Instrumental education
268 theses under this subject heading
Bestecilik eğitiminin gitar repertuvarı üzerindeki etkisinin araştırılması
Bu çalışma, bestecilik eğitiminin gitar repertuarına etkisini incelemeyi amaçlamaktadır. Müzik okullarının gelişimi ve bestecilik eğitiminin rolü ele alınmış, ardından gitar repertuarına katkıda bulunmuş bestecilerin eserleri üzerinden bu etki değerlendirilmiştir. Eğitime yönelik teknik beceriler, eser türleri ve gitarist-besteci ilişkisi incelenerek, bestecilik eğitiminin gitar repertuvarına katkısı araştırılmıştır. Anahtar Sözcükler: Müzik, klasik gitar, bestecilik eğitimi, gitar repertuvarı, eğitim müziği, gitarist-Besteci iş birliği.
Sol ve si bemol klarnet için temel öğretileri içeren tonal ve makamsal diziler bünyesinde metodolojik bir çalışma
Üflemeli çalgılar kategorisinde yer alan klarnet, dünyada ve ülkemizde oldukça yaygın olarak kullanılan enstrümanlardan birisidir. Başta Klasik Batı Müziği olmak üzere ülkemizde geleneksel Türk Müziği'nin iki alanı olan Klasik Türk Müziği ve Yöresel Halk Müziği'nde önemli bir yere sahiptir. Klasik Batı Müziği'nde daha ziyade si bemol klarnet kullanılmasına rağmen geleneksel Türk Müziğ'inde genellikle sol klarnet tercih edilmektedir. Yaptığımız çalışmada klarnetin Türkiye'deki eğitim metodolojisi üzerine özellikle Türk Müziği eğitimi veren konservatuvardaki öğrencilerin temel eğitimleri esas alınmıştır. "Sol ve si bemol klarnet için temel öğretileri içeren tonal ve makamsal diziler bünyesinde metodolojik bir çalışma" başlıklı tez çalışmamızda ilk etapta klarnetin yapısal özellikleri, perde sistemleri ve üfleme tekniklerine dair bilgi, çizim ve diğer gösterimler ayrıntılı olarak ele alınmıştır. İçerikteki konu anlatımları tablo ve fotoğraflar ile desteklenmiştir. Tez içerisinde ardışık olarak kolaydan zora doğru sıralanan egzersiz ve etütler aynı zamanda stüdyo ortamında 236 track olarak tarafımızdan seslendirilerek çalışmaya ilave edilmiştir. Birinci bölümde giriş, ikinci bölümde klarnet hakkında genel bilgiler, üçüncü bölümde sol ve si bemol klarnet üzerindeki seslerin öğretimi ve ortak çalışma egzersizleri, dördüncü bölümde sol klarnet ile Türk Müziği'ndeki basit makamlarla ilgili egzersizler ve beşinci bölümde si bemol ve sol klarnet için etütlere yer verilmiştir. Bu bağlamda, sol ve si bemol klarnet için temel öğretileri içeren tonal ve makamsal diziler bünyesinde metodolojik bir çalışma sergilenmiştir. Türkiye' de sol klarnet üzerine daha önce kapsamlı bir çalışmanın yapılmamış olması, ayrıca si bemol ve sol klarnet öğretiminin eş zamanlı verilmemiş olması nedeniyle hasıl olan eksikliğin giderilmesi adına önemli bir adım atılmıştır.
The singing body: The embodiment processes in the transmission of musical knowledge - a case study of Prof. Dr. V. Balaji
This thesis explores the embodiment processes I have experienced during my study period of violin in guru-shishya parampara (master-disciple tradition) with Prof. Dr. V. Balaji, in Varanasi, India. I investigate the issue as a case study through examining his teaching methodology, pedagogical approach, the spiritual/religious setting in Dr. V. Balaji's space, and the mutual engagement by both the teacher and the student. Reviewing the works about Asian music and embodiment until now, with this research, I hope to fill the gap of an elaborate up-to-date study focusing on the transmission of musical knowledge with an embodiment approach.
Güzel sanatlarda bağlama eğitiminin incelenmesi
Köklü bir geçmişe sahip olan müzik eğitimi temelde güzel sanatlar eğitiminin en önemli basamağı ve GSL müzik bölümleri müzik eğitimi veren kurumların en önde gelenlerindendir. Türkiye'de 3 büyük ilimizde (İstanbul, Ankara, İzmir) açılmış olan Güzel Sanatlar Liseleri güzel sanatlara yönelik programlar uygulayarak öğrencilerin müzik eğitimi açışından donanım sahibi olmalarını ve sanat eğitiminin gerekliliğini bilmeleri açısından benim gibi birçok gence de katkısı olmuştur. İlk Güzel Sanatlar Lisesi Dönemin Mili Eğitim Bakanı Sayın Avni Akyol tarafından 16 Ekim 1989'da açılmıştır. Güzel Sanatlar Liselerinde seçmeli ders olarak görülen bağlama, Milli Eğitim Bakanlığının verdiği karar doğrultusunda 10. Sınıftan itibaren zorunlu ders olarak görülmeye başlanması öğrencilerin Türk kültürünü yakından tanımasını ve kültürümüzün ayrılmaz bir parçası olan bağlama çalgısını öğrenerek halk müziğine katkıda bulunulur. Türk halk müziğinin sevilmesini ve tanınmasını sağlayan çalgıların başında gelen bağlama, günümüzde önemini giderek arttırdığı ve büyük ustalar tarafından geliştirildiği görülür. Bu nedenle çalışmamın benim gibi bağlama konusunda müzik eğitimini de birleştiren müzisyen ve eğitmenlerimize yararı olacağını düşünerek tezimi hazırlamak istedim. Anahtar Kelimeler: GSL, Müzik Eğitimi, Milli Eğitim Bakanı, bağlama
6-12 yaş grubu korunma ihtiyacı olan çocuklarda (KİOÇ) piyano eğitiminin sosyal gelişimlerine etkileri
