Burnout
725 theses under this subject heading
A test of the job demands and resources (JD-R) model: Integration of challenge and hindrance demands
Recent studies of the JD-R model point out that some job demands do not relate to exhaustion and engagement as claimed in the original major proposition of the model, and they should be categorized as "challenge job demands (CJD)" versus "hindrance job demands (HJD)". Following that path, this thesis aimed at studying the relationships of two CJD (workload and information processing) and two HJD (role ambiguity and emotional demands) with two personal resources (optimism and self-efficacy), two job resources (autonomy and social support), exhaustion and engagement. After conducting various statistical analyses, including structural equation modelling, on data collected from a sample of 415 participants, it has been found that HJD and CJD differed in their relationships with engagement and exhaustion. While HJD was found to decrease engagement and increase exhaustion, CJD was found to increase exhaustion but had no significant effect on engagement. Both personal and job resources were found to relate positively to engagement and negatively to exhaustion. Additionally, resources moderated the relationship between CJD and exhaustion.
İş hayatında stres ve tükenmişlik sendromu
Stres, bireylerin zihninde; güç, baskı, tehdit ve zor olan şeyler anlamlarını ifade etmektedir. Bireyler zihinlerinde stresi engellenme, çatışma ve endişe kavramları ile bağdaştırmaktadır. Bu nedenle bireyler strese maruz kaldıklarında birçok olumsuz durumlar ortaya çıkmaktadır. Bu çalışmada amaçlanan; "stres" ve "tükenmişlik" kavramlarını açıklamak, bireylerde, örgütsel stres kaynaklarını ve buna bağlı sonuçları belirleyerek, stresle başa çıkma yöntemlerini saptamak, tükenmişliğin nedenleri ve başa çıkma yollarını belirlemek ve örgütsel stresin swot analizini yapmaktır. Örgütler hızla değişen teknoloji ve rekabet ortamına ayak uydururken, bireyler kendilerine verilen görev ve sorumlulukları yerine getirirken örgütsel strese maruz kalmaktadır. Bu sorunların başında performans düşüklüğü gelmektedir. Bu doğrultuda örgütsel yapıya bağlı stres kaynakları; merkeziyetçilik, aşırı uzmanlaşma, aşırı iş yükü, mobbing, ilerleme ve gelişme fırsatlarının azlığı ve bürokratik engeller; örgütsel stresin neden olduğu başlıca sorunlar ise işe yabancılaşma, iş devamsızlığı, iş kazaları, performans düşüklüğü şeklinde olabilmektedir. Örgütlerin başarıları, büyük ölçüde, bireysel strese ve örgütsel strese neden olan kaynakları ve nedenleri doğru şekilde belirlemek, tükenmişlik sendromuna neden olan faktörleri minimize etmek veya azaltmak, bunların neden olduğu olumsuz durumlara karşı alınan tedbirlere bağlıdır. Stresin ve tükenmişlik sendromunun neden olduğu olumsuz sonuçların doğru bir şekilde giderilmesi veya kontrol altına alınması gerekmektedir. Çalışanları olumsuz yönde etkilemeyecek çalışma ortamı ve koşulları yaratacak, örgütsel performansı yükseltecek optimum stres düzeyini yaratmaya çabalamalıdırlar. Bu konuda, örgütün tüm yöneticilerine de görev düşmektedir.
Hemşirelerin iş motivasyonlarını etkileyen faktörlerin değerlendirilmesi ve bir örnek uygulama
Bu çalışma cerrahi bölümlerde çalışan hemşirelerin iş motivasyonlarını etkileyen faktörlerin değerlendirilmesi amacı ile planlandı ve yapıldı. Cerrahi alanda çalışan hemşirelerin iş doyumu ve tükenmişlik düzeyleri sosyodemografik veriler ile beraber analiz edilip karşılaştırılarak cerrahi hemşirelerinin iş doyumu ve tükenmişlik düzeyleri ile etkisinin belirlenmesi amaçlandı. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde cerrahi alanlarda çalışmakta olan 236 hemşire örneklem olarak alınıp yüz yüze anket yöntemi ile anketler uygulandı. Veriler sosyodemografik bilgilerin yer aldığı "Sosyodemografik Bilgi Formu", "Minnesota İş Doyum Ölçeği" ve "Maslach Tükenmişlik Ölçeği" ile toplandı. Toplanan verilerin analizi için PASW® Statistics 18 istatistik paket programı kullanıldı. Tükenmişlik ile ilgili ölçekte; erkeklerin daha çok tükendiği, yaş arttıkça tükenmişliğin azaldığı, yüksek lisans mezunlarının daha çok tükendikleri, vardiyalı çalışanların ve fazla mesai yapan hemşirelerin daha çok tükendikleri bulundu (p<0,05). İş doyumu ile ilgili ölçekte; yaş, meslekteki yıl ve cerrahi alanda geçirilen yıl arttıkça iş doyumunun arttığı, lisans mezunlarının iş doyumlarının daha yüksek olduğu, fazla mesai yapan hemşirelerin ise iş doyumlarının daha düşük olduğu tespit edildi (p<0,05). Sonuç olarak, elde edilen bulgular ile cerrahi alanda çalışan hemşirelerin tükenmişlik alt ölçeklerin ve toplam puanları ile, iş doyumu alt ölçeklerin ve toplam puanlarının sosyodemografik özelliklere göre farklılıkları incelenmiştir. Anahtar kelimeler: Hemşire, Cerrahi Hemşiresi, İş Doyumu, Tükenmişlik
Covid-19 pandemisinde hekim ve hemşirelerde mobbing ve tükenmişlik: Tekirdağ'da bir üniversite hastanesi örneği
Bu çalışmanın amacı Tekirdağ ilinde bulunan bir üniversite hastanesinde hizmet veren hekim ve hemşirelerin COVID-19 döneminde mobbing algısı, tükenmişlik düzeyi ve etkileyen faktörleri belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Tez çalışması 25 Mayıs-25 Ağustos 2021 tarihleri arasında Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Hastanesinde yüz yüze görüşme yöntemi ve çevrimiçi programlar aracılığıyla toplamda 151 hekim ve hemşire ile yürütülmüştür. Veri toplama aracı olarak araştırmacılar tarafından hazırlanan sosyo-demografik özellikler ve COVID-19 ile ilişkili sorular bulunan kişisel bilgi formuna ek olarak, Türkçe geçerlik ve güvenirlik çalışması yapılmış iki ölçek kullanılmıştır. Bu Ölçekler; 1. Mobbing algısını ölçmek için Leymann Mobbing Ölçeği (LMÖ) ölçeği, 2. tükenmişlik düzeyini belirlemek amacıyla Maslach Tükenmişlik Ölçeği'dir (MTÖ). Çalışmanın yapılabilmesi için Sağlık Bakanlığı, çalışmanın yürütüldüğü kurumu ve Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Girişimsel Olmayan Çalışmalar Etik