Antropometri

215 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Yüzme sporu yapan çocukların antropometrik özellikleri, bazı fiziksel uygunluk parametreleri ve yüzme performansları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu çalışma, yüzme sporu yapan çocuklarda antropometrik özellikler, bazı fiziksel uygunluk parametreleri ve yüzme performansları arasındaki ilişkinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Bu çalışmada araştırma grubunu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübünde düzenli olarak yüzme antrenmanlarına devam eden, yaş ortalamaları 10,00±0,83 yıl olan 24 kız çocuk ile yaş ortalamaları 9,91±0,82 yıl olan 24 erkek çocuk olmak üzere toplam 48 lisanslı yüzücü çocuk oluşturmuştur. Araştırma kapsamında, yüzücü çocukların antropometrik özellikleri (boy uzunluğu, vücut ağırlığı, kulaç sıklığı, oturma boyu uzunluğu, kulaç boyu uzunluğu, el uzunluğu, el genişliği, ayak uzunluğu), bazı fiziksel uygunluk özellikleri (sağ ve sol el kavrama kuvvetleri, esneklik, denge ve durarak uzun atlama) ve 50 metre yüzme performansları ölçülmüştür. Araştırmaya katılan, yaş ortalamaları 10,00±0,83 yıl olan kız çocukların, vücut ağırlıkları 35,35±8,25 kg ve boy uzunlukları 142,29±8,57 cm; yaş ortalamaları 9,91±0,82 yıl olan erkek çocukların, vücut ağırlıkları 36,25±8,25 kg ve boy uzunlukları 140,91±6,92 cm olarak tespit edilmiştir. Kız ve erkek yüzücü çocukların, antropometrik özellikleri arasında istatiksel açıdan herhangi anlamlı bir farklılık bulunamazken (p>0,05), fiziksel uygunluk özellikleri açısından sadece esneklik değerleri arasında anlamlı bir farklılık (p<0,05) tespit edilmiş, yüzme performansları ve diğer fiziksel uygunluk özellikleri arasında istatiksel açıdan herhangi anlamlı bir farklılığa rastlanmamıştır (p>0,05). Kız çocukların, 50 metre serbest stil yüzme performansı ile kulaç uzunluğu, oturma yüksekliği, el uzunluğu, el genişliği ve ayak uzunluğu değişkenleri arasında negatif yönde anlamlı ilişkiler bulunurken (p<0,05), ayak genişliği ile 50 metre yüzme performansı arasında anlamlı bir ilişkiye rastlanmamıştır (p>0,05). Kız çocukların, 50 metre serbest stil yüzme performansı ile sağ el kavrama kuvveti, sol el kavrama kuvveti, esneklik, durarak uzun atlama ve denge arasında negatif yönde anlamlı ilişkiler bulunmuştur (p<0,05). Kız çocukların, sağ el kavrama kuvveti ile kulaç uzunluğu, oturma yüksekliği, el uzunluğu, el genişliği, ayak uzunluğu ve ayak genişliği arasında pozitif yönde; sol el kavrama kuvveti ile kulaç uzunluğu, oturma yüksekliği, el uzunluğu, el genişliği, ayak uzunluğu ve ayak genişliği arasında pozitif yönde; denge ile kulaç uzunluğu, oturma yüksekliği, el uzunluğu, el genişliği ve ayak uzunluğu değerleri arasında pozitif yönde anlamlı ilişkiler bulunmuştur (p<0,05). Araştırmaya katılan erkek çocukların, 50 metre serbest stil yüzme performansı ile kulaç uzunluğu arasında negatif yönde anlamlı bir ilişki bulunurken (p<0,05), diğer antropometrik özellikler ile 50 metre yüzme performansı arasında anlamlı bir ilişkiye rastlanmamıştır (p>0,05). 50 metre serbest stil yüzme performansı ile durarak uzun atlama değerleri arasında negatif yönde anlamlı ilişki bulunmuştur (p<0,05). Erkek çocukların, sağ el kavrama kuvveti ile kulaç uzunluğu, el uzunluğu, el genişliği ve ayak uzunluğu arasında pozitif yönde; sol el kavrama kuvveti ile kulaç uzunluğu, el uzunluğu ve ayak uzunluğu arasında pozitif yönde anlamlı ilişkiler bulunmuştur (p<0,05). Sonuç olarak, araştırmadan elde edilen bulgulardan hareketle, bu yaş grubu yüzücü çocuklarda antropometrik özellikler ile bazı fiziksel uygunluk özelliklerinin yüzme performansı üzerinde belirleyici rol oynadığı, yapılacak antrenmanlarda bu özelliklerin gelişimi üzerine düzenli şekilde uygulanacak çalışmalarla yüzme performansında da istenilen yönde bir gelişim sağlanabileceği söylenebilir. Anahtar Kelimler: Yüzme, Antropometri, Fiziksel Uygunluk, Performans.

AntropometriFiziksel uygunlukSpor+4
Elzem Bozkurt
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Health Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı antrenman programlarının yüzücülerde antropometrik ve motorik özelliklere etkisi

Bu çalışmanın amacı farklı antrenman programlarının yüzücülerde antropometrik ve motorik özelliklere etkisinin araştırılmasıdır. Araştırmaya Çorum ili'nde 9-11 yaş arasında spor yaşı en az 2 yıl olan 45 kişi katılmıştır. 3 farklı çalışma grubu (elastik bant + yüzme; kara + yüzme; yüzme) oluşturularak 12 haftalık antrenman programı uygulanmıştır. Araştırmada, bazı antropometrik ve motorik özellikler ile 50 m serbest stil yüzme performansları ölçümü antrenman öncesi, 4, 8 ve 12. hafta olmak üzere 4 tekrarlı olarak yapılmıştır. İstatiksel analiz olarak, kategorik değişkenler için tanımlayıcı istatistikler verilmiştir. Parametrik test varsayımları sağlanmadığı için Kruskal Wallis analizi, farklılığın hangi gruplardan kaynaklandığını belirlemek için Mann Whitney U testi yapılmıştır. Antropometrik olarak; gruplar arasında bacak, kol, el ve kulaç uzunluğu, biceps, üst bacak, göğüs, bel, kalça çevresi, omuz ve pelvis çap ölçümlerinde istatistiksel olarak anlamlı düzeyde farklılık (p<0,05); motorik özelliklerde, dikey sıçrama, kol kuvveti, sürat, üst gövde kuvveti ve 50 m serbest stil yüzme performanslarında istatiksel olarak anlamlı düzeyde farklılık bulunmuştur (p<0,05). Boy, vücut ağırlığı, vücut yağ yüzdesi, el bilek, diz ve ayak bilek çapı, uzun atlama, esneklik, aerobik ve denge testi parametrelerinde ise anlamlı düzeyde farklılık görülmemiştir (p>0,05). Sonuç olarak, elastik bant antrenmanı yapan grupta, biceps çevre, dikey sıçrama, esneklik, aerobik kapasite ve üst gövde kuvvetinde; kara antrenmanı yapan grupta ise, üst bacak, göğüs çevre, uzun atlama, kol kuvveti, sürat, denge parametrelerinin daha iyi olduğu görülmüştür. 50 m serbest stil yüzme performansında ise kara antrenman grubunun elastik bant grubuna göre daha fazla iyileşme sağladığı söylenebilir.

AntrenmanAntropometriElastik malzeme+5
İsmet Alagöz
Hitit University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Antropometrik ve motorik becerilerin yüzme performansı üzerine etkisinin incelenmesi

Antropometrik ve Motorik Becerilerin Yüzme Performansı Üzerine Etkisinin İncelenmesi , (Yüksek Lisans Tezi), Çorum, 2019. Araştırmanın amacı; antropometrik ve motorik becerilerin yarışma performansı üzerindeki etkilerini incelemektir. Çalışmaya, 16 – 17 yaş arasında 20 kadın ve 20 erkek olmak üzere müsabık toplam 40 yüzme sporcusu katılmıştır. Katılımcıların en iyi 50 metre dereceleri resmi müsabaka sonucunda elde ettikleri skorlar ile alınmıştır. Ayrıca, tüm sporcuların antropometrik ve motorik özellikleri saha testleri kullanılarak belirlenmiştir. Verilerin analizinde yapılan regresyon modellemeleri sonucunda, erkeklerde uzun atlama, esneklik, aerobik dayanıklılık, hız ve abdominal dayanıklılık özellikleri, kadınlarda boy uzunluğu, el uzunluğu, ayak uzunluğu, ön kol çevresi, biceps fleksiyon çevresi, el bileği çapı, vücut kompozisyonu, uzun atlama, statik kol kuvveti, abdominal dayanıklılık, esneklik, aerobik dayanıklılık, hız, çeviklik ve denge, özelliklerinin anlamlı düzeyde yüzme performansı üzerinde etki oluşturdukları ortaya çıkmıştır. Sonuç olarak, ortaya çıkan antropometrik ve motorik becerilerin baskın bir şekilde yüzme performansı üzerinde etki edebileceği düşünülmektedir. Ayrıca baskın motorik özelliklerin geliştirilmesi için uygun antrenman planlamaları yapılabilir. Anahtar Kelimeler: Aerobik Dayanıklılık, Antropometrik, Motorik, Yüzücü

