Conflict

336 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessEN

Gravity vs conflict: What determines internatinoal trade

This research aims to examine the impact of distance and conflict and their interrelations on the dynamics of foreign trade by using Turkish bilateral trade data. We accept the presumption the distance matter in international trade. However, the gravity model of international trade works only if there is no conflict. This study, therefore, incorporates international conflicts into gravity model of foreign trade. Three main questions have motivated this study: (1) What is the determination of trade performance? (2) Does conflict impacts international trade? (3) Does conflict between trading partners affect Gravity Model? In order to explain different types of conflict on trade relations we defined and measured two types of conflict: Diplomatic, and Security. In our analysis, we also checked the impact of Arab-Spring on trade relation of Turkey. The results based dynamic panel data models, Generalized Methods of Moments (GMM), based on UN COMTRADE data for Turkey from 1990 to 2013 show that our trade model fits well with gravity approach in the case of Turkish foreign trade. The estimation results shows that Diplomatic Conflicts have negative impact on trade in specific cases but also Security Conflicts and Arab Spring effects trade relation negatively. Moreover, in the case of Security Conflicts the positive impact of geographical proximity on trade relations disappears.

Gravity modelsForeign trade policiesTrade relations+2
Ilhom Temurov
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Organizasyonlarda stratejik duygusal zeka kullanımı Makyavelizm ilişkisi ve çatışma yönetimine yansıması: Tasarım mühendisliğinde bir araştırma

Duygusal zeka ve çatışma yönetimi kavramları üzerinde sıkça araştırma yapılan ve şirketlerin ilgisini çekebilmiş kavramlar olarak hem ülkemizde hem de dünyada öne çıkmaktadır. Çalışanlardan ve yöneticilerden yeterince verim alınıp alınamayacağı henüz kişiler pozisyonlara kabul edilmeden önce, gerek duygusal zeka, gerek Makyavelizm gerekse bu iki kavramın incelendiği kişilik testleri ile anlaşılmaya çalışılmaktadır. Bu testlerde ön kabul olarak duygusal zekası yüksek kişilerin çalışma ortamlarına daha uygun olduğu varsayımı kullanılmaktadır. Bu çalışma kapsamında ise özellikle son yıllarda ortaya atılan duygusal zekanın kişinin çıkarları doğrultusunda kullanımı ve kullanımın kişinin Makyavelizm düzeyi ile ilgisi ile bu ilişkinin çatışma yönetiminde kullanılan stillere etkisi incelenmektedir. Araştırma bir tasarım mühendisliği bölümünde çalışan çoğunluğu mühendis, 104 yönetici ve çalışanın katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Katılımcılara yetenek tabanlı duygusal zeka testleri olan STEM ve STEU, Makyavelizm düzeylerini ölçmek için MACH IV ve çatışma yönetim stillerini belirlemek için ROCI-II testleri uygulanmıştır. Sonuçlar t testi, ANOVA, Pearson korelasyon testi ve hiyerarşik regresyon analizi ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda Makyavelizm'in duygusal zeka ile çatışma yönetimi arasındaki ilişkiyi yordaladığı kısmen kabul edilmiştir. Duygusal zekası yüksek katılımcıların Makyavelizm düzeyleri de yüksek olduğu zaman çatışma durumunda kendilerine yönelik ilgisi yüksek çatışma yönetim stillerini daha çok kullandıkları sonucuna varılmıştır. Bu yönüyle duygusal zekanın bir kişilik özelliği değil bir yetenek olduğu ve kişisel amaçlar içinde kullanılabilirliği konusundaki araştırmalara katkı sağlanmıştır.

Duygusal zekaGruplararası çatışmaKişiler arası çatışma+5
Türker Özcihan
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Örgütsel çatışmanın nedenleri ve çalışanlar üzerindeki etkileri ve kamu kuruluşunda bir alan araştırması

İnsanlar hayatlarının önemli bir kısmını çeşitli örgütlerde geçirmektedirler. Özünde karmaşık bir yapıya sahip olan insanoğlu içinde bulunduğu örgütlerde de bu yapının bir parçası olmuştur. Örgütlerin, kişilerin yalnızca iş yaşantılarını değil, tüm yaşamlarını etkilediği ise kaçınılmaz bir gerçektir. Örgüt ve örgütlenmenin getirdiği olumlu ve olumsuz durumlar vardır. Bunlardan biri de çatışmadır. Yaşamın her alanında olduğu gibi çatışmalar örgüt kültüründe de kendisini göstermekte ve örgüt kültürü içerisinde hissedilmektedir. Çatışmanın her alanda olduğu gibi örgüt içerisinde de şiddetinin az veya çok oluşuna göre yaşanması beraberinde örgüte olumlu veya olumsuz nitelikler kazandırabilmektedir. Çatışmanın varlığıyla birlikte yöneticilerin bu durumu doğru şekilde algılayıp olumlu veya olumsuz çözüm üretebilmek örgüte yarar sağlayacaktır. İnsan ilişkilerinin iyi yönetilmesinin gerektiği örgütlerde, işverenlere büyük görevler düşmektedir. Aksi takdirde, iyi yönetilemeyen bir çatışma çalışanlar üzerindeki etkilerini artırır ve kayıplara neden olur. Bu çalışmada çatışma kavramı, çatışma türleri, örgütlerde yaşanan çatışmaların nedenleri ve son olarak da, örgüt kavramının baş aktörleri olan çalışanlar üzerindeki yarattığı etkiler incelenmiş ve sonuçları ortaya konulmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Örgütsel Çatışma, Çatışma Türleri, Çatışma Nedenleri, Motivasyon, Stres, Tutum.

Kamu kuruluşlarıKamu personeliMotivasyon+7
Emre İmamoğlu
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessEN

Economic policies for post-conflict recovery:Comparative study between Rwanda and Burundi

The research tried to investigate the role of economic policies in post-conflict economic recovery. The contribution of the policy reforms made by the governments of Rwanda and Burundi to their economic recovery and development are compared. The main objectives of the study were to identify the role of military expenditure in reducing the risk of new conflict and examine the contribution of domestic investment, foreign aid and FDI to the economic recovery of the two countries. The result from VECM model indicates that domestic investment, foreign aid, foreign direct investment and military expenditure have long run significant effect on economic growth of Burundi and Rwanda. In the short run military expenditure has no any effect on the real GDP in Rwanda but it has significant positive effect on economic growth in Burundi. Also domestic investment does not promote the economic growth and recovery in Burundi. Also the result from Granger Causality test shows that in Burundi; domestic investment Granger causes real GDP. there is unidirectional effect coming from foreign direct investment to real GDP. On the other hand, for Rwanda domestic investment Granger causes real GDP at 5% significance level and there is unidirectional causality coming foreign aid to real GDP in Rwanda. Keywords: Recovery, Economic Policies, Foreign Direct Investment, Domestic Investment

African countriesBurundiEconomy+7
Husseın Jımale
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversitelerde akademik ve idari personel arasındaki statü kaynaklı çatışmanın incelenmesine yönelik bir araştırma