Kurulu izinleri ve çalışmaya dahil olanların onayları alınmıştır. Verilerin analizi için IBM SPSS 26.00 programı kullanılmıştır. Çalışmaya katılanların %58,9'u kadın, yaş ortalaması 35±10 idi; %49,7'i yüksek lisans ve üzeri eğitime sahipti, %54,3'ü hemşire, %38,4'ü akademisyendi. Katılımcıların çoğunluğu, pandemi koşullarında çalışma koşullarının kötü yönde değiştiğini (%53,0), iş yükünün arttığını (%62,3), hastalığa karşı korku ve endişenin duyulduğunu (%86,1) belirttiler. Çalışma grubundan %83,07'si mobbing davranışına maruz kaldığını, %17,93'ü hiç mobbinge maruz kalmadığını ifade etti. Katılımcıların LMÖ ortalama puanı: 4,64±0,47 idi. Katılımcılar, en çok (%79,31) Mobbing Ölçeği "İletişim Biçimini Engelleme" alt boyutuna (3,85±1,05 ortalamayla "hakkımda dedikodu yapıldı" maddesi) en yüksek mobbing ifadesi; en az (%30,34) "Sağlığa Yönelik Saldırılar" alt boyutuna ve 4,94±0,22 ortalamayla "cinsel tacize uğradım" maddesine maruz kaldıklarını ifade ettiler. MTÖ duygusal tükenmişlik alt boyutu ortalaması 14,93±8,50, duyarsızlaşma alt boyutu ortalaması 6,00±4,42 ve kişisel başarı alt boyutu tükenmişlik ortalaması 13,37±6,93 olarak hesaplandı. Bu değerler katılımcıların düşük düzeyde tükenmişlik yaşadıklarını göstermektedir. Çalışma grubunun yarısından fazlasının COVID-19 kaynaklı yaşamlarının olumsuz etkilendiği, büyük çoğunluğunun mobbinge maruz kaldığı algısı yaşadığı; grubun düşük düzeyde de olsa tükenmişlik yaşadıkları ancak bunun dışında COVID-19 kaynaklı ortaya çıkabilecek hem mesleki hem sosyal hem de yakın sosyal çevrelerinde kimi olumsuzluklar yaşadıkları saptandı. Bu doğrultuda COVID-19 pandemisi gibi toplumsal olağan dışı durumlara karşı hazırlıklı olmak ve sağlık çalışanlarına sağlıklı ve güvenli çalışma ortamlarının sağlanması önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Mobbing, Tükenmişlik, COVID-19, Üniversite Hastanesi, Sağlık Çalışanları
Hizmet içi eğitimin tükenmişlik sendromu üzerindeki etkisi: Lojistik çalışanları üzerine bir araştırma
Teknolojik gelişmeler ve küreselleşme ile ticari sınırların ortadan kalkması lojistik sektörüne duyulan ihtiyacı artırmıştır. Lojistik sektörüne duyulan ihtiyaç ve lojistik sektörünün dinamik yapısı iş yükünün artmasına ve böylelikle de lojistik çalışanlarının stres seviyesinin yükselmesine neden olmuştur. Stres seviyesinin yükselmesi ile çalışanların psikolojik ve fiziksel olarak kendilerini kötü hissetmeleri tükenmişlik sendromuna yakalanma olasılığını artırmaktadır. İşletmeler iş yükü karşısında oluşan stresi azaltmak, değişimler karşısında çalışanların hazırlıklı olmalarını sağlamak, niteliklerini geliştirmek ve rekabet ortamında üstünlük sağlamak amacıyla çalışanlarına hizmet içi eğitimler vermektedir. Bu araştırmanın amacı da lojistik işletmelerinde çalışanların almış oldukları hizmet içi eğitimlerin tükenmişlik sendromu üzerindeki etkisini cinsiyet bağlamında incelemektir. Araştırmanın örneklemini Türkiye'de faaliyet gösteren lojistik işletmelerinin hizmet içi eğitimi almış 336 çalışanı oluşturmaktadır. Araştırmada veriler online anket tekniği ile toplanmış ve Yapısal Eşitlik Modeli kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda lojistik işletmelerinde verilen oryantasyon eğitiminin kadınlarda tükenmişlik sendromunun alt boyutlarından duygusal tükenmişliği, duyarsızlaşmayı ve kişisel başarısızlığı, erkeklerde ise sadece kişisel başarısızlığı olumsuz etkilediği tespit edilmiştir. Ayrıca rotasyon eğitiminin erkeklerde ve kadınlarda kişisel başarısızlığı, ayrıca erkeklerde duygusal tükenmişliği olumsuz etkilediği gözlemlenmiştir.
6. 7. ve 8. sınıf öğrencilerinin okul tükenmişliği ve öğrenme sürecinde yardım istemeleri ile genel akademik başarı düzeyleri arasındaki ilişkilerin incelenmesi
Betimsel tarama modelindeki bu araştırma, 6. 7. ve 8. sınıf öğrencilerinin okul tükenmişliği ve öğrenme sürecinde yardım istemeleri ile genel akademik başarı düzeyleri arasındaki ilişkinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Uygulanan 1132 ölçekten yapılan tasnif sonucu 990 öğrenciye ait verinin uygun olduğu tespit edilmiştir. Verilerin çözümlenmesi aşamasında Sosyal Bilimler İçin İstatistik Paket [Statistical Packagefor Social Sciences (SPSS 21)] programı kullanılmıştır. Analiz kapsamından güvenirlik analizi, Pearson korelasyon katsayısı, bağımsız gruplar t- testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA), Post Hoc test Tukey HSD analizleri uygulanmıştır. Ayrıca analizlerin normallik varsayımları için çarpıklık ve basıklık katsayı değerleri incelenmiştir. Araştırmada, 6. 7. ve 8. sınıf öğrencilerinin okul tükenmişlikleri cinsiyet değişkenine göre incelendiğinde, okul tükenmişliği ve okul etkinliklerinden kaynaklı tükenmişlik, aileden kaynaklı tükenmişlik ile ilgi kaybı alt boyutlarında anlamlı farklılık tespit edilmiştir. Öğrencilerin öğrenme sürecinde yardım isteme düzeyleri cinsiyet değişkenine göre incelendiğinde ise öğrenme sürecinde yardım isteme ve alt boyutları olan etkili yardım isteme ile yüzeysel yardım isteme alt boyutlarında anlamlı farklılık tespit edilmiştir. Öğrencilerin okul tükenmişlikleri sınıf değişkenine göre incelendiğinde okul tükenmişliği ve bütün alt boyutlarında anlamlı bir farklılık görülmüştür. Aynı şekilde öğrencilerin öğrenme sürecinde yardım isteme düzeyleri sınıf değişkenine göre incelendiğinde etkili yardım isteme alt boyutunda anlamlı bir farklılık görülmüştür. Araştırmada öğrencilerin okul tükenmişliği ve tüm alt boyutları ile akademik başarı arasında negatif yönde anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Ayrıca öğrencilerin öğrenme sürecinde yardım isteme ve bütün alt boyutları ile akademik başarı arasında anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Son olarak öğrencilerin okul tükenmişlik ve tüm alt boyutları ile öğrenme sürecinde yardım isteme ve tüm alt boyutları arasında anlamlı bir ilişki elde edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Okul Tükenmişliği, Öğrenme Süreci, Yardım İsteme, Akademik Başarı.
