Babalar
Bu konu başlığı altında 55 tez
Aile eğitimine devam eden işitme kayıplı çocuk babalarının babalık deneyimlerine ilişkin algılarının incelenmesi
Görüngübilim çalışması olarak desenlenen bu araştırmanın amacı aile eğitimine devam eden işitme kayıplı çocuk babalarının babalık deneyimlerine ilişkin algılarının incelenmesidir. Araştırmanın katılımcıları aile eğitimine devam eden, 0-3 yaş aralığında çok ileri dereceli işitme kayıplı çocuğu olan yedi babadır. Araştırma verileri yarı-yapılandırılmış görüşmeler, yansıtmalı araştırmacı günlükleri ve doküman incelemesi teknikleriyle toplanmıştır. Görüşme verileri yazıya dökülmüş ve kodlanmıştır. Görüngübilim yöntemi analizi yoluyla 91 kod, 13 alt-tema ve 5 temaya ulaşılmıştır. Araştırma bulguları; babaların rol, görev ve sorumluluklarını genellikle normal işiten çocuk babalarıyla benzer şekilde algıladığını, fakat çocuklarının kullandığı işitme teknolojilerinin ve bakımlarına ilişkin ekonomik durumların önemini farklılık olarak vurguladıklarını göstermektedir. Bunun yanında babaların çocuklarının gelecekleriyle ilgili kaygılarını ve buna bağlı desteklerini dile getirdikleri görülmektedir. Ayrıca babaların çocuklarının devam ettiği aile eğitimi programına ilişkin olumlu bakış açılarına sahip oldukları ve faydalı olduğuna inandıkları ortaya çıkmıştır. Diğer taraftan aile eğitimi programlarına yönelik memnuniyetlerinin yanında babalar, aile eğitimlerinin çalışma takvimleri düşünülerek daha uygun zamanlarda gerçekleştirilmesi, çocuklarının eğitimleriyle ilgili daha fazla bilgilendirilmek, diğer ailelerden destek almak istedikleri ve psikolojik rehberliğe ihtiyaç duydukları bulgular arasındadır. Bu araştırmanın işitme kayıplı çocuk babalarının deneyimleri ve algılarıyla ilgili alan yazına katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Ayrıca ilgili alanda çalışan uzmanlara, öğretmenlere ve ailelere babalar konusunda yol gösterici olabileceği düşünülmektedir. Anahtar Sözcükler: Babalar, İşitme kaybı, Babalık deneyimi, Görüngübilim.
Doğumdan sonra ilk kez tanıştırılan bebekler ile babaların bağlanma durumu ve iletişim örüntüsünün incelenmesi
Doğumdan sonra ilk kez tanıştırılan babalar ile bebeklerin bağlanma durumu ve iletişim örüntüsünün incelenmesi amacıyla yapılan yarı deneysel tipte bir araştırmadır. Araştırma, Ekim 2016- Aralık 2016'da Sağlık Bilimleri Üniversitesi Adana Numune Eğitim Araştırma Hastanesi ile Adana Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi doğumhane klinikleri ve doğum servislerinde, 50 baba ile yüz yüze görüşülerek yapıldı. Deney grubunda, doğumdan sonra babaların kucaklarına verilen bebekler ile babaların iletişimi gözlendi, bebeklerini kucaklarında tutma süresi kronometre ile belirlendi. Kontrol grubunda ise hastanenin rutin uygulaması gerçekleşti. Araştırmadan bir ay sonra babaların bebekleriyle iletişimi, bağlanmaları ve bakıma katılmaları uygulanan anket formuyla tekrar incelendi. Araştırmaya katılan babaların yaş ortalaması 31.96±5.14 idi. Babaların 46'sının (%92) eşlerinin planlı olarak gebe kaldığı, 35 bebeğin (%70) sezaryen ile doğduğu, 14(%28)'ünün normal vajinal doğum ile 1(%2)'inin ise spinal anestezi altında doğduğu belirlendi. Araştırmaya katılan babalardan 29'unun (%58) babalığa her zaman hazır olduğu fakat işlerinin yoğunluğundan dolayı eşlerine yardımcı olamayacağını belirttiği, 21'inin (%42) bebeğin bakımına severek ve isteyerek katılacağını belirttiği belirlendi. Çocuğunu kucağına almayan babaların %84 nadiren veya hiç bebeğin bakımına katılırken, çocuğunu kucağına alan babaların %48'inin bebeğinin bakımına sık sık katıldığı tespit edildi. Babanın bebeğini kucağına alması ile bakıma katılması arasında anlamlı bir ilişki bulundu (p<0.05). Bebeklerin babalarıyla doğumdan hemen sonra tanıştırılması ve babanın kucağına verilmesi, ilerleyen dönemlerde baba ile bebek arasında kurulacak bağlanma durumu için önemli olduğu saptanmıştır. Hemşireler bu konuda babayı desteklemede önemli bir rol oynamaktadır. Anahtar Sözcükler: Baba, bebek, bağlanma, hemşire, iletişim.
Postpartum dönemdeki annelerin eşleri ve bebeği ile olan bağlanma düzeyi arasındaki ilişki
Araştırma, postpartum dönemdeki annelerin eşleri ve bebeği ile olan bağlanma düzeyi arasındaki ilişkinin belirlenmesi amacıyla kesitsel ve tanımlayıcı türde yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini Gaziantep ili Cengiz Gökçek Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi'ndeki, 1-4 aylık bebeği olan 150 anne oluşturmuştur. Verilerin toplanmasında araştırmacı tarafından oluşturulan anne tanıtıcı bilgi formu, "Maternal Bağlanma Ölçeği" (MBÖ) ve "Yakın İlişkilerde Yaşantılar Envanteri II" (YİYE II) ölçeği kullanılmıştır. Veriler 06 Ekim 2016- 03 Ocak 2017 tarihleri arasında çalışmayı kabul eden annelerle yüz yüze görüşme yöntemi ile elde edilmiştir. Verilerin analizinde; sayı, yüzde, ortalama, standart sapma, "iki ortalama arasındaki farkın önemlilik testi" (bağımsız t testi), "tek yönlü varyans analizi" (ANOVA), Levene testi, "çoklu karşılaştırma testi"(Bonferonni ya da Tamhane's T2) kullanılmıştır. Sonuç olarak postpartum dönemde annelerin eşleri ve bebeği ile olan bağlanma düzeyi arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptanmamıştır. MBÖ ile YİYE II Ölçeği arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmamaktadır (p>0.05). Annelerin yaşlarının, eğitim düzeylerinin, evlilik sürelerinin, doğum ve çocuk sayılarının ve doğum şekillerinin anne-bebek bağlılığını etkilediği saptanmıştır. Hemşire ve ebelerin ev ziyaretleri ve hastanelerde aileyi bir bütün olarak değerlendirmesi, annelerde maternal bağlanmayı değerlendirip bunu olumsuz etkileyen faktörleri belirlemesi ve aileye bu konuda gerekli girişimlerde bulunması önerilebilir. Anahtar Kelimeler: Bağlanma, Eşler arasındaki bağlanma, Maternal bağlanma, Postpartum dönem, Hemşirelik.
