya, arazi koşulları, pazarlama koşulları, çevresel etmenler, altyapı yeterliliği olmak üzere beş adet ana kriter belirlenmiştir. Literatür bilgilerine ve yasal mevzuatlara göre eğim, bakı, mera alanlarına yakınlık, hayvan içme suyu göletlerine yakınlık, mahalleler arası yollara yakınlık, yerleşim yerlerine yakınlık, içme suyu havza koruma alanlarına uzaklık, sulama suyu göletlerine uzaklık, akarsulara uzaklık, ana yollara uzaklık, sulama kanallarına uzaklık, arazi kullanım kabiliyeti, nüfus potansiyeli ve diğer amaçlı su potansiyeli katmanları oluşturulmuştur. Uygun alanların derecelendirilmesi aşamasında en uygun, uygun, az uygun, uygun olmayan ve değerlendirme dışında bırakılan alanlar sınıfları olmak üzere beş sınıf oluşturulmuştur. Çalışma sonucunda hayvancılık işletmesi kurmak için en uygun bölgeler toplam çalışma alanının % 0,75'ini, uygun olan bölgeler %29,85, az uygun olan bölgeler %59,21 ve uygun olmayan bölgeler ise %1,62'sini kapsamaktadır. Çalışma alanının %8,54'ü ise değerlendirme dışı bırakılmıştır. Bursa ili sıcaklık-nem indeksi (SNİ) haritası oluşturularak uygunluk haritası ile SNİ haritası CBS ortamında toplanarak sıcaklık-nem indeksine göre ayrıca bir uygunluk haritası elde edilmiştir. Buna göre süt sığırı işletmesi kurmak için uygun bulunan ilçeler ağırlıklı olarak Mustafakemalpaşa, Büyükorhan, Harmancık, Mudanya, Karacabey, Yenişehir, İnegöl olarak belirlenmiştir. Uygun olmayan bölgeler ise Orhaneli, Yıldırım ve Keles ilçeleriyle beraber Karacabey ilçesinin kuzey kısmı ve İnegöl ilçesinin güney kısmı olarak belirlenmiştir.
Kurumsal kaynak planlama (ERP) sisteminin analitik hiyerarşi süreci (AHP) ile seçilmesi - otomotiv sektöründe uygulama
Bu çalışmanın amacı, İşletmelerde Kurumsal Kaynak Planlaması (ERP) sistemlerinin en etkin olanının seçilmesidir. Birinci bölümde rekabet ve hızın hakim olduğu iş yaşamında işletmelerin vazgeçilmez bir parçası olan ERP tanıtılmış, literatür araştırması ile günümüze kadar olan gelişimi incelenmiştir. ERP'nin bileşenleri anlatıldıktan sonra uygulama sürecinden bahsedilip ERP seçimi aşaması hakkında seçim kriterleriyle birlikte ayrıntılı bilgi verilmiştir. İşletme açısından önemine geniş yer verilen ERP sistemlerinin geleceği konusuna değinilip Türkiye ve dünyadaki durumu incelenmiştir.Çalışmanın ikinci bölümünde karar verme tekniklerinden Analitik Hiyerarşi Süreci (AHP) konu edinilmiştir. Analitik hiyerarşi süreci ana hatlarıyla incelenmiş, genel tanımlaması ve literatür araştırmaları yapılmıştır. AHP'nin uygulama aşamaları olan hiyerarşik yapının oluşturulması, hiyerarşideki kriterin, alt kriterlerin ve alternatiflerin karşılaştırma matrislerinin kurulması, özdeğerin hesaplanması ve sonuçların değerlendirilmesi açıklanmıştır. AHP'nin karar verme ile ilişkisi ve grup kararlarına değinildikten sonra uygulama alanlarına yer verilmiştir.Uygulama aşamasında, Otomotiv sektöründe faaliyet gösteren iki ayrı işletme ele alınmıştır. Bu işletmeler hakkında genel bilgiler verilmiştir. ERP seçim aşamasında, işletmelerde karar vermede yetkili kişilerle ve ERP danışmanlarıyla görüşülüp, hiyerarşideki kriterlerin, alt kriterlerin ve alternatiflerin değerlendirilmeleri yapılmıştır.Elde edilen verilerle ikili karşılaştırma matrisleri oluşturulup bu matrisler AHP programı olan Expert Choice programı kullanılarak karşılaştırılmıştır. AHP tekniği ile değerlendirme sonucu iki ayrı işletme için en uygun ERP sistemleri seçimi yapılarak; işletmeler için elde edilen sonuçlar karşılaştırılmıştır.