Sınıf öğretmenlerinin tükenmişlik düzeyleri ile örgütsel bağlılıkları arasındaki ilişki
Bu araştırma, sınıf öğretmenlerinin tükenmişlik düzeyleri ile örgütsel bağlılıkları arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla ilişkisel desende yapılandırılmış bir araştırmadır. Araştırmanın evreni 2018-2019 Eğitim-Öğretim yılında Siirt şehir merkezinde Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı kamu okullarında görev yapan 526 sınıf öğretmeninden oluşmaktadır. Araştırmada örneklem alma yoluna gidilmemiş bütün okullara ulaşılarak 369 sınıf öğretmeninin oluşturduğu çalışma grubu ile araştırma sürdürülmüştür. Araştırmada İnce ve Şahin (2015) tarafından uyarlanan "Maslach Tükenmişlik Envanteri" ve Dağlı ve diğerleri (2018) tarafından uyarlanan " Örgütsel Bağlılık Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmada verilerin normallik dağılımını belirlemek için basıklık, çarpıklık, ortalama ve medyan değerleri incelenmiş, verilerin normallik ölçütlerini karşıladığı sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma kapsamında toplanan verilerin analizinde SPSS paket programından yararlanılmıştır. Araştırma dahilinde güvenirlik analizi, frekans tabloları, bağımsız örneklem t-testi, ANOVA, korelasyon ve regresyon analizleri uygulanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre; sınıf öğretmenlerinin düşük düzeyde tükenmişlik ve orta düzeyde örgütsel bağlılık yaşadıkları anlaşılmıştır. Fark analizi sonuçlarına göre; sınıf öğretmenlerinin genel tükenmişlik ve alt boyutlarında yaş, cinsiyet, medeni durum, hizmet yılı ve sınıf mevcuduna göre anlamlı fark görülmemiştir. Öğretmenlerin genel bağlılık ve alt boyutlarında ise cinsiyet ve hizmet yılına göre anlamlı fark görülmüştür. Ayrıca sınıf öğretmenlerin genel tükenmişlik düzeyleri ve genel bağlılık düzeyleri arasında negatif yönlü orta düzeyde bir ilişki olduğu belirlenmiştir.
Halk eğitim merkezi müdürlerinin tükenmişlikleri ile iş yaşam dengeleri arasındaki ilişki
Bu çalışmanın amacı, Halk Eğitimi Merkezi müdürlerinin tükenmişlikleri ile iş yaşam dengeleri arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktır. Araştırmanın evrenini, 2018-2019 eğitim-öğretim yılında Türkiye genelinde Halk Eğitimi Merkezlerinde görev yapan 992 müdür oluşturmaktadır. Araştırmanın analizlerinde ölçeklere gönüllü yanıt veren 335 Halk Eğitimi Merkezi müdüründen elde edilen veriler kullanılmıştır. "Maslach Tükenmişlik Ölçeği" ve Apaydın (2011) tarafından geliştirilen "İş Yaşam Dengesi Ölçeği" araştırmada kullanılan veri toplama araçlarıdır. Araştırma verilerinin analizinde; karşılaştırma istatistikleri (t testi, tek yönlü Varyans analizi [Anova], Kruskal Wallis H testi, Mann Whitney U testi), Pearson Momentler Korelasyonu ve çoklu regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, Halk Eğitimi Merkezi müdürlerinin; tükenmişliğin alt boyutlarından olan duygusal tükenme boyutunda orta düzeyde, diğer alt boyutlar olan duyarsızlaşma ve kişisel başarı boyutları ile tükenmişliğin genelinde düşük düzeyde tükenmişlik yaşadıkları belirlenmiştir. Halk Eğitimi Merkezi müdürlerinin genel tükenmişlik düzeyleri; cinsiyet, medeni durum, öğrenim durumu, mesleki kıdem, kurumundaki görev süresi ve kurumun bulunduğu bölge değişkenleri açısından anlamlı bir farklılık göstermezken; yaş, kurumun bulunduğu yerleşim birimi ve işbirliği yapılan kurum değişkenleri açısından anlamlı düzeyde farklılaşmaktadır. Halk Eğitimi Merkezi müdürlerinin İş yaşam dengesinin alt boyutları olan iş yaşam uyumu ve kendine zaman ayırma boyutlarındaki ortalamalarının yüksek düzeyde olduğu görülürken; diğer alt boyutlar olan yaşamı ihmal etme ve yaşamın işten ibaret olması ile iş yaşam dengesinin genel ortalamalarının ise orta düzeyde olduğu belirlenmiştir. Halk Eğitimi Merkezi müdürlerinin genel iş yaşam dengesi düzeyleri; medeni durum, öğrenim durumu, yaş, mesleki kıdem ve kurumundaki görev süresi değişkenlerine göre farklılık göstermezken; cinsiyet, kurumun bulunduğu yerleşim birimi, işbirliği yapılan kurum ve kurumun bulunduğu bölge değişkenleri açısından anlamlı düzeyde farklılaşmaktadır. Halk Eğitimi Merkezi müdürlerinin tükenmişlik düzeyleri ile iş yaşam dengesi düzeyleri arasında negatif yönlü ve anlamlı ilişki belirlenmiştir. Regresyon analizi sonuçlarına göre tükenmişliğin genelinin iş yaşam dengesi düzeyinin genelini anlamlı düzeyde ve negatif yönde yordadığı bulunmuştur.
Öğretmenlerin örgütsel dedikodu ile örgütsel tükenmişlik düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, öğretmenlerin okullarındaki örgütsel dedikodunun işlevlerine ilişkin görüşleri ile tükenmişlik düzeylerini tespit etmek ve aralarındaki ilişkiyi ortaya koymaktır. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evreni 2019-2020 eğitim ve öğretim yılında Batman ilinde görev yapan 7600 öğretmenden oluşmaktadır. Bu evrenden basit tesadüfi (seçkisiz) yöntem ile seçilen 340 öğretmen, araştırmanın örneklemini oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri, Han ve Dağlı (2018) tarafından geliştirilen Örgütsel Dedikodu Ölçeği ile Maslach ve Jackson (1981) tarafından geliştirilen İnce ve Şahin (2015) tarafından Türkçe'ye uyarlanan Maslach Tükenmişlik Ölçeği kullanılarak elde edilmiştir. Verilerin analizinde istatistik paket programı kullanılmıştır. Verilerin istatistiksel çözümlemeleri için; frekans ve yüzde, ortalama, standart sapma, t-Testi, ANOVA testi, ve Pearson korelasyon analizleri kullanılmıştır. Öğretmenlerin örgütsel dedikodunun boyutlarına ilişkin görüş ortalamalarının; haberdar olma boyutunda kısmen katılıyorum, ilişkileri geliştirme boyutunda katılmıyorum ve örgütsel zarar boyutunda katılıyorum düzeyinde olduğu saptanmıştır. Öğretmenlerin duygusal tükenmişlik düzeyleri düşük, duyarsızlaşma düzeyleri çok düşük, kişisel başarı hissi düzeyleri yüksek ve genel tükenmişlik düzeyleri ise orta düzeydedir. Öğretmenlerin örgütsel tükenmişlik düzeyleri, cinsiyet ve istihdam değişkenleri dışındaki diğer tüm değişkenlerde anlamlı bir fark göstermemektedir. Erkek öğretmenlerin kadın öğretmenlere göre duyarsızlaşma düzeyleri daha yüksek, sözleşmeli öğretmenlerin kadrolu öğretmenlere göre duygusal tükenmişlik düzeyleri ise daha düşük düzeydedir. Öğretmenlerin örgütsel dedikodunun alt boyutları ile tükenmişlik düzeyleri arasında; haberdar olma boyutuyla pozitif yönlü düşük düzeyde, ilişkileri geliştirme boyutuyla pozitif yönlü çok düşük düzeyde ve örgütsel zarar boyutuyla pozitif yönlü çok düşük düzeyde bir ilişki saptanmıştır. Anahtar Sözcükler: Öğretmen, okul, informal iletişim, örgütsel dedikodu, tükenmişlik, örgütsel tükenmişlik.
