Biology education
122 theses under this subject heading
Fotosentez konusunda animasyon geliştirilmesi ve animasyon kullanımının öğrenci başarısına etkisi
Bu çalışmada, fotosentez konusunda 3 boyutlu animasyon geliştirmek, geliştirilen bu animasyonun 12. sınıf öğrencilerinin akademik başarıları üzerine etkisini incelemek ve animasyon kullanımı hakkında öğrenci görüşlerini tespit etmek amaçlanmıştır. Animasyon, Autodesk Maya 2023 ve Adobe After Effects 2022 programları kullanılarak, 3 boyutlu eğitsel bir materyal olarak geliştirilmiştir. Örnekleme yöntemi olarak seçkisiz olmayan örnekleme yöntemlerinden kolay ulaşılabilir örnekleme kullanılmıştır. Çalışma grubunu 2022-2023 eğitim öğretim yılı, Kayseri ilinde öğrenim gören 108 12. sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırma deseni olarak ön test son test kontrol gruplu deneysel desen kullanılmıştır. Deney grubunda 54 kontrol grubunda 54 öğrenci yer almıştır. Deney grubunda animasyon destekli öğretim yöntemi, kontrol grubunda ise Biyoloji Öğretim Programında yer alan şekliyle dersler işlenmiştir. Araştırmada, öğrencilerin akademik başarıları, fotosentez konusunda geliştirilen başarı testi ile ölçülmüştür. Bu test kontrol ve deney gruplarında ön test ve son test olarak uygulanmıştır. Ayrıca deney grubundaki öğrencilerin üç boyutlu fotosentez animasyonuna ilişkin düşüncelerini belirlemek amacıyla "3B Fotosentez Animasyonuna Yönelik Açık Uçlu Sorular" bu gruba uygulanmıştır. Verilerin analizi için "Python 3.10" programlama dilindeki "Statistical functions (scipy.stats)" fonksiyonundan yararlanılmıştır. Araştırma verilerinin analizi için Kolmogorov-Smirnov benzerlik testi, Cohen's d etki büyüklüğü testi, Shapiro-Wilk normal dağılım testi ve Non-Parametrik Mann Whitney-U anlamlılık testi kullanılmıştır. Elde edilen sonuçlar, deney grubunun kontrol grubuna göre, istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde daha yüksek bir başarı gösterdiğini ortaya koymaktadır. Bu nedenle, geliştirilen animasyonun fotosentez konusunda öğrenci başarısı üzerinde olumlu bir etkisi olduğu sonucuna varılmıştır. Derslerde animasyonların kullanımına yönelik olarak olumlu görüşler ifade edilmiştir. Bu çalışmanın sonucunda, animasyonun öğrenci başarısı üzerindeki etkisini araştıran başka çalışmaların yapılması önerilmiştir.
Biyoloji eğitiminde basit deneylerin öğrenmeye etkisinin öğrenme günlükleriyle değerlendirilmesi
Bu araştırmada biyoloji eğitiminde kullanılan basit deneylerin öğrenme üzerine etkisi incelenmektedir. Araştırmada hücre zarından madde geçişleri konusu işlenmiş ve derste bu konuyla ilgili popüler bilim yayınlarından seçilen basit deneyler kullanılmıştır. Öğrenmenin etkili bir biçimde gerçekleşip gerçekleşmediğini görmek için yansıtıcı düşünme becerilerini incelemek iyi bir seçimdir. Bu nedenle veri toplama ve değerlendirme aracı olarak, öğrenilen bilgileri yansıtma imkânı sağlayan öğrenme günlükleri kullanılmıştır. Amaçlı örnekleme yöntemiyle seçilen çalışma grubu, Ankara'da bulunan bir Anadolu lisesinin 9. sınıf öğrencilerinden oluşmaktadır. Araştırma yarı deneyseldir, kontrol gruplu son test yöntemi kullanılmıştır. Deney ve kontrol grubunda ders süresi üç haftadır. Deney grubunda konunun anlatımıyla birlikte basit deneyler yapılmış ve deneylerin uygulamasına öğrenciler de katılmıştır. Kontrol grubunda ders anlatımı yalnızca geleneksel öğretim yöntemiyle yapılmıştır. Her iki gruba da araştırmacı tarafından hazırlanan öğrenme günlükleri dağıtılmıştır. Öğrenme günlüklerinden elde edilen veriler bilgisayar ortamına aktarılmış, MAXQDA 2020 programıyla içerik analizi yapılarak değerlendirilmiştir. Programda, belirlenen kodlarla öğrencilerin yanıtlarına uygun kod atamaları yapılmıştır. Araştırmanın sonunda basit deneylerle ders anlatımı yapılan deney grubunun doğru yanıtları kontrol grubundan fazla olduğu görülmektedir. Elde edilen bu sonuç, biyoloji eğitiminde basit deney kullanımının öğrenme üzerine etkisi olduğunu göstermektedir. Anahtar sözcükler: basit deney, popüler bilim yayınları, öğrenme günlükleri, yansıtıcı düşünme, hücre zarından madde geçişleri, biyoloji öğrenimi
Bitki morfolojisi, anatomisi ile sistematiği konularının ortaöğretim biyoloji programındaki yerinin değerlendirilmesi
Geçmişten beri bitkilere ihtiyaç duyan insanlar; bitkileri tanımalı, morfoloji ve anatomilerini bilmeli, sınıflandırmalarını yaparak akrabalık ilişkilerini öğrenmelidir. Bu öğrenmenin gerçekleşeceği temel yer okullardır. Ders kitaplarının kolay ulaşılabilir olmaları ve yurdun her yerinde aynı kitapların okutulması bitkilerin tanınmasında öğrencilere fırsat eşitliği sunmaktadır. Bu çalışmanın amacı bitki morfolojisi, anatomisi ve sistematiği konularının BDÖP'deki yerinin belirlenmesi ve konuların ele alınış biçiminin öğrenci ilgi, beklenti ve yeteneklerine uygunluğunun öğrenci görüşleri alınarak değerlendirilmesidir. Araştırma 2016-2017 eğitim öğretim yılı bahar döneminde İstanbul'da öğrenim gören 400 öğrenci ile yürütülmüştür. Araştırmacı tarafından hazırlanan iki adet veri toplama aracı kullanılmıştır. Ayrıca konuların programdaki yerini belirlemek amacıyla Ortaöğretim Biyoloji Ders Kitapları incelenmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgular, alt problemler ile uygun olacak şekilde alt başlıklar halinde yorumlanmıştır. Araştırmada bitki morfolojisi, anatomisi ve sistematiği konularının ele alındıkları sınıf düzeyleri; konuların alan içeriği, sosyal içeriği, içerdiği görseller, uygulamalar/etkinlikler; konularla ilgili kazanımlar ve kitapların içerikleri; konularda geçen kavramlar ve terimler ile ilgili verilere ulaşılmıştır. Araştırma sonucuna göre 9. ve 12. Sınıf kitaplarında, endemik bitki türleri hariç, bitkilere gereken yer verilmektedir. İlgili konularla ilgili alan içeriği fazla bulunmaktadır. Ancak içerik ile kazanımlar uyumludur. Ayrıca hedeflenen kazanımların büyük çoğunluğu öğrenciler için kalıcı olmuştur. Latince kelimeler fazla bulunmakta, terim ve kavramlar öğrenilirken zorluk yaşanmaktadır. Konularda geçen günlük hayata ilişkin bilgiler yeterlidir. Uygulamaların/etkinliklerin hiçbirinde amaç belirtilmemiştir fakat yöntem açık ve anlaşılırdır. İlgili uygulamalar/etkinlikler öğrenci beklentilerini karşılamamaktadır ve öğrenciler tarafından yetersiz bulunmaktadır. Görsellerle ilgili sonuçlara göre; kitaplardaki görseller yeterlidir ancak dikkat çekici değildir ve görsel açıklamalarının yeterli düzeye getirilmesi gerekmektedir.