Servis hata türü etkileri analizi ve bir işletmede örnek uygulama
İşletmeler uygulamada pek çok problemle karşı karşıya gelebilirler ve bu problemleri aynı anda çözerek sıfır hataya sahip olmak isterler. Ancak doğru olan yaklaşım bu problemleri önceliklendirerek en önemli olandan başlayarak çözüm yoluna gitmektir.Analitik Hiyerarşi Süreci (AHP), çok ölçütlü karmaşık problemlerin çözümünde kullanılan bir karar verme yöntemi, Hata Türü ve Etkileri Analizi (HTEA) ise toplam kalite yönetimi sisteminin kullandığı yüksek hata önleme yöntemlerinden biridir.Bu çalışma 1996-2007 yılları kaza istatistik değerleri ele alınarak incelenen Tunçbilek Garp Linyitleri Kömür İşletmeleri'nde gerçekleştirilmiştir. İlk olarak Servis HTEA çalışması yapılması için meydana gelen kazalara neden olan hataların hangi serviste daha öncelikli olarak değerlendirileceğine karar vermede, HTEA takımıyla kriterler ve karar seçenekleri belirlenerek AHP uygulanmıştır. Belirlenen serviste gerçekleştirilen Servis HTEA risk öncelik sayıları (RÖS) ?önlem alınması zorunlu?, ?önlem alınabilir? ve ?önlem alınması gerekmeyen? şeklinde gruplandırma yapılarak önlenebilirliği değerlendirilmiş ve iyileştirilmesine yönelik uygulama ortaya konmuştur.Servis HTEA ile gerçekleştirilen risk değerlendirme analizi, işletmenin daha önce yapmış olduğu risk değerlendirme yöntemine üstünlük sağlamıştır.Anahtar Kelimeler: Analitik Hiyerarşi Süreci, Hata Türü ve Etkileri Analizi, İş Kazaları.
Çok amaçlı ilköğretim ders programı hazırlama probleminin çözümü için AHP ve konik skalerizasyon bütünleşik yaklaşımı
Ders programı hazırlama problemi şimdiye kadar okulun ve eğitim sisteminin yapısına bağlı olarak çok farklı biçimlerde ele alınmıştır. Bu nedenle önerilen çözüm yöntemleri de büyük farklılıklar göstermekte ve her sistem için kullanılabilecek tek bir çözüm yöntemi bulunmamaktadır.Bu çalışmada, seçmeli dersler arasından dönem içinde okutulacak olan dersler Analitik Hiyerarşi Prosesi (AHP) yöntemiyle belirlenmiştir. Öncelikle, öğretmenler kurulu ve okul idarecilerinin yönlendirmesi ile okutulması planlanan dersler için karar ölçütleri oluşturulmuştur. Bu karar ölçütleri kendi aralarında ikili karşılaştırma ölçeğine göre değerlendirilmiş ve en yüksek puanı alan ölçütler belirlenmiştir. Okutulması planlar derslerin seçiminde ise dersler ikili karşılaştırma ölçeğine göre hem kendi aralarında hem de karar ölçütlerine göre değerlendirilmişlerdir. Matematiksel modelde kullanılmak üzere ders yüklerinin belirlenmesi için de yine AHP kullanılmıştır.Çalışmanın ikinci aşamasında pek çok eğitim kurumu için kullanılabilecek bir atama modeli tanımlanmaya çalışılmıştır. Bu amaç doğrultusunda özel eğitim kurumları için gerçek hayat verileri, oluşturulan kısıtlara yansıtılmıştır. Geliştirilen model, derslerin, uygun zaman dilimlerine atamasını tek aşamada gerçekleştirebilmektedir. Modelleme aşamasında, matematiksel programlama tekniklerinden biri olan çok amaçlı 0?1 tamsayılı programlama modeli önerilmiştir. En son aşamada amaç fonksiyonlarının etkin çözümlerini elde etmek için konik skalerleştirme yöntemi kullanılmıştır. Skalerleştirilmiş problemler, Lingo 11.0 paket programı yardımıyla çözülmüş ve elde edilen sonuçlar verilmiştir.
