Antalya-Alanya
95 theses under this subject heading
Alanya'nın etnobotanikleri
Bu araştırmada Alanya (Antalya)'da 39 familyaya ait 66 takson etnobotanik bitki tespit edilmiştir. Lamiaceae, Rosaceae ve Pinaceae familyaları en çok örneği olan familyalardır. Bazı taksonlar değişik amaçlarla birden fazla kullanılmaktadır. Karaçam da en fazla kullanım amacı (4) olan taksondur. Etnobotanik bitkilerden 39 takson gıda olarak kullanılmaktadır. Bunlardan bazıları toplandıktan sonra yıkanır ve pişirilerek tüketilir. Bazıları da pişirilmeden taze olarak tüketilir. Uzun işlemlerden geçirilerek pekmez kıvamında tüketilen bitkilerde vardır. Kozalaklardan elde edilen pekmez oldukça popülerdir. Andız başta olmak üzere son zamanlarda karaçam ve kızılçam kozalaklarından da pekmez yapılmaktadır. Bunların dışında soğanları tüketilen bitkilerde bulunmaktadır. Bazı etnobotanikler ticari olarak değerlendirilmektedir. Toplandıktan sonra bazen o şekilde bazen de çeşitli işlemlerden geçirilerek satışa sunulmaktadır. Bu şekilde özellikle kırsal alanda önemli bir kazanç elde edilmesi mümkün olmaktadır. Bunların bir kısmına Orman idaresi tarafından öncelik ve teşvik olmakta, planlama desteği sağlamaktadır. Kuzugöbeği bu konuda en önemli olanıdır. Bunun dışında defneyaprağı ve kekik taksonları da önemli ticari ürünlerdir. Bunlar ya doğal olarak toplandığı gibi (mantarlar çoğunlukla böyledir) ya da bazı işlemlerden geçirilerek (kurutma vb.) pazarlarda ya da bizatihi ürünü almaya gelen tacirlere satılmaktadır. Defneyaprağı, Orkide ve Kardelen gibi bazı etnobotanikler özel izinle ve planlı olarak ticareti gerçekleşmektedir. Bunların dışında özellikle tıbbi-aromatik olarak kullanılan etnobotanikler göze çarpmaktadır Bugün hala birçok rahatsızlığa karşı ilk olarak başvurulan bir yöntem olarak önemlidir. Soğuk algınlığında ilk başvuru yeri kekik suyu ya da yağıdır. Ayrıca mobilyacılık gibi günlük hayatımızın önemli gereksinimleri de etnobotaniklerden elde edilmektedir.
Alanya Arkeoloji Müzesi'nde bulunan Bizans sikke örnekleri
Bu çalışmada "Alanya Arkeoloji Müzesi'nde Bulunan Bizans Sikke Örnekleri" başlıklı tez konusu ele alınarak Alanya Arkeoloji Müzesi'ne satın alma ya da devir yoluyla getirilen 56 adet Bizans sikke örneği envanter kayıtlarına bakılarak incelenmiştir. Alanya Arkeoloji Müzesi'nde incelenen sikke örnekleri 6.yüzyıl ile 10.yüzyıla tarihlendirilmektedir. Başta İstanbul olmak üzere Anadolu'da siyasi varlığını sürdürmüş Bizans İmparatorluğu'nun kültürel izlerini taşıyan Bizans sikkeleri bizlere Bizans'ın siyasi gücünü ve ekonomik gücüne ait bilgiler sunmaktadır. İncelenen Bizans sikkelerinin bir kısmını "Anonim Follisler" adı verilen bir grup sikke örneği oluşturmaktadır. Müzede yer alan anonim follis örnekleri kendi aralarında çeşitli sınıflara ayrılmıştır. Bunlar A, B, C ve I Grubu'nu oluşturan sikke örnekleridir. İncelenen çalışma içerisinde 12 adet anonim follis grubuna ait sikke örneği incelenmiştir. Katalog çalışması içerisinde ise toplamda 56 sikkenin ön yüz ve arka yüz fotoğraflaması yapılmış ve böylece sikkelerin daha iyi incelenmesine olanak sağlanmıştır. Tezimin içerisinde Bizans sikkeleri ve Bizans sikkeleri içerinde değerlendirilen katalog çalışmasının bir bölümünü oluşturan "Anonim Follisler" tanıtılıp gruplandırılması yapılmıştır. Bir katalog çalışması şeklinde gerçekleştirilen çalışmanın amacı Bizans sikkelerinin katalog yöntemiyle tanıtılıp değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. Çalışmada önce Alanya Arkeoloji Müzesi tanıtımı sağlanmıştır. Daha sonra ise, Bizans İmparatorluğu hakkında kısa bilgi verilmiş ve daha sonra ise sikkenin tanımı ve tarihçesi anlatılmıştır. Ayrıca Bizans sikke özellikleri sikkelerde kullanılan yazı, imparatorlar ve sikkeler üzerinde geçen imparator ünvanları, sikke birimleri, darphaneler hakkında kısa bilgi verilmiştir. Altıncı bölümde ise sikkelerin katalog çalışması yapılmıştır. Katalog çalışması şeklinde yapılan tezin son bölümünde ise sikkelerle ilgili bir değerlendirme çalışması yapılarak sikkelerin basıldığı darphaneler, imparatorların unvanları, figür, geometrik bitkisel düzenlemeler hakkında bilgi verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Alanya Arkeoloji Müzesi, Bizans sikkeleri, katalog çalışması, Anonim Follisler, Sikke
Alanya örneğinde Almanca-Türkçe iki dillilik: Ses, yapı ve anlambilim açısından toplumdilbilimsel bir inceleme
Toplumdilbilimsel temelli araştırmalar artan bir ivmeyle literatürde yerini almaktadır. Bu tezde de toplumdilbilimsel çalışma konularının başında gelen iki dillilik kavramı, Alanya'da yaşayan geç iki dilli Almanların hedef dil Türkçeyi konuşmaları üzerinden ses bilimsel, yapı bilimsel, anlam bilimsel ve söz dizimsel başlıklar altında Alanya merkez alınarak toplumdilbilimsel çerçevede incelenmiştir. Bu sebeple tezin ilk amacı katılımcıların Türkçeyi konuşurken Türkçeden yaptıkları ses bilimsel, yapı bilimsel, anlam bilimsel ve söz dizimsel sapmaları göstermek ve bunları tespit ederken kültürel farkındalık ve hazırbulunuşluk durumlarının onların dil edinim ve öğrenmelerine etkisini ortaya koymaktır. Çalışma sadece Alanya'da yaşayan yetişkin Türkçe bilen Almanları kapsarken; çalışmaya katılan bir erkek dışında katılımcıların tamamı kadın olduğu için cinsiyet, katılımcıların geldikleri eyaletler farklılık oluşturduğu için de eyaletlerin ağız özellikleri kapsam dışı tutularak standart Almanca temel alınmıştır. Bu çalışmada, yarı yapılandırılmış görüşme, gözlem ve içerik analizi olmak üzere birden fazla araştırma yöntemi uygulanmıştır. Yarı yapılandırılmış görüşme, önceden hazırlanan yazılı soruların katılımcıya sözlü olarak sorulması ve yanıtların ses kayıt cihazıyla kayda alınmasıyla birlikte not alma şeklinde gerçekleşmiştir. Gözlem yöntemi ise Türkçeye yönelik yaklaşım ve tutumlar bölümüne veri sağlamak amacıyla tercih edilmiştir. Yapılan çalışmada gözlem ve görüşme yoluyla elde edilen nitel araştırma verileri içerik analiziyle incelenmiştir. Yapılan çözümlemeler ve değerlendirmelerden, katılımcıların daha çok ana dil kaynaklı olmak üzere hedef dil olarak Türkçeden ses bilimsel, yapı bilimsel, anlam bilimsel ve söz dizimsel olarak sapma yaptığı, gönüllü göçle gelen katılımcıların Türkçeye ve Türk kültürüne karşı olumlu yaklaştıkları sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Sözcükler Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretimi, Alanya'daki Almanlar, Toplumdilbilim, Geç İki dillilik, Dil Edinimi, Ses bilim, Yapı bilim, Anlam bilim, Söz dizimi, Türk Kültürü
Uluslararası göç sürecinde birlikte yaşama kültürü ve yerel aktörler: Alanya örneği