Öğretmenlerin duygusal emekleri ile tükenmişlikleri arasındaki ilişkide örgütsel bağlılığın aracı rolü
Bu çalışmada öğretmenlerdeki duygusal emek davranışının tükenmişlik üzerindeki etkisinde örgütsel bağlılığın aracı rolünün belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu bağlamda yapılan çalışmada duygusal emek, tükenmişlik ve örgütsel bağlılık konuları genel çerçevede incelenmiştir. Konu ile ilgili olarak öncelikle duygusal emek kavramı ele alınmış, duygu ve emek kavramları açıklanarak duygusal emek yaklaşımları, duygusal emeği etkileyen faktörler, sonuçları ve öğretmenlerde duygusal emek konularına yer verilmiştir. Ardından örgütsel bağlılık tanımı, düzeylerine göre sınıflandırılması, örgütsel bağlılığın önemi, sonuçları ve yaklaşımlarına değinilmiştir. Son olarak genel hatları ile tükenmişlik kavramına değinilerek öğretmenlerde tükenmişlik ele alınmıştır. Nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeliyle yapılandırılmaya çalışılan bu araştırmanın örneklemi, Siirt ili merkezinde görev yapmakta olan ilk ve ortaokullarında görev yapan 1490 öğretmen arasından kolay örnekleme tekniği ile ulaşılan 371 öğretmenden oluşmaktadır. Öğretmenlerin duygusal emek, tükenmişlik ve örgütsel bağlılık düzeyleri arasındaki ilişkilerin tespit edilmesi için araştırmanın verileri literatürde kabul görmüş "Duygusal Emek Ölçeği", "Örgütsel Bağlılık Ölçeği", "Maslach Tükenmişlik Ölçeği" ve araştırmacı tarafından hazırlanan kişisel bilgi formu aracılığıyla toplanmıştır. Analiz sonuçları incelendiğinde, öğretmenlerin duygusal emek ölçeğinin, samimi davranış alt boyutunda; tükenmişlik ölçeğinin duygusal tükenme alt boyutunda; örgütsel bağlılık ölçeğinin ise duygusal bağlılık alt boyutunda en yüksek ortalamaya sahip oldukları anlaşılmıştır. Yapısal eşitlik modellemesi sonucu, öğretmenlerin duygusal emek davranışının tükenmişlikleri üzerinde orta düzeyde pozitif yönlü etkiye; örgütsel bağlılıkları üzerinde düşük düzeyde negatif yönlü etkiye sahip olduğu anlaşılmıştır. Bununla birlikte örgütsel bağlılıklarının ise tükenmişlikleri üzerinde düşük düzeyde negatif yönlü etkiye sahip olduğu anlaşılmıştır. Ayrıca araştırmada duygusal emek ile tükenmişlik arasındaki ilişkide örgütsel bağlılığın düşük düzeyde aracılık etkisinin olduğu tespit edilmiştir.
Afet ve acil durum alanında çalışan profesyonellerde ikincil travmatik stres düzeyi, tükenmişlik düzeyi ve depresif belirtileri etkileyen psikososyal risk ve koruyucu faktörlerin incelenmesi
Mevcut tez çalışmasında afet ve acil durum olaylarında psikososyal destek sağlayan meslek elemanlarının ikincil travmatik stres, tükenmişlik, depresif belirtileri ele alınmış ve bu psikolojik semptomlar ile çeşitli sosyo-demografik faktörler (travma psikolojisi eğitimi, süpervizyon desteği, süreç öncesi eğitim, çalışmaya katılım türü, bir meslek örgütü ile iş birliği içinde çalışma, cinsiyet) ve psikolojik faktörlerin (stresle başa çıkma tarzları, duygu düzenleme güçlüğü, öz bakım) ilişkisi incelenmiştir. Araştırma için yaşları 23-63 (Ort= 29.97, ss= 6.39) arasında değişen 140 kadın (%87.5) ve 20 erkek katılımcıdan veri toplanmıştır. Yapılan çalışmada Demografik Bilgi Formu, İkincil Travmatik Stres Ölçeği, Maslach Tükenmişlik Ölçeği, Stresle Başa Çıkma Tarzları Ölçeği, Duygu Düzenlemede Güçlükler Ölçeği ve Bilinçli Farkındalık Temelli Öz Bakım Ölçeği aracılığı ile veri toplanmıştır. Araştırmada ikincil travmatik stres, tükenmişlik ve depresif belirtiler arasındaki ilişkiyi incelemek için Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Katsayı Analizi, bu değişkenlerin katılımcıların görev aldıkları son afet ve acil durum olayındaki sosyo-demografik faktörlere göre farklılaşıp farklılaşmadığını incelemek için Tek Yönlü Çok Değişkenli Varyans Analizi (MANOVA) ve ilgili değişkenlerin stresle başa çıkma tarzları, duygu düzenleme güçlükleri ve öz bakım tarafından yordanma gücünü incelenmek için Hiyerarşik Çoklu Regresyon Analizi yapılmıştır. Yapılan analizler sonucunda travma psikolojisi eğitimi alan katılımcıların ikincil travmatik stres, duygusal tükenmişlik ve duyarsızlaşma düzeylerin, süreç öncesi eğitim alan katılımcıların duyarsızlaşma düzeylerinin ve bir meslek örgütü ile iş birliği içinde çalışan katılımcıların ikincil travmatik stres düzeylerinin daha düşük olduğu ve travma psikolojisi eğitimi ve cinsiyetin istatistiki etkisi kontrol edildikten sonra stresle etkili başa çıkma tarzlarının ikincil travmatik stres, duygusal tükenmişlik, duyarsızlaşma, kişisel başarı ve depresif belirtileri; stresle etkisiz başa çıkma tarzlarının tarzlarının ikincil travmatik stres, duygusal tükenmişlik ve depresif belirtileri; duygu düzenleme güçlüklerinin ikincil travmatik stres, duygusal tükenmişlik, duyarsızlaşma ve depresif belirtileri; öz bakımın ise duygusal tükenmişlik, kişisel başarı ve depresif belirtileri anlamlı olarak yordadığı görülmüştür. Mevcut çalışmada ulaşılan bulgular literatür ışığında tartışılmıştır.