Bu araştırmada 6-12 yaş arasındaki koruma altındaki çocuklarda, piyano eğitiminin sosyal düzeyleri üzerindeki etkisini incelemek amaçlanmıştır. Bu doğrultuda 6-12 yaş arasında koruma altında olan toplam 12 çocuk ile birlikte çalışılmıştır. Araştırmada sosyal beceri düzeyini ölçmek için „Matson Sosyal Beceri ölçeği‟ ve „Atılganlık Ölçeği‟ ve sosyal beceri ile ilişki değişkenler olarak duygusal ve davranışsal sorunları incelemek için „Güçler ve Güçlükler Anketi‟ uygulanmıştır. Çalışmaya alınan 12 katılımcının 6‟sı deney 6‟sı kontrol grubuna atanmıştır. Hem deney hem de kontrol grubuna ön test puanlarının belirlenmesi amacı ile deneysel süreçten önce ölçekler uygulanmıştır. Deney grubuna atanan katılımcılara 12 hafta boyunca haftada 1 defa olmak üzere piyano eğitimi verilmiştir. Eğitimler koruma altındaki çocukların yaşadıkları çocuk evinin müzik sınıfında verilmiştir. Eğitim planı araştırmacı tarafından oluşturulmuştur. Kontrol grubuna bu süre boyunca herhangi bir müdahalede bulunulmamıştır. Deney sürecinin bitmesi ile hem deney hem de kontrol grubuna son test puanlarını almak amacı ile ölçekler tekrar uygulanmıştır. Ön test ve son test değerleri arasındaki farkı incelemek için IBM SPSS 21 programı kullanılmıştır. Kontrol ve deney gruplarına ilişkin ön test ve son test puanları arasındaki farklar Mann Whitney-U testi ve Wilcoxon işaretli sıralar testi ile incelenmiştir. Buna ek olarak deney grubunun ön test ve son test değerleri arasındaki farkı incelemek için ortalama ve standart sapma değerleri incelenmiştir. Araştırma sonuçları deney grubunun „sosyal beceri‟ puanlarında, „atılganlık‟ puanlarında istatistiksel anlamlı bir artış olduğunu; „dikkat eksikliği ve hiperaktivite‟, „akran sorunları‟, „duygusal sorunlar‟ ve güçler ve güçlükler anketi toplam puan‟ın da istatistiksel olarak anlamlı bir azalma olduğunu göstermiştir. (p<.05) Araştırma sonuçları, müzik eğitiminin sosyal beceri düzeyini arttırdığını ve duygusal ve davranışsal sorunları azalttığını göstermiştir. Sonuçların ilgili literatür ile uyumlu olduğu görülmektedir. Araştırma sonuçları müzikal ve sanatsal çalışmaların dezavantajlı çocuklarda iyi oluşu arttırarak duygusal ve davranışsal sorunlarını azaltabileceğini göstermektedir. Uzun vadeli sonuçların değerlendirilebilmesi için ilgili konu ile daha fazla araştırma yapılmaya ihtiyaç bulunmaktadır. Anahtar Kelimeler: Müzik Eğitimi, Sosyal Beceri, Atılganlık, Duygusal sorunlar
Dilsiz kaval eğitimine yönelik metodolojik bir çalışma
Bu çalışmada, dilsiz kaval çalgısı eğitimine yeni başlayacak olan bireyler temel alınmıştır. Ülkemizde çalgı eğitimi genelde usta çırak ekseninde ilerlese de metotlu bir çalışma bilimsel eğitimin bir gereğidir ve kurallı öğrenmeyi içerir. Çalgı eğitiminde amaca ulaşmak sistemli bir çalışma ve doğru metotların uygulanması ile gerçekleşir. Bu çalışma Türk halk müziği nefesli çalgıları içinde önemli bir yere sahip olan dilsiz kaval çalgısının tanıtılması, başlangıç ve orta seviyede öğretim tekniklerinin sistematik bir şekilde ortaya konmasını içeren bir metot önerisidir. Alana ait literatür taraması yapılmış, elde edilen kaynaklardan araştırmanın amacına uygun bilgiler göz önünde bulundurulmuş ve rapora eklenmiştir. Çalışma sırasında çeşitli değişkenler üzerinde durulmuş ve bunların öğrenci başarısına etkileri dikkate alınmıştır. Araştırma raporunun giriş bölümünde Türk halk müziği nefesli çalgıları ve özellikle kaval ailesi hakkında açıklamalı bilgilere yer verilmiştir. Dilsiz kavalın eğitiminde karşılaşılan problemler ve çözüm yolları konusuna önerilerde bulunulmuştur. Eğitime başlamadan önce, temel çalışmalar başlığı altında kazanılması gereken genel bilgiler, teknikler ve çalışma yöntemleri konusunda bilgiler verilmiştir. Metot içerisinde kullanılan sözlü-sözsüz tüm eserler dilsiz kaval çalgısının çalımına adapte edilerek bir sistem içerisinde verilmeye çalışılmıştır. Metot çalışması 14'er haftalık toplam 3 periyot olarak hazırlanmıştır. 1. Periyotta, düz, temiz ses çıkarma ve parmak yerlerinin öğrenilmesi, uygun etüt ve eserler üzerinde, vibrato tekniği, bağlı üfleme, tekrar işaretleri, parmak ve nefes vurgusu kazanımları verilmiştir. 2. Periyotta, seçimli perde kullanımı, (seslerde kademe tercihi) farklı usuller içeren etüt ve eserler üzerinde usul ve metronom değişikliklerinin kazanımı, tercihli seslerin (üfleme şiddeti ile farklı kademelerden aynı sesin kullanımı) kullanım şekilleri, tiril, senkop, mordan, glissando, triole, nüans ve gürlük ifadelerinin kullanımlarının kazanımını sağlamak hedeflenmiştir. 3. Periyotta, Türk halk müziğindeki farklı dizilerdeki eser ve etütler üzerinde, dilsiz kaval çalgısı çalımına adapte edilerek repertuar kazanımı hedeflenmiştir. Anahtar Kelimeler: Dilsiz Kaval, Dilsiz Kaval Eğitimi, Metot, Çalgı Eğitimi, Türk Halk Müziği Çalgıları
Günümüz önemli tanbur icracılarının uyguladıkları etütlerin ve egzersizlerin incelenmesi
Etüt ve Egzersiz enstrüman öğreniminin ve gelişiminin vazgeçilmez unsurlarındandır. Tezimiz günümüz önemli tanbûrîlerinin bu konudaki tecrübelerinin çıkartılarak, tanbur için bu alanda önemli bir kaynak oluşturulmasını amaçlamaktadır. Görüşme yoluyla günümüz önemli tanbûrîlerinin sıklıkla ve rutin olarak uyguladıkları etüt ve egzersiz örnekleri toplanmış, bunları hangi amaç ile kullandıkları hakkında bilgiler alınmıştır. Ek olarak etüt ve egzersiz yapma yöntemleri, süreleri, dikkat ettikleri noktalar gibi bu sürecin diğer unsurları hakkında da bilgiler toplanmıştır. Toplanan bilgilerin incelenmesi sonucu çıkarılan bulgular ile tanbûrîlerin bu alandaki yaklaşımları hakkında bilgiler vermesi ve sonuçlar çıkarılması hedeflenmiştir. Bunun yanında elde edilen bilgiler tüm tanbûrîler için sürekli uygulanabilecek bir etüt ve egzersiz kaynağı oluşturmasının yanında, çalışma yöntemleri konusunda da ustaların tecrübelerinden ve önerilerinden faydalanılması amaçlanmaktadır. Ayrıca günümüz önemli tanbûrîlerinin tanburda en çok önem verdikleri ve yoğunlaştıkları noktaların ortaya çıkarılması sağlanarak, genç tanbûrîler için elzem olan gelişim alanları işaret edilmiştir.