Kuruluş yeri seçiminde analitik ağ süreci ve bir gerçek yaşam problemine uygulanması
Kuruluş yeri seçimi, stratejik karar almanın kritik önem taşıdığı günümüz iş dünyasında işletmeler için önemli ve çok boyutlu bir karar problemidir. Doğru belirlenmiş bir kuruluş yeri, işletmelerin ticari başarısına doğrudan etki etmektedir. Çünkü kuruluş yeri seçimi işletmelerin rekabete dayanıklılıklarının, kurumsal performanslarının ve verimliliklerinin arttırılması, üretim ve taşıma gibi maliyetlerin düşürülmesi gibi birçok konuda stratejik öneme sahiptir. Ayrıca kuruluş yeri seçimi, müşteri tercihlerini doğrudan etkileyen; coğrafi, ekonomik, sosyal, hukuki ve psikolojik boyutları olan bir karar problemidir. Dolayısıyla somut ve soyut nitelikte birçok kriterin etkili olduğu ve karmaşık bir yapı arz eden böyle bir karar probleminin çözümünde doğru yöntemin kullanılması da ayrıca önem taşımaktadır. Bu çalışmada oto cam sektöründe faaliyet gösteren Carglass Türkiye şirketinin şube kuruluş yeri seçimi problemi ele alınmıştır. Problem somut ve soyut birçok kriter içerdiği için en iyi şube kuruluş yerinin belirlenmesinde Analitik Ağ Süreci (AAS) yöntemi kullanılmıştır. Carglass Türkiye yönetiminin tercihlerine göre beş farklı kuruluş yeri alternatif olarak belirlenmiştir. Bunların içinden yapılacak seçimi etkileyen kriterlerin belirlenmesi aşamasında, literatür araştırmalarına ek olarak kararın alınmasında etkili olan aktör grubuyla düzenli bir işbirliği sağlanmış ve bu işbirliği sürecin her adımında devam ettirilmiştir. Elde edilen bu kriterlere ve kriterler arasındaki ilişkilere dayanılarak bir AAS modeli kurulduktan ve çözüme ulaşıldıktan sonra yapılan değerlendirmelere göre elde edilen sonuçlar bir rapor olarak karar verici grubuna sunulmuştur. Ayrıca sonuçların alandaki geçerliliği ve uygulanabilirliği konusunda aktör grubunun onayı alınmıştır.
Reestablishment of the medical network in north of Syria using maximal coverage approach
Syrian crisis is considered as one of the most sever and worst wars in the history, the number of people who were forced to leave their home to find a shelter and seek for safe is huge and the worldwide recognition of the need to provide help is an important thing, but all provided help during the previous decay could not cover all the need. Therefore, this study was conducted in order to implement the mathematical modeling technique to generate a model to cover the maximum amount of population with limited number of medical facilities. The model was compiled and executed using the GAMS optimization package program. In this thesis, data for the model are conducted to cover population in 1348 different community and 11 district. 115 medical facilities are considered to be built taking in consideration their function where 6 different services. Each demand node is covered only once and the candidate locations of the facilities are determined by experts, its priority are determined using AHP methodology and Expert Choice 11.00 software is used to find the best ranking. Eventually, maps were built using ArcGIS 10.7 software to provide the best explanation of results.
İş kazasına sebep olan riskler bağlamında sektörlerin bulanık çok kriterli karar verme yaklaşımları ile değerlendirilmesi
Sanayi devrimi ile başlayan ve bugüne kadar devam eden üretim ve hizmet süreçlerinde karşılaşılan iş kazaları ne yazık ki günümüzde de tamamen önlenememektedir. İş kazalarının nedenlerine bakıldığı zaman çevresel koşullardan ve çalışandan kaynaklı nedenlerin toplam iş kazaları içerisinde anlamlı bir yer tuttuğu görülmektedir. Bu da göstermektedir ki aslında alınabilecek basit önlemler veya uyulacak kurallarla mevcutta karşı karşıya kalınan birçok iş kazası elimine edilebilir ya da en azından etkisi en az seviyeye indirilebilir niteliktedir. Ancak son yıllarda yaşanan ve birçok insanın hayatını kaybetmesine neden olan iş kazalarına bakıldığı zaman sektörden sektöre söz konusu iş kazalarının farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Bu nedenle bazı sektörlerde ciddi ölüm veya yaralanma ile sonuçlanabilecek çıktılara sebep olan iş kazası risklerinin başka bir sektörde aynı düzeyde tehlike oluşturup oluşturmadığı sorusu bu çalışmanın ana çıkış noktalarından birini oluşturmaktadır. Hazırlanan bu tez çalışması kapsamında öncelikle iş kazası kavramı ve iş kazasının nedenleri ele alınmış, daha sonra ise iş kazalarına neden olarak risk faktörleri kapsamlı literatür taraması ve uzman görüşleri doğrultusunda ortaya konmuştur. Bu risk faktörlerinin tanımlanmasının ardından Türkiye'de meydana gelen iş kazalarının sektörlere göre dağılımı incelenerek hangi sektörlere odaklanılması gerektiğine karar verilmiştir. Belirlenen iş kazası risklerinin sektörler bazında etkileri ve sonuçlarının değerlendirilmesi amaçlanan son kısımda ise birden fazla risk faktörünün etkisini analiz etmeye imkan veren Bulanık Çok Kriterli Karar Verme yöntemlerinden faydalanılarak değerlendirme yapılmıştır. Elde edilen çıktılara bakıldığı zaman seçilen sektörler bağlamında İş kazasına sebep olan risklerden en çok etkilenen sektörün inşaat sektörü olduğu bunu sırasıyla metal / imalat ve madencilik sektörlerinin takip ettiği tespit edilmiştir.
