Ayetler
Bu konu başlığı altında 162 tez
İbn Acîbe el-Hasenî ve el-Bahru'l-Medîd adlı tefsirinde ahkâmayetlerinin işarî yorumu
Bu çalışma, IX. asrın başlarında işarî tefsir literatürünün Fas'taki önemli temsilcilerinden İbn Acîbe'nin (ö.1224/1809), el-Bahru'l-Medîd adlı tefsirinde, ahkâm ayetlerinin işarî yorumunu ve bu yorumu ortaya koyarken kullandığı yöntemlerin tespit ve tahlilini içermektedir. Dört bölümden oluşan çalışmanın birinci bölümünde, Ahmed İbn Acîbe el- Hasenî'nin hayatı, ve eserleri ele alınmıştır. "Tasavvufî-İşarî Yorum Geleneği ve Bahru'l Medîd" başlığı altında, hicri II. asrın başlarından itibaren zühd ve takva hareketi sonucunda karşımıza çıkan ve ilk günden itibaren tartışılan, tasavvuf anlayışının bir ürünü olan işarî tefsirin ortaya çıkışı, meşruiyeti, kabul şartları ve işarî yoruma yönelik eleştiriler ile el-Bahru'l-Medîd'in işarî yorum geleneğindeki yeri tespit edilmeye çalışılmıştır. İkinci bölümde "Bahru'l Medîd'in Ahkâm Ayetlerine İlgisi" başlığı altında, Kur'an'da ki ahkâm ayetlerinin tespitine dair görüşler ele alınmış, Ahkâm Tefsirinde öne çıkan eserler ile ahkâm ayetlerinin tespitinde kendisinden yararlandığımız Cessas (ö.370/981) ve onun "Ahkâmu'l Kur'an" isimli tefsirine dair kısa bilgilere yer verilmiştir. Ayrıca İbn Acîbe'nin ahkâm ayetlerine yüklemiş olduğu işarî manalar tablo halinde sunulmuştur. Çalışmamızın üçüncü bölümünde, İbn Acîbe'nin ahkâmla ilgili ayetlerin işarî tefsirinde ve kavramlara yüklediği işarî manaların istişhadında izlediği yöntem tespit edilmeye çalışılmıştır. Dördüncü bölümde ise ahkâm ayetlerine ve bu ayetlerde geçen kavramlara yükledikleri manalar, bu manaların ortaya konulmasında izlenen yöntemler, yararlandıkları kaynaklar ve mezhebî görüşlerinin işarî yoruma etkisi üzerinden Bahru'l Medîd ile el-Kuşeyrî'nin (ö.465/1072) Letâifü'l-İşârât'ının karşılaştırılmasına yer verilmiştir.
Kurtubî tefsirinde Aile Hukuku ayetleri bağlamında kıraat farklılıklarının etkisi
Kıraat farklılıklarının Kur'ân âyetleri üzerine etkisi konusunda eskiden beri tartışılmakta ve farklı görüşler ortaya sunulmaktadır. Kimilerine göre kıraat farklılıkları Kur'ân'ın farklı okunmasına imkan verirken özünde manaya hiçbir tesiri olmamıştır. Kimilerine göre ise bu vecihlerin bir kısmı bir şekilde manayı etkilemiştir. Her görüş sahibi kendi kanaatini ispat ve ikna amacını gütmüştür. Sahasında uzman olan bu kişiler kıraatlerde bulunan ihtilafları, gerek kıraatin kendi oluşum ve gelişim aşamalarını gerekse manaya tesirini kendi sahalarında (Kıraat, Tefsir ve Fıkıh İlimleri) kullanma yoluna gitmişlerdir. Kur'ân âyetlerine mana veren müfessirler, kıraat farklılıklarından dolayı Kur'ân metnine değişik anlamlar verseler dahi bu durum, tefsirlerde bir çelişki oluşturmamıştır. Bu, "Eğer bu Kur'ân Allah'tan gelmeseydi onda birçok çelişki bulurlardı" (4/82) âyeti gereğince onun mu'cizliğinin bir delilidir. Günümüze kadar bir çok müfessir bu mu'ciz Kur'ân'ı çeşitli yöntemlerle tefsir etmiştir. Bu bağlamda çalışmamızın teması gereği tezimizin ana çatısını oluşturacak eser olarak Kurtubî'nin, el-Câmi' li-Ahkâmi'l-Kur'ân adlı tefsiri seçilmiştir. Kurtubi tefsirinde hem î'râba hem kıraatlere hem de ahkâm âyetlerine geniş yer vermektedir. Tezimizde Kurtubî Tefsiri bağlamında bazı aile hukuku âyetlerindeki kıraat farklılıkları ve müfessirlerin bu okuyuşlara göre âyetlere vermiş oldukları anlamlar incelenerek kıraat farklılıklarının manaya tesiri olup-olmadığı tespit edilmeye çalışılacaktır. Bu amaçla araştırma çerçevesinde kıraat ilmi konularına değinilmiş, kıraat farklılıkları bazı aile ahkâmına yönelik âyetlerde tespit edilmiş ve bu farklılıkların fukahânın âyetlerden çıkarmış oldukları fıhki hükümlere tesirinin olup olmadığı incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Kıraat Farklılıkları, Kur'ân, Kurtubi Tefsiri
Kitab-ı mukaddes ve Kur'an-ı Kerim'de eşcinsellik
Bu tez çalışmasının amacı, Kitab-ı Mukaddes ve Kur'an-ı Kerim'de bulunan eşcinsellikle ilgili ayetleri incelemektir. Bu tezde, üç ilahi dinin kitaplarındaeşcinsellik için neler söylendiği ve İslam, Yahudilik ve Hıristiyanlığainanan insanların kendi kutsal kitaplarından elde edilmiş ayet ve cümlelere bakarak bu konu hakkında bilgi edinmeleri amaçlanmıştır. Birinci bölümde eşcinsellikle ilgili temel kavramlar verilmiş ve tanımlanmış, ardından eşcinselliğin nedenleri ve tarihteki varlığı özet şekilde incelenmiştir. İkinci bölümde Kitab-ı Mukkaddes içerisindeki cümleler ve tefsirleri anlatılmıştır. Üçüncü bölümde ise,eşcinsellikle ilgiliKur'an ayetleri ve tefsirleri incelenmiştir. Neticede, eşcinselliğin üç ilahi dinin kutsal kitaplarında da yasaklandığı tespit edilmiştir.