Babaların emzirmeye ilişkin tutumları, emzirme sürecine katılımları ve bunları etkileyen faktörler
Amaç: Bu araştırma,babaların emzirmeye ilişkin tutumları, emzirme sürecine katılımları ve bunları etkileyen faktörleri belirlemek amacı ile yapıldı. Gereç ve Yöntem: Araştırma, analitik-kesitsel olarak, Aralık 2019- Mayıs 2021 tarihleri arasında, Zonguldak Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi'nde 220 baba ile gerçekleştirildi. Verilerin toplanmasında, tanıtıcı bilgi formu, babaların emzirme tutumu ve katılımı ölçeği kullanıldı. Verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistikler, Student-t testi, Mann-Whitney U, Kruskal-Wallis ve Bonferroni testleri kullanıldı. Ayrıca pearson korelasyon, tek yönlü varyans ve çok değişkenli lineer regresyon analizleri yapıldı. Bulgular: Araştırmada, babaların emzirmeye ilişkin tutumları, emzirme sürecine katılımları ve bunları etkileyen faktörler belirlendi. Araştırmaya katılan babalar 34,82±5,24 yaşında ve emzirmeye ilişkin tutum puanı ortalaması 56,24±5,82, emzirme süresine katılım puanı ortalaması 56,85±7,10'dur. Çok değişkenli lineer regresyon analizinde, babaların emzirmeye ilişkin tutum puanını; eğitim durumu, babanın annesinin emizrme sürecine katılımını onaylaması (F=3,324, R2 adj=0,050, p=0,007); babaların emzirme sürecine katılım puanını, aile tipi, emzirme sürecini deneyimle sayısı, emzirme sürecinin deneyimlendiği son bebeğin cinsiyeti, anne sütü ve emzirme ile bilgi alma durumu etkilemektedir (F=11,304, R2 adj=0,158, p<0,001). Sonuç: Bu araştırmaya katılan babaların, emzirmeye ilişkin tutumu negatif, emzirme sürecine katılımları zayıftır. Babaların emzirmeye ilişkin tutumu ve emzirme sürecine katılımı ise, bazı sosyo-demografik ve kültürel faktörlerden etkilenmektedir. Babaların bu özelliklerinin bilinmesi; emzirmede eş desteğinin sağlanmasında ve emzirme oranlarının artırılmasında ebe ve hemşirelerin nasıl bir yol izleyeceğine karar vermesinde önemli katkı sağlayacaktır. Anahtar kelimeler: Babalar, Emzirme, Katılım, Rol, Tutumlar
Yenidoğan yoğun bakım ünitesinde bebeği yatan babalarda ten tene temasın baba-bebek bağlanması ve evlilik uyumuna etkisi
Amaç: Çalışma, yenidoğan yoğun bakım ünitesinde bebeği yatan babalarda ten tene temasın (TTT) baba-bebek bağlanması ve evlilik uyumuna etkisini araştırmak amacıyla yapılmıştır. Gereç ve Yöntem: Bu araştırma yarı deneysel tasarımda gerçekleştirilmiştir. Örneklemi özel bir hastanenin yenidoğan yoğun bakım ünitesinde (YYBÜ) bebeği yatan 60 baba (30 deney-30 kontrol) oluşturmuştur. Verilerin toplanmasında Birey Tanıtım Formu, Evlilikte Uyum Ölçeği (EUÖ) ve Baba-Bebek Bağlanma Ölçeği (BBBÖ) kullanılmıştır. Bulgular: Araştırmada deney ve kontrol grubunda yer alan babaların yaş, eğitim, meslek, gelir durumu ve evlilik süreleri benzerdir (p>0,05). Müdahale öncesi deney grubunda EUÖ toplam puan ortalaması 49,20±6,58, kontrol grubunda 50,37±5,36'dir (p>0,05). Müdahale sonrası ise deney grubu EUÖ puan ortalaması 50,47±7,78, kontrol grubunda ise 50,37±4,78 olarak bulunmuştur (p>0,05). Müdahale sonrası deney grubu BBBÖ Ölçeği puan ortalaması 78,96±5,94, kontrol grubunda ise 76,82±5,21'dir. Deney grubunda elde edilen ortalama puan, kontrol grubuna göre daha yüksek olmakla beraber aralarındaki fark istatiksel olarak anlamlı değildir (p>0,05). Deney grubunda, BBBÖ toplam ölçek puanı ve BBBÖ sevgi ve gurur alt boyutu ile müdahale sonrası EUÖ toplam puan ortalamaları arasında pozitif yönde ve zayıf büyüklükte bir ilişki vardır (r=0,374, p<0,05; r=0,375, p<0,05). Sonuç: Babalarda TTT'ın baba-bebek bağlanması ve evlilik uyumunu etkilemediği, ancak müdahale sonrası üçüncü ayda baba-bebek bağlanması ve evlilik uyumu arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Ten tene temas, baba-bebek bağlanması, evlilik uyumu, yenidoğan yoğun bakım ünitesi
Baba-bebek bağlanması ve etkileyen faktörler; Manisa örneği
Amaç: Bu araştırmanın temel amacı baba-bebek bağlanma ilişkisi ve etkileyen faktörlerin saptanmasıdır. Gereç ve Yöntem: Araştırma, 1 Ocak 2019- 1 Nisan 2019 tarihleri arasında yapılmıştır. Araştırmanın evrenini Manisa ili Yunusemre ilçesinde yaşayan 6-12 aylık bebeğe sahip evli erkekler oluşturdu (N:1385). Örneklem büyüklüğünü belirlemede bilinmeyen prevalans %50 olarak alınmıştır ve 0,05 yanılgı düzeyinde %95 güven aralığında en düşük örneklem büyüklüğü 301 olarak belirlendi. Örnekleme yöntemi olarak her bir aile hekiminden kaç birey alınacağı nüfusa orantılı olarak belirlendi ve alınacak bireylerin belirlenmesinde randomizasyon kullanıldı. Verilerin analizinde SPSS 15.00 for Windows programı kullanıldı. Verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistikler (yüzde, ortalama, standart sapma) ve student T test kullanıldı. Tekli analizlerde farklı bulunan değişkenler çoklu analize alındı. Bulgular: Araştırmaya katılan babaların B-BBÖ ölçeğinden aldıkları puan dağılımı 73 ± 9,1(43-89)'dir. Üst sosyal statüde bulunan, düzenli bir çalışma durumu olan, evlilik süresi 10 yıl altı olan, eş ile akraba olmayan, birlikte yaşanan eş ile evlenme yaşı 20 yaş ve üzeri olan, ilk bebeği olan babaların toplam bağlanma düzeyleri daha yüksek olup daha olumlu bağlanma davranışları gösterdikleri belirlendi. 8 ay ve daha küçük bebeğe sahip babalar ile 40 yaş altı babaların sabır ve hoşgörü düzeyleri daha yüksektir. Sonuç: Baba- bebek bağlanması sosyoekonomik faktörlerden etkilenmektedir. Bu durumun sosyokültürel özelliklerden etkilenebilir olduğu düşünülerek farklı bölgelerde de konu ile ilgili çalışmaların yapılmasının önemli olduğu düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Bebek, baba, bağlanma
Babanın çocuk davranış problemleri ve iyi olma hali üzerindeki etkisi
Bu araştırmada 8 - 10 yaş aralığında bulunan çocuklarda baba katılımı ile davranış problemleri ile iyi olma hali arasındaki ilişkilerin incelenmesi amaçlanmıştır.Araştırma İstanbul ili içindeki Avrupa yakasında bulunan 9 farklı ilçede yaşayan 8 -10 yaş arası 274 çocuk, anneleri ve babaları ile gerçekleştirilmiştir. Babaların kişisel ve ailesel özelliklere ilişkin veriler "Baba Bilgi Formu", babaların baba katılımına ilişkin veriler "Baba Katılım Ölçeği", çocukların davranış problemlerine ilişkin veriler "Conners Anne-Baba Değerlendirme Formu", çocukların iyi olma haline ilişkin veriler araştırmacı tarafından hazırlanan "Çocukların İyi Olma Hali Anketi" kullanılarak elde edilmiştir. Verilerin analizinde Bağımsız Gruplar için T-testi ve Pearson Momentler Çarpımı Katsayı tekniklerinden yararlanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre babaların kız çocuklarına yönelik daha fazla katılımda bulundukları bulunmuştur. Baba katılımının yüksek olduğu çocuklarda iyi olma halinin yüksek olduğu bulunmuştur. Baba katılımının çocukların davranış problemleri üzerinde etki ettiği bulunmuştur. Anne ve babanın çocuklarını davranış problemleri açısından ayrı olarak değerlendirmeleri ilişkisel olarak anlamlı bulunmuştur. Son olarak Çocukların iyi olma hali ile bunu ölçen göstergelerin ilişkili olduğu saptanmıştır.