AntropometriMotor becerilerSpor+4
Tuğrul Özkadı
Hitit University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Lise düzeyindeki kız öğrencilerin fiziksel uygunluk düzeylerinin ve obezite eğilimlerinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, Erzurum ilinde öğrenim gören lise seviyesindeki kız öğrencilerin fiziksel uygunluk düzeylerinin belirlenmesi ve obezite eğilimlerinin incelenmesidir. Çalışmaya Erzurum İli Yakutiye ilçesi Nenehatun Kız Anadolu Lisesi, Rabia Hatun Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi, Hamidiye Mesleki ve Teknik Kız Anadolu Lisesi öğrencilerinden gönüllü olan 1069 öğrenci katılmıştır. Teste katılan 18 yaşından küçük öğrencilerin velilerinden bilgilendirilmiş veli-vasi olur formunu, 18 yaşındaki öğrencilerin kendilerinden ise bilgilendirilmiş gönüllü olur formlarını imzalamaları istenmiştir. Katılımcılara antropometrik testler, disklere dokunma, 10×5 m mekik koşusu, durarak uzun atlama, barfikste asılma, mekik, esneklik, pençe kuvveti, flamingo denge testi ve 20 m mekik koşusu testleri uygulanmıştır. Testler Nenehatun Kız Anadolu Lisesi spor salonunda yapılmıştır. Elde edilen bulguların istatistiksel analizi için SPSS 22.0 paket programı kullanılmıştır. Verilere ilişkin tanımlayıcı istatistikler ortalama ve standart sapma şeklinde verilmiştir. Normallik varsayımı, değişim katsayısı kullanılarak test edilmiştir. Normal dağılım gösteren verilerde, çoklu gruplar arasındaki farkların incelenmesi için tek yönlü ANOVA ve post hoc test olarak da Tukey HSD testi kullanılmıştır. Normal dağılıma uygun olmayan verilerde, ikili grup karşılaştırmalarında Mann-Whitney U testi testi, ikiden fazla frupların karşılaştırılmasında ise Kruskal-Wallis H testi kullanılmıştır. Değişkenler arasındaki ilişkiler Pearson ve Spearman Korelasyon testi kullanılarak incelenmiştir. Fiziksel uygunluk performansları ve antropometrik veriler ile BKİ değerleri arasındaki ilişkilerin incelenmesi için regresyon analizi kullanılmıştır. Yapılan çalışmada performans ölçümlerinden elde edilen bulgulara göre katılımcıların fiziksel uygunluk düzeylerinin düşük, beden kütle indeksi değerlerinin normal olduğu ve obezite eğilimlerinin düşük olduğu saptanmıştır. Bireylerin ağırlığı ile fiziksel uygunluk performansları arasında ilişki olduğu ve BKİ düzeyindeki artışın sürat, kuvvet, kas dayanıklılığı, denge, aerobik uygunluk düzeylerini olumsuz etkilediği sonucuna varılmıştır.

AntropometriFiziksel uygunlukFiziksel uygunluk testi+4
Ercüment Şensoy
Hitit University · Institute of Health Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Yaz spor okuluna devam eden farklı branşlardaki çocukların antropometrik ve motorik özelliklerinin incelenmesi

Bu çalışmada Çorum İli Gençlik ve Spor İl Müdürlüğüne bağlı olarak yürütülen yaz spor okuluna katılan 10-12 yaş grubu, basketbol (n=20), masa tenisi (n=20), badminton (n=20) ve kontrol grubu (n=20) olmak üzere toplamda 80 erkek çocuğun antropometrik ve motorik özellikleri karşılaştırılmıştır. Çalışmalar öncesi ön test ve 12 hafta sonra son test olmak üzere antropometrik ve biyomotor beceri testleri yapılmıştır. Verilerin normal dağılımı Shapiro-Wilk testi ile değerlendirilmiştir. Normal dağılım gösteren veriler için bağımlı gruplarda t-testi ve normal dağılım göstermeyen veriler için Wilcoxon testi kullanılmıştır. Bağımsız ikiden fazla grup arasındaki karşılaştırmalarda normal dağılan veriler için Tek yönlü varyans analizi (ANOVA), normal dağılmayan veriler için Kruskal-Wallis testi kullanılmıştır. ANOVA ve Kruskal Wallis test sonrası farklılığın kaynaklandığı grupları belirlemek için Tukey veya Bonferroni düzeltmeli Mann Whitney U post hoc çoklu karşılaştırma testleri kullanılmıştır. İstatistiki anlamlılık düzeyi için p<0.05 olarak kabul edilmiştir. Grup içi karşılaştırmalarda badminton, basketbol ve masa tenisi grupların antropometrik ve motorik özelliklerinde anlamlı farklılık olduğu bulunmuştur (p<0.005). Kontrol grubunun antropometrik özelliklerinde anlamlı farklılık olduğu, motorik özelliklerinde ise anlamlı farklılık olmadığı bulunmuştur. Gruplar arası karşılaştırmalarda ise badminton branşının, antropometrik ve motorik özelliklere basketbol, masa tenisi ve kontrol grubundan daha fazla anlamlı etki yaptığı bulunmuştur. Sonuç olarak; 10-12 yaş grubuna uygulanan sportif faaliyetlerin, çocuklar da antropometrik ve motorik özelliklerin gelişiminde etkili olduğu söylenebilir.

AntropometriBadmintonBasketbol+6
Mehmet Köse
Hitit University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

18-24 yaş arası kız öğrencilerde antropometrik meme ölçümleri ve vücut kompozisyonlarıyla ilişkisi

Kadın vücudunda fiziksel ve sağlık açısından önemli işlevsel özelliklere sahip olan meme bezleri, göğsün iki tarafında sağlı sollu yerleşik olan deri eklentileridir. (Liu, 2009). Yaptığımız çalışmada memenin antropometrik ölçümlerini yapmayı ve bu ölçümlerden faydalanarak meme volümünü hesaplayıp meme volümünün vücut kompozisyonları ile ilişkisini karşılaştırmayı hedefledik. Çalışma 18-24 yaş aralığında Adnan Menderes Üniversite'si öğrencisi 93 gönüllü bayan ile yapıldı. Gönüllülerin yaşı 20 (20-21) percentil, boyu 164,00(159,00-168,00)cm iken vücut ağırlığı ortalama 55,10(49,60-60,65) olarak hesaplandı. İlk olarak antropometrik meme ölçümleri yapıldı. Bu ölçümler için 0,1 mm'ye duyarlı digital kaliper ve esnemeyen milimetrik mezura (baseline circumference) kullanıldı. BİA720s vücut analiz cihazı ile Vücut Kitle İndeksi, Bel Kalça Oranı(WHR), Vücut Kütle Ağırlığı(BCM), Vücut Yağ Ağırlığı (BFM), İskelet Kas Ağırlığı (SMM), Vücut Yağ Oranı (PBF), Vücut Mineral İçeriği(BMC), Toplam Vücut Suyu (TBW), Bazal Metabolizma Oranı (BMR) hesaplandı. Ayrıca iki meme arasında gözlenen boyut farklılıkları, pitozis, areola mammae çapındaki renk değişiklikleri kaydedildi. Sağ meme volümü ortalama (203,82±46,70)cc, sol meme volümü (207,62±47,91) cc olarak bulundu. Sağ ve sol meme volümü ölçümleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark gözlenmedi(p>0,05). Vücut kompozisyon ölçümlerinden BMİ 20,70(18,80-23,45)kg/m2 iken WHR% ise 0,78(0,76-0,80) olarak hesaplandı. BFM (15,00±6,56)kg, SMM değeri ortalama (22,91±3,91)kg olarak hesaplandı. Meme volümü ile Vücut ağırlığı, BMİ, BCM, SMM, BMR, WHR arasında orta düzeyde pozitif yönde korelasyon gözlemlerken(r=0,29-0,4), BMC, BFM, PBF arasında pozitif yönde düşük düzeyde korelasyon gözlemledik(r=0,2-0,28). Meme volümü ile antropometrik meme ölçümlerinden MP, SNL, NIL, RLA, arasında pozitif yönde yüksek düzeyde artan bir korelasyon gözlenmesinin(r=0,4-0,8) yanısıra, MND, HL ve WL arasında orta düzeyde pozitif yönde artan bir korelasyon gözlendi.(r=0,29-0,4) Yapılan antropometrik ölçümlerden estetik cerrahide ideal meme boyutu belirlenmesinde yararlanılacaktır. Elde ettiğimiz veri tabanı estetik cerrahide uygun ölçülerde implant üretilmesini sağlayacaktır. Tekstil sanayide sütyen kalıpları belirlemede, moda tasarım alanında giysi kalıbı oluşturmada, teknolojide üç boyutlu model üretimine katkısı olacaktır. Elde edilen verilerin, ülke genelinden meme ölçümleri ile ilgili toplanabilecek veri tabanına yardımcı olacağını düşünüyoruz. Anahtar Kelimeler: Antropometri, Meme Ölçümleri, Vücut Kompozisyonu, Bia,

AnatomiAntropometriKız öğrenciler+4
Sümeyra Arabacı
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Health Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Genç milli bireysel sporcularda 8 haftalık antrenman programının antropometrik ve fizyolojik özelliklere etkilerinin araştırılması