Arap dilinde harf-i cerler ve ahkâm ayetlerinde manaya etkisi: Tahâvî örneği
Kur'ân-ı Kerim'in anlaşılması, Müslümanların ferdi, ailevi ve ictimai alanlarda başta olmak üzere hayatın her alanında büyük önem arz etmektedir. Bu bağlamda Kur'ân ayetlerinin maksadına uygun bir şekilde anlaşılması Kur'ân-ı Kerîm'de ifade edilen dilin inceliklerinin öğrenilmesiyle doğrudan alakalıdır. Ayetlerden çıkacak hükümleri anlayabilmek ve doğru bir şekilde yorumlayabilmek için, nahiv ilminin kapsamına giren harf-i cerler konusuna vakıf olmak gerekmektedir. Cümleye kattığı anlam zenginliği ve çeşitliliği bakımından Arapçanın en kapsamlı konularından biri olan harf-i cerler, ilahi muradın sahih bir şekilde anlaşılmasına ve yorumlanmasına da yardımcı olmaktadır. Bu çalışmada Ebu Ca'fer et-Tahâvî'nin (ö. 321/933) Ahkâmü'l-Kur'ân adlı tefsirindeki müellifin hüküm istinbatı alanında harf-i cerlerin üstlendiği fonksiyonları ve ahkâm ayetlerine sağladıkları anlamsal katkı konusu çalışılmıştır. Çalışmada nahiv ilminde önemli bir yere sahip olan harf-i cerlerin Tahâvî'nin Ahkâmü'l-Kur'ân adlı tefsirindeki ahkâm ayetlerinin anlamlarına nasıl yansıdığı incelenerek değerlendirilmeye tabi tutulmuştur. Çalışma giriş, iki bölüm ve sonuçtan oluşmaktadır. Birinci bölümde, Arap dilinde harf-i cerlerin tanımı, önemi, ifade ettiği manalar ve cümle terkibinde kullanımları ele alınmıştır. İkinci bölümde, Ebû Ca'fer et-Tahâvî'nin hayatı, şahsiyeti, ilmi kişiliği hakkında genel bilgiler verilmiş, Ahkâmü'l-Kur'ân isimli tefsirinde harf-i cerlerin ahkâm ayetlerinde manaya etkileri, Tahâvî'nin bu çerçevede ahkâm ayetlerine bakış açısı ve tercihleri incelenmiştir. Sonuçta ise araştırma neticesinde ortaya çıkan hususlar zikredilmiştir. Anahtar sözcükler: Arap Dili, Ebû Ca'fer et-Tahâvî, Nahiv, Harf-i cerler, Ahkâm Ayetleri.
Mâ Entecehu el-Fikru'l-Masûn mine'd-Durri'l-Meknûn fî Tefsîri Kavlihi Teâlâ (Ve-mâ Halaktu'l-Cinne ve'l-İnse illâ Li-Ya'budûn)
Bu mahtut içerisinde 'Vema halaktu'l cinne ve'l inse illa li-ya'budun' ayetinin tefsirine dair birçok husus barındırmaktadır. Ayetin inanç esaslarının bel kemiğini teşkil eden konusu dolayısıyla akideye dair meseleler büyük bir yer kaplamaktadır. Bununla beraber birçok farklı konu ve dil ilimleri, belağat, fıkıh, hadis ve diğer ilimler de yer almıştır. El-Meymuni bu mahtutu kendisinin açıkladığı üzere bazı ashabının talebi üzere kaleme almıştır. Tez, islam ümmetinin ve geleneğin tarihine önemli bir ilginin olduğu, konunun önemini ve seçme sebeplerini, hedefleri, araştırmanın zorluk ve sorunsallarını, geçmiş araştırmaları açıklayan bir giriş kısmı içermektedir. Bu tezde yer alan çalışma planı iki bölümden oluşmaktadır. İlki, araştırma bölümü olup müellifi, mahtutu ve ikisine dair hususları ele almıştır. Şöyle ki bu bölümde müellif el-İmam Burhaneddin el-Meymuni'nin tercemesini aktardım. Siyasi ve kültürel yaşamı başta olmak üzere, doğumunu, yetişmesini, ahlakını, sahip olduğu ilimleri, hocalarını, öğrencilerini, teliflerini beyan ettim. Bu çalışmanın tefsir alanında kaleme alındığını açıkladım. Keza, müellifin benimsediği metodu açıkladım. Şöyle ki müellif tefsirinde rivayetle tefsire keza hadis ilmine, nahive, belağata, akli ve nakli ilimlere itimat etmiştir. Ayrıca kitabın müellife olan nispetini de ispat ettim. Mahtut nüshalarını tanıtıp, bu nüshaların mevcut bulunduğu kütüphaneleri nüsha numaralarıyla beraber ifade ettim. İkinci bölüme gelince, tahkik edilen nassın olduğu bölümdür. Tezin gayesi de budur. Bu bölümde müellife ait nassı ele aldım. Tahkikte bulunup, sözleri sahiplerine dayandırdım. Hadisleri itimat edilen kaynaklarından tahriçte bulundum. Bazı -meşhurların haricinde (zira buna ihtiyaç yoktur.)- bilinmeyen şahsiyetlerin tercemelerini aktardım. Keza okuyuculara müphem gelebilecek lafızları açıkladım.
WAL-Şiranşi'nin Metaforlar Mektubundaki şerhi al-Lssam hakkındaki haşiyesi, Yazar: al-Mawla Muhammed al-Şiranşi (kana hayatın 1016 H) / Hashiyat to Sharh al-Asam on the Risalat of Istiarat, by Mawla Mohammad al-Shiranshi, (he was alive in 1016 AH), study and investigation
Mevlâ Şîranşi'nin bu Haşiyesi, "Al-Assam Şerhi"nin en değerli haşiyelerinden biri olarak kabul edilir. Şeyh Şiranşi, Allah rahmet eylesin, Şerhu'l-Asam'ı okuyan okuyucunun kafasını karıştırabilecek hususları özetler ve sonra açıklar. Özet şeklinde açıklamalarını sürdürür. Bu arada, niçin açıklama yaptığının sebeplerini dipnotlarda belirtir. Şerhte bahsedilmeyen bazı noktalarda da haşiye sahibi, yeni paragraflar açabilmektedir. Açtığı yeni bu yeni paragrafları, bazı şerhler ve açıklamalar koyarak doldurmaktadır. Haşiye müellifi, nahiv ve belağat açıklamaların fazla uzatmaktan kaçınmaktadır. Ayrıca Şerh sahibi Asam ile yer yer anlaşmazlığa düşmekte ve bu anlaşmazlığın sebebini ve amacını da serd etmektedir. Bazı noktalarda kendisinin Şarih Asam ile farklı düşündüğünü, bunun da bazı sebeplerinin olduğunu söylemekte ve hem kendi itirazını hem de diğer bazı müfessirlerin o konu ile ilgili sözlerini zikretmektedir. Açıklamalarını yaparken, "eğer şöyle dersen..., ben de şöyle derim..." (Fein kulte..., kultü...), üslubunu kullanmaktadır. Müellif ayrıca, haşiyesine baz aldığı nüshanın bazı yerlerinde bazı açıklamalar getirmekte ve ayrıca onu diğer nüshalarla da karşılaştırmaktadır. Biz bu tezimizde, öncelikle mahtut (yazma) bir eser olan bu Haşiyenin bulabildiğimiz nüshalarını topladık. Aralarından en uygun uygun iki tanesini seçtik ve onları birbirine mukayese ettik. Üzerinde yorum yapmadan, sadece ve gerektiği yerlerde metni düzenleyerek, konulardan neyin nerede olduğunu belirttik. Nüshalar arasındaki farkları ve ihtilafları dipnotta belirttik. Sonra asıl nüshadaki metinde geçen darbı meselleri tahric ettik. Onları kaynaklarına isnat ettik. Ayetlerin hangi sûrede ve sayfada olduğunu tespit ettik. Var ise şayet, hadisleri ve beyitleri tespit ettik ve tahriclerini de yaptık. Anahtar Kelimeler: Arap Dili. Semerkandî. Risaletu'l-İsti'arat. Mevlâ Muhammed Şiranşî. Şerhü'l-Asam Haşiyesi.