Eşi doğum yapacak baba adaylarının stres, depresyon ve anksiyete durumlarının belirlenmesi
Gebelik süresi, insanların kendini anneliğe ya da babalığa hazırladığı bir dönemdir. Dolayısıyla bu süreç, artan sorumluluklar nedeniyle bireylere çeşitli psikolojik engeller gelişebilir. Bu çalışma, eşi doğum yapacak baba adaylarının stres, depresyon ve anksiyete durumlarının belirlenmesi amacıyla planlanmış tanımlayıcı tipte bir araştırmadır. Araştırma, Gaziantep Özel NCR İnternational Hospital'da, 01.03.2017-31.10.2018 tarihleri arasında doğumhane servisinde yürütülmüştür. Gaziantep merkezindeki NCR hastanesine gelen gebelerin eşleri olup belirlenen tarihler arasında eşleri doğuma gelen ve sağlıklı iletişim kurulabilen, bilinen kronik ve psikiyatrik bir hastalığı olmayan eşi gebe olan ve araştırmaya katılmayı kabul eden baba adaylarından kriterlere uyan 157 baba adayı örnekleme alınmıştır. Veriler, araştırmacı tarafından düzenlenen "Tanıtıcı Bilgi Formu","DASÖ (Depresyon Anksiyete ve Stres Ölçeği)" ve "Durumluk/Sürekli Kaygı Ölçeği" kullanılarak toplanmış uygun istatistiksel yöntemlerle bilgisayarda değerlendirilmiştir. Değerlendirmelere göre baba adaylarının DAS durumları incelendiğinde; baba adaylarının çoğunluğunda stres durumunun normal olduğu, yaklaşık 10'da 1'inin stresli olduğu, çoğunluğunun anksiyete olmadığı, bulunmuştur. Bulgular doğrultusunda, baba adaylarının %89.2'sinin stres durumunun normal seviyede olduğu, %10.7'sinin stresli olduğu, %75.2'sinde anksiyete olmadığı, %24.9'unda anksiyete olduğu, %82.2'sinde depresyon olmadığı, %17.9'unda depresyon olduğu saptanmıştı. Bu oranlara bakılarak baba adaylarının eş hamileliğinde belirli ruhsal semptomlar gösterdiği söylenebilmektedir. Stres olgusu arttıkça kaygı, depresyon ve ortalama oranın da sürekli arttığı gözlenmiştir. İstatiksel olarak da bunlar arasında önemli farklar vardır. Buradan hareketle söylenebilir ki, eşleri doğum yapacak baba adayları eşlerin yanında olmalıdır ve bu durum eşlerin daha iyi hissetmesini sağlar.
Çevrimiçi oyun bağımlılığı olan ergenlerde baba rolünün değerlendirilmesi
Ergenler arasında oyun bağımlılığının gelişimi ile yüksek oranda ilişkili olan baba figürünün rolünün daha iyi anlaşılması, tedavi ve önleme programları geliştirmek için çok önemlidir. Bu doğrultuda araştırmanın amacı, çevrimiçi video oyun bağımlılığı olan ergenlerin babalarının aile içinde ve baba-çocuk ilişkisinde nasıl algılandığını incelemektir. Araştırma kapsamında 12-18 yaş arası (23 erkek, 8 kız) 31 kişiyle mülakatlar yapılmış ve "Sosyodemografik Özellikler ve Oyun Oynama Etkinliği Bilgi Formu" ve "İnternet Oyun Oynama Bozukluğu Ölçeği" uygulanmıştır. Mülakatlardan elde edilen veriler anlatı analizi kullanılarak analiz edilmiştir. Bulgular, belirli babalık uygulamalarının çevrimiçi video oyun bağımlılığının gelişimi üzerinde önemli bir etkisi olabileceğini göstermiştir. Geleneksel, uzak ve otoriter baba figürü, baba ve çocuk arasındaki iletişim eksikliğine yol açabilmekte, bu da ergenlerin aşırı çevrimiçi faaliyetlere girmesine neden olabilmektedir. Sonuçlar, babaların mevcut ebeveynlik rolündeki yetersizliğinin, çevrimiçi oyun bağımlısı ergenlerin mevcut sorunlarının oluşumu üzerinde önemli bir etkisi olduğunu ortaya koymuştur.
Doğum eylemine katılan babaların doğum deneyimleri
Amaç: Bu araştırmanın amacı, eşlerinin doğumuna katılan babaların doğum deneyimlerini betimlemektir. Gereç ve Yöntem: Bu araştırmanın deseni nitel ve tanımlayıcı olup fenomenolojik yaklaşım kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini İstanbul Doğum Akademisi'nde doğum öncesi eğitim almış, travay sürecinde ve doğumda eşlerinin yanında bulunmuş, doğum deneyimi üzerinden üç yıl geçmemiş, ölçüt örneklem yöntemi ile ulaşılan 12 baba oluşturmuştur. Veri toplama aracı olarak "Birey Tanılama Formu" ve "Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu" kullanılmıştır. Araştırma verileri, Ocak- Şubat 2021 tarihleri arasında çevrim içi derinlemesine görüşmeler yapılarak toplanmıştır. Araştırma verilerinin içerik analizi MAXQDA programı kullanılarak yapılmıştır. Araştırmanın etik onayı, MCBÜ Tıp Fakültesi Sağlık Bilimleri Etik Kurul'undan (30.12.2020 tarih ve E-20478486-050.04.04-5655 sayılı) alınmıştır. Bulgular: Araştırma verileri çözümlendiğinde, doğuma katılan babaların doğum deneyimlerinin betimlendiği dört tema etiketi belirlenmiştir. Bunlar "doğum öncesi hazırlık", "babaların doğum desteği", "doğum sürecinde yaşanan duygular" ve "babaların doğum ile ilgili görüşleri". Sonuç: Babaların, doğuma katılmayla ilgili bilgi kaynaklarının doğum öncesi eğitim olduğu, eşlerine destek olmak istedikleri için doğuma katıldıkları, babaların doğumda eşlerine daha çok psikolojik destek sağladığı, doğum sürecinde pek çok zıt duyguyu bir arada yaşadığı, doğumu "inanılmaz" olarak tanımladığı, doğumda ebe desteğinin doğum deneyimi için önemli olduğu ve babaların yaşadığı doğum deneyiminin olumlu olduğu bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Doğum, Doğum deneyimi, Babaların deneyimi.
Okul öncesi çocuklarının babalarının otantiklik düzeyleri ile çocuklarının öz düzenleme becerileri arasındaki ilişki
Bu araştırmanın amacı, okul öncesi çocuklarının babalarının otantiklik düzeyleri ile çocuklarının öz düzenleme becerileri arasındaki ilişkiyi incelemektir. İlişkisel tarama modeli kullanılan bu çalışmanın örneklemini, 2020-2021 yılında Gaziantep il merkezinde bulunan Milli Eğitim Bakanlığına bağlı iki anasınıfı ve altı bağımsız anaokulunda eğitim gören 242 okul öncesi çocuğu ve onların babaları oluşturmaktadır. Çalışmanın nicel boyutuna ilişkin veriler; okul öncesi eğitim alan çocukların öğretmenlerine elden ulaştırılan "Demografik Bilgi Formu", "Öz Düzenleme Becerileri Ölçeği" ve "Kernis-Goldman Özgünlük (Otantiklik) Ölçeği-Kısa Formu"ndan elde edilmiştir. Verilerin analizi SPSS 22.0 paket programı kullanılarak yapılmıştır. Yapılan analizler sonucunda, okul öncesi dönem çocuklarının babalarının otantiklik düzeyleri ile çocuklarının öz düzenleme becerileri arasında pozitif yönlü orta düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür. Bunun yanı sıra babaların otantiklik düzeylerinin; babaların öğrenim durumlarına ve aylık hane gelirine göre farklılaştığı görülürken; okul öncesi çocuklarının öz düzenleme becerilerinin, babalarının öğrenim durumuna, çocuklarına ayırdıkları zamana ve aylık hane gelirine göre farklılaştığı saptanmıştır. Elde edilen bulgular literatür ışığında tartışılmış; araştırmacılara ve eğitimcilere önerilerde bulunulmuştur.
