Secondary education

250 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim 10. sınıf öğrencilerinin fiil ve fiilimsiler konusunu öğrenmede bilgisayar destekli öğretim yönteminin öğrenci başarısı ve kalıcılığına etkisi

Bu araştırmanın amacı ortaöğretim 10. sınıf öğrencilerinin fiil ve fiilimsiler konusunu öğrenmesinde bilgisayar destekli öğretim yönteminin öğrenci başarısına ve kalıcılığına etkisini belirlemektir. Araştırmada, nicel araştırma yöntemlerinden ön-test son-test kontrol gruplu deneysel desen kullanılmıştır. Araştırma grubu, 2014-2015 eğitim-öğretim yılında Siirt ili 14 Eylül Anadolu Lisesi'nde öğrenim gören 66 öğrenciden oluşmaktadır. Öğrenciler deney ve kontrol gruplarına tesadüfi olarak atanmıştır. Fiil ve fiilimsiler konusu, deney grubunda bilgisayar destekli öğretim yöntemi, kontrol grubunda ise düz anlatım yöntemiyle işlenmiştir. Fiil ve Fiilimsiler Başarı Testi, hem deney hem de kontrol grubuna ön-test, son-test ve kalıcılık testi olarak uygulanmıştır. Testlerden elde edilen verilerin analizinde SPSS 22.0 istatistik programından faydalanılmıştır. Yapılan ön-teste göre her iki grubun da denk olduğu tespit edilmiştir. Son-test verilerine göre, deney grubunun başarı puanında kontrol grubuna göre daha fazla artış olduğu fakat başarı puanları arasında anlamlı farklılaşmanın olmadığı, kalıcılık testinde ise iki grubun başarı puanları arasında anlamlı farklılaşmanın olduğu tespit edilmiştir. Bu sonuçlara göre bilgisayar destekli öğretim yöntemiyle işlenen bilgilerin daha iyi öğrenildiği ve daha kalıcı olduğu söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Bilgisayar Destekli Öğretim, Dil Bilgisi, Fiil ve Fiilimsiler

Bilgisayar destekli öğretimDil bilgisi-eylemFiilimsiler+4
Yasemin Özkoyuncu
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Hizmet ederek öğrenme yaklaşımının sorumluluk ve çevre bilincinin kazandırılmasına etkisi: Ayın değeri örneği

Bu araştırmanın amacı, hizmet ederek öğrenme yaklaşımının sorumluluk ve çevre bilincinin kazandırılmasına etkisini incelemektir. Bu amaçla ortaöğretim kurumlarında uygulamada olan ayın değeri etkinliklerinde hizmet ederek öğrenme yaklaşımı kullanılmış olup bu yolla çevre bilinci ve sorumluluk değerleri kazandırılmaya çalışılmıştır. Araştırmada nitel ve nicel verilerin bir arada kullanıldığı karma yöntem kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda tek gruplu ön test son test deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın nitel boyutunda ise nicel verileri desteklemek amacıyla araçsal durum çalışması deseni kullanılmıştır. Araştırma, 2021-2022 öğretim yılında Batman ilinde bulunan Fatih Anadolu Lisesi'nde yürütülmüştür. Araştırmaya 9,10,11. ve 12. Sınıfta öğrenim gören 82 öğrenci katılmıştır. Araştırmanın nicel verilerinin toplanmasında "Çevreye Yönelik Tutum Ölçeği" ile "Bireysel ve Toplumsal Sorumluluk Ölçeği" kullanılmıştır. Nitel veri toplama aracı olarak ise araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Nicel verilerin analizinde bağımlı gruplar t testi uygulanmıştır. Araştırmanın nitel boyutunda kullanılan görüşme formundan elde edilen veriler içerik analizine ve betimsel analize tabi tutulmuştur. Araştırma sonucunda, ayın değeri etkinliklerinde hizmet ederek öğrenme yaklaşımının öğrencilerin sorumluluk ve çevre bilincinde artış sağladığı tespit edilmiştir. Elde edilen nitel bulgular sonucunda öğrencilerin çevre sorunlarının farkına vardıkları, çevre sorunlarına yönelik sorumluluklarını öğrendikleri, sorumluluklarını yerine getirdikleri ve bu konuda doyum sağladıkları tespit edilmiştir.

DeğerlerDeğerler eğitimiHizmet ederek öğrenme+6
Merve Öktüren
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Finansal okuryazarlık açısından ortaöğretim matematik dersi öğretim programı ve ders kitaplarının incelenmesi

Bu çalışmanın amacı 2018-2019 eğitim-öğretim yılında Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı tarafından onaylanarak uygulamaya konulan ortaöğretim matematik dersi öğretim programı ve ortaöğretim matematik ders kitaplarının finansal okuryazarlık becerileri açısından incelenmesidir. Doküman incelemesi ile yürütülen bu çalışmanın veri kaynaklarını, 2018 Ortaöğretim Matematik Dersi Öğretim Programı ile 2021 yılı 2770 nolu Tebliğler Dergisi'nde yayımlanan ders kitabı listesinde fen liseleri haricindeki diğer tüm resmi ve özel ortaöğretim kurumlarında okutulan TTKB onaylı altı ortaöğretim matematik ders kitabı (9-12. sınıflar ve temel düzey 11-12. sınıflar) oluşturmaktadır. Veriler, 2012 Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (Programme for International Student Assessment, [PISA]) finansal okuryazarlık kapsamında İçerik, Süreç ve Bağlam olmak üzere üç temel finansal okuryazarlık boyutu ve alanyazın taraması sonucu finansal okuryazarlığın üç temel bileşeni olarak belirlenen finansal bilgi, finansal tutum ve finansal davranış bileşenleri doğrultusunda araştırmacılar tarafından geliştirilen Finansal Okuryazarlık Doküman İnceleme Formu aracılığıyla toplanarak içerik analizi ile çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda finansal okuryazarlık kavram, boyut ve bileşenlerine öğretim programında sınırlı kapsamda yer verildiği; sınıf düzeylerine göre dağılımının sistematik olmadığı; ders kitaplarında ise yer verildiği fakat sınıf düzeylerine göre dağılımının düzensiz olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca ders kitaplarının öğretim programına göre finansal okuryazarlık açısından daha zengin bir içeriğe sahip olduğu görülmüştür. Yürütülen bu çalışmanın son yıllarda birçok ülkenin eğitim programlarında temel yeterliliklerden biri olarak kabul gören finansal okuryazarlık becerisinin eğitim-öğretim sürecindeki öneminin anlaşılmasına, ortaöğretim matematik dersi öğretim programı ve ders kitaplarındaki durumunun belirlenerek, gelecekte yapılacak program geliştirme veya güncelleme çalışmalarına katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

Ders kitaplarıDers programlarıFinansal okuryazarlık+3
Nilüfer Sağdıç
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim öğrencilerinin polen alerjisi konusundaki bilgi düzeylerinin belirlenmesi: Ankara ili örneği

Bu araştırmada, Ankara'daki ortaöğretim öğrencilerinin polen alerjisi konusundaki bilgi düzeylerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla, nicel veri toplama aracı olarak "polen alerjisi bilgi anketi", nitel veri toplama aracı olarak ise, "yarı yapılandırılmış görüşme formu" hazırlanmıştır. Polen alerjisi bilgi anketi, Ankara ili merkez ilçelerindeki Anadolu Liselerinin 9, 10, 11 ve 12. sınıflarına devam eden toplam 400 öğrenciye, yarı yapılandırılmış görüşme formu ise toplam 20 öğrenciye uygulanmıştır. Nicel verilerin analizinde IBM Statistics 23.0 programı kullanılarak betimsel istatistik (frekans ve yüzde) ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) hesaplamaları yapılmıştır. Nitel verilerin analizinde ise öğrencilerin verdikleri cevaplar araştırmacı tarafından değerlendirilmiştir. Öğrencilerin polen hakkındaki bilgilerinin genel olarak yeterli olduğu, bununla birlikte polen tanesini çıplak gözle görebilecekleri yönünde yanlış bir bilgiye sahip oldukları belirlenmiştir. Polen hakkındaki bilgilerine ilişkin ise sınıflar arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir fark bulunmadığı görülmüştür. Öğrencilerin polen alerjisi ile ilgili olarak; polen alerjisine neden olan bitkiler, saman nezlesinin bazı belirtileri (gözaltında morarma ve burun sırtında çizgi), polenlere atmosferde hangi mevsimlerde rastlanıldığı, kalıtsal faktörlerin polen alerjisinde etkili olduğu, polen alerjisinin teşhisi ve tedavisi, polen alerjisinin çapraz reaksiyon özelliği, küresel ısınmanın polen alerjisini artırıcı bir faktör olduğu ve Ankara atmosferinin bir polen takvimi olduğu hakkında bilgi eksikliklerinin olduğu; aynı zamanda öğrencilerin karahindiba ve kavak bitkilerinin polenlerini ve tohumlarını ayırt etmede zorluk yaşadıkları ve bu bitkiler hakkındaki bilgileri en çok arkadaş, okul, internet ve ailelerinden öğrendikleri tespit edilmiştir. Çalışmada ayrıca, öğrencilerin ülkemizde günlük ve saatlik polen çeşitleri ve konsantrasyonlarının yayın organları aracılığıyla halka duyurulması yönünde görüşlerinin olduğu belirlenmiştir.