Kur'an'ı Kerim'deki karşılaştırmalı ayetler (uygulamali örnekler)
Bu araştırmada Kur'ân'daki mukârene ayetleri bir araya getirilip analiz edilmiştir. Mukârene، tekâbül veya muvâzene، Kur'ân'ın beyan ve edebî tasvirlerinde kullanılan edebî bir üsluptur. Bu "Eşya zıddıyla bilinir" ilkesi gereği Kur'ân'ın birbiriyle çelişen canlı suretleri örnek verirken veya biri diğerinin tam karşısında konumlanmış iki zıt durumu ifade ederken kullanılan bir metottur. Kur'an'ın bu yöntemindeki amacı، negatifin yanlışlığına karşı olumlunun sahihliğini göstermek، sahîh olana sarılıp، olumsuz olanı terk etmektir. Karşılaştırma، değeri teşhis etmek için olumlu bir insan modeli ile olumsuz bir modeli karşılaştırma anlamına gelir. Bu çalışma، Kur'an'daki bu tasniflerle ilgili çağdaş çalışmaların eksikliğini gidermekte ve Kur'ân araştırmalarındaki bu boşluğu doldurmayı amaçlamaktadır. Araştırmacı، bilimsel materyal toplama، Kur'an-ı Kerim'deki mukayese ayetlerini tespit etme، tefsir kitapları، Kur'an ilimleri، lügat kitapları ve diğer ilgili kaynaklarda bunlarla ilgili örnekleri incelemede karşılaştırmalı، analitik tümevarımcı yaklaşım metodu kullanmıştır. Araştırmada ulaşılan neticelerden önemlileri şunlardır: Kur'an'daki mukayese yöntemi öncelikle eğitici olup، hidayet، ıslah، kişilik inşası ve ideal hayat modellerinin değerlendirilmesi alanında kullanılabilir. Kur'ân'da mukârene eğitim ve etik alanındaki fiillerin avantaj ve dezavantajlarının açıklanması، rasul ve nebiler arasındaki üstünlüğün ortaya çıkarılması gibi birkaç hedef doğrultusunda kullanılmaktadır. Kur'ân kıssalarında kullanılan mukârene ise، önceki ümmetlerin başına gelenlerden ibret، öğüt almak; hikmet ve güzel öğütle tebliğ yolunda peygamberleri örnek edinme hedefiyle kullanılmıştır. Bu kıssalar، içerisinde barındırdıkları ders ve ibretler sebebiyle nesilleri etkilemek، yol göstermek ve eğitmek için bir araç haline getirilmiştir. Bu kıssalar، alelade hikâyelerde olduğu gibi konusu ve anlatılışı itibariyle birer sanat eseri değil، insanın iki cihan saadetini temin eden Kur'ânî bir vesiledir. Ayrıca okuyucunun، rakibini yenmek için tartışırken argümanların ve kanıtların kademeli olarak kullanılmasını öğrenmesi gerekliliğinden de yararlanır. Kur'ân'ın mukârene üslubunda bu ayetlerdeki belâgî icâza hizmet eden tasrî' gibi lafzî güzelleştirmeler، tıbak gibi manevi güzelleştirmeler kullanılmıştır. Anahtar Kelimeler: Tefsir، Mukârene، Müvâzene، el-Müteşâbihü'l-Lafzî، Zıtlar.
el-Cevahir ve'd-Dürer fî Tenasubi'l-Ayât ve's-Suver Adlı Eserin İncelenmesi (Müzzemmil, Müddessir, Kıyame ve İnsan Sureleri)
Tenâsüb konusunda geçmiş ve günümüz müslüman bilim adamları ile İslam fıkıh alimleri fazla mesafe kat etmeksizin Kur'an-ı Kerim ayetleri ve süreleri arasındaki ilişki gibi önemli bir konuda yeterince çaba sarf etmediler. Kur'an ilimlerinin diğer konularına (Tefsir, nâsih ve mansûh vb.) verdikleri önem kadar bu alana önem göstermediler. Ancak Kur'an-ı Kerim'i beyan etmek ve müfredatını açıklamak için sınıflandırarak ibadet hayatımızdaki önemini ve sonuçlarını açıkladılar. Müslümanın, kendisini yaratan rabbine, peygamberine, dinine ve ümmetine karşı yapması gerekenleri belirttiler. Tenâsübün İslam literatüründe büyük bir önemi vardır. Çünkü tenâsüb, Kur'an-ı Kerim ile güçlü bir bağa sahip olup ayetlerin okunmasında, lafızlarının açıklanmasında, anlamının iyi bir şekilde kavranmasında büyük bir katkıya sahiptir. Bu sayede vasat seviyedeki bir Müslüman dahi konuları yeterince kavrayabilmekte, kalbine takva yerleşmesi sonucunda da varmak istediği hedefe ulaşabilmektedir. Bu tezin yazılmasındaki amaç, tenâsüb konusunun büyük öneme sahip olması hasebiyle İslam alimlerinin bu alandaki çabalarını ortaya çıkararak insan aklını aşan yüce anlamlar ve rabbani mucizeler ile temsil edilen Kuran kavramlarını insanlara hatırlatmaktır. Çalışmamızda tanımlayıcı analitik yöntem kullanılarak tenâsüb ile bağlantılı değerler beyan edilmekte, kaynak kitaplardan istifade edilmektedir. İstikrâî yöntem kullanılarak farklı görüşlerden ve delillerden yararlanmak suretiyle araştırma konusu incelenmektedir. Bu yöntem neticesinde çalışmanın özeti çıkarılarak sonuç ve tavsiyelerde bulunup tenasüp konusunun öneminin Allah'ın kitabına hizmet etmekte ortaya çıkacağı belirtilmektedir. Tenasüp konusu İslam alimleri için yeni bir konu olmamakla beraber İslami fetihlerle birlikte Arap olmayan toplumların İslam kültürü ile tanışmaları neticesinde bu isim ile yeniden ortaya çıkmıştır. Arap olmayan acemlerin İslam'a girmesi İslam alimlerini Kur'ân ilimleri üzerinde araştırmaya, mevcut bilgilerini genişletmeye, detaylarını açıklamaya, hükümlerini beyan etmeye yönlendirmiştir. Bu alandaki çaba ve çalışmalar Allah'ın kitabına hizmet etme niyet ve gayesiyle hâla devam etmektedir. Anahtar Kelimeler: Tefsir. Tenâsüb, Ayet, Sûre, Kur'an-ı Kerim.