Ülkemizde son yıllarda artan üniversite sayısına bağlı olarak akademik ve idari personel sayısında artış yaşanmaktadır. Çeşitli kültür ve çevrelerde yetişmiş insanların bir araya gelmesi doğal olarak farklılığı da beraberinde getirmiştir. Bu farklı görüşler, tutumlar, kültürler ve kişilikler personel ilişkilerinde çeşitli sorunlar yaşanmasına sebep olmaktadır. Bu çalışmada bu sorunlar ele alınmış çözüm önerileri sunulmaya çalışılmıştır.Çalışmanın literatür kısmı iki bölüme ayrılmıştır. Birinci bölümde; Türkiye'de eğitim sisteminin yapısı, yaygın ve örgün eğitimin tanımları, üniversite kavramı, tanımı, tarihçesi gibi konular ele alınmıştır. Bu bağlamda Türk eğitim sistemi içerisindeki yükseköğrenimin Türkiye'deki ve Dünya'daki durumu ilgili kaynaklar taranarak incelenmiştir. İkinci bölümde; örgütsel çatışma, örgütsel çatışmanın kaynakları, çatışma süreci, türleri, çatışma yönetiminde başvurulan stratejiler gibi konular ele alınarak çatışma kavramının performansa olan etkileri irdelenmiştir.Çalışmanın üçüncü bölümü ise Doğu Anadolu Bölgesi'nde 1980 yılından önce kurulan Atatürk, Fırat, İnönü üniversitelerinde ve yine aynı bölgede 2005 yılından sonra kurulan üniversitelerinde uygulanmıştır. Uygulamanın amacı; ana kütlede yer alan üniversitelerde farklı statüde (akademik ve idari) çalışanlar arasındaki iş ilişkilerinde yaşanan çatışmalar ve bu çatışmaların performanslarına etkilerini incelemektir.Bulgular ışığında, akademik ve idari kadro faktörünün çatışmayı algılamada anlamlı bir farklılık gösterdiği, personel arasındaki statü farklılığının çatışmaya neden olduğu, yaşanan çatışmaların performansı olumsuz yönde etkilediği sonucuna varılmıştır.

Akademik personelEğitim sistemiMesleksel statü+5
Berat Çiçek
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

Anayasal hakların çatışması

Bu çalışmanın konusunu, "anayasal hakların çatışması" oluşturmaktadır. Üç bölümden oluşan çalışmamızın ilk bölümünde anayasal hakların çatışma teorisi, ikinci bölümünde anayasal hak çatışmalarının çözüm teorisi ve son bölümünde çatışma çözüm yöntemi olarak dengeleme ile Türk Anayasa Mahkemesinin çatışmaya yönelik tutumu ele alınmıştır. Birinci bölümde, anayasal hakların çatışmasına dair kavramsal çerçeve çizilmiş ve konunun, önemini göstermek amacıyla, diğer anayasa hukuku sorunlarından farkları ile bu sorunlarla ilişkisi incelenmiştir. Çalışmada, anayasal hakların yapısı özellikle deontik mantık açısından değerlendirilmiştir. Ardından hak çatışmaları ile norm çatışmaları arasındaki ilişki analiz edilmiş ve anayasal hak çatışmaları kategorize edilmiştir. Bununla bağlantılı olarak, çözüme yönelik genel çıkarımlar yapılmış ve çatışma tipolojisi çizilerek bölüm sonlandırılmıştır. Çatışmanın çözümü, çatışan iki hak arasında mevcut olan sınırı gösterebilmek veya yeni bir sınır çekmek anlamına geldiği için ikinci bölümde, anayasal hakların sınırlandırılması ve içkin sınır teorilerine geniş bir yer verilmiştir. Bu bölümde hak-kapsam teorileri incelenmiş ve anayasal hakların çatışmasından doğan sınırlılık tezi ileri sürülmüştür. Bu teze dair sorunlar her yönüyle ele alınmış, hakka içkin sınır oluşturduğu için hakkın dışında kalan spesifik durumlardan ise ayrıca bahsedilmiştir. Özellikle Alman anayasa hukuku literatürünü temel alarak yürütülen bu çalışmada, ideal çözüm yöntemi olan pratik uyuşum, çatışmadan doğan sınırlılık tezi bağlamında ele alınmıştır. Çalışmanın son bölümünde, çatışma çözüm yöntemi olan dengeleme yöntemi olumlu ve olumsuz yönleriyle değerlendirilmiştir. Bölümün son ana başlığında Türk Anayasa hukukunda hakların sınırlandırılması ve çatışmadan kaynaklanan sınırlılık hali, Anayasa Mahkemesinin özellikle bireysel başvuru kararlarındaki tutumu göz önünde bulundurularak değerlendirilmiştir. Çalışmamız, ulaşılan sonuçların açıklandığı sonuç bölümüyle bitmiştir.

AnayasaAnayasa hukukuAnayasal düzen+3
Sibel Yılmaz Coşkun
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Ekonomi – doğa çatışmasına bir çözüm olarak yeşil yeni düzen

Küresel ekonomik sistem sürdürülebilir kalkınmaya ulaşmayı amaçlarken bugün geçmişin krizlerine ek olarak etkisi geri döndürülemez olan iklim krizi ile de mücadele etmek durumundadır. Artık tüm bu krizlerin merkezinde doğası gereği iklim krizi yer almaktadır. Sanayileşme ve ekonomik büyüme saplantısının bir sonucu olan küresel iklim krizini durdurmak ve/veya etkilerini azaltmak amacıyla hem uluslararası kuruluşların yaptığı uyarı ve öneriler hem de uluslararası anlaşmalar etkisiz kalmıştır. Literatürde sürdürülebilir kalkınmaya ulaşmayı sağlamak amacıyla küçülme hipotezi ve yeşil büyüme gibi yaklaşımlar geliştirilmiştir. Ne var ki küçülme yaklaşımının ütopik yapısı ve yeşil büyümenin çoğunlukla sadece büyümeyi odağına koyması daha kapsamlı bir yola başvurulması ihtiyacını doğurmuştur. Bu eksende, bu çalışmada, Yeşil Yeni Düzen'in ekonomi- doğa çatışmasının bir sonucu olan çoklu krizlerle etkin mücadele edip sürdürülebilir kalkınmaya ulaşmayı sağlayacak en etkin ve gerçekçi yol olduğunu göstermek amaçlanmıştır. Bu amaçla, Yeşil Yeni Düzen politikalarıyla paralel olan çevresel mal ve hizmetler sektöründe istihdam sayısı, hükümetlerin genel çevre koruma yatırımları, çevreye duyarlı teknolojik gelişme, yenilenebilir enerji kamu AR-GE bütçesi, çevre ile ilgili resmi kalkınma yardımları ve çevre vergileri Yeşil Yeni Düzen değişkenleri olarak kabul edilmiştir. Erişilebilen veriler çerçevesinde, iki farklı ülke grubu ile 2015- 2019 yılları arasında iki ayrı model kurularak Yeşil Yeni Düzen değişkenleri ile sürdürülebilir kalkınma endeksi arasındaki ilişki sabit etkiler ve rassal etkiler modelleri ile ampirik olarak incelenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre, çevresel mal ve hizmetler sektöründe istihdam sayısı, yenilenebilir enerji kamu AR-GE bütçesi, çevre ile ilgili resmi kalkınma yardımları ve çevre vergilerinin sürdürülebilir kalkınma endeksi üzerinde istatistiksel olarak pozitif ve anlamlı etkileri olduğu tespit edilmiştir.