AlerjenlerAnkaraBilgi düzeyi+5
Özlem Karaağaç
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretime geçiş sistemi ortak sınavlarına girecek ortaokul 8. sınıf öğrencilerinin bağlanma stilleri ile sınav kaygı düzeylerı arasındaki ılışkı

Bu araştırmada ortaöğretim kurumları geçiş sistemi ortak sınavlarına girecek olan ortaokul sekizinci sınıf öğrencilerinin sınav kaygıları ile bağlanma stilleri arasındaki ilişki incelenmiştir. Ayrıca sınav kaygısının; cinsiyet, yaş, anne-babanın öğrenim durumu, ailenin aylık geliri, kardeş sayısı, ailedeki doğum sırası, 0-6 yaş arası bakım veren kişi, anne-babanın birlikte ya da ayrı yaşaması, dershaneye-kursa gitme durumu ve okuldaki başarı algısı gibi değişkenlere göre farklılıklaşıp farklılaşmadığı incelenmiştir. Araştırmanın örneklemini, 2014-2015 eğitim öğretim yılında İstanbul İli Fatih İlçesinde öğrenim gören 600 ortaokul sekizinci sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Katılımcılara araştırmacı tarafından hazırlanan Kişisel Bilgi Formu ile birlikte Sınav Kaygısı Envanteri (Öner, 1990) ve İlişki Ölçekleri Anketi (Sümer ve Güngör 1999) uygulanmıştır. Araştırmada toplanan verilerin analizinde; dağılımın normal olduğu koşullarda pearson analizi, bağımsız gruplar t testi ve Anova (varyans analizi), Anova sonucunun anlamlı bulunduğu ve varyansların homojen olduğu koşullarda Scheffe analiz tekniği, dağılımların normal olmadığı durumlarda ise Kruskal Wallis-H analiz tekniği tercih edilmiştir. Araştırmanın bulgularına göre korkulu, kayıtsız, saplantılı ve güvenli bağlanma stilleri ile sınav kaygısı arasında anlamlı ilişkilerin olduğu; korkulu, kayıtsız ve saplantılı bağlanma stiline sahip öğrencilerin güvenli bağlanma stiline sahip öğrencilere oranla daha fazla sınav kaygısı yaşadıkları görülmüştür. Buna ek olarak öğrencilerin sınav kaygı düzeylerinin, anne-babanın öğrenim durumu, ailenin aylık geliri, kardeş sayısı, ailedeki doğum sırası, 0-6 yaş arası bakım veren kişi, anne-babanın birlikte ya da ayrı yaşaması gibi değişkenlere göre anlamlı düzeyde farklılaşmadığı; buna karşılık cinsiyet, yaş, dershaneye-kursa gitme durumu ve okuldaki başarı algısı değişkenlerine göre ise anlamlı düzeyde farklılık gösterdiği görülmüştür.

BağlanmaBağlanma stilleriEğitim psikolojisi+6
Murat Kaya
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Master'sOpen AccessEN

Customer loyalty in foreign language institutions: An empirical studying Turkey

This empirical study concerns the evaluation of customer loyalty trends and practices in Turkish foreign language learning institutions. Using a mixed methods approach, the research utilized both secondary and primary research methods to study the aspects of the thesis theme. Secondary analyses was based on an assessment of past researchers' perspectives on the subject while primary analysis contained questionnaire based survey analysis. A close-ended questionnaire, consisting of 15 questions, facilitated the researcher in studying about the subject while each sample participant had equal chances of selection into the group. English-medium education enjoys unlimited space in educational sector of Turkey which is why the cultural distinctiveness of other countries seems to have faded away. Even the Turkish culture itself, appears to have been repressed through English-medium education which should be the main purpose why foreign language learning and development within the state is somewhat dubious and challenging. As per the study, some students studying in these institutions believed that the language acquisition is ultimately isolating them from their own country's culture and values. Moreover, based on the responses obtained from the survey, it was seen that an increasing number of students believed that language competence is an ultimate attribute of a globalized world where its proficiency is seen as an integral component of academic and professional success. The educational staff members and academicians were of the view that language development should be made a part of curriculums rather than treating them separately as a limited-period course. The survey results indicated that students need to develop foreign language skills in order to work on an off-shore land where cultural diversity is greatly embedded in all forms of social systems. Here, only those students are successful who have skills in reading, writing and listening in foreign languages. For better international employment opportunities, students need to develop language competence and acquisition in order to succeed in an otherwise dynamic society. Regarding the challenges and requisites of a global era, language competence is necessary to develop. The research also threw light on the key issues of language acquisition debating upon its necessity with regards to economic development, and academic excellence on personal as well as professional fronts. While the participants greatly agreed to the fact that it enriches self-confidence, they were of the view that in Turkey, languages other than English must be treated with similar superiority, as well. This is a situation which calls for immediate revisions of policies in the educational sector whereby the system of foreign language learning can be improved. The thesis also provided the perspective that the present state of foreign language learning in Turkey is comparatively comprised except for English-medium education which has been overly projected within the sector. However the Turkish students delay their learning of English language until they reach their ages of adulthood where they are forced to take up the course as a necessity to qualify their academic programme. Communicative language teaching protocols in Turkey need to stress more upon teaching foreign languages other than English which is greatly the need of the hour. Although language learning necessarily translates into many benefits, it has to be ensured that it does not put other subjects and studies on stake, putting the students on a disadvantaged position altogether. Evidence of this research shows that language learning must accompany academic content as well so that students do not lag behind in any academic realms, and may devote their time equally to each area of study. The background of the research topic deals with illustrating the usefulness of English as a foreign language as well as introduces the reader to the chosen country: Turkey. The research background details out the essentiality of foreign language competency and acquisition, carefully pinpointing the present state of its development and acknowledgement in the chosen nation. Next, the significance of this study and its use to potential stakeholders is explained while discussing the main ethical considerations involved. The last section of this chapter is a detailed outline of all the succeeding chapters in this research work so that the reader develops a clear understanding about the nature and scope of work. English is one of the most widely spoken foreign languages in Turkey, and the current teaching climate of Turkey is mainly designed keeping in mind the need for students to learn and communicate in this universally accepted language from the initial schooling days. English as a Foreign Language (EFL) is thus, a means for economic and social development in the country, and like other responsible countries, Turkey too, owes its students, good educational standards when it comes to teaching EFL. students of foreign language institutions become "customers" in the industry whose loyalty with these institutions and the underlying perceived satisfaction is of utmost significance for the sector and the economy, at large. Along with promoting a foreign language acquisition for the multiple benefits it enfolds, there is also a need to create awareness regarding culture and morals so that both these can be nourished and maintained side by side. The academicians also opined that there is a need to include an entirely Western course in the English Medium educational programme. It is highly necessary to create cultural awareness amongst students from an early stage so that their perceptions regarding native culture and target culture becomes truly enlightening. Despite the fact that there has been a lot of resistance against foreign language learning in Turkey during the Ottoman Empire; however, it is also true that foreign language proficiency has opened many doors to Turkey for its social, economic, technological and political stability. Language learning soundness and intellect has gained integration into the West for Turkey, while improving upon its ties with the global world (Bloom & Martin, 2003). Language education must continue to be imparted with a primary motivation to open new avenues of success for Turkish students in the foreign world, while at the same time; native cultural expertise and its underlying values must not be forgotten. The topic of this empirical study was to seek an understanding into the key concept of customer loyalty as it relates in the Turkish foreign language institutions, understanding the main motivations of customers (students) to enter these institutions and their expectations from these. This study looked into the ways in which such institutions operate, and explored methods of improvements in their functioning so that Turkey's teaching climate for foreign language is significantly improved.The main reason behind choosing Turkish institutes of foreign language learning is that Turkey presents as an interesting case for a variety of factors. Although, the labour market value of learning foreign languages in Turkey was little researched in previous times, the present era brought with it, evident trends and growth in the number of globalized firms operating in the country. The first school opened at the Bosporus, after a hard battle with the government, which later came to be known as the Robert College. Cyrus Hamlin, along with the funding provided by a New York businessperson, took this initiative in the year 1863, while teaching Arabic and English side by side. English thus, acted as a common mean of expression amongst students coming from diverse backgrounds and ethnicities. Robert College, now the Bogazici University, holds the reputation of one of the most esteemed educational institutions in the country that has been supported by its government. The American schools that were already functioning in Turkey started to increase in numbers, with this realization and they derived a massive loyalty from students after they learnt the significance of learning English. The main purpose or aim of this study is to carry out an empirical exploration into concepts of customer loyalty in Turkey's institutions of foreign language learning. This purpose accompanied a comprehensive evaluation and discussion on the key concept of loyalty in foreign institutions in Turkey, aiming to propose methods of further improvements.