Kur'an-ı Kerim'de cehalet terimi, objektif bir analitik çalışma
Qur'an-ı Kerim'in cehalet ve ehli ile ilgili âyetlerini ve bunların sebeplerini ve sebeplerini konu edinmiştir. Birey ve toplum için büyük önemi nedeniyle analitik bir çalışma olarak cehaletin etkileri. Cehalet insanın ve insanlığın düşmanıdır, aksine kötülüğün temelidir. Bunun temel amacı, Kur'an-ı Kerim'de cehaleti ve cahili tespit etmek olup, Kur'an-ı Kerim cehaleti mahkûm etmekte ve onu bir helâk sebebi saymakta, cehaletin din ve hayattaki zararlı etkilerini kamuoyuna bildirmektir. Kur'an-ı Kerim " cehalet " terimini bilimsel, mantıksal ve içgüdüsel olarak bozulmuş bir inanç anlamında kullanmıştır. Kur'an-ı Kerim'de ilmin zıddı olan şeye gelince, o da bilgi eksikliğidir. Kur'an'da cehalet, basiretin, aklın ve mantığının zıttadır. İslam öncesi döneme, gücün hakemliği ve kabile bağnazlığının, yani güçlünün zayıfa hükmetmesi ve tehlikeli zararlıların cehaletinin hâkim olduğu dönem olduğu için Cahiliye (Cehalet) deniyordu. Ve cehaletle ilgili olan, doğrudan veya dolaylı olarak cehalete yol açan eş anlamlılar. Cehalet toplumların karşı karşıya olduğu en ciddi sorunlardan biridir ve sadece cahillik değil, kalbin imandan yoksun olması, doğru yoldan sapması, aleyhte bir şeye inanması, kötü vaya akla ve dine aykırıdır olan şeyleri yapması anlamına da gelir. Ve bundan hareketle benim mesajım, Kur'an-ı Kerim'deki cehalet kavramını, türevlerini, sebeplerini, ona nelerin yol açtığını ve bundan kaçınmak için bazı çözüm yollarını tanımlamak. Ve- Niyetimiz Allah rızası içindir- sözüyle bitiriyorum.
"Fethü'l_Mennan fi Tafsiri_l Kur'an" adlı eserin tahkik ve tahlili (Meryem Suresi 57_98. Ayetleri)
Bu araştırmada، 710/1311 tarihinde vefat eden Allame Şeyh Kutbu'd-Din Mahmud b. Mesud b. Muslih eş-Şirazi'nin Fethu'l-Mennan fi Tefsiri'l-Kur'an'ının 57 – 98. ayetleri arasının çalışma ve tahkiki yapılmıştır. Bahsi geçen bu tefsirde tefsir، hadis، fıkıh، akaid ve diğer ilimler açısından çeşitli ilmi malumatlar bulunmaktadır. Bu tefsir، akli ve nakli ilimleri kullanmakla temayüz etmektedir. Kur'an'ı Kur'an'la tefsir etmiştir ki، bu en kabul görülen tefsir yöntemlerindendir. Ayrıca Kur'an'ı Hz. Peygamberin hadisleriyle، sahabenin ve selefi salihinin sözleriyle tefsir etmiştir. Bunun yanı sıra tefsirde en başta et-Taberi، el-Kurtubi، ezZemahşeri، İbn Atiyye، en-Nesefi ve benzer diğer isimlerin geldiği müfessirlerin kitaplarından nakillerde bulunmuştur. Bununla birlikte müellif، Meryem Suresi'nin tefsirinden en çok itimat edilen tefsirlerden olan el-Makdisi'nin Sahibü't-Tahrir ve'tTahbir'i ve İbn Atiyye el-Endülisi'nin el-Muharraru'l-Veciz fi Tefsiri'l-Kitabi'lAziz'inden de faydalanmıştır. Ancak bu، onun lugavi tefsiri kullanmadığı anlamına gelmez. Zira yazar، el-Ehfaş، Sibeveyh ve diğer müelliflerin aktardıkları ve yazdıkları dil sözlükleri kitaplarından ve diğer kitaplardan çeşitli dilsel lafız itibariyle faydalanmış ve bunları kullanmıştır. Ayrıca eş-Şirazi، Asım، Hafs، Hamza، el-Kesai gibi karilerin kıraat farklılıklarına da değinmiştir. Bununla birlikte tefsirinde Ebu Temmam، el-Ferezdak، İmraü'l-Kays gibi eski şairlerin sözlerinden alıntılar yaparak şiir beyitlerini de kullanmıştır. İtikat meseleleri arasında yer alan cennet ve cehennem konularına، kıyâmet günü insanın geçeceği aşamalara ve kıyâmet günü cehennemin gelişi meselesine de değinmiştir. xi Bu çalışmada، el yazması eserlerin tahkikinde kullanılan yönteme dayanarak Meryem Suresi'nin bir bölümünün tahkik çalışması yapılmış ve tez iki bölümden oluşmuştur. Birinci bölümde، bir çok ilim yolculuğunda heybesini ilim، bilgi، tıp، tefsir mantık، hikmet ve astronomi deryalarında ilim ve hidayetle dolduran müfessirin hayatı ele alınmıştır. İkinci bölüm ise، tahkik kısmındaki tahkik edilen metni kapsamaktadır. Ardından sonuç، öneriler، fihristler، Kur'an ayetlerinin fihristi، hadislerin fihristi، tanınmış şahsiyetlerin ve mekanların listesi، şiir beyitleri ve kaynakça gelmektedir. Anahtar Kelimeler: Kur'an Tefsiri، eş-Şirazi، Fethu'l-Mennan، Meryem Suresi.