Dilsiz kaval icrasında alterasyon ve süsleme işaretlerinin incelenmesi
Bu çalışmada Anadolu'da, dilsiz kavalın tanımı, tarihçesi yapısal özellikleri, yörelere göre farklılık gösteren çalım teknikleri üzerinde alterasyon ve süsleme işaretleri incelemesi yapılmıştır. Kaval Anadolu'da önemli bir yer edinmiş ve çok eski dönemlerden beri var olmuş bir enstrümandır. Dilli ve dilsiz olmak üzere sınıflandırılmaktadır ve her birinin iki farklı perde yapısı bulunmaktadır. Çalışmada çalış teknikleri hakkında dilli kaval için horlatmalı ve düz olmak üzere iki çalım tekniği olduğu ve dilsiz kaval için de 1. Ve 2. Pozisyon çalım tekniği olduğu belirtilmiştir ve bu teknikler açıklanmıştır. Dilsiz kaval için de yine ayrıca horlatmalı çalım tekniğinin olduğu belirtilmiştir. Dilsiz kaval üzerinde belirtilen tekniklerin alterasyon işaretleri ile ifadesi örneklerle açıklanmış yöresel tavırlara göre farklılık gösteren çalımların nota üzerinde gösterimi alterasyon ve süsleme işaretleri ile kaval icrasına göre ele alınmıştır. Yapılan çalışmada Anadolu'da yörelere göre kaval çeşitleri hakkında bilgi verilip konu üzerine dilsiz kaval için yapılmış metodolojik çalışmalarda alterasyon ve süsleme işaretlerinin icracının yöresel tavırları bozmadan aktarımı ve çalınacak eserlerin kaval çalım şekline göre nota üzerinde ifade edilmesinin, incelenmesinin kaval icrasında ve eğitiminde katkı sağlayacağı düşünülmüştür.
Şelpe öğretimi için kullanılan metot kitaplarının, semboller ve işaretler yönünden analizi
Bu çalışmada, şelpe metotlarında kullanılan sembol, transkripsiyon, imge ve simgelerin karşılaştırılmalı analizi yapılmıştır. Seçilen şelpe metot kitaplarında kullanılmış olan sembol, transkripsiyon, imge ve simgelerin farklı olması probleminden yola çıkılarak, bu alanda Erol Parlak tarafından yazılmış olan "Bağlama Okulu Metot (Parmak Tekniği "şelpe" İçin Sistematik Kılavuz" metot kitabı ve Arif Sağ - Erdal Erzincan tarafından yazılmış olan "Bağlama Metodu" isimli metot kitapları karşılaştırılmıştır. Bu araştırmada, ilgili bağlama eğitimcilerinden görüşme formu aracılığıyla bu semboller ile ilgili görüşleri alınarak değerlendirilmiştir. Bu süreçler itibari ile bu araştırma bir yönü ile betimsel bir yönüyle de nitel araştırma grubunda yer almaktadır. Araştırma sonuçlarına göre, araştırmaya konu olan sembol, transkripsiyon, imge ve simge yönünden farklılıklar görülmüştür. Görüşme formlarının analizinde ise şelpe tekniğinde kullanılan metot kitaplarında sembol, transkripsiyon, imge ve simge yönünden ortak bir dil kullanılması gerektiği ve uygulamada büyük farklılıklar olduğu ve ortak bir dil kullanılmasının bağlama eğitimine daha çok katkı sağlayacağı sonuçlarına varılmıştır.
Türkiye'de müzik eğitimi anabilim dallarından bireysel çalgı keman eğitimi mezunu olan müzik öğretmenlerinin çalgılarını derslerinde kullanma durumları (Van ili örneği)
Bu araştırma müzik öğretmenliği programlarının en önemli unsurlarından biri olan çalgı eğitimi üzerine yapılmıştır. Müzik Eğitimi Anabilim Dallarından mezun ana çalgısı keman olan, Van ilinde bulunan müzik öğretmenlerinin derslerde keman çalgısını ne oranda kullandıkları ve aldıkları bu eğitimin müzik derslerinde kullanabilme durumları incelenmiştir. Öğretmenlerin derslerde kullandıkları çalgı tercihleri incelenmiştir. Yapılan görüşmeler sonucunda çıkan sonuçlara göre öneriler yapılmıştır. Genel olarak katılımcılar derslerde daha çok org, bağlama, gitar, blok flüt, kullanmayı tercih etmişlerdir. Aynı zamanda öğrendikleri etüt ve eserlerin derslere yansımadığını ifade etmişlerdir. Genellikle çalgılarını solo çalmak, dikkat çekmek, çalgıyı tanıtmak amacıyla kullandıkları gözlemlenmiştir. Geleneksel müziklerimiz olan Türk Halk Müziği ve Türk Sanat müziğinin, keman eğitiminde az yer aldığı sonuçlarına ulaşılmıştır.