CommitmentLanguage teachingEducation establishments+6
Sanaz Tahmasby
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim kurumlarında okul yönetimine yansıyan disiplin sorunları okul yöneticilerinin çözüm yaklaşımları: Uşak ili örneği

Bu araştırmanın amacı, okul yönetimine yansıyan disiplin sorunlarını ve okul yöneticilerinin disiplin sorunlarına yönelik çözüm yaklaşımlarını saptamaktır. Araştırma nitel araştırma türünde gerçekleştirilmiştir. Okul yönetimine yansıyan disiplin sorunları doküman analizi yapılarak; okul müdürlerinin disiplin sorunlarına yönelik çözüm yaklaşımlarına ilişkin verileri toplamak için ise görüşme tekniği yapılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu 26 okul müdürü oluşturmaktadır. Verilerin analizi betimsel analiz tekniği ile gerçekleştirilmiştir.Araştırmanın güvenirliliğini sağlamak için görüşme formu iki akademisyen (uzman) görüşü alınmıştır. Güvenirliği sağlamaya yönelik bir ikinci işlem olarak da okul müdürlerinin (birincil kaynaktan) görüşlerinin bulgular kısmında doğrudan aktarım yolu ile aynen gösterilmiştir.Araştırma kapsamındaki orta öğretim kurumlarında okul yönetimine en fazla yansıyan disiplin sorunlarının okulda kavga etmek, okulda sigara içmek, öğretmene saygısızlık ve törene katılmamak, dersin akışını ve düzenini bozucu faaliyette bulunmak, okulda olduğu halde özürsüz derse girmemek, okulda tütün ve tütün mamulleri taşımak ve kopya çekmek olduğu tespit edilmiştir. Disiplin sorunlarının okul türüne göre incelendiğinde, Genel liselerde; okulda kavga etmek, okulda sigara içmek ve dersin akışını ve düzenini bozucu faaliyette bulunmak olduğu görülmektedir. Anadolu ve Fen liselerinde en fazla görülen disiplin sorunlarının; okulda kavga etmek, okul yöneticilerinin verdiği görevi yerine getirmemek, dersin akışını ve düzenini bozucu faaliyette bulunmak, okul kurallarına uymamak, pansiyondan izinsiz ayrılmak, öğretmene uygunsuz söz söylemek kaba ve saygısız davranmak olduğu görülmektedir. Meslek liselerinde ise törene katılmamak, okulda kavga etmek, okulda olduğu halde özürsüz derse girmemek, okulda tütün ve tütün mamulleri taşımak, okulda sigara içmek, öğretmene saygısızlık, kopya çekmek, dersin akışını ve düzenini bozucu faaliyette bulunmak olduğu görülmüştür. Genel liselerde, Anadolu ve Fen Liselerinde okul yönetimine yansıyan disiplin sorunlarında ilk sırayı kavga etmek davranışı aldığı halde, Meslek liselerinde ilk sırayı törene katılmamak davranışının aldığı görülmektedir. Ayrıca dersin akışını ve düzenini bozucu faaliyette bulunma, okulda olduğu halde özürsüz derse girmeme, okulda tütün ve tütün mamulleri taşımak ve kopya çekmek gibi davranışların Meslek liselerinde diğer liselere oranla bariz bir şekilde fazla olduğu görülmektedir. Genel liselerde ve Meslek liselerinde görülen okulda sigara içmek ve öğretmene saygısızlık davranışlarının Anadolu ve Fen liselerine göre fazlalığı dikkat çekmektedir. Orta öğretim okullarında, okul disiplin kurullarında öğrencilere en çok kınama ve okuldan kısa süreli uzaklaştırma cezası verildiği tespit edilmiştir.Orta öğretim kurumlarında okul müdürlerinin okul yönetimine yansıyan disiplin sorunlarını çözmede en çok, öğrenciye pozitif yaklaşım, rehberlik hizmetlerinden destek alma, ceza uygulamalarını etkili kılma, öğrenci velileriyle ilişkileri etkili kılma, çevre unsurlarını etkili kılma, sosyal, kültürel, sportif faaliyetleri etkili kılma yaklaşımlarını benimsedikleri görülmektedir.Anahtar Kelimeler: Disiplin, okulda disiplin, okul müdürleri, disiplin yaklaşımları

DisiplinDisiplin suçlarıEğitim yöntemleri+5
Osman Cahit Duran
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim okulları müdürlerinin iletişim yeterliliklerine ilişkin öğretmen görüşleri

Bu araştırmanın amacı, Uşak ili merkezde bulunan ortaöğretim kurumlarında görev yapan müdürlerin iletişim yeterliklerine ilişkin öğretmen görüşlerini çeşitli değişkenlere göre belirlemektir. Betimsel tarama modeli kullanılarak yapılan araştırmanın evrenini, 2014-2015 eğitim-öğretim yılında Uşak ili merkezde bulunan 18 lise ve bu okullarda görev yapan 820 öğretmen oluşturmaktadır. İlgili evrenden örneklem alma yoluna gidilmemiş, çalışma evreninde yer alan tüm okullar ziyaret edilmiş ve araştırmaya katılmak isteyen öğretmenlere ölçek uygulanmıştır. Dağıtılan ölçeklerden, 301 öğretmenin ölçeği değerlendirilmeye alınmıştır. Araştırmanın verileri, Topluer'in (2008) "İlköğretim Okulu Müdürlerinin İletişim Yeterliliği Ölçeği" ile toplanmıştır. Araştırma verilerinin çözümlenmesinde betimsel istatistiklerin yanı sıra t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve Tukey anlamlılık testi kullanılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde SPSS (Statistical Package for Social Sciences) 17.0 paket programı kullanılmıştır. Elde edilen bulgular göstermektedir ki genel olarak öğretmenlerin gözünden değerlendirildiğinde okul müdürleri iletişim yeterliklerini sıklıkla olumlu şekilde ortaya koymaktadır. Okul müdürlerinin hem anlama ve empati, hem sosyal rahatlık hem de destekleme konusunda yeterliklerinin "çoğunlukla" olumlu olduğu sonucu elde edilmiştir. Ayrıca bu çalışmanın sonucunda öğretmenin cinsiyetinin ya da kıdem süresinin hiçbir iletişim becerisi alt boyutuna dair görüşleri üzerinde önemli bir etkisi olmadığı sonucuna varılmıştır. Bir başka deyişle öğretmenin kadın ya da erkek olması müdürün iletişim yeterliklerine dair görüşlerini etkilememektedir. Diğer taraftan, yaş değişkeninin öğretmenin okul müdürünün iletişim yeterliklerine dair görüşlerini etkilediği, özellikle de anlama ve empati ve destekleme alt boyutları üzerinde etkili olduğu sonucu elde edilmiştir. Bunun yanında öğretmenler bütün alt boyutlarda okul müdürlerinin iletişim yeterliliklerini yeterli bulmaktadır. Destekleme alt boyutu hariç diğer alt boyutlarda (anlama empati kurabilme ve sosyal rahatlık) okuldaki öğretmen sayısı bakımından öğretmenlerin okul müdürlerinin iletişim yeterliklerine ilişkin görüşlerinde anlamlı farklılıklar bulunmaktadır. Ayrıca, okuldaki öğrenci sayısı bakımından da destekleme alt boyutu hariç anlama empati kurabilme ve sosyal rahatlık alt boyutlarında öğretmenlerin okul müdürlerinin iletişim yeterliklerine dair görüşleri arasında anlamlı farklar bulunmaktadır.

