Blended learning
95 theses under this subject heading
Application of the task-based language assessment in the blended EFL learning environment
The present study aims to examine how Task-based Language Assessment (TBLA) should be administered in the blended EFL learning environment. To achieve this, an 8-week TBLA procedure was conducted in the blended learning environment in the English Preparatory Program at a state university in Central Anatolia, Turkey. 54 students and 8 instructors participated in the study. One listening and speaking or one reading and writing task was conducted in the online or face-to-face environment each week, and the students' performances were assessed via rubrics to see whether the EFL students' language skills-based and overall performances in online and face-to-face TBLA environments differed. At the end of each task, one-minute papers were employed to learn about the students' perceptions and performances and the instructors' perceptions and practices during the online and face-to-face TBLA procedures. When the whole procedure was completed, an adapted version of the Students' Perceptions of Assessment Questionnaire (SPAQ) was administered to discover whether the students' perceptions towards TBLA in the blended learning environment differed in terms of gender and level of proficiency. What is more, semi-structured interviews were conducted with 15 students and 8 instructors to get a deeper understanding of their perceptions, performances, and practices. The quantitative data from the rubrics and the questionnaire were analysed using both descriptive and inferential statistics through Statistical Package for the Social Sciences (SPSS) 22, and the qualitative data obtained from the semi-structured interviews and one-minute papers were analysed through inductive content analysis. Key words: task-based language assessment, blended learning, perceptions, language skills, performances, practices
Hibrit fen eğitiminde argümantasyon uygulamalarının öğrencilerin eleştirel düşünme, başarı ve tutumlarına etkisi
Bu araştırmanın amacı; hibrit fen eğitiminde argümantasyon uygulamalarının yedinci sınıf öğrencilerinin fen bilimleri dersi başarılarına, fen bilimleri dersine karşı tutumlarına, tartışmacı tutumlarına ve eleştirel düşünme becerilerine etkisinin incelenmesidir. Araştırmada hali hazırda mevcut bulunan sınıflar kullanılarak grupların rastgele belirlenmesi esas alınmıştır. Bu araştırmanın modeli Ön Test/Son Test kontrol gruplu yarı deneysel modeldir. Örneklem seçimi seçkisiz olmayan örnekleme yöntemlerinden kolay ulaşılabilir uygun örnekleme yöntemine uygundur. Çalışma gruplarının birinde hibrit fen eğitiminde argümantasyon etkinlikleri uygulanmış diğerinde ise hibrit fen eğitiminde ders kitabındaki etkinlikler uygulanmıştır. Araştırmada karma araştırma yöntemlerinden iç içe gömülü desen kullanılmıştır. Çalışmanın nicel kısmını Ön Test-Son Test yarı deneysel araştırma deseni oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama araçları olarak araştırmacı tarafından hazırlanan Başarı Testi ile birlikte kullanım izni alınan farklı araştırmacılara ait Fene Yönelik Tutum Ölçeği, Tartışmacı Anketi ve UF/EMI Eleştirel Düşünme Eğilimi Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmanın nitel kısmının verilerini ise etkinlik raporları, deney raporları, yarı yapılandırılmış görüşmeler, yansıtıcı değerlendirme formları, yansıtıcı günlükler ve gözlem sonuçları oluşturmuştur. Uygulama sürecinde yüzyüze ve çevrim içi argümantasyon uygulamalarına uygun şekilde bireysel, küçük grup ve sınıf tartışmaları ile öğrenciler hedef kazanımlara ulaştırılmaya çalışılmıştır. Uygulanan ölçeklerden elde edilen nicel veriler, ortalamalar arası fark istatistiği (bağımsız örneklemlerde t-testi) veya varyans analizi ile, nitel veriler ise betimsel analiz ve içerik analizi teknikleriyle incelenmiştir. Son Test olarak uygulanan nicel ölçeklerin sonuçları üzerinde yapılan bağımsız gruplarda t-testi sonucunda hibrit fen eğitiminde argümantasyon etkinliklerinin uygulandığı grup öğrencilerinin ortalama başarı puanları ve ortalama tartışmacı tutum puanları istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde arttığı tespit edilmiştir. Araştırmanın nitel kısım sonuçlarının nicel sonuçları desteklediği, öğrencilerin argümantasyona dayalı etkinliklerden memnun oldukları sonucuna varılmıştır.
Harmanlanmış öğrenme yönteminin 6. sınıf öğrencilerinin bilimin doğası, bilimde aile benzerliği yaklaşımı ve bilimsel araştırma temalarını anlamaları üzerine etkisi
Bu çalışmanın amacı; 2'li (yüz yüze+okul dışı) harmanlanmış öğrenme ortamına kıyasla 3'lü (yüz yüze+çevrim içi+okul dışı) harmanlanmış öğrenme ortamına dayalı işlenen Fen Bilimleri dersinin 6. sınıf öğrencilerinin Bilimin Doğası, Bilimde Aile Benzerliği Yaklaşımı ve Bilimsel Araştırma temalarını anlamaları üzerine etkisini belirlemektir. Dersler, 12 hafta boyunca kontrol grubunda; yüz yüze ve okul dışı öğrenme ortamlarında gerçekleştirilirken deney grubunda; bu iki öğrenme ortamına ilaveten çevrim içi öğrenme ortamındaki etkinlik ve uygulamalarla gerçekleştirilmiştir. Deney grubunda üç öğrenme ortamının anlamlı bir şekilde birbiriyle bütünleştirilmesi Araştırma Topluluğu Anlayışı'na dayalı tasarlanmış ve yürütülmüştür. Her öğrenme ortamında temaların öğretimi, doğrudan-yansıtıcı yaklaşıma dayalı olarak gerçekleştirilmiştir. Deney grubu öğrencilerinin katıldığı çevrimiçi öğrenme ortamları "Moodle Öğrenme Yönetim Sistemi", "Mahara E-Portfolyo" ve "E-Dergi Sistemi" olmak üzere üç farklı çevrim içi sistem kapsamında 10 alt bileşenden oluşmaktadır. Bu çalışma, doğası gereği tanımlayıcı ve yorumlayıcı bir şekilde yürütülmüştür ve çalışmada öğrencilerin belirli bir süre boyunca hedeflenen Bilimin Doğası, Bilimde Aile Benzerliği Yaklaşımı ve Bilimsel Araştırma temalarına yükledikleri anlamlara odaklanılmıştır. Bu bağlamda öğrencilerin görüşlerini belirlemek için "Bilimin Doğasına İlişkin Görüş Anketi", "Bilimde Aile Benzerliği Yaklaşımına İlişkin Görüş Anketi", "Bilimsel Araştırmaya İlişkin Görüş Anketi" uygulanmış ve her anket sonrasında anketlerle uyumlu olacak şekilde bireysel-yarı yapılandırılmış mülakatlar gerçekleştirilmiştir. Bu anket ve mülakatlar, uygulama öncesinde ve sonrasında olmak üzere iki kez uygulanmıştır. Anket ve mülakatlardan elde edilen tüm veriler üçgenleme veri analizi tekniğiyle tümevarımsal olarak analiz edilmiş ve öğrencilerin Bilimin Doğası, Bilimde Aile Benzerliği Yaklaşımı ve Bilimsel Araştırmanın her bir temasına ilişkin görüş düzeyleri hakkında ortak bir karara varılmıştır. Öğrenci cevapları "Geçersiz", "Kısmen geçerli", "Geçerli", "İyi düzeyde geçerli" ve "Çok iyi düzeyde geçerli" görüş olmak üzere 5 farklı düzeyde kodlanmıştır. Araştırma sonuçları, her iki gruptaki öğrencilerin Bilimin Doğası, Bilimde Aile Benzerliği Yaklaşımı ve Bilimsel Araştırma temalarına ilişkin anlayışlarının başlangıçta birbirine benzer olduğunu gösterirken, son test sonuçlarından elde edilen bulgular yapılan uygulamanın (3'lü harmanlanmış öğrenme ortamı-yüz yüze+çevrim içi+okul dışı) deney grubu lehine olduğunu göstermiştir. Çalışmanın sonuçları, ortaokul öğrencilerine Bilimin Doğası, Bilimde Aile Benzerliği Yaklaşımı ve Bilimsel Araştırmaya ilişkin temaların öğretiminde harmanlanmış öğrenmenin Araştırma Topluluğu Anlayışına göre nasıl oluşturulması gerektiği bakımından önemli çıktılar sunmaktadır.
