Businesses

1,039 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

BEEPS 2012 - 2014 dönemi araştırmasına ait veriler çerçevesinde şirketlerin inovasyon yapmalarını etkileyen faktörler

Bu çalışmada, günümüzde şirket ve devletler nezdinde her geçen gün daha fazla önem kazanan inovasyon kavramı çerçevesinde, özel şirketleri yenilik yapmaya sevkeden faktörler incelenmektedir. Bu bağlamda, Dünya Bankası ile Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası tarafından ortaklaşa yürütülen ve 2012-2014 yılları arasında Türkiye de dâhil olmak üzere Doğu Avrupa ve Orta Asya'da yer alan 30 ülkede faaliyette bulunan 15.883 kuruluşta uygulanan BEEPS Araştırması uyarınca elde edilen veriler baz alınmaktadır. Bu çerçevede ilk olarak yenilik literatüründe söz sahibi olan teorisyenler ile ampirik araştırma sonuçları incelenmektedir. İkinci olarak, güncel BEEPS Araştırması verileri ışığında yeniliğin belirleyicileri lojistik regresyon analizleri aracılığıyla irdelenmektedir. Araştırma sahası olarak Arnavutluk, Ermenistan, Azerbaycan, Beyaz Rusya, Bosna Hersek, Bulgaristan, Hırvatistan, Çek Cumhuriyeti, Estonya, Makedonya, Gürcistan, Macaristan, Kazakistan, Kosova, Kırgız Cumhuriyeti, Letonya, Litvanya, Moldova, Moğolistan, Karadağ, Polonya, Romanya, Rusya, Sırbistan, Slovakya, Slovenya, Tacikistan, Türkiye, Ukrayna ve Özbekistan seçilmiştir. Sonuçlar inovasyonun belirleyicilerinin, yeniliğin çeşitleri bazında ufak değişikliklere uğramalarının yanı sıra bu alanda şirketin büyüklüğü, tepe yöneticisinin tecrübesi, uluslararası sertifikasyonlar, sübvansiyonlar, danışman tayini, eğitim programları, kredi kullanımı, yabancı firmadan edinilen lisanslı teknolojiler, Ar-Ge harcamaları gibi unsurların öne çıktığı gözlemlenmektedir.

Araştırma-geliştirmeLojistik regresyon analiziYenilik+1
Yasemin Şükran Uçar
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'deki şirketlerin türev araç kullanım ve miktarını belirleyen faktörlerin incelenmesi: Borsa İstanbul örneği

Bu çalışmanın temel amacı, kurumsal finansal riskten korunma işleminin belirleyicilerini anlamak ve Türkiye'de finansal olmayan firmalar tarafından türev kullanımı ile ilgili faktörleri incelemektir. Bu çalışmada, hem türev araç kullanma kararının hem de türev kullanımının kapsamının/miktarının belirleyicileri araştırılmıştır. Bu süreçte türev araç kullanma kararını incelemek için Logit regresyonu kullanılırken, türev kullanımının miktarını incelemek için Tobit regresyonu kullanılmıştır. Analiz, 2015 yılında Borsa İstanbul'da (BİST) listelenen 200 firmanın verilerine dayalı olarak yapılmıştır. Çıkan sonuçlara göre Logit analizi, türev ürünlerin kullanılmasında firma büyüklüğü ile dış satışların pozitif etkili olduğunu göstermiştir. Bu bulgular, işlem maliyetleri ve ölçek ekonomileri ve finansal fiyat riskine maruz kalma hipotezlerini desteklemektedir. Öte yandan, Tobit sonuçlarına göre, bir firma türev araç kullanma kararı aldığında, firmanın büyüklüğü ve dış satışları arttıkça daha fazla türev araç kullanmaktadır. Son olarak, çoklu doğrusal bağlantı probleminden kaçınmak için kurulan bazı modellerde, varlıkların getirisinin (ROA) ve yabancı borcun türev araç kullanma kararı ve türev kullanımının miktarı ile sırasıyla negatif ve pozitif ilişkili olduğunu hem Logit hem de Tobit analizi ileri sürmektedir. Bununla beraber likidite oranı hem Logit hem de Tobit regresyonundaki bazı modellerde negatif ilişkili çıkmıştır.

Finansal riskHisse senetleriLogit analizi+7
Kutaycan Güngör
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

ISO 9001/2015 kalite yönetim sisteminin liman işletmesinde uygulanması

Kalitenin anlaşılması, uygulanması, değerlendirilmesi hizmet işletmelerinde güç ve karmaşıktır. Çünkü hizmet elle tutulmayan bir üründür. Hizmet kalitesinin bu anlamda bir şekilde işletilmesi gerekir. Bu yüzden firmalarda Kalite yönetim sistemlerinin bünyelerinde kurulmasını gerekli görmüşlerdir. Sistemin uygulanması hem firma açısından hem de paydaşları açısından büyük önem arz etmektedir. Bu sayede firma hem karını arttıracak hem de Uluslararası platformlarda hizmet kalitesini arttıracaktır. Bu çalışmada bir hizmet işletmesinde, kalite yönetim sisteminin uygulanması anlatılmaktadır. Toplam Kalite Yönetimi'ne ait temel bilgiler sunulmuştur. Kalite Yönetim Sistemi'nin örnek bir liman işletmesine uygulanması ve iyileştirme önerileri sunulmuştur.

Hizmet işletmeleriISO 9001Kalite+6
Hülya Erenler
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kısıtlar teorisi yaklaşımının yazılım geliştirme sürecine etkisi