Türkiye'de dilsiz kaval icracılarının kaval eğitimine yönelik görüşlerinin incelenmesi
Türk Musikisi Devlet Konservatuarı'nın kurulmasından bu yana süregelen dilsiz kaval eğitimi günümüzde bazı yükseköğretim kurumlarına bağlı devlet konservatuarlarında devam etmektedir. Dilsiz kavalın 1976 yılında TRT Türk Halk Müziği korolarında kullanılmaya başlanması bu çalgının gelişim sürecine en önemli katkıyı sağladığı düşünülmektedir. 1980'li yıllarda Türk Müziği Devlet Konservatuvarının çalgı eğitimi bölümünde dilsiz kaval eğitiminin başlaması ise gelişimi tamamen hızlandırmıştır. Dilsiz kaval eğitimi alacak kişinin ilk olarak bu çalgının tarihini bilmesi gerekir. Daha sonra sırasıyla tutuş ses çıkarma kısmına geçmeli, bu süreçte doğru yönlendirilmeli ve doğru bir çalışma programı yardımıyla çalışmalıdır. Öğrencinin çalışacağı etütler kondisyon arttırıcı özellikte olmalı ve aynı zamanda makamsal içeriğe de sahip olması gerektiği düşünülmektedir. Çalışmada uzmanlardan alınan bilgilerden yola çıkılarak dilsiz kavalda, eğitim süresi boyunca öğrenciyle ne tür çalışmalar yapılması gerektiği, öğrencinin öğrenmedeki eksiğini tamamlaması için nasıl bir yol izlenmesi gerektiği ve başlangıç düzeyi etütlerinden başlayarak ne tür eserlerle devam edebileceği konusunda bir takım bilgiler sunulmaktadır. Ayrıca kaval hakkında temel ve tarihi bilgiler sunulmaya çalışılmıştır. Yapılan çalışmanın sonucunda uygun bir eğitim modeli hedeflenmektedir. Sunulan bilgiler alanında uzman kişilerle yapılan görüşmelerde elde edilen bilgilerden yola çıkılarak hazırlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Dilsiz Kaval, Uzman, Dilsiz kaval eğitimi
Güzel Sanatlar liseleri piyano eğitiminde aksak ritimlerin kullanımı ve başlangıç düzeyi aksak ritimli etüt ve alıştırma önerileri: Van ili örneği
Yüksek lisans tezi olarak hazırlanan bu çalışmada, Türkiye'deki Güzel Sanatlar Liseleri piyano eğitiminde kullanılmak üzere başlangıç düzeyi aksak ritimli etüt ve alıştırmalar yazılmış ve piyano eğitimcilerinin görüşlerine sunulmuştur. Piyano, müzik eğitimi veren bütün kurumlarda ortak çalgı olarak öğretilmekte ayrıca müzik teorisi, armoni gibi derslerde de kullanılmaktadır. Bu çalışmada Güzel Sanatlar Liseleri piyano kitaplarında aksak ritimlerin kullanımı incelenmiştir. Aksak ritimler, çağdaş çok sesli Türk müziği bestecileri tarafından da kullanılan Türk müziğinin en karakteristik özelliklerinden birisidir. Birçok besteci aksak ritimleri yazdıkları eserleriyle repertuvara kazandırmışlardır. Bu konuda araştırmacı özellikle başlangıç seviyesinde aksak ritimde eser ve etüt sayısının azlığını fark ederek Türk müziğinde önemli bir yere sahip olan aksak ritimler üzerine bir çalışma disiplini oluşturmaya çalışmıştır. Aksak ritimlerin öğretilmesini kolaylaştıracak etüt ve eserlerin yazılması amacıyla, buna yönelik ön çalışma egzersizleri ve etütler hazırlanmıştır. Bu etütler Van Tuşba Güzel Sanatlar Lisesinde görev yapan dört piyano öğretmenin görüşlerine sunulmuştur. Öğretmenlerin önerileri doğrultusunda, bu etütlere öncü olacak en temel düzeyde alıştırmalar yazılmıştır. Araştırmacı tarafından alıştırmalar, çeşitli ritmik kombinasyonlar kullanılarak çeşitlendirilmiş ve öğretmenlerin görüşlerine sunulmuştur. Elde edilen veriler sonucunda, eğitimciler hem öğrencilikleri sırasında hem de öğrencileri ile çalışırken düzeylerine uygun aksak ritimli eser ve etüt bulmakta sıkıntı yaşadıklarını ifade etmişlerdir. Ayrıca aksak ritimli etüt veya eserler çalışılırken zorlandıkları bazı noktalar olduğunu ve bu noktalara yönelik etüt ve alıştırmaların gerekli olduğunu belirtmişlerdir. Ayrıca, Güzel Sanatlar Liseleri piyano ders kitaplarında aksak ritimli eser ve etütleri, sayı ve içerik olarak yeterli bulmadıklarını belirtmişlerdir. Eğitimciler, bu tezin konusu olan ve araştırmacı tarafından piyano için yazılan etüt ve alıştırmaların başlangıç seviyesinde, teknik olarak ve kullanılabilirlik açısından uygun olduğu konusunda görüş bildirmişlerdir.
Türk müziği devlet konservatuvarları keman eğitiminde kullanılan öğretim yaklaşımları ve materyaller üzerine bir çalışma
Bu çalışmada, TMDK'de keman eğitiminde kullanılan öğretim yaklaşımları ve materyallerin tespit edilmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın giriş kısmında Türk müziği keman eğitiminin usta-çırak ilişkisi ile sürdürüldüğü bir yaklaşım görülmektedir. Bundan dolayı Türk müziği keman eğitiminde metodik bir sistemin olmadığı ile ilgili bilgiler verilmiştir. Çalışmanın sonraki aşamasında problem durumundan yola çıkarak alt problemler belirlenmiştir. Bu alt problemlerde TMDK'lerdeki öğretim elemanlarının keman öğretimindeki yaklaşımları ve kullanılan materyaller ile ilgili 19 adet yarı yapılandırılmış görüşme sorusu bulunmaktadır. Bu görüşme soruları; Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Türk musikisi Devlet Konservatuvarı, Ege Üniversitesi Türk Musiki Devlet Konservatuvarı, Gaziantep Üniversitesi Türk Müziği Devlet Konservatuvarı, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Türk Müziği Devlet Konservatuvarı, Hacı Bayram Veli Üniversitesi Türk Müziği Devlet Konservatuvarı, Sakarya Üniversitesi Türk Müziği Devlet Konservatuvarlarındaki 8 öğretim elemanına uygulanmıştır. Çalışmanın I. Bölümünde Türk müziği keman öğretim yaklaşımları ve materyallerin kavramsal çerçevesi kapsamında Türk müziğinde çalgı eğitimi, Osmanlı dönemindeki bazı önemli keman icracıları ve Türk Müziği Devlet Konservatuvarları ile ilgili literatür taraması yapılmıştır. Çalışmanın II. bölümünde; yarı yapılandırılmış görüşme sorularının uygulandığı Türk Müziği Devlet Konservatuvarındaki 8 öğretim elemanından alınan cevaplar ışığında keman eğitiminde kullandıkları yaklaşımları ve materyaller belirlenmiştir. Görüşmede elde edilen veriler nitel araştırma yöntemi kapsamında betimsel analiz yöntemi ile yorumlanmıştır. Araştırmanın sonunda, TMDK'de öğretim elemanlarının öğrenci merkezli bir yaklaşım benimsedikleri ve keman eğitiminde kullanılan materyalleri öğrencinin hazırbulunuşluk düzeyine göre belirledikleri sonucuna ulaşılmıştır. TMDK'deki uygulanan keman öğretim programlarındaki yaklaşımdan yola çıkarak, başlangıç keman eğitiminin Batı müziği kaynaklardan olduğu ve daha sonra Türk müziğine geçiş yaptıkları sonucuna ulaşılmıştır. TMDK'deki öğretim elemanlarının keman eğitiminde kullandıkları öğretim yaklaşımları ve materyallerle keman eğitimini daha sistematik bir şekilde usta-çırak ilişkisinden öğrenci-öğretmen ilişkisine dönüştürdüğü sonucuna varılmıştır.
