Biology teaching
81 theses under this subject heading
Fotosentez konusunda animasyon geliştirilmesi ve animasyon kullanımının öğrenci başarısına etkisi
Bu çalışmada, fotosentez konusunda 3 boyutlu animasyon geliştirmek, geliştirilen bu animasyonun 12. sınıf öğrencilerinin akademik başarıları üzerine etkisini incelemek ve animasyon kullanımı hakkında öğrenci görüşlerini tespit etmek amaçlanmıştır. Animasyon, Autodesk Maya 2023 ve Adobe After Effects 2022 programları kullanılarak, 3 boyutlu eğitsel bir materyal olarak geliştirilmiştir. Örnekleme yöntemi olarak seçkisiz olmayan örnekleme yöntemlerinden kolay ulaşılabilir örnekleme kullanılmıştır. Çalışma grubunu 2022-2023 eğitim öğretim yılı, Kayseri ilinde öğrenim gören 108 12. sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırma deseni olarak ön test son test kontrol gruplu deneysel desen kullanılmıştır. Deney grubunda 54 kontrol grubunda 54 öğrenci yer almıştır. Deney grubunda animasyon destekli öğretim yöntemi, kontrol grubunda ise Biyoloji Öğretim Programında yer alan şekliyle dersler işlenmiştir. Araştırmada, öğrencilerin akademik başarıları, fotosentez konusunda geliştirilen başarı testi ile ölçülmüştür. Bu test kontrol ve deney gruplarında ön test ve son test olarak uygulanmıştır. Ayrıca deney grubundaki öğrencilerin üç boyutlu fotosentez animasyonuna ilişkin düşüncelerini belirlemek amacıyla "3B Fotosentez Animasyonuna Yönelik Açık Uçlu Sorular" bu gruba uygulanmıştır. Verilerin analizi için "Python 3.10" programlama dilindeki "Statistical functions (scipy.stats)" fonksiyonundan yararlanılmıştır. Araştırma verilerinin analizi için Kolmogorov-Smirnov benzerlik testi, Cohen's d etki büyüklüğü testi, Shapiro-Wilk normal dağılım testi ve Non-Parametrik Mann Whitney-U anlamlılık testi kullanılmıştır. Elde edilen sonuçlar, deney grubunun kontrol grubuna göre, istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde daha yüksek bir başarı gösterdiğini ortaya koymaktadır. Bu nedenle, geliştirilen animasyonun fotosentez konusunda öğrenci başarısı üzerinde olumlu bir etkisi olduğu sonucuna varılmıştır. Derslerde animasyonların kullanımına yönelik olarak olumlu görüşler ifade edilmiştir. Bu çalışmanın sonucunda, animasyonun öğrenci başarısı üzerindeki etkisini araştıran başka çalışmaların yapılması önerilmiştir.
Biyoloji eğitiminde basit deneylerin öğrenmeye etkisinin öğrenme günlükleriyle değerlendirilmesi
Bu araştırmada biyoloji eğitiminde kullanılan basit deneylerin öğrenme üzerine etkisi incelenmektedir. Araştırmada hücre zarından madde geçişleri konusu işlenmiş ve derste bu konuyla ilgili popüler bilim yayınlarından seçilen basit deneyler kullanılmıştır. Öğrenmenin etkili bir biçimde gerçekleşip gerçekleşmediğini görmek için yansıtıcı düşünme becerilerini incelemek iyi bir seçimdir. Bu nedenle veri toplama ve değerlendirme aracı olarak, öğrenilen bilgileri yansıtma imkânı sağlayan öğrenme günlükleri kullanılmıştır. Amaçlı örnekleme yöntemiyle seçilen çalışma grubu, Ankara'da bulunan bir Anadolu lisesinin 9. sınıf öğrencilerinden oluşmaktadır. Araştırma yarı deneyseldir, kontrol gruplu son test yöntemi kullanılmıştır. Deney ve kontrol grubunda ders süresi üç haftadır. Deney grubunda konunun anlatımıyla birlikte basit deneyler yapılmış ve deneylerin uygulamasına öğrenciler de katılmıştır. Kontrol grubunda ders anlatımı yalnızca geleneksel öğretim yöntemiyle yapılmıştır. Her iki gruba da araştırmacı tarafından hazırlanan öğrenme günlükleri dağıtılmıştır. Öğrenme günlüklerinden elde edilen veriler bilgisayar ortamına aktarılmış, MAXQDA 2020 programıyla içerik analizi yapılarak değerlendirilmiştir. Programda, belirlenen kodlarla öğrencilerin yanıtlarına uygun kod atamaları yapılmıştır. Araştırmanın sonunda basit deneylerle ders anlatımı yapılan deney grubunun doğru yanıtları kontrol grubundan fazla olduğu görülmektedir. Elde edilen bu sonuç, biyoloji eğitiminde basit deney kullanımının öğrenme üzerine etkisi olduğunu göstermektedir. Anahtar sözcükler: basit deney, popüler bilim yayınları, öğrenme günlükleri, yansıtıcı düşünme, hücre zarından madde geçişleri, biyoloji öğrenimi
Turna (Keşiş) gölü ornitofaunası üzerine bir araştırma
Bu araştırma ile Van İli Gürpınar İlçesi'nde bulunan Turna (Keşiş) Gölü'nün ornitofaunası araştırıldı. 12 ay süren bu çalışmada Turna Gölü'ndeki kuş popülasyonu gözlemlendi. Toplamda 11 Takım ve 26 Familya'ya ait 74 tür ve 1 alttür tespit edildi. Bu tür sayısı, Türkiye'de gözlemlenen 530 kuş türünün yaklaşık % 14.1'ine ve Van Gölü Havzası'nda gözlemlenen 234 kuş türünün yaklaşık % 32.1'ine denk gelmektedir. Uluslararası Doğayı Koruma Birliği (IUCN) kriterleri baz alındığında alanda tespit edilen türlerden; 2 türün Endangered (EN), 1 türün Vulnerable (VU), 3 türün Near Threatened (NT) ve 69 türün de Least Concern (LC) kategorisinde olduğu tespit edildi. Avrupa Yaban Hayati ve Yaşamlarınn Korunması Sözleşmesi (BERN) kategorisinde Ek II Listesinde toplam 45 tür ve Ek III Listesinde 24 tür bulunmaktadır. BERN kategorisine göre 6 tür kapsam dışındadır. Alanda yaşayan kuş türlerinin Bölge Statüsü durumuna bakıldığında 14 türün rastlantısal (R), 56 türün yaz ziyaretçisi (YZ) ve 2 türün transit göçmen (T) ve 3 türün kış ziyaretçisi (KZ) olduğu belirlendi. Yaz ziyaretçisi türlerin araştırma alanında ürediği gözlemlendi. Van Gölü Havzasının en yüksek konumunda bulunan Turna Gölü; birçok kuş türü için üreme, barınma, beslenme ve dinlenme alanı teşkil etmektedir.