Kısıtlar teorisi, bir sistemin sorunlarını tespit ederek, kendine özgü süreçlerle bu problemlerin giderilmesini amaçlayan bir yaklaşımdır. Organizasyonun en zayıf halkası kadar güçlü olduğunu savunan bu düşünce sistemi; mevcut gerçeklik ağaçlarıyla kısıtları belirleyip, bu kısıtların giderilmesi için Buharlaşan Bulut tekniğiyle çareler arar. Kısıtlar Gelecek Gerçeklik Ağacıyla giderilmekte ve istenilen durum tarif edilmektedir. Bulunan çarelerin nasıl uygulanacağı da geçiş ağaçlarıyla gösterilir. Yapılan çalışmanın amacı yazılım geliştirilirken karşılaşılan sorunların kısıtlar teorisi yöntemiyle tespit edilmesi, düzeltilmesi ve ortadan kaldırılmasının yol haritasını çizmektir. Bu tezin önemi teknik bir konu olan yazılım geliştirme süreçlerinde, sosyal bilimlerin araştırma konusu olan kısıtlar teorisini kullanarak her iki alanda çalışmalara köprü kurmaktır. Bu tez çalışmasında mevcut literatür taranarak ikincil kaynaklardan yararlanılmıştır. Bu çerçevede ilgili kitap, makale ve tezler üzerinde "Doküman Analizi" yapılmıştır. Ortaya çıkan sonuçların farklı sektörlerdeki iş kollarında görevli ve ilgililere önemli ipuçları sağlayacağı beklenmektedir. Kısıtlar teorisinin amacı en zayıf halkayı bularak güçlendirmektir. Yazılımcı bir firma için satış sonrası ortaya çıkan yazılıma ilişkin sorunlar nedeniyle müşteri zihninde kötü imaj oluşabilir. Bu ise yazılım firmasına emek ve zaman kaybına neden olur. Diğer taraftan alıcı durumundaki müşteriler için de zaman ve para kaybı söz konusudur. Kısıtlar teorisi önleyici tedbirler alarak bu sorunları yazılımın müşteriye tesliminden önce tespit etmekte ve böylece firmanın güvenilirliğini artırmaktadır. Ayrıca kısıtlar teorisi sayesinde firmanın rekabet gücü büyük ölçüde artmakta; müşterinin zaman ve para kaybı önlenmektedir. Kısıtlar Teorisi, Zayıf Halka, Yazılım Geliştirme, Yazılım Yaşam Döngüsü, Tekirdağ

Kısıt teorisiOrganizasyonYazılım geliştirme+2
Görkem Erel
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Süt ve süt ürünleri endüstrisinin sorunları ve çözümlerinin analizi: Tekirdağ örneği

Tekirdağ ili özellikle büyükbaş hayvan varlığı bakımından ayrıcalıklı bir yere sahiptir. Özellikle süt hayvancılığı açısından bakıldığında kültür+melez büyükbaş hayvan varlığı oranı yaklaşık olarak %100'e yakın bir düzeye ulaşmıştır. Ayrıca Tekirdağ ilinde ilgili kuruluşlar tarafından hayvan giriş ve çıkışları ile kontroller tam olarak sağlandığı için bölge hayvan hastalıklarından ari, korunmalı bir bölgedir. Süt sektöründe faaliyet gösteren küçük ve orta ölçekte işletmeler faaliyet göstermektedir. Bu işletmeler daha çok Malkara ilçesinde yoğunlaşmaktadır. Özellikle sütün temel besin kaynağı olduğu düşünülürse, çiğ sütün kalitesi süt ve süt ürünlerinin kalitesini doğrudan etkilemektedir. Toplumun kaliteli süt ve süt ürünleri tüketmesi toplum beslenmesi açısından oldukça önemlidir. Tekirdağ'da elde edilen süt ve süt ürünlerinin kalitesi oldukça yüksektir. Süt sektöründe işletmelerin kuruluş düzeni ve yeri de çok önemlidir. Ayrıca sütün taşınmasından, fabrikada işlenmesine kadar hijyen kurallarına uygun teknoloji ve sistemlerin kullanılması gerekmektedir. Yoğurt, ayran, tereyağı, krema, peynir, kaşar, süt tozu gibi birçok besin kaynağının üretiminde kullanılan çiğ sütün kalitesinin korunması oldukça önemlidir. Sektörde soğuk zincir uygulamaları süt ürünleri kalitesini artırmada önemli rol oynamaktadır. Tekirdağ ilinde beyaz peynir üreten 7 süt işletmesinde de teknoloji kullanımı gelişmiş ve süt ürünleri üretiminde belli bir kaliteye ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Süt, Süt Ürünleri, Tekirdağ, Süt Sektörü, Hayvancılık

Ekonomik sorunlarHayvancılıkHayvancılık sektörü+5
Melda Kondal
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İşletmelerde örgüt kültürlerinin karşılaştırılmalı incelenmesi

Örgüt kültürü kavramı işletmelerin ve kurumların üzerinde durdukları önemli bir araştırma konusu olarak düşünülmektedir. Örgüt kültürü üzerine yapılan çalışmalara göre; örgüt kültürünün çok çeşitli işletme çıktı ve olgusunu etkilediği görülmüştür. Bu noktada örgüt kültürü tipi ya da türü bir işletmenin çalışan bağlılığı, çalışan tatmini, yönetim şekli, liderlik tarzı, örgütsel sessizlik durumu gibi önemli kurumsal unsurlarını doğrudan etkileyecektir. Bu çalışmanın amacı işletmelerde farklı örgüt kültürü tip ve modellerinin incelenmesi ve karşılaştırılmasıdır. Çalışmada çeşitli örgüt kültürü modelleri ile yapılmış çalışmalar incelenerek, farklı örgüt kültürü tiplerinin nasıl sonuçlar ortaya çıkardığı tartışılacaktır. Çalışmada çeşitli literatür kaynakları incelenerek, farklı örgüt tiplerine yönelik bazı önemli çıkarımlara ulaşılması hedeflenmektedir. Bu bağlamda çalışmanın literatüre teorik bir bakış açısı sunarak faydalı olacağı düşünülmektedir.

KültürÖrgüt kültürüİşletmeler
Samet Çetin
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

KOBİ'lerin temel sorunları ve SWOT analizi

Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler (KOBİ), büyük sanayi işletmelerinin ihtiyaç duyduğu finansmandan çok daha az bir finansmanla kurulabilen işletmelerdir. KOBİ'ler istihdama olan katkıları, esnek üretim yapıları ve büyük işletmelere yarı mamul üretme gibi özellikleri ile ülkelerin ekonomik ve sosyal hayatında önemli yer tutarlar. Türkiye ekonomisinde hem istihdam yaratan hem de dış ticaretinde önemli bir yeri olan KOBİ'lerin karşılaştıkları sorunları gidermeye yönelik önlemler alınmalıdır. Bu bağlamda, bu çalışmada KOBİ'lerin karşılaştıkları temel sorunlar ele alınmış ve KOBİ'lere yönelik SWOT analizleri yapılmıştır. Araştırma kapsamında alanyazın taranmış, daha önce KOBİ'lerin sorunlarıyla ilgili yapılmış akademik çalışmalar incelenmiştir. Araştırma sonucunda KOBİ'lerin öne çıkan sorunları arasında, üretimsel sorunların, yönetimsel sorunların, finansal sorunların, pazarlama sorunlarının, markalaşma sorunlarının, standartlaşma sorunlarının ilk sıralarda yer aldığı görülmüştür.