Çalışmanın problematiğinin temelinde; yerleşik farklı kültür ve tâbiiyetlerdeki nüfus gruplarının, birlikte yaşama kültürünün gelişmesinde, görünürlüklerinde ve farklılıklarının birlikteliği ile demokratik ortak kültür oluşturulabilmesinde, yerel aktörlerin etki ve etkileşimlerine dair sorgulamalar bulunmaktadır. İki ana kısımdan oluşan, bir durum çalışması niteliğinde planlanan araştırmada; kavramsal, tarihsel ve kuramsal zemin altyapı olarak kabul edilmekte ve üst yapı olarak yerel mekânda bir değerlendirme ile yapısal bütünlükle inşa edilmektedir. Öncelikle çalışmanın ana eksenini oluşturan; uluslararası göç, kültür ve kent temelinde, uluslararası ölçekten yerel ölçeğe geçişlerle, kültürötesilik ve küyerel yönetişim odak kavramlarının beraberinde gelen ve ikisini ortak paydada buluşturan birlikte yaşama kavramıyla, bir kavram demeti gibi ele alınarak kavramsal, tarihsel ve kuramsal temelli değerlendirmeler yapılmaktadır. Belirlenen kuramların içerisinden de, sürecin belirlenen temalarıyla ilgili tutulabilecek kısımları süzülerek, rehberlikleri esas alınmaktadır. Politikalar, yasal ve kurumsal yapılanmalar, yereldeki yansımalar ve geçilen süreçler incelenmektedir. Çalışmanın ikinci kısmında, yerelde bir yerleşim örneğinin incelendiği bir saha araştırmasının yapıldığı mekân olarak; geçmişten bugüne gelen yapısıyla, 126 ülkeden yabancı nüfusun, Türkiye'de yerleşmeyi tercih ettiği Alanya ilçesine odaklanılmaktadır. Saha araştırmasının sonucunda, Alanya'da yerleşik farklı kültür ve tâbiiyetlerdeki yabancı nüfus ile yerli nüfusun, birlikte yaşama kültürünün gelişmesinde, kültürötesilik ve küyerel yönetişim bağlamında etkileşimler, yerel aktörlerin etkileri ve nasıl bir etki-etkileşim süreci ile açıklanabileceği cevaplanmaktadır. Bir açıklamaya ulaşabilecek bakış sağlayabilmek, bütünsel bir resim çizebilmek ve derinlemesine bir anlayış sunabilmek hedeflenmektedir. Çalışmada nitel araştırma yöntem ve tekniklerinden durum çalışmasına uygun oluşturulan araştırma deseni takip edilmektedir. Saha araştırmasında; üç farklı tâbiiyet ve kültür bölgesi kökeni hâlinde farklılaşan grupların ve ilgili yetkililerden oluşan grubun araştırma kapsamındaki ilgili algıları, tanımlamaları ve anlamlandırmalarının 'nasıl' olduğu görüşmeler ile açıklanmaya çalışılmaktadır. Çalışmanın sonunda, süreç düşüncesi ve bütün parça ilişkisiyle değerlendirmeler yapılmaktadır. Uluslararası göçte, yerel aktörlerin mekâna içkinlikleri ile mekânda dengenin sağlanabilmesinde etkili oldukları görülmektedir. Alanya'da kültürötesilik ve küyerel yönetişim tanımlarının mekânda iç içe geçmeleriyle, Alanya'da mekânsal karşılıklarına da ulaşılmaktadır. Sonuçta kurulan hipotezin doğruluğuna da ulaşılmaktadır.
Çevre sorunlarını önlemede yerel yönetimlerin etkisi ve halkın duyarlılığı: Alanya örneği
Toplumsal yaşam içerisindeki değişmeler ve gelişmeler hiç şüphesiz ki en çok çevreyi etkilemekte ve bunun sonucunda çevre sorunları ortaya çıkmaktadır. Sanayi devriminden günümüze kadar uzanan çevre sorunlarının çözümde insanların çevresel davranışları, çevresel duyarlılıkları ve çevresel tutumları önemli rol oynamaktadır. Bununla birlikte yerel yönetimlerin çevresel sorunların çözümünde etkin olabilmesi, çevre sorunlarının önlenmesinde etkili olmaktadır. Bu yaklaşımdan yola çıkarak çalışmamızda amaçlanan, çevresel sorunların çözümünde Antalya'nın Alanya ilçesindeki çevresel davranışlarının, çevresel duyarlılıklarının, çevresel tutumlarının ölçülmesi ve birbirleriyle ilişkilerinin tespit edilmesidir. Bunun yanında, bu bölgedeki çevresel sorunların çözümünde yerel yönetim algısının tespit edilmesi amaçlanmış olup ve hepsinin birbirleriyle ilişkileri incelenmiştir. Çalışmanın bulguları incelendiğinde çevresel davranış, çevresel tutum, çevresel duyarlılık ve yerel yönetim algısı arasında anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Bunun yanında bağımsız değişkenler çevresel duyarlılık, çevresel tutum ve yerel yönetim algısı bağımlı değişken olan çevresel davranış üzerinde pozitif yönde anlamlı bir etkiye sahip olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Çevre, Çevre Sorunları, Çevresel Davranış, Çevresel Duyarlılık, Yerel Yönetimler
Örgütsel ve bireysel özellikler açısından iş doyumu ile tükenmişlik düzeyi arasındaki ilişki: Alanya'da banka çalışanları üzerinde bir inceleme
Günümüzde çalışma hayatında iş doyumunun ve tükenmişliğin büyük önemi vardır. Hizmetin ön planda olduğu sektörlerden biri olan bankacılık sektöründe çalışanların tükenmişlik ve iş doyum düzeylerini inceleyen bu tez çalışmasında konu detaylı olarak açıklanmaya çalışılmıştır.İş doyumu ile bazı demografik değişkenler arasında yapılan incelemede yaş, çalışma süresi ve statüsü arttıkça iş doyumunun arttığı da tespit edilmiştir. Cinsiyet, medeni durum, eğitim düzeyi gibi değişkenlere göre iş doyumunun önemli bir farklılık göstermediği tespit edilmiştir.Tükenmişlik ile bazı demografik değişkenlere bakıldığında gelir düzeyi ve hizmet süresine göre tükenmişlik düzeyinin farklılaştığı tespit edilmiştir. Diğer demografik değişkenlere göre çalışanların tükenmişlik düzeylerinde anlamlı bir farklılık bulunmamaktadır.Bankacıların iş doyum düzeylerini ölçmek için Minnesota İş Doyum Ölçeği kullanılarak cevaplayıcıların içsel doyum, dışsal doyum ve genel doyum düzeyleri belirlenmiştir. Araştırmada kullanılan bir diğer ölçek olan Maslach Tükenmişlik Ölçeği ile banka çalışanlarının duygusal tükenme, duyarsızlaşma ve düşük kişisel başarı düzeyleri belirlenmiştir. Ayrıca araştırmada ?Kişisel Bilgi Formu? kullanılmıştır.Araştırmadan elde edilen verilerin istatiksel analizleri için ?SPSS? paket programı kullanılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde korelasyon, t testi, Anova, Post-hoc testi olarak da Scheffe testi kullanılan araştırmada, hata payı üst sınırı 0,05 olarak kabul edilmiştirAraştırma sonucunda banka çalışanlarının iş doyum düzeyleri ile tükenmişlik düzeyleri arasında negatif ilişki tespit edilmiştir. İş doyumu arttıkça tükenmişlik azalmaktadır.Anahtar Kelimeler: İş doyumu, Tükenmişlik, Bankacılar.
Alanya otel işletmelerinde iç girişimcilik algısı
Günümüz küreselleşen iş dünyasında işletmeler yenilikçi faaliyetlerde bulunarak rakiplerinden farklı olmak ve sürekli farklılaşarak rekabet etmek durumundadırlar. İç girişimcilik işletme içerisindeki kendi yeteneklerini kanıtlamış çalışanların, birbirleriyle iş birliği gerçekleştirerek yenilikçi davranma, proaktif olabilme, risk alabilme ve kendini her daim dinamik tutabilme çabalarıyla gerçekleştirdikleri iş faaliyetlerinin bütünü olarak değerlendirilebilmektedir. İç girişimcilik faaliyetlerinin sürdürüldüğü işletmeler, rakipleri karşısında avantaj elde ederlerken işletme içerisindeki çalışanların da yaşam kalitesine katkı sunmaktadır. Ayrıca iç girişimcilik faaliyetlerini gerçekleştiren işletmeler müşterilerini de kendilerine sadık hale getirebilmektedirler. Bu bağlamda iç girişimciliğin önemi göz önünde bulundurularak yapılmış olan bu çalışmanın temel amacı otel işletmelerinde iç girişimcilik algısını incelemektir. Araştırmanın diğer amacı ise elde edilen uygulama sonuçları doğrultusunda otel işletmelerinde iç girişimciliğin gelişimine katkı sunabilecek öneriler geliştirmektir. Çalışmada tanımlayıcı araştırma yönteminden yararlanılmıştır. Araştırma alanı olarak seçilen Alanya destinasyonundaki dört ve beş yıldızlı otel yöneticilerine Eylül 2017 - Kasım 2017 tarihleri arasında anket uygulanmıştır. Geri dönüşü sağlanan toplam 404 anketin eksik veya hatalı bilgi taşıyanları ayıklanarak kullanılabilir 350 anket üzerinden analiz gerçekleştirilmiştir. Anket verileri güvenilirlik analizi, açıklayıcı faktör analizi, ifade ortalamaları ve standart sapma kullanılarak değerlendirilmiş ayrıca elde edilen veriler korelasyon, regresyon ve farklılık analizlerine tabi tutulmuştur. Yapılan faktör analizi sonucuna göre ortaya çıkan boyutlar ürün ve pazar yenilikçiliği, kendini yenileme, proaktiflik ve teknolojik yenilikçilik olmak üzere 4 faktörde toplanmıştır. Otel yöneticilerinin ifade ortalamalarına göre, x=3,25 ile x=4,10 arasında genel olarak iç girişimciliği yüksek düzeyde algıladıkları saptanmıştır. Araştırmanın bulgularından hareketle iç girişimcilik algısı yüksek düzeyde çıkan otel yöneticilerinin (bölüm müdürü/şefi) yetkilerinin gözden geçirilmesi ve arttırılması yönünde planlamalar yapılması iç girişimcilik yeteneklerinin kullanılmasına fırsat sağlayabilir. Buna benzer çalışmaların farklı turizm destinasyonlarında yürütülmesi zaman içerisinde iç girişimciliğin geliştirilmesine katkı sunabilir. Ayrıca bu çalışmanın otel işletmelerinde yaratıcı fikir ve faaliyetlerin gerçekleşmesi açısından turizm sektöründe yol gösterici olacağı, yeni strateji ve politika oluşturulmasında fayda sağlayacağı düşünülmektedir.