Çevrimiçi öğrenme ortamı(moodle) ile harmanlanmış öğretimin hemşirelik süreci öğrenimine etkisi
Hemşirelik süreci yaklaşımı kullanılarak bakımın sunulmasına yönelik çalışmalar 1955'li yıllara dayansa da günümüzde pek çok ülkede halen hemşirelik süreci konusunun öğretiminde ve bu yaklaşım ile bakımın planlanması ve uygulanmasında aşılması gereken güçlükler bulunmaktadır. Bu doğrultuda araştırma hemşirelik birinci sınıf öğrencilerine çevrimiçi öğrenme ortamı(moodle) ile harmanlanmış öğretimin hemşirelik süreci öğrenimine etkisini belirlemek amacıyla yarı deneysel, son test kontrol gruplu olarak gerçekleştirilmiştir. Araştırma bir üniversitenin hemşirelik bölümünde 20.09.2017 – 28.09.2018 tarihleri arasında, kontrol(n:103) ve müdahale(n:92) olmak üzere 195 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Kontrol grubu öğrencileri hemşirelik süreci konusunun öğrenimini yalnızca sınıf içi yüz yüze öğretim yöntemiyle tamamlamıştır. Müdahale grubunda hemşirelik süreci konusunun öğretimi sınıf içi yüz yüze öğretime paralel çevrimiçi öğrenme platformu (moodle) ile harmanlanmış öğretim yöntemi ile tamamlamıştır. Araştırma kapsamında, Hemşirelik Esasları Dersinin haftalık aktarılan konuları ile eşleştirilmiş farklı vaka örnekleri hazırlanmıştır. Vaka örnekleri senaryolaştırılarak, standart hasta videoları çekilmiştir. Ayrıca hemşirelik süreci kullanılarak, hazırlanan vakaların verileri gözden geçirilip analiz edilmiş, NANDA, NIC, NOC terminolojilerine göre verilerle uyumlu hemşirelik tanıları oluşturulmuş, sonuç kriterleri yapılandırılmış, tanıya özgü hemşirelik girişimleri planlanmış ve ders videoya çekilmiştir. Araştırma kapsamında, hemşirelik süreci konusunun öğretimine ilişkin hazırlanan bu ders videoları moodle platformuna aktarılmış ve sınıf içi yüz yüze öğretim ile eşzamanlı olarak müdahale grubu öğrencilerinin erişimine açılmıştır ve dönem sonunda öğretimin etkililiği değerlendirilmiştir. Veriler, Tanıtıcı Özellikler Formu, Son Test Vaka Bakım Planı, Memnuniyet Formu ve Mobil Öğrenmeye Yönelik Tutum Ölçeği ile toplanmıştır. Araştırma sonucunda müdahale ve kontrol grubunun sosyodemografik özellikler bakımından benzer oldukları belirlenmiştir(p>0,05). Müdahale grubu ve kontrol grubu öğrencilerinin hemşirelik süreci veri toplama, tanı belirleme, girişimleri planlama aşamaları ve toplam puan ortalamaları (¯Xmüdahale=60,14; t (184,1) = -14,48, p<0,05) arasındaki fark istatiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Müdahale grubu öğrencilerinin kontrol grubu öğrencilerine göre vakaya özgü daha fazla sayıda veriyi belirlediği, hemşirelik tanısı oluşturduğu ve girişim planladığı saptanmıştır(p<0,05). Sonuç olarak, harmanlanmış öğrenme yaklaşımının hemşirelik süreci konusunun öğretiminde etkili olduğu belirlenmiştir. Çalışmanın sonuçları doğrultusunda hemşirelik süreci konusunun öğretiminde harmanlanmış öğrenme yaklaşımının kullanımın yaygınlaştırılması ve öğrencilerin öğrenme güçlüğü yaşadığı diğer ders konularının öğretiminde de bu öğrenme yaklaşımının kullanılması önerilmiştir. Anahtar kelimeler: Hemşirelik, öğrenci hemşire, hemşirelik süreci, hemşirelik bakım planı, harmanlanmış öğrenme yaklaşımı, öğrenim yönetim sistemi- moodle
The influence of conventional and distance flipped instruction on EFL learners' self-regulation skills and anxiety while teaching speaking skills
Flipped learning has emerged as an innovative approach and provided interactive opportunities for students who are rapidly adopting new technologies. In a flipped classroom, learners are required to do cognitively challenging and engaging tasks in class instead of trying to do this "heavy work" at home. With the spread of the COVID-19, a new concept has also appeared: distance or online flipped instruction, which basically refers to flipping synchronous online classes. To this end, the present study attempts to find out the possible influence of conventional flipped instruction along with online flipped instruction on EFL learners' self-regulated L2 learning strategy use and foreign language classroom anxiety while teaching speaking skills. Nearly 80 A2 level students at Middle East Technical University participated in the study. Four intact classes were randomly assigned to one of the two treatment groups: experimental and control. The experimental group students started to use Google Classroom application besides their regular classes. In the experimental group, students were required to watch videos and take notes on various topics before the actual lesson. The influence of the flipped learning model on learners' self-regulatory behaviours and foreign language classroom anxiety was analyzed by comparing control and experimental groups' survey results before and after the implementation of the flipped instruction. Finally, to get a deeper understanding, semi-structured interviews were conducted with ten students to explore the learners' views in the experimental group as well.
Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde harmanlanmış öğrenme: İstasyon rotasyon modeli
Bu araştırmanın amacı, harmanlanmış öğrenme modellerinden istasyon rotasyon modelinin yabancı dil olarak Türkçe öğrenen A2 düzeyindeki öğrencilerin öğrenim süreçlerine uygulanarak bu modelin bu süreçte etkili olup olmadığını ortaya koymaktır. Bu doğrultuda yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde istasyon rotasyon modelinin uygulanması için Türkiye'de ve Türkiye dışında (Kazakistan) iki farklı yer seçilmiştir. İlk uygulama 2019-2020 eğitim-öğretim yılının güz döneminde Gazi Üniversitesi Türkçe Öğrenim, Araştırma ve Uygulama Merkezi'nde yabancı dil olarak Türkçe öğrenen A2 düzeyindeki 15 öğrenciyle yürütülmüştür. İkinci uygulama ise aynı dönemde Hoca Ahmet Yesevi Uluslararası Kazak-Türk Üniversitesi Hazırlık Fakültesi'nde yabancı dil olarak Türkçe öğrenen A2 düzeyindeki 13 Kazak öğrenciyle yapılmıştır. Böylece toplam iki kurumdan 28 öğrenciyle istasyon rotasyon modelinin uygulaması gerçekleşmiştir. Uygulamalar yapılmadan önce ders tasarımlarının oluşturulması için iki kurumun (Gazi TÖMER ve Yesevi HF) A2 düzeyindeki öğrencilerinin genel olarak tutumları, ihtiyaçları ve durumları gözlemlenmiş; ayrıca modelin uygulanması için ders kitapları incelenerek konular belirlenmiştir. İki kurumda ders tasarımları oluşturulduktan sonra istasyonların içerikleri belirlenerek taslakları hazırlanmıştır. Bunun dışında her iki kurumda (Gazi TÖMER ve Yesevi HF) görev yapmakta olan Türkçe öğreten öğretmenlerle görüşülmüş ve kurumlardan uygulamaya katılmayı kabul eden birer öğretmen belirlenmiştir. Uygulamadan sonra elde edilen verilerin tamamı nitel araştırma yöntemiyle analiz edilmiştir. Uygulama esnasında yapılan etkinliklerden elde edilen veriler MAXQDA 2020 nitel araştırma programı aracılığıyla analiz edilmiş; uygulama sonrası model ile ilgili öğrencilerin ve modeli uygulayan öğretmenlerin görüşlerinden elde edilen veriler ise içerik analizi yöntemiyle analiz edilmiştir. Araştırmanın sonucunda, istasyon rotasyon modelinin Gazi TÖMER öğrencilerine uygulanmasında, öğrencilerin bireysel çalışma istasyonunda iyi derecede gelişim gösterdikleri, ikili çalışma istasyonunda bazı eksiklikler olmasına rağmen az da olsa ilerleme sergiledikleri, grupla çalışma istasyonunda ise yazma becerisinin geliştirilmesi gerektiği tespit edilmiştir. Bununla birlikte uygulama sonrası öğrencilerle yapılan görüşmede, öğrenciler istasyon rotasyon modelin uygulanmasının Türkçe derslerinde etkisini gördüklerini, temel dil becerilerini geliştirdiklerini, kelime hazinelerinin zenginleştiğini bildirmişlerdir. Modeli uygulayan öğretmen görüşünde ise istasyon rotasyon modelinin olumlu dönütlerinin olduğu ve gelecekte bu modelin kullanılması için müfredatın bu modele de uygulanabilir olması gerektiği yer almaktadır. İstasyon rotasyon modelinin Yesevi HF öğrencilerine uygulanması sonucunda ise öğrencilerin bireysel, ikili ve grupla çalışma istasyonlarının tamamında ilerleme gösterdikleri, bütün becerilerde gelişim sergiledikleri, ayrıca grupla öğrenme, kendi kendine çalışma ve akranlarla öğrenme gibi becerileri de edindikleri ortaya çıkmıştır. Model ile ilgili öğrencilerle yapılan görüşme sonucunda, öğrencilerin bu modelin etkisini gördükleri, temel dil becerilerini geliştirdikleri, çalışma esnasında arkadaşlarını daha yakından tanıdıkları, onlarla etkileşimde bulundukları, bununla birlikte yaratıcılıklarını kullanarak özgür bir şekilde çalıştıkları ve dil öğrenmeye olan özgüvenlerinin arttığına dair düşüncelerini açıkladıkları tespit edilmiştir. İstasyon rotasyon modeliyle ilgili öğretmenlerin görüşlerinin de olumlu olduğu ve ileride modeli kullanacaklarına dair görüşleri oldukları belirlenmiştir. Araştırma sonuçları doğrultusunda istasyon rotasyon modelinin yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde uygulanmasına dair öneriler sunulmuştur. Ayrıca modelin uygulanması için ders içeriğinin oluşturulması, tasarım ve taslağın hazırlanmasına yönelik önerilerin yanı sıra görüşme esnasında istasyonların içeriklerinin zenginleştirilmesine yönelik iki kurumdaki öğrenciler ve öğretmenler tarafından sunulan öneriler de izah edilmiştir. Son olarak da istasyon rotasyon modelinin uzaktan eğitimde uygulanabileceğine ilişkin araştırmacının önerileri verilmiştir. Anahtar Kelimeler: harmanlanmış öğrenme, istasyon rotasyon modeli, Türkçe öğretimi, yabancı dil, ders tasarımı, ders taslağı, A2 seviyesi.
Harmanlanmış e-öğrenme ortamı bilgi sistem kalitesinin öğrencilerin psikososyal algılarına etkisinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, harmanlanmış e-öğrenme ortamlarında, bilgi sistem kalitesinin öğrencilerin ortama yönelik psikososyal algılarına etkisini incelemektir. Bu amaçla, harmanlanmış e-öğrenme ortamının, öğrencilerin psikososyal algılarına etkisini test etmek için Walker (2003) tarafından geliştirilen uzaktan eğitim öğrenme ortamları ölçeğinin Türkçe versiyonu DELES-TR (Özkök vd, 2009) ve Dağhan ve Akkoyunlu (2016) tarafından Türkçe'ye uyarlanan bilgi sistemleri başarı modeli (DeLone ve McLean, 2003; Chang, 2013) ölçeği kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, uluslarararası statüye sahip yarı özel bir devlet üniversitesinde lisans ve yüksek lisans öğrenimi gören 536 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri 2017-2018 öğretim yılı güz döneminde toplanmıştır. Kurulan hipotetik model yapısal eşitlik modeli ile sınanmıştır. Araştırma bulgularıyla, Moos'un (1976) sosyal ortam kuramı temel alınarak kurulan hipotetik model doğrulanmıştır. Araştırma sonucunda, hizmet kalitesi, bilgi kalitesi ve sistem kalitesinin öğretmen desteği, öğrenci etkileşimi ve işbirliği, bilgi kalitesi, özgün öğrenme, aktif öğrenme ve öğrenci özerkliği değişkenlerini doğrudan açıklayabildiği ve ortaya çıkan modelin geçerli, güvenilir ve iyi bir uyum sağladığı görülmüştür. Araştırma modeline göre; öğretmen desteği değişkeninin %51'inin ve öğrenci etkileşimi ve işbirliği değişkeninin %20'sinin hizmet kalitesi değişkenince açıklanabildiği, kişisel ilgi değişkeninin %79'unun, otantik öğrenme değişkeninin %72'sinin ve aktif öğrenme değişkeninin %42'sinin bilgi kalitesi değişkenince açıklanabildiği, öğrenci özerkliği değişkeninin ise %47'sinin sistem kalitesi değişkenince pozitif ve anlamlı açıklanabildiği görülmüştür.
Harmanlanmış öğrenme ortamlarının etkileşim değeri ölçeğinin geliştirilmesi
Yüz yüze ve çevrimiçi öğrenme ortamlarının üstün yönlerinin bütünleştirildiği harmanlanmış öğrenme uygulamalarının etkin biçimde gerçekleşmesi için çeşitli harmanlanmış öğrenme ortamları kullanılmaktadır. Bununla birlikte, harmanlanmış öğrenme ortamlarının sağladığı etkileşimin öğrenen algısı açısından düzeyi diğer bir deyişle harmanlanmış öğrenme ortamlarının etkileşim değerinin belirlenmesine yönelik ölçme araçlarıyla ilgili alanyazında eksiklik saptanmıştır. Bu nedenle çalışmanın amacı; öğretmen adaylarına göre harmanlanmış öğrenme ortamlarının etkileşim değerini ölçmeyi hedefleyen geçerli ve güvenilir bir ölçek geliştirmektir. Alanyazından ve uzman görüşlerinden yararlanılarak ilk hali 36 madde olan aday ölçek, ön uygulamanın ardından 266 Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi bölümü öğrencisine uygulanmıştır. Açımlayıcı faktör analiziyle son şekli 27 madde olan ölçek; Çaba beklentisi, Kullanma niyeti, Sosyal etki, Performans beklentisi şeklinde dört faktörlüdür. Ölçeğin Cronbach Alpha iç tutarlılık katsayısı ise 0,97 olarak bulunmuştur. İstatistiksel analizlerle, Harmanlanmış Öğrenme Ortamlarının Etkileşim Değeri Ölçeği'nin geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Harmanlanmış ve/veya uzaktan öğrenme-öğretme uygulamalarıyla ilgilenen araştırmacılar ve uygulayıcılar açısından kullanışlı ve yararlı olacağı düşünülmektedir.