Ekonomik sorunlarFinansal sorunlarKOBİ+3
Adem Kırmızı
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İşletmelerde kurumlar vergisi kanunu kapsamında vergi planlaması

Vergi planlaması, işletmelerin kamu finansmanına katılım amacıyla ödemiş oldukları vergileri en aza indirmelerinin yasal çerçevede gerçekleştirilmeye çalışılmasıdır. İşletmelerin temel amaçlarından birisi olan kârı maksimize etme amacının bir sonucu olarak işletmelerce maliyet ya da gider unsuru kabul edilen ve kârı azaltan vergi yükünün düşürülmesi büyük önem taşır. Küreselleşme olgusu ile beraber ülkeler arası sermaye hareketleri de büyük hız kazanmıştır. Vergi planlaması yapmak isteyen çok uluslu şirketler için sadece ulusal mevzuat kapsamında değil uluslararası vergi mevzuatı da dikkate alınarak planlama stratejisi geliştirme gerekliliği ortaya çıkmıştır. Tüm vergi türleri için planlama yapılabilmektedir. Çalışmada, kurumlar vergisi esas alınarak dört ana başlık altında vergi planlaması anlatılmaya çalışılmıştır. Vergi planlaması ve alternatif yollardan bahsedilmiş, işletmeler açısından vergi planlamasının önemi ve yöntemleri üzerinde durulmuş, Türk Kurumlar Vergisi kapsamında uluslararası vergi planlaması stratejilerine değinilmiş ve son olarak da kurumlar vergisi kanununda vergi planlamasına sınırlama getiren uygulamalar açıklanmaya çalışılmıştır.

Kurumlar vergisiVergi planlamasıVergilendirme+1
Burcu Ergene
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Faaliyet tabanlı maliyetleme sistemi ve lojistik hizmet sağlayan işletmeler üzerine bir uygulama: Tekirdağ ili örneği

Teknolojik değişimlerin hızla arttığı ve rekabet koşullarının her geçen gün ağırlaştığı pazarlarda işletmelerin konumlarını koruyabilmeleri zorlaşmaktadır. Maliyetlerin artması, işletmelerin kârını azaltmaktadır. Kullanılan maliyetlendirme yöntemleri yetersiz kalmaktadır. İşletme yönetiminin alacağı stratejik kararlarında doğru ve sağlıklı maliyet bilgilerine ihtiyaç duyulmaktadır. Bu noktada Faaliyet Tabanlı Maliyetleme Sistemi ortaya çıkmıştır. İşletmelerin ürettiği mal veya hizmetlerini müşterilere ulaştırılmasında köprü konumunda olan lojistik faaliyetleri; işletmelere personel, taşıma, depo vb. ek maliyetleri de beraberinde getirmektedir. Bu çalışmada lojistik hizmet sağlayan bir işletmede faaliyet tabanlı maliyetleme sistemi uygulanmıştır. Geleneksel maliyetleme sistemlerinin yetersizliğine karşı yeni bir maliyet yaklaşımı olarak geliştirilen bu yöntem, lojistik hizmet sağlayıcılarında lojistik faaliyetlerin maliyetlerini belirlemeyi amaçlamaktadır. Bu çalışmayla lojistik faaliyetlerin gerçekleştirilmesinde faaliyet maliyetleri hesaplanacak ve karşılaştırılacaktır.

Aktiviteye dayalı muhasebeLojistik sektörüMaliyet muhasebesi+2
Sercan Gülay
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Yazılım sektörünün ekonomiye katkısı: Türkiye örneği

Günümüzde yazılımın kullanılmadığı herhangi bir sektör yok denecek kadar azdır. Bankalardan tutun ufak ölçekli firmalarda bile yazılımdan destek alınmaktadır. Bu kadar yaygın olan ve hemen her sektörde kullanılan yazılımın ekonomiye katkısı da yadsınamayacak derecededir. Bu bağlamda çalışmamın iki önemli amacı bulunmaktadır. Birincisi Yazılım'ın önemi, ikincisi ise yazılımın ekonomik açıdan ülkelere katkısının neler olduğunun gözlemlenmesidir. Anahtar Kelimeler: Yazılım, Ekonomi, Programlama, Kodlama, Araştırma Geliştirme

BankalarEkonomiEkonomik etki+5
Ahmet Çamcan
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Mobbing'in çalışanlara ve motisvasyonlarına etkileri: Bir kamu kuruluşunda uygulama

Günümüzde mobbing kavramı işletmeler açısından önem arz etmektedir. Mobbing bir kişinin mevki, güç ya da otorite gibi nedenlerle çalışma arkadaşlarına, astlarına veya üstlerine sergilemiş olduğu olumsuz davranışlardır. Bu davranışlar kişileri işten soğutmaya, yanlış yapmaya, başarılarını engellemeye ve özgüvenlerinde kayıplar yol açmasına yöneliktir. Dünyada ve ülkemizde mobbing kavramı son yıllarda daha da önemli hale gelmiştir. Artan rekabet ortamı içerisinde işletmelerin varlıklarını sürdürebilmeleri adına verimliliklerinin yüksek olması gerekmektedir. İşletme bünyesinde yaşanabilecek mobbing olgusu verimliliğin oluşmasında en büyük engeldir. Mobbinge maruz kalan kişi kendini yetersiz görmekte ve huzursuz bir ruh haline girmektedir. Maruz kaldığı davranışlar onun verimliliğini etkilemekte ve işletmeye sağladığı katkıda gerek süreci yavaşlatması gerek hatalı işlerin gerçekleşmesi konusunda etkin olmaktadır. Kişinin mobbing sonrası sergilediği davranışlar çalışma ortamında da yankı bulmakta ve diğer kişilerde de tedirginlik ortaya çıkmaktadır. Ortaya çıkan bu tedirginlik sonucunda ise işletme içi motivasyon düşmekte ve yapılan işlerde bireysel verimlilik düşmektedir. Bireysel verimliliğin düşmesi ise işletme verimliliğin düşmesinde temel sebeptir. Bu çalışma ile mobbingin kişilerin motivasyonlarına, kişinin benliğine ve işletmeye etkileri araştırılmaktadır. Mobbing ve motivasyon olgularının sebepleri, mobbinge maruz kalınması durumunda yaşanması muhtemel sonuçlar çalışma ile birlikte ele alınmaya çalışılmaktadır. Çalışma mobbinge farkındalık oluşturmak ve mobbinge karşı önlem almak amacıyla önem arz etmektedir. Çalışmada anket yöntemi ile toplanmış veriler sonucunda ortaya çıkan durum belirtilecek ve hem işletmeler hem de kişiler açısından hem motivasyon hem mobbing konusunda öneriler sunulacaktır. Anahtar Kelimeler: Mobbing, Motivasyon, İşletme