Biyoloji eğitiminde hikayeleştirme
Bu çalışmada, biyoloji öğretmenlerinin hikayeleştirme örneği ile ilgili görüşlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Öğretmenlerin, bir hikaye içinde metafor ve analoji gibi eğitsel araçları kullanmaları, kendi başına edindikleri deneyimler olarak düşünülmüş ve bu deneyimlerle ilgili görüşler, hikayeleştirme yönteminin biyoloji eğitimine uygunluğunu ve kullanılabilirliğini ortaya çıkarmada kullanılmıştır. Nitel araştırma yaklaşımı ile yürütülen bu araştırmada, olgu bilim desen (fenomenoloji, görüngü bilim) çalışması yöntemi kullanılmıştır. Çalışmada, araştırmacının seçtiği çeşitli lise türlerinde görevli 15 biyoloji öğretmeni ile görüşme yapılmıştır. Araştırmada, biyoloji öğretmenleri hikayeleştirme örneğini incelemiş ve bu örnekle ilgili kendilerine yöneltilen sorularla ilgili sözlü ve yazılı olarak görüşlerini bildirmiştir. Görüşmeler sırasında görüşleri teyit etmek amaçlı derinleştirme soruları sorulmuştur. Öğretmenlerle yapılan bu görüşmelerde, araştırma verileri ses kaydına alınarak ve yazılı olarak toplanmıştır. Araştırma sonucunda ulaşılan verilere içerik analizi yapılmıştır. Elde edilen bulgular kodlar, kategoriler ve tema oluşturularak anlatılmış ve değerlendirilmiştir. Araştırmanın sonucunda; biyoloji öğretmenlerinin hikayeleştirme yöntemini Bloom Taksonomisi Bilişsel Alan Sınıflandırılması (Bilişsel Süreçler Boyutu) açısından ve biyoloji dersine katkısı açısından değerlendirdiği ortaya çıkmıştır. Biyoloji öğretmenlerinin, öğrenme ortamlarında öğretim yöntem ve teknikleri seçerken öncelikli olarak dikkat ettiği unsurlara ulaşılmıştır. Bu unsurlar; seçilen yöntem ve tekniklerin öğrenci kazanımlarını karşılayabilir olması, bilim eğitimine katkıda bulunabilir olması, öğretim ilkelerini yansıtabilir olması ve öğrencilerin duygusal özelliklerine hitap edebilir olması şeklinde belirlenmiştir. Ayrıca hikayeleştirme yöntemi ile ilgili verilecek bir eğitimden biyoloji öğretmenlerinin beklentileri saptanmıştır.
Stil sınıflandırma araştırmalarının biyoloji öğretimi çerçevesinde incelenmesi
Bu çalışma, biyoloji öğretimi çerçevesinde yapılan stil sınıflandırma araştırmalarının belirlenen ölçütlere göre dağılımını incelemektedir. Türkiye'de 1990-2021 yılları arasında yapılmış olan, biyoloji konularının öğretimini içeren stil temelli yüksek lisans ve doktora tezleri ile makalelerin genel analizi yapılmıştır. Nitel araştırma yöntemi kullanılarak, betimsel nitelikte bir araştırma yürütülmüştür. Çalışmada tezler YÖK Ulusal Tez Merkezi veri tabanından, makaleler ise TÜBİTAK ULAKBİLİM TR Dizin elektronik kaynağından araştırmacı tarafından belirlenen anahtar kelimeler kullanılarak elde edilmiştir. Doküman analizi sonunda 107 yüksek lisans tezi ve 26 doktora tezi olmak üzere toplam 133 tez çalışması ile 95 makale araştırmaya dahil edilmiştir. Yalnızca tam metin olarak erişime açık olan tez ve makalelerin taraması yapılmıştır. Araştırmacı tarafından hazırlanan "Makale Tarama Formu" ve "Tez Tarama Formu" aracılığı ile verilerin içerik analizi gerçekleştirilmiştir. Bulgular belirlenen tema, kategori, alt kategori ve kodlar özelinde betimleyici istatistikler (frekans – yüzde değerleri) ile sunulmuştur. Çalışmada stil sınıflandırmalarının çeşitliliği, bu sınıflandırmaların kendi içlerinde farklı tür ve boyutlara ayrılmaları dolayısıyla boyut fazlalığından oluşan karmaşıklık ve başlı başına stil kavramının tanımlama ve kullanım şekillerinden doğan kavram karmaşası olmak üzere üç temel sonuç tespit edilmiştir. Tespit edilen bu sonuçlar biyoloji disiplini ve stil temelli öğretim ile ilişkilendirilmiştir.
Ağaç türlerinin öğretiminde üç boyutlu çok kullanıcılı sanal ortamların kullanılması
Bu araştırmanın temel amacı, yeryüzünde yaşam için büyük bir öneme sahip ağaçların özelliklerinin öğretiminde üç boyutlu (3B) çok kullanıcılı sanal ortamların kullanılabilirliğinin sorgulanmasıdır.Bu temel odak noktasına göre araştırmanın amacı ise, 3B çok kullanıcılı sanal ortamların biyoloji eğitimin aktörleri olan biyoloji öğretmenlerinin yakın çevrelerindeki ağaçları tanımasına yönelik etkililiğinin incelenmesidir. Karma araştırma yöntemi kullanılan araştırmada nicel araştırma yöntemi olarak öntest sontest kontrol gruplu yarı deneysel model, nitel araştırma modeli olarak tematik deseni kullanılmıştır. Tasarım temelli öğrenme modellerinden ADDIE modeli kullanılarak geliştirilen 3B sanal ortam Unity3D platformunda geliştirilmiştir. Araştırma pilot uygulama uygulama olmak üzere iki aşamada gerçekleştirilmiştir. Araştırmada uzman görüşlerine göre gerekli düzeltmeler yapıldıktan sonra 24 üniversite öğrencisi ile pilot uygulama ve 70 biyoloji öğretmeni (kontrol grubu: sunuş yoluyla öğretim, deney grubu: üç boyutlu sanal öğrenme ortamı uygulaması) ile uygulama yapılmıştır. Araştırmanın nicel veri toplama araçları; Uzman Görüş Formu, 3B Sanal Öğrenme Ortamları Değerlendirme Ölçeği ve Modifiye Edilmiş Verilen Ağacı Tanı Testi olup nitel veri toplama araçları ise Kullanıcı Görüşme Formu'dur. Araştırmanın nicel verilerinin analizinde eşleştirilmiş örneklemler t-testi ve ANCOVA analiz tekniği, nitel verilerin analizinde ise tematik analiz kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre; kullanılan araştırma modellerinin katılımcıların ağaçları tanıma düzeylerinde etkili olduğu belirlenmiştir. Ancak 3B sanal öğrenme ortamının katılımcıların ağaçları tanımalarında sunuş yoluyla öğretim modeline göre daha fazla etkili olduğu saptanmıştır. Bu sonuçlara göre ADDIE öğretim tasarımı modeli kullanılarak ağaç türlerinin öğretimine yönelik geliştirilen 3B sanal öğrenme ortamı ağaç eğitimine yönelik etkili bir ortam olarak kullanılabileceği söylenebilir.