DoğaEkolojik ekonomiEkonomi+7
Sevginaz Işık
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Örgütsel çatışma ve çözümlenme yöntemleri: Bir araştırma

Örgütsel çatışma günümüz örgütleri için önemli bir konudur. Bireysel ya da grup problemleri ya da farklı örgütler arasındaki sorunlardan dolayı işle ilgili faaliyetlerde kesintiler olabilmekte ya da sorunlar meydana gelebilmektedir. Bu nedenle çatışma yönetimi, örgütler için her zaman önemli bir çalışma sahasıdır.Çatışma, taraflar arasındaki anlaşmazlık ya da uyuşmazlık hali olarak tanımlanabilmektedir. Çatışma yönetimi, örgüt yönetimlerinin önemli işlevlerinden biridir. Birçok etkenden dolayı meydana gelebilen çatışmalar etkili bir biçimde çözümlenmelidir. Örgüt yönetimleri çatışmayı çözümleyebilmek için birçok yöntem kullanmakta ve örgüt için en faydalı çözümü bulmak için çabalamaktadır.Bu tez, üçü kavramsal ve biri araştırma olmak üzere dört bölümü içermektedir. Birinci bölümde, örgütsel çatışma kavramı ve çatışma türlerinden söz edilmiştir. İkinci bölümde, örgütsel çatışma yönetimi ele alınmıştır. Çalışmanın üçüncü bölümünde, örgütsel çatışmaya yol açan etkenler ve çözümlenme yöntemleri yer almaktadır. Dördüncü bölümde ise, çatışmaya yol açan örgütsel ve iletişim kaynaklı etkenler ve çözümlenme yöntemleri hakkında bir saha araştırması yer almaktadır.

ÇatışmaÖrgütsel çatışma
Ahmet İhsan Şamdan
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Örgütlerde saldırgan davranışlar: Nitel bir araştırma

Örgütsel psikoloji bağlamında saldırgan davranışlar, günümüz iş dünyasının önemli sorunları arasında yer almaktadır. Özellikle günümüzde yaşanan ekonomik gelişmeler, değişimler ve küreselleşmenin etkisiyle artan rekabet ve düşük maliyetli üretim anlayışı çalışanlar arasında adaletsizlik hissini ve şiddet eğilimini artırmıştır. Bu durum saldırgan davranışlar veya antisosyal davranışlar yelpazesi arasında yer alan mobbing, cinsel taciz, sabotaj, dedikodu ve çalışan hırsızlığı gibi davranışların sıklığının ve algılanma düzeyinin dünya genelinde artmasına neden olmuştur. Örgütler, bu hızlı gelişim ve değişim içerisinde işletme sinerjisini, enerjisini ve performansını azaltan saldırgan davranış tehlikesiyle karşı karşıyadır.İşyerlerinde saldırganlık, henüz yeni bir çalışma alanı olup, Türkiye'de fazla kullanılan ve üzerinde durulan bir kavram değildir. Saldırgan davranışların çalışanlara, örgütlere ve dolayısıyla da topluma değişik açılardan zararlı etkileri bulunmaktadır. Çalışmamın amacı; saldırgan davranış türlerini anlatmak ve bu saldırgan davranışların nedenlerini ortaya koyarak, bu konuda ileride yapılacak çalışmalar için literatüre katkı sağlamaktır.Çalışmada ele alınan saldırgan davranış türleri; cinsel taciz, mobbing, sabotaj, dedikodu ve çalışan hırsızlığı, işyerlerinde en sık karşılaşılan saldırgan davranış türleridir. Literatür araştırması sonucunda bu saldırgan davranış türlerinin en yaygın nedenleri olarak; örgütsel çatışma, örgütsel stres, engellenme, duygusal zeka eksikliği ve örgütsel adaletsizlik karşımıza çıkmaktadır. Çalışmada da saldırgan davranışların nedeni olarak bu kavramlar ele alınmıştır.Saldırgan davranışların türlerini bilmek ve nedenlerini öğrenmek, bu tür saldırgan davranışlar nedeni ile zarara uğrayan örgütlere, yöneticilere ve de çalışanlara önemli katkılar sağlayacaktır. Bu amaçla çalışma içerisinde saldırgan davranışların yönetilmesi ile ilgili konular üzerinde de durulmuştur.

DedikoduHırsızlıkSaldırganlık+2
Emine Başak Yücel
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Eğitim kurumlarının öğretmen ve yöneticileri arasındaki çatışma alanları üzerine bir araştırma: Kütahya örneği

Günümüzde örgütler üzerinde yapılan araştırmaların büyük çoğunluğu birey odaklı araştırmalardır. Örgüt başarısının artması için kurumun bireylere verdiği değerin iyi anlaşılması gereklidir. Bireylerin performanslarını ve örgütsel bağılıklarını belirleyen en önemli etkenlerden birisi de, farklı koşul ve imkânlara sahip bireyler arasında ortaya çıkan çatışmadır.Çatışmanın pek çok nedeni olabilir. Bireyler arası farklıklar, ortak kullanım alanlarının paylaşılması, yönetimin görev ve sorumluluklarını yerine getirmesi ve iş yükü dağılımı gibi pek çok etmen çatışmaya yol açabilir. Çatışmanın pek çok olumsuz etkileri bulunabilir. Bu nedenle çatışmaya neden olabilecek etmenlerin araştırılması, yönetim ve organizasyon alanında önem arz etmektedir.Yapılan bu araştırmada, eğitim sektöründe görev yapan öğretmenler ve yöneticiler arasındaki çatışma alanları ve dereceleri araştırılmıştır. Araştırmaya konu olan 414 öğretmen-yönetici üzerinde anket uygulaması yapılarak, öğretmenlerin olası çatışma alanları ile ilgili görüşleri alınmıştır. Anket formlarından elde edilen bilgiler SPSS 15. for Windows paket programı ile analiz edilmiş ve sonuçlar değerlendirilmiştir.Araştırma sonuçları temel olarak araştırmacıların bireysel farklılıklar, yönetimin görev ve sorumlulukları, ortak kullanım alanları ve iş yükü dağılımında öğretmenlerin çatışma yaşadıklarını göstermiştir. Araştırma konuları alt başlıklar halinde incelenmiş ve sonuçlar rapor edilmiştir. Araştırmada istatistik analizi için tanımlayıcı analizlerden cross-tabulation analiz yöntemi ve genel bilgilerin derlenmesinde frekans analizi yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın kavramsal bölümü için kaynakların bir araya getirilmesinde kaynak tarama modeline başvurulmuştur. Araştırmada bir dizi önerilere de yer verilmiştir.Anahtar Kelimeler: Çatışma, Eğitim, Okul Yönetimi, Organizasyon, Yönetim.