Bağlama öğretimi ile Suzuki Keman Öğretiminin yöntem bakımından karşılaştırılması
Bu araştırmada Türkiye'deki bağlama eğitim yöntemleriyle dünyada kabul görmüş Suzuki Keman Öğretim Yöntemi karşılaştırılmaya çalışılmıştır. Bu bağlamda bağlama, bağlamanın tarihi, bağlamanın çeşitleri, bağlamanın bölümleri; bağlama öğretim yöntemleri; Suzuki, Suzuki'nin hayatı, Suzuki'nin müzik eğitim yöntemi ve felsefesi araştırılmıştır. Araştırmada literatür kaynak taraması yöntemi kullanılmıştır. Araştırma bağlama ve keman yöntemi ile sınırlandırılmıştır. Araştırma sonucunda yukarıda belirtilen öğretim yöntemlerinin benzerlikleri ve farklılıkları ortaya konulmaya çalışılmış ve bu sonuçlara ilişkin öneriler sunulmuştur.
Trombon çalışma metotlarının karşılaştırılması ve bireysel çalışma düzeni oluşturma yöntemleri
Trombon ve diğer bakır üflemeli çalgılar için oluşturulan günlük müzikal ve teknik çalışma yöntemleri kompleks becerilerin birlikteliğini içermektedir. Müzisyenin etkili bir çalışmada kullanacağı planlanmış yöntemler, bilinçli ve metodik biçimde sorunların üstesinden gelmesini mümkün kılar. Ancak, bakır enstrüman icrası ve karmaşık temel kavramlarının (dil, bağ, artikülasyon, hava akışı vb.), kişiye özel fiziksel farklılıklar da düşünüldüğünde metodik bir çizgiye oturtulması oldukça güç olabilir. Teknik zorluklar karşısında çözüme genellikle bireysel çabalar, deneme yanılma yöntemleri ile ulaşılmaktadır. Bu durumda ortaya çıkan zaman kaybı ve yanlış edinilen alışkanlıkların kişinin müzikal yaşamını olumsuz etkileyeceği düşünülmektedir. Bu çalışmanın amacı, araştırmacının seçtiği akademik olarak kabul gören çalışma metotları ve materyallerin, icracı, öğrenci ve eğitimciler için bir derlemesini oluşturmaktır. Bu yolla, zorlu bir konu olan günlük kişisel egzersiz programlarının nasıl planlanacağı sorusuna yanıt aranmış, incelenen metotlarının konu hakkında sunduğu çözüm önerileri tartışılmıştır. Araştırma kapsamında yapılan kaynak tarama çalışması ardından online ve basılı metotlar, teorik kitaplar ve uzman görüşleri incelenmiş, ortak noktalar ve fikir ayrılıkları saptanmıştır. İnterdisipliner yöntemler de çalışmaya dahil edilerek, tüm veriler ışığında kişiye özel çalışma yöntemi geliştirme önerilerine yer verilmiştir. Araştırma sonucu elde edilen teorik bilgiler çerçevesinde hazırlanmış çalışma düzeninin, teknik ve müzikal açıdan birçok sorunun çözümü olabileceği gibi kişinin özgüvenini de pozitif etkileyeceği düşünülmektedir. Bu yönü ile çalışmada gösterilen günlük egzersizlerin her biri, çalma yetilerinin önceden belirlenmiş bir program çerçevesinde geliştirilmesini sağlayarak, müzikal performansta icracının kontrolünü ve odaklanma yetisini artırmayı hedeflemektedir. Araştırmanın, trombon özelinden yola çıkarak diğer bakır üflemeli çalgılara da yardımcı bir kaynak olması amaçlanmıştır.
Operalarda yer alan seçilmiş solo keman partilerinin incelenmesi
Bu çalışmada Alman, İtalyan, Fransız ve Türk operalarında literatüre geçmiş önemli keman soloları (konzertmeister soloları, ikili sololar, grup soloları) araştırılmış ve yapılan analizler doğrultusunda ifadeyi güçlendirmek, temaların hatırlatılması ve benzeri kullanım amaçları, kullanım yoğunluğu, eserlerin hangi bölümlerinde daha sıklıkla görülmekte olduğu gibi açılardan incelenmiştir. Çalışmada yer alan operalar, özellikle keman soloların yoğun olduğu eserler arasından seçilmiştir. İtalyan Operaları bölümünde Giacomo Puccini ve Giuseppe Verdi'nin eserlerinden, Alman Operaları bölümünde Richard Wagner, Richard Strauss, Alban Berg, Engelbert Humperdinck ve Wolfgang Amadeus Mozart'ın eserlerinden, Fansız Operaları bölümünde ise, Jules Massenet ve Charles Gounod'nun eserlerinden örnekler yer almaktadır. Araştırmanın devamında, eserlerinde Türk ezgi ve motiflerine yer vererek, özellikle vokal müziğie yeni bir boyut kazandırmış olan Cumhuriyet Döneminin 3. kuşak bestecilerinden Okan Demiriş ve Selman Ada'nın operalarından örnekler seçilerek incelenmiştir. Çalışmanın amacı, dünya opera literatüründe yer almış önemli keman sololarının incelenmesi yoluyla, keman eğitimi alan ve opera orkestralarında çalışmayı amaçlayan öğrencilerin, operalarda solo keman repertuvarını tanımasına katkıda bulunmaktır.
Gitar eğitiminde birlikte çalma müfredatına katkı amaçlı yeni düzenleme önerileri
Dünya müziklerinden seçilen eserlerin gitarlı çalma grupları ile icra edilebilirliği, bu araştırmanın temelini oluşturmaktadır. "Giriş" kısmında, bulgulara yön verecek şekilde bazı tanımlar yapılacak, çeşitli kavramlar açıklığa kavuşturulacak ve problem durumuna değinilecektir. "Materyal ve Yöntem" bölümünde, araştırmada hangi yöntemlerle kaynak tarandığı ve bulgulara nasıl ulaşıldığı açıklanacaktır. "Bulgular ve Yorum" bölümünde, araştırmanın problem durumuna yönelik bulgular elde edilerek yorumlanacaktır. "Sonuç ve Öneriler" kısmında ise elde edilen bulgular ışığında ulaşılan sonuçlara yer verilerek, bunlar hakkında öneriler getirilecektir.