Kuran-ı Kerimdeki erkekler ayetleri objektif bir çalışma / The aim of study on the verses for mens in the Qur'an
Bu özet, Kur'an-ı Kerim'deki erkek ayetleri hususunda yazmış olduğumuz tez hakkındadır. Tezimiz, Kur'an'daki erkek mefhumu üzerine odaklanmıştır. Tez başlığımız belirli bir Kur'ani kelime (erkek) ile alakalı olduğu için, çalışmanın türünün spesifik olması gerekiyordu. Araştırmanın gerekleri doğrultusunda, çalışma ve araştırma sorunsallığı ile alakalı olarak tezimiz nesnel araştırma yöntemine dayanmıştır. Kadının zıttı bir cinsiyet şeklinde toplum içinde genel bir mefhum olarak kullanılan erkeklik mefhumu, çağımız insanları arasında çokça karıştırılan kavramlardandır. Bu karışıklık, Müslümanların arasında yayılmıştır. Bu durum, nesillerin geleceğine ve bu nesillerin kullandığı mefhumların anlamlarına ve İslami değerlere kötü bir şekilde yansımaktadır. Bu nedenle, özellikle kökleri sağlam, güçlü fikirleri ve saf kaynakları olan bir toplum olduğumuz için, bu entelektüel, davranışsal ve eğitimsel ikilemi tedavi etmek adına dayanışma içinde olmamız gerekiyor. Çalışma, toplum hayatındaki bu mühim yönün araştırılmasını seçmiştir. Çalışmanın doğası gereği, Kur'an-ı Kerim'deki erkek kelimesinin geçtiği yerler de ele alınmıştır. Çalışma giriş ve üç bölüme ayrılmıştır. Girişte erkek kelimesinin kelime ve terim anlamlarını açıkladık. İlk bölümde ibadetler, şahsi davranışlar ve erkeklerin özellikleri ile alakalı ayetleri ele aldık ve üç konuya ayırdık. İkinci bölümde Ulu'l-Azm peygamberleri ele aldık ve dört konuya ayırdık. Üçüncü bölümde Kur'an-ı Kerim'de adı geçmeyen diğer peygamberleri ele aldık ve üç konuya ayırdık. Sonuç bölümünde en önemli bulguları ve tavsiyeleri zikrettik. Ardından kaynakça kısmını ekledik. Anahtar Kelimeler: ( Ayet, Erkek, Sıfatlar, Ulu'l-Azm, Nebiler ).
Muhammed b. Bedreddîn Mahmûd el-Muğlavî'nin "Tenviru'd-Duhâ fî Îlâfi Şe'ni'l-Mustafa" adlı eseri (5. Ayetten 11. Ayete kadar tahkîk çalışması)
Bu çalışma, hicrî dokuzuncu asrın âlimlerinden olan Muhammed bin Bedreddin Mahmud el- Muğlavînin Duhâ Sûresi'nde yer alan ve "Tenviru'd- Duhâ fi Îlâfi Şe'ni'l-Mustafa" başlığını taşıyan değerli bir nüshasını ele almaktadır. Bu el yazmasını seçmemizin sebebi; müellifin Duhâ Sûre'sinin güzelliğini açıklarken benzersiz ve ayrıntılı üslubuna ek olarak güzel bir yorum ve birçok etkili manevi ifade içermesi ve bu durumun söz konusu esere ilmi bir değer kazandırmış olmasıdır. Araştırmacılar, okuyucular ve Tefsir alanına ilgi duyanlara bir kaynak çalışma sunmak ve İslam kütüphanelerine bir kaynak metin kazandırmak amacıyla bu metnin tahkik ve değerlendirmesi yapılmıştır. Bu tahkiki yaparken, tercihli metin metodu kullanılmıştır. Tahkik için araştırma yapılırken toplamda 74 varak ve dört nüsha tespit edilmiştir. Ancak aşağıda bilgilerini vereceğimiz nüshalardan sadece ilk ikisine erişebildik. Bunlardan; (ا) olarak isimlendirdiğimiz birinci nüsha, İstanbul Süleymaniye Kütüphanesi'nde Şahit Ali Paşa Koleksiyonunda bulunmaktadır. (ب) olarak isimlendirdiğimiz ikinci nüsha, Ankara Millet Kütüphanesi'de, Reşid Efendi Koleksiyonu'nda bulunmaktadır. Üçüncü nüshası Medine'deki Kral Abdülaziz Vakfiyye Kütüphanesi'nde bulunmaktadır. Dördüncü nüshası ise Dubai'deki Juma Al Majid Kültür ve Miras Merkezi Kütüphanesinde bulunmaktadır. Medine ve Dubai'deki kütüphanelerle iletişime geçme çabalarımız sonuçsuz kaldığı için bu eserlere ulaşamadık. Bu çalışma iki bölüm bir sonuçtan oluşmaktadır. Birinci bölümde müellifin hayatı, tefsirde kullandığı metod ve faydalandığı kaynakları açıkladık. İkinci bölümde ise eseri tahkik edip, harekelendirerek kapalı kelimeleri şerh ve metinde yer alan bazı muğlak meseleleri izah ettik. Sonuç ve fihrist ile çalışmamızı tamamladık. Anahtar Sözcükler: Tefsir, Duhâ Sûresi, Muğlevî, Tahkîk, İnceleme
الدرة البيضاء في تفسير سورة يوسف من الآية 21 الى نهاية السورة
Bu çalışmada, ünlü bir Müslüman alim olan İmam Ebû Hâmid el-Gazalî'nin Durretu'l-Beydâ' isimli yazma halinde olan tefsirine ait bir bölümün tahkiki yapılmıştır. Gazali bu el yazması eserinde Yusuf Suresi'nin tefsirini ele almıştır. Çalışma iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm, müellif ve çalışmasının detaylı olarak incelendiği araştırma kısmını oluşturmaktadır. Bu bölüm, yazarın adı, soyu, künyesi, doğumu, ailesi, yetişme biçimi, mezhebi, akidesi, ulema ve meşayıhtan almış olduğu dersler, kendi tedrisatında bulunan talebeler, telif etmiş olduğu eserler, ilmi konumu ve ulemanın onun hakkındaki söylediklerini içermektedir. Bu bölümde ayrıca, yazma eserin oluşmasında müellifin izlemiş olduğu yöntem, bilimsel arka plan ve eserin oluşmasında katkısı bulunan kaynaklar incelenmiştir. Çalışmnın ikinci bölümünde, tahkikle ilgili bilimsel yöntemin gereklerine göre nüshanın ana metni ele alınmıştır. Başka bir nüsha ile karşılaştırarak iki nüsha arasındaki farklılıklar dipnotlarda gösterilmiştir. Ayrıca eserde geçen ayetlerin, ve mümkün olduğu kadar da hadis ve şiirlerin tahrici yapılmıştır. Adı geçen önemli şahsiyetlerin terceme-i halleri çalışma kapsamında ele alınmış, son olarak ayet, hadis, önemli şahsiyetler, yer adları, mezhepler ve dini fırkaları içeren ayrıntılı olarak hazırlanmış bir fihrist ile çalışma tamamlanmıştır. Bu araştırmada ulaşılan önemli bulgulardan biri Gazzâlî'nin Yusuf Suresi'nin tefsirinde, temelsiz ve ilginç hikayeler içeren içok İsrailiyyata dayalı bilgileri içeren bir yöntem takip ettiğidir. Bununla birlikte müellif, aşktan bahsetmekle ilgilenen ve insan sevgisinin anlamlarını kulun Rabbine, Rabbinin de kulu ile olan ilişkisine yönlendiren tasavvufî bir kalıpta pek çok anlatı ve fıkraya yer vermiştir. Bu yöntemiyle müellifin, anlamları netleştirmek ve okuyucu için neyin amaçlandığını açıklamak için geleneksel tefsirlerden uzaklaştığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: (Tefsir, Kur'ân, el-Gazâlî, Durretu'l-Beydâ', Yusuf Suresi)