Eğitim kurumlarıKütahyaOkul yöneticileri+4
Soner Ceylan
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Çalışanlarda çatışma çözme yöntemlerinin tükenmişlik üzerine etkisi ve İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nde bir araştırma

Bu çalışmanın temel amacı örgütlerde aynı statüde çalışan bireyler arasındaki oluşan çatışmalarda bireylerin uygulayacağı çatışma çözümü yöntemlerinin, çalışanlarda tükenmişlik duygusu üzerindeki etkisinin araştırılmasıdır.Birinci bölümde çatışma tanımı, türleri, çatışma sebepleri, olası sonuçları çatışmanın çözümü konuları ele alınmıştır.İkinci bölümde tükenmişlik tanımı ve önemi, tükenmişliğin temel nedenleri, tükenmişliği önlemek için yapılması gerekenler ve bu faktörlerin kişi ve örgütsel sonuçları, tükenmişlik modelleri konuları açıklanmıştır.Üçüncü bölümde örgütsel çatışma çözümü yöntemleri ile tükenmişlik ilişkisi incelenmiştir.Dördüncü bölümde ise çatışma çözümü yöntemlerinin tükenmişlik üzerindeki etkisini incelemek amacıyla İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü'nde yapılan araştırma bulunmaktadır. Bu bölümde demografik özelliklerin durumu ve hipotezlere ilişkin bulgular yer almaktadır. Çatışma çözümü yöntemlerinden bütünleştirme, uyma, hükmetme, uzlaşma, kaçınma değişkenleri ile tükenmişlik düzeyinin alt boyutları arasında analizler yapılarak anlamlılık ilişkileri üzerinde saptamalar açıklanmıştır. Son olarak çatışma çözümü davranışlarının tükenmişlik üzerindeki etkisi incelenerek, çatışmanın çözümü davranışlarının ne oranda tükenmişlik üzerine etkisi olduğu açıklanmıştır.Anahtar Kelimeler: Demografik yapı, bireylerarası çatışmalar, çatışma çözme yöntemleri, tükenmişlik sendromu.

TükenmişlikÇalışanlarÇatışma+4
Bülent Arslan
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Personelin çatışma yönetimi algıları ve iş doyumu düzeylerinin incelenmesi: Mersin Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü örneği

İş gören toplumunu yönetenler, iş görenler arasında çıkabilecek çatışmaları iyi yönetmek ve iş doyumu beklentilerini karşılamak zorundadırlar. Yönetilemeyen çatışma ve karşılanamayan beklentiler iş göreni, işvereni, iş ortamını ve üretim düzeyini olumsuz etkileyecektir. Bu nedenle, çatışma iyi yönetilmeli ve beklentiler karşılanmalıdır.Bu araştırma da; Mersin Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğünde çalışan iş görenlerin Çatışma Yönetimi Algıları ile İş Doyumu Düzeylerini belirlemek amaçlanmıştır.Bu kapsamda çalışmanın ilk bölümünde Çatışma Yönetimi ikinci bölümünde İş Doyumu ile ilgili kavramlar geniş bir şekilde açıklanmış ve literatüre uygun olarak bir alt yapı kurulmuştur.Daha sonra, katılımcılara önceden hazırlanmış ve çatışma yönetimi algılarını ölçmek için Ural (1997) tarafından geliştirilen, geçerlik ve güvenirliği kanıtlanmış, 25 sorudan oluşan Çatışma Yönetimi Ölçeği (ÇYÖ), iş doyumu düzeylerini ölçmek için ise Çetinkanat (1995) tarafından geliştirilen, geçerlik ve güvenirliği kanıtlanmış 32 sorudan oluşan İş Doyumu Ölçeği (İDÖ) uygulanmıştır. İstatistik yöntem olarak öncelikle verilerin değerlendirilmesi için frekans ve yüzde dağılımları yapılmıştır. Gruplar arasında önemli bir fark olup olmadığını belirlemek için 0.05 anlamlılık düzeyinde Tek Yönlü Varyans Analizi (OneWay ANOVA) ve T-Test uygulanmıştır. Ardından analizlerden elde edilen sonuçlar üçüncü bölümde yorumlanmıştır. Son bölümde sonuç ve değerlendirmesine yer verilmiştir.Anahtar Kelimeler: Çatışma Yönetimi, İş Doyumu, İş Gören, Spor.

AlgıKamu kuruluşlarıPersonel+4
Çetin Munzur
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye Suriye ilişkilerinde süreklilik: Çatışma-yumuşama dönemleri ve Arap Baharı süreci

Türkiye ile Suriye ilişkilerinin ele alındığı bu çalışmada, iki ülke ilişkilerinin başlangıcı, Suriye'nin bağımsızlığını kazandığı dönemden itibaren ele alınmıştır. Bu zamansal sınırlandırma ile birlikte ilişkilerin belirtilen bu tarihi, uluslararası sistemin dönemsel yapılarına uygun olarak bölümlendirilmiştir. Bu bölümler ise, Soğuk Savaş öncesi dönem, Soğuk Savaş dönemi ve Soğuk Savaş sonrası dönem olarak belirlenmiştir. Bu bölümlendirmenin yapılma sebebi; iki ülke ilişkilerindeki belirleyici unsurların, o dönemki mevcut uluslararası sistem yapısı ile paralellik göstermesidir.Çalışmada, tarihsel ve sistemsel yapı ile bu şekilde biçimlendirilen ilişkiler, iki bölümde aktarılmaya çalışılmıştır. Birinci bölümde ilişkiler, çatışma ve yumuşama dönemleri olarak bir ayrıma tabii tutularak ele alınmıştır. Böyle bir ayrımın yapılma sebebi de ilişkilerin başlangıcından itibaren çatışma ortamı içinde devam etmesi ve sadece belirli bir dönem içinde yumuşama dönemi yaşayarak, ilişkilerde işbirliğinin yaşandığının tespit edilmesinden kaynaklanmıştır.İkinci bölümde, ilişkilerdeki yumuşama ve işbirliği dönemini sona erdiren ve ilişkilerin tekrar eski çatışmacı haline geri dönmesine neden olarak belirlenen Arap Baharı süreci işlenmeye çalışılmış ve Arap Baharı'nın ilişkilere olan olumsuz etkisi saptanmaya çalışılmıştır. Bu çerçevede ilişkilerin; çatışmadan yumuşamaya, yumuşamadan tekrar çatışmaya olan durumu aktarılmaya çalışılmıştır.Sonuç olarak, ikili ilişkilerdeki güncel durumun tespiti yapılmış ve Arap Baharı'nın Suriye'deki gidişatının, ilişkilere olan etkisi belirlenmeye çalışılmıştır. Bu belirlemede ölçüt; ikili ilişkilerin geçmişi, mevcut uluslararası sistemin yapısı ve Orta Doğu'nun yaşadığı büyük değişim dalgası olmuştur.Anahtar Kelimeler: Türkiye Suriye İlişkileri, Suriye, Hatay Sorunu, Su Sorunu, Terör, Adana Mutabakatı, Arap Baharı