Boru-trampet takımlarına alternatif olarak trompet-trampet grupları için model önerisi
Araştırmada ilk, orta, lise seviyelerindeki kamu ve özel eğitim kurumlarının törenlerinde, seremonilerde, askeri okul faaliyetlerinde vb. kullanılmaya devam edilen Boru - Trampet Takımlarına alternatif olarak, boru(borazan) çalgısının teknik açıdan daha gelişmiş versiyonu olan "trompet" çalgısının, çok seslilik imkânlarından yararlanılarak, benzer alanlarda "trampet" çalgısının varlığı da çoğu zaman sürdürülerek (eşliklerde) değişik modellerde kombinasyonlar barındıran eserler üretilmiştir. Araştırmanın ilk bölümünde boru - trampet çalgıları tarihsel olarak tanıtılıp, birlikteliklerinden oluşan tuğ takımları incelenmiştir. Bu takımların sahip olduğu mevzuatlar; kadro, görev alanı ve repertuvar yönünden incelenmiştir. Araştırmanın ikinci bölümünde "trompet" çalgısı ve türevleri incelenerek bu alanda "borazan" ile yer değiştirildiğinde neler yapılabileceğinin fikriyatına alt yapı oluşturulmuştur. Araştırmanın üçüncü bölümünde ise trompet çalgısı ve türevlerine yönelik bestelerin notaları sergilenmiştir. Bu bestelerde çeşitlilikler vardır. Bu araştırmanın Üflemeli ve Vurmalı Çalgılarda özellikle eğitim alanında ve her türlü müzikal faaliyette yeni bir bakış açısı kazandıracağı, ayrıca tören ve seremonilerde kültürel olarak yeni renklere katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Trompetçi ruhların, bu anahtar fikir ile tatlı rekabet iklimiyle bu çalışmanın akabinde daha yeni faaliyetler yapıp, repertuvarımıza daha gelişmiş eserler kazandıracağı değerlendirilmektedir.
Güzel sanatlar lisesi öğrencilerinin bireysel çalgı dersi motivasyon düzeylerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi
Bu araştırmada güzel sanatlar lisesi (GSL) müzik bölümü öğrencilerinin bireysel çalgı dersi motivasyon düzeylerinin sınıf, cinsiyet ve çalgı türü açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Bu çalışmada nicel araştırma yöntemlerinden biri olan tarama modeli kullanılmıştır. Çalışma grubunu, Hatay Bedii Sabuncu Güzel Sanatlar Lisesi, Adana Çukurova Güzel Sanatlar Lisesi ve Mersin Nevit Kodallı Güzel Sanatlar Lisesi müzik bölümü öğrencilerinden araştırmaya katılmaya gönüllü olan 243 öğrenci oluşturmuştur. Veri toplama araçları olarak, araştırmacı tarafından hazırlanan ve araştırmaya katılan öğrencilerin, cinsiyet, sınıf düzeyi ve kullandığı bireysel çalgı bilgilerinden oluşan "Demografik Bilgi Formu" ile öğrencilerin motivasyon düzeylerini belirlemek için Demet Girgin'in (2015) geliştirmiş olduğu "Bireysel Çalgı Dersi Motivasyon Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmada uygulanan demografik bilgi formu ile bireysel çalgı dersi motivasyon ölçeği öğrencilere yüz yüze uygulanmıştır. Bireysel çalgı dersi motivasyon ölçeği ve demografik bilgi formu yoluyla elde edilen verilerin ilgili analizleri yapılmış, tablolar halinde düzenlenerek yorumlanmıştır. Araştırmanın sonucunda, güzel sanatlar lisesi müzik bölümü öğrencilerinin, bireysel çalgı dersi motivasyonlarının yüksek düzeyde, motivasyonsuzluk alt boyut puanlarının çok düşük düzeyde, başarı ve çalışma motivasyonu alt boyut puanlarının çok yüksek düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Demografik değişkenlere göre bakıldığında ise öğrencilerin bireysel çalgı dersi motivasyonu ölçek ve alt boyut puanlarının cinsiyete göre anlamlı farklılık göstermediği; başarı ve çalışma motivasyonu alt boyut puanlarının sınıf düzeyine göre anlamlı farklılık göstermediği; bireysel çalgı dersi motivasyonu ölçek ve alt boyut puanlarının çalınan bireysel çalgıya göre anlamlı farklılık göstermediği sonucuna ulaşılmıştır. Motivasyonsuzluk alt boyut ve bireysel çalgı dersi motivasyonu ölçek puanlarının sınıf düzeyine göre anlamlı farklılık gösterdiği saptanmıştır. Buna göre, 12. sınıfta öğrenim gören öğrencilerin motivasyonsuzluk puanı, 9. sınıfta öğrenim gören öğrencilerin puanlarına göre anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu ve 9. sınıfta öğrenim gören öğrencilerin bireysel çalgı dersi motivasyon ölçek puanı, 12. sınıfta öğrenim gören öğrencilerin puanlarına göre anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu görülmüştür.
Mesleki enstrüman öğrenimindeki başarı hedefi yönelimlerinin ve kendini sabote etme davranışlarının incelenmesi
Bu çalışma, mesleki enstrüman öğrenimi gören öğrencilerin başarı hedefi yönelimleri ve kendilerini sabote etme davranışlarının incelenmesi amacı ile yapılmıştır. Çalışmada öğrencilerin başarı hedefi yönelimi alt boyutlarındaki düzeylerinin, kendini sabote etme davranışlarını ne şekilde öngördüğü de incelenmiştir. Çalışma grubunu, Türkiye'deki üniversitelerin müzik eğitimi ana bilim dallarında öğrenim gören 309 öğrenci oluşturmuştur. Veriler: Kişisel Bilgi Formu (araştırmacı tarafından geliştirilen), Enstrüman Öğrenimindeki Başarı Hedefi Yönelimleri Ölçeği (Aydıner-Uygun, 2016, 2018a tarafından 2x2 hedef yönelimi yapısına uygun olarak enstrüman öğrenimine ve Türkçeye uyarlanan) ve Kendini Sabotaj Ölçeği (Akın vd. 2010 tarafından Türkçeye uyarlanan) ile toplanmıştır. Sonuçlara göre; öğrencilerin enstrüman öğrenimindeki başarı hedefi yönelimleri düzeylerinden en yüksek düzeyde öğrenme yaklaşma yönelimine, en düşük düzeyde ise performans kaçınma yönelimine katılım gösterdikleri belirlenmiştir. Öğrencilerin orta üzeri olarak nitelendirilebilecek bir düzeyde kendilerini sabote edebildikleri bulunmuştur. Öğrencilerin enstrüman öğrenimindeki başarı hedefi yönelimlerine ait düzeylerinde ve kendilerini sabote etme davranışlarında çalışmada belirlenen bağımsız değişkenlere göre anlamlı farklılıkların olduğu gözlenmiştir. Öğrencilerin başarı hedefi yönelimlerinden öğrenme yaklaşma yönelimlerinin kendini sabote etme davranışlarını negatif şekilde; performans kaçınma yönelimlerinin de kendini sabote etme davranışlarını pozitif şekilde öngördüğü sonucuna varılmıştır.