Ömer Nasuhi Bilmen'in Ahkâm ayetleriyle ilgili görüşleri
Bu tez son dönem İslâm âlimlerinden Ömer Nasuhi Bilmen'in ahkâm ayetleriyle ilgili görüşlerinin ne olduğunu ortaya çıkarmak ve meydana getirdiği tefsir eserindeki görüşlerin kendi içtihadının sonucu ortaya çıkmış görüşler olup olmadığını tespit etmek amacıyla hazırlanmıştır. Söz konusu tespit yapılırken ahkâm ayetlerinin tamamı değil örneklendirme metoduyla daha ziyade geçmişten bu yana üzerinde tartışmaların yoğunlaştırıldığı ayetler incelenmiştir. Ayetler incelenirken genel itibarıyla önce konuyla ilgili tarih içerisinde oluşmuş görüşlere yer verilmiş, sonra da Bilmen'in görüşlerine değinilmiştir. Daha sonra ise konuyla ilgili farklı yaklaşım tarzlarına, farklı fikirlere sahip araştırmacıların görüşlerine yer verilerek geçmiş ve günümüz arasında bir anlamda köprü görevi yapmış olan Bilmen'in fikrî olarak nerede durduğu tespit edilmeye çalışılmıştır.Araştırmamız dört bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümü olarak hazırlanan birinci bölüm tezin konusu, amacı, yöntemi ile bilmenin hayatı ve eserlerine ilişkin açıklamalardan oluşmaktadır. İkinci bölümde temel ibadetlerden namaz, oruç, hac ve zekâtla ilgili ayetlerin açıklanması ve incelenmesine yer verilmiştir. Üçüncü bölüm ise aile hukuku ve ceza hukukuyla ilgili ayetlerin incelenmesine ayrılmıştır. Son bölümde ise diğer bazı ayetlerin tahlili yapılmıştır.Anahtar Sözcükler: Ömer Nasuhi Bilmen, Ahkâm, Ayet, Aile Hukuku, Ceza, Görüş, Faiz, İbadetler
Din psikolojisi açısından Kur'an'da imanın oluşum süreci
Bu çalışma Kur'an'da imanın oluşum süreci ile ilgili ayetleri din psikolojisi açısından incelemeyi konu edinmiştir. Burada Kur'an ayetlerinin imanın oluşumunu nasıl ve hangi süreçlerden geçerek gerçekleştirdiği araştırılacaktır. Özellikle bu süreci yaşayan bireyin hangi duyguları yaşadığı ve imanın onun hayatında meydana getirdiği değişiklikler ortaya koyulmaya çalışılmakta ve aynı zamanda Kur'an ayetleri ile desteklenmeye gayret edilmektedir.
Kur'an'daki ma'rûf ve örf kavramlarının fıkhî açıdan değerlendirilmesi
Gelenekler, bir toplumun başta gelen ayırt edici vasıflarıdır. Evrensellik iddiası taşıyan İslam dininin bu olgudan müstağni kalmadığı; beşerî tecrübeyi ve geleneği önemsediği söylenebilir. Şöyle ki, o, bir yandan inanç esasları ve ahlak gibi sabiteler ortaya koyarken, bir yandan da birçok meselede sınırlar sabit kalsa da içeriği zamana ve zemine göre değişebilen dinamik hükümler ihdas etmiştir.Ma'rûf, (örf) dinin geleneğe dayandığına güzel bir örnek oluşturmaktadır. Zira Kur'an'da farklı bağlamlarla 39 yerde geçen ma'rûf kavramı özellikle aile hukuku alanında dine uygunluk (meşrû) anlamına geldiği gibi, toplumsal örf ve geleneğe uygunluk manası da taşımaktadır. İlgili âyetler bu açıdan değerlendirilirse, bu, İslâm hukukunun örf kaynağının da güçlü argümanı olur ve bu bağlamdaki konular da örfün Kur'an'daki örneklerini oluşturur.Ayrıca Fıkıh bilginleri ilgili âyetleri ve konuları işlerken doğrudan veya dolaylı olarak örfe atıf yapmışlar ve hükümleri ispat sadedinde örfü tâli bir delil olarak kullanmışlardır. Dahası, Örf, Mecelle ve Aile Hukuku Kararnamesinde olduğu gibi, hukuk sistemindeki bir yasa maddesine de gerekçe olmuştur.Anahtar Kelimeler: Nass, Gelenek, Örf, Ma'rûf
Mukâtil b. Süleymân'ın tefsirinde hidâyet ve dalâlet ayetleri ve yorumu
Kur'ân-ı Kerim, Allah katından gelen kitapların sonuncusudur ve evrensel bir kitaptır. Evrensel olması hasebiyle kıyamete kadar insanlığa yol göstermeye devam edecektir. Kur'ân'ın kendine has bir dili ve üslubu vardır. Kur'ân'ın bu özelliği, insanları onu anlama hususunda açıklama eksenli çabalarla karşı karşıya getirmiştir. Kur'ân'ı anlamak adına yapılan çalışmalar Hz. Peygamber ile birlikte başlamış, günümüze kadar devam etmiştir. Söz konusu çalışmalar hâlen de devam etmektedir. Kur'ân'ı anlamak hususunda yapılan her çalışma, sonraki nesillere değerli birer miras olarak kalmıştır. Bu çalışmalar arasında ilk dönem müfessirlerinden olan Mukâtil b. Süleyman'ın tefsiri önemli bir konuma sahiptir. Onu değerli kılan özelliği, bir bütün olarak günümüze kadar ulaşan ilk tefsir olmasıdır. Bu değere binaen biz de "Mukâtil b. Süleymân'ın Tefsirinde Hidâyet ve Dalâlet Âyetleri ve Yorumu" konulu çalışmamızı hazırladık. Bu çalışma, Mukâtil b. Süleymân'ın hayatı ile başlar. Mukâtil'in tefsirinde hidâyet ve dalâlet kavramı ve ilgili ayetlerin açıklanması ile tamamlanır. Anahtar Kelimeler: Mukâtil b. Süleymân, Hidâyet, Dalâlet, Rüşt, İnkâr, Ceza, Mükâfat.