Eğitim yönetimiOkul yöneticileriOrtaöğretim+5
Murat Aydoğmuş
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Günlüklerle desteklenmiş araştırmaya dayalı öğretim stratejisinin biyoloji programı öğrenme çıktıları üzerine etkisi

Bu çalışmada günlüklerle desteklenmiş araştırmaya dayalı biyoloji öğretiminin ortaöğretim biyoloji programı öğrenme çıktılarına etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışma Ankara ilinde özel bir lisede 11. sınıfa devam eden 73 öğrenci ile 2020-2021 öğretim yılı ikinci döneminde yürütülmüştür. Bu çalışma nicel boyutu "4X4 bağımsız gruplar için çok faktörlü deneysel desen", nitel boyutu ise "durum çalışması" şeklinde karma desene sahiptir. Bağışıklık, solunum ve sindirim sistemleri konularının öğretimleri 10 haftada tamamlanmıştır. Veriler "başarı testi", "fen becerilerim ölçeği", "güdülenme ve öğrenme stratejileri ölçeği", "günlükler" ve "ders uygulamaları görüş formu" aracılığıyla toplanmıştır. Nicel verilerin, grup içi karşılaştırmaları "Wilcoxon işaretli sıralar testi", gruplar arası "Kruskal Wallis H testi" ve fark var ise "Mann Whitney U testi"; nitel veriler ise içerik ve betimsel analiz ile incelenmiştir. Sonuçlar şu şekildedir: (1) Tüm gruplarda başarı anlamlı düzeyde artmıştır. Bu bulgu günlüklerle desteklenmiş araştırmaya dayalı öğretimin öğrencilerin başarıları üzerine anlamlı bir etkisi olmadığı sonucunu göstermektedir. Araştırmaya dayalı öğretim öğrencilerin fen becerilerini geliştirmektedir. Günlüklerle desteklenmiş araştırmaya dayalı öğretim öğrencilerin güdülenme stratejileri alt bileşeni olan beklenti stratejilerini geliştirmiş ancak grup içi bu artış diğer gruplar ile karşılaştırınca anlamlı değildir. Günlüklerle desteklenmiş araştırmaya dayalı öğretim öğrencilerin öğrenme stratejileri alt bileşeni olan kaynak yönetimi stratejilerini geliştirmektedir ancak bu artış istatistiksel olarak anlamlı değildir. (2) Öğrenci günlüklerinden elde edilen verilere göre, günlüklerle desteklenmiş araştırmaya dayalı öğretim öğrencilerin eğlenerek öğrenmelerini sağlamakta ayrıca; bilgilerinin kalıcılığını, başarılarını ve öz-değerlendirmelerini olumlu etkilemektedir. (3) Ders uygulama görüş formundan elde edilen verilere göre, günlüklerle desteklenmiş araştırmaya dayalı öğretim öğrencilerin motivasyonlarını, ders başarılarını, derse olan ilgilerini, takım çalışması yapabilme ve öz-değerlendirme becerilerini arttırmaktadır.

Araştırma-inceleme yoluyla öğretimBiyolojiBiyoloji eğitimi+6
Sinem Ödün Başkıran
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin özerklik algısının ortaöğretim öğrencilerinin dönem sonu başarı puanını yordama gücü

Araştırmanın amacı, öğretmenlerin özerklik algısının ortaöğretim 11. sınıf öğrencilerinin dönem sonu başarı puanını yordama gücünün ve öğretmenlerin özerklik algısının okul türü ve alan türüne göre farklılaşma durumunun incelenmesidir. Nicel araştırma yöntemlerinden yordayıcı desen ve tarama modelinin kullanıldığı araştırmanın çalışma gruplarını, Malatya ilinin Battalgazi ve Yeşilyurt merkez ilçelerinde MEB'e bağlı ortaöğretim kurumlarının 11. sınıfında öğrenim gören 3005 öğrenci ve bu okullarda görev yapan 230 öğretmen oluşturmuştur. Araştırmada öğretmenlere ilişkin veriler, tez danışmanı ve araştırmacı tarafından geliştirilen Öğretmen Özerkliği Algı Ölçeği'nden elde edilmiştir. Açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizi, Cronbach Alpha güvenirlik katsayıları ve madde-toplam puan korelasyon değerlerinin hesaplanmasıyla ölçek, 11 madde ve üç faktörden (sınıfta özerklik, okulda özerklik, mesleki özerklik) oluşmuştur. Ölçeğin faktörlere göre Cronbach Alpha katsayıları 0.70-0.79 ile 0.68-0.78 arasında; madde-toplam puan korelasyon değerleri ise 0.41-0.74 ile 0.35-0.72 arasındadır. Öğrencilerin verilerini ise 2020-2021 Öğretim Yılı birinci dönem sonu başarı puanı oluşturmuştur. Çoklu regresyon analizine göre Sınıfta Özerklik, Okulda Özerklik, Mesleki Özerklik değişkenleri birlikte öğrencilerin dönem sonu başarı puanındaki değişimin %7'sini açıklamıştır. Okulda Özerklik değişkeni öğrencilerin dönem sonu başarı puanını yordarken; Sınıfta Özerklik ve Mesleki Özerklik değişkenleri yordamamıştır. Kruskall-Wallis H testi bulgularına göre öğretmenlerin Okulda Özerklik algılarında okul türüne göre anlamlı farklılık varken; Sınıfta Özerklik ve Mesleki Özerklik algılarında anlamlı farklılık yoktur. MANOVA testi bulgularına göre öğretmenlerin Sınıfta Özerklik algılarında alan türüne göre anlamlı farklılık varken; Okulda Özerklik ve Mesleki Özerklik algılarında anlamlı farklılık yoktur. Araştırma bulgularının araştırmacılara, program geliştirme uzmanlarına, politikacılara, öğretmen yetiştiren kurumlardaki eğitimcilere ve ilgili paydaşlara ışık tutması beklenmektedir.

AlgıBaşarıMalatya+5
Derya Karadeniz
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim kurumlarında entelektüel sermaye birikimi ile öğretmen performansı arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı Diyarbakır ili merkez ilçelerinde bulunan resmi ortaöğretim kurumlarında entelektüel sermaye birikimi ile öğretmen performansı arasındaki ilişkiyi öğretmen görüşlerine göre belirlemektir. İlişkisel tarama modelinde hazırlanan araştırmanın örneklemini, 2021-2022 eğitim-öğretim yılı içerisinde Diyarbakır ilinin merkez ilçelerindeki resmi ortaöğretim kurumlarında çalışan 322 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında verilerin toplanması için ''Okullarda Entelektüel Sermaye Birikimi Ölçeği'' ve ''Öğretmen Performansı Değerlendirme Ölçeği'' kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizinde aritmetik ortalama, standart sapma, ilişkisiz örneklemler için t testi, tek yönlü ANOVA testi, Kruskal-Wallis H testi, Spearman korelasyon katsayısı ve Basit Doğrusal Regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda ortaöğretim kurumlarının entelektüel sermaye birikimlerinin orta düzeyde olduğu en yüksek entelektüel sermaye birikiminin insan sermayesi boyutunda, en düşük birikimin ise ilişkisel sermaye boyutunda olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca öğretmenlerin kendi performanslarına ilişkin algılarının yüksek düzeyde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenlerin okullarına yönelik algıladıkları entelektüel sermaye birikimi veya alt boyutlarında ortaöğretim kurum türü, çalıştıkları okulun büyüklüğü ve öğretmenlerin eğitim düzeyi, öğretmenlerin branşları değişkenlerine göre anlamlı biçimde farklılaştığı; kıdemleri, mevcut okullarındaki çalışma süreleri ve ders dışında okulda geçirdikleri zamana göre anlamlı biçimde farklılaşmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca ortaöğretim kurumlarındaki entelektüel sermaye birikimi ile öğretmen performansı arasında orta düzeyde pozitif yönlü anlamlı bir ilişkinin olduğu tespit edilmiş ve entelektüel sermayenin öğretmen performansı üzerinde etkili bir kavram olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlardan hareketle politika yapıcılara ve araştırmacılara önerilerde bulunulmuştur.

Beşeri sermayeEntelektüel sermayeOrtaöğretim+3
Bahadır Battal
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretimde sağlık konusunun program, öğretmen ve öğrenci açısından incelenmesi

Gençlerin sağlık eğitimi aracılığıyla davranışlarına yansıyan değişiklikler, genç yaşlarda edinilen hastalıkları azaltmanın yanı sıra sıklıkla karşılaşılan sağlık sorunlarının aşılmasına da katkı sağlayacaktır. Bu çalışmanın amacı ortaöğretimde sağlık konusunun program, öğrenci ve öğretmenler açısından incelenmesidir. Çalışmada karma yöntem kullanılmıştır. Nicel veri toplama aracı, araştırmacılar tarafından geliştirilmiş olan ''Sağlıkla İlgili Görüşler Anketi''dir, nitel veri toplama aracı ise "Sağlık Kavramına İlişkin Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu''dur. Nicel veri örneklemini Ankara ilinden seçilen Anadolu Liseleri'nin 9, 10, 11 ve 12. sınıflarına devam eden 623 öğrenci oluşturmaktadır. Nitel veri örneklemi ise ortaöğretim kurumlarında görev yapan 28 öğretmen ve 26 öğrencidir. Verilerin analizinde betimsel istatistikler, korelasyon ve içerik analizi kullanılmıştır. Çalışmada doküman analizi ve öğretmen görüşlerinden elde edilen sonuçlara göre; sağlık bilgisi ve biyoloji öğretim programları, süre ve sağlığı sürdürme teması açısından geliştirilmelidir. Ayrıca programların güncelleştirilmeleri ve daha fazla bağlam temelli olarak işlenmeleri gerekmektedir. Öğrencilerin sağlıklı yaşam davranışlarına ilişkin görüşleri genel olarak orta düzeyde dağılmaktadır. Adölesan Yaşam Stili Profili Ölçeği ve alt boyutlarına ait puanları da orta düzeydedir. Öğrencilere ait değişkenler, sağlığa ilişkin görüşler ve yaşam stili profilleri ile zayıf veya orta, anlamlı ilişkiler içerisindedir. Nicel ve nitel analizler birlikte değerlendirildiğinde; öğrencilerin başlangıçtaki sağlıklı davranışlarda bulunma niyetlerinin, sonuçtaki niyetten yüksek olduğu görülmektedir. Nitel sonuçlara göre; öğrencilerin, sağlığın sosyal yanını yeterince vurgulamadıkları ve çevresel kaynaklardan daha çok destek bekledikleri görülmektedir. Öğretmenlerin de sosyal destek olma rolünü benimsedikleri ve sağlıkla ilgili hizmet içi eğitim almaya istekli oldukları görülmüştür.