Harmanlanmış öğrenme ortamlarında bilgisayar cebiri sistemlerinin matematik öğretimine etkisi
Bu araştırmanın amacı, harmanlanmış öğrenme ortamlarında kullanılan Bilgisayar Cebiri Sistemlerinin (BCS), belirli integral konusunun öğretiminde öğrencilerin akademik başarıları, kavramsal anlamaları, işlemsel becerileri ve problem çözme becerileri üzerindeki etkisini incelemektir. Araştırma için BÖTE Bölümü birinci sınıf öğrencilerinden 43 kişi seçilmiş ve genel matematik konularına yönelik hazır bulunuşlukları ve matematiğe yönelik tutumları denk seviyede olan 21 ve 22'şer kişilik iki grup belirlenmiştir. Harmanlanmış öğrenme ortamlarında BCS'nin etkisini araştırmak amacıyla deney grubuna yapılandırmacı yaklaşım ilkelerine göre BCS destekli öğretim yapılırken, kontrol grubuna ise sadece yapılandırmacı yaklaşım ilkelerine göre öğretim yapılmıştır. 7 haftalık (28 ders saati) uygulama sonucunda Belirli İntegral Testi ve tutum ölçeği uygulanmış, elde edilen nicel ve nitel veriler analiz edilerek yorumlanmıştır. Belirli İntegral Testi ve bu testin alt boyutlarının değerlendirilmesi sonucu deney grubundaki öğrencilerin kontrol grubundaki öğrencilerden istatistiksel olarak daha başarılı olduğu tespit edilmiştir. Matematiğe yönelik tutuma ise BCS desteğinin istatistiksel olarak olumlu bir etkisi olmamıştır.
Exploring teacher's motivational practices and student motivation in the blended learning model
Education in the 21st century requires an instructional approach that can meet the demands of the new generation who is growing up in technologically advanced environments. Being a model of the 21st century 'Blended learning' offers an integrated learning experience with incorporated learning modalities, and is considered to be an improvement to face-to-face teaching methods rather than fully online distance learning. The motivational affordances that can be employed by instructors in online settings have attracted a great deal of attention, however, there is very limited information on teachers' crucial role in facilitating their students' motivation and how it helps to form the process of motivation in blended learning environments in an actual classroom context. With the aim of addressing this gap, the research employed a mixed method to investigate the link between the motivational practices of teachers and students' motivation in the blended learning context. Adopting the current 'motivation in context' perspective this study seeks empirical data obtained through classroom observations- both in face-to-face and online modalities involving 11 teachers and 352 students. By utilizing the two most dominant theories in motivation; namely the L2 Motivational Self System and Self-Determination theory, the research equally highlights the difference in the accommodation of teachers' motivational practices between online and face-to-face modalities and how these strategies satisfy the basic phycological needs of the students. Understanding teachers' crucial role in facilitating their students' motivation and how it helps to form the process of motivation has key implications for classroom practice.
The role of student engagement, foreign language motivation, and foreign language anxiety on foreign language achievement in online and hybrid education systems
The purpose of this study is to explore student engagement, foreign language motivation, and foreign language anxiety levels of EFL learners who studied in online and hybrid education systems in EFL classrooms during the pandemic. The study also aims to identify the significant differences in the levels of EFL learners' student engagement, foreign language motivation, and foreign language anxiety when analysed by education mode, gender, and university type. Additionally, it aims to explain the causal relationship between foreign language achievement and the research variables. Finally, it aims to gain a deeper understanding of student engagement, foreign language motivation, and foreign language anxiety by gathering the opinions of both the EFL instructors and the EFL learners who experienced these two education modes, online and hybrid, during the pandemic. The quantitative data were collected through a questionnaire consisting of three scales, and the qualitative data were gathered through in-person interviews, open-ended questionnaires, and focus group interviews. In total, 489 participants (469 EFL learners and 20 EFL instructors) took part in this study. The quantitative findings of this study revealed that foreign language anxiety was a strong and negative predictor of foreign language achievement in online and hybrid education periods. The qualitative findings obtained from the opinions of EFL instructors and EFL learners regarding student engagement, foreign language motivation and foreign language anxiety were compared and contrasted with the findings gained from the quantitative data of this study.
Harmanlanmış öğrenme ortamlarında tasarım odaklı düşünme becerilerinin incelenmesi
Bu tez çalışmasının amacı yapı bilgi modellemesi eğitimi için oluşturulan harmanlanmış öğrenme ortamında üniversite öğrencilerinin tasarım odaklı düşünme becerilerinin gelişimini incelemektir. Çalışmada, nicel ve nitel araştırma yöntemlerinin birlikte kullanıldığı karma araştırma deseni benimsenmiştir. Örneklem grubu Türkiye'nin batısındaki bir üniversitenin mimarlık fakültesinde öğrenim gören Yapı Bilgi Modellemesi dersini alan 20 birinci sınıf öğrencisi ve bu dersi veren iki öğretim elemanından oluşmaktadır. Çalışmada örneklem gruba ön test uygulanmış ardından yapı bilgi modellemesi ile ilgili Bimvet3 (web tabanlı öğretim materyali) platformu üzerindeki eğitim modülleri harmanlanmış öğrenme ortamında uygulanmıştır. Bimvet3 platformu üzerinde 10 modülün sekizi yüz yüze diğer ikisi ise üniversitenin kullandığı öğrenme yönetim sistemi üzerinden çevrimiçi olarak işlenmiştir. Veri toplama aracı olarak Sürmelioğlu ve Erdem (2021) tarafından geliştirilen "Tasarım Odaklı Düşünme Ölçeği" ve araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Nicel verilerin analizinde parametrik olmayan testlerden Mann-Whitney U ve Wilcoxon Signed-Ranks testleri kullanılmıştır. Nitel verilerin analizinde ise içerik analizi ve betimsel analiz yönteminden yararlanılmıştır. Çalışmanın nicel bölümünden elde edilen sonuca göre; harmanlanmış öğrenme ortamları tasarım odaklı düşünme becerisi üzerinde istatistiksel anlamda anlamlı etkisi olduğu tespit edilmiştir. Çalışmanın nitel bölümünden elde edilen sonuca göre; öğrencilerin, genel olarak harmanlanmış öğrenme ortamındaki empati ve birebir etkileşim gibi etkenlerin bulunmadığından tasarım odaklı düşünme becerilerinin gelişimleri için katkı veremeyeceğini belirtmişlerdir. Buna ilaveten, öğrenciler ve eğitmenler, tasarım odaklı düşünme sürecinde empati yapmanın, kullanıcı ihtiyaçlarını belirlemenin ve farklı bakış açılarını dikkate almanın, kullanıcı odaklı ve özgün tasarımlar geliştirmeye önemli katkılar sağladığı şeklinde görüşler bildirmişlerdir.