Alanya ipekli el sanatlarına yön verenler
İpekböceği yetiştiriciliği ile elde edilen kozalar ipek üretiminin temel kaynağını oluşturmaktadır. Çeşitli aşamalardan geçen kozalar, ipek ipliği olarak işlenmiş ve birçok işlevsel ipekli ürünün ortaya çıkmasını sağlamıştır. Yüzyıllardır devam eden ipekböcekçiliği, ipek üretiminde kültürel bir birikimle estetik zeminin birleştiği bir çatı haline gelmiştir. Anadolu topraklarında da ipeğin üretimi temelde ticari bir uğraş olarak şekillense de geçen zaman dilimi içerisinde geleneksel bir kültür kimliği şeklini almıştır. Özellikle Alanya bölgesinde 18. yüzyılın sonlarıyla birlikte başlayan bu uğraş alanı, usta-çırak ilişkisiyle genişlemiş adeta yöre ile özdeşleşen bir faaliyet haline gelmiştir. Alanya, yapılan girişimlerle kısa sürede ipek üretiminin merkezi olmuştur. Günlük kullanılan giysilerden, süs eşyalarına, ev tekstillerinden, aksesuarlara kadar sosyal yaşamın her alanında ihtiyaçları karşılamak için birçok işlevsel ürün ortaya çıkmıştır. Modernleşme süreciyle başlayıp günümüzde de devam etmekte olan kırdan kente göç olgusu, birçok geleneksel bağlamı yok ettiği gibi ipekböceği yetiştiriciliğini ve ipekli el sanatlarını da olumsuz etkilemiştir. Günümüzde unutulmaya yüz tutan bu geleneksel öğretinin, sanatsal bir uğraş olarak gelecek nesillere aktarılması oldukça önemlidir. Bu doğrultuda hazırlanmış olan çalışmanın temel amacı, Alanya bölgesinde ipekli el sanatlarını temsil eden önderler üzerinden ipekli el sanatlarının gelecek kuşaklara aktarılmasını sağlamak olarak belirlenmiştir. Nitel araştırma yöntemi kullanılarak katılımcılarla görüşmeler yapılmış ve elde edilen veriler betimsel olarak analiz edilmiştir. Bu verilere ek olarak sahadan çekilen görsel kayıtlar ve katılımcıların kendilerine ait eser envanterleri derlenmiştir. Araştırmanın evreni Alanya İlçesi olup, örneklem sayısı 5 katılımcıdan oluşmaktadır. Katılımcılar, Alanya Ticaret ve Sanayi Odası, Alanya Halk Eğitim Merkezi, Alanya Belediyesi, Alanya İlçe Tarım Müdürlüğü gibi kurumlardan derlenen bilgiler doğrultusunda kota örneklem yöntemiyle Nurten Gümüş, Rauf Sadullahoğlu, Refika Toklu, Seyfettin Çelik ve Yusuf Çelik olarak belirlenmiştir. Bulgularda temel olarak ipekli el sanatları bağlamında, katılımcıların yaşamları, mesleki deneyimleri, karşılaştıkları sorunlar ve Alanya ipekli el sanatlarına katkılarının neler olduğu aktarılmıştır. Katılımcıların karşılaştıkları sorunlardan hareketle ipekli el sanatlarının Alanya evreninde gelecek kuşaklara aktarılması ve daha popüler hale gelmesi noktasında değerlendirmeler yapılmış ve çözüm önerileri sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Alanya, İpek, İpekli Dokuma, İpekli El Sanatları, İpek Böcekçiliği
Dijital dönüşüme karşı işgören tutumlarının incelenmesi: Alanya'da otel işletmeleri üzerine bir araştırma
Araştırmanın amacı, otel işletmelerinde çalışan işgörenlerin dijital dönüşüme karşı tutumlarının incelenmesidir. Ayrıca turizm sektöründe yaşanan dijital dönüşümle otel işletmelerindeki işgörenlerin işsizlik kaygısı taşıyıp taşımadıklarını incelemektir. Araştırmanın amacına göre değişkenler arası ilişki derecesini nesnel olarak gözlemleyip ölçmek olması, çalışmada verilerin gözlenebilir, sayısal biçimde ifade edilebilir olması sebebiyle araştırma yöntemlerinden nicel araştırma yöntemi tercih edilmiştir. Veri toplama aracı olarak bilimsel araştırmalarda en yaygın kullanılan yöntemlerden biri olan anket tekniği kullanılmıştır. Bu çalışmanın evrenini Antalya ili Alanya bölgesindeki 4 ve 5 yıldızlı otellerin tüm departmanlarında çalışan işgörenler oluşturmaktadır. Elde edilen veriler tanımlayıcı ve keşfe yönelik istatistik teknikler kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma bulguları sonucunda mesleki tecrübe arttıkça işgörenlerin dijital dönüşüme kendilerini daha hazır hissettikleri ve teknolojik gelişmeleri yakından takip ettikleri anlaşılmaktadır. Ayrıca betimsel analiz sonucunda işgörenlerin dijital dönüşümün onları ileride işsiz bırakmasından endişelendikleri, dijital dönüşüme ayak uyduracak yeterli eğitime sahip olmadıkları ve dijitalleşme ile birlikte turizm sektöründeki mesleklerin gelecekte yok olacak meslekler arasında olacağını düşündükleri sonucuna ulaşılmaktadır. Elde edilen sonuçların literatür ile uyum gösterdiği bazı sonuçların ise literatüre yeni kazanımlar sağlayacak nitelikte olduğu söylenebilir.