Sıklıkla kullanılan yapay sinir ağları algoritmalarının Antalya iline ait elektrik yük tahmini özelinde analitik olarak değerlendirilmesi
Bu çalışmada, Yapay Sinir Ağları (YSA) kullanılarak Antalya iline ait elektrik yük tahmini baz alınıp algoritmalar değerlendirilmiştir. Çalışmada oluşturulan elektrik yük modeli MATLAB programı YSA araç kutusu ile geri beslemeli 3 katmanlı bir ağ olarak tasarlanmış ve çözülmüştür. Modelde kullanılan giriş verileri 2001-2011 yılları arasındaki aylık ortalama Elektrik (E), Sıcaklık (S), Nem (N), Basınç (B) ve Nüfus (P) değerlerini kapsamaktadır. Modelde E-S-N-B, E-S-N, E-B-N, E-B-S ve E-S-B-P giriş verileri kullanılmış olup, Levenberg-Marquardt (LM), Gradient-Descent (GD), Resilient Propagation (RP), Gradient-Descent-Momentum (GDM), Gradient-Descent-Adaptive (GDA) ve Gradient-Descent-Adaptive-Momentum-Rate Backpropagation (GDX) algoritmaları yardımıyla otuz adet tahmin değeri elde edilmiştir. Elde edilen değerler ile hesaplanan ortalama karekök hatası değeri (OKH), iterasyon sayısı, işlem süresi gibi kriterleri baz alan bir Analitik Hiyerarşi Süreci (AHS) modeli geliştirilmiş ve sıklıkla kullanılan bu YSA algoritmaları sıralanmıştır. Diğer çalışmalardan farklı olarak YSA modeli üç veya dört girişli olarak çalıştırılmış ve sıklıkla kullanılan YSA algoritmaları Antalya ili vaka çalışması üzerinden birçok-kriterli karar verme aracı olan AHS yöntemi ile değerlendirilmiştir.
Tıbbi atıkları işleme ve bertaraf etme teknolojisi seçme problemine bulanık analitik hiyerarşi prosesi ve bulanık analitik ağ prosesi yaklaşımı
Katı atık problemi, tüm dünyada karsılasılan en önemli çevre problemlerinden birisidir. Katı atıkların sınıflandırılması çok çesitli sekillerde yapılabilmektedir. Tıbbi tesislerden (hastaneler, saglık ocakları vb.) kaynaklanan ve tıbbi faaliyetler sonucu olusan zararlı ve bulasıcı maddeler tıbbi atık olarak adlandırılmaktadır. Tıbbi atıklar insan ve çevre saglıgı için uygun sekilde toplanıp, tasınıp, bertaraf edilmelidir. Genel tıbbi atık bertaraf etme teknolojileri arasında, yakma ve gömme gibi yöntemlerin yanında ısıyla zehrini giderme gibi yeni teknolojilerden de bahsedilebilinir. Tıbbi atıkların bertaraf edilmesinde kullanılacak teknolojinin dikkatli bir sekilde seçilmesi çok önemlidir. Bu çalısmada öncelikle katı atıklar ve katı atık yönetimi hakkında genel bilgi verilmis ve daha sonra katı atıkların bir çesidi olan tıbbi atıklar ve bu atıkları bertaraf etmede kullanılabilecek teknolojiler ayrıntılı bir sekilde incelenmistir. Çalısmanın devamında, tıbbi atıklarla ilgili pek çok faktör göz önünde bulundurularak, en iyi yöntemin seçilmesi için kriterler belirlenmis ve hiyerarsik bir yapı olusturulmustur. Gerçek hayatta var olan belirsizlik ve kesinsizlikleri de yansıtması açısından Bulanık Analitik Hiyerarsi Prosesine göre hesaplamalar yapılmıs ve bir sonuç elde edilmistir. Daha sonra, belirlenen kriterler arasındaki iliskiler de dikkate alınarak, problem için bir ag yapısı olusturulmus ve Bulanık Analitik Ag Prosesinden faydalanılarak yeni bir sonuç elde edilmistir. Çalısmanın son bölümünde ise elde edilen sonuçlar karsılastırılmıs ve bununla ilgili yorumlar yapılmıstır. Anahtar kelimeler: Katı atıklar, katı atık yönetimi, tıbbi atıklar, bertaraf teknolojileri, bulanık analitik hiyerarsi prosesi, bulanık analitik ag prosesi.
Halk kütüphanelerinde hizmet kalitesinin LibQUAL+® modeliyle değerlendirilmesi: Kocaeli İl Halk Kütüphanesi örneği
Bildiri, kütüphane çalışmaları alanında şimdiye kadar türünün en ünlü değerlendirme sistemi olan LibQUAL +TM'ye referansla Kocaeli halk kütüphaneleri için bir hizmet kalitesi değerlendirme indeks sistemi oluşturmayı amaçlamaktadır. Hem nitel hem de nicel analizi kapsayan Bulanık Analitik Hiyerarşi Süreci (FAHP), halk kütüphanesi hizmetinin kalitesini kapsamlı bir şekilde değerlendirmek için kullanılır. Sistem ve değerlendirme modelleri, halk kütüphanesi hizmet kalitesinin anlaşılmasını ve iyileştirilmesini teşvik etmek için dahil edilmiştir.