Hadislerde haniflik
Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla Tevhid akîdesinin en önemli temsilcilerinden biri olan Hz. İbrâhim ile alakalı birçok araştırma yapılmıştır. Hayatı, mücadelesi, peygamberliği v.s. Ancak Haniflik ile ilgili hadisleri derli toplu bir şekilde sunan ve bunlara açıklama getiren bir araştırmaya rastlanılmadı. Dolayısıyla bu yönde böyle bir araştırma ihtiyacı hissedildi. Çalışma giriş ve iki bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde araştırmanın konusu, amacı, yöntemi ve kaynaklar ele alınmıştır. Birinci bölümde bu büyük şahsiyetin ana hatlarıyla hayatına değinilmiş, hanîf ve haniflik kavramının tahlili yapılmış, kavramın kökeni, kelime ve ıstılah anlamı incelenmiş, Haniflik inancının kısaca tarihine ve Kur'ân'da bu kavramın geçtiği âyetlere yer verilmiştir. İkinci bölümde haniflik kavramının geçtiği ve İslam öncesi dönemde Hanîf olarak nitelendirilen şahsiyetler ile ilgili temel hadis kaynakları başta olmak üzere güvenilir hadis kaynaklarında yer alan hadisler ele alınmış, bu hadislerle ilgili şerhlere yer verilmiş, hadislerin sıhhat durumu tetkik edilmiştir. Sonuç bölümünde ise genel bir değerlendirme yapılarak çalışma sona erdirilmiştir.
Tebliğ ayetleri ve insanın eğitimindeki yeri
Kur'ân-ı Kerim, insanlığa rehber olarak indirilen vahiy kaynaklı bir kitaptır. İnsanlığa rehber olarak gönderilmesinden dolayıdır ki en temel konularından biri de insandır. İnsan kendi haline bırakılmamaış, bizzat kendi içerisinde de bir eğitim sistemi olan İslam dini, tebliğ ayetleri ışığında insanlığı eğitmeyi gaye edinmiştir. Çalışmamızın giriş kısmında tez ile ilgili teknik bilgilerden bahsedildikten sonra ilk bölümümüzde insan, insan ile alakalı kavramlar, insanın özellikleri ile ilgili incelemeler yapılmıştır. Tebliğin muhatabı işlendikten sonra tebliğin mahiyeti ve zaruriyeti ile ilgili konulara değinilmiştir. İkinci bölüm de ise tebliğ ile ilgili kavramlar, İslam'dan önceki dönem ve tebliğ ayetlerinin tahlili yapılmıştır.
Nâbî'nin Hayriyye adlı eserindeki ayet ve hadis iktibasları ile Nâbî'nin dinî ve ahlaki bakış açısı
Yusuf Nâbî, XVII. yüzyılda yaşamış önemli bir şair ve fikir adamıdır. Nâbî'nin yaşadığı dönemde siyasi manada yaşanan olumsuzluklar sosyal hayata da aksetmiştir. Nâbî, toplumda yaşanan bu olumsuzluklara kayıtsız kalmamış ve toplumun düştüğü buhrana yönelik eserler kaleme alarak bunlara çözüm önerileri sunmaya çalışmıştır. Nâbî'nin bu minval üzere kaleme aldığı eserlerinden biri de Hayriyye adlı mesnevisidir. Nâbî, Hayriyye adlı mesnevisini genç oğlu Ebu'l Hayr'a ithaf etmiştir. Nâbî, bu eserinde oğluna ibadetlerden ahlaka, meslek seçiminden adâb-ı muaşerete kadar hayatta karşılaşabileceği her merhale hakkında malumat vermiş ve nasihatlerde bulunmuştur. Ancak Nâbî, bu nasihatleri verirken oğlunu sadece bir örnek olarak göstermiştir. Aslında Nâbî, eserinde verdiği bütün öğütleri oğlu şahsında tüm Osmanlı toplumuna hitaben söylemiştir. Nâbî'nin buradaki esas gayesi, verdiği öğütlerle toplumda meydana gelen çözülmenin önüne geçebilmektir. Nâbî'nin Hayriyye'sinde birçok dinî ve ahlaki muhteva yoğun olarak görülmektedir. Nâbî'nin eserindeki dinî ve ahlaki muhtevanın kaynağını ise ayet ve hadisler oluşturur. Bu çalışmada Nâbî'nin eserini oluştururken yararlandığı ayet ve hadislerin tespiti yapılacak ve buradan da hareketle Nâbî'nin din ve ahlak görüşü ortaya konmaya çalışılacaktır.
Nisa sûresi 105-115 âyetlerin İslâm Hukuku açısından yorumu
Bu çalışmada "Nisa Suresi 105-115. âyetlerin İslâm Hukuku Açısından Yorumu" konusu incelenmiş olup söz konusu âyetlerin sebeb-i nüzûlleriyle ilgili rivâyetlerin, müfessirler tarafından nasıl değerlendirildikleri ve bu âyetlerin yorumlarından çıkan fıkhî hükümler mercek altına alınmıştır. Ayrıca söz konusu âyetlerin, yargılama hukuku ve fıkıh usûlü ile ilişkisi de konumuzun kapsamı içerisindedir. Giriş ve sonuç ile birlikte üç bölümden meydana gelen bu çalışmanın giriş kısmında araştırmanın konusu, amacı, yöntemi ve kaynakları üzerinde durulmuştur. Birinci bölümde önce Kur'an-ı Kerim'i anlamada esbâb-ı nüzûlün önemi ele alınmış olup ilgili âyetlerin meali ve tefsiriyle birlikte iniş sebebine dair rivâyetlere yer verilmiş, sonra da Medine'nin sosyal ve dini yapısı tanıtılmıştır. İkinci bölümde söz konusu âyetlerden çıkan yargılamaya dair fıkhî genel hükümlere temas edilmiştir. Üçüncü bölümde ise ilgili âyetlerin fıkıh usûlü ile ilişkisi ele alınmıştır. Sonuçta mezkûr âyetlerin yargılama hukuku alanında normatif kurallar içeren birçok hükme esas teşkil ettiği tespit edilmiştir. Aynı şekilde fıkıh usûlü alanında da bazı delillerin temellendirilmesinde referans alındığı görülmüştür.