Konya Yazma Eserler Bölge Müdürlüğü'nde korunan Alanya Müzesi 487 envanter numaralı Kur'an-ı Kerîm'in tezhiplerinin incelenmesi
Tarihte milletlerin kimliklerini kazanmasında etkili unsurlardan birisi de sanattır. Dünya tarihinde; büyük izler bırakan Türklerin İslamiyet'ten önce, geleneksel sanat dallarından olan tezhiple başlayan süreci, İslamiyet'ten sonra büyük gelişim göstermiştir. İlk örnekleri Uygurlarda görülen tezhip sanatını, günümüze taşımışlardır. Tarihin önemli vesikaları olan yazma eserler, dini, ilmi ve edebi konuları içeren hazinelerdir. Bu eserler ait oldukları dönemin sosyal, siyasi ve iktisadi yaşamını yansıtırlar. Tarih boyunca insanoğlu verdiği değerin önemini göstermek için, bu kültürel hazineleri süslemiş ve koruma altına almıştır. Günümüzde bu kültür hazineleri ülkemizde müze, kütüphane ve özel koleksiyonlarda muhafaza edilmektedir. Korunan yazma eserlerden en çok istinsah edilenler arasında Kur'an-ı Kerîm'ler ilk sırada yerini almaktadır. Geçmişimizden emanet aldığımız kültürel mirasımızın nadide parçaları olan yazma eserlerin; hat, cilt ve tezhibinin incelenerek, bilim ve sanat dünyasının hizmetine sunmak ve gelecek nesillere aktarmak, önem arz etmektedir. Bu bağlamda Alanya müzesi 487 envanter numaralı, Konya Yazma Eserler Bölge Müdürlüğü'nde muhafaza edilen el yazması Kur'an-ı Kerîm'in tezhiplerinin etraflıca incelenerek değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Çalışmaya konu olan Kur'an-ı Kerîm'in tezhipleri üslup, teknik, motif, renk, kompozisyon ve işçilik yönünden incelenmiştir. Elde edilen veriler değerlendirilerek, eserde yer alan tezhiplerin tamamının desen analiz çizimleri yapılmıştır. İstinsah bilgilerine ulaşılamayan Kur'an-ı Kerîm'in, tezhiplerinin incelenerek dönem tayini belirlenmeye çalışılmıştır. Elde edilen bulgulara göre; çalışmada incelenen Kur'an-ı Kerîm'in tezhip bezemeleri Osmanlı dönemi klasik üslubunu yansıttığı düşünülmektedir. Çalışmada ayrıca elde edilen verilerin sanat ve bilim camiasına kazandırılması hedeflenmiştir. Anahtar Kelimeler: Kur'an-ı Kerîm, Yazma Eser, Tezhip, Klasik Dönem
Seyahat acentası yöneticilerinin liderlik tarzları ve çatışma yönetimi ilişkisi: Alanya bölgesi A Grubu seyahat acentaları uygulaması
Bu araştırmada, Alanya'da faaliyet gösteren A Grubu seyahat acentalarında çalışan yöneticilerin liderlik tarzları ile uyguladıkları çatışma yönetimi stratejileri arasındaki ilişkinin belirlenmesi amaçlanmıştır.Araştırma evrenini, 2011 yılında Alanya'da hizmet veren A Grubu seyahat acentalarının yöneticileri oluşturmaktadır.Araştırmada veri toplamak amacıyla Bernard Bass ve Bruce Avolio tarafından geliştirilen ?Çok Faktörlü Liderlik Ölçeği? (Multi Factor Leadership Questionnaire ? MLQ 5X3), M. Azfalur Rahim tarafından geliştirilen ?Çatışma Yönetimi Stratejileri Ölçeği? (The Rahim Organizational Conflict Inventory) ve yöneticileri demografik özelliklerini belirlemek amacıyla araştırmacı tarafından geliştirilen ?Kişisel Bilgi Formu? kullanılmıştır. Anket formlarından elde edilen verilerin frekans ve yüzde dağılımları tablolaştırılarak verilmiş, yöneticilerin kişisel özelikleri ile liderlik tarzları ve çatışma yönetimi stratejileri arasında bir farklılık olup olmadığı p ? 0,05 anlamlılık seviyesinde t testi, tukey testi ve varyans analizi test edilmiştir. Liderlik tarzları ile çatışma yönetimi stratejileri arasındaki ilişkiyi belirlemek için korelasyon analizinden faydalanılmıştır.Araştırma sonuçlarına göre;1.Liderlik tarzları ile çatışma yönetimi stratejileri arasında anlamlı ilişkiler saptanmıştır.2.Yöneticilerin eğitim düzeyi, toplam çalışma süresi ve bulundukları acentadaki çalışma süresi değişkenleri ile liderlik tarzları arasında anlamlı bir farklılık söz konusudur.3.Yöneticilerin toplam yöneticilik süresi dışındaki tüm kişisel özellikleri ile çatışma yönetimi stratejileri arasında anlamlı bir farklılık söz konusudur.Araştırma sonucunda elde edilen bulgular ve sonuçlara dayanarak araştırmacı tarafından ortaya konulan önerilere yer verilmektedir.Araştırma, Alanya Ticaret ve Sanayi Odası tarafından desteklenmiştir.
İkinci konut satın almada destinasyon kalitesinin etkisi: Alanya örneği
Bu araştırmanın amacı, ikinci konut satın almada destinasyon kalitesinin etkisini ortaya çıkarmaktır. Araştırmada, tarama modeli ile mevcut durumun oraya çıkarılmasına çalışılmıştır. Veri toplama aracı olarak anket formu geliştirilmiştir. Anketin geçerliği ve güvenilirliği sınandıktan sonra Alanya ilçesinde Temmuz-Eylül 2009 tarihleri arasında, 248 kişilik örnekleme uygulanmıştır. Alanya'nın araştırma alanı seçilmesinin nedeni, yabancıların ikinci konut almak için ilgi gösterdiği başlıca destinasyonlardan birisi olmasıdır.Anket ile ölçülen destinasyon kalitesi yedi boyuttan oluşmuştur. Bu boyutlar; Güvenlik ve Hijyen, Kaynaklar, Ulaşım, Yönetim, Toplum, Fiyat ve Etkinliklerden oluşmaktadır. Veriler üzerinde yapılan analizler sonucunda, ikinci konut satın almada destinasyon çekim unsurları içinde kalitenin en önemli etken olduğu kabul edilmiştir. Diğer yandan kalite, imaj, marka ve tanıtım etkenleri arasında anlamlı farklar belirlenmiştir. Yapılan diğer analizlere göre, bireysel özelliklerle destinasyon kalite algı ve yeterliklerinde anlamlı farklar çıkmıştır. Genel kalite algısı ile Alanya kalite yeterliği arasında yapılan karşılaştırma analizlerine göre; Güvenlik ve Hijyen, Kaynaklar, Ulaşım, Fiyat ve Etkinlikler boyutlarında anlamlı farklar bulunmuştur. Sadece Etkinlikler boyutunda Alanya Destinasyonun kalitesi Genel kalite algılamasından yüksek düzeyde olduğu görülmüştür. Kalite boyutlarının katımcılar açısından önem sırası; 1.Güvenlik ve Hijyen, 2. Kaynaklar, 3. Ulaşım, 4. Yönetim, 5.Toplum, 6. Fiyat, 7. Etkinliklerdir.Araştırmada yer alan kalite bileşenlerinden; kent insanının yabancı dil bilgisi geliştirilmesi, işletmelerin hizmet kaliteleri yükseltilmesi, fiyatların genel düzeyinin daha uygun olması ve değişken olmaması, kent ve işletme temizlik düzeyinin yükseltilmesi, can ve mal güvenliğinin sağlandığı konusunda güven kazandırılması, kent insanının yakın-samimi davranması, sakin ve dinlendirici kent özelliğinin geliştirilmesi, sağlık kurumlarının hizmet kalitesinin yükseltilmesi, planlı kentleşmeye özen gösterilmesi, doğal çevrenin korunması, esnafın iş ahlakına (etik) uygun davranması, alt yapı hizmetlerinin iyileştirilmesi, kentteki insan yoğunlaşmasının azaltılması, hava kirliliğinin azaltılması, halkın genel kurallara uyması ve havaalanının yakınlaşması ile Alanya destinasyon kalitesinin yükseleceği düşünülmektedir.Destinasyon kalitesinin yüksek olması, Alanya destinasyonunun turistik amaçlı ikinci konut seçiminde tercih edilmesini olumlu yönde etkileyebilecektir.