Arap BaharıSu sorunuSuriye+3
Alper Turhan
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Çatışma yönetimi ve Afyon İl Emniyet Müdürlüğü'nde bir uygulama

ÖZET Örgütlerin amacı insanların beklenti ve ihtiyaçlarını karşılamaktır. Yönetimin amacı ise örgüt kaynaklan ve çalışanların bilgi, beceri ve tecrübelerini örgütsel amaçlar doğrultusunda yönlendirerek örgütsel amaçların daha etkin, verimli ve ekonomik bir biçimde gerçekleşmesini sağlamaktır. Bu amaçlara ulaşırken insan unsuru ön planda tutulmalı insan ihtiyaçlarının değişkenliği unutulmamalıdır. Ölçütü insan ihtiyaçları ve değişkenliği olan bir örgütün değişimin dışında kalması kaçınılmazdır. Örgütlerde değişim ve gelişimin dinamiğini ise ancak örgütsel çatışmalar oluşturmaktadır. Örgütlerde sıkça rastlanan ve iyi yönetilmediğinde örgütsel amaçlara ulaşmayı engelleyen çatışma kavramının yönetim açısından özel bir önemi vardır. Toplumun bütününe hizmet götürme yükümlülüğü olan Emniyet Teşkilatının da çatışma kavramı karşısında duyarsız kalması düşünülemez. Bu çalışma ile Afyon İl Emniyet Müdürlüğü' nde yaşanan çatışmaların ne düzeyde olduğu ve polis yöneticilerinin çatışma yönetiminde kullandıkları stratejiler tespit edilmeye çalışılmıştır. Bu amaçla Afyon İl Emniyet Müdürlüğü'nde çalışan 296 kişilik basit tesadüfü örnekleme ile seçilen örneklem grubu üzerinde anket çalışması yapılmıştır. Anket neticesinde Afyon İl Emniyet Müdürlüğü personeli arasında bireysel, grup içi ve gruplar arası düzeyde çatışmaların yaşandığı, polis yöneticilerinin ise çatışmalar karşısında sorun çözme stratejisini izledikleri tespit edilmiştir. Çatışmaların yaşanmasının kaçınılmaz ve örgütsel gelişim açısından gerekli bir unsur olduğu kabul edildiğinde önemli olan çatışmalara bilinçli ve bilimsel bakış açılan ile yaklaşabilmektir. Bu da ancak her seviyedeki polis yöneticisinin çatışma konusunda eğitilmesi ve bilinçlendirilmesi ile mümkün olacaktır.

PolisPolis teşkilatıPolis yöneticileri+3
Gürbüzer Özdemir
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2003
00
DoctorateOpen AccessEN

Intractable conflicts and logic of attack: ungoverned spaces in Somalia and implication on national and regional security

The situation in Somalia has over the last three decades transformed rapidly from a domestic conflict into a regional security crisis characterized by terrorism, cross border kidnappings, human trafficking, piracy, migration and assassinations. While there is growing concern over the conflict's impact on the region, the humanitarian situation in the country which has seen the death of over half a million people and millions others displaced often overshadow academic research conducted in the region and preoccupy efforts of peace ambassadors. This thesis aims to examine how and why the situation in Somalia affects domestic and regional security in the Horn of Africa. The study adopts a qualitative study approach by interrogating official government reports, academic and media publications as well as documents from non -governmental organizations. It uses information from various conflict reporting databases to analyze the trend and actors involved in attacks within Somalia and the region. The thesis consists of six chapters, it begins by examining the Somalian conflict within the context of complexity and ungoverned space theories. In this chapter the methodology adopted in the study is also discussed in detail. The second chapter examines the clan configuration among Somali communities and the origins of 'soft -bond' networks which have shaped the nature of the conflict. The third chapter of the thesis explores the colonial and historical origins of instabilities in Somalia as well as the history of peace efforts and why they failed. In chapter four, I asses the complexity of the conflict in Somalia and discuss the logic of attack and the transformation of the conflict over the years. Chapter five discusses the implications of the Somalian conflict on national and regional security, while chapter six which is also the findings section discusses the nexus between the Somalian conflict and the socio -economic, political and cohesion aspects of the society. The study argues that the impact of the situation in Somalia on the region is aggravated by three issues often overlooked. One is the emergence of ungoverned spaces in the country that allows criminal groups to recruit, train and carry attacks within and outside the country. Second is the transformation of the conflict itself from a civil war into organized crime making the situation intractable. This has not only continued to pose serious security threats to Somalia and her neighboring countries but also undermined peace efforts as perpetuators of these criminal activities continue to benefit from the instability in the country. The third element that has made the conflict adopt a regional dimension is the perception of the involvement by regional countries in the crisis which continues to influence the logic of attack in the country. The study identifies these three issues as critical barriers to peace in the Horn of Africa.

SecurityIntrusionSomalia+3
Israel Nyaburi Nyader
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyo-ekonomik açıdan farklı bölgelerdeki ilkokul müdürlerinin öfkeli velilerle çatışma durumlarının incelenmesi