Kamu işletmeciliğiKamu kuruluşlarıMobbing+3
Gökmen Mete
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Sürdürülebilir kalkınma çerçevesinde işletmelerde çevreye duyarlı yeşil yönetim anlayışı ve yeşil ekonomiye geçiş süreci

Önceden de hissedilen ama özellikle son yıllarda daha da fazla artış gösteren çevre sorunları hem bireyleri hem de işletmeleri doğaya karşı önlemler alma zorunluluğuna itmiştir. Sahip olunan doğal kaynakların bilinçsiz ve özensiz bir şekilde tüketilmesi sonucunda kimyasalların meydana gelmesi, üretim sürecinde oluşan atık madde miktarının da artış göstermesiyle birlikte çevre zarar görmeye başlamıştır. Ortaya çıkan bu sorunlar istenmeyen sonuçlar doğurmakta ve rahatsızlık verici görüntülere sebep olmaktadır. Bunun önüne geçilebilmesi ise kişilerin çevreye karşı sorumluluk sahibi olarak duyarlı davranmalarıyla mümkündür. Bunun yanı sıra aslında en büyük görev üretimlerimizi gerçekleştiren işletmelere ve onların çalışanlarına düşmektedir. Bugüne kadar çevrenin korunması ve kirliliğin azaltılması konusunda işletmelerin yaptıkları çalışmaların maliyetleri arttıracağına inanılmaktaydı. Ancak günümüzde yeşil yönetim anlayışıyla hareket eden birçok işletmenin çevreye yönelik olarak yaptığı yatırımların karşılığını aldığı görülmektedir. İşletmelerin bu konuda daha duyarlı davranması onlardan hizmet gören müşterilerinin de aynı şekilde tükettikleri ürünlere ve çevreye karşı bilinçlenmesi demektir. İşletmelerde uygulanan yeşil kavramı çerçevesinde ortaya çıkan sürdürülebilirlik anlayışı sayesinde bu durum daha da istenilen bir hal almaya başlamıştır. Çünkü sürdürülebilir bir anlayışla yol alan işletmelerin aynı zamanda iyi bir ekonomiye sahip olma yolunda ilerlemeleri görülen bir gerçektir. Bu çalışma kapsamında sürdürülebilir kalkınma bağlamında işletmelerde çevreye duyarlı yeşil yönetim anlayışı ve yeşil ekonomiye geçiş süreçleri incelenmeye çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Çevresel Sorumluluk, Sürdürülebilirlik, Yeşil Yönetim Anlayışı, Yeşil Ekonomi, Çevreci İşletmeler

Sürdürülebilir kalkınmaSürdürülebilirlikYeşil ekonomi+5
Özge Karadaş
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Tekirdağ Organize Sanayi Bölgeleri ile işletmelerinin etkileşim analizi

Türkiye Organize Sanayi Bölgesi politikasının temelinde az gelişmiş bölgelerde endüstriyel kalkınmayı sağlamak ve işletmelerin verimliliğini, karlılığını arttırmak yer almaktadır. Organize sanayi bölgelerinin işletmelere gerekli lisans ve izinleri sağlanması, endüstride sürdürülebilir ve çevresel kentleşmeyi sağlaması, kaliteli altyapı hizmetleri vererek üretimde yüksek verimlilik sağlaması, kümeleşme ile işletmelere işlem maliyetlerinde ve üretkenliklerinde pozitif etki yaratması gibi katkıları bulunmaktadır. Marmara Bölgesi ve Tekirdağ ili Organize Sanayi Bölgeleri verdiği hizmetler coğrafi konum itibariyle Avrupa'ya ve İstanbul'a yakınlığı, farklı endüstri gruplarını kapsaması, nitelikli personel temini, tedarikçilerin bölgede yer alması ile sanayicinin tercih noktalarından biri olmaktadır. Araştırma üç ana bölüm ile giriş, araştırma yöntemleri, bulgular ve yorum, sonuç ve öneriler bölümlerinden oluşmaktadır. Araştırmanın birinci bölümünde Organize Sanayi Bölgesi ve bölgede faaliyet gösteren işletmelerin arasındaki etkileşimi betimleyecek sekiz ana konu başlığı ile irdelenmiştir. Organize Sanayi Bölgeleri kavramı, tarihi ve hukuki analizi konuları sonrasında işletmenin OSB'den aldığı hizmetler, verilen teşvikler, yeşil OSB, teknoloji dönüşümü ve Organize sanayi bölgelerinde eğitim konuları işlenmiştir. İkinci bölüm Türkiye'deki organize sanayi bölgelerinin genel analizi yapılmış, üçüncü bölümde ise Tekirdağ ilinde yer alan organize sanayi bölgeleri; ekonomik çalışmalar, altyapı bilgileri, enerji altyapı bilgileri, bölge hizmet bilgileri, bilim ve teknoloji eğitim bilgileri, çevre yönetim bilgileri, imar bilgileri başlığı altında incelenmiştir. Araştırma sonucunda, Tekirdağ Organize Sanayi Bölgelerinde faaliyet gösteren işletmelerin OSB ile etkileşimde bulunduğu hizmetleri altı alt boyuttan ve yirmi sekiz maddeden oluşmaktadır. Bu alt boyutlar altyapı ve çevre yönetimi bilgileri, OSB'lerin işletmeye katkısı, destekler, bilim ve teknoloji eğitim bilgileri, tek noktadan ofis hizmeti ve bölge hizmet bilgilerinden oluşmaktadır. Çerkezköy OSB'nin altyapı ve çevre yönetimi bilgileri, destekler, bölge ve hizmet bilgileri, bilim ve teknoloji eğitim bilgileri ve tek nokta ofis hizmeti, OSB'lerin işletmeye olan katkıları ve genel memnuniyet düzeylerinin diğer OSB'lere göre daha yüksek olduğu, aynı zamanda Veliköy OSB'nin tek noktadan alınan ofis hizmetinden memnun olma düzeyleri diğer OSB'lere göre daha yüksek düzeyde olduğu sonucuna varılmıştır.