Türkiye'ye yerleşen Almanların bireysel, sosyal ve geleneksel değerlerinin saptanması
Bu araştırma; ülkemize yerleşen Almanların bireysel, sosyal ve geleneksel değerlerinin saptanması ve saptanan bu değerleri yaşadıkları bölgedeki halkın değerleri ile karşılaştırarak bu iki milletin birbirlerinin değerlerini etkileme durumunun belirlemesi amacıyla planlanmış ve yürütülmüştür. Ülkemize yerleşen Almanlarla ilgili daha önce yapılmış bir çalışmaya rastlanmamış olması bu çalışmanın önemini arttırmaktadır.Araştırmanın evrenini Antalya'nın Alanya ilçesinde yaşayan Türkler ve bu bölgeye yerleşmiş olan Almanlar oluşturmaktadır. İlçeye yerleşmiş olan ve araştırmaya katılmayı kabul eden 250 Alman, 164 Türk tesadüfî örneklem yöntemiyle araştırmaya alınmış ve araştırmanın örneklemini oluşturmuştur. Verilerin toplanmasında Shwartz değerler listesi, sosyal değerler ölçeği, geleneksel değerler ölçeği ile bireylerin demografik özelliklerini belirlemek için anket formu kullanılmıştır.Araştırma kapsamındaki Almanların %20.3'ü 40?44 yaşlarında, %15.6'sı 50?54 yaşları arasında iken Türklerin %27.3'ü 35?39 yaşlarında, %22.7'si 40?44 yaşlarındadır. Almanların %85.8'i evli, %11.5'i bekar, %2.0'si de eşinden ayrılmış ya da eşi ölmüş olan bireylerden oluşurken, Türklerin %85.4'ünün evli, %13.4'ünün bekar, %1.2'sinin de eşini kaybetmiş bireylerden oluştuğu saptanmıştır. Araştırma kapsamındaki Almanların %37.2'si en az ortaokul mezunu iken, Türklerin yarısının ilkokul mezunu olduğu belirlenmiştir. Alman bireylerin %16.2'si 35001 ile 4000 Euro arasında, Türk bireylerin ise %37.8'i 501 ile 1000 Türk Lirası arasında gelire sahiptirler.Araştırma kapsamına alınan Almanların Türkiye'yi tercih etme sebeplerinin başında Türkiye'yi çok sevdikleri yer alırken (%32.4), %20.2'si de ekonomik olduğu için Türkiye'ye yerleşmeyi tercih ettiklerini belirtmişlerdir.Türklerin bireysel, sosyal ve geleneksel değer puanlarının Almanlardan daha fazla olduğu ve gruplar arasındaki farkın istatistikî açıdan önemli olduğu saptanmıştır (p<.001).Almanların Türkiye'ye yerleştikten sonra bireysel değerlerler ölçeğinin alt ölçeklerinden gelenekselcilik, hazcı, uyarılım (heyecan ve yenilik arayışı), özyönelim+evrenselcilik puanları ile geleneksel değerler ölçeğinden aldıkları puanın arttığı ancak bu durumun istatistiki açıdan önemli olmadığı belirlenmiştir. Almanların bireysel değerlerden; doğayla bütünlük içinde olmak (doğayla uyum), ılımlı olmak (aşırı duygu ve hareketlerden kaçınmak) bireysel değerleri şu anki puanlarının geçmişteki puanında fazla olduğu ve gruplar arasındaki farkın önemli olduğu belirlenmiştir (p<.05, p<.001).Almanlara yakın ve uzakta yaşayan Türklerin bireysel, sosyal ve geleneksel değer puanları ortalamalarının birbirine yakın olduğu, ancak bireysel değerlerden güç ile hazcılık değerlerini ve sosyal değer puanlarının Almanlara yakın yaşayanlarda biraz daha fazla olduğu bulunmuştur.Bireysel, sosyal ve geleneksel değer puanlarının Alman ve Türklerde cinsiyete göre farklılık göstermediği saptanmıştır.Almanların bir yıl içindeki Türkiye'de kalma süreleri arttıkça bireysel değerlerden güç, hazcılık, özyönelim+evrenselcilik, uyma ve güvenlik puanlarının azaldığı ve gruplar arasındaki farkın istatistikî açıdan önemli olduğu saptanmıştır (p<.05, p<.01).Almanların Türkiye'de yaşama süreleri arttıkça hazcılık puanında bir düşme olduğu ve diğer bireysel değerler puanında bir artış olduğu gözlenirken bu artışın istatistikî açıdan önemli olmadığı, geleneksel aile değerlerinde Türkiye'de yaşama sürelerine bağlı olarak bir artış olduğu ve gruplar arasındaki farkın önemli olduğu belirlenmiştir. (p<.05)Anahtar Kelimeler: Değer, bireysel değerler, sosyal değerler, geleneksel değerler
Alanya baş süslemeleri ve giyim özelliklerinin araştırılarak turistik bebek üzerinde simgeleştirilmesi
Araştırmada, Alanya baş süslemeleri ve giyim kuşamının malzeme, teknik, desen, renk, boyut ve kullanım özelikleri araştırılarak elde edilen bulguların Alanya'ya özgü bir folklorik bebek üzerinde simgeleştirilmesi amaçlanmıştır.Araştırmanın evrenini Alanya, Alanya Müze'si, Avşar Folklor Evi, Antalya Halk Eğitim Merkezi ve Başpınar Köyü ve Alanya'da folklorik bebek satıcısı 30 kişi oluşturmaktadır. Alanya, Alanya Müze'si, Avşar Folklor Evi, Antalya Halk Eğitim Merkezi ve Başpınar Köyü'nde bulunan Alanya baş süslemeleri ve giyim özelliklerini yansıtan örnekler örneklem olarak seçilmiştir.Verilerin toplanmasında Alanya'daki folklorik bebek satıcısı 30 kişiye uygulanan 4 seçenekli görüşme formu ve ulaşılan örneklere ilişkin 101 adet bilgi formu kullanılmıştır. Görüşme formuna verilen cevaplar tablolara aktarılmıştır.Araştırmadan elde edilen bulgular şunlardır; Folklorik bebek satan bireylerin çoğunluğunu orta yaşa yakın yetişkin kadın bireyler oluşturmaktadır. Eğitim durumları genellikle lise düzeyindedir. Alanya'da satılmakta olan folklorik bebeklerin Alanya giysi çeşitliliğini, Alanya baş süslemelerini ve Alanya takılarını yansıtmadıkları saptanmış, Alanya'daki folklorik bebek satıcılarının Alanya'yı yansıtan bir folklorik bebeği satmakta çok istekli oldukları gözlenmiştir.Alanya, giysi çeşitliliği, baş süslemeleri ve giyim özellikleri bakımından zengin bir kültüre sahiptir.Araştırma bulgularına dayalı olarak bu araştırmanın başlangıç ve örnek olacağı düşünülerek Alanya Halk Eğitim Merkezi'nin yöresel baş süslemeleri ve giyim özellikleri ile ilgili kapsamlı bir araştırma yürütmesi, Alanya Halk Eğitim Merkezi'nde Folklorik bebek yapımı ile ilgili kursların açılıp yayınlaştırılması, yurt içi ve yurt dışı tanıtım ve pazarlama olanaklarının artırılarak turizme kazandırılmasıyla kalkınmaya ekonomik katkıda bulunulması ve konuyla ilgili daha geniş araştırmaların yapılmasına yönelik önerilere yer verilmektedir.
Kadrolu, sözleşmeli ve ücretli statüye göre öğretmenlerin mesleki aidiyet duygusunun değerlendirilmesi (Antalya ili, Alanya ilçesi ilköğretim okulları örneği)
Bu araştırmanın amacı, ilköğretim okullarında görevli kadrolu, sözleşmeli ve ücretli öğretmenlerin mesleki aidiyet duygularını çeşitli değişkenler açısından incelemek ve statüye bağlı oluşabilecek farklılıklara yönelik bazı çıkarımlar sunmaktır. Bu amaçla, öncelikle mesleki aidiyetin önemine ve mesleki aidiyeti etkileyen faktörlere ilişkin genel bir kavramsal çerçeve sunulmuştur.Tarama modelinde olan bu araştırmada, ilköğretim okulu öğretmenlerinin mesleki aidiyet duyguları, araştırmanın bağımlı değişkenini oluşturmuştur. Mesleki aidiyet üzerinde etkisi araştırılan statü, eğitim durumu, cinsiyet, çalışılan kurum, okuldaki çalışma süresi, mesleki kıdem, branş ve çalışılan kademe değişkenleri ise, araştırmada bağımsız değişken olarak kullanılmıştır. Ayrıca araştırmaya katılan öğretmenlerin kadrolu, sözleşmeli ve ücretli öğretmen ayrımı ile ilgili mesleki aidiyetlerini etkileyen görüş ve önerileri araştırılmıştır.Araştırmanın örneklemini, Antalya' nın Alanya ilçesinden seçilen 41 ilköğretim okulunda görevli 619 öğretmen oluşturmuştur. Araştırmada verilerin toplanması amacıyla araştırmacı tarafından geliştirilen bir anket kullanılmıştır. Araştırmanın alt problemlerinin çözümlenmesi amacıyla İlişkisiz Örneklemler için t-testi ve Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) kullanılmıştır.Araştırmanın sonuçları, araştırmaya katılan öğretmenlerin mesleki aidiyetlerine ilişkin branş ve eğitim kademesi değişkenlerine göre istatistiksel olarak anlamlı bir farklılıklar yoktur. Bununla birlikte, öğretmenlerin mesleki aidiyet duyguları; statü, eğitim durumu, cinsiyet, çalıştığı kurum, okuldaki çalışma süresi ve mesleki kıdem değişkenlerine göre anlamlı farklılıklar göstermiştir. Kadrolu öğretmenlerin, sözleşmeli ve ücretli öğretmenlere göre, eğitim enstitüsü/yüksekokulu mezunlarının eğitim fakültesi mezunlarına göre, kadınların erkeklere göre, ilçe merkezinde görevli öğretmenlerin köy ve kasabada görevli öğretmenlere göre, okulda 9 ve üstü yıl çalışanların diğer alt kategorilere göre daha olumlu mesleki aidiyete sahip oldukları saptanmıştır.Araştırmaya katılan öğretmenlerden bazıları, okul idaresi, öğretmenler, veliler yada öğrenciler tarafından statü ayrımı yapılması nedeniyle mesleki aidiyetlerinin olumsuz etkilendiği görüşündedir. Ayrıca, öğretmenlerin büyük bir çoğunluğu, ücretli ve sözleşmeli öğretmenliğin kaldırılması yada uygulamadaki sıkıntıların giderilmesi konusunda önerilerde bulunmuşlardır.Son olarak bu bulgular ışığında mesleki aidiyet ve statü ayrımına yönelik, ileride yapılabilecek bilimsel araştırmalara dair öneriler sunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Aidiyet, mesleki aidiyet, kadrolu öğretmen, sözleşmeli öğretmen, ücretli öğretmen, öğretmen statüleri, statü ayrımı.