Eğitim programlarıOrtaöğretimOrtaöğretim kurumları+5
Evrim Sütçü
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Moğolistan ve Türkiye ortaöğretim sistemlerinin karşılaştırmalı olarak incelenmesi

Eğitim sistemlerinin karşılaştırılması, benzerlik ve farklılıkların ele alınması eğitimsel problemlerin çözümünde önemli rol oynamaktadır. Ortaöğretim, ülkenin eğitim sisteminde önemli bir yer almaktadır. Bu nedenle bu araştırma Moğolistan ve Türkiye'nin ortaöğretim sistemlerinin tarihsel gelişim aşamalarının, örgütsel yapılarının ve yönetsel işleyişlerinin nasıl yapılandırdıklarını, benzer ve farklı yönlerinin neler olduğunu incelemek amacıyla yürütülmüştür. Araştırmada nitel veri toplama tekniklerden doküman analizi kullanılarak konu ile ilgili çeşitli kaynaklardan, iki ülkenin ortaöğretim sistemleriyle ilgili olan mevzuattan, internet ağı bilgilerinden, tez, kitap, dergi, makale gibi basılı bilimsel çalışmalardan yararlanmıştır. Araştırma sonucunda her iki ülkenin bugünkü ortaöğretim sistemleri tarihsel süreç içerisinde ülkelerin eğitim sistemlerine etkileyen sosya-ekonomik değişimlerine dayalı olarak kurulduğu gözlenmiştir. Her iki ülkenin eğitim sistemlerinin 1920'ler sonrası tarihsel süreçleri ve örgütsel yapıları yüksek oranda benzemektedir. Yönetsel işleyişleri açısından Türkiye daha 'merkeziyetçi', Moğolistan 'yerel yönetim' ağırlıklı olduğu, ortaöğretim sistemlerin örgütsel yapılarında ve öğretim kurum türlerinde farklılıklar olduğu tespit edilmiştir. Eğitim harcamaları konusunda Moğolistan'ın eğitime yapılan harcamaları Türkiye'ye göre oransal olarak daha yüksek olduğu bulunmuştur. Ayrıca, hem Türkiye hem de Moğolistan'da eğitim bakanlığın yapısında ve yönetsel işleyişlerinde sık sık değişiklikler yapıldığı ve bu gibi değişikliklerin de ortaöğretim kurumlarına düzensizlik ve belirsizliklerine yol açabildiği belirlenmiştir. İki ülkenin ortaöğretim sistemi daha da geliştirmek ve yaygınlaştırmak için ilk ve yükseköğretim sistemleri ile düzenli işbirliğinde bulunması ve ortaöğretim sistemlerine yönelik yapılan stratejik planlamaları düzenli izleme ve denetleme sistemi uygulanması gerekmektedir.

Eğitim sistemiKarşılaştırmalı analizKarşılaştırmalı eğitim+6
Amarjargal Mendee
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim kurumlarında görev yapan müdürlerin kullandıkları etkileme taktikleri ile öğretmenlerin örgütsel bağlılıkları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, ortaöğretim kurumlarındaki müdürlerin kullandıkları etkileme taktiklerinin öğretmenlerin örgütsel bağlılıkları ile ilişkisini tespit etmektir. Araştırma, ilişkisel tarama modeliyle gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evrenini, 2016–2017 eğitim-öğretim yılında Ankara ilinin, Çankaya, Etimesgut, Keçiören, Mamak ve Yenimahalle ilçelerindeki resmi ortaöğretim kurumlarında görev yapmakta olan öğretmenler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini, tabakalı örnekleme yöntemine göre seçilen 405 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırma verilerinin toplanmasında "Çalışanlara Yönelik Etkilenen Davranış Ölçeği" ve "Örgütsel Bağlılık Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırma verilerinin analizinde SPSS 22.00 ve Lisrel 8.80 paket programları kullanılmıştır. Ölçeklerdeki değişkenlere göre parametrik testlerde t-testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA), parametrik olmayan testlerde ilişkisiz ölçümler için Kruskal Wallis H-testi ve Mann-Whitney U-testi kullanılmıştır. Değişkenler arasındaki ilişkilerin belirlenmesi amacıyla Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Katsayısı, yordayıcı değişkenlerin incelenmesinde ise Çoklu Doğrusal Regresyon Analizi kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre ortaöğretim kurumlarında görev yapan yöneticilerin en çok kullandıkları etkileme taktiğinin "kurallara uygunluk", en az kullandıkları etkileme taktiğinin ise "kişisel yakınlığı kullanma" olduğu tespit edilmiştir. Öğretmenlerin de görev yaptıkları kurumlara en fazla duygusal bağlılık boyutunda bağlı oldukları belirlenmiştir. Ayrıca araştırma sonucunda, okul müdürlerinin kullandıkları etkileme taktikleri ile öğretmenlerin örgütsel bağlılıkları arasında anlamlı düzeyde ilişkiler bulunmuştur. Örgütsel bağlılık ölçeği genelinin akıl yoluyla ikna, teşvik edici talepte bulunma, kurallara uygunluk, bilgilendirme, baskı yapma, iş birliği yapma, takdir etme, istişarede bulunma, başkaları ile koalisyon kurma alt boyutları ile anlamlı düzeyde ilişkisi bulunmaktadır. Okul müdürlerinin öğretmenleri etkilerken daha fazla ılımlı taktikler (takdir etme, bilgilendirme, işbirliği yapma, istişarede bulunma) kullanmaları sağlanmalıdır. Araştırma sonuçlarına göre öğretmenlerin örgütsel bağlılık düzeyleri orta düzeyde çıkmaktadır. Öğretmenlerin örgütsel bağlılık düzeylerinin arttırılmasına yönelik çalışmalar yapılmalıdır.

Etkileme stratejileriEtkileme yönetimiEğitim yönetimi+6
İbrahim Tekben
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretimde virüs konusunun program, öğretmen ve öğrenci açısından incelenmesi

Gelişen teknoloji ve bilime paralel olarak bireylerin ihtiyaçlarının karşılanması ve toplumsal hedeflere ulaşılmasını amaçlayan eğitimin bunu gerçekleştirebilmesi nitelikli eğitim programlarıyla mümkün olabilecektir. Eğitimin etkili olabilmesi ve amaçlarının yüksek düzeyde gerçekleştirebilmesinin öğretmenler, öğrenciler ve mevcut öğretim programları arasındaki uyumla olabileceği düşünülmektedir. Bu araştırmada ortaöğretimde virüs konusunun öğretim programlarındaki yeri ve biyoloji öğretmenleri ile ortaöğretim öğrencileri açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Bu bağlamda virüs konusunun yer aldığı ortaöğretim biyoloji ve sağlık bilgisi dersi öğretim programlarında yer alan virüs konusu sınıf düzeyi, içerik ve kazanımlar açısından değerlendirilmiştir. Programların uygulayıcıları olan biyoloji öğretmenlerinin ve farklı sınıf düzeylerinde biyoloji ve sağlık bilgisi öğretim programları ile öğrenim gören öğrencilerin virüsler konusundaki görüşleri ele alınarak virüs konusunun değerlendirilmesine ilişkin bilgi edinilmiştir. Araştırmada karma yöntem kullanılmıştır. Karma yöntem araştırmaları, sosyal bilimlerden özellikle eğitim bilimlerinde disiplinler arası araştırmaların gerçekleşmesi ile araştırılan olayın çeşitli yönlerini açığa kavuşturmaya yardımcı olmaktadır. Bu araştırmanın evrenini nicel yöntem için Ankara İlindeki merkez ilçelerdeki resmi Anadolu Liseleri'nin 9., 10., 11. ve 12. sınıf düzeylerinde öğrenime devam eden öğrenciler oluşturmaktadır. Nitel veriler için ise çalışma grubu oluşturulmuştur. Araştırma örneklemi, evrenden basit seçkisiz örnekleme (random) yöntemi ile seçilen okullardan elde edilmiştir. Bu bağlamda araştırmanın örneklemini Ankara ilinin merkez ilçelerindeki resmi Anadolu Liseleri'nin 9., 10., 11. ve 12. sınıf düzeylerinde öğrenime devam eden ve evreni temsil eden 670 öğrenci oluşturmaktadır. Nitel veriler için çalışma grubunu ise amaçlı örnekleme ile maksimum çeşitlilik yöntemine göre oluşturulan nicel veri toplamak amacıyla gidilen ortaöğretim kurumlarında görev yapmakta olan 26 biyoloji öğretmeni ve nicel veri uygulanan öğrencilerden 51 tanesi oluşturmaktadır. Araştırmada doküman olarak, virüs konusunun ortaöğretim programındaki yerinin incelendiği veri kaynakları olan Biyoloji ve Sağlık Bilgisi Öğretim Programları kullanılmaktadır. Nicel veri toplama aracı, araştırmacılar tarafından geliştirilmiş olan ''Virüslerle İlgili Görüşler Anketi''dir. Nitel veri toplama aracı olarak ise ''Virüsler Konusuna İlişkin Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu'' kullanılmıştır. Çalışmada elde edilen sonuçlara göre ortaöğretim biyoloji ve sağlık bilgisi dersi öğretim programlarında virüslere ilişkin kazanım sayısının ve ayrılan sürenin yetersiz olduğu, genelde virüsler konusunun dönem sonuna tekabül etmesinin konunun öğrenilmesinde dezavantajlı durumlar yarattığı ortaya çıkmaktadır. Öğrencilerin ve öğretmenlerin virüslerin öğrenilmesine ilişkin verdikleri önem ''günlük hayat ile konunun ilişkilendirilmesi'' bağlamında paralellik göstermektedir. Bunun yanı sıra öğrenciler daha çok öğretmenin alan yeterliliği sayesinde virüslerin etkili bir şekilde öğrenileceğini ileri sürse de, öğretmenler konuya ilişkin görsel materyaller ile konunun daha etkili öğrenilebileceğini düşünmektedirler.