Açık alan etkinlikleri ile desteklenmiş biyoloji öğretim programının öğrenci başarı ve tutumu üzerine etkisi
Bu çalışmada açık alan eğitimi ile desteklenmiş ortaöğretim onuncu sınıf biyoloji öğretim programın sınıf içi eğitime göre öğrencilerin başarısı ve biyolojiye karşı tutumu üzerine etkisi ve bu etkinin kalıcılığı araştırılmıştır. Çalışma gruplarını açık alan eğitimine katılan deney (N=43), sınıf içi öğretime katılan kontrol–II (N=35) ve çalışma konusu ile ilgili hiçbir eğitime katılmayan kontrol–I (N=35) grubu oluşturmaktadır. Yarı deneysel desen araştırma metodu olarak kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak öğrencilerin başarılarındaki değişimi belirleyebilmek için çoktan seçmeli sorulardan oluşan başarı testi, öğrencilerin biyolojiye karşı tutumlarındaki değişimi belirleyebilmek içinse tutum ölçeği ve öğrencilerin daha önceki açık alan deneyimlerini belirleyebilmek için bir anket kullanılmıştır. Deney ve kontrol–II gruplarına ön test, son test ve kalıcılık testi, kontrol–I grubuna ise ön test ve kalıcılık testi uygulanmıştır. Çalışmanın son test sonuçlarına göre açık alan eğitimine katılan deney grubu öğrencilerinin başarısı (x̅=13.23) ve tutumu (x̅=4.08) sınıf içi öğretime katılan kontrol–II grubunun başarı (x̅=9.05) ve tutumuna (x̅=3.75) göre daha olumlu etkilenmiştir (p<0.05). Ön test uygulamasından altı ay sonra uygulanan kalıcılık testi sonucuna göre deney grubunun başarı ve tutumu ön test sonucuna göre hala yüksek iken, kontrol–II grubu herhangi bir öğretime katılmayan kontrol-I grubu ile aynı başarı ve tutum düzeyine gerilemiştir. Çalışma sonuçlarına göre açık alan eğitiminin öğrencilerin başarısı ve biyolojiye karşı olan tutumlarına sınıf içi öğretime göre daha olumlu ve kalıcı bir etki yaptığı belirlenmiştir. Açık alan eğitimi ortaöğretim biyoloji öğretim programına eklenmesi ve etkili bir açık alan eğitimi uygulaması için Millî Eğitim Bakanlığı ve üniversitelerin iş birliği yapması önerilmektedir.
Ters yüz öğrenme modelinin biyoloji konularını öğrenmeye etkisi: Mitokondri ve kloroplast örneği
Bu araştırmada, ters yüz öğrenme modelinin biyoloji konularını öğrenmedeki etkisi, mitokondri ve kloroplast organelleri üzerinden incelenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu, 2019-2020 eğitim öğretim yılında ortaöğretim 9. sınıfa devam eden ve amaçlı örneklem yöntemine göre seçilmiş 68 öğrenci oluşturmaktadır. Bu araştırmada kontrol gruplu son test deneysel desen yöntemi kullanılmıştır. Çalışma grubunu, akademik başarıları birbirine yakın olarak seçilen 34 kontrol ve 34 deney grubu öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmanın deney grubu olarak seçilen öğrenciler için Mitokondri ve Kloroplast konuları ile ilgili ders videoları hazırlanmış, hazırlanan videolar açık kaynak olarak Youtube platformunda araştırmacı tarafından açılan kanala yüklenmiştir. Sınıf dışı ortamda öğrenciler bu videoları izlemiş, sınıfta ise konuyla ilgili istasyon tekniği uygulanmıştır. Kontrol grubundaki öğrencilere ise konular mevcut biyoloji dersi öğretim programındaki şekliyle geleneksel öğretim yöntemleriyle işlenmiştir. Araştırma toplam 2 hafta sürmüştür. Araştırma verileri, araştırmacı tarafından hazırlanan açık uçlu 2'şer sorudan oluşan yarı yapılandırılmış 2 form ile toplanmıştır. Toplanan veriler içerik analizi yapılarak değerlendirilmiştir. Kategoriler, 2 alan uzmanının görüşü alınarak oluşturulmuştur. Veri analizinde MAXQDA 2020 programı kullanılmıştır. Sonuç olarak, ters yüz öğrenme modelinin uygulandığı deney grubundaki öğrencilerin mitokondri ve kloroplast ile ilgili verdikleri doğru cevapların sayısının, geleneksel öğretim yönteminin uygulandığı kontrol grubundaki öğrencilerden daha fazla olduğu görülmüştür. Bu araştırma sonuçları, ters yüz öğrenme modelinin biyoloji konularını öğrenmede etkili olabileceğini gösterir niteliktedir.
Ortaöğretim biyoloji öğretim programının üreme, çoğalma ve gelişme konuları açısından değerlendirilmesi
Biyoloji alanı eğitiminde edinilen bilgilerin, doğrudan insan yaşamını etkilediği göz önünde bulundurulursa gelecek nesilleri, dolayısıyla da toplumu bu denli yakından ilgilendiren konuların öğretimi gün geçtikçe önem kazanmaktadır. Biyolojinin konularından olan "üreme, çoğalma ve gelişme", temel olarak insanın ve diğer canlıların nesillerinin devamı için kendi gen bileşimlerini sonraki kuşaklara nasıl aktardıklarına ilişkin bilgiler içerir. Yaşantımızla iç içe ve yaşantımızı bu denli yakından ilgilendiren konuları içeren biyoloji dersinin eğitiminde bir kılavuz olarak kullanılan ülkemizdeki öğretim programlarında sık sayılabilecek değişiklikler yaşanmaktadır. Bu çalışmayla 2018 yılında uygulamaya konulmuş olan ortaöğretim biyoloji öğretim programının 9, 10, 11 ve 12. sınıflarında yer alan üreme, çoğalma ve gelişme konularının öğretim programındaki durumunun incelenmesi amaçlanmıştır. Bu bağlamda ortaöğretim biyoloji dersi öğretim programı; üreme, çoğalma ve gelişme konularına ilişkin yer alan üniteler, kazanımlar, sınıf düzeyi, içerik açısından ve referans olarak alınan birkaç ülkenin biyoloji dersi öğretim programlarıyla karşılaştırmalı olarak incelenerek değerlendirilmiştir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi kullanılmıştır. Doküman olarak Milli Eğitim Bakanlığı'nca uygulanmakta olan biyoloji dersi öğretim programı ile Finlandiya, Almanya ve İngiltere'nin biyoloji dersi öğretim programları ele alınmış, içerik analizine tabii tutulmuştur. Çalışmadan elde edilen sonuçlara göre, ortaöğretim biyoloji dersi öğretim programında üreme, çoğalma ve gelişme konularına ayrılan kazanımların ve ders saatinin yetersiz olduğu, öğretim programında 11. sınıfta yer alan üreme konusunun ikinci döneme denk gelmesinin öğrenciler açısından dezavantajlı durumlar oluşturabileceği tespit edilmiştir. Araştırma, Türkiye'deki biyoloji dersi öğretim programlarının referans olarak ele alınan ülkelerin biyoloji dersi öğretim programlarına içerik açısından benzediği halde, programların uygulanmasında etkili olmadığının belirli sebeplerden kaynaklandığını göstermektedir.