Kalite yönetim sistemlerinde tetkik performansının bulanık mantık ile analitik hiyerarşi süreci ve bulanık analitik ağ süreci kullanılarak ölçülmesi
ÖZETKarar vericiler için en iyi seçenegi seçmek oldukça zor bir istir. Karar vericiler alternatiflerarasından seçim yaparken degisik amaçları gerçeklestiren, bazen de birbiriyle çelisenseçenekler arasından en uygun olanı bulmak ya da bunları önem derecelerine göre sıralamakzorundadırlar. Bu nedenle birçok karar verici bu sekildeki problemlerle karsılastıgı zamanÇok Amaçlı Karar Verme Yöntemlerini uygular. `Çok amaçlı karar verme' demek birçokalternatif arasından öncelikli olanı seçmektir; kabaca degerlendirme, sıralama ve seçim'dir.Çok amaçlı karar verme prosedürleri is seçiminden savas uçagı seçimine kadar çok farklıalanlarda uygulanabilir.lerleyen teknolojiye baglı olarak degisen ve gelisen yönetim anlayısları, organizasyonlarınyönetim sistemlerine bakıslarını da degistirmis ve yönetim sistemlerinin (Kalite YönetimSistemleri, Çevre Yönetim Sistemleri, Gıda Güvenligi Yönetim Sistemleri, Bilgi GüvenligiYönetim Sistemleri,?) gelismesini, çesitlenmesini, performans ölçümlerinin ve denetim(tetkik) mekanizmalarının da bilimsel ve objektif enstrümanlarla donanmasını zorunlukılmıstır. Bu tez çalısmasında performans ölçüm modeli gelistirilirken Çok Amaçlı KararVerme Yöntemleri ile Bulanık Mantık birlikte kullanılarak bir yönetim sisteminin performansölçümüne uygulanmaktadır. Benim bu çalısmada odaklandıgım yönetim sistemi, yönetimsistemleri içerisinde en jenerik ve en yaygın uygulama alanı bulan ISO 9001:2000 KaliteYönetim Sistemi'dir. (KYS). Ancak tasarlamıs oldugum model, diger tüm yönetim sistemleriile uyumludur. Çalısmanın içeriginde tetkik edilen sistemin performansı Bulanık Mantık veAnalitik Hiyerarsi Prosesi ve Analitik Ag Prosesi yöntemleri ile modellenmistir. Önerilenmodel bir isletmede uygulanmıs ve uygulama ile modelin çalısması gösterilmistir.Anahtar Kelimeler: Bulanık Mantık, Bulanık Kümeler, Analitik Hiyerarsi Prosesi, AnalitikAg Prosesi, ISO 9001:2000
Improving new method to manage geotechnical risks of infrastructure projects
The infrastructure project risks represent an essential areas in engineering field due to the importance of this types of project to the comunity. For that, the present research developed an approach to assess the geotechnical project risks in Iraq. The thesis specify the north of Iraq as a case study and the risks were specified and evaluated through previous studies, questionnaires, and interviews with experts to built a geotechnical risks database for infrastructure projects. The geotechnical hazards were established using the Delphi technique, based on relevant research and expert views, in the first stage of this chapter, which was to designate the study region, which was the north of Iraq. In the second step, the researcher calculated the RII of dangers based on the region regions. In the third phase, the AHP was created which evaluates the collected data to discover and assess dangers as well as determine the risk rating. The RII and the AHP findings can be compared. The system performance was tested and the results were significant, and the risk prognosis was excellent, according to expert opinion. Keywords: Geotechnical risk assessment, AHP, RII, Infrastructure projects
Çok kriterli karar verme yöntemi ile enerji nakil hatlarının önceliklendirilmesi
Son yıllarda nüfus artışları ile birlikte elektrik enerjisi ihtiyacı artmaktadır. Elektrik enerjisi konforlu bir yaşam standardı sunmasının ardında çok önemli mühendislik hesapları gerektirdiği açık bir gerçektir. Bu nedenle elektriğin üretiminden son tüketiciye kadar yatırım planlamasının tüm kriterler göz önüne alınarak titizlikle hazırlanması gerekmektedir. Enerji Nakil Hatları (ENH) üretilen enerjinin dağıtım merkezleri arasında taşınmasını sağlamaktadır. ENH projelerinin daha kısa zamanda daha az hatayla yapılması, dolaylı olarak ülke ekonomisine katkı sağlaması açısından büyük önem taşımaktadır. Dağıtım şirketlerinde bütçe dahilinde ENH'ların seçiminde planlamacının seçimi yanlı fikirlere neden olur. Bu durum planlamacının bilgi birikimi ile sınırlı kalır. Birçok seçeneğin bulunduğu bu durumlarda karar verme sorunu karmaşık bir problemdir. ENH'ların önceliklendirilmesinde; Tedarik sürekliliğini arttırmaya yönelik yatırımlar, Yasal yatırımlar ve ARGE yatırımları başlığı altında pek çok kriterler göz önüne alınmalıdır. Bu çalışmada, yıllık bütçe dahilinde tesis edilmesi planlanan ENH'larının Çok Kriterli Karar Verme (ÇKKV) yöntemlerinden öncelikle Analitik Hiyerarşi Prosesi (AHP) yöntemi kullanılarak kriterlerin ağırlıkları hesaplanıp, İdeal Çözüme Yakınlığa Göre Tercih Sıralama Tekniği Yöntemi (TOPSIS) ile seçeneklerin sıralanması/değerlendirilmesi yapılmıştır. Değer verileri üç örnek uygulama üzerinde gerçekleştirilmiştir.