Bu araştırmanın genel amacı; sosyo-ekonomik açıdan farklı bölgelerde görev yapan ilkokul müdürlerinin, velilerle yaşadıkları çatışma durumlarının incelenmesidir. Bu genel amaç doğrultusunda; müdürlerin velilerle en sık yaşadıkları potansiyel çatışma durumları, müdürlerin en sık kullandıkları çatışma çözüm stratejileri, tüm çabaları boşa çıktığında müdürlerin öfkeli velilerle başa çıkmak için kullandıkları en stratejiler, müdürlerin öfkeli veli şikayeti karşısında en sık kullandıkları stratejiler, çatışmaların en aza indirilmesi ve ilişkilerin kuvvetlendirilmesi için müdürlerin en işe yarar gördükleri ve en sık kullandıkları stratejiler, öfkeli veliye rehberlik etmede müdürlerin rehber öğretmeni önemli görme dereceleri, farklı alt kültürlerin veli-müdür çatışmasına etki derecesine ilişkin müdürlerin algıları ve müdürlerin çatışma çözümü ile ilgili almış oldukları dersler veya kurslar incelenmiştir.Araştırmanın verileri, İstanbul ili Büyükçekmece, Kadıköy, Fatih, Bakırköy, Tuzla ve Sultanbeyli ilçelerinde bulunan ilkokullarda görev yapan toplam 138 müdüre anket uygulayarak toplanmıştır. Araştırmada verileri toplamak için Sturges (1965)?in ?Analysis of Conflict Situations Communicated Between Parents and The Elementary Principal in The Westminster Elementary School District? isimli yüksek lisans tezinde kullanmış olduğu anketten faydalanılarak, araştırmacının oluşturduğu anket formu kullanılmıştır.Araştırmadan şu sonuçlar elde edilmiştir: (1) Müdürlerin görev yaptığı ilçenin sosyo-ekonomik düzeyi fark etmeksizin, müdürlerin velilerle yaşadıkları çatışma nedenlerinde ilk sırada öğrenciler arası ilişkiler yer almaktadır. (2) Müdürlerin görev yaptığı ilçenin sosyo-ekonomik düzeyi fark etmeksizin, müdürlerin velilerle yaşadıkları çatışmaları çözmede en sık kullandıkları strateji okulda veli-müdür görüşmesidir. (3) Tüm çabaları boşa çıktığında, müdürlerin velilerle yaşadıkları çatışmaları çözmede en son başvurdukları strateji, mümkün olan her şeyi yaptığını açıklama ve taviz vermemedir. (4) Müdürlerin görev yaptığı ilçenin sosyo-ekonomik düzeyi fark etmeksizin müdürlerin, öfkeli veli şikayeti karşısında en sık kullandıkları çatışma çözüm stratejisi önce veliyi dinleme, sonra açıklama yapmadır. (5) Sosyo-ekonomik düzeyi yüksek ilçelerdeki müdürlere göre, çatışmaların en aza indirilmesinde en işe yarar strateji ?veli ile sık sık iletişime geçmesi için öğretmenleri motive etmek? iken, sosyo-ekonomik düzeyi düşük ve orta ilçelerdeki müdürlere göre ?veli eğitim toplantıları? dır. (6) Sosyo-ekonomik düzeyi yüksek ve düşük ilçelerdeki müdürlerin, velilerle çatışmaları en aza indirmek ve ilişkileri kuvvetlendirmek için en sık kullandıkları strateji ?veli ile sık sık iletişime geçmesi için öğretmenleri motive etmek? iken; sosyo-ekonomik düzeyi orta ilçelerdeki müdürlerin en sık kullandıkları strateji?veli eğitim toplantıları? dır. (7) Yüksek, orta ve düşük ilçelerdeki müdürler, öfkeli veliye rehberlik etmede okul rehberlik öğretmenini çok önemli görmektedir.(8) Müdürlerle veliler arasında çatışma durumu oluşmasını farklı alt kültürler, yüksek ve orta sosyo-ekonomik düzeye sahip ilçelerdeki müdürlere göre çatışmayı ?nadiren? etkilerken, sosyo-ekonomik düzeyi düşük ilçelerdeki müdürlere göre?ara sıra? etkilemektedir. (9) Müdürler çatışma ile ilgili kurs veya ders aldıklarını belirtseler de, aldıkları eğitimlerin çatışma haricindeki başka alandaki eğitimler olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Çatışma, Veli-Müdür Çatışması, İlkokul.

Eğitim yönetimiMüdürlerOkul-aile ilişkisi+6
Esra Çakmak
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

Sinema, kişisel gelişim, sanat alanlarında verilmiş çağdaş felsefi ve düşünsel yapıtlardan esin ve çözümlemelerle "Üç" isimli dans projesinin hazırlanması ve sahneye konması

Bu tezin konusunu oluşturan "Üç" isimli dans projesi; performansın koreografı olan Sernaz Demirel Temel'in insan ilişkileri ve davranışları kapsamındaki kişisel deneyimlerinin, gözlemlerinin ve fikirlerinin hem fiziksel hem de entelektüel yansımalarını ortaya koymaktadır. Koreograf, kavramsal açıdan varoluşa dair sahip olduğu şahsi bakış açısını faydalandığı pek çok yazılı, görsel ve işitsel kaynaktan aldığı ilhamla harmanlayarak bu tezin konusu olan koreografiyi oluşturmuştur. "Üç", Uluslararası İnsan Hakları Beyannamesi, Peter Jackson'nun yönetmenliğini yaptığı "Zeitgeist" belgesel filmi ve Alman yazar Eckhart Tolle'ün "Yeni Bir Dünya" adlı kitabından çıkarılan sonuçların sentezlenmesini içerir. "Üç", tüm bu kaynak ve verilerden yola çıkılarak ulaşılan sonucun bir dans projesi ile sanatsal yapıta dönüştürülmesidir. "Üç" isimli dans projesi, koreografın esinlenmelere bağlı sentezini ve bunun duygusal ve düşünsel yansımalarını sunacak şekilde vücuda getirilmiştir. Sonuç olarak, temel konusu ego ve onun insan ilişkileri üzerindeki etkileri ve önemi olan "Üç" isimli dans projesi vasıtasıyla, bunu sahneye koyan performans sanatçıları, günlük koşuşturmaca, kendini iyice kaybetmiş bir halde sadece kendi isteklerine, arzularına odaklanmış olan insanları, hiç olmazsa bir dans performansı süresi boyunca, yeniden bilince çağırmaya, yaşamlarını, hedeflerini bir kez daha gözden geçirmeye davet etmeye çalışmıştır. Her bir performans; önceden hazırlanmış hareketlerden ve akıştan oluşan bir koreografiye sahip olsa da, işin insan faktörünü temsil eden dansçı ve izleyici unsurlarının da etkisiyle, her zaman hem bir öncekinden hem de bir sonrakinden farklılaşmaktadır. Sanat her zaman insanları durup düşünmeye, sorgulamaya, daha iyisinin, daha doğrusunun ne olabileceğini araştırmaya sevk eder. Anahtar Kelimeler: Beşeri İlişkiler, Açgözlülük, İhtiras, Çelişki / Çatışma, Ego

Benlik kavramıDansKoreografi+6
Sernaz Demirel Temel
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Çalışanların çatışma durumunda verdikleri tepkiler ile erillik / dişilik seviyeleri arasındaki ilişki: İlaç sektörü üzerine bir uygulama

Çalışanların çatışma durumunda verdikleri tepkiler ile ülke kültürü boyutlarından erillik/dişillik arasında ilişki arayan bu çalışmada Adana Diyarbakır ve İstanbul'da çalışan 8 ilaç firmasının 167 satış tanıtım ve pazarlama çalışanına (mümessil) anket yöntemi kullanılarak ulaşılmıştır. Çalışmanın sonucunda model olarak alman ünlü Hofsetede çalışmasından farklı olarak eğitim düzeyi erillik/dişillik arasında bir ilişki bulunamamıştır. Ayrıca çalışma sonucunda çalışanların çalıştıkları il kültürünün çalıştıkları firma kültürüne göre daha belirleyici olduğu saptanmıştır. Çalışma sonucunda ulaşılan bir diğer önemli bilgi ise; çalışanların çatışma yaşamaları durumunda verdikleri tepki alternatiflerinden "işbirlikçi" ve "yardımsever" tutum ile dişillik seviyesinin yüksek olması arasında anlamlı bir ilişkinin bulunmasıdır. Bu nedenle araştırma sonuçlarının kısmi olarak literatür bilgilerini desteklediği söylenebilir. Araştırma sonucu elde edilen bu bilgiler yardımı ile firmalar çalışanlarının kültürünü ve bir çatışma yaşaması durumunda nasıl tepki vereceğini önceden bilerek yaşanan çatışmayı en olumlu şekilde çözme şansına sahip olduğunu görebilecektir. Bu anlamda hem kültür hem de kültürle şekillendiği söylenebilen çatışma tepkileri konusunun başarılı bir yönetim için gözardı edilemeyecek kavramlar olduğu açıktır. Anahtar Kelimeler: Kültür, Ülke Kültürü, Erillik/Dişillik, Çatışma, Çatışma Durumunda Verilen Tepkiler