EtkileşimEtkileşimsel analizHizmet+3
Selin Bahar
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Serbest bölgedeki işletmelerde tedarik zinciri yönetimi: Avrupa Serbest Bölgesi örneği, Tekirdağ

Bu araştırma kapsamında, serbest bölgelerdeki işletmelerde tedarik zinciri yönetimi incelenmektedir. Bu bağlamda araştırma kapsamında, genelde serbest bölge uygulamaları özelde ise "Avrupa Serbest Bölgesi" incelenmektedir. Araştırmada lojistik yönetimi kavramı, bu kavramın önemi, içine aldığı dinamikler, bu dinamiklerden olan tedarik zinciri yönetimi, bu yönetimin önemi ve tedarik zinciri yönetim yaklaşımlarıyla birlikte bu süreçlerin işletmelere entegre edilebilmesi amacıyla devletler tarafından hayata geçirilen Serbest Bölge Uygulamalarının ve etkinliklerinin ne olduğu ortaya konulmaya çalışılmaktadır. Bu yönden araştırmada, "Avrupa Serbest Bölgesi Kurucu ve İşleticisi A.Ş." tarafından, "kur-işlet-sahip ol modeli" ile Tekirdağ'ın Çorlu ilçesinde 1996'da başlanan ve 2003'te ticari faaliyetine başlayan, 2 milyon m2 alanda kurulmuş ve Türkiye'nin en büyük serbest bölgelerinden biri konumunda olan aynı zamanda jeostratejik konumundan dolayı, Avrupa ülkeleri ile yapılan ticaretin artmasını sağlayan Avrupa Serbest Bölgesi'nde yürütülen faaliyetler ve sektörler incelemektedir. Öte taraftan serbest bölgeler temel olarak ihracata dayalı yatırım ve üretimi teşvik etmekte ve Avrupa Serbest Bölgesi'nde bu amaçla etkin olduğu ve üretim alanındaki faaliyetlerde önemli bir rolü olduğu belirlenmiştir. Bu araştırmada, nitel analiz modellerinden biri olan içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. İçerik analizi; doğrulanabilen ve ölçülebilen nesnel bilgilere ulaşabilmek için evrak, metin ve doküman gibi materyallerin kuralları ve sınırları belirlenmiş şekliyle incelemeye alarak analizin gerçekleştirilmesini sağlayan bir nitel araştırma tekniğidir. Araştırmada Tekirdağ Avrupa Serbest Bölgesi ticaret hacmi dağılımları ile ilgili verilere Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ile ulaşılmıştır. Tablolar içerik analizi yöntemi ile ticaret hacmi dağılımları incelenecek ve bulgular ortaya çıkarılacaktır. Araştırmada kullanılan verilerde yer alan firmaların isimleri "F" harfi ile "F1, F2, F3..." şeklinde kodlanmıştır. Firmaların üretimleri ve sektörlerin dağılımları incelenerek karşılaştırılmış ve elde edilen bulgular sonuçlar kısmında değerlendirilmiştir.

Avrupa Serbest BölgesiLojistik yönetimSerbest bölgeler+3
Seval Çevikalp Demirhan
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Kariyer planlamanın iş hayatına etkisi

Küreselleşen dünyaya ayak uydurmaya çalışan işletmeler çalışanlarını da bu değişime uyum sağlayabilen kişilerden seçmektedir. Kariyer planlamasını hem kendi isteklerine hem de işletme içerisinde bulunulan pozisyona göre yapan birey büyük tatmin elde etmektedir. Kariyer planlaması yaparken çalışanın yanında işletmelere de görev düşmektedir. İnsanlar psikolojik veya fizyolojik ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla meslek yaşamına girerler. Bu ihtiyaçlarını karşıladıkları ölçüde de bulundukları işletmeye katkıda bulunurlar. Günümüzde artık iş görenlerin motivasyonlarını maddi olanakların yanında manevi olanaklar da etkilemektedir. Son yıllarda, çağdaş işletme yönetimi çerçevesinde; küçülme, dış kaynaklardan yararlanma, öz yetenekler gibi uygulamaların gitgide artması işletmelerin yapılarını değiştirmiş ve hiyerarşik yapılardaki kademe sayısı her geçen gün azalmaya başlamıştır. Bu sebeple işgörenlerin kariyer planı yapıp yönetme süreçleri her geçen gün daha da önemli bir hale gelmektedir. Artık işgörenler kariyerlerini belirlerken tek bir işletmeye bağlı kalmamakta, kendine yeni alternatif kariyer yolları yaratmaktadır. Bu çalışmada kişinin kariyerine yönelik planlama yaparken nelere dikkat etmesi, hangi unsurlara öncelik vermesi gerektiği açıklanmıştır. Ayrıca işletmelere çalışanlarını motive etmek adına büyük sorumluluklar düştüğü için nasıl yardımcı olabilecekleri belirtilmiştir.

KariyerKariyer planlamaKişilik+3
Nilay Durgut
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Atçılık işletmelerinde tesis yeri seçimi uygunluğunun incelenmesi

Atçılık işletmelerinde tesis yeri seçimi; konusunda uzman kişilerle çalışılarak alınması gereken, işletmenin devamlılığı ve geleceği açısından kritik bir karardır. Atçılık işletme tesislerinin, kuruldukları yerlerde kendi ihtiyaçlarını karşılamalarının yanı sıra ulusal ve uluslararası standartlara ulaşmak ve istenilen başarıyı elde etmek amacıyla içinde bulundukları çağın ihtiyaçlarına da cevap verebilmeleri gerekir. Ayrıca; bu işletmelerin yapacakları çalışmalardan maksimum düzeyde verim alabilmeleri, mevcut kaynaklarını en uygun yer, zaman ve ekip ile kullanmalarına bağlıdır. Bu çalışmada temel amaç; ülkemizde atçılık işletmesi kurmayı planlayan yatırımcı ve girişimcilerin tesis kuruluş yeri seçimlerinde dikkat etmeleri gereken hususları belirlemelerine sosyal, kültürel ve ekonomik yönden katkı sağlamak ve uluslararası standartlarda bir tesis kurma sürecinde onlara rehber olmaktır. Bu sayede belirli standartlara ulaşmış tesis sayısını artırmak, istihdama katkı sağlamak, tesislerin kültürel tanıtım faaliyetlerinde bulunmaları ve uluslararası düzeyde sporcu yetiştirmeleri için gerekli alt yapının hazırlamasında kılavuz görevini üstlenmektir. Ele alınan konunun daha önce çalışılmamış olması, çalışmanın tamamlanması ile birlikte kısa sürede literatürde olumlu yansımalarını gösterecektir. Çalışmamızda; kuruluş yeri seçiminde aşamalar ve ilkeler ile birlikte atçılık işletmelerinde kuruluş yeri seçimini etkileyen faktörler incelenecek olup; atçılık tesislerinin kuruluşları itibariyle zaman, mekan ve maliyetler yönünden daha avantajlı olabilmelerinin formülleri yer alacaktır. Ekonomik olarak maliyetli bir sektör olarak bilinen atçılığın bu çalışma ile beraber hem daha az maliyetli hem de her yaştan ve kesimden bireyin rahatça ulaşabileceği tesisler ile hayatımızda yer alması değerlendirilmektedir. Tesislerin günümüz teknolojilerini kullanarak personel ve zaman tasarrufu ile çok daha performanslı çalışmasını sağlamanın, aynı tesis çatısı altında birden çok branşta hizmet sunmalarının, kısa sürede kuruluş maliyetlerini amorti ederek kâra geçmelerinin mümkün olabileceği çalışma dâhilinde örneklerle anlatılacaktır. Anahtar kelimeler: Atçılık tesisi, kuruluş yeri seçimi, yer seçimini etkileyen faktörler.