Murat nehri havzasında ormanların bazı ekosistem hizmetleri değerlerinin belirlenmesi
Orman ekosistemleri; hem pazarı olan mamul ya da yarı-mamulleri üretmekte hem de pazarı olmayan hizmetleri üretmektedir. Bu doktora tezinin amacı; Murat Nehri Havzasında bulunan orman ekosistemlerinin sahip oldukları ağaç bitkisel kütlesinde depoladıkları karbonun, fotosentez yoluyla ürettikleri oksijenin ve havzada toplanarak önce Fırat Nehrine oradan da Keban Barajına ulaşan suyun ekonomik değerinin belirlenmesidir. Bu amaçla ilk olarak araştırma alanındaki orman ekosistemlerinin sahip oldukları ağaç serveti ve artımı hesaplanmıştır. Bu servet ve artım değerleri ağaç bitkisel kütle karbonuna ve oksijene dönüştürülmüştür. Ayrıca suyun ekonomik değerinin belirlenebilmesi için Analitik Hiyerarşi Süreci (AHS) tekniğiyle havzadaki potansiyel ağaçlandırma alanları tespit edilmiş ve bu alanların ağaçlandırılması durumunda Orman Genel Müdürlüğünün katlanacağı yatırım maliyeti hesaplanmıştır. Murat Nehri Havzasında bulunan ormanlık alanların 2017 yılı itibarıyla sahip oldukları toplam ağaç serveti 9.249.306,796 m3, buna karşılık gelen ağaç bitkisel kütlesi ise 9.187.928,29 t olarak hesaplanmıştır. 2017 yılında bu ağaç bitkisel kütlesinde 4.648.843,35 tC karbon depolanmışken, orman ekosistemleri toplam 11.157.224,03 tO kadar oksijen üretimi yapmıştır. Dünya Bankası tarafından yayımlanan karbon fiyatlarına göre 2017 yılında depolanan karbonun toplam bedeli 26.071.664,38 TL'dir. Türkiye piyasa koşullarına göre oluşan oksijen fiyatlarına göre araştırma alanındaki ormanlık alanlarda üretilen oksijenin 2017 yılındaki toplam bedeli 16.082.253.270,04 TL'dir. Ayrıca bir yılda Murat Nehrinde toplanarak Keban Barajına ulaşan 8,1 milyar m3 suyu üretebilmek için OGM tarafından 2017 yılında 1.085.828,1 ha alanda 6.989.646.343,7 TL ağaçlandırma yatırımı yapmalıdır. Buna göre havzada üretilen suyun birim fiyatı 0,86 TL/m3/yıl olarak hesaplanmıştır. Doktora tezi kapsamında fiyatlandırılan tüm ekosistem hizmetlerinin 2017 ile 2021 yılları arasındaki bir yıllık periyotlarla fiyat değişimleri de ortaya koyulmuştur. Orman ekosistemlerinde ekonomik değer belirlemeyi sadece odun hammaddesi üretimine bağlı olarak yapmak günümüzde oldukça revaçta olan yeşil ekonomi yaklaşımına aykırıdır. Orman ekosistemleri ürettikleri mal ve hizmetlerin tümüyle değerlendirilip, buna göre kıymetlendirilmelidir.