Turistlerin tüketim davranışlarında kültürün yeri: Alanya'ya gelen turistler üzerine bir araştırma
Rekabetin hızla arttığı çağımızda işletmelerin başarısı, hem kendi içdinamiklerine hem de çevresel faktörler ile farklılaşan günümüz pazar koşullarına bağlıolarak gerçekleşebilmektedir. 20. yüz yıldaki teknolojik ivmeyle paralel olarak, ulaşımve iletişimin gelişmesi, bilgi kaynaklarının artması; işletmelerin ürettikleri mal vehizmetlerin tüketici pazarlarına ulaşımını kolaylaştırırken, ihtiyaçları doğrultusundahareket eden insanların gereksinimlerinin birçok farklı etkenle şekillenmesi de tüketicipazarlarının karmaşıklaşmasına neden olmuştur. Çünkü her pazarın karakteristiği, onuoluşturan tüketicilerin özellikleri ile şekillenmekte ve bölümlendirmesi hem dahagerekli hem de daha zor hale gelebilmektedir. Bu durumun aşılmasında kullanılan enbüyük güç ise; işletmelerin pazarlama etkinliklerine ışık olabilecek araştırmalardır. Bunedenle, etkin tüketici davranışı araştırmaları, tüketicinin merkez olduğu günümüzpazar şartlarında, işletmelerin başarısını sağlayan en önemli çalışmaların başındagelmektedir.Bu araştırmada da, duruma en iyi örneklerden birisi olan turizm sektörünün,kendine özgü pazarlama dinamiğinde ortaya çıkan tüketici davranışları üzerinedurulmuştur. Çünkü belli bir zaman diliminde aynı destinasyona gelen ve farklıgereksinimlerle aynı destinasyonda tüketim davranışları sergileyen farklı milliyettentüketicilerin oluşturduğu pazarlar, daha da karmaşık bir yapı sergilemektedir. Budüşünce ışığında çalışma; turistik bir destinasyon olan Alanya bölgesinde, kentin başatpazar dilimlerini oluşturan Rus ve Alman turistler üzerinde bir alan araştırması ilegerçekleştirilmiştir.Alan araştırmasında kullanılan anket üç bölümden oluşmakta olup, ilk bölümdeturistik tüketicilerin demografik bilgileri ile ilgili, ikinci kısımda turistik etkinlikleri içinsorular yer almıştır. Anketin son bölümü ise, tüketim davranışlarını etkileyen faktörleribelirlemeye yönelik 33 ifadeden oluşmaktadır. 2009 Temmuz ve Ağustos aylarıiçersinde, 405'i Rus turistler üzerinde yapılmış, toplam 798 anket ile elde edilen verilerSPSS 16 istatistik paket programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Turistik tüketicilerintüketim davranışlarında bireysel ve sosyo-kültürel etkenlerle, işletmelerin uyguladığıpazarlama bileşenlerinden etkilenme düzeylerinin tespit edilmesine yönelik, milliyet vecinsiyet gibi iki değişkenli bağımsız örneklemler için t testi; yaş, medeni durum,meslek, gelir ve eğitim durumu gibi, ikiden çok değişkenli bağımsız örneklemler içinise Anova analizi uygulanmıştır.Elde edilen istatistiki sonuçlara göre; turistik tüketicilerin tüketim davranışlarınıyönlendiren en büyük etken bireysel faktörler olup, ikinci sırada pazarlama bileşenlerigelmekte, sosyo-kültürel etkenler ise son sırada yer almaktadır. Uygulanan t testisonuçlarına göre ise; Rus ve Alman turistlerin, tüketim davranışlarında üç etkenboyutundan etkilenme seviyelerinin 0,05 düzeyinde anlamlı bir farklılık gösterdiğisonucuna ulaşılmıştır. Bunun yanında yine; cinsiyet, yaş, meslek, gelir ve eğitimdurumu gibi demografik değişkenlerin de turistik tüketicilerin tüketim davranışlarındaanlamlı farklılıklara neden olduğu yapılan t ve Anova testleri ile tespit edilmiştir.Anahtar Kelimeler: Tüketici, Tüketici Davranışı, Kültür, Turizm Pazarlaması
Yabancı turistlerin yiyecek içecek işletmeleri, personeli ve Türk mutfağına ilişkin görüşlerinin değerlendirilmesi: Alanya örneği
Yabancı turistlerin Türk mutfağı, yiyecek içecek işletmeleri ve bu işletmelerde çalışan personele ilişkin görüşlerinin değerlendirildiği araştırmada Alanya'daki beş yıldızlı otel işletmelerinde konaklayan 405 yabancı turiste anket uygulanmıştır.Araştırmada veri toplama yöntemi olarak uygulanan anket üç dilde ve iki bölüm halinde hazırlanmıştır. Anketin birinci bölümünde katılımcıların demografik bilgilerinin yanı sıra Türkiye'de bulunmalarına, yemek tercihlerine ve beğenilerine ilişkin çeşitli sorulara yer verilmiştir. İkinci bölümünde de katılımcıların Türkiye'ye gelmeden önce ve geldikten sonra Türk mutfağına, yiyecek içecek işletmelerine ve bu işletmelerde çalışan personele ilişkin görüşleri üç boyutta ele alınarak analiz edilmiştir.Katılımcıların demografik ve diğer bazı özellikleri frekans ve yüzde dağılımlarıyla analiz edilmiştir. Diğer taraftan yabancı turistlerin Türkiye'ye gelmeden önce ve geldikten sonra söz konusu üç boyuta yönelik düşünceleri aritmetik ortalama ve standart sapma değerleri hesaplanarak elde edilen veriler SPSS programı ile analiz edilmiştir. Yapılan analiz sonucunda turistlerin Türkiye'ye gelmeden önceki izlenimleri ile Türkiye'ye geldikten sonraki görüşleri arasında Türk mutfağına, yiyecek içecek işletmelerine ve personeline ilişkin anlamlı bir farklılık gösterdiği (sırasıyla p=0,011<0,05; p= 0,001<0,05; p=0,001<0,05) saptanmıştır.Anket uygulanan yabancı turistlerin Türk mutfağına yönelik görüşleri değerlendirildiğinde Türk yemeklerinin görünüş olarak iştah açıcı olduğu ( =4,07), yemek çeşitliliğinin zengin bulunduğu ( =4,05), yemeklerin lezzetli ( =4,00), hoş kokulu ( =4,00), besin değeri yüksek ( =3,95) ve kendine has tatlara sahip ( =3,91) olduğu ifade edilmektedir. Yiyecek içecek işletmelerine yönelik değerlendirmelerde işletmelerin yaygın olarak hızlı hizmet sunduğu ( =4,10), müşteri memnuniyetine önem verdiği ( =4,06) ve işletme atmosferinin keyif verici olduğu ( =4,05) görüşü yaygındır. Yiyecek içecek işletmelerinde çalışan personele ilişkin değerlendirmelerinin genel olarak olumlu bulunduğu saptanmıştır. Elde edilen veriler doğrultusunda personelin arkadaş canlısı ( =4,31), yardım sever ( =4,30), güler yüzlü ( =4,28), nazik ( =4,27), temiz-bakımlı ( =4,23) ve ilgili ( =4,17) olduğu belirtilmiştir.Anahtar Kelimeler: Türk mutfağı, yiyecek içecek işletmeleri, personel, yabancı turist.