BiyolojiBiyoloji eğitimiDers programları+6
Sema Takmaz
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Avustralya-Waldorf ve Türkiye ortaöğretim matematik dersi öğretim programlarının karşılaştırmalı olarak incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, Waldorf Pedagojisi temel alınarak geliştirilen ve Avusturalya Steiner Ortaöğretim Matematik Dersi Çerçeve Öğretim Programı (SOMP) ile Türkiye Ortaöğretim Matematik Dersi Öğretim Programının (TOMP) temel öğelerinin (amaçlar/hedefler, içerik, öğrenme-öğretme durumları ve sınama durumları) karşılaştırmalı olarak incelenmesi ile benzerlik ve farklılıkların ortaya konulmasıdır. Doküman analizine dayalı olarak gerçekleştirilen bu çalışmanın veri kaynakları Avustralya Steiner Eğitimi (Steiner Education Australia [SEA]) tarafından 2011 yılında geliştirilen ve son olarak 2014 yılında güncellenen SOMP ile Türkiye'de 2018-2019 eğitim-öğretim yılı itibariyle Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı (TTKB) tarafından onaylanarak uygulamaya konulan TOMP'tur. Doküman incelemesi aracılığıyla toplanan nitel veriler, betimsel analiz ile çözümlenmiştir. Elde edilen bulgularda, SOMP'un genel amaçlar ve yetkinlikler açısından TOMP'a göre daha detaylı, kapsamlı ve matematik dersine özgü olarak yapılandırıldığı görülmüştür. SOMP'ta bilişsel alan yanında, psikomotor ve duyuşsal alan kazanımlarına yer verildiği; TOMP'ta duyuşsal alan kazınımlarına yer verilmediği tespit edilmiştir. SOMP'un öğrenme-öğretme durumlarına ilişkin bulgularda, bu sürecin öğrenci merkezli uygulamalar odağında; TOMP'ta ise öğretmen merkezli bir anlayışla yapılandırıldığı bulgusuna ulaşılmıştır. Ancak her iki programda da matematiğe özgü ölçme ve değerlendirme süreçlerine ilişkin olarak sunulan açıklama veya örneklere rastlanamamıştır. Bu çalışmanın, alternatif eğitim yaklaşımlarından biri olan Waldorf Pedagojisinde program anlayışının kuramsal açıdan derinlemesine incelenmesi, kuramın uygulamaya aktarılmasında birincil kaynak olan resmi/yazılı programın, yapısı ve öğelerinin detaylı bir şekilde incelenerek, ülkemizde uygulanan ortaöğretim matematik dersi öğretim programı ile karşılaştırılması, program geliştirme alanında yürütülen çalışmalara farklı bir perspektif kazandırması beklenmektedir.

AvustralyaDers programlarıKarşılaştırmalı eğitim+6
Eyyüp Karataşlı
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim 9.sınıf İngilizce dersi öğretim programına yönelik öğretmen görüşleri

Bu çalışmanın temel amacı, 2017 yılında yenilenen ortaöğretim 9.Sınıf İngilizce dersi öğretim programının genel özellikleri, kazanım ve davranışları, temaları, öğretme-öğrenme süreci ve değerlendirme boyutlarına yönelik İngilizce öğretmenlerinden bilgi toplamaktır. Nitel ve nicel araştırma yöntemlerinin birlikte kullanıldığı bu araştırma, Kastamonu ili merkez ilçelerinde görev yapan 54 İngilizce öğretmeni ile gerçekleştirilmiştir. Karma yöntem desenlerinden kısmi karma eş zamanlı eşit statülü tasarım modelinin kullanıldığı bu çalışmada, veri toplama aracı olarak anket ve görüşme formu kullanılmıştır. Çalışma sonuçlarına göre öğretmenler, her okul türüne farklı öğretim programı hazırlanması gerektiğini ifade etmişlerdir. Anket ve görüşme formlarından elde edilen sonuçlara göre öğretmenler, temaların yoğun olduğunu planda sunulan sürenin tema sunumu için yeterli olmadığını ancak planda sunulan temaların güncel olduğunu belirtmişlerdir. Ayrıca öğretmenler, öğretme-öğrenme sürecinde sunulan etkinliklerin yeterli ve temaların uygun olduğunu ifade etmişlerdir. Öğretmenler, öğretim programına yönelik hazırlanmış kaynakların yeterli olmadığını, materyallerin içeriğinin düzenlenmesi gerektiğini belirtmişlerdir. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre öğretmenlerin, Ortaöğretim 9.Sınıf İngilizce Dersi Öğretim Programından memnun olduğunu ancak programın geliştirilerek uygulanılması gerektiğini belirttikleri görülmüştür.

OrtaöğretimOrtaöğretim okullarıOrtaöğretim öğrencileri+5
Esra Civriz
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Lise öğrencileri için sanal ortamla desteklenen görsel sanatlar eğitimi

Araştırmanın problemi sanat eğitimi alanını destekleyen konulara erişilebilecek eğitim amaçlı bir web sayfasının olmamasıdır. Araştırmanın genel amacı ise ortaöğretim Görsel Sanatlar dersi öğretim programına destek sağlayacak bir web sayfası içeriğinin oluşturulmasıdır. Bu amaç doğrultusunda www.gorselsanatlaregitimi.com web sayfası hazırlanmıştır. Araştırmanın modeli, tarama modelinde betimsel bir araştırmadır. Araştırmada üç farklı çalışma grubu yer almıştır. Ankara'da yer alan Anadolu Lisesi, Meslek Lisesi, Güzel Sanatlar Lisesi ve Özel Liseler olarak belirlenen okullar içerisinden her bir okulu temsilen bir okul belirlenmiştir. Bu okullarda görev yapan Görsel Sanatlar öğretmenleri, bu dersi alan öğrenciler ve Görsel Sanatlar alanında uzmanlar çalışma gruplarını oluşturmuştur. Araştırmacı tarafından geliştirilmiş olan anket yoluyla hazırlanan web sayfasının çalışma grubu tarafından değerlendirilmesi istenmiştir. Öğrencilerden elde edilen nicel veriler genel olarak değerlendirildiğinde; ortaöğretim öğrencileri tasarlanan web sayfasını birçok özelliği açısından yeterli, iyi ve mükemmel bulma oranlarının %90'ın üzerinde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Web sayfasını kötü bulma oranları genel olarak %2 ile %4 arasında değişmektedir. Nitel veri analizleri sonucunda ise öğretmenler ve uzmanlarla yapılan görüşmeler sonucunda, yeni çağın, pandemi sürecinin ve teknolojinin getirmiş olduğu yenilikler çerçevesinde görsel sanatlar eğitiminin sanal ortamlarla desteklenebileceği ve ayrıca bu dersin hibrit bir şekilde işlenebileceği sonucuna varılmıştır. Araştırmacı tarafından yapılan web sayfası uzmanlar tarafından da uygun bulunarak hem ortaöğretim programlarındaki görsel sanatlar dersinde hem de bu alanda öğretmenlik mesleğini icra edecek olan öğrencilerin yetiştirildiği lisans programlarının derslerinde de aktif olarak kullanılabileceği tespit edilmiştir. Araştırma ile ortaöğretim Görsel Sanatlar dersi öğretim programına destek sağlayacak bir web sayfası içeriğinin öğrencilerin bu dersteki başarılarını arttıracağına, bu derse ilgi ve tutumlarını geliştireceğine dair sonuçlarda elde edilmiştir. Anahtar Sözcükler: Görsel Sanatlar, Görsel Sanatlar Eğitimi, Ortaöğretim, Sanal Ortam.