Teknik lise öğrencilerinin biyoloji dersine karşı tutumlarının farklı değişkenler açısından incelenmesi
Bu araştırmada, ortaöğretimdeki birçok lise türünden biri olan Teknik liselerde öğrenim gören öğrencilerin biyoloji dersine yönelik tutumlarının cinsiyet ve alan değişkenleri açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Teknik lise öğrencilerin biyoloji dersine yönelik tutumlarını belirlemek için, Koçakoğlu ve Türkmen (2010) tarafından geliştirilen "Biyoloji Dersine Yönelik Tutum Ölçeği" ve 3 maddeden oluşan "Kişisel Bilgiler Formu" kullanılmıştır. Tutum ölçeğinin Cronbach-Alfa güvenirlik katsayısı 0,94'tür. Ölçek, İstanbul ilinin Bayrampaşa İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı tüm Teknik Liselerine 2013-2014 eğitim öğretim yılının II. Döneminde öğrenim gören 945 öğrenciye uygulanmıştır. Uygulama sonuçları SSPS programında değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda, Teknik lise öğrencilerinin tutumlarının orta düzeyde olduğu belirlenmiştir. Kız ve erkek öğrencilerin tutumları arasında anlamlı bir fark bulunamamıştır. Öğrencilerin okuduğu alanlara göre tutumlarına bakıldığında anlamlı farklılık tespit edilmiştir. RTV alanında okuyan öğrencilerin hem Bilgisayar alanı öğrencileri hem de Diğer (Harita, Mobilya, Kimya Elektrik-Elektronik ve Makine Teknolojisi) alanları öğrencilerinin puanları arasında RTV lehine, Elektronik ve Diğer kategorisindeki alanlarda okuyan öğrencilerin puanları arasında ise Elektronik lehine anlamlı fark bulunmuştur. Bunların dışındaki alanlarda anlamlı bir fark bulunamamıştır. Anahtar Kelimeler: Biyoloji dersine karşı tutum, Teknik Lise, cinsiyet, alan
Bahçesaray (Müküs) ve çevresinin etnobotanik özellikleri ve dijital ortama aktarımı
Bu çalışmada; B9 karesinde yer alan Van ilinin Bahçesaray (müküs) ilçesi ve çevresinde ilaç, gıda, yakacak, boyar madde, ekonomik değeri olan bitkiler yem, ve elsanatları için halk tarafından kullanılan bitkiler kullanım amaçları kullanım şekilleri, kullanılan kısımları ve yöresel adları ile birlikte verilmiştir. 2015 – 2018 yıllarında bahçesaray (müküs) ve çevresinde anket çalışmaları ve köy halkı ile görüşmeler yapılmıştır ve bu anket sonuçları değerlendirilmiştir. Çalışma; 2015-2018 yılları arasında Bahçesaray(Müküs) ve çevresinde yaşayan halk ile görüşmeler ve anket çalışmaları yapılmıştır. Bilgi veren 185 kullanıcının yüzde 57 (%57)' si kadın, yüzde 43 (%43)'ü ise erkektir. Kadın kullanıcıların hepsi ev hanımı, erkek kullanıcılar ise farklı meslek gruplarıyla uğraşmaktadırlar. Bu çalışmanın amacı Bahçesaray merkeze bağlı köy ve mezralarında yaşayan yöre halkının geleneksel olarak faydalanmakta olduğu doğal ve kültüre alınmış bitkileri belirlemek ve bu bitkilerin kullanım çeşitliliğini saptayarak etnobotanik açıdan önemini ortaya koymaktır. Araştırma sonucunda değişik amaçlarla kullanılan 28 familyaya ait toplam 76 bitki taksonu ve bunlara ait yerel bilgiler verilmiştir. Toplanan bitkilerin 46'sı gıda, 26'sı tedavi, 10'u yem, 10'u yakacak, 3'ü el sanatları, 2'si ekonomik ve 2'sinin boyar madde olarak kullanıldığı tespit edilmiştir. Bu çalışmada çeşitli amaçlarla kullanıldıkları tarafımızdan belirlenen 6 taksonun daha önce kullandıkları ile ilgili herhangi bir bilgi bulunmamıştır. İlk faydalı kullanılmaları bölgemizde belirlenmiştir. 29 taksonun da bugüne kadar bilinen kullanımlarından tamamen veya kısmen farklı amaç veya şekilde araştırma bölgemizde kullanıldıkları belirlenmiştir. Bunun yanında bazen aynı amaç için birden çok farklı takson da kullanılmaktadır. Araştırma alanında kullanımı belirlenen bitkilerden en fazla takson içeren ilk beş familya sırasıyla; Rosaceae 17(%22,4), Asteraceae 13(%17,10), Lamiaceae 7(%9,21), Fabaceae 4(%5,26), Apiaceae 3(%3,95) olarak belirlenmiştir. Bu çalışmada, çeşitli amaçlarla kullanılan va tarafımızdan belirlenen 112 bitki taksonunun ışık kutusu aparatı kullanılarak, camlı tarayıcıyla bilgisayar ortamına görüntüsü aktarılmıştır.
Çamburnu (Trabzon/Sürmene) Tabiat Parkı ve civarında yetişen makrofunguslar üzerinde taksonomik bir araştırma
Bu tez çalıĢması, 2014-2016 yılları arasında Çamburnu (Trabzon/Sürmene) Tabiat Parkı ve civarından toplanan makrofungus örnekleri üzerinde yapılmıĢtır. Arazi çalıĢması sürecinde toplanan makrofungus örneklerinin doğal yetiĢme ortamlarında renkli resimleri çekilmiĢtir. Makrofungusların morfolojik ve ekolojik özelliklerinin yanı sıra örneklerle ilgili yöre halkından alınan bilgiler de kaydedilmiĢtir. Arazi ve laboratuvar çalıĢmaları sonucunda teĢhisleri yapılan örneklerin Pezizomycetes, Sordariomycetes, Agaricomycetes ve Dacrymycetes sınıflarına ait 11 takım, 36 familya ve 54 cins içerisinde dağılım gösteren toplam 88 makrofungus türü tespit edilmiĢtir. Bunların 36'sı yenen, 38'i yenmeyen, 14'ü ise zehirli özelliktedir. Tespit edilen makrofungus örnekleri Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi, Fen Fakültesi, Biyoloji Bölümü Mikoloji AraĢtırma Laboratuvarında (VANF) saklanmaktadır. TeĢhisleri yapılan makrofungus türlerinin sistematikleri, askokarp veya bazidiyokarp resimleri, yenilebilirlik durumları, yayılıĢları ve diğer özellikleri de verilmiĢtir.
Di(2-etilhekzil) fitalat'ın gökkuşağı alabalığı (Oncorhyncus mykiss) primer hepatositleri üzerindeki sitotoksik etkilerinin araştırılması
Di(2-etilhekzil) fitalat (DEHP), yaygın olarak kullanılan bir plastikleştiricidir. Bu çalışmada, primer kültürü yapılan gökkuşağı alabalığı (Oncorhyncus mykiss) hepatositleri, DEHP (0, 25, 50, 100 ve 200 µM)'ye 24 saat süre ile maruz bırakıldı ve sitotoksik etkiler, laktat dehidrogenaz salınımı ve antioksidan savunma sistemi biyomarkırları kullanılarak, araştırıldı. Elde edilen sonuçlara göre, DEHP 50, 100 and 200 µM konsantrasyonlarda önemli LDH salınımına sebep oldu. Süperoksit dizmutaz (SOD) aktivitesi, DEHP'nin 25 µM konsantrasyonunda anlamlı bir şekilde artarken, DEHP'nin 100 µM konsantrasyonunda anlamlı bir şekilde azaldı. Katalaz (KAT) aktivitesi, DEHP'nin bütün konsantrasyonlarında artış gösterirken, KAT aktivitesinin DEHP'nin 100 µM konsantrasyonunda, SOD ile eşzamanlı olarak, düştüğü gözlendi. Glutatyon peroksidaz aktivitesinin, DEHP'nin bütün konsantrasyonlarında arttığı belirlendi. İndirgenmiş glutatyon seviyesi, DEHP'nin 50 ve 200 µM konsantrasyonlarında artış gösterdi. Glutatyon-S-transferaz aktivitesi, 25, 50 ve 100 µM konsatrasyonlarda değişmedi ancak 200 µM konsantrasyona maruz bırakılan hepatositlerin GST aktivitesinde anlamlı bir artış gözlendi. Bu sonuçlar, DEHP sitotoksisitesinin, hepatositlerdeki antioksidan yanıtlar ile ilişkili olduğunu göstermektedir. Çalışma, DEHP ile uyarılan sitotoksisitenin mekanizmasına ışık tutacaktır.