Biyoloji eğitiminde bağlam temelli tasarlanan öğretim materyallerinin uygulanabilirliğine yönelik öğretmen görüşleri
Bu çalışmada, biyoloji öğretmenlerinin bağlam temelli etkinlik ve çalışma yaprakları ile ilgili görüşlerinin araştırılması hedeflenmiştir. Bu hedeften yola çıkarak öğretmenlerin; süreçten beklentilerinin, bağlam temelli biyoloji öğretiminin uygulanabilirliğine ve kullanışlılığına ilişkin görüşlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Nitel araştırma yaklaşımıyla yürütülen bu araştırmada olgu bilim desen çalışması yöntemi kullanılmıştır. Çalışma, araştırmacı tarafından seçilen Şehit Özgür Kara Anadolu Lisesi, Fatih Sultan Mehmet İmam Hatip Lisesi, Kalaba Anadolu Lisesi ve Kalaba Meslek Lisesi'nde çalışan 15 biyoloji öğretmeniyle yürütülmüştür. Araştırmada, her bir öğretmen iki bağlam temelli biyoloji öğretim etkinliğini incelemiş ve çalışma yaprakları ile ilgili kendilerine yöneltilen sorular vasıtasıyla yazılı olarak görüşlerini bildirmişlerdir. Teyit amaçlı yapılan görüşmeler sırasında ise öğretmenlere bağlam temelli öğretimle hazırlanan çalışma yapraklarının yeterlikleri çerçevesinde sorular yöneltilmiş, dönütler verilerek derinleştirme soruları sorulmuştur. Öğretmenlerle yapılan bu görüşmeler not tutularak kayıt altına alınmıştır. Araştırmanın verileri online yazılı olarak ve sonrasında gerçekleştirilen görüşmeler vasıtasıyla toplanmıştır. Araştırma bitiminde ulaşılan verilere içerik analizi yapılmıştır. Elde edilen bulgular kodlar ve kategoriler oluşturularak anlatılmış ve değerlendirilmiştir. Araştırmanın sonucunda, 11 öğretmenin bağlam temelli öğretimle hazırlanan çalışma yapraklarını uygulanabilir ve kullanışlı bulduğu, 4 öğretmenin ise bağlam temelli öğretimle hazırlanan çalışma yapraklarını uygulanabilir ve kullanışlı bulmadığı tespit edilmiştir. Öğretmenlerin bağlam temelli öğretimle hazırlanan çalışma yapraklarını uygulanabilir bulmamalarına mevcut okul şartlarının ve ders sürelerinin yetersiz olmasının etkisi olduğu belirlenmiştir. Anahtar sözcükler: bağlam temelli biyoloji öğretimi, bağlam temelli çalışma yaprakları, biyoloji öğretmenleri, uygulanabilirlik
Belgesel temelli artırılmış gerçeklik uygulamalı çevre eğitiminin etkililiği üzerine bir çalışma
Bu çalışmada, belgesel temelli artırılmış gerçeklik uygulamalarına dayalı çevre eğitiminin eleştirel düşünme boyutlarına ve çevre sorunlarında fen okuryazarlığına etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Karma yöntemde desenlenen araştırmanın çalışma grubunu, 118 ortaöğretim onuncu sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmanın nicel kısmında ön test, son test kontrol gruplu deneysel desen, nitel kısmında ise durum çalışması benimsenmiştir. Araştırmada Kişisel Bilgiler Formu, Eleştirel Düşünme Eğilimi Ölçeği, Çevre Sorunlarında Fen Okuryazarlığı Testi, Çevre Sorunlarında Eleştirel Düşünme Becerileri Formu ve Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu kullanılmıştır. Nicel veriler için betimleyici istatistikler, ki-kare, güvenirlik, t testi, kovaryans, korelasyon ve regresyon analizlerine başvurulmuştur. Nitel veri analizinde betimsel ve içerik analizi kullanılmıştır. Araştırmanın bulguları, belgesel temelli artırılmış gerçeklik uygulamalı çevre eğitiminin eleştirel düşünme eğilimini, eleştirel düşünme becerilerini ve çevre sorunlarında fen okuryazarlığını arttırdığını göstermektedir. Ayrıca, yapılan regresyon analizi sonucunda eleştirel düşünme eğilimi ile eleştirel düşünme becerilerinin çevre sorunlarında fen okuryazarlığının %50'sini yordadığı tespit edilmiştir. Belgesel temelli artırılmış gerçeklik uygulamalı çevre eğitiminin, çevreye yönelik empatiyi arttırmada daha başarılı olduğu belirlenmiştir. Katılımcılar, artırılmış gerçeklik uygulamalarının motivasyona, öğrenmeye ve çevreye ilişkin katkılar sağladığını belirtmiştir.
Biyoloji öğretmen adaylarının protein sentezi konusundaki teknolojik pedagojik alan bilgisi
Günümüzdeki teknolojik gelişmeler, öğretmenlerin pedagojik ve alan bilgilerinin yanı sıra teknoloji bilgilerini de öğretim sürecine entegre ederek etkili ve verimli bir öğrenme gerçekleştirmelerini gerektirmektedir. Çalışmada, biyoloji öğretmen adaylarının protein sentezi konusundaki Teknolojik Pedagojik Alan Bilgisi (TPAB) incelenmiştir. Çalışma, 8 biyoloji öğretmen adayı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme formu, açık uçlu alan bilgisi testi, ders planı ve ders planı değerlendirme formu kullanılmıştır. Veri toplama araçlarından elde edilen veriler, TPAB bileşenleri çerçevesinde eş zamanlı olarak analiz edilip birlikte değerlendirilmiştir. Elde edilen verilerin analizinde bir nitel veri analizi programı olan MAXqda kullanılmıştır. Veriler, nitel içerik analizi yapılarak değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda, biyoloji öğretmen adaylarının protein sentezi konusunun anlatımında teknolojiden faydalanmanın yararlı olacağına inandıkları ve kullanmak istedikleri görülmüştür. Öğretmen adaylarının pedagojik bilgi, teknolojik bilgi, teknolojik pedagojik bilgi açısından kısmen yeterli oldukları belirlenmiştir. Protein sentezine ilişkin konu alan bilgilerinin ise yeterli düzeyde olmadığı, önemli bilgi eksiklikleri ve kavram yanılgıları olduğu tespit edilmiştir. Protein sentezine ilişkin alan bilgileri yeterli olmadığından sahip oldukları pedagojik bilgiyi konunun öğretimi bağlamında nasıl kullanacaklarını açıklayamamışlardır. Bir başka deyişle pedagojik alan bilgisi bileşenine ilişkin açıklamaları yetersiz olmuştur. Aynı şekilde alan bilgilerindeki eksiklik, teknolojik alan bilgilerine de yansımıştır. Bununla birlikte teknoloji bilgileri, pedagojik bilgileri tek başlarına iyi olmasına rağmen teknoloji bilgilerini konu alanının öğretimine entegre etmekte zorlanmışlardır. Anahtar sözcükler: protein sentezi, biyoloji öğretimi, teknoloji bilgisi, teknolojik pedagojik alan bilgisi, içerik analizi.