Görsel sanatlarGörsel sanatlar eğitimiLise öğrencileri+6
Sonnur Özdemir
Ankara University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de ilköğretimden ortaöğretime geçiş uygulamalarıyla ilgili üniversitelerde yapılan lisansüstü tezlerin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı; Türkiye'de ilköğretimden ortaöğretime geçiş uygulamaları ile ilgili üniversitelerde lisansüstü düzeyde, 2000 ile 2020 yılları arasında gerçekleştirilmiş YÖK Ulusal Tez Merkezinde bulunan ve internet ortamında erişime açık olmasına izin verilen yetmiş dokuz adet lisansüstü çalışmanın, çeşitli değişkenlere göre dağılımının nasıl gerçekleştiğini incelemek ve değerlendirmektir. Bu araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. Tezler titizlikle okunmuş, bulgular genel tablo üzerinde kategorilere, frekanslara, yüzde tablolarına ve sütun grafiklerine dönüştürülmüş ve değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda incelenen tezlerin %95 oranında yüksek lisans olarak çalışıldığı, tezlerin yoğun olarak 2010 ve 2020 yılları arasında gerçekleştirildiği, en fazla lisansüstü çalışmaların sırasıyla Gazi, Hacettepe, Abant İzzet Baysal ve Ankara Üniversitelerinde yapıldığı görülmektedir. Prof. Dr. danışman unvanının %38 oran ile dikkat çekici olduğu, örneklem seçiminde %47 oranında öğrencilerle çalışıldığı, nicel araştırma modelinde gerçekleştirilen çalışmaların yüksek olduğu, içerik temalarına göre dağılımında ise Ortaöğretime Geçiş Genel Değerlendirmenin ön plana çıktığı görülmektedir. Tezlerin içerik temaları incelendiğinde, ortaöğretime geçiş sınav sorularının hangi özelliği ne kadar ölçtüğü konusunda soru işaretlerinin bulunduğu bir durumda öğrencide var olan ilgi ve yeteneği keşfetmesine ortam hazırlamadan öğrencileri sınavı kaybetti olarak nitelemenin doğru bir yaklaşım olmadığı düşünülmektedir. Sınav uygulamalarının dışında, öğrencilerin "yönlendirmeye" dayalı olarak farklı uygulama sistemleriyle ortaöğretime geçişinin sağlanabileceği düşünülmektedir. Bu araştırmadaki bulgulara ve ulaşılan sonuçlara bağlı olarak çeşitli öneriler geliştirilmiştir.

Lisansüstü tezlerLise giriş sınavlarıOrtaöğretim+5
Basri Şen
Maltepe University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türk sanat eğitiminde ortaöğretim görsel sanatlar ders programları

Bu çalışmada, "Görsel Sanatlar" dersi ortaöğretim ders programlarının incelenmesi yapılmıştır. Araştırmanın amacı, Türk Sanat Eğitimi'nde "Görsel Sanatlar" dersinin ortaöğretim ders programlarındaki yerini haftalık ders çizelgeleri açısından değerlendirmektir. Araştırmanın ama çerçevesinde nitel araştırma yöntemi kullanılmış, araştırmanın modeli kaynak tarama yöntemidir. Öncelikle Görsel Sanatların ne olduğu, Görsel Sanatlar dersine dair açıklamaların hangi ortak noktada birleştiği, öğretim programları ve ders programları tanımlarından hareketle ortaya konmuş; Görsel Sanatlar kavramı açıklandıktan sonra ortaöğretim görsel sanatlar dersi içeriğine değinilerek çalışmanın esasını oluşturan görsel sanatlar dersi ortaöğretim ders programları konusu derinlemesine ele alınmıştır. Görsel Sanatlar dersi konusunda eğitimcilerin görüşlerine detaylı olarak yer verilmiş ve bu konu hakkında büyük tartışmalardan biri olan Görsel Sanatlar dersinin, ders programlarında yeterli ders saatinde yer alıp almadığı hususu üzerinde durulmuştur. Ders programları ve müfredat incelenmiş, bu incelemelerde öne çıkan "Görsel Sanatlar" dersinin hedefleri, öğrenme alanları ve bu alanlarla ilgili beceri ve kazanımlara yakından bakılmıştır. Görsel Sanatlar dersinin ortaöğretim içerik ve ders saatleri esas alınarak yürütülen bu çalışmada, açıklanan programlardaki konu ve kazanımlar tespit edilip gruplandırılmış ve açıklanmıştır. Yapılan çalışma sonunda ortaöğretim ders programlarında Görsel Sanatlar dersinin programda yeterli ders saatinde yer almadığı tespit edilmiştir. Anahtar kelimeler: Görsel sanatlar, ortaöğretim, ders programları, haftalık ders çizelgesi.

Ders programlarıGörsel sanatlarGörsel sanatlar dersi+3
İrem Melahat Ustaoğlu
Osmaniye Korkut Ata University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessEN

A Suggestion toward an eclectic approach for english language teaching in Turkish public junior high schools

This study is primarily about an evaluation of the teaching of English as a foreign language in Turkish public junior high schools. In the study, the currently applied method, the Audio-Lingual Method, with its materials available in Turkish public junior high schools is reviewed, and a new methodological suggestion, the Eclectic Approach, is presented for language teachers in public junior high schools in the country. The study is a theoretical one throughout and also includes a review of six language teaching methods, namely, The Grammar- Translation Method, The Direct Method, The Audio-Lingual Method, The Cognitive-Code Approach, The Communicative (Functional/Notional) Approach, and The Humanistic/ Affective Approach in order to s elect good points from some of them and to use them in an eclectic manner in the classroom. IVThe study begins with the chapter Introduction in which the Audio-Lingual Method which is used for Teaching of English as a Foreign Language(TEFL) in public junior high schools in reviewed with respect to its textbook and application in the classroom. Then comes the evaluation of the method. The second chapter of the study is Review of Literature on the subject of the thesis. In this chapter, the definition of approach, method, and technique is presented, and it is followed by the review of the methods and approaches mentioned above. The third chapter is concerned with the evaluation of the sample text-books, aiming at how the textbooks teach the language with respect to the requirements of the methods and approaches on which they are based. The fourth chapter is about Suggestion in which language teachers are presented an Eclectic Approach by which English Language Teaching (ELT ) may be carried out effectively in public junior high schools. The aim of the chapter is to make a suggestion to them to teach the language in an eclectic manner. The last chapter is a conclusion in which all that has been said in the study is summed up and ended with a suggestion about what precautions should be taken to improve ELT in secondary schools.The thesis ends with Appendixes. The aim of them is to give an idea and to make any confusion that might appear in minds clear about the teaching materials reviewed, criticized, and suggested in the study. VI

Secondary educationTurkish studentsForeign language teaching
Tayfun Künkçü
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
1988
00
DoctorateOpen AccessTR

Türk eğitim sisteminde eğitim arzı ve eğitim talebine ilişkin sorunlar ve çözüm önerileri

Bu çalışmanın amacı, Türk eğitim sisteminde eğitim arz ve eğitim talebinde yaşanan sorunları ortaya çıkarmak ve çözüm önerileri getirmektir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden olgubilim deseninden yararlanılmıştır. Araştırmaya üç farklı okul türü ve bu okullarda okuyan öğrenci, bu okullarda öğrencisi bulunan veliler, öğretmenler ve yöneticiler katılmışlardır. Araştırmanın verileri 2021-2022 eğitim-öğretim yılında toplanmıştır. Araştırmaya, bir İmam Hatip Lisesi, bir Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ve bir Genel Liseden öğretmen, veli, öğrenci ve okul yöneticisi olmak üzere toplam 21 katılımcı dâhil olmuştur. Veriler, araştırmacı tarafından geliştirilen yarı-yapılandırılmış görüşme formu ile elde edilmiştir. Verilerin analizinde Moustakas'ın olgubilim veri analiz süreci izlenmiştir. Verilerin analizinde nitel araştırma analiz programı MAXQDA-11 kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre, eğitim talebi en fazla toplumun ve bireylerin eğitim ihtiyacı olarak; eğitim arzı ise devletin verdiği eğitim hizmeti olarak tanımlanmıştır. Ayrıca eğitim talebi bağlamında en önemli belirleyici etmenlerin aileler, kolay yoldan meslek sahibi olma isteği, eğitim sistemine bağlı sınav sistemi ve iyi bir yükseköğretime gidebilme isteği olduğu anlaşılmıştır. Okulun sahip olduğu kaynakların, sosyal çevrenin ve öğretmen kaynağının eğitim talebi açısından önemli birleyici etmenler oldukları anlaşılmıştır. Eğitim arzına ilişkin ise olumsuz anlamda en fazla görüş eğitime ayrılan bütçeye yönelik gelmiştir. Araştırmadan elde edilen sonuçlar doğrultusunda okullaşma oranlarında talebin dikkate alınması, öğretmen mesleki gelişimi, ailelerin bilinçlendirilmesi, okul rehberlik servislerinin okul tercihinde ailelere ve öğrencilere destek noktasında etkili çalışmaları, eğitimde niteliğe artırmaya yönelik daha fazla bütçe sağlanması gibi öneriler getirilmiştir. Anahtar Sözcükler: Eğitim Arzı, Eğitim Talebi, Olgubilim Çalışması, Ortaöğretim.