Türkiye'de modernleşme sürecinde babalık rolünün yeniden üretimi
Türkiye'de modernleşme sürecinin aile kurumuna yansımaları sonucunda, ailenin yapısında ve işlevlerinde değişimler söz konusu olmuştur. Geniş aile yapısı, evliliklerin bireysel tercihlere göre yapıldığı ve yeni evli çiftin ayrı bir evde yaşam sürdüğü çekirdek aile yapısına dönüşmüştür. Sanayileşme, kentleşme ve kadınların işgücüne artan katılımları sonucunda aile içi roller de değişmeye başlamıştır. Geleneksellikten modernliğe geçerken annelik, babalık, çocukluk rolleri yeniden tanımlanmıştır. Babanın artık yalnızca evin geçimini sağlayan kişi değil çocuğun gelişiminde önemli yer tutan kişi olduğu vurgulanmaya başlanmıştır. Yeni babalar artık çocuğunun eğitimine, fiziksel bakımına katılan ve onunla daha fazla vakit geçiren kişidir. Baba katılımını ve ilgili babalığı etkileyen eğitim, yaş, ekonomik durum, çalışma saatleri, eş ile uyum, eşin desteği, hem kendinin hem eşinin cinsiyet rollerine ilişkin tutumu, çocuğun yaşı, babalığa yüklenen anlamlar, kendi babasıyla olan ilişkisi gibi pek çok etken bulunmaktadır. Bu çalışma literatür tarama yöntemiyle Türkiye'de modernleşme sürecinde aile kurumunun değişimini babalık odağında incelemeyi amaçlamaktadır. Öncelikle modernleşme, ailenin yapısal ve işlevsel dönüşümü, evlilikler ve eş seçiminin değişimi, çocukluk, hegemonik erkeklik ve karşısındaki farklı erkeklikler ele alınıp bu kavramların babalıkla ilişkisi üzerinde durulmuş; sonrasında yerli ve yabancı literatürde babalık üzerine yapılan çalışmaların bulguları değerlendirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Aile İçi Roller, Babalık, Çocukluk, Erkeklik, Modernleşme.
Baba adaylarına bebeğin günlük bakımı, paternal bağlanma konusunda verilen eğitimin baba-bebek bağlamasına etkisi
Bu araştırma, eşi gebeliğin 3. trimesterinde olan sağlıklı doğum yapması beklenen baba adaylarına bebek-baba bağlanması ve bebekle kaliteli zaman geçirme gibi konularda verilen eğitimin etkisinin incelenmesi amacıyla deneysel olarak yapıldı. Araştırmanın verileri 5.1.2021-10.10.2021 tarihlerinde Kahramanmaraş İl Sağlık Müdürlüğüne bağlı Afşin Devlet Hastanesi ile Elbistan Devlet Hastanesi'nde toplandı. Türkiye'de geçerlilik-güvenirliği yapılmış bir ölçek olan Baba-Bebek Bağlanma Ölçeği (BBBÖ) kullanılarak yapılan çalışma, randomizasyon yöntemi ile eğitim ve kontrol olarak oluşturulan iki grupta, toplam 81 baba ile yapıldı. Eğitim grubundaki 41 babaya doğumdan önce eşlerinin 3. trimesterinde, doğum anında ve doğumdan sonra olmak üzere toplamda 3 kez eğitim verildi. Bu eğitimler bağlanma durumu, bebeğin bakımı ve çocukla kaliteli vakit geçirme üzerine idi. Kontrol grubundaki 40 babaya ise araştırma süresince herhangi bir eğitim verilmedi. İki gruba da ön test ve son test yapılıp eğitimin etkisi incelendi. Yapılan istatistiksel analizlerden sonra sosyodemografik özellikler açısından benzer olduğu, grupların homojen ve bağımsız olduğu saptandı. Eğitim alan babaların "Sabır ve hoşgörü", "Etkileşimde zevk" ve "Sevgi ve gurur" alt boyutlarda son test puanları eğitim almayanlara göre anlamlı düzeyde yüksek çıktı (p<0.05). Baba adaylarına bebeğin günlük bakımı, baba-bebek bağlanması konusunda verilen eğitimin baba-bebek bağlanmasına etkisi vardır (H1 hipotezi) kabul edildi. Sonuç olarak babalara verilen eğitimin, baba-bebek bağlanmasında olumlu ve bağlanmayı artırıcı yönde etkili olduğu saptandı. Çocuk hemşireleri baba-bebek bağlanması konusunda babalara eğitim vererek aktif rol almalarıdır.
3-6 yaş arasında çocuğu olan babaların duygu düzenleme becerileri ve babalık rolü algısı ile çocuğun duygu düzenleme becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmada 3-6 yaş aralığında çocuğu olan babaların babalık rolü algıları ile ebeveyn duygu düzenleme becerilerinin çocuklarının duygu düzenleme becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma yaşları 24 ile 58 arasında değişen ve ülkenin farklı yerlerinde ikamet etmekte olan 305 baba ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada babaların babalık rolü algılarına ilişin veriler 'Babalık Rolü Algı Ölçeği' (Kuzucu, 1999), babaların ebeveyn duygu düzenleme becerilerine ilişkin veriler 'Ebeveyn Duygu Düzenleme Ölçeği' (Gültekin Ahçı, Akdeniz, Harmancı, Akaroğlu ve Seçer, 2020) , çocukların duygu düzenleme becerilerine ilişkin veriler 'Duygu Düzenleme Ölçeği' (Batum ve Yağmurlu, 2007) ve katılımcıların kişisel bilgilerine ilişkin veriler araştırmacı tarafından bu araştırma kapsamında oluşturulmuş 'Kişisel Bilgi Formu' kullanılarak elde edilmiştir. Araştırmadan elde edilmiş olan veriler SPSS 24.0 paket programıyla Pearson Momentler Çarpım Korelasyonu, T Testi ve Çoklu Regresyon kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda babaların duygu düzenleme becerileri ile babalık rolüne ilişkin algıları arasında pozitif yönlü anlamlı ilişki olduğu görülmüştür. Babaların duygu düzenleme becerileri ile çocukların duygu düzenleme becerileri arasındaki ilişkiye bakıldığında ise babaların duygu düzenleme becerileri ile Değişkenlik/Olumsuzluk arasında negatif yönlü ve anlamlı bir ilişki bulunduğu, Duygu Düzenleme Kontrol ile arasında pozitif yönlü ve anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür. Babaların babalık rollerine ilişkin algıları ile çocukların duygu düzenleme becerilerinden Değişkenlik/Olumsuzluk ile arasında negatif yönlü anlamlı ilişki olduğu görülmüştür. Bunun yanında babanın babalık rolüne ilişkin algılarının ve babaların duygu düzenleme becerilerindeki yetkinlik düzeylerinin çocuğunun cinsiyetine göre farklılaşmadığı görülmüştür. Ancak çocukların duygu düzenleme becerileri ile cinsiyetleri arasında anlamlı bir farklılaşma olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Babaların duygu düzenleme beceri düzeyleri ile babalık rolü algılarının Değişkenlik/Olumsuzluk'u yordamasına ilişkin yapılmış olan çoklu regresyon analizi sonuçları incelendiğinde ise babanın çocuğunun duygularından kaçınıyor olması Değişkenlik/Olumsuzluk'u pozitif yönde anlamlı olarak yordarken, babanın çocuğunun duygularını yönelmesi ve babaların babalık rolü algısı negatif yönde anlamlı olarak yordadığı görülmüştür. Babaların duygu düzenleme beceri düzeyleri ile babalık rolü algılarının Duygu Düzenleme Kontrol'ü yordamasına ilişkin yapılmış çoklu regresyon analizi incelendiğinde Babanın çocuğunun duygularına yöneliyor olması, babanın kendi duygularını ve çocuğunun duygularını kabul etme düzeyi ve babalık rolüne ilişkin algısı Duygu Düzenleme Kontrol'ü pozitif yönde anlamlı olarak yordadığı görülmüştür. Anahtar kelimeler:Babalık, babalık rolü, duygu düzenleme, baba çocuk ilişkisi
Doğum öncesi eş destekli ve uygulamalı emzirme eğitiminin annelerin emzirme başarısına ve öz yeterliliğine etkisi