BİLSEM'lerdeki öğrencilerin sanat ve yaratıcılık ile harmanlanmış İngilizce dersi öğretim tasarımına ilişkin tutum ve görüşleri
Bu araştırmada, Bilim ve Sanat Merkezlerindeki (BİLSEM) özel yetenekli öğrencilerin sanat ve yaratıcılıkla harmanlanmış İngilizce dersi öğretim tasarımına ilişkin tutum ve görüşlerini incelemek amaçlanmıştır. Araştırma, karma araştırma yöntem desenlerinden birleştirme (çeşitleme) desenine göre kurgulanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2022-2023 Eğitim öğretim yılında Millî Eğitim Bakanlığı'na bağlı Balıkesir ili Karesi ilçesinde bulunan Şehit Prof. Dr. İlhan Varank Bilim ve Sanat Merkezi ÖYG (Özel Yetenekleri Geliştirme) Programı'nda öğrenim gören 19 öğrenci oluşturmaktadır. İngilizce alan dersi kapsamında çalışma grubuna araştırmacı tarafından geliştirilen 16 saatlik "Sanat Eğitimi ve Yaratıcılık ile Harmanlanmış Öğretim Tasarımı Programı" etkinlikleri uygulanmıştır. Nicel veri toplama araçları olarak İngilizce Dersine Yönelik Tutum Ölçeği özel yetenekli öğrencilere öğretim tasarımının uygulanması öncesi ve sonrasında kullanılmıştır. Uygulamanın bitiminde uygulanan son-test yanında çalışma grubundan gönüllü seçilen 8 öğrenciye "Sanat ve İngilizce Dil Becerileri Öğrenim Sürecine İlişkin Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu" ve "Öğrencilerin Dil Öğrenimine Karşı İlgilerinde Farklılık Olup Olmadığına Dair Düşüncelerini İçeren Etkinlik Değerlendirme Formu" uygulanarak grup görüşmesi gerçekleştirilmiştir. Çalışma grubuna uygulanan "İngilizce Dersine Yönelik Tutum Ölçeği" ön-test ve son-test puanlarını karşılaştırmak için ilişkili örneklemler t testi kullanılmıştır. Nitel veri toplama aracı olarak "Sanat ve İngilizce Dil Becerileri Öğrenim Sürecine İlişkin Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu" ve "Öğrencilerin Dil Öğrenimine Karşı İlgilerinde Farklılık Olup Olmadığına Dair Düşüncelerini İçeren Etkinlik Değerlendirme Formu", görüşmelerin analizinde ise içerik analizi kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda öğrencilerin İngilizce dersine yönelik tutumlarında istatiksel olarak anlamlı bir fark olmasa da aritmetik olarak puanlarında artış görülmüştür. Bu noktada 16 saatlik sanat eğitimi ve yaratıcılık ile harmanlanmış öğretim tasarımı programının, öğrencilerin İngilizce dersine karşı tutumlarını değiştirmede etkili olmadığı görülmüştür. Ancak nitel verilere göre; etkinliklerin sanat ve yaratıcıkla harmanlanmasının öğrencilerin, İngilizce dersine karşı olumlu tutumlar geliştirmelerine, derse katılma isteklerinin artmasına, dersi eğlenceli bulmalarına, derste öğrendiklerini yaşantılarına aktarmalarına, sanat dallarına ilgilerinin oluşmasına, yaratıcılıklarının artmasına ve özgüvenlerinin gelişmesine katkı sağladığı elde edilen bulgular arasındadır. Araştırmanın sonunda, elde edilen sonuçlardan yola çıkılarak İngilizce derslerinde sanat ve yaratıcıkla ilgili etkinliklerin kullanılmasına yönelik öneriler sıralanmıştır.
6. sınıf öğrencilerinin dijital vatandaşlığa yönelik tutumlarının incelenmesi
Geçmişten günümüze yaşanılan bilimsel ve teknolojik değişim ve dönüşümler toplumsal yapıda da değişimleri kaçınılmaz kılmıştır. Yaşanılan değişimlerle birlikte dijital okuryazarlık, dijital yerlilik ve dijital vatandaşlık gibi pek çok kavram insan hayatında yerini almıştır. Dijital vatandaşlık, dijital ortamlara hâkim olma bu ortamlarda nasıl davranılması gerektiğini bilme ve dijital ortamlarda ülke sınırlarının ortadan kalkması sonucu dijital vatandaşların ortaya çıkması olarak tanımlanmaktadır. Bu araştırmanın amacı 6. Sınıf öğrencilerinin dijital vatandaşlığa yönelik tutumlarını incelemektir. Muğla ili Menteşe ilçesindeki bazı özel okullar devlet okulları ve köy okullarındaki öğrencilerle yürütülen çalışmada nitel ve nicel araştırma yöntemlerinin bir arada kullanıldığı karma yöntem yaklaşımını kullanılarak toplanan veriler analiz edilmiştir. Karma araştırma yönteminde nicel ve nitel veriler ayrı ayrı veri setleri halinde toplandıktan sonra bütünleştirilerek ele alınmıştır. Araştırmanın nicel kısmında Karaduman (2011) tarafından geliştirilen dijital tutum ölçeği ile veriler toplanmıştır. Araştırmanın nitel kısmında ise veriler yapılandırılmış gözlem formu aracılığı ile toplanmıştır. Elde edilen nicel veriler dijital ortamda analiz edilmiştir. Nicel verilerin normal dağılım sergilediği yapılan analizler sonucu tespit edilerek parametrik testler uygulanmıştır. Nitel veriler ise içerik analizi ile incelenmiştir. Araştırmanın sonucunda elde edilen nicel sonuçlar değerlendirildiğinde kız öğrenciler ve erkek öğrenciler arasında dijital vatandaşlığa yönelik anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir. Devlet ve özel okullara göre 6. Sınıf öğrencilerinin dijital vatandaşlık tutumları değerlendirildiğinde özel okullarda okuyan öğrencilerin dijital vatandaşlık tutumları devlet okullarında okuyan öğrencilere göre yüksek bulunmuştur. Okulun bulunduğu çevreye göre ve öğrenim görülen okullara göre 6. Sınıf öğrencilerinin dijital vatandaşlığa ilişkin tutumları değerlendirildiğinde şehir merkezi özel okullarda okuyan öğrencilerin tutumları şehir merkezi devlet ve köy okullarında okuyan öğrencilere göre yüksek bulunmuştur. Anne baba eğitim durumlarına göre karşılaştırıldığında ise annesi ve babası yükseköğretim mezunu olan 6. sınıf öğrencilerinin dijital vatandaşlığa ilişkin tutumları annesi babası ortaöğretim ve ilköğretim mezunu olanlara göre daha fazladır. Nitel veriler incelendiğinde ise şehir merkezinde bulunan 6. Sınıf öğrencilerinin köy okullarındaki öğrencilere göre daha fazla dijital araçlara sahip olduğu tespit edilmiştir. Nitel bölüm de sorulan sorulara köy okullarında öğrenim gören öğrencilerin daha az cevap verdiği sonucuna ulaşılmıştır. Nitel ve nicel veriler birlikte değerlendirildiğinde şehir merkezindeki özel ve devlet okullarında öğrenim gören 6. Sınıf öğrencilerinin köy okullarında öğrenim gören 6. Sınıf öğrencilerine göre dijital ortamları daha fazla kullandığı ve tutumlarının daha olumlu olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
The impact of flipped classroom model on EFL learners' academic achievement, attitudes and self-efficacy beliefs: A mixed method study
The unprecedented pace of technology has inevitably manifested itself on practices and organization of the educational processes shaping not only the bridges of interaction that students build between themselves and their teachers but also the way they learn. As a response to the advent of new technology and the needs of these digital native students who grow up communicating through different means of technology, flipped classroom model has emerged as a form of blended learning that exploits the benefits of technology, constructivism, collaborative, distance learning and differentiated instruction by reversing the sequence of in and out of classroom procedures. Grounded in a mixed method embedded design, the study has taken a distinctive step to explore the quality and efficiency of flipped classroom model in enhancing university prep students' overall academic performance in EFL and that in its sub-skills, retention of that performance, attitudes toward and self-efficacy beliefs in EFL. Quantitative data was gathered through the administration of EFL Achievement Test, Attitudes toward EFL and Self-Efficacy Beliefs in EFL scales to 41 EFL students enrolled at Foreign Language School, Gebze Technical University in two different classrooms randomly assigned as experimental (N= 21) and control group (N=20). The intervention lasted during the whole 2016-2017 fall term. On the other hand, qualitative data was collected through follow-up semi-controlled interviews with 9 experiment group students from different achievement groups. All the quantitative data was analyzed using SPSS 21 for Windows, LISREL 8.54 for Windows and ITEMAN4 while qualitative data was analyzed manually by employing content analysis procedures. Findings of the study revealed flipped classroom as a teaching model significantly more effective than traditional lecture based instruction in enhancing EFL performance, long-term retention of this performance and improving its two vigorous predictors, attitudes toward and self-efficacy beliefs in EFL in higher education in Turkey. This facilitating role of flipped classroom model was also verified by qualitative results. To conclude, delving into the important dynamics of EFL performance in Turkey, the present study has promised a bulk of valuable results that set flipping EFL classrooms as an efficient way of dealing with failure in EFL in Turkey. Key Words: Academic Achievement in EFL, Attitudes, Blended Learning, Flipped Classroom Model, Self-Efficacy Beliefs.