Mersin Üniversitesi Herbaryumu'nda teşhis edilmeyen asteraceae, fabaceae ve lamıaceae familyalarına ait taksonların teşhisi üzerine bir çalışma
Bu çalışmanın amacı; uzun uğraşlar sonucu toplanan kurutulan zengin bitki koleksiyonları barındıran herbaryumların önemine dikkat çekmektir. Flora çalışmaları veya bilimsel araştırmalara kaynak niteliği taşıyan herbaryumların; oluşturulması, korunması ve gelecek nesillere aktarılması gerekliliği vurgulanmıştır. Türkiye'de endemik sıralamasında, Mersin (462 takson), Antalya'dan sonra (862 takson) gelir. Mersin İli Türkiye Grid (kareleme) sistemin de C4-C5 karelerin de yeralır. Bu çalışma Mersin ilinin çoğunlukla Anamur ilçesinde farklı yıllarda toplanan Asteraceae, Fabaceae, Lamiaceae familyalarına ait taksonların teşhisine yer verilmiştir. Çalışma yeri, Mersin Üniversitesi Biyoloji Bölümü Herbaryumu'nda (MERARŞHERB; MERA) yürütülmüştür. MERA'da Asteraceae, Fabaceae ve Lamiaceae familyalarına ait teşhis edilmemiş bitki örneklerinin floristik tanımlamaları yapılmıştır. Birçok alan için kaynak niteliği taşıyan herbaryumların önemine değinilmiştir. Önemli uluslararası bazı herbaryumların içerdiği takson sayısı ve herbaryum linkleri verilmiştir. Çeşitli yıllarda toplanan ve gazete kâğıdında yer alan bitkilerin örneklerinin teşhisi yapılmıştır. Bitki örnekleri herbaryum tekniklerine uygun yapıştırılıp, etiket bilgisi yazılarak herbaryum dolaplarına konmuştur. Daha sonra bitki örneklerinin teşhisi yapılımıştır. Teşhisli bitkilerin bilimsel adı, toplandığı yer ve toplayıcı adı, varsa herbaryum numarası, bulunduğu habitat ve yükseklik bilgileri verilmiştir. Familya ve takson listeleme işlemi alfabetik sıraya göre yazılmıştır. Toplamda 465 tane bitki örneğinin teşhis edilmiştir. Herbaryumda bulunan; Asteraceae familyasına ait 178, Fabaceae familyasına ait 98, Lamiaceae familyasına ait 189 bitki örneğinin teşhisi yapılmıştır. Bitki teşhisinde; P.H.Davis editörlüğünde yazılmış on ciltlik eseri, ayrıca yerli basım olan onbirinci cilt olan "Flora of Turkey and The Aegean Islands" adlı temel eser ve ek ciltlerden yararlanılmıştır. Teşhis edilen taksonlar, uluslararası sanal herbaryumlarda bulunan aynı bitki örnekleri ile karşılaştırılarak her taksona, uluslararası sanal herbaryumlardaki görüntüsüne ait internet linki verilmiştir. Çalışma sonucunda Asteraceae familyasından 42 cinse ait 82 takson (10 takson endemik), Fabaceae familyasından ait 19 cinse ait 47 takson (1 takson endemik), Lamiaceae familyasından ise, 23 cinse ait 85 takson (14 takson endemik) olmak üzere, toplamda 3 familyadan 83 cinse ait 214 takson teşhis edilmiştir. Teşhis edilen taksonların endemizm oranı %11.57 (25 takson)'dir.
. classroom biology course current environmental problems and the effect of teaching human unit with trip-observation method on academic success
The aim of this study is to compare the effect of Presentation (traditional) and Trip -Observation on learning in teaching unit "Contemporary Environmental Problems and Human" which is taught in high school ninth grade Biology course. The research was carried out in accordance with the pretest - posttest and control group design with quasi-experimental model. The study was conducted according to the four – week program in the 2013 – 2014 acamedic year. The study was conducted with ninth grade students of Ahmed –i Hani Anatolian High School in Van. There were 26 students in the experimental group and 32 students in the control group. While the lessons with the students in the experimental group were conducted with the observation-observation method in nature, the lessons with the students in the control group were taught with the presentation (traditional) method in the classroom environment. As a data acquisition tool; Biology Academic Achievement Test was used. Quantitative data were analyzed by t-test and ANOVA in SPSS package program. At the end of the study a statistically significant difference has been seen between the two groups (p<0,05). It was concluded that the observation-observation method was more effective than the presentation (traditional) method in teaching the unit called 'Current Environmental Problems and Human' in the ninth grade biology course .
Günlüklerle desteklenmiş araştırmaya dayalı öğretim stratejisinin biyoloji programı öğrenme çıktıları üzerine etkisi
Bu çalışmada günlüklerle desteklenmiş araştırmaya dayalı biyoloji öğretiminin ortaöğretim biyoloji programı öğrenme çıktılarına etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışma Ankara ilinde özel bir lisede 11. sınıfa devam eden 73 öğrenci ile 2020-2021 öğretim yılı ikinci döneminde yürütülmüştür. Bu çalışma nicel boyutu "4X4 bağımsız gruplar için çok faktörlü deneysel desen", nitel boyutu ise "durum çalışması" şeklinde karma desene sahiptir. Bağışıklık, solunum ve sindirim sistemleri konularının öğretimleri 10 haftada tamamlanmıştır. Veriler "başarı testi", "fen becerilerim ölçeği", "güdülenme ve öğrenme stratejileri ölçeği", "günlükler" ve "ders uygulamaları görüş formu" aracılığıyla toplanmıştır. Nicel verilerin, grup içi karşılaştırmaları "Wilcoxon işaretli sıralar testi", gruplar arası "Kruskal Wallis H testi" ve fark var ise "Mann Whitney U testi"; nitel veriler ise içerik ve betimsel analiz ile incelenmiştir. Sonuçlar şu şekildedir: (1) Tüm gruplarda başarı anlamlı düzeyde artmıştır. Bu bulgu günlüklerle desteklenmiş araştırmaya dayalı öğretimin öğrencilerin başarıları üzerine anlamlı bir etkisi olmadığı sonucunu göstermektedir. Araştırmaya dayalı öğretim öğrencilerin fen becerilerini geliştirmektedir. Günlüklerle desteklenmiş araştırmaya dayalı öğretim öğrencilerin güdülenme stratejileri alt bileşeni olan beklenti stratejilerini geliştirmiş ancak grup içi bu artış diğer gruplar ile karşılaştırınca anlamlı değildir. Günlüklerle desteklenmiş araştırmaya dayalı öğretim öğrencilerin öğrenme stratejileri alt bileşeni olan kaynak yönetimi stratejilerini geliştirmektedir ancak bu artış istatistiksel olarak anlamlı değildir. (2) Öğrenci günlüklerinden elde edilen verilere göre, günlüklerle desteklenmiş araştırmaya dayalı öğretim öğrencilerin eğlenerek öğrenmelerini sağlamakta ayrıca; bilgilerinin kalıcılığını, başarılarını ve öz-değerlendirmelerini olumlu etkilemektedir. (3) Ders uygulama görüş formundan elde edilen verilere göre, günlüklerle desteklenmiş araştırmaya dayalı öğretim öğrencilerin motivasyonlarını, ders başarılarını, derse olan ilgilerini, takım çalışması yapabilme ve öz-değerlendirme becerilerini arttırmaktadır.