Randomize kontrollü deneysel tipte yapılan bu araştırma, doğum öncesi eş destekli ve uygulamalı emzirme eğitiminin annelerin emzirme başarısı ve özyeterliliğine etkisini değerlendirmek amacıyla yapılmıştır. Araştırma kontrol grubunda 42, müdahale 1 grubunda 44 ve müdahale 2 grubunda 45 kişi ile yürütülmüştür. Araştırma süreci üç izlemden oluşmuştur. Veriler tanıtıcı bilgi formu, LATCH Emzirme Tanılama ve Değerlendirme Ölçeği ve Emzirme Öz Yeterlilik Ölçeği (Antenatal-Postpartum Kısa Form) ile toplanmıştır. Müdahale 1 grubuna uygulamalı eğitim, müdahale 2 grubuna eş destekli ve uygulamalı eğitim verilmiştir. Kontrol grubuna ise rutin standart emzirme eğitimi verilmiştir. LATCH ölçeğine göre kontrol grubunun ortanca puanı 6,5, müdahale 1 grubunun ortanca puanı 7 ve müdahale 2 grubunun ortanca puanı 7'dir. Grup zaman etkileşimine göre LATCH ölçeği ortanca puanları istatistiksel olarak anlamlı farklılık göstermektedir (p<0,001). Kontrol grubu ve müdahale 1 grubu içerisinde zamanlar arasında anlamlı bir fark yok iken müdahale 2 grubunda zamanlar arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık vardır. Zamanlar içerisinde gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık yoktur. Emzirme Öz Yeterlilik ölçeği ortanca puanı kontrol grubunda 45,5, müdahale 1 grubunda 45,5 ve müdahale 2 grubunda 50'dir. Grup fark etmeksizin zaman etkisi oldukça anlamlı ve güçlü düzeydedir. (ATS=173,347, p<0,001, EB=0,571). Grup x Zaman etkileşiminin güçlü düzeyde bir etkiyle anlamlı olduğu belirlenmiştir (ATS=117,742, p<0,001, EB=0,475). Genel grup etkisi ise anlamlı değildir. (p = 0,110). Bulgular doğrultusunda sonuç olarak doğum öncesi dönemde verilen eş destekli ve uygulamalı emzirme eğitiminin, annelerin emzirme öz yeterliliğini anlamlı düzeyde artırdığı, emzirme başarısında ise zamana bağlı olarak olumlu bir etkisi olduğu söylenebilmektedir.
Beş altı yaşında çocuğu olan babaların, babalık rolünü algılamaları ile aile katılım çalışmalarını gerçekleştirmeleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırma, 2010-2011 yılında Ankara İli Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı resmi bağımsız anaokullarına giden 5-6 yaş grubu çocukların babalarının, babalık rolünü algılayışlarını, okul öncesi eğitim kurumlarında uygulanan aile katılım çalışmalarına katılım durumlarını ve babalık rolünü algılamaları ile aile katılım çalışmaları arasındaki ilişkinin incelenmesini amaçlayan betimsel bir çalışmadır.Araştırmanın örneklemini; araştırma evrenini oluşturan okullarda bulunan 7807 çocuğun babalarından seçilen 650 baba oluşturmaktadır. Bu araştırmada, ? =0,01 düzeyi seçilmiştir. Araştırmada veri toplama araçları olarak ?Kişisel bilgi formu?, Babalık Rolü Algı Ölçeği ve Aile Katılım Ölçeği uygulanmıştır.Verilerin analizinde, öncelikle çalışmanın örneklemine ilişkin demografik özelliklere ilişkin tanımlayıcı istatistikler hesaplanmıştır. Aile Katılımı Ölçeği toplam ve alt ölçek puanlarıyla, Babalık Rolü Algı Ölçeği puanlarının, çocuğun cinsiyeti, kardeş sayısı, babanın yaşı ve babanın öğrenim düzeyine göre istatistiksel olarak anlamlı olup olmadığı bağımsız örneklemler t-testi kullanılarak test edilmiştir. Aile Katılımı Ölçeği toplam ve alt ölçek puanlarıyla Babalık Rolü Algı Ölçeği puanlarının, çocuğun doğum sırası ve ailenin gelirine göre fark olup olmadığı tek yönlü varyans analizi kullanılarak değerlendirilmiştir. ANOVA sonucunda anlamlı düzeyde farklı bulunan gruplar arası karşılaştırmalar Tukey Çoklu Karşılaştırma Testi ile yapılmıştır. Değişkenler arası korelasyonlar, Pearson Korelasyon Katsayısı hesaplanarak analiz edilmiştir. Son olarak babanın, ilk baba olma yaşı ve babalık rolü algısının, aile katılımı alt ölçekleri yordama düzeyleri, çok değişkenli bir analiz olan Path Analiziyle değerlendirilmiştir. İstatistik manidarlık düzeyi p<.05 olarak kabul edilmiştir. Yapılan analizlerde SPSS 15 ve LISREL 8.17 paket programları kullanılmıştır.Araştırma sonucunda: Çocuğun cinsiyetinin, babalık rolünü ve aile katılımını etkilemediği bulunmuştur. İlk çocuğu olan babaların, babalık rolü algısı ve ev temelli katılım düzeyi yüksek bulunmuştur. Tek çocuklu babaların, iki ve daha fazla çocuklu babalardan, babalık rolü algısı ve ev temelli katılım düzeyi yüksek bulunmuştur. Babaların yaşı yükseldikçe aile katılım düzeyleri de yükselmektedir. Babanın öğrenim düzeyi ve ekonomik düzeyi yükseldikçe babalık rolü algısı ve aile katılım çalışmalarına katılımları artmaktadır. İlk baba olma yaşı yükseldikçe, Aile katılım düzeyleri de yükselmektedir. Babalık rolü algısı yüksek olan babaların, aile katılım çalışmalarına katılımları da yüksek olmaktadır.Anahtar Kelimeler: Babalık Rolü Algısı, Aile Katılımı,
Babaların çocuk sevme düzeyleri ile çocuklarıyla ilgilenme düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, babaların çocuk sevme düzeylerinin, çocuklarıyla ilgilenme düzeylerini etkileyip etkilemediğini belirlemektir. Ayrıca babaların çocuk sevme ve çocuklarıyla ilgilenme durumlarını etkileyen değişkenleri belirleyebilmektir. Araştırmada karma model kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, 2019-2020 öğretim yılı bahar döneminde Burdur ili merkez ilçesi Bağımsız Devlet Anaokullarına devam eden üç-altı yaş grubu çocuğu olan babalar oluşturmaktadır. Babalara ait veriler için Çocuk Ebeveyn İlişkisi Ölçeği-Baba Formu (ÇEİÖ-F), Barnett Çocuk Sevme Ölçeği ve araştırmacının hazırlamış olduğu anket formu kullanılmıştır. Verilerin analizi SPSS 22 paket programı ile yapılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde frekans, yüzde, standart sapma, aritmetik ortalama, Mann Whitney U Testi, Kruskal Wallis Testi ve Spearman Rank Order Korelasyon Katsayısı testi kullanılmıştır. Ölçeklerin güvenirlik ve geçerlik çalışmaları için Cronbach alfa güvenirlik katsayısı kullanılmıştır. Babaların çocuklarıyla ilgilenme düzeylerini çeşitli değişkenlere göre anlamlı farklılık gösterip göstermediğini belirlemek için ilişkisel tarama modelinin yanı sıra nitel yöntem de kullanılmıştır. Babaların çocuk sevme düzeyleri ile çocuklarıyla ilgilenme düzeyleri arasındaki ilişkiyi etkileyen unsurların belirlenmesi, farkındalık oluşturması açısından önemlidir. Ayrıca bu alanda çalışma yapacak olan eğitimcilere destek sağlayacağı düşünülmektedir. Araştırmada elde edilen bulgularda babaların çocuk sevme düzeyleri; medeni durumlarına, eşlerinin öğrenim durumlarına ve 'Babanız siz çocukken sevgisini göstermek için fiziksel temas kurar mıydı?' sorusuna verdikleri cevaba göre anlamlı farklılık gösterirken babaların çocuklarıyla ilgilenme düzeyleri; öğrenim durumlarına ve 'Babanız siz çocukken sevgisini göstermek için fiziksel temas kurar mıydı?' sorusuna verdikleri cevaba göre anlamlı farklılık göstermektedir. En çok tercih edilen oyun türü ise evcilik oyunu ve saklambaç-körebe olmuştur. Araştırmaya katılan babaların çocuk sevme düzeyleri ile çocuklarıyla ilgilenme düzeyleri arasında, pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Babaların çocuk sevme düzeyleri ile çocuklarıyla ilgilenme düzeyleri arasında olumlu yönde bir ilişki bulunmuştur. Bu sonuçlar doğrultusunda araştırmacılara yönelik öneriler sunulmuştur.