Mobbing'in örgütsel bağlılık üzerindeki etkisi (Alanya Devlet Hastanesi hemşireleri örneği)
Mobbing, cinsiyet farkı gözetmeksizin, neredeyse tüm kültürlerde ve tüm iş yerlerinde gerçekleşen, uygulanan kişiye yıkıcı bir etki yapan davranış biçimidir. Bu çalışmayla, iş hayatında daima var olan ve var olmaya devam edecek olan mobbing olgusuna çözüm üretmek ya da sona erdirmek amaçlanmıştır. İş hayatında farkındalık yaratmak suretiyle, kişilerin yaşadıklarına anlam katmak, iş yaşamındaki ortama ilişkin daha bilinçli bir hayat sürdürmelerine katkıda bulunmak hedeflenmiştir. Dünyanın hemen her yerinde kamu ya da özel kesimde faaliyet gösteren pek çok örgütte yaşanan, dünya literatürüne mobbing olarak giren psikolojik taciz olarak ifade edilen olgunun ne olduğu, ortaya çıkış süreci, kurumların ve bireylerin nasıl etkilendiği, kurumların ve bireylerin bu olguyla başa çıkma yolları, mobbing oluşumunda örgüt kültürünün rolü incelenmektedir. Çalışma "Üç" bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın birinci bölümü "Mobbing" olarak açılmış ve bu bölüm diğer iki ana bölüme hazırlık niteliğinde düşünülmüştür. Çalışmanın ikinci bölümü "Örgütsel Bağlılık" olarak açılmıştır. Çalışmanın indeksine bağlı olarak seçilen ve konunun özünü teşkil eden liderlik olgusu bu ana bölüm üzerinde detaylı olarak incelenmiştir. Çalışmanın üçüncü bölümü ise "Mobbing'in Örgütsel Bağlılık Üzerindeki Etkisi: Alanya Devlet Hastanesi Hemşireleri Örneği" olarak açılmış ve bu bölüm diğer 2 bölümün tamamlayıcısı gibi düşünülmüştür. Bu bölümde Alanya Devlet Hastanesinde görev yapan 111 hemşire üzerinde anket çalışması yapılarak elde edilen veriler analiz edilerek yorumlanmıştır. Anahtar Kelimeler : Mobbing, Psikolojik Şiddet, Zorbalık, Yıldırma, Psikolojik Taciz, Duygusal Taciz
Alanya ilçesinde turizm ve konaklama işletmelerinde turist memnuniyetinin değerlendirilmesi
Çalışmanın temel amacı, tarihi ve doğal güzellikleri ile ülkemiz için büyük bir turizm potansiyeline sahip olan Alanya ilçesinin Türk Turizmi içerisindeki önemini belirtmek, dış turizmin bölgede meydana getirdiği ekonomik, sosyal, doğal çevre üzerindeki etkileri açıklamak ve konaklama işletmelerinin turist memnuniyeti üzerindeki etkisini incelemektir. Araştırmada yerli ve yabancı turistlere 27 sorudan oluşan bir anket uygulanmıştır. Toplam 104 anket değerlendirmeye alınmış ve SPSS 17 programında güvenilirlikleri kontrol edilip, faktör analizi, korelasyon analizi, regresyon analizi yöntemleri ile incelenmiştir. Sonuç olarak, yapılan analizlerde otel işletmelerinde çalışan personelin davranışlarının diğer unsurları geride bırakarak, turist memnuniyeti üzerinde oldukça etkili olduğu tespit edilmiştir. Araştırmadan elde edilen veriler doğrultusunda çeşitli önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler : Turizm, Dış Turizm, Ekonomik, Sosyal ve Doğal Çevre, Turist Memnuniyeti
Otel işletmeleri çalışanlarının psikolojik sermaye ve örgütsel sosyalleşme düzeylerinin yaratıcılıklarına etkisi: Alanya örneği
Bir hizmet endüstrisi olarak turizm endüstrisinin emek yoğun bir sektör olması ve tüketici ile üreticinin birebir ilişkide olması, otel işletmeleri açısından insan kaynağının önemini ortaya koymaktadır. Üretilen hizmetin çoğunlukla soyut ürünlerden oluşması nedeniyle otel işletmeleri fark yaratabilmek için insan kaynağını etkin ve etkili bir şekilde kullanmak durumundadır. Otel işletmelerinin rekabet avantajını elde etmesinde çalışanların yaratıcılıklarını en üst seviyede kullanması büyük önem arz etmektedir. Yaratıcılığın öncüllerinin araştırılması amacıyla oluşan bu çalışma, çalışanların psikolojik sermaye ve örgütsel sosyalleşme düzeylerinin yaratıcılıklarına etkisini incelemektedir. Psikolojik sermaye kavramı; öz-yeterlilik, iyimserlik, umut ve psikolojik dayanıklılık boyutlarından oluşmakta ve çalışanın pozitif yönlerini açıklamaktadır. Araştırmanın bir diğer değişkeni olan örgütsel sosyalleşme kavramı ise; örgütsel hedef ve değerler, performans yeterliliği, örgütteki kişiler, örgüt politikası, örgüt dili ve örgüt geçmişi boyutlarından oluşmakta ve çalışanların örgüt ile uyumunu ifade etmektedir. Bu çalışma, Alanya'daki dört ve beş yıldızlı otel işletmelerinde çeşitli kademelerde çalışan yöneticilerin psikolojik sermaye ve örgütsel sosyalleşme düzeylerinin yaratıcılıklarına etkisinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırma kapsamında 48 otele toplam 500 adet anket ulaştırılmış ve toplanan 327 anketin 25 tanesi eksik veri nedeniyle analize tabi tutulmamıştır. Yapılan çoklu regresyon analizi sonucunda, yöneticilerin psikolojik sermaye düzeylerinin yaratıcılığı %20.1 oranında açıkladığı ve örgütsel sosyalleşme düzeylerinin ise yaratıcılığı %7.6 oranında açıkladığı sonucu elde edilmiştir. Yapılan çalışma sonucunda örgütsel sosyalleşmeden ziyade psikolojik sermaye kavramının yaratıcılığı daha çok açıkladığı ve etkilediği söylenebilir.
İş sağlığı ve güvenliği uygulamalarının örgütsel güven ve iş tatminine etkisi: Alanya'da konaklama işletmeleri üzerine bir araştırma
Bu tez çalışması, iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarının örgütsel sonuçlara olan yansımalarını incelemek üzere gerçekleştirilmiştir. Örgütsel sonuçlar olarak, olumlu bir işletme ortamına zemin hazırlayan örgütsel güven ve iş tatmini kavramları ele alınmıştır. Bu bağlamda çalışmanın birinci amacı, iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarının örgütsel güven ve iş tatminine olan etkisini ortaya koymaktır. Tez çalışmasının bir diğer amacı da iş kazaları konusundaki dışsal odaklılığın örgütsel güven ve iş tatminine olan etkisini incelemektir. Daha kapsamlı bir ifadeyle çalışmanın ikinci amacı, iş kazalarını şans, kader gibi faktörlere bağlayıp bu kazaların önlenemeyeceğini kabul eden bir düşünce yapısının, bireyin örgütsel güven ve iş tatminine olan etkisini belirlemektir. Tez çalışması, 14 ayrı konaklama işletmesinde çalışmakta olan 734 işgörenin katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Çalışmada veri toplamak için anket tekniği kullanılmıştır. Anket formları aracılığı ile toplanan veriler, istatistik paket programı yardımıyla analizlere tabi tutulmuştur. Öncelikli olarak katılımcıların farklı özelliklerine göre genel profilleri belirlenmiştir. Daha sonra t-testi ve ANOVA analizi aracılığı ile katılımcıların farklı özelliklerine göre araştırma kapsamında yer alan değişkenler incelenmiştir. Ortaya konan korelasyon analizi sonucunda, iş sağlığı ve güvenliği uygulamaları ile örgütsel güven boyutları ve iş tatmini arasında olumlu yönde anlamlı ilişkiler olduğu saptanmıştır. Ayrıca iş kazaları konusundaki dışsal odaklılık ile örgütsel güven boyutları arasında negatif yönlü anlamlı ilişkiler olduğu belirlenmiştir. İş kazaları konusundaki dışsal odaklılık ile iş tatmini arasında ise anlamlı bir ilişkinin olmadığı saptanmıştır. Çalışmanın temel amaçları doğrultusunda ortaya konan çoklu regresyon analizleri sonucunda, katılımcıların örgütsel güvenleri üzerinde çalışma arkadaşlarının iş sağlığı ve güvenliği kriterlerine göre çalışmasının, iş sağlığı ve güvenliği konusunda yönetim ve çalışanlar arasında işbirliği ve iletişimin, çalışma arkadaşlarının iş sağlığı ve güvenliği konusundaki farkındalık ve bilinç düzeylerinin, iş sağlığı ve güvenliği konusunda yönetsel önlem ve tedbirlerin etkili olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Katılımcıların iş tatminleri üzerinde ise çalışma arkadaşlarının iş sağlığı ve güvenliği kriterlerine göre çalışmasının, iş sağlığı ve güvenliği konusunda yönetsel önlem ve tedbirlerin, çalışma arkadaşlarının iş sağlığı ve güvenliği konusundaki farkındalık ve bilinç düzeylerinin etkili olduğu saptanmıştır. Ayrıca iş kazaları konusundaki dışsal odaklılığın çalışma arkadaşlarına olan güveni olumlu yönde, iş tatminini ise olumsuz yönde etkilediği belirlenmiştir. Çoklu regresyon analizlerinden elde edilen bulgular doğrultusunda, iş sağlığı ve güvenliği konusunda hem çalışanların hem de yöneticilerin sorumluluk sahibi olduğu ortaya konmuştur.