Stil sınıflandırma araştırmalarının biyoloji öğretimi çerçevesinde incelenmesi
Bu çalışma, biyoloji öğretimi çerçevesinde yapılan stil sınıflandırma araştırmalarının belirlenen ölçütlere göre dağılımını incelemektedir. Türkiye'de 1990-2021 yılları arasında yapılmış olan, biyoloji konularının öğretimini içeren stil temelli yüksek lisans ve doktora tezleri ile makalelerin genel analizi yapılmıştır. Nitel araştırma yöntemi kullanılarak, betimsel nitelikte bir araştırma yürütülmüştür. Çalışmada tezler YÖK Ulusal Tez Merkezi veri tabanından, makaleler ise TÜBİTAK ULAKBİLİM TR Dizin elektronik kaynağından araştırmacı tarafından belirlenen anahtar kelimeler kullanılarak elde edilmiştir. Doküman analizi sonunda 107 yüksek lisans tezi ve 26 doktora tezi olmak üzere toplam 133 tez çalışması ile 95 makale araştırmaya dahil edilmiştir. Yalnızca tam metin olarak erişime açık olan tez ve makalelerin taraması yapılmıştır. Araştırmacı tarafından hazırlanan "Makale Tarama Formu" ve "Tez Tarama Formu" aracılığı ile verilerin içerik analizi gerçekleştirilmiştir. Bulgular belirlenen tema, kategori, alt kategori ve kodlar özelinde betimleyici istatistikler (frekans – yüzde değerleri) ile sunulmuştur. Çalışmada stil sınıflandırmalarının çeşitliliği, bu sınıflandırmaların kendi içlerinde farklı tür ve boyutlara ayrılmaları dolayısıyla boyut fazlalığından oluşan karmaşıklık ve başlı başına stil kavramının tanımlama ve kullanım şekillerinden doğan kavram karmaşası olmak üzere üç temel sonuç tespit edilmiştir. Tespit edilen bu sonuçlar biyoloji disiplini ve stil temelli öğretim ile ilişkilendirilmiştir.
Ağaç türlerinin öğretiminde üç boyutlu çok kullanıcılı sanal ortamların kullanılması
Bu araştırmanın temel amacı, yeryüzünde yaşam için büyük bir öneme sahip ağaçların özelliklerinin öğretiminde üç boyutlu (3B) çok kullanıcılı sanal ortamların kullanılabilirliğinin sorgulanmasıdır.Bu temel odak noktasına göre araştırmanın amacı ise, 3B çok kullanıcılı sanal ortamların biyoloji eğitimin aktörleri olan biyoloji öğretmenlerinin yakın çevrelerindeki ağaçları tanımasına yönelik etkililiğinin incelenmesidir. Karma araştırma yöntemi kullanılan araştırmada nicel araştırma yöntemi olarak öntest sontest kontrol gruplu yarı deneysel model, nitel araştırma modeli olarak tematik deseni kullanılmıştır. Tasarım temelli öğrenme modellerinden ADDIE modeli kullanılarak geliştirilen 3B sanal ortam Unity3D platformunda geliştirilmiştir. Araştırma pilot uygulama uygulama olmak üzere iki aşamada gerçekleştirilmiştir. Araştırmada uzman görüşlerine göre gerekli düzeltmeler yapıldıktan sonra 24 üniversite öğrencisi ile pilot uygulama ve 70 biyoloji öğretmeni (kontrol grubu: sunuş yoluyla öğretim, deney grubu: üç boyutlu sanal öğrenme ortamı uygulaması) ile uygulama yapılmıştır. Araştırmanın nicel veri toplama araçları; Uzman Görüş Formu, 3B Sanal Öğrenme Ortamları Değerlendirme Ölçeği ve Modifiye Edilmiş Verilen Ağacı Tanı Testi olup nitel veri toplama araçları ise Kullanıcı Görüşme Formu'dur. Araştırmanın nicel verilerinin analizinde eşleştirilmiş örneklemler t-testi ve ANCOVA analiz tekniği, nitel verilerin analizinde ise tematik analiz kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre; kullanılan araştırma modellerinin katılımcıların ağaçları tanıma düzeylerinde etkili olduğu belirlenmiştir. Ancak 3B sanal öğrenme ortamının katılımcıların ağaçları tanımalarında sunuş yoluyla öğretim modeline göre daha fazla etkili olduğu saptanmıştır. Bu sonuçlara göre ADDIE öğretim tasarımı modeli kullanılarak ağaç türlerinin öğretimine yönelik geliştirilen 3B sanal öğrenme ortamı ağaç eğitimine yönelik etkili bir ortam olarak kullanılabileceği söylenebilir.
Klonlama ile ilgili öğrenci düşünceleri
Öğrencilerin öğretim öncesinde konulara ilişkin sahip oldukları bilgiler ve düşünceler, ders içerikleri oluşturmada önemli rol oynamaktadır. Klonlama, genetik okur-yazarlık bakımından biyoloji eğitimi alanında önem arz eden konulardan biridir. Biyoloji eğitiminin temel amaçlarından biri, biyoloji okuryazarı bireyler yetiştirmektir. Dolayısıyla öğrencilerin bilişsel seviyelerine, ihtiyaçlarına uygun, biyoloji eğitiminin hedeflerini karşılayan içerik oluşturmak gerekmektedir. Bu bağlamda öğrencilerin biyoloji konuları ile ilgili sahip oldukları düşüncelerin bilinmesi büyük önem taşımaktadır. Bu araştırmanın amacı, ortaöğretim öğrencilerinin klonlama ile ilgili düşüncelerini belirlemektir. Öğrenci düşünceleri, nitel araştırma yaklaşımı kullanılarak belirlenmiştir. Bu amaçla öğrencilerle probleme dayalı, yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Araştırma sonucunda klonlama ile ilgili birçok düşünce tespit edilmiştir. Genel olarak öğrenciler klonlamanın canlıları kopyalamak anlamına geldiğini düşünmektedirler. Öğrenciler "genlerin tek başına fenotipi belirlediği" düşüncesine sahiptir. Ayrıca "Genlerin ve çevrenin birlikte fenotipi belirlediği" düşüncesi de tespit edilmiştir. Bazı öğrenciler klonlamayı üreme teknolojisi, bazıları da genetik mühendisliği olarak görmektedir. Ayrıca bazı öğrenciler, klonların insan yapımı olduğunu ve doğal olarak oluşmadığını düşünmektedir. Araştırmanın sonuçları biyoloji eğitimi açısından yorumlanmıştır. Anahtar sözcükler: klonlama, ortaöğretim öğrencileri, düşünceler, fikirler, düşünce figürleri
Ters yüz öğrenme modelinin biyoloji konularını öğrenmeye etkisi: Mitokondri ve kloroplast örneği
Bu araştırmada, ters yüz öğrenme modelinin biyoloji konularını öğrenmedeki etkisi, mitokondri ve kloroplast organelleri üzerinden incelenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu, 2019-2020 eğitim öğretim yılında ortaöğretim 9. sınıfa devam eden ve amaçlı örneklem yöntemine göre seçilmiş 68 öğrenci oluşturmaktadır. Bu araştırmada kontrol gruplu son test deneysel desen yöntemi kullanılmıştır. Çalışma grubunu, akademik başarıları birbirine yakın olarak seçilen 34 kontrol ve 34 deney grubu öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmanın deney grubu olarak seçilen öğrenciler için Mitokondri ve Kloroplast konuları ile ilgili ders videoları hazırlanmış, hazırlanan videolar açık kaynak olarak Youtube platformunda araştırmacı tarafından açılan kanala yüklenmiştir. Sınıf dışı ortamda öğrenciler bu videoları izlemiş, sınıfta ise konuyla ilgili istasyon tekniği uygulanmıştır. Kontrol grubundaki öğrencilere ise konular mevcut biyoloji dersi öğretim programındaki şekliyle geleneksel öğretim yöntemleriyle işlenmiştir. Araştırma toplam 2 hafta sürmüştür. Araştırma verileri, araştırmacı tarafından hazırlanan açık uçlu 2'şer sorudan oluşan yarı yapılandırılmış 2 form ile toplanmıştır. Toplanan veriler içerik analizi yapılarak değerlendirilmiştir. Kategoriler, 2 alan uzmanının görüşü alınarak oluşturulmuştur. Veri analizinde MAXQDA 2020 programı kullanılmıştır. Sonuç olarak, ters yüz öğrenme modelinin uygulandığı deney grubundaki öğrencilerin mitokondri ve kloroplast ile ilgili verdikleri doğru cevapların sayısının, geleneksel öğretim yönteminin uygulandığı kontrol grubundaki öğrencilerden daha fazla olduğu görülmüştür. Bu araştırma sonuçları, ters yüz öğrenme modelinin biyoloji konularını öğrenmede etkili olabileceğini gösterir niteliktedir.