Lise öğrencilerinin biyoçeşitlilik konusunda bilişsel yapılarının ve alternatif kavramlarının belirlenmesi
Bu çalışmada, 12. Sınıf lise öğrencilerinin biyoçeşitlilik konusunda bilişsel yapılarının analizi ve mevcut alternatif kavramlarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışmanın modeli nitel esaslı olan betimsel bir çalışmadır. Veri toplama aracı olarak öğrencilerin bilişsel yapılarının açığa çıkarılması için kelime ilişkilendirme testi formları, metaforik algı ve açık uçlu soru teknikleri kullanılmıştır. Bu çalışma Konya ilinde bir özel okulda öğrenim gören 12. sınıfların farklı şubelerindeki 151 öğrenci ile yürütülmüştür. Kelime ilişkilendirme testinde içerik analizi kullanılmıştır. Biyoçeşitlilik anahtar kelimesi kullanılarak öğrencilerden 50 sn. içinde belirlenen kavram ile ilgili akıllarına gelen kelimeleri yazmaları istenmiştir. Daha sonra bu ürettikleri kelimelerden 2 cümle kurmaları istenmiştir. İnceleme sonucunda veriler 6 kategori altında toplanmıştır. Bu kategoriler; tür çeşitliliği, ekosistem ve bileşenleri, genetik çeşitlilik, taksonomi, bilim dalı ve ekolojik olaylar çeşitliliği olarak ayrılmıştır. Bunlar içerisinde en yüksek frekansa sahip olan kategori "tür çeşitliliği" kategorisidir. Öğrenciler genellikle bu kategoride canlı çeşitliliği, tür çeşitliliği gibi konularla ilgili kelimeler yazmayı tercih etmişlerdir. Öğrencilerin kurdukları cümleler ise bilimsel bilgi içeren cümleler, yüzeysel cümleler ve kavram yanılgısı içeren cümleler şeklinde kategorilere ayrılmıştır. 4 Katılımcının kavram yanılgısı içeren cümle kurdukları tespit edilmiştir. Metafor tekniğinde elde edilen verilerin analizinde içerik analizi kullanılmıştır. Buna dayanarak anket içerisinde "biyoçeşitlilik …. gibidir. Çünkü …." şeklinde metaforu açığa çıkaran cümleyi tamamlamaları istenmiştir. Biyoçeşitlilikle ilgili geçerli metafor sayısı 80 olarak tespit edilmiştir. Oluşturulan kategori sayısı ise 6' dır. Bu kategoriler frekans değerlerine göre sırasıyla; farklılık bağlamında biyoçeşitlilik, dinamik bağlamında biyoçeşitlilik, yaşam anlamında biyoçeşitlilik, etkileşim bağlamında biyoçeşitlilik, biyolojik entropi anlamında biyoçeşitlilik, ekolojik denge anlamında biyoçeşitlilik şeklindedir. En baskın olan kategori farklılık bağlamında biyoçeşitlilik kategorisi olarak belirlenmektedir. En çok tekrar eden metaforlar ise su (7), insan (6), ağaç (6), orman (5), düşünce (5) ve renk paleti (5) şeklindedir. Açık uçlu sorulardan elde edilen verilerin değerlendirilmesinde içerik analizi kullanılmıştır. Öğrencilere biyoçeşitlilik ile ilgili 3 tane açık uçlu soru sorulmuş ve alınan cevaplar analiz edilmiştir. Analizlere göre cevaplar bilimsel bilgi içeren, yüzeysel bilgi içeren ve kavram yanılgısı içeren cümleler şeklinde kategorilere ayrılmıştır. "Biyoçeşitliliğin önemi nedir? Bir örnek veriniz." Sorusuna alınan cevaplarda sadece 4 öğrenci kavram yanılgısı içeren cümle kurmuştur. "Biyoçeşitliliğin azalmasının olası etkileri nelerdir?" sorusuna verilen cevaplarda 5 katılımcı kavram yanılgısında bulunmakla beraber "biyoçeşitliliği tehdit eden faktörler nelerdir?" sorusuna verilen cevaplarda kavram yanılgısı içeren cümlelere rastlanmamıştır. Sonuç olarak, biyoçeşitlilik ile ilgili kelime ilişkilendirme testi, metafor tekniği ve açık uçlu sorular tekniği ile yapılan analizler değerlendirildiğinde öğrencilerin bilişsel yapılarının ve alternatif kavramlarının yeterli düzeyde olduğu görülmektedir. Fakat bazı öğrencilerin kurdukları cümlelerde yanlış öğrenmeler ve kavram yanılgısı olması konunun tam olarak anlamlandırılmadığı şeklinde yorumlanabilmektedir. Anahtar Kelimeler: Biyoçeşitlilik, kelime ilişkilendirme testi, metafor, bilişsel yapı
Lise biyoloji ders kitaplarının 21.yüzyıl becerileri bakımından incelenmesi
Bu araştırmada, 2022-2023 eğitim-öğretim yılında okutulan lise biyoloji ders kitaplarında 21.yüzyıl becerilerinin ne kadar yer aldığı belirlenmeye çalışılmıştır. Çalışmada 21.yüzyıl becerileri; düşünme yolları, çalışma yolları, çalışma araçları ve dünyaya entegrasyon beceri alanları ve bunların alt boyutları açısından ele alınmıştır. Çalışmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. 2022-2023 eğitim öğretim yılında okutulan 9, 10, 11 ve 12.sınıf lise biyoloji ders kitaplarında belirlenen analiz birimleri amaçlı örnekleme yöntemiyle seçilmiştir. Doküman inceleme yöntemi ile toplanan veriler betimsel analiz yöntemiyle incelenmiştir. Verilerin analizinde; düşünme yolları beceri alanı alt boyutları, çalışma yolları beceri alanı alt boyutları, çalışma araçları beceri alanı alt boyutları ve dünyaya entegrasyon beceri alanı alt boyutları analiz kodları olarak kullanılmıştır. Yapılan değerlendirmelere göre, lise biyoloji ders kitaplarında yer alan düşünme yolları beceri alanı ile ilgili analiz birimlerinin diğer beceri alanlarına oranla daha fazla olduğu görülmüştür. Fakat bu beceri alanında üst düzey düşünme becerileri gerektiren problem çözme becerilerinin sayısı oldukça az görülürken, araştırma sorgulama yaklaşımının yansıması olduğu düşünülen eleştirel düşünme becerilerinin sayısının daha fazla olduğu görülmüştür. Yapılan değerlendirmelere göre, lise biyoloji ders kitaplarında dünyaya entegrasyon beceri alanı ile ilgili olduğu belirlenen analiz birimlerinin ise diğer beceri alanlarına oranla daha az olduğu tespit edilmiştir. Ders kitaplarında yer alan bazı ünitelerde dünyaya entegrasyon beceri alanı alt boyutlarına hiç rastlanmadığı görülmektedir. Lise biyoloji kitabında birden fazla beceri alanını aynı anda yansıtması dolayısıyla başarılı bulunan etkinliklerin sayısının artırılmasının gerekli olduğu düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: 21.Yüzyıl Becerileri, Lise Biyoloji Ders Kitabı, Eğitim
11. sınıf biyoloji ders kitabında kullanılan metaforlar ve analojiler üzerine bir çalışma
Anlaşılması zor soyut kavramları somutlaştırarak anlamlandırmayı kolaylaştıran metaforlar ve analojiler günlük yaşantımızda, edebiyatta ve bilimde çokça kullanılan düşünme yetilerini ve yaratıcılığı geliştiren, eğitsel araçlardır. Biyoloji bilimi de anlaşılması zor soyut kavramlar içermektedir. Bu kavramların öğrenilmesi ve akılda tutulabilmesi için kullanılan metafor ve analojiler Biyoloji ders kitaplarında benzetme, şekil, model olarak sıkça kullanılmaktadır. Bu çalışmanın amacı 11. Sınıflarda okutulmak üzere önerilen biyoloji ders kitabında kullanılan metaforlar ve analojileri analiz etmektir. Bu çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi yapılmıştır. Çalışmada veriler içerik analiz tekniği ile analiz edilmiştir. 11. sınıf biyoloji ders kitabında metafor ve analojilerden toplamda 1790 veri elde edilmiştir. Bu verilere bakıldığında soyut kavramların bilim dili ile açıklanabilmesi zor olduğundan eğitsel araç olarak metafor ve analojilerin sıklıkla kullanıldığı görülmüştür. Metafor ve analojiler kavram yanılgılarına neden olmayacak şekilde kullanıldığında öğrenmeyi olumlu etkileyecektir.