Piyano eğitimcilerinin piyano öğretim tutumları üzerine bir anket çalışması
Bu araştırmada 2021-2022 eğitim öğretim döneminde Türkiye ve Azerbaycan'da bulunan özel ve devlet okullarında piyano eğitimcilerinin piyano öğretim tutumlarının incelenmesi amaçlanmıştır. Bu çalışmada nicel araştırma yöntemlerinden biri olan tarama modeli kullanılmıştır. Çalışma gurubunu, Türkiye ve Azerbaycan'da bulunan özel ve devlet okullarında piyano öğretmeni olan ve araştırmaya katılmaya gönüllü olan 150 öğretmen oluşturmuştur. Veri toplama araçları olarak, araştırmacı tarafından hazırlanan "Demografik Bilgi Formu" ve Doç. Dr. Tarkan Yazıcı'nın (2016) geliştirdiği "Piyano Eğitimcilerinin Piyano Öğretimlerine Yönelik Tutum Ölçeği " kullanılmıştır. Araştırmada öğretmenlere elektronik ortamda anketler gönderilmiş ve elde edilen veriler analiz edilmiştir. Piyano dersi motivasyon ölçeği ve demografik bilgi formu yoluyla elde edilen verilerin ilgili analizler yapılmış, tablolar halinde düzenlenerek yorumlanmıştır. Piyano eğitimi alanında faaliyet gösteren katılımcıların çoğunluğu, bilgi paylaşımı ve deneyim paylaşımının önemini vurgulamaktadır. Katılımcıların büyük bir kısmı, piyano öğretimiyle ilgili sürekli gelişmeye ve yeniliklere açık olduklarını göstermektedir. Aynı şekilde, piyano öğretimiyle ilgili güncel kaynakları takip etme, projelere gönüllü olarak katılma ve literatürü inceleme konularında da aktif bir tutum sergilemektedirler. Bu, katılımcıların kişisel gelişimlerine katkı sağlama ve topluma fayda sağlama istekliliğini yansıtmaktadır. Araştırmanın sonucunda, piyano öğretimi sırasında keyif almanın ve dayanıklılığın önemini gösterirken, sürekli öğretme düşüncesinin bazı katılımcılar için endişe kaynağı olduğunu ortaya çıkmıştır. Bu sonuç, piyano öğretiminin hem zevkli hem de zorlayıcı yönlerini yansıtmaktadır. Ancak, piyano öğretiminin bazı katılımcılar için zor olabileceğini düşünenlerin oranı da yüksektir. Bu durum, öğretmenlerin karşılaştığı zorluklara ve öğretim pratiğini geliştirme ihtiyacına işaret etmektedir. Genel olarak, araştırma sonuçları, piyano öğretimi alanında çalışan bireylerin, sürekli öğrenmeye ve gelişmeye açık olduklarını, bilgi paylaşımını önemsediklerini ve öğretim süreçlerini kişisel tatmin ve toplumsal katkı odaklı olarak değerlendirdiklerini göstermektedir.
Müzik öğretmeni adaylarının yaratıcılıkları ile çalgı öz yeterlik ve çalgılarına yönelik tutumları arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı müzik öğretmeni adaylarının yaratıcılıkları ile çalgı öz yeterlikleri ve yaratıcılıkları ile çalgılarına yönelik tutumları arasındaki ilişkinin incelenip değerlendirilmesidir. Bu çalışma, betimsel nitelik taşıyan ilişkisel tarama modelindedir. Çalışmanın örneklem grubunu Türkiye'nin farklı üniversitelerinde, eğitim fakültesi müzik eğitimi anabilim dalında öğrenim gören 436 müzik öğretmeni adayı oluşturmaktadır. Veriler, kişisel bilgi formu, Ne Kadar Yaratıcısınız Ölçeği, Çalgı Performansına İlişkin Öz yeterlik Ölçeği ve Çalgı Tutum Ölçeği ile toplanmıştır. Verilerin analizinde öncelikle; ölçeklere ait güvenirlik analizi sonuçları için Cronbach Alpha katsayı değerlerine bakılmıştır. Daha sonra müzik öğretmeni adaylarının yaratıcılık düzeyleri ile çalgı performansına ilişkin öz yeterlik puanları ve müzik öğretmeni adaylarının yaratıcılık düzeyleri ile çalgılarına olan tutumları arasındaki ilişki düzeyi Pearson korelasyon katsayısı ile değerlendirilmiştir. Çalışmada kullanılan ölçme araçlarından elde edilen verilerin güvenirliği Cronbach Alpha güvenirlik katsayısı ile incelenmiş ve elde edilen bulgular verilerin analizi için güvenilir olduğunu göstermiştir. Müzik öğretmeni adaylarından toplanan verilerden elde edilen bulgular sonucunda yaratıcılıkları ve öz yeterlikleri arasındaki korelasyon analiz bulgularına göre bir ilişki olmadığı saptanmıştır. Müzik öğretmeni adaylarının yaratıcılıkları ve çalgılarına olan tutumları arasında ise düşük düzeyde ilişki olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Müzik, Yaratıcılık, Öz yeterlik, Tutum
Keman eğitiminde pilates egzersizlerinin öğrencilerin çalgı performansına, çalgı motivasyonuna ve çalgı performans kaygısına etkisi
Bu çalışmanın amacı, keman eğitiminde pilates egzersizlerinin çalgı çalma sürecinde öğrencilerin bireysel çalgılarına yönelik performans, motivasyon ve performans kaygısı düzeylerine etkisini belirlemektir. Araştırmada karma yöntem araştırma deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Harran Üniversitesi Eğitim Fakültesi Müzik Öğretmenliği bölümünde öğrenim görmekte olan 16 keman öğrencisi oluşturmaktadır. Çalışmanın nicel basamağındaki ölçümler için Çoban ve Çalışkan (2019) tarafından geliştirilen "Bireysel Çalgı Eğitimi Dersi Güdülenme Ölçeği" ile Nalbantoğlu (2007) tarafından geliştirilen "Yaylı Çalgılar Performans Kaygısı Ölçeği" ve Dalkıran (2008) tarafından geliştirilen "Bireysel Çalgı Eğitimi Performans Ölçeği" kullanılmış ve araştırmanın nitel kısmında da görüşme yönteminden yararlanılmıştır. Araştırmadan elde edilen veriler Mann-Whitney U testi, Wilcoxon işaretli sıralar testi ve Spearman sıra farkları korelasyon analizleri ile çözümlenmiştir. Çalışmanın sonucunda pilates eğitimi