A study on blended learning model for teaching practice course in pre-service English language teacher training program
The aim of the present study is to develop a model based on blended learning for pre-service teaching practice course in English Language Teacher Training Program at Anadolu University. It is supposed that providing a blended learning environment for teaching practice course would improve the practice and contribute to the professional growth of pre-service teachers. Since it will increase the contact hours among students and university supervisors and facilitate peer feedback among pre-service teachers, which in turn, create a productive learning environment for them.Within the framework of `pedagogical action research? design, 18 fourth year students participated in the present study. Various data gathering techniques including a survey on participants? attitudes towards the Web (computer) based instruction and a survey on the participants? satisfaction with the blended teaching practice course were used. Additionally, in order to perform an in-depth analysis of the findings, standardized open-ended interviews were conducted with participants.The analysis of the data revealed that participants had positive attitudes towards the Web component of blended teaching practice course and all of the participants were satisfied with the blended teaching practice course since they reported that it met their expectations. It was also found that there was not a relationship between the participants? participation to the asynchronous discussions and their overall satisfaction levels of blended teaching practice course. The findings indicated that the pre service teachers thought that participating in a course level blended teaching practice course increased their teaching skills, primarily their skills on preparing lesson plans and the skills on performing their teaching practices.Although results of the present study indicated that blended learning environment was perceived positively by students, there is a need for further research to determine if the similar results could be obtained at other courses in different settings.
Karma öğrenme sistemlerinde ulaşılabilir bilgisayar teknolojilerinin kullanımı
Karma öğrenme (hybrid learning ? h-learning), ulaşılabilir bilgisayar teknolojileri (ubiquitous computing - u-computing) ve ulaşılabilir öğrenme (ubiquitous learning ? u-learning), öğrenme deneyiminin geleceğinde yer alan kavramlardır. Öğrenmenin değişen yapısına ayak uydurabilmek için bu kavramların daha iyi anlaşılması ve bu geçiş sürecinin bir parçası olan karma öğrenme bağlamında ulaşılabilir bilgisayar (u-bilgisayar) teknolojilerinin uygulanabilirliğinin sorgulanması gerekmektedir. Bu bağlamda, yapılan bu araştırmayla söz konusu sorunu yanıtlayabilmek için, uyarlanabilir öğrenme kuramı (adaptive learning theory) çerçevesinde ulaşılabilir öğrenmenin (u-öğrenme) tanımı, nitelikleri, boyutu ve bileşenleri, kapsamı, uygulanabilirliği ve geleceğine ilişkin uzman görüşleri alınmıştır.Nitel araştırma yönteminin kullanıldığı bu çalışmada nitel ve nicel veri toplama araçları kullanılmıştır. Bu çalışmada uzman görüşlerine nitel veri toplama aracı olan yarı yapılandırılmış açık uçlu anket ve nicel veri toplama aracı olan Beşli Likert tipi anket aracılığıyla ulaşılmıştır. Yarı yapılandırılmış açık uçlu anket aracılığıyla 3 uzmandan, Beşli Likert tipi anket aracılığıyla 34 uzmandan veri toplanmıştır.Elde edilen veriler doğrultusunda u-bilgisayar teknolojilerinin karma öğrenme sistemlerinde uygulanmaları sonucunda u-öğrenme ortamlarının geliştirilmesi için gereksinim duyulan temel u-bilgisayar teknolojilerinin mobil cihazlar ve kablosuz ağ erişimi olduğu, bunun önündeki en önemli sınırlılığın sınırsız erişim olduğu saptanmıştır. Uzman görüşleri çerçevesinde düzenlenmiş bir u-öğrenme tanımı oluşturulmuştur: U-öğrenme, bağlam-farkındalıklı, u-bilgisayar teknolojilerinden yararlanan her yerde ve her zaman öğrenmedir. Son olarak bu araştırma kapsamında, karma öğrenme ve u-öğrenme alanlarında u-bilgisayar teknolojilerine ilişkin yapılacak çalışma ve uygulamalar için önerilerde bulunulmuştur.Anahtar Sözcükler: Karma Öğrenme, Ulaşılabilir Bilgisayar Teknolojileri, Ulaşılabilir Öğrenme, Uyarlanabilir Öğrenme.
Harmanlanmış öğrenme ortamlarında oyunlaştırma bileşenlerinin etkililiği
Bu araştırma kapsamında harmanlanmış öğrenme ortamlarının etkililiğini arttırmak için oyunlaştırma bileşenleri kullanılmış ve bu ortamın etkililiğinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın amacı doğrultusunda 2015 - 2016 öğretim yılı güz döneminde öğrenim gören ve Eğitimde Bilişim Teknolojileri I dersine kayıt yaptıran 63 katılımcıyla uygulama süreci gerçekleştirilmiştir. Araştırma nicel ve nitel verilerin ilişkilendirilerek açıklandığı yakınsayan paralel karma desene göre desenlemiştir. Araştırmanın amacı kapsamında, bu ders iki ayrı grup olarak açılmıştır. Araştırmanın deney grubu, yüz yüze ortamda çarkıfelek etkinliği; çevrimiçi ortamda yönergelerin verilmesi, ilerleme çubuğu, rozet, seviye, deneyim puanı, liderlik sıralaması, ödül, dersin tamamlanma oranı, etkinlik tamamlama, etkinliklerin belirli ölçütlere göre sınırlanması, etkinliklere ilişkin katılımcılara bildirimlerin sunulması, alternatif etkinliklere yer verilmesi sayesinde oyunlaştırma bileşenleriyle zenginleştirilmiştir. Araştırmanın kontrol grubunda bu bileşenlere yer verilmemiştir. Araştırmanın verilerine göre gruplar arasında araştırma topluluğu modeli, akademik başarı, motivasyon, duygu durumu açısından bir farklılık oluşmamıştır. Ancak katılımcılar oyunlaştırma bileşenlerinin ilgi çekici olduğunu belirtmişlerdir. Ayrıca grupların çevrimiçi ortamda harcanan ortalama zamanları arasında deney grubu lehine anlamlı bir farklılığın oluştuğu görülmüştür. Ayrıca katılımcıların çevrimiçi katılımlarında oyunlaştırma bileşenlerinden ödülün, rekabetin, seviyenin, rozetin ve kısıtlamanın etkili olduğu görülmüştür.