Kök hücre bağışı ve nakli ile organ bağışı ve nakli hakkında biyoloji öğretmenlerinin görüşleri: Sosyobilimsel bir çalışma
Bu çalışmanın amacı, sosyobilimsel konu olan ve biyoloji dersi öğretim programında yer alan kök hücre, doku, organ bağışı ve nakli hakkında biyoloji öğretmenlerinin görüşlerini ortaya çıkarmaktır. Çalışmada, karma desen yöntemi kullanılmıştır. Bu çalışmada (nicel çalışma ve nitel çalışma kısmının her ikisinde) katılımcılar 2021-2022 eğitim-öğretim yılında Balıkesir ilinde görev yapan 45 biyoloji öğretmeninden oluşmaktadır. Çalışmada iki veri toplama aracı kullanılmıştır. Nicel veriler için Organ Nakli ve Bağışı Tutum Ölçeği kullanılırken, nitel veriler için Senaryo Temelli Kök Hücre ve Organ Bağışı Görüş Formu kullanılmıştır. Nicel veriler, SPSS 26 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Nicel analizde betimsel analiz yapılmıştır. Kolmogrov Smirnov Testine göre, verilerin normal dağılmadığı gözlenmiş daha sonra Whitney U Testi uygulanmıştır. Nitel veriler ise, içerik ve betimsel analiz tekniklerine tabi tutularak analiz edilmiştir. Bunun için nitel sorulara verilen cevaplar kodlanmış, benzer özellikli cevaplar aynı tema altında toplanmıştır. Nicel verilerin sonuçlarına göre, belirlenen değişkenlere göre öğretmenlerin organ nakli ve bağışı ile ilgili tutumları arasında anlamlı farklılık bulunamamıştır. Nitel verilerin sonuçlarına göre, kök hücre-doku-organ nakli-bağışı konularında sosyolojik ve kültürel etkilerin yanı sıra eğitim seviyesinin önemi ortaya çıkmaktadır. Bağışçı olan katılımcı sayısı azken, bağış yapmak isteyen katılımcı sayısının fazla olduğu görülmüştür. Bağış-nakil konularıyla ilgili küçük yaşlardan itibaren bilginin artmasının bağışçı sayısında artış olarak etki edeceği düşünülmektedir. Bağış-nakil konularında sosyal medya ve kamu spotu çalışmalarının olumlu etki yaratacağı sonucuna ulaşılmıştır. Kök hücre – doku- organ nakli ve bağışı ile ilgili kazanımların , Biyoloji Dersi öğretim programının yanı sıra Sağlık Bilgisi ve Trafik Kültürü ve Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi öğretim programına da eklenmesinin faydalı olacağı söylenebilir.
Biyoloji öğretmenlerinin kanser kavramı ile ilgili görüşleri: Sosyo-bilimsel bir çalışma
Bu araştırmanın amacı, biyoloji öğretmenlerinin kanser kavramı ile ilgili görüşlerini belirlemektir. Çalışma, nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubu, 2021-2022 eğitim-öğretim yılı bahar döneminde Balıkesir ilinde görev yapan 45 biyoloji öğretmeninden oluşmaktadır. Veriler, araştırmacı tarafından geliştirilen 3 veri toplama aracı ile toplanmıştır. Bunlar: Demografik Bilgiler Formu, Kanser Kelime İlişkilendirme Formu ve Senaryo Temelli Kanser Görüş Formu. Veri analizinde, betimsel analiz ve içerik analizi teknikleri kullanılmıştır. Çalışmadan elde edilen sonuçlara göre, biyoloji öğretmenlerinin kanser ile ilgili farkındalıklarının yüksek olduğu, kanser ile ilgili bilişsel kavramlarının daha çok ortaöğretim biyoloji dersi öğretim programında geçen kavramlardan etkilendiği görülmüştür. Öğretmenlerin kanser ile ilgili çoğunlukla olumsuz algılarının olduğu, kanser ile ilgili bilgi birikimlerinin yeterli olduğu fakat yeni tedavi yöntemlerini ve tarama yöntemlerini bilme açısından yetersiz oldukları tespit edilmiştir. Öğretmenlerin kanser etkeni virüsler ve virüslerden korunma için aşı kullanımı, genetik tarama programları ilgili kavramların tam anlaşılmadığı ve bu konuda olumsuz düşünceleri olduğu gözlenmiştir. Kanser ile ilgili edinilen olumsuz algının daha çok öğretim programı dışı kaynaklı ve yaşanılan çevreden edinildiği görülmüştür. Bu araştırma sonucunda, biyoloji öğretim programında var olan kazanımlara ek olarak biyoloji öğretim programında kanser konusu ile ilgili bazı önerilerde bulunulmuştur.
Temel kimya kavramlarının kavram karikatürleri ile desteklenen argümantasyon yöntemiyle öğretiminin öğretmen adaylarının kimyasal gösterimleri anlamasına etkisi
Bu çalışma, kavram karikatürleri ile desteklenen argümantasyon yönteminin 1. sınıf biyoloji öğretmen adaylarının temel kimya kavramlarına (saf madde, molekül, atom, iyon, parçacık, element, bileşik, sulu çözelti) ilişkin kimyasal gösterimleri anlamalarına etkisini belirlemeyi amaçlamaktadır. Araştırmada ön test son test tek gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini Balıkesir Üniversitesinde öğrenim gören 16 1. sınıf Biyoloji Öğretmen adayı oluşturmaktadır. Kavram karikatürleri araştırmacı tarafından hazırlanmış ve tasarlanan öğretim dokuz hafta sürmüştür. Veri toplama aracı olarak Gkitzia, Salta ve Tzougraki (2019) tarafından geliştirilen "Kimyasal Gösterim Kavram Testi" ve "Yarı Yapılandırılmış Görüşme Soruları" kullanılmıştır. Araştırmada kimyasal gösterim kavram testi öğretmen adaylarına ön test ve son test olarak uygulanmıştır. Nicel verilerin analizinde SPSS 23 paket program kullanılırken, nitel verilerin analizi içerik analizi ile gerçekleştirilmiştir. Çalışma sonucunda, kavram karikatürü destekli argümantasyon yöntemine göre gerçekleştirilen derslerin, öğretmen adaylarının kimyasal gösterimleri anlama başarılarını istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde arttırdığı belirlenmiştir. Bunun yanında öğretmen adaylarının son testte yaptıkları altmikroskobik boyuttaki çizimlerinde ve kimyasal gösterimler arası geçişlerinde olumlu anlamda gelişme olduğu tespit edilmiştir. Öğretmen adaylarının kavram karikatürü destekli argümantasyon yöntemine göre gerçekleştirilen dersleri eğlenceli buldukları, bu tarz derslerin bilginin kalıcılığını artırdığını düşündükleri ve kimya dersine karşı olumlu yönde tutum geliştirmelerini sağladığı belirlenmiştir.
Sanatsal & bilimsel illüstrasyonun lisans eğitimindeki yeri ve biyoloji bölümü öğrencilerinin botanik illüstrasyon alanındaki görüşleri (Abant İzzet Baysal Üniversitesi örneği)
Sanat ve bilimin yöntem ve teknik açıdan farklı olduğu düşünülse de disiplinler arası çalışmalarda bu iki disiplinin oldukça ortak yönü bulunmaktadır. Bu iki disiplin, zaman zaman birbirlerinin amacı, zaman zaman ise aracı konumuna gelmektedir. Sanat ve bilimin birleşim alanı olan botanik illüstrasyonu da sadece sanat olarak ele alınmamalı, tamamı ile bilimsel bilginin görsel aktarımı olarak incelenmelidir. Fakat sonuç olarak çıkan "görsel" (illüstrasyon) bilime katkı sağlayabileceği gibi, sanat eseri olma özelliğini de taşıyabilir. Botanik illüstrasyon çizim eğitimlerinin özellikle alan dersi öğrencileri açısından öğrenme gelişiminin sağlıklı yapılabilmesi adına önemli olduğu var sayılmaktadır. Bu sebeple araştırma gereği ortaya çıkmıştır. Bu araştırma 2012-2013 Eğitim-Öğretim yılında Bolu ilinde bulunan Abant İzzet Baysal Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Biyoloji Bölümünde gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın katılımcıları biyoloji bölümü 1. öğretim ve 2. öğretim, 1. , 2. , 3. ve 4. sınıfında öğrenim gören 198 öğrencidir. Biyoloji bölümlerinde öğrenim gören 198 öğrencinin botanik illüstrasyon alanındaki görüşleri alınmıştır. Araştırma beş bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm giriş, ikinci bölüm alan yazını, üçüncü bölüm yöntem, dördüncü bölüm bulgular ve yorum, beşinci bölümde ise sonuç ve önerilere yer verilmiştir. Araştırılmak istenen, biyoloji öğrencilerinin botanik illüstrasyon alanındaki görüşlerine, betimsel yöntem ile ulaşılmıştır. Öğrencilere altı bölümden oluşan anket uygulanmıştır. Botanik illüstrasyon alanındaki yaşadıkları sıkıntılar ve bu sıkıntıların nasıl giderildiği, botanik illüstrasyon eğitimi alıp almadıkları, alınmadı ise sebeplerini, bundan sonraki süreçlerde botanik illüstrasyon eğitimi almak isteyip istemediklerini içeren sorular yöneltilmiştir. Verilerin sayısal çözümlenmesinde frekans ve yüzde hesaplaması kullanılarak, bulgular nicel olarak sunulmuştur. Biyoloji öğrenimi gören öğrencilerin botanik illüstrasyon (çizim eğitimi) alanında eksik oldukları, öğrenim süreleri boyunca bu eğitimi almadıkları ve bu eğitime gerek duydukları sonuçlarına ulaşılmıştır.