Ortaöğretim biyoloji öğretim programının üreme, çoğalma ve gelişme konuları açısından değerlendirilmesi
Biyoloji alanı eğitiminde edinilen bilgilerin, doğrudan insan yaşamını etkilediği göz önünde bulundurulursa gelecek nesilleri, dolayısıyla da toplumu bu denli yakından ilgilendiren konuların öğretimi gün geçtikçe önem kazanmaktadır. Biyolojinin konularından olan "üreme, çoğalma ve gelişme", temel olarak insanın ve diğer canlıların nesillerinin devamı için kendi gen bileşimlerini sonraki kuşaklara nasıl aktardıklarına ilişkin bilgiler içerir. Yaşantımızla iç içe ve yaşantımızı bu denli yakından ilgilendiren konuları içeren biyoloji dersinin eğitiminde bir kılavuz olarak kullanılan ülkemizdeki öğretim programlarında sık sayılabilecek değişiklikler yaşanmaktadır. Bu çalışmayla 2018 yılında uygulamaya konulmuş olan ortaöğretim biyoloji öğretim programının 9, 10, 11 ve 12. sınıflarında yer alan üreme, çoğalma ve gelişme konularının öğretim programındaki durumunun incelenmesi amaçlanmıştır. Bu bağlamda ortaöğretim biyoloji dersi öğretim programı; üreme, çoğalma ve gelişme konularına ilişkin yer alan üniteler, kazanımlar, sınıf düzeyi, içerik açısından ve referans olarak alınan birkaç ülkenin biyoloji dersi öğretim programlarıyla karşılaştırmalı olarak incelenerek değerlendirilmiştir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi kullanılmıştır. Doküman olarak Milli Eğitim Bakanlığı'nca uygulanmakta olan biyoloji dersi öğretim programı ile Finlandiya, Almanya ve İngiltere'nin biyoloji dersi öğretim programları ele alınmış, içerik analizine tabii tutulmuştur. Çalışmadan elde edilen sonuçlara göre, ortaöğretim biyoloji dersi öğretim programında üreme, çoğalma ve gelişme konularına ayrılan kazanımların ve ders saatinin yetersiz olduğu, öğretim programında 11. sınıfta yer alan üreme konusunun ikinci döneme denk gelmesinin öğrenciler açısından dezavantajlı durumlar oluşturabileceği tespit edilmiştir. Araştırma, Türkiye'deki biyoloji dersi öğretim programlarının referans olarak ele alınan ülkelerin biyoloji dersi öğretim programlarına içerik açısından benzediği halde, programların uygulanmasında etkili olmadığının belirli sebeplerden kaynaklandığını göstermektedir.
Biyoloji eğitiminde bağlam temelli tasarlanan öğretim materyallerinin uygulanabilirliğine yönelik öğretmen görüşleri
Bu çalışmada, biyoloji öğretmenlerinin bağlam temelli etkinlik ve çalışma yaprakları ile ilgili görüşlerinin araştırılması hedeflenmiştir. Bu hedeften yola çıkarak öğretmenlerin; süreçten beklentilerinin, bağlam temelli biyoloji öğretiminin uygulanabilirliğine ve kullanışlılığına ilişkin görüşlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Nitel araştırma yaklaşımıyla yürütülen bu araştırmada olgu bilim desen çalışması yöntemi kullanılmıştır. Çalışma, araştırmacı tarafından seçilen Şehit Özgür Kara Anadolu Lisesi, Fatih Sultan Mehmet İmam Hatip Lisesi, Kalaba Anadolu Lisesi ve Kalaba Meslek Lisesi'nde çalışan 15 biyoloji öğretmeniyle yürütülmüştür. Araştırmada, her bir öğretmen iki bağlam temelli biyoloji öğretim etkinliğini incelemiş ve çalışma yaprakları ile ilgili kendilerine yöneltilen sorular vasıtasıyla yazılı olarak görüşlerini bildirmişlerdir. Teyit amaçlı yapılan görüşmeler sırasında ise öğretmenlere bağlam temelli öğretimle hazırlanan çalışma yapraklarının yeterlikleri çerçevesinde sorular yöneltilmiş, dönütler verilerek derinleştirme soruları sorulmuştur. Öğretmenlerle yapılan bu görüşmeler not tutularak kayıt altına alınmıştır. Araştırmanın verileri online yazılı olarak ve sonrasında gerçekleştirilen görüşmeler vasıtasıyla toplanmıştır. Araştırma bitiminde ulaşılan verilere içerik analizi yapılmıştır. Elde edilen bulgular kodlar ve kategoriler oluşturularak anlatılmış ve değerlendirilmiştir. Araştırmanın sonucunda, 11 öğretmenin bağlam temelli öğretimle hazırlanan çalışma yapraklarını uygulanabilir ve kullanışlı bulduğu, 4 öğretmenin ise bağlam temelli öğretimle hazırlanan çalışma yapraklarını uygulanabilir ve kullanışlı bulmadığı tespit edilmiştir. Öğretmenlerin bağlam temelli öğretimle hazırlanan çalışma yapraklarını uygulanabilir bulmamalarına mevcut okul şartlarının ve ders sürelerinin yetersiz olmasının etkisi olduğu belirlenmiştir. Anahtar sözcükler: bağlam temelli biyoloji öğretimi, bağlam temelli çalışma yaprakları, biyoloji öğretmenleri, uygulanabilirlik
Biyoloji öğretmen adaylarının protein sentezi konusundaki teknolojik pedagojik alan bilgisi
Günümüzdeki teknolojik gelişmeler, öğretmenlerin pedagojik ve alan bilgilerinin yanı sıra teknoloji bilgilerini de öğretim sürecine entegre ederek etkili ve verimli bir öğrenme gerçekleştirmelerini gerektirmektedir. Çalışmada, biyoloji öğretmen adaylarının protein sentezi konusundaki Teknolojik Pedagojik Alan Bilgisi (TPAB) incelenmiştir. Çalışma, 8 biyoloji öğretmen adayı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme formu, açık uçlu alan bilgisi testi, ders planı ve ders planı değerlendirme formu kullanılmıştır. Veri toplama araçlarından elde edilen veriler, TPAB bileşenleri çerçevesinde eş zamanlı olarak analiz edilip birlikte değerlendirilmiştir. Elde edilen verilerin analizinde bir nitel veri analizi programı olan MAXqda kullanılmıştır. Veriler, nitel içerik analizi yapılarak değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda, biyoloji öğretmen adaylarının protein sentezi konusunun anlatımında teknolojiden faydalanmanın yararlı olacağına inandıkları ve kullanmak istedikleri görülmüştür. Öğretmen adaylarının pedagojik bilgi, teknolojik bilgi, teknolojik pedagojik bilgi açısından kısmen yeterli oldukları belirlenmiştir. Protein sentezine ilişkin konu alan bilgilerinin ise yeterli düzeyde olmadığı, önemli bilgi eksiklikleri ve kavram yanılgıları olduğu tespit edilmiştir. Protein sentezine ilişkin alan bilgileri yeterli olmadığından sahip oldukları pedagojik bilgiyi konunun öğretimi bağlamında nasıl kullanacaklarını açıklayamamışlardır. Bir başka deyişle pedagojik alan bilgisi bileşenine ilişkin açıklamaları yetersiz olmuştur. Aynı şekilde alan bilgilerindeki eksiklik, teknolojik alan bilgilerine de yansımıştır. Bununla birlikte teknoloji bilgileri, pedagojik bilgileri tek başlarına iyi olmasına rağmen teknoloji bilgilerini konu alanının öğretimine entegre etmekte zorlanmışlardır. Anahtar sözcükler: protein sentezi, biyoloji öğretimi, teknoloji bilgisi, teknolojik pedagojik alan bilgisi, içerik analizi.