AtçılıkTesis yer seçimiYer seçimi+2
Serhan Güngör
Tarsus University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

İç kontrol sisteminin bağımsız denetim açısından önemi: Akaryakıt işletmesinde bir uygulama

Bu çalışmada incelenen akaryakıt şirketinin bulunduğu akaryakıt sektörü, hem dünyada hem de Türkiye'de kamuya vergi geliri sağlamakta, istihdam alanı yaratmakta ve ülke ekonomisine katkıda bulunmaktadır. Bu bakımdan en önemli sektörlerden biridir. Bu yüzden sektöre ilişkin yapılacak bilimsel araştırmalar da büyük öneme sahiptir. Bunun yanında hile riski de yüksek olan akaryakıt sektörü için yeterli düzeyde çalışma mevcut değildir. Bu çalışma işletmelerin bağımsız denetiminde iç kontrol sisteminin önemini değerlendirerek açıklamayı amaçlamaktadır. Bu nedenle bu çalışmada, Türkiye'de akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin organizasyon yapıları ve iç kontrol sistemleri incelenmektedir. Özellikle uygulama bölümünde akaryakıt sektöründe 2021 yılında bağımsız denetime tabi olmuş EPDK'dan lisanslı bir şirketin; bağımsız denetim öncesi ve sonrası oluşturulan iç kontrol sisteminin, diğer etkilerle birlikte, şirketin finansal tablo ve rasyoları üzerindeki olası etkileri Altman'ın Z-Skor modeli yöntemiyle inceleme konusu edilmektedir.

AkaryakıtAkaryakıt endüstrisiBağımsız denetim+4
Sibel Dağ
Tarsus University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Dijital işletme stratejisinin ihracat ve işletme performansına etkisi: TR83 bölgesinde bir uygulama

Günümüzde dijital dönüşüm sürecinin işletmeler açısından ne kadar önemli olduğu bilinmektedir. Bu çalışma Covid-19 salgını ile hız kazanan dijitalleşme sürecinin işletmelere ve işletme fonksiyonlarına olan etkisini ortaya koymak ana fikrinden hareket etmektedir. Ana fikrin genel çerçevesi kapsamında "işletmelerde bir ihtiyaç olarak ortaya çıkan" Dijital İşletme Stratejisinin etkileri özellikli alan olarak seçilmiştir. İşletme süreçleri arasında döviz kazandırıcı faaliyet olan ihracat ülkemiz ve işletmeler için ayrı bir öneme sahiptir. Dolayısı ile çalışmada işletme fonksiyonlarından; ihracata olan etkisi ve işletme performansına etkisi ortaya koyulmaya çalışılmıştır. Ayrıca DİS'in TR83 bölgesindeki ihracatçı işletmeler açısından ihracat-işletme performanslarında nasıl bir etkiye sahip olduğunu, işletme ve ihracat performanslarının bu durumdan nasıl etkilendiğini ve işletmelerin söz konusu değişim sürecini doğru yönetebilmek için gerçekleştirdikleri aksiyonları ortaya koymak ve küçük ve orta ölçekli işletmelerin dijital dönüşüm sürecine yönelik stratejik kararlar alabilmesine yardımcı olacak bilgiler sunmayı amaçlamaktadır. Araştırmanın ana kütlesini Amasya, Çorum, Samsun, Tokat illerinin oluşturduğu TR83 bölgesi oluşturmaktadır. Birincil veri toplama yöntemi olarak anket, anket uygulama yöntemi olarak da yüz yüze görüşme yöntemi kullanılmıştır. İkincil veriler de çalışmaya dahil edilmiştir. Araştırmanın verileri, TR83 bölgesinde faaliyet gösteren 103 küçük, orta ve büyük ölçekli ihracatçı işletmeden toplanmıştır. Veriler, SPSS ve Smart PLS programları kullanılarak analiz edilmiştir. Ortaya konulan araştırma modeli doğrultusunda dokuz hipotez geliştirilmiş ve test edilmiştir. Araştırma sonucunda dokuz hipotezin dördü reddedilmiştir. TR83 bölgesinde DİS'in işletme performansına doğrudan anlamlı pozitif bir etkisi olmadığı ve nesnel ihracat performansına doğrudan anlamlı bir etkisi olduğu, öznel ihracat performansının ise Pazar konumundan memnuniyet boyutunda olumlu etkisi olduğu ancak ihracatın kârlılığı boyutunda olumlu, anlamlı bit etkisinin olmadığı ortaya çıkmıştır. Elde edilen sonuçlar TR83 özelinde literatürden kısmen ayrışmaktadır. Sonuçlar; TR83 bölgesinde ihracatçı işletmelerin dijital işletme stratejilerine yatırım yapmadıklarını bu konuda henüz yeterli düzeyde farkındalık oluşmadığını göstermektedir. Benzer araştırmaların farklı ana kütlelerde yapılmasının literatüre ve işletmelere önemli katkılar sunacağı değerlendirilmektedir. Anahtar Sözcükler: Dijitalleşme, İşletme Stratejisi, İhracat, İşletme Performansı, Dijital Dönüşüm

PerformansSayısal dönüşümSayısallaştırma+3
Sefa Sevindik
Samsun Üniversity · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Takım çalışması ile örgütsel bağlılık arasındaki ilişkiye yönelik uygulamalı bir araştırma