İklim değişikliği dirençlilik senaryosu: Artan sel riski çerçevesinde Bursa alan çalışması
Sanayileşme ile birlikte artan iklim değişikliğinin etkisi giderek daha fazla hissedilmektedir. Küresel bir sorun olan iklim değişikliğinin kuraklık, sel, fırtına vb. gibi afetlerin artmasında büyük rolü vardır. Kentler iklim değişikliği etkilerinin sıklıkla görüldüğü ve afetlerin yaşandığı yerler haline gelmiştir. Özellikle hızlı kentleşmenin sonucu olan plansız yapılaşma, iklim değişikliği sonucunda artan afetlerin boyutunun artmasına neden olmaktadır. İklim değişikliğinin kentlerdeki etkilerine ve azaltım araştırmalarına literatürde daha çok yer verilmelidir. Literatürde özellikle ülkemizde iklim değişikliği ve sel riski konusunda yapılmış çalışmaların artırılmasına ve geliştirilmesine ihtiyaç vardır. Dünyada ve Türkiye'deki literatür araştırılmış olup ayrıca ülkelerin azaltım politikaları ve uygulamaları hakkında da araştırmalara yer verilmiştir. Tez kapsamında, iklim değişikliğinin arttırdığı sel felaketleri konusu ve Bursa kentinde iklim değişikliği dirençlilik senaryosu çalışılmıştır. Kentte yaşanan ani yağışlar kentteki geçirimsiz yüzeylerin fazla olması sebebiyle yüzey akışına geçmekte ve sel felaketlerine neden olmaktadır. İklim değişikliğinin sel etkisine karşı kentlerde dirençliliğe yönelik planlamalar yapılmalıdır. Bu çalışmanın amacı Bursa kenti için seçilen bir alanda mevcut sel riski analizi yapılması, riskli bölgeler için dirençlilik senaryo önerileri geliştirilmesi ve dirençlilik senaryolarının da analize dahil edilerek senaryoların sel riskini azaltma durumunun değerlendirilmesidir. Çalışma kapsamında iklim değişikliğinin artırdığı sel riski hakkında dünyadan, Türkiye'den ve Bursa kentinden örnekler verilmiş ve kentsel uygulamalar hakkında literatür araştırmasına yer verilmiştir. Bursa kentinde seçilen alan için analitik hiyerarşi süreci yöntemi kullanılmış ve coğrafi bilgi sistemi programı olan ArcGIS'te ağırlıklı sel riski analizi yapılmıştır. Risk analizi sonucunda Bursa kentinde 19 mahalleyi kapsayan alanda, riskli çıkan bölgeler için senaryo önerileri geliştirilmiştir. Senaryo önerileri (yeşil drenaj, kentsel yeşil alan ve geçirimli zemin, sarnıç) ArcGIS programında sayısallaştırılmış ve senaryo sonrası risk analizi yapılmıştır. Risk analizi sonrasında mahallelerdeki risk durumları tekrar değerlendirilmiştir. Sonuç olarak risk değerlendirmesinde, coğrafi faktörlerin yanında kentsel alandaki yapılaşmanın ve zemin geçirimlilik özelliğinin sel riskine etkisi okunabilmektedir. Bursa'da seçilen alan için eğim faktörünün etkili olduğu, fakat senaryo önerileri ile sel riskinde etkili bir azaltım sağlanabileceği görülmüştür.
Çok kriterli karar verme ve yapay zeka teknikleri ile bulut servisi seçimi
Bu tez, bulut servisi seçim sürecinde Çok Kriterli Karar Verme (ÇKKV) yöntemleri ve yapay zeka tekniklerinin kullanımını incelemektedir. Günümüzde bulut bilişim, işletmelerin dijital dönüşümünde kritik bir rol oynamaktadır ve doğru bulut servisi sağlayıcısını seçmek, organizasyonların operasyonel verimliliği için önemlidir. Ancak, bulut servisi seçiminde çok sayıda kriter ve alternatif bulunması, karar verme sürecini karmaşık hale getirmektedir. Bu çalışma, en uygun bulut hizmet sağlayıcısının belirlenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Bilgi teknolojileri alanında çalışan 6 uzman ile yapılan beyin fırtınası ve literatür taraması sonucunda, bulut hizmet sağlayıcısı seçiminde önemli olan 8 temel ölçüt Maliyet, Kullanıcı Dostu Arayüz ve Yönetim Araçları, Veri Yedekleme ve Kurtarma, Güvenlik, Entegrasyon, Destek ve Müşteri Hizmetleri, Performans, Uyumluluk belirlenmiştir. Tezde, bulut servisi seçim sürecinde ÇKKV yöntemlerinden AHP ve TOPSIS kullanılmıştır. AHP ile kriter ağırlıkları belirlenerek TOPSIS yöntemi ile en uygun bulut hizmet sağlayıcısı seçilmiştir. Bulut hizmet sağlayıcısı tahmininde makine öğrenmesi yöntemleri karşılaştırmalı