Öğrencilerin biyoloji süreç diyagramlarında öğrenme stilleri, öğrenme faaliyetleri ve öğrenme çıktıları
Bu çalışmada, öğrencilerin süreç diyagramlarında öğrenmeyi gerçekleştirirken kullandıkları öğrenme aktivitelerini ve öğrenme stillerini belirleyerek, öğrenme aktivitelerinin ve öğrenme stillerinin öğrenme başarısı üzerindeki etkinin incelenmesi hedeflenmiştir. Çalışmaya, Türkiye'nin başkentinde yer alan Hacettepe Üniversitesi Biyoloji Eğitimi Ana Bilim Dalı'nda öğrenim gören 23 öğrenci katılmıştır. Araştırmanın verileri 2017-2018 Eğitim-Öğretim yılında toplanmıştır. Verilerin toplanması için ilk olarak katılımcılara Santa Barbara Öğrenme Stili Ölçeği uygulanmıştır. Daha sonra süreç diyagramları göz izleme tekniği ile gösterilmiştir. Aynı zamanda öğrenme faaliyetlerini yorumlamak için katılımcılara yüksek sesle düşünme protokolü uygulanmıştır. Bu işlemlerin sonucunda katılımcıların öğrenme çıktılarını değerlendirmek için açık uçlu soru, doğru-yanlış ve süreç diyagramlarında eksik olan çizimlerin katılımcılar tarafından tamamlanmasının beklendiği bir form kullanılmıştır. Araştırma verilerinin analizinde Mann-Whitney U testi, Kolmogorov-Smirnov testi, içerik analizi ve çoklu regresyon analizi kullanılmıştır. Veri analizi sonucunda başarılı öğrenme gerçekleştiren öğrencilerin öğrenme aktivitelerinden okları anlamlandırma ve kendine soru sorma aktivitelerini daha sık kullandıkları bulunmuştur. Ayrıca ana alana odaklanmak için daha fazla zaman harcayan öğrencilerin öğrenmeyi başarılı bir şekilde gerçekleştirdikleri de bulunmuştur.
Ortaöğretimde virüs konusunun program, öğretmen ve öğrenci açısından incelenmesi
Gelişen teknoloji ve bilime paralel olarak bireylerin ihtiyaçlarının karşılanması ve toplumsal hedeflere ulaşılmasını amaçlayan eğitimin bunu gerçekleştirebilmesi nitelikli eğitim programlarıyla mümkün olabilecektir. Eğitimin etkili olabilmesi ve amaçlarının yüksek düzeyde gerçekleştirebilmesinin öğretmenler, öğrenciler ve mevcut öğretim programları arasındaki uyumla olabileceği düşünülmektedir. Bu araştırmada ortaöğretimde virüs konusunun öğretim programlarındaki yeri ve biyoloji öğretmenleri ile ortaöğretim öğrencileri açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Bu bağlamda virüs konusunun yer aldığı ortaöğretim biyoloji ve sağlık bilgisi dersi öğretim programlarında yer alan virüs konusu sınıf düzeyi, içerik ve kazanımlar açısından değerlendirilmiştir. Programların uygulayıcıları olan biyoloji öğretmenlerinin ve farklı sınıf düzeylerinde biyoloji ve sağlık bilgisi öğretim programları ile öğrenim gören öğrencilerin virüsler konusundaki görüşleri ele alınarak virüs konusunun değerlendirilmesine ilişkin bilgi edinilmiştir. Araştırmada karma yöntem kullanılmıştır. Karma yöntem araştırmaları, sosyal bilimlerden özellikle eğitim bilimlerinde disiplinler arası araştırmaların gerçekleşmesi ile araştırılan olayın çeşitli yönlerini açığa kavuşturmaya yardımcı olmaktadır. Bu araştırmanın evrenini nicel yöntem için Ankara İlindeki merkez ilçelerdeki resmi Anadolu Liseleri'nin 9., 10., 11. ve 12. sınıf düzeylerinde öğrenime devam eden öğrenciler oluşturmaktadır. Nitel veriler için ise çalışma grubu oluşturulmuştur. Araştırma örneklemi, evrenden basit seçkisiz örnekleme (random) yöntemi ile seçilen okullardan elde edilmiştir. Bu bağlamda araştırmanın örneklemini Ankara ilinin merkez ilçelerindeki resmi Anadolu Liseleri'nin 9., 10., 11. ve 12. sınıf düzeylerinde öğrenime devam eden ve evreni temsil eden 670 öğrenci oluşturmaktadır. Nitel veriler için çalışma grubunu ise amaçlı örnekleme ile maksimum çeşitlilik yöntemine göre oluşturulan nicel veri toplamak amacıyla gidilen ortaöğretim kurumlarında görev yapmakta olan 26 biyoloji öğretmeni ve nicel veri uygulanan öğrencilerden 51 tanesi oluşturmaktadır. Araştırmada doküman olarak, virüs konusunun ortaöğretim programındaki yerinin incelendiği veri kaynakları olan Biyoloji ve Sağlık Bilgisi Öğretim Programları kullanılmaktadır. Nicel veri toplama aracı, araştırmacılar tarafından geliştirilmiş olan ''Virüslerle İlgili Görüşler Anketi''dir. Nitel veri toplama aracı olarak ise ''Virüsler Konusuna İlişkin Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu'' kullanılmıştır. Çalışmada elde edilen sonuçlara göre ortaöğretim biyoloji ve sağlık bilgisi dersi öğretim programlarında virüslere ilişkin kazanım sayısının ve ayrılan sürenin yetersiz olduğu, genelde virüsler konusunun dönem sonuna tekabül etmesinin konunun öğrenilmesinde dezavantajlı durumlar yarattığı ortaya çıkmaktadır. Öğrencilerin ve öğretmenlerin virüslerin öğrenilmesine ilişkin verdikleri önem ''günlük hayat ile konunun ilişkilendirilmesi'' bağlamında paralellik göstermektedir. Bunun yanı sıra öğrenciler daha çok öğretmenin alan yeterliliği sayesinde virüslerin etkili bir şekilde öğrenileceğini ileri sürse de, öğretmenler konuya ilişkin görsel materyaller ile konunun daha etkili öğrenilebileceğini düşünmektedirler.