Çocuklu kadın ve erkeklerin COVID-19 pandemi sürecinde çocuk bakımı ile ilgili yaşadıkları güçlükler ve sosyal hizmet gereksinimleri
Çocuklu kadın ve erkeklerin COVID-19 pandemi sürecinde çocuk bakımı konusunda yaşadıkları sorunları ve bunlarla başa çıkmak için ihtiyaç duydukları sosyal hizmet gereksinimlerini belirlemeyi amaçlayan bu çalışmaya, 19'u kadın, 11'i erkek olmak üzere toplam 30 ebeveyn katılmıştır. Nitel araştırma yöntemi kapsamında yürütülen bu çalışmada katılımcılar ile derinlemesine görüşmeler yapılmıştır. Katılımcılara, araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formunda yer alan 9 soru yöneltilmiştir. Çözümlemede ilk aşama olarak betimsel analiz yapılmış ve katılımcıların öne çıkardıkları kavramlar incelenmiştir. İkinci aşamada çalışmanın tematik yapısı ortaya çıkarılmıştır. Verinin çözümlenmesinde görüşme dökümleri gruplanmış, çalışmaya ait on ana tema oluşturulmuştur. "Çalışma durumunun etkisi", "ekonomik zorlukların çocuk bakımı üzerindeki etkileri", "karantinanın/izolasyonun etkisi", "pandemi sürecinin yönetilmesi", "eğitime ara verilmesinin etkileri", "virüse yakalanmanın duygusal ve psikolojik etkisi", "pandemi sonrası döneme hazırlık", "pandeminin aile içi iletişim ve ilişkilere etkisi", "desteğe gereksinim duyulması" ve "ebeveynlerin çocuk bakımına yönelik sosyal politika ihtiyaçları" şeklindedir. Görüşmelerden elde edilen veriler, MAXQDA 2020 paket programı kullanılarak analiz edilmiş ve çeşitli bulgulara ulaşılmıştır. Bulgulara göre görüşme gerçekleştirilen çocuk sahibi bireylerin ifadelerinden yola çıkarak; pandemi döneminde yaşadıkları ekonomik sorunların arttığı, pandemi sürecini yönetmede yetersiz kaldıkları, kendilerinin ve çocuklarının desteklenmesine ihtiyaç duydukları, psikolojik sorunlarının ve aile içerisinde yaşanan problemlerin arttığı bilgileri elde edilmiştir. Türkiye'de kamu kurum ve kuruluşları tarafından pandemi sürecinde ailelere yönelik birçok hizmetler sunulmuştur. Yürütülen uygulama ve faaliyetler olmasına rağmen yaşanan güçlüklere ve farklı ihtiyaçlara yönelik geliştirilmeye ve güçlendirmeye açık durumlar bulunduğu, çocuk sahibi ailelerin bu konularda daha fazla desteğe gereksinim duyduğu belirlenmiştir. Bu çalışmada, çocuk sahibi anne ve babaların pandemi sürecinde yaşadıkları güçlükler belirlenmiş olup bunlara yönelik geliştirilebilecek sosyal hizmet gereksinimlerine yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Pandemi, Ebeveyn, Sosyal hizmet, Aile içi iletişim
Problem davranışların azaltılmasına yönelik grup aile eğitim programı' nın babaların problem davranışları azaltılması için gerekli kavram ve işlem süreçlerini kazanmalarına etkisi
Araştırmada Problem Davranışların Azaltılmasına Yönelik Grup Aile Eğitim Programı'nın, babaların, problem davranışları azaltabilmek için gerekli kavram ve işlem süreçlerini kazanmalarında etkili olup olmadığını belirlemek ve sosyal geçerlilik açılarından değerlendirilmiştir.Araştırmada, tek denekli deneysel desenlerden ?AB Deseni? kullanılmıştır. Araştırmanın deneklerini, Özel Adnan Ağır Özel Eğitim Okulu' na devam eden zihinsel yetersizlikten etkilenmiş öğrencilerin babalarından, çocuklarında problem davranışları olan yedi babayla eğitim başlanmıştır, üç babanın işleriyle bağlantılı özel nedenlerinden dolayı program kapsamından çıkarılmaları ile dört babayla programa devam edilmiştir. Araştırmada verilerin toplanabilmesi için, hedef davranış kayıt formu, kavramlara ilişkin ölçüt bağımlı ölçü aracı, işlemlere ilişkin ölçüt bağımlı ölçü aracı ve sosyal geçerlilik formu kullanılmıştır. Araştırmanın deney sürecinde, geliştirilen aile eğitim programının uygulanması öncesinde araştırma kapsamına dâhil edilen dört babanın, araştırmada kazanması amaçlanan kavram ve işlem süreçlerinde başlama düzeyleri üç ayrı oturumda belirlenmiştir Babaların başlama düzeylerinin belirlenmesinin ardından, gruba dört oturumluk aile eğitim programı uygulanmıştır. Araştırmada, araştırma verileri, grafik olarak verilmiş ve grafikler görsel olarak analiz edilmiştir. Araştırma sonunda elde edilen bulgular şu şekildedir;-Problem Davranışların Azaltılmasına Yönelik Grup Aile Eğitim Programının uygulanması sonunda araştırma kapsamına dâhil edilen babalar, ödül, görmezden gelme, uyuşmayan davranış ve uygun davranışı ödüllendirme (uyuşmayan davranışların ayrımlı pekiştirmesi) kavramlarına ait amaçlarının hepsini gerçekleştirmiştir. Bu nedenle, Problem Davranışların Azaltılmasına Yönelik Grup Aile Eğitim Programının, kavramların kazanılmasında etkilidir.- Problem Davranışların Azaltılmasına Yönelik Grup Aile Eğitim Programının uygulanması sonunda araştırma kapsamına dâhil edilen babalar, ödül kullanma, görmezden gelme ve uygun davranışı ödüllendirme (uyuşmayan davranışların ayrımlı pekiştirmesi) işlem süreçlerine ait amaçlarının hepsini gerçekleştirmiştir. Bu nedenle, Problem Davranışların Azaltılmasına Yönelik Grup Aile Eğitim Programının, işlem süreçlerinin kazanılmasında etkilidir.- Problem Davranışların Azaltılmasına Yönelik Grup Aile Eğitim Programı uygulama güvenirliği ve sosyal geçerlilik açısından değerlendirildiğinde, uygulama açısından güvenilir ve sosyal açıdan geçerli bir program olduğu belirlenmiştir.Anahtar Kelimeler: Aile eğitimi, Problem davranış
Kırsal kesimden babaların babalık rolü algısı ile çocuk bakım uygulamalarına katılımları arasındaki ilişki
Bu araştırmada kırsal bölgede yaşayan ve 3-6 yaşları arasında çocuğu olan babaların babalık rolü algıları ile çocuk bakım uygulamalarına katılımları arasındaki ilişkinin incelenmesi hedeflenmektedir. Bu kapsamda elde edilen veriler, Mersin ilinde kırsal bölgede yaşayan 3-6 yaşları arasındaki 291 çocuğun babasına uygulanan ölçekler ile toplanmıştır. Veri toplama araçları, 11 maddelik Kişisel Bilgi Formu, 25 maddelik Babalık Rolü Algısı Ölçeği ve 37 maddelik Baba Katılım Ölçeği olmak üzere iki ölçek ve bir formdan oluşmaktadır. Katılımcılardan elde edilen veriler, SPSS 23.0 ile analiz edilmiştir. Kartopu örnekleme yöntemi kullanılarak yapılan bu çalışmanın normal dağılım göstermesinden dolayı parametrik testler kullanılmıştır. Bu doğrultuda iki bağımsız grup ortalamaları arasındaki niceliksel sürekli verilerin karşılaştırılmasında t-testi, ikiden fazla bağımsız grup ortalamaları arasındaki niceliksel sürekli verilerin karşılaştırılmasında Tek yönlü (One way) ANOVA testi kullanılmıştır. ANOVA testi sonrasında farklılıkları belirlemek üzere tamamlayıcı post-hoc analizi olarak Tukey ve Tamhane's testi kullanılmıştır. Araştırmanın sürekli değişkenleri arasında pearson korelasyon analizi uygulanmıştır. Kırsal bölgede yaşayan babaların babalık rolüne ilişkin algıları yaşları, medeni durumlarına, evlilik sürelerine, çocuk sayılarına, çocukların cinsiyetine, eğitim düzeylerine, mesleklerine ve aylık gelir düzeylerine göre farklılaşmaktadır. Kırsal bölgede yaşayan babaların çocuk bakım uygulamalarına katılımları evlilik sürelerine, çocuk sayılarına, eğitim düzeylerine, mesleklerine ve aylık gelir düzeylerine göre farklılaşmaktadır. Kırsal bölgede yaşayan babaların babalık rolüne ilişkin olumlu algıları arttıkça, çocuk bakım uygulamalarına katılımları da artmaktadır.