Açık uçlu deney tekniğinin bilimsel süreç becerileri, akademik başarı ve biyolojiye yönelik tutum üzerine etkisi
Bu çalışmanın amacı, açık uçlu deney tekniğinin Fen Bilgisi Öğretmenliği lisans 2. sınıf öğrencilerinin bilimsel süreç becerileri, akademik başarıları ve biyolojiye yönelik tutumları üzerine etkisini incelemektir. Bu çalışmada, öğrencilerin bilimsel süreç becerileri, akademik başarılarındaki gelişimleri belirlemek için ?Bilimsel Süreç Becerileri Testi?, ?Akademik Başarı Testi? ve biyoloji dersine yönelik tutumlarını ölçmek için ?Biyoloji Dersi Tutum Ölçeği? kullanılmıştır.Çalışmanın örneklemini Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Fen Bilgisi Öğretmenliği 2. sınıfta öğrenim gören 105 öğrenci oluşturmaktadır. Öğrenciler yansız olarak deney grubu ve kontrol grubu olarak belirlenmiştir. Deney grubunda açık uçlu deney tekniği ve kontrol grubunda geleneksel yöntem kullanılmıştır.Uygulamanın lisans 2. sınıf öğrencileri üzerine etkilerini değerlendirmek için Bilimsel Süreç Becerileri Testi, Akademik Başarı Testi ve Biyoloji Dersi Tutum Ölçeği deney ve kontrol gruplarına ön test ve son test olarak uygulanmıştır.Sonuçlar, deney ve kontrol grupları arasında akademik başarı (t(103) = 4,703, p<.05), bilimsel süreç becerileri (t (103) = 2,112, p<.05) ve biyoloji dersine yönelik tutumlar (t (102) = 2,058, p<.05) açısından deney grubu öğrencileri lehine anlamlı farklılıkların olduğunu göstermiştir.Anahtar Kelimeler: Açık Uçlu Deney Tekniği, Bilimsel Süreç Becerileri, Akademik Başarı, Tutum
Ortaöğretim biyoloji öğretiminin biyolojik nedensellik bağlamında incelenmesi
ÖZET ORTAÖĞRETİM BİYOLOJİ ÖĞRETİMİNİN BİYOLOJİK NEDENSELLİK BAĞLAMINDA İNCELENMESİ Hasan Güner BERKANT Yüksek Lisans Tezi, Eğitim Bilimleri Anabilim Dalı Danışman: Yrd. Doç. Dr. Ahmet DOĞANAY Haziran 2002, 178 Sayfa Bu araştırma, ortaöğretim biyoloji öğretiminin biyolojik nedensellik bağlamında incelenmesi amacıyla hazırlanmıştır ve nitel bir çalışmadır. Çalışma, doğadaki her biyolojik olayın/olgunun nedeni ve sonucu olduğu, nedenlerin ve sonuçların birbirlerine neden-sonuç ilişkileri ile bağlı oldukları ve biyoloji derslerinin de bu neden-sonuç ilişkilerine dayalı olarak işlenmesi gerektiği düşüncesine dayanmaktadır. Araştırmanın çalışma grubu, 2001-2002 eğitim-öğretim yılında Adana İli'nin Seyhan İlçesi 'nde bulunan 12 ortaöğretim kurumunun 1., 2. ve 3. sınıflarında görev yapan ve branşı biyoloji olan 18 öğretmenden oluşmaktadır. Öğretmenlerin altısı 1. sınıfların, altısı 2. sınıfların, altısı da 3. sınıfların biyoloji dersine girmektedir. Araştırma ile ilgili verileri toplamak amacıyla gözlem ve görüşme formları kullanılmıştır. Formlar araştırmacı tarafından, araştırmanın amacı, pilot uygulamalar, literatür taraması ve uzman görüşleri dikkate alınarak hazırlanmıştır. Çalışma grubunu oluşturan öğretmenler önce ders ortamında gözlemlenmiş, daha sonra gözlemlenen her öğretmen ile görüşmeler yapılmıştır. Görüşmeler sırasında veri kaybını önlemek amacıyla ve öğretmenlerden izin alınarak ses kayıt cihazı kullanılmıştır. Gözlem ve görüşme verileri nitel araştırma yöntemlerine uygun olarak analiz edilmiştir ve elde edilen bulgular yorumlanmıştır. Öğretmenlerden dördünün diğer 14 öğretmene kıyasla biyoloji derslerinin biyolojik nedenselliğe dayalı olarak işlenmesi bakımından daha yeterli oldukları belirlenmesine karşın, biyoloji derslerinin yeterince biyolojik nedenselliğe dayalı olarak işlenmediği sonucuna varılmıştır.HI Anahtar Kelimeler: Ortaöğretim, Biyoloji, Biyoloji Öğretimi, Nedensellik, Biyolojik Nedensellik.