Öğretmen adaylarının çevre etiği bilişsel yapılarının ve alternatif kavramlarının belirlenmesi
Bu çalışma lisans öğrencilerinin çevre etiği konusundaki bilişsel yapıları, metaforik algıları ve kavram yanılgılarını tespit etmek ve bununla beraber çevre etiğinin önemini belirtmek için yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini Konya ilinde bulunan Necmettin Erbakan Üniversitesi Eğitim Fakültesinde öğrenim gören 209 lisans öğrencisi oluşturmaktadır. Bu çalışmada veri toplama aracı olarak KİT (Kelime İlişkilendirme Testi), metafor tekniği ve açık uçlu sorular kullanılmıştır. Kelime ilişkilendirme testinde elde edilen verilerin analizinde içerik analizi kullanılmıştır. Öğrencilerden "çevre etiği" anahtar kavramı ile ilgili akıllarına gelen kelimeleri 60 saniye içinde boş bırakılan 10 kutucuğa yazmaları anahtar kavramlar yazıldıktan sonra cümle kurmaları istenmiştir. Veriler incelendiğinde öğrencilerin yazmış oldukları cevap kelimeleri 8 kategori altında toplanmıştır. Bu kategoriler; çevre sorunları, çevre ve çevreyi koruma bilinci, yasal düzenlemeler, atıklar, çevresel etik ve ahlak, çevre temizliği ve eğitim, toplumsal etik, ekoloji ve doğal çevre, ilgili olmayan kelimeler kategorisi olarak ayrılmıştır. Kategoriler içinde en yüksek frekansa sahip olan ekoloji ve doğal çevre kategorisidir. Kelime ilişkilendirme testinde öğrencilerin yazmış oldukları kavramlar incelendiğinde atık, çevreyi temiz tutmak, doğa, çevreye saygı, çevre kirliliği gibi terimlere ağırlık verildiği görülmüştür. Öğrencilerin kurmuş olduğu cümleler bilimsel bilgi içeren cümleler, bilimsel olmayan veya yüzeysel bilgi içeren cümleler, kavram yanılgısı içeren cümleler ve ilgisiz olan cümleler olarak ayrılmıştır. Metafor tekniğiyle elde edilen verilerin analizinde içerik analizi kullanılmıştır. Öğrencilerden çevre etiğini neye benzettiklerini yazmaları ve açıklama kısmına nedenini yazmaları istenmiştir. Veriler incelendiğinde çevre etiğini benzettikleri kelimeler ve frekans değerleri 12 kategori altında toplanmıştır. Bu kategoriler; doğanın yansıtıcılığı olarak çevre etiği, gereklilik olarak çevre etiği, koruyucu olarak çevre etiği, işleyiş ve devamlılık olarak çevre etiği, kapsayıcı olarak çevre etiği, toplumsal olarak çevre etiği, değer olarak çevre etiği, ekoloji olarak çevre etiği, felsefi olarak çevre etiği, çözümleyici olarak çevre etiği, ahlak olarak çevre etiği ve gelecek olarak çevre etiği şeklindedir. Frekansı yüksek olan kategoriler işleyiş ve devamlılık olarak çevre etiği ve koruyucu olarak çevre etiği kategorileridir. En çok tekrar eden metaforlar ise su, ağaç ve temizlik metaforları olmuştur. Açık uçlu sorulardan elde edilen verilerin değerlendirilmesinde içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Açık uçlu sorularda ise öğrencilere "Çevre etiği denince ne anlıyorsunuz? Çevre etiğine uygun davrandığınızı düşünüyor musunuz? Çevre etiğine uygun olan davranışlar sizce nelerdir? Çevre etiğinin canlıları korumada etkileri sizce nelerdir?" şeklinde sorular sorulmuştur. Bu sorulara verilen cevaplar değerlendirilmiştir. Sonuç olarak kelime ilişkilendirme testi, metafor tekniği ve açık uçlu sorular değerlendirildiğinde elde edilen veriler kapsamında öğrencilerin çevre ve etik kavramları ile ilgili bilişsel yapıları belirli düzeyde yeterli olduğu görülmüştür. Ancak öğrencilerin bir kısmı çevre ve etik kavramını bir bütün olarak değerlendirememektedir. Yapılan çalışmadaki sorularda çevre ve etik kavramını ayrı olarak değerlendirmeleri bunu göstermektedir. Öğretmenler öğrencilerin eğitiminde her düzeyde vardır. Bu nedenle önce okullarda olmak üzere her yerde çevre etiği ile ilgili eğitimler ve araştırmalar yapılması çevre için oldukça önemlidir.
Lise öğrencilerinin biyoçeşitlilik konusunda bilişsel yapılarının ve alternatif kavramlarının belirlenmesi
Bu çalışmada, 12. Sınıf lise öğrencilerinin biyoçeşitlilik konusunda bilişsel yapılarının analizi ve mevcut alternatif kavramlarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışmanın modeli nitel esaslı olan betimsel bir çalışmadır. Veri toplama aracı olarak öğrencilerin bilişsel yapılarının açığa çıkarılması için kelime ilişkilendirme testi formları, metaforik algı ve açık uçlu soru teknikleri kullanılmıştır. Bu çalışma Konya ilinde bir özel okulda öğrenim gören 12. sınıfların farklı şubelerindeki 151 öğrenci ile yürütülmüştür. Kelime ilişkilendirme testinde içerik analizi kullanılmıştır. Biyoçeşitlilik anahtar kelimesi kullanılarak öğrencilerden 50 sn. içinde belirlenen kavram ile ilgili akıllarına gelen kelimeleri yazmaları istenmiştir. Daha sonra bu ürettikleri kelimelerden 2 cümle kurmaları istenmiştir. İnceleme sonucunda veriler 6 kategori altında toplanmıştır. Bu kategoriler; tür çeşitliliği, ekosistem ve bileşenleri, genetik çeşitlilik, taksonomi, bilim dalı ve ekolojik olaylar çeşitliliği olarak ayrılmıştır. Bunlar içerisinde en yüksek frekansa sahip olan kategori "tür çeşitliliği" kategorisidir. Öğrenciler genellikle bu kategoride canlı çeşitliliği, tür çeşitliliği gibi konularla ilgili kelimeler yazmayı tercih etmişlerdir. Öğrencilerin kurdukları cümleler ise bilimsel bilgi içeren cümleler, yüzeysel cümleler ve kavram yanılgısı içeren cümleler şeklinde kategorilere ayrılmıştır. 4 Katılımcının kavram yanılgısı içeren cümle kurdukları tespit edilmiştir. Metafor tekniğinde elde edilen verilerin analizinde içerik analizi kullanılmıştır. Buna dayanarak anket içerisinde "biyoçeşitlilik …. gibidir. Çünkü …." şeklinde metaforu açığa çıkaran cümleyi tamamlamaları istenmiştir. Biyoçeşitlilikle ilgili geçerli metafor sayısı 80 olarak tespit edilmiştir. Oluşturulan kategori sayısı ise 6' dır. Bu kategoriler frekans değerlerine göre sırasıyla; farklılık bağlamında biyoçeşitlilik, dinamik bağlamında biyoçeşitlilik, yaşam anlamında biyoçeşitlilik, etkileşim bağlamında biyoçeşitlilik, biyolojik entropi anlamında biyoçeşitlilik, ekolojik denge anlamında biyoçeşitlilik şeklindedir. En baskın olan kategori farklılık bağlamında biyoçeşitlilik kategorisi olarak belirlenmektedir. En çok tekrar eden metaforlar ise su (7), insan (6), ağaç (6), orman (5), düşünce (5) ve renk paleti (5) şeklindedir. Açık uçlu sorulardan elde edilen verilerin değerlendirilmesinde içerik analizi kullanılmıştır. Öğrencilere biyoçeşitlilik ile ilgili 3 tane açık uçlu soru sorulmuş ve alınan cevaplar analiz edilmiştir. Analizlere göre cevaplar bilimsel bilgi içeren, yüzeysel bilgi içeren ve kavram yanılgısı içeren cümleler şeklinde kategorilere ayrılmıştır. "Biyoçeşitliliğin önemi nedir? Bir örnek veriniz." Sorusuna alınan cevaplarda sadece 4 öğrenci kavram yanılgısı içeren cümle kurmuştur. "Biyoçeşitliliğin azalmasının olası etkileri nelerdir?" sorusuna verilen cevaplarda 5 katılımcı kavram yanılgısında bulunmakla beraber "biyoçeşitliliği tehdit eden faktörler nelerdir?" sorusuna verilen cevaplarda kavram yanılgısı içeren cümlelere rastlanmamıştır. Sonuç olarak, biyoçeşitlilik ile ilgili kelime ilişkilendirme testi, metafor tekniği ve açık uçlu sorular tekniği ile yapılan analizler değerlendirildiğinde öğrencilerin bilişsel yapılarının ve alternatif kavramlarının yeterli düzeyde olduğu görülmektedir. Fakat bazı öğrencilerin kurdukları cümlelerde yanlış öğrenmeler ve kavram yanılgısı olması konunun tam olarak anlamlandırılmadığı şeklinde yorumlanabilmektedir. Anahtar Kelimeler: Biyoçeşitlilik, kelime ilişkilendirme testi, metafor, bilişsel yapı