Takım çalışması; organizasyon yapılarının hızla değişen koşullara uyum sağlaması nedeniyle, sosyal bilimler alanında önemli konulardan biri halini almıştır. Değişimi yönetme konusunda, örgütsel anlamda önemli bir diğer konuda kuşkusuz, çalışanlar ve algıladıkları örgütsel bağlılık düzeyleridir. Bu iki önemli konu arasındaki ilişkiyi araştırmak üzere, bu çalışmada hizmet sektörü hedef alınmıştır. Hizmet sektöründe faaliyet gösteren dört işletmede toplam 257 adet anket uygulaması gerçekleştirilmiştir.Bu çalışmada yapılan anketler sonucunda, takım çalışmasına ilişkin "Takımın Önemi ve Takımda İletişim" ve " Takım Sinerjisi ve Takımda Yeni Fikirler" olmak üzere iki faktör elde edilmiştir. Örgütsel bağlılık algı düzeyleri konusunda ise; "Duygusal Bağlılık", "Normatif Bağlılık", "Devamlılık Bağlılığı" ve "Çok Boyutlu Bağlılık (Karma Bağlılık)" olmak üzere dört boyut elde edilmiştir.Takım çalışmasının örgütsel bağlılık ile olan ilişkisini belirlemek üzere yapılan analizler sonucunda ise, "Takım Çalışması" ile "Örgütsel Bağlılık" arasında pozitif yönde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptanmıştır. Diğer taraftan; demografik veriler ile yapılan karşılaştırmalar sonucu; "Normatif Bağlılık" boyutuna ilişkin olarak bayan ve erkek katılımcıların verdikleri cevaplar arasında anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir. Çalışmada yer alan dört farklı yaş grubunun "Çok Boyutlu Bağlılık (Karma Bağlılık" konusunda verdiği cevaplar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmuştur. Katılımcıların "Takım Sinerjisi ve Takımda Yeni Fikirler" algıları mevcut işletmedeki çalışma sürelerine göre istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık göstermektedir. Ayrıca, katılımcıların "Normatif Bağlılık" düzeyleri mevcut işletmedeki çalışma sürelerine göre istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık göstermektedir.Anahtar Kalimeler: Takım, Takım Çalışması, Örgütsel Bağlılık

BağlılıkHizmet sektörüTakım çalışması+2
Binnur Gürül
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Organizasyonlardaki çatışmaların yönetimi ve bir araştırma

Çatışma hareket edebilen tüm canlıları içine alan, bu canlılar arasındaki anlaşmazlık halini ifade eden bir kavramdır.Bu geniş kitleden dolayı çatışma, psikoloji, sosyoloji, sosyal psikoloji, siyaset bilimi gibi birçok bilimin konusunu teşkil etmiştir.İşletmeler belirli bir amaca yönelik kurulmuş organizasyonlardır. Bu organizasyonlarda insanlar birlikte hareket ederler. Bu hareket esnasında insanlar arasında bireysel farklılıklardan kaynaklanacak bir takım çatışmalar yaşanacaktır. Değerler, geçmiş yaşantılar, beklentiler gibi çok sayıda sebepten dolayı çatışma yaşanabilir.Bu çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm bir kavram olarak çatışmanın ne olduğunu, diğer bazı kavramlarla ilişkilerini, çatışma çeşitlerini, çatışmanın nedenlerini içermektedir. İkinci bölüm organizasyonlardaki çatışmaların yönetimiyle ilgilidir. Üçüncü bölümde ise konu ile ilgili bir araştırma yapılarak çatışma yönetim stratejileri analiz edilmiştir.Anahtar Sözcükler: Çatışma, Çatışma Yönetimi, Çatışma Yönetim Stratejileri

ÇatışmaÇatışma modelleriÇatışma yönetimi+2
Alper Ova
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00
Master'sOpen AccessTR

İşletmelerde çalışan hilelerinin tespiti, ortaya çıkarılması ve önlenmesi

İnsan davranışlarını yöneten faktörleri açıklamaya yarayan en önemli dürtülerden biri "kendini gerçekleştirme" dürtüsü olup, bu dürtüler toplumun baskısı sebebiyle ego tarafından devamlı kontrol altında tutulmaktadır. Bireyler her ne kadar dürtülerini kontrol altında tutup toplumda ahlak kuralları çerçevesinde yaşamaya çalışsa da; günümüz çalışma hayatında işletmelerin çalışanları tarafından gerçekleştirilen birçok hile eylemleri ile karşı karşıya kaldığı görülmektedir. İşletmelerde çalışanlar tarafından yapılan bu hileler, son zamanlarda artan ve yaşanan hile olayları ile birlikte gündemde daha çok adından söz ettirmeye başlamıştır. İşletme içerisinde ücret karşılığında görev yapan çalışanın; görev ve yetkilerini aşıp işletme varlıklarını kendi çıkarları doğrultusunda kullanarak, haksız kazanç elde ederek, çalıştığı şirketi dolandırarak, işletmedeki yetkilerini kötüye kullanarak, işletmeye hem maddi hem de manevi zararlar vermesi ve suç teşkil edecek eylemlerde bulunması çalışan hileleri olarak adlandırılır. Son zamanlarda gerçekleşen çalışan hilelerinin, işletmelere, işletmedeki diğer çalışanlara, işletme ile çalışan üçüncü kişilere, dolayısıyla ülke ekonomilerine verdikleri zararların gittikçe ciddi boyutlara ulaştığı görülmektedir. Ayrıca hileye maruz kalan işletmelerin birçoğu; hileleri ortaya çıkarmak için hiçbir çaba sarf etmeden, hile eylemini derinlemesine araştırmadan, ne yazık ki üstünü kapatmaktadırlar. İşletmelerde çalışan hilelerinin önlenmesinde en büyük görev yöneticilere düşmekle beraber, yöneticilerin hile konusunda sistematik bir yaklaşımı benimsemeleri ve uygulamaları gerekmektedir. Yöneticilerin söz konusu uygulamalar neticesinde katlandıkları hileyi önleme maliyetinin, hileyi ortaya çıkarma maliyetinden çok daha az olmasından dolayı, işletmelerini önemli derecede tasarruf ettirdiklerini de ifade etmek mümkündür. Yukarıda yer alan tüm açıklamalar neticesinde işletmelerin hayati fonksiyonlarını hedef alan çalışan hileleri teorik olarak ve genel bir literatür taraması yapılarak incelenmiştir. Yapılan bu çalışma ile çalışan hileleri hakkında ayrıntılı bir araştırma ortaya koymak ve bu araştırma sayesinde işletmelere, yatırımcılara, işletme ile yakından ilgili üçüncü kişiler ile dolaylı olarak ödenecek vergiler sebebiyle devlet kuruluşlarına, çalışan hileleri hakkında ışık tutmaya çalışılmıştır. Çalışma sırasında çalışan hileleri ile ilgili istatistiki araştırmalar ile örnek hile olaylarına da yer verilerek tez konusunun daha iyi kavranılması hedeflenmiştir.