Babaların psikolojik sağlamlık düzeylerinin çocuk bakım uygulamalarına katılım düzeylerine etkisinin incelenmesi
Bu araştırmada okul öncesinde eğitim gören çocuğu bulunan babaların psikolojik sağlamlık düzeylerinin çocuk bakım uygulamalarına katılımlarına etkisinin incelenmesi hedeflenmektedir. Bu kapsamda elde edilen veriler, Adana ilinin Seyhan ve Çukurova ilçelerindeki anaokullarında eğitim gören 240 çocuğun babasına uygulanan ölçekler ile toplanmıştır. Araştırmada 37 maddelik Baba Katılım Ölçeği ve 21 maddelik Yetişkin Psikolojik Sağlamlık Ölçeği olmak üzere iki ölçek kullanılmıştır. Katılımcılardan elde edilen veriler, SPSS 23.0 ile analiz edilmiştir. Tabakalı ve seçkisiz örnekleme yöntemi kullanılarak yapılan bu çalışmanın normal dağılım göstermesinden dolayı parametrik testler kullanılmıştır. Bu doğrultuda ikiden fazla bağımsız grup ortalamaları arasındaki nicelikselsürekli verilerin karşılaştırılmasında Tek yönlü (One way) ANOVA testi kullanılmıştır. ANOVA testi sonrasında farklılıkları belirlemek üzere tamamlayıcı post-hoc analizi olarak Tukey testi kullanılmıştır. Araştırmanın sürekli değişkenleri arasında pearsonkorelasyon analizi ve regresyon analizi uygulanmıştır. Babaların yaşları ile çocuk bakımlarına katılımları arasında anlamlı bir farklılık olduğu ve babaların yaşları ilerledikçe çocuk bakımlarına katılımlarının arttığı anlaşılmıştır. Ancak babaların eğitim düzeyleri ile çocuk bakımlarına katılımları arasında anlamlı bir farklılık olmadığı anlaşılmıştır.Babaların psikolojik sağlamlıkları incelendiğinde ise babaların yaşları ve eğitim düzeyleri ile psikolojik sağlamlık düzeyleri arasında anlamlı bir ilişki olmadığı anlaşılmıştır. Babaların çocuk bakım uygulamalarına katılımları ile psikolojik sağlamlık düzeyleri arasında da pozitif yönlü orta düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu anlaşılmıştır.
Otizm spektrum bozukluğuna sahip çocuğu olan babaların yaşadıklarının belirlenmesi
Araştırmanın amacı, otizm spektrum bozukluğuna sahip çocuğu olan babaların yaşam deneyimlerini belirlemektir. Araştırmanın katılımcılarını, OSB'ye sahip çocuğu olan 18 baba oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri, nitel veri toplama yöntemlerinden yarı-yapılandırılmış görüşmeler aracılığı ile toplanmıştır. Toplanan veriler betimsel analiz ile analiz edilmiştir. Veri analizi sonucunda on tema elde edilmiştir. Veriler temalar haline dönüştürülerek araştırmanın bulgularını oluşturmuştur. Araştırmanın bulgularına göre, babalar çocuklarındaki OSB belirtilerini 4 yaşından önce fark etmektedirler. Katılımcıların çoğu OSB'ye sahip bir çocuğun babası olmak ile normal gelişim gösteren bir çocuğun babası olmak arasında farklar olduğunu, bu farkın genellikle çocuk ile sürekli ilgilenmek gerektiğinden kaynaklandığını belirtmişlerdir. Babalar çocuklarında konuşma ve iletişim becerilerinde sınırlılık, sosyalleşememe, adına tepki vermeme, bağımsız hareket edememe, göz teması kurmama, stereotipik hareketler ve nesne kullanımı, aşırı ilgiler, motor gelişim becerilerinde gerilik, çevresindekilerin ilgisine tepkisiz kalma ve birtakım problem davranışlar gibi özelliklerin görüldüğünü belirtmişlerdir. Ayrıca katılımcılar OSB tanısını öğrendiklerinde büyük bir şok yaşadıklarını paylaşmışlardır. Babalar tanı öncesinde OSB'yi duymadıklarını, OSB hakkında herhangi bir bilgiye sahip olmadıklarını dile getirmişlerdir. Babaların pek çoğu OSB'nin nedenine ilişkin görüşleri sorulduğunda kesin bir nedenden bahsedemeyeceklerini, nedenini bilmediklerini ifade ederken bir kısmı ise OSB'nin nedenini kesin olarak bilmemekle birlikte olası bazı tahminlerini paylaşmışlardır. Araştırmaya katılan babalar OSB'li bir çocuğa sahip olmakla birlikte sosyal hayatlarının kısıtlandığını, toplum tarafından etiketlendiklerini ve iş yaşamlarının olumsuz etkilendiğini ifade etmişlerdir. Babaların çoğu çocuklarının geleceğine ilişkin çeşitli kaygılar yaşadığını ve çocuklarının gelecekte bağımsız yaşayabilecek duruma gelmesini istediklerini belirtmişlerdir. Araştırma sonuçları ışığında ileri araştırmalara ve uygulamaya yönelik öneriler geliştirilmiştir.