Biyoloji öğretmenliği öğrencilerinin kalıtım konusunu kavramsallaştırmalarına yönelik zihinsel yapılarının belirlenmesi
Bu çalışmada, Biyoloji Eğitimi öğrencilerinin kalıtım kavramına yönelik zihinsel yapılarının (bilişsel yapıları) ve metaforik algılarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışmanın modeli nitel esaslı olan betimsel bir çalışmadır. Araştırmada kalıtım kavramına yönelik veri toplama aracı olarak bağımsız kelime ilişkilendirme testi, açık uçlu sorular ve metaforik algılarını belirlemek amacıyla da metafor yöntemi kullanılmıştır. Çalışma grubu, 2021-2022 eğitim ve öğretim yılında Necmettin Erbakan Üniversitesi Ahmet Keleşoğlu Eğitim Fakültesi Biyoloji Eğitimi A. B. Dalı Öğrencilerinden (1, 2, 3, ve 4. Sınıf) (46 kız, 8 erkek) olup toplam 54 kişiden oluşmaktadır. Kelime ilişkilendirme testinden elde edilen veriler içerik analizine tabi tutulmuştur. İnceleme sonucunda veriler 9 kategori altında toplanmıştır. Bu kategoriler; genetik materyaller ve kalıtım ilişkisi, kalıtım ve çaprazlamalar, üreme kalıtım ilişkisi, kalıtımın sonuçları, kalıtım bilim ilişkisi, kalıtımda etkili hücre ve organeller, kalıtım ve kalıtsal hastalıklar ilişkisi, kalıtım ve canlılar ilişkisi, farklı kavramlar olarak ayrılmıştır. Metafor tekniğinde elde edilen verilerin analizinde içerik analizi kullanılmıştır. Öğrencilerden "kalıtım …. gibidir. Çünkü …." şeklinde metaforu açığa çıkaran cümleyi tamamlamaları istenmiştir. Kalıtımla ilgili geçerli metafor sayısı 34 olarak tespit edilmiştir. Oluşturulan kategori sayısı ise 4 dür. Bu kategoriler frekans değerlerine göre sırasıyla; çeşitlilik kaynağı olarak, bilgi aktarımı açısından, soyaçekim açısından, bir sistem olarak kalıtım şeklindedir. Açık uçlu sorulara verilen cevaplardan elde edilen verilerin analizi aşamasında öğrencilerin verdiği cevaplar bilimsel bilgi içeren ifadeler, bilimsel olmayan, yüzeysel veya eksik bilgi içeren ifadeler ve kavram yanılgılı ifadeler olarak kategorize edilmiştir. Bu sorulara verilen cevap cümleler de değerlendirilerek kategorilendirilmiş ve konuyla ilgili kavram yanılgısı içeren cümleler tespit edilmiştir. Sonuç olarak, kalıtımla ile ilgili kelime ilişkilendirme testi, metafor tekniği ve açık uçlu sorular ile yapılan analizler değerlendirildiğinde eksik bilgiler ve kavram yanılgılarının olduğu ve öğrencilerde kalıtım ile ilgili bilişsel yapılarında tam kavramsallaştırma sağlayamadıkları belirtilebilir.
Lise öğrencilerinin bitki tohumu ile ilgili kavram yanılgılarının belirlenmesine yönelik dört aşamalı bir teşhis testinin geliştirilmesi
Öğretmenler tohum gibi bitki kavramları öğretmekte, öğrenciler ise öğrenmekte zorluk çekmektedir. Bu araştırmada lise 12. sınıf öğrencilerinin tohum konusundaki kavram yanılgılarının belirlenebilmesi için geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı geliştirilmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda lise 12. sınıf öğrencilerine yönelik dört aşamalı çoktan seçmeli tohum kavram teşhis testi geliştirilmiştir. Geçerlilik ve güvenirlik analizleri yapılan kavram teşhis testi ile lise 12. sınıf öğrencilerinin tohum konusundaki kavram yanılgısı, bilimsel bilgi ve bilgi eksikliği yüzdelerinin alt boyutlar bazında belirlenmesi ise çalışmanın alt amacını oluşturmuştur. Bu araştırmada, betimsel araştırmalardan biri olan tarama yöntemi kullanılmıştır. Çalışma grubunu iki özel ve altı devlet okulundan rastgele seçilen ve 12. sınıfta öğrenim gören 409 öğrenci oluşturmaktadır. Geliştirilen test, 2022-2023 eğitim öğretim yılında Konya ili Ereğli ilçesindeki öğrenim gören 12. sınıf öğrencilerine uygulanmıştır. Uygulama sonucunda elde edilen verilere çeşitli geçerlilik ve güvenirlik analizleri yapılmıştır. Son durumda dört aşamalı tohum kavram teşhis testinin 11 sorudan oluştuğu ve 3 faktörlü bir yapıya sahip olduğu belirlenmiştir. Yapılan analizler sonucunda bu testin geçerli ve güvenilir olduğu anlaşılmıştır. Faktör 1 "Tohumun Fizyolojisi", Faktör 2 "Tohum ve Üreme İlişkisi" ve Faktör 3 "Tohum ve Sınıflandırma İlişkisi" olarak isimlendirilmiştir. Öğrencilerin en yüksek bilimsel bilgi ortalamasının "Tohum ve Sınıflandırma İlişkisi", en yüksek kavram yanılgısı ortalamasının "Tohum ve Üreme İlişkisi" ve en yüksek bilgi eksikliği ortalamasının "Tohum ve Sınıflandırma İlişkisi" faktörü altında yer aldığı belirlenmiştir. Bu araştırma kapsamında geliştirilen ve geçerlilik güvenirlik analizleri yapılan dört aşamalı tohum kavram teşhis testi lise 12. sınıf öğrencilerin tohum kavramı hakkında kavram yanılgılarını belirlemeye yöneliktir. Bu testin alanyazına katkı sağlayacağı ve öğretmenler ve araştırmacılar tarafından lise öğrencilerinin tohum konusundaki kavram yanılgılarının tespitinde kullanılacağı, bu nedenle de benzer çalışmalara öncü olacağı düşünülmektedir.
Lise biyoloji ders kitaplarının 21.yüzyıl becerileri bakımından incelenmesi
Bu araştırmada, 2022-2023 eğitim-öğretim yılında okutulan lise biyoloji ders kitaplarında 21.yüzyıl becerilerinin ne kadar yer aldığı belirlenmeye çalışılmıştır. Çalışmada 21.yüzyıl becerileri; düşünme yolları, çalışma yolları, çalışma araçları ve dünyaya entegrasyon beceri alanları ve bunların alt boyutları açısından ele alınmıştır. Çalışmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. 2022-2023 eğitim öğretim yılında okutulan 9, 10, 11 ve 12.sınıf lise biyoloji ders kitaplarında belirlenen analiz birimleri amaçlı örnekleme yöntemiyle seçilmiştir. Doküman inceleme yöntemi ile toplanan veriler betimsel analiz yöntemiyle incelenmiştir. Verilerin analizinde; düşünme yolları beceri alanı alt boyutları, çalışma yolları beceri alanı alt boyutları, çalışma araçları beceri alanı alt boyutları ve dünyaya entegrasyon beceri alanı alt boyutları analiz kodları olarak kullanılmıştır. Yapılan değerlendirmelere göre, lise biyoloji ders kitaplarında yer alan düşünme yolları beceri alanı ile ilgili analiz birimlerinin diğer beceri alanlarına oranla daha fazla olduğu görülmüştür. Fakat bu beceri alanında üst düzey düşünme becerileri gerektiren problem çözme becerilerinin sayısı oldukça az görülürken, araştırma sorgulama yaklaşımının yansıması olduğu düşünülen eleştirel düşünme becerilerinin sayısının daha fazla olduğu görülmüştür. Yapılan değerlendirmelere göre, lise biyoloji ders kitaplarında dünyaya entegrasyon beceri alanı ile ilgili olduğu belirlenen analiz birimlerinin ise diğer beceri alanlarına oranla daha az olduğu tespit edilmiştir. Ders kitaplarında yer alan bazı ünitelerde dünyaya entegrasyon beceri alanı alt boyutlarına hiç rastlanmadığı görülmektedir. Lise biyoloji kitabında birden fazla beceri alanını aynı anda yansıtması dolayısıyla başarılı bulunan etkinliklerin sayısının artırılmasının gerekli olduğu düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: 21.Yüzyıl Becerileri, Lise Biyoloji Ders Kitabı, Eğitim