Bu çalışmanın amacı; İzmir ilinde yaşayan Genç Milli Bireysel Sporculardan 8 haftalık antrenman öncesi ve sonrası alınan ölçümlerle, Deneklere uygulanan antrenman programı sonucunda, deneklerin antropometrik ve fizyolojik özelikleri üzerine olan etkilerinin belirlenmesidir. Bu araştırmanın evrenini İzmir ilinde yaşayan genç milli sporculuk düzeyinde karate ve güreş branşıyla uğraşan 30 denek oluşturmuştur. Denekler araştırmaya gönüllü olarak katılmıştır. Araştırmada kullanılan materyaller ve testler 8 haftalık antrenman öncesi ve sonrası olmak üzere 2 kez uygulanmış ve kendi içerisinde her test ikişer kez tecrübe edilmiştir. Test sonucunda en yüksek derecelere, bağlı olarak fizyolojik ve fiziksel parametreler karşılaştırılmıştır. Deneklerin demografik özellikleri olarak adı soyadı, branşı, doğum tarihi, antropometrik özellikleri olarak boyu, kilosu, yağ̆ ölçümleri, fizyolojik özelliklerden de 20m koşu, Mekik koşusu dikey sıçrama, kalp atım sayısı, sağ̆-sol pençe kuvveti, bacak kuvveti ölçümleri alınmıştır. Deri kıvrım kalınlıkları skinfold kaliper (Holtain Ltd. UK) ile ± 0.2mm hassasiyetle ölçülmüş, kiloları hassaslık derecesi 0,1 kg olan elektronik baskülle (SECA, Almanya) ölçülmüştür. El pençe kuvvetleri için Takei El Dinamometre (Handgrip) kullanılmıştır. İstatistiksel analizde Elde edilen veriler için, SPSS 21,0 programıyla kullanıldı. Bu program yardımıyla, iki grup arasındaki farklılıkları belirlemek için a=0,05 anlamlılık düzeyinde t-testi uygulandı. Sonuçların anlamlılık derecesi p<0,05 olarak kabul edilmiştir. Karateciler ve güreşçiler için yapılan bu testlerin sonuncunda, kilo, kalp atım sayısı, dikey sıçrama, bacak kuvveti, sağ pençe kuvveti, sol pençe kuvveti, durarak sıçrama 20m. Koşu ve mekik koşularında anlamlı farklılıklar ortaya çıkmıştır(p>0,05). Güreş ve karate branşlarındaki deneklerin antrenman öncesin ve sonrasındaki bazı antropometrik ölçümleri ve performans testleri karşılaştırıldığında, hem antrenman öncesi hem de antrenman sonrası değişmeyen bazı farklıkların ortaya çıktığı görülmektedir. Antrenmanı, Katılan deneklerin fizyolojik, antropometrik ve vücut yağ̆ yüzdeleri üzerinde olumlu etkileri olduğu görülmektedir. Sonuç, olarak 8 haftalık bu çalışmada uygulanan antrenman programı deneklerin fizyolojik ve antropometrik özeliklerin gelişmesinde katkı sağlamıştır. Ayrıca, deneklerin fizyolojik ve antrepometrik özeliklerini değerlendirmek için uygulanan bu testler yeterlidir.

AntrenmanAntropometriFizyoloji+4
Günay Öktem
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Health Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Milli eskrimcilerle eskrim sporuna yeni başlayan eskrimcilerin bazı fiziksel, biyomotor özellikleriyle vücut yağ yüzdelerinin araştırılması

Bu araştırmayla Milli eskrimcilerle eskrim sporuna yeni başlayan sporcuların fiziksel uygunluk ölçümlerinden, uzunluk, genişlik ve çevre ölçümleri ile fiziksel performans seviye belirleme ölçümlerinden, 20m sprint, dikey sıçrama, durarak uzun atlama ve esneklik ölçümlerinde elde ettikleri dereceler bakımından farklılıklar ve benzerlikler araştırıldı.Bu çalışmada 12 bayan 12 erkek Milli eskrim sporcusu ile eskrim sporuna yeni başlayan 12 bayan 12 erkek, toplam 48 denek üzerinde yapıldı.Verilerin düzenlenmesinde MS Excel tablolama paket programı, İstatistik analizler ve tabloların düzenlenmesinde SPSS istatistik paket programı kullanıldı. Sporcuların; fiziksel, fizyolojik ve psikomotor özellikleri bakımından önemli farklılıklar olup olmadığını araştırmak için bağımsız iki grup için t-testi uygulandı.Milli Eskrimciler ile Eskrim Sporuna yeni başlayan bayan sporcular arasında Genel Özelliklerinde (p<0.05), Biyomotor Özelliklerinde (p<0.05), Uzunluk Ölçümlerinde (p<0.05), Genişlik Ölçümlerinde (p<0.05), Çevre Ölçümlerinde (p<0.05),VYY de (p<0.05) bulunmuştur.Milli Eskrimciler ile Eskrim Sporuna yeni başlayan erkek sporcular arasında Genel özelliklerde (p<0.05), Biyomotor Özelliklerinde (p<0.05), Uzunluk Ölçümlerinde (p<0.05), Genişlik Ölçümlerinde (p<0.05), Çevre Ölçümlerinde (p<0.05),VYY de (p<0.05) bulunmuştur.Anahtar Kelimeler: Eskrim, Antropometrik ölçüm, Vücut yağ yüzdesi

AntropometriBiyomotorik özelliklerEskrim+3
Meryem Savaşlı
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Basketbol antrenmanının 10-12 yaş grubu kız ve erkek sporcuların bazı fiziksel, psikomotor ve antropometrik özellikler üzerine etkisinin araştırılması

ÖZETBu çalışmada ?Basketbol Antrenmanının 10-12 Yaş Grubu Kız Ve Erkek çocukların Bazı Fiziksel, Psikomotor Ve Antropometrik Özellikler Üzerine Etkisinin Araştırılması? amaçlanmıştır.2008 yılında Eskişehir Gençlik ve Spor il Müdürlüğü Yaz Spor Okulunda Basketbol dalında çalışmalara katılan 10-12 yaş grubu kız ve erkek çocuklar ile aynı yaş grubunda spor yapmayan kız ve erkek çocuklara ölçümler uygulandı.Çalışma grubunu basketbol çalışmalarına katılan 25 kız ve 25 erkek çocuk oluştururken, kontrol grubunu ise aynı çevreden düzenli spor yapmayan 10-12 yaş grubunda 25 kız ve 25 erkek çocuk oluşturdu.Basketbol çalı?malarına katılan kız ve erkek çocuklara 12 hafta süreyle haftada 3 gün (günde 1.5 saat) çalışma programı uygulandı. Çalışma ba?ında ilk hafta ve çalı?ma sonunda son hafta çalı?ma ve kontrol grubunda bulunan çocukların Biyomotor Ölçümler (Esneklik, 20 metre koşu, dikey sıçrama), Uzunluk Ölçümleri (büst, toplam kol, kulaç, toplam alt ekstiremite), Genişlik Ölçümleri (omuz, dirsek, el bileği, kalça, diz, ayak bileği genişlikleri), Çevre Ölçümleri (baş, omuz, bel, kalça, Biceps fleksiyon, biceps ekstansiyon, önkol ekstansiyon, ön kol fleksiyon ve baldır) ve Vücut Yağ Yüzdeleri (Biceps, Triceps, Abdomen, Supra-iliak) ölçümleri alındı.istatistik yöntem olarak çalışma sonucunda meydana gelen deği?imleri belirlemek için, ? =0.05 anlamlılık düzeyinde tek yönlü varyans analizi (Oneway anova) ve tekrarlı ölçümler varyans analizleri (repeated measure) uygulandı.Test sonuçları, 12 hafta süreyle basketbol çalışmalara katılan kız ve erkek sporcular ile aynı yaş grubunda hiçbir spor uygulamasına katılmayan kız ve erkek çocukların çalışma öncesi ve sonrası Biyomotor Ölçümleri (P<0.05), Uzunluk Ölçümleri (P<0.05), Çevre Ölçümleri (P<0.05) ve Vücut Yağ Yüzdeleri (P<0.05) arasında önemli bir fark olduğunu gösterdi. Genişlik ölçümleri degerlerinde ise anlamlı bir degişme bulunmamıştır (P>0,05). Bu sonuçlar ergenlik döneminde çalışma ve cinsiyet farklılığının gelişme üzerine olan etkisinin önemini spor bilimcileri için ortaya koymaktadır.Anahtar Kelimeler: Gelişme, Psikomotor ve Fiziksel Ölçümler, Basketbol

AntropometriBasketbolBasketbolcular+4
Ali Türker
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Health Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye kayak milli takımları alp disiplini ve kuzey disiplini sporcularının antropometrik ve fizyolojik özelliklerinin karşılaştırılması

Alaeddinoğlu, V. Türkiye Kayak Milli Takımları Alp Disiplini ve Kuzey Disiplini Sporcularının Antropometrik ve Fizyolojik Özelliklerinin Karşılaştırılması. Dumlupınar Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Beden Eğitimi ve Spor Anabilim Dalı programı, Yüksek Lisans Tezi, Kütahya. 2012 Bu çalışmanın amacı Türk Kayak Milli Takımlarında yer alan genç erkek kayakçıların antropometrik ve fizyolojik özelliklerinin araştırılmasıdır. Sporcuların patlayıcı güç, dayanıklılık ve vücut yağ yüzdelerinin araştırılmasıdır.Bu araştırmaya 15-30 Kasım 2011 tarihleri arasında düzenlenen Milli Takım Güç Geliştirme kampına seçilen 15 Kuzey Disiplini (Kayaklı Koşu), 13 Alp Disiplini sporcusu katılmıştır. Ölçümler alınırken Kayak Milli Takım antrenman programına bağlı olarak antropometrik ve fizyolojik parametreleri karşılaştırılmıştır. Alınan ölçümlere göre Kayaklı Koşu kayakçılarının yaş ortalaması 19,5±2,3, Alp Disiplini kayakçılarının yaş ortalaması 20,5±3,5 olarak belirlendi. Kayaklı Koşu kayakçılarının ağırlık değerleri 67,1±5,1 kg, Alp Disiplini kayakçılarının ağırlık değerleri 66,8±10,1 kg olarak belirlendi. Yapılan ölçümlerde Kayaklı Koşu kayakçılarının boy ortalaması 173,7±6,76 cm, Alp Disiplini kayakçılarının boy ortalaması 173,7±6,59 cm olduğunu gösterdi. Fizyolojik değerlendirmelerde göğüs bölgesi yağ değeri Alp Disiplini sporcularının 6,29±1,01 mm, Kayaklı Koşu sporcularının 5,79±2,08 mm olarak bulundu. Biceps Yağ ölçümlerinde Alp Disiplini kayakçılarının 4,3±0,38 mm, Kayaklı Koşu kayakçılarının 3,2±1,13 mm olarak bulundu.Yapılan fizyolojik ölçümlerde uyluk çevre ölçümü Alp Disiplini kayakçılarının 51,8±2,64 cm, Kayaklı Koşu kayakçılarının 49,7±5,52 cm olarak bulunmuştur.Elde edilen veriler SPSS 17,00 programıyla iki grup arasındaki farklılıkları belirlemede ?=0.05 anlamlılık düzeyinde bağımsız iki grup için t-test uygulandı. Ayrıca deneklerden alınan ölçümlerin standart sapmaları ve ortalamaları analiz edilerek değerlendirildi. Sonuçların anlamlılık derecesi P<0,05 ? 0,01 seviyelerinde kabul edilmiştir.Araştırma sonucu iki dal arasında antropometrik ve fizyolojik farkların olduğu görülmüştür. Bu farkların iki dalın antrenman ve yarışma koşullarının farklılığından kaynaklandığı düşünülmektedir.Test sonuçları, Kuzey ve Alp Disiplini dallarının faktörlerine bağlı olarak grupların patlayıcı güç, dayanıklılık, ve vücut yağ yüzdeleri arasında önemli farklar olduğunu gösterdi. Bu çalışmada elde edilen bulgular; antrenman programlarının Kayak Disiplinlerinin patlayıcı güç, dayanıklılık ve vücut yağ yüzdeleri üzerinde etkili olduğunu göstermektedir.Anahtar Kelimeler: Alp Disiplini, Kuzey Disiplini (Kayaklı Koşu), Slalom, Sprint Yarışları, Performans, Antropometri, Fizyoloji.