Arz talep yönetimiEğitim sistemiEğitim sorunları+3
Sinem Kalender
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

İki darbe arası dönemde Türk eğitim tarihi (1960-1980)

Cumhuriyetin ilanından sonra 3 Mart 1924'te kabul edilen Tevhid-i Tedrisat Kanunu (Eğitim Öğretimin Birleştirilmesi Kanunu) üzerine inşa edilen Türkiye Cumhuriyeti'nin eğitim sistemi birçok yeniliği de beraberinde getirmiştir. Bu yeni eğitim sistemi 1924 yılından 1960 yılına kadar geçen sürede birçok yasa ve yönetmeliklerle geliştirilmeye ve benimsetilmeye çalışılmıştır. 1960-1980 yılları arasında tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de ekonomik, siyasi, sosyal ve eğitim alanlarında bazı değişiklikler yaşanmıştır. Bu çalışmayla 1960-1980 yılları arasında, adeta siyasi çekişmelerin ve hesaplaşmaların alanı haline getirilen eğitim kurumlarının, bu durumlar karşısında gerilemesinin nedenleri ve sonuçlarının ortaya konması amaçlanmıştır. Bununla birlikte, eğitimcilerin, kurum ve kuruluşlarıyla siyaset-ekonomi çalkantısı esnasında yaşanan git-gellerdeki tavır ve davranışlarının açıklanması hedeflenmiştir. Siyasetten en çok etkilenen kesim ve yükseköğretim bazında siyaseti en çok etkileyen eğitim kurumları ile eğitim elemanları bu çalışmanın ana unsurlarını teşkil etmektedirler. 27 Mayıs 1960 askeri darbesi, 12 Mart 1971 muhtırası ve 12 Eylül 1980 askeri müdahalesinin ardında oluşturulan anayasa ve kanunlarla eğitime yeniden getirilen düzenlemelerin içerikleri bu araştırmanın odak noktasını teşkil etmektedir. Askeri darbelerle kesintiye uğrayan demokratik sistem karşısında eğitim kurumlarının nasıl etkilendiği, öğretim elemanlarının uğradıkları kovuşturma, sürgün ve tasfiye hareketlerinin neden, niçin, kime ve ne şekilde yapıldığı gibi sorulara cevaplar aranmıştır. Türk eğitim sistemine köklü değişiklikler getiren, 1961 yılında kabul edilen "İlköğretim ve Eğitim Kanunu" ve 1973 yılında kabul edilen "Milli Eğitim Temel Kanunu" ile yapılan düzenlemeler ve elde edilen sonuçlar bu çalışmanın merkezine oturtulmuştur. Bu tarihten önceki düzenlemelerde olduğu gibi 1961 ve 1973 yıllarındaki eğitim hamlelerinde de baştan sona siyasi kaygılar ve politik sürtüşmelerin izlerini görmek mümkündür. Durum böyle olunca da bütün kurum ve kuruluşlarıyla eğitimin sanki bir yaz-boz tahtasıymış gibi kullanılmasından kaynaklanan bir gerilemenin olduğu söylenebilir. Araştırılan yirmi yıllık dönem içerisinde; okul öncesi eğitimin gelişimi, ilköğretimdeki yapısal reformlar ve müfredat programları, ortaöğretimdeki politik sürtüşmeler, nitelik sorunu ve çözüm arayışları ile ideolojik çalkantılarla siyasetin ve askeri vesayetin boy hedefi haline gelmiş yükseköğretimin tarihsel gelişimi ayrıntılı bir şekilde belgelerle araştırılıp incelenmiştir. Yaklaşık altmış temel kaynaktan araştırma ve inceleme yapılarak elde edilen bu çalışma neticesinde, 1960-1980 yılları arasındaki eğitimin politik hesaplaşmalar uğruna heba edildiği, farklı yapı ve söylemlerle aynı durumun hala devam ettiği sonucuna varılmıştır.

Askeri müdahaleEğitim tarihiOkul öncesi eğitim+5
Turan Kılın
Hatay Mustafa Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim kurumlarında görev yapmakta olan okul müdürlerinin kullandıkları güç kaynakları ile öğretmenlerin örgütsel sessizlik davranışları arasındaki ilişki (Muğla ili Menteşe ilçesi örneği)

Bu çalışmanın amacı, ortaöğretim kurumlarında görev yapmakta olan okul müdürlerinin kullandıkları güç kaynakları ile öğretmenlerin örgütsel sessizlik davranışları arasındaki ilişkinin belirlenmesidir. Araştırmanın evreni, Muğla ili Menteşe İlçesi devlet liselerinde, 2021-2022 eğitim-öğretim yılı güz döneminde görev yapan 512 öğretmendir. Çalışmada %95 güven aralığında 218 lise öğretmenine ulaşılması hesaplanmıştır. Anketlerin geri dönüşündeki muhtemel sorunlar göz önüne alınarak 250 öğretmene ulaşılması planlanmıştır. Bu plan çerçevesinde, 2021-2022 eğitim-öğretim yılı güz döneminde yüz yüze anket uygulanarak 305 öğretmene ulaşılmıştır. Anketlerden 295'i geçerli olup araştırma verileri bu anketler üzerinden elde edilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak Yılmaz ve Altınkurt (2013) tarafından geliştirilen Okullarda Örgütsel Güç Ölçeği ve Kahveci ve Demirtaş (2013) tarafından geliştirilen Öğretmenler İçin Örgütsel Sessizlik Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmada, nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Örgütsel Güç Kaynakları Ölçeği ve Örgütsel Sessizlik Ölçeği alt boyutlarından aldıkları puanların demografik değişkenlere göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek için ikili gruplarda t testi, üç ve üçten fazla olan gruplarda tek yönlü varyans analizi (ANOVA) kullanılmıştır. Tek yönlü varyans analizi sonuçlarına göre anlamlı farklılığın kaynağının belirlenmesinde çoklu karşılaştırma testlerinden Post Hoc Tukey testi kullanılmıştır. Okul müdürlerinin kullandıkları örgütsel güç kaynakları ile öğretmenlerin örgütsel sessizlik davranışları arasında ilişki olup olmadığını belirlemek için korelasyon ve regresyon analizleri uygulanmıştır. Araştırmaya katılan öğretmenlere göre, okul müdürlerinin kullandıkları güç kaynaklarına yönelik öğretmen algısının kıdem, eğitim durumu, medeni durum, çalışılan okul türü, okuldaki görevli öğretmen sayısı ve sendika üyelik durumuna göre anlamlı bir farklılık göstermediği; cinsiyet değişkenine göre yalnızca ödül gücü boyutunda ve yaş değişkenine göre yalnızca uzmanlık gücü boyutunda anlamlı bir farklılık olduğu tespit edilmiştir. Öğretmenlerin örgütsel sessizlik ölçeğinin boyutlarına ilişkin öğretmen algılarının incelenmesinde ise cinsiyet, eğitim durumu, medeni durum, okul türü, okulda görevli öğretmen sayısı ve sendika üyeliği değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık görülmezken; yaş ve kıdem değişkenine göre anlamlı farklılık olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Korelasyon analizi sonucunda ise, öğretmenlerin güç kaynakları algısı ile örgütsel sessizlik algılarının boyutları arasındaki ilişkide; örgütsel sessizliğin bütün boyutlarının, örgütsel güç kaynaklarının ödül gücü, uzmanlık gücü ve karizmatik güç ile arasında negatif yönlü; örgütsel sessizliğin bütün boyutları ile zorlayıcı güç arasında ise pozitif yönlü bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Sonuç olarak, örgütsel güç kaynaklarının örgütsel sessizliğin bir yordayıcısı olduğunu tespit edilmiştir.

Branş öğretmenleriGüç kaynaklarıOkul yöneticileri+5
Zübeyde Aksarı Süslü
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Educational Sciences
2022
00

Related subjects