Çalışanlar tarafından algılanan kurumsal sorumluluk faaliyetlerinin örgüte güven üzerindeki etkisi: Alanya'daki dört ve beş yıldızlı otellerde bir uygulama
Bu araştırmanın temel amacı otel işletmesi çalışanları tarafından algılanan kurumsal sosyal sorumluluk faaliyetlerinin örgüte olan güven düzeyine etkisini araştırmaktır. Araştırmada kurumsal sosyal sorumluluk alt boyutlarını; çalışan, toplum, çevre ve müşteriler oluşturmaktadır. Çalışanlar arasında herhangi bir ayrım yapılmadan otelin tüm departmanında çalışanlar araştırmaya dâhil edilmiştir. Araştırmanın evrenini Alanya destinasyonunda faaliyet gösteren yıl boyunca açık dört ve beş yıldızlı otel çalışanları oluşturmaktadır. 1600'e yakın çalışanın oluşturduğu evrende 443 çalışan ile anket yapılmıştır. Katılımcıların örgüte olan güven düzeyindeki ve kurumsal sosyal sorumluluk algısındaki farklılıkları test etmek için t-testi, Anova analizi, bağımsız değişkenlerin bağımlı değişkene olan etkisini test etmek için çoklu regresyon analizi kullanılmıştır. Kullanılan ölçeklerin güvenirlilikleri Cronbach Alfa ile test edilmiştir. Yapılan güvenilirlik analizi sonucunda kullanılan ölçeklerin güvenilirliği oldukça yüksek çıkmıştır. Elde edilen farklılık testleri sonucunda katılımcıların örgüte olan güven duyguları yaş gruplarına, cinsiyete, çalışılan otelin niteliğine göre farklılaştığı görülmektedir. Katılımcıların otelin kurumsal sosyal sorumluluk faaliyetlerine yönelik algısı çalışılan otelin niteliğine, katılımcıların cinsiyetine göre anlamlı bir farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Değişkenler arasında yapılan çoklu regresyon analizi sonucunda, katılımcıların çalışanlara, çevreye ve müşterilere yönelik kurumsal sosyal sorumluluk algısı örgüte olan güven duygularını etkilediği belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Kurumsal sosyal sorumluluk, örgüte güven, paydaşlara karşı sosyal sorumluluk, sosyal kimlik teorisi, örgütsel adalet teorisi.
Örgütsel sessizlik ile örgütsel yabancılaşma arasındaki ilişki: Konaklama işletmeleri üzerinde bir araştırma
Günümüz sert ve yoğun rekabet koşulları, küçülen dünya ve bilinçli tüketicinin beklentileri doğrultusunda insan faktörünün değeri anlaşılmış ve daha da önem kazanmıştır. Özellikle emek yoğun olan turizm sektöründe, işletmelerin rekabet avantajı elde edebilmesinde, hizmet ve ürün kalitesini arttırabilmesinde, sürdürülebilir gelişim gösterebilmesinde nitelikli çalışanların yadsınamaz bir yeri ve önemi vardır. Bu araştırmada örgütsel yabancılaşma ve örgütsel sessizliğe ilişkin genel literatür bilgilerine yer verilmesi ve otel işletmelerinde yapılan bir uygulama örgütsel yabancılaşma ile örgütsel örgütsel sessizlik üzerindeki etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada veri toplama tekniği olarak kullanılan anket, örneklem grubunu oluşturan İstanbulda, Ankarada, Alanyada faaliyet gösteren üç,dört beş yıldızlı otel işletmelerindeki 974 çalışan üzerinde uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS aracılığıyla analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda yaşa göre çalışanların örgütsel yabancılaşma algılamalarında, iş tecrübesi ve konaklama işletmesi türüne durumuna göre de örgütsel sessizlik algılamalarında anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Cinsiyete, çalışılan şehir, eğitim düzeyine, çalışılan departmana göre ise çalışanların hem örgütsel yabancılaşma hem de örgütsel sessizlik algılamalarında önemli farklılıklar görülmüştür. Araştırma sonucunda, otel çalışanlarının örgütsel yabancılaşma ve örgütsel sessizlik düzeylerinin orta seviyede olduğu belirlenmiştir. Bununla birlikte, örgütsel yabancılaşma ile örgütsel sessizlik arasında orta kuvvette pozitif bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Örgütsel Yabancılaşma, Örgütsel Sessizlik, Alanya, Otel, Cinsiyet.
İçsel iş çevresi, kişilik özellikleri ve sektör algısının iş tatmini ve iş performansı üzerindeki etkisi: Alanya konaklama işletmeleri örneği
İş tatmini ve iş performansı üzerinde oldukça araştırma yapılmış konular olmakla beraber, bu konuları etkileyen bağımsız değişkenler zaman içinde tema olarak aynı kalmasına rağmen, içerik olarak farklılıklar göstermektedir. Bu farklılıkların temel sebebi "insan" varlığının durağan olmayıp sürekli gelişim ve değişim içinde olmasıdır. Ayrıca çalışma şartları, çalışma ortamları teknolojinin gelişmesiyle de sürekli bir değişim sözkonusudur. Bunlara bağlı olarak işletmelerin en temel faktörü olan çalışanların, geçmişte doyuma ulaştığı ve performansını etkileyen sebepler, günümüzde daha farklı bir yapıya bürünmektedir. Çalışanların iş tatmini ve performanslarını etkileyen birçok etmen vardır. Bu etmenler, bizzat işletme sahipleri ve yöneticileriyle yapılan istişareler sonucunda;"Beş Faktör Kişilik Özellikleri", "Sektör Algısı" ve sekiz faktörden oluşan ve "İçsel İş Çevresi" olarak adlandırılan "Yönetici Davranışı", "Sosyal Haklar ve İmkânlar", "Çalışma Arkadaşları", "Maaş", "Kariyer İmkânları", "İşin Kişiliğe Uygunluğu", "İşe Yüklenen Anlam" ve "Yönetim Politikası" olarak tespit edilmiştir. Araştırmanın, örneklemi tezin tasarım aşamasında tekstil, inşaat ve turizm sektörleri olarak planlanmıştır. Gerekli ön görüşmeler yapıldıktan sonra inşaat sektöründen tasarım aşamasında, tekstil sektöründen ise uygulama aşamasında vazgeçilmiştir. Araştırma, Alanya'daki beş yıldızlı oteller üzerinde gerçekleştirilmiştir. Gerekli literatür araştırması yapıldıktan sonra, anketler geliştirilmiştir. Anketlerin uygulanabilirliği 15 kişilik bir pilot grup üzerinde denenmiş ve buna bağlı olarak bazı düzenlemeler yapılarak anketler çalışanlara sunulmuştur. Görüşme yaptığımız 30 adet beş yıldızlı otelden 14 adedi anketleri çalışanları üzerinde uygulayabileceğini ifade etmiş, diğerleri turizm sezonu başlangıcı olması nedeniyle araştırmaya katılamayacaklarını belirtmişlerdir. Bu bağlamda 900 adet anket hazırlanmış ve otellere dağıtılmıştır. Anketlerin 705 adedi geri dönmüştür. Bunlardan 73 adedi eksik doldurma, birden fazla cevap verilmesi, cevaplardaki tutarsızlık ve bazı anketlerde baştan sona aynı şıkkın işaretlenmesi sebepleriyle geçersiz sayılmıştır. 632 anket geçerlidir. Anketler SPSS 20 programına aktarılmış, gerekli analizler ve değerlendirmeler yapılmıştır. Öncelikle katılımcıların farklı özelliklerine göre genel profilleri belirlenmiştir. T- testi ve ANOVA analizleriyle katılımcıların farklı özelliklerine göre araştırma kapsamında yer alan değişkenler incelenmiştir. Yapılan korelasyon analizleri sonucunda iş tatmini ve iş performansının belirlenen bağımsız değişkenlerle ilişkili olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Çalışmanın temel amaçları doğrultusunda gerçekleştirilen regresyon analizleri ile çalışma kapsamında yer alan beş faktör kişilik özellikleri, sektör algısı ve içsel iş çevresi boyutlarından oluşan bağımsız değişkenlerin iş tatmini ve iş performansı üzerinde etkili olduğu sonucu elde edilmiştir. Beş faktör kişilik özelliklerinden dışadönüklük, uyumluluk, sorumluluk, deneyime açıklık boyutlarının iş tatminini pozitif yönde etkilediği, nevrotiklik özelliğinin ise negatif yönde etkilediği bulunmuştur. İş performansını etkileyen boyutların ise, uyumluluk ve sorumluluk olduğu bulgusu elde edilmiştir. Sektör algısının hem iş tatmini hem de iş performansını pozitif yönde yordadığı tespit edilmiştir. "İçsel İş Çevresi" faktörlerinden, "İşin Kişiliğe Uygunluğu", "Yönetim Politikası", "Çalışma Arkadaşları", "İşe Yüklenen Anlam" ve "Maaş" faktörlerinin iş tatminini, "İşin Kişiliğe Uygunluğu", "Çalışma Arkadaşları" ve "Maaş" faktörlerinin de iş performansını pozitif yönde yordadığı sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Beş Faktör Kişilik Özellikleri, Sektör Algısı, İçsel İş Çevresi, İş Tatmini, İş Performansı