Okul öncesi öğretmenlerinin COVID-19 pandemi sürecinde mesleki yabancılaşma ve tükenmişlik düzeyleri arasındaki ilişki
Araştırmanın amacı okul öncesi öğretmenlerinin COVID-19 pandemi döneminde mesleğe yabancılaşma ve tükenmişlik düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırma yöntemi açıklayıcı sıralı karma yöntem olarak planlanmıştır. Araştırmanın nicel verileri gönüllü örneklem ile seçilen, en az 3 yıldır alanda aktif olarak çalışan 284 okul öncesi öğretmeninden toplanmıştır. Nitel veriler için nicel örneklem içerisinden tabakalı tesadüfi örnekleme yoluyla ve oranlı olarak seçilmiş 82 öğretmen ile görüşmelere başlanmış ve görüşme süreci veri doyumuna ulaşıldığı noktada, 15 okul öncesi öğretmeniyle tamamlanmıştır. Nicel veriler Demografik Bilgi Formu, Maslach Tükenmişlik Envanteri-Eğitimci Formu ve Okul Öncesi Öğretmenleri Mesleğe Yabancılaşma Ölçeği kullanılarak Google Forms aracılığıyla çevrimiçi olarak toplanmıştır. Nitel veriler Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu kullanılarak Zoom aracılığıyla çevrimiçi ancak birebir toplanmıştır. Elde edilen veriler SPSS 26.0 ve MAXQDA programları aracılığı ile analiz edilmiştir. Pearson, Spearman, Kruskal Wallis, Mann Whitney U ve içerik analizi yöntemleri değerlendirme için kullanılmıştır. Araştırma sonuçları öğretmenlerin düşük düzey duyarsızlaşma yaşarken orta düzey duygusal tükenme ve kişisel başarıda azalma ile yüzleştiğini; anlamsızlık, yalıtılmışlık, güçsüzlük boyutlarında düşük düzey yabancılaşma yaşadıklarını; mesleğe yabancılaşma ve tükenmişlik düzeyleri arasında anlamlı ve pozitif yönlü bir ilişki olduğunu; tükenmişlik ve yabancılaşma düzeylerinin yaşa ve medeni hale göre farklılaşmadığını; çocuk sahibi olmayan öğretmenlerin daha fazla tükenmişlik ve yabancılaşma yaşadıklarını; 3-8 yıllık mesleki deneyime sahip öğretmenlerin daha fazla deneyime sahip öğretmenlere göre daha çok tükenmişlik ve yabancılaşma deneyimlediklerini; özel kurumda çalışan öğretmenlerin resmi kurumda çalışan öğretmenlere göre daha fazla yabancılaşma yaşadıklarını göstermiştir.
Öğretmen mesleki tükenmişlik modeli: Psikolojik esneklik, yaşamda anlam ve işe bağlılığın rolü
Bu araştırmada, öğretmenlerin mesleki tükenmişlikleri ile psikolojik esneklikleri, yaşamlarındaki anlam, işe bağlılıkları arasındaki ilişkilerin incelenmesi amaçlanmıştır. Ayrıca Öğretmen Psikolojik Esneklik Ölçeği (ÖPEÖ) geliştirilmiştir. Araştırma nicel ve ilişkisel bir çalışma olarak tasarlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Ankara ve Denizli illerinde görev yapmakta olan 1292 öğretmen oluşturmaktadır. ÖPEÖ'nün geliştirilme çalışmalarında araştırma sürecinde hazırlanan madde havuzu, Kişisel Bilgi Formu, Kabul ve Eylem Formu-II, İş Yaşamında Kabul ve Eylem Formu kullanılmıştır. Ölçeğin geçerliği ve güvenirliği, Açımlayıcı ve Doğrulayıcı Faktör Analizi, Crobach alpha katsayısı ve benzer ölçekler arasındaki Pearson Momentler Çarpımı korelasyon analiziyle sağlanmıştır. Analizler SPSS 23.0 ve AMOS 22.0 paket programları ile gerçekleştirilmiştir. ÖPEÖ, şimdiki anla temasta olma, kabul, düşünceden ayrışma, benliğe bağlamsal bakış, değerlerde berraklaşma/netlik ve değerler doğrultusunda davranış olmak üzere altı boyut ve 23 maddeden oluşmaktadır. Ölçeğin, farklı bir çalışma grubundan elde edilen bulgularla uyum iyiliği indekslerinin kabul edilebilir düzeyde olduğu görülmüştür. Öğretmenlerin mesleki tükenmişliklerinin incelendiği Mesleki Tükenmişlik Modelinin verileri ise, Tükenmişlik Ölçeği, Öğretmen Psikolojik Esneklik Ölçeği, Yaşamın Anlamı Envanteri, Utrecht İşe Bağlılık Ölçeği ve Kişisel Bilgi Formu kullanılarak elde edilmiştir. Yapısal modelin analizinde LISREL 8.8 paket programı kullanılmıştır. Araştırmanın bulgularına göre, öğretmenlerin yaşamlarındaki anlam ve işe bağlılıkları, psikolojik esneklikleri ile mesleki tükenmişliklerini anlamlı düzeyde yordamaktadır. Öğretmenlerin psikolojik esneklikleri ve mesleki tükenmişlikleri arasında negatif yönlü anlamlı bir ilişki olmasına rağmen, psikolojik esneklikleri mesleki tükenmişliği istatistiksel olarak yordamamaktadır. Bu nedenle psikolojik esnekliğin aracılık rolü saptanmamıştır. Ayrıca kadın öğretmenlerin psikolojik esneklikleri, erkeklere göre daha yüksektir. Hizmet süresi ve yaşa göre ise, öğretmen psikolojik esnekliği anlamlı farklılık göstermemektedir. Bulgular, sınırlılıklar, araştırmacılara ve uygulayaıcılara öneriler tartışılmıştır.
Duygusal emeğin tükenmişlik, depresif belirtiler ve çatışma çözme eğilimleri ile ilişkisi: Bu ilişkilerde tükenme duyarlığının düzenleyici rolü
Araştırmada, hastanelerin danışma ve hasta kayıt-kabul görevlilerinin duygusal emek seviyelerinin tükenmişlik, depresif belirtiler ve çatışma çözme eğilimleri üzerindeki yordayıcı etkisi incelenmiştir. Çalışmanın örneklemi 185 kişiden oluşmuştur ve araştırmanın amaçları doğrultusunda ölçümler, Demografik Bilgi Formu, Duygusal Emek Ölçeği, Shirom-Melamed Tükenmişlik Ölçeği, Beck Depresyon Envanteri, Çatışma Çözme Ölçeği ve mevcut araştırmada çevirisi yapılmış olan Tükenme Duyarlığı Ölçeği kullanılarak elde edilmiştir. Çalışmanın sonucunda, yüzeysel rol yapma ile tükenmişlik ve depresif belirtiler arasında istatistiksel olarak anlamlı pozitif yönlü, yüzeysel rol yapma ile çatışma çözme arasında ise istatistiksel olarak anlamlı ve negatif yönlü ilişkiler bulgulanmıştır. Öte yandan, derinden rol yapma ile tükenmişlik, depresif belirtiler ve çatışma çözme arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişkilere ulaşılamamıştır. İlaveten bu çalışmada, Benlik Kontrolü Güç Modeli temel alınarak oluşturulan tükenme duyarlığı kavramının bahsedilen ilişkilerdeki düzenleyici rolü test edilmiştir. Düzenleyici değişken analizleri sonucunda, derinden rol yapma ile tükenmişlik arasındaki ilişkide tükenme duyarlığının istatistiksel olarak anlamlı bir düzenleyici rolü olduğu saptanmıştır. Ayrıca, yüzeysel rol yapma ile depresif belirtiler arasındaki ilişkide, tükenme duyarlığının istatistiksel anlamlılığa yaklaşan düzenleyici etkisi gözlenmiştir. İlişkiler tükenmişliğin ve çatışma çözmenin tüm alt boyutları için tek tek incelenmiş, ulaşılan sonuçlar alanyazındaki bulgular ışığında tartışılmıştır. Yürütülen çalışma sonucunda, alanyazındaki derinden rol yapma-tükenmişlik ilişkisine dair karmaşık bulguların netleştirilmesi adına önemli bulgulara ulaşılmakla beraber Türkiye'de daha önce çalışılmamış olan bir örneklem grubunun iş yaşantılarında başvurduğu duygu düzenleme stratejileri ve bu stratejilerin yol açtığı psikolojik sıkıntılara ilişkin bilgiler de elde edilmiştir. Ulaşılan sonuçlarla birlikte, araştırmanın önemi ve bulguların klinik alanda kullanılabilirliği üzerinde durulmuş, ayrıca, araştırmanın kısıtlılıkları ve gelecek araştırmalar için önerilere yer verilmiştir.