Cinsiyet rolleriDişilikErkeklik+5
Ayşe Esmeray Yoğun
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
DoctorateOpen AccessTR

Yapı şantiyelerinde çatışma yönetimi ve performans ilişkisi: Teorik ve uygulamalı bir çalışma

Yapı üretim sürecinde, amaç ve beklentileri birbirinden farklı birçok grup birbirleriyle etkileşim içerisinde çalışmak durumundadır. Böyle bir ortamda değişik nedenlere bağlı olarak farklı türlerde ve düzeylerde çatışmaların ortaya çıkması kaçınılmazdır. Organizasyonların etkinliği için belirli bir düzeyde çatışma olması beklenir, ancak kontrol altına alınmamaları halinde bu çatışmalar çok yönlü ve önemli kayıplara neden olabilmektedir. Çatışmaların kontrol altına alınması, çatışma yönetimi konusunda bilgilenmekle mümkün olabilmektedir. Bu çalışmada; Türkiye'de yapı üretim sürecinde yaşanan çeşitli nitelikteki çatışmaların nedenleri ve etkin bir çatışma yönetiminin iş performansı üzerindeki etkileri irdelenmeye çalışılmıştır.

PerformansYönetimÇatışma+2
Ömer Paydak
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
Master'sOpen AccessEN

The moderating role of conflict management styles on the effect of conflict on workplace bullying

The aim of this study is to examine whether conflict, which is frequently encountered in organizational life, has an impact on workplace bullying. In addition, it has been examined whether conflict management styles have a regulatory role in the aforementioned relation. The hypotheses developed within the scope of the study were tested with data collected from the sampling of Çankırı Police Department employees. The data of the study were obtained by survey. The conflicts in organizations were discussed in two dimensions: the task and the relation conflict. Regression analysis was performed to test the direct impacts of the variables included in the model. In addition, process analysis was performed to measure the impact of conflict management styles on the relation between conflict and workplace bullying. As a result of the conducted analyses, it was determined that the task conflict and the relation conflict had a significant and direct impact on the behaviour of exposure to workplace bullying. Also, the style of "avoidance" from conflict management styles was determined to have a regulatory role in the relation between conflict and workplace bullying. However, no regulatory effects of "problem solving", "compromising", "reconciliation" and "dominating" styles were encountered on the aforementioned relation.

BullyingConflictConflict management+2
Fatma Sağlam
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
10
DoctorateOpen AccessTR

Çatışma kuramına dayalı olarak geliştirilen karar verme beceri eğitimi grup uygulamalarının ergenlerin karar verme stillerine etkisi

Bu araştırmada çatışma kuramına dayalı olarak geliştirilen karar verme beceri eğitimi grup uygulamalarının, ergenlerin karar verme stillerine olan etkisi incelenmiştir.Araştırma 2008-2009 öğretim yılında Adana ilinde Piri Reis ve Danişment Gazi Anadolu liselerinde öğrenimine devam eden dokuzuncu sınıf öğrencilerinin olduğu yansız atanan iki şubede araştırmaya katılmaya gönüllü olan öğrenciler üzerinde gerçekleştirilmiştir.Araştırma deneysel desen türündedir. Deney grubunda 18, kontrol grubunda 18 olmak üzere toplam 36 öğrenci araştırmaya katılmıştır. Deney ve kontrol gruplarına katılımcıların seçimi sürecinde grupların eşitlenmesi amacıyla Ergenlerde Karar Verme Ölçeği (EKVÖ), Sosyo-Ekonomik Düzey Ölçeği (SED), Problem Çözme Envanteri (PÇE), Kendine Saygı Ölçeği (KSÖ), Denetim Odağı Ölçeği (DOÖ) ve Anne-Baba Tutum Ölçeği (ABTÖ) kullanılmıştır. Normal dağılımda aşırı uçlarda yer alan öğrenciler araştırmaya dahil edilmemiştir.Araştırmada deney grubuna Çatışma Kuramı (Janis ve Mann, 1977) temel alınarak oluşturulan on oturumluk psiko-eğitim temelli bir grup uygulaması uygulanırken bu süreçte kontrol grubuna herhangi bir uygulamada bulunulmamıştır. Deney grubuna uygulanan karar verme beceri eğitimi grup uygulamaları haftada iki gün olmak üzere 60 dakikalık oturumlardan oluşmuştur. Deney grubuna uygulanan karar verme beceri eğitimi grup uygulamaları ergenlerin karar verme deneyimi yaşamasına, karar vermenin ilkeleri hakkında tutarlı bir bilgi bütünlüğü kazanmasına, yanlış kararların nedenlerini anlamalarına ve daha iyi, daha emin kararlar vermelerine, kararlarını daha iyi nasıl kontrol edeceklerine ve alternatiflerini nasıl genişleteceklerine yardımcı olmak amacıyla, çatışma kuramına dayalı olarak psiko-eğitim grubu temelinde geliştirilmiştir.Araştırmanın verileri nicel ve nitel yöntemler kullanılarak elde edilmiştir. Nicel verilerin elde edilmesinde deney ve kontrol grubunda yer alan katılımcılara veri toplama aracı olarak Ergenlerde Karar Verme Ölçeği (Çolakkadıoğlu ve Güçray, 2003) kullanılmıştır. Ölçek deney ve kontrol grubunda yer alan katılımcılara öntest, sontest ve izleme ölçümlerinde sunulmuştur. Araştırmanın nicel verilerinin analizinde kovaryans analizi ve t testi tekniklerinden yararlanılmıştır. Araştırmanın nitel verileri ise Gruba İlişkin Ölçümler Gözlem Formu (GİÖGF) (DeLucia-Waack, 2006), Oturum Sonu Süreç Değerlendirme Formu (OSSDF) (Kivlighan ve Goldfine, 1991) ve Grup Sürecinin Genel Değerlendirilmesi Formu (GSGDF) (DeLucia-Waack, 2006) ile toplanmıştır. GİÖGF oturumlardan sonra her bir üye için lider ve yardımcı lider tarafından, OSSDF oturumlardan sonra üyeler tarafından, GSGDF formu tüm oturumlar tamamlandıktan sonra üyeler tarafından doldurulmuştur.Araştırmadan elde edilen bulgular incelendiğinde karar verme beceri eğitimi grup uygulamalarının ergenlerin karar vermede öz-saygı düzeylerini ve olumlu başa çıkma stilini kullanımını arttırdığı, olumsuz başa çıkma stillerini kullanımını ise, azalttığı ve bu etkinin uzun süreli olduğu görülmüştür. Ancak kız ve erkek öğrencilerin kazanımlarında farklılığa neden olmadığı belirlenmiştir. Araştırmadan elde edilen bu sonuçlar doğrultusunda, karar verme beceri eğitimi grup uygulamalarının dokuzuncu sınıf öğrencilerinin karar vermede öz-saygı düzeyini yükseltmede, ihtiyatlı seçici karar verme becerisi geliştirmede ve olumsuz başa çıkma stillerini (umursamaz, panik, sorumluluktan kaçma) kullanımını azaltmada etkili olduğu söylenebilir.Anahtar kelimeler: Ergenler, karar verme, karar verme stilleri, ergenlerde karar verme, karar verme beceri eğitimi, psiko-eğitim grupları