alan deney grubunun çalgı performansı öntest ve sontest puanlarının karşılaştırılmasında anlamlı farklılığın olduğu, çalgı motivasyonu ve performans kaygısı öntest ve sontest puanları karşılaştırıldığında anlamlı bir fark görülmediği tespit edilmiştir. Pilates eğitimi almayan kontrol grubunun çalgı performansı, motivasyon ve performans kaygısı öntest ve sontest puanlarının karşılaştırılmasında anlamlı farkın olmadığı tespit edilmiştir. Pilates eğitimi alan öğrencilerin çalgı motivasyonları ile çalgı performansları arasında orta düzey, pozitif yönlü, ancak anlamlı olmayan bir ilişki, performans kaygıları ile çalgı performansları arasında orta düzey, negatif yönlü, anlamlı olmayan bir ilişki, performans kaygıları ile çalgı motivasyonları arasında ise orta düzey, negatif yönlü, anlamlı olmayan bir ilişki saptanmıştır. Pilates eğitimi almayan öğrencilerin çalgı motivasyonları ile çalgı performansları arasında orta düzey, pozitif yönlü, anlamlı olmayan bir ilişki, performans kaygıları ile çalgı performansları arasında düşük düzey, pozitif yönlü, anlamlı olmayan bir ilişki, performans kaygıları ile çalgı motivasyonları arasında ise düşük düzey negatif yönlü, anlamlı olmayan bir ilişki saptanmıştır. Çalışma sonrasında gerçekleştirilen görüşmelerde öğrencilerin genel olarak pilatesin fiziki ağrılarını azalttığı için keman performansını olumlu yönde etkilediği, birlikte egzersiz yaptıkları için motive olduğu ve bu durumun keman çalma isteklerini güdülediği; bununla birlikte performans kaygılarında azalma olduğu, pilates egzersizlerinin faydalı olduğu ve çalışma saatlerinin sıklığının arttığı yönünde görüş bildirdikleri tespit edilmiştir. Ayrıca üniversitelerin müzik programlarında pilates dersinin olması gerektiği en çok vurgulanan öneri olmuştur.
Çocuklarda bağlama eğitimine yönelik uzman görüşlerinin değerlendirilmesi
Amaç: Bu araştırma; örgün, yaygın ve özel eğitim kurumlarında çocuklar için başlangıç bağlama eğitimine yönelik mevcut durumun incelenmesini amaçlamaktadır. Bu kapsamda araştırmada, uzman görüşleri doğrultusunda çocuklara yönelik başlangıç düzeyi bağlama eğitiminde uygulanabilecek yol, yöntem ve metotların tespiti, eğitim içeriğinde yer alması gerekli görülen teorik ve uygulamaya ilişkin konu başlıklarının belirlenmesi, icraya dönük teknik ve müzikal kazanımların tespiti ve süreçte karşılaşılan problemlere yönelik çözüm önerilerinin sunulması amaçlanmıştır. Yöntem: Araştırmada karma yöntem yakınsayan/eş zamanlı desenden faydalanılmış, nitel ve nicel sorular içeren görüşme formuyla 12.05.2020 ve 20.06.2022 tarihleri arasında veriler toplanmıştır. Araştırmanın örneklemini örgün, yaygın ve özel eğitim kurumlarında veya serbest şekilde 56 farklı şehirde ve yurt dışında görev yapan, 6-15 yaş arası çocuklara ders verme deneyimine sahip 291 bağlama eğitmeni oluşturmuştur. Verilerin analizinde nitel içerik analizi yönteminden ve nicel frekans analizi yönteminden faydalanılmıştır. Bulgular: Çocuklara yönelik bağlama dersleri çoğunlukla 25-44 yaş aralığında, bireysel çalgısı bağlama olan lisans düzeyinde eğitimine sahip ve erken yaşta bağlama öğrenmeye başlayıp bunu meslek edinen kişilerce yürütülmektedir. Eğitmenler bağlama eğitimini için 7-10 yaş aralığında haftada iki gün birer saat öğretimi uygun bulmakta; çocuğun bağlama çalmaya yatkınlığını belirlemek için ezgi ve ritim tekrarına yönelik müziksel hafızaya ve fiziki özelliklere bakmaktadırlar. Çocuklar için öğretimde kısa veya uzun saplı bağlama tercih edilmekte, kara düzen veya bağlama düzeninde öğretim yapılmaktadır. Çocuklar için tel ve parmak numaralarının, tezene yönlerinin gösterildiği la eksenli nota yazımı tercih edilmektedir. Tezene yönlerinin aşağı yukarı yönde ok işaretleriyle, tel numaralarının daire içinde rakamlarla dizeğin üstünde, parmak numaralarının "5, 1, 2, 3, 4" şeklinde rakamlarla dizeğin altında gösterimi tercih edilmektedir. Bağlama eğitiminde ilk ders için sırasıyla temel nota bilgisi, bağlamanın yapısı ve bağlama tutuş-oturuş tercih edilmektedir. Bağlama eğitmenleri çocuklar için temel düzey bağlama eğitim süreci içerisinde akort bilgisine, bağlama ailesine yönelik bilgilere, bağlamayı korumaya ilişkin bilgilere, mikrotonal seslere, hız terimlerine, artikülasyon ve süslemeye yönelik bilgilere yer verilmesi gerektiği görüşündedir. Eğitmenler öğretimde halk ezgilerinden faydalanmaktadır. Öğretimde çocuklar için temel düzey bağlama eğitimi için beklenen kazanımlar; tezene yönü ve parmak numaralarını doğru kullanabilme, deşifre çalabilme, ezbere çalabilme, bağlama türlerinin farklı tınılarını ayırt edebilme, duyduğunu çalabilme, çarpma, çekme, tril, tarama, çırpma gibi sağ ve sol el tekniklerini uygulayabilme, çalıp söyleyebilme becerileridir. Sonuç: Araştırmada bağlama eğitmenlerinin çocuklara yönelik başlangıç bağlama eğitimi için, bağlama türü ve tel düzeni, notasyon ve faydalanılan ezgilere yönelik ortak bir görüşe sahip oldukları ancak temel düzey bağlama eğitiminde yer verilmesi gerekli gördükleri bağlamaya özgü konu başlıkları ve teknik kazanımlara ilişkin farklı görüşlere sahip oldukları sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Bağlama, Bağlama Eğitimi, Çocuk Çalgı Eğitimi, Saz, Karma Yöntem