HileHileli işlemlerÇalışanlar+1
Çiğdem Şen
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00
Master'sOpen AccessEN

Performance evaluation of major integrated oil & gas companies

Admittedly, being as prime resource of energy, today oil sector in the grip of numerous negative factors, among which most influential are price, government regulation, supply & demand and geological conditions. With given cruel economic and geopolitical condition prevailed in the world, it is no doubt, gives a premise to wonder of whether global petroleum companies are able to sustain their performance efficiencies in the energy market. The central aim of the study is performance evaluation of major high ranked oil companies in volatile environment. The primary objective was achieved through insightful analysis of four major oil companies (BP, Exxon Mobil, Chevron, and Royal Dutch Shell). Research included Financial, Energy ratios analysis and Data Envelopment Analysis (DEA), in which non-parametric method evaluated the performance efficiencies of related companies. Findings of research has revealed that out of four analyzed companies, three of them has shown satisfactory level of performance. However, among all given corporations, results verified that Exxon Mobil found to be the most outstanding one. Because, notwithstanding to Global tough economic condition, followed by low crude oil price, according to study's selected inputs and outputs, it has shown the excellence from both its financial and operational aspects.

Energy sectorPerformancePerformance evaluation+4
Sanzhar Iskakov
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Modern performans değerleme yöntemleri ve Azerbaycan'daki işletmeler üzerinde bir uygulama

Günümüz globalleşen dünyada işletmeler ve bireyler ayakta kalabilmeleri için her konuda rekabet avantajı sağlamak durumundadırlar. Böylesine rekabetçi bir ortamda kurumların başarılı olabilmeleri ve etkinlik ve verimlik sağlayabilmeleri, sadece süreçleri iyileştirmekle ve teknoloji alanlarındaki gelişmelerle değil, hem de bunlar arasında en önemli bilinen ve en değerli hazine olan insan kaynağını yönetmek, eğitmek, geliştirmek ve geleceğe hazırlamakla mümkün olabilecektir. Üretim faktörleri içinde en önemli öğe olan insan, organizasyonların başarıya ulaşmasında vazgeçilmez bir unsurdur. İnsan; duyguları, düşünceleri, doğası ve yetenekleriyle karmaşık bir varlıktır. Bu nedenle yönetilmesi de diğer üretim faktörlerine göre çok daha zordur. Bu çalışmada, performans değerlendirme yöntemlerinin Azerbaycan'daki kamu ve özel kurumlarda nasıl uygulandığı konusu üzerinde araştırma yapılmıştır. Özellikle kamu sektöründe ast üst ilişkilerinin kabarık görüldüğü de dikkate alınırsa, çalışanların performansına yönelik çalışmaların daha çok gerektiği kamu sektöründe performans değerlendirmenin hem de astların üstlerle daha doğal ilişki kurması ve örgütü daha iyi tanımlamaları bakımından etkili olacağı düşünülmektedir. Bu çalışma ile elde edilen verilerin, kamu ve özel sektörde çalışanların işlerindeki motivasyon ve verimliliklerini artırıcı önlemlerin alınması konusunda bazı yararlar sağlayacağı göze alınmaktadır. Anket yöntemi kullanılarak araştırmada veriler elde edilmiştir. Anahtar Kelimeler; Kamu sektörü, özel sektör, performans, performans değerlendirme, motivasyon, verimlilik.

AzerbaycanModern yönetimMotivasyon+6
Aynur Mammadova
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Türk takı sektöründe uygulanan halkla ilişkiler faaliyetlerinin mükemmel halkla ilişkiler kuramı bağlamında incelenmesi

Bu araştırmada Türk takı sektöründe faaliyet gösteren firmaların halkla ilişkiler alanındaki yapılanmaları ve uygulamalarının Grunig'in Mükemmellik Kuramı kriterlerini hangi ölçüde karşıladığının araştırılması amaçlanmıştır. Araştırmanın birinci bölümünde literatür taraması yapılmıştır. Türkiye'deki takı kültürünün tarihsel gelişimi ve günümüzdeki durumu, Türk takı sektörünün dünyada bulunduğu konum, üretim, dış ticaret, istihdam ve ihracat rakamları ile ilgili açıklamalar yapılmıştır. İkinci bölümde, halkla ilişkiler kavramsal olarak anlatılarak, Grunig ve Hunt'ın dört halkla ilişkiler modeli ve Mükemmellik Kuramı hakkında literatür taraması yapılmış ve Mükemmellik Kuramı'nın bileşenleri anlatılmıştır. Araştırmanın üçüncü bölümünde, Türk takı sektöründe faaliyet gösteren firmaların halkla ilişkiler yapılanmaları ve Mükemmellik kuramı bağlamında incelenmiştir. Araştırmanın evrenini 2014 yılında en fazla altın takı ihracatı yapan ilk 100 firma oluşturmaktadır. Evreni oluşturan firmalar arasında tanıtım faaliyetleri yürüttüklerini ifade eden 36 firma bulunmaktadır. Araştırmanın örneklemini, tanıtım faaliyeti yürüten 36 firma içinden bu araştırmaya katkıda bulunmak isteyen 8 firma oluşturmaktadır. Örneklemi oluşturan firmaların halkla ilişkiler temsilcileri ile nitel araştırma tekniği bağlamında gerçekleştirilen derinlemesine görüşmeler yapılmıştır. Araştırmanın sonucunda, Türk takı sektöründe uygulanan tanıtım faaliyetlerinde iki farklı yapının ortaya çıktığı gözlemlenmiştir. Firmaların büyük çoğunluğu tanıtımlarını geleneksel firma anlayışıyla reklam ağırlıklı olarak gerçekleştirmektedirler. Bununla beraber sektörde halkla ilişkiler yapılanmalarını oluşturarak, stratejik olarak planlanan halkla ilişkiler faaliyetleri yürüten, modern halkla ilişkiler anlayışına sahip kurumsal firmaların da bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu firmaların halkla ilişkiler yapılanmaları ve uygulamaları Mükemmellik kuramı bağlamında incelendiğinde, halkla ilişkiler departmanlarının tüm kriterleri karşılamamakla birlikte, mükemmele yakın bir halkla ilişkiler yapılanması ve faaliyetleri gerçekleştirdikleri görülmüştür.

Halkla ilişkilerKuyumculukKuyumculuk işletmeleri+3
Tuba Yılmaz
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00

Related subjects