İntörn hekimlerin tükenmişlik durumları, akademik başarıları, eğitim ortamı algıları ve öğrenme yaklaşımlarının değerlendirilmesi
Bu çalışmada, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Tıp Fakültesi'nin (BEUNTF) intörn öğrencilerinde tükenmişlik durumu ile sosyodemografik özellikler arasındaki ilişki değerlendirilmiştir. Çalışma tek merkezli, kesitsel, tanımlayıcı tipte olup 01 Ocak 2022 ile 31 Mart 2022 tarihleri arasında yürütülmüştür. Öğrencilerde akademik tükenmişliği değerlendirmek için Maslach Tükenmişlik Envanteri-Öğrenci Formu (MTE-ÖF), öğrenme yaklaşımları ve çalışma becerilerini değerlendirmek için Öğrenme Yaklaşımları ve Çalışma Becerileri Değerlendirme Ölçeği (ASSIST), eğitim ortamı ile ilgili algılarını değerlendirmek için Dundee Mevcut Eğitim Ortamı Değerlendirme Ölçeği Türkçe Formu (DREEM-TR) kullanılmıştır. Ölçekler araştırmacı tarafından yüz yüze görüşülerek doldurtulmuştur. Gruplar arası karşılaştırmalarda uygun istatistiksel yöntemler kullanılmıştır. p değeri 0,05'in altında bulunduğunda gruplar arası farkın istatistiksel olarak anlamlı olduğu kabul edilmiştir. Eğitim gören 160 tane intörn öğrenciden 99 tanesi (%61.8) anketleri doldurmuştur. Çalışmamızda, erkek katılımcıların kadınlara göre daha duyarsızlaşmış oldukları görülmüştür. Buna karşın tükenmişlik ve başarısızlık hisleri bakımından kadın ve erkekler birbirlerinden ayrışmamışlardır. Akademik not ortalaması 3.3'ün altında olan katılımcılar MTE-ÖF'nun her üç alt başlığından daha olumsuz puanlar almışlardır. Okulda aldığı eğitimden memnun olmayan katılımcıların daha tükenmiş, daha duyarsız ve daha başarısız hissettikleri görülmüştür. DREEM-TR'ne göre öğretimle, eğitici ile ve öğrenme iklimi ile ilgili algı olumlu yönde bulunmuştur. Çalışmamızda, stratejik öğrenme yaklaşımını tercih eden öğrenciler daha az tükenmişlerdir. DREEM-TR toplam puan ortalaması düştükçe MTE-ÖF alt başlık puanları da düşmektedir. Araştırmanın bulguları alanyazınla uyumlu olarak katılımcıların akademik tükenmişlik düzeyleri ile eğitim ortamı algıları ve öğrenme yaklaşımlarının birbiri ile bağlantılı olduğunu göstermiştir.
Sporda dönüşümcü liderlik ve performans: Bir model denemesi
Araştırmanın amacı, antrenörün dönüşümcü lider davranışlarını sporcunun algılamasının, sporcunun temel psikolojik gereksinimi, tükenmişliği, yarışma kaygısı, yaşam doyumu, pozitif-negatif duyguları aracılığında sporcunun performansına etkisini bir model kapsamında incelemektir. Araştırma grubu 16–20 yaş aralığında 391 erkek futbolcudan (ort.yaş=17.30±1.12yıl) oluşmaktadır. Veri toplama araçları Çok Faktörlü Liderlik Ölçeği, İhtiyaç Doyumu Ölçeği, Sporda Yarışma Kaygı Testi, Sporcu Tükenmişlik Ölçeği, Psikolojik İyi Oluş Ölçeği ve Pozitif ve Negatif Duygu Ölçeğidir. Performans ölçümleri için Vallerand ve arkadaşlarının (1) ölçüm yöntemi tercih edilmiştir. Verilerin analizinde doğrulayıcı faktör analizi ve yapısal eşitlik modeli kullanılmıştır. Dönüşümcü liderliğin temel psikolojik gereksinimleri (r=0.46;t=7.73); temel psikolojik gereksinimlerin yaşam doyumunu (r=0.53;t=7.51) ve pozitif duygular (r=0.57;t=7.43) üzerinde pozitif yönde etkisinin olduğu; temel psikolojik gereksinimlerin kaygı (r=-0.70;t=-7.89) ve tükenmişlik (r=-0.77;t=-9.65) üzerinde negatif yönde etkisinin olduğu bulunmuştur. Performansla olan ilişkilerde dönüşümcü liderin (r=0.25;t=3.06) ve yaşam doyumunun (r= 0.24;t= 2.77), pozitif duyguların (r=0.23;t=2.66) performansı anlamlı pozitif yönde etkilediği; tükenmişliğin (r=-0.35;t=-3.21) ise performansı negatif etkilediği bulunmuştur. Temel psikolojik gereksinimler (r=-0.20;t=-0.75), kaygı (r=-0.08;t=-0.78) ve negatif duyguların (r=-0.09;t=-0.95) performansa etkilerinin anlamlı olmadığı bulunmuştur. Sonuç olarak, modelin yeterli veri uyumunu gösterdiği ve anlamlı bir modelin oluştuğu saptanmıştır. Antrenör dönüşümcü liderlik davranışı gösterdiğinde sporcunun temel psikolojik gereksinimleri etkilenmekte bu da sporcunun yaşam doyumu ve pozitif duyguları gibi olumlu değişkenlerin etkisini arttırırken; sporda yarışma kaygısı, tükenmişlik ve negatif duygular gibi olumsuz değişkenlerin etkisini azaltmaktadır. Olumlu değişkenlerin etkisinin artışı ve olumsuz değişkenlerin etkisinin azalışı da sporcunun performansında olumlu yönde anlamlı bir değişim yaratmaktadır.
İşyerindeki stres düzeyinin çalışanların tükenmişlik algıları üzerindeki etkisi
Bu araştırmanın amacı, öğretmenlerin örgütsel stres düzeylerini, örgütsel stres düzeylerinin tükenmişliğe etkisini, öğretmenlerin işle ilgili ve demografik özelliklerinin örgütsel stres ve tükenmişliğe etkisini incelemektir.Araştırmanın evrenini, İstanbul Bahçelievler ilçesindeki ilköğretim okullarında çalışan öğretmenler oluşturmaktadır. Belirtilen evrenin tümüne ulaşılması güç olduğundan, örneklem grubu belirlenmiştir. Tesâdüfi örnekleme yöntemi ile Bahçelievler ilçesinin tüm ilköğretim okullarında, tarama yapılması amacıyla, 410 öğretmene anket gönderilmiştir. Bu anketlerden 238'i değerlendirmeye alınmış, anketlerin analizlerinin yapılması için veri girişleri tamamlanmıştır. Anketlerin veri girişleri SPSS Statistics 17.0 programı ile yapılmıştır. Analizlerde regresyon, korelasyon, frekans dağılımları, anova, ki-kare ve t-testi uygulanmıştır.Örgütsel stres ve alt boyutları ile tükenmişlik ve alt boyutları arasında hipotezler oluşturulmuş, boyutlar arasında korelasyon ve regresyon analizleri yapılmıştır. Korelasyon analizleri ile aralardaki ilişkiler ve yönleri saptanmış; regresyon analizleri ile de boyutların birbirini etkilemesinin istatiksel açıdan anlamlı olup olmadığı incelenmiştir.