AntropometriFizyolojik özelliklerKayak+4
Vahdet Alaeddinoğlu
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Health Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Milli takım ve mahalli liglerde oynayan badmintoncuların antropometrik özellikleri ile çabukluk, esneklik ve dayanıklılıklarının araştırılması

Yılmaz, N. Milli Takım ve Mahalli Liglerde Oynayan Badmintoncuların Antropometrik Özellikleri ile Çabukluk, Esneklik ve Dayanıklılıklarının Araştırılması, Dumlupınar Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Beden Eğitimi ve Spor Anabilim Dalı, Yüksek Lisans Tezi, Kütahya, 2013. Bu çalışmanın amacı; milli takım ve amatör takım düzeyde spor yapan kız ve erkek badmintoncuların temel motorik özellikleri, esneklik, çabukluk, dayanıklılık, reaksiyon zamanı ve vücut yağ yüzdelerinin araştırılmasıdır.Bu araştırmada, Badminton Milli Takımlarında ve mahalli liglerde çeşitli spor kulüplerinde düzenli olarak antrenman yapan ve müsabakalara katılan kız ve erkek sporcular çalışma evreni olarak belirlendi. 2011 yılı Eylül ve Ekim aylarında çalışmalarına devam eden 37' si (21 erkek, 16 kız) Badminton Milli Takım sporcusu ile 55'i (31 erkek, 24 kız) Kütahya Gençlik ve Spor İl Merkezi'ne bağlı mahalli liglerde oynayan sporcular olmak üzere toplam 92 gönüllü sporcu çalışmaya katıldı.Deneklere ait genel özelliklerin (badminton oynama süresi, yaş, boy kilo) yanında; esneklik (uzan eriş, dinamik esneklik), denge (flamingo denge testi), dayanıklılık (20 metre mekik koşusu, 3 dakika basamak testi), sıçrama (dikey sıçrama, durarak uzun atlama), sürat ve çabukluk (20 metre koşu, zig zag koşu), reaksiyon (disklere dokunma), antropometrik (uzunluk, genişlik ve çevre ölçümleri) ve vücut yağ yüzdesi (biceps, triceps, pectoral, sub-scapula, abdomen, supra-ıliak, quatriceps, calf pazu bölgelerinden) ölçümleri alındı. Vücut Yağ Yüzdelerini (VYY) hesaplamada Durnin Womersley formülü uygulandı.İstatistiki yöntem olarak, çocukların sporculuk düzeyi (milli-amatör) ve cinsiyete (kız-erkek) bağlı olarak ölçülen özellik derecelerine öncelikli olarak homojenlik testi uygulandı. Homojenlik testinden sonra, sporculuk düzeyi ve cinsiyete bağlı olarak bu özellikler bakımından aralarında bir fark olup olmadığını belirlemek için ? = 0.05 anlamlılık düzeyinde çift yönlü varyans (Two Way Anova) testi uygulandı.Test sonuçları, sporculuk düzeyi (milli-amatör) ve cinsiyete (kız-erkek) bağlı olarak sporcuların esneklik, denge, dayanıklılık, sıçrama, sürat ve çabukluk, reaksiyon, antropometrik ve vücut yağ yüzdesi ölçüm değerleri arasındaki farkın önemli olduğunu gösterdi. Genelde milli badmintoncuların ölçüm değerleri, vücut yağ yüzdesi hariç amatör badmintonculardan daha yüksek bulundu. Bu sonuçlar; uzun süreli ve yoğun çalışma ile spor dalı için fiziksel uygunluğun, esneklik, denge, dayanıklılık, sıçrama, sürat ve çabukluk, reaksiyon ve antropometrik özellikler üzerinde etkili olduğunu göstermektedir.Anahtar Kelimeler: Badminton, Antropometrik Ölçümler, Motor Testler.

AntropometriBadmintonEsneklik+4
Nurkan Yılmaz
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Health Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Milli plaj voleybolcuların antropometrik özellikleri ile sıçrama kuvveti, çabukluk ve dayanıklılıklarının araştırılması

Bu araştırmada; Milli Plaj Voleybolcuların Antropometrik Özellikleri İle Sıçrama Kuvveti, Çabukluk Ve Dayanıklılıklarının Araştırılması amaçlanmıştır. Milli Plaj Voleybolu takımında oynayanlara ölçüm yapılabilmesi için öncelikli olarak Türkiye Voleybol Federasyonundan izin alındıktan sonra ilgili milli takım antrenörlerinden de izin alınarak ölçümler tamamlanmıştır. Ölçümler 2012-2013 sezonunda değişik bölgelerde kamp yapan milli sporcuların bulundukları yerlerde yapılmıştır. Sporculara çalışma ile ilgili bilgi verilmiş sonrada gönüllü olarak katılmaları talep edilmiştir. Ölçüm aşamasında bazı sporcular ayrılmış bu sporculara ait dereceler değerlendirmeye alınmamıştır. Sporcular hakkında önce demografik bilgiler toplanmıştır. Sonrada ölçüm olarak; Temel Motor Testler, Uzunluk Ölçümleri, Genişlik Ölçümleri, Çevre Ölçümleri ve Vücut Yağ Yüzdelerini hesaplamak için deri kıvrımları ölçülmüştür. İstatistik test olarak kadın ve erkek sporcuların bakılan ölçüm özellikleri bakımından ?=0.05 anlamlılık düzeyinde bağımsız iki grup için t-testi uygulanmıştır. Test sonuçları kadın ve erkek sporcuların Temel Motor Test dereceleri (P<0.05), Uzunluk Ölçümleri (P<0.05),, Genişlik Ölçümleri (P<0.05), Çevre Ölçümleri (P<0.05) ve Vücut Yağ Yüzdelerini (P<0.05) arasındaki farkların önemli olduğunu gösterdi. Anahtar Kelimeler: Plaj Voleybolu, Motor Testler, Atropometri.

AntropometriFiziksel dayanıklılıkHız+6
Işıl Fatma Göğtepe
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Health Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Türk Genç Erkek Boks Milli Takımı sporcuları ile Ankara ilinde genç erkek amatör düzeyde boks yapan sporcuların, fiziksel, antropometrik, bazı motorik ve somatotip özelliklerinin karşılaştırılması

Bu çalışmada genç erkek milli boks takımı ile Ankara ilinde genç erkek amatör düzeyde boks sporcuları arasındaki fiziksel, antropometrik, esneklik, dayanıklılık, sürat, somataotip ve bazı motorik özellikleri arasındaki farka bakılmak amaçlanmıştır.Bu araştırmada boks milli takımının 10 aralık 2012 tarihinde Ankara'da yapmış olduğu hazırlık kampında 20 tane boksörün tamamına ulaşıldı. Kamp yaptıkları Eryaman Olimpiyat hazırlama kamp eğitim merkezinde ölçümleri 5 araştırmacı tarafından alınmıştır. Ankara ilinde genç erkek amatör düzeyde müsabakalara katılan boks sporcularından 40 kişiye ulaşıldı. Fakat gönüllü olarak 20 kişi çalışmamıza katılmıştır. Ölçümler 20 aralık 2012 tarihinde aynı gün içerisinde Eryaman Olimpiyat hazırlama kamp eğitim merkezinde 5 araştırmacı tarafından alınmıştır. Ölçümler esnasında antropometrik ölçümler (skinfolt, çap ve çevre ölçümü) her iki grup içinde aynı kişi tarafından alınmıştır. Ankara ilinde genç erkek amatör düzeyde boks yapan sporcuların ve milli boksörlerin ölçümleri 10 gün arayla Eryaman Olimpiyat hazırlama kamp eğitim merkezinde alınmıştır. Bu araştırmada ulusal genç milli boks takımından 20 boksör ve amatör düzeyde 20 boksör arasında karşılaştırma yaparak toplamda 40 boksör üzerinde çalışma yapılmıştır. Araştırmaya katılan sporcuların ölçüm verileri bilgisayar programı ile istatistiksel olarak analiz edilmiştir.Bu araştırmada bağımsız iki grup için t- testi uygulanmıştır. Analizlerde anlamlı sonuçlara ulaşabilmek için değeri 0,05 olarak alınmış ve p<0,05 anlamlı kabul edilmiştir. Yapılan bu araştırma sonucunda genç milli boksörler ile Ankara ilinde genç erkek amatör düzeyde boks yapan sporcuların fiziksel özelliklerinde ( boy ve kilo) p<0,05 düzeyinde anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Aynı zamanda antropometrik ölçümlerinde (yağ, çap ve çevre ölçümlerinde) p<0,05 düzeyinde anlamlı bir fak bulunmaz iken, çap ölçümlerinden biri olan humerus ölçümünde p<0,05 düzeyinde anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Bununla birlikte bazı motorik özelliklerden biri olan durarak uzun atlama, esneklik(uzan eriş) ve sürat ölçümü olan 30 metre sürat koşusunda da p<0,05 düzeyinde anlamlı farklılıklar bulunmuş olan bu çalışmamızda dayanıklılık ölçümünde (20 metre mekik koşusunda) ise p<0,05 anlamlı bir fark bulunmamıştır. Bu çalışmada yer verdiğimiz somotatıf ölçümlerde de iki gurup arasında p<0,05 düzeyinde anlamlı bir fark bulunmamıştır. Bazı ölçümler arasında fark bulunmamış olsa dahi milli sporcuların Ankara ilinde genç erkek amatör düzeyde boks yapan sporculara göre fiziksel, antropometrik ve esneklik, sürat, dayanıklılık ve bazı motorik özelliklerde daha iyi bir sonuca sahip oldukları tespit edilmiştir. Anahtar kelimeler: Boks, kuvvet ölçümü, antropometri.