Dönüşümsel öğrenme modeline dayalı çevre eğitiminin biyoloji öğretmen adaylarının çevre sorunlarına yönelik algılarına etkisi
Bu araştırmanın amacı dönüşümsel öğrenme modeline dayalı çevre eğitiminin biyoloji öğretmen adaylarının çevre sorunları bilgisi, çevre sorunlarına yönelik tutum, çevreye yönelik inanç ve çevreye duyarlı davranışlarına etkisini belirlemektir. Araştırma modeli nicel ve nitel araştırma yöntemlerinin birlikte kullanıldığı karma yöntem olarak tasarlanmıştır. Çalışmanın nicel boyutu deneysel yöntem olarak, nitel boyutunda ise durum çalışması olarak belirlenmiştir. Araştırma pilot ve asıl uygulama olmak üzere iki basamakta gerçekleştirilmiştir. Pilot uygulama 2011-2012 eğitim öğretim yılı güz döneminde 14 hafta süre ile Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Biyoloji Eğitimi Anabilim Dalında öğrenim gören 28 biyoloji öğretmen adayı ile yürütülmüştür. Asıl uygulama ise 2011-2012 eğitim öğretim yılı bahar döneminde Gazi Üniversitesi Biyoloji Eğitimi Anabilim Dalında öğrenim gören 28 biyoloji öğretmen adayı ile 14 hafta sürede gerçekleştirilmiştir.Araştırmada nicel verilerin toplanmasında çevre sorunları bilgisi testi, çevre sorunları tutum ölçeği, çevreye duyarlı davranış ölçeği ve çevreye yönelik inanç ölçeği; nitel verilerin toplanmasında etkinlik değerlendirme formları, öğrenci günlükleri, çevre biyografileri ve yarı yapılandırılmış görüşme formu uygulanmıştır. Nicel veriler SPSS 18 paket programı ile Mann Whitney U testi, Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi ve Eta Kare kullanılarak analiz edilmiştir. Nitel veriler ise içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiş, frekans ve yüzde olarak ifade edilmiş, tematik kodların oluşturulmasında N vivo 10 programı kullanılmıştır.Araştırma sonunda dönüşümsel öğrenme modelinin uygulandığı deney grubunun çevre sorunları bilgisi, çevre sorunlarına yönelik tutum, çevreye yönelik inanç ve iiiçevreye duyarlı davranış düzeylerinin, geleneksel yöntemin uygulandığı kontrol grubuna göre anlamlı olarak farklılaştığı belirlenmiştir. Uygulamalar sonunda yapılan görüşmeler deney grubunun çevre sorunlarına yönelik bilgi, tutum, çevreye yönelikinanç ve çevreye duyarlı davranışlarında olumlu değişiklikler meydana geldiğini ortaya koymaktadır. Araştırmada elde edilen bulgular ışığında önerilerde bulunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Dönüşümsel öğrenme, çevre eğitimi, çevreye yöneliktutumu, çevre sorunları bilgisi, çevreye duyarlı davranış
Ortaöğretim 9. sınıf öğrencilerinin analojik düşünme durumlarının saptanması ve biyoloji öğretiminde analoji kullanımının öğrenci başarısına etkisi
Araştırmanın amacı ortaöğretim 9. sınıf öğrencilerinin analojik düşünme yeteneklerinin birbirine benzeyip benzemediği ve analoji yaklaşımı ile ders işlenen deney grubu ile geleneksel yaklaşım ile ders işlenen kontrol grubu öğrencilerinin, deneysel uygulama sonrası canlıların temel bileşenleri ünitesi kapsamında yer alan enzimlerin yapısı, görevleri, biyolojik önemi ve çalışmasına etki eden etmenler konuları ile ilgili akademik başarı puanları arasında anlamlı bir farklılığın olup olmadığını saptamaktır.Araştırmada tarama modelinin kullanılmasıyla, öğrencilerin analojik düşünme durumlarının saptanması amaçlanmaktadır. Ön test- son test kontrol gruplu modelin kullanılmasıyla ise analoji kullanımının öğrencilerin akademik başarısına etkisinin saptanması amaçlanmaktadır.Araştırma, 2009-2010 öğretim yılında Ankara il merkezinde Keçiören Lisesi'nde öğrenim gören ortaöğretim 9. sınıf öğrencileri üzerinde gerçekleştirilmiştir. Örneklem grubunda; 29 kişi deney grubu, 26 kişi kontrol grubu olmak üzere toplam 55 ortaöğretim 9. sınıf öğrencisi yer almaktadır.Ortaöğretim 9. sınıf öğrencilerinin analojik düşünme durumunun saptanması amacı ile öğrencilere ?Analojik Düşünme Testi? uygulanmıştır. 9.sınıf öğrencilerinin biyoloji dersinde, ?Canlıların Temel Bileşenleri? ünitesinde yer alan konuların öğrenilme düzeylerini belirlemek amacı ile öğrencilere ?Bilimsel Başarı Testi? uygulanmıştır.Araştırma sonuçlarına göre, deney grubu öğrencileri ile kontrol grubu öğrencilerinin, analojik düşünme bağımsız gruplar t testi karşılaştırma puanları arasında anlamlı bir fark yoktur. Bu sonuç, her iki grubun da analojik düşünme yeteneği açısından benzer özelliklere sahip olduğunu göstermektedir. Deneysel çalışma öncesinde deney ve kontrol grubundaki öğrencilerin başarı puanları birbirine benzerdir. Deneysel çalışma sürecinde analoji yaklaşımının uygulandığı deney grubunun başarı puanları ile geleneksel yaklaşımın uygulandığı kontrol grubunun başarı puanları arasında anlamlı bir fark vardır. Analoji yaklaşımı, öğrencilerin enzimlerin yapısı, görevleri, biyolojik önemi ve çalışmasına etki eden etmenler konularını öğrenmelerinde faydalı olmuştur.Anahtar Kelimeler: Analoji, Analojik Düşünme, Biyoloji Eğitimi
Biyoloji dersinde 5E öğrenme modeli ve işbirlikli öğrenme yöntemi kullanımının biyoloji dersi başarısına ve tutumuna etkisinin araştırılması
Bu çalışmanın amacı; Biyoloji dersinde 5E öğrenme modeli ve işbirlikli öğrenme yöntemi kullanımının biyoloji dersi başarısına ve tutumuna etkilerini araştırmaktır.Araştırmada gerçek deneme modellerinden öntest?sontest kontrol gruplu model kullanılmıştır. Ankara-Çankaya Milli Piyango Anadolu Lisesi'nde 2010-2011 eğitim-öğretim yılında öğrenimlerini sürdüren 11. sınıftaki 93 fen grubu öğrencisi araştırmanın çalışma grubunu oluşturmuştur. ?Kalıtım, Gen Mühendisliği ve Biyoteknoloji? ünitesi deney 1 grubunda 5E öğrenme modeli ile, deney 2 grubunda işbirlikli öğrenme yöntemi ile, kontrol grubunda ise geleneksel öğretim yöntemi ile işlenmiştir.Araştırmada veri toplama aracı olarak biyoloji tutum ölçeği, başarı testi, 5E öğrenme modeli görüş ölçeği ve işbirlikli öğrenme modeli görüş ölçeği kullanılmıştır. Araştırmanın başında ve sonunda biyoloji tutum ölçeği ve başarı testi uygulanarak veriler toplanmıştır. Başarı testinin geliştirilmesi aşamasında test ve madde analizleri yapılmıştır. 5E ve işbirlikli öğrenme görüş ölçeklerinin geliştirilmesi aşamasında açımlayıcı faktör analizleri kullanılmıştır.Öntest ve sontestlerin sonuçlarının değerlendirilmesinde tek yönlü ANOVA testi, anlamlı farklılığın hangi gruplardan kaynakladığını belirlemek amacıyla Tukey testi kullanılmıştır.Öğrencilerin öntest, sontest başarı testi ve tutum puanlarının cinsiyetlere göre karşılaştırmalarında ise ?Mann Whitney U- Testi? ve ?Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi? kullanılmıştır. Veri analizleri için SPSS (Statictical Package for Social Sciences Program, Version 17.0) paket programı kullanılmıştır.Araştırmanın sonucunda; akademik başarı ve biyoloji dersine karşı tutum açısından 5E öğrenme modeli ve işbirlikli öğrenme yöntemi ile geleneksel yöntem arasında yapılandırmacı yaklaşımlar lehinde anlamlı bir farklılık olduğu sonucuna varılmıştır. Yapılandırmacı yaklaşımın iki modelini karşılaştırdığımızda ise 5E öğrenme modeli ile işlenen derslerde öğrencilerin daha başarılı olduğu görülmüş ve biyoloji dersine karşı en fazla pozitif tutuma sahip olduğu anlaşılmıştır. Uygulama sonrasında 5E, işbirlikli öğrenme ve geleneksel öğrenme yöntemlerinin uygulandığı sınıflardaki öğrencilerin hem tutum puanlarının hem de başarı testi puanlarının cinsiyetlerine göre anlamlı bir farklılık göstermediği görülmüştür.Anahtar Kelimeler: Yapılandırmacı yaklaşım, işbirlikli öğrenme yöntemi, 5E öğrenme modeli, Biyoloji öğretimi