İşkoliklik ve tükenmişlik arasındaki ilişki: Hukukçular ve öğretim elemanları üzerinde bir saha araştırması
Bu çalışmanın temel amacı işkoliklik ile işkolikliğin alt boyutları olan çalışmaya güdülenme, çalışmayabağlılık ve çalışma zevk ile tükenmişlik arasındaki ilişki ile duygusal tükenmişlik, duyarsızlaşma vebireysel başarı ile işkoliklik arasındaki ilişkiyi belirlemektir.Bu amaçla araştırmanın evreni olarak İstanbul Avrupa yakasında çalışan avukatlar ile İstanbulÜniversitesi ve İstanbul Aydın Üniversitesinde görev yapan öğretim elemanları arasında belirlenenevrenden örneklem seçilerek, araştırma da veri toplama yöntemi olarak anket formundan, Spence veRobbins tarafından geliştirilen işkoliklik envanteri ile Maslach tarafından geliştirilen maslachtükenmişlik envanterinden yararlanılarak veriler toplanmıştır.Çalışmanın ilk bölümünde işkoliklik ile tükenmişliğin genel kavramsal çerçevesi açıklanırken ikincibölümünde yöntem kısmına yer verilerekişkoliklik ile tükenmişlik üzere yapılan saha çalışmasıaçıklanırken üçüncü bölümünde bulgular doğrultusunda işkoliklik ile tükenmişlik tartışılarak kaynakçave ekler verilmiştir.Örneklemin demografik değişkenlere göre işkoliklik ve tükenmişlik düzeylerinin belirlenerek,işkoliklik düzeyindeki artışın tükenmişliği bir bütün olarak artırdığı aynı zamanda tükenmişliğin altboyutu olan duygusal tükenmişliği, duyarsızlaşmayı ve bireysel başarıyı artırdığını ayrıca çalışma zevki,çalışmaya güdülenme ve çalışmaya bağlılık ile tükenmişlik arasında doğrusal bir ilişkinin olduğunu göstermiştir.
İstanbul'daki özel hastanelerde çalışan hemşirelerin mobbing ve tükenmişlik sendromu düzeylerinin tespitine yönelik bir araştırma
İnsan kaynakları yönetiminde mobbing ve tükenmişlik önemli iş psikolojisi konuları arasında yer almaktadır. Sağlık sektöründe özellikle hemşireler olmak üzere insan kaynaklarının mobbing ve tükenmişlik durumları üzerine yapılacak çalışmalar önem arz etmektedir. Bu araştırmada İstanbul' da ki özel hastaneler de hemşirelerin mobbing ve tükenmişlik (duygusal tükenme, duyarsızlaşma ve kişisel başarı) düzeylerini açıklamak amaçlanmıştır. Ayrıca araştırmada mobbing ve tükenmişlik düzeylerinin cinsiyete, medeni duruma, çalışılan tıp bilimleri alanına, yaşa göre anlamlı farklılıklar gösterip göstermediğini belirlemek de amaçlanmıştır. Araştırma İstanbul' daki özel hastanelerde çalışan hemşireler üzerinde yapılmıştır. Araştırma kapsamında 320 hemşireye ulaşılmıştır. Araştırmada hemşirelerin % 52,94'ü ölçüm araçlarındaki soruların tamamına yanıt vermiştir. Veri analizinde tek yönlü varyans analizinden faydalanılmıştır. Tez üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm, mobbing tanımı ve uygulamaları açıklanmaktadır. İkinci bölümde tükenmişlik sendromunun tanımı ve içeriği açıklanmaktadır. Üçüncü bölümde ise çalışma yaşamında mobbing ile tükenmişlik sendromu düzeylerinin tespitine yönelik bir uygulamadır. 320 anketin 22 tanesi eksik ve hatalı bilgiden dolayı elenmiştir. Analizlerin sonucunda mobbing ve tükenmişlik sendromu düzeylerinin çok yüksek olduğu görülmüştür.
Meslek lisesinde çalışan öğretmenlerin tükenmişlikleri ile maruz kaldıkları yıldırma davranışlarının incelenmesi: Beykoz örneği
Bu araştırmada mesleki eğitim kurumlarında çalışan öğretmen ve yöneticilerin maruz kaldıkları yıldırma davranışları ile mesleki tükenmişlikleri arasındaki ilişkiyi belirlemek ve çözüm önerileri getirmek amaçlanmıştır. Araştırma İstanbul ili Beykoz İlçesindeki meslek liselerinde görev yapan 251 öğretmen ile gerçekleştirilmiştir. Öğretmenlerin tükenmişlik durumlarını ölçmek için "Piers - Herrisen Tükenmişlik Ölçeği" kullanılmıştır. Maruz kaldıkları yıldırma davranışları için "İş Yerinde Yıldırma Ölçeği" kullanılmıştır. Veriler SPSS programında analiz edilmiştir. Öğretmenlerin maruz kaldıkları yıldırma davranışları ve mesleki tükenmişlikleri, cinsiyet, yaş, medeni durum, çocuk sayısı, eşin çalışması, eğitim durumu, branş, mesleki kıdem ve okuldaki kıdem değişkenlerine göre değerlendirilmiştir. Verileri analiz etmek için t testi ve One-Way-ANOVA kullanılmıştır. Ayrıca maruz kalınan yıldırma davranışlarının tükenmişlik üzerine etkisi incelemek için regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, öğretmenlerin maruz kaldıkları yıldırma davranışlarının mesleki tükenmişlikleri üzerinde olumsuz etkisi olduğu belirlenmiştir. Demografik özelliklerden çocuk sayısı arttıkça öğretmenlerin maruz kaldıkları yıldırma davranışlarının artığı tespit edilmiştir. Evli olan öğretmenlerin bekar olanlara göre daha fazla yıldırmaya maruz kaldıkları tespit edilmiştir. Eğitim durumu arttıkça öğretmenlerin tükenmişliklerinin arttığı tespit edilmiştir. Ayrıca kültür dersi öğretmenlerinin meslek dersi öğretmenlerine göre tükenmişlik durumlarının daha fazla olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenlerin mesleki tükenmişliklerinde maruz kaldıkları yıldırma davranışlarının etkili olduğu, fakat tükenmişliği, maruz kalınan yıldırma davranışları ile açıklamanın yeterli olmadığı ifade edilebilir. Anahtar Kelimeler: 1. Psikolojik Yıldırma 2. Yıldırma 3. Duygusal incinme 4. Tükenmilik 5. Stres 6. Kültür Dersi 7. Meslek Dersi
Mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarında görev yapan öğretmenlerin tükenmişlik düzeylerinin bazı değişkenler açısından incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarında görev yapan öğretmenlerin demografik değişkenlere ve tükenmişlik düzeylerini etkileyebilecek bazı unsurlara göre tükenmişlik düzeylerini belirlemek ve tükenmişliğe neden olan faktörleri tespit etmeye çalışmaktır. Araştırmaya İstanbul ili Anadolu yakasındaki meslek liselerinde görev yapan 302 öğretmen katılmıştır. Çalışmada, araştırma grubunun kişisel özellikleri ile ilgili bilgi sahibi olmak amacıyla araştırmacı tarafından hazırlanan ve 18 sorudan oluşan Kişisel Bilgi Formu ile tükenmişliği ölçmek amacıyla Maslach tarafından geliştirilen ve 22 sorudan oluşan "Maslach Tükenmişlik Ölçeği (1981)" uygulanmıştır. Elde edilen verilerin analizinde bağımsız örneklem t testi, Oneway Anova testi, Tukey HSD testi, Mann Whitney-U testi ve Kruskal-Wallis H testi kullanılmıştır. Elde edilen bulgular, mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarında görev yapan öğretmenlerin tükenmişlik düzeylerinin ölçek puan ortalamalarına göre düşük seviyede olduğunu göstermektedir. Öğretmenlerin tükenmişlik düzeyleri; cinsiyet, branş, mesleği isteyerek seçip seçmeme, öğretmen olarak çalışmaktan memnun olup olmama, eğitim sisteminden memnun olup olmama ve kendini öğretmenlik için yeterli bulup bulmama değişkenlerine göre anlamlı biçimde farklılaşırken, medeni durumlarına, öğretmenlik mesleğindeki kıdemlerine, halen çalışmakta oldukları meslek lisesindeki kıdemlerine, yaşlarına ve sahip oldukları çocuk sayısına göre anlamlı şekilde farklılaşmadığı bulunmuştur. Ayrıca iş yükü, ödüllendirme, hakkaniyet, aidiyet, kararlara katılabilme ve kişisel değerlerine ters düşen şeyler yapmak zorunda kalıp kalmama durumlarına göre de tükenmişlik düzeylerinin farklılaştığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Tükenmişlik, mesleki ve teknik ortaöğretim kurumu, öğretmen, duygusal tükenmişlik, duyarsızlaşma, kişisel başarının azalması
Ortaokul öğretmenlerinin tükenmişlik düzeyi ve nedenleri
Öğretmenlerin tükenmişlikleri sadece kendilerini ilgilendiren bir durum değildir. Eğitim ve öğretim ortamının rehberlik ve yönlendirme konumunda olan öğretmenlerin mesleğinden soğuması, kendini başarısız hissetmesi ve duygusal anlamda aşırı derecede yıpranmaları eğitim öğretim ortamını etkileyecektir. Bu bağlamda öğretim ortamındaki kalitenin artması rehberlik konumundaki öğretmenlerin kendini iyi hissetmesi için gerekmektedir. Bu araştırmada, ortaokul öğretmenlerinin mesleki tükenmişlik düzeyleri ve nedenleri incelenmiştir. Araştırma karma yöntemle gerçekleştirilmiştir. Nicel verilerin elde edilmesi için tarama modeli kullanılırken, nicel verilerden elde edilen sonuçların nedenlerinin ortaya çıkarılması için yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılmıştır.Bu araştırmanın evreni, İstanbul İli Esenler Güngören ve Bahçelievler ilçesi, örneklem grubu bu ortaokullarda görev yapan eşit sayıda olmak üzere 264 öğretmeni kapsamaktadır. Öğretmenlerin tükenmişlik düzeylerini belirlemek için Maslach ve Jackson (1981) tarafından geliştirilen "Maslach Tükenmişlik Envanteri (MTE) ve kişisel bilgiler içinse araştırmacılar tarafından geliştirilen "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre, "Duygusal Tükenme" alt boyutunda öğretmenlerin yüksek tükenmişlik duygusuna sahip oldukları, "Duyarsızlaşma" alt boyutuna göre katılımcıların normal tükenmişlik düzeyine sahip oldukları ve "Düşük Kişisel Başarı" alt boyutu incelendiğinde tükenmişlik düzeylerinin düşük çıktığı görülmüştür. Cinsiyet ve mesleki kıdem değişkenleri ele alındığında "Duygusal Tükenme", "Duyarsızlaşma" ve "Düşük Kişisel Başarı" alt boyutlarında anlamlı farklılık gözlemlenmemiştir. Yaş, medeni durum ve eğitim düzeyine göre "Duygusal Tükenme, Duyarsızlaşma ve "Düşük Kişisel Başarı" alt boyutunda anlamlı farklılık görülmemiştir. Anahtar sözcükler: Tükenmişlik, duygusal tükenme, eğitim, ortaokul, kişisel başarı
İş stresinin tükenmişlik üzerine etkisi ve Devlet Hava Meydanları İşletmesi'nde çalışan hava trafik kontrolörleri üzerine bir araştırma
Stres, farkına varılmasa da gündelik hayatımızın içinde olan ve modern çağın bir rahatsızlığıdır. Stres kavramı, dışarıdaki insandan üniversitedeki bilim adamına kadar tüm insanların sık sık kullandığı ve çoğu kişinin de yaşadığı psikolojik bir durumdur. Tükenmişlik "ruhsal ve fiziksel bakımdan enerjinin tükenişi" olarak ifade edilebilir. Yaşam şartlarının zorlaşması ve stres, enerjinin azalmasına neden olabildiği gibi kişiyi güçsüz, savunmasız ve çaresiz bırakabilmektedir. Bu çalışmada Devlet Hava Meydanları İşletmesi İstanbul Atatürk Havalimanında görev yapan Hava Trafik Kontrolör personelinin iş stresinin personelin tükenmişlik düzeyleri üzerine araştırma yapılmış ve sonuçlar SPSS programında değerlendirilmiştir.
Ortaokullarda görev yapan müzik öğretmenlerinin mesleki tükenmişlik düzeylerinin incelenmesi
Bu çalışmada, ortaokullarda görev yapan müzik öğretmenlerinin mesleki tükenmişlik düzeylerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu kapsamda, İstanbul Avrupa Yakasının çeşitli semtlerinde görev yapan 294 müzik öğretmenine Maslach Tükenmişlik Envanteri uygulanarak, öğretmenlerin duygusal tükenme, duyarsızlaşma ve kişisel başarısızlık puanlarının demografik özelliklerle ilişkisi incelenmiştir. Çalışma sonuçlarına göre öğretmenlerin cinsiyet, eğitim durumu, haftalık girilen ders saatleri, sınıflardaki ortalama öğrenci sayılarına ve öğretmenin mesleğini sevme durumuna göre mesleki tükenmişlik boyutları arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır (p>0,05). Öğretmenlerin yaşlarına göre ise duygusal tükenme ve duyarsızlaşma puanları arasında anlamlı bir farklılık görülürken (p<0,05), kişisel başarısızlık puanları arasında anlamlı bir fark görülmemiştir (p>0,05). Öğretmenlerin medeni durumlarına göre duygusal tükenme puanları arasında anlamlı bir farklılık görülmüş olup (p<0,05), duyarsızlaşma ve kişisel başarısızlık puanları arasında ise anlamlı bir farklılık görülmemiştir (p>0,05). Çalışma süresine göre duygusal tükenme ve duyarsızlaşma puanları anlamlı bir farklılık göstermiş olup (p<0,05), kişisel başarısızlık ise anlamlı bir farklılık göstermemiştir (p>0,05). Görev yapılan okul sayısına göre duygusal tükenme boyutu anlamlı farklılık göstermiş olup (p<0,05), diğer tükenmişlik boyutları arasında anlamlı bir farklılık görülmemiştir (p>0,05). Korelasyon analizi sonuçlarına göre duygusal tükenme ve duyarsızlaşma boyutları hem yaş, hem de sınıftaki öğrenci sayılarına göre pozitif ve anlamlı ilişki göstermiştir. Anahtar Kelimeler: Duygusal Tükenme; DuyarsızlaĢma; KiĢisel baĢarısızlık; Müzik öğretmeni.