La Classe inversée dans les pratiques de l'enseignement du FLE
Taking account of learners' language and pedagogical needs as well as their autonomous learning are the priorities of the action oriented language teaching. However, modeling language courses by rigorously respecting the three classical pedagogical units (which consists in learning the same thing, in the same class and at the same time as the others) does not always allow language learners to progress at their own pace or to use their own strategies. It is therefore important to design learning contexts in such a way as to assure the personalization of the learning process and to reconcile the best parts of the face-to-face learning and the distance learning. The flipped classroom, which involves consulting the course content in advance and making more efficient activities such consolidation and production during the course time, is one of the hybrid models developed in this perspective. The present study was carried out in order to observe the effects of this model on the grammatical and lexical knowledge of the learners of French as a foreign language and to reveal their evaluations on the implementation of the model. In this study where we used both quantitative and qualitative methods, 20 learners enrolled in the preparatory classes in the academic year 2015-2016 received, during 8 weeks, contents to be treated at the home and at their own pace. By following the "single-group pre-test-post-test model", we administered a test to our sample before and after each intervention. As for the collection of qualitative data, we conducted semi-directed interviews with 10 learners following our experimentation phase. After comparing the pre-test and post-test results, we found a statistically significant improvement in the learners' knowledge included in the quantitative analysis. In the analysis of qualitative data, we consulted two specialists and identified the following themes: Learner's opinions on the flipped classroom, effects of the flipped classroom on learners' ways of learning, ways in which learners appropriate the flipped classroom, learners' opinions on videos, learners' opinions on continuation of the model, suggestions of learners for future practices of the model. Keywords: Blended learning, Flipped classroom, French as a foreign language, Autonomy, Learning strategies.
Harmanlanmış öğretim modelinin uygulanmasına ilişkin sınıf öğretmenlerinin görüşleri
Bu araştırma harmanlanmış öğretim modelinin pandemi döneminde ilkokullarda uygulanmasına ilişkin sınıf öğretmenlerinin görüşlerini tespit etmek amacıyla yapılmıştır. İlkokula yönelik araştırmaların kısıtlı olması ve gerçekleşen çalışmaların daha çok deneysel olması konuyu ilgi çekici hale getirmiştir. Sınıf öğretmenlerinin kendi sınıflarında harmanlanmış öğretim modelini uygulamaları sonucu elde ettiğimiz sonuçlar bu eksikliğin giderilmesine katkı sağlamayı hedeflemektedir. Nitel bir araştırma olan bu çalışmada durum çalışması deseni kullanılmıştır. Araştırmanın amacına uygun olarak görüşme yöntemi tercih edilmiş, görüşme tekniklerinden yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılmıştır. Nitel olarak elde edilen veriler içerik analizi ile çözümlenmiştir. Araştırmada Gaziantep Şahinbey ve Şehitkâmil merkez ilçelerinde görev yapan 27 sınıf öğretmeni ile görüşme yapılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre öğretmenler ilkokullarda şartlar gereği uygulanan harmanlanmış öğretim modelinin verimsiz olduğunu ifade etmişlerdir. İlkokula uygunluğu konusunda sadece 3.ve 4. Sınıflara uygun olduğu diğer kademelere göre soyut kaldığı düşüncesini belirtmişlerdir. Harmanlamada online eğitim kısmında fırsat eşitliğinin olmadığını, öğrencilerin yeterince sosyalleşemediğini, geleneksel eğitime kıyasla katılım azlığından başarının azaldığını ve bazı durumlarda hiçbir etki göstermediğini ifade etmişlerdir. Yüz yüze eğitim ve online eğitimi harmanlarken kendilerinin bazı durumlarda yetersiz kaldıklarını sınıf yönetimi ile ölçme ve değerlendirme araçlarını kullanırken sorunlar yaşadıklarını ifade etmişlerdir. Öğretmenler mecbur kalınmadan daha iyi bir planlamayla yapılacak harmanlanmış öğretim modelinin daha verimli sonuçlar getireceğini de belirtmiş, gerekli hizmet içi eğitimlerin alınarak yeni nesil öğretim modellerinin ilkokulda kullanılmasının yarar sağlayacağını da ifade etmişlerdir. Ayrıca pandemi gibi süreçlerin hayatın bir parçası haline geldiği ve tekrarlanma olasılığına karşı gerekli önlemlerin önceden alınıp, eğitimin aksamaması için alternatif yöntemlerin önemli olduğunu belirtmişlerdir. Anahtar Kelimeler: Harmanlanmış öğretim modeli, Yüz yüze eğitim, Online eğitim, Harmanlama, İlkokul.
Sosyal bilgiler dersinde küresel bağlantılar öğrenme alanının işlenişinde ters-yüz sınıf modelinin kullanımına yönelik öğretmen görüşleri
Öğretim teknolojilerinin eğitim sürecine dâhil edilmesiyle harmanlanmış öğrenme modelinin önemi artmıştır. Harmanlanmış öğrenme çevrimiçi ve yüz yüze öğrenmenin avantajlarının bir araya gelmesiyle oluşmuştur. Harmanlanmış öğrenme modelinin alt modellerinden birisi de ters yüz sınıf modelidir. Bu model sayesinde öğrenciler evde dersi dinleyip sınıfta uygulama yapma fırsatına sahip olurlar. Ters yüz sınıf modeli öğretmenlerin ders içerisinde aktif olmasını sağlar. Dünyanın birçok yerinde yaygın olarak kullanılan ters yüz sınıf modelinin ülkemizde kullanımı yenidir. Bir yöntemin bütün öğrenme alanlarına ve konulara uygun olduğunu düşünmek yanlıştır. Burada konuların içeriği, öğretmenin yönteme olan yatkınlığı, ders süresi, sınıf mevcudu vb. birçok faktör yöntem seçimini etkiler. Bu çalışmanın amacı Sosyal Bilgiler dersinde Küresel Bağlantılar öğrenme alanının işlenişinde ters yüz sınıf modelinin kullanımına yönelik öğretmen görüşlerinin belirlenmesidir. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden olgubilim deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu İstanbul'un Başakşehir ilçesindeki devlet okullarında görev yapan 17 Sosyal Bilgiler öğretmeni oluşturmaktadır. Katılımcıların belirlenmesinde ters yüz öğrenme modelini en az bir kere kullanmış olma ölçüt olarak alınmıştır. Çalışmada verilerin toplanmasında nitel araştırmalarda sıkça kullanılan yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılmıştır. Çalışma esnasında daha önceden geliştirilen görüşme formundaki yarı yapılandırılmış maddeler katılımcılara yöneltilmiştir. Çalışmada katılımcıların büyük çoğunluğu ters yüz sınıf modelinin Küresel Bağlantılar öğrenme alanının öğretiminde diğer yöntemlere göre avantajlı olduğu yönünde görüş belirtmiştir. Katılımcılara göre öğrencilerin öğrenme sürecine dâhil olması onların aktifliğini arttırmaktadır. Bununla birlikte bazı katılımcılar yöntemin farklı yöntem ve tekniklerle desteklenerek kullanılması gerektiği fikrindedir. Katılımcılara göre Küresel Bağlantılar öğrenme alanında kültürel mirasa duyarlılık değerinin kazandırılması açısından ters yüz sınıf modeli etkilidir. Katılımcılar yöntem ile öğrencilerin kültürel değerlerini önceden araştırmalarının faydalı olacağı yönünde görüş belirtmişlerdir. Yöntem ile öğrencilerin bilimsel araştırma basamaklarını tanıyacakları ve bu sayede yaratıcılık becerilerinin gelişeceği ifade edilmiştir. Öğrencilerin araştırma ödevleriyle bakış açılarının farklılaşacağı ve eleştirel düşünme yetilerinin gelişeceği belirtilmiştir. Katılımcılara göre öğrencilerin ülkemizi ve dünyayı etkileyen kuruluşlar hakkında bilgi edinmeleri barış ve saygı değerinin kazandırılmasında etkili olacaktır. Katılımcılar öğrencilere bireysel olarak verilen ödevlerin sınıf ortamında arkadaşlarıyla tartışmalarıyla iş birliği becerisini geliştireceği görüşündedirler. Katılımcılar ters yüz sınıf modeli ile öğrencilerin günümüz dünya sorunlarına yönelik farkındalıklarının artacağı ve problem çözme becerilerinin gelişeceği fikrindedir. Katılımcılar model ile kalıp yargı ve ön yargıların ortadan kalkabileceği ya da azalacağı ancak yöntemin kalabalık sınıflarda verimli kullanılamayacağı görüşündedirler.