AnkaraAntropometriBoks+3
Derya Sarışık
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Health Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Huzurevinde kalan yaşlılara uygulanan 12 haftalık sportif rekreasyon programının bazı antropometrik ve fizyolojik parametrelere etkisinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı; huzurevinde kalan yaşlı bireylerin 12 haftalık rekreasyonel faaliyetlerinin sonucunda meydana gelen fiziksel-fizyolojik özellikleri ile kuvvet ve vücut yağ yüzdelerinin belirlenmesidir. Bu araştırmanın evrenini huzurevinde kalan yaşlı bireyler oluştururken, örneklemini ise Etimesgut Belediyesi Huzurevinde ikamet eden 62 yaşlı birey oluşturdu. Çalışmaya 32 kadın ve 30 erkek gönüllü olarak katıldı. Ölçümlere katılan huzurevinde kalan yaşlı bireylerin rekreasyonel aktivite programlarına bağlı olarak fizyolojik (yağ ölçümleri, sistolik-diastolik kan basıncı, kalp atım sayısı, dikey sıçrama, esneklik, sağ-sol pençe kuvveti) ve fiziksel ( boy, kilo) parametreleri karşılaştırılmıştır. Araştırmaya katılan yaşlı bireylerin demografik özellikleri Etimesgut Belediyesi'nden alınan izinle değerlendirilmiştir. Yaşlı bireylerden demografik özellikler olarak adı soyadı, cinsiyeti, doğum tarihi, doğum yeri, antropometrik özellikler olarak boyu, kilosu, yağ ölçümleri (biceps, triceps, calf, abdominal, subscapula, subrailiac), fizyolojik özelliklerden sistolik-diastolik kan basıncı, dikey sıçrama, kalp atım sayısı, esneklik, sağ-sol pençe kuvveti ölçümleri alınmıştır. Ölçümlerde 10 g/sg m basınç sağlayan Holtain marka skinfold, 0,1 kg olan ağırlık koluna sahip terazi, hassaslık derecesi 0,1 cm olan bükülebilir elastik olmayan 7mm. Genişliğinde mezura, Takei El Dinamometre (Handgrip) kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS 17,00 programıyyla iki grup arasındaki farklılıkları belirlemede a=0,05 anlamlılık düzeyinde bağımsız iki grup için t-testi uygulandı. Sonuçların anlamlılık derecesi p<0,05 olarak kabul edilmiştir. Test sonuçları, rekreasyonel aktiviteye katılan yaşlı bireyler ile rekreasyonel aktiviteye katılmayan yaşlı bireyler faktörüne bağlı olarak grupların fiziksel p>0,05, fizyolojik p>0,05 ve vücut yağ yüzdeleri arasında p>0,05 önemli farklar olmadığını gösterdi. Bazı ölçümler arasında fark bulunmamış olsa dahi rekreasyonel aktivitelerin yaşlı bireylerde fiziksel-fizyolojik ve vücut yağ yüzdeleri üzerinde istatistiksel olarak anlamlı olmadığını, fakat rekreasyonel aktivitelere katılan bireylerin fiziksel, fizyolojik ve vücut yağ yüzdeleri üzerinde olumlu etkilerinin olduğunu göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Yaşlılık, Rekreasyon, Antropometrik, Fizyolojik Ölçümü

AntropometriFizyolojik parametrelerFizyolojik ölçümler+5
Aslı Taşkıran
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Health Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Genç binicilerin sağlıklı yaşam biçimi davranışlarının antropometrik ölçümler ve kardiyopulmoner parametrelerle ilişkisinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, genç binicilerin sağlıklı yaşam biçimi davranışları ile antropometrik ölçüm ve kardiyopulmoner parametre sonuçları arasındaki ilişkisinin incelenmesidir. Araştırma, 30.07.2019 – 02.01.2020 tarihleri arasında Bursa Uludağ Üniversitesi Mennan Pasinli Atçılık Meslek Yüksekokulu Atçılık ve Antrenörlüğü Programına kayıtlı binicilik sporuyla aktif uğraşan ve araştırmaya katılmayı kabul eden 18-30 yaş grubu 60 genç binici ile yürütülmüştür. Araştırma verilerinin toplanmasında; "Birey Tanıtım Formu" ve "Sağlıklı Yaşam Biçimi Davranışları Ölçeği (SYBDÖ) II kullanılmıştır. Soru formlarını yanıtlayan her binicinin antropometrik ölçümleri ve kardiyopulmoner parametre ölçümleri alınarak kaydedilmiştir. Verilerin değerlendirilmesi, IBM Statistical Package For Social Sciences (SPSS) 22.0 istatistik paket programı kullanılarak yapılmıştır. Verilerin analizinde; Mann-Whitney U testi, Kruskal- Wallis varyans analizi ve Spearman korelasyon analizi kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre; katılımcıların SYBDÖ II toplam puan ortalaması 144,90±24,07 olup, cinsiyet, baba çalışma durumu ve kronik hastalık varlığı değişkenlerinin bireylerin sağlıklı yaşam biçimi davranışlarını etkilediği saptanmıştır. Genç binicilerin fiziksel aktivite ve beslenme alt boyut puan ortalaması ile kalça çevreleri arasında pozitif yönde bir ilişki bulunurken (p<0,05), SYBDÖ II toplam puan ortalaması ve alt boyutları puan ortalaması ile kardiyopulmoner fonksiyonları parametre sonuçları arasında hiçbir anlamlı ilişki bulunamamıştır (p>0,05). Ayrıca; binicilerin solunum sayısı ve sistolik kan basıncı parametreleri ile bazı antropometrik ölçüm sonuçları arasında bir pozitif yönde bir ilişki olduğu belirlenmiştir (p<0,05). Sonuç olarak; genç binicilerin sağlıklı yaşam biçimi davranışları toplam puan ortalamasının orta düzeyinin üstünde olduğu, ölçek toplam puan ortalaması ile antropometrik ölçüm sonuçları ve kardiyopulmoner parametre sonuçları arasında bir ilişki olmadığı bulunmuştur.

AkciğerAntropometriBinicilik+4
Kemal Yılmaz
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

8-20 yaş down sendromlu bireylerin antropometrik bir yaklaşımla beden ve kol kalıplarının oluşturulması

Çalışmanın temelini oluşturan down sendromu, kromozom anomalisi olarak bilinmektedir. Down sendromlu bireylerin genetik özellikleri sebebiyle bedensel ölçülerinde farklılıklar tespit edilerek, bu bireylere uygun ölçü tabloları hazırlanması amaçlanmıştır. Çalışma, Gaziantep İli MEB'e bağlı okullarda ve özel eğitim merkezlerinde eğitim gören 8-20 yaş 65 kız ve 41 erkek olmak üzere, 106 down sendromlu birey üzerinden antropometrik ölçüm kurallarına uyularak yapılmıştır. Bu çalışma, Gaziantep Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nün E-34659092-605.01-20927027 sayılı izni ve onayı doğrultusunda yapılmıştır. Alınan bu ölçülerin betimsel istatistikleri hesaplanarak, değerlendirmeleri yapılmıştır. Veri analizi sonucuna göre bedenler arasında benzerlikler saptanarak 4 ayrı beden tablosu oluşturulmuştur. Oluşturulan beden tabloları CLO 3D Fashion Design programına aktarılarak beden kontrolleri yapılmış ve bu programda temel (baz) kalıplar hazırlanmaya çalışılmıştır. Bu doğrultuda 8-12 yaş kız çocuğu için temel elbise kalıbı, 12-20 yaş grubu kadın temel elbise kalıbı 8-10 yaş erkek çocuk şort ve tişört kalıbı 15-20 yaş erkek temel gömlek ve pantolon kalıpları hazırlanmıştır. Down sendromlu bireylerin yaşam kalitelerini arttırmak için hazırlanan beden tablolarının hazır giyime sunulması en temel hedeflerimizdendir. Toplum bireysel farklılıklar konusunda henüz yetkin bir bilinç düzeyine ulaşamadığı için çalışmanın en önemli özelliği farkındalık kazandırma isteğidir.