AdanaBeceriBeceri kazandırma+12
Oğuzhan Çolakkadıoğlu
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Evli bireylerin sosyotropik-otonomik kişilik özellikleriyle evliliklerinde çatışma yaşama durumları arasındaki ilişki

Araştırmanın genel amacı, evli bireylerin, sosyotropik ve otonomik kişilik özellikleriyle evliliklerinde çatışma yaşama durumları arasındaki ilişkiyi değerlendirmektir. Bu temel amaç doğrultusunda evli bireylerin, onaylanma kaygısına, ayrılık kaygısına, başkalarını memnun etmeleri, kişisel başarı, özgürlük ve yalnızlıktan hoşlanma durumları ile evliliklerinde çatışma yaşama durumları arasındaki ilişkiye bakılmıştır.Araştırma betimsel tarama modelinde bir çalışma olup, 2009 yılında Adana ili merkez ilçelerinde (Seyhan, Yüeriğir, Çukurova, Sarıçam )yaşayan 327 evli bireyle geçekleştirilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu ile Sosyotropi-otonomi Ölçeği ve Evlilik Çatışma Ölçeği kullanılmıştır.Araştırma sonucunda evli bireylerin sosyotropik-otonomik kişilik özellikleri ile evliliklerinde çatışma yaşama durumları arasında düşük düzeyde anlamlı bir ilişki bulunduğu saptanmıştır. Sosyotropi alt ölçeğinde yer alan onaylanma kaygısı, ayrılık kaygısı, başkalarını memnun etme; otonomi alt ölçeğinde bulunan, kişisel başarı, özgürlük, yalnızlıktan hoşlanma faktörleri ile evlilikte çatışma yaşama sıklığı arasında düşük düzeyde anlamlı bir ilişki saptanmıştır.

AdanaEvli çiftlerEvlilik+7
Halime Doğan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

Ebeveynler arası çatışma, akran ve medya etkileri ile ergenlerdeki şiddet davranışı arasındaki ilişkiler: Şiddete yönelik tutumların aracı rolü

Bu araştırma, sosyal bilişsel kuramlar çerçevesinde, ebeveynler arası çatışma, akran ve medya etkileri ile ergenlerdeki şiddet davranışı arasındaki doğrudan ilişkileri ve şiddete yönelik tutumların aracı rolünü incelemektedir. Araştırmanın örneklemini Adana'da 1 özel 11 devlet ilköğretim okulunun 7. ve 8. sınıfında öğrenim gören 964'ü kız 1156'sı erkek olmak üzere toplam 2120 öğrenci oluşturmuştur. Katılımcıların yaş ranjı 12 ile 17 arasında olup, yaş ortalaması 13.67'dir. Araştırmada öğrencilere, ?Şiddete Yönelik Tutum Ölçeği? ?Saldırganlık Ölçeği?, ?Algılanan Çok Boyutlu Şiddet Kaynakları Ölçeği? ve ?Çocukların Algıladıkları Ebeveynler Arası Çatışma Ölçeği? uygulanmıştır. Yapısal eşitlik modeli sonuçları, ebeveynler arası çatışma dışındaki değişkenlerin modele anlamlı katkısının olduğunu göstermektedir. Medya ve akran etkileri ile fiziksel şiddet arasındaki ilişkilerde şiddete yönelik tutumların kısmi aracılık rolü, medya ve akran etkileri ile sözel şiddet arasındaki ilişkilerde ise, şiddete yönelik tutumların tümüyle aracılık rolüne sahip olduğu saptanmıştır. Araştırmada, kız ve erkeklerde görülen şiddet türlerinin farklılık göstermesi nedeniyle, model cinsiyete göre de ayrı ayrı sınanmıştır. Her iki grup için yapısal eşitlik modelinde ebeveynler arası çatışmanın modele katkısının olmadığı görülüp modelden çıkartılmıştır. Her iki grupta da medya ve akran etkileri ile sözel şiddet arasında şiddete yönelik tutumların tümüyle aracılık rolüne sahip olduğu görülmektedir. Modellerdeki temel farklılık ise, erkek grubu için medya ve akran etkileri ile fiziksel şiddet arasında şiddete yönelik tutumların kısmi aracılık rolü olmasına karşın, kız grubunda şiddete yönelik tutumların aracılık rolüne rastlanamamıştır. Araştırma bulguları, sosyal bilişsel şiddet modeli kapsamında tartışılmıştır.

AkranAkran ilişkileriEbeveynler+8
Raşit Avcı
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi eğitimde öğretmen veli çatışma durumlarının incelenmesi

Bu araştırma, okul öncesi eğitimde öğretmenle-veli arasındaki çatışma durumlarını incelemek, çatışmanın nedenlerini belirlemek ve çatışmanın çözümüne yönelik önerileri öğretmen görüşleriyle sunabilmek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Bu araştırma Yozgat ili Merkez ilçesinde 2020-2021 eğitim-öğretim yılında resmi anaokulu ve ana sınıflarında çalışan 50 öğretmenle görüşülmüştür. Araştırma nitel araştırma yöntemi kullanılarak yürütülmüştür. Öğretmenler tarafından algılanan, öğretmen-veli çatışması durumlarını belirlemek üzere yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre, okul öncesi öğretmenleri ile velilerin en çok hissedilen çatışma boyutunda çatışmalar yaşadıkları belirlenmiştir. Okul öncesi öğretmenlerinin velilerle çatışmaya girdikleri konular: Veli beklentilerinin çok yüksek olması, velilerin okul öncesi eğitimin kazanımları içinde yer almayan harf öğretimi ve sure ezberi konusunda taleplerde bulunmalarıdır. Öğretmenlerin algısıyla, çatışmanın en önemli nedeni ise veli kaynaklı durumlar olarak gruplanan, velilerin okul öncesi eğitim konusunda bilgi eksiklikleri olması ve okul öncesi eğitime gereken önemin verilmemesidir. Okul öncesi eğitimde öğretmen veli çatışmasının öğretmenlerin işlerine en önemli etkisinin psikolojik boyutta olduğu, öğretmenlerin motivasyonlarını düşürdüğü ve performanslarını azalttığı tespit edilmiştir. Öğretmenlerin velilerle çatışmaları azaltmak için önerileri uzlaşma boyutunda yoğunlaşmaktadır. Okul öncesi eğitimde öğretmenlerin kendilerine yönelik velilerden beklentileri; öğretmenlere saygılı davransınlar, öğretmenlere eğitim konusunda destek versinler, öğretmenlerle işbirliği yapsınlar, öğretmenlere güvensinler, öğretmene ve sınıfa müdahale etmesinler. Okulda öğrencilere öğretilenleri evde tekrar ettirsinler, eve gönderilen çalışmalarda çocuklara yardım etsinler ve çocuklarının gelişimine destek versinler olarak sınıflandırılmıştır.

Mesleki çatışmaOkul öncesi dönemOkul öncesi eğitim+7
Kamuran Kaya
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2022
00

Related subjects