A study on the effectiveness of a blended learning model in English language learning in higher education: Student attitudes and opinions
The unprecedented development of Information and Communication Technology (ICT) tools in recent years has led to the spread of new models in English education. In addition to traditional face-to-face teaching, the 'blended learning' model of education, which was created by incorporating online resources into and out of the classroom, has been widely applied in recent years. From this point of view, the aim of this study is to evaluate students' attitudes and opinions about the blended learning model realized through a virtual classroom environment created through the Easyclass website (Easyclass, n.d.). This study was conducted in a state university for 15 weeks with 61 vocational school students with a beginner level of English. In this study, mixed method research design was used. Blended Learning Environment Scale developed by Cabı and Gülbahar (2013) was used to collect quantitative data. Semi-structured interviews were conducted with 10 volunteer students to collect qualitative data. These interviews were analyzed using content analysis. For the analysis of quantitative data, descriptive statistics were made with SPSS 23 program. There are 55 items in the scale with four factors: Online Learning (OL), Face-to-face (FtF) learning, Blended Learning (BL), and Technical Issues. The obtained data revealed that the students favored FtF learning the most (Mean=4.35) compared to BL and OL models. The students have the highest perceptions of 'learning with the guidance of the instructor' (Mean=4.60). With regards to the BL model, it was revealed that they have a very positive approach (Mean=4.15). As for online learning, although the students are quite positive, their ratings are relatively lower than those of FtF and the BL model (Mean=3.64). Regarding online learning, 'getting instant feedback from the instructor' has the highest rating (Mean=4.03). With respect to technological issues, it was found that the students do not have negative perceptions as they stated they rarely had technology-related problems (Mean=2.51). Student interviews indicated that they found the BL model in English lessons quite useful and motivating. They stated that the BL enhanced their vocabulary and grammar knowledge the most. They believed that getting feedback from the instructor outside the classroom and doing self-assessment exercises helped improve their English language learning. The triangulation of the qualitative and quantitative data of the study revealed that the vocational school students had quite high perceptions towards utilizing a blended learning model via a learning management system for English language learning in higher education. Keywords: Blended learning, online education, virtual classroom, ELT, WEB 2.0 tools
Bireysel ve işbirlikli blogla bütünleştirilmiş yazma öğretiminin normal ve üstün zekalı öğrencilerin yazma performanslarına etkisi
Bu araştırmada karma öğretim tasarımına dayalı bireysel ve işbirlikli blogla bütünleştirilmiş yazma öğretiminin, ilköğretim 5.sınıf düzeyindeki üstün ve normal zekalı öğrencilerin Türkçe dersindeki yazma performanslarına etkisi incelenmiştir. Araştırmada deneysel desenlerden 'öntest sontest kontrol gruplu desen' uygulanmıştır. Araştırmanın çalışma grubu ilköğretim 5. sınıf düzeyinde deney 1 grubunda 9, deney 2 grubunda 12 ve kontrol grubunda 9 olmak üzere 30 üstün zekalı ve deney 1 grubunda 9, deney 2 grubunda 12 ve kontrol grubunda 9 olmak üzere 30 normal zekalı toplam 60 öğrenciden oluşmuştur. Uygulama deney 1 gruplarında karma öğretim tasarımına dayalı bireysel blogla bütünleştirilmiş yazma öğretimiyle, deney 2 gruplarında ise karma öğretim tasarımına dayalı işbirlikli blogla bütünleştirilmiş yazma öğretimiyle ve kontrol gruplarında yüzyüze yazma öğretimiyle sürdürülmüştür. Öntest ve sontest olarak uygulanan sınav kağıtları, 'Yazma Performansı Değerlendirme Ölçeği' kullanılarak üç sınıf öğretmeni tarafından değerlendirilmiştir. Değerlendirmeci uyumu Pearson korelasyon analiziyle incelenmiş olup yüksek düzeyde, pozitif yönlü anlamlı korelasyon bulunmuştur. Veriler Mann Whitney U testiyle analiz edilmiştir. Araştırmanın birinci hipotezi kapsamında üstün, ikinci hipotezi kapsamında normal zekalı öğrencilere ilişkin elde edilen bulgularda deney 1 ve kontrol grubu öğrencilerinin yazma performansları arasında deney 1 grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı fark görülmüştür. Araştırmanın üçüncü hipotezi kapsamında üstün zekalı öğrencilere ilişkin elde edilen bulgularda deney 2 ve kontrol grubu öğrencilerinin yazma performansları arasında deney 2 grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı fark görülmüştür. Araştırmanın dördüncü hipotezi kapsamında normal zekalı öğrencilere ilişkin elde edilen bulgularda deney 2 ve kontrol grubu öğrencilerinin yazma performansları arasında anlamlı fark görülmemiştir. Araştırmanın beşinci hipotezi kapsamında üstün zekalı, altıncı hipotezi kapsamında normal zekalı öğrencilere ilişkin elde edilen bulgularda deney 2 ve deney 1 grubu öğrencilerinin yazma performansları arasında deney 1 grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı fark görülmüştür. Araştırmanın yedinci hipotezi kapsamında ise üstün zekalı, sekizinci hipotezi kapsamında normal zekalı öğrencilere ilişkin elde edilen bulgularda deney 1, deney 2 ve kontrol gruplarındaki öğrencilerin yazma performanslarının cinsiyete göre anlamlı fark göstermediği bulunmuştur.
Öğretim teknolojileri ve materyal tasarımı dersinde harmanlanmış öğrenme modelinin uygulanabilirliğinin değerlendirilmesi
Harmanlanmış Öğrenme modeli online öğrenmede karşılaşılan insani etkileşim ve iletişim sorununu ortadan kaldırmak için oluşturulmuş bir öğrenme modelidir. Bu modelin genel amacı geleneksel öğrenme modeli ile online öğrenme modelinin güçlü yanlarını birleştirerek öğrenme kalitesini artırmayı amaçlamaktadır. Harmanlanmış öğrenme birçok ülkede üniversitelerde verilmektedir. Harmanlanmış öğrenmenin ülkemizdeki üniversitelerde de verilmesi öğrenci memnuniyeti, öğretim üyesi memnuniyeti açısından önemli görülebilir. Bu amaçla lisans seviyesinde Harmanlanmış öğrenme modellerinin çalışılması önemli görülebilir. Bu araştırmanın genel amacı, Eğitim Fakültelerinde okutulan Öğretim Teknolojileri ve Materyal Tasarımı adlı dersin Harmanlanmış Öğrenme modelinde uygulanabilirliğini değerlendirmektir. Bu maksatla sözü edilen ders Harmanlanmış modelde yeniden tasarlanmış bir dönem boyunca model test edilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu 2012-2013 Eğitim-Öğretim yılında Gaziantep Üniversitesi Eğitim Fakültesi Sınıf Öğretmenliği 2.sınıfta öğrenimlerine devam eden 54 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada veriler nitel ve nicel yöntemlerle toplanmıştır ve analiz edilmiştir. Öğrencilerin modele yönelik görüşleri, memnuniyet düzeyleri, İnternet ve bilgisayara yönelik tutumları incelenmiştir. Araştırma sonucunda öğrencilerin harmanlanmış öğrenme modelini beğendikleri ve kabullendikleri belirlenmiştir. Ayrıca harmanlanmış öğrenme ile İnternete karşı tutum arasında bir ilişki bulunmuş, ancak harmanlanmış öğrenme ile bilgisayara karşı tutumarasında bir ilişki bulunmamıştır. Araştırmada blog kullanımının öğrencilerin öğrenmesine olumlu olarak etki ettiği bulunmuştur. Öğrenciler bu araştırmada haberleşme aracı olarak e-mail ve Facebook'tan yararlanmışlar ve Facebook'un kullanılmasından memnun olmuşlardır.