AntropometriBeden ölçü tablosuBeden ölçüleri+1
Selma Çayhan
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Dentistry SpecialtyOpen AccessTR

Okul öncesi çocuklarda diş çürüğüne bağlı ağrı ve enflamasyonla büyüme parametreleri arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi

Okul öncesi çocuklarda tedavi edilmeyen diş çürüğü çok yaygındır. Diş çürüğüne bağlı pulpa enflamasyonu ve ağrının direkt ve indirekt yollar ile büyümeyi etkilediği bildirilmiştir. Direkt etki teorisi, tedavi edilmeyen diş çürüklerinin yemek yeme bozukluklarına neden olarak beslenme ve büyümeyi etkilediğini açıklamaktadır. İndirekt teoride ise kronik diş enfeksiyonlarının endokrin cevaplara neden olduğu, ağrı ve enfeksiyon nedeniyle uykunun kesintiye uğraması sonucu büyüme hormonu salgısının bozulmasına neden olduğu düşünülmektedir. Bu çalışmanın amacı, diş çürüğüne bağlı pulpa enflamasyonu ve ağrısı olan okul öncesi çocuklarda büyümenin, uykuya ilişkin zorlukların ve ağız sağlığı ile ilişkili yaşam kalitesinin tedavi öncesi ve sonrasında diş çürüğüne bağlı pulpa enflamasyonu ve ağrısı olmayan yaşıtlarıyla kıyaslamaktır. Çalışmamıza sistemik hastalığı olmayan, veli onayı ile çalışmaya katılmayı kabul eden 22 erkek, 23 kız toplam 45 okul öncesi çağı (3-6 yaş arası) çocuk dahil edilmiştir. Çalışmamızda ICDAS II ve dmft indeksi kullanılarak pulpanın dahil olduğu diş çürüğü bulunan bir çalışma grubu ve pulpanın dahil olduğu diş çürüğü bulunmayan bir kontrol grubu oluşturuldu. Çalışma grubunda diş tedavilerinden önce ve tedaviden 6 ay sonra serum IGF-1 ve IGFBP-3 seviyeleri ve antropometrik ölçümleri (boy SDS, ağırlık SDS, VKİ SDS) elde edildi. Kontrol grubunda ise antropometrik ölçümler ilk muayenede ve ilk muayeneyi takiben 6. ayda ölçülürken, serum IGF-1 ve IGFBP-3 seviyeleri sadece ilk muayenede tayin edildi. Uykuya ilişkin zorluklar, Çocuk Uyku Alışkanlıkları Anketi (ÇUAA), ağız sağlığı ile ilişkili yaşam kalitesi, Erken Çocukluk Çağı Ağız Sağlığı Etki Ölçeği (ECOHIS) kullanılarak, çalışma grubunda tedaviden önce, tedaviden 7 gün sonra, tedaviden 6 ay sonra; kontrol grubunda ilk muayenede ve ilk muayeneyi takiben 6 ay sonra kaydedildi. Çalışmada elde edilen bulgular, Student t testi, Mann-Whitney U, Pearson korelasyon ve Spearman's rho korelasyon testleri kullanılarak istatistiksel olarak değerlendirildi. Anlamlılık p<0,05 seviyesinde değerlendirildi. Tedavi öncesinde çalışma ve kontrol grubu arasında antropometrik ölçümlerde anlamlı bir farklılık saptanmazken (p>0,05); çalışma grubunun tedaviden 6 ay sonra antropometrik ölçümleri, başlangıca göre anlamlı derecede yüksek bulundu (p<0,05). Tedaviden önce serum IGF-1 ve IGFBP-3 seviyeleri çalışma grubunda kontrol grubundan anlamlı derece yüksek bulunurken, tedaviden 6 ay sonra çalışma grubunun serum IGF-1 ve IGFBP-3 seviyeleri başlangıca göre anlamlı derecede yüksek saptandı (p<0,05). ÇUAA ve ECOHIS skorları tedavi öncesinde çalışma grubunda, kontrol grubundan anlamlı düzeyde yüksek saptanırken; çalışma grubunun ÇUAA ve ECOHIS toplam skorları tedaviden 7 gün ve 6 ay sonra başlangıca göre anlamlı düzeyde düşük bulundu (p<0,05). ÇUAA skorlarıyla antropometrik ölçümler, serum IGF-1, serum IGFBP-3 seviyeleri arasında anlamlı ilişki saptanmadı (p>0,05). Çalışmamızın sonucunda yapılan diş tedavileri ile diş çürüğüne bağlı pulpa enflamasyonu ve ağrının ortadan kaldırılması, çocukların büyüme parametrelerinde (antropometrik ölçümler, serum IGF-1 ve IGFBP-3), uykuya ilişkin zorluklar ve yaşam kalitesinde iyileşme ile sonuçlanmıştır; ancak diş çürüklerinden kaynaklanan uyku zorluklarının, büyümeyi etkilediğini bildiren indirekt etki teorisini doğrulayacak ilişki saptanmamıştır. Direkt etki teorisinin, diş çürüklerine bağlı ağrı ve enflamasyon görülen çocukların büyümesinde daha etkili olabileceği düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Çocuk, diş çürüğü, pulpa enflamasyonu, diş ağrısı, büyüme, IGF-1, IGFBP-3, antropometri, uyku sorunları, ECOHIS

AntropometriAğrıBüyüme+7
Başak Günay
Bezmialem Vakıf University
2020
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Obezite indekslerinin insülin direnci ile olan ilişkisinin incelenmesi

Amaç: İnsülin direnci (İD), kompansatuar hiperinsülinemi ve β hücre disfonksiyonu gelişmesinin ardından diyabete ilerleyebilen klinik açıdan anlamlı bir anormalliktir. İnsulin direnci açısından yüksek riske sahip kişilerin erken tespiti, insulin direncinin erken tanısı ve tedavisi, diyabeti ve komplikasyonlarını önlemenin bir yolu olabilir. Birinci basamak sağlık kuruluşlarında laboratuvar tetkikleri oldukça sınırlıdır. Biz de çalışmamızda sınırlı laboratuvar tetkik imkanları bulunan birinci basamakta İD'yi öngörebilmek ve DM gelişmesini önleyerek hastayı diyabetin komplikasyonlarından korumak, buna bağlı mortalite ve morbiditeyi azaltmak için obezite indekslerinin İD'ni öngörebilmek amacıyla kullanılabilirliğini araştırmayı amaçladık. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız Bezmialem Vakıf Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Polikliniği'ne Ocak 2016-Haziran 2020 tarihleri arasında başvuran 18-65 yaş arasında, herhangi bir endokrinolojik rahatsızlığı olmayan hastaların geriye dönük olarak değerlendirilmesi ile oluşturulmuştur. Hastaların yaş, cinsiyet, sigara kullanımı, alkol kullanımı, egzersiz, ailede diyabetes mellitus öyküsü, medeni durum, eğitim durumu, eşlik eden hastalıkları sorgulanmıştır. Muayene sırasında bakılmış olan obezite indeksleri (boy, kilo, beden kitle indeksi (BKİ), vücut yağ oranı, bel çevresi, bel/boy oranı, deri kıvrım kalınlıkları) ile 8 saat açlık sonrası bakılmış olan kan tahlillerinden Cr, BUN, AST, ALT, açlık glukoz, insülin, HOMA-IR, HBA1C, HDL, LDL, TG, Total kolesterol, Non-HDL kolesterol kayıt altına alınarak değerlendirilmiştir. Obezite indekslerinin HOMA-IR ile ilişkisi incelenmiş ve istatistiksel anlamlılığı araştırılmıştır. Çalışma verileri değerlendirilirken Youden indeksi, Kolmogrov Smirnov ve Shapiro Wilk testleri, Q-Q plot ve histogram grafikleri, bağımsız örneklem t-testi, Mann Whitney U Pearson Ki-kare testi, Fisher'in kesin testi, ROC eğrisi (Receiver Operating Characteristic curve) analizi, eğri altında kalan alanların (AUC) hesaplanması, pROC paketi, Spearman korelasyonu, binary lojistik regresyon analizi kullanılarak p<0,05 anlamlı olarak kabul edilmiştir. Bulgular: Çalışmamıza 110 insülin direnci olan, 117 insülin direnci olmayan olmak üzere; 175'i kadın, 52'si erkek toplam 227 hasta dahil edildi. BKİ, bel çevresi, yağ oranı, bel/boy oranı, biceps deri kıvrım kalınlığı, triceps deri kıvrım kalınlığı, subscapular deri kıvrım kalınlığı ile HOMA-IR arasında istatistiksel olarak anlamlı pozitif yönlü korelasyon saptandı (p<0,001). İnsülin direnci olma durumu ve obezite indeksleri binary lojistik regresyon ile analiz edildiğinde değişkenlerin tümü istatistiksel olarak anlamlı bulundu (p<0,001). Sonuç: Çalışmamızın sonuçları önceki literatür bilgilerini destekler nitelikte, obezite indekslerinin İD ilişkisini ortaya koymaktadır. İD ile obezite indeksleri arasındaki en güçlü ilişki subskapular deri kıvrım kalınlığı ile saptanmıştır. Klinik şartlarının elverdiği ölçülerde antropometrik ölçümlerin rutin pratiğe eklenmesi pre-diyabet teşhisi açısından ek yarar sağlayabilir. Bununla beraber ülkemizde bu konuda yeterince çalışma olmaması nedeniyle çalışmamızın Türkiye populasyonu için önem arz ettiğini düşünüyoruz. Önceki literatür verilerini göz önüne alırsak Türkiye'de yapılacak daha geniş çaplı çalışmalar ile bu konunun desteklenmesi, insülin direncini ayrıntılı laboratuvar tetkiklerinin olmadığı durumlarda da tanımamızı, diyabet ve buna bağlı komplikasyonlar gelişmeden koruyucu hekimlik kapsamında önlem almamızı sağlayarak mortalite ve morbiditede iyileştirmeye katkı sunacaktır. Anahtar Kelimeler: İnsülin Direnci, Obezite İndeksleri, Antropometrik Ölçümler

AntropometriObeziteİnsülin+1
İrem Elif Çetintaş
Bezmialem Vakıf University
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Yapıların boyutsal biçimsel özellikleri ile insan sağlığı ilişkisi

İnsan vücudunun şekli, ölçüleri ve diğer yapısal özellikleri ile yapılara boyut ve biçim kazan dırır. Yapıların boyut-biçim özelliklerinin yeterliliği, insanın antropometrik ölçülerinden, biyolojik, psikolojik ve sosyolojik yapısından kaynaklanan gereksinimlerini karşılayarak sağ lıklı ortamların oluşmasında etkili olur. Gereksinimleri karşılamayan yapılar nedeni ile, in sanda biyolojik ve psikolojik zorlanmalar sonucunda çeşitli sağlık sorardan görülebilir. Bu çalışmada boyutsal-biçimsel özellikler ile sağlık ilişkisine dikkat çekilerek, "yapıların boyut- sal-biçimsel özellikleri ile insanın yapısı arasındaki ilişkinin doğru kurulamamasının neden olduğu sağlık problemleri nelerdir?" sorusuna cevap aranmıştır. Boyutsal-biçimsel özellikle rin insana uygunsuzluğu öncelikle biyolojik sistemlerin çalışma düzenlerini aksatır. Kas- iskelet, dolaşım ve solunum sistemleri doğrudan etkilenir; omurgada yapısal bozukluklar, kemiklerde kaslarda ağrılı, sızılı iltihaplanmalar, duyu kayıpları, yırtıklar, kırıklar, çatlaklar, ödem, şişme, nefes alıp vermede zorlanma, vb. sağlık sorunları görülebilir. İnsanın duygu ve davranışları da yapıların boyut ve biçim özelliklerinden etkilenir. Rahatlık, güvenlik, estetik değerler, normlar, vb. etkenlere dikkat edilmeden tasarlanan, insanın duygu ve davranışlarına olumsuz etki yapacak boyutsal-biçimsel özellikler, uykusuzluk, iştahsızlık, yorgunluk, ağla ma, gülme, vb. gibi davranış bozukluklarına neden olur. Bu davranış bozukluklarım yaratan olumsuzluklar ortadan kaldırılmadığı zaman, psikolojik kökenli biyolojik rahatsızlıklar (psikosomatik hastalıklar) ortaya çıkar. Yapıların boyutsal-biçimsel özelliklerinin uygunsuz luğunun neden olduğu bu tip sorunları azaltmak için insanın üç yapışma ve boyutsal-biçimsel özelliklerine yönelik gereksinim ve eylemleri araştırılmalı, insana en uygun yapısal boyut ve biçim özellikleri tasarlanmalıdır.Anahtar kelimeler: Yapı, insan, sağlık, boyut-biçim, antropometri

AntropometriBinalarİnsan sağlığı
Ayşegül Orhan
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2001
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Çocukluk çağı obezitesinde metabolik parametrelerin diyet ve egzersizle ilişkisi

Amaç: Püberte evre III-IV'deki ekzojen obezite tanılı kız ve erkek çocukların biyokimyasal paremetrelerini, vücut kompozisyonunu, bazal ve günlük enerji harcanımını ve bu parametrelerin diyet ve aerobik egzersiz ile değişimlerini incelemekGereç ve Yöntemler: Çalışmaya püberte evre III-IV'te olan 14 obez hasta ve kontrol grubu olarak 13 sağlam çocuk alındı. İki grubun ağırlık, boy, vücut kitle indeksi (VKİ) ve biyokimyasal parametrelerine bakıldı. Obez hasta grubunda diyet düzenlendi ve aerobik egzersiz programı uygulandı. Psikiyatrik destek sağlandı. Spor Fizyolojisi biriminde bel çevresi, kalça çevresi, deri kıvrım kalınlığı ve bazal metabolizma hızı ölçümleri yapıldı. Günlük kalori harcanımı actiheart aleti ile hesaplandı. Egzersiz sonrası tüm parametrelere tekrar bakıldıBulgular: Obez hasta grubunda VKİ, SGPT, glukoz, insülin, glukoz/insülin, HOMA-IR, total kolesterol, LDL, VLDL, trigliserid, visfatin değerleri yüksek bulunurken, TNF-?, IL-10 ve APO A düşük bulundu (p< 0,05). Obez hastalarda egzersizle VKİ, bel ve kalça çevresi, bel/kalça oranı, vücut yüzde yağı, deri kıvrım kalınlığı, HOMA-IR, SGOT, SGPT, total kolesterol, VLDL, trigliserid, visfatin ve hs-CRP`de düşme olurken, TNF-?, IL-6, IL-10 değerlerinde ve günlük kalori harcanımında artış olduSonuç: Egzersizin obez hastalarda vücut kompozisyonunu değiştirdiği, total kolesterol, VLDL, trigliserid düzeylerini azalttığı, insülin direncinin kaybolmasını sağladığı ve enerji harcanımını arttırdığı görüldüAnahtar Kelimeler: Actiheart, adipokinler, aerobik egzersiz, antropometrik ölçümler, diyet, ekzojen obezite

AdipokinlerAerobik güçAntropometri+4
İsmet Öncü
Çukurova University
2009
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Çocuklarda ventilasyon-entübasyon zorluk derecesini belirlemede, Mallampati ve Cormeck-Lehane, diş yapısı ve antropometrik ölçümlerin değerlendirilmesi

Genel anestezi altında opere olacak hastalarda preoperatif havayolu değerlendirmesi, anestezinin temel kurallarından biridir. Zor havayolu; anestezisti ciddi sıkıntılara sokabilmekle beraber hasta açısından da hipoksik hasar ve hatta ölüme varan riskler barındırır. Özellikle pediatrik hasta grubunda hipoksiye düşük tolerans ve hızlı klinik kötüleşme, etkin bir preoperatif hava yolu değerlendirilmesinin önemini arttırmaktadır. Çalışmamız etik kurul izni ve hasta ebeveynlerinin onamları alındıktan sonra, GAÜN Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon AD.'da elektif ameliyat olacak 7-15 yaş arası çocuklarda yapıldı. Genel anestezi altında endotrakeal entübasyon gerektiren ASA Ι-ΙΙ toplam 200 olgu çalışmaya dahil edildi ve Grup 1 (7-9 yaĢ n:69), Grup 2 (10-12 yaĢ n:65), Grup 3 (13-15 yaş n:66) olarak ayrıldı. Demografik veri olarak; yaş, cinsiyet, boy, vücut ağırlığı, vücut kitle indeksleri kaydedildi. Çalışmamızda çocuk ve adölesanlarda preoperatif havayolu değerlendirilmesinde; Modifiye Mallampati sınıflaması (MMC), mandibula protrüzyonu (MP), tiromental mesafe (TMM), sternomental mesafe (SMM), atlantooksipital eklem hareketliliği (AEH 1- AEH 2) testleri uygulandı ve diş anomalileri (eksik diş sayısı, çürük diş sayısı, fırlak diş ve uzun üst kesici dişlerin varlığı) gözlenerek kaydedildi. Bütün bulgular Cormeck-Lehane laringoskopik derecelendirilmesi ile karşılaştırılarak güvenilirlik araştırıldı. Havayolu değerlendirilmesi tamamlandıktan sonra hastalara standart monitorizasyon yapıldı. Uygun çaplı bir kanül ile damar yolu açılarak 0,5-1 mcg/kg dozunda fentanyl, 2 mg/kg propofol iv bolus uygulandı. Hastanın yüze uygun bir maskeyle ventile edilebildiği görüldükten sonra kas gevşemesi için 0,5 mg/kg rokuronyum i.v olarak uygulandı. Roküronyum uygulamasından 2-3 dk sonra direkt laringoskopi işlemine geçildi. Bunun için Macintosh 2, 3 veya 4 nolu laringoskop bleydleri kullanıldı. Larinksin görünümü Cormack-Lehane'in tanımlamasına göre derecelendirilerek zor havayolu öngörü testleri ile karşılaştırması yapıldı. Çalışmamızda 8 zor entübasyon olgusu tespit edildi ancak başarısız entübasyona rastlanmadı. Gruplar arasında tiromental mesafe, sternomental mesafe, ve eksik diş sayısı bakımından istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmış olup diğer bulgular benzerdi. Testlerin cormeck-lehane ile korelasyon analizi sonucunda duyarlılığı ve PKD en yüksek test MMC (%100, %47), özgüllüğü en yüksek test MP (%94,5) olarak bulundu. TMM ve SMM ile ilgili olarak erişkinlerde zor entübasyon öngörüsünde kullanılan 'TMM ≤6 cm- SMM ≤12cm' kriterlerinin 7-9 yaş arasında geçerli olmadığı, yaĢ ve boy ile doğru orantılı olarak değişeceği öngörüldü. TMM ve SMM ölçümlerinde 10 yaş ve üstü çocuklar için erişkin referans değerler uygunken, 7-9 yaş arası çocuklarda TMM için ≤5 cm, SMM için ≤10 cm referans değerlerin daha yararlı bilgiler sağlayacağı öngörüldü.Pediatrik hasta grubunda uygun teknik ve referans değerlerle, bu testlerin daha yol gösterici olabileceği kanısındayız.

AntropometriAğızBurun+7
Didem Yılmaz
Gaziantep University
2015
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

İrritabl barsak sendromlu hastalarda kardiyak risk ve antropometrik ölçümlerin değerlendirilmesi

Giriş: İrritabl barsak sendromu(İBS); karın ağrısı, karında rahatsızlık hissi, dışkılama sıklığında ve dışkı şeklinde değişiklikler ile karakterize, herhangi bir organik patolojinin saptanamadığı, en yaygın gastrointestinal sistem bozukluklarından biridir. Bununla birlikte, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre 2016 yılında, tüm ölümlerin yaklaşık %31'i, yani yaklaşık 17,9 milyon kişi, kardiyovasküler hastalıklara bağlı yaşamını yitirmiştir. Ayrıca bilinen bir kardiyovasküler hastalığı olmayan 30'lu yaşlardaki bireylerde, ömür boyu genel kardiyovasküler hastalığa yakalanma riski %50'ye yaklaşmaktadır. Bu çalışmada İrritabl barsak sendromu tanılı hastalarda, kardiyak risk faktörlerinin ve bazı antropometrik ölçümlerin normal vaka grubu ile karşılaştırılması planlandı. Materyal-Metod: Çalışmaya Roma-IV tanı kriterlerine göre İBS tanısı alan 100 hasta ve herhangi bir sistemik hastalığı ve ilaç kullanımı olmayan benzer yaş ve cinsiyette olan 100 kontrol grubu vaka dahil edildi. Hasta grubunun ve kontrol grubunun yaş, cinsiyet, boy, kilo, ofis kan basıncı ölçümü, bel çevresi ölçümü, vücut kitle indeksi, lipit paneli, açlık kan şekeri, açlık insulin değerleri kaydedildi. Bireylerin mevcut verileri ile HOMA-IR(İnsülin Direnci), Plazma Aterojenite İndeksi(PAİ), Visseral Adipozite İndeksi(VAİ), Vücut Şekil İndeksi(ABSI), Framingham risk skoru, SCORE risk skoru, PROCAM risk skoru hesaplandı ve sonuçların hasta-kontrol grupları arasında karşılaştırılması yapıldı. Bulgular ve Sonuç: İBS tanılı hasta grubu ile kontrol grubu karşılaştırıldığında istatistiksel olarak bel çevresi, sistolik kan basıncı, diastolik kan basıncı, açlık insülin, HOMAIR, Visseral adipozite indeksi (VAİ), Vücut Şekil İndeksi (ABSI), Framingham risk skoru puanı, Framingham skoruna göre hesaplanan 10 yıllık kvh gelişme riski yüzdesi, SCORE risk puanı, PROCAM risk puanı, PROCAM skoruna göre hesaplanan 10 yıllık kvh gelişme riski yüzdesi sonuçları anlamlı bulundu(p<0,05). Anahtar Kelimeler: İrritabl Barsak Sendromu, Kardiyovasküler Hastalıklar, Kardiyak Risk Skorlama, Antropometrik ölçümler

AntropometriKalp hastalıklarıKardiyovasküler hastalıklar+3
Muhammed Alperen Dursun
Yozgat Bozok University
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye görme engelliler goalball sporcularının fiziksel uygunluk ve antropometrik özelliklerinin müsabaka başarıları ile karşılaştırılması

Bu çalışmada, görme engelli erkek sporcuların fiziksel uygunluk parametreleri ve antropometrik ölçümlerin, müsabaka başarıları ile arasındaki ilişkilerin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu çalışmaya, Türkiye Görme Engelliler ilköğretim Okulları Arası Goalball Şampiyonası'na katılan değişik görme keskinliğine sahip ( B1, B2, B3) 59 erkek sporcu katılmıştır. Katılımcıların ortalama yaşı 14,95±1,28yıl, vücut ağırlığı 52,06±8,89 kg, boy 163,58±10,39 cm, spor yaşı 02,39±1,50 yıl olarak belirlenmiştir. Katılımcıların, fiziksel uygunluk parametrelerinden; vücut yağ yüzdeleri (holtain marka skinfold aleti), el kavrama (takei marka dinamometre) ve omurga hareketliliği (inklinometre aleti) ölçümleri alınmıştır. Antropometrik ölçümlerden üst extremite uzunlukları (kol, ön kol, el) ve alt extremite uzunlukları (bacak ve ayak) alınmıştır. Ayrıca, araştırmacı tarafından Sporcunun İsabetli Atış Performansı hesaplanmıştır. Çalışmada gerçekleştirilen tüm istatistiksel analizler SPSS 15.0 paket programı aracılığıyla yapılmıştır. Verilerin normal dağılış gösterip göstermediğini test etmek için Shapiro-Wilk testi sonucuna bakılmıştır. Analiz sonucunda p=,106 çıktığından verilerimiz normal dağılım göstermektedir. Bu nedenle üçlü karşılaştırmalarda One Way Anova, ikili karşılaştırmalarda ise Independent Sample t-test kullanılmıştır. Ayrıca tüm parametrelerin isabetli atış performansı ile ilişkisine bakmak için Pearson korelasyon analizi kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda, ilk sekiz takım sporcularının görme keskinliği grubu değerlerine göre, isabetli atış performansları arasında az görenler lehine anlamlı bir fark olduğu tespit edilmiştir (p=,025). Ayrıca ilk sekiz takım sporcularının antropometrik ve fiziksel uygunluk değerleri ile isabetli atış performansları istatistiksel olarak incelendiğinde; sağ el kavrama kuvveti ile isabetli atış performansı arasında pozitif yönlü bir ilişki olduğu görülmüştür (pearson r =,374, p=,029). Ancak, diğer parametreler arasında anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir. Sonuç olarak; görme keskinliğinin ve üst ekstremite kas kuvvetinin goalball sporunda büyük önem taşıdığı görülmektedir. Antrenmanlarda özellikle isabetli şut atımı için kas kuvvetine yönelik çalışmaların daha sık yapılması önerilebilir. Anahtar Kelimeler: Goalball, Görme engelliler, Antropometrik ölçümler, Fiziksel uygunluk.

AntropometriEngelli kişilerFiziksel uygunluk+5
Bülent Kimyon
Çukurova University · Institute of Health Sciences
2016
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Antropometrik indekslerin prediyabet ve diyabet ile ilişkisi

Giriş ve Amaç: Çalışmamızda, prediyabet ve yeni tanı tip 2 DM tanısı alan hastalarda antropometrik indekslerin ve metabolik parametrelerin değerlendirilmesi, antropometrik indekslerin ve metabolik parametrelerin karbonhidrat metabolizma bozukluğu derecesi ile ilişkisinin değerlendirilmesi, antropometrik indekslerin karbonhidrat metabolizma bozukluğu derecesini ayırt etme yönünden birbirleriyle karşılaştırılması ve bu ayrımdaki sınır değerlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamıza 01.01.2021 ve 04.01.2023 tarihleri arasında Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları ve Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları polikliniklerine başvuran 87 izole BAG, 232 izole HbA1c yüksekliği, 31 izole BGT ve BAG+BGT, 188 BAG+HbA1c yüksekliği, 38 BGT+HbA1c yüksekliği, 81 BAG+BGT+HbA1c yüksekliği, 198 yeni tanı tip 2 diyabet olmak üzere toplam 855 hasta ve 100 normoglisemik sağlıklı kişi dahil edilmiştir. Sağlıklı kontrol grubu herhangi bir nedenle başvuran olgular arasından AKŞ, HbA1c ve 75 g OGTT sonucu normal değerler arasında olan olgulardan oluşturulmuştur. Hastaların demografik, özgeçmiş ve soygeçmiş öykü bilgileri not edildi. Poliklinikte antromopetrik ölçümleri yapıldı ve not edildi. İstatistiksel değerlendirmeler Mann Whitney U testi, Ki-kare testi ve Kruskal Wallis testi ile yapılmıştır. Gruplar arasında ayırım yapacak sınır değerler ROC analizi ile araştırılmıştır. Bulgular: Kan şekeri yüksekliği olduğunu bilerek polikliniğimize başvuran hasta sayımız tüm olgularımızın beşte birini oluşturmuştur. Sağlıklı kontrol grubu, prediyabet alt grupları ve aşikar diyabet grupları arasında antropometrik indeksler açısından istatistiksel olarak anlamlı birçok farklılık gözlenmiştir. Prediyabet ve T2DM ayırmada en değerli antropometrik indeksler LAP ve BKO olarak bulunmuştur. Çoğu antropometrik indekste İzole BAG ve izole HbA1c, prediyabetin diğer alt gruplarından iyi yönde ayrılmıştır ve BAG+BGT+HbA1c grubu, T2DM grubuyla beraber hareket etmiştir. İzole BAG ve izole HbA1c grupları ile diğer prediyabet hastaları arasında BSI dışındaki diğer antropometrik indeks ve AST, ALT, GGT, CRP, LDL-K, HDL-K, trigliserid, hemoglobin, ürik asit ve HOMA-IR skoru bakımından farklılık bulunmuştur. Bu ayırımın gerçekçi bir ayırım olacağı kanaatine varılmıştır. Antropometrik indeksler ve HOMA-IR diyabet tanısı koymada güvenilir bulunmamıştır. Tüm antropometrik indeksler, HOMA-IR ile istatistiksel olarak anlamlı şekilde korelasyon göstermişlerdir. En anlamlı korelasyonu gösteren indeks LAP olmuştur. Sonuç: Çalışmamızda prediyabetin çok heterojen bir grup olduğu anlaşılmıştır. Antropometrik indeksler ve metabolik parametreler aracılığıyla izole BAG ve izole HbA1c gruplarının prediyabetin metabolik durumu daha iyi özellikte olanlarını oluşturduğu gösterilmiştir. BAG+BGT+HbA1c hastalarının T2DM hastaları kadar metabolik yönden risk altında oldukları gösterilmiştir. Antropometrik indekslerin T2DM tanısı koymak için geçerli parametreler olmadıkları anlaşılmıştır. Ancak çalışmamızda yer almayan birçok antropometrik indeks bulunmaktadır ve bu antropometrik indekslerin de dahil edildiği daha kapsamlı geniş katılımlı prospektif izlem çalışmalarına ihtiyaç vardır. Anahtar kelimeler: Diabetes mellitus, Prediyabet, BAG, BGT, Antropometrik ölçümler.

AntropometriAntropometrik parametrelerDiabetes mellitus+3
Mehmet Sinan Akarca
Manisa Celal Bayar University
2023
00

Related subjects