olarak incelemiştir. Çalışmada, k-Nearest Neighbors, Random Forest, Neural Network ve Gradient Boosting algoritmaları tercih edilmiştir. Sonuçlara göre, MAE, MAPE ve RMSE kriterlerine göre en iyi tahmin yöntemi olarak kNN belirlenmiştir. Bu yaklaşım, karar vericilere, kriterler arasındaki dengeyi sağlamak ve büyük veri kümeleri üzerinde daha doğru analizler yapmak için kapsamlı bir çerçeve sunar. ÇKKV yöntemleri, kriterlerin önem derecelerini ve alternatiflerin sıralamasını belirlerken; yapay zeka teknikleri tahminleme yapar. Araştırmanın uygulama kısmında, bulut servis sağlayıcılarının değerlendirilmesi için veri toplama, ÇKKV ve yapay zeka yöntemlerinin uygulanması adımları detaylı olarak ele alınmıştır. Elde edilen sonuçlar, önerilen yaklaşımın, bulut servisi seçiminde daha hızlı, doğru ve etkili sonuçlar sağladığını göstermektedir. Sonuç olarak, bu tez bulut servisi seçimi gibi karmaşık karar verme süreçlerinde ÇKKV ve yapay zeka tekniklerinin nasıl kullanılacağına dair değerli bir yöntem sunmakta ve bu yaklaşımın avantajlarını, sınırlamalarını belirlemekte, ayrıca gelecekteki çalışmalar için önerilerde bulunmaktadır. Bu yaklaşım, işletmelerin bulut hizmetlerini daha etkin bir şekilde seçmelerine yardımcı olarak, daha verimli ve rekabetçi bir dijital ortam yaratmalarına katkı sağlamayı amaçlamaktadır.
Konya Altınapa baraj gölü havzası örneğinde optimal alan kullanım planının belirlenmesi
Bu çalışma, havza bazında ekolojik yapının korunmasını hedef alarak farklı alan kullanım seçeneklerini bütünleştirecek, kalkınmayı sağlayacak optimal alan kullanımının oluşturulmasını sağlamak amacıyla gerçekleştirilmiştir.Bu amaçla çalışma alanı olarak seçilen Altınapa Baraj Gölü havzasının doğal yapısı, mevcut alan kullanımları ve sosyo-ekonomik yapısı ortaya konmuştur. Uygunluk analizinin gerçekleştirilmesinde coğrafi bilgi sistemleri metodolojisi ile çok ölçütlü karar verme yöntemlerinden biri olan ?Analitik Hiyerarşi Süreci? (AHS) birlikte kullanılmıştır. Çalışmada tarım, mera, orman, yerleşim ve rekreasyon olmak üzere beş farklı alan kullanım türü değerlendirmeye alınmıştır.Elde edilen uygunluk değerleri ve uygunluk katsayıları Coğrafi Bilgi Sistemi (CBS) aracılığıyla sorgulanarak her bir kullanım için potansiyel uygunluk haritaları hazırlanmıştır ve elde edilen bu haritaların birleştirilmesi ile optimal alan kullanım haritası oluşturulmuş ve oluşturulan harita ile mevcut alan kullanım durumu kıyaslanmıştır.Optimal alan kullanım haritasına göre araştırma alanının % 50,96'sının ?orman? %4,43'ünün ?tarım?, % 33,32'sinin ise ?mera?, % 8,73 ?yerleşim? ve % 2,65 ?rekreasyon olarak kullanılması önerilmiştir. Önerilen optimal alan kullanımı ile mevcut alan kullanım durumu karşılaştırıldığında, mevcut alan kullanımında tarım alanlarının önerilen tarım arazilerinden fazla olduğu, orman ve mera alanlarının ise daha düşük olduğu tespit edilmiştir. Buna göre araştırma alanında alanların bir bölümünün potansiyeline uygun olarak kullanılmadığı, orman veya mera olarak değerlendirilmesi gereken alanların bir bölümünde tarım yapıldığı belirlenmiştir.
Performans değerlendirmede ahp yaklaşımı ve eğitim sektöründe bir uygulama
Çalışanların değerlendirilmesi, yeteneklerini kullanabileceği ve geliştirebileceği bir çalışma ortamı oluşturmayı, bir yandan çalışan performansını iyileştirerek çalıştığı kuruluşa katkısının artmasını, öte yandan, çalışanların örgütten elde edeceği yararların ve çıkarların çoğalmasını sağlamayı, yönetsel açıdan hem üstleri hem de çalışanın yerinde istihdamını ve ussal olarak görevlendirilmesine yardımcı bir işlev görmeyi amaçlayan, bireyin, örgütün ihtiyaçlarını, çalışanın niteliklerini dikkate alarak yapılması gereken yönetsel bir işlevdir.Bu çalışmada 360 derece performans değerlendirme sistemi Analitik Hiyerarşi prosesi ile bütünleştirilerek tasarlanan performans değerlendirme sistemi özel bir dershanede öğretmenler üzerinde uygulanmıştır.