Farklı sosyo-ekonomilk düzeydeki babaların altı, on, ondört yaşlarındaki çocuklarının eğitimine katılımlarının değerlendirilmesi
Bu çalışma alt ve üst sosyo-ekonomik düzeydeki babaların altı, on ve ondört ya şındaki çocuklarının eğitimine katılıp katılmadığını saptamak amacıyla yapılmıştır. Ankara ili Mamak ve Çankaya ilçelerinde Devlet İstatistik Enstitüsü verilerine göre alt ve üst sosyo-ekonomik düzeydeki 191 çocuğun toplam 382 anne-babası örnek- lemi oluşturmuştur. Araştırmacı tarafından geliştirilen görüşme formu anne-babalara yüzyüze ve bi rebir görüşme yoluyla uygulanmıştır. Verilerin analizi Ki kare, Cohens Kappa ve Fisher's Güvenirlik Katsayısı ile ya pılmıştır. İstatistiki işlemlerden sonra düz tablolardan elde edilen sonuçlara göre alt ve üst SED'deki babalar ile alt ve üst SED'deki anneler arasında fark önemlidir (p<0.05). Far kın önemliliği çocuğun yaşı, cinsiyeti, anne-babanın yaşı ve öğrenim durumuna göre de görülmektedir (p<0.05). Babalar ve annelerin çocuklarının eğitimine katılımı SED'e göre değişiklik göstermektedir. Babaların eğitime katılımlarında çocuğun yaşının genel olarak etkili olmadığı görülmekle birlikte gelişim dönemi ve yaş ile ilgili kritik ifadelerde bu durum alt SED'de olumsuz, üst SED'de olumlu yönde etkili olmuştur. Annelerin eğitime katılımlarında alt SED'de çocuğun yaşının genel olarak etkili olmadığı görülmüştür. Yaş ve gelişim dönemi ile ilgili kritik ifadelerde olumsuz yönde bir etki söz konusudur. Üst SED annelerinin katılımlarında çocuğun yaşı etkili değildir. Bu gruptaki anneler her yaş grubunda birbirine yakın oranlarda katılım göstermiştir. Çocuğun cinsiyetine göre alt ve üst SED'deki babaların eğitime katılımı çoğunlukla değişiklik göstermektedir. Bu durum alt SED'de erkek çocuk, üst SED'de ise kız çocuk lehinedir. Her iki SED arasında erkek çocuk için gösterilen katılım379 arasındaki fark çoğunlukla önemsizdir(p>0.05). Alt ve üst SED'deki annelerin eğitime katılımı çocuğun cinsiyetine göre değişiklik göstermektedir. Alt ve üst SED'deki baba ve annelerin yaşı çocuğun eğitimine katılımlarını çoğunlukla etkilemektedir,. Bu etki bir yaş grubunun düzenli belirginliği şeklinde olmayıp ifadelere göre değişiklik göstermektedir. Alt ve üst SED'deki babaların öğrenim durumu çocuğun eğitimine katılımını etkilemektedir. Alt SED'de çoğunlukla öğrenim düzeyi ile paralellik gösteren katılım üst SED'de tersinedir. Çoğunlukla öğrenim düzeyi yükselirken katılım oranı düşmektedir. Her iki SED arasında babaların öğrenim durumlarına göre verdikleri cevaplarda çoğunlukla fark önemlidir (P<0.05). Aynı durum babaların yaşlan içinde geçerlidir (P< 0.05). Alt ve üst SED'deki annelerin eğitime katılımı öğrenim durumlarına göre değişiklik göstermektedir. Her iki SED'deki annelerin kendi yaşları ve öğrenim durumlarına göre verdiği cevaplar arasında fark önemlidir (P< 0.05). Çapraz tablolardan çıkan sonuçlara göre, alt SED'deki baba ve annelerin çocuğun eğitimine katılımda cevaplarının yarısı birbiriyle tutarlı yarısına yakınında ise sonuç tutarsızdır. Tutarlı ve tutarsız oldukları iki durumdada babalar eğitime katılmamaktadır. Üst SED'deki baba ve annelerin çocuğun eğitimine katılımı kısmen tutarlılığa doğrudur. Bu da kısmen katılım anlamına gelmektedir. Bunun yanında tutarsız oldukları ifadeler önemli bir orandadır. Alt SED'de baba ve annelerin eğitimde tutarlılığını çocuğun yaşı ve cinsiyeti etkilememektedir. Üst SED'de baba ve annelerin eğitimdeki tutarlılığında çocuğun yaşı ve cinsiyeti etkilidir. Bu grubta kız çocuğa daha hoşgörülü bir tutum gösterilmektedir. Alt SED'de baba ve annelerin yaşları eğitimdeki tutarlılıklarında etkili değildir. Öğrenim durumu ise etkilidir. ÜSt SED'de baba ve annelerin yaşları eğitimdeki tutarlılıklarında etkili değildir. Öğrenim durumu ise kısmen etkilidir. En fazla katılımı lise ve dengi okul mezunu grubu göstermiştir. Üst SED'deki babalar ve anneler kısmen tutarlılık göstermekte ve kısmen tutarlılığa doğru bir tutum sergilemektedir.
4-10 yaş aralığında çocuğu olan babaların baba katılım düzeylerini açıklamada babalık rolü algısı, ebeveynlik stresi ve psikolojik iyi oluşun rolü
Bu araştırmanın amacı, 4-10 yaş aralığında çocuğu olan babaların baba katılım düzeylerini açıklamada babalık rolü algısı, ebeveynlik stresi ve psikolojik iyi oluş değişkenlerinin rollerinin incelenmesidir. Araştırma kapsamında ayrıca okul öncesi ve ilkokul döneminde çocuğu olan babaların baba katılımının çeşitli demografik değişkenlere göre incelenmesi de amaçlanmıştır. Araştırmada betimsel araştırma yöntemi ve ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmada amaçlı örnekleme yöntemine başvurulmuştur. Araştırma grubu, 4-10 yaş aralığında çocuğu olan, çocukları kreş, anaokulu ya da ilkokula giden 330 babadan oluşmaktadır. Araştırma verileri "Kişisel Bilgi Formu", "Baba Katılım Ölçeği", "Babalık Rolü Algısı Ölçeği", "Ebeveynlik Stresi" ve "Psikolojik İyi Oluş" ölçekleri ile toplanmıştır. Araştırma sürecinde elde edilen veriler SPSS paket programı ile analiz edilmiştir. Araştırmanın problem cümleleri doğrultusunda katılımcıların baba katılımı, babalık rolü algıları, ebeveynlik stresi ve psikolojik iyi oluş düzeylerinin, kişisel bilgi formu aracılığıyla toplanan sosyo-demografik değişkenlere göre incelenmesinde normallik varsayımı sağlanarak; t-testi, normallik varsayımının sağlanmadığı durumlarda; Mann Whitney U testi kullanılmıştır. Çalışmada ölçeklerin analizinde Pearson Korelasyon Analizi ile Aşamalı Çoklu Regresyon Analizi kullanılmıştır. Araştırmada babaların babalık rolü algısının eşin çalışma durumuna, babanın ve eşin eğitim durumuna göre farklılaştığı sonucuna ulaşılmıştır. Babanın ebeveynlik stresinin babanın yaşına göre farklılaştığı sonucuna ulaşılmıştır. Bunun yanı sıra, baba katılımının, algılanan temel bakım verme, çocuğun eğitim yaşamına katılımı, oyun oynama, okul ile iş birliği sağlama, çocuğun gelişim dönemleri ile ilgili bilgi verme ve akademik destek sağlama katılım değişkenine göre farklılaşma olduğu saptanmıştır. Babalık rolü algısının, algılanan temel bakım verme, akademik destek sağlama değişkenine göre farklılaştığı saptanmıştır. Babaların ebeveynlik stresi, algılanan temel bakım verme, okul ile iş birliği, çocuğun gelişim dönemleri ile ilgili bilgi verme, akademik destek sağlama değişkenine göre farklılaştığı saptanmıştır. Babaların psikolojik iyi oluşunun çocuğun eğitim yaşamına katılımı, çocuğun gelişim dönemleri ile ilgili bilgi verme, akademik destek ve akran ilişkileri sağlama değişkenine göre farklılaştığı saptanmıştır. Babaların baba katılımı, babalık rolü algısı ve psikolojik iyi oluş düzeyleri arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki bulunurken, baba katılımı ve ebeveynlik stresi arasında negatif yönde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Araştırmada psikolojik iyi oluşun, babalık rolü algısının, akademik destek sağlamanın, akran ilişkilerine destek sağlamanın, ebeveynlik stresinin ve oyun oynamanın baba katılımının önemli yordayıcıları olduğu saptanmıştır. Araştırmadan elde edilen tüm sonuçların ilgili sonraki çalışmalar ve alanyazın için psikolojik danışmanlara, eğitimcilere, ailelere ve bu alanda çalışmalar yapan araştırmacılara katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Baba Katılımı, Babalık Rolü Algısı, Ebeveynlik Stresi, Psikolojik İyi Oluş.