Sûfî menâkıbnâmelerinde âyet ve hadislerin işârî yorumları
Kültür tarihimiz ve toplumsal hafızamız açısından önemli bir yere sahip olan sûfî menâkıbnâmelerinde geçen âyet ve hadislerin işârî yorumlarının tespit ve tahlilini içeren bu çalışma iki bölümden oluşmaktadır. "Giriş" bölümünde araştırmanın konusu, amacı, kapsamı, yöntemi, araştırma problemi, kavramsal çerçevesi ve sınırlılıkları yer almaktadır. Birinci bölümde menkabe kavramı, menâkıbnâmelerin tarihî gelişimi, özellikleri ve tasavvuf tarihi açısından önemi; işârî tefsirin mahiyeti, ortaya çıkış sebepleri, tarihsel gelişimi, türleri, yöntem anlayışı; hadisler ve işârî yorum gibi konular hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümde, menâkıbnâmeleri incelenen sûfîlerin âyet ve hadislere getirdikleri işârî yorumlar tespit edilmiştir. Ardından, belli bir metot oluşturmak amacıyla, tasavvufî öneme sahip başlıklar halinde, işârî yoruma muhatap olan âyet ve hadisler tasniflendirilmiş ve konuları tanıtmak amacıyla giriş mahiyetinde kısaca bilgiler verilmiştir. Bir bütünlük sağlaması ve ön bilgi vermesi amacıyla bu âyet ve hadisler tablolar halinde düzenlenmiştir. Daha sonra ise tespit ve tasnif edilen bu âyet ve hadislerle ilgili konu bağlamında değerlendirmeler yapılmıştır. Bu çalışmada incelenen menâkıbnâmelerde işârî yorum içeren âyet ve hadislerin azımsanmayacak sayıda olduğu tespit edilmiştir. Sûfîlerin âyetlere yaptığı işârî yorumların zâhirî anlamla uyumlu olduğu veya zâhirî anlamdan çok da uzaklaşmadığı sadece sûfî bakış açısıyla ve tasavvufî derinlikle zenginleştirildiği görülmüştür. Hadisler açısından değerlendirildiğinde ise sahih hadis kaynaklarında yer alan rivâyetlerle birlikte Hadis ilmi açısından tartışmalı rivâyetlere de yer verilmiş, bu rivâyetler sûfî gözüyle yoruma tâbî tutulmuştur. Anahtar Kelimeler: Tasavvuf, menâkıbnâme, işârî tefsir, hadis.
İmâm Mâtürîdî'nin din-şeriat ilişkisi bağlamında toplumsal düzen ve hukuk ile ilgili ayetlere yaklaşımı
Bu çalışmada, meşhur kelam, fıkıh ve tefsir âlimi İmâm Ebû Mansûr el-Mâtürîdî'nin (ö. 333/944) büyük ölçüde, Te'vîlâtü'l-Kur'ân adlı eseri esas alınarak toplumsal düzen ve hukukla ilgili konu ve ayetlere yaptığı yorumlar ele alınmıştır. Çağdaş dönemde İmâm Mâtürîdî'nin din ile şeriat arasında ayrım yaptığı, buna göre onun Kur'ân'da belirlenen hükümlerin ictihâdla neshedilebileceği görüşünde olduğu ileri sürülmüştür. Ayrıca din-siyaset arasında ayırım yaptığı ve cihadı dinin bir gereği olarak görmediği de savunulmuştur. Bu itibarla çalışmamızda onun toplumsal düzen ve hukukla ilgili konu ve ayetlere yaklaşımı ele alınmıştır. Böylece onun hem İslâm geleneğindeki yeri, hem de onun üzerinden ileri sürülen iddiaların tutarlı olup olmadığı ortaya konmaya çalışılmıştır. Giriş, dört bölüm ve sonuçtan oluşan çalışmanın giriş bölümünde İmâm Mâtürîdî'nin hayatı ile ilmî kişiliğine kısaca değinilmiştir. Birinci bölümde onun din-şeriat ve din-siyaset ilişkisine dair yorumları ile klasik ve çağdaş dönemde yapılan yorumlarla karşılaştırılmış ve onun yaklaşımında herhangi bir farkın bulunup bulunmadığı ortaya konulmuştur. İkinci bölümde genel devlet ve devletler hukukuyla ilgili görüşlerine yer verilmiştir. Üçüncü bölümde ceza hukuku; dördüncü bölümde ise ahvâl-i şahsiye ile ilgili ayetlere yaptığı yorumlar ele alınmış, klasik dönemdeki yaklaşımlarla mukayesesi yapılmıştır. Çalışmanın sonucunda İmâm Mâtürîdî'nin din ile şeriat arasında ayrım yapsa da Kur'ân tarafından belirlenen hükümlerin ictihâdla neshedilemeyeceği görüşünde olduğu görülmüştür. Din ile siyaset arasında bir ayrıma gitmediği, bu itibarla da onun yorumlarından laikliğin çıkarılamayacağı sonucuna varılmıştır. Bunun yanı sıra onun cihadı İslâm'ın yayılması ve İslâm topraklarının genişletilmesi amacına matuf olarak dinin bir gereği olarak gördüğü neticesine ulaşılmıştır. Ayrıca ahkâm ayetleriyle ilgili ortaya çıkan tartışmalarda Hanefî âlimlerin görüşlerini savunduğu, dolayısıyla sıkı bir Hanefî olduğu anlaşılmıştır.
Bilimsel tefsir adına incelenen ayetlerde bağlamın gözetilmesi problemi
Kur'ân ayetleri tarih boyunca farklı bakış açılarına göre ele alınıp yorumlanmıştır. Farklı bakış açılarına sahip olan ilim adamlarının amacı, Kur'ân'ı en doğru şekilde anlamak olmuştur. Bu amaç doğrultusunda, Kur'ân'ı yorumlama çabaları çerçevesinde birbirinden farklı konuları ele alan birçok tefsir çeşidi ve tefsir ekolü ortaya çıkmıştır. Ortaya çıkan ekollerden birisi de Kur'ân'daki ayetlerin bilimsel bilgi içerip içermemesi yönüyle ele alındığı bilimsel tefsir ekolüdür. Bu çalışmamızda Kur'ân ayetlerinin iddia edildiği gibi tarihi süreç içerisinde ortaya çıkarılan bilimsel gerçeklerden bahsedip bahsetmediğini, ayetlerin bilimsel yönlerinin olup olmadığını ve ilgili ayetlerin bilimsel tefsir adına yapılan yorumlarının bağlamlarına uygunluğunu tespit etmeyi amaçlamaktayız. Zira yapılan yorumun, metnin bağlamına ve kastettiği anlamına uygunluğu, metni doğru anlama açısından büyük önem arz etmektedir. Çalışmamız tefsir ve çeşitleri hakkında yapılan genel bir tanıtım ile başlayıp, bilimsel tefsirin tarihi serüveninin incelenmesi, bağlama uymanın önemi ve bilimsel tefsir metodunda yaşanan bağlam probleminin ele alınması şeklinde dört ana bölümden oluşmaktadır. Çalışmamızda; Kur'ân'ın bilimsel tefsiri yapılırken kullanılan ayetler tespit edilmiş, özellikle klasik tefsir kitaplarından bu ayetlerin bağlamları incelenmiştir. Ayrıca ayetlerin gerçek bağlamlarına ulaşabilmek adına sahâbe ve tâbiûn dönemi tefsirlerinden onların anladığı ilk anlamlara ulaşarak, bu anlamlar ile bilimsel tefsir ekolünün ulaştığı anlamların karşılaştırması yapılmıştır. Yani bilimsel tefsir adına yapılan yorumların, ayetlerin bağlamına ne kadar uygun olduğu incelenip açıklanmıştır. Anahtar Kelimeler: Kur'ân, Tefsir, Bilimsel Tefsir, Bağlam